EKONOMİ
Gümüşhaneli girişimcinin geleneksel çözümü dünya pazarına açıldı 19 Nisan 2026 Pazar - 09:02:05 Gümüşhane’de kurumsal hayatın stresinden uzaklaşmak için hobi olarak ahşap işlerine başlayan Hasan Yavuz Can, geliştirdiği "Yün Kabartma Makinesi" ile dikkat çekiyor. Yarım günlük yün işleme süresini 20 dakikaya indiren makinesi Rusya’dan Kuzey Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyadan talep görüyor. Gümüşhaneli genç girişimci Hasan Yavuz Can, eğitim hayatının ardından döndüğü memleketinde, evinin altındaki küçük bir atölyede başlattığı ahşap tutkusunu üretim merkezine dönüştürdü. Çocukluk yıllarında yaylalarda çobanlık yaparken dedesinin hediye ettiği bir çakıyla ahşabı yontmaya başlayan Can, o günlerde filizlenen bu tutkuyu, bugün gelişmiş makinelerin ve profesyonel işçiliğin merkezine taşıdı. "Yapılamaz" denileni başardı Hasan Yavuz Can’ın dönüm noktası, bir arkadaşının piyasada bulamadığı ve yerel ustaların "uğraşmam" diyerek geri çevirdiği yün kabartma makinesi talebi oldu. Yaklaşık iki aylık bir AR-GE süreci ve yarım metreküplük kereste sarfiyatıyla deneme yanılma yöntemlerini kullanan Can, sosyal medyadan gelen geri bildirimlerle cihazı mükemmel hale getirdi. Özellikle hayvancılıkla uğraşanların ve geleneksel yün yorgan kültürünü yaşatanların büyük ilgisini çeken makine, yünün yanı sıra pamuk ve elyaf kabartma işlemlerini de başarıyla gerçekleştiriyor. Yarım günlük iş 20 dakikaya düştü Makinenin sağladığı en büyük avantaj, zaman ve emek tasarrufu olarak öne çıkıyor. Klasik yöntemlerle bir kişinin yarım gününü alan yün kabartma işlemi, bu cihaz sayesinde sadece 20 dakikada tamamlanıyor. Tozu dışarı atan ve yüne hacim kazandıran sistem, aynı zamanda yünü iplik haline getirmeye uygun bir inceliğe ulaştırıyor. Sosyal medyada büyük ilgi gördü Sosyal medyada paylaşılan tanıtım videolarının yaklaşık 27 milyon izlenme almasıyla birlikte, Gümüşhane’deki bu küçük atölye bir anda ilgi odağı haline geldi. Rusya, Kuzey Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’dan çok sayıda sipariş alan Hasan Yavuz Can, başlangıçta günde sadece bir adet üretebildiği bu meşakkatli makineden, atölyesini büyütüp makine parkurunu genişleterek bugün günde 7-8 adet üretebilecek kapasiteye ulaştı. Can, "Atıl parçaları değerlendirerek başladığımız bu süreçte, bugün Gümüşhane’nin çam, köknar ve ladin ağaçlarını kullanarak dünyaya teknoloji ihraç eder hale geldik" ifadelerini kullandı. Her bir parçanın tek tek işlendiği, havşalandığı ve zımparalandığı bu süreçte kaliteden ödün vermediklerini belirten girişimci, "Hobi olarak başladığımız bu yolculuk, artık Gümüşhane’nin adını dünyaya duyuran bir ek işe dönüştü" ifadelerini kullandı. Can ayrıca, geleneksel el aletlerinden olan ’kirmen’ ve diğer unutulan ürünleri de modernize ederek yeniden hayata geçirmeyi hedefliyor.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12 Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
MTSO Başkanı Çakır’dan KOBİ’ler için ’Teknoloji Yatırım Bankası’ çağrısı
17 Nisan 2026 Cuma - 10:48 MTSO Başkanı Çakır’dan KOBİ’ler için ’Teknoloji Yatırım Bankası’ çağrısı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, KOBİ’lerin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırmak amacıyla teknoloji odaklı bir ’Yatırım Bankası’ kurulması gerektiğini belirterek, "Nasıl Ziraat Bankası tarımı destekliyorsa, KOBİ’lerin dönüşümünü destekleyecek bir yapıya ihtiyaç var" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, KOSGEB iş birliği ve MTSO ev sahipliğinde düzenlenen ’KOBİ’ler için Destek ve Dönüşüm Programı’, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol ile çok sayıda finans ve iş dünyası temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Programda konuşan Çakır, Türkiye’de yaklaşık 4 milyon KOBİ bulunduğunu belirterek, bu işletmelerin ekonominin temel direğini oluşturduğunu söyledi. Sağlanan desteklerin önemli olduğunu ancak KOBİ sayısının fazlalığı nedeniyle yetersiz kaldığını ifade eden Çakır, "Ciddi kaynaklar dağıtılıyor ancak bu kaynaklar geniş kitlelere yayıldığı için etkisi sınırlı kalıyor. Bu nedenle doğru firmaları seçip daha güçlü desteklemeliyiz" diye konuştu. "Büyüme potansiyeli olan firmalara odaklanmalıyız" KOBİ’lerin farklı yapılara sahip olduğunu dile getiren Çakır, büyüme potansiyeli yüksek işletmelerin önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır, "Gerçekten üretip büyüyen firmalarla, finansmana ihtiyacı olmayan ya da verim üretmeyen yapıları ayırmak zorundayız. Odağımız ülkeye katma değer sağlayan işletmeler olmalı" ifadelerini kullandı. Yeşil ve dijital dönüşümün artık zorunluluk haline geldiğini belirten Çakır, bu süreçte en kritik unsurun finansman olduğuna dikkat çekti. Çakır, "Bu dönüşümü gerçekleştirecek firmaları analiz eden, uzun vadeli finansman sağlayan ve aynı zamanda danışmanlık hizmeti sunan teknoloji odaklı bir yatırım bankasına ihtiyaç var. Bu yaklaşım kurumsal değil, ulusal bir politika haline gelmeli" dedi. KOBİ’lerin sürdürülebilirliğinin önemine de değinen Çakır, gençlerin iş kurmaya mesafeli olduğuna dikkat çekerek mevcut işletmelerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Finansman imkanları genişletildi" KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise konuşmasında kurumun destek mekanizmalarına ilişkin bilgi verdi. KOBİ’lerin küresel değişime uyum sağlaması için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirten İbrahimcioğlu, finansman imkanlarının genişletildiğini ve sahadan elde edilen veriler doğrultusunda yeni destek modellerinin hayata geçirildiğini ifade etti. İbrahimcioğlu, KOSGEB’in bugüne kadar yüz milyarlarca liralık destek sağladığını belirterek, Mersin’in de bu desteklerden önemli ölçüde yararlandığını kaydetti. Desteklerde istihdam, ihracat ve üretim odaklı büyümenin önceliklendirildiğini sözlerine ekledi.
Yılın ilk 3 ayında kurulan şirket sayısı yüzde 1,3 arttı
17 Nisan 2026 Cuma - 10:39 Yılın ilk 3 ayında kurulan şirket sayısı yüzde 1,3 arttı Yılın ilk 3 ayında kurulan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 arttı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Mart ayına ilişkin Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, 2026’nın ilk 3 ayında, 2025’in ilk 3 ayına göre; kurulan şirket sayısı yüzde 1,3 arttı, kurulan kooperatif sayısı yüzde 28,3 azaldı, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 1,2 azaldı. 2026’nın ilk 3 ayında, 2025’in ilk 3 ayına göre; kapanan şirket sayısı yüzde 10,2 azaldı, kapanan kooperatif sayısı yüzde 25,2 azaldı, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 13 arttı. Kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 azaldı Mart 2026’da, Mart 2025’e göre; kurulan şirket sayısında önemli bir değişiklik olmazken, kurulan kooperatif sayısı yüzde 36,3 azaldı, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 4,2 azaldı. Mart 2026’da, Mart 2025’e göre; kapanan şirket sayısı yüzde 6,4 azaldı, kapanan kooperatif sayısı yüzde 38,4 azaldı, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 45,6 arttı. Kurulan şirket sayısında bir önceki aya göre yüzde 11,2 azalış oldu Bir önceki aya göre; kurulan şirket sayısı yüzde 11,2 azaldı, kurulan kooperatif sayısı yüzde 22,1 azaldı, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 13,5 azaldı. Bir önceki aya göre; kapanan şirket sayısı yüzde 11,6 arttı, kapanan kooperatif sayısı yüzde 2,2 azaldı, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 5,2 azaldı. Mart 2026’da tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti Mart 2026’da kurulan toplam 8 bin 379 şirketin 891’i anonim şirket, 7 bin 488’i limited şirketi. Aynı ay içinde 116 kooperatif kuruldu. Şirketlerin yüzde 36,1 İstanbul, yüzde 9,8 Ankara, yüzde 5,9 İzmir’de kuruldu. Bu ay tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti. Mart 2026’da kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında azaldı 2026 yılında toplam 29 bin 308 şirket ve kooperatif kurulmuştur. Bu dönemde kurulan toplam 26 bin 133 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 73,3’ünü, 2 bin 793 anonim şirket ise yüzde 26,7’sini oluşturuyor. Mart ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında azaldı. Mart 2026’da şirket ve kooperatiflerin 2 bin 792 adedi toptan ve perakende ticaret, bin 286 adedi inşaat ve 954 adedi imalat sektöründe kuruldu. Mart 2026’da kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 611 adedi inşaat, 316 adedi toptan ve perakende ticaret, 91 adedi imalat faaliyetleri sektöründedir. Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 606 adedi toptan ve perakende ticaret, 274 adedi imalat, 161 adedi inşaat faaliyetler sektöründe. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 698 adedi toptan ve perakende ticaret, 372 adedi inşaat, 149 adedi imalat faaliyetleri sektöründe. Mart 2026’da kurulan 116 adet kooperatifin 80 adedi konut yapı kooperatifi Mart 2026’da kurulan 116 kooperatifin 80 adedi konut yapı kooperatifi, 16 adedi işletme kooperatifi ve 7 adedi tarımsal kalkınma kooperatifi olarak kuruldu. Mart 2026’da 827 adet yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu Mart 2026’da kurulan 827 yabancı ortak sermayeli şirketin 427 adedi Suriye, 109 adedi Türkiye, 37 adedi İran ortaklı olarak kuruldu. Kurulan 827 yabancı ortak sermayeli şirketin 58’i anonim, 769’u limited şirketi. 2026 yılında kurulan şirketlerin 384 adedi Uzmanlaşmamış toptan ticaret, 277 adedi İkamet amaçlı olan ve ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı, 94 adedi Uzmanlaşmamış perakende ticaret için aracılık hizmeti faaliyetleri sektöründe kuruldu. Mart 2026’da kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerdeki yabancı sermaye payı yüzde 95,3 oldu. Mart 2026’da kurulan anonim şirketlerin ortaklarının yüzde 13,2’si kadın girişimci Mart 2026’da kurulan şirket türüne göre ortaklar arasındaki kadın girişimci oranı anonim şirketlerde yüzde 13,2 limited şirketlerde yüzde 17,1 kooperatiflerde ise yüzde 24,4 oldu. Gerçek kişi ticari işletmelerin ise yüzde 13,4’ü kadın girişimciler tarafından kuruldu. Mart 2026’da kurulan anonim şirketlerin ortaklarının yüzde 29,3’ü 35-44 yaş aralığında Mart 2026’da kurulan şirket türüne göre ortakların yaş dağılımında; anonim şirket ortakların yüzde 29,3’ü 35-44 yaş aralığı, limited şirketlerde yüzde 32,4’ü 25-34 yaş aralığı, kooperatiflerde yüzde 31,4’ü 35-44 yaş aralığı ve gerçek kişi ticari işletmelerde yüzde 32,3’ü 35-44 yaş aralığı oluşturdu.
Merkez Bankası anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 27,53 oldu
17 Nisan 2026 Cuma - 10:23 Merkez Bankası anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 27,53 oldu Cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 25,38 iken, bu anket döneminde yüzde 27,53 oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Nisan ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ni yayımladı. Anket, reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 70 katılımcı tarafından yanıtlandı ve sonuçlar katılımcıların yanıtları toplulaştırılarak değerlendirildi. Yıllık enflasyon beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 25,38 iken, bu anket döneminde yüzde 27,53 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 22,17 iken, bu anket döneminde yüzde 23,39 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 17,30 iken, bu anket döneminde yüzde 18,02 olarak gerçekleşti. 12 ay sonrası enflasyon beklentileri 2026 yılı Nisan ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 20,17 olasılıkla yüzde 19,00 - 21,99 aralığında, yüzde 44,95 olasılıkla yüzde 22,00 - 24,99 aralığında, yüzde 22,14 olasılıkla ise yüzde 25,00 - 27,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 14,06’sının beklentilerinin yüzde 19,00 - 21,99 aralığında, yüzde 57,81’inin beklentilerinin yüzde 22,00 - 24,99 aralığında, yüzde 20,31’inin beklentilerinin yüzde 25,00 - 27,99 aralığında olduğu gözlendi. 24 ay sonrası enflasyon beklentileri 2026 yılı Nisan ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 9,88 olasılıkla yüzde 12,00 - 15,99 aralığında, yüzde 54,69 olasılıkla yüzde 16,00 - 19,99 aralığında, yüzde 17,88 olasılıkla ise yüzde 20,00 - 23,99 aralığında artış göstereceği öngörüldü. Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 10,71‘inin beklentilerinin yüzde 12,00 - 15,99 aralığında, yüzde 57,14‘ünün beklentilerinin yüzde 16,00 - 19,99 aralığında, yüzde 19,64‘ünün beklentilerinin yüzde 20,00 - 23,99 aralığında olduğu gözlendi. Faiz beklentileri Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 40,00 oldu. Nisan ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde yüzde 37,75 olarak gerçekleşti. Döviz kuru beklentileri Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 50,97 TL iken, bu anket döneminde 51,23 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 52,70 TL iken, bu anket döneminde 53,62 TL olarak gerçekleşti. GSYH büyüme beklentileri Katılımcıların GSYH 2026 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,5 olarak gerçekleşti. GSYH 2027 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,3 iken, bu anket döneminde yüzde 4,1 olarak gerçekleşti.
Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Şubat ayında 173,5 milyar dolar oldu
17 Nisan 2026 Cuma - 10:12 Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Şubat ayında 173,5 milyar dolar oldu Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, 28 milyon ABD doları artarak Şubat ayı itibarıyla 173,5 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, 28 milyon ABD doları artarak Şubat ayı itibarıyla 173,5 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 239,2 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,5 oranında azalarak 77,2 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 2,1 oranında azalarak 8,8 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 5,6 oranında azalışla 18,3 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı 22,2 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatlar yüzde 3,3 oranında artarak 28,0 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,9 oranında artarak 69,6 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 1,6 oranında artarak 62,4 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 5,4 artarak 7,2 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 34,6’sının ABD doları, yüzde 26,0’sının Euro, yüzde 26,5’inin Türk lirası ve yüzde 12,9’unun diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri 70,4 milyar dolara düşerken, ticari kredi yükümlülükleri 63,1 milyar dolara yükseldi.
İlk el konut satışları 35 bin 725, ikinci el konut satışları 77 bin 642 olarak gerçekleşti
17 Nisan 2026 Cuma - 10:05 İlk el konut satışları 35 bin 725, ikinci el konut satışları 77 bin 642 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında artarak 35 bin 725 oldu. İkinci el konut satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 31,5, ikinci el konut satışlarının payı yüzde 68,5 oldu. İpotekli konut satışları 25 bin 978, diğer konut satışları 87 bin 389 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,9 oranında artarak 25 bin 978 oldu. Diğer konut satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,6 oranında azalarak 87 bin 389 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 22,9 diğer satışların payı yüzde 77,1 olarak gerçekleşti. Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el konut satışları Mart ayında yüzde 1,8 azaldı Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el konut satışları yüzde 1,8 azaldı; ikinci el konut satışları yüzde 6,2 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el konut satışları yüzde 9,6 azaldı; ikinci el konut satışları yüzde 5,5 azaldı. Yabancılara Mart ayında bin 353 konut satışı gerçekleşti Yabancılara yapılan konut satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,0 oranında azalarak bin 353 oldu. Mart ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,2 olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 oranında azalarak 4 bin 165 olarak gerçekleşti. Mart ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 229 ile Rusya Federasyonu, 130 ile İran ve 84 ile Almanya vatandaşlarına yapıldı. İlk el iş yeri satışları 3 bin 787, ikinci el iş yeri satışları 9 bin 712 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,4 oranında azalarak 3 bin 787 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,3 oranında azalarak 9 bin 712 oldu. İpotekli iş yeri satışları 698, diğer iş yeri satışları 12 bin 801 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 60,1 oranında artarak 698 oldu. Diğer iş yeri satışları ise Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 oranında azalarak 12 bin 801 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış ilk el iş yeri satışları Mart ayında yüzde 8,3 azaldı Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, bir önceki yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları yüzde 8,3 azaldı; ikinci el iş yeri satışları yüzde 14,8 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları yüzde 4,3 azaldı; ikinci el iş yeri satışları yüzde 7,1 azaldı.
Midilli gümrüğü çarşamba gününe kadar kapalı
17 Nisan 2026 Cuma - 09:54 Midilli gümrüğü çarşamba gününe kadar kapalı Ege Denizi’nde ulaşımı etkileyen gelişmede; Yunanistan’ın Midilli (Lesvos) Adası’nda görülen şap hastalığından olumsuz etkilenen adadaki çiftçilerin hudut kapısı ve liman eylemleri nedeniyle Midilli gümrüğünün önümüzdeki çarşamba gününe kadar kapalı olacağı bildirildi. Edinilen bilgilere göre, hayvan hastalığına karşı uygulanan karantina önlemleri kapsamında liman faaliyetlerinde kısıtlamaya gidilirken, buna ek olarak Midilli’deki çiftçilerin protesto eylemleri de ulaşımı durma noktasına getirdi. Ayvalık’tan, Midilli Adası’na karşılıklı seferler düzenleyen dört firmanın da kendi aralarında anlaşarak Ayvalık-Midilli hattındaki geçişleri geçici olarak durdurdukları öğrenildi. Feribot firmalarından Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale yaptığı açıklamada, "Hafta sonunda Midilli’ye gitmek isteyen 500 civarında yolcumuz olmasına rağmen, Midilli’deki çiftçi eylemlerinin Türk yolcuların geçişine olumsuz etki yapıp-yapmayacağına ilişkin bizlere güvence vermemesi nedeniyle dört firma bu kararı aldık. Zaten hafta pazartesi ve salı günleri de kış mevsimi nedeniyle seferlerimiz olmadığı için Çarşamba gününe kadar Midilli Adası’na yönelik yolcu taşımacılığı yapmayacağız" dedi. Ali Jale, söz konusu uygulamanın Türk yolculara özel bir şey olmadığını, aynı olumsuzluklardan Midilli’den Pire ve Atina’ya gidecek olan Yunanlı yolcuların da etkilendiğini de sözlerine ekledi. Öte yandan, şap hastalığı nedeniyle binlerce büyük ve küçükbaş hayvanın telef edildiği Midilli’de, Yunan hükûmeti tarafından zararlarının hiç olmazsa bir bölümünün karşılanmasını isteyen çiftçi ve köylülerin adadaki deniz hudut kapısının yanı sıra havaalanını ve stratejik noktaları abluka altına alarak protesto eylemlerini sürdürecekleri de gelen bilgiler arasında.
Kars’ın yatırım potansiyeli Ankara’da anlatıldı
17 Nisan 2026 Cuma - 09:53 Kars’ın yatırım potansiyeli Ankara’da anlatıldı Kars Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Bozan başkanlığında, Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) organizasyonunda, Kars Ardahan Iğdır (KAI) Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım’ın ev sahipliğinde ve Karslı iş insanlarının katılımlarıyla "Ekonomi ve Yatırım Fırsatları İstişare Toplantısı" düzenlendi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda, Kars’ın sahip olduğu tarım, hayvancılık, turizm, gıda sanayii ve sınır ticareti potansiyeli çok yönlü olarak ele alındı. Kars’ta yatırım kapasitesinin artırılması, yeni yatırımların teşvik edilmesi, üretim altyapısının güçlendirilmesi, istihdamın artırılması ve göçün azaltılmasına yönelik fırsatlar değerlendirildi. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın temel hedefleri arasında, illerin kendi potansiyelleri doğrultusunda üretim ve yatırım kapasitesinin güçlendirilmesi, katma değerin artırılması, sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması yer alıyor. Program kapsamında yatırım teşviklerine ilişkin sunum, SERKA Kars Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Sevgi Gündüz tarafından gerçekleştirildi. Sunumda, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı çerçevesinde Kars’ta desteklenecek yatırım alanları ayrıntılı şekilde katılımcılarla paylaşıldı. SERKA’nın resmî duyurusuna göre Kars için öne çıkan yatırım başlıkları; Asgari 300 Büyükbaş Entegre Et ve/veya Süt Hayvancılığı Yatırımı, Entegre Kaz Yetiştiriciliği ve Ürünleri İşleme Tesisi, Dört Yıldız ve Üzeri Konaklama Tesisi Yatırımı ile Kavılca Buğdayından Dondurulmuş Unlu Mamul Üretimi olarak açıklandı. Kars Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Bozan, Kars’ın sahip olduğu doğal kaynaklar, tarihi miras, güçlü üretim kültürü ve stratejik konumuyla yatırım açısından önemli bir merkez olduğunu belirtti. Başkan Bozan, özellikle Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında belirlenen yatırım başlıklarının Kars’ın ekonomik geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade ederek, bu alanlarda yapılacak yatırımların hem üretimi hem de istihdamı artıracağını, genç nüfus için yeni fırsatlar oluşturacağını ve ilin kalkınma sürecine önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Başkan Bozan, Kars’ın yalnızca mevcut ekonomik potansiyeliyle değil, aynı zamanda gelişmeye açık sektörleriyle de güçlü bir yatırım zemini sunduğunu belirterek, kamu desteklerinin doğru projelerle buluşmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bozan, Ankara’da gerçekleştirilen bu toplantının, memleketle bağı güçlü olan iş insanlarının Kars’a yönelik yatırım ilgisini artırması bakımından son derece kıymetli olduğunu dile getirdi. Kadir Bozan, toplantıya katkı sunan kurum ve katılımcılara da teşekkür ederek, ATO Başkanı Gürsel Baran’a toplantı salonunun tahsisi ve misafirperverliği dolayısıyla, KAI Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Dr. Erdoğan Yıldırım’a ev sahipliği ve katkıları dolayısıyla, Serhat Kalkınma Ajansı’na ise başarılı organizasyon ve bilgilendirici sunumları nedeniyle teşekkür etti. Toplantıda ayrıca, Karslı iş insanlarının memleketlerine yönelik yatırım süreçlerine daha aktif şekilde dahil olmalarının önemi üzerinde durulurken; Kars’ın yatırım altyapısının geliştirilmesi, yeni iş alanlarının oluşturulması ve ilin ulusal ölçekte daha güçlü bir ekonomik konuma taşınması yönünde değerlendirmelerde bulunuldu. Program, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Mersin’de kan portakallı lokum üretildi
17 Nisan 2026 Cuma - 09:39 Mersin’de kan portakallı lokum üretildi Mersin Büyükşehir Belediyesinin Hamzabeyli Köyümüz Atölye Yerleşkesi’nde düzenlediği çalışmada, coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı ile Türk lokumu bir araya getirilerek kadın emeğiyle katma değeri yüksek yeni bir ürün ortaya çıkarıldı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi, kırsalda üretimi geliştiren ve kadın emeğini görünür kılan çalışmalarıyla yerel üretimi teşvik etmeye devam ediyor. Bu amaçla coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı, geleneksel Türk lokumunun eşsiz aromasıyla zenginleştirilerek, katma değeri artırılmış bir ürüne dönüştürüldü. Tarımsal Hizmetler Dairesi’nde görevli gıda mühendisleri eşliğinde, katılımcılarla keyifli bir atölye çalışması gerçekleştirildi. Hijyen ve üretim teknikleri konusunda gıda mühendisleri tarafından bilgilendirilen katılımcılar, lokum üretim sürecinde de titiz bir çalışma yürüterek, Mersin Kan Portakalı ile lezzetli bir sunum yaptı. "Katılımcılarımız, yeni ürün geliştirme becerisi kazandı" Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Gıda Mühendisi Dilara Aytuttu, keyifli bir atölye çalışması gerçekleştirdiklerini belirterek, "Hamzabeyli Köyümüz Atölye kapsamında, geleneksel bir lezzet olan lokumu, coğrafi işaret tescilli Mersin Kan Portakalı ile yorumladık ve katma değeri artırılmış bir ürün elde ettik" dedi. Atölye çalışmasında üretim teknikleri ve hijyen kuralları konusunda da katılımcılara bilgilendirme yaptıklarını söyleyen Aytuttu, "Katılımcılarımız yeni ürün geliştirme becerisi kazanırken, lokum üretim teknikleri ve hijyenik üretim süreçlerini de uygulamalı olarak deneyimledi" diye konuştu.