EKONOMİ
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:19 Başkan Doğan: "Samsun, hızlı trenle ‘lojistik merkez’ olacak" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ankara-Samsun Hızlı Tren Projesi’nin tamamlamasıyla birlikte Samsun’un ‘lojistik merkez’ haline geleceğini söyledi. Ankara-Samsun Hızlı Tren Projesi kapsamında Çorum-Merzifon ile Merzifon-Havza etaplarının ihalesi geçen ay gerçekleştirilirken, Havza-Samsun-Tekkeköy etabında ise proje hazırlıkları sürüyor. Yalnızca yolcu taşımacılığı için kullanılmayacak hattın, Samsun’un üretim ve lojistik kapasitesine büyük katkı sunacağı ifade edildi. Kuzeyin üretim merkezi olma hedefi doğrultusunda lojistik altyapının güçlendirildiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Organize sanayi bölgelerimiz (OSB) büyüyor. Hammaddelerin gelişi ve gidişiyle ilgili önemli bir süreç var. Samsun önemli bir liman ve lojistik kenti. Buradaki lojistik imkanların daha ileri taşınması gerekiyor. Kuzeyin üretim merkezi hedefini gerçekleştirmek için de hızlı tren hattına ihtiyacımız var" dedi. Hızlı tren hattının yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değerlendirilmeyeceğini kaydeden Doğan, "Hızlı tren, Mersin’den konteynere yüklenen bir yükün Samsun Limanı’na 12 saatte ulaşması anlamına geliyor. Şu anda ürünler karayoluyla taşınıyor. Avrupa’dan gelen yükler ise deniz yoluyla Mersin’e, oradan da boğazlar üzerinden Karadeniz’e ulaşıyor. Bu süreç 10-15 günü bulabiliyor" diye konuştu. Merzifon-Havza etabı ihale sürecinin de tamamlandığını hatırlatan Doğan, hedeflerinin Havza-Tekkeköy hattını da tamamlayarak yük taşımacılığını Yeni Organize Sanayi Bölgesi’ne(OSB) ulaştırmak olduğunu kaydetti. Bölge önünde yeni bir liman planlamasının da gündemde olduğunu ifade eden Doğan, liman için fizibilite çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Samsun Limanı ile Mersin Limanı’nın hızlı tren hattıyla entegre edilmesinin büyük avantaj sağlayacağını vurgulayan Doğan, "Yükün 12 saatte Samsun Limanı’na ulaştığı, buradan da 12 saatte Avrupa’ya gönderilebildiği bir süreçte Samsun’u lojistik merkez haline getirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:12 Doğanşehir’de buğday üretimine güç katacak ortak tarım makineleri parkı açıldı Dünya Gıda Programı (UNWFP) ve Fırat Kalkınma Ajansı iş birliğiyle desteklenen, Doğanşehir Belediyesi tarafından yürütülen "Buğday Değer Zinciri İyileştirme Projesi" kapsamında hayata geçirilen Ortak Tarım Makineleri Parkı’nın açılış töreni gerçekleştirildi. Programa Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Türkiye Direktörü Stephen Cahill, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, kamu kurum ve kuruluş amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katılım sağladı. Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak törende yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgenin yeniden toparlanma sürecinde üretimin sürdürülebilirliğinin büyük önem taşıdığını söyledi. Budancamanak, Ajans olarak yerel kalkınmayı güçlendirmek ve kırsal üretimi desteklemek amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Dünya Gıda Programı finansmanı ve Ajans koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında çiftçilerin modern ekipmanlara erişimini sağlamak amacıyla Ortak Tarım Makineleri Parkının kurulduğunu kaydeden Budancamanak, projeyle ayrıca yerel değirmenlerin altyapıları güçlendirilirken, biri kadın olmak üzere 4 kişiye istihdam sağlandı ve yaklaşık 200 çiftçi ile değirmenciye hijyen, kaliteli üretim ve gıda güvenliği eğitimleri verildiğini aktardı. Budancamanak, projeyle birlikte buğday üretiminden un ve ekmek üretimine kadar uzanan yerel bir değer zincirinin oluşturulmasının hedeflendiğini belirterek, "Üreticimizin toprağından kopmaması ve yerel ekonominin güçlenmesi açısından bu proje önemli bir katkı sağlayacaktır" dedi. Program sonunda projeye katkı sunan Dünya Gıda Programı yetkililerine, Doğanşehir Belediyesi yönetimine ve tüm paydaşlara teşekkür eden Budancamanak, projenin Doğanşehir’e ve bölgeye hayırlı olmasını dileyerek, "Desteklerinden dolayı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’a, Malatya Valisi Serdar Yavuz ve Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek’e şükranlarını sunuyorum" dedi. Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram da proje kapsamında ilçede faaliyet gösteren 5 değirmenin desteklendiğini belirtti. Günedoğru Mahallesi’nde 200 metrekarelik yeni değirmen yapımının gerçekleştirildiğini, Sürgü Mahallesi’ndeki tarihi değirmene ise 50 metrekarelik depo kazandırıldığını ifade eden Bayram, ayrıca 4 değirmene tohum eleme makinesi ve triyör ekipmanları temin edilerek üretim kapasitesinin artırıldığını kaydetti. Bayram, belediye bünyesinde 2 traktör ve 16 tarım makine ekipmanından oluşan ortak tarım makine parkının kurulmasıyla küçük üreticilerin daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapmalarının hedeflendiğini vurgulayarak, "Üretimin olduğu yerde umut, kalkınma ve gelecek vardır. Bu proje çiftçimizin emeğine, toprağımıza ve bölgemizin tarımsal geleceğine sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı. Projenin devamında belediye iştiraki bünyesinde hizmet veren Halk Ekmek aracılığıyla değirmenlerden un tedariği sağlanacağını belirten Bayram, böylece "tarladan sofraya" uzanan üretim zincirinin desteklenmeye devam edeceğini söyledi. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Türkiye Direktörü Stephen Cahill de Gazze, Afganistan ve Afrika’nın çeşitli bölgelerinde ciddi gıda krizlerinin yaşandığına dikkat çekerek, Türkiye gibi üretim kapasitesi güçlü ülkelerden bu bölgelere önemli insani gıda yardımlarının ulaştırıldığını ifade etti. Cahill, sürdürülebilir tarımsal üretimin yalnızca yerel kalkınma açısından değil, küresel gıda güvenliği bakımından da stratejik önem taşıdığını vurguladı. Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur ise konuşmasında, 6 Şubat depremlerinin ardından Doğanşehir’de hayatın yeniden normalleşmesi ve üretimin devamlılığının sağlanması adına kamu kurumları, yerel yönetimler ve uluslararası kuruluşların önemli bir dayanışma örneği sergilediğini ifade etti. Sungur, tarımın Doğanşehir ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olduğunu belirterek, hayata geçirilen Buğday Değer Zinciri İyileştirme Projesi’nin hem kırsal kalkınmaya hem de üreticilerin ekonomik olarak güçlenmesine önemli katkılar sunacağını söyledi. Sungur ayrıca, projeye destek sunan Dünya Gıda Programı (WFP), Fırat Kalkınma Ajansı ve Doğanşehir Belediyesine teşekkür ederek, projenin ilçeye hayırlı olmasını temenni etti. Konuşmaların ardından projenin açılışı gerçekleştirildi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:51 Samsun’un gastronomi zenginliği TOBB’da göz doldurdu borsalarının ortaklaşa hazırladığı stantta kentin gastronomik zenginliğini yansıtan birçok ürün büyük ilgi gördü. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 82. Mali Genel Kurulu, TOBB Başkanı ve Dünya Odalar Federasyonu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, oda ve borsa camiası ile 81 ilden gelen iş insanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Ankara’daki TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde düzenlenen genel kurula Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nı temsilen Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, Meclis Başkanı Haluk Akyüz, yönetim kurulu üyeleri ve TOBB delegeleri katıldı. Genel kurul etkinlikleri kapsamında ilk olarak Anıtkabir ziyareti gerçekleştirildi. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, TOBB Başkanı ve Dünya Odalar Federasyonu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na Anıtkabir ziyaretinde eşlik etti. TOBB İkiz Kuleler bahçesinde Türkiye’nin dört bir yanından gelen illerin yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerinin tanıtımı yapıldı. Samsun il ve ilçe oda/borsaları da ortak stant açarak etkinliğe renk kattı. Stantta ziyaretçilere Samsun simidi, Bafra pidesi ve nokulu, Çarşamba kıvratması ve fındığı, Terme böreği ikram edildi. Stantta büyük ilgi gelen ürünlerden biri de Bafra’da topraksız tarım ile yetiştirilen domates çeşitleri ve çilek oldu. Samsun’un gastronomik ve kültürel zenginliği tanıtıldığı standı TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda oda ve borsa başkanı da ziyaret ederek ürünler hakkında bilgi aldı. Samsun heyeti ardından ise, Hisarcıklıoğlu’nu makamında ziyaret etti. Samsun’un yöresel ürün çeşitliliğini takdir eden Hisarcıklıoğlu’na, Samsun’a özgü ürünlerden oluşan hediye sepeti takdim edildi. Murzioğlu: "Samsun’un lezzet mirasını her platformda tanıtıyoruz" Salih Zeki Murzioğlu, Samsun’un sahip olduğu yöresel ürün çeşitliliğinin kentin en önemli değerlerinden biri olduğunu belirterek, bu zenginliği her fırsatta tanıtmaya devam edeceklerini söyledi. TOBB Genel Kurulu kapsamında sağanak yağmura rağmen Samsun standına gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını ifade eden Murzioğlu, "Samsun’umuz gastronomi ve yöresel ürünler açısından son derece güçlü bir potansiyele sahip. Bugün burada sergilediğimiz ürünlerimizin büyük beğeni toplaması bizleri gururlandırdı. Coğrafi işaretli ürünlerimizin daha geniş kitlelere ulaşması ve ekonomik değere dönüşmesi adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Standın hazırlanmasında emeği bulunan oda ve borsa başkanlarına da teşekkür eden Murzioğlu, Samsun’un kültürel mirasını yansıtan ürünlerin tanıtımının hem şehir ekonomisine hem de kentin marka değerine önemli katkılar sunduğunu vurguladı. İş dünyasının gündemindeki konular gündeme geldi TOBB’un 82. Mali Genel Kurulu ise, 367 oda borsa başkanları ve delegeleri ile Türkiye’nin 81 ilinden gelen iş insanlarının katılımıyla TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde yapıldı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın da katıldığı Mali Genel Kurula ev sahipliği yapan TOBB Başkanı ve Dünya Odalar Federasyonu Başkanı Hisarcıklıoğlu, konuşmasında yıl boyunca yürütülen faaliyetlere ve iş dünyasının gündemindeki önemli konulara değindi. Genel kurulda çeşitli komisyon raporları sunuldu ve delegelerin oylarıyla genel kurul süreci tamamlandı. "TOBB çatısı altında ekonomik kalkınmaya katkı vermeyi sürdüreceğiz" TOBB 82. Mali Genel Kurulu’nu değerlendiren Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, genel kurulun iş dünyası için önemli bir istişare ve karar alma zemini oluşturduğunu söyledi. Murzioğlu, "Türkiye’nin dört bir yanından gelen oda ve borsa temsilcileriyle bir araya gelmek, ortak sorunlarımızı değerlendirmek ve yeni dönem hedeflerini birlikte şekillendirmek açısından son derece kıymetliydi. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası olarak TOBB çatısı altında ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte emeği geçen başta yönetiminde birlikte çalışmaktan onur duyduğum TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerimize ve oda-borsa camiamıza teşekkür ediyorum. Genel kurulun ülkemiz ve iş dünyamız için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
Erzincan’ın bereketli topraklarında pancar hasadı başladı
03 Ekim 2025 Cuma - 08:46 Erzincan’ın bereketli topraklarında pancar hasadı başladı Türkiye’nin en yüksek şeker oranına sahip pancarların yetiştiği illerden birisi olan Erzincan’da mart ayında ekilen şeker pancarlarının hasadına başlandı. Tarımın yaygınlaştırıldığı Erzincan’ın bereketli topraklarında çiftçilerin alın teriyle aylar önce ektiği pancarların tarladan fabrikaya uzanan zahmetli yolculuğu başladı. 180 günde yeterli olgunluğa erişen şeker pancarları Erzincan’da bu yıl iklimsel değişiklikler nedeniyle erken gelişti. Traktör ve kamyonlarla fabrikaya taşınan pancarlar, analizlerinin yapılmasının ardından çeşitli işlemlerden geçerek toz şeker haline getiriliyor. Tarladan sofraya uzanan şeker pancarları ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Tarlasındaki şeker pancarlarını hasat eden Hüseyin Bayram, hasat edilen pancarların sofraya uzanan yolculuğunu anlattı. Çiftçi Bayram, "Tarlada hasat edilen pancarları Erzincan Şeker Fabrika ’sına götürüyoruz. Burada üretimi yapılan pancarlar işlenerek tüm ülkeye şeker olarak dağıtılıyor." dedi. Erzincan’ın Yeşilyurt köyünde 13 yaşından itibaren dede mesleği olarak çiftçilik yaptığını söyleyen Kadir Bozkurt ise "Mart ayında ektik pancarlarımızı şimdi hasat zamanı. Buradan fabrikaya götürdüğümüz pancarlar orada şekere dönüşecek. Ardından dönüp sofralara gelecek." şeklinde konuştu. Bozkurt, Erzincan’da üretilen pancarın şeker bakımından daha kaliteli olduğunu kaydetti. "2025 yılı şeker pancarı alım fiyatı beklentilerin altında kaldı" 2025 yılı için açıklanan kota tamamlama primi dahil 2.975 TL/ton şeker pancarı alım fiyatı, üreticilerin beklentilerini karşılamadı. Ziraat Odası eski başkanı Tamer Geyik yaptığı açıklamada üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve üretimin sürdürülebilirliği için özelleştirilen şeker fabrikalarının şeker pancarı fiyatının açıklanan fiyatın en az 3.500 TL/ton seviyesinde olması gerektiğini belirtti. Geyik açıklamasında, "2025 yılı için açıklanan kota tamamlama primi dahil 2.975 TL/ton şeker pancarı alım fiyatı, üreticilerimizin beklentilerini karşılamamıştır. Çaya yüzde 34, fındığa yüzde 50 oranında artış yapılırken pancara yalnızca yüzde 25 zam verilmesi, pancar çiftçimizi derinden etkilemiştir. Şeker pancarı üretimi sadece çiftçimizin geçim kaynağı değil; şeker fabrikalarının, gıda sanayisinin, hayvancılığın ve ülke ekonomisinin bel kemiğidir. Çiftçi olmazsa, şeker de olmaz! Özellikle son yıllarda gübre, tohum, mazot, zirai ilaç ve sulama fiyatlarındaki artışlar, üreticimizin maliyet yükünü ciddi şekilde artırmıştır. Bu nedenle üreticimizin emeğinin karşılığını alabilmesi ve üretimin sürdürülebilirliği için özelleştirilen şeker fabrikalarının şeker pancarı fiyatının açıklanan fiyatın en az 3.500 TL/ton seviyesinde açıklama yapması hem kendi açılarından hem de üreticilerimizin üretime devam etmeleri açısından önemlidir." dedi.
Bakan Bolat: "Eylül ayında hem aylık hem de yıllıklandırılmış mal ihracatında rekor kırdık"
02 Ekim 2025 Perşembe - 18:35 Bakan Bolat: "Eylül ayında hem aylık hem de yıllıklandırılmış mal ihracatında rekor kırdık" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Eylül ayı dış ticaret verilerine ilişkin, "Eylül ayı mal ihracat rekoru kırdık. Yıllıklandırılmış mal ihracatında da rekor bir rakama ulaştık" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Eylül ayı dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eylül ayıdaki dış ticaret açığı, ocak-eylül dönemi dış ticaret verileri, yıllıklandırılmış bazda dış ticaret, hizmetler ihracatı mal ticaretinde fasıl bazında ihracat verilerini açıklayan Bolat, hem aylık hem de yıllıklandırılmış mal ihracatında rekor kırdıklarını dile getirdi. Bolat, Sumud Filosu’nun Gazze’ye insana yardım götürürken İsrail’in saldırısına uğradığını hatırlatarak, Türkiye Cumhuriyeti olarak halkımızla, devletimizle hep birlikte İsrail’in bu saldırılarının karşısında durduklarını ifade etti. İsrail’in saldırılarına karşı en büyük çabaya gösteren ülkelerden birinin Türkiye olduğunu dikkati çeken Bolat, ulaştırma alanında da İsrail bayraklı gemilerin ve İsrail iltisaklı gemilerin Türk limanlarına dahi yanaştırılmadığını ifade etti. "Son 28 ayın 16’ında aylık mal ihracatımız rekor kırdı" Bolat, 2025’in ilk 9 ayındaki ihracat verilerinde genel olarak bir artışın olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi: "İlk 9 aya baktığımızda ihracatımızda şunu görüyoruz; 200 milyar 600 milyon dolara ulaştık. Yani yüzde 4,1’lik bir artışımız var. Geçen yıl aynı dönemde 192,7’ milyar bir ihracat vardı. Yani ilk 9 ayda net 8 milyar dolar ihracat artışı sağlamış durumdayız. Hedefimiz önümüzdeki kalan 3 ayda da bu tempoyu devam ettirmek ve hedefimize ulaşmak. Son 28 ayın 20’sinde mal ihracatımız artış kaydetti. Son 28 ayın 16’ında aylık mal ihracatımız rekor kırdı. Eylül ayı da bu rekorların sonuncusu oldu. Yıllıklandırılmış mal ihracatımızda da hamdolsun rekor kırdık. En son Temmuz ayında 24 milyar 900 dolarla aylık ihracat rekoru kırarken 269,4 milyar dolarla da yıllıklandırılmış rekor kırmıştık. Bugün şunu söyleyebilirim ki 269 milyar 750 milyon dolarla son 12 ay yıllıklandırılmış rekor rakama ulaştık. Yani takriben 270 milyar dolar ve bu da yüzde 3,2 artış anlamına gelmektedir. Son bir yıl içinde Eylül’den Eylül’e 8,3 milyar dolar artışımız bulunmaktadır." "Eylül ayının dış ticaret açığı 6,9 milyar dolar olarak gerçekleşti" Eylül ayı dış ticaret açığına ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Bakan Bolat, "Eylül ayının dış ticaret açığı 6,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu da 7 milyar doların altında. Geçen yıl bu açık 5,2 milyar dolardı. Aradaki farkın çok büyük bölümü altın ithalatından kaynaklanmakta. Altın tabii bir ticari mal değildir, bir finansal ve bir yatırım aracı olarak görülmekte. Bu açıdan dünya finans piyasalarında, emtia piyasalarında hareketlenme olduğunda altında da ve bakır, alüminyum gibi diğer emtia ham maddelerin fiyatları arttığında ithalatta bir önden çekiş dediğimiz ithalat talebini öne çekme uygulamaları olmakta. İlk 9 ay itibariyle dış ticaret açığımız 67 milyar dolar. Bu, açığımızın yıllıklandırılmış olarak 89-90 milyar dolar civarında gerçekleşeceğini göstermekte" değerlendirmesinde bulundu. "İhracatta en çok artış gösteren ürünlerin motorlu kara taşıtları" Bolat, mal gruplarında Ocak-Eylül dönemi ihracat verilerini de açıklayarak, ihracatta en çok artış gösteren ürünlerin motorlu kara taşıtları, otomotiv sektörünün hem ana ürünler hem de yan sanayi ürünlerinde 3,1 milyar dolar bir artış sağladığını ifade etti. Bunun yanı sıra savunma sanayinde yüzde 84’le 1,3 milyar dolar, elektrikli makine ve cihazlarda 800 milyon dolar, altın ve mücevherat ihracatında da 648 milyon dolar olarak gerçekleştiğini işaret etti. Bakan Bolat, ithalatta artan mal gruplarını da değerlendirerek, motorlu kara taşıtlarının 3,6 milyar dolar, altın ithalatında 3,4 milyar dolar, bu iki kalemde toplam 7 milyar dolar artış olduğunu sözlerine ekledi. "Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ülkelere de Almanya ilk sırada" Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ülkelere de yer veren Bolat, Almanya’nın 1 milyar 904 milyon dolar ile ilk sırada yer aldığını söyledi. Bolat, sırasıyla İngiltere’nin 1 milyar 361 milyon dolar’la ikinci ve ABD’nin 1 milyar 344 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldığını kaydetti. Bolat, Eylül ayında ihracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 47,5 olduğunu ifade etti. Eylül ayında en fazla ithalat yaptığımız ülkeleri de açıklayan Bolat, sırasıyla; Çin 4 milyar 268 milyon dolarla birinci Rusya’nın uluslararası ambargoların da etkisiyle 3 milyar 245 milyon dolarla ikinci, Almanya’nın ise 2 milyar 365 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. Bolat, Eylül ayında ithalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde60,4 olduğunu dile getirdi.
Bakan Bolat: "Eylül ayında hem aylık hem de yıllıklandırılmış mal ihracatında rekor kırdık"
02 Ekim 2025 Perşembe - 18:07 Bakan Bolat: "Eylül ayında hem aylık hem de yıllıklandırılmış mal ihracatında rekor kırdık" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Eylül ayı dış ticaret verilerine ilişkin, "Eylül ayı mal ihracat rekoru kırdık. Yıllıklandırılmış mal ihracatında da rekor bir rakama ulaştık. 2025 yılının ilk 9 ayının 7’sinde mal ihracatımızda aylık artış başarıldı" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Eylül ayı dış ticaret verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eylül ayıdaki dış ticaret açığı, ocak-eylül dönemi dış ticaret verileri, yıllıklandırılmış bazda dış ticaret, hizmetler ihracatı mal ticaretinde fasıl bazında ihracat verilerini açıklayan Bolat, hem aylık hem de yıllıklandırılmış mal ihracatında rekor kırdıklarını dile getirdi. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bolat, Sumud Filosu’nun Gazze’ye insana yardım götürürken İsrail’in saldırısına uğradığını hatırlatarak, Türkiye Cumhuriyeti olarak halkımızla, devletimizle hep birlikte İsrail’in bu saldırılarının karşısında durduklarını ifade etti. İsrail’in saldırılarına karşı en büyük çabaya gösteren ülkelerden birinin Türkiye olduğunu dikkati çeken Bolat, ulaştırma alanında da İsrail bayraklı gemilerin ve İsrail iltisaklı gemilerin Türk limanlarına dahi yanaştırılmadığını ifade etti. "Yıl sonu 390 milyar dolarlık mal ve hizmetler ihracat hedefimize Eylül’de ulaştık" "Son 28 ayın 16’ında aylık mal ihracatımız rekor kırdı" Bolat, 2025’in ilk 9 ayındaki ihracat verilerinde genel olarak bir artışın olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi: "İlk 9 aya baktığımızda ihracatımızda şunu görüyoruz; 200 milyar 600 milyon dolara ulaştık. Yani yüzde 4,1’lik bir artışımız var. Geçen yıl aynı dönemde 192,7’ milyar bir ihracat vardı. Yani ilk 9 ayda net 8 milyar dolar ihracat artışı sağlamış durumdayız. Hedefimiz önümüzdeki kalan 3 ayda da bu tempoyu devam ettirmek ve hedefimize ulaşmak. Son 28 ayın 20’sinde mal ihracatımız artış kaydetti. Son 28 ayın 16’ında aylık mal ihracatımız rekor kırdı. Eylül ayı da bu rekorların sonuncusu oldu. Yıllıklandırılmış mal ihracatımızda da hamdolsun rekor kırdık. En son Temmuz ayında 24 milyar 900 dolarla aylık ihracat rekoru kırarken 269,4 milyar dolarla da yıllıklandırılmış rekor kırmıştık. Bugün şunu söyleyebilirim ki 269 milyar 750 milyon dolarla son 12 ay yıllıklandırılmış rekor rakama ulaştık. Yani takriben 270 milyar dolar ve bu da yüzde 3,2 artış anlamına gelmektedir. Son bir yıl içinde Eylül’den Eylül’e 8,3 milyar dolar artışımız bulunmaktadır." "Eylül ayının dış ticaret açığı 6,9 milyar dolar olarak gerçekleşti" Eylül ayı dış ticaret açığına ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Bakan Bolat, "Eylül ayının dış ticaret açığı 6,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu da 7 milyar doların altında. Geçen yıl bu açık 5,2 milyar dolardı. Aradaki farkın çok büyük bölümü altın ithalatından kaynaklanmakta. Altın tabii bir ticari mal değildir, bir finansal ve bir yatırım aracı olarak görülmekte. Bu açıdan dünya finans piyasalarında, emtia piyasalarında hareketlenme olduğunda altında da ve bakır, alüminyum gibi diğer emtia ham maddelerin fiyatları arttığında ithalatta bir önden çekiş dediğimiz ithalat talebini öne çekme uygulamaları olmakta. İlk 9 ay itibariyle dış ticaret açığımız 67 milyar dolar. Bu, açığımızın yıllıklandırılmış olarak 89-90 milyar dolar civarında gerçekleşeceğini göstermekte" değerlendirmesinde bulundu. "İhracatta en çok artış gösteren ürünlerin motorlu kara taşıtları" Bolat, mal gruplarında Ocak-Eylül dönemi ihracat verilerini de açıklayarak, ihracatta en çok artış gösteren ürünlerin motorlu kara taşıtları, otomotiv sektörünün hem ana ürünler hem de yan sanayi ürünlerinde 3,1 milyar dolar bir artış sağladığını ifade etti. Bunun yanı sıra savunma sanayinde yüzde 84’le 1,3 milyar dolar, elektrikli makine ve cihazlarda 800 milyon dolar, altın ve mücevherat ihracatında da 648 milyon dolar olarak gerçekleştiğini işaret etti. Bakan Bolat, ithalatta artan mal gruplarını da değerlendirerek, motorlu kara taşıtlarının 3,6 milyar dolar, altın ithalatında 3,4 milyar dolar, bu iki kalemde toplam 7 milyar dolar artış olduğunu sözlerine ekledi. "Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ülkelere de Almanya ilk sırada" Eylül ayında en fazla ihracat yapılan ülkelere de yer veren Bolat, Almanya’nın 1 milyar 904 milyon dolar ile ilk sırada yer aldığını söyledi. Bolat, sırasıyla İngiltere’nin 1 milyar 361 milyon dolar’la ikinci ve ABD’nin 1 milyar 344 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldığını kaydetti. Bolat, Eylül ayında ihracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 47,5 olduğunu ifade etti. Eylül ayında en fazla ithalat yaptığımız ülkeleri de açıklayan Bolat, sırasıyla; Çin 4 milyar 268 milyon dolarla birinci Rusya’nın uluslararası ambargoların da etkisiyle 3 milyar 245 milyon dolarla ikinci, Almanya’nın ise 2 milyar 365 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldığını duyurdu. Bolat, Eylül ayında ithalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde60,4 olduğunu dile getirdi.
İnegöl’ün cerrah kuru fasulyesinde hasat zamanı
02 Ekim 2025 Perşembe - 17:40 İnegöl’ün cerrah kuru fasulyesinde hasat zamanı İnegöl’ün tescilli değeri Cerrah Kuru Fasulyesinde hasat başladı. Yaklaşık 800 dekar alanda ekilişi yapılan Cerrah Kuru Fasulyesi için İnegöl Belediyesi hasat makinesi ücretsiz olarak üreticilere hizmet veriyor. İnegöl’ün tarım değerlerinden biri olan ve şehrin coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan Cerrah Kuru Fasulyesinde yeni sezon hasadı başladı. Cerrah mahallesinde yaklaşık 800 dekar alanda ekilişi yapılan ve Cerrah Kuru Fasulyesi ismiyle adı Türkiye’de nam yapan ürün, sofraları süslemek için özenle hasat ediliyor. İnegöl Belediyesi de şehrin tarım değerlerinden biri olan Cerrah Kuru Fasulyesinin hasadında makine ve ekipman desteği ile öne çıkıyor. İnegöl Belediyesi’nin hasat makinesi ücretsiz olarak üreticinin hizmetinde İnegöl Belediyesi geçtiğimiz yıl kuru fasulye hasadını kolaylaştırmak için fasulye hasat makinesi alımı gerçekleştirmişti. Cerrah bölgesinde üreticilerin ücretsiz olarak hizmetine sunulan makine, bu yıl da hasat zamanı başlamasıyla beraber sahaya indi. Tarlalarda üreticinin hasadını yüzde 90 oranında kolaylaştıran makine ile fasulye hasadı hem daha hızlı hem de daha kolay gerçekleştiriliyor. Üreticilerden teşekkür Cerrah bölgesinde fasulye hasadını yapan üreticiler, "İnegöl Belediyesi’nin almış olduğu hasat makinesinden çok memnunuz. Fasulye hasadımızı yüzde 90 oranında kolaylaştırdığı için Belediye Başkanımız Alper Taban’a çok teşekkür ediyoruz. Hasadımız bereketli olsun inşallah" diyerek memnuniyetlerini dile getirdiler.
GEKA apiterapik arıcılık ürünleri yatırımlarına 57,3 milyon lira destek sağladı
02 Ekim 2025 Perşembe - 17:00 GEKA apiterapik arıcılık ürünleri yatırımlarına 57,3 milyon lira destek sağladı Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) Genel Sekreteri Ümit Gülyağı, 2021 yılında başlatılan Apiterapik Arıcılık Ürünleri İşleme Merkezi Projesi kapsamında yaklaşık 75,4 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildiğini, bunun 57,3 milyon TL’sinin Ajans desteğiyle hayata geçtiğini belirtti. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğinde düzenlenen "Apiterapi Ürünleri Üretimi ve Teknolojisi Uygulamalı Eğitimini başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifikaları törenle takdim edildi. Törene Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Kaymakamı Mehmet Eriş, GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı, MUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş, Muğla Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Öztürk, Marmaris Ticaret Odası Meclis Başkanı Zekiye İpci, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Munise İlkay Konuk, üreticiler, eğitmenler ve sektör temsilcileri katıldı. Vali Akbıyık: "Muğla, apiterapi ürünleriyle dünyaya örnek olacak" Program açılış konuşmasını yapan Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, Muğla’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da çam balı üretiminde lider şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekti. Vali Akbıyık, "Muğla Apiterapik Arıcılık Ürünleri Ar-Ge, İnovasyon ve İşleme Merkezi, bu sürecin en somut örneğidir. Arı ürünlerinin işlenmesi, markalaştırılması ve apiterapi alanında değerlendirilmesi noktasında yapılan projeler ülkemize ve dünyaya örnek olacaktır" dedi. Başkan Aras: "Üretim kadar tanıtım ve pazarlama da önemli" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ise üretimin yanında tanıtım ve pazarlamanın önemine değindi. Aras, "Bir ürünün değer kazanabilmesi için yalnızca üretim değil, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri de stratejik önem taşımaktadır. Bu alanda kolektif çalışmaya destek olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Prof. Dr. Ülgen: "Bilimsel temelli ve sürdürülebilir eğitim şart" MSKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Deniz Ülgen, apiterapi alanındaki çalışmaların bilimsel temele dayandırılmasının önemini vurguladı. Eğitim ve araştırma faaliyetlerinin sürekliliğine dikkat çeken Ülgen, bu programların Muğla’nın arıcılık mirasını geleceğe taşıyan önemli bir unsur olduğunu ifade etti. Gülyağı: "75,4 milyon TL’lik yatırım, stratejik bir dönüşümün parçası" GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı ise 2021 yılında başlatılan Apiterapik Arıcılık Ürünleri İşleme Merkezi Projesi kapsamında yaklaşık 75,4 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildiğini, bunun 57,3 milyon TL’sinin Ajans desteğiyle hayata geçtiğini aktardı. Gülyağı, "Bu eğitim programı yalnızca üretim değil, aynı zamanda nitelikli insan kaynağına yatırımın da bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. Karakuş: "Sürdürülebilir geleceğin anahtarı katma değerli ürünlerdir" Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş da 2021 yılında Marmaris’te başlayan büyük orman yangınlarının Muğla’nın dünyaca ünlü çam balı ekosistemine verdiği zararı hatırlatarak sözlerine başladı. Karakuş, "O yıl çam balı üretiminde yüzde 85’e varan kayıplar yaşandı, binlerce kovan yok oldu. Bu felaket, bize günü kurtaracak çözümlerle ilerleyemeyeceğimizi; arıcılığın sürdürülebilirliğini güvence altına alacak uzun vadeli, stratejik projelere ihtiyacımız olduğunu gösterdi" dedi. Bu vizyon doğrultusunda MUTSO’nun öncülüğünde geliştirilen Muğla Apiterapik Arıcılık Ürünleri Ar-Ge, İnovasyon ve İşleme Merkezi Projesinin GEKA desteğiyle hayata geçirildiğini belirten Karakuş, sürece birçok kurumun katkı sunduğunu vurguladı: "Valiliğimiz, ilçe ticaret odalarımız, Ticaret Borsamız, Muğla Teknopark ve Arıcılar Birliğimizle güçlü bir iş birliği modeli kurduk. Bu merkez yalnızca bir üretim tesisi değil, Muğla’nın geleceğini şekillendiren stratejik bir adım olmuştur." Karakuş, merkezin hedeflerini şu sözlerle dile getirdi: "2026 yılı sonuna kadar farklı analiz ve Ar-Ge süreçlerinden geçerek geliştirilecek 12 yeni ürünü pazara sunmayı planlıyoruz. Projenin başarısını yalnızca tesislerle değil, yetişmiş insan kaynağıyla mümkün kılabiliriz. İşte bu nedenle bugün sertifikalarını vereceğimiz kursiyerlerimiz, bu sürecin en kıymetli unsurudur. Apiterapi ürünlerinin uluslararası pazarlarda rekabet edebilmesi için alanında uzman gençlere, araştırmacılara ve teknik personele ihtiyaç var. Bu eğitim programı tam da bu ihtiyacı karşılıyor." Kadınlara verilen önceliğe de dikkat çeken Karakuş, "Bugün 11’i kadın olmak üzere 15 kursiyerimiz sektöre adım atıyor. Bu yalnızca üretim değil, aynı zamanda istihdam ve toplumsal kalkınma açısından da önemli bir kazanımdır. "Muğla Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizler, bölgemizin kalkınması, üyelerimizin gelişimi ve sektörlerimizin güçlenmesi adına her zaman üretmeye, proje geliştirmeye ve iş birliğiyle yol almaya devam edeceğiz. Apiterapi Ürünleri Üretimi ve Teknolojisi Uygulamalı Eğitimi, Muğla’nın arıcılık mirasını bilimsel yöntemlerle geleceğe taşıyan güçlü bir adımdır. Bugün sertifika alan gençlerimizi ve kadınlarımızı yürekten kutluyor, sektörümüze ve ülkemize değer katacaklarına yürekten inanıyorum" diye konuştu. Katılımcılar Uzmanlardan Bilgi Aldı Program kapsamında katılımcılar farklı alanlarda uzman isimlerden kapsamlı bilgiler edindi. MSKÜ’den Prof. Dr. Mehmet Emin Duru, eğitim programının akademik çerçevesini aktarırken, MUTSO tarafından Apimuğla Projesi tanıtıldı. Apiterapi Derneği Başkanı Doç. Dr. Ali Timuçin Atayoğlu, "Apiterapiye Uygun Arıcılık Modeli" konusundaki görüşlerini paylaşırken, Holistik ve İntegratif Tıp Derneği Başkanı Dr. Ayten Güner Atayoğlu, "Koruyucu Tıp Perspektifinden Arı Ürünlerinin Önemi"ni aktardı. Programın son bölümünde üretici Alper Kuyucu, Datça’dan apiterapiye uzanan üretim deneyimlerini anlatarak eğitim sürecine farklı bir perspektif kazandırdı. 15 Kursiyer Sertifika Aldı 4 Ağustos – 4 Eylül 2025 tarihleri arasında 160 saat süren eğitim programına kimya, gıda ve biyomühendislik gibi alanlardan mezun gençler katıldı. Kadın istihdamına öncelik verilen programı 11’i kadın olmak üzere toplam 15 kursiyer başarıyla tamamladı. Katılımcılar, bal, propolis, arı sütü ve apilarnil gibi ürünlerin kalite analizlerinden katma değerli ürünlere dönüştürülmesine kadar geniş bir yelpazede bilgi ve deneyim kazandı. Muğla Arıcılığında Yeni Bir Dönem Apiterapi Ürünleri Üretimi ve Teknolojisi Uygulamalı Eğitimin de hem sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırarak istihdamı artırmayı, hem de Muğla’nın arıcılık alanındaki öncü konumunu uluslararası rekabet gücüyle pekiştirmeyi amaçlandı. Sertifika alan katılımcılar ile sektör temsilcileri bir araya gelerek yüz yüze görüşme fırsatı buldu. Bu program, Muğla’nın arıcılıktaki geleneksel gücünü, bilimsel ve yenilikçi üretimle geleceğe taşıyan önemli bir adım olarak tarihe geçti.
Gaziantep ihracatı eylülde 883 milyon doları aştı
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:20 Gaziantep ihracatı eylülde 883 milyon doları aştı Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan 2025 yılı Eylül ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Akıncı, Gaziantep’ten eylül ayında 883 milyon 454 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini belirterek, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatta yüzde 5,5 oranında artış kaydedildiğini söyledi. Ocak-Eylül döneminde ise Gaziantep’in toplam ihracatının yüzde 1,1 artışla 7 milyar 404 milyon 924 bin dolara ulaştığını kaydeden Akıncı, yılın ilk dokuz ayında elde edilen bu rakamların kentin üretim azminin ve ihracat vizyonunun güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. GTB Başkanı Akıncı, ihracat rakamlarıyla ilgili yaptığı değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Eylül ayında elde edilen 883 milyon doları aşan ihracat, Gaziantep’in yalnızca üretim kapasitesinin değil, aynı zamanda küresel pazarlarda ne denli rekabetçi olduğunu da ortaya koyuyor. Küresel ekonomik belirsizlikler, artan maliyetler ve yükselen ticari engellere rağmen ihracatçılarımızın gösterdiği direnç takdire şayandır. Bu başarı, sanayimizin çeşitliliği, ihracatçılarımızın girişimci vizyonu ve işçilerimizin alın teri sayesinde mümkün olmuştur." Gaziantep’in Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan 6. il konumunu koruduğuna işaret eden Akıncı, "Önümüzdeki dönemde temel hedef, ihracatın daha yüksek katma değerli ürünlerle büyütülmesi ve bunun inovasyon ile sürdürülebilirlik ekseninde kalıcı hâle getirilmesidir. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve markalaşma süreçlerinin hızlanmasıyla Gaziantep, üretimdeki gücünün yanı sıra küresel tedarik zincirlerinde etkinliğini ve rolünü daha da artıracaktır. Bu bağlamda firmalarımızın finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve sektörel gelişmeleri takip etmelerini sağlayacak destek mekanizmalarının güçlendirilmesi de büyük önem taşıyor" dedi. Başarıda emeği geçen tüm ihracatçılara, sanayicilere ve çalışanlara teşekkür eden Akıncı, şehrin dünya pazarlarındaki temsilinin gurur verici olduğunu vurguladı.
Türkiye İş Bankası’ndan iddialara ilişkin açıklama
02 Ekim 2025 Perşembe - 16:18 Türkiye İş Bankası’ndan iddialara ilişkin açıklama Türkiye İş Bankası, son günlerde yürütülen hukuki bir süreçle ilişkilendirerek ortaya atılan gerçek dışı iddia ve söylemlere ilişkin açıklama yaptı. İş Bankası son günlerde ortaya çıkan iddialara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ’’Bankamız ve iştiraklerini, son günlerde yürütülen hukuki bir süreçle ilişkilendirerek ortaya atılan gerçek dışı iddia ve söylemlere dair bir açıklama yapılması gereği duyulmuştur. Türkiye İş Bankası; köklü yönetişim yapısıyla tüm faaliyetlerini ulusal ve uluslararası yasalara, bağlı olduğu mevzuata, etik kurallara ve ticari prensiplere uygun bir şekilde sürdüren, en iyi uygulamaları esas alan iş yapma şekliyle Türkiye’nin en büyük özel ve marka değeri en yüksek bankası olup, ülkemizin göz bebeği bir Cumhuriyet kurumudur. Ülkemizdeki ilgili mevzuat doğrultusunda, her banka gibi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) başta olmak üzere tüm resmi otoritelerin sürekli denetimi altında olan, Genel Müdürlüğünde BDDK’nın yerleşik denetçileri bulunan, Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) mevzuatındaki yükümlülüklerini harfiyen yerine getiren Bankamızı; suç gelirlerinin aklanması, terörizmin finansmanı ve benzeri yasa dışı işlemlerle ilişkilendiren ve hedef gösteren her türlü yayın, yorum, paylaşım ve iddialar yasalara göre açıkça suç teşkil etmektedir. Halka açık bir şirket olan, kurulduğu 1924 yılından bu yana bankacılık faaliyetlerinin yanı sıra iştirakleri aracılığıyla da ülkemiz ekonomisine katkıda bulunan Bankamızla ilgili ortaya atılan gerçek dışı iddialar ve söylentiler sadece kurumumuzu değil, aynı zamanda sermaye piyasalarını, çok sayıda yerli ve yabancı yatırımcıyı, dolayısıyla ülkemiz ekonomisini de olumsuz etkilemektedir. Bilindiği üzere, Bankacılık Kanunu’nun 74. maddesi, "187 sayılı Basın Kanunu’nda belirtilen araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri yayın araçlarından biri vasıtasıyla bir bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz." hükmünü amir olup, Bankamızla ilgili gerçek dışı iddia ve söylemleriyle Bankamızın kamuoyundaki itibarını zedelemeye çalışanların suç işlemekte oldukları da izahtan varestedir. Ülkemizde milli sermayeyi temsil eden, her zaman toplumdan aldığını toplumla paylaşma ilkesiyle hareket eden bir kurum olan Bankamızın itibarına ve şöhretine zarar veren tüm yayın ve haberlerin yakın takipçisi olduğumuzu; asılsız, spekülatif iddia ve değerlendirmeler yapan; yalan, yanlış, yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, bu yönde yorumda bulunan ve bunları yayanlarla ilgili her türlü yasal hakkımızı kullandığımızı ve bundan sonra da kullanmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.’’
Acarkon, 2025 Intermob Fuarı’nda ürünlerini sergiledi
02 Ekim 2025 Perşembe - 15:30 Acarkon, 2025 Intermob Fuarı’nda ürünlerini sergiledi Türkiye’nin dekorasyon sektöründe öncü şirketlerinden Acarkon, 2025 Intermob Fuarı’nda ürünlerini sergiledi. Şirket, fuarda önemli iş birlikleri gerçekleştirdiğini duyurdu. Mobilya ve dekorasyon sektörünün önde gelen buluşma noktalarından biri olan 2025 Intermob Fuarı, bu yıl da binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Fuarın en dikkat çeken markalarından biri ise yenilikçi ürünleri ve güçlü iş birlikleriyle Acarkon oldu. Şirket, fuarda sergilediği marküteri parke koleksiyonu ve dünya devi Classen ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği sayesinde ziyaretçilerin yoğun ilgisini topladı. Marküteri parke, klasik zarafet ile modern tasarımı buluşturan çizgisiyle, fuarda özellikle mimarlar, iç mimarlar ve proje geliştiriciler tarafından "fuarın en prestijli ürünü" olarak değerlendirildi. Acarkon’un fuar standında geniş yüzeylerde sergilenen marküteri parkeler, estetik değerleri ve yüksek kalite anlayışıyla öne çıkarak katılımcıların ilgi odağı oldu. Bunun yanında, Acarkon - Classen iş birliği de sektörde yeni bir dönemin kapısını araladı. Avrupa’nın en büyük üreticilerinden Classen’in yenilikçi ürün gamı ile Acarkon’un Türkiye’deki güçlü satış ve dağıtım ağı birleşerek, sektörde fark oluşturacak bir sinerji ortaya koydu. Acarkon Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Acar, fuar sonrasında yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Intermob 2025 bizim için sadece bir fuar değil, aynı zamanda Türkiye’den dünyaya açılan bir vitrin oldu. Classen ile iş birliğimiz ve marküteri parke lansmanımız, sektörün geleceğine yön verecek iki önemli adım. Türkiye’deki mimar ve tasarımcıların ilgisi bize doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Hedefimiz, Acarkon Store çatısı altında yenilikçi ürünleri ülke geneline ve dünyaya ulaştırmak."