EKONOMİ
Tokat’ta aşırı yağışlar erkenci kirazı vurdu 26 Mayıs 2026 Salı - 13:26:59 Tokat’ta etkili olan yoğun yağışlar nedeniyle erkenci kirazlar dalında zarar gördü. Üreticiler 2 yıldır üst üste erkenci kirazdan zarar gördüklerini belirtti. Tokat’ta son aylarda etkili olan yoğun yağışlar, kirazı etkiledi. Kentte taşkın nedeniyle birçok tarım arazisi sular altında kalırken, Büyükyıldız beldesinde yetiştirilen erkenci kirazlar da aşırı yağıştan olumsuz etkilendi. Birçok üreticinin kirazları dalında zarar gördü. Beldede çiftçilikle uğraşan Alaattin Öncü’ye ait 65 adet erkenci kiraz ağacındaki meyveler, yağmur nedeniyle dalında yarıldı. Bölgede geç hasat edilen kiraz çeşitleri için ise şimdilik risk bulunmadığı öğrenildi. "Erkenci kirazlar komple yarıldı" Geçtiğimiz yıl yaşanan don olayında ürün alamadıklarını belirten üretici Alaattin Öncü, bu yıl da aşırı yağış nedeniyle büyük zarar yaşadıklarını söyledi. Bahçesindeki kirazları gösteren Öncü, meyvelerin pazara sunulamayacak hale geldiğini ifade etti. Öncü, "Bir buçuk aydır yağmur yağıyor. Kirazlarda yenecek durum hiç kalmadı. Gördüğünüz gibi komple yarıldı. Erkenci kiraz umutları bitti. Geçen sene don komple vurdu. Bir gram bile hasat alamadık. Bu sene de erişen kirazları yağmur patlattı, erkenci kiraz yine yok. Arkasından gelen geç kirazlarda şu an bir sorun yok. Ama erkenci kirazlar komple patladı, yarıldı. Satılacak, tezgaha koyulacak kiraz değil" dedi.
26 Mayıs 2026 Salı - 13:21 Aksaray’da bıçakçıların kurban mesaisi Kurban Bayramı arifesinde Aksaray’da bıçakçıların dükkanlarında yoğunluk yaşanıyor. Vatandaşlar, bayram öncesi bıçak ve satırlarını bileterek son hazırlıklarını yapıyor. Aksaray’da Kurban Bayramı öncesi bıçakçılar ve bileme ustalarında son gün yoğunluğu yaşanıyor. Şehir genelinde bıçakçı dükkanı önlerinde bıçak bileme tezgahları kurulurken, vatandaşlar getirdiği bıçak ve satırları kurban için biletiyor. Aksaray’da 40 yıldır bıçak bileme işi yapan İsmail Büyükkabançı (60), vatandaşların hep son güne bıraktığını belirterek, "Bıçaklar yoğun bir şekilde geliyor. Bu yıl bir bıçağı 50 TL’ye yapıyoruz. Günde 100 kadar bıçak biledik" dedi. Bıçakların önemine değinen Büyükkabançı, "Bıçağın ömrü bıçağın kalitesine göre değişir. İyi bıçak var, kötü bıçak var. Limon ile et için aynı bıçağı kullanırsan ömrü gitmez. Limon bıçağı öldürür. Soğan bıçağın ağzını öldürür. Hepsine ayrı bıçak kullanmanız gerekir. Bunlar bıçağın ömrünü uzatır" dedi. Bıçak satışı yapan Mustafa Ölçekçi ise vatandaşları kaliteli bıçak kullanmaları yönünde uyararak, "Kurban Bayramı geldi, bıçaklarımıza çok yoğun bir ilgi var. Çünkü biz garantili bıçak satıyoruz. Kırılırsa, paslanırsa, kesmez ise geri alıyoruz ki şimdiye kadar 30 yılda iade gelmedi. Ucuz bıçak veya çakma bıçak değil garantili bıçak olması gerekir. M5 çeliğinden bıçak olmalı, kırılması, paslanması, keskin olması lazım, kurbanı yarıda bırakmaması lazım. Fiyatlarımız 200 TL’den başlıyor bin 100 TL’ye kadar çıkıyor. Vatandaş hep son güne bırakıyor çarkını ve bıçağını. Bu sefer de yetişemiyoruz" diye konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 13:08 Elazığ Hayvan Pazarı’nda arife günü yoğunluğu Elazığ Canlı Hayvan Pazarı’nda arife günü hareketliliği sürüyor. Elazığ’da canlı hayvan pazarında arife günü hareketliliği yaşanıyor. Kurbanlık almak isteyen vatandaşlar ile ellerindeki hayvanları satmak isteyen üreticiler sabah saatlerinden itibaren pazarda bir araya geldi. Pazarın hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvan bölümlerinde kurbanlık satışları ve alıcılar ile satıcılar arasındaki pazarlıklar devam ediyor. Besiciler ellerindeki hayvanları nakde çevirmek, vatandaşlar ise bayram öncesi kurbanlıklarını temin etmek için işlemlerini sürdürüyor. Öte yandan, Elazığ Tarım ve Orman İl Müdürü Sadettin Taşkesen ile Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ da canlı hayvan pazarını ziyaret etti. Taşkesen ve Dumandağ, alanı dolaşarak besicilerle bir araya geldi ve pazardaki çalışmalar ile son durumu yerinde inceledi. Hayvan pazarında son gün yoğunluğunun yaşandığını ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Sadettin Taşkesen, "Oda ve birlik başkanlarımızla birlikte üreticilerimizin bir yıl boyunca verdikleri emekleri kurban pazarına sunmalarını inceliyoruz. Arife günü sebebiyle en yoğun gün yaşanıyor. Gerek yollarda gerekse pazar alanında borsa ve il müdürlüğümüzün veteriner hekimleri hayvanların sağlığını, küpelerini ve kayıtlılığını kontrol ediyor. Kurbanlık vasfı taşıyan sağlıklı hayvanların pazarda bulundurulmasını sağlıyoruz" dedi. Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ ise "Belediyemiz sağ olsun burada bir kesimhane yeri hazırlamış. Bu bayramda küçükbaş hayvanların kesimi için cüzi miktarda bir ücret alınacak ve et doğranıp teslim edilecek. Sokakta, toprağın içinde kesim yapmak yerine belediyemiz suyu, lavabosu ve her şeyi hazır olan bir hizmet sunmuş. Burada kesim yapan hemşehrilerimiz rahatlıkla etlerini evlerine götürebilecekler. Herkesin bayramını kutlar, kurbanlarının kabul olmasını dilerim" şeklinde konuştu.
İş dünyasından yeni destek talebi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:21 İş dünyasından yeni destek talebi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikalarının fiyat istikrarına katkı sağladığını, ancak üretim ve ticaretin en önemli unsurlarından biri olan finansmana erişimi zorlaştırdığını ifade ederek, "Mevcut reel faiz seviyesinin sektörlerimizin üzerinde oluşturduğu yükü hızla hafifletmek zorundayız." dedi. BTSO meslek komitesi ve meclis üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin üretimden ihracata, ticaretten istihdama kadar her alanda sahadaki nabzı tuttuğunu belirterek, komitelerden gelen bilgilerin sorunların tespitinin yanı sıra aynı zamanda çözüm arayışına ışık tuttuğunu ifade etti. Komitelerden gelen talepleri raporlara dönüştürerek, TOBB başta olmak üzere Bakanlıklar ve ilgili kurumlarla paylaşıldığını ifade eden Burkay, "Hepimizin hedefi Bursa’nın ve Türkiye’nin yarınlarını daha güçlü kılmak. İşte bu ortak amaç bizleri birbirimize bağlıyor. Meslek komitelerimiz de bu dayanışmanın en somut yansımasıdır. Burada dile gelen her fikir, her öneri Odamızın hareket yönünü belirlerken, ülkemizin ekonomi politikalarını da şekillendiriyor. Bugüne kadar üyelerimizin katkılarıyla çok önemli meselelerin çözüme kavuşmasını sağladık, önemli kazanımlar elde ettik." dedi. "İş Dünyamızın Talepleri Çözüm Kavuşuyor" "Birlikte yürüyenler için mesafe uzun değildir. Bizler de bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlikte yürüyeceğiz" diyen Başkan Burkay, Oda olarak üretimi artırmak, ticareti ve ihracatı büyütecek, istihdamı geliştirecek adımlar attıklarını ifade etti. Son dönemde birçok önemli düzenlemenin BTSO çatısı altında gerçekleştirilen toplantıların ardından hayat bulduğunu kaydeden Başkan Burkay, "KOBİ tanımında yıllık net satış hasılatı veya mali bilanço limiti 500 milyon TL iken, girişimlerimizle bu rakam 1 milyar TL’ye çıkarıldı. Böylece desteklerden faydalanamayan pek çok firmamız yeniden KOBİ kapsamına girdi. Finansmana erişimde yaşanan zorluklara çözüm üretmek için girişimlerimiz sonuç verdi ve TOBB öncülüğünde Nefes Kredisi devreye girdi." mesajı verdi. "Üretimden, İhracattan Vazgeçme Lüksümüz Yok" BTSO Başkanı Burkay, Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ı Eylül ayında BTSO’da Bursa iş dünyası ile buluşturduklarını hatırlatarak, "Bu görüşmede de ifade ettiğimiz üzere; enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları fiyat istikrarına katkı sağlıyor. Ancak aynı zamanda üretim ve ticaret için hayati önemde olan finansmana erişimi zorlaştırıyor. Her fırsatta dile getirdiğim gibi bizim üretimden, ihracattan vazgeçme lüksümüz yok. Ancak reel sektörümüzün üzerindeki yükü de hafifletmemiz gerekiyor." diye konuştu. "Yeni Destek Mekanizmalarına İhtiyacımız Var" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, kredilerin üretim odaklı firmalara yönlendirilmesi reel sektörün ihtiyaçlarına uygun selektif politikaların uygulanması ve finansman maliyetlerinin öngörülebilir şekilde düşürülmesi gerektiğini söyledi. İbrahim Burkay, "Politika faizi ile piyasa faizleri arasındaki makas, üretim, yatırım ve ticaret ortamının tüm tarafları üzerinde ağır yükler oluşturuyor. Mevcut reel faiz seviyesinin sektörlerimizin üzerinde oluşturduğu bu yükü hızla hafifletmek zorundayız. Bu nedenle faiz indirimlerinin yıl sonuna kadar çok daha güçlü indirimlerle sürdürülmesini de her fırsatta dile getirmeyi sürdürüyoruz. Temmuz ayında uygulamaya alınan Nefes Kredisi kısa sürede iş dünyamız için adeta bir can simidi oldu. Ancak finansman ihtiyacımızın büyüklüğü düşünüldüğünde, yeni bir paketin süratle devreye alınması da artık kaçınılmazdır. İhracatçılarımızın döviz gelirlerini TL’ye çevirdikten sonra yeniden döviz almak zorunda kalmaları, kur farkından doğan kayıplara yol açıyor. Bu noktada döviz dönüşüm desteğinin devamı, reeskont kredilerinde günlük limitin 5 milyar TL’ye çıkarılması ve maliyetlerin düşürülmesi de beklentilerimiz arasında." dedi. "Başarılarımızın En Büyük Harcı Birlik ve Beraberliğimiz" BTSO olarak üretimi büyüten, yatırımı teşvik eden, istihdamı artıran ve ihracatı güçlendiren projelerle Türkiye’ye örnek bir kurum olduklarını kaydeden İbrahim Burkay, "2013’ten bu yana attığımız her adım, hayata geçirdiğimiz her proje Bursa’mızın olduğu kadar ülkemizin de gurur tablosudur. TEKNOSAB’la yüksek teknolojiye dayalı üretimin yolunu açtık. BUTEKOM’la bilim ve inovasyonu sanayimizin merkezine taşıdık. MESYEB’le nitelikli insan kaynağını güçlendirdik. Model Fabrika’yla firmalarımıza verimlilik ve dijital dönüşüm vizyonu kazandırdık. Bursa Business School ve GUHEM ile bilgiye ve uzay çağına yatırım yaptık. KFA, kümelenme ve dış ticaret odaklı projelerimizle iş dünyamıza yeni pazarlar kazandırdık. Önümüzdeki ay içinde 22 Ekim’de Gıda sektöründe zirvemizi, 23-25 Ekim’de Bursa Food Point Gıda Ürünleri ve Teknolojileri fuarımızı düzenleyeceğiz. ‘Bursa Büyürse, Türkiye Büyür’ anlayışıyla hareket ettik ve geleceği inşa edecek projelere imza attık. BTSO ortaya konulan tüm projelerin rol model olarak alınması bizlere moral sağlıyor. Bu başarılarımızın en önemli harcı birlik ve beraberliğimizdir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da günü kurtarmaya değil, geleceği inşa etmeye çalışacağız." dedi. Eylül Ayı Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi Müşterek Komiteler Toplantısı’nın ardından Eylül Ayı Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Ali Uğur başkanlığında gerçekleştirildi. Ali Uğur, BTSO’nun 60 bine yakın üyesinin ve hayata geçirilen projelerin omurgasını oluşturan meslek komiteleriyle gerçekleştirilen istişare toplantılarının son derece önemli olduğuna dikkati çekerek, "Ekonomi ve mevzuatla ilgili yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerilerini birlikte ele almak, birlikte şekillendirmek istiyoruz. Değişen küresel şartlar karşısında ülke olarak rekabet gücümüzü koruyabilmek için yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı politikalar geliştirmek zorundayız. Bu noktada meslek komitelerimizden gelen saha bilgileri, iş dünyasının nabzını en doğru şekilde yansıtan veriler olarak büyük önem taşıyor. Amacımız, dünyanın gidişatıyla uyumlu bir Türk iş dünyası ve ekonomisi oluşturmaktır. Bu hedefe ulaşmadaki en güçlü dayanağımız ise hiç şüphesiz meslek komitelerimizdir." ifadelerini kullandı.
İstanbul’un enflasyonu Eylül ayında yüzde 40,75 oldu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:19 İstanbul’un enflasyonu Eylül ayında yüzde 40,75 oldu İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı verilere göre, İstanbul’da Eylül ayında perakende fiyatlar aylık yüzde 3,19, yıllık bazda yüzde 40,75 arttı. İstanbul’un Eylül ayı enflasyonu belli oldu. Eylül ayında İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi aylık artışı yüzde 3,19 olarak gerçekleşti. 2024 Eylül ayına göre 2025 Eylül ayında İstanbul’da yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İTO 2023=100 bazlı İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde yüzde 40,75 olarak gerçekleşti. Eylül ayında İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde; bir önceki aya göre eğitim harcamaları grubunda yüzde 24,26, ulaştırma harcamaları grubunda yüzde 4,40, gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda yüzde 3,85, eğlence ve kültür harcamaları grubunda yüzde 3,15, lokanta ve oteller harcama grubunda yüzde 2,57, konut harcamaları grubunda yüzde 2,28, çeşitli mal ve hizmetler harcama grubunda yüzde 1,95, ev eşyası harcamaları grubunda yüzde 1,82, giyim ve ayakkabı harcamaları grubunda ise yüzde 0,36 artış, alkollü içecekler ve tütün harcama grubunda yüzde 0,05 azalış görüldü. haberleşme ve sağlık harcamaları gruplarında fiyat değişimi izlenmedi. İstanbul’da 2025 Eylül ayı fiyat indeksinin belirlenmesinde; yeni eğitim yılının başlaması ile eğitim harcamaları grubunda yer alan bazı ürün ve hizmetlerde görülen yukarı yönlü fiyat değişimleri, ulaştırma harcamaları grubunda yer alan bazı ürün ve hizmetlerde kamu kaynaklı yukarı yönlü fiyat değişimleri, gıda harcamaları grubunda yer alan ürünlerde mevsimsel etki ve piyasa koşullarına bağlı olarak izlenen fiyat değişimleri etkili oldu. Eylül ayında en yüksek grup artışı eğitim harcamaları grubunda (yüzde 24,26), en yüksek azalış ise alkollü içecekler ve tütün harcama grubunda (yüzde 0,05) izlendi. Toptan Eşya Fiyatları İndeksi Toptan fiyat hareketlerini yansıtan ve 2025 Ağustos ayında yüzde 2,56 oranında artan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi 2025 Eylül ayında yüzde 1,29 oranında arttı. 2025 Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı yüzde 22,12, yıllık ortalama değişim oranı ise yüzde 31,23 oldu. Eylül 2025’te toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 2,76, gıda maddeleri grubunda yüzde 1,41, madenler grubunda yüzde 1,03, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 0,82, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 0,44 artış; kimyevi maddeler grubunda yüzde 0,29 azalış gözlendi; mensucat grubunda herhangi bir değişim gözlenmedi. Yıllık ortalama bazda 2025 Yılı Eylül ayı gruplar itibariyle artışlar sırasıyla; inşaat malzemelerinde yüzde 61,10, mensucatta yüzde 49,05, gıda maddelerinde yüzde 29,77, işlenmemiş maddelerde yüzde 28,32, yakacak ve enerjide yüzde 23,19, kimyevi maddelerde yüzde 22,15, madenlerde yüzde 18,15 artış gerçekleşti.
