EKONOMİ - 18 Ekim 2025 Cumartesi 10:40

Aliağa, kırsal kalkınmada örnek olmaya devam ediyor

A
A
A
Aliağa, kırsal kalkınmada örnek olmaya devam ediyor

Aliağa Belediyesi ile İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde, yerel kalkınmayı güçlendirmek, tarımsal üretimi teşvik etmek ve üreticilerin ekonomik refahını artırmak amacıyla projelendirilen Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde ikinci etap hibeli koç ve koyun dağıtımı gerçekleştirildi.


Yüzde 100 hibeli koyun ve yüzde 75 hibeli koç desteğinden yararlanmak isteyen Aliağalı üreticiler, 15-19 Eylül tarihlerinde Aliağa İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü aracılığıyla başvuru yaptı. Başvuru yapan 221 üretici arasından kura çekimiyle belirlenen 110 üreticiye toplam 210 küçükbaş hayvan verildi.


Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde kura yöntemiyle gerçekleştirilen koç ve koyun dağıtım programına; İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, AK Parti İzmir Milletvekilleri Şebnem Bursalı ile Yaşar Kırkpınar, Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, kurum müdürleri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ile üreticiler katıldı.


Programın açılış konuşmasını yapan İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, 183 koyun ile başlanan projede bin adet küçükbaş hayvana kadar ulaşıldığı ve proje sayesinde üreticiye önemli bir destek sağlandığını ifade etti.



Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar: "Aliağa’yı her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışıyoruz"


Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa’nın 412 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye’nin önemli sanayi ve liman kentlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: "Aliağamız; doğasıyla, deniziyle, antik kentleriyle ve verimli topraklarıyla pek çok potansiyeli içinde barındıran bir şehir. Bizler de kurumlarımızla birlikte bu potansiyeli değerlendirerek Aliağa’yı her alanda daha ileri seviyelere taşımak için çalışıyoruz. Bu alanlardan biri de hayvancılık. İlçemizde 9 bine yakın büyükbaş, yaklaşık 40 bin de küçükbaş hayvan bulunuyor. Küçükbaşların yüzde 90’ını koyunlar oluşturuyor ve bunların büyük bölümü Merinos ile kıvırcık ırkı. Koyun sayımızı artırmak ve ırklarımızı saflaştırarak hem et hem süt verimliliğini yükseltmek amacıyla Tarım İl Müdürlüğümüzle 2023 yılında bir protokol imzaladık ve bu kapsamda damızlık koyun üretim tesisimizi inşa ettik. Geçtiğimiz yıl 50 üreticimize damızlık koç teslim ettik. Bugün ise 100 üreticimize daha damızlık koç desteğinde bulunuyoruz. Ayrıca yeni bir uygulamayı da hayata geçiriyoruz. Mevcut üreticilerimizden sürüsü az olanlara ve hayvancılığa yeni başlayacak üreticilerimize 10 koyun ve 1 koç hibe edeceğiz. Üreticilerimiz, üçüncü doğumdan sonra bu 10 koyunu bize iade edecek, biz de onları başka üreticilerimize vereceğiz. Aliağa’da hayvancılığı geliştirmek ve üretimi artırmak için bizimle birlikte emek veren tüm çiftçilerimize gönülden teşekkür ediyorum."


AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar: "Bu modelin tüm belediyelere örnek olmasını diliyorum"


Aliağa Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nin bölge ve Aliağalı üreticiler için önemli bir tesis olduğunu vurgulayan AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, "Tarım stratejik bir sektör; korunması ve desteklenmesi gerekiyor. Ülkemizde kırmızı et dengesizliklerinin çözümü, küçükbaş hayvan sayısının artırılmasından geçiyor. Bugün burada bunun güzel bir örneğini görüyoruz. Üreticiyi destekleme konusundaki örnek çalışmaları için Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a teşekkür ediyor, bu modelin tüm belediyelere örnek olmasını diliyorum"



AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı: "Hayvancılık stratejik bir üretim alanı"


AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, merkezi ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle güzel çalışmaların ortaya çıktığını belirterek, Aliağa’daki damızlık merkezinin bölgedeki büyük bir ihtiyacı karşıladığını söyledi. Bir yıl içinde üretim potansiyelinin neredeyse 10 kat arttığını vurgulayan Bursalı, bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha da yükseleceğine inandığını ifade etti. Hayvancılığın stratejik bir üretim alanı olduğunu belirten Bursalı, "Türkiye artık kendi ihtiyacını karşılayan, bölgesine yön veren bir ülke konumunda. Bu başarı üreticilerimizin gayretiyle mümkün oldu. Üretenin yanında olmaya, alın terini berekete dönüştürmeye devam edeceğiz, çünkü güçlü Türkiye üreten Türkiye’dir" dedi.



MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu: "Üretken belediyeciliğin örneğini ortaya koyan proje"


MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, tarım, turizm ve sanayinin bir arada bulunduğu Aliağa’da hayvancılığın da önemli bir sektör haline geldiğini ifade ederek, bu anlamlı projede yer almaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. 2021’de imzalanan protokolle hızla hayata geçirilen projenin, üreticilerle uzmanlar arasında köprü kurarak bölgeye kalıcı bir miras bırakacağını vurguladı. Osmanağaoğlu, projenin diğer ilçelere ve Türkiye geneline örnek olmasını dileyerek, üretken belediyeciliğin örneğini ortaya koyan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin’e ve emeği geçen herkese teşekkür etti.



İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban: "Kırsal kalkınma odaklı örnek bir proje"


İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, programın sadece hayvan dağıtımı olmadığını, aynı zamanda küçükbaş hayvancılığın bölge ve ülke ekonomisine katkısının vurgulandığı anlamlı bir etkinlik olduğunu ifade etti. Vali Süleyman Elban, Aliağa Belediyesi’nin temel belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra çağdaş ve kırsal kalkınma odaklı çalışmalarıyla örnek bir belediyecilik anlayışı sergilediğini dile getirdi. Bu projenin belediye ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinin başarılı bir örneği olduğunu da belirten Elban, "Bu tür projelerle meralarımızın yeniden keçi ve koyunlarla dolmasını, gıda ve et konusunun ülkemizde sorun olmaktan çıkmasını temenni ediyorum. Çiftçilerimize bereketli üretimler, bol kazançlar diliyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.


Konuşmaların ardından gerçekleştirilen kura çekimiyle üreticilere hibe destekli koç ve koyunlar teslim edildi. Program, Damızlık Koyun Üretim Merkezi’nde yapılan inceleme ve geziyle sona erdi.



Aliağa, kırsal kalkınmada örnek olmaya devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pamukkale’nin yanındaki antik kente yeni düzen Pamukkale’deki Hierapolis Ören Yeri’nde alanın dokusuna uyumlu şekilde ziyaretçi karşılama merkezleri yapıldı. Hafif çatı, geçirgenlik ve modüler kurgu ile tasarlanan yapılarla hem ziyaretçi ihtiyaçları tek merkezde toplandı hem de antik kentin doğal hava ve ışık dengesi korunarak düzenli bir hizmet altyapısı oluşturuldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden sürdürülebilir ve esnek bir kullanım alanı oluşturduk" dedi. Antik dönemin izlerini günümüze taşıyan Hierapolis’te hayata geçirilen düzenlemelerle ören yerinde ziyaretçi akışı daha kontrollü ve planlı hale getirilirken, çalışmalar alanın tarihi bütünlüğünü koruyan bir yaklaşımı da beraberinde getirdi. Antik Havuz ve Güney Kapı’da oluşturulan yeni karşılama alanlarıyla birlikte ziyaretçilerin ihtiyaçlarına hızlı ve düzenli çözümler sunulması hedeflendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Pamukkale travertenlerinin hemen yanı başında konumlanan, Antik Çağ’dan günümüze ulaşan önemli bir kültür ve inanç merkezi Hierapolis Ören Yeri’nde alanın dokusuna uyumlu projeler kapsamında Antik Havuz ve Güney Kapı Ziyaretçi Karşılama Merkezleri’ni tamamladık. Hafif çatı örtüsü, geçirgenlik ilkesi ve modüler kurgu esas alınarak planlanan bu yapılarla antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden, sürdürülebilir ve esnek bir kullanım alanı oluşturduk. Antik Havuz’da ziyaretçi ihtiyaçlarını tek merkezde toplayarak kullanım kalitesini artırırken, Güney Kapı’da günümüzden antik döneme geçişi tanımlayan düzenli ve kapsamlı bir hizmet altyapısını hayata geçirdik. Tarihi mirasa saygılı, ölçülü ve geri planda kalan bir mimari yaklaşımla ziyaretçi deneyimini güçlendirmeye devam ediyoruz. Bu sürecin hayata geçirilmesinde görev alan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimiz olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür ediyorum." Alanın dokusuna uyumlu esnek ve sürdürülebilir yapı anlayışı Hierapolis Ören Yeri’nde tamamlanan ziyaretçi karşılama merkezleri, hafif çatı örtüsü, geçirgenlik ilkesi ve modüler kurgu esas alınarak planlandı. Bu sayede yapılar, antik kentin hava ve ışık sirkülasyonunu kesmeden, arkeolojik dokuya kalıcı müdahalede bulunmadan varlığını sürdürebilen bir sistem olarak kurgulandı. Antik Havuz’da konumlandırılan karşılama merkezinde restoran, hediyelik eşya birimi, mutfak, ibadet alanları, soyunma odaları, duşlar, teknik hacimler ve buggy durak alanı yer aldı. Ziyaretçi ihtiyaçlarının tek merkezde karşılanmasıyla alan üzerindeki dağınık ve kontrolsüz kullanım baskısı azaltıldı. Güney Kapı’da hayata geçirilen karşılama merkezi ise Bizans sur duvarlarının dışında konumlanarak, günümüzden antik döneme geçişi tanımlayan bir eşik olarak tasarlandı. Bu alanda bilet satış noktaları, buggy kiralama birimi, kafeterya, hediyelik eşya bölümü ve ibadet alanlarını içeren düzenli ve kapsamlı bir hizmet altyapısı oluşturuldu. Oluşturulan bu yeni düzenlemelerle ziyaretçiyi karşılayan, yönlendiren ve bilgilendiren modern bir hizmet alanı sağlanırken, antik kentin tarihi atmosferine saygılı, ölçülü ve geri planda kalan bir mimari dil benimsendi.
Elazığ Klima ustasından sürücülere uyarı: 2 bin liralık masraftan kaçıp 30 bin lira masrafa girmeyin Elazığ’da oto bakım ustası Erhan Ulukaya, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte sürücülere uyarılarda bulunarak klima kontrollerini mutlaka yaptırmaları gerektiğini, 2 bin liralık klima bakımından kaçınanların ise 30 bin liralık masrafla karşılaşabileceklerini belirtti. Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte Elazığ oto sanayi sitesinde hareketlilik yaşanmaya başlandı. Başta yazlık bakım için sanayiye gelen sürücüler, bunun yanında yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan araç klimasına da baktırmaya başladı. Uzun yıllardır araç bakım ve klima ustalığı yapan Erhan Ulukaya, sürücülere seslenerek klima kontrollerini mutlaka yaptırmaları gerektiğini, 2 bin liralık bakımdan kaçmaları durumunda ise 30 bin liralık masrafla karşılaşabileceklerinin altını çizdi. Klima bakımı hakkında değerlendirmelerde bulunan oto bakım ve klima ustası Erhan Ulukaya, "Yaz şartlarında aracımızda bunaldığımız için klimayı açmak zorunda kalıyoruz. Klimanın bakımı, kompresörün içerisinde yağ olması lazım. Ekstra olarak klima filtresinin temiz olması lazım. Kirli olduğu zaman aracın içerisinde rutubet kokusu gelir. Temizledikten sonra içerisine parfüm sıkıyoruz ki aracın içerisi hem temiz koksun hem de başımız ağrımasın. Klima kompresörüne bakım yaptığımız zaman klima cihazımız içinde bakım yapıyor. İlk önce kaç gramsa içindeki gaz gramını çekiyoruz. Vakumdan sonra da yeni gaz ve yağını basıyoruz. Klima bakımı yapılmazsa, klima kompresörünün kayış kısmındaki bilye ses yapar veya kayışı koparır. Şu anda bir klima kompresörünün maliyeti 15 ile 35 bin lira arasında değişiyor. Şu anda bir aracın gaz dolumu ve vakumu bin 500 ile 2 bin lira arasında değişiyor. Klima bakımını yaptırmazsak eğer bozulduğu taktirde 30 bin lirayı gözden çıkarmanız lazım. Bu da hem müşteri açısından sıkıntı hem de bizim açımızdan sıkıntı. Normalde klimanın yaz kış bakım yapılması her şartta iyidir. Kış şartlarında camlar buğu yapınca klimanın sıcak kısmını değil de soğuk kısmını açınca çok çabuk açılacağını göreceksiniz" diye konuştu.
Van Özalp ilçesinde çiftçilere eğitim VAN (İHA) – Van’ın Özalp Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile Özalp İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen "Gıda Tarım ve Hayvancılıkta Bilinçlendirme ve Sertifikalandırma Projesi" kapsamında çiftçilere yönelik eğitimler hız kesmeden devam ediyor. Özalp ilçesinde düzenlenen kurslara üreticiler yoğun ilgi gösterirken, bilinçli tarım ve hayvancılık alanında önemli adımlar atılıyor. Proje çerçevesinde açılan kurslar arasında büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, arıcılık, çayır ve mera yönetimi, serin iklim tahıl yetiştiriciliği, ekmek çeşitleri ve yapımı, sürü yönetim elemanlığı ile sebze ve fide yetiştiriciliği gibi başlıklar yer alıyor. Kurslara katılan çiftçiler, alanında uzman eğitmenlerden hem teorik hem de uygulamalı eğitim alarak bilgi ve becerilerini geliştiriyor. Eğitimlerin sonunda verilen sertifikalar sayesinde üreticilerin daha bilinçli ve planlı üretim yapmaları hedefleniyor. Özalp Halk Eğitim ve Akşam Sanat Okulu Müdürü Cengiz Ergül, amaçlarının ilçede tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin verimini artırmak olduğunu belirterek, "Çiftçilerimizin yaptıkları işi uzman kişilerden destek alarak daha bilinçli şekilde sürdürmelerini sağlamak istiyoruz. Bu sayede hem üretimde kaliteyi hem de verimi artırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda çiftçilerimizi sertifikalandırarak ilçe tarım ve hayvancılığına katkı sunmayı amaçlıyoruz" dedi.
İstanbul TF-2000 Hava Savunma Muhribi 2028’de denize inecek "Çelik Kubbe" hava savunma mimarisinin denizdeki uzantısı olacak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi, 2028’de denize inecek. Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (ASFAT) Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa İlbaş, "TF-2000 Hava Savunma Muhribi bizim ana yüklenicisi olduğumuz ülkemizin en büyük projelerinden bir tanesi. Oldukça iyi gidiyor şu anda 6 bloğun inşası yapıldı ve devam ediyor. 2028’de denize inmesi planlanıyor" dedi. SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi’nin ana yüklenicisi ASFAT da yerini aldı. ASFAT Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa İlbaş özellikle bakım onarım çalışmalarının önemini vurgulayarak, "Biz ASFAT olarak, Milli Savunma Bakanlığı bağlısı bir şirket olarak, askeri fabrikalarımız 27 askeri fabrika ve 10 askeri tersane imkan ve kabiliyetlerini kullanıyoruz bilindiği gibi. Buralarda biz bakım, onarım, iyileştirme faaliyetleri yapıyoruz. Biz özellikle bunu öne çıkardık. Çok platform geliştirebilirsiniz, çok ürün yaparsınız ama bunları hiç kullanamayabilirsiniz. Ya da bir kere kullanabilirsiniz. Ama bunu sürekli kullanabilmek ve kullanılabilecek şekilde onu idame etmek ve savunmada kullanmak için hazır halde tutmak bir kabiliyet işidir. O da bakım, onarım, iyileştirme ile oluyor. İşte tam da ASFAT bu yönünü öne çıkaran bir dönem yaşıyor. Bununla da yurt dışından çok ciddi talepler geliyor. Mesela çok yakın zamanda Senegal’in uçağı Kayseri’ye geldi, onun bakım onarım işini yapıyoruz. Bunun devamı geldi; birçok Afrika ülkesinden, Avrupa’dan, yakın Avrupa’dan, Orta Doğu’dan görüşmelerimiz devam ediyor. Yurt dışından uçaklar ve diğer platformları Türkiye’ye getirerek onların bakım, onarım ve iyileştirme faaliyetlerine başladık. Bu önemli bir aşamadır. ASFAT bu yönünü öne çıkaran bir şekilde savunma sanayiinde sürdürülebilirlik anlamında söylüyorum bunu, dünyaya pazarlıyoruz. Dost ve müttefik ülkelerimizde bu imkan ve kabiliyetlerimizi kullanarak onlara destek oluyoruz" ifadelerini kullandı. "TF-2000 2028’de denize inecek" TF-2000 hava savunma muhribi hakkında bilgi veren İlbaş, "TF-2000 Hava Savunma Muhribi, o da bizim ana yüklenicisi olduğumuz ülkemizin en büyük projelerinden bir tanesi. Tabii ona Faz-1 ana yüklenicisi olarak başlamıştık, şimdi Faz-2’ye de başladık devam ediyor. Oldukça iyi gidiyor; blok blok inşası yapılıyor, şu anda 6 bloğun inşası yapıldı ve devam ediyor. Herhangi bir sorun yok. Sistemlerle ilgili biraz önce TÜBİTAK BİLGEM ile sözleşme imzaladık. Degaussing sistemi mesela TÜBİTAK’tan tedarik ediyoruz. Yerli ve milli sistemleri tercih ediyoruz özellikle. 2028’de denize inmesi planlanıyor, 2031’de ise tam teslimatın tamamlanması hedefleniyor. Hedefte herhangi bir aksama olmayacağını öngörüyoruz" dedi.
Kastamonu Kastamonu’da 4 ayda 8 bin 800 kişiye afet bilinci kazandırıldı Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından 2026 yılının ilk dört ayında gerçekleştirilen eğitimlerle 8 bin 800 vatandaşa afet bilinci kazandırıldı. Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü verdiği eğitimlerle vatandaşları afetlere karşı bilinçlendirmeye devam ediyor. Bu çerçevede 2026 yılının ilk dört ayında düzenlenen 107 eğitimde 8 bin 800 vatandaşı bilinçlendirdi. Afetlere dirençli toplum oluşturma hedefi doğrultusunda düzenlenen eğitimlerde, afet farkındalık, yangın farkındalık ve uygulama eğitimleri başta olmak üzere enkazda arama kurtarma, KBRN farkındalık, çadır kurma, çığ farkındalık ve gönüllülük eğitimleri gibi birçok başlıkta faaliyet yürütüldü. Afet farkındalık eğitimlerinde 3 bin 304 ,yangın farkındalık ve uygulama eğitimlerinde ise 2 bin 423 kişi bilgilendirildi. Eğitimlerde vatandaşlara deprem anında "çök-kapan-tutun" davranışı, yangın söndürme teknikleri, güvenli tahliye yöntemleri ve acil durumlarda doğru müdahale konularında hem teorik hem uygulamalı bilgiler verildi. Kastamonu’da son dört yılda gerçekleştirilen bin 100’den fazla eğitimde yaklaşık 190 binden fazla vatandaşın bilgilendirildiği belirtildi. Afet ve acil durumlara müdahale kapasitesinin kurumsal düzeyde güçlendirilmesi amacıyla akreditasyon süreçlerine devam eden AFAD, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü OR-KUT, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ekiplerinin eğitim süreçlerine başladı. Destek AFAD Gönüllülük Eğitimleri kapsamında son dört ayda 56 vatandaş da eğitimlerini başarıyla tamamlayarak kimlik almaya hak kazandı. Gönüllülük sisteminin güçlendirilmesiyle afet anında daha hızlı ve etkin müdahale edilmesinin hedeflendiği ifade edildi. Yürütülen çalışmalarla ilgili yapılan açıklamada, "Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü hem bireysel farkındalığı artırmaya hem de kurumsal kapasiteyi geliştirmeye yönelik eğitim ve akreditasyon çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kurum ve kuruluşlarımızdan gelen eğitim talepleri hızla cevaplandırılarak dirençli bir toplum olma yolunda ilerlenmektedir" ifadelerine yer verildi.