EKONOMİ
Samsun’da motorlu kara taşıt sayısı 1 yılda 38 bin arttı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:35:57 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Samsun’da 2026 Nisan ayı sonunda toplam trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre 38 bin 382 adet (yüzde 7,5) artarak 546 bin 759 adete ulaştı. TÜİK Samsun Bölge Müdürlüğü, motorlu kara taşıtları ile ilgili bilgileri kamuoyu ile paylaştı. Verilere göre Samsun’da 2026 yılı Nisan ayı sonunda toplam trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı bir önceki aya göre 2 bin 792 adet (yüzde 0,5), bir önceki yılın aynı ayına göre ise 38 bin 382 adet (yüzde 7,5) artarak 546 bin 759 adete ulaştı. Samsun, toplam 546 bin 759 trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı ile Türkiye genelindeki motorlu kara taşıtlarının yüzde 1,6’sına sahip olarak dikkat çekti. Bu yılın Nisan ayı sonu itibarıyla Samsun’daki toplam 546 bin 759 motorlu kara taşıtının; yüzde 48,3’ü (264 bin 280 adet) otomobil, yüzde 2,3’ü (12 bin 510 adet) minibüs, yüzde 0,3’ü (bin 739 adet) otobüs, yüzde 16,6’sı (90 bin 951 adet) kamyonet, yüzde 2,3’ü (12 bin 517 adet) kamyon, yüzde 17,9’u (97 bin 803 adet) motosiklet, yüzde 0,2’si (bin 316 adet) özel amaçlı taşıtlar ve yüzde 12’si (65 bin 643 adet) traktörden oluştuğu ifade edildi. Ayrıca Samsun’da Nisan ayında 14 bin 667 adet taşıtın devri yapıldı. Devri yapılan taşıtlar içinde yüzde 61,1 ile ilk sırada otomobil yer aldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:15 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 23’ü genel kurul delegesi, 22’si oda ve borsa genel sekreteri olmak üzere toplam 55 kişiye plaket verileceğini kaydederek, 10, 20 ve 30 yıllık hizmet süreleri boyunca TOBB çatısı altında özveriyle çalışanları tek tek kutladığını aktardı. TOBB’un her sene mayıs ayında düzenlediği bu törenin esasında TOBB camiasının kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi ve iltifat nişanesi olduğunu dile getiren Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakarlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda Türkiye’nin de önünü açtıklarını dile getirdi. "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir" TOBB’un 367 ticaret sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odasıyla özel sektörün çatı kuruluşu olarak çok önemli bir misyonu yerine getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, "81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkanlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Gayret samimi, niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hale geliyor. Bugün itibarıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir. Birlik, 2 milyon 634 bin üyesiyle Türkiye’nin ve ekonomimizin lokomotifidir, omurgasıdır, güvencesidir. Halihazırda ihracatımızın yüzde 99’u yani 273 milyar dolarlık kısmı oda ve borsa üyesi firmalarımız tarafından gerçekleştiriliyor. Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde oda ve borsaların hizmet kapasitesinin önemli ölçüde arttığını dile getirerek, "Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimizde ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dahil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırınız. Ülkemizi Küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN’ımızla birlikte sizden ürettiniz. 81 ilimizde 81 okul inşa ettiniz. Asrın felaketinde tüm imkanlarınızı, tüm kaynaklarınızı depremzedelerimiz için sahaya indirdiniz. Afetzedelerimize söz verdiğimiz ve hamdolsun geçtiğimiz yılın Aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettiğimiz 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği verdiniz. Son olarak, Türkiye’nin ilk elektrikli aracı Togg’un hayata geçirilmesini sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen Togg birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. "Biz Türkiye’ye 10 yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor" diyen Erdoğan, bazı kesimlerin eline geçirdikleri her fırsatta kullandığı şeamet tellallığını bugüne kadar kale almadıklarını ve yeni başarılara imza atmayı sürdüreceklerinin altını çizdi. "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" Türk milletine ve Türkiye’ye hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bıraktıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devre aldığımız ilk günden itibaren milletimizin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarımızda taşıdığımızın bilinciyle hareket ettik ve ediyoruz. Son 23 buçuk yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk. Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" ifadelerine yer verdi. "2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık" Bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek milli geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli geliri 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyleyen Erdoğan, "Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız. Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Geçen ay ihracatımız önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdı. Bu rakam aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçti. Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, son 53 ayın en yüksek ihracat artışı oldu. Savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatı güçlü ivmesini korudu ve 166 ülkede ihracatımız artış gösterdi. 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık. Yıllıklandırılmış mal ihracatımız 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldi. 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatımız 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktı. Hizmetler ticareti fazlamız 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bu tutar cari dengemize güçlü bir katkı sağladı. Türkiye, hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6’ncı ülkesi konumuna yükseldi" dedi. "SAHA 2026 fuarında 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı" Savunma ve havacılık ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı. İhracatta yakaladığımız ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinliyoruz. 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladık, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettik. Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken, işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor. Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcılar da son 23 yılda ülkemizde 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptılar. Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar" diye konuştu. "Ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir" Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının her vatandaşlar hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı bildiklerini kaydeden Başkan Erdoğan, "İktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik. Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla, esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle, işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim halindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. "Birileri fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır" Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır. Yani birileri girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır. Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneğiyle şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur. Tam aksine ahilik; dayanışma demektir, yardımlaşma demektir. Hakkın rızasını halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demektir. Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda gerçekleştirdiği konuşmanın ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile plaketleri takdim etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kutes fabrikasını ziyaret etti
08 Ekim 2025 Çarşamba - 16:45 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kutes fabrikasını ziyaret etti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kutes’in sürdürülebilir üretim vizyonuyla faaliyet gösterdiği Özel Endüstri Bölgesi’ni ziyaret etti. Bakan Kacır, şirketin faaliyetleri, gelecek stratejisi, karbon nötr üretim hedefleri ve döngüsel ekonomi uygulamaları hakkında İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil’den bilgi aldı. Döküm ve talaşlı imalat sektörlerinde faaliyet gösteren Kutes, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ı ağırladı. Bakan Kacır’a Tekirdağ Valisi Recep Soytürk, ilçe ve belde belediye başkanları ile davetliler eşlik etti. Ziyaret kapsamında Kutes İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, Bakan Fatih Kacır’a şirketin faaliyetlerini paylaşarak gelecek vizyonunu aktardı. Kutmangil, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Karbon yoğun bir sektör olan döküm sanayisini çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve geleceğe ilham veren bir yapıya dönüştürme hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. 2023 yılında Türkiye’nin 32. Endüstri Bölgesi ilan edilmemizle birlikte, sanayi ve teknoloji alanında ülkemiz adına stratejik bir pozisyon elde ettik. Bu önemli kazanım, bölgemizin ve ülkemizin sanayi geleceği için de önemli bir adım oldu. Bakanımızın Özel Endüstri Bölgemize gerçekleştirdiği ziyaret, bizleri onurlandırmış olup sanayimizin gelişimi yolunda yürüttüğümüz çalışmalara güçlü bir motivasyon ve yeni bir ivme kazandırdı. Önümüzdeki dönemde yatırımlarımıza devam ederek, üretim ve ihracat kapasitemizi daha da artırmayı, bu sayede ülkemiz ekonomisine sağladığımız katkıyı büyütmeyi hedefliyoruz" dedi. Programın sonunda Bakan Kacır’a Kutes’in kurucusu merhum Mehmet Bekir Kutmangil’e ithaf edilen kitap hediye edildi.
NTO’nun ANUGA’daki standı büyük ilgi gördü
08 Ekim 2025 Çarşamba - 16:01 NTO’nun ANUGA’daki standı büyük ilgi gördü Nazilli Ticaret Odası, Avrupa’nın en büyük uluslararası gıda fuarı ANUGA organizasyonunda stant açan Türkiye’deki tek oda olarak tanıtım çalışmalarını sürdürüyor. Fuarın üçüncü gününde İstanbul Ticaret Odası Yönetiminin ziyaret ettiği NTO standında üyelerin ihracat görüşmeleri de başarılı şekilde devam ediyor. Nazilli Ticaret Odası, bölgesindeki ürünleri tanıtma amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Dünyanın en büyük uluslararası gıda fuarlarından biri kabul edilen ve Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen Avrupa’daki en prestijli ve en büyük fuarında 2013 yılından bu yana stant açarak Nazilli’de üretilen gıda ürünlerini Avrupa’nın beğenisine sunuyor. NTO, iki yılda bir yapılan fuarda ihracat hedefleyip de henüz yapamayan ve stant açamayan 7 üyesi için stant kiralayarak ev sahipliği yaptı. NTO Yönetimi, ihracat yapan üyelerine destek olmanın yanı sıra bir sebeple ihracat yapamayan üyelerini de destekleyerek ihracata yönlendiriyor. Dünyanın en kaliteli inciri, kestanesi, zeytinyağı, kurutulmuş doğal ürünleri ile fuarda dikkat çeken NTO’nun standı yoğun ilgi gördü. İstanbul Ticaret Odası Yönetimi ve beraberindeki heyet de NTO standını ziyaret etti. "Üyelerimize destek olmak için buradayız" İhracat yapan veya henüz ihracat yapamayan üyelerine destek olmak için fuar organizasyonlarına katıldıklarını ve stant açtıklarını ifade eden Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan, "Bu bizim 2013 yılından beri katıldığımız 4. ANUGA gıda fuarı. Bu güne kadar katıldığımız en verimli fuarlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Şu anda katılımcı olarak 7 firmamız standımızda yer aldı. Kendilerini ziyaretimizde işlerinin iyi olduğu yönünde görüşleri oldu. Biz de zaten bunun böyle olmasını temenni ediyoruz. Zaten bizim arkadaşlarımızın buraya gelip ihracata destek olmak, aynı zamanda ülkemizin cari açığını kapatabilmek için mücadele ettikleri hepimizin malumu. Bizler de üyelerimize destek olmak için burada stant açtık. Stantlarda ürünlerini getiren 15’e yakın katılımcı üyemiz var. İnşallah onlar da ticari anlamda bağlantılar kurarlar. İçlerinde ilk defa ihracat yapacak üyelerimiz var. Onların da en az bir bağlantı yaparak ihracat yapacaklarına inanıyoruz. Meslek örgütü olarak bizlerin de yapmamız gereken işlerin başında ihracat anlamında üyelerimizi yurtdışı pazarlarına götürüp bir şekilde yurt dışı pazarlarında vizyonlarını açmak. Buradaki birçok farklı sektörde bu işle uğraşan insanları ziyaret ettiklerinde kendilerine artı yazacağına inandığımız için yaptığımız bir organizasyondu. Bu organizasyonunda başarılı olduğunu düşünüyorum. İnşallah tüm katılım gösteren, bizle beraber gelen tüm üyelerimizin ticaretlerine bir nebze dokunduysak ticaret odası olarak yaptığımız en büyük iş olduğunu düşünüyorum. Standı açma konusunda ve yapılan çalışmalar destek olan herkese, yönetimimize çok teşekkür ediyorum" dedi. Fuarda NTO standını ziyaret eden yerli ve yabancı katılımcılar ile stant açan Nazillili firma yetkilileri fuarla ilgili düşüncelerini dile getirdi.
Türkiye’nin öncü piliç markalarından Gedik Piliç, ANUGA 2025’te yerini aldı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:32 Türkiye’nin öncü piliç markalarından Gedik Piliç, ANUGA 2025’te yerini aldı İSTANBUL (İHA) – Türkiye’de kanatlı eti sektörünün öncü firmalarından Gedik Piliç, düzenlenen ANUGA 2025’te ihracattaki başarısını büyütmeyi ve sektörün öncüsü olma vizyonunu sürdürmeyi amaçlıyor. Almanya’nın Köln kentinde 4–8 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen uluslararası gıda endüstrisi fuarı ANUGA 2025, dünyanın dört bir yanından gıda ve içecek profesyonellerini bir araya getirdi. Türkiye’de kanatlı eti sektörünün öncü firmalarından Gedik Piliç, fuarda mevcut iş birliklerini güçlendirmenin yanı sıra yeni ticari bağlantılar kurmayı ve yeni ihracat pazarlarına ulaşmayı hedefliyor. 2020 yılında dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’e ihracat yapan ilk ve tek Türk firması olma başarısını gösteren firma, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda elde edilen yetki belgesiyle ısıl işlem görmüş piliç ürünleriyle Mayıs 2025’te Hollanda’ya ihracat yaparak Avrupa pazarına resmen adım atmıştı. Firma, ANUGA 2025 kapsamında yeni temaslarıyla bu başarıyı büyütmeyi ve sektörün öncüsü olma vizyonunu sürdürmeyi amaçlıyor. Gedik Piliç Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nihat Özbey, "Sektörün önde gelen profesyonellerinden potansiyel iş ortaklarımıza kadar birçok değerli ziyaretçimizi ağırladığımız bu fuar, bizim için hem ilham verici hem de yeni bağlantılarla dolu bir deneyim oluyor. İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu ve kıymetli yönetim heyeti standımızı ziyaret ederek bilgi paylaşımında bulunmuş ve bizleri onurlandırmıştır. Gedik Piliç olarak kaliteli üretim gücümüz ve güvenilir markamızla Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etmenin gururunu yaşıyoruz. Ziyaret eden, ilgi gösteren ve destekleyen tüm misafirlerimize teşekkür ederiz" dedi.
MUSKİ, su kayıp-kaçak mücadelesine 63 Milyon Euro kaynak sağlıyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:18 MUSKİ, su kayıp-kaçak mücadelesine 63 Milyon Euro kaynak sağlıyor Muğla Büyükşehir Belediyesi MUSKİ Genel Müdürlüğü içme suyu hatlarındaki kayıp kaçakları önleyerek suyu verimli kullanmak ve tasarruf sağlamak adına finans sağlama çalışmalarına devam ediyor. Son olarak Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası yetkilileri ile yapılan görüşmelerde önemli bir aşama kaydedilirken Banka yetkililerince kredi için 63 Milyon EURO’luk bir finansman sağlanabileceği belirtildi. Dünya’da gittikçe artan kuraklık nedeniyle mevcut su kaynaklarının en verimli şekilde değerlendirilmesi büyük önem arz ediyor. Bu nedenle Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın öncülüğünde MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından kentin içme suyu altyapısının yenilenmesi ve modern hale getirilerek geliştirilmesi için önemli çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaların bir kısmı Genel Müdürlük ve Muğla Büyükşehir Belediyesi bütçesinden karşılanırken kısıtlı olan kaynak nedeniyle uygun kredi çalışmaları yürütülüyor. MUSKİ kayıp kaçakla mücadele için tüm Muğla’yı kapsayan bir proje hazırladı MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan başvurular neticesinde Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası yetkilileri ve danışman ekibi Muğla’ya gelerek MUSKİ yetkilileri ile bir görüşme gerçekleştirdi. İlk olarak MUSKİ Genel Müdürlüğü toplantı salonunda yapılan görüşmede kayıp kaçakla mücadele için MUSKİ tarafından tüm Muğla’yı kapsayan projelerin detaylı bir anlatımı gerçekleştirildi. Ayrıca projenin çevresel ve sosyal değerlendirmeleri üzerine görüşmeler sağlandı. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın su sektörü ve proje yöneticilerinin yer aldığı heyet ardından MUSKİ Genel Müdürlüğünün içme suyu sistemlerini inceledi. Görüşmeler olumlu ilerliyor Yapılan toplantı ve incelemelerin olumlu ilerlediği öğrenilirken MUSKİ Genel Müdürlüğü kayıp kaçakla mücadelede önemli bir maddi kaynak sağlamayı amaçlıyor. Tüm bu görüşmelerin yanı sıra dış kaynaklardan sağlanan kredilerin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca kamu yatırım planına dahil edilmesine yönelik kullanabilmesi için süreç başlatıldı.
"Plansız sanayi Bursa’nın su dengesini bozdu"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:12 "Plansız sanayi Bursa’nın su dengesini bozdu" Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönem belediye başkanlarından Erdem Saker, son yıllarda yaşanan su sorunun en büyük nedenlerinden birisinin de plansız sanayileşme ve hızlı nüfus artışı olduğunu söyledi. Yaşanan küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliği neticesinde ortaya çıkan kuraklık sonucu su kaynaklarının azalması ve baraj doluluk oranlarının kritik seviyeye düşmesi sebebiyle planlı su kesintileri uygulayan Büyükşehir Belediyesi, diğer yandan Çınarcık Barajı İçme Suyu İsale Hatları Projesi kapsamında yürütülen çalışmaları planlanan takvime uygun şekilde ve kesintisiz olarak sürdürüyor. "Plan dışı artan nüfus dolayısıyla sorunlar yaşanıyor" Çınarcık Barajı’nın projelendirildiği 1972 yılında DSİ Bölge Müdürü olarak görev yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönem belediye başkanlarından Erdem Saker, su sorunlarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. DSİ’de görev aldığı yıllarda ilk iş olarak Bursa’nın nüfus etüdünü yaptıklarını belirten Erdem Saker, "2000 yılında Bursa’nın 1 milyon nüfusu olması bekleniyordu. Bu oran tuttu. 2030 yılında ise 2 milyon 300 bin olması bekleniyordu. Ama şuan 3 milyon 300 bini geçtik. Bu plansızlıktan dolayıdır. Biz 2030 yılında 2 milyon 300 binlik nüfusu ve 2 sanayi bölgesinin olacağı bir kenti planladık. Şuan 18 sanayi bölgesinin pompaladığı bir nüfus gücü var. Plan dışı artan nüfus dolayısıyla sorunlar yaşanıyor" dedi. "Çınarcık suyuna acil ihtiyaç duyuldu" Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda resmi açılış tarihinden önce hizmete alınan Çınarcık Arıtma Suyu Projesi’nin önemine de değinen Saker, "DSİ, 2030 yılı için Doğancı ve Nilüfer barajlarının yanına Çınarcık barajını da ekledi. Yani Çınarcık Barajı aslında 2030 yılında ihtiyaç duyulacak bir barajdı. Ama 3 milyon 300 bini geçmiş nüfus var. Ve bu suya acil ihtiyaç duyuldu. Barajın 3 üretim alanı vardı. Orhaneli ovasını sulayacak, baraj suyundan akan sularla enerji üretilecek ve önümüzdeki yıllarda Bursa içme suyuna takviye olacak. Biz DSİ olarak buna göre planladık. Çınarcık Barajı, Bursa’nın nüfus etütleri göz önünde tutularak yapıldı. Ama nüfus planlanandan daha fazla arttı" diye konuştu. DSİ’nin hesaplamalarına göre Bursa’da yer altından yılda 150 milyon metreküp su çekilebileceğini anlatan Saker, "BUSKİ bazı yerlerde su kuyusu açtı. Ama planladığı kadar yer altından çekme imkanı yok. Düzensiz kullanımla kuyulardan sular çekiliyor. Bursa susuzluk çekecek bir kent değil. Ancak nüfus artışı ve plansız sanayileşme dengeleri değiştirdi. Şu an nüfusumuz 3 milyon 300 bine ulaştı. Ama nüfus 6 milyona ulaşırsa kentte yetecek bir su yok" diye konuştu.
Bursa Tarım Fuarı çiftçilerin yoğun ilgisiyle açıldı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:10 Bursa Tarım Fuarı çiftçilerin yoğun ilgisiyle açıldı Bursa Tarım Fuarı, çiftçilerin yoğun ilgisiyle Bursa Fuar Merkezi’nde açıldı. Fuar girişinde uzun kuyruklar oluştu, fuar alanındaki firmaların stantlarında zaman zaman yoğunluktan adım atacak yer olmadı. Firmaların temsilcileri bilgi talep eden üreticilere yetişmekte zorlandı. Traktör ve tarım makinesi firmalarının adeta gövde gösterisi yaptığı fuara 500 otobüs organizasyonuyla civar il ve ilçelerden her gün üretici ve çiftçiler ücretsiz olarak fuar alanına taşınacak. Yurt dışından 10 ülkeden satın almacıların katılım sağladığı fuar, tarım firmaları ile üreticileri bir araya getiren büyük bir buluşma noktası oldu. Birçok firmanın yeni ürünlerini ilk kez tanıttığı fuara gelen çiftçiler, en çok traktörlere ilgi gösterdi. Fiyatları 750 bin liradan başlayıp 9 milyon liraya ulaşan traktörlerle ilgili bilgi alan üreticilerden bazıları fuarda alım bile yaptı. GL Platform Genel Müdürü Gül Ceylan, Bursa’nın çok önemli bir tarım şehri olduğuna dikkati çekerek, tarımın kalbi üretimin ilerlemenin bereketin şehri Bursa’da fuar düzenlemekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bursa için yola çıktıkları günden bu yana desteğini yanlarında hissettikleri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (BTSO) İbrahim Burkay başta olmak üzere fuar danışma kurulundaki tüm paydaşlara teşekkür eden Ceylan, "Agrogreen Bursa bir fuar değil, buluşma noktsıdır. Tarım varsa ekonomi var tarım varsa gelecek var. Fuar boyunca çiftçilerimiz, firmaların ürünleriyle buluşacak. İkili görüşmelerle yeni iş bağlantıları yapılacak. Fuarımızın ziyaretçilere üreticilerimize, firmalara bereket ve yeni başarılar getirmesini diliyorum." dedi. Bursa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Sadi Aktaş, Bursa’nın tarım ve hayvancılığıyla diğer illere göre ürün deseni çok farklı olan bir kent olduğunu belirterek, "17 ilçenin kendine özgü ürün deseni sahip. Fuarda teknolojiyle buluşacak çiftçiler. Biz para kazanırsak tarım makinesi ekipmanı üreten de kazanıyor. Tarım sektörü ayakta kalırsa ülkeyi, misafirlerini ve yabancı ülkeleri doyurur" ifadesini kullandı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay da sürdürülebilir tarım ve hayvancılık vizyonunun ete kemiğe büründüğü fuarın önemine işaret etti. Bursa’nın tarım ve hayvancılık sektörünün nabzının attığı yer olduğunu vurgulayan Burkay, şunları söyledi: "Tarım insanlık tarihi boyunca hem üretimin hem yaşamın merkezinde olmuştur. Dün böyleydi bugün böyle yarın da böyle olacak. Çünkü insanlık özellikle temel ihtiyacını karşılayamadığı durumda mutlu olamaz. Para kazanmaktan öte insanın mutluluğu temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesidir. Kendine kendine yetiyor olması bu ülkenin en büyük zenginlik. Tüm paydaşlar hepimizin üzerine düşenler var. Sanayide tarımda turizmde başkent konumunda olan Bursa, fuar ile birlikte önümüzdeki süreçte bu işin sürdürülebilir olduğunun en büyük teminatıdır. Sektörün tüm paydaşları bu fuarın danışma kurulunda yer aldı." Tarım ve hayvancılık konusunda çok önemli projelerinin olduğunu belirten Burkay, "Sanayide nasıl en büyük çıktımız, kazancımız katma değerli yüksek teknolojik ürünler ise tarımda da benzer organizasyonları kuracağız. İçinde bulunduğumuz bu alan fuar merkezimiz işletilmeye başlandıktan sonra Türkiye’nin sayılı fuarlarından oldu. Önümüzdeki yıl 30’a yakın uluslararası fuarı bu merkezde yapacağız." dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Aydın Saldız ise üretimin ve bereketin kalbi olan Bursa’da tarım fuarının önemine vurgu yaptı. Dünyada yüzyıllardır süregelen tarımsal üretim kültürünün Türkiye’nin en güçlü olduğu alanlardan biri olduğunu dile getiren Saldız, "17 ilçemizde kırsalda üretimi artırmak için çalışıyoruz. Küçük üreticiyi koruyoruz ve üretimi destekliyoruz. Tarımın geleceği sadece çiftçinin değil hepimizin sorumluluğudur. Mazot, sıvı gübre ve damla sulama borusu destekleriyle ödül aldık. Bursa’nın tarım kenti kimliğini sürdürmesi bu alanda güçlü olması için desteklerimizi sürdüreceğiz." diye konuştu. Konuşmaların ardından açılışı yapılan fuar ziyaretçi akınına uğradı.
Muğla Büyükşehir güneşten güç alıyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:09 Muğla Büyükşehir güneşten güç alıyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, Fethiye Karaçulha Halinin çatısına kurduğu güneş enerjisi santraliyle yılda 1 milyon 250 bin kilovatsaat (kWh) elektrik üretmeyi hedefliyor. Proje sayesinde yılda 600 ton karbon salımı önlenecek ve yaklaşık 6 Milyon TL tasarruf sağlanacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi, yenilenebilir enerji yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Fethiye Karaçulha Toptancı Halinin çatısına kurulan güneş enerjisi santraliyle hem enerji maliyetleri azaltılıyor hem de çevreye önemli katkı sağlanıyor. Yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik çatı alanına kurulan sistemde, her biri 550 watt gücünde bin 440 adet fotovoltaik panel yer alıyor. Bu panellerle 792 kilowatt pik (kWp) kurulu güce sahip bir enerji santrali oluşturuldu. Yıllık 1 Milyon 250 Bin kWh temiz enerji Toplam maliyeti 13 milyon 899 bin TL olan proje ile yılda ortalama 1 milyon 250 bin kWh elektrik üretilmesi hedefleniyor. Böylece enerji giderlerinden yaklaşık 6 Milyon TL tasarruf sağlanacak. 600 ton karbon salımı önleniyor Üretilen temiz enerji sayesinde yılda yaklaşık 600 ton karbon salımının önüne geçiliyor. Bu miktar, doğaya dikilmiş yaklaşık 27 bin ağacın bir yılda temizleyebileceği karbon emisyonuna eşdeğer. Muğla Büyükşehir Belediyesi, güneş enerjisi yatırımıyla hem çevresel sorumluluğunu yerine getirdi hem de enerji maliyetlerinde önemli bir tasarruf sağladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığında görevli Elektrik Teknikeri Mehmet Çelik, "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak, Fethiye-Karaçulha toptancı halinin çatısında hayata geçirdiğimiz Güneş Enerji Santrali ile hem enerji maliyetlerimizi düşürdük, hem de çevresel sorumluluğumuzu yerine getirdik. Yaklaşık 4 bin 500 metrekarelik çatı alanını kurduğumuz bu sistemde, her biri 550 W gücünde olan 1440 adet fotovoltaik panel kullandık. Böylece toplamda 792 kW kurulu güce sahip bir enerji santrali oluşturduk. Bu sistemle yılda ortalama 1 milyon 250 bin kWh elektrik üretimi sağlamayı amaçlıyoruz. Bu miktar, tesisimizin büyük kısmının enerji ihtiyacını karşılamaya yeterli olduğu gibi, aynı zamanda dışa bağımlı enerji tüketimini azaltıyor. Ürettiğimiz bu temiz enerji sayesinde yılda yaklaşık 600 ton karbon salınımının önüne geçiyoruz. Bunu daha samut bir örnekle ifade etmek gerekirse, bu miktar doğaya dikilmiş, yaklaşık 27 bin ağacın bir yılda temizleyebileceği karbon emisyonla eş değer" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yenilenebilir enerji yatırımlarının geleceğe bırakılacak en değerli miraslardan biri olduğunu, bu projeyle hem çevreyi koruduklarını, hem de kentin kaynaklarını daha verimli kullandıklarını belirterek, güneşten elde ettikleri temiz enerjiyle doğaya nefes aldırdıklarını açıkladı.
Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:01 Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadı Samsun’un verimli tarım bölgelerinden Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadı hız kesmeden devam ediyor. Yaklaşık 18 bin dönümlük alanda yürütülen üretimde tarlalar biçerdöver sesleriyle dolarken, üreticiler bu yılki rekolteden memnun olduklarını belirtti. Ustacalı Mahallesi’nde başlayan hasat çalışmalarında dönüm başına ortalama 1 ton ürün bekleniyor. Mahalle muhtarı ve çeltik üreticisi Abdullah Kuru (43), hem randıman hem de rekoltenin yüksek olduğunu ifade ederek, "Hasadımız başladı, verim güzel. 150 dönüm arazide üretim yapıyoruz. Geçen yıl iri taneli çeltik 28 TL, orta taneli ise 25 TL’den satıldı. Ancak bu yıl maliyetler arttı. Emeğimizin karşılığını almak için fiyatın 40 liranın üzerinde olmasını bekliyoruz" dedi. Çeltik üretiminin sabır ve özen gerektirdiğini vurgulayan Kuru, "Çeltik çocuk gibidir, her gün bakım ister. Sabah çisesi geçtikten sonra saat 10.00 gibi hasada başlıyoruz, hava kararınca bırakıyoruz. Biçerdöver sayesinde işlerimiz artık daha kolay. Hasat sonrası ürünlerimizi kurutma tesisine götürüyoruz" diye konuştu. Fındıkta zarara yol açan kahverengi kokarca zararlısının çeltiğe etkisi olmadığını da belirten Kuru, "Kokarcanın çeltiğe zararı yok. Sanırım çeltiğin tozundan etkileniyor, geçen yıl da bu yıl da bir sorun yaşamadık" ifadelerini kullandı. Biçerdöverler denetim altında Hasat sürecinde sahada denetimlerini sürdüren Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, biçerdöverlerin evrak ve güvenlik kontrollerini gerçekleştiriyor. Yüksek Ziraat Mühendisi Murat Çakır, ilçede 12-13 biçerdöverin aktif olarak çalıştığını belirterek, "Yaklaşık 18 bin dönüm alanda çeltik üretimi yapılıyor. Biçerdöverlerin evraklarını, yangın söndürme sistemlerini ve döküm kontrollerini sahada denetliyoruz. Şu ana kadar olumsuzluk tespit edilmedi" şeklinde konuştu. Çakır, çiftçilere uyarılarda bulunarak, "Biçerdöverler arazilere girdiğinde bizlere bilgi verilmesini istiyoruz. Denetimlerimiz hasat dönemi boyunca devam edecek" dedi. Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadının ekim ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor.