Son Dakika
|
Hatay’daki sel ve heyelanda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
Mahkeme, CHP 38. Olağan Kurultayının iptal edilmesine karar verdi
CHP’den Milletvekili Hasan Öztürkmen için ihraç talebi
Kurban Bayramı tatilinde köprü ve otoyollar ücretsiz olacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan EFES-2026’da önemli mesaj
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 17’ye yükseldi, operasyonun detaylarına ulaşıldı
Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı
Tokat’ta 34 yıldır izini kaybettiren terör örgütü üyesi yakalandı
İBB iştirak şirketine operasyonda gözaltına alınan 60 şüpheli adliyeye sevk edildi
Önder Özen, Beşiktaş Futbol Direktörü oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Quiet Elegance of Taipei Confucius Temple
Özgür Özel: ''Yüksek Seçim Kurulu’na başvuracağız''
Benzinle soba yakmak isterken ölümden döndüler: 4 yaralı
CHP İstanbul İl Başkanlığında ’mutlak butlan’ eylemi
Güzellik salonunda akılalmaz yöntemle vurgun!
Turhal’da hayvan pazarı sular altında kaldı
Bakan Gürlek: "(Mutlak butlan kararı) ''Temyiz yolu açıktır''
Mutlak butlan kararının ardından CHP’de hareketlilik başladı
EKONOMİ
ÇAYKUR sezonun ilk gününde 900 ton çay aldı
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:33:10
Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürlüğü, sezonun ilk gününde üreticiden 900 ton çay alarak üretime başladı. ÇAYKUR Genel Müdürlüğü’nün 2026 yaş çay sezonunu açmasıyla müstahsiller sıcak havayı da fırsat bilerek çay bahçelerine girmeye başladı. Kurum, birinci sürgünün başladığı 21 Mayıs’ta 900 ton çay alımı yaptı. Fabrikalarda üretimin başladığını belirten ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, "Birinci gün çay getiren oldu. Genelde fabrikalarımızın yarısından çoğunda çay var. 900 ton çay aldık. Bugün inşallah iki katına çıkmasını bekliyoruz. Herhangi bir sıkıntımız yok. Aldığımız çayları taze taze fabrikaya getirip üretime verdik bile. Şu anda bazı fabrikalarımızda bugün itibarıyla üretim normal şartlar altında devam edecek. Çayın en güzel bekleyeceği yer bahçedir, yerindedir. Toplayıp bir yerde stoklamak çayın kalitesini bozar. Biz çayın tamamına da talibiz. Hepsini alacağımızı da açık açık söylüyoruz. 700 kilo kotayla zaten sürgünün tamamını alabilecek bir kapasiteye sahibiz" ifadelerini kullandı. Ardeşen Merkez Mahallesi’nde yeni sezonda bahçesine girerek çay toplamaya başlayan müstahsil Hasan Özyanık ise, "Çay güzel. Tam anlamında büyümese de toplanabilecek kıvama geldi. Tüm müstahsillere hayırlı ve bol kazançlar diliyorum. Alın teri kurumadan çayımızın parasını da alacağız inşallah. Çaya bu yıl açıklanan miktar da güzel ama destekleme verselerdi de çok güzel olurdu" dedi. Havaların soğuk gitmesinden dolayı sürgünün geciktiğini vurgulayan Özyanık, "Havaların soğuk olması çayı olumsuz yönde etkiledi. Normal şartlarda Mayıs ayının 10’unda bu çaya başlanmış olması lazımdı "diye konuştu.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:14
Emrina A.Ş.’den Mekke’de yeni nesil konaklama modeli
Emrina Danışmanlık Organizasyon Reklam İnşaat ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. (Emrina A.Ş.), Mekke’de hayata geçireceği ‘7Days Residence Club-Mecca’ projesiyle umre ve hac ziyaretlerine yönelik uzun vadeli bir konaklama modeli geliştirdiğini duyurdu. Emrina A.Ş., Mekke’de Harem-i Şerif’e yakın lokasyonlarda hayata geçireceği ‘7Days Residence Club-Mecca’ projesiyle umre ve hac ziyaretlerine yönelik uzun vadeli konaklama modeli geliştirdiğini duyurdu. Proje çerçevesinde 4 ve 5 yıldızlı oteller ile lüks 1+1 servisli dairelerin satın alınması, kiralanması ve yeniden renovasyona tabi tutulması amaçlandı. Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Emrina A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emrah İnanç, üyelerine uzun yıllar boyunca her yıl 7 gün sabit fiyat avantajıyla konaklama imkanı sunmayı hedeflediklerinin altını çizerek, "Model kapsamında Mekke’de Harem-i Şerif’e yakın konumdaki tesisler yüksek konfor standartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenecektir. 7Days Residence Club-Mecca kapsamında ilk etapta Mekke’de 97 odalı lüks bir otel projesi için sözleşme imzalandık. Her odası 2 kişilik olarak planlanan otel, ultra lüks 4 yıldızlı konfor standartlarına uygun şekilde yeniden tasarlanacak. Hac dönemi sonrasında başlayacak renovasyon sürecinin ardından otelin Ocak 2027 itibarıyla misafirlerine hizmet vermeye başlamasını hedefliyoruz. Bu projede üyeler, 9 yıl boyunca her yıl 7 gün konaklama hakkından yararlanabilecek" diye konuştu. Masar projesi içerisinde 113 lüks 1+1 servisli daire İnanç, proje ile yalnızca ticari bir konaklama modeli değil, aynı zamanda Mekke’ye gelen ziyaretçilere daha konforlu, planlı ve güvenli bir deneyim sunmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Mekke’nin en prestijli gelişim alanlarından biri olan Masar projesi içerisinde Harem-i Şerif’e yaklaşık 850 metre mesafede yer alan 113 adet lüks 1+1 servisli daire projesi için de ortaklık konusunda anlaşmaya vardık. Ocak 2030 itibarıyla hizmete alınmasını planladığımız bu lüks residence dairelerde, ailelerin konforlu şekilde konaklamasına uygun geniş yaşam alanları sunacağız. Dairelerde 4 ila 6 kişinin rahatlıkla konaklayabileceği bir yapıyı hedeflerken, bu projede üyeler 11 yıl boyunca her yıl 7 gün kullanım hakkına sahip olacak. 2027 yılı içerisinde Mekke’de Harem-i Şerif’e yakın bölgelerde yaklaşık 30 otel projesini satın alma, kiralama veya iş birliği modeliyle portföyüne dahil ederek renovasyona tabi tutmayı hedefliyoruz. Bu projelerle üyelerimize uzun süreli, sabit fiyatlı ve uygun taksit imkanlarıyla Mekke’de konforlu konaklama ayrıcalığı sunmayı amaçlıyoruz. 7Days Residence Club-Mecca modeli sayesinde üyelerimiz, umre dönemlerinde otel arama, yüksek sezon fiyatlarıyla karşılaşma ve rezervasyon belirsizliği gibi sorunlardan uzaklaşarak, sabit tarihli veya esnek tarihli şekilde 7 günlük konaklama rezervasyonlarını kolaylıkla yapabilecek. Bu proje ile yalnızca ticari bir konaklama modeli değil, aynı zamanda Mekke’ye gelen ziyaretçilere daha konforlu, planlı ve güvenli bir deneyim sunma hedefindeyiz" açıklamasında bulundu.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:02
Aydın Sanayi Odası’nda Ticaret Bakanlığı’ndan ‘UR-GE İyi Uygulama’ ödülü
Aydın Sanayi Odası, Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Responsible Sorumluluk ve Uluslararası Rekabet Zirvesi kapsamında, UR-GE Projesi Desteği İyi Uygulama Ödülü almaya hak kazandı. Aydın Sanayi Odası tarafından yürütülen ve Aydın’da ilk olan UR-GE Projesi çerçevesinde "Makine İmalatı ve Tedarikçileri Kümesi"ne yönelik gerçekleştirilen eğitim faaliyetinin ödül alması Aydın için guru kaynağı oldu. Ticaret Bakanlığı Söğütözü Yerleşkesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ödül töreninde, UR-GE Projesi Desteği kapsamında başarılı uygulama örneklerini hayata geçiren iş birliği kuruluşlarına plaketleri takdim edildi. Aydın Sanayi Odası adına ödülü, Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın elinden aldı. Zirve programı kapsamında sürdürülebilirlik, sorumlu iş yapma kültürü, döngüsel değer zincirleri, kapalı döngü sistemlerin tedarik zincirine entegrasyonu ve UR-GE projelerinde iyi uygulama örnekleri gibi başlıklarda paneller düzenlendi. Programda Ticaret Bakanlığı temsilcilerinin yanı sıra OECD, uluslararası kuruluşlar, sektör temsilcileri ve iş birliği kuruluşları da yer aldı. Aydın Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, ödül töreni sonrasında yaptığı değerlendirmede, Aydın sanayisinin ihracat yolculuğunda ortaya koyduğu kararlılığın böylesine anlamlı bir platformda takdir edilmesinin büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. Başkan Maraş, açıklamasında "Üyelerimizin üretme azmi, ihracata olan inancı ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer alma hedefi, AYSO olarak yürüttüğümüz çalışmaların temel motivasyonunu oluşturmaktadır. Aydın Sanayi Odası olarak biz, üyelerimizin yanında olmayı yalnızca kurumsal bir görev değil, aynı zamanda Aydın sanayisine karşı taşıdığımız en büyük sorumluluklardan biri olarak görüyoruz. Sanayicilerimizin dünya ile rekabet edebilmesi, yeni pazarlara açılması ve ihracatta kalıcı başarılar elde etmesi için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." dedi. UR-GE Projesi’nin başarılı şekilde yürütülmesinde emeği geçenlere de teşekkür eden Başkan Maraş, açıklamasının devamında "Bu süreçte projenin planlanması, takibi ve etkin biçimde uygulanmasında özverili çalışmalarıyla önemli katkılar sunan UR-GE Proje Yöneticimiz Mine Seçkin’e ayrıca teşekkür ediyorum. Makine İmalatı ve Tedarikçileri sektörüne yönelik UR-GE Projemizde yer alan, projeye sahip çıkan, ortak hedefler doğrultusunda iş birliği kültürünü güçlendiren ve ihracat vizyonuyla sürece değer katan tüm üyelerimizi de gönülden tebrik ediyorum. Aydın Sanayi Odası olarak üyelerimizin ihracat yolculuğunda daha cesur adımlar atması, küresel değer zincirlerinde daha görünür hale gelmesi ve Aydın sanayisinin adını uluslararası alanda daha güçlü duyurması için proje üretmeye, yol göstermeye ve üyelerimizle birlikte yeni başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz." İfadelerine yer verdi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 16:40
Kamu işçilerinin ilave tediye ödemeleri bayramdan önce hesaplara yatacak
Resmi Gazete kararına göre kamu işçilerinin ilave tediye ödemeleri Kurban Bayramı’ndan önce hesaplara yatacak. Milyonlarca kamu işçisini ilgilendiren tediye ödeme tarihleri belli oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete kararına göre, ilave tediye ödemesinin birinci yarısı 22 Mayıs 2026 tarihinde, diğer yarısı ise 18 Aralık 2026 tarihlerinde hesaplara geçecek. Böylece kamu işçileri Kurban Bayramı öncesinde ilk taksit ödemesini almış olacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan konu üzerine yapılan açıklamada, "Resmi Gazete’nin bugünkü mükerrer sayısında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararına göre devlet ve bağlı kurumlarda çalışan işçilerimizin 2026 yılı ilave tediye ödemelerinin tarihleri belli oldu. İlave tediyenin birinci yarısı Kurban Bayramı öncesinde 22 Mayıs 2026 tarihinde, İkinci yarısı ise 18 Aralık 2026 tarihinde ödenecektir. Kamuda çalışan işçilerimiz için hayırlı olsun" ifadelerine yer verdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Mayıs 2026 Perşembe- 12:00
Baba-oğulun mahalle bakkalından Seç Market’e uzanan 40 yıllık yolculuğu
2
20 Mayıs 2026 Çarşamba- 14:31
Aksaray’da hayvan pazarında kurban hareketliliği yaşanıyor
3
21 Mayıs 2026 Perşembe- 08:48
Tescilli Adana karpuzunda hasat başladı
4
21 Mayıs 2026 Perşembe- 10:02
Yanan ormanlık alanda doğanın cömertliği köylüleri sevindirdi: Fiyatı gram altınla yarışıyor
5
21 Mayıs 2026 Perşembe- 10:10
Yağışlar Karacabey Ovası’na buğday bereketi getirdi; dekara 900 kilogram bekleniyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 11:06
"Dünya İçin Lazım - Greenfest" yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla gerçekleşti
Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği işbirliğiyle hayata geçirilen "Dünya İçin Lazım" projesi kapsamında düzenlenen "Dünya İçin Lazım-GreenFest" etkinliği yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla gerçekleşti. Çocuklarda sürdürülebilirlik farkındalığı oluşturmak amacıyla festival kapsamında "Dünyanın Bir Çağrısı Var!" temalı resim yarışmasının finali de düzenlendi. Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği ortaklığında elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik ederken, sürdürülebilirlik farkındalığına sahip elçiler yetiştirmek amacıyla hayata geçirilen "Dünya İçin Lazım" projesi kapsamında özel bir festival düzenlendi. İstanbul’da gerçekleştirilen "Dünya İçin Lazım - GreenFest" etkinliğine civar okullardan ve farklı illerden yaklaşık 900 gönüllü ve çocuk katıldı. Vodafone Gönüllüleri’nin de çocuklarda doğa bilincinin ve elektronik atık farkındalığının artırılmasına yönelik düzenlenen çeşitli atölyelerde aktif görev aldığı festivalde, "Dünyanın Bir Çağrısı Var!" temalı resim yarışması finali de gerçekleşti. Festivalde Ceyda Düvenci ve kurucu ortağı olduğu Taş Kağıt Makas Atölyesi de "Doğal Boya ile Renklendirme Atölyesi" ile çocuklarla buluştu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi: "Her ne kadar birçok ülkede mevzuata dayalı çeşitli toplama sistemleri mevcut olsa da, geri dönüştürülebilen e-atık miktarı üretilen toplamın çok altında kalıyor. E-atıkların geri dönüşümünü teşvik etmeye ve farkındalık oluşturmaya devam etmemiz gerekiyor. Bu inançla başlattığımız ‘Dünya İçin Lazım’ projesinde amacımız; e-atıkları dönüştürerek doğamızın korunmasına katkıda bulunmak, e-atık dönüşümü sayesinde doğa bilinci gelişen bir topluluğun oluşmasını sağlamak, sürdürülebilirlik eğitimleriyle bu toplulukları geliştirerek büyütmek. Projemizin bir parçası olarak düzenlediğimiz ‘Dünya İçin Lazım - GreenFest’ etkinliğinde de amacımız çocuklarda doğa ve e-atık bilincinin artırılmasıydı. Yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katılımıyla renkli bir festival gerçekleştirdik. Festivalde emeği geçen tüm paydaşlarımıza, değerli jüri üyelerimize, gönüllülerimize ve katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Daha sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceğiz." WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gül Gürsoy şöyle konuştu: "‘Dünya için Lazım’ projesiyle bir yandan e- atıkların geri dönüştürülmesiyle doğanın korunması, bir yandan da doğa bilinci yüksek nesiller için bir araya geldik. WWF-Türkiye olarak, çocukları, gençleri yalnızca yarınların garantisi olarak değil, bugünden doğayla bağ kurması gereken bireyler olarak görüyoruz. Onların doğayla kurduğu ilişkinin geleceğimizin yanı sıra bugünü de dönüştürme gücüne sahip olduğunu biliyoruz. Bu nedenle, eğitimin ve doğa koruma bilgisinin çocuklara ulaşması önceliklerimizin başında yer alıyor. İşin aslı, çocuklara doğa koruma bilgisi taşımak bizim için sadece bir eğitim meselesi de değil; çocukların yaşamla kurdukları bağı güçlendirme yolu. ‘Dünyanın Bir Çağrısı Var’ resim yarışması ve GreenFest kapsamında düzenlenen etkinlik ve atölyelerin de gösterdiği gibi çocuklarımıza doğayı tanıma, anlama ve değer verme imkânı sunduğumuzda hem bugünü hem de geleceği birlikte koruyabileceğiz." Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise şunları ifade etti: "‘Dünya İçin Lazım’ projesi ile çocukların doğa, sürdürülebilirlik ve gelecek konularında farkındalık kazanmalarını hedefliyoruz. Onları bu yolculuğun merkezine alırken, aynı zamanda eğitmenleri ve ebeveynleri de sürece dahil ederek kalıcı bir etki oluşturuyoruz. GreenFest ise bu ortak geleceğe olan inancımızın güçlü bir yansıması. Hep birlikte, dünya için sorumluluk almaya ve daha sürdürülebilir bir yarın için çalışmaya devam edeceğiz." Resim yarışmasına 39 şehirden 372 başvuru alındı Festival kapsamında düzenlenen resim yarışmasına 39 şehirden 372 başvuru alındı. Finalde Hatay, Şanlıurfa, Şırnak, Bursa ve İstanbul’dan ilkokul ve ortaokul öğrencilerine ait toplam 6 eser değerlendirildi. İş, sanat ve sürdürülebilirlik dünyasından seçili isimlerin yer aldığı jüri tarafından yapılan değerlendirmede, eserler, izleyicide bıraktığı duygu, genel etki ve bütünlüğü, hayal dünyasının zenginliği, farklı ögelerin kullanımı, kompozisyon ve düzen, renk uyumu ve estetik, mesajın netliği, çevresel/sosyal etki, özgünlük, farklı fikirlerin kullanımı, çizim ve yöntem kalitesi, malzeme kullanımı gibi kriterler göz önüne alınarak puanlandı. Değerlendirme sonucu 6 kategoride ödül kupaları verildi. Buna göre, 7-10 yaş grubunda "Dünyanın Sesi" kategorisinde "Dünya Senin Elinde" temalı eseriyle Öykü Mercan Keskin, "Hayal Gücü Kahramanı" kategorisinde "Kalbinde Umut Taşıyan Dünya" temalı eseriyle Zeynep Erva Kılıç, "Renklerin Büyüsü" kategorisinde "Güzel Bir Dünya İçin Sürdürülebilir Çevre" temalı eseriyle Asya Alyanak; 11-14 yaş grubunda ise "Dünyaya Mesaj" kategorisinde "Sessiz Çığlık" temalı eseriyle Kayla Şahin, "Özgün Bakış" kategorisinde "Geleceğe Bir Dünya Bırakalım" temalı eseriyle Melis Ada Uyanık, "Sanatsal Ustalık" kategorisinde "Yeşilin Nefesi" temalı eseriyle Meva Nil Biçen ödüle layık görüldü. Her kategoride ödül sahiplerine 30 bin TL’lik teknoloji hediye çeki de sunuldu. Farklı konularda atölyeler düzenlendi Festivalin ikinci yarısında ise E-Atık Sanatı, E-Atık Dedektifleri (İnceleme ve Tanıma), Biyoçeşitlilik, Tohum Topu Yapım, Geri Dönüştürülmüş Kağıt, Doğa ve Canlılar Keşfi, Bez Çanta Tasarlama, Dans, Yüz Boyama Alanı, Doğa Dostlarının Sesi Alanı gibi birbirinden ilginç konularda atölyeler düzenlendi. 7-14 yaş arası çocuk ve gençlerin katılımıyla gerçekleşen atölyelerde katılımcılara doğayla ilgili temel kavramlar deneyimletilerek hem eğitici hem de eğlendirici bir ortam sunuldu. Projeye herkes dahil olabiliyor "Dünya İçin Lazım" projesi kapsamında elektronik atıklar ülke genelinde Vodafone mağazaları veya ücretsiz kargo aracılığıyla toplanıyor ve geri dönüştürülüyor. Doğaya "sıfır atık" katkısında bulunulmasının yanı sıra verilen doğa eğitimleri ile sürdürülebilirlik bilinci gelişen bir topluluğun oluşması da hedefleniyor. Projeye e-atıklarını geri dönüştürmek isteyen herkes dahil olabiliyor. Projenin ilk yılında 15 ton e-atığın geri dönüştürülmesi ve 60 bin kişiye doğa eğitimi verilmesi hedefleniyor.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:52
İsdemir, 55’inci kuruluş yılında yatırımlarını hızlandırıyor
OYAK Maden Metalürji şirketlerinden İsdemir, sürdürülebilir üretim anlayışıyla Türk sanayisine ve demir-çelik sektörüne değer katmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük kapasiteli yüksek fırınlarından birini devreye alan İsdemir, 55’inci kuruluş yılında yatırımlarını hızlandırıyor. Temelleri 1970 yılında atılan İsdemir, üretim ve ihracat kapasitesinin yanı sıra sağladığı istihdamla Türk sanayisinin gelişiminde önemli bir rol üstlenmeye devam ediyor. 5 bine yakın kişiye doğrudan, yaklaşık 9 bin kişiye dolaylı istihdam sağlayan İsdemir, 5.8 milyon ton/yıl sıvı çelik kapasitesi ile Türkiye’nin aynı zamanda yassı ve uzun ürün üretebilen entegre çelik üreticisi konumunda bulunuyor. 55’inci kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı, OYAK Genel Müdürü ve Erdemir-İsdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Yönetim Kurulu Üyeleri ve OYAK Maden Metalürji şirketleri yöneticileri, İsdemir Genel Müdürü Ayhan Akın’ın ev sahipliğinde İsdemir tesislerini ziyaret etti. Ziyarette tesisleri yakından inceleyen OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, şirketin Türk sanayisindeki ve demir-çelik sektöründeki öncü rolüne vurgu yaptı. İsdemir’in kurulduğu ilk günden beri Türkiye’nin ve İskenderun bölgesinin kalkınmasında kilit bir rol üstlendiğini ifade eden Yalçıntaş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Modern üretim tesisleri, güçlü ihracat performansı ve yenilikçi teknolojik altyapısıyla ülkemizin küresel arenadaki rekabet gücüne katkı sağlayan İsdemir, bir üretim merkezi olmanın ötesinde toplumsal ve ekonomik değer oluşturan bir kurum olma özelliği taşıyor." İsdemir’in Net Sıfır Yol Haritası çerçevesinde hayata geçirdiği çevresel ve teknolojik yatırımların, Türk sanayisinin sürdürülebilir dönüşüm sürecine yön veren örnek uygulamalar arasında yer aldığını belirten Yalçıntaş, "İsdemir’in 2050 yılında net sıfır emisyon hedefine ulaşma kararlılığı, yalnızca çevresel sürdürülebilirlik açısından değil, aynı zamanda Türk sanayisinin küresel standartlara uyum sağlama vizyonu açısından da büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, OYAK’ın sürdürülebilirlik odaklı, uzun vadeli değer oluşturma stratejisini somut biçimde ortaya koyuyor" diye konuştu. Türkiye’nin en büyük kapasiteli yüksek fırınlarından biri faaliyete geçti Söz konusu hedef doğrultusunda yatırımlarına hız veren İsdemir, Türkiye’nin en büyük kapasiteli yüksek fırınlarından biri olan "Cemile"yi 2025 yılında devreye aldı. Yıllık 2,8 milyon ton sıvı ham demir üretim kapasitesi ile verimliliği artıran, enerji tasarrufu sağlayan ve ileri teknolojilerle donatılan yeni nesil yüksek fırın, çevre dostu gaz geri kazanım teknolojisi ile emisyonları azaltarak, karbon nötr hedeflerine ulaşma yolculuğunda İsdemir’e katkı sağlayacak.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:40
Uzak Doğu’dan gelen müşterilerinden esinlendi, ’Sushi Kadayıf’ yaptı
Adanalı tatlıcı, Uzak Doğu ülkelerinden gelen müşterilerinden esinlenerek ’Sushi Kadayıf’ yaptı. ’Chopsticks’ (yemek çubuğu) ile servis edilip tüketilen tatlı, müşterilerden tam not aldı. Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik, bu yaz iş yerine Uzak Doğu ülkelerinden gelen onlarca müşterilerinden esinlenip onlara uygun bir ürün yapmak istedi. Bunun üzerine AR-GE çalışmalarına başlayan Geyik, ’Sushi Kadayıf’ta karar kıldı. Fıstık ezmesinin içerisine muz ve kadayıf koyup Sushi matına sarıp yanında da çikolata sos ile servis eden Geyik, yeni ürünü önce iş yerinde çalışanlarına ardından da müşterilerine denetti. Herkesten tam not alan Geyik, yeni ürünü menüsüne koydu ve yemek çubuğu ile servis edilen ’Sushi Kadayıf’ yoğun talep görmeye başladı. "Müşterilerimizde bizlerde çok memnunuz" İhlas Haber Ajansı muhabirine bilgi veren Zeynep Geyik, "Uzak Doğu’dan gelen müşterilerimiz üzerine bu tatlıyı yapmaya karar verdik. Yeni bir ürün çıkartmış olduk, kadayıf çıtırlığını bu üründe hissediyorsunuz, çok lezzetli. ’Çöp Şiş Katmer’den sonra ’Sushi Kadayıf’ta tuttu. Satışlar güzel gidiyor, gelen müşterilerimizde bizlerde çok memnunuz"dedi. Tatlı yemeye gelenlerden Oğuz Gülnaz da, "Bu işletme sürekli yeni ürünler çıkartıyor ve bu ürünü görüp denemek istedim. Çok güzel bir lezzet, yemesi de çok keyifli. Herkese tavsiye ediyorum"diye konuştu.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:35
Uzak Doğu’dan gelen müşterilerinden esinlendi, ’Sushi Kadayıf’ yaptı
Adanalı tatlıcı, Uzak Doğu ülkelerinden gelen müşterilerinden esinlenerek ’Sushi Kadayıf’ yaptı. ’Chopsticks’ (yemek çubuğu) ile servis edilip tüketilen tatlı, müşterilerden tam not aldı. Adanalı tatlıcı Zeynep Geyik, bu yaz iş yerine Uzak Doğu ülkelerinden gelen onlarca müşterilerinden esinlenip onlara uygun bir ürün yapmak istedi. Bunun üzerine AR-GE çalışmalarına başlayan Geyik, ’Sushi Kadayıf’ta karar kıldı. Fıstık ezmesinin içerisine muz ve kadayıf koyup Sushi matına sarıp yanında da çikolata sos ile servis eden Geyik, yeni ürünü önce iş yerinde çalışanlarına ardından da müşterilerine denetti. Herkesten tam not alan Geyik, yeni ürünü menüsüne koydu ve yemek çubuğu ile servis edilen ’Sushi Kadayıf’ yoğun talep görmeye başladı. "Müşterilerimizde bizlerde çok memnunuz" İhlas Haber Ajansı muhabirine bilgi veren Zeynep Geyik, "Uzak Doğu’dan gelen müşterilerimiz üzerine bu tatlıyı yapmaya karar verdik. Yeni bir ürün çıkartmış olduk, kadayıf çıtırlığını bu üründe hissediyorsunuz, çok lezzetli. ’Çöp Şiş Katmer’den sonra ’Sushi Kadayıf’ta tuttu. Satışlar güzel gidiyor, gelen müşterilerimizde bizlerde çok memnunuz"dedi. Tatlı yemeye gelenlerden Oğuz Gülnaz da, "Bu işletme sürekli yeni ürünler çıkartıyor ve bu ürünü görüp denemek istedim. Çok güzel bir lezzet, yemesi de çok keyifli. Herkese tavsiye ediyorum"diye konuştu. (UMT-HİV-
04 Ekim 2025 Cumartesi - 10:30
İŞKUR gençlik programı yeni dönemde büyüyerek başlıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üniversite öğrencilerinin eğitimlerine devam ederken iş deneyimi kazanabilmelerini sağlayan İŞKUR Gençlik Programı’nın kontenjanının bu yıl 150 bine çıkarıldığını açıkladı. Üniversite öğrencilerinin eğitim hayatlarını aksatmadan iş deneyimi kazanmalarını sağlayan İŞKUR Gençlik Programı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla genişletildi. Geçtiğimiz eğitim-öğretim döneminde 100 bin öğrenci için uygulanan program, yoğun ilgi ve memnuniyet üzerine bu yıl 150 bin öğrenciye ulaşacak. İŞKUR aracılığıyla devlet üniversiteleriyle iş birliği içinde yürütülen program; gençlere iş arama becerileri, finansal okuryazarlık, CV hazırlama ve mülakat teknikleri gibi alanlarda eğitim verirken, aynı zamanda gelir elde etme fırsatı da sunuyor. Her üniversitenin kendi öğrencilerine özel olarak haftada en fazla üç gün uygulanacak program sayesinde öğrenciler, derslerinden geri kalmadan hem okuyup hem çalışabilecek. Programa katılan öğrencilere günlük 1.083 TL ödeme yapılacak. Böylece ayda 5 gün katılım sağlayan bir öğrenci yaklaşık 5 bin 415 TL, 14 gün katılan öğrenci ise yaklaşık 15 bin 162 TL kazanabilecek. Ayrıca, program süresince öğrencilerin kısa vadeli sigorta primleri de İŞKUR tarafından karşılanacak. Öğrenciler başvurularını genclik.iskur.gov.tr adresinden girerek kendi üniversitelerine ve en yakın kampüse yapabilecekler.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 09:48
6. Kahramanmaraş Alışveriş Fuarı, EXPO’da açıldı
Kahramanmaraş’ın ticaret ve sosyal hayatına yeni bir soluk getirdiği belirtilen 6. Kahramanmaraş Alışveriş Fuarı, Onikişubat Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen törenle ziyaretçilere kapılarını açtı. Onikişubat Belediyesinin, odaların işbirliğiyle organize ettiği fuar, 12 Ekim 2025 tarihine kadar EXPO 2023 Sergi Alanı’nda vatandaşları ağırlayacak. Fuarda, yalnızca alışveriş fırsatı sunulmayacağı, çocuklar için özel etkinlikler, aileler için keyifli aktiviteler, konserler ve sosyal programlarla da zenginleştirilmiş bir içerikler olacağı ifade edildi. Her gün 11.00 - 24.00 saatleri arasında açık olacak fuarda gıda, tekstil, ev eşyaları, el sanatları, teknoloji ve daha pek çok sektörden firmalar ürünlerini sergileyecek. Onikişubat Belediyesi’nin hedefinin, fuar aracılığıyla esnaflara ürünlerini tanıtma, satış yapma ve yeni iş bağlantıları kurma imkânı sunma olanağı sağlarken vatandaşlara da yalnızca alışveriş değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir buluşma ortamı sağlamak olduğu kaydedildi. Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, fuarın şehrin ekonomik ve sosyal hayatına büyük katkı sağlayacağını söyledi. Toptaş, "Açılışını gerçekleştirdiğimiz Kahramanmaraş Alışveriş Fuarı, esnafımıza yeni iş fırsatları sunarken hemşehrilerimize de kaliteli ve uygun fiyatlı alışveriş imkânı sağlayacak. Bunun yanı sıra fuarımız, ailelerimizin ve çocuklarımızın keyifli vakit geçirebileceği sosyal bir ortam oluşturacak" dedi. "Esnafımızın emeği ve alın teri bizim için en değerli hazinedir" Başkan Toptaş konuşmasında, esnafın şehrin temel direği olduğunu vurgulayarak "Esnafımızın üretimi, emeği ve alın teri bizim için en değerli hazinedir. Onikişubat Belediyesi olarak attığımız her adımda, düzenlediğimiz her organizasyonda esnafımızı, üreticimizi ve girişimcimizi desteklemeyi öncelik görüyoruz. Bu fuar, Kahramanmaraş’ın ticari hayatına bereket katacak, sosyal yaşamını da renklendirecektir. Bu ay sadece yatırımlarımızı değil, kültürel, ekonomik ve sosyal hayatımızı da zirveye taşıyacak bir döneme hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehrimizin ekonomik ve sosyal hayatına değer katacak 6. Kahramanmaraş Alışveriş Fuarı’na tüm hemşehrilerimizi bekliyorum. Gelin, bu fuarı hep birlikte sahiplenelim, esnafımıza destek olalım ve ailelerimizle keyifli bir fuar atmosferi yaşayalım" ifadelerini kullandı.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 09:17
Bu ekmeği alan 1 hafta başka ekmek almıyor
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde yüz yılı aşkın ekşi mayayla üretilen coğrafi işaret tescilli Araköy ekmeği, 8 saatlik zahmetli üretim süreci ve 4 kilogramlık devasa boyutuyla dikkat çekiyor. İlçeye bağlı Araköy köyünde, bir asırdan fazla süredir aynı ekşi maya ile yoğrulan ve taş fırınlarda odun ateşinde pişirilen coğrafi işaret belgeli Araköy ekmeği, zahmetli üretim sürecinin ardından lezzetini hem ülke içine hem de ülke sınırlarının dışına taşıyor. Bu eşsiz lezzet, Gümüşhane’nin dağlarından New York ve Mekke’deki sofralara kadar uzanan bir şöhrete kavuştu. Araköy ekmeğinin sırrı yalnızca dört temel malzemede gizli. Un, su, tuz ve yüz yılı aşkın süredir kuşaktan kuşağa aktarılan ekşi maya. Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan bu ekmek, doğal ve sağlıklı yapısıyla öne çıkıyor. Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan 2019 yılında "Coğrafi İşaret Tescil Belgesi" alan Araköy ekmeği, bu sayede hem kalitesini hem de geleneksel üretim yöntemlerini koruma altına aldı. 8 saatlik sabır ve emeğin eseri Gümüşhane’nin kültürel bir mirası da olan Araköy ekmeğinin bir somununun sofralara gelme süreci ise 8 saatlik bir sabır ve emek gerektiriyor. Özenle hazırlanan hamur, taş fırınlarda odun ateşinde yavaş yavaş pişiriliyor. Fırından çıktığında ortalama 4 kilogram ağırlığa ulaşan her bir ekmek, doyuruculuğu ve uzun süre bayatlamayan yapısıyla da fark oluşturuyor. Normal bir ailenin yaklaşık bir haftalık ekmek ihtiyacını tek başına karşılayabilen bu bereketli lezzet, özellikle kalabalık sofraların vazgeçilmezi oluyor. Bir mahallenin adını değiştiren güç: "Ekmekçiler" Araköy ekmeğine son yıllarda artan yoğun talep, köyün sosyal yapısını da etkiledi. Ekmek üretimi o kadar merkezi bir hale geldi ki, üretimin yoğunlaştığı mahallenin adı "Ekmekçiler Mahallesi" oldu. Satışı adetle değil kiloyla yapılıyor Ekşi mayalı ekmek otoriteleri tarafından dünyanın en iyi ekmeklerinden birisi olarak nitelendirilen Araköy ekmeğinin satışı da adet üzerinden değil de kilo üzerinden yapılıyor. Pişirildikten sonra neredeyse tüm üreticiler tarafından bölgedeki köy, yayla ve obalara götürülen, son yıllarda da hem internet aracılığı hem de diğer iletişim kanallarıyla Türkiye’nin dört bir tarafına hatta Mekke ve New York başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına gönderiliyor. "Hiçbir katkı kullanmıyoruz" Ekmekçiler Mahallesinde Araköy ekmeğini dedesinden öğrendiği şekilde 20 yıldır yapmaya devam eden Ersoy Tozlu, "Dede mesleği olarak doğal ekşi mayalı tam buğday ekmeği üretiyorum. 20 yıldır işin içindeyim. Hiçbir katkı kullanmıyoruz. Sadece un, su, tuz kullanarak üretiyoruz. Dört saatte pişiriyoruz. Odun ateşiyle dört saat fırınımızı yakıyoruz. Dört saatte içeride kalıyor. Tam olarak doğaldır. Hiçbir katkısı yok. Hamurun mayalanması ve hazırlanmasıyla birlikte bir ekmek ortalama 8-9 saat aralığında ortaya çıkıyor. Hem ağır ağır 4 saatte piştiği için, bir de özü içinde olduğu için kabartma tozu ve diğer mayalar olmadığı için içi dolgundur, kendini korur, kabuğu da korur onu. Yani bir hafta on gün dayanma süreci var" ifadelerini kullandı. "Yaşı bir hafta kurusu 1 yıl dayanıyor" Araköy ekmeğini dilimleyerek tekrar fırına atıp 24 saat kuruttuktan sonra peksimet olarak da sattıklarını dile getiren Tozlu, bunun da bir yıllık bir dayanma süreci olduğunu belirterek, "İkisini de satıyoruz yöreye göre. Yörenin damak tadına bağlı. Bazı yörelerde en çok kuruyu satıyoruz bazı yörelerde en çok tazesini satıyoruz. İstanbul’a gönderdim. Birkaç sene önce hacı amcalara verdim, hacca da gitti. Civar köy ve yaylalarda satış yapmak için ortalama 150-200 kilometre yol yapıyorum günlük. Bunu yiyen eğer alışırsa yani sürekli tüketen insanlar zaten bizi arar, sürekli isterler. Bazen evlerine kadar götürdüğümüz yerler de var. Kargo da yapıyoruz. İl dışına otobüslerle gönderiyoruz. Toptan satışlarımız da oluyor" diye konuştu. "Bu diyetisyen gibi bir ekmek olduğu için kilo aldırmaz" İstanbul’da yaşayan ve sık sık memleketine gelen Münir Tozlu, "Emekli olduktan sonra köye gidip geliyoruz. Ben İstanbul bölgesinden Gümüşhane’nin ekşi mayalı buğday ekmeğini istek, talep üzerine haftalık gelip götürüyorum. Bu sefer 300 kiloluk ekmek götürüyorum. Lezzetli, doyumlu, rahatsız edici olmadığı için bu lezzeti tadanlar biliyor. Bu diyetisyen gibi bir ekmek olduğu için kilo aldırmaz. Bunu bilen arayıp buluyor. Ama köyde buluyor, ama İstanbul’da buluyor, ama Türkiye’nin her yanında. Yani bu ekmek yaygınlaştı artık. Onun için de lezzetli, doyumlu rahatsız edici olmadığı için o lezzeti tadanlar biliyor" dedi. "İstanbul’a 300-400 kilo götürüyorum ama iki günde bitiyor" Yaş ekmeğin yanında kurutularak hazırlanan peksimetlerinin de yoğun ilgi gördüğünü kaydeden Tozlu, "Çayda, kahvaltıda, yoğurtta, çorbada tadına doyum olmuyor. Ağırlıklı olarak taze ekmek gidiyor. Ben İstanbul’a götürmek için 300-400 kilo alıyorum ama iki günde bitiyor zaten" diye konuştu.
03 Ekim 2025 Cuma - 19:07
MUOSB Başkanı Kıvırcık: "OSB’mizi yalnızca üretim yeri değil, modern bir yaşam alanı yapmayı hedefliyoruz"
Muradiye Organize Sanayi Bölgesi (MUOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, "Altyapı, asfalt, Uzunburun genişleme alanı ve Work&Life projeleriyle OSB’mizi cazibe merkezi haline getirdik. OSB’mizi yalnızca üretim yeri değil, modern bir yaşam alanı yapmayı hedefliyoruz" dedi. Muradiye Organize Sanayi Bölgesi’nde (MUOSB) faaliyetlerine başlayan Atlas MNS Alüminyum firmasının açılış töreni geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Törene, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, AK Parti İl Başkanı Süleyman Turgut ve AK Parti Yunusemre İlçe Başkanı İlkcan Durmaz’ın yanı sıra birçok bürokrat ve iş insanı katıldı. Açılışta konuşan Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, bölgenin son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek şunları söyledi: "Göreve geldiğimiz günden bu yana altyapıdan üstyapıya, genişleme alanlarından sosyal yaşam projelerine kadar pek çok yatırımı bölgemize kazandırdık. Altyapı, asfalt, Uzunburun genişleme alanı ve Work&Life projeleriyle OSB’mizi cazibe merkezi haline getirdik. Bölgemize yeni bir soluk katacak Work&Life projemizin de temellerini ekim ayı sonunda atacağız. Yaklaşık bir yıl sürecek hızlı bir inşaat süreci sonunda modern ofisleri ve iş yerlerinin yanı sıra rekreasyon alanıyla hem OSB’mize hem de konut bölgesine hizmet sunacak bu marka projemizle OSB’mizi yalnızca üretim yeri değil, modern bir yaşam alanı yapmayı hedefliyoruz. Ayrıca, dünya markaları ile yaptığımız satış ve kiralama sözleşmeleri projenin değerini daha şimdiden artırmış durumda" Kıvırcık, göreve geldiklerinde 70 adet boş parsel bulunduğunu, 4 yıl içinde bu parsellerin büyük kısmının yatırıma dönüştürüldüğünü ifade etti. Bölge sınırlarının 3 milyon metrekareden 7 milyon metrekareye çıkarıldığını hatırlatan Kıvırcık, önümüzdeki 5 yıl için hedeflerinin 10 milyon metrekare olduğunu açıkladı. Başkan Kıvırcık ayrıca küçük sanayi sitesi projesine de değinerek, küçük sanayi esnafının daha modern iş yerlerine kavuşacağını, bu konuda çalışmaların son aşamaya geldiğini söyledi. Bu çalışmaya verdikleri destek için Manisa Valisi başta olmak üzere AK Parti Manisa milletvekilleri ve il başkanına teşekkürlerini sunan Kıvırcık, projenin detaylarını çok yakında kamuoyuyla paylaşacaklarının müjdesini verdi. Kıvırcık, "Küçük-büyük demeden her yatırımcımızın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Atlas MNS’in bölgemizde üretime başlaması, Manisa’mıza ve ülkemize hayırlı olsun" diye konuştu.
03 Ekim 2025 Cuma - 18:28
Saraydüzü’nde çeltik hasadı başladı
Sinop’un Saraydüzü ilçesinde çeltik hasadı başladı. Bu sezon 6 bin 500 dekar alandan 5 bin ton ürün bekleniyor. Saraydüzü’nde çeltik tarlalarında altın başaklar, çiftçilerin emeği ve sabrıyla buluştu. Yetkililer, üretmenin ve ekmeğin değerini vurgulayarak "bereketli bir hasat sezonu" dileğinde bulundu. Türkiye genelinde yıllık 28 bin tonluk çeltik üretim kapasitesiyle 6. sırada yer alan Sinop’taki üretimin önemli bir kısmı Saraydüzü’nde gerçekleştiriliyor. İlçede yaklaşık 6 bin 500 dekara ekilen çeltikten yıllık ortalama 5 bin ton verim alınıyor. Çeltik ekim alanlarının her yıl artış gösterdiği ve üretimde verimliliğin yükseldiği bildirildi. Çiftçilerin sulama, gübreleme ve tarımsal destek taleplerinin karşılanması için DSİ ve ilgili kurumlarla iş birliği yürütülüyor. Yetkililer, emeğiyle toprağa bereket katan, sofraya helal lokma koyan çiftçilere kolaylıklar diledi.
03 Ekim 2025 Cuma - 18:11
Nürnberg’in atmosferi İzmir ve Antalya’ya taşındı
Bavyera’nın tarih, kültür ve lezzetleri, Corendon Airlines ve Albrecht Dürer Airport Nürnberg iş birliğiyle düzenlenen özel etkinliklerle Türk seyahat severlerle buluştu. Bavyera’nın kültür, tarih ve gastronomi zenginliği Türkiye’ye taşındı. Corendon Airlines ile Albrecht Dürer Airport Nürnberg iş birliğinde, İzmir ve Antalya’da "Taste of Nue-Kışın Bavyera’nın Tatlı Yüzü" adlı özel tanıtım etkinlikleri düzenlendi. İzmir’deki etkinlik 1 Ekim 2025 Çarşamba günü Arkas Arcademia’da, Antalya’daki etkinlik ise 2 Ekim 2025 Perşembe günü bir otelde gerçekleşti. Katılımcılar, Nürnberg’in tarihinden alışveriş kültürüne, gastronomisinden nostaljisine kadar kentin farklı yönlerini yakından tanıma imkânı buldu. Etkinliğin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Nürnberg’in ünlü zencefilli çöreklerinin yapımını deneyimleme atölyesi oldu. Katılımcılar, geleneksel tarifin inceliklerini öğrenerek kendi kurabiyelerini pişirdi. Nürnberg’in kış aylarında sunduğu büyüleyici atmosfer, özellikle yılbaşı döneminde dünyaca ünlü Christkindlesmarkt Noel Pazarı ve Noel şehri Rothenburg gibi noktalarıyla dikkat çekiyor. "Türk ziyaretçilerden Nürnberg’e yoğun ilgi" Albrecht Dürer Airport Nürnberg verilerine göre, 2024 yılında konaklama amacıyla Nürnberg’e gelen Türk ziyaretçilerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 43 arttı. "Taste of Nue" etkinlikleri, Bavyera’nın kültür ve lezzet dolu yüzünü Türk seyahat severlerle buluşturarak iki destinasyon arasındaki bağları daha da güçlendirdi.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:37
‘Bilim Kadınları İçin’ Programı’nın 20 yılı aşan yolculuğu kitap oldu
L’Oréal Türkiye; dünyanın bilime, bilimin kadınlara ihtiyacı var yaklaşımı doğrultusunda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliği ile yürüttüğü "Bilim Kadınları İçin" Programı kapsamında 23 yıldır Türkiye’nin dört bir yanındaki bilim kadınlarını desteklemeyi sürdürüyor. Türkiye’nin en uzun süreli kesintisiz devam eden kurumsal sosyal sorumluluk programlarından olan "Bilim Kadınları İçin" Programı’nda, genç ve yetenekli bilim kadınlarının tanınmalarını sağlayarak özgün rol modeller oluşturmak ve bilimsel mükemmelliği ödüllendirmek hedefiyle bugüne kadar 128 bilim kadınına ödül verildi. "Bilim Kadınları İçin" Programı ile 23 yıldır kadın bilim insanlarının başarılarını görünür kılan L’Oréal Türkiye, mentorluk ve sivil toplum iş birlikleriyle programın kapsamını her yıl genişletiyor. Bu yıl ödül alan dört bilim kadınına toplam 1,2 milyon TL tutarında maddi destek sağlayan şirket, bilime ve topluma somut katkı sağlamaya devam ediyor. Bu yıl L’Oréal Türkiye, bilim kadınlarının bilinirliğini artırmak amacıyla özel bir kitap çalışmasına da imza attı. Program kapsamında ödül alan bilim insanlarının başarıları ve yaşam öyküleri, ilk kez hayata geçirilen "Bilim Kadınları İçin: Bilimin İzinde Cesur Türk Kadınlarının Hikâyesi" adlı kitapta kalıcı bir anlatıya dönüştürüldü. Bu eser, yalnızca akademik başarıları değil, bilimin insani yönlerini de kamuoyuyla buluşturuyor. Kitaptan elde edilecek tüm gelir, bilimi toplumun her kesimine yaymayı hedefleyen Bilim Kahramanları Derneği’ne bağışlanacak. Bu girişim, programın yalnızca maddi destek sağlamakla kalmayıp, bilim kadınlarının hikâyelerini görünür kılarak toplumsal farkındalık oluşturma misyonunun da güçlü bir yansıması olacak. "Bu program yalnızca ödül değil, bir toplumsal dönüşüm hikâyesi" Yakın zamanda görevine başlayan L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, programın oluşturduğu toplumsal etkiye şu sözlerle dikkat çekti: "Türkiye’nin genç nüfusu ve dinamik yapısı, Bilim Kadınları İçin Programı’na da yansıyor. Başvuruları incelediğimizde sağlıktan iklim değişikliğine, sürdürülebilirlikten teknolojiye kadar birçok alanda geliştirilen çözümler yalnızca bilimsel yenilikler sunmakla kalmayıp, toplumun farklı kesimlerine ve gezegenimizin karşı karşıya olduğu sorunlara da çözüm arıyor ve oluşturuyor. Bilim insanı kökenli bir lider olarak, bu projelerin arkasındaki tutkuyu ve bilimin dönüştürücü gücünü çok daha yakından hissediyorum. UNESCO iş birliğiyle 110’dan fazla ülkede yürütülen Bilim Kadınları İçin Programımız, 27 yılda dünya çapında 4 bin 700’den fazla kadın bilim insanını destekledi. Uluslararası düzeyde 137 bilim kadını ‘Bilimde Mükemmeliyet Ödülü’ ile onurlandırılırken, bu isimlerden 7’si daha sonra Nobel Ödülü’ne layık görüldü. Türkiye ise bu programın en aktif ülkelerinden biri olarak, en çok destek veren ilk beş ülke arasında yer alıyor. Tüm bu başarıların ardında ise bilim yolunda azimle ilerleyen Türk kadınlarımız var. Önümüzdeki yıllarda da bilim kadınlarımızın potansiyellerini ortaya çıkaracak projelerin kararlılıkla destekçisi olmaya devam edeceğiz." "Bilim kadınlarının hikayeleri artık gelecek nesillere miras" Bilimin dönüştürücü gücünü ve bilim kadınlarının umut veren başarılarını desteklediklerini vurgulayan L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü & Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, programın 23 yıllık yolculuğunu ve bu birikimden doğan yeni projeyi şu sözlerle paylaştı: "L’Oréal Türkiye olarak bilimin ve inovasyonun dünyayı değiştireceğine inanıyoruz. 23 yıldır yürüttüğümüz Bilim Kadınları İçin Programı kapsamında 128 kadın bilim insanını destekledik; 1 bilim kadınımız uluslararası mükemmellik ödülü, 5 bilim kadınımız ise ‘Uluslararası Yükselen Yetenek’ unvanı aldı. Bugün bu başarıları kalıcı kılmak ve daha geniş kitlelere ulaştırmak için "Bilim Kadınları İçin: Bilimin İzinde Cesur Türk Kadınlarının Hikâyesi" adlı kitabı yayımlıyoruz. Bu eser yalnızca bilimsel başarıları değil; sabrı, hayalleri, eşitlik arayışını ve cesareti de görünür kılıyor. Asıl gurur, bu kitabın kahramanı olan bilim kadınlarımıza ait. Biz sadece onların sesini daha fazla kişiye ulaştırıyoruz. Kitaptan elde edilen tüm gelir, çocukların robotlarla geleceğe yönelik çözümler üretmesine destek olmak üzere Bilim Kahramanları Derneği ile birlikte çalışılacak. Dileriz ki bu kitap, sayısız genç kızın kendi hayallerine sarılmasına, cesaret bulmasına ve bilimin ışığında ilerlemesine ilham verir" dedi. Ödüllü bilim kadınları akademide yükselmeye devam ediyor UNESCO İstatistik Enstitüsü verilerine göre, dünya genelinde araştırmacıların yalnızca üçte biri kadınlardan oluşuyor ve ulusal bilim akademilerinde kadınların temsil oranı yüzde 12’de kalıyor. Times Higher Education (THE) verileri ise dünyanın en iyi 200 üniversitesinin sadece dörtte biri kadınlar tarafından yönetildiğini gösteriyor. Nature araştırmasına göre, erkek bilim insanları kadınlara kıyasla iki kat daha fazla fon alıyor. Kadın bilim insanlarının makalelerde yazar olarak belirtilme olasılığı yüzde 13, patentlerde isimlerinin yer alma ihtimali ise yüzde 58 oranından daha düşük. YÖK verilerine göre Türkiye’de de benzer bir tablo gözlemleniyor. Kadın araştırma görevlilerinin oranı yüzde 55, öğretim görevlilerinin oranı ise yüzde 52 seviyelerinde. Ancak profesörlük aşamasına gelindiğinde oran kademeli olarak yüzde 35’e kadar düşüyor. Ülkemizde 186 erkek rektöre oranla yalnızca 15 kadın rektör görev yaparken, erkek dekan sayısı da kadın dekan sayısının yaklaşık üç katına ulaşıyor. Kadınların kariyer yolculuğunun başında güçlü bir şekilde yer almalarına rağmen üst kademelere doğru ilerledikçe temsil oranlarının seyrelmesi, literatürde "sızdıran boru sorunu" olarak tanımlanıyor. Kadınların akademide karşılaştığı bu sorunları aşmada, L’Oréal Türkiye’nin 23 yıldır sürdürdüğü Bilim Kadınları İçin Programı’nın önemli bir fark oluşturduğu belirtildi. Program kapsamında bugüne kadar ödüllendirilen 128 bilim kadınının 100’ü bugün profesör veya doçent unvanıyla akademiye katkı sunmaya devam ediyor. Ödül alan 4 bilim kadının projeleri ise şöyle: Agresif üçlü negatif meme kanseri için hedefe odaklı akıllı nano ilaçlarla yeni bir tedavi yaklaşımı Doç. Dr. Banu İyisan, Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Üçlü negatif meme kanseri için, tamamen doğal biyomalzemelerden geliştirilerek, insan saç telinden yaklaşık bin kat daha küçük, çok işlevli ve akıllı nano ilaç sistemleri tasarlamak amaçlanıyor. Böylece mevcut tedavilere dirençli bu agresif kanser türünde tedavi etkinliğini artırmak, yan etkileri azaltmak ve sürdürülebilir yöntemlerle diğer kanser türlerine de uyarlanabilecek bir yeni nesil yaklaşım geliştirmek hedefleniyor. Parkinson’un bağırsaktan beyne yolculuğu: Çip-üstü-organ teknolojisi ile erken dönem ortaya çıkan biyolojik değişimlerin ve süreçlerin anlaşılması Dr. Dilara Nemutlu Samur, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Parkinson hastalığında bağırsak-beyin arasındaki ilişkiyi anlamaya odaklanan bu çalışma, mikroakışkan sistemler (çok küçük ölçeklerde sıvı akışını kontrol edebilen) kullanarak bir çip-üstü-organ modeli geliştirmeyi amaçlıyor. Bu model sayesinde bağırsak ve beyin hücreleri arasındaki iletişim taklit edilerek hastalığın bağırsakta nasıl başladığı ve hangi mekanizmalarla beyne yayıldığı incelenebilecek. Elde edilen bulgular, Parkinson hastalığının erken dönem belirtilerini ortaya çıkarabilecek ipuçları sunarak erken tanı ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak. Prostat kanserinde protein üretim kontrol mekanizmasının araştırılması ve tedaviye dönüştürülebilmesi Dr. Duygu Kuzuoğlu Öztürk, Sabancı Üniversitesi Moleküler Biyoloji, Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Prostat kanserinin en ölümcül türü olan kastrasyona dirençli prostat kanserinin ilerlemesinde önemli rol oynayan proteinlerin, hücre tarafından nasıl üretildiklerinin araştırılması projenin ana konusu olarak öne çıkıyor. Projenin amacı, genetik bilginin hücrenin yapıtaşı olan proteinlere dönüşmesinde kritik rol oynayan RNA molekülünden proteine dönüşüm sürecini anlamak ve bu yolla hastalığa sebep olan proteinlerin seviyelerini azaltmak. Böylece, mevcut tedavilere direnç geliştiren hücreler için yeni bir tedavi yaklaşımı geliştirilmesine katkı sağlanacak ve gelecekte yeni tedavi yöntemleri için temel bir adım atılacak. Özel tasarlanmış lensler ve fizik temelli yapay zeka kullanarak düşük maliyetli anlık spektral (her pikselde çok daha ayrıntılı renk ve ışık bilgisi sağlayan) görüntüleme teknolojisi geliştirilmesi Doç. Dr. Sevinç Figen Öktem Seven, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Her pikselde çok daha ayrıntılı renk ve ışık bilgisi sağlayan spektral görüntüleme teknolojisinin herkes için erişilebilir hale gelmesi hedefiyle, düşük maliyetli, kompakt ve taşınabilir bir sistem geliştiriliyor. Özel tasarlanmış lensler içeren bu sistem, klasik kameraların yalnızca üç renkle sınırlı kapasitesini aşarak her renk tonunu dalga boyuna göre ayrı ayrı görebilen ayrıntılı görüntüler elde edecek. Yapay zekâ destekli algoritmalarla oluşturulacak bu görüntüler; tarımda ürün takibi, su kalitesi izleme, kalite kontrol ve sağlıkta teşhis gibi pek çok alanda kullanılabilecek. Özellikle teknolojik açıdan dezavantajlı bölgelerde, yerli üretime katkı sağlayan uygun maliyetli bir çözüm sunacak.
03 Ekim 2025 Cuma - 16:23
Gençlik Programı yeni dönemde 150 bin öğrenciye ulaşacak
Üniversite öğrencilerinin hem eğitimlerine devam edip hem de iş deneyimi kazanabilmelerini sağlayan Türkiye İş Kurumu Gençlik Programı’nın kontenjanının bu yıl 150 bine çıkarıldığı açıklandı. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, geçen yıl 100 bin öğrenci için uygulanan program, yoğun talep ve olumlu geri dönüşler üzerine genişletildi. Devlet üniversiteleriyle iş birliği içinde yürütülen uygulama; gençlere iş arama becerileri, finansal okuryazarlık, CV hazırlama ve mülakat teknikleri gibi eğitimler sunarken aynı zamanda gelir elde etme fırsatı sağlıyor. Her üniversitenin kendi öğrencilerine özel planlanan program haftada en fazla üç gün uygulanacak. Böylece öğrenciler derslerinden geri kalmadan hem okuyup hem çalışabilecek. Programa katılan öğrencilere günlük bin 83 TL ödeme yapılacak. Katılım gününe göre öğrenciler aylık yaklaşık 5 bin 415 TL ile 15 bin 162 TL arasında gelir elde edebilecek. Ayrıca, kısa vadeli sigorta primleri de kurum tarafından karşılanacak. Başvurular, kurumun internet sitesi üzerinden yapılabilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder