EKONOMİ
Karadeniz Ereğli’de üreticilere yüzde 75 hibe destekli fidan dağıtıldı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 07:43:54 Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKEP) kapsamında üreticilere yüzde 75 hibe destekli domates ve biber fidesi dağıtıldı. Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürü Nihat Ağan ve protokol üyelerinin katılımıyla Ereğli’de fide dağıtım töreni düzenlendi. Bakanlık tarafından yüzde 75 hibe, üreticilerin ise yüzde 25 katkısıyla yürütülen TAKEP kapsamında il genelinde toplam 124 bin 130 adet domates ve biber fidesinin toprakla buluşturuldu. Ereğli’de 6 Milyon 750 bin TL tarımsal hasıla beklentisi Ereğli’de daha önce dağıtılan 10 bin fideye ek olarak bugün 27 bin 330 fide daha üreticilere teslim edildi. Toplam 37 bin 330 fidenin üretime kazandırılacağı ilçede, bu proje sayesinde yaklaşık 6 milyon 750 bin TL tarımsal hasıla elde edilmesi öngörülüyor. Öte yandan tarımsal üretimi güçlendirmek ve emeğe değer katmak amacıyla Ereğlili çiftçilere son 4 yıl içerisinde toplam 160 milyon TL tarımsal destek sağlandığı vurgulandı. 2026 yılında hedef 30 milyon TL hasıla Zonguldak genelinde tarımsal üretimi artırmayı hedefleyen 2026 yılı TAKE Projelerinden yaklaşık bin yetiştiricinin faydalanacağı ifade edildi. Projeler kapsamında il genelinde toplam 180 dekarlık alanda ekim planlandığı ve 30 milyon TL tarımsal hasıla hedeflendiği bildirildi. Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, sürdürülebilir tarımı desteklemek amacıyla kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:33 Diyarbakır’da tekstil sektörünün geleceği ele alındı Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş İnsanları Derneği ile Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen "Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlanma Arayışı: Diyarbakır Çalıştayı", sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Armen Tekstil ev sahipliğinde, Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; DTSO Başkanı Mehmet Kaya, MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe, Ekonomi Gazetesi Başdanışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, İTÜ Tekstil ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Çalıştayda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, teşvik politikalarını eleştirerek, çözüm üretme süreçlerinde yerelin görüşlerinin dikkate alınmadığını savundu. Kaya, "Ankara’dan İstanbul’a giderken kendinizi Bolu’da bulursanız, ne kadar hızlı giderseniz gidin hedeften uzaklaşırsınız. Öncelikle yönü doğru kurmanız lazım. Türkiye’de kriz anlarında getirilen çözümlerde de maalesef yön doğru belirlenemiyor" dedi. 2002 yılından bu yana uygulanan teşvik sisteminin hedeflerine ulaşamadığını ifade eden Kaya, "Teşviklerin temel amacı bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmaktı. Ancak 1. ve 2. bölgeler teşviklerden yüzde 61 pay alırken, 5. ve 6. bölgelerdeki 29 ilin aldığı pay yalnızca yüzde 10’da kaldı. Bu da farkın kapanmadığını, tam tersine büyüdüğünü gösteriyor" diye konuştu. Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB’nin yaklaşık 10 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Kaya, bölgede faaliyet gösteren çok sayıda fabrikanın bugün kriz yaşadığını söyledi. İstanbul merkezli yatırımcıların bölgeye gelerek üretim yaptığını belirten Kaya, "Bugün 100’e yakın fabrikanın önemli bir kısmı kapanma noktasına geldi. Sanayi yatırımı bir dükkan açıp kapatmak gibi değildir. İnsanlar büyük sermayeler koyuyor, yıllarca geri dönüş bekliyor. Ancak kısa sürede değişen ekonomik koşullar nedeniyle üretici çıkmazın içine sürükleniyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki tekstil sektöründe ciddi istihdam kayıpları yaşandığını vurgulayan Kaya, "Hedefimiz 20 bin kişilik istihdam oluşturmaktı. Bir dönem 7 bin çalışan seviyesine ulaştık ancak kriz nedeniyle bugün yaklaşık 4 binlere kadar azaldı" dedi. Tekstil sektörünün Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Kaya, sektörün korunması gerektiğini söyledi. Kaya, "Cumhuriyetin kuruluşunda tekstil sektörünün önemli bir rolü vardı. Bu sektör bu toprakların genetiğine işlemiş durumda. Ne yapılırsa yapılsın, tekstil bu ülkede kalmalı" diye konuştu. Türkiye’nin sanayi üretimini destekleyecek güçlü kurumlara sahip olduğunu ifade eden Kaya, kamu kaynaklarının üretim ve sanayi yatırımlarına daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çalıştayın sektör adına önemli sonuçlar doğuracağına inandığını belirten Kaya, merkezi yönetimin sektör temsilcilerinin önerilerine kulak vermesi gerektiğini kaydetti. Toplantıda konuşan Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk, tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Federasyonun 35 dernek, 12 bin 500 üye ve bölgesel-sektörel sivil toplum kuruluşlarından oluştuğunu belirten Öztürk, 2024 yılında gerçekleştirilen genel kurulda sektörün geleceğine yönelik önemli kararlar aldıklarını hatırlattı. Çalıştayların amacının sektörün sadece kendi içinde değil, dünya ölçeğinde düşünmesini sağlamak olduğunu dile getiren Öztürk, sektörün mevcut sorunlarını sürekli konuşmak yerine geleceğin iş modellerine odaklanması gerektiğini söyledi. İşçi maliyetleri, enerji ve finansmana erişim gibi konuların ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Öztürk, "Biz geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmalıyız. Öğretilmiş yanlışlarla hareket etmeyi bırakıp kendi gerçeklerimizle yüzleşmeliyiz" diye konuştu. Konuşmasının sonunda Diyarbakır’ın önemine de değinen Öztürk, "Diyarbakır sadece kendisi için değil, bölgesi için de büyük anlam taşıyan bir şehir. Bizim için her zaman ayrı bir heyecan ve sevda olmuştur. Bu çalıştayın Diyarbakır için de önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum" dedi. GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe de, tekstil sektöründe öngörülebilirlik vurgusu yaptı. Tekstil sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve bölgesel kalkınma açısından da stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Gökçe, bölgedeki firmaların artık dünya markalarına üretim yapan güçlü yapılara dönüştüğünü ifade etti. Tekstil sektörünün bugün karşı karşıya olduğu temel sorunun yalnızca maliyetler olmadığını ifade eden Gökçe, üreticinin önünü görmek istediğini söyledi. Gökçe, "Sanayici önünü görebildiği sürece yatırım yapar, istihdam sağlar ve büyür. Bizler destek talep eden değil; rekabet edebileceği sürdürülebilir bir ortam isteyen üreticileriz. Tekstil; istihdamdır, sosyal dengedir, bölgesel kalkınmadır. Fabrikaların ışığı yanıyorsa, bu şehir üretmeye devam ediyor demektir. Güçlü bir tekstil sektörü, güçlü bir bölge demektir" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:05 DESOB Başkanı Ebedinoğlu’dan zincir market yasası talebi Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, 29 oda başkanıyla birlikte esnafın finansa erişimi için çağrıda bulunarak, zincir market yasasının çıkartılmasını talep etti. TESK Genel Başkan vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentteki 29 oda başkanlarıyla birlikte DESOB binası önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları ve POS komisyonları gibi giderlerin esnafın belini büktüğünü söyledi. Zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi karşısında mahalle esnafının her geçen gün daha fazla güç kaybettiğini, küçük işletmeler korunmadan yerel ekonominin de korunamayacağına dikkat çeken Ebedinoğlu, Diyarbakır genelinde esnafın ancak yüzde 35’inin primlerini düzenli ödeyebildiğini dile getirdi. Geriye kalan yüzde 65’lik kesimin her geçen gün faiz yükü altında ezildiğini aktaran Ebedinoğlu, esnafın aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakıldığını, buna karşın emekli maaşlarının 20 bin TL ile 21 bin TL arasında kaldığını söyledi. Sosyal güvenlik sistemindeki bu durumun büyük bir adaletsizlik olduğunu savunan Ebedinoğlu, yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi konusunda henüz somut bir adım atılmadığını ve bu beklentinin artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi. Esnafın krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdüremediğini, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini aktaran Ebedinoğlu, yüksek banka faizleri ve piyasadaki durgunluk nedeniyle tahsilat yapılamadığını, bu durumun domino etkisi oluşturacak binlerce işletmeyi kapanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Ebedinoğlu, esnafın ödeme gücüne göre Bağ-Kur primlerinin yeniden düzenlenmesini, gecikme faizlerinin silinmesini veya makul seviyelere çekilerek kapsamlı bir yapılandırma sisteminin hayata geçirilmesini istedi. Kredilerdeki vergi ve SGK borcu şartının esnetilmesi gerektiğini belirten Ebedinoğlu, küçük esnaf için düşük faizli destek paketlerinin hazırlanması, zincir market yasasının çıkarılması ve elektrik ile kira gibi kalemlerde esnafa özel destek mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu. Esnaf ve sanatkarın ülkenin omurgası olduğunu hatırlatan Ebedinoğlu, esnafın olmadığı yerde üretimin, istihdamın ve sosyal hayatın olamayacağını belirterek, esnafın haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:23 Safranbolu ve Düzce arasında kardeş oda protokolü imzalandı Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Safranbolu TSO arasında kardeş oda protokolü imzalandı. Düzenlenen imza törenine Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Topal, Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı Cengiz Ünal, her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Erdoğan Bıyık, bölge odalar ile sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bölgemizin gelişimi için, planlı ve istikrarlı büyüme hedeflerimize ortak çalışmalar ile ulaşmaya çalışıyoruz. Düzce’den başlatmış olduğumuz Turizm atağında bölgemizi de kapsayan önemli adımlar atıyoruz. Batı Karadeniz Bölge Destinasyonu çalışması ile bölgemizin turizm potansiyellerini verimli şekilde değerlendirmeyi, konaklamalı turizm pastasından bölge olarak hak ettiğimiz payı almayı amaçlıyoruz. Bugün burada Safranbolu TSO ile yapmış olduğumuz Kardeş Oda protokolü hem turizm hem de sınai konularda kapsamlı iş birliklerini kapsıyor. İmzaladığımız protokolün odalarımıza, üyelerimize ve bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Erol Altuntepe, YÖREX fuarında Safranbolu Safranı ve Konuralp Pirincini bir araya getirerek atılan adımın bugün kardeş oda protokolü imzalanması aşamasına gelmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını, protokol ile bölgenin kazanımlarının daha da artacağına inandıklarını da sözlerine ekledi. Yapılan konuşmaların ardından Kardeş Oda olmasına yönelik protokol imza altına alındı.
Teknik Öğretmen Okulu’nun yeniden açılması için Bursa’da bir araya geldiler
18 Ekim 2025 Cumartesi - 12:51 Teknik Öğretmen Okulu’nun yeniden açılması için Bursa’da bir araya geldiler Bursa’da bir araya gelen çoğu emekli teknik öğretmenden oluşan grup, 2016 yılında kapatılan TÜBE (Tasarım Üretim Bilim Eğitim) Teknik Öğretmen Okulu’nun yeniden açılması çağrısında bulundu. Teknik öğretmenlerin girişimiyle ülkenin kalkınması için üretim toplumuna dönüşmenin önemine vurgu yapıldı. Katılımcılar, bu sürecin temel taşlarından birinin de Teknik Öğretmen Okulu olduğu ifade edildi. Toplantı, Bursa’da teknik öğretmen Hüseyin Özler’in Tuna ve Ozan Çiftliği’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen ve Bursa’dan da katılım sağlayan öğretmenler, yaklaşık üç saat süren toplantıda fikir alışverişinde bulundu. Her katılımcı söz alarak kendini tanıttı ve okulun yeniden açılması yönündeki düşüncelerini paylaştı. Toplantıya katılan Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Sezer de bir teknik öğretmen olarak söz alarak, Teknik Öğretmen Okullarının ülke sanayisi açısından önemini vurguladı. Program, akşam yemeğiyle devam etti. Etkinliğin ikinci günü katılımcılar Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde (NOSAB) beş fabrikayı ziyaret etti. Sabah 09.00’da başlayan gezi, akşam 18.00’de tamamlandı. Program kapsamında ilk olarak NOSAB Müdürlüğü’nde bilgilendirme toplantısı yapıldı. Ardından Mastaş, EG Pres, Gökçelik ve Durmazlar fabrikaları ziyaret edildi. Ziyaretlerde fabrika sahipleri, genel müdürler ve teknik ekipler, üretim süreçleri hakkında bilgi verdi. Katılımcılar, gezinin son derece verimli geçtiğini belirterek, Teknik Öğretmen Okullarının yeniden açılmasının Türkiye’nin üretim kalitesini artıracağı görüşünde birleşti.
Başkan Alan: "Amacımız Baskil kayısısının marka değerini ortaya koymak"
18 Ekim 2025 Cumartesi - 12:50 Başkan Alan: "Amacımız Baskil kayısısının marka değerini ortaya koymak" Elazığ TSO olarak amaçlarının Baskil coğrafyasında üretilen kaysıların farkını ortaya koymak ve Malatya kayısı ile anılmasının yanlışlığına dikkat çekmek olduğunu aktaran Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Amacımız Baskil kayısısının marka değerini ortaya koymaktır" dedi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, MHP Milletvekili Semih Işıkver’in, Baskil ilçesinde yetişen kayısının ‘Malatya Kayısısı’ adıyla tanıtılmasının yanlışlığını gündeme getirmesinin ardından açıklamalarda bulundu. Başkan Alan, "Bilindiği gibi Baskil sınırları içinde yetiştirilen ve kendine has tadı, aroması ve şekeri olan Baskil kayısımız, Malatya Kayısısı olarak ülke ve dünya piyasasında satılmakta ve Baskil yöresinin kayısısı da bu marka ile pazarlanmaktadır. 2023 depreminde birlikte Malatya Kayısı Borsası’nın yıkılması sonrası kayısı borsasının Baskil’de kurulmasını önerdik ve bu tarihte Etak’ı kurmaya başladık. Üreticilerimizle yaptığımız istişareler sonucu ilçemizde üretilen ürünlerin işlenip, paketlendikten sonra ‘Baskil Kayısısı’ markası ile pazarlanması amacıyla Elazığ Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin (ETAK) kurulmasını sağladık. 3 bin 500 metrekare alan üzerine kurulan tesis hem istihdam oluşturması hem de bölgede üretilen kayısıların değerinden alınmasını sağladı" diye konuştu. Elazığ TSO olarak 2023 yılında yaşanan depremin hemen ardından Kayısı Borsasının Baskil’de kurulması yönündeki açıklamaların Malatya medyasının tepkisini çektiğini ifade eden Başkan Alan, "Hem siyasiler, hem kamu kurum ve kuruluşları hem de Malatya basını tarafından ‘Elazığ’dan Malatya Sınırı Aşan Meydan Okuma’, ‘Alan’ın Hedefinde Neden Hep Malatya Kayısısı Var’, ‘Malatya Kayısısını Artık Malatya Kaysısı Olarak Tanıtacağız’, ‘Elazığlı Başkan Coştu. Malatya Kayısısı Aslıda Baskil kayısıymış’ gibi tezvirat dolu manşetlerle eleştiri sağanağına tutulduk. Şunu öncelikle belirtmeliyiz ki ne benim ne de Milletvekilimiz Semih Işıkver’in Malatya kayısısı ve Malatyalı kardeşlerimizle alıp- veremediğimiz yoktur. Malatya bölgesinde üretilen kayısıların elbette ki kendine has özellikleri ve marka değeri vardır. Bu değerin ülke ve dünya pazarlarında yer bulması komşu il olarak bizleri de gururlandırmaktadır. Amacımız ve tek derdimiz, Baskil ilçemiz sınırlarında üretilen kayısıların da Malatya kayısısı olarak tescillemesi ve bunun resmi belgelerde de açıkça belirtilmesidir. Baskil yöresinde üretilen ve aroması, lezzeti ve şekeri ile Malatya kayısısından daha özel bir konumda duran Baskil kayısısının ‘Malatya Kayısısı’ markası ile pazarlanması ve Baskil kayısısının görmezden gelinmesi yanlışlığını dile getirmektir" şeklinde konuştu. Alan, "Elazığ TSO olarak ‘İlçeleriyle Birlikte Büyüyen Elazığ’ projemiz kapsamında tüm ilçelerimizle birlikte Baskil ilçemizde üretilen kayısımızın gereken ekonomik değerine ulaşması yönünde çalışmalar yürütüp ETAK projemizi hayata geçirirken ve kendi ürünümüze sahip çıkma yönünde açıklamalar yaparken, Malatya kayısısını da görmezden gelmiyoruz. Milletvekilimiz Işıkver’in de Elazığ TSO olarak bizlerin de tek derdi Baskil coğrafyasında üretilen kaysılarımızın farkını ortaya koymak ve Malatya kayısı ile anılmasının yanlışlığına dikkat çekmektir. Amacımız Baskil kayısısının marka değerini ortaya koymaktır. İlimizin değerlerine sahip çıkmaya yönelik geçmişte bizlere gösterilen tepkilerin aynısının MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e de gösterilmesini gereksiz ve anlamsız buluyor, vekilimizin bu konudaki açıklama ve çalışmalarını destekliyoruz. Amacımız, her bir şehrimizin ürettiği ürünlerin kendi adıyla ve tatlı bir rekabet içinde yarışmasını sağlamaktır. Zira Malatya kayısısı da Baskil kayısımız da ülkemizin bir değeridir. Ama Baskil coğrafyasında üretilen kayısılarımız ‘Baskil Kayısısı’dır. Ve bu gerçek artık kabul edilmelidir" ifadelerini kullandı.
Erzurum’da tarımda yeni bir dönem: İkinci ürün Brokoli hasadı gerçekleştirildi
18 Ekim 2025 Cumartesi - 12:43 Erzurum’da tarımda yeni bir dönem: İkinci ürün Brokoli hasadı gerçekleştirildi Erzurum’da tarımsal üretimde yeni bir sayfa açılıyor. Yaz aylarında buğday ve yulaf hasadının ardından, kış gelmeden ikinci ürün olarak deneme amacıyla ekilen brokolilerin hasadı gerçekleştirildi. Erzurum Ticaret Borsası ve Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü tarafından yürütülen proje, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun desteğiyle hayata geçirildi. Atatürk Üniversitesi Bitkisel Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yapılan denemede, 1 Ağustos’ta dikilen üç farklı brokoli çeşidinden elde edilen sonuçlar üreticileri sevindirdi. Yaklaşık 60 ila 90 gün arasında olgunlaşan bitkiler, ekim ayı ortasında hasat edildi. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Çağlar Kaymak, Erzurum koşullarında ikinci ürün elde etmenin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile bin 800 metre rakımda ikinci ürün yetiştirebildiğimizi gösterdik. Yaz döneminde pazarda yoğunluk yaşanırken, sonbaharda erkenci ürün olarak piyasaya brokoli sunmak Erzurum çiftçisi için büyük bir fırsat. Denemelerimiz sonucunda iki çeşidin Erzurum için son derece uygun ve verimli olduğunu gördük." dedi. Projeye öncülük eden Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral ise, çalışmanın Erzurum çiftçisine yeni bir gelir kapısı açacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yulaf ve buğday hasadından sonra tarlalarımız boş kalıyordu. Brokoli gibi katma değeri yüksek bir ürünü ikinci sezon olarak toprakla buluşturduk. Amacımız, üreticimizin emeğinin karşılığını artırmak ve Erzurum tarımına çeşitlilik kazandırmaktır. Önümüzdeki yıl Ziraat Odalarımızla birlikte fide üretimi ve çiftçi destek programlarını hayata geçirerek bu projeyi tüm bölgemize yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Her bir tarla aslında bir fabrika; çiftçimiz toprağında üretmeye devam ettikçe Erzurum güçlenecek, ülkemiz büyüyecek. Üreticimiz emeğinin karşılığını aldıkça göç duracak, kırsal kalkınma sağlanacak. Kırsal kalkınma sağlandıkça da ulusal kalkınma hızlanacaktır. Biz Erzurum Ticaret Borsası olarak; üreten borsa, gelişen Erzurum, kazanan Türkiye vizyonuyla çalışmaya devam edeceğiz. Tarımda sürdürülebilir, yenilikçi ve katma değerli projeleri hayata geçirerek çiftçimizin yanında olmaya kararlıyız." Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Latif Maskan da Erzurum için bu projenin "ikinci gelir kapısı" olacağını vurgulayarak, "Yıllardır tek ürün üzerine yoğunlaşan üretim anlayışını değiştirmek zorundayız. Bu proje, hem çiftçimizin kazancını hem de şehrimizin üretim potansiyelini artıracak" dedi. Yakutiye Ziraat Odası Başkanı İslam Yıldırım ise brokoli ekiminin bölgedeki önyargıları kırdığına dikkat çekti: "Bu proje, tarımda alternatif ürünlerin mümkün olduğunu kanıtladı. Hocamızın emeğiyle bölgemiz adına bir milat yaşanıyor. Çiftçilerimizin bu örneği görüp üretime katılması en büyük temennimizdir." Diye konuştu. Genç çiftçiler de projeye ilgi gösteriyor. Taşkaynak Köyü’nden genç üretici Melisa Akyıldırım, brokoliyi kendi tarlasında yetiştirmek istediğini belirterek, "Brokolinin verimini artırarak üretime katkı sağlamak istiyorum. Tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorum, bu tür yenilikçi projeler biz gençler için büyük bir motivasyon kaynağı." dedi. Projenin yürütülmesinde önemli destek sağlayan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’na da teşekkür eden katılımcılar, merkezin Erzurum tarımına katkı sunmaya devam edeceğini ifade ettiler. Erzurum’un yüksek rakımlı tarım alanlarında ikinci ürün yetiştiriciliği açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan yetkililer, brokoli projesinin ilerleyen yıllarda daha geniş alanlarda uygulanarak şehre ekonomik katkı sağlamasını hedefliyor.
Türk Telekom’dan yeni 5G reklam filmi
18 Ekim 2025 Cumartesi - 12:27 Türk Telekom’dan yeni 5G reklam filmi Türk Telekom, Tolga Çevik’in rol aldığı yeni 5G reklam filmini yayınladı. Film, Türk Telekom’un fiber gücünü 5G teknolojisiyle birleştirerek müşterilerine daha hızlı, kaliteli bir deneyim sunma vizyonunu yansıtıyor. Türk Telekom, 16 Ekim’de gerçekleştirilen 5G ihalesinde stratejik frekansları alarak 5G’de abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip olduğunu duyurdu. Türk Telekom, Türkiye’nin sevilen komedyenlerinden Tolga Çevik’in ekran yüzü olduğu yeni 5G reklam filmini yayınladı. Reklam filmi, Türk Telekom’un fiberdeki gücünü, 5G hazırlıklarındaki liderliğini ve sunacağı üstün deneyimi izleyiciye aktarıyor. "En iyi müşteri deneyimini sunmayı hedefliyoruz" 5G’de en iyi müşteri deneyimini Türk Telekom’un sunacağını belirten Türk Telekom Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Özden şunları ifade etti: "Türkiye’nin yeni iletişim çağına geçişinde bir dönüm noktası olan 5G teknolojisi 1 Nisan itibarıyla hayatımıza giriyor. Gerçekleştirilen 5G ihalesinde tüm paketlerde, en iyi müşteri deneyimini sunma hedefimiz kapsamında ve planladığımız doğrultuda frekanslarımızı aldık. Türk Telekom olarak müşteri başına en yüksek 5G kapasitesi ve en yüksek fiber istasyon oranıyla 5G’ye hazırız. Teknolojide yeni bir dönemin kapılarını aralayacak olan 5G’nin temel yapı taşını fiber altyapı oluşturuyor. Türk Telekom olarak, yüzde 55’i fibere bağlı baz istasyonlarımızla en iyi müşteri deneyimini biz sunacağız. Türk Telekom olarak, iletişimin her döneminde olduğu gibi 5G çağında da öncü rolümüzü sürdürerek güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle ülkemizi geleceğe taşımaya devam edeceğiz." "Son 3 yıldır en çok tercih edilen operatörüz" Türk Telekom’un mobil pazarda "oyun kurucu" rol üstlendiğini vurgulayan Özden sözlerine şöyle devam etti: "İletişim çağında kritik bir eşik olan 5G, Türkiye’nin dijitalleşmesinde önemli bir rol üstlenecek. Biz de Türk Telekom olarak mobildeki güçlü ve kararlı büyüme ivmemizi sürdürürken sektörün oyuncusu değil oyun kurucusu konumundayız. Mobil numara taşıma pazarında 2025 itibarıyla son dört yıldır en çok tercih edilen operatör olmamız, müşterilerimizin bize duyduğu güvenin en güçlü göstergesi. Son on iki ayda 2,5 milyonu aşan mobil faturalı net abone kazanımıyla hem kendi tarihimizin hem de sektörün en yüksek artışını kaydettik". Türk Telekom yeni 5G reklam filmi ile dikkat çekti Türk Telekom’un yeni reklam filmi, fiber altyapısının gücünü 5G teknolojisiyle buluşturuyor. Filmde, yüzde 55’i fibere bağlı baz istasyonlarının sağladığı performansla 5G’de fark oluşturulduğu vurgulanıyor. Tolga Çevik’in "Arkadaşım" rolüne yönetmen Fırat Parlak’ın uyumu eşlik ederken, film hem eğlenceli bir dille izleyiciye hitap ediyor hem de Türk Telekom’un müşterilerine 5G’de en iyi deneyimi sunma vizyonunu ön plana çıkarıyor. "5G vizyonumuzu ve güçlü fiber altyapımızı eğlenceli bir dille anlatıyoruz" diyen Özden, "Yeni reklam filmimizde, yüzde 55’i fibere bağlı baz istasyonlarımızdan aldığımız güçle 5G’de fark oluşturacağımızı vurguluyoruz. Filmde, yeni dönemi simgeleyen ‘fiber istasyon’ söylemiyle hem teknolojik üstünlüğümüzü hem de yenilikçi yaklaşımımızı izleyiciyle samimi bir şekilde buluşturuyoruz" dedi.
Çimentaş’ın iş sağlığı ve güvenliği alanındaki başarıları üç ödülle taçlandı
18 Ekim 2025 Cumartesi - 12:14 Çimentaş’ın iş sağlığı ve güvenliği alanındaki başarıları üç ödülle taçlandı Çimentaş, Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) tarafından düzenlenen ve iş sağlığı ile güvenliği alanında sektörün en prestijli ödülleri arasında yer alan "İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri"nde üç ayrı kategoride ödül kazanarak, sektördeki öncü ve örnek rolünü bir kez daha güçlü şekilde ortaya koydu. Bu önemli başarı, Çimentaş’ın çalışanlarının güvenliği, sağlığı ve esenliğini merkeze alan sürdürülebilir yaklaşımının, yalnızca şirket içinde değil, sektör genelinde de takdirle karşılandığının somut bir göstergesi oldu. Üç farklı kategoride elde edilen ödüller arasında, yakın zamanda kaybettiğimiz sektör duayeni Fatih Yücelik’in anısına verilen ve yılın en değerli ödülü olarak kabul edilen "Fatih Yücelik Anısına Verilen Yılın Büyük Ödülü"nün yanı sıra, Dijital Çözümler ile İSG’ye Değer Katanlar kategorisinde birincilik ve Sağlığa Değer Katanlar kategorisinde ikincilik ödülleri de yer aldı. Fatih Yücelik anısına verilen yılın büyük ödülü: Çimentaş Elazığ Fabrikası’nda hayata geçirilen "İşte Güvenlik / Proseste Güvenlik Projesi", operasyonel güvenliği ve süreç standartlarını dijitalleşme ile güçlendiren yenilikçi yaklaşımı ile bu ödüle layık görüldü. Dijital Çözümler ile İSG’ye Değer Katanlar - Birincilik Ödülü: Yine Elazığ Fabrikası’nda uygulanan "İşte Güvenlik / Proseste Güvenlik Projesi", dijital uygulamalar ile iş sağlığı ve güvenliğine katma değer sağlayan örnek bir uygulama olarak ödüllendirildi. Sağlığa Değer Katanlar - İkincilik Ödülü: "Bize Değer Projesi" ise, Çimentaş’ın tüm lokasyonlarında çalışanların ve ailelerinin fiziksel, duygusal, sosyal ve entelektüel iyi oluşunu bütüncül bir yaklaşımla destekleyen kapsamlı bir program olarak öne çıktı. Çimentaş’ın ödül alan projeleri, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü tüm süreçlere entegre ederek risklerin önleyici bir yaklaşımla yönetilmesini ve güvenliğin her aşamada sistematik biçimde sağlanmasını hedefliyor. Özellikle "İşte Güvenlik / Proseste Güvenlik Projesi", üretim süreçlerinde dijitalleşmenin sunduğu avantajları kullanarak güvenlik standartlarını yeni bir seviyeye taşırken; "Bize Değer Projesi" ise çalışanların yaşam kalitesini yükseltmeye odaklanan yenilikçi bir iyi oluş programı olarak dikkat çekiyor. Bu ödüller, Çimentaş’ın sürdürülebilir gelişim ve çalışan esenliğini esas alan vizyonunun, sektörel platformlarda ve iş dünyasında örnek gösterilen bir yaklaşım olduğunu bir kez daha teyit ediyor. Çimentaş CEO’su M. Cenker Mirzaoğlu, elde edilen ödüllerle ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "ÇEİS İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri’nde üç farklı kategoride ödüle layık görülmek, özellikle de yakın zamanda kaybettiğimiz Fatih Yücelik’in anısına verilen Yılın Büyük Ödülü’nü kazanmak bizler için tarifsiz bir onur ve derin bir anlam taşıyor. Merhum Fatih Yücelik’e bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve camiamıza başsağlığı diliyorum. Kendisinin sektörümüze kattığı değerleri ve örnek duruşunu saygıyla anıyoruz. Çimentaş olarak, çalışanlarımızın güvenliğini, sağlığını ve esenliğini merkeze alan projeler geliştirip hayata geçirmemizin, sektörümüzün en seçkin platformlarında takdir edilmesi, benimsediğimiz yaklaşımın ve attığımız adımların ne kadar doğru olduğunu bir kez daha teyit ediyor. Bu anlamlı ödüle ve diğer kategorilerdeki başarımıza katkı sağlayan tüm ekip arkadaşlarımıza, gösterdikleri özveri ve yenilikçi katkılar için içten teşekkürlerimi sunuyorum. Önümüzdeki dönemde de iş sağlığı ve güvenliği alanındaki öncü rolümüzü sürdürmeye, sürdürülebilir gelişim ve çalışanlarımızın esenliği için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."
Samsun’da 106 milyar TL’lik kamu yatırımı ve güvenlik hamlesi
18 Ekim 2025 Cumartesi - 12:01 Samsun’da 106 milyar TL’lik kamu yatırımı ve güvenlik hamlesi Samsun’da 2025 yılı üçüncü dönem sonu itibarıyla toplam 499 proje yürütülüyor. Bu projelerin 360’ı yatırımcı kurum ve kuruluşlar, 139’u ise belediyeler tarafından hayata geçiriliyor. Projelerin toplam bedeli 106 milyar 838 milyon lira olarak açıklanırken, yatırımlar arasında güvenlik, ulaşım, eğitim, sağlık ve altyapı projeleri öne çıktı. İl genelinde yürütülen güvenlik yatırımlarıyla birlikte kentteki asayiş, izleme ve acil müdahale altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Samsun İl Koordinasyon Kurulu’nun 2025 yılı 4. toplantısı, Vali Orhan Tavlı başkanlığında yapıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantıda, il genelinde yürütülen yatırım ve projeler değerlendirildi; güvenlik hizmetlerinin fiziki ve teknik altyapısında gelinen aşamalar ele alındı. 499 proje, 106 milyar TL’lik yatırım 2025 yılı üçüncü dönem sonu itibarıyla Samsun genelinde toplam 499 proje bulunuyor. Bu projelerin 360’ı yatırımcı kurum ve kuruluşlar, 139’u ise belediyeler tarafından yürütülüyor. Toplam proje bedeli 106 milyar 838 milyon TL olarak açıklandı. Güvenlik altyapısı güçleniyor Samsun’da son yıllarda güvenlik yatırımlarında önemli ilerleme kaydedildi. İl Emniyet Müdürlüğü binasına ek olarak, Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü (yüzde 55 fiziki gerçekleşme, 91 milyon TL), Havza Bölge Trafik İstasyon Amirliği (yüzde 40, 29 milyon TL) ve Canik-İlkadım Jandarma Hizmet Binası (yüzde 77, 72 milyon TL) projelerinde çalışmalar devam ediyor. İhale süreçleri süren Terme Sahil Güvenlik Karakol Komutanlığı ve Yakakent Kolluk Destek Tim Komutanlığı binalarının da tamamlanmasıyla, güvenlik personelinin hizmet koşullarının daha da iyileşmesi hedefleniyor. Bafra, Çarşamba, İlkadım, Tekkeköy ve Vezirköprü ilçelerindeki emniyet ve polis merkezi amirliği binalarıyla birlikte, Çevik Kuvvet, Özel Harekat ve Kriminal Polis Laboratuvarı için yeni yerleşke planlamaları da sürdürülüyor. Kolluk güçlerine teknolojik takviye Kolluk birimlerinin lojistik imkânları, 456 yeni araç ve 6 insansız hava aracıyla (drone) güçlendirildi. Ayrıca 469 bilgisayar, 731 tablet, 32 ekran, 186 yazıcı, 9 termal yazıcı, 175 yaka kamerası, 147 tarayıcı, 599 Polnet sorgu cihazı ve 950 bilgisayar parçası alınarak birimlerin teknolojik donanımı artırıldı. KETUM projesi ASELSAN tarafından 700 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen, güvenli ve kesintisiz iletişim sağlayacak Kriptolu Emniyet Telsiz Muhabere Sistemi (KETUM) projesinin Kasım ayı içerisinde faaliyete geçmesi planlanıyor. Samsun genelindeki denetim ağı, kurulumu tamamlanan 286 Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve 312 Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ile daha da güçlendirildi. 76 okul çevresi anlık olarak KGYS kameralarıyla izlenirken, 68 liseye daha kamera kurulumu yapılması hedefleniyor. Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle yürütülen ortak çalışmalar kapsamında cadde, sokak, park ve bahçelere kamera sistemleri kurularak aydınlatmalar tamamlandı. Asayiş ve narkotik mücadelede güçlü performans Sahadaki etkinliği artırmak ve olaylara daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla asayiş ekipleri ile motorize Yunus timlerinin sayısı yükseltildi. Narkotik suçlarla mücadelede Narkotik Vaka Analiz Sistemi (NARVAS) aktif olarak kullanılıyor. Bu kapsamda Havza’da Narkotik Büro Amirliği ve Uygulama Noktası ile Narkotik Suçlarla Mücadele Hudut Büro Amirliği İrtibat Noktası kuruldu. Ayrıca Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü personel sayısı iki katına çıkarıldı ve bünyesinde bir Dijital Veri İnceleme Birimi oluşturuldu. İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı arasında kurulan müşterek çalışma grubu sayesinde kurumlar arası iş birliği en üst düzeye çıkarıldı. Suçun önlenmesine yönelik olarak, 1 Ağustos 2023 tarihinden bu yana 331 olmak üzere toplamda 858 metruk binanın yıkımı gerçekleştirildi. Milli Emlak Müdürlükleriyle yapılan ortak çalışmalar sonucu, tescilsiz olduğu tespit edilen 1.570 motosiklet Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumuna teslim edildi. 2024 ve 2025 yıllarının ilk on aylık dönemleri karşılaştırıldığında, toplam olay sayısında yüzde on dokuz virgül iki oranında azalma kaydedildi. Bu olayların yüzde doksan sekiz virgül yedisi aydınlatılarak örnek bir başarı elde edildi. Malvarlığına karşı işlenen suçlarda yüzde otuz sekiz virgül yedi, kişilere karşı işlenen suçlarda ise yüzde sekiz virgül dokuz oranında düşüş sağlandı. Toplum destekli güvenlik anlayışı Suçla mücadelede toplumun her kesiminin sorumluluğuna dikkat çekilerek, Kadın Destek Uygulaması (KADES), NARVAS, SİBERAY, Genel Kolluk-Özel Güvenlik İşbirliği ve Entegrasyon Projesi (KAAN), NARKO-REHBER ve En İyi Narkotik Polisi Anne projelerinin tanıtımıyla vatandaşların bu uygulamaları aktif olarak kullanmasının önemine vurgu yapıldı. Suçun sosyal yönlerini de dikkate alan çalışmalarla eğitimden kültüre, sosyal destekten mahalle bazlı projelere kadar birçok alanda faaliyet yürütülüyor. Hedefin güvenli ve huzurlu bir Samsun olduğu belirtilerek, mücadelenin yalnızca sokakta değil, okulda, evde ve dijital ortamlarda da sürdüğü ifade edildi. Samsun’un bir cazibe merkezi olarak bölgesel önemini korumasının, güvenlik ve huzur ortamının devamlılığıyla doğru orantılı olduğu vurgulandı. Bu hedefin, kamu kurum ve kuruluşlarının iş birliği içinde hareket etmesiyle mümkün olacağı belirtildi. Yeni yatırım planlamalarında, güvenlik birimleriyle koordinasyonun önemine dikkat çekilerek, trafik düzenlemesi, önleyici devriye planlaması ve teknolojik altyapı ihtiyaçlarının önceden belirlenmesinin gerekliliği ifade edildi. Karayolu güvenliğinde yeni uygulama Cumhurbaşkanı’nın "Karayolları Hız Sınırlama Uygulamalarında Yeknesaklık" konulu 2025/14 sayılı genelgesi ve İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Samsun Valiliği koordinasyonunda Büyükşehir Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, Karayolları Bölge Müdürlüğü, ilçe kaymakamlıkları ve belediyelerin iş birliğiyle karayollarındaki işaretlemelerin ülke genelinde bütünlük oluşturması hedefleniyor. "Güvenli ve huzurlu samsun için ortak çaba" Samsun’daki yatırımların Türkiye Yüzyılı vizyonuna katkı sunduğunu belirten Vali Orhan Tavlı, projelerin kentin ekonomik, sosyal ve güvenlik altyapısını güçlendirdiğini ifade etti. Vali Tavlı, Samsun’un bir cazibe merkezi olarak bölgesel önemini koruduğunu vurgulayarak, "Bir şehrin huzuru yalnızca güvenlik birimlerinin çabasıyla değil, tüm kurumların ortak sorumluluğuyla mümkündür. Güvenli ve huzurlu bir Samsun hedefiyle tüm kurumlarımız tam uyum içinde çalışmaktadır" dedi. Tavlı, Samsun’da yürütülen yatırım ve projelere katkı sunan Cumhurbaşkanı’na, bakanlara, milletvekillerine, belediye başkanlarına, kamu kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve Samsun halkına teşekkür etti. Toplantıya ilçe kaymakamları, Büyükşehir Belediyesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun Üniversitesi, ilçe belediyeleri ve kamu kurumlarının yöneticileri katıldı.
Türkiye-Suriye ilişkilerinde hedef 5 milyar dolar ticaret hacmi
18 Ekim 2025 Cumartesi - 11:49 Türkiye-Suriye ilişkilerinde hedef 5 milyar dolar ticaret hacmi MÜSİAD Gaziantep Şubesi ev sahipliğinde Türkiye-Suriye arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla ‘Suriye Bilgilendirme’ paneli düzenlendi. Panel öncesi açıklamalarda bulunan MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, "Çok kısa bir zaman içerisinde 5 milyar dolar ticaret hacmini yakalayacağımız konusunda şüphemiz yok" dedi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Gaziantep Şubesi, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerini geliştirmek, yeni dönem iş birliği perspektiflerini belirlemek amacıyla ‘Suriye Bilgilendirme’ paneli düzenledi. MÜSİAD Gaziantep Şubesi Sektör Kurulu Komisyon Başkanı Yardımcısı Mehmet Salih Balta moderatörlüğündeki panele, MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, Halep Ticaret Odası Başkanı Muhammed Said Şeyh El-Kar, Uluslararası İş Formu Başkan Yardımcısı Gazi Mısırlı, Halep Sanayi Odası Başkanı Imad Taha Alkasem, Halep Ticaret Odası Başkanvekili Hüseyin İsa, Türkiye Cumhuriyeti Halep Başkonsolosluk Ticaret Ateşeleri Tekin Çitoğlu, Sefa Akgül ve ile 200’ü aşkın iş insanı katıldı. "Tabir caizse Halep’i Gaziantep’e getirdik, hedefimiz 5 milyar dolar ticaret hacmini yakalamak" Panelin öneminde bahseden ve hedeflerinin 2 ülke arasında 5 milyar dolar ticaret hacmi olduğunu söyleyen MÜSİAD Gaziantep Şube Başkanı Furkan Özdurdu, "Bu toplantıyla tabir caizse Halep’i Gaziantep’e getirdik. Gaziantep ve komşu illerdeki iş insanlarımız Halep’teki en güncel durumlarla alakalı bilgi sahibi olacaklar. Mevcut gümrük rejiminden, oradaki şirket kurulumlarına gibi birçok sorunun cevabını bu panelde almış olacaklar. Yeni dönemle birlikte başta ticaret bakanımız Ömer Bolat’ın da çalışmalarıyla çok hızlı bir şekilde biz inşallah savaş döneminden önceki gibi dış ticaret hacminin de çok kısa bir sürede üzerine çıkacağımızı düşünüyoruz. Çok kısa bir zaman içerisinde 5 milyar dolar ticaret hacmini yakalayacağımız konusunda şüphemiz yok" dedi. "Toplantı 2 ülke arasındaki ticari faaliyetlere büyük katkı sağlayacak" Panelin 2 ülke ticaretini önemli katkılar sağlayacağını söyleyen Halep Ticaret Odası Başkanı Muhammed Said Şeyh El-Kar, "MÜSİAD gibi bir kurumun organize ettiği bu gibi toplantılar iki ülke arasındaki ticari faaliyetlere ve sanayiciler arasındaki görüşmelere büyük katkı sağlayacağını biliyoruz. Özellikle Halep ile Gaziantep’in stratejik ortaklığı anlamında Gaziantepli işadamlarınım yapacakları projeler çok büyük rol alacaktır. Bunun yanı sıra ülkemizin kalkınmasında Türk sanayicileri ve özellikle Gaziantep’te bulunan sanayicilere büyük rol düşüyor. Yapacakları çalışmalarla ve ortak projelerle ayağa kalkmamız da ve yeniden ihya olmamız da büyük bir katkılar olacaktır" ifadelerini kullandı. "Suriye ile nasıl iş yapılır, nasıl ticaret yapılır ve nasıl yatırım yapılır gibi konularda fikir alışverişinde bulunacağız" İş insanlarını Suriye’deki ticaret ve yatırımlar konusunda bilgilendirmenin öneminden bahseden Uluslararası İş Formu Başkan Tardımcısı Gazi Mısırlı ise, "Bugün güzel bir panel yapıyoruz. Burada iş adamlarına Suriye ile nasıl iş yapılır, nasıl ticaret yapılır ve nasıl yatırım yapılır gibi konularda fikir alışverişinde bulunacağız. Bence bu panel bu nedenle çok önemli. Bugün MÜSİAD üyeleri ve Gaziantepli iş insanları için çok önemli bir program hazırladık. Ekonominin babaları şu anda buradalar. Onlara soru soracaklar, cevap alacaklar ve orada nasıl ticaret yapılacağını anlamaya çalışacaklar" şeklinde konuştu. "İki ülkenin karşılıklı pozitif menfaati için bu toplantı yapılıyor" Halep Sanayi Odası Başkanı Imad Taha Alkasem de 2 ülkenin ekonomik iş birliği için panelin önemli olduğunu vurgulayarak, "İki ülkenin karşılıklı pozitif menfaati için bu toplantı yapılıyor. Bu toplantı sayesinde 2 tarafın neler yapabileceğini, birbirine nasıl yardımcı olabileceğini, Suriye’deki yatırımların nasıl sağlanacağını ve kolaylaştırılacağını konuşmak amacıyla iş adamlarıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz" diye konuştu.
Aliağa, kırsal kalkınmada örnek olmaya devam ediyor
18 Ekim 2025 Cumartesi - 10:40 Aliağa, kırsal kalkınmada örnek olmaya devam ediyor Aliağa Belediyesi ile İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde, yerel kalkınmayı güçlendirmek, tarımsal üretimi teşvik etmek ve üreticilerin ekonomik refahını artırmak amacıyla projelendirilen Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde ikinci etap hibeli koç ve koyun dağıtımı gerçekleştirildi. Yüzde 100 hibeli koyun ve yüzde 75 hibeli koç desteğinden yararlanmak isteyen Aliağalı üreticiler, 15-19 Eylül tarihlerinde Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü aracılığıyla başvuru yaptı. Başvuru yapan 221 üretici arasından kura çekimiyle belirlenen 110 üreticiye toplam 210 küçükbaş hayvan verildi. Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde kura yöntemiyle gerçekleştirilen koç ve koyun dağıtım programına; İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, AK Parti İzmir Milletvekilleri Şebnem Bursalı ile Yaşar Kırkpınar, Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, kurum müdürleri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ile üreticiler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, 183 koyun ile başlanan projede bin adet küçükbaş hayvana kadar ulaşıldığı ve proje sayesinde üreticiye önemli bir destek sağlandığını ifade etti. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar: "Aliağa’yı her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışıyoruz" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın 412 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye’nin önemli sanayi ve liman kentlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: "Aliağamız; doğasıyla, deniziyle, antik kentleriyle ve verimli topraklarıyla pek çok potansiyeli içinde barındıran bir şehir. Bizler de kurumlarımızla birlikte bu potansiyeli değerlendirerek Aliağa’yı her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışıyoruz. Bu alanlardan biri de hayvancılık. İlçemizde 9 bine yakın büyükbaş, yaklaşık 40 bin de küçükbaş hayvan bulunuyor. Küçükbaşların yüzde 90’ını koyunlar oluşturuyor ve bunların büyük bölümü Merinos ile kıvırcık ırkı. Koyun sayımızı artırmak ve ırklarımızı saflaştırarak hem et hem süt verimliliğini yükseltmek amacıyla Tarım İl Müdürlüğümüzle 2023 yılında bir protokol imzaladık ve bu kapsamda damızlık koyun üretim tesisimizi inşa ettik. Geçtiğimiz yıl 50 üreticimize damızlık koç teslim ettik. Bugün ise 100 üreticimize daha damızlık koç desteğinde bulunuyoruz. Ayrıca yeni bir uygulamayı da hayata geçiriyoruz. Mevcut üreticilerimizden sürüsü az olanlara ve hayvancılığa yeni başlayacak üreticilerimize 10 koyun ve 1 koç hibe edeceğiz. Üreticilerimiz, üçüncü doğumdan sonra bu 10 koyunu bize iade edecek, biz de onları başka üreticilerimize vereceğiz. Aliağa’da hayvancılığı geliştirmek ve üretimi artırmak için bizimle birlikte emek veren tüm çiftçilerimize gönülden teşekkür ediyorum." AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar: "Bu modelin tüm belediyelere örnek olmasını diliyorum" Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nin bölge ve Aliağalı üreticiler için önemli bir tesis olduğunu vurgulayan AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, "Tarım stratejik bir sektör; korunması ve desteklenmesi gerekiyor. Ülkemizde kırmızı et dengesizliklerinin çözümü, küçükbaş hayvan sayısının artırılmasından geçiyor. Bugün burada bunun güzel bir örneğini görüyoruz. Üreticiyi destekleme konusundaki örnek çalışmaları için Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a teşekkür ediyor, bu modelin tüm belediyelere örnek olmasını diliyorum" AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı: "Hayvancılık stratejik bir üretim alanı" AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, merkezi ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle güzel çalışmaların ortaya çıktığını belirterek, Aliağa’daki damızlık merkezinin bölgedeki büyük bir ihtiyacı karşıladığını söyledi. Bir yıl içinde üretim potansiyelinin neredeyse 10 kat arttığını vurgulayan Bursalı, bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha da yükseleceğine inandığını ifade etti. Hayvancılığın stratejik bir üretim alanı olduğunu belirten Bursalı, "Türkiye artık kendi ihtiyacını karşılayan, bölgesine yön veren bir ülke konumunda. Bu başarı üreticilerimizin gayretiyle mümkün oldu. Üretenin yanında olmaya, alın terini berekete dönüştürmeye devam edeceğiz, çünkü güçlü Türkiye üreten Türkiye’dir" dedi. MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu: "Üretken belediyeciliğin örneğini ortaya koyan proje" MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, tarım, turizm ve sanayinin bir arada bulunduğu Aliağa’da hayvancılığın da önemli bir sektör haline geldiğini ifade ederek, bu anlamlı projede yer almaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. 2021’de imzalanan protokolle hızla hayata geçirilen projenin, üreticilerle uzmanlar arasında köprü kurarak bölgeye kalıcı bir miras bırakacağını vurguladı. Osmanağaoğlu, projenin diğer ilçelere ve Türkiye geneline örnek olmasını dileyerek, üretken belediyeciliğin örneğini ortaya koyan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin’e ve emeği geçen herkese teşekkür etti. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban: "Kırsal kalkınma odaklı örnek bir proje" İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, programın sadece hayvan dağıtımı olmadığını, aynı zamanda küçükbaş hayvancılığın bölge ve ülke ekonomisine katkısının vurgulandığı anlamlı bir etkinlik olduğunu ifade etti. Vali Süleyman Elban, Aliağa Belediyesi’nin temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra çağdaş ve kırsal kalkınma odaklı çalışmalarıyla örnek bir belediyecilik anlayışı sergilediğini dile getirdi. Bu projenin belediye ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinin başarılı bir örneği olduğunu da belirten Elban, "Bu tür projelerle meralarımızın yeniden keçi ve koyunlarla dolmasını, gıda ve et konusunun ülkemizde sorun olmaktan çıkmasını temenni ediyorum. Çiftçilerimize bereketli üretimler, bol kazançlar diliyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen kura çekimiyle üreticilere hibe destekli koç ve koyunlar teslim edildi. Program, Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde yapılan inceleme ve geziyle sona erdi.
Lexus, Türkiye’deki 5. bayisini Adana’da hizmete açtı
18 Ekim 2025 Cumartesi - 10:23 Lexus, Türkiye’deki 5. bayisini Adana’da hizmete açtı Premium otomobil üreticisi Lexus, Ankara, Bursa, İstanbul ve İzmir showroomlarından sonra ayrıcalıklı lüksün dünyasını Seyhan Showroomu ile Adana’da açtı. Lexus Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, "En geniş yetkili servis ağına sahip tek lüks markayız. Aracınızla nereye giderseniz gidin, Lexus’unuzla ilgilenecek özel eğitimli teknisyenlerin bulunduğu servis noktalarımızdan gönül rahatlığıyla hizmet alabilirsiniz" dedi. Geçtiğimiz yılı Türkiye’de en hızlı büyüyen premium markalardan biri olarak tamamlayan Lexus, bayi ağını da güçlendiriyor. Ankara, Bursa, İstanbul ve İzmir showroomlarından sonra ayrıcalıklı lüksün dünyası, Mıçı Otomotiv bünyesinde Lexus Seyhan Showroomu ile Adana’da da kapılarını açtı. Japon misafirperverlik felsefesi Omotenashi ruhuyla oluşturulan Lexus Seyhan, her kullanıcısına kendini evinde gibi hissettirecek, kişisel ve ayrıcalıklı bir deneyim sunacak şekilde tasarlandı. "Adana, Lexus’un büyümesinde stratejik bir öneme sahip" Açılışta gazetecilere konuşan Bozkurt, markanın istikrarlı büyümesinden bahsederek, "Dünyanın en önemli markalarından biri olan Lexus’u Adana’ya getirdik. Lexus, alışılmış lüksün dışında, sıra dışı ve rafine bir lüksü tanımlıyor. Farklı bir müşteri profiline hitap etmesiyle, çok daha özel ve zarif bir lüksün simgesi haline geldi. Adana’da 5. bayiyi açtık. Her geçen gün daha fazla şehirde müşterilerimize markamızın benzersiz deneyimini yaşatıyoruz. Adana, Lexus’un büyümesinde stratejik bir öneme sahip. Coğrafi konumu sayesinde çevre illere de kolay erişim imkanı sunan şehir, Türkiye satışlarında önemli bir paya sahip olacak" ifadelerini kullandı. Önümüzdeki ay 6.bayinin Antalya’da açılacağını belirten Bozkurt, "Önümüzdeki ay 6. bayimizi de Antalya’da devreye alacağız. Bununla birlikte Türkiye genelinde Edirne’den Van’a, Trabzon’dan Antakya’ya kadar her yerde en geniş yetkili servis ağına sahip tek lüks markayız. Aracınızla nereye giderseniz gidin, Lexus’unuzla ilgilenecek özel eğitimli teknisyenlerin bulunduğu servis noktalarımızdan gönül rahatlığıyla hizmet alabilirsiniz" dedi. "Çok fazla hizmetimiz var" Lexus’un Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dahil birçok ülkede yapılan araştırmalarında en sorunsuz otomobil markası seçildiğine değinen Ali Haydar Bozkurt, markanın birçok önemli ayrıcalığından da bahsederek şunları söyledi: "Sağlamlığı da herkes tarafından biliniyor. Satışta da, serviste de müşterilerimize ayrıcalıklı hizmetler sunuyoruz. Örneğin Lexus’ta randevu alırsanız, gerekirse gece saat 3’te bile showroom’u sizin için açıyoruz. Çok fazla hizmetimiz var ve bunlardan biri de ‘Geri Alım Garantisi’. Bir yıl, hatta üç yıl sonra aracınızı bize geri getirdiğinizde, hangi oranda geri alınacağını baştan garanti ediyoruz. Bir başka hizmet ise, özel TIR’larla aracınızı istediğiniz yere ücretsiz olarak transfer edip, tekrar ücretsiz şekilde geri getirme imkanı. Bu özellikle yaz başında ve yaz sonunda müşterilerimiz tarafından sıkça tercih ediliyor. Bu hizmeti yılda bir kez ücretsiz sunuyoruz daha fazla kullanmak isteyenler ise cüzi bir ücretle yararlanabiliyor. Üstelik bunu yaparken aracın ilk sahibi olmanıza gerek yok. Satış ve satış sonrası sunduğumuz tüm bu ayrıcalıklarla kendilerini gerçekten özel hissetmelerini sağlıyoruz." "Adanalı otomobil severlere benzersiz bir deneyim sunacağız" Mıçı Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mıçı ise sektörde sahip oldukları deneyimin altını çizerek, "Dünyaca saygın, premium bir markayı da bünyemize katarak bu yolculuğu bir adım daha ileriye taşıyoruz. Lexus, lüksü farklı bir dille anlatan, teknolojiyi zarafetle birleştiren bir marka. Biz de bu vizyonla Adanalı otomobil severlere benzersiz bir deneyim sunmayı hedefliyoruz" dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek bayinin açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından şarkıcı Aşkın Nur Yengi, konser verdi. Kısa zamanda Adana’da ilgi odağı olan Seyhan Showroomu, markanın geniş ürün gamını keyif veren bir atmosferde sunuyor. Müşterilerin showroomda inceleyip test edebileceği Lexus’un B-SUV modeli LBX, D-SUV modeli NX ve E-SUV modeli RX tam hibrit seçenekleriyle performansı ve yüksek verimliliği bir arada sunuyor. Satışa sunulduğu günden bu yana segmentinde büyük ses getiren lüks minivan LM Hybrid de, Lexus Seyhan showroomlarında yerini aldı. Bununla birlikte 2026’dan itibaren satışa sunulacak yeni nesil üst düzey ES sedan modeli de Adanalı müşterilerle buluşturulacak. Ayrıcalıklı hizmetlerden biri ise Garanti ON ile birlikte 10 yıla kadar garanti sunulması. Müşteriler, sadece yıllık periyodik bakımı yaptırarak bu hizmetten yararlanabiliyorlar ve hiçbir ek ücret ödemiyorlar. Lexus Garanti ON sayesinde, periyodik bakımını satış sonrası hizmet noktalarında yaptıran kullanıcılar, gerekli şartları sağlamaları durumunda araçlarını modele göre 1 yıl / 15.000 km ya da 1 yıl / 10.000 km ek garanti sistemine dahil edebiliyorlar. Böylece 10 yaşa veya 160.000 km’ye kadar bu garanti programından yararlanabiliyorlar. Bununla birlikte Lexus Garanti ON programı, sadece sıfır araç sahipleri için değil ikinci el kullanıcıları için de geçerli. Bbu uygulamayla yalnızca orijinal parça ve uzman işçilik güvencesi sunmakla kalmıyor, kullanıcılarına yıllar boyu süren ek koruma da sağlanıyor. Lexus markasının ikinci el değerini koruduğunun bir garantisi olan bu hizmet, tüm modellerin araç kullanımına ve yılına bağlı olarak belli bir oran değerinde geri alınmasını kapsıyor. Oranlar 1 yaşındaki araç için yüzde 80, 2 yaşındaki araç için yüzde 70’i, 3 yaşındaki araç için yüzde 60’ı şeklinde olup, bu kapsamda satın alma esnasında müşteri ile bir sözleşme imzalanıyor.
Samsun’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 526 bini geçti
18 Ekim 2025 Cumartesi - 10:05 Samsun’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 526 bini geçti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Samsun Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Samsun’da trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı 2025 yılı Eylül ayı sonu itibarıyla 526 bin 152 oldu. TÜİK Samsun Bölge Müdürlüğü, 2025 yılı Eylül ayı motorlu kara taşıtları istatistiklerinden "Samsun ili, trafiğe kayıtlı bulunan motorlu kara taşıtları" konusunda bir basın bülteni hazırladı. Buna göre Samsun’da trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı 2025 yılı Eylül ayı sonunda 526 bin 152’ye yükseldi. Samsun’da motorlu kara taşıt sayısı bir yılda 40 bin 396 adet arttı. Samsun’da 2025 yılı Eylül ayı sonunda toplam trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı bir önceki aya göre 3 bin 354 adet (yüzde 0,6), bir önceki yılın aynı ayına göre ise 40 bin 628 adet (yüzde 8,3) artarak 526 bin 152 adete ulaştı. Türkiye genelinde trafiğe kayıtlı toplam araç sayısı 33 milyon 20 bin 263 olurken, Samsun bu araçların yüzde 1,6’sına sahip oldu. Eylül 2025 sonu itibarıyla Samsun’daki 526 bin 152 aracın; yüzde 48,0’ını (252 bin 521) otomobiller, yüzde 2,4’ünü (12 bin 540) minibüsler, yüzde 0,3’ünü (1 708) otobüsler, yüzde 16,9’unu (88 bin 760) kamyonetler, yüzde 2,3’ünü (12 bin 216) kamyonlar, yüzde 17,6’sını (92 bin 566) motosikletler, yüzde 0,2’sini (1 141) özel amaçlı taşıtlar ve yüzde 12,3’ünü (64 bin 700) traktörler oluşturdu. Eylül ayında 16 bin 366 aracın devri yapıldı Samsun’da Eylül ayında toplam 16 bin 366 aracın devri gerçekleşti. Devri yapılan taşıtlar içinde yüzde 62,1 ile otomobil ilk sırada yer alırken, otomobili yüzde 16,3 ile kamyonet ve yüzde 10,9 ile motosiklet takip etti. En fazla artış motosikletlerde görüldü Samsun’da 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına göre trafiğe kayıtlı taşıtlar arasında en yüksek artış oranı motosikletlerde oldu. Motosiklet sayısı yüzde 20 artarken, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 12,7, otomobillerde ise yüzde 7,9 artış gerçekleşti. Türkiye genelinde 789 bin 627 otomobil trafiğe kaydedildi Ocak-eylül döneminde Türkiye genelinde trafiğe kaydı yapılan 789 bin 627 otomobilin yüzde 45,7’si benzinli, yüzde 26,8’i hibrit, yüzde 17,2’si elektrikli, yüzde 9,2’si dizel ve yüzde 1,1’i LPG yakıtlı olarak kayıtlara geçti.