Garanti BBVA, sürdürülebilirlik kredisini uçtan uca dijitalleştirdi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:28 Garanti BBVA, sürdürülebilirlik kredisini uçtan uca dijitalleştirdi Garanti BBVA, sürdürülebilirlik kredisi başvuru ve kullanım süreçleri dijitalleştirildi. Tüzel ve şahıs firmaları bundan böyle sürdürülebilir yatırımları için ihtiyaç duydukları krediyi şubeye gitmeden, dijital kanallardan kolaylıkla ve hızlı biçimde kullanabilecek. Garanti BBVA, teknolojisiyle geçmişte yalnızca şubeden yapılabilen pek çok işlemi dijitale taşımaya devam ediyor. Banka şubelerinden gerçekleştirilebilen sürdürülebilirlik kredisi başvuru ve kullanım süreçleri dijitalleştirildi. Bundan böyle bankanın tüzel müşterileri, şubeye gitmeden, mobil uygulama veya İnternet Bankacılığı aracılığıyla sürdürülebilirlik odaklı yatırımları için hızlı ve kolay bir şekilde kredi kullanabilecek. Çevreye ve iş süreçlerine katkı Banka, dijitalleşme yatırımları sayesinde müşterilerinin iş süreçlerini basitleştirirken aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sağlamayı hedefliyor. Böylece şirketler, karbon salımlarını azaltma, enerji verimliliğini artırma ve çevresel dönüşüm yatırımlarını hayata geçirme süreçlerinde ihtiyaç duydukları kaynağa çok daha hızlı erişebilecek. Kredi sürecinin dijitalleşmesi, zamandan ve operasyonel maliyetlerden tasarruf sağlarken, kâğıt kullanımını azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe de katkı sunacak. "Sürdürülebilirlik yolculuğunda ilk adımdan itibaren müşterimize eşlik ediyoruz" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, konuya ilişkin şunları söyledi: "Banka olarak uzun yıllardır sürdürülebilir finansman alanında öncü adımlar atıyoruz. Sürdürülebilirlik yolculuğunda ilk adımdan itibaren müşterilerimize eşlik ediyoruz. Yeşil/sosyal kredilerden çevreci taşıt kredilerine, sürdürülebilir tahvillerden, çevresel ve sosyal yatırımlarda aktif danışmanlık hizmetlerine ve su verimliliğiyle ilgili projelere yönelik ‘mavi finans’ araçlarına kadar pek çok sürdürülebilir finansman ürünü sunuyoruz. Müşterilerimizin karbon emisyonlarını azaltmalarına, enerji verimliliği yatırımlarına ve çevresel dönüşümlerine finansman sağlamak önceliklerimizden biri. Şimdi Sürdürülebilirlik Kredisi’ni dijital kanallarımıza taşıyarak hem erişimi kolaylaştırıyor hem de hız ve verimlilik sağlıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin iş süreçlerini basitleştirirken onların sürdürülebilirlik yolculuklarına destek olmak. ‘Birlikte Yaparız’ anlayışımızla, Türkiye’nin düşük karbonlu ve kapsayıcı bir geleceğe geçişinde sektörümüzde öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz." Yapılan açıklamaya göre Garanti BBVA’nın Sürdürülebilirlik Kredisi, müşterilerin sürdürülebilir yatırımlarını desteklemek üzere sunuluyor. İşletmeler, iklim değişikliğiyle mücadele, doğal sermayenin korunması, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir tarım ve su verimliliği yatırımları ile sosyal altyapıların geliştirilmesi, toplumsal eşitliğin ve finansal kapsayıcılığın artırılması alanındaki projelerinde bu kaynaktan faydalanabiliyor. Krediden yararlanmak isteyen tüzel ve şahıs firmalarının, sürdürülebilirlik yatırımlarına ilişkin harcamalarını fatura karşılığında belgelemesi gerekiyor. Böylece sağlanan finansmanın gerçekten sürdürülebilir projelere yönlendirildiği güvence altına alınmış oluyor. Kredi tutarı, alacaklının değil doğrudan krediyi kullanan müşterinin hesabına yatırılıyor. 2029 sonuna kadar 3,1 trilyon TL yeni kaynak Açıklamaya göre banka, 2018-2025 dönemi için belirlediği 400 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hedefini, 2025’in ilk yarısında tamamladı. Bu başarının ardından banka, 2018-2029 yıllarını kapsayan yeni hedefini 3,5 trilyon TL olarak açıkladı. Böylece 2025’in ikinci yarısından 2029 sonuna kadar yaklaşık 3,1 trilyon TL’lik yeni kaynak sürdürülebilir yatırımlara yönlendirilecek.
Bursalılar Gel-Al sistemini sevdi...Damacanada 59 lira ile pazarın liderliğine yürüyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:24 Bursalılar Gel-Al sistemini sevdi...Damacanada 59 lira ile pazarın liderliğine yürüyor Bursalılar 20 litrelik damacana suyu Gel-Al yöntemiyle 59 liradan satan Uludağ’ın yerli ve milli markası Karacakaya’ya sahip çıktı. "Mahallenizin sucusu" mottosuyla pazar liderliğine oynayan ve 1 yılda 35 bayilik sistemine ulaşan Karacakaya yıl sonuna kadar 50 şubeyi hedefliyor. Karacakaya Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kahraman, "Bursalılar yerli su markasına Gel-Al sistemi ile sahip çıktı. Gel Al sistemi ile fiyatları yarıdan da aşağıya düşürmüş olduk. Farkımız Uludağ’ın eteğindeki 1450 metreden suyu çıkartmamız. Kar suyunu direkt kullandığımız için bizim suyumuz farklı "dedi. Karacakaya Su Fabrikası 2007 yılında Uludağ kayak pistlerine en yakın noktadaki Soğukpınar Köyü’nde kuruldu. Operasyon ve kurye maliyetlerinin yükselmesi üzerine Karacakaya, "Mahallenizin sucu" geldi mottosuyla 35 bayi açarak Gel-Al sistemini hayata geçirdi. Vatandaşlar şubelere giderek 59 liradan 20 litrelik damaca suyu ve tüm içecekleri toptan fiyatına alabiliyor. Hayata geçirdikleri sistemin işbirliği yaptıkları bayilerin aile bütçesine ciddi katkı sağladığını belirten Karacakaya Su Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kahraman, "Şu anda 35 bayimiz var. Çok talep var. Ancak konum ve vatandaşın ulaşılabilir olmasını önemsiyoruz. Yılbaşına kadar 50 bayiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bizden bayilik alanlar da kazanıyor, vatandaşlarımız da kazanıyor. Damacana suyun yanında tüm paketli çeşitler ve diğer içecekleri de toptan fiyatına vatandaşlarımıza ulaştırıyoruz. Fabrikamızda 170 dolaylı olarak bine yakın çalışanımız var. Yaklaşık 20 yıldır, yerli, milli ve yüzde 100 Bursalı sloganımızla yolumuza devam ediyoruz. Babamız Kaya Kahraman başımızda. Kardeşlerim Celal ve Furkan Kahraman ile işimizin başındayız. Çeşitli söylentiler oluyor. Pazar payından bu kadar pay almamız sebebiyle ‘Arkada başka bir güç mü var? Diğer yabancı sermayeler var mı?’ söylentileri oluyor. Biz tamamen yüzde 100 yerli ve yüzde 100 Bursalı olarak yola devam ediyoruz. Bursalılara hizmet vermeye çalışıyoruz" dedi. "Evlerde tüketilen damacana su maliyetini yarıdan da aşağı düşürdük" Damacana işinde operasyon maliyetlerinin, kurye ve diğer maliyetlerin artması sebebiyle katlandığını hatırlatan Sinan Kahraman, "Damacana başına operasyon maliyeti, yani götürmesi ve getirmesi 60-70 liraları bulunca, biz bu sistemi hayata geçirdik. Vatandaş şubemizden gelip alıyor. Fiyatları da eve teslim fiyatının yarısının altına çekmiş olduk. Ciddi anlamda, rağbet gördük. İlk önce 5 şube ile buna başladık. Gel-Al’da 39 lira gibi bir fiyatla 1 yıl önce başlamıştık. 1 yılda 35 şubeye ulaştık. Operasyon maliyetleri kalkınca, şu anda fiyatımız 59 lira olarak devam ediyor. Vatandaşlar mahallenin sucusuna büyük teveccüh gösterdi. Yılsonuna kadar 50 şubeye ulaşmayı düşünüyoruz. 200’ün üzerinde bayilik talebi var. Ancak biz onları da ince eleyip sık dokuyoruz" şeklinde konuştu. "Sadece su değil, bütün içecek ürünlerinin hizmetini sağlıyoruz" Sinan Kahraman konuşmasını şöyle sürdürdü; "Sadece damacana da değil bizim kampanyalarımız, o mahalledeki, o bölgedeki kafe, kıraathane veya restoran gibi sektörlerin de çay, meyve suyu, soda ve içecekle ilgili ne ihtiyacı varsa onlara çözüm üretmek için de avantajlı. Herkes, Gel-Al noktalarından uygun fiyata içecek tedarikini karşılıyor." "Marka değerimiz Bursalılar sayesinde yükseldi" Bursa’da yerli olan ve sürdüren nadir markalardan biri olduklarını ifade eden Sinan Kahraman, "Bursalılar gerçekten Gel-Al sistemini sevdi. Çünkü maliyetler gerçekten düşük. Çünkü yarı fiyatından da aşağı damacana suyunu alabiliyor. Biz aslında Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik. Sistemli bir şekilde, dükkâna çok fazla masraf yapmadan operasyon maliyetleri ve giderleri düşürerek damacana suyu 59 liraya vatandaşlarla buluşturuyoruz. Bu şekilde insanlar da talep gösterince Karacakaya’nın marka değeri yükseldi. Piyasada pazar liderliğine oturmuş durumda. Mahallenin sucusunu Bursalılar sevdi." ifadelerini kullandı "Başka bir şehirde açmayı hedeflerimiz arasında yok" Bursa’nın haricinde başka bir ile şube açmayı düşünmediklerini belirten Kahraman, "Belki ilerleyen zamanlar da 150 kilometre mesafeye kadar olan illerde bu hizmeti götürebiliriz. Yalova, Balıkesir ve yakın iller olabilir. Ancak şuan da planlarımız arasında diğer büyükşehirler yok. Kaynağımızın tadı bozulmadan, ilave bir tat almadan bu kalitede hizmet vermek için buradayız" diye konuştu. "Farkımız, kar suyu tadımız" Kahraman son olarak şunları söyledi; "Bizim farkımız, Uludağ’ın eteğindeki bin 450 metreden suyu çıkartıyoruz. Uludağ kayak pistinin altındaki ilk su fabrikasıdır. Biz kar suyunu kullanıyoruz. Bizim suyumuzun tadı diğerlerine göre, yumuşaktır. Bizim suyumuz Uludağ’ın gerçek suyudur. Fabrikamızda 170 kişi çalışanımız var. Bayilerimiz ve dolaylı çalıştığımız personelle çalışan sayımız bini buluyor"
Şekerde "metal kalıntısı" şikayetleri Bakanlığı harekete geçirdi
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:07 Şekerde "metal kalıntısı" şikayetleri Bakanlığı harekete geçirdi Tarım ve Orman Bakanlığı, şeker fabrikalarından gelen şekerlerde ’metal kalıntısı’ şikayetleri üzerine harekete geçti. İstanbul Ticaret Borsası’nın (İSTİB) Güvenilir Ürün Platformu desteğiyle düzenlediği bir toplantıda konuşan İSTİB Meclis Üyesi Muhammet Ali Kılıç, şeker tüketicisi firmalar olarak son dönemlerde bazı sorunlar yaşadıklarını söyledi. Bunlardan en önemlisinin üretimi engelleyen, üretim bantlarını durduran, şekerde ’metal kalıntısı’ olduğuna dikkati çeken Kılıç, şunları kaydetti: "Genellikle devlet fabrikalarından gelen şekerde metal kalıntısı oluyor. Kısmen özel fabrikalardan da geliyor. Konya’dan gelen 25 tonluk şekeri bir günde işlerken, devlet fabrikalarından gelen şeker zaman olarak çok sürüyor. Çünkü şekerde metal çıkıyor. Metal dedektörleri devreye girdiğinden hattı sürekli kesiyor. Devlet fabrikalarında metal kalıntısı sorunu çözülemez mi? Bir sistem kurulamaz mı?" Pancar Şekeri Üreticileri Derneği (PANŞEK) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Can, metal kalıntısının önlenmesi için yapılacak yatırımın maliyetinin yüksek olmadığını belirterek, "Ciddi bütçe istemiyor. Özel fabrikalarda bu yatırımlar yapılıyor. Şeker içindeki metal için önlem alınabilir. Özel fabrikalar bu konuda çok dikkatliler ama gelenlerle ilgili üzerimize düşeni yaparız" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanı Mümtaz Sinan da sektörü izleme ve denetimi görevi gereğince sorunların çözümü noktasında adımlar attıklarını vurgulayarak, "Metal kalıntısı için hemen arkadaşlarımızı tüm fabrikalarda çalışma yapmak üzere talimatlandıracağız" diye konuştu.
Keçiören Belediyesi’nden istihdama kesintisiz destek
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:00 Keçiören Belediyesi’nden istihdama kesintisiz destek Keçiören Belediyesi tarafından işsizlikle mücadele etmek ve istihdama katkı sağlamak amacıyla kurulan Kariyer Ofisi, yılın ilk 9 ayında çok sayıda vatandaşı yeni işine kavuştu. Yılın ilk 9 aylık döneminde toplam 4 bin 777 kişi Kariyer Ofisi’ne üye olarak kayıt yaptırdı. Ofis, işverenlerin taleplerine uygun nitelikteki adayları yönlendirmek amacıyla titiz bir eşleştirme süreci yürüttü. Bu kapsamda 3 bin 592 kişi mülakatlara yönlendirildi. Gerçekleşen görüşmeler sonucunda ise 425 vatandaş yeni bir işe yerleştirildi. Kariyer Ofisi, başvuruları uzman ekiplerce detaylı biçimde değerlendirerek, adayların yetenek ve deneyimlerine göre sınıflandırılmasını sağlıyor. Böylece iş arayan bireylerin en uygun pozisyonlara yönlendirilmesi mümkün hale geliyor. Ayrıca bir İŞKUR Hizmet Noktası olarak da faaliyet gösteren Ofis, vatandaşların İŞKUR kaydı oluşturması, mevcut kayıtlarını güncellemesi ve açık iş ilanlarına başvurması gibi konularda rehberlik hizmeti sunuyor. Eylül ayında 79 kişi iş sahibi oldu Ofis’in eylül ayında gerçekleştirdiği çalışmalar, istihdama olan katkısını bir kez daha ortaya koydu. Bu ayda 536 kişi Kariyer Ofisi’ne kayıt yaptırırken, 647 kişi mülakat sürecine yönlendirildi. Mülakatlar sonucunda 79 kişi meslek ve yeteneklerine göre uygun pozisyonlarda istihdam edildi. Elde edilen bu veriler, Keçiören Belediyesi’nin işsizlikle mücadelede etkili bir rol oynadığını gösteriyor. "İstihdam köprüsü olmayı sürdüreceğiz" Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, Kariyer Ofisi’nin önemine değinerek, "Kariyer Ofisimiz, liyakat ilkesini temel alarak iş arayanlarla işverenleri adil şekilde bir araya getiriyor. Burası sadece bir başvuru noktası değil, aynı zamanda hem iş arayan için hem de işveren açısından güvenilir buluşma adresidir. Kariyer Ofisimiz ile her bireyin kendi yeteneğine uygun işte yer almasını sağlayarak hem istihdama hem de iş dünyasının gelişimine katkı sunuyoruz. Bundan sonra da istihdam köprüsü olmaya devam edeceğiz inşallah" dedi.
Truva’dan Tuşpa’ya zeytinyağının kardeşlik köprüsü kuruldu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:51 Truva’dan Tuşpa’ya zeytinyağının kardeşlik köprüsü kuruldu Edremit Ticaret Odası, bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Van Gurme ve Gastronomi Fuarı’na onur konuğu olarak katıldı. Fuarda Edremit’in zeytinyağı ve yöresel ürünleri Vanlı vatandaşlara tanıtıldı. Vanlılar zeytinyağına büyük ilgi gösterdi. Ahmet Çetin: "Trova’dan Tuşpa’ya kardeşlik köprüsü kurmaya geldik" Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, fuarın kendileri için büyük bir önem taşıdığını belirterek "Bizim için çok kıymetli bir fuar. Üçüncüsü düzenlenen Van Gurme ve Gastronomi Fuarı’ndayız. Sayın Edremit Belediye Başkanımız Mehmet Ertaş, Sayın Ticaret Borsası Başkanımız Tarkan Denizer, Edremit Körfezi Vanlar Derneği Başkanımız Çetin Evren ile beraber buradayız. Onur konuğuyuz. Edremit’in gelini Van’da yankılandı. Zeybekler Van’da gösterilerini yaptı. Biz de burada olmaktan son derece mutluyuz. Edremit’ten Edremit’e uçuşların başlaması için çabalarımız devam ediyor. Van Havalimanı inşallah üç ay sonra açılacak. Biz de Edremit’ten Edremit’e uçuşları gerçekleştireceğiz. Trova’dan Tuşpa’ya, Türkiye’nin güneşinin doğduğu Van’dan battığı Edremit’e bir dostluk ve kardeşlik köprüsü kurmaya geldik ve kıymetli zeytinyağlarımızı Vanlı vatandaşlarımıza tattırmaya geldik. Edremit’in tanıtımını dört kurum bir arada yapıyoruz. Bundan da son derece mutluyuz." Çetin ayrıca Van’daki misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: "Edremit’e çok büyük bir ilgi var, çok mutlular. Özellikle Sayın Valimiz daha önce Havran’da görev yapmıştı vekâleten, bu nedenle bizleri çok iyi karşıladı. Sayın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Necdet Takva bizi bu sene onur konuğu yaparak onurlandırdı. Diğer bölgenin tüm odaları ve borsaları da bizlere çok yakın ilgi gösteriyorlar. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Güzel bir ekiple buradayız. Edremit’i tanıtıyoruz, bölgemizi tanıtıyoruz, zeytinyağımızı tanıtıyoruz. Güzel birliktelikler ve iletişimler kuruyoruz. İnşallah ticaretimize de, Edremit’in zeytin ve zeytinyağı ticaretine de katkı sunacağız bu fuardan." Zulal Taçar: "Van halkının ilgisi beklediğimizin üstünde" Edremit Ticaret Odası ETOLAB Zeytinyağı Tadım Uzmanı Kimyager Zulal Taçar, fuarın kendileri için üreticiyle tüketiciyi buluşturan önemli bir platform olduğunu ifade ederek, "Van Gastronomi Fuarı’na kurumumuz adına üçüncü kez katılım sağlıyoruz. Edremit’ten Edremit’e bir gönül yolculuğu yapıyoruz. Balıkesir Edremit lezzetleriyle Van Edremit lezzetlerini ve Van’ın geleneksel tatlarını buluşturmak için buradayız. Burada en önemli görevimiz bölgemizi temsil etmek, üreticilerimizi tanıtmak, onların ürünlerini anlatmak ve göstermek. Bu anlamda halkla doğrudan buluşmak bizim için çok kıymetli." Taçar, zeytinyağı tadımlarına gösterilen ilgiyi ise şöyle anlattı: "Van halkının zeytinyağına ilgisi gerçekten beklediğimizin üstünde. Biz tadım yaptırdığımızda ve yağın özelliklerini, asiditesini, aromatik değerlerini, nasıl kullanılması gerektiğini anlattığımızda insanlar büyük bir dikkatle dinliyorlar. Hatta çoğu kez kalabalık bir grupla yeniden geliyorlar ve o grup üzerinden yeni tadımlar yapıp ürünleri yeniden anlatıyoruz. Bu yoğun ilgi bizleri mutlu ediyor. Van halkının bilinçli tüketim konusunda gösterdiği bu hassasiyet, üreticilerimiz için de ayrı bir değer taşıyor." Oğuzhan Mecit Uslu: "Kaliteli zeytinyağını anlattık" Zeytin üreticisi ve zeytinyağı tadım uzmanı Oğuzhan Mecit Uslu ise Van’daki katılımı "batıdan doğuya zeytinyağı yolculuğu" olarak tanımladı: "Biz bugün Van’dayız. Türkiye’nin en batısı Balıkesir Edremit’ten, Türkiye’nin en doğusu Van Edremit’e geldik. Van Gurme ve Gastronomi Fuarı’nda Van halkına iyi zeytinyağını, kaliteli zeytinyağını anlattık. Özellikle taklit ve tağşiş zeytinyağından nasıl korunabileceklerini, sahte ürünlerle gerçek ürünleri nasıl ayırt edebileceklerini izah ettik. Bu tür bilinçlendirme çalışmaları, zeytinyağı kültürümüzün daha da yayılması için çok değerli. Van halkının bu kadar yoğun ilgi göstermesi bizi çok mutlu etti." Fuara, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Ticaret Borsası Başkanı Tarkan Denizer ve Edremit Körfezi Vanlar Derneği Başkanı Çetin Evren de katıldı. Fuarda zeybek gösterileri Van halkı tarafından ilgiyle izlendi. Edremit’in zeytin ve zeytinyağları ise vatandaşlara ikram edildi.
Akbank’ta üst düzey atamalar
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:43 Akbank’ta üst düzey atamalar Akbank, müşteri odaklı yeni nesil bankacılık vizyonu doğrultusunda üst düzey atamalar gerçekleştirdi. Yeni yapılanmayla birlikte, Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcılığı görevine Emre Çift, Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcılığı görevine ise Şebnem Dağ Güven getirildi. Türkiye’nin önde gelen finans kuruluşlarından biri olan Akbank, bankacılığın geleceğini şekillendirme vizyonu doğrultusunda üst düzey atamalar gerçekleştirdi. Bu kapsamda, Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcılığı görevine Emre Çift atanırken, Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcılığı görevine ise Şebnem Dağ Güven getirildi. 2009 yılında kariyerine başlayan Emre Çift, 2012 yılından bu yana Akbank’ta strateji, dijital bankacılık ve bireysel bankacılık alanlarında çeşitli yöneticilik görevlerinde bulundu. Son olarak Bireysel Bankacılık ve Dijital Pazarlama Bölüm Başkanı olarak görev yapan Çift, Bilkent Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği lisans eğitimini ve Sabancı Üniversitesi’nde Executive MBA programını tamamladı. Akbank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcılığı görevine atanan Emre Çift 1 Ekim 2025 tarihi itibarıyla yeni görevine başlayacak. 20 yılı aşkın süredir bankacılık ve finans sektöründe görev alan Şebnem Dağ Güven, 2010-2022 yılları arasında Akbank bünyesinde strateji, inovasyon ve ödeme sistemleri alanlarında üst düzey görevlerde bulundu. Son olarak, Türkiye’nin önde gelen ödeme sistemleri şirketlerinden iyzico’da Ticari Faaliyetlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu olan Dağ Güven, Boston College’da MBA ve Finans yüksek lisans programlarını tamamladı. Şebnem Dağ Güven 5 Kasım 2025 tarihi itibarıyla yeni görevine başlayacak.
Zeytin hasadı dua ve hayır yemekleriyle başladı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:41 Zeytin hasadı dua ve hayır yemekleriyle başladı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin Altınova Mahallesi’nde dualar ve hayır yemeğiyle yapılan ilk hasat geleneği yüzyıllardan bu yana aynı tazeliğiyle sürdürülüyor. Altınova’da bereketin simgesi olarak nitelendirilen zeytin ağaçlarından geçimini sağlayan çiftçi, ilk hasatta bereket duasının ardından ilk hasadı, tatlı ve yemek geleneğiyle yaptı. Ayvalık’ın tanınmış zeytincilerinden Hüseyin Bozkurt’un tarlasında gerçekleşen dualı ilk hasatta yüz yıllar öncesinden günümüze gelen gelenek bozulmadı. Zeytin toplayıcılarının büyük bir şevkle başladıkları hasatta, zeytinler ağaçların dallarından kadın çiftçiler tarafından elle toplandı. Zeytin ve zeytinyağı üreticisi Nuriye Hatice Yeşilkaya geleneksel dualı hasat ile ilgili gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu yılda; 2025-2026 yeni hasat yılımızı dualarımız ve geleneklerimizi yaşatarak başlattık. İnşallah hem bizim hem de zeytin sektörü için kazasız belasız bir hasat dönemi olsun. Herkese hayırlı bir sezonlar olsun. Bu yıl, geçtiğimiz seneye göre ’yok yılı’ olarak nitelendiriliyor ama geçen yıl ürünün bol olmasından dolayı fiyatların düşük seviyede gitmesi, bu yıla oldukça çok yansıdı. Bu sezon bunun acısını çekeceğiz gibi görünüyor. Çünkü geçen sene ürünlerden istediği fiyatı alamayan çiftçi, bu yıl zeytinliklerine bakamadı. Ama yine de inşallah her şey iyi olur" dedi. Çiftçinin ekonomik anlamda kalkınması gerektiğine işaret eden Yeşilkaya, "Zaten küresel iklim krizi kapıda. Bununla birlikte çiftçi kalkındırılmadığı ve desteklenmediği takdirde zeytinliğinden veya tarlasından yeterli ürünü alamayacaktır" diye konuştu. Firma olarak çiftçi bir ailenin fertleri olduğu için ham maddesini ürettikleri tüm ürünlerin kalitesine güvendiklerini aktaran Nuriye Hatice Yeşilkaya, "Zaten bu konuda kendimize güvendiğimiz için bu işi yapıyoruz. Bu yıl zeytinlerimiz son derece kaliteli olduğu için de çıkaracağımız yağlarla yine ulusal ve uluslararası yarışmalara katılarak Ayvalık zeytinyağının sesini dünyaya duyurabilmenin gayretinde olacağız" dedi. Zeytin hasadına dualarla başladılar Her sene olduğu gibi bu yıl da zeytin hasadına dualarla başlamanın kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Yeşilkaya, "Bu yönde geleneğimiz ve göreneğimiz var. Her hasat sezonu başında hocamız gelip dua ediyor. Böylelikle kendi zeytinliklerimizin yanı sıra tüm zeytin üreticilerine hayırlı, bereketli sezon dilediğimiz duaların ardından da bir ritüelimiz olan odun ateşinde pişen yemeklerden oluşan Halil İbrahim Sofrası kurup, birlik ve beraberliğimizi perçinliyoruz" şeklinde konuştu. Dualarla başladıkları zeytin hasadında yine dualarla yenilen yemeklerin olmazsa olmazı konumundaki baklava ya da tatlıyı zeytin çiftçisiyle paylaştıklarını hatırlatan Nuriye Hatice Yeşilkaya, "Tatlı da bizim geleneğimiz. Tatlı bir hasat sezonu geçsin diye, hasat duamızın hemen akabinde tatlı yiyerek hasat yapmaya başlıyoruz. Her öğle saatinde de aynı sofraya diz çöküp birlik ve beraberliğimizi perçinliyoruz" ifadelerini kullandı.