EKONOMİ
Denizli Büyükşehir Meclisinden sosyal refah ve üretim odaklı kararlar 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:19:33 Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi, Mayıs ayı olağan toplantısını gerçekleştirdi. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu başkanlığında toplanan mecliste; sosyal refah, tarımsal kalkınma ve şeffaf belediyecilik odaklı stratejik kararlara imza atılırken; kent vizyonunun geleceğini şekillendiren DESKİ’nin faaliyet raporu da genel kurulda tüm partilerin oy birliğiyle kabul edildi. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mayıs ayı oturumunda, kent vizyonuna değer katacak ve vatandaşların refah seviyesini doğrudan artıracak birçok stratejik karar masaya yatırıldı. Sosyal belediyecilik ve yerel kalkınma ilkeleri doğrultusunda hazırlanan gündem maddeleri görüşüldü. Horoz Kart sahiplerine bayram müjdesi Sosyal adalet ve dayanışma ruhunu canlı tutmayı hedefleyen Denizli Büyükşehir Belediyesi, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olmaya devam ediyor. Sosyal Yardım Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen çalışmalar kapsamında önemli bir nakdi destek kararı alındı. Bu kapsamda, düzenli hane yardımı alması uygun bulunan ve Sosyal Destek Kartı (Horoz Kart) sahibi olan dar gelirli vatandaşlar bu destekten faydalanacak. Alınan meclis kararı doğrultusunda, 2026 yılı Kurban Bayramı vesilesiyle bu hanelerin mutfak masraflarına katkıda bulunmak ve bayram sevincini paylaşmak amacıyla hane başına 2 bin TL gıda desteği yatırılacak. Bu destekle, bayramda ihtiyaç sahibi ailelerin sofralarına doğrudan katkı sağlanacak. Üreticiye Yem Bitkisi Tohumu Desteği Yerel üretimi güçlendirmek ve Denizli’nin tarımsal potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak adına meclis gündemine sunulan bir diğer önemli madde ise çiftçilere yönelik tohum desteği oldu. Destek kapsamda, il genelindeki tarımsal verimliliği artırmak, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak ve hayvancılık sektörünün en büyük gider kalemini oluşturan kaliteli kaba yem ihtiyacını karşılamak amacıyla üreticilere "5’li karışım yem bitkisi tohumu" desteği verilecek. Söz konusu destekle sadece üretici maliyetlerinin düşürülmesi değil, aynı zamanda ekilen toprağın organik madde miktarının artırılması ve toprağın su tutma kapasitesinin geliştirilmesi gibi ekolojik faydalar da gözetilecek. Milli sporculara ücretsiz ulaşım ayrıcalığı Denizli’nin adını ve Türk bayrağını ulusal ile uluslararası müsabakalarda gururla dalgalandıran sporcular, Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenecek. Sporculuk hayatını sürdüren ve şehirde ikamet eden milli sporcuların motivasyonunu artırmak, antrenman ve ulaşım maliyetlerine katkıda bulunmak amacıyla yeni bir düzenlemeye gidildi. Mecliste kabul edilen madde uyarınca, Gençlik ve Spor Bakanlığı veya ilgili federasyonlarca verilen "Milli Sporculuk Belgelerini" ibraz eden tüm aktif sporcular, Denizli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San. ve Tic. A.Ş. tarafından işletilen şehir içi belediye otobüslerinden tamamen ücretsiz olarak yararlanabilecekler. Kardeş şehirlerle ortak proje ve hizmet Denizli Büyükşehir Belediyesi, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde kurduğu dostluk ve iş birliği köprülerini somut projelere dönüştürmek için vites yükseltiyor. Belediye envanterini ve kurumsal tecrübesini diğer kentlerle paylaşmayı öngören madde, meclisin onayından geçti. Alınan karar doğrultusunda, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut kardeş şehirleri ile ortak hizmet projeleri üretmesi, kentlerin karşılıklı gelişimi için deneyim paylaşımında bulunulması ve ihtiyaç duyulması halinde bu şehirlere ayni yardımlar yapılması kararlaştırıldı. Başkan Çavuşoğlu’ndan şeffaf belediyecilik vurgusu Şeffaf ve hesap verilebilir belediyecilik vurgusu yapan Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Göreve geldiğimiz ilk gün bir söz verdik; belediyemizin kapısı da defteri de halkımıza sonuna kadar açık olacak. Bizim vizyonumuzda belediyecilik, sadece altyapı döşemek değil; o yatırımları yaparken milletin parasını nereye, nasıl harcadığınızı halka açık yüreklilikle gösterebilmektir. Kaynaklarımızı, halkımızın refahı, çiftçimizin üretimi ve çocuklarımızın geleceği için harcamaya devam edeceğiz" dedi. Görüşülen gündem maddelerinin hayırlı olmasını dileyen Başkan Çavuşoğlu, Denizli’yi her alanda daha güçlü, dayanıklı ve üretken bir kent haline getirmek için el birliğiyle çalışmaya devam edeceklerini vurgulayarak tüm meclis üyelerine katkılarından dolayı teşekkür etti. DESKİ 2025 Yılı Faaliyet Raporu görüşüldü Toplantının ardından ayrıca Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (DESKİ) 2026 Yılı Mayıs Ayı Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. Faaliyet Raporu’nun da görüşüldüğü toplantıda, kentin su yönetimi, modern kanalizasyon hatları ve çevre yatırımları masaya yatırıldı. Genel kurulda, kurumun gelecek vizyonunu şekillendiren kararlara oy birliğiyle imza atıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:35 Samsun’da motorlu kara taşıt sayısı 1 yılda 38 bin arttı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Samsun’da 2026 Nisan ayı sonunda toplam trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı, bir önceki yılın aynı ayına göre 38 bin 382 adet (yüzde 7,5) artarak 546 bin 759 adete ulaştı. TÜİK Samsun Bölge Müdürlüğü, motorlu kara taşıtları ile ilgili bilgileri kamuoyu ile paylaştı. Verilere göre Samsun’da 2026 yılı Nisan ayı sonunda toplam trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı bir önceki aya göre 2 bin 792 adet (yüzde 0,5), bir önceki yılın aynı ayına göre ise 38 bin 382 adet (yüzde 7,5) artarak 546 bin 759 adete ulaştı. Samsun, toplam 546 bin 759 trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı ile Türkiye genelindeki motorlu kara taşıtlarının yüzde 1,6’sına sahip olarak dikkat çekti. Bu yılın Nisan ayı sonu itibarıyla Samsun’daki toplam 546 bin 759 motorlu kara taşıtının; yüzde 48,3’ü (264 bin 280 adet) otomobil, yüzde 2,3’ü (12 bin 510 adet) minibüs, yüzde 0,3’ü (bin 739 adet) otobüs, yüzde 16,6’sı (90 bin 951 adet) kamyonet, yüzde 2,3’ü (12 bin 517 adet) kamyon, yüzde 17,9’u (97 bin 803 adet) motosiklet, yüzde 0,2’si (bin 316 adet) özel amaçlı taşıtlar ve yüzde 12’si (65 bin 643 adet) traktörden oluştuğu ifade edildi. Ayrıca Samsun’da Nisan ayında 14 bin 667 adet taşıtın devri yapıldı. Devri yapılan taşıtlar içinde yüzde 61,1 ile ilk sırada otomobil yer aldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:15 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 23’ü genel kurul delegesi, 22’si oda ve borsa genel sekreteri olmak üzere toplam 55 kişiye plaket verileceğini kaydederek, 10, 20 ve 30 yıllık hizmet süreleri boyunca TOBB çatısı altında özveriyle çalışanları tek tek kutladığını aktardı. TOBB’un her sene mayıs ayında düzenlediği bu törenin esasında TOBB camiasının kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi ve iltifat nişanesi olduğunu dile getiren Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakarlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda Türkiye’nin de önünü açtıklarını dile getirdi. "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir" TOBB’un 367 ticaret sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odasıyla özel sektörün çatı kuruluşu olarak çok önemli bir misyonu yerine getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, "81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkanlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Gayret samimi, niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hale geliyor. Bugün itibarıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir. Birlik, 2 milyon 634 bin üyesiyle Türkiye’nin ve ekonomimizin lokomotifidir, omurgasıdır, güvencesidir. Halihazırda ihracatımızın yüzde 99’u yani 273 milyar dolarlık kısmı oda ve borsa üyesi firmalarımız tarafından gerçekleştiriliyor. Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde oda ve borsaların hizmet kapasitesinin önemli ölçüde arttığını dile getirerek, "Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimizde ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dahil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırınız. Ülkemizi Küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN’ımızla birlikte sizden ürettiniz. 81 ilimizde 81 okul inşa ettiniz. Asrın felaketinde tüm imkanlarınızı, tüm kaynaklarınızı depremzedelerimiz için sahaya indirdiniz. Afetzedelerimize söz verdiğimiz ve hamdolsun geçtiğimiz yılın Aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettiğimiz 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği verdiniz. Son olarak, Türkiye’nin ilk elektrikli aracı Togg’un hayata geçirilmesini sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen Togg birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. "Biz Türkiye’ye 10 yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor" diyen Erdoğan, bazı kesimlerin eline geçirdikleri her fırsatta kullandığı şeamet tellallığını bugüne kadar kale almadıklarını ve yeni başarılara imza atmayı sürdüreceklerinin altını çizdi. "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" Türk milletine ve Türkiye’ye hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bıraktıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devre aldığımız ilk günden itibaren milletimizin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarımızda taşıdığımızın bilinciyle hareket ettik ve ediyoruz. Son 23 buçuk yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk. Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" ifadelerine yer verdi. "2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık" Bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek milli geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli geliri 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyleyen Erdoğan, "Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız. Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Geçen ay ihracatımız önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdı. Bu rakam aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçti. Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, son 53 ayın en yüksek ihracat artışı oldu. Savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatı güçlü ivmesini korudu ve 166 ülkede ihracatımız artış gösterdi. 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık. Yıllıklandırılmış mal ihracatımız 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldi. 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatımız 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktı. Hizmetler ticareti fazlamız 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bu tutar cari dengemize güçlü bir katkı sağladı. Türkiye, hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6’ncı ülkesi konumuna yükseldi" dedi. "SAHA 2026 fuarında 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı" Savunma ve havacılık ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı. İhracatta yakaladığımız ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinliyoruz. 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladık, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettik. Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken, işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor. Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcılar da son 23 yılda ülkemizde 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptılar. Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar" diye konuştu. "Ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir" Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının her vatandaşlar hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı bildiklerini kaydeden Başkan Erdoğan, "İktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik. Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla, esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle, işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim halindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. "Birileri fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır" Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır. Yani birileri girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır. Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneğiyle şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur. Tam aksine ahilik; dayanışma demektir, yardımlaşma demektir. Hakkın rızasını halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demektir. Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda gerçekleştirdiği konuşmanın ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile plaketleri takdim etti.
Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:01 Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadı Samsun’un verimli tarım bölgelerinden Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadı hız kesmeden devam ediyor. Yaklaşık 18 bin dönümlük alanda yürütülen üretimde tarlalar biçerdöver sesleriyle dolarken, üreticiler bu yılki rekolteden memnun olduklarını belirtti. Ustacalı Mahallesi’nde başlayan hasat çalışmalarında dönüm başına ortalama 1 ton ürün bekleniyor. Mahalle muhtarı ve çeltik üreticisi Abdullah Kuru (43), hem randıman hem de rekoltenin yüksek olduğunu ifade ederek, "Hasadımız başladı, verim güzel. 150 dönüm arazide üretim yapıyoruz. Geçen yıl iri taneli çeltik 28 TL, orta taneli ise 25 TL’den satıldı. Ancak bu yıl maliyetler arttı. Emeğimizin karşılığını almak için fiyatın 40 liranın üzerinde olmasını bekliyoruz" dedi. Çeltik üretiminin sabır ve özen gerektirdiğini vurgulayan Kuru, "Çeltik çocuk gibidir, her gün bakım ister. Sabah çisesi geçtikten sonra saat 10.00 gibi hasada başlıyoruz, hava kararınca bırakıyoruz. Biçerdöver sayesinde işlerimiz artık daha kolay. Hasat sonrası ürünlerimizi kurutma tesisine götürüyoruz" diye konuştu. Fındıkta zarara yol açan kahverengi kokarca zararlısının çeltiğe etkisi olmadığını da belirten Kuru, "Kokarcanın çeltiğe zararı yok. Sanırım çeltiğin tozundan etkileniyor, geçen yıl da bu yıl da bir sorun yaşamadık" ifadelerini kullandı. Biçerdöverler denetim altında Hasat sürecinde sahada denetimlerini sürdüren Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, biçerdöverlerin evrak ve güvenlik kontrollerini gerçekleştiriyor. Yüksek Ziraat Mühendisi Murat Çakır, ilçede 12-13 biçerdöverin aktif olarak çalıştığını belirterek, "Yaklaşık 18 bin dönüm alanda çeltik üretimi yapılıyor. Biçerdöverlerin evraklarını, yangın söndürme sistemlerini ve döküm kontrollerini sahada denetliyoruz. Şu ana kadar olumsuzluk tespit edilmedi" şeklinde konuştu. Çakır, çiftçilere uyarılarda bulunarak, "Biçerdöverler arazilere girdiğinde bizlere bilgi verilmesini istiyoruz. Denetimlerimiz hasat dönemi boyunca devam edecek" dedi. Çarşamba Ovası’nda çeltik hasadının ekim ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor.
Logo Yazılım Samsun’da mali müşavirlerle buluştu
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:39 Logo Yazılım Samsun’da mali müşavirlerle buluştu Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda mali müşavirlerin kritik rolünü güçlendirmeyi hedefleyen "Logo ile Yan Yana: Mali Müşavir Buluşmaları" etkinliğinin 3’üncüsü, Samsun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası iş birliğiyle düzenlendi. Türkiye’nin önde gelen yerli iş yazılımı şirketlerinden Logo Yazılım, "Logo ile Yan Yana: Mali Müşavir Buluşmaları" etkinliğinin 3’üncüsünü, Samsun Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası iş birliğiyle Samsun’da gerçekleştirdi. Etkinlik, mali müşavirlerin mükelleflerine kattığı değeri daha da artırmak için fikir alışverişini ve dijital dönüşüm süreçlerinde iş birliğini derinleştirmeyi amaçlıyor. Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda mali müşavirlerin kritik rolünün vurgulandığı etkinlikte, şirketin mali müşavirlerin ve mükelleflerinin hayatını kolaylaştıracak çözümleri ele alındı. Etkinlikte konuşma yapan Logo Yazılım Kanal Satış Direktörü Altuğ Özmen, işletmelerde verimliliğinin artması ve rekabet avantajı için dijitalleşmenin önemini vurgularken, "Şirketlerin rekabet avantajı kazanması için gerekli olan adaptasyon yeteneği ve verimlilik dijital dönüşümle mümkün. Şirket olarak uçtan uca çözüm kümemiz ve danışmanlık hizmetlerimizle işletmelerin dijital dönüşüm yolculuğunu destekliyoruz. Bu yolculukta çok önemli bir rolü olan mali müşavirlerimizin mükelleflerine sağladığı değeri, mikro işletmeler ve KOBİ’lere sunduğumuz çözümlerimizle artırıyoruz" şeklinde konuştu. Samsun Mali Müşavirler Odası Başkanı Osman Arslan, "Samsun Mali Müşavirler Odası olarak, meslek mensuplarımızı yapay zekâ teknolojilerinin muhasebe alanındaki etkilerini yakından takip ederek dijital dönüşüme hazırlıyoruz. Eğitim programlarımız, seminerlerimiz ve farkındalık çalışmalarımızla bu dönüşümün öncüsü olmaya devam edeceğiz" dedi. Yapılan açıklamaya göre, ‘Logo ile Yan Yana: Mali Müşavir Buluşmaları’, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin farklı şehirlerinde düzenlenmeye devam edecek. Hem mali müşavirler, hem de mükelleflerin dijital dönüşüm yolculuklarında yanında olan Logo Yazılım; kurumsal kaynak planlamadan (ERP) insan kaynakları yönetimine, e-Dönüşüm çözümlerinden finansal servis uygulamalarına kadar birçok alanda ihtiyaçlara özel çözümler geliştiriyor.
Aksa Enerji’nin 2026 yılında 10 yeni santrali 975 MW ile ticari faaliyete geçiyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:57 Aksa Enerji’nin 2026 yılında 10 yeni santrali 975 MW ile ticari faaliyete geçiyor Aksa Enerji, kurumsal yatırımcı ve analistin katılımıyla gerçekleştirdiği Analist Toplantısı’nda yatırım ve büyüme planlarını paylaştı. Şirket, 2026’da 10 yeni projeyi devreye alarak 975 MW’lık ek kurulu güç oluşturmayı hedefliyor. Böylece şirket, 2028 itibarıyla FAVÖK’ünü 2024 yılına göre 3 katına çıkararak 660 milyon dolara, FAVÖK marjını ise yüzde 42’ye yükseltmeyi planlıyor. Aksa Enerji, dün İstanbul’da düzenlediği Analist Toplantısı’nda orta vadeli hedeflerini paylaştı. Şirket üst yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda; enerji sektöründeki dönüşümün oluşturduğu yeni fırsatlar, global genişleme stratejisi ve finansal projeksiyonlar masaya yatırıldı. 2023’ten bu yana aktif bir yatırım döngüsünde bulunan Aksa Enerji, son üç yılda 900 milyon ABD doları tutarında yatırımı hayata geçirdi. Şirket, 2026 yılı içinde eş zamanlı olarak 10 projeyi devreye alarak toplamda 975 MW’lık yeni kurulu gücü portföyüne kazandırmayı hedefliyor. Bu yatırımlar Orta Asya, Afrika ve Türkiye’de gerçekleştirilecek. 2026 yılında Gana, Kazakistan, Gabon ve Senegal’de toplam 724 MW kapasite doğal gaz santrallerini ticari işletmeye alacak. Aynı dönemde Türkiye’de toplamda 251 MW’lık 5 farklı yenilenebilir enerji yatırımlarını hayata geçecek. Toplantıda konuşan Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Cemil Kazancı, şirketin stratejik atılımlarına dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Güçlü vizyonumuz doğrultusunda, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada katma değerli projelere imza atıyoruz. 2024’te açıkladığımız projelerin tümü planlanan takvime uygun ilerliyor. Söz verdiğimiz gibi Özbekistan Talimercan Doğal Gazlı Santralimizi tam kapasiteyle rekor sürede devreye aldık. 2026 yılı ise aynı anda 10 projemizi ticari işletmeye aldığımız bir yıl olacak. Böylece kurulu gücümüzü 4 GW’a 2027 ve 2028 yatırımlarımızla birlikte ise toplam kurulu güzümüzü 5 GW’a çıkaracağız. Bugün 7 ülkede yürüttüğümüz operasyonlarımızı 10 ülkeye yayacak, santral sayımızı 20’ye ulaştırarak global ayak izimizi daha da güçlendireceğiz. Bu projelerin önemli bir bölümü garantili gelir yapısına sahip olacak ve şirketimizin kârlılığını güçlü biçimde destekleyecek. 2028 itibarıyla FAVÖK’ümüzü 2024’e kıyasla üç katına, 660 milyon dolara çıkarmayı; marjımızı ise yüzde 24’ten yüzde 42’ye yükseltmeyi hedefliyoruz. 2026 yılından itibaren FAVÖK’ümüzün yüzde 90’ı garantili yabancı para kontratlar ya da YEKDEM mekanizmasıyla korunaklı hale gelecek. Bu atılımları hem bugünün hem de yarının enerjisini şekillendirmek üzere kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Şirket olarak, teknolojiye dayalı, finansal olarak güçlü ve toplumsal ve çevresel açıdan sorumlu bir enerji şirketi olmanın gerekliliklerini yerine getiriyor; enerjideki dönüşümün küresel liderlerinden biri olmayı hedefliyoruz." Yatırımların merkezinde yenilenebilir enerji ve yeni teknolojiler bulunuyor Aksa Enerji’nin yeni dönem yatırımlarının önemli bir kısmı, yenilenebilir enerji projeleri ve daha düşük karbon salımı yapan doğal gaz santralleri olacak. Şirket, Türkiye’de depolamalı yenilenebilir enerji üretim lisansını alarak bu alandaki pozisyonunu güçlendirdi. Şirket 2026 yılında 5’ini devreye almak üzere 11 ilde 14 farklı yatırıma imza atmaya hazırlanıyor. Dijitalleşme ve kurumsallaşma atılımları devam ediyor Şirketin hayata geçirdiği Project Nexus adlı dijital dönüşüm yatırımı ile şirketin 7 ülkedeki 11 santral SAP S/4HANA tabanlı dijital altyapı altında entegre ediliyor. 2026 yılında tamamlanması hedeflenen bu dönüşümle birlikte operasyonel süreçler sadeleştiriliyor, karar alma süreçleri hızlanıyor ve şirket genelinde daha çevik ve entegre bir yapı inşa ediliyor.
ATO Başkanı Baran, ’TOBB Türkiye 100’ Listesi’ne giren Ankara firmalarıyla bir araya geldi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:54 ATO Başkanı Baran, ’TOBB Türkiye 100’ Listesi’ne giren Ankara firmalarıyla bir araya geldi Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ‘Türkiye 100’ listesinde yer alan 24 Ankara firmasıyla bir araya geldi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) iş birliğiyle hazırlanan, Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketlerinin belirlendiği ‘Türkiye 100’ listesinde yer alan 24 Ankara firmasıyla, ATO ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda bir araya geldi. ATO Congresium’daki etkinliğin açılışında konuşan ATO Başkanı Baran, Ankara firmalarının ‘Türkiye 100’ listesinde başarıyla yer almasından büyük gurur duyduklarını belirterek, "2021-2023 dönemini kapsayan, bu yılki Türkiye 100 listesinde, 25 farklı ilimizden, 34 ayrı sektörden 100 şirket yer aldı. Ülkemizin en hızlı büyüyen bu 100 şirketinin ortalama ciro büyümesi yüzde bin 644 olarak gerçekleşerek, milli gelir artışının 6 katı bir performansa ulaştı. Başkentimiz, 24 şirket ile listenin en başına yerleşti. Yine şehrimizden listeye giren 24 şirketin 8’i de en hızlı büyüyen ilk 10 şirket arasında yer aldı. Ekonomimizin güçlü temellerini oluşturan bu gurur tablosunda yer alan şirketlerimizi yürekten kutluyorum. Bu başarı hepimizin gururu" dedi. "Yeni girişimlere yol gösteriyor, örnek teşkil ediyor" ATO Başkanı Baran, küresel ekonominin belirsizliklerle dolu olduğu bu süreçte şirketlerin elde ettiği başarının önemine değinerek, "Listede yer alan şirketlerimiz sadece Başkentimizin değil, ülkemizin üretim ve ticaret gücünü, vizyonunu ve girişimcilik kapasitesini sergiliyor. Yeni girişimleri cesaretlendiriyor, yol gösteriyor genç girişimcilerimize ve iş dünyamıza örnek teşkil ediyor. Ülkemizin kalkınmasına, istihdamına, ihracatına katkı sağlıyor. Marifet iltifata tabidir, bu başarıyı sizlerle birlikte kutlamaktan onur duyuyorum" diye konuştu. Toplantıda, Türkiye 100 listesinde yer alan firmalara, Ankara Ticaret Odası tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve Ağaçlandırma Dairesi iş birliğiyle Çanakkale’de oluşturulan ‘Geleceğe Nefes Hatıra Ormanı’nın fidan sertifikaları takdim edildi. Firma temsilcilerinin tek tek söz alarak, görüş ve önerilerini paylaştığı programa ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Halil İlik, Ali İhsan Güçlü ve Yasin Özyolu, ATO’nun 3 No’lu İlaç ve Tıbbi Cihaz Meslek Komitesi Başkanı Metin Demir ile çok sayıda davetli katıldı.
Bursa’da çiftçilere tohum desteği
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:14 Bursa’da çiftçilere tohum desteği Bursa’da tohumdan hasada her zaman çiftçinin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, Nilüfer ve Mudanya ilçesindeki çiftçilere toplam 9 ton İtalyan çimi tohumu dağıttı. Mustafakemalpaşa ilçesindeki üreticilere ise önümüzdeki günlerde 5 ton İtalyan çimi tohumu teslim edilecek. Bursa’da nitelikli tarımın yapılmasını ve çiftçinin daha fazla gelir elde etmesini hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, yetiştiricilere yönelik desteklerini sürdürüyor. Mudanya, Mustafakemalpaşa ve Nilüfer ilçelerinde yeterli mera ve kaba yem imkânı bulunmayan mahallelerin kaba yem açığını kapatmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi; Nilüfer Belediyesi, Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) ve NİLKOOP işbirliğiyle, üreticilere İtalyan çimi (Lolium multiflorum) tohumu dağıttı. Yüzde 70’i hibeli Yerel üretimi artırmayı, yem maliyetlerini düşürmeyi ve tarımsal verimliliği geliştirmeyi hedefleyen proje kapsamında, Nilüfer ilçesindeki üreticilere 4 ton ve Mudanya ilçesindeki üreticilere 5 ton toplam 9 ton İtalyan çimi tohumu yüzde 70’i hibeli olarak üreticiye teslim edildi. Önümüzdeki günlerde ise Mustafakemalpaşa ilçesindeki üreticilere de 5 ton İtalyan çimi tohumu dağıtılacak. Kaliteli yem temini sağlıyor Yüksek verim, besin değeri ve adaptasyon kabiliyetine sahip olan İtalyan çimi, hem bitkisel üretimi hem de hayvancılığı destekliyor. Ekildikten kısa süre sonra biçilip tekrar sürgün veren İtalyan çimi, yılda 3-5 defa biçilerek çiftçiye büyük katkı sunuyor. Yeşil yem, silaj ve kuru ot olarak da değerlendirilen İtalyan çimi, kış aylarında da kaliteli yem temini sağlıyor. "Hayırlı ve bereketli olsun" Dağıtım töreninde konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, dağıtımı yapılan çim tohumlarının üreticilere can suyu olacağını söyledi. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçileri her zaman desteklemeye devam edeceklerini belirten Saldız, "Üreticilerimizin omuzlarındaki yükü azaltmak ve üretimi artırmak istiyoruz. Üreten Bursa, güçlü bir Bursa demektir. Proje kapsamında 3 farklı noktada yüzde 70 hibeyle 560 üreticimize toplam 14 ton İtalyan çimi tohumu dağıtıyoruz. İlçe belediyelerimizle birlikte çiftçimize yönelik projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tek amacı var. Üretime katkı sunmak, üreticinin yanında olmak, kentimizde üretimi artırmak. Damla sulama boruları ve sıvı gübre üreterek halkımızla buluşturduk. Bu tür çalışmalar artarak devam edecek. Hayırlı ve bereketli olsun" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, proje sayesinde yem maliyetlerinin düşeceğini belirterek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılığı yeni ticaret kapılarını araladı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 12:00 Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılığı yeni ticaret kapılarını araladı Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılışıyla değişen ticaret dengeleri, Türk küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ) için 177 milyar sterlinlik İngiltere e-ticaret pazarında yeni fırsatların kapısını araladı. Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılmasıyla şekillenen Brexit süreci, yalnızca siyasi dengeleri değil, ticaretin yönünü de değiştirdi. Avrupa pazarına bağımlılığını azaltmak isteyen İngiltere, yeni tedarikçiler ve dijital iş ortakları arayışına girdi. Bu değişim, üretim kabiliyeti, genç nüfusu ve dijital dönüşüm gücüyle öne çıkan Türkiye için önemli bir fırsat penceresi açtı. Brexit sonrası Avrupa dışından tedarik kanallarını güçlendirmek isteyen İngiltere, yeni ticaret ortaklarına yöneliyor. Üretim gücü, genç nüfusu ve dijital dönüşüm potansiyeliyle öne çıkan Türkiye ise bu süreçte İngiltere’nin en güçlü aday tedarikçisi konumuna yükseliyor. Uzmanlara göre artık Türk KOBİ’leri, fuar ya da aracı firmalara gerek duymadan, doğru dijital altyapı ve stratejiyle İngiltere pazarına doğrudan ulaşabiliyor. "İngiltere’ye gitmeye değil, dijitalde görünmeye ihtiyacımız var" BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, Brexit sonrasında Türk işletmeleri için yepyeni bir dönemin başladığını belirtti. Bayır, "Brexit, İngiltere için yeni bir başlangıç. Artık tedarik zincirlerini Avrupa dışına taşıyorlar. Türkiye, üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla bu boşluğu doldurabilecek en güçlü aday. Bugün İngiltere’ye gitmeye değil, dijitalde görünmeye ihtiyacımız var. İngiltere artık yalnızca uygun fiyatlı ürün değil, güvenilir dijital iş ortakları arıyor. KOBİ’lerimizin önünde tarihi bir fırsat var. Ürününü doğru anlatan, dijital sistemini doğru kuran her Türk markası, İngiltere’de kendi hikayesini yazabilir" dedi. "Fiziksel sınırlar kalktı, dijital ticaret başladı" İngiltere, 177 milyar sterlinlik e-ticaret hacmiyle Avrupa’nın en büyük çevrimiçi pazarı konumunda bulunuyor. 2024 itibarıyla ülkedeki her üç alışverişten biri internet üzerinden yapılırken, 2030 yılına kadar bu rakamın 300 milyar sterline ulaşması bekleniyor. Bu durumun, dijitalleşen Türk girişimciler için de dev bir fırsat anlamına geldiğini ifade eden Bayır, "Dijital ticaret, artık sermaye değil, strateji oyunu. Küçük bir atölye, doğru yazılımla İngiltere’deki dev markalarla aynı pazarda yer alabiliyor. Fiziksel sınırlar kalktı, dijital ticaret başladı. Eskiden İngiltere pazarına girmek, büyük yatırım gerektiriyordu. Bugün ise bir dizüstün bilgisayar, birkaç entegrasyon ve doğru anlatımla İzmir, Gaziantep, Bursa gibi farklı farklı birçok şehrimizden bir üretici, Londra’daki bir müşteriye satış yapabiliyor. Amazon UK, Etsy, eBay, Wayfair ve Shopify gibi platformlar, Türk markaları için artık sadece satış kanalı değil, markalaşma sahnesi haline geldi. Bu dönüşüm küçük işletmeler için dev bir eşitleyici güç. Eskiden sadece büyüklerin girdiği pazarlarda, artık cesaret edenler var. Dijitalleşen her KOBİ, İngiltere’de kendi pazarını oluşturabilir" diye konuştu. "Artık rekabet raflarda değil, ekranlarda yaşanıyor" İngiltere’de tüketici davranışlarının değiştiğini belirten Bayır, artık yalnızca fiyat değil; güven, sürdürülebilirlik ve marka hikayesinin de satın alma kararlarında belirleyici olduğunu söyledi. İngiltere pazarına girmek için 3 adıma da değinen Bayır, "İngiliz tüketiciler, artık yalnızca fiyata değil, değere odaklanıyor. Güven, sürdürülebilirlik, etik üretim ve marka hikayesi; satın alma kararlarında belirleyici hale geldi. Bu durum, özellikle tasarım, tekstil, doğal kozmetik, el emeği ürünleri ve ev dekorasyonu alanında faaliyet gösteren Türk KOBİ’leri için büyük bir avantaj. İngiliz tüketici, artık ‘kim üretti, neden bu ürünü seçtim’ sorularına cevap arıyor. Hikayesi olan, sürdürülebilir üreten, güven veren markalar hızla öne çıkıyor. İngiltere pazarına girmek için ise 3 altın adım olarak; doğru dijital altyapı, yerel uyum ve standartlar ile güçlü marka hikayesi öne çıkıyor. İlk olarak stok, kargo, e-fatura, sipariş ve müşteri yönetimini tek panelden yönetin. İngiltere’nin KDV, vergi, iade ve müşteri memnuniyeti kurallarına uyum sağlayın. İngiliz tüketiciye uygun içerik, dil ve görsellerle markanızı anlatın. Artık rekabet raflarda değil, ekranlarda yaşanıyor. Görünen, kazanan olur. Bugün ekranın karşısında kurulan bağlantılar, yarının ticaret köprüleridir. Türkiye’nin üretim gücü var, şimdi o gücü dijital vitrine taşımamız gerekiyor. İngiltere’ye gitmeden, İngiltere’de var olabiliriz" şeklinde konuştu.