Son Dakika
|
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Ukrayna, Rusya’ya en az 556 dron ile saldırdı: 3 ölü, 12 yaralı
Taraftarları taşıyan midibüs devrildi, 27 taraftar yaralandı
MSB’den "seferberlik emri" iddialarına ilişkin açıklama
Dursun Özbek: "Biz artık küresel ölçekte rekabet eden bir organizasyon olmak zorundayız
Büyükçekmece’deki bıçaklı kavgada 16 yaşındaki çocuğun ölümüne ilişkin yeni detaylara ulaşıldı
İngiltere’de istifa eden eski bakandan Başbakan Starmer ile rekabet çağrısı
Kocaeli semalarında dronlarla "AK Parti" ve "Cumhurbaşkanı Erdoğan" koreografisi
EKONOMİ
Avrupa fırsatları üniversite öğrencileriyle buluştu
17 Mayıs 2026 Pazar - 12:46:01
Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 12:35
İŞKUR desteğiyle Milas’ta ‘Engelsiz Kafe’ açıldı
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘Engelli ve Eski Hükümlü Hibe Desteği Kendi İşini Kurma Projesi’ kapsamında Muğla’nın Milas ilçesinde ‘Ajna Cafee Cool’ isimli kafe hizmete açıldı. İŞKUR Milas Hizmet Merkezi’ne başvuran engelli girişimci Elif Kaya’nın hazırladığı "Engelsiz Kafe ile Ben de Varım" projesi, ilgili komisyonun 2026/1 sayılı kararıyla kabul edildi. Proje kapsamında Kaya’ya 735 bin TL hibe desteği sağlandı. Destek sürecinin tamamlanmasının ardından modern işletmecilik anlayışıyla hazırlanan ‘Ajna Cafee Cool’, Milas’ta faaliyetlerine başladı. Elif Kaya’nın, 16 yıl boyunca Samsun Adliyesi ve Samsun Bölge Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yaptığı öğrenildi. 2023 yılında tayinle Milas Adliyesi’ne gelen Kaya’nın, kafe işletmeciliği hayalini gerçekleştirmek amacıyla Ekim 2025 tarihinde görevinden istifa ettiği belirtildi. Kendi iş yerini açmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Elif Kaya, süreç boyunca destek veren İŞKUR yetkililerine teşekkür etti.
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:59
ADASO Başkanı Kıvanç: "Teknolojik devrim yaşanıyor"
Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, küresel ölçekte büyük bir teknolojik devrim yaşandığına dikkat çekerek sanayicilerin ve iş insanlarının bu dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini belirtti. Adana Sanayi Odası (ADASO) Adana Sanayi Odası Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda düzenlenen "Vergi Denetiminde Dijital Dönüşüm ve İŞKUR İstihdam Teşvikleri Bilgilendirme Toplantısı" iş dünyası temsilcileri yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; vergi denetim süreçlerinde devreye alınan yeni dijital uygulamalar, yapay zeka destekli denetim mekanizmaları, artan cezai yaptırımlar ve işletmelerin rekabet gücünü artıracak İŞKUR istihdam destekleri detaylı bir şekilde ele alındı. "Dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluktur" Toplantının açılış konuşmasını yapan Kıvanç, küresel ölçekte büyük bir teknolojik devrim yaşandığına dikkat çekerek sanayicilerin ve iş insanlarının bu dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini belirtti. Kıvanç, şöyle devam etti: "Artık sadece üretim bantlarımızda değil, mali süreçlerimizde ve kamu ile olan ilişkilerimizde de dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluktur. Teknolojinin getirdiği şeffaflık ve hız, iş süreçlerimizi kolaylaştırırken bizlere yeni sorumluluklar yüklüyor. Ekonomik sürdürülebilirliğin en temel taşlarından biri de istihdamdır. İŞKUR tarafından sağlanan güncel teşvikler, işletmelerimizin rekabet gücünü artırmak adına hayati öneme sahip. Bugün burada uzmanlardan alınacak bilgiler, işletmelerimizin gelecekteki yol haritası için birer mihenk taşı olacaktır." Etkinliğe Adana Defterdarı Ahmet Balıkcı, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Ahmet Karaveli, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan ve çok sayıda iş adamı katıldı.
17 Mayıs 2026 Pazar - 11:02
Bıçak ustasından acemi kasaplara ’kendinizi kesmeyin’ uyarısı
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Adana’da kurban kesecek vatandaşlar hazırlıklarını hızlandırırken, bıçak bileme ustalarının da yoğun mesaisi başladı. Bıçak ustası, acemi kasaplara seslenerek, "Tek isteğim herkes bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" dedi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde el yapımı bıçaklar tezgahlardaki yerini aldı. Geleneksel el işçiliğiyle üretilen dövme çelik bıçaklar, kurban kesim hazırlıkları kapsamında satışa sunuluyor. Bayram öncesi, tarihi Büyük Saat ve çarşı civarındaki bıçak bileme ustalarının üretim ve bileme mesaisinde artış yaşanıyor. "Tek isteğim kendilerini kesmesinler" Kentteki bıçak ustalarından Murat Gerçir, bayramdan önceki son 3 günün yoğun geçtiğini anlatarak, "Genellikle son 3 gün çok yoğun oluyor. Vatandaşların biraz daha erken davranmaları iyi olur kendileri için. Bu bayram yoğunluğunu atlatacağız, başka çaresi yok. İnşallah kazasız belasız bir Kurban Bayramı geçer" dedi. Her Kurban Bayramı’nda yaşanan acemi kasap vakalarına da değinen Gerçir, "Bizim kasaplarımız çok, kendisini kesen de çok. Bizler her şeyin fazla aşırısını biliyoruz bazen ondan böyle oluyor. Tek isteğim bizler mükemmel yapıyoruz, herkes de bıçağını güzel kullansın, kendilerini kesmesin" diye konuştu. "Sokak arası bileyici ve tamircilere bıçak vermeyin" Bölgedeki bıçak ustalarından Levent Bayırlı ise, sokak aralarındaki işin ehli olmayan kişilere bıçak biletilmemesi gerektiğini anlatarak şunları söyledi: "Kurban Bayramı’nın yaklaşması sebebiyle yoğunluk tabii ki artıyor. Bıçakların şimdiden getirilmesi iyi oluyor. Son güne kaldığı zaman çok kalabalık oluyor. Vatandaşlar bıçaklarını doğru düzgün yerlere götürsünler. Yazık, işi bilmeyen ayakaltı bileyicilere götürüyorlar. Bayrama 1 hafta kala yol üzerine tezgah kuruyorlar, vatandaş da bıçağı onlara veriyor. Ertesi gün getiriyorlar ama hiçbir işlem yapılmamış oluyor, sadece üstünü parlatıp veriyorlar. Bunlardan kaçınılması lazım. Vatandaşların bileyici seçerken dikkat etmesi gerekiyor. Bıçaklarını, işin ehli orijinal bıçak bileyicilerine götürsünler. Sokak arası bileyici ve tamircilere vermesinler, hayvanı mundar etmesinler."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 09:41
Tüccarların depo oyunu: Elmalar depolandı, ucuza satılmak istenmiyor
3
15 Mayıs 2026 Cuma- 16:11
Aziziye Belediyesi’nden hayvancılık atılımı
4
15 Mayıs 2026 Cuma- 16:18
Turgutlu’da 3 bin tonluk asfalt hamlesi
5
14 Mayıs 2026 Perşembe- 16:16
Muğla’nın ihracatı Nisan ayında artış gösterdi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:18
Omsan Logistics, Malatya-Nurdağı hattında seferlere başlıyor
Omsan Logistics, onarım çalışmalarının ardından yeniden hizmete açılan Malatya-Gölbaşı-Narlı-Nurdağı demiryolu hattında taşımacılık operasyonlarına başlamaya hazırlanıyor. Demiryolu hattının bölge ekonomisi ve lojistik sektörü açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Omsan Logistics Genel Müdürü Ahmet Tansık, "Ulaştırma Bakanlığı’nın yakın takibi ve sürece hız vermesi sonucu yeniden devreye alınan hat sayesinde bölgesel kalkınma hızlanacak" diye konuştu. Kahramanmaraş merkezli depremlerde hasar gören Malatya-Gölbaşı-Narlı-Nurdağı demiryolu hattı, onarım çalışmalarının ardından 15 Eylül 2025 tarihinde yeniden hizmete açıldı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) seferlere başladığı hatta, Omsan Logistics de önümüzdeki günlerde taşımacılık operasyonlarına başlamaya hazırlanıyor. 235 kilometre uzunluğundaki Malatya-Gölbaşı-Narlı-Nurdağı demiryolunun yeniden hizmete açılmasının bölge ekonomisi ve lojistik sektörü açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Omsan Logistics Genel Müdürü Ahmet Tansık, "Hattın kapalı olduğu dönemde, yük taşımacılığı zorunlu olarak Malatya-Sivas-Kayseri-İskenderun güzergahına yönlendirilmişti. Bu uzun ve maliyetli rota hem zaman hem de maliyet açısından ciddi kayıplara yol açıyordu" dedi. Ulaştırma Bakanlığı’nın yakın takibi ve sürece hız vermesi sonucu yeniden devreye alınan hattın lojistik taşımacılığında maliyetleri düşüreceğini ve verimliliği artıracağını belirten Tansık, Omsan Logistics’in demiryolu hattında önümüzdeki günlerde taşımacılık operasyonlarına başlayacağını bildirdi. Malatya-Gölbaşı-Narlı-Nurdağı demiryolu hattının bölge lojistiğinin belkemiği konumunda olduğunu ifade eden Tansık, sözlerine şöyle devam etti: "Yeniden hizmete alınan bu hat sayesinde Akdeniz limanlarına doğrudan erişim imkânı sağlanacak. Bölgenin dış ticaret kapasitesini artıracak bu gelişme, bölgesel kalkınmayı da hızlandıracak." "Ermaden için kritik önemde" Demiryolu hattının yeniden devreye alınmasının, OYAK Maden Metalürji şirketlerinin ham madde tedarikinde kritik bir rol üstlenen Ermaden’in faaliyetleri açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Ermaden Genel Müdürü Halil Yıldırım ise "Hattın tekrar hizmete girmesiyle birlikte, Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan Demirdağ tesislerimizden çıkarılan demir cevherinin taşınma süresi kısalacak, taşıma kapasitesi de iki katına çıkacak. Bu gelişme, OYAK Maden Metalürji şirketlerinin rekabet gücüne katkı sağlayacak" diye konuştu.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:17
10’uncu yaşında Getir, alışverişi yapay zekâ ile daha da hızlandıracak
Bugüne kadar 40 milyondan fazla kişinin üye olduğu Getir, hızlı teslimatta 10 yılını geride bıraktı. Gündelik alışkanlıkları dönüştüren şirket, yapay zekâ desteğiyle alışverişte zaman kazandıracak bir dizi yeni özellikle sektörde öncülerinden olmayı sürdürüyor. Getir CEO’su Batuhan Gültakan, "İlk yola çıktığımızda hizmetimizi deneyen herkesi şaşkınlık içinde bırakan kolaylığı şimdi yeni bir seviyeye taşıyoruz" dedi.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:06
Tekstil sektörü GTMF 2025 ile yeniden canlanıyor
Türkiye’nin tekstil üretim üssü Gaziantep, ekonomik durgunluğun ardından yeniden hareketleniyor. 15-17 Ekim tarihleri arasında Ortadoğu Fuar Merkezi’nde ilk kez düzenlenecek olan Gaziantep Tekstil Makineleri Fuarı (GTMF 2025), sektörün geleceğine yön verecek. Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan’ın açılışını gerçekleştireceği fuar, 15 ülkeden 228 markayı ağırlayacak. Almanya, İsviçre, İtalya, Belçika, Çin ve Hindistan gibi ülkelerden gelen öncü makine üreticileri ile yerli firmalar, en yeni teknolojilerini tanıtacak. Yavaşlayan üretime teknolojiyle can suyu Küresel ölçekte zorlu piyasa şartlarıyla mücadele eden tekstil sektörü, üretim verimliliğini artırmak için yeniden teknolojiye sarılıyor. Gaziantep’teki fuar bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. GTMF 2025, sadece bir makine sergisi değil; aynı zamanda inovasyon, Ar-Ge ve teknoloji lansmanlarının buluşma noktası olacak. Boya, örgü, iplik, nonwoven, dokuma ve halı üretimine yönelik en güncel üretim teknolojileri ziyaretçilerle buluşacak. Katılımcılar, makineleri yerinde inceleyerek verimlilik, kalite ve enerji tasarrufu konularında doğrudan kazanım sağlayabilecek. Uluslararası ziyaretçi katılımı bekleniyor Fuar, yalnızca Türkiye’den değil; Ortadoğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Avrupa ülkelerinden de yoğun ilgi görüyor. Mısır, İran ve Özbekistan gibi tekstil üretim merkezlerinden satın almacı ve yatırımcıların fuara katılması bekleniyor. Gaziantep’in lojistik altyapısı, konaklama imkanları ve ulaşım kolaylığı, şehri uluslararası ziyaretçiler için cazip bir merkez haline getiriyor. GTMF 2025, Gaziantep’in sanayi vizyonunu küresel arenada güçlendirecek ve bölgesel ekonomiye stratejik katkılar sağlayacak. Sektör temsilcilerinden güçlü destek Gaziantep Tekstil Makineleri Fuarı (GTMF 2025), yalnızca bir sektörel buluşma değil; aynı zamanda Gaziantep’in sanayi gücünü ve Türkiye’nin üretim vizyonunu yansıtan stratejik bir organizasyon olarak sektör temsilcilerinden tam destek alıyor. Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, fuarın hem şehir hem de sektör için taşıdığı önemine değinerek, "Gaziantep, tarih boyunca ticaretin merkezi olmuş bir kenttir. Artan sanayi kapasitemiz ve gelişen üretim altyapımızla Türkiye’nin parlayan yıldızıyız. GTMF 2025’in tekstil sektörüne değer katacağına yürekten inanıyor, bu önemli organizasyona destek vermekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Fuarlar, firmalarımızın yeni iş bağlantıları kurması, küresel pazarlara açılması ve sektörel trendleri yakından takip etmesi açısından hayati öneme sahiptir. Ayrıca fuarlar, kent ekonomisine de sosyal ve ticari anlamda ciddi katkılar sağlar. GTMF’nin üyelerimize ve tüm sektöre hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünver ise, Gaziantep’in tekstil üretimindeki küresel rolüne dikkat çekerek, "Gaziantep, parça halı, iplik, pp çuval, nonwoven kumaş, tekstil boyacılığı, triko örgü, konfeksiyon, penye ve kumaş gibi birçok alanda dünya çapında söz sahibi bir üretim merkezidir. Türkiye’nin en fazla halı ihracatı yapan şehri olarak, kendi halı makinelerimizle üretim yapma hedefimiz doğrultusunda GTMF 2025’i çok değerli buluyoruz. Bu fuar, hem teknolojik dönüşüm hem de uluslararası iş birlikleri açısından sektörümüze büyük katkılar sağlayacaktır" şeklinde konuştu. Gaziantep OSB Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Şimşek, sanayicinin desteklenmesinin önemine dikkat çekerek, "Gaziantep OSB, 43 milyon metrekarelik alanıyla Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesidir. 6. OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte 350 bin kişilik istihdam hedefliyoruz. Bu ekonomik iklimde yatırım yapmak kolay değil; ancak biz sanayicinin önünü açmak, üreticiyi desteklemek zorundayız. GTMF 2025, yatırımcılarımızla teknoloji üreticilerini bir araya getirerek yeni iş birliklerinin önünü açacak. Gaziantep’e yakışır bir fuar olacak ve biz de bu sürece her türlü desteği vermeye hazırız" ifadelerini kullandı. GAİB Koordinatör Başkanı Fikret Kileci de fuarın bölgesel ve uluslararası etkisine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "GTMF 2025’in, tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmalarımıza yeni yatırım fırsatları sunacağına inanıyoruz. Fuarlar, sadece ticari değil; aynı zamanda sosyal ve kültürel etkileşim alanlarıdır. Ulusal ve uluslararası katılımcılarla kurulacak bağlantılar, Gaziantep’in sanayi kimliğini daha da güçlendirecek. Gaziantep Tekstil Makineleri Fuarı’na (GTM) destek olmaktan dolayı memnuniyet duyuyoruz." Gaziantep, üretim, teknoloji ve kültürün kesişim noktası GTMF 2025, yalnızca bir fuar değil; üretimin, teknolojinin ve kültürel mirasın birleştiği bir sanayi yolculuğu olacak. Gaziantep’in tarihi dokusu, gastronomisi ve sanayi dinamizmiyle birleşen bu organizasyon, ziyaretçilere hem iş hem de keşif dolu bir deneyim sunacak.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:54
Mersin’de üreticiye ceviz soyma makinesi desteği
Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında 7 adet olmak üzere bugüne kadar 24 adet Ceviz Soyma Makinesi üreticilere kazandırıldı. Saatte bin kilograma kadar ceviz soyabilen makinelerin sayesinde çiftçiler hem zamandan hem iş gücünden tasarruf ettiği bildirildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının, küçük ve orta ölçekli üreticilere yönelik makine-ekipman desteklerini sürdürdüğü kaydedildi. Desteklerin üreticilerin bağlı oldukları Sulama Kooperatifleri ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri üzerinden sağlandığı, bu kapsamda 2025 yılında 7 adet olmak üzere, bugüne kadar toplamda 24 adet ceviz soyma makinesinin üreticilere kazandırıldığı aktarıldı. Destekten yararlanan mahallelerden biri de Mezitli ilçesine bağlı Demirışık Mahallesi oldu. 2019-2025 yılları arasında 13 ilçede toplam 825 adet makine desteği sağlayan büyükşehir belediyesi, üreticilerin iş gücü ve zamandan tasarruf ederek, üretim maliyetlerini düşürmesini hedefliyor. Ceviz soyma makinelerinin, saatte 800-1000 kilogram ceviz soyabiliyor. Böylece normal şartlarda 8-10 kişinin bir günde yapabileceği iş, makinelerle 1 saatte tamamlanabiliyor. Daha önce imece usulü günlerce ceviz soyan çiftçiler, böylece büyük bir iş gücü yükünden kurtulmuş oldu. "Üreticilerimiz, makine desteğimiz ile ellerini karartmadan cevizlerini soyacaklar" Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Hüseyin Topkara, Büyükşehir Belediyesinin makine-ekipman destekleri kapsamında küçük ve orta ölçekli üreticilere, bağlı bulundukları Sulama Kooperatifleri ya da Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri üzerinden makine destekleri sağlamaya devam ettiklerini belirtti. Topkara "Bu destekler kapsamında olan makinelerimizden bir tanesi de ceviz soyma makinesi. 2025 yılında 7 adet olmak üzere, bugüne kadar il genelinde toplamda 24 adet ceviz soyma makinesi desteğinde bulunduk. Destek verilen mahallelerden bir tanesi de Mezitli ilçesine bağlı Demirışık Mahallesi. Büyükşehir olarak 2019-2025 yılları arasında 13 ilçede üreticilerimize toplam 825 adet makine desteği sağladık. Bu desteklerimizdeki amacımız, iş gücünden ve zamandan tasarruf ederek, üreticilerin ekonomilerine katkı sağlamak" dedi. Ceviz hasadının oldukça zor ve zahmetli bir iş olduğunu, kabukları soyan kişilerin ellerinin karardığını ve yandığını kaydeden Topkara, "Artık ceviz üreticilerimiz, makine desteklerimiz ile ellerini karartmadan, yorulmadan cevizlerini soyacaklar. Saatte 800-1000 kg arası ceviz soyabilen makinemiz, 8-10 kişinin bir günde yapacağı işi 1 saatte yapabiliyor. Böylece iş gücünden ve zamandan da kazanç sağlıyor. Bundan sonraki süreçte de büyükşehir belediyesi olarak vereceğimiz tarımsal destek projeleriyle, küçük ve orta ölçekli üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:47
Kurak tarlalardan gelen lezzet: Dikenli incir dondurmaya dönüştü
Mersin’de sulama imkanı az olan bölgelerde yetiştirilen dikenli incirde hasat dönemi devam ederken, yapılan katma değer çalışmasıyla dondurmaya dönüştü. Dikenli incirin ilaç, su ve gübre istemeden meyve veren ender ürünlerden biri olduğuna değinen Tarsus Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Teke, kırsal bölgelerde yaşanan susuzluğa ve kuraklığa çare olabilecek bir ürün olduğunu söyledi. Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Mersin’de her çeşit meyve ve sebze yetiştiriliyor. Bunlardan biri de lezzetiyle bilinen, özellik turizm sezonunda sokaklarda soyularak tek tek satılan dikenli incir, kurak veya sulama imkanı çok olmayan tarlalarda üretilmesiyle dikkat çekiyor. Sadece Mersin’de 25 bin tonun üzerinde üretimi yapılan dikenli incirin katma değerinin artması için ise önemli çalışmalar yapılıyor. Üretimin en çok yapıldığı Mersin’de Tarsus Ticaret Borsası’nın girişimiyle dikenli incirden dondurma üretildi. Seri üretime geçilmesi planlanan dondurma sayesinde hem yaz aylarında serinletici bir tat alternatifi sunacak olması hem de kırsal kesimde üretilen ürüne katma değer kazandırmasının önemli olduğu ifade edildi. Sulama ve ilaç istemeden yetişebilen dikenli incirin Ağustos ayında başlayan hasadının Aralık ayı sonuna kadar devam ettiği kaydedildi. "İlaç, su ve gübre istememesi çıkış noktamız oldu" İncirin dondurmaya dönüşümünü sağlayan projenin koordinatörü Tarsus Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Teke, "Toprağın üzerindeki tüm yaprağından meyvesine, meyvesinden çekirdeğine kadar değerlendirilebilen bir tür sanayi ürünü. 2018 yılında Sicilya’ya gittiğimizde, Avrupa Birliği’nin dahi bu ürünü susuzluğa ve iklim krizine karşı desteklediğini gördük. Burada da ilaç, su ve gübre istemeden meyve üreten ender ürünlerden biri. Havanın rutubetiyle size meyve veriyor. Özellikle ilaç, su ve gübre istememesi çıkış noktamız oldu. Öncelikle bu ürünün değerlendirilmesine dondurma üretimiyle başladık. Organik keçi sütü ve hurma şekeri kullanarak dondurmamızı elde ettik. Bunun marmalet ve reçel gibi denemelerini yapıyoruz. Dondurması mükemmel, herkesin tatmasını isterim. Yaygınlaştırarak Tarsus ve ülke ekonomisine faydalı hale getirmek istiyoruz. Belki ileride daha büyük kazanç sağlayacak bir ürün. Özellikle kırsal bölgelerde susuzluğa ve kuraklığa çare olabilecek bir ürün olarak benimseteceğiz" dedi. Öte yandan, yöresel pazarda vatandaşlara ikram edilen dikenli incir dondurmasını tadanlar ise çok lezzetli bulduklarını söyledi.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:44
Yozgat’ta imece usulü soğan hasadı hem emek hem zaman tasarrufu sağlıyor
Yozgat’ın Çekerek ilçesinde mor ve sarı soğan hasadı yapan üreticiler imece usulüyle işçi maliyetinden, makine ile de zamandan tasarruf ediyor. Çekerek ilçesine bağlı Arpaç köyü Kahyalı mezrasında soğan hasadı hummalı şekilde sürüyor. Üreticiler 10-15 kişilik gruplar halinde hasat yapıyor. Hem geleneksel yöntemlerin hem de makinenin kullanıldığı hasatta işler daha pratik hale geliyor. Soğanlar topraktan özenle sökülüyor, makinede ayıklanıyor ve çuvallara doldurularak satışa hazırlanıyor. Soğan sökümünden geride kalan kökleri yiyen hayvanların da besinleri çeşitlenmiş oluyor. Yaz kış demeden ekmeğini topraktan çıkaran köylüler yoğun emek sarf ediyor. "Söktüğümüz soğanlar Osmaniye’ye gönderiliyor" Üreticilerden Muhammed Emin Çetiner soğan kesim, söküm ve yükleme işiyle uğraştıklarını söyledi. "Osmaniye’ye gönderilen soğanların geride kalan köklerini hayvanlar yiyor. Bu işin zorluğu da var kolaylığı da var. Serin havalarda daha iyi oluyor. Öğle sıcaklarında biraz dinlenip öyle çıkıyoruz" dedi. "Tarlada soğan fiyatı 7-8 lira" Tunahan Beyazıt ise mor ve sarı soğan hasadı yaptıklarını belirtti. Beyazıt, "Tarlada fiyatlarımız 7-8 lira. İmece usulü 10-15 kişi çalışıyoruz. Haziran temmuz ayına göre havalar serin. Şu an bir sıkıntı yok. Üretmeye devam ediyoruz. Yarısını sattık yarısını da köydeki depomuza çekiyoruz. Kışın satacağız. Hayatımızı böyle idame ettiriyoruz" şeklinde konuştu.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:35
Yozgat’ta imece usulü soğan hasadı hem emek, hem zaman tasarrufu sağlıyor
Yozgat’ın Çekerek ilçesinde mor ve sarı soğan hasadı yapan üreticiler imece usulüyle işçi maliyetinden, makine ile de zamandan tasarruf ediyor. Çekerek ilçesine bağlı Arpaç Köyü Kahyalı mezrasında soğan hasadı hummalı şekilde sürüyor. Üreticiler 10-15 kişilik gruplar halinde hasat yapıyor. Hem geleneksel yöntemlerin hem de makinenin kullanıldığı hasatta işler daha pratik hale geliyor. Soğanlar topraktan özenle sökülüyor, makinede ayıklanıyor ve çuvallara doldurularak satışa hazırlanıyor. Soğan sökümünden geride kalan kökleri yiyen hayvanların da besinleri çeşitlenmiş oluyor. Yaz kış demeden ekmeğini topraktan çıkaran köylüler yoğun emek sarf ediyor. "Söktüğümüz soğanlar Osmaniye’ye gönderiliyor" Üreticilerden Muhammed Emin Çetiner soğan kesim, söküm ve yükleme işiyle uğraştıklarını söyledi. "Osmaniye’ye gönderilen soğanların geride kalan köklerini hayvanlar yiyor. Bu işin zorluğu da var kolaylığı da var. Serin havalarda daha iyi oluyor. Öğle sıcaklarında biraz dinlenip öyle çıkıyoruz" dedi. "Tarlada soğan fiyatı 7-8 lira" Tunahan Beyazıt ise mor ve sarı soğan hasadı yaptıklarını belirtti. Beyazıt, "Tarlada fiyatlarımız 7-8 lira. İmece usulü 10-15 kişi çalışıyoruz. Haziran Temmuz ayına göre havalar serin. Şu an bir sıkıntı yok. Üretmeye devam ediyoruz. Yarısını sattık yarısını da köydeki depomuza çekiyoruz. Kışın satacağız. Hayatımızı böyle idame ettiriyoruz" şeklinde konuştu.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:31
Diyarbakır surlarında "Hasırevi Projesi" hayata geçirildi: Binlerce yıllık ürünler burada kadınların elinde hayat bulacak
Diyarbakır’ın tescilli "hasır" ve "kişnişi" başta olmak üzere, kenttin binlerce yıllık geleneği olan ürünler, 5 bin yıllık surların 47 No’lu burcunda üretilip başta yerli ve yabancı turistler olmak üzere ziyaretçilerine sergilenip satışı gerçekleştirilecek. Diyarbakır Sarraflar ve Kuyumcular Odası (DİKO) Başkanı Mehmet Yüksel, yönetimi ve yatırımcı üyeleri Zer Anka ile Nusret Gold, kentin binlerce yıllık tescilli ürünlerinin imalatından, raflarda sergilenmesine kadar yapacakları bir proje hazırladı. 3-4 yıllık bir hazırlık ve girişimin ardından 5 bin yıllık Diyarbakır surlarının 47 No’lu burcunda "Hasırevi" için hazırlıklar tamamlandı. Yatırımcı iki kuyumcu, burada kadınların elinden çıkacak tescilli hasır ve kişniş başta olmak üzere, kentin binlerce yıllık figürleri el sanatlarına işlenip buradaki turizm bölgesinde ziyaretçilere açık olacak. DİKO Başkanı Mehmet Yüksel, Diyarbakır’ın kültürünü ve tarihini yansıtacak bütün ürünlerin Hasırevi’nde yer alacağını söyledi. Tescilli hasır, tescilli kişniş kolye ve bunlar gibi yüzlerce ürün olduğunu belirten Yüksel, "Bunlar, tarihimizi yansıtacak ürünlerimizdir. Sektör olarak 3-4 yıldır özelikle projelerimizden biri olan bu projeyi şehrimize kazandırmak için firmalarımızın iş birliğinde bunu 47 No’lu burçta hayata geçirdik. Bize de düşen, şunun iyi bir tanıtımını yapmak. Bu, sektör için önemli bir projedir" dedi. Yüksel, Diyarbakır’a ait 2-3 bin yıllık ürünlerin burada görebileceğini ifade ederek, "Bizim için çok önemli bir projedir. Özelikle turizmcilerimiz buraya turistleri çekecekler. Kapı açık, halkımız gelebilecek. Burada tarihini, geçmişini görebilecek. Bir Diyarbakır’a geldiği zaman Hasırevi’nde hasırın oluşunu, bitişini burada görebilecek. Burada ev hanımı ustalarımız var. Hasırın eritimi hepsi el işi" diye konuştu. Yatırımcılardan Fırat Ekinci, bunun kendileri için çok büyük bir mutluluk olduğunu kaydetti. Yaklaşık 3-4 yıllık bir hayalleri olduğunu aktaran Ekinci, "Kurumlarımızın desteğiyle bugün faaliyete sokmuş bulunmaktayız. Diyarbakır’ın binlerce yıllık tarih ve kültürel miraslarını ön plana ve tanıtabilmek için yaptığımız bir proje. Diyarbakır’ın el sanatlarıyla başladık. Başta hasır olmak üzere kişnişi, telkari gibi ürünleri buradaki tezgahlarda üretip diğer tarafta sergileyip müşteriye sunmayı planlıyoruz. Nihayetinde proje bitti, çok mutlu ve heyecanlıyız. Dışarıdan gelen misafirlerimiz burada aldıkları ürünleri yerinde yapılışını görmüş olacaklar" ifadelerini kullandı. DİKO yönetimi ve üyeler, bu süreçteki desteklerinden dolayı Diyarbakır Valiliği’ne, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne ve Müze Müdürlüğü’ne teşekkürlerini iletti.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:27
Şanlıurfa’da pamuk yerini yer fıstığına bırakıyor
Şanlıurfa’da artan üretim maliyetleri ve pamukta yaşanan düşük satış fiyatları, çiftçileri alternatif ürünlere yöneltti. Son yıllarda özellikle Suruç ve Harran ilçelerinde üreticiler, pamuk yerine yer fıstığı ekimine başladı. Deneme amaçlı yapılan ekimlerde beklenenden yüksek verim alınması, bölgede yer fıstığı üretimini hızla artırdı. 2023 yılında 133 hektar alanda yapılan yer fıstığı üretimi, 2024 yılında 8 bin hektara ulaştı. Bu artış, Şanlıurfa’da tarımsal ürün deseninin önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu ve 2025 yılında 10 bin hektarın üzerindeki tarım arazileri yer fıstığı ile buluştu. Çiftçiler, yer fıstığının pamuk üretimine göre daha az sulama ve bakım gerektirdiğini, buna rağmen yüksek verim sağladığını belirtiyor. Türkiye’nin yer fıstığı üretiminde önde gelen Osmaniye ilinde dönüm başına 300-350 kilogram ürün elde edilirken, Şanlıurfa’da bu miktar 550-600 kilograma kadar çıkıyor. Ayrıca Şanlıurfa’da yetiştirilen yer fıstıklarının iri taneli ve kaliteli olması nedeniyle tüccarlar tarafından da tercih edildiği ifade edildi. Ziraat Yüksek Mühendisi Mehmet Tekçe, yaptığı açıklamada, "Son iki yıldır deneme amaçlı ekilen yer fıstığında beklenenden daha fazla rekolte elde edildi. Osmaniye’de dönüm başına 300-350 kilogram ürün alınırken, Şanlıurfa ovalarında bu rakam 550-600 kiloya kadar çıkıyor. Bu verim artışı, önümüzdeki dönemde pamuğun yerini yer fıstığının alabileceğini gösteriyor" dedi. Uzun yıllar pamuk ektikten sonra yer fıstığı üretimine yöneldiğini belirten çiftçi Mehmet Yıldız ise "Yaklaşık 20 yıldır pamuk ekiyorduk. Girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle artık yeterli kazanç sağlayamıyorduk. İlaç ve sulama giderleri çok arttı. Bu nedenle yer fıstığına yöneldik. Yaklaşık bin 500 dönüm yer fıstığı ektik. Hem masrafları daha az hem de verimi yüksek. Bu nedenle üretime devam edeceğiz" diye konuştu. Bölge çiftçileri, yer fıstığı üretiminde elde edilen yüksek verimin, ürünün bölgede pamuk başta olmak üzere diğer ürünlere alternatif olarak öne çıkmasını sağladığını ifade etti.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:25
Cari denge Ağustos ayında 5 milyar 455 milyon doları fazla kaydetti
Ağustos ayında cari işlemler hesabı 5 milyar 455 milyon ABD doları fazla kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ağustos ayı Ödemeler Dengesi Gelişmelerine göre, cari işlemler hesabı 5 milyar 455 milyon ABD doları fazla kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı da 10.005 milyon ABD doları fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 2.806 milyon ABD doları olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, Ağustos ayında cari açık yaklaşık 18,3 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 62,6 milyar ABD doları açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 62,3 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 17,5 milyar ABD doları ve 399 milyon ABD doları açık verdi. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 9.516 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 2.769 milyon ABD doları ve 7.665 milyon ABD doları oldu. Finans hesabı 2025 yılı Ağustos ayı yıllık cari açığın finansmanına, net doğrudan yatırımlar 6,5 milyar ABD doları, krediler 27,3 milyar ABD doları, ticari krediler 2,9 milyar ABD doları ve efektif ve mevduatlar 1,4 milyar ABD doları net katkı verirken; portföy yatırımları 0,4 milyar ABD doları negatif yönlü net bazda etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden rezerv artışı 1,2 milyar ABD doları oldu. Ağustos ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net girişler 986 milyon ABD doları olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 1.768 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 782 milyon ABD doları arttı. Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 288 milyon ABD doları gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 202 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:22
Başkan Doğan: "Tarımın geleceği çiftçinin elinde"
Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, çiftçinin finansal gücünü koruyabilmesi için sübvansiyonlu kredi limitlerinin her yıl enflasyon oranında artırılmasını istediklerini söyledi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Adana ve Çukurova genelinde tarım üreticilerinin son yılların en ağır ekonomik ve iklimsel sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Doğan, "Artık çiftçi borcunu borçla kapatıyor. Kredi bulabilen şanslı sayılıyor, bulamayan ürününü ucuza satıyor; hiç krediye erişemeyen çiftçi ise üretimi bırakmak zorunda kalıyor. Üreticiler sadece tarımsal giderlerde değil, yanında çalışan mevsimlik işçilerin ve yardımcı personelin ödemelerinde sorun yaşıyor" dedi. Don, kuraklık ve aşırı sıcak ürünleri vurdu Başkan Doğan, 2025 yılında iklim değişikliğinin etkilerinin Çukurova’da yoğun biçimde hissedildiğinin altını çizerek, "Türkiye genelinde 65 ilde görülen don, ardından gelen kuraklık ve aşırı sıcaklar birçok üründe ciddi zarara yol açtı. Soğan, patates, marul, karpuz, kavun, domates, biber gibi ürünlerde üretici maliyetini dahi karşılayamadı. Kıraç bölgelerde buğday ve ayçiçeği verimi düştü. Erkenci şeftali, nektarın ve narenciye bahçelerinde don zararı üreticiyi çaresiz bıraktı" diye konuştu. Doğan, TARSİM sigortalarının mevcut haliyle çiftçinin gerçek risklerini karşılamadığını, sigorta kapsamının mevsimsel değişimlere göre genişletilmesi gerektiğini belirtti. Yüreğir Ziraat Odası olarak, çiftçinin finansal gücünü koruyabilmesi için sübvansiyonlu kredi limitlerinin her yıl enflasyon oranında artırılması talebini Cumhurbaşkanlığı’na ilettiklerini de aktaran Doğan, "Bu karar gecikmemeli. Her geçen ay çiftçinin elindeki üretim araçları değer kaybediyor. Eğer gerekli adımlar atılmazsa, 2026’da binlerce üretici traktörünü, tarlasını ve ekipmanını satarak üretimden çekilmek zorunda kalabilir" şeklinde konuştu. "Tarımın geleceği çiftçinin elinde" Tarım politikalarının, sahadaki üreticinin görüşü alınmadan belirlenemeyeceğini vurgulayan Doğan, "Tarımın sürdürülebilirliği için alınacak her kararda çiftçilerin sesi olan ziraat odalarının görüşüne de başvurulmalıdır. Tarımın geleceği çiftçinin elinde. Çiftçi olmazsa üretim de olmaz. Çiftçinin sesi duyulmalı, destekler yerinde ve zamanında verilmelidir" diyerek sözlerini tamamladı.
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:19
Aksa Doğalgaz, kombi ve baca bakımına dikkat çekti
Doğal gaz doğru kullanıldığında en güvenli yakıtların başında geliyor. Yaşama konfor kazandırıyor, aile bütçesine katkı sağlıyor. Türkiye’nin önde gelen dağıtım şirketlerinden Aksa Doğalgaz, doğal gazın güvenli ve verimli kullanımı için kombi ve baca bakımının gerekliliğine dikkat çekti. Doğal gaz, evlerin her odasını eşit bir şekilde ısıtıyor, mutfakta "Tüp bitti, yemek yarıda kaldı" sorununu ortadan kaldırırken, sıcak suya erişimi kesintisiz hale getiriyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) haziran ayı sektör raporuna göre Türkiye’de 22 milyondan fazla olan doğal gaz abonesi, tüm bu avantajların keyfini çıkarıyor. 29 il merkezi, 339 ilçe ve beldede doğal gaz dağıtım hizmeti veren Aksa Doğalgaz da hem güvenli ve tasarruflu kullanım için kombi ile baca bakımının önemine işaret etti. Güvenli ısınma için kış gelmeden baca bağlantılarınızın sızdırmazlığını kontrol edin Kış gelmeden önce kombi ve baca bakımlarının mutlaka yaptırılması gerekiyor. Çünkü düzenli bakım yapılan kombiler hem daha uzun ömürlü oluyor hem de yaşam alanlarını daha verimli ısıtıyor. Esnek bağlantıların kontrol edilmesi ve varsa ömrünü tamamlamış fleksilerin yenilenmesi ise fark edilmesi zor gaz sızıntılarının önüne geçilerek can ve mal güvenliği açısından oluşabilecek tehlikeleri ortadan kaldırıyor. Kombi ve baca sistemine yalnızca yetkili kişilerin müdahale etmesi gerektiğinin altını çizen şirket, özellikle kombilerin kapalı balkon veya teras gibi alanlarda bulunması halinde, bacalarının mutlaka dışarıya kadar uzatılmasının zorunluğu olduğunu hassasiyetle hatırlattı. "Baca bağlantıları açılmamalı, sızdırma yapmamalı ve gözle düzenli olarak kontrol edilmeli" açıklamasında bulunan şirket, güvenli kullanım için bu ayrıntıların ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Kapalı alanlarda mutlaka havalandırma menfezi bulunması da bir diğer önemli konu. Özellikle rüzgârlı ve fırtınalı havalarda bu menfezlerin kapatılmaması, karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı ciddi bir güvenlik önlemi olarak öne çıkıyor. Bakımlı kombi, doğru ve tasarruflu tüketim demek Kombi bakımının sadece güvenlik açısından değil, aynı zamanda tasarruf açısından da önemli olduğunu belirten Aksa Doğalgaz, düzenli bakım sayesinde doğal gaz tüketiminin azaldığını ifade etti. Bakımı yapılmayan kombiler, istenen ısıyı sağlamak için daha fazla enerji harcıyor. Bu da hem enerji israfına hem de faturaların yükselmesine neden oluyor. Periyodik bakım sayesinde kombide oluşabilecek arızalar önceden tespit edilip gideriliyor. Bu da ileride ortaya çıkabilecek büyük tamir masraflarının önüne geçilmesini sağlıyor. Kombisini değiştirmek isteyen kullanıcıların ise bu işlemi mutlaka dağıtım şirketinin bilgisi dâhilinde, sertifikalı firmalar aracılığıyla yapmaları gerekiyor. Aksi halde, standartlara uymayan uygulamalar ciddi güvenlik risklerine yol açabiliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder