Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Beşiktaş’ta ikinci Sergen Yalçın dönemi sona erdi
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Tepebaşı’nda para trafiği ortaya çıktı
Yüzlerce metrelik yamaçtan yuvarlandı, hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Çağla Tuğaltay cinayetinde flaş gelişme: Ölen komşusunun mezarı açıldı
Bakan Fidan: "Almanya'yla iş birliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz"
Türk Telekom CEO’su Şahin: "Yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi kırmızı çizgimizdir"
Pakistan İçişleri Bakanı Naqvi, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile bir araya geldi
Mersin’de 4 kişinin öldüğü silahlı saldırı anı kamerada
Beşiktaş’ta 39 maçlık ikinci Sergen Yalçın dönemi
Shakira, İspanya’da vergi savaşını kazandı
EKONOMİ
Türk Telekom CEO’su Şahin: "Yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi kırmızı çizgimizdir"
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:47:25
Türk Telekom ile savunma sanayii ve ileri teknoloji alanındaki mühendislik gücüyle öne çıkan ASELSAN, teknolojideki dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli teknoloji ekosistemini güçlendirmek amacıyla stratejik bir iş birliğine imza attı. İş dünyasının çatı kuruluşlarından Ankara Ticaret Odası ve Türk Dünyası İş Konseyi’nin de paydaşları arasında yer aldığı iş birliği kapsamında yerli akıllı telefonlar, kullanıcı cihazları ile haberleşme altyapılarında kullanılacak donanım ve yazılımların geliştirilmesine yönelik ortak çalışma modeli oluşturulurken, projenin yol haritası ve iş birliği başlıkları da belirlendi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:04
Veysi Duyan’dan teknoloji odaklı kalkınma vurgusu
Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Veysi Duyan, Doğuş Teknoloji CEO’su Semih İncedayı ve beraberindeki heyeti Mardin’de ağırladı. Gerçekleşen görüşmede, Mardin’in ekonomik potansiyeli, dijital dönüşüm süreci ve teknoloji odaklı kalkınma hedefleri ele alındı. Samimi bir atmosferde geçen buluşmada kentin tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra sanayi, ihracat ve toplumsal kalkınma alanlarında hayata geçirilen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Mardin Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Veysi Duyan, görüşmede Mardin’in üretim ve ticaret gücünü teknolojiyle daha ileri seviyeye taşımayı hedeflediklerini belirterek, dijital dönüşümün iş dünyası açısından önemine dikkat çekti. Duyan, "Mardin sadece tarihin değil, aynı zamanda üretim ve ticaretin de merkezlerinden biridir. Şehrimizin kalkınması için attığımız adımları, teknolojinin sunduğu imkanlarla daha ileri taşımayı amaçlıyoruz" dedi. Mardin iş dünyasının dijitalleşme sürecine öncelik vereceklerini kaydeden Duyan, teknoloji alanında güçlü kurumlarla kurulan iş birliklerinin önem taşıdığını belirtti. Ziyaret, karşılıklı fikir alışverişinin ardından hatıra fotoğrafı çekinilmesiyle sona erdi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:26
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Başkan Alan’a Hizmet Şeref Belgesi
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Hizmet Şeref Belgesini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından düzenlenen 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni, Ankara’daki TOBB İkiz Kuleler’de yoğun katılımla gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldı. İş dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren törende, uzun yıllar TOBB camiasına hizmet eden delegeler ile oda ve Borsa Genel Sekreterlerine Hizmet Şeref Belgeleri ve plaketleri takdim edildi. Törende, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, hizmet şeref belgesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, TOBB çatısı altında uzun yıllar hizmet eden isimlerin böylesine anlamlı bir organizasyonla onurlandırılmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Başkan Alan, "TOBB çatısı altında uzun yıllar hizmet etmiş delegelerin takdir görmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. Ülkemizin ve şehirlerimizin ekonomik kalkınmasına katkı sunan iş dünyamızın değerli temsilcilerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Türkiye’nin güçlenmesi ve kalkınması için birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:19
Denizli Büyükşehir Meclisinden sosyal refah ve üretim odaklı kararlar
Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi, Mayıs ayı olağan toplantısını gerçekleştirdi. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu başkanlığında toplanan mecliste; sosyal refah, tarımsal kalkınma ve şeffaf belediyecilik odaklı stratejik kararlara imza atılırken; kent vizyonunun geleceğini şekillendiren DESKİ’nin faaliyet raporu da genel kurulda tüm partilerin oy birliğiyle kabul edildi. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mayıs ayı oturumunda, kent vizyonuna değer katacak ve vatandaşların refah seviyesini doğrudan artıracak birçok stratejik karar masaya yatırıldı. Sosyal belediyecilik ve yerel kalkınma ilkeleri doğrultusunda hazırlanan gündem maddeleri görüşüldü. Horoz Kart sahiplerine bayram müjdesi Sosyal adalet ve dayanışma ruhunu canlı tutmayı hedefleyen Denizli Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olmaya devam ediyor. Sosyal Yardım Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir nakdi destek kararı alındı. Bu kapsamda, düzenli hane yardımı alması uygun bulunan ve Sosyal Destek Kartı (Horoz Kart) sahibi olan dar gelirli vatandaşlar bu destekten faydalanacak. Alınan meclis kararı doğrultusunda, 2026 yılı Kurban Bayramı vesilesiyle bu hanelerin mutfak masraflarına katkıda bulunmak ve bayram sevincini paylaşmak amacıyla hane başına 2 bin TL gıda desteği yatırılacak. Bu destekle, bayramda ihtiyaç sahibi ailelerin sofralarına doğrudan katkı sağlanacak. Üreticiye Yem Bitkisi Tohumu Desteği Yerel üretimi güçlendirmek ve Denizli’nin tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak adına meclis gündemine sunulan bir diğer önemli madde ise çiftçilere yönelik tohum desteği oldu. Destek kapsamda, il genelindeki tarımsal verimliliği artırmak, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak ve hayvancılık sektörünün en büyük gider kalemini oluşturan kaliteli kaba yem ihtiyacını karşılamak amacıyla üreticilere "5’li karışım yem bitkisi tohumu" desteği verilecek. Söz konusu destekle sadece üretici maliyetlerinin düşürülmesi değil, aynı zamanda ekilen toprağın organik madde miktarının artırılması ve toprağın su tutma kapasitesinin geliştirilmesi gibi ekolojik faydalar da gözetilecek. Milli sporculara ücretsiz ulaşım ayrıcalığı Denizli’nin adını ve Türk bayrağını ulusal ile uluslararası müsabakalarda gururla dalgalandıran sporcular, Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenecek. Sporculuk hayatını sürdüren ve şehirde ikamet eden milli sporcuların motivasyonunu artırmak, antrenman ve ulaşım maliyetlerine katkıda bulunmak amacıyla yeni bir düzenlemeye gidildi. Mecliste kabul edilen madde uyarınca, Gençlik ve Spor Bakanlığı veya ilgili federasyonlarca verilen "Milli Sporculuk Belgelerini" ibraz eden tüm aktif sporcular, Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletilen şehir içi belediye otobüslerinden tamamen ücretsiz olarak yararlanabilecekler. Kardeş şehirlerle ortak proje ve hizmet Denizli Büyükşehir Belediyesi, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde kurduğu dostluk ve iş birliği köprülerini somut projelere dönüştürmek için vites yükseltiyor. Belediye envanterini ve kurumsal tecrübesini diğer kentlerle paylaşmayı öngören madde, meclisin onayından geçti. Alınan karar doğrultusunda, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut kardeş şehirleri ile ortak hizmet projeleri üretmesi, kentlerin karşılıklı gelişimi için deneyim paylaşımında bulunulması ve ihtiyaç duyulması halinde bu şehirlere ayni yardımlar yapılması kararlaştırıldı. Başkan Çavuşoğlu’ndan şeffaf belediyecilik vurgusu Şeffaf ve hesap verilebilir belediyecilik vurgusu yapan Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Göreve geldiğimiz ilk gün bir söz verdik; belediyemizin kapısı da defteri de halkımıza sonuna kadar açık olacak. Bizim vizyonumuzda belediyecilik, sadece altyapı döşemek değil; o yatırımları yaparken milletin parasını nereye, nasıl harcadığınızı halka açık yüreklilikle gösterebilmektir. Kaynaklarımızı, halkımızın refahı, çiftçimizin üretimi ve çocuklarımızın geleceği için harcamaya devam edeceğiz" dedi. Görüşülen gündem maddelerinin hayırlı olmasını dileyen Başkan Çavuşoğlu, Denizli’yi her alanda daha güçlü, dayanıklı ve üretken bir kent haline getirmek için el birliğiyle çalışmaya devam edeceklerini vurgulayarak tüm meclis üyelerine katkılarından dolayı teşekkür etti. DESKİ 2025 Yılı Faaliyet Raporu görüşüldü Toplantının ardından ayrıca Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (DESKİ) 2026 Yılı Mayıs Ayı Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. Faaliyet Raporu’nun da görüşüldüğü toplantıda, kentin su yönetimi, modern kanalizasyon hatları ve çevre yatırımları masaya yatırıldı. Genel kurulda, kurumun gelecek vizyonunu şekillendiren kararlara oy birliğiyle imza atıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
17 Mayıs 2026 Pazar- 15:42
Manisa’ya 376 araçlık dev filo
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
3
17 Mayıs 2026 Pazar- 12:35
İŞKUR desteğiyle Milas’ta ‘Engelsiz Kafe’ açıldı
4
15 Mayıs 2026 Cuma- 09:41
Tüccarların depo oyunu: Elmalar depolandı, ucuza satılmak istenmiyor
5
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 07:43
Karadeniz Ereğli’de üreticilere yüzde 75 hibe destekli fidan dağıtıldı
07 Ekim 2025 Salı - 15:05
Ons altın 4 bin dolar yolunda: Uzmanlar yükselişin süreceğini söylüyor
Küresel ekonomide yaşanan jeopolitik gerilimler, ABD’de faiz politikalarındaki belirsizlikler ve Avrupa’daki durgunluk endişeleri, altını yeniden yatırımcıların gözdesi haline getirdi. Ons altın 3.900 dolar seviyelerine yaklaşırken, Türkiye’de döviz kurlarındaki dalgalanma ve iç talep etkisiyle gram altın fiyatları tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıktı. Ekonomistler, 2025 yılı sonuna kadar ons altının 4.000 dolar seviyelerine ulaşabileceğini, gram altında ise TL bazlı yeni rekorların görülebileceğini öngörüyor. Uzmanlara göre yılın ikinci yarısında da altının yüksek fiyat seyrini koruması bekleniyor. Merkez bankalarının rekor seviyedeki altın alımları, küresel risk iştahının zayıflaması ve güvenli liman arayışının güçlenmesi, altının uzun vadeli değerini destekliyor. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve sektör uzmanı Ahmet Cumhur Kitiş, Türkiye’de değişen piyasa dinamiklerine dikkat çekerek, "Uzun zamandır ifade ettiğimiz ön görülere paralel olarak altın fiyatlarının yükselişine devam etmesi ile birlikte piyasaya daha düşük ayarlı ürünler sunulmaya başlandı. Gümüş de zaman zaman alternatif olarak öne çıkarılmak istendi, ancak beklenen ilgiyi göremedi. Çünkü Türk halkı için altın sadece bir yatırım aracı değil, aynı zamanda geleneksel ve kültürel bir değeri temsil ediyor. Bu nedenle altına yönelim güçlü kalmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. Kısa vadede dalgalanmalar olsa da uzun vadeli trendin yukarı yönlü olduğuna işaret eden Kitiş, "Merkez bankalarının alımları devam ettikçe, jeopolitik gerilimler sürdükçe altına olan talep canlı kalacaktır. Türkiye’de ise düğün sezonu, bireysel yatırımcıların birikim eğilimi ve kurdaki oynaklık, gram altın fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasını destekliyor" diye konuştu. Sektör verilerine göre Türkiye’de bireysel yatırımcı hâlâ gram altın ve ziynet ürünlerini en güvenilir yatırım aracı olarak görüyor. Yeni ürün denemeleri sınırlı talep görürken, uzmanlar bu durumun temel nedeninin ‘altının Türk toplumundaki köklü güven algısı’ olduğunu belirtiyor. Ekonomistler, 2025 yılı sonuna kadar ons altının 4 bin dolar seviyelerine ulaşabileceğini, gram altında ise TL bazlı yeni rekorların görülebileceğini öngörüyor. Mevcut verilerin altının uzun vadede değerini koruyacağını gösterdiğini belirten Ahmet Cumhur Kitiş, "Tüm veriler gösteriyor ki altın, küresel belirsizlikler ve yerel ekonomik dalgalanmalar karşısında değerini korumayı sürdürecek. Türkiye’de zaman zaman daha düşük ayarlı ürünler ve gümüş gibi alternatifler gündeme gelse de, halkın gözünde altının yeri değişmez. Uzmanlara göre 2025 sonuna kadar ons altının 4 bin dolar seviyelerine yaklaşması, gram altında ise TL bazlı yeni rekorların görülmesi muhtemel. Ancak fiyatlardaki artış ne olursa olsun, altın Türk toplumunun hem yatırım hem de kültürel tasarruf anlayışında vazgeçilmezliğini sürdürecek" şeklinde konuştu.
07 Ekim 2025 Salı - 14:57
GTB Başkanı Akıncı: "Pamuk, iklim değişikliğine karşı sürdürülebilir üretimle korunmalı"
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Dünya Pamuk Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, pamuğun hem Türkiye hem de dünya ekonomisi açısından stratejik öneme sahip bir ürün olduğunu belirterek, iklim şartlarının üretim ve kalite üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Pamuğun tarih boyunca ekonomilerin, kültürlerin ve sanayilerin gelişiminde belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Akıncı, "Pamuk tarımdan sanayiye, tekstilden ihracata uzanan zincirin temel hammaddesidir. Türkiye, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin bereketli topraklarıyla pamuk üretiminde önemli bir potansiyele sahiptir. Gaziantep ve çevresi hem üretim hem de sanayi entegrasyonu açısından bu zincirin en güçlü halkalarından birini oluşturmaktadır" dedi. Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilerine göre 2024-2025 sezonunda dünya genelinde 25 milyon 287 bin ton pamuk üretimi gerçekleştirildiğini, Türkiye’nin ise yaklaşık 840 bin tonluk üretimle dünyanın yedinci büyük pamuk üreticisi olduğunu hatırlatan Akıncı, bu verilerin Türkiye’nin küresel pamuk piyasasındaki konumunu gösterdiğini ifade etti. İklim değişikliğinin pamuk üretimi üzerindeki etkilerine de değinen Akıncı, "Son yıllarda yaşanan sıcaklık artışları ve düzensiz yağış rejimleri, tarımsal üretimde yeni denge arayışlarını beraberinde getiriyor. Bu nedenle su kaynaklarının korunması, modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve iklim şartlarında daha dayanıklı pamuk çeşitlerinin geliştirilmesi her zamankinden büyük önem taşıyor" dedi. Pamukta verimliliği artırmanın sürdürülebilir üretimin temel şartı olduğuna işaret eden Akıncı, "Üreticilerimizin emeğini koruyacak, çevresel riskleri azaltacak politikaların devamlılığı bu anlamda büyük önem taşıyor. Akıllı sulama sistemleri, teknolojik üretim yöntemleri ve bilimsel temelli planlamalarla hem verimliliği hem de kaliteyi korumak mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. Pamuk sektörünün Türkiye’nin dış ticaret ve sanayi gücü açısından stratejik değerini koruduğunu da vurgu yapan Akıncı, "Pamuk, tarladan fabrikaya, ihracattan istihdama uzanan zincirin en güçlü halkasını oluşturuyor. Üreticiden sanayiciye kadar uzanan bu sürecin her aşaması, Türkiye’nin ekonomik sürdürülebilirliği ve üretim geleceği açısından son derece önemli. Dünya Pamuk Günü vesilesiyle, emeğiyle ülkemizin üretim gücüne katkı sunan tüm pamuk üreticilerimizi, çalışanlarımızı ve sektör paydaşlarımızı kutluyorum" diye konuştu.
07 Ekim 2025 Salı - 14:57
Gayrimenkulde ‘sigorta destekli güvenli konut’ modeli
Gayrimenkul sektöründe ‘sigorta destekli güvenli konut’ modeli Qflats projesiyle İstanbul Kurtköy’de yükseliyor. Proje, baştan sona Bina Tamamlama Sigortası güvencesiyle yürütülecek. MHR GYO tarafından, İstanbul’un yükselen yaşam merkezi Kurtköy’de hayata geçirilen QFlats’in lansmanı, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısı ile yapıldı. Toplantıda, bu proje ile gayrimenkulde güvenli konut dönemi başladığı vurgulandı. QFlats Gayrimenkul Projesi, baştan sona Bina Tamamlama Sigortası güvencesiyle yürütülecek. TEM otoyoluna 1 dakika, Sabiha Gökçen Havalimanı’na 8 dakika mesafe uzaklıkta yer alan konut projesi, tasarımı ile dikkat çekiyor. 2027 Aralık tarihinde tamamlanacak olan proje; 70 adet 1+1 ve 277 adet 2+1 olmak üzere toplam 347 konuttan oluşuyor. Proje ile gayrimenkul sektöründe ‘sigorta destekli güvenli konut’ modeli de hayata geçiyor. ‘‘Bina tamamlama sigortası kentsel dönüşümün ve yeni konut projelerinin güvence altına alınmasında kritik bir araçtır" Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta destekli güvenli konut modelinin detaylarını paylaştı. Ahmet Yaşar, afetlere karşı toplumun direncini artırmak, kentsel dönüşümü hızlandırmak ve sigorta mekanizmalarını hayata geçirmenin yalnızca bir kamu politikası olmadığını belirterek, "Ülkemizin geleceği için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Biz Maher Holding Sigorta Grubu olarak, uzun süredir dile getirdiğimiz önleyici sigortacılık misyonumuz gereği bu vizyonun tam merkezindeyiz. Quick Sigorta öncülüğünde Türkiye’de ilk kez uygulamaya aldığımız Bina Tamamlama Sigortası, kentsel dönüşümün ve yeni konut projelerinin güvence altına alınmasında kritik bir araçtır" dedi. Bina Tamamlama Sigortası sayesinde vatandaşların sadece ev sahibi olmakla kalmayıp, aynı zamanda oturacakları konutun tamamlanacağına dair kesin bir güvence elde etiklerine dikkat çeken Yaşar, "Bina Tamamlama Sigortası, yalnızca finansal bir poliçe değil; toplumun geleceğini, şehirlerimizin güvenliğini ve ekonomimizin sürdürülebilirliğini teminat altına alan bir mekanizmadır. Türkiye’nin önünde çok büyük bir kentsel dönüşüm ihtiyacı var. Bu dönüşümün sağlıklı ve güvenli şekilde gerçekleşebilmesi için bina tamamlama sigortasının yaygınlaştırılması artık kaçınılmazdır. Güçlü sermaye yapımız, uluslararası reasürans bağlantılarımız ve inovatif yaklaşımımızla bu alandaki öncü rolümüzü sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. ‘‘Sigorta güvencesi gayrimenkul süreçlerine entegre edildi’’ MHR GYO Genel Müdürü Nurkan Kaçmaz da lansmanda yaptığı konuşmada, iki yıl önce gerçekleşen halka arz sürecinde yatırım planları arasında yer alan QFlats projenin hem yatırımcılara hem de geleceğin şehir yaşamına değer katacağını söyledi. Kaçmaz, MHR GYO’nun, bu yıl tamamlanan sermaye artırımı ile şirket sermayesinin 1.24 milyar TL’ye yükseltildiğini ifade ederek, "Güçlü özkaynak yapımız ve sürdürülebilir büyüme stratejimiz ile, sigortacılık güvencesini gayrimenkul geliştirme süreçlerine entegre eden Sigortalı Proje Geliştiricisi olma vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz" dedi. Kaçmaz, MHR GYO tarafından geliştirilen projenin, sektörde güçlü ve güvenilir paydaşların bir araya geldiği yeni nesil bir iş modeli ile hayata geçirildiğine de dikkat çekerek, "Proje, yatırımcılara güvenli ve sürdürülebilir bir yatırım fırsatı sunarken, kullanıcılarına da modern, konforlu ve sigorta güvencesiyle desteklenen bir yaşam alanı vadediyor" şeklinde konuştu. ‘‘Üçlü saç ayağı modeli geliştirildi’’ MHR GYO Gayrimenkul Yatırımları ve Proje Geliştirme Komitesi Üyesi Emin Murat Kan ise geliştirdikleri ilk konut projesi olan QFlats ile gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin öncülüğünü üstlendiklerini belirterek, "Bina tamamlama sigortasıyla desteklenen kurumsal modelimiz sayesinde, Türkiye’de konut üretiminde güven, şeffaflık ve sürdürülebilirliğe dayalı yeni bir yaklaşımı hayata geçiriyoruz" dedi. Emin Murat Kan, QFlats projesinde, gayrimenkul geliştirme görevini üstlenirken, tasarımı Tago Mimarlık, ana yükleniciliği ise Tepe İnşaat’ın yürüttüğünü kaydederek, "Projede, Allianz Teknik, deprem performans analizlerini gerçekleştiriyor, Quick Sigorta bina tamamlama sigortasını sağlıyor, Corpus Sigorta ise tüm riskler ve sorumluluk sigortalarını üstleniyor. Denetim hizmetlerimiz ise Entegre Proje Yönetimi tarafından yürütülüyor. Bu güçlü iş birliğiyle, güven, kalite ve teknik mükemmeliyeti merkeze alan bir konsorsiyum oluşturduk. Türkiye’nin tek akredite deprem laboratuvarı olarak hizmet veren Allianz Teknik, proje kapsamında yapıların performans analizlerini gerçekleştirerek binalarımızın deprem güvenliğine ilişkin tüm endişeleri ortadan kaldırıyor. Türkiye’nin en itibarlı inşaat firmalarından Tepe İnşaat, sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübeyi QFlats projemize aktararak yapım kalitemizi uluslararası standartlara taşıyor" ifadelerini kullandı. Bu yapı sayesinde geliştirici, müteahhit ve denetim mekanizmalarının bağımsız olarak konumlandığı üçlü saç ayağı modelinin hayata geçtiğine ve Türkiye standartlarının ötesinde bir sistem ortaya koyduklarına dikkat çeken Kan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca, arkamızda yer alan regüle sigorta şirketleri sayesinde yüzde 100 bitim garantisi sunarak sektörde benzersiz bir güven ortamı oluşturuyoruz. MHR GYO olarak, QFlats projesiyle Türkiye’de gayrimenkul üretiminde güven temelli, sigorta destekli yeni bir modelin temsilcisi olmayı hedefliyoruz. Tasarım aşamasından yapım sürecine kadar en yüksek kalite standartlarında, deprem ve yangın güvenliği başta olmak üzere tüm yasal yönetmeliklere tam uyumlu bu projemiz; sigorta temelli ve yüzde 100 bitim garantili yapısıyla gayrimenkul sektöründe yeni bir referans noktası olma özelliği taşıyor." Lansmanı yapılan projenin temellerinin 28 Mayıs 2026 tarihinde atılması planlanıyor. Teslim tarihi ise 2027 Aralık ayı olarak belirlendi.
07 Ekim 2025 Salı - 14:55
Sadıkoğlu: "Artan maliyetler istihdamı ve ihracatı olumsuz etkiliyor"
Malatya’nın ihracatında yüzde 50’ye dayanan düşüşler yaşandığını belirten Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Artan üretim maliyetlerinde işçilik payı yüzde 20’ye dayandı. Şu anki konjonktürde Mısır, Bangladeş gibi işçilik maliyeti 100, 200 dolar olan ülkelerle rekabet etmek mümkün değil. İş dünyası olarak kapsayıcı teşvikler bekliyoruz" dedi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Eylül ayı ihracat rakamlarını açıkladı. İhracat rakamlarını değerlendiren Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, "Eylül ayında Malatya’dan önceki yılın aynı ayına göre yüzde 45 düşüşle 24 milyon 668 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Dış ticaretteki belirsizlikler, maliyet artışları, iç piyasadaki ekonomik dalgalanmalar ve yaşadığımız zirai don ilimiz ihracatını olumsuz etkiledi" dedi. "Rekabet gücümüz zayıflıyor" Üretimde artan maliyetlerin ihracat rakamlarını olumsuz etkilediğini belirten Başkan Sadıkoğlu, "Organize sanayi bölgemizdeki fabrikalar artık dünya ile rekabet edemez hale geldi. İşçilik ve enerji maliyetleri artan firmalar üretimde düşüşe gidiyor. Bu durum hem istihdamımızı hem de ihracatımızı olumsuz etkiliyor. Üretici firmalarımız için uygun faizli kredi paketleri ivedi bir şekilde hayata geçirilmelidir" diye konuştu. Üç yılda 6 bin kayıp Tekstil ve hazır giyim sektöründeki sıkıntılara vurgu yapan Başkan Sadıkoğlu, "Tekstil ve hazır giyim konfeksiyon sektörü şehrimizin ana istihdam alanıydı. Deprem öncesi OSB’mizde bu sektörde çalışan sayısı 21 binken bugün bu rakam 15 bin civarında. Üç yılda yaklaşık 6 bin kişilik bir kayıp var. Bunu çok iyi okumak lazım. Artan maliyetlerden dolayı çıkarılan personeller olduğu gibi, tamamen kapanan fabrikalarda var. Daha önce üretim maliyetinin içerisindeki işçilik payı yüzde 10’ları bulmazdı, şimdi yüzde 15-17’lere geldi. Tekstil ve hazır giyim sektöründe bazı üretilen özel ürünler var ki işçilik payı yüzde 50’ye dayandı. Şu anki konjonktürde Mısır, Bangladeş gibi işçilik maliyeti 100, 200 dolar olan ülkelerle rekabet etmek mümkün değil. İş dünyası olarak kapsayıcı teşvikler bekliyoruz" diye konuştu.
07 Ekim 2025 Salı - 14:41
Patates şovu pahalıya patlayan başkana ceza komisyon toplanamadığı için kesilemiyor
Yozgat’ın CHP Aydıncık İlçe Başkanı Sadık Erdoğan’ın çuvallar dolusu patatesi köy meydanına döküp zayi ederek gerçekleştirdiği şovun ardından Ticaret Bakanlığı devreye girerek ceza kesmeye hazırlanıyordu. Öngörülen 1.4 ile 17 milyon lira arasındaki cezanın komisyon toplanamadığı için kesilemediği öğrenildi.
07 Ekim 2025 Salı - 14:34
DTO heyeti Berlin’de Denizli’nin üretim ve ihracat potansiyelini tanıttı
Türk ve Alman iş insanları ile iki ülke arasındaki ticaretin artırılmasına yönelik Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası gerçekleştirilen toplantıda DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "Amacımız, Denizli’nin üretim ve ihracat potansiyelini, Avrupa’da çok daha iyi ve etkin bir şekilde tanıtmaktır. DTO olarak üyelerimiz adına uluslararası iş birliği ağlarını genişletmeye de çalışıyoruz" dedi. Denizli Ticaret Odası (DTO) heyeti, Köln’deki Anuga Gıda ve İçecek Fuarı’nı ziyaretinin ardından Berlin’e geçti. Türkiye’de DTO’nun temsilciliğini yürüttüğü Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası’nı (TD-IHK) ziyaret etti. Toplantı, Denizli Ticaret Odası (DTO) heyetinin Almanya ziyareti kapsamında yapıldı. TD-IHK Genel Sekreteri Okan Özoğlu ile Genel Sekreter Yardımcısı Sevgi Kalaycı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen görüşmeye, Türkiye Cumhuriyeti Berlin Büyükelçiliği Ticaret Başmüşaviri Devran Ayık ile Ticaret Müşaviri Mehmet Sefa Saral da katıldı. Toplantının ana gündeminde, Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi, iki ülke arasındaki iş hacminin ve iş birliğinin artırılması konuları yer aldı. Yeni iş fırsatları ile yatırım imkanlar hakkında bilgi aldılar TD-IHK yetkilileri toplantıda, Almanya’da bulunan iş fırsatları, yatırım imkanları, ortaklık modelleri ile girişimcilik süreçleri hakkında da kapsamlı bir sunumda bulundu. Denizli fuar heyetindeki DTO üyeleri, Almanya’da işletme kurma, ortaklık yapma ve yeni girişimlerde bulunma gibi farklı konularında ayrıntılı bilgilendirildi. "TD-IHK gibi bir paydaşımızın olması, bize güç ve güven veriyor" Toplantının sonunda ise iki kurum arasındaki iş birliği ile dostane ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik temenniler dile getirildi. TD-IHK yönetimine kendilerini ağırladıkları için teşekkür eden DTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Aracı, "Burada sizin gibi bir paydaşımızın olması, bize güç ve güven veriyor. El birliği ile iki ülke arasındaki ticaretin arttırılmasına katkı koymanın yanında üyelerimiz arasında tecrübe ve bilgi aktarımının sağlanması gibi önemli bir görevi de yerine getiriyoruz. Üyelerimiz de bu sayede kıymetli bir imkana kavuştular; Türkiye’de Denizli Ticaret Odamızdan, Almanya’da da Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odamızdan her konuda rehberlik hizmeti ile yardım da alabiliyorlar" dedi. "Denizli’nin rekabet gücünü artıracak adımlar atıyoruz" Denizli Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Almanya organizasyonlarıyla ilgili değerlendirmesinde, Denizli iş dünyasının uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak için üyelerine yeni kapılar açmak istediklerini vurguladı. Başkan Erdoğan, "Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmalarla üyelerimiz, ihracatımızda önemli bir paya sahip olan Almanya’daki ticari yapıyı ve fırsatları da yerinde inceleme ve analiz etme imkanı buldu. Anuga Fuarı’nda edindiğimiz bilgiler, gıda sektöründe faaliyet gösteren diğer üyelerimize de yön verecektir. Ayrıca Berlin’de yaptığımız görüşmelerde de teknik iş gezileri ve ticaret heyetleri için iş birliği yapma kararı aldık. Amacımız, Denizli’nin üretim ve ihracat potansiyelini Avrupa’da daha iyi bir şekilde tanıtmaktır. Üyelerimizin uluslararası iş birliği ağlarını genişletmeye de çalışıyoruz. Denizli’mizin rekabet gücünü artıracak adımlar atmaya devam edeceğiz" dedi. Ziyaret, plaket takdimi ile de sona erdi.
07 Ekim 2025 Salı - 13:50
Yangın mağduru çiftçiye yem ve saman desteği sağlandı
DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı Bostanyeri ve Bölmekaya mahallelerinde meydana gelen orman yangınından etkilenen yetiştiricilere yem ve saman desteği sağlandı. Denizli’de geçtiğimiz ay Buldan ilçesine bağlı Bostanyeri ve Bölmekaya mahallelerinde meydana gelen orman yangınından etkilenen üreticilerin yem zararlarının giderilmesine katkı sağlamak, hayvansal üretimin sürekliliğini temin etmek ve bölge ekonomisini yeniden canlandırmak amacıyla üreticilere yem ve saman desteği sağlandı. Bu kapsamda Bostanyeri Mahallesi’nde bulunan 7 işletme ile Bölmekaya Mahallesi’nde bulunan 1 işletme olmak üzere toplam 8 işletmeye, yangın nedeniyle zarar gören hayvan yemleri ve samanların telafisi amacıyla 14 bin 920 kilogram arpa flake yem ve 30 bin 750 kilogram saman desteği verildi.
07 Ekim 2025 Salı - 13:38
TikTak, Getir Araç’ı satın aldı
Araç paylaşım ve günlük araç kiralama platformu TikTak, Getir Araç’ı satın aldığını duyurdu. TikTak, Getir Araç’ı satın aldı. Bu stratejik adım, iki markayı bir araya getirerek İstanbul, İzmir ve Ankara başta olmak üzere şehir sakinlerine çok daha erişilebilir, pratik ve sürdürülebilir bir ulaşım deneyimi sunmayı hedefliyor. Getir Araç’ın TikTak çatısı altına katılmasıyla birlikte şirketin filosu yaklaşık 8 bin 500 araca ulaştı. Bu satın almayla platform, Türkiye’nin en büyük araç paylaşım platformu olurken Avrupa’nın da en büyük üç araç paylaşım şirketinden biri konumuna yükseldi. İstanbul, İzmir ve Ankara için yeni nesil ulaşım dönemi Bu stratejik adım, Türkiye’nin en büyük metropolleri olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de, özel araç sahipliğinin azalmasına, trafik yoğunluğunun hafiflemesine ve çevresel sürdürülebilirliğin artmasına katkı sağlayacak. TikTak Kurucusu ve CEO’su Ersan Öztürk, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "2020 yılında yola çıkarken amacımız şehir yaşamını kolaylaştırmaktı. Getir Araç’ın bünyemize katılmasıyla birlikte, kullanıcılarımıza iki kat daha fazla hizmet verebilecek kapasiteye ulaşıyoruz. Aynı zamanda şehirlerimizi daha yaşanabilir ve çevre dostu hale getirmek için önemli bir adım atıyoruz. Şirket olarak, Türkiye’nin ulaşım geleceğini şekillendirmeye devam edeceğiz." Yapılan açıklamaya göre şirket, 7 Ekim 2025 tarihinden itibaren 500 binden fazla aktif kullanıcıya 8 bin 500 araçla hizmet verecek. Platform kullanıcılarının 2026 yılında 10 milyon kiralama yapması bekleniyor.
07 Ekim 2025 Salı - 13:30
Başkan Ahmet Metin Genç: "Enerjinin üretimi kadar yönetimi de önemli"
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerjiye dikkat çekerek "Enerjinin üretimi de verimliliği de önemli ama bunun yönetimi çok daha büyük önem arz ediyor" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 11. Enerji Verimliliği Forum ve Fuarı kapsamında düzenlenen ’Yerel Yönetimlerde Enerji Verimliliği’ konulu panelde konuştu. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in moderatörlüğünü yaptığı panelde ayrıca Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ve Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir konuşmacı olarak yer aldı. Forumda konuşan Başkan Ahmet Metin Genç, "Bakanlığımıza ve Enerji Kentleri Birliği’mize teşekkür ediyorum. Enerji verimliliği, ülkemizin bugününü ve geleceğini ilgilendiren önemli bir konu. Çünkü küresel ısınmanın negatif etkileri ile muhatap olduğumuz bir bölgedeyiz. O nedenle enerjinin üretimi de verimliliği de önemli ama bunun yönetimi çok daha büyük önem arz ediyor ama bunun yönetimi çok daha büyük önem arz ediyor" diye konuştu. Trabzon’da 2016 yılında sera gazı salınım oranının tespiti ve alınması gereken tedbirlerle ilgili özel bir çalışma yaptıklarını vurgulayan Başkan Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşi bir disiplin içerisinde yürütülebilmek adına 2019 yılında Trabzon Büyükşehir Belediyesi olarak Sürdürülebilir Enerji Eylem ve İklim Uyum Planı çalışmasını hazırladık. Eğer sürdürülebilir bir icraat yapacaksanız plana ihtiyacınız var. Buna sadık kalarak sürdürülebilir enerji eylem planı ortaya koyduk. Bu plan, Trabzon’umuzun hem enerji hem de sera gazı yoğunluklarını kapsamlı bir şekilde disiplinle kayıt altına aldı. İklim değişikliği ile bu değişikliğe yol açan kent kaynaklı sera gazlarının azaltılmasına dair disiplinli bir çalışma stratejisi ortaya koyduk. İkinci parametre olarak da İklim Uyum Planı’nı hayata geçirdik. Trabzon’u, Karadeniz’i herkes güçlü su kaynakları, dereleri ile bilir. Trabzon şu anda içme suyu konusunda su stresi yaşayan iller kategorisine girdi. Ağustos ayında sadece iki gün yağmur yağdı, biz su sıkıntısı yaşadık. Dolayısıyla bu küresel ısınmanın negatif etkilerine, anlık değişikliklere ve iklim değişikliğine karşı şu anda geleceğe dair projeksiyon ortaya koyarak yürümek zorundayız. 2016 yılında yaptığımız çalışmayı 2024 yılında tekrarladık. Tedbir alınca Trabzon’daki sera gazı yoğunluğunda yüzde 8 azalma olduğunu gördük. Demek ki plan dahilinde yürürseniz bu tedbirler sonuç veriyor. Dolayısıyla her belediye başkanımız bu konuda ülkemizin de insanlığın da geleceği adına çalışmak zorundadır. Yani belediyeler birçok icraat yapabilir ancak dirençli şehir oluşturacaksak tedbir almak zorundayız." "Milli ve yenilenebilir enerji önemli bir konu" "Milli ve yenilenebilir enerji önemli bir konu" diyen Genç "Yenilenebilir enerji ile fosil yakıtlardan oluşan enerjinin negatif etkisini azaltabiliyorsunuz. Milli enerji konusunda da kendi enerjimizi üreterek tedbir alıyoruz. Trabzon’umuzda bu tedbirleri alarak çalışmalar yaptık. HES ve GES başladığı zaman önce Trabzon’da ve Karadeniz’de HES’ler gündeme geldi. Ciddi manada plansız can suyu bıraktık ve şu anda o dereler kurumaya başladı. Dolayısıyla HES politikasından vazgeçildi. Ortahisar Belediye Başkanlığı dönemimizde güneş enerjisi santrali kurduk. Ölçümleme yaptık, Trabzon’daki GES’in Almanya’dan daha yüksek olduğunu gördük. Şu anda da Gümüşhane’mizin Şiran ilçesinde aldığımız 170 dönümlük bir alanda GES kurmayı planlıyoruz, ihale hazırlığı aşamasındayız. Evvelemirde belediyelerimizin ihtiyacını karşılayacak. Önce kendi tedbirimizi alalım. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize çok teşekkür ediyoruz. Lisansımızda iki katı kadar enerji üretme hakkımız var. Belediyelere aynı zamanda bir gelir kapısı da açıldı. Kent içi ulaşımda ve ulaşım sistemlerinde raylı sistemi başlatıyoruz inşallah. Elektrikli otobüslerimizi şehre kazandırıyoruz, 31 elektrikli otobüsümüzün 20’sini şimdi filomuza katıyoruz. Aldığımız tedbirlerle bu süreci yürütmek gayretindeyiz" şeklinde konuştu.
07 Ekim 2025 Salı - 13:30
Türk Somonu üretiminde hedef 200 bin ton
Zonguldak’ta düzenlenen forumda, Norveç ve Türkiye’den sektör temsilcileri Karadeniz’deki su ürünleri yetiştiriciliği ve işbirliği imkânlarını değerlendirdi. Zonguldak’ta düzenlenen "Zonguldak Akuakültür Kontact Forum"da, çevre dostu üretim, yenilikçi teknolojiler ve uluslararası iş birliği konuları ele alındı. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası’nın katkılarıyla Octo Aqua’nın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe Norveç’in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Erdinç Güneş, Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı ve sektörden birçok önemli isim katıldı. "Çevre dostu sürdürülebilir aqua kültür ve toplumsal kazanımlar" temasıyla düzenlenen forumda, sektör temsilcileri, akademisyenler, yatırımcılar ve kamu otoriteleri bir araya geldi. Forum kapsamında dört panel gerçekleştirildi. Panellerde, uzman Türk ve Norveçli yetkililer; ekosistemle uyumlu kalkınma, karasal yetiştiricilik, sürdürülebilir üretim modelleri ve yatırım-ticaret köprüleri gibi konuları masaya yatırdı. Zonguldak’ta yıllık 30 bin ton kapasiteli son yetiştiriciliği alanı Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir, bölgeye yeni yatırım ve istihdam alanları kazandırma çabalarını anlattı. Demir, dört yıldır hedefleri arasında yer alan aqua kültür sektörünün bu forum sayesinde önemli bir aşamaya geldiğini belirtti ve şöyle konuştu: "İlimizde mevcut sektörlerimizin üstüne koyacağımız yeni yatırım alanları yeni istihdam alanları, bölge insanının sosyal ve ekonomik gelişmişliğine katkı verebilecek yeni başlıklar bulma gayretindeyiz. Bugün buluşmamıza vesile olan Aqua Kültür Sektörü de bizim yaklaşık 4 yıldır hedefe koyduğumuz önemli sektörlerden birisi. Detaylı çalışmalardan sonra yer seçimi heyetinin oluşturulması, kurum görüşlerinin alınmasından sonra Zonguldak’ta yaklaşık 30 bin ton yıllık kapasiteli bir somon yetiştiriciliği alanının oluşturulabileceğini hep beraber tespit etmiş olduk. Bu potansiyelin 2026 yılı başından itibaren etap etap aşılarak yatırımların başlayacağı üretimin, istihdamın, ihracatın 2026’da bir Zonguldak’ın aqua kültür serüveninde yeni bir adım olarak start verileceğini görmüş olduk." "Türk Somonu yetiştiriciliğinde üretim kapasitemiz 150 bin ton seviyesindedir" Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Erdinç Güneş, Türkiye’deki su ürünleri yetiştiriciliğinin geldiği noktayı anlattı. 2024 yılında 933 bin ton seviyelerine ulaşan üretimin, planlı çalışmalarla 1 milyon tona yaklaştığını ifade etti. En fazla ihracat yapılan ülkeleri sıralayan Güneş, Türk somonu yetiştiriciliğindeki hızlı artışa dikkat çekerek şu bilgileri verdi: "Ülkemizde su ürünleri yetiştiriciliğinin gelişimiyle üretim 1 milyon ton seviyesine ulaşmış, 2024 yılında 933 bin ton seviyelerinde gerçekleşmiştir. Türkiye’den 100’e yakın ülkeye su ürünleri ihracatı gerçekleştirilmekte toplam ihracatımızın yüzde 40’dan fazlası Avrupa Birliği ülkelerine yapılmaktadır. En fazla ihracat yaptığımız ülkeler arasında Rusya, İtalya, Yunanistan, Hollanda, İngiltere, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İspanya ve Almanya gibi önemli pazarlar yer almaktadır. Geçtiğimiz yıl Çipura, Levrek, Türk Somonu ve midyede planlı üretim başlatılmış. Bu yılda alabalık planlamaya dahil edilmiştir. Su ürünleri yetiştiriciliğimizin yaklaşık yüzde 97’si planlı bir şekilde gerçekleştirilmiş olacaktır. Son yıllarda Karadeniz’de Türk Somonu yetiştiriciliği hızlı bir büyüme göstermiştir. 2016 yılında yaklaşık 4 bin ton olan üretim 2024 yılında 65 bin tona ulaşmıştır. Bugün Türk Somonu yetiştiriciliğinde üretim kapasitemiz 150 bin ton seviyesindedir. Ancak izin verilmiş kapasite artışlarıyla önümüzdeki yıllarda 200 bin tona yaklaşması beklenmektedir. Talep fazlası üretiminin önlenmesi için 2025-2027 yılı su ürünleri üretim planlanması kapsamında Türk Somonu yetiştiricilik miktarı 2025 yılı için asgari 62 bin ton azami yaklaşık 98 bin ton olarak belirlenmiştir. 2017 yılında başlatılan Türk Somonu yetiştiriciliğini geliştirme çalışmaları kapsamında Artvin ve Zonguldak arasında yer alan kıyı şeridinde potansiyel yetiştiricilik bölgeleri belirlenmiş, ilgili kurum görüşleri alınarak uygun görülen alanlar üretime kazandırılmıştır." Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Zonguldak’ın Türkiye’nin ağır sanayi ve enerji üretimindeki önemine değindi. Sadece kömürle değil, demir çelik sektörüyle de ilin en önemli merkezlerden biri olduğunu ifade etti. Balcı, "Zonguldak bu ülkenin ağır sanayi endüstrisi yatağı diyebileceğimiz illerinden bir tanesi. Ve belki en önemlisi. Çünkü tüm insanlığın ihtiyaç duyduğu enerji üretiminde ülkemizde önde gelen illerden bir tanesi. Sadece kömür değil, kömüre bağlı onunla beraber at başı giden beraber yürüyen diğer sektörler özellikle demir çelik konusunda ilimiz en önemli illerden bir tanesi" ifadelerini kullandı. Forumun açılışında Octo Aqua Ceo’su Dr. Ertuğrul Gündoğdu, AB harici Avrupa Ülkeleri Daire Başkanı Anıl Evmez de birer konuşma yaptı. Norveç’in 50 yılı aşan aqua kültür deneyimi, Türkiye ile yeni ortaklıklara zemin hazırlıyor Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder, Norveç’in aqua kültür sektöründeki yarım asrı aşan deneyiminden bahsederek, bu forumun Türkiye ve Norveç arasındaki iş birliğini güçlendireceğini belirtti. Gaarder, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bu aqua kültür forumunun benim için önemli bir konu. Hem Türkiye hem de Norveç’teki aktörleri bir araya getiriyor. Norveç, aqua kültür konusunda 50 yıldan fazla bir deneyimi var. Ekonomimiz açısından oldukça önemli ve teknolojik becerilere de sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu forum sayesinde hem verimlilik hem kalite hem de sürdürülebilirliğin artacağına inanıyorum. Bu toplantıyı sektör açısından çok önemli buluyorum. Özellikle Aqua Kültür sektörü işbirliği sektörlerimiz açısından son derece önemli. Ertuğrul beyin liderliğinde Türkiye ve Norveç’teki aktörleri bir araya getiriyor. Ticari açıdan baktığınızda ben bu işbirliğinin artacağına yönelik iyimser olduğumu söyleyebilirim. İşbirliği sadece Karadeniz’de değil Akdeniz’i de düşündüğünüz zaman işbirliğimizin artacağı alanlardan bir tanesi olarak görebiliriz." Forumun son bölümünde düzenlenen B2B iş görüşmeleriyle, yerli ve yabancı firmalar arasında yeni ticari köprülerin kurulması hedeflendi. Bu sayede Zonguldak’ın uluslararası alanda aqua kültür için stratejik bir merkez haline gelmesi amaçlanıyor.
07 Ekim 2025 Salı - 13:25
Türk Somonu üretiminde hedef 200 bin ton
Zonguldak’ta düzenlenen forumda, Norveç ve Türkiye’den sektör temsilcileri Karadeniz’deki su ürünleri yetiştiriciliği ve işbirliği imkânlarını değerlendirdi. Zonguldak’ta düzenlenen "Zonguldak Akuakültür Kontact Forum"da, çevre dostu üretim, yenilikçi teknolojiler ve uluslararası iş birliği konuları ele alındı. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası’nın katkılarıyla Octo Aqua’nın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe Norveç’in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Erdinç Güneş, Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı ve sektörden birçok önemli isim katıldı. "Çevre dostu sürdürülebilir aqua kültür ve toplumsal kazanımlar" temasıyla düzenlenen forumda, sektör temsilcileri, akademisyenler, yatırımcılar ve kamu otoriteleri bir araya geldi. Forum kapsamında dört panel gerçekleştirildi. Panellerde, uzman Türk ve Norveçli yetkililer; ekosistemle uyumlu kalkınma, karasal yetiştiricilik, sürdürülebilir üretim modelleri ve yatırım-ticaret köprüleri gibi konuları masaya yatırdı. Zonguldak’ta yıllık 30 bin ton kapasiteli son yetiştiriciliği alanı Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Demir, bölgeye yeni yatırım ve istihdam alanları kazandırma çabalarını anlattı. Demir, dört yıldır hedefleri arasında yer alan aqua kültür sektörünün bu forum sayesinde önemli bir aşamaya geldiğini belirtti ve şöyle konuştu: "İlimizde mevcut sektörlerimizin üstüne koyacağımız yeni yatırım alanları yeni istihdam alanları, bölge insanının sosyal ve ekonomik gelişmişliğine katkı verebilecek yeni başlıklar bulma gayretindeyiz. Bugün buluşmamıza vesile olan Aqua Kültür Sektörü de bizim yaklaşık 4 yıldır hedefe koyduğumuz önemli sektörlerden birisi. Detaylı çalışmalardan sonra yer seçimi heyetinin oluşturulması, kurum görüşlerinin alınmasından sonra Zonguldak’ta yaklaşık 30 bin ton yıllık kapasiteli bir somon yetiştiriciliği alanının oluşturulabileceğini hep beraber tespit etmiş olduk. Bu potansiyelin 2026 yılı başından itibaren etap etap aşılarak yatırımların başlayacağı üretimin, istihdamın, ihracatın 2026’da bir Zonguldak’ın aqua kültür serüveninde yeni bir adım olarak start verileceğini görmüş olduk." "Türk Somonu yetiştiriciliğinde üretim kapasitemiz 150 bin ton seviyesindedir" Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Erdinç Güneş, Türkiye’deki su ürünleri yetiştiriciliğinin geldiği noktayı anlattı. 2024 yılında 933 bin ton seviyelerine ulaşan üretimin, planlı çalışmalarla 1 milyon tona yaklaştığını ifade etti. En fazla ihracat yapılan ülkeleri sıralayan Güneş, Türk somonu yetiştiriciliğindeki hızlı artışa dikkat çekerek şu bilgileri verdi: "Ülkemizde su ürünleri yetiştiriciliğinin gelişimiyle üretim 1 milyon ton seviyesine ulaşmış, 2024 yılında 933 bin ton seviyelerinde gerçekleşmiştir. Türkiye’den 100’e yakın ülkeye su ürünleri ihracatı gerçekleştirilmekte toplam ihracatımızın yüzde 40’dan fazlası Avrupa Birliği ülkelerine yapılmaktadır. En fazla ihracat yaptığımız ülkeler arasında Rusya, İtalya, Yunanistan, Hollanda, İngiltere, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İspanya ve Almanya gibi önemli pazarlar yer almaktadır. Geçtiğimiz yıl Çipura, Levrek, Türk Somonu ve midyede planlı üretim başlatılmış. Bu yılda alabalık planlamaya dahil edilmiştir. Su ürünleri yetiştiriciliğimizin yaklaşık yüzde 97’si planlı bir şekilde gerçekleştirilmiş olacaktır. Son yıllarda Karadeniz’de Türk Somonu yetiştiriciliği hızlı bir büyüme göstermiştir. 2016 yılında yaklaşık 4 bin ton olan üretim 2024 yılında 65 bin tona ulaşmıştır. Bugün Türk Somonu yetiştiriciliğinde üretim kapasitemiz 150 bin ton seviyesindedir. Ancak izin verilmiş kapasite artışlarıyla önümüzdeki yıllarda 200 bin tona yaklaşması beklenmektedir. Talep fazlası üretiminin önlenmesi için 2025-2027 yılı su ürünleri üretim planlanması kapsamında Türk Somonu yetiştiricilik miktarı 2025 yılı için asgari 62 bin ton azami yaklaşık 98 bin ton olarak belirlenmiştir. 2017 yılında başlatılan Türk Somonu yetiştiriciliğini geliştirme çalışmaları kapsamında Artvin ve Zonguldak arasında yer alan kıyı şeridinde potansiyel yetiştiricilik bölgeleri belirlenmiş, ilgili kurum görüşleri alınarak uygun görülen alanlar üretime kazandırılmıştır." Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Zonguldak’ın Türkiye’nin ağır sanayi ve enerji üretimindeki önemine değindi. Sadece kömürle değil, demir çelik sektörüyle de ilin en önemli merkezlerden biri olduğunu ifade etti. Balcı, "Zonguldak bu ülkenin ağır sanayi endüstrisi yatağı diyebileceğimiz illerinden bir tanesi. Ve belki en önemlisi. Çünkü tüm insanlığın ihtiyaç duyduğu enerji üretiminde ülkemizde önde gelen illerden bir tanesi. Sadece kömür değil, kömüre bağlı onunla beraber at başı giden beraber yürüyen diğer sektörler özellikle demir çelik konusunda ilimiz en önemli illerden bir tanesi" ifadelerini kullandı. Forumun açılışında Octo Aqua Ceo’su Dr. Ertuğrul Gündoğdu, AB harici Avrupa Ülkeleri Daire Başkanı Anıl Evmez de birer konuşma yaptı. Norveç’in 50 yılı aşan aqua kültür deneyimi, Türkiye ile yeni ortaklıklara zemin hazırlıyor Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder, Norveç’in aqua kültür sektöründeki yarım asrı aşan deneyiminden bahsederek, bu forumun Türkiye ve Norveç arasındaki iş birliğini güçlendireceğini belirtti. Gaarder, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bu aqua kültür forumunun benim için önemli bir konu. Hem Türkiye hem de Norveç’teki aktörleri bir araya getiriyor. Norveç, aqua kültür konusunda 50 yıldan fazla bir deneyimi var. Ekonomimiz açısından oldukça önemli ve teknolojik becerilere de sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu forum sayesinde hem verimlilik hem kalite hem de sürdürülebilirliğin artacağına inanıyorum. Bu toplantıyı sektör açısından çok önemli buluyorum. Özellikle Aqua Kültür sektörü işbirliği sektörlerimiz açısından son derece önemli. Ertuğrul beyin liderliğinde Türkiye ve Norveç’teki aktörleri bir araya getiriyor. Ticari açıdan baktığınızda ben bu işbirliğinin artacağına yönelik iyimser olduğumu söyleyebilirim. İşbirliği sadece Karadeniz’de değil Akdeniz’i de düşündüğünüz zaman işbirliğimizin artacağı alanlardan bir tanesi olarak görebiliriz." Forumun son bölümünde düzenlenen B2B iş görüşmeleriyle, yerli ve yabancı firmalar arasında yeni ticari köprülerin kurulması hedeflendi. Bu sayede Zonguldak’ın uluslararası alanda aqua kültür için stratejik bir merkez haline gelmesi amaçlanıyor. (OA-
07 Ekim 2025 Salı - 13:11
"Hazır giyim ve tekstil istihdamın sigortasıdır"
İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın açılışında konuşan TGSD Başkanı Toygar Narbay, "Sanayide karanlık fabrikaların ortaya çıktığı, hizmette robotların servise başladığı bir dünyada, hazır giyim ve tekstil sektörleri istihdamın sigortasıdır. Bu nedenle hazır giyimi, tekstili ve sanayiyi feda etmek, geleceği feda etmektir" dedi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından düzenlenen ve sektörün en büyük buluşmalarından olan İstanbul Hazır Giyim Konferansı başladı. Bu yıl 18’incisi düzenlenen ‘Yeni Düzenin Pusulası’ temalı konferansın açılışını TGSD Başkanı Toygar Narbay yaptı. İki günlük konferansın ilk gününde, ‘yeni ekonomik dengeler’, ‘yeni pazarlar’, ‘inovasyon’ ve ‘markalaşma’ olmak üzere ‘Yeni Düzenin Pusulası’nı oluşturan dört rota farklı yönleriyle ele alındı. Konferansın ilkini 2008 yılında düzenlediklerini ve o tarih itibarıyla dünyada bilinen tüm kuralların adeta yeniden yazılmaya başladığını söyleyen Narbay, "2008’deki küresel finans kriziyle başlayan süreç, siyasi ve jeopolitik fay hatlarının kırıldığı, milyonlarca insanın göç ettiği, yeni güç dengelerinin oluştuğu bir dönemle devam etti. BRICS ülkeleri dünya ticaretinde ağırlığını artırıyor, yakından tedarik giderek daha fazla önem kazanıyor. Korumacılığın yükseldiği, belirsizliklerin çoğaldığı, bilimin, teknolojinin ve doğanın yüksek dalgalar oluşturduğu bu çok kutuplu, karmaşık dünyada, ‘Yeni Düzenin Pusulası’ ile yolumuzu bulmaya çalışıyoruz" dedi. "Dünyadaki gelişmeler dönüşümü zorunlu kılıyor" Dünyadaki bu köklü değişimin hazır giyim sektörü üzerindeki etkilerine değinen Narbay, "Pazarın adeta dijital bir oyun alanına dönüşmesiyle birlikte, ticaret ve rekabetin tanımı da yapısı da değişti. Rekabet artık yalnızca fiyat, ürün ya da lojistik üzerinden tanımlanmıyor; büyük veriyi yorumlama, sosyal medya kullanımı ve sürdürülebilirlik gibi başlıklar da belirleyici hale geliyor. Dün ortaya çıkan bir girişim, onlarca yıllık markalarla aynı sahada yarışabiliyor, niş alanlarda yeni fırsatlar doğuyor. Ticaret bir yandan hızla ve yenilikçi biçimde gelişirken diğer yandan tarifeler, ikili anlaşmalar ve ticaret savaşları yeni engeller oluşturuyor. Bu tablo Türk hazır giyim sektörünün dönüşümünü de zorunlu kılıyor" diye konuştu. "Türkiye Markası rekabet gücümüzü artırır" Yeni hedefler koyulduğu ve birlikte hareket edildiği takdirde bir ‘Türkiye Markası’ oluşturulabileceğini vurgulayan Narbay şöyle devam etti: "Hazır giyim, tekstil, moda, turizm, gastronomi ve dizi-film gibi alanlarda ülke olarak çok güçlü bir birikime sahibiz. Ancak bugüne kadar bu potansiyel bir iş birliğine dönüşmedi. Eğer bu birikimi nitelikli bir tedarik zinciri ve üretim markasıyla bütünleştirirsek güçlü bir Türkiye Markası oluşturabilir, ürünlerimizin, hizmetlerimizin ve markalarımızın küresel rekabet gücünü artırabiliriz. Bu nedenle bu sektörlerimizin temsilcilerine bir çağrı yapıyoruz: Gelin; kendi özgün değerlerimizle ortak bir vizyon etrafında birleşelim. Sanayi ile hizmetleri buluşturan bir kümelenme anlayışını ortaya koyalım. Kamunun ve üniversitelerin de katkısıyla ‘Türkiye Markası’nı nasıl oluşturacağımızı ve dünyaya nasıl duyuracağımızı konuşalım. Biz dernek ve hazır giyim sektörü olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız." "Hazır giyim ve tekstil istihdamın sigortasıdır" 2030’a doğru ise iş dünyasını bambaşka bir dönüşümün beklediğine işaret eden Narbay sözlerini şöyle tamamladı: "Dünya Ekonomik Forumu’nun raporları, iş gücü piyasasında gerekli becerilerin büyük ölçüde değişeceğini ortaya koyuyor. Dünya Bankası verileri ise büyümenin giderek sanayi yerine hizmetler üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Türkiye’de de benzer bir tablo var; mal ve hizmet ihracatımızın GSYH içindeki oranı her yıl daha da azalıyor. Öyle ki bu oran 2022’de yüzde 27,2 iken 2024’te yüzde 18,7’ye geriledi. OVP’ye göre 2028’de de yüzde 16,4 olacak. Hazır giyim ve tekstil sektörleri her ne kadar dijitalleşse de hala en yüksek istihdam sağlayan alan olmaya devam ediyor. Sanayide karanlık fabrikaların, hizmette robotların öne çıktığı bir dünyada bile her makinenin başında bir insan emeği var. İşte bu nedenle hazır giyim ve tekstil istihdamın sigortasıdır. Bu iki sektör, bugün 850 bin kişilik istihdam, 40 milyar doların üzerinde yatırım, 27 milyar doları aşan ihracat ve 45 milyar doların üzerinde üretim gücüne sahiptir. Bu tablo göz ardı edilmemelidir. Hazır giyim ve tekstil sektörlerini feda etmek, geleceğimizi feda etmektir."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder