Son Dakika
|
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
İsrail'den Gazze Şeridi'ne hava saldırısı: 7 ölü
Antalya’da 40 metrelik falezlerden düşen şahıs hayatını kaybetti
Zonguldak’ta akaryakıt istasyonuna dalan otomobil dehşet saçtı: 5’i çocuk 6 yaralı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Osmaniye’de sağanak: Evleri ve tarlaları su bastı
Marketten alınan çiğköfte öğrencileri zehirledi
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
EKONOMİ
Diyarbakır’da tekstil sektörünün geleceği ele alındı
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:33:21
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş İnsanları Derneği ile Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen "Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlanma Arayışı: Diyarbakır Çalıştayı", sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Armen Tekstil ev sahipliğinde, Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; DTSO Başkanı Mehmet Kaya, MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe, Ekonomi Gazetesi Başdanışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, İTÜ Tekstil ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Çalıştayda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, teşvik politikalarını eleştirerek, çözüm üretme süreçlerinde yerelin görüşlerinin dikkate alınmadığını savundu. Kaya, "Ankara’dan İstanbul’a giderken kendinizi Bolu’da bulursanız, ne kadar hızlı giderseniz gidin hedeften uzaklaşırsınız. Öncelikle yönü doğru kurmanız lazım. Türkiye’de kriz anlarında getirilen çözümlerde de maalesef yön doğru belirlenemiyor" dedi. 2002 yılından bu yana uygulanan teşvik sisteminin hedeflerine ulaşamadığını ifade eden Kaya, "Teşviklerin temel amacı bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmaktı. Ancak 1. ve 2. bölgeler teşviklerden yüzde 61 pay alırken, 5. ve 6. bölgelerdeki 29 ilin aldığı pay yalnızca yüzde 10’da kaldı. Bu da farkın kapanmadığını, tam tersine büyüdüğünü gösteriyor" diye konuştu. Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB’nin yaklaşık 10 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Kaya, bölgede faaliyet gösteren çok sayıda fabrikanın bugün kriz yaşadığını söyledi. İstanbul merkezli yatırımcıların bölgeye gelerek üretim yaptığını belirten Kaya, "Bugün 100’e yakın fabrikanın önemli bir kısmı kapanma noktasına geldi. Sanayi yatırımı bir dükkan açıp kapatmak gibi değildir. İnsanlar büyük sermayeler koyuyor, yıllarca geri dönüş bekliyor. Ancak kısa sürede değişen ekonomik koşullar nedeniyle üretici çıkmazın içine sürükleniyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki tekstil sektöründe ciddi istihdam kayıpları yaşandığını vurgulayan Kaya, "Hedefimiz 20 bin kişilik istihdam oluşturmaktı. Bir dönem 7 bin çalışan seviyesine ulaştık ancak kriz nedeniyle bugün yaklaşık 4 binlere kadar azaldı" dedi. Tekstil sektörünün Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Kaya, sektörün korunması gerektiğini söyledi. Kaya, "Cumhuriyetin kuruluşunda tekstil sektörünün önemli bir rolü vardı. Bu sektör bu toprakların genetiğine işlemiş durumda. Ne yapılırsa yapılsın, tekstil bu ülkede kalmalı" diye konuştu. Türkiye’nin sanayi üretimini destekleyecek güçlü kurumlara sahip olduğunu ifade eden Kaya, kamu kaynaklarının üretim ve sanayi yatırımlarına daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çalıştayın sektör adına önemli sonuçlar doğuracağına inandığını belirten Kaya, merkezi yönetimin sektör temsilcilerinin önerilerine kulak vermesi gerektiğini kaydetti. Toplantıda konuşan Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk, tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Federasyonun 35 dernek, 12 bin 500 üye ve bölgesel-sektörel sivil toplum kuruluşlarından oluştuğunu belirten Öztürk, 2024 yılında gerçekleştirilen genel kurulda sektörün geleceğine yönelik önemli kararlar aldıklarını hatırlattı. Çalıştayların amacının sektörün sadece kendi içinde değil, dünya ölçeğinde düşünmesini sağlamak olduğunu dile getiren Öztürk, sektörün mevcut sorunlarını sürekli konuşmak yerine geleceğin iş modellerine odaklanması gerektiğini söyledi. İşçi maliyetleri, enerji ve finansmana erişim gibi konuların ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Öztürk, "Biz geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmalıyız. Öğretilmiş yanlışlarla hareket etmeyi bırakıp kendi gerçeklerimizle yüzleşmeliyiz" diye konuştu. Konuşmasının sonunda Diyarbakır’ın önemine de değinen Öztürk, "Diyarbakır sadece kendisi için değil, bölgesi için de büyük anlam taşıyan bir şehir. Bizim için her zaman ayrı bir heyecan ve sevda olmuştur. Bu çalıştayın Diyarbakır için de önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum" dedi. GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe de, tekstil sektöründe öngörülebilirlik vurgusu yaptı. Tekstil sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve bölgesel kalkınma açısından da stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Gökçe, bölgedeki firmaların artık dünya markalarına üretim yapan güçlü yapılara dönüştüğünü ifade etti. Tekstil sektörünün bugün karşı karşıya olduğu temel sorunun yalnızca maliyetler olmadığını ifade eden Gökçe, üreticinin önünü görmek istediğini söyledi. Gökçe, "Sanayici önünü görebildiği sürece yatırım yapar, istihdam sağlar ve büyür. Bizler destek talep eden değil; rekabet edebileceği sürdürülebilir bir ortam isteyen üreticileriz. Tekstil; istihdamdır, sosyal dengedir, bölgesel kalkınmadır. Fabrikaların ışığı yanıyorsa, bu şehir üretmeye devam ediyor demektir. Güçlü bir tekstil sektörü, güçlü bir bölge demektir" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:05
DESOB Başkanı Ebedinoğlu’dan zincir market yasası talebi
Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, 29 oda başkanıyla birlikte esnafın finansa erişimi için çağrıda bulunarak, zincir market yasasının çıkartılmasını talep etti. TESK Genel Başkan vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentteki 29 oda başkanlarıyla birlikte DESOB binası önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları ve POS komisyonları gibi giderlerin esnafın belini büktüğünü söyledi. Zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi karşısında mahalle esnafının her geçen gün daha fazla güç kaybettiğini, küçük işletmeler korunmadan yerel ekonominin de korunamayacağına dikkat çeken Ebedinoğlu, Diyarbakır genelinde esnafın ancak yüzde 35’inin primlerini düzenli ödeyebildiğini dile getirdi. Geriye kalan yüzde 65’lik kesimin her geçen gün faiz yükü altında ezildiğini aktaran Ebedinoğlu, esnafın aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakıldığını, buna karşın emekli maaşlarının 20 bin TL ile 21 bin TL arasında kaldığını söyledi. Sosyal güvenlik sistemindeki bu durumun büyük bir adaletsizlik olduğunu savunan Ebedinoğlu, yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi konusunda henüz somut bir adım atılmadığını ve bu beklentinin artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi. Esnafın krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdüremediğini, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini aktaran Ebedinoğlu, yüksek banka faizleri ve piyasadaki durgunluk nedeniyle tahsilat yapılamadığını, bu durumun domino etkisi oluşturacak binlerce işletmeyi kapanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Ebedinoğlu, esnafın ödeme gücüne göre Bağ-Kur primlerinin yeniden düzenlenmesini, gecikme faizlerinin silinmesini veya makul seviyelere çekilerek kapsamlı bir yapılandırma sisteminin hayata geçirilmesini istedi. Kredilerdeki vergi ve SGK borcu şartının esnetilmesi gerektiğini belirten Ebedinoğlu, küçük esnaf için düşük faizli destek paketlerinin hazırlanması, zincir market yasasının çıkarılması ve elektrik ile kira gibi kalemlerde esnafa özel destek mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu. Esnaf ve sanatkarın ülkenin omurgası olduğunu hatırlatan Ebedinoğlu, esnafın olmadığı yerde üretimin, istihdamın ve sosyal hayatın olamayacağını belirterek, esnafın haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:23
Safranbolu ve Düzce arasında kardeş oda protokolü imzalandı
Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Safranbolu TSO arasında kardeş oda protokolü imzalandı. Düzenlenen imza törenine Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Topal, Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı Cengiz Ünal, her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Erdoğan Bıyık, bölge odalar ile sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bölgemizin gelişimi için, planlı ve istikrarlı büyüme hedeflerimize ortak çalışmalar ile ulaşmaya çalışıyoruz. Düzce’den başlatmış olduğumuz Turizm atağında bölgemizi de kapsayan önemli adımlar atıyoruz. Batı Karadeniz Bölge Destinasyonu çalışması ile bölgemizin turizm potansiyellerini verimli şekilde değerlendirmeyi, konaklamalı turizm pastasından bölge olarak hak ettiğimiz payı almayı amaçlıyoruz. Bugün burada Safranbolu TSO ile yapmış olduğumuz Kardeş Oda protokolü hem turizm hem de sınai konularda kapsamlı iş birliklerini kapsıyor. İmzaladığımız protokolün odalarımıza, üyelerimize ve bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Erol Altuntepe, YÖREX fuarında Safranbolu Safranı ve Konuralp Pirincini bir araya getirerek atılan adımın bugün kardeş oda protokolü imzalanması aşamasına gelmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını, protokol ile bölgenin kazanımlarının daha da artacağına inandıklarını da sözlerine ekledi. Yapılan konuşmaların ardından Kardeş Oda olmasına yönelik protokol imza altına alındı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:14
Ayvalık’ta tarihi tarımsal buluşma
Kuzey Ege’nin üretim gücü, tarım vizyonu ve zeytincilik mirası Ayvalık’ta aynı çatı altında buluştu. Bölgenin ilk ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan Agro Ayvalık 2026 Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı, görkemli bir törenle kapılarını açarken, eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi de sektörün en önemli buluşma platformlarından biri oldu. 15-18 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun açılış törenine siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Açılışa katılımın yüksek olması, Agro Ayvalık’ın daha ilk yılında bölgesel sınırları aşan güçlü bir organizasyon haline geldiğini ortaya koydu. "Agro Ayvalık önemli bir ticaret merkezi olacak" Açılışta konuşan Kare Fuarcılık İcra Kurulu Başkanı Ercüment Er, Kuzey Ege’de düzenlenen ilk ihtisas fuarını hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Fuarda tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürün ve hizmetlerini sergileme imkânı bulacağını belirten Er, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale’den çok sayıda heyetin fuarı ziyaret edeceğini ifade etti. Eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi’nin de üretici, akademisyen ve ihracatçıları bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarının konuşulacağı önemli bir platform olacağını dile getiren Er, Agro Ayvalık’ın gelecek yıllarda da büyüyerek devam edeceğini kaydetti. "Altınova üretimin merkezi" Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar ise konuşmasında Altınova’nın tarım açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye "Altınova" adını verdiğini hatırlatan Uçar, bu bereketli toprakların modern tarım teknikleriyle daha ileri taşınması gerektiğini söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda milli bağımsızlık ve gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Uçar, teknoloji, markalaşma ve sürdürülebilir üretim vurgusu yaptı. Uçar ayrıca fuarların kent ekonomisine büyük katkı sunduğunu belirterek, fuar turizminin Ayvalık’ın marka değerini artıracağını ifade etti. "Tarım Ayvalık’ın kalbinin atışı" Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin de Ayvalık’ın tarih boyunca üretimle anılan özel bir kent olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kültür ve yaşam biçimi olduğunu belirten Ergin, zeytin ve zeytinyağının ilçenin kimliğini yansıttığını ifade etti. İklim krizi ve artan maliyetler nedeniyle tarımda yeni teknolojilerin önem kazandığını vurgulayan Ergin, Agro Ayvalık 2026’nın sektör temsilcileriyle üreticileri buluşturarak önemli bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. "Tarım milli güvenlik meselesidir" İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise konuşmasında tarım ve hayvancılığın siyaset üstü bir konu olduğunu belirterek, üretimin milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin tarım ve zeytincilik potansiyeline rağmen üreticinin artan maliyetlerle mücadele ettiğini dile getiren Çömez, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çömez, Agro Ayvalık’ın bölge ekonomisine ve üreticilere önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. 156 firma katıldı Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi ve katılımcı stantları ziyaret edildi. Altınova Kapalı Pazaryeri’nin 8 bin 600 metrekarelik alanında düzenlenen fuarda 156 firma ve firma temsilciliği yer aldı. Fuarda yeni nesil traktörler, tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, dijital tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları, yem teknolojileri, sera çözümleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları yoğun ilgi gördü. Ayvalık zeytinciliğin karar merkezi oluyor Agro Ayvalık 2026’yı farklı kılan en önemli unsur ise aynı çatı altında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi oldu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede; üretimden ihracata, coğrafi işaretten lisanslı depoculuğa kadar sektörün kritik başlıkları ele alınıyor. Yerel yönetimlerin tarım politikaları, üreticilerin maliyet sorunları, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve kadın üreticilerin kırsal kalkınmadaki rolü gibi konuların masaya yatırıldığı zirvenin, sektör adına önemli çözüm önerileri ve iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
2
15 Mayıs 2026 Cuma- 09:41
Tüccarların depo oyunu: Elmalar depolandı, ucuza satılmak istenmiyor
3
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 17:37
2. Karadeniz Ordu Tarım, Hayvancılık ve Fındık Fuarı açıldı
4
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:29
ŞMS Kopuz ve Bunge, yeni nesil özel yağ portföyünü tanıttı
5
12 Mayıs 2026 Salı- 12:25
Kırşehir’de SGK’dan kayıt dışı istihdam uyarısı
18 Ekim 2025 Cumartesi - 19:30
Karadeniz’de hamsi bollaştı, Bartın’da kilosu 50TL’ye düştü
Bartın’da balık tezgahların hamsi bollaştı, kilosu 50 TL’ye düştü. Karadeniz’de hamsi bollaştı, tezgahlarda fiyatlar düşmeye başladı. Bollaşan balık nedeniyle hamsinin kilosu 50TL’ye kadar düştü. Kentteki tezgahlarda hamsinin kilosu 50 ile 100 TL arasında satışa çıktı. Fiyatı düşen hamsi vatandaşların da büyük ilgisini gördü. Vatandaşlar, düşen fiyatlardan, balıkçılar ise ilgiden memnun olduklarını ifade etti. Pazar günü de hamsinin kilo fiyatının 50 TL’den satışacağını belirten balıkçılar, önümüzdeki haftadan itibaren fiyatların yeniden artabileceğini ifade ederek vatandaşları uyardı.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 18:02
Sadıkoğlu: "Malatya kayısısı Türkiye’nin markasıdır"
MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, son günlerde Malatya ve Elazığ Baskil’de üretilen kayısılar üzerinden yapılan tartışmaların iki şehre de fayda sağlamayacağını söyledi. Başkan Sadıkoğlu, "Malatya kayısısı Türkiye’nin markasıdır" dedi. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Malatya kayısısının Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili ile Türkiye’nin markası olduğunu vurguladı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Malatya TSO tarafından 2001 yılında Coğrafi İşaret, 2017 yılında ise Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret tescili alınan Malatya Kayısısının, yıllık 500 milyon doları bulan ihracat geliriyle ülkemizin stratejik tarım ürünlerinden biri olduğunu vurgulayarak sadece Malatya’nın değil Türkiye’nin markası olduğunu belirtti. Sadıkoğlu, kayısının sorunlarının birlikte çözülmesi gerektiğini belirterek "Kayısı bizi ayrıştıran değil, aksine birleştiren bir güçtür. Kayısımızın üretiminden ihracatına kadar çeşitli sorunlarımız var ve bu sorunları çözmek için birlikte hareket etmemiz lazım. Bakınız fındıkta ve zeytinde olduğu gibi bölgesel hareket sorunların çözümüne hız kazandırıyor. Malatya, Baskil ve Elbistan olarak birlikte hareket etmeliyiz" dedi. 12 Nisan’da yaşanılan zirai don sonrası başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünya pazarının bir kısmının diğer ülkelere kaydığını belirten Sadıkoğlu, "Bu durum önümüzdeki yıllarda hem Malatya’daki hem de Baskil’deki ve Elbistan’daki üreticilerimiz için büyük bir risk oluşturuyor. Gelin kardeş şehirler olarak bölgemizde üretilen kayısımızın dünyada daha fazla tüketilmesi için çalışmalar yapalım. Kayısıdan elde ettiğimiz döviz gelirini yükseltmek için birlikte mücadele gösterelim" diye konuştu. Sadıkoğlu, Malatya ve çevresinde üretilen kayısının dünya pazarında daha fazla tercih edilmesi için atılacak her türlü adıma Malatya TSO olarak hamilik yapmaya hazır olduklarını da ifade etti.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 17:40
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2026 bütçesinde gıda, tarım ve hayvancılık sektörüne 824 milyar lira ödenek ayrıldı"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifimizde, Kırsal Kalkınma Programı, Tarım Programı, Toprak ve Su Kaynaklarının Kullanımı ve Yönetimi Programı ile bitki sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı, gıda güvenilirliği bileşeni için toplam 824 milyar lira ödenek ayrılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından düzenlenen ‘Tarım Gıda ve Hayvancılık Sempozyumu’na katıldı. Tarım ve Hayvancılık sektöründen birçok katılımcının yer aldığı program çerçevesinde tarım ve hayvancılık sektöründeki sorunları ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerileri ele alındı. Program çerçevesinde bir konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sempozyumun tarım, gıda ve hayvancılık alanlarında mevcut durumun çok boyutlu biçimde ele alınması ve politika yapım süreçlerine akademik katkı sağlanması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Tarımın, stratejik bir sektör olduğuna vurgu yapan Yılmaz, geçmişte özellikle belgesel savaşların ve pandeminin gıda alanındaki oluşturduğu krizlerin bunun en büyük kanıtı olduğunu ifade etti. "Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla benim başkanlığımda hükümet içinde bir su komisyonu oluştu" Yılmaz, iklim değişikliği, su kıtlığı ve artan nüfus baskısının önemine de değinerek, son yıllarda farklı yağış rejimiyle karşı karşıya olunduğunu aktardı. Yılmaz, bu değişimin Türkiye’de oldukça fazla hissedildiğini söyleyerek, "Bu gerçekler ışığında politikalarımızı şekillendirmek durumundayız. Su ile ilgili şöyle bir bilgi arz edebilirim. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hükümet içinde de bir su komisyonu oluştu benim başkanlığımda. Bir iç çalışma başlatmış durumdayız. Önümüzdeki dönemde özellikle su meselesi ile ilgili çok daha bütüncül, uzun soluklu bir politika setini milletimizin önüne getirmeyi planlıyoruz" açıklamasında bulundu. "Türkiye’de başarılarımızı küçültmeye gayret eden ciddi bir kesim olduğunu görüyoruz" Yılmaz, Türkiye’nin 206’dan fazla tarım ürününü üreten güçlü bir tarım potansiyeline sahip olduğunun altını çizerek, "Sorunlarımız elbette var. Dünyada sorun olmayan bir ülke var mı? Bütün ülkelerde sorunlar var. Ama şunu da ifade etmek isterim. Türkiye’de sürekli bir şekilde karamsarlık gelmeye çalışan, başarılarımızı küçültmeye gayret eden ciddi bir kesim olduğunu da görüyoruz. Tarım sektörüyle ilgili bunu çok daha yoğun bir şekilde yaptıklarını görüyoruz. Onlara verilecek en güzel cevap, ‘Halep oradaysa Arşın buradadır’ demektir" diye konuştu. "Türkiye, sebze ve meyve üretiminde dünyada 4’üncü, bitkisel üretimde 11’inci sırada yer almakta" Türkiye’nin tarımsal üretimdeki başarısına da değinen Yılmaz, "Türkiye, sebze ve meyve üretiminde dünyada 4’üncü, bitkisel üretimde 11’inci sırada yer almaktadır. Hayvansal üretimde de benzer bir başarı söz konusudur. Sığır eti, tavuk eti ve yumurta üretiminde Avrupa’nın lideri, su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 2’inci, dünyada ise 16’ıncı sıradayız. Bu gerçekleri de bilmemiz gerekiyor" bilgilerini paylaştı. "IMF’nin tahminlerine göre Türkiye ekonomisi 16’ıncı büyük ekonomisi konumuna yükselecek" Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Dünya Ekonomik Görünümü Raporu’nu açıkladığını hatırlatan Yılmaz, "Bu tahminlerin gerçekleşmesi arasında bu yıla ilişkin yaptıkları tahminlerin, dünyaya ilişkin, bütün ülkelere ilişkin yaptıkları tahminlerin gerçekleşmesi arasında sıralamadaki yerimizi bir üst basamağa taşıyacağız gibi görünüyor. Geçen yıl dünyanın 17’inci büyük ekonomisiydik nominal dolar bazında. Satın alma gücüne göre 12’inci büyük ekonomiydik 2024 yılında. İMF’in bu tahminlerinin gerçekleşmesi arasında 2025 itibariyle Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar bazında 16’ıncı büyük ekonomisi, satın alma gücü palitesine göre ise 11’inci büyük ekonomisi konumuna yükselmektedir. Avrupa’da da 4’üncü büyük ekonomide olacağız" dedi. "Son 22 yılda Türkiye 110 milyar doları tarımsal dış ticaret fazlası vermiştir" Yılmaz, milli gelir içinde tarımsal hasılasının payının zaman içinde düşmesinin yanlış değerlendirildiğini, hizmet sektörünün geliştikçe pay olarak tarım sektörünün payının gerilediğini ve bunun tarımsal hasılamızın geri gittiği anlamına gelmediğini dile getirdi. Yılmaz, şu ifadelere yer verdi: "Bakın 2002’de az önce de söylendi. 24,5 milyar dolarmış toplam tarımsal hasılamız. 22 yılda yaklaşık 3 kat artış göstermiş ve geçen yıl itibariyle 74 milyar dolara ulaşmış durumda. İnşallah yakın bir gelecekte 100 milyar doları da aşan tarımsal hasılayı ülke olarak başaracağız. Aynı dönemde tarım ihracatımız 2002’de sadece 3,8 milyar dolarken geçen yıl 32,6 milyar dolara yükselmiş. 2002’de bizim toplam ihracatımız 36 milyar dolar. Yani neredeyse tarımsal ihracatımız geçmişteki toplam ihracatımıza yaklaşmış durumda. Son 22 yılda Türkiye 110 milyar doları tarımsal dış ticaret fazlası vermiştir. Hani bazen muhalefet söylüyor da tarımda bilmem şuna muhtaç olduk mu rakamlar ortada. Son 22 yılda elbette ithal ettiğimiz ürünler olmuş. Elbette ihtiyaç duyduğumuz arzımızda bir sıkıntı olduğunda onu telafi edici ithalatlarımız olmuş. Bu gayet doğal. Bütün dünyada bunu yapıyor. Ama toplam yaşına baktığımızda son 22 yılda 110 milyar dolar tarımsal dış ticaret fazlası vermişiz." "Tarımda kendi ihtiyacımızı da yüzde 90’dan fazla karşılar haldeyiz" Son dönemde tarımsal alanda büyük gelişmeler yaşandığını dile getiren Yılmaz, "Bugün 186 ülkeye 2 binden fazla tarım ürünü ayrıca 104 ülkeye yerli tohum ihraç ediyoruz. Bu yerini tohum meselesinin üzerinde de biraz durmak istiyorum. Biz hep savunma sanayideki başarımızı anlatıyoruz. Yüzde 20’lerdeyken geldiğimiz üretimiz yüzde 80’e aştık diyoruz. Oradaki başarımızın bile üzerinde bir performans var burada. Yüzde 20’lerin altından bugün ihracatçı bir konuma gelmiş durumdayız. Kendi ihtiyacımızı da yüzde 90’dan fazla karşılar haldeyiz" şeklinde konuştu. Su alanında da önemli bir dönüşüm sağlandığını ifade eden Yılmaz, toplamda 3 milyon 350 milyar lira tutarında yatırım yapıldığını ve bu yatırım ile Cumhuriyet tarihinde yapılan toplam baraj sayısının 3 katı kadar yeni baraj inşa edildiğini kaydetti. "Gıda, tarım ve hayvancılık ve su yönetimini kapsayan program ödeneklerimizde yüzde 26’lık bir artış gerçekleştirildi" "Türkiye’nin Yüzyılını üretimin ve üreticinin yüzümü yapma hedefini benimsediklerini ve bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayan Yılmaz, "Gıda, tarım ve hayvancılık ve su yönetimini kapsayan program ödeneklerimizde önümüzdeki yıl için yüzde 26’lık bir artış gerçekleştirildi. Gelecek yıl beklediğimiz enflasyon yüzde 20’nin altında. 2023’te 65’li yıllık enflasyonumuz, 2024’te 44’e geriledi. Bu yıl sonu itibariyle 30’un altını tahmin ediyoruz. İnşallah o civarda gerçekleşecek. Gelecek yılda ise 20’nin altında bir enflasyon ödüyoruz. Dolayısıyla bu 26’lık artış değer olarak önemli bir artışa tekabül ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "2026 bütçesinde gıda, tarım ve hayvancılık sektörüne 824 milyar lira ödenek ayrıldı" Yılmaz, gıda, tarım ve hayvancılık ve su yönetimini kapsayan program ödenekleri kapsamında 2026 Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifinde artış yaptıklarını dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "Bütçemizden de bu alanlara kaynak ayrılmaya devam ediyoruz. Meclisimize gönderdiğimiz bütçe teklifimizden Kırsal Kalkınma Programı, Ormanların ve Doğanın Korunmasıyla Sürdürülebilir Yönetimi Programı, Tarım Programı, toprak ve su kaynaklarının kullanımı ve yönetimi programı ile bitki sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı gıda güvenliği birleşimi için toplamda 824 milyar lira ödemek ayırmış bulunmaktayız. Meclisimizin takdiriyle inşallah bu ödenekleri halkımız, çiftçimiz berekete dönüştürecek." Yılmaz, suyla ilgili çok daha geniş bir hazırlık içinde olduklarına dikkati çekerek, "Deniz suyunun tatlı suya çevrilmesinden açık sistem sulamaların kapalıya dönüştürülmesine, yapay zekanın kullanımına varıncaya kadar çok sayıda eylemi, bitki desenini dönüştürücü çalışmaları hayata geçirmeye kararlıyız. Bu yeni normale Türkiye olarak kendimizi hazırlamak ve buradaki riskleri bertaraf etmek durumundayız. Bu çalışmalarımız belli bir aşamaya geldiğinde kamuoyuyla daha geniş bir şekilde paylaşacağız. Burada da yine akademik dünyanın, tüm ilgili tarafların yine düşünce kuruluşlarının ortaya koyacakları fikirler, bizim için yol gösterici olacaktır" diye konuştu. "23,5 milyar Türk lirasını dondan etkilenen çiftçilerimize tahsis ettik" Yılmaz, doğal afetlerin üretim üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi (TARSİM) sistemiyle tarım ve hayvancılık üreticilerinin güvence altına alındığını vurguladı. Çiftçilerin sigorta sistemlerine katılımının önemine vurgu yapan Yılmaz, "Bu sene maalesef tarımda hem don hem kuraklık, aynı yıl ikisini birden yaşadık. Bunun hem büyüme üzerinde hem enflasyon üzerinde bir miktar olumsuz etkileri oldu. Ancak biz bu dönemde de ’TARSİM var.’ demedik. Devlet bütçemizden de yanlış hatırlamıyorsam 23,5 milyar Türk lirasını bu destek için ayırdık. Özellikle çiftçilerimizin gelecek üretim sezonuna yönelik girdi tedarikini güvence altına alacak şekilde 23,5 milyar Türk lirasını da dondan etkilenen çiftçilerimize tahsis ettik" açıklamasında bulundu. "Tarım sektörü; üretimden pazarlamaya, yönetimden finansmana kadar çok boyutlu ve disiplinler arası bir yapıya sahiptir" TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu ise, insanoğlunun temel ve eski faaliyet alanlarından birinin tarım uygulamaları olduğuna dikkati çekerek, medeniyetlerin doğması ve gelişmesinde önemli etkenlerden birisi olduğunu kaydetti. Tarım ve hayvancılık, ekonomik faaliyetler olmasının yanında öncelikli stratejik sektörler olduğunu dile getiren Aksu, "Tarım varsa hayat vardır ve hayat kalitesi, aldığımız gıdanın niteliğiyle yakından ilişkilidir. Tarımın sürdürülebilirliği ise doğal kaynakların rasyonel kullanımıyla doğru orantılıdır. Nitekim iklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, pandemi gibi küresel sorunlar karşısında tarımın stratejik önemi daha iyi anlaşılmakta, yeniden fark edilmektedir. Tarım sektörü; üretimden pazarlamaya, yönetimden finansmana kadar çok boyutlu ve disiplinler arası bir yapıya sahiptir. Teknoloji tabanlı, yüksek verimlilikte ve kaliteli ürün üreten, doğal kaynakların dengeli kullanımını gözeten bir yapı; tarım sektöründe çağdaş dönüşümün anahtarıdır. Tarıma ilişkin hedeflere ulaşılması; etkin tarım politikalarının yanında şehircilik, kırsal kalkınma, ticaret, sanayi ve istihdam politikalarıyla uyumlu entegre programların uygulanmasını da gerektirmektedir" ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Yılmaz’a, TASAV Mütevelli Heyeti ve Vakıf Başkanı İsmail Faruk Aksu tarafından, adına dikilen fidanın sertifikası takdim edildi.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 17:33
(Düzeltme) Sincan Belediyesinden çiftçilere yüzde 75 hibe destekli tohum yardımı
Sincan Belediyesi, tarımsal üretimi teşvik etmek ve çiftçilerin maliyetlerine yardımcı olmak amacıyla yüzde 75’i hibeli buğday tohumu desteğinde bulundu. Ankara’nın Sincan Belediyesi, çiftçilere maddi destek sağlamak ve tarımsal üretime destek olmak amacıyla yüzde 75’i hibeli buğday tohumu desteğinde bulundu. Belediyenin sağladığı destek çerçevesinde 19 milyon 255 bin ton sertifikalı tohum çiftçilere verilecek. İlçeye bağlı Peçenek Köyü’nde gerçekleştirilen programda konuşan Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, şunları dedi: ""Geleneksel hale gelen tohum dağıtımımızı yaptık. Yüzde yetmiş beş tohum desteği yaptık. Artık çiftçimizin yüzü gülüyor. Birçok çiftçimiz bu yıl hasatta umduğunu bulamadı. Çiftçimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Tarımsal üretimi milli bir güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Pandemide yiyeceğe ulaşamamakla ilgili kaygıların arttığını biliyoruz. Gıda üretiminin sürekliliği meselesi çok önemli. Gıda deyince akla tarım geliyor, tarım bu işin kaynağı. Augmenta cihazı, rota cihazı, toprak analiz cihazı gibi tarımsal verimlilikte ilk diyebileceğimiz uygulamalara da imza atarak çiftçilerimizi topraklarının inorganik ve organik yapısını an ve an takip ederek ona göre toprağı destekledik. Gübreleme, sulama veya başka türlü uygulamalar noktasında bilimsel veriler ışığında hareket etmede ciddi programlarımız oluyor. Ülkenin birçok yerinden güncel tarımı takip ettiğini bildiğimiz uluslararası tarım fuarlarını sürekli takip eden önemli kişileri davet ederek çiftçilerimizi bir araya getirdik. Tarımsal bilinç noktasında çiftçimize destek vermeye gayret ediyoruz." Programa, Başkan Ercan’ın yanı sıra Sincan Ziraat Odası Başkanı Zekeriya Sezgin Gülmez, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Dallı, Büyük Birlik Partisi Sincan İlçe Başkanı Ertan Yıldırım, AK Parti Sincan İlçe Başkanı Mustafa Özcan, Sincan Kaymakamı Levent Kılıç ve çiftçiler katıldı.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 17:03
Sincan Belediyesinden çiftçilere yüzde 75 hibe destekli tohum yardımı
Sincan Belediyesi, tarımsal üretimi teşvik etmek ve çiftçilerin maliyetlerine yardımcı olmak amacıyla yüzde 75’i hibeli buğday tohumu desteğinde bulundu. Ankara’nın Sincan Belediyesi, çiftçilere maddi destek sağlamak ve tarımsal üretime destek olmak amacıyla yüzde 75’i hibeli buğday tohumu desteğinde bulundu. Belediyenin sağladığı destek çerçevesinde 19 milyon 255 bin ton sertifikalı tohum çiftçilere verilecek. İlçeye bağlı Peçenek Köyü’nde gerçekleştirilen programda konuşan Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, şunları dedi: ""Geleneksel hale gelen tohum dağıtımımızı yaptık. Yüzde yetmiş beş tohum desteği yaptık. Artık çiftçimizin yüzü gülüyor. Birçok çiftçimiz bu yıl hasatta umduğunu bulamadı. Çiftçimizin yanında olduğumuzu gösterdik. Tarımsal üretimi milli bir güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Pandemide yiyeceğe ulaşamamakla ilgili kaygıların arttığını biliyoruz. Gıda üretiminin sürekliliği meselesi çok önemli. Gıda deyince akla tarım geliyor, tarım bu işin kaynağı. Augmenta cihazı, rota cihazı, toprak analiz cihazı gibi tarımsal verimlilikte ilk diyebileceğimiz uygulamalara da imza atarak çiftçilerimizi topraklarının inorganik ve organik yapısını an ve an takip ederek ona göre toprağı destekledik. Gübreleme, sulama veya başka türlü uygulamalar noktasında bilimsel veriler ışığında hareket etmede ciddi programlarımız oluyor. Ülkenin birçok yerinden güncel tarımı takip ettiğini bildiğimiz uluslararası tarım fuarlarını sürekli takip eden önemli kişileri davet ederek çiftçilerimizi bir araya getirdik. Tarımsal bilinç noktasında çiftçimize destek vermeye gayret ediyoruz." Programa, Başkan Ercan’ın yanı sıra Sincan Ziraat Odası Başkanı Zekeriya Sezgin Gülmez, Ankara İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Dallı, Büyük Birlik Partisi Sincan İlçe Başkanı Ertan Yıldırım, AK Parti Sincan İlçe Başkanı Mustafa Özcan, Sincan Kaymakamı Levent Kılıç ve çiftçiler katıldı.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 16:27
Oman Air Yönetim Kurulu üyesi İlker Aycı:
Oman Air Yönetim Kurulu Üyesi İlker Aycı, Bursa’da katıldığı programda raylı sistem entegrasyonu ile birlikte Bursa’nın hava vizyonunun kazanması gerektiğini belirterek, "Buradan geçecek olan hızlı trenin bir durağının Bursa Havalimanı’nda olması vizyonu bile Bursa için çok önemlidir, çünkü mesele entegrasyondur" dedi. Bursa’da bir otelde düzenlenen "Bursa’nın Yeni Vizyonu: Bursa Havaalanı/Havayolları" toplantısına İlker Aycı, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Yıldız ve turizmciler katıldı. Bursa Yenişehir Havalimanı’nın geleceğinin konuşulduğu programda hızlı tren entegrasyonu ile birlikte Bursa’nın hava vizyonu kazanacağı vurgulandı. "Bursa Marmara’nın akıllı bağlantı üssü olacak" Bursa’da etkili entegrasyon ile birlikte hem yolcu hem de kargo anlamında akıllı bağlantı üssü kurulabileceğini kaydeden Aycı, "Bursa üretim gücüne sahip bir şehir. Tekstiliyle, otomotiviyle, tarımıyla, turizmiyle Bursa çok farklı bir şehir. Üretim ve ihracat gücü tartışılmaz bir şehir. Bugün tartışmamız gereken konu bu şehrin hava bağlantısını, lojistik gücünü nasıl güçlendireceğiz, hem yolcu hem de kargo olarak. Dünyaya en hızlı entegrasyonu nasıl sağlayacağız, bunu tartışmamız gerekiyor. Bursa Marmara’nın akıllı bağlantı üssü olabilir. Bursa’nın gücü sanayiden gelir ama Bursa’nın geleceği bağlantı gücünden geçer. Bağlantı gücü ne kadar fazlaysa Bursa o kadar güçlü demektir. Yani buradan geçecek olan hızlı trenin bir durağının Bursa Havalimanı’nda olması vizyonu bile Bursa için çok önemlidir. Çünkü mesele entegrasyondur. Entegrasyon yoksa birbirinden bağımsız bir sürü yollar yaptınız, entegrasyon yoksa verimlilik yoktur. Verimlilik yoksa rekabet gücü yoktur. Ama havalimanına bir durak koyarsanız, yarın öbür gün Gemlik Limanı’na bağlarsanız, Bursa Havalimanı’nı Sabiha Gökçen Havalimanı’na bağlarsak ve bağlantı kalitemizi iyileştirirsek biz İstanbul’un yanında görevi sadece İstanbul’u beslemek olan bir besleme şehir olmayız. İstanbul’un yanında akıllı bir lojistik üs olarak konumlanmış bir Bursa oluruz" şeklinde konuştu. "Bursa’yı 250 bin yolcu sayısından başka yerlere taşıyabiliriz" Marmara Bölgesi’ndeki İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanlarının yeterince yoğun olduğunu belirten Aycı, "İGA’ya gitmenize gerek yok İstanbul Havalimanı çok yoğun zaten, İstanbul Havalimanı Avrupa’nın en yoğun havalimanı. Türkiye’de 2000 yılındaki kapasiteye bakarsak, Türkiye’de yaklaşık 26 havalimanı vardı. O zamanki kapasitemiz yaklaşık 30-35 milyon civarındaydı. 2024 yılında bu rakam 230 milyon. Türkiye nüfusunun neredeyse 3 katı. Biz Bursa’yı da yıllık 250 bin yolcu sayısından başka bir yere taşıyabiliriz. Marmara Bölgesi dediğimiz, Türkiye’nin ticaretinin en yoğun döndüğü yer, İstanbul, Bursa, Eskişehir arasında kalan hat. Bursa burada neden sipariş karşılama, lojistik merkezi olmasın" ifadelerini kullandı. "Yenişehir Havalimanı Marmara Bölgesi’nin havayolu kapısı olmaya adaydır" Yenişehir Havalimanı’nın son dönemde yürütülen çalışmalarla yeniden canlandığını belirten Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Yenişehir Havalimanı 2001 yılında uluslararası statü kazandı ancak yıllarca hak ettiği düzeyde kullanılmadı. Bugün itibariyle 5 farklı ile ve Almanya’daki iki noktaya sefer düzenleniyor ama bu yeterli değil. Potansiyelimizi tam anlamıyla kullanmak zorundayız. Yenişehir, sadece Bursa’nın değil, Marmara Bölgesi’nin havayolu kapısı olmaya adaydır" dedi. "Lojistik merkezi olma potansiyeli yüksek" Yenişehir’in coğrafi avantajlarına dikkat çeken Başkan Ercan Özel, ilçenin kara, deniz, raylı sistem ve hava yolu bağlantılarıyla güçlü bir lojistik merkez olma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Başkan Özel konuşmasında, "Lojistik merkezleri açısından gerekli olan dört temel faktörün tamamı Yenişehir’de mevcut. Serbest ticaret bölgesi ve kargo üssü kurulması yönünde planlamalar yapıyoruz. Çinli firmalar dahi Bursa Yenişehir Havalimanı’nı kullanarak günde 60 kargo uçağı indirmek istiyor. Bu da bölgenin uluslararası ölçekteki cazibesini gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Bursa’nın geçmişe değil geleceğe bakması gerekiyor" AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin Yenişehir Havalimanı’nın yeri hakkında 30 yıldır süren tartışmaların artık geride kalması gerektiğini belirterek, "Bursa’da 25-30 yıl öncesindeki tartışmalara geri dönemezsiniz. Yüzünü geçmişe değil geleceğe dönmesi gerekiyor. Bursa Havalimanı’nın yeri doğru mu, 30 sene öncesine bakarsak bu havalimanının yeri doğru olmayabilir. Ama bugün itibarıyla bu havalimanın yeri en doğru yer ve bizim artık 30 yıl geride kalan anlayıştan, hastalıktan kurtulmamız ve yüzümüzü geleceğe dönmemiz gerekiyor" dedi.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 15:49
Hamsini kilosu 300 TL’den 100 TL’ye düştü: Kapış kapış gitti
Yakın zamana kadar kilosu 300 TL’den satılan hamsinin fiyatı 100 TL’ye düşünce kapış kapış satıldı.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 15:29
İstanbul’dan Diyarbakır’a yatırım
İstanbul’da tekstil sektöründe üretim yapan ünlü bir marka Diyarbakır’da toptan satış mağazası açtı. Mağaza açılış törenine katılan TESK Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, kente yeni işletmelerin açılmasının ekonomi ve istihdam için çok önemli olduğunu söyledi. Ebedinoğlu, "Yatırımın sadece toptan satış mağaza olarak kalmamasını temenni ederek, kentteki istihdamı artırmak amacıyla üretiminde yakın bir süre içerisinde Diyarbakır’da yapılmasını ümit ediyorum. Kentimizde istihdamı artıracak tüm işletmelerimize birliğimiz olarak destek olacağız" dedi. İşletme yatırımcısı Ramazan Arta ise, tekstil sektöründe yaklaşık 40 yıldan beridir üretim yaptığını ve üretimin ağırlıkta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesine gönderildiğini belirterek, "Bizler bu yatırımımız ile artık bölge insanımızın yüksek maliyette ihracat yapmasının önüne geçmiş olacağız. Devir artık ekonomi devri, inşallah gelecekteki süreçte üretimimizi de bölgeden yapmak için alt yapı çalışmalarımızı başlatacağız" diye konuştu.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 14:11
Başkan Öküzcüoğlu çiftçilerle birlikte zeytin hasadı yaptı
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde zeytin hasat dönemi başladı. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, zeytin üreticilerini bahçelerinde ziyaret ederek onlarla birlikte zeytin topladı. Ziyaret öncesinde üreticilerle birlikte bol zeytinli bir sabah kahvaltısı yapan Başkan Öküzcüoğlu, ardından üretici aileyle birlikte zeytin bahçesinde hasat yaptı. Başkan Öküzcüoğlu, bu yıl zeytin rekoltesinin düşük olduğunu ancak fiyatların yüksek olmasının üreticileri bir nebze rahatlattığını belirtti. Öküzcüoğlu, zeytin toplarken özellikle önümüzdeki yıl daha verimli ürün alınabilmesi için tırmıkla hasat yapılmamasını tavsiye etti. Zeytin üreticisi Serdar Karak, belediye başkanının kendilerini ziyaret etmesinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, "Başkanımızı içimizden biri olarak görüyoruz. Sağ olsun, kendileri de gelip bizlerle birlikte hasat heyecanımıza ortak oldu. Zeytin hasadımızın bereketli olmasını diliyorum. Bu yıl zeytin rekoltesi düşük ama ürünlerimiz çok kaliteli. Piyasada da değerini bulacağına inanıyorum. Hasadımızın hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 13:49
Yarar: "Dünyada güç dengeleri hızla değişiyor. Türkiye, kendi ekonomik modelini geliştirmek zorundadır"
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi, iş dünyasının duayenlerini ve geçmiş dönem başkanlarını bir araya getiren "Vefa Buluşmaları" programının ilkini büyük bir katılımla gerçekleştirdi. İzmir iş dünyasının yoğun ilgi gösterdiği toplantının onur konuğu, MÜSİAD Kurucu Genel Başkanı ve IBF Başkanı Erol Yarar oldu. Toplantının açılışında konuşan MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Gökhan Temur, "Bugün ilkini düzenlediğimiz Vefa Buluşmaları toplantısında, derneğimizin kurucu genel başkanını ve IBF Başkanımızı ağırlamaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bu buluşmalarla, MÜSİAD’ın köklerine vefa göstermeyi, geçmişin tecrübesiyle geleceğe yön vermeyi amaçlıyoruz. Ayrıca güncel küresel ekonomik ve siyasi gelişmeleri ele alarak, iş dünyamız için yeni vizyonlar oluşturacağız" ifadelerini kullandı. Programın onur konuğu Erol Yarar, konuşmasında MÜSİAD’ın kuruluş felsefesini ve yıllar içinde geliştirdiği ekonomik anlayışı katılımcılarla paylaştı. Yarar, MÜSİAD’ın sadece bir iş dünyası örgütü değil, iktisadi ahlakı, toplumsal sorumluluğu ve üretim kültürünü merkeze alan bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. "MÜSİAD büyük bir ailedir. Biz bu yapıyı yalnızca sermaye birliği için değil, inanç, ahlak ve üretim ilkeleri üzerine inşa ettik. Ekonomi bizim için sadece kazanç değil; adaletin, emeğin ve toplumsal refahın da aracıdır." dedi. Yarar, konuşmasında iktisadi ilim kavramına da özel bir vurgu yaptı. Yarar, "İktisadi ilim, sadece üretim, tüketim ve kar dengesini değil; insanın emeğini, ahlaki sorumluluğunu ve toplumsal faydayı esas alan bir disiplindir. Gerçek ekonomi, rakamlardan ibaret değildir; insan merkezli bir kalkınma anlayışıdır." ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ekonomik vizyonuna da değinerek, yerli üretim, dijital dönüşüm ve bilgi temelli kalkınmanın önemini vurgulayan Yarar, "Dünyada güç dengeleri hızla değişiyor. Türkiye, kendi ekonomik modelini geliştirmek zorundadır. Bu modelin temeli; ahlaki ticaret, üretim odaklı büyüme ve bilgi ekonomisidir" dedi. Toplantıda küresel ekonomik gelişmeler, girişimciliğin geleceği, sürdürülebilir ticaret ve Türkiye’nin üretim gücü üzerine değerlendirmeler yapıldı. Yarar, genç girişimcilere seslenerek, "Yeni nesil iş insanları sadece sermaye değil, bilgi, ahlak ve yenilikçilikle de donanmalı. Türkiye’nin geleceği bu bilinçle yükselecektir" diye konuştu. MÜSİAD İzmir Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen programa, geçmiş dönem şube başkanları, yönetim kurulu üyeleri, iş insanları ve genç MÜSİAD temsilcileri katıldı. Katılımcılar, Erol Yarar’ın paylaştığı değerlendirmelerden büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Toplantı, hatıra fotoğrafı çekimi ve gelecek dönem projelerinin değerlendirilmesiyle sona erdi.
18 Ekim 2025 Cumartesi - 13:19
"Sigorta sektöründe zorunlu arabuluculuk bir ihtiyaçtır"
Sigorta sektöründe zorunlu arabuluculuğun ihtiyaç olduğunu vurgulayan Av. Umut Metin, " Ülkemizde arabuluculuğun farklı uyuşmazlıklarda başarı ile uygulanması, sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde de arabuluculuğun uygulanmasının bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor" dedi. Türkiye’de farklı uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculukla her geçen gün daha çok sorun geride bırakılıyor. Arabuluculuk, bazen bir ticari sorunu bazen bir kira meselesini bazen işçi-işveren anlaşmazlığını mahkemeye gerek kalmadan çözmeye imkân veriyor. Dava öncesi arabuluculuk uygulaması, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde farklı bir kültür inşa etmişe benziyor. Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri (Turamep) Sözcüsü Avukat Arabulucu Dr. Umut Metin, bu tercihin sigorta uyuşmazlıklarına doğru da genişlemesinin sektör ve vatandaşlar için ihtiyaç olduğunu belirtti. Metin, "Ülkemizde arabuluculuğun farklı uyuşmazlıklarda başarı ile uygulanması, sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde de arabuluculuğun uygulanmasının bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor" dedi. Metin sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye sigorta sektörü, özellikle zorunlu sigorta branşlarında yaşanan uyuşmazlıkların çözümünde, Sigorta Tahkim Komisyonu (STK) bünyesinde çözen bir mekanizma oluşturmuştur. Bu sistemin, binlerce davaya kıyasla daha kısa sürede sonuç alınmasını sağladığı doğrudur. Bununla birlikte, STK’nın klasik tahkimden tamamen ayrılan, zorunlu bir yapısı bulunmaktadır. Bu yapı, bazı uyuşmazlıkların hiçbir mahkeme önüne gitmeden kesin olarak çözülmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu sakınca, Anayasamız bağlamında tartışma konusu olmaya devam etmektedir. İşte tam da bu noktada, STK’ya başvurudan önce ‘Zorunlu Arabuluculuk’ aşamasının getirilmesinin, tüm taraflar için daha adil, daha insani ve daha verimli bir model olacağı düşüncesindeyiz. Böyle bir imkânın verilmesi, sigorta uyuşmazlığı yaşayan tarafların anlaşarak uyuşmazlığı derhal sonuçlandırmasına ve toplumsal barışa hizmet edecektir." Umut Metin, "Sigorta uyuşmazlıklarında neden tahkim öncesi zorunlu arabuluculuk uygulanmalıdır? " sorusuna şöyle cevapladı: "Dostane çözüm: Arabuluculuk, tarafları ‘hasım’ olmaktan çıkarır. Tarafları davada taraf değil, soruna çözümü birlikte üretenler haline getirir. Taraflar, arabulucunun yönlendirmesiyle, kendi iradeleriyle ve birbirlerinin taleplerini dinlemeye imkan bularak doğrudan iletişim kurarak anlaşma yoluna gider. Arabuluculuk, bir başkasının kararını değil, tarafların sorunlarını kendi çözümleri ile geride bırakmasına imkan verir. Süre ve maliyet avantajı: Arabuluculuk, tahkim sürecinden daha da hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm sunar. Bu, hem sigorta şirketlerinin hem de Sigorta Tahkiminin operasyonel yükünü hafifletir hem de mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın tazminatlarına daha çabuk kavuşmasını sağlar. Sorunun taraflarının menfaatleri nerede ise orada buluşması imkanını vermeden, illa tahkimde hakem kararı ile çözüm üretilecek yaklaşımı insancıl değildir. Gizlilik: Arabuluculuk süreci gizlidir. Taraflar, süreçte yaşananları ve vardıkları anlaşmayı, karşı tarafın izni olmadan açıklayamaz. Bu, ticari itibar ve ilişkilerin korunması açısından büyük önem taşır. Arabuluculuk tahkime alternatif değildir, tamamlayıcıdır: Zorunlu arabuluculuktan sonuç alınamazsa, taraflar halen STK yoluna gidebilecektir. Bu mekanizma, tahkimi ortadan kaldıran değil, onu destekleyen ve önünü açan bir filtre görevi görecektir. Tahkim de bir yargılamadır : Arabuluculuk bir yargılama değildir. Tahkim ise aynen mahkemelerde görüldüğü gibi bir yargılamadır. Sorunu olanların hiçbir yargılama stresi yaşamadan sorunlarını çözmeye imkan vermek toplumsal ihtiyaçtır."
18 Ekim 2025 Cumartesi - 12:53
MomTalks, ilk yurt dışı etkinliğini Londra’da gerçekleştirdi
Türkiye’nin önde gelen ebeveynlik ve gelişim platformlarından MomTalks, uluslararası arenaya adım attı. 2017 yılından bu yana Türkiye’de ebeveyn eğitim zirveleri düzenleyen platform, ilk yurt dışı etkinliğini Londra’da gerçekleştirdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder