Son Dakika
|
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Osmaniye’de sağanak: Evleri ve tarlaları su bastı
Marketten alınan çiğköfte öğrencileri zehirledi
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan TDT zirvesi için Türkistan’da
Trump: "Xi, ABD’yi gerileyen bir ülke olarak görmekte haklıydı"
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
EKONOMİ
Diyarbakır’da tekstil sektörünün geleceği ele alındı
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:33:21
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş İnsanları Derneği ile Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen "Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlanma Arayışı: Diyarbakır Çalıştayı", sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Armen Tekstil ev sahipliğinde, Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; DTSO Başkanı Mehmet Kaya, MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe, Ekonomi Gazetesi Başdanışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, İTÜ Tekstil ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Çalıştayda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, teşvik politikalarını eleştirerek, çözüm üretme süreçlerinde yerelin görüşlerinin dikkate alınmadığını savundu. Kaya, "Ankara’dan İstanbul’a giderken kendinizi Bolu’da bulursanız, ne kadar hızlı giderseniz gidin hedeften uzaklaşırsınız. Öncelikle yönü doğru kurmanız lazım. Türkiye’de kriz anlarında getirilen çözümlerde de maalesef yön doğru belirlenemiyor" dedi. 2002 yılından bu yana uygulanan teşvik sisteminin hedeflerine ulaşamadığını ifade eden Kaya, "Teşviklerin temel amacı bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmaktı. Ancak 1. ve 2. bölgeler teşviklerden yüzde 61 pay alırken, 5. ve 6. bölgelerdeki 29 ilin aldığı pay yalnızca yüzde 10’da kaldı. Bu da farkın kapanmadığını, tam tersine büyüdüğünü gösteriyor" diye konuştu. Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB’nin yaklaşık 10 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Kaya, bölgede faaliyet gösteren çok sayıda fabrikanın bugün kriz yaşadığını söyledi. İstanbul merkezli yatırımcıların bölgeye gelerek üretim yaptığını belirten Kaya, "Bugün 100’e yakın fabrikanın önemli bir kısmı kapanma noktasına geldi. Sanayi yatırımı bir dükkan açıp kapatmak gibi değildir. İnsanlar büyük sermayeler koyuyor, yıllarca geri dönüş bekliyor. Ancak kısa sürede değişen ekonomik koşullar nedeniyle üretici çıkmazın içine sürükleniyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki tekstil sektöründe ciddi istihdam kayıpları yaşandığını vurgulayan Kaya, "Hedefimiz 20 bin kişilik istihdam oluşturmaktı. Bir dönem 7 bin çalışan seviyesine ulaştık ancak kriz nedeniyle bugün yaklaşık 4 binlere kadar azaldı" dedi. Tekstil sektörünün Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Kaya, sektörün korunması gerektiğini söyledi. Kaya, "Cumhuriyetin kuruluşunda tekstil sektörünün önemli bir rolü vardı. Bu sektör bu toprakların genetiğine işlemiş durumda. Ne yapılırsa yapılsın, tekstil bu ülkede kalmalı" diye konuştu. Türkiye’nin sanayi üretimini destekleyecek güçlü kurumlara sahip olduğunu ifade eden Kaya, kamu kaynaklarının üretim ve sanayi yatırımlarına daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çalıştayın sektör adına önemli sonuçlar doğuracağına inandığını belirten Kaya, merkezi yönetimin sektör temsilcilerinin önerilerine kulak vermesi gerektiğini kaydetti. Toplantıda konuşan Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk, tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Federasyonun 35 dernek, 12 bin 500 üye ve bölgesel-sektörel sivil toplum kuruluşlarından oluştuğunu belirten Öztürk, 2024 yılında gerçekleştirilen genel kurulda sektörün geleceğine yönelik önemli kararlar aldıklarını hatırlattı. Çalıştayların amacının sektörün sadece kendi içinde değil, dünya ölçeğinde düşünmesini sağlamak olduğunu dile getiren Öztürk, sektörün mevcut sorunlarını sürekli konuşmak yerine geleceğin iş modellerine odaklanması gerektiğini söyledi. İşçi maliyetleri, enerji ve finansmana erişim gibi konuların ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Öztürk, "Biz geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmalıyız. Öğretilmiş yanlışlarla hareket etmeyi bırakıp kendi gerçeklerimizle yüzleşmeliyiz" diye konuştu. Konuşmasının sonunda Diyarbakır’ın önemine de değinen Öztürk, "Diyarbakır sadece kendisi için değil, bölgesi için de büyük anlam taşıyan bir şehir. Bizim için her zaman ayrı bir heyecan ve sevda olmuştur. Bu çalıştayın Diyarbakır için de önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum" dedi. GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe de, tekstil sektöründe öngörülebilirlik vurgusu yaptı. Tekstil sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve bölgesel kalkınma açısından da stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Gökçe, bölgedeki firmaların artık dünya markalarına üretim yapan güçlü yapılara dönüştüğünü ifade etti. Tekstil sektörünün bugün karşı karşıya olduğu temel sorunun yalnızca maliyetler olmadığını ifade eden Gökçe, üreticinin önünü görmek istediğini söyledi. Gökçe, "Sanayici önünü görebildiği sürece yatırım yapar, istihdam sağlar ve büyür. Bizler destek talep eden değil; rekabet edebileceği sürdürülebilir bir ortam isteyen üreticileriz. Tekstil; istihdamdır, sosyal dengedir, bölgesel kalkınmadır. Fabrikaların ışığı yanıyorsa, bu şehir üretmeye devam ediyor demektir. Güçlü bir tekstil sektörü, güçlü bir bölge demektir" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:05
DESOB Başkanı Ebedinoğlu’dan zincir market yasası talebi
Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, 29 oda başkanıyla birlikte esnafın finansa erişimi için çağrıda bulunarak, zincir market yasasının çıkartılmasını talep etti. TESK Genel Başkan vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentteki 29 oda başkanlarıyla birlikte DESOB binası önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları ve POS komisyonları gibi giderlerin esnafın belini büktüğünü söyledi. Zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi karşısında mahalle esnafının her geçen gün daha fazla güç kaybettiğini, küçük işletmeler korunmadan yerel ekonominin de korunamayacağına dikkat çeken Ebedinoğlu, Diyarbakır genelinde esnafın ancak yüzde 35’inin primlerini düzenli ödeyebildiğini dile getirdi. Geriye kalan yüzde 65’lik kesimin her geçen gün faiz yükü altında ezildiğini aktaran Ebedinoğlu, esnafın aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakıldığını, buna karşın emekli maaşlarının 20 bin TL ile 21 bin TL arasında kaldığını söyledi. Sosyal güvenlik sistemindeki bu durumun büyük bir adaletsizlik olduğunu savunan Ebedinoğlu, yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi konusunda henüz somut bir adım atılmadığını ve bu beklentinin artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi. Esnafın krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdüremediğini, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini aktaran Ebedinoğlu, yüksek banka faizleri ve piyasadaki durgunluk nedeniyle tahsilat yapılamadığını, bu durumun domino etkisi oluşturacak binlerce işletmeyi kapanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Ebedinoğlu, esnafın ödeme gücüne göre Bağ-Kur primlerinin yeniden düzenlenmesini, gecikme faizlerinin silinmesini veya makul seviyelere çekilerek kapsamlı bir yapılandırma sisteminin hayata geçirilmesini istedi. Kredilerdeki vergi ve SGK borcu şartının esnetilmesi gerektiğini belirten Ebedinoğlu, küçük esnaf için düşük faizli destek paketlerinin hazırlanması, zincir market yasasının çıkarılması ve elektrik ile kira gibi kalemlerde esnafa özel destek mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu. Esnaf ve sanatkarın ülkenin omurgası olduğunu hatırlatan Ebedinoğlu, esnafın olmadığı yerde üretimin, istihdamın ve sosyal hayatın olamayacağını belirterek, esnafın haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:23
Safranbolu ve Düzce arasında kardeş oda protokolü imzalandı
Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Safranbolu TSO arasında kardeş oda protokolü imzalandı. Düzenlenen imza törenine Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Topal, Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı Cengiz Ünal, her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Erdoğan Bıyık, bölge odalar ile sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bölgemizin gelişimi için, planlı ve istikrarlı büