EKONOMİ
Yeni borsa binası ve iş merkezi kompleksi için ilk resmi adım atıldı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:01:25 Ticaret Borsası, şehrin ticari geleceğine yön verecek olan "Yeni borsa binası ve iş merkezi kompleksi" projesi için ilk resmi adımı attı. Proje kapsamında kurulan Sınırlı Sorumlu Borsa Toplu İşyeri Yapı Kooperatifinin Kuruluş Genel Kurul Toplantısı; Bakanlık Temsilcisi Muhammet Vehbi Yakut nezaretinde gerçekleştirildi. Toplantıya, Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Meclis Başkanı Yavuz Güney, Proje Geliştirme ve İnceleme Komisyonu Başkanı Cemal Aras ile Kooperatif Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Gerçekleştirilen toplantıyla birlikte "Yeni Borsa Binası ve İş Merkezi Kompleksi" projesinin resmen başlatıldığı bildirildi. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, projenin yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını belirterek, Erzurum’un ekonomik gelişimine katkı sunacak önemli bir vizyon projesi olduğunu ifade etti. Başkan Oral, yeni kompleksin üyeler arasındaki ticari iş birliklerini güçlendireceğini, ortak yatırım kültürünü geliştireceğini ve kurumsal sinerjiyi artıracağını vurguladı. Projenin aynı zamanda Erzurum iş dünyasında birlik ve beraberlik ruhunu daha da güçlendireceğine dikkat çekildi. Şehrin ticaret hayatına yeni bir ivme kazandırması hedeflenen yatırımın temelinin ise önümüzdeki süreçte atılacağı belirtildi. Erzurum Ticaret Borsası yetkilileri, şehrin ekonomik geleceğine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirterek, yatırımın Erzurum’a ve iş dünyasına hayırlı olması temennisinde bulundu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:57 KAMİAD Genel Başkanı Adıgüzel: "Bizler devletimizin yükünü omuzlayan, ülkenin kalkınma projelerinde aktif görev alan insanlarız" Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) Genel Başkanı Ali Adıgüzel, "Bizler kamu yatırımlarını gerçekleştiren, devletimizin yükünü omuzlayan, ülkenin kalkınma projelerinde aktif görev alan insanlarız. Ancak sektörümüzün yaşadığı yapısal sorunları da görmezden gelemeyiz" dedi. KAMİAD 2. Olağan Genel Kurul Toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi. Genel Kurul divan üyelerinin seçimiyle başlayan toplantıda, KAMİAD’ın kuruluş vizyonunun ve geleceğe dair stratejilerini aktaran video gösterimi yapıldı. Genel Kurul Toplantısı çerçevesinde KAMİAD Genel Başkan Yardımcısı Hatice Kesin, 2023-2026 dönemi faaliyet raporunu ve gelecek döneme ilişkin hedefleri kurula sundu. Gelen Kurul, KAMİAD Saymanı Mehmet Ali Güneş tarafından geçmiş dönem gelir-gider tablosunu ve gelecek dönemde tahmini bütçe beklentilerini aktarmasıyla devam etti. Divan Kurulu heyetinin gerçekleştirdiği oylamayla birlikte Ali Adıgüzel, oy birliğiyle yeniden KAMİAD Genel Başkanlığı’na seçildi. "Sektörümüzün temel problemlerini, ilgili tüm kurumlarda güçlü bir şekilde gündeme taşıdık" Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren KAMİAD Genel Başkanı Adıgüzel, KAMİAD’ın yalnızca bir dernek olmadığını, sektörün sorunlarını dile getiren, çözüm üreten, kamu nezdinde görüşleri dikkate alınan, güçlü bir sivil toplum örgütü olduğunu dile getirdi. Adıgüzel, göreve geldikleri ilk günden itibaren yalnızca sorunları konuşan değil, çözüm için mücadele eden bir anlayış ortaya koyduklarını da belirterek, "1. Olağan Genel Kurulumuz ile göreve gelmiş Yönetim Kurulumuz ile birlikte; ek fiyat farkı, süre uzatımı, tasfiye hakkı, sicil affı, hak ediş süreçleri ve mevzuatsal sorunlar başta olmak üzere, sektörümüzün temel problemlerini, ilgili tüm kurumlarda güçlü bir şekilde gündeme taşıdık. Başta Hazine ve Maliye Bakanlığı olmak üzere; Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altındaki tüm siyasi partilerimizle, ilgili diğer bakanlıklarımızla ve bürokratik yapılarla çok sayıda görüşme gerçekleştirdik. Kamu İhale Kurumu nezdinde yürüttüğümüz temaslarla; sektörümüzün sorunlarını teknik raporlarla anlattık, çözüm önerileri sunduk. Sadece Ankara’da değil; Türkiye’nin birçok ilinde gerçekleştirdiğimiz ‘KAMİAD Türkiye Buluşmaları’ ve ’Şehir Toplantıları’yla üyelerimizle birebir temas kurduk" açıklamasında bulundu. "İş makinelerimizle, teknik ekiplerimizle, mühendis kadrolarımızla afet bölgelerinde aktif görev aldık" Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremleri sonrasında ise KAMİAD olarak yalnızca konuşan değil, sahada olan bir yapı olduklarını ifade eden Adıgüzel, "İş makinelerimizle, teknik ekiplerimizle, mühendis kadrolarımızla ve sosyal destek organizasyonlarımızla afet bölgelerinde aktif görev aldık. 6 Şubat depreminin ardından; ülkemizde ilk defa bir sivil toplum kuruluşu olarak; 30 kişilik bir Teknik eleman kadromuzla, Çevre Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda; Hatay bölgesinde 8 gün boyunca hasar tespit çalışmalarına katkı sunduk" diye konuştu. "Ülkemize ekonomik avantaj sağlayacak ortak satın alma ve tedarik modelleri oluşturacağız" Adıgüzel, yeni döneme girerken önlerinde çok daha büyük hedeflerin olduğunu sözlerine ekleyerek, "Hazırladığımız 2026-2028 Stratejik Master Plan doğrultusunda; Türkiye genelinde nitelikli üye kazandırma çalışmaları yaparak, illerde şubeleşme çalışmalarına başlayacağız. Dijital üyelik sistemi ve KAMİAD mobil uygulamasını hayata geçirerek üyeler arası işbirliğini ve ticareti arttıracağız. Hukuki danışmanlık ve tahkim merkezi oluşturacağız. İhale takip ve analiz platformumuzu devreye alacağız. KAMİAD Türkiye Buluşmalarını daha geniş kapsamlı hale getireceğiz. Üniversiteler ve teknik kuruluşlarla ortak projeler geliştireceğiz. Kamu ve özel sektör iş birliklerini daha ileri seviyeye taşıyacağız. Ülkemize ekonomik avantaj sağlayacak ortak satın alma ve tedarik modelleri oluşturacağız. Üyelerimiz ve aileleriyle birlikte tatil programları düzenleyerek birlik ve beraberliğimizi arttıracağız" ifadelerine yer verdi. "Bizler, devletimizin yükünü omuzlayan, ülkenin kalkınma projelerinde aktif görev alan insanlarız" Gelecek dönemde en büyük hedeflerimizden birinin mesleki itibarın güçlendirilmesi olduğunun altını çizen Adıgüzel, "Bizler kamu yatırımlarını gerçekleştiren, devletimizin yükünü omuzlayan, ülkenin kalkınma projelerinde aktif görev alan insanlarız. Ancak sektörümüzün yaşadığı yapısal sorunları da görmezden gelemeyiz. Finansmana erişim zorlukları, artan maliyetler, hak ediş süreçleri, yüksek enflasyon ve mevzuatsal problemler sektörümüz üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır. Bizler devletimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Fakat sektörümüzün sorunlarını dile getirmekten ve çözüm talep etmekten de asla geri durmayacağız. Çünkü güçlü bir kamu yatırımı sistemi, güçlü yüklenicilerle mümkündür" şeklinde konuştu. Program, KAMİAD Başkanı Ali Adıgüzel’in konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Kepez’de belediye personelinin üniformaları kadın eliyle üretilip tasarruf sağlanıyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:58 Kepez’de belediye personelinin üniformaları kadın eliyle üretilip tasarruf sağlanıyor Kepez Belediyesi’nin kadın emeğine dayalı tekstil atölyesi, hem belediye personelinin üniformalarını üretiyor hem de 20 milyon TL’ye varan tasarruf sağlıyor. Kepez Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren tekstil atölyesi, kendi personel üniformalarını üretmenin yanı sıra kamu kaynaklarını etkin kullanarak belediye bütçesine önemli katkılar sağlıyor. Kadın emeğine dayalı üretim modeliyle çalışan atölye, yerel üretimi desteklerken istihdama da katkı sunuyor. Üreten belediyecilik anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Kepez Belediyesi, hizmetlerinde sadece kaliteye değil, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına da önem veriyor. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz döneminde faaliyete geçen tekstil atölyesi, yalnızca bir üretim merkezi olmasının ötesinde, kadınların iş gücüne katılımını destekleyen ve yerel kalkınmayı güçlendiren sosyal belediyecilik hizmetleriyle de öne çıkıyor. 18 kişilik kadın çalışan kadrosuyla faaliyet gösteren tekstil atölyesi, 2 bin 610 tişört, 850 mont, 2 bin 187 pantolon ve 100 adet doktor önlüğü üretti. Atölyede çeşitli ürünler de üretiliyor Atölye son olarak, Kepez Kalkınma ve Dayanışma Vakfı’na 281 ürün tesliminde bulundu. Atölye, sadece belediye personelinin kıyafetlerini üretmekle kalmayıp, talep doğrultusunda dış kurumlara da üretim yapıyor. Bu kapsamda 300 şal ve fular, 2 bin 500 aşçı önlüğü, 100 masa örtüsü ve 250 adet önlük hazırlandı. Üniforma dışında görevli pazu bandı, sandalye kılıfı ve çeşitli tekstil ürünleri de atölyede üretiliyor. Kadın gücüyle üretim Daha önce belediye çalışanlarının dışarıdan satın alınan üniformaları şimdi tekstil atölyesinde kadın gücüyle üretiliyor. Dışarıdan satın alınması halinde 20 ila 24 milyon TL’ye mal olacak belediye çalışanları üniformaları, belediyenin kendi atölyesinde yalnızca 4 milyon TL gibi bir maliyetle üretiliyor. Kepez Belediyesi olarak hem tasarrufu önceleyen hem de üreten bir belediyecilik anlayışıyla çalıştıklarını dile getiren Başkan Mesut Kocagöz, "Atölyemizde, belediyemizin güvenlikten temizliğe, fen işlerinden park ve bahçelere kadar birçok biriminde görev yapan personelimizin üniformalarını biz kendimiz üretiyoruz. Dışarıda 20-24 milyon liraya mal olacak bu kıyafetleri, biz sadece 4 milyon lira gibi bir bütçeyle ürettik. Amacımız sadece tasarruf sağlamak değil. Aynı zamanda kadınların iş gücüne katılımını artırmak, yerel kalkınmayı desteklemek ve belediyemizin her alanda kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmasını sağlamaktır. Çünkü biz Kepez’de, alın teriyle üreten, israf etmeyen, dayanışmayı büyüten bir belediyecilik inşa ediyoruz" dedi.
Balıkesir gastronomisine GMKA desteği
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:41 Balıkesir gastronomisine GMKA desteği Karesi İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın (GMKA) Teknik Destek Programı kapsamında "Karesi İlçesinde Dijital Yöresel Gastronomi Eğitim Alan Öğretmenlerin Gastronomi Turizmine Olumlu Tutum Geliştirmesi" adlı projeyi hayata geçiriyor. Bu doğrultuda, Karesi ilçesinde görev yapan farklı branşlardan 200 öğretmene, iki grup halinde 2’şer günlük eğitim programları düzenliyor. Proje ile yerel gastronomi kültürünün ekonomik bir değere dönüştürülmesi; geleneksel bağların, aidiyet duygularının ve kültürel kimliğin güçlendirilmesi hedefliyor. Proje kapsamında verilen eğitimlerle; yöresel mutfak kültürünün temelleri, yerel ürünlerin sürdürülebilir kullanımı, yöresel yemeklerin sunumu ve dijital tanıtımı gibi başlıklarda farkındalık oluşturulacak. Gençlerin istihdam imkânları artırılacak Projeyle birlikte öğretmenlerin gastronomi turizmine yönelik olumlu tutum geliştirmeleri, bu bilinci öğrencilerine aktarmaları ve yerel ürünlerin tanıtımında aktif rol üstlenmeleri amaçlanıyor. Böylece, eğitim yoluyla gastronominin ekonomik potansiyeli değerlendirilecek, yerel turizm hareketliliği desteklenecek ve gençlerin istihdam imkanları artırılacak. Milli Eğitim stratejileriyle uyumlu bir yaklaşım Proje, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2024-2028 Stratejik Planı ile uyumlu olarak öğretmenlerin mesleki gelişimlerine de katkı sağlayacak ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin değer temelli eğitim yaklaşımını yerel düzeyde uygulamaya aktaracak. Bu yönüyle çalışma, eğitimde fırsat eşitliğini, kültür temelli öğrenmeyi ve yerel kalkınmayı bir araya getiren özgün bir örnek teşkil ediyor. Kültürel mirasın korunmasına katkı Karesi İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen proje, "Kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması" vizyonuna da hizmet edecek. Projeyle birlikte, yerel gastronomi değerleri eğitim sistemiyle buluşturularak hem bölgesel kalkınmaya hem de sürdürülebilir turizme katkı sağlanacak.
Yeniköy Kemerköy Enerji, Slag & AshTrade Europe 2025’te "Küllerinden Doğ" projesiyle yer aldı
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:40 Yeniköy Kemerköy Enerji, Slag & AshTrade Europe 2025’te "Küllerinden Doğ" projesiyle yer aldı Yeniköy Kemerköy Enerji, 16-17 Ekim 2025’te İstanbul’da düzenlenen Slag & AshTrade Europe 2025 konferansında, döngüsel ekonomi temelli "Küllerinden Doğ" projesiyle yer aldı. Projenin enerji sektöründe döngüsel ekonominin iyi bir örneği olduğunu vurgulayan Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Enerjide sürdürülebilirlik, yalnızca üretimi devam ettirmek değil, aynı zamanda kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomiyi merkeze alarak ekosistemle uyumlu bir denge kurmak anlamına geliyor" dedi. GMI Global tarafından düzenlenen Slag & AshTrade Europe 2025; enerji, çimento, inşaat ve geri dönüşüm sektörlerinden temsilcileri İstanbul’da bir araya getirdi. Uçucu kül, cüruf ve alçıtaşı gibi yan ürünlerin yeniden kullanımına odaklanan ve çok sayıda uluslararası katılımcının da bulunduğu konferansta, Yeniköy Kemerköy Enerji’nin döngüsellik ilkesini esas alan, Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12 - Sorumlu Üretim ve Tüketim kapsamında hayata geçirdiği "Küllerinden Doğ" projesi uluslararası düzeye taşındı. "Enerjinin küllerinden doğan bir gelecek" "Enerjide sürdürülebilirlik, yalnızca üretimi devam ettirmek değil, aynı zamanda kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomiyi merkeze alarak ekosistemle uyumlu bir denge kurmak anlamına geliyor" diyen Yeniköy Kemerköy Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, konferanstaki sunumunda, "Küllerinden Doğ" projesini katılımcılara aktardı. Işık, "Projemiz döngüsellik ve sürdürülebilirlik açısından iyi bir uygulama özelliği taşıyor. Odaklandığımız altı Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’ndan (SKA) biri olan, SKA 12 Sorumlu Üretim ve Tüketim kapsamında, atığı başka bir sektöre girdiye dönüştürürken, üretimin her aşamasında kaynakları verimli kullanmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir büyümeye hizmet ederken, kalkınma sürecine de katkı verecek örnek bir proje ortaya koyuyoruz. Termik santrallerimizde elektrik üretimi sırasında ortaya çıkan uçucu kül, cüruf ve alçıtaşı, geleneksel olarak depolama sahalarına gönderilmek yerine artık çimento ve hazır beton sektöründe alternatif hammadde olarak değerlendiriliyor. Bu sayede hem atık miktarı azalıyor hem de farklı üretim süreçlerinde kaynak kullanımı en aza indiriliyor" dedi. Küllerinden Doğ: Atıktan kaynağa uzanan yolculuk Projeyle üretimin etkilerini azaltırken kaynak verimliliğine odaklandıklarına dikkat çeken Işık, "Enerji üretimi gerçekleştirirken döngüsel ekonomiye destek oluyoruz. Her adımda etkimizi azaltmayı, ekonomik sürdürülebilirliği ve toplumsal faydayı birlikte düşünüyoruz. Küllerinden Doğ Projesi, bu vizyonun somut bir sonucu. Projeyle depolama sahalarına gönderilen atık miktarını düşürüp yerli sanayiye hammadde veriyoruz, daha az kaynağın tüketilmesiyle sürdürülebilir bir endüstriye destek oluyoruz" ifadelerini kullandı. Proje, "Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları"nın "Sorumlu Üretim ve Tüketim" maddesine doğrudan katkı sağlarken, enerji sektöründe döngüsel ekonominin güçlü bir uygulama örneği olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında yürütülen çalışmalarla EN 13139:2002 Fabrika Üretim Kontrol Uygunluk Sertifikası alınarak süreç uluslararası standartlara taşındı. Bakanlık onaylarının tamamlanmasıyla birlikte Yeniköy Kemerköy Enerji, uçucu külü lisanslı alıcılara satışa sunarak hem çevresel hem de ekonomik değer oluşturdu. "Sürdürülebilirlikte bütünsel yaklaşım meyvelerini veriyor" Yeniköy Kemerköy Enerji olarak yürütülen tüm çalışmaların yalnızca enerji üretiminde değil, kurum kültürüne, kalkınmaya ve bölgedeki bütün paydaşlara değer oluşturmaya odaklı olduğunu belirten Işık, "İSO 500 listesinde yer aldık, Muğla’nın en büyük üçüncü sanayi kuruluşu olduk. Türkiye’de KALDER tarafından verilen EFQM Sürdürülebilir Performans Ödülü ile mükemmellik yolculuğumuzu bir üst seviyeye taşıdık ve enerji üretim sektöründe dört yıldız yetkinlik belgesi almaya hak kazanan ilk şirket olduk. Geçtiğimiz ay Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından düzenlenen, Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde finalist olarak gösterilmek, sadece bizim için değil tüm ekosistemimiz için motivasyon kaynağı oldu" dedi.
Samsun’da semt pazarlarına belediye tartısı
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:12 Samsun’da semt pazarlarına belediye tartısı Samsun’un İlkadım Belediyesi, semt pazarlarına yönelik tartı uygulaması başlattı. Vatandaşlar, pazardan aldıkları ürünleri belediye tartısında tartarak gerçek gramajını görebilecek. İlkadım Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, semt pazarlarına yönelik belediye tartısı uygulamasını hayata geçirdi. Uygulama kapsamında zabıta ekipleri, ilçedeki semt pazarlarında belirlenen noktalara belediye tartısı koyacak. Vatandaşlar, bu tartılar sayesinde satın aldıkları ürünlerin gerçek gramajının ne olduğunu görebilecek. Ürün gramajlarında uygunsuzluk belirlenmesi halinde ekipler tarafından denetim ve ilgili uyarılar anında yapılacak. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, belediye tartısı uygulamasının vatandaşların pazarlarda güvenle alışveriş yapabilmesi için başlatıldığını söyledi. "Dürüst esnafı koruyan uygulama" Belediye tartısı uygulamasının ilçedeki tüm semt pazarlarında yer alacağını söyleyen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "İlkadım Belediyesi olarak önceliğimiz, hemşehrilerimizin güvenle alışveriş yapabileceği, düzenli ve denetlenebilir pazarlar oluşturmaktır. Bu noktada zabıta ekiplerimiz fiyat, etiket, gramaj ve düzen denetimlerini sürdürüyor. Bu uygulamalarımıza ek olarak, vatandaşlarımızın aldıkları ürünlerin gerçek gramajlarının ne kadar olduğunu görebilmeleri amacıyla belediye tartısı uygulamasını başlattık. Uygulama kapsamında vatandaşlarımız aldıkları ürünleri belediye tartısı ile yeniden tartabilecek. Amacımız, vatandaşlarımızın satın aldıkları ürünlerin gramajı konusunda içlerinin rahat olmasını sağlamaktır. Bu uygulama ayrıca dürüst çalışan esnafımızın yanında olduğumuzu da göstermektedir. Belediye tartısında uygunsuzluk çıkması durumunda ekiplerimiz, ilgili esnafla ilgili denetim ve uygulamayı anında yapacak. Adil rekabet ortamının oluşması amacıyla başlattığımız uygulamamızı tüm semt pazarlarında hayata geçiriyoruz. İsteğimiz, vatandaşımızın her anında hep yanında olmak" dedi.
Domaniç’te genç girişimcinin 2 dönümlük ahududu bahçesini ayılar talan etti
16 Ekim 2025 Perşembe - 12:07 Domaniç’te genç girişimcinin 2 dönümlük ahududu bahçesini ayılar talan etti Kütahya’nın Domaniç ilçesinde genç girişimcinin hibe desteğiyle 3 yıl önce kurduğu 2 dönümlük ahududu bahçesi ayılar tarafından talan edildi. Domaniç’e bağlı bin 569 rakımlı Safa köyünde çilek ve patates üreticiliğinin yanından son yıllarda az sayıdaki genç girişimci, devlet desteği ile ürün çeşitliliğine giderek engebeli arazide ahududu yetiştirmeye başladı. Ancak bölgede ayıların ekili arazilerine zarar vermesi üzerine üreticiler üretim alanı çevresini elektrikli tellerle çevirdi ve hayvan kovucu ses bombaları yerleştirdi. Safa köyünde oturan genç girişimci Esra Yavuz, devlet desteği ile 3 yıl önce babasının çilek tarlasını ahududu tarlasına çevirdi. 3 yıllık bekleyişin ardından bu yıl fidanlar meyve vermeye başladı. İlk hasattan yüz kilo meyve toplayan Yavuz, ertesi günü tek başına gittiği tarlasında bir ayı ve yavrusu ile burun buruna gelince korkudan ne yapacağını şaşırdı. "3 yıllık emeğim boşa gitti" Tarlalarının etrafını dikenli tel ile çevirdiklerini, güneş enerjisi ile çalışan ve elektrik şoku veren sistem ve tüp gazla çalışan ses bombası düzeneği kurduklarını söyleyen Esra Yavuz, "Tarlamız köyden birkaç kilometre ötede köye yakın olduğundan korkmadan tarlaya tek başıma gidip geliyordum. Yine tarlama hasat için geldiğimde bir anne ayı ve yavrusu ile burun buruna geldim. Aşırı derecede ahududu yiyen ayıların karınları doyduğu için bana hiçbir tepki vermeden yavaş yavaş geldikleri yerden çıkıp gittiler. Köy çocuğuyum doğayla iç içe büyüdüm. Ancak bundan sonra tek başıma gelmem gelemem. Tüm tedbirlere rağmen ayılar nasıl tarlaya girdi anlayamadım. 2 dönümlük ahududu bahçemden ürün alamadım. 3 yıllık emeğim boşa gitti. Binlerce liralık zararım var, ama en azından canıma zarar gelmedi. Devletten destek bekliyorum" dedi.
Antalya’da ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi
16 Ekim 2025 Perşembe - 11:41 Antalya’da ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi Antalya’da düzenlenen ’Tarım Gündem’ toplantısında israfa dikkat çekildi. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, üretilen gıdanın 3’te 1’i çöpe giderken, dünyada 1 milyar insanın yatağa aç girdiğini söyledi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde düzenlenen "Tarım Gündem" programının konukları Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu ile Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili ve Tüketici Merkezi Başkanı İbrahim Güllü oldu. Antalya Ticaret Borsası Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın sunduğu programda, 16 Ekim Dünya Gıda Günü nedeniyle gıda üretimi, güvenli gıda, gıdaya erişim konuları gündeme geldi. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, FAO’nun Dünya Gıda Günü’nün bu yılki temasını "Daha iyi gıdalar ve daha iyi bir gelecek için el ele" olarak belirlediğini belirterek, sadece gıdaya değil iyi gıdaya erişimin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin tarım potansiyelinin yüksek olduğunu ancak sürdürülebilirlik politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Manavoğlu, "Mesela su kaynaklarımızı bilinçsizce tüketiyoruz. Sulama sistemlerinde teknolojiyi yeterince kullanmıyoruz. Bu durum gelecekte gıda üretimimizi olumsuz etkileyecek" dedi. "Sağlıklı beslenme bir insan hakkıdır" diyen Manavoğlu, pandemi, iklim değişikliği ve savaşlar nedeniyle gıdanın öneminin daha fazla hissedildiğini, üretimin teşvik edilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini ifade etti. "En çok tağşiş et ve süt ürünlerinde" Manavoğlu, gıda fiyatlarının artmasıyla gıdada taklit ve tağşiş oranın da arttığını söyleyerek, et ve süt ürünleri, zeytinyağı, çay ve baharatlarda taklit ve tağşişin yoğun olduğunu bildirdi. Manavoğlu, enerji içeceklerinde ilaç etken maddesi kullanımının insan sağlığını tehdit ettiğini, bunun da sık rastlanılan bir durum haline geldiğini söyledi. Türkiye’de yaklaşık 8 bin gıda kontrol görevlisi bulunduğuna, bunun sadece 2 bin 500’ünün gıda mühendisi olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, "Gıda mühendisleri sahada daha fazla yer almalı ve denetimler daha sık ve etkin yapılmalı" dedi. "Gıdanın 3’te 1’i çöpe gidiyor" Gıda israfının da büyük bir sorun olduğunu vurgulayan Manavoğlu, "Ürettiğimiz gıdanın 3’te 1’i çöpe gidiyor. İsrafı önlemeye kendimizden başlamalıyız. Soğuk zincirin kırılması, açık büfeler ve serpme kahvaltılar israfı artırıyor" dedi. Dünyada 1 milyar insanın yatağa aç girdiğini, buna karşın dünyada yılda yaklaşık 1 milyar ton, Türkiye’de ise 30 milyon tona yakın gıdanın israf edildiğini belirten Manavoğlu, "Üretim var ancak dağılımda bir sorun var. Bu yüzyılda her dokuz insandan birinin yatağa aç girmesi utanç verici bir durum" diye konuştu. Manavoğlu özellikle çocukların yeterli beslenmesinin önemine vurgu yaparak, öğrencilere bir öğün ücretsiz yemek sağlanmasının geleceğe yatırım olacağını söyledi. "Tüketici kaliteye değil fiyata bakıyor" Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili ve Tüketici Merkezi Başkanı İbrahim Güllü, son dönemde tüketicinin alım gücünün ciddi şekilde azaldığını belirterek, "Tüketici artık kaliteye değil, fiyatı ucuz olana bakıyor, bütçesine uygun olana yöneliyor. Bu da merdiven altı ürünlerin artmasına neden oluyor" dedi. Gıda enflasyonunun yüksek olması nedeniyle taklit ve tağşişli ürün sayısının arttığını kaydeden Güllü, "Tüketici kaliteli sağlıklı gıdaya ulaşımda ciddi sıkıntı yaşıyor" dedi. Güllü, taklit ve tağşişli ürünlerle mücadelede tüketicinin aktif rol oynaması gerektiğini belirterek, şüpheli durumlarda ALO 174 Gıda Hattı ya da 0501 174 0 174 numaralı Whatsapp hattından bildirim yapılabileceğini hatırlattı. Gıda denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Güllü, "Gıda mühendisleri hiçbir baskı altında kalmadan çalışmalı, maaşlarını denetledikleri firmalardan değil kamu kaynaklarından almalı" dedi. Güllü, ekonomik şartlar zorlaştıkça tüketicilerin gıda mühendislerinin rehberliğine daha fazla ihtiyaç duyduğunu söyledi. "Üretici ile tüketici arasında fiyat farkı 10 kata çıktı" Üretici-tüketici arasındaki fiyat farkının 10 kata kadar çıktığını vurgulayan Güllü, "Üretici kazansa biz de yüksek fiyatlara razı oluruz. Ancak üretici kazanmadıkça üretimden vazgeçiyor. Üretim artmazsa gıdaya daha fazla para öderiz. Üretici mutlaka desteklenmeli, aracılar azaltılmalı" dedi. Etiket değişiklikleriyle tüketicinin mağdur edildiğini söyleyen Güllü, "Tavsiye edilen satış fiyatı" uygulamasının ambalajlı ürünlerde zorunlu hale getirilmesinin fahiş fiyatlarla mücadelede etkili olacağını ifade etti. "Açık büfe ve serpme kahvaltılar israfı körüklüyor" Gıda israfına da dikkat çeken Güllü, "Türkiye’de yılda yaklaşık 30 milyon ton gıda israfı yaşanıyor. Birçok insan açlık çekerken, gıdanın çöpe gitmesi gerçekten korkunç. Açık büfe ve serpme kahvaltılar israfı körüklüyor. Tabaklarımızı tüketeceğimiz kadar doldurmalıyız" dedi. "Coğrafi işaretli ürünler gıda güvenliğini sağlıyor" Coğrafi işaretli ürünlerin artırılması gerektiğini de vurgulayan Güllü, "Bu ürünler güvenli gıda konusunda önemli. Değerlerimize sahip çıkmalı, ürünlerimizi başka ülkelere kaptırmamalıyız" dedi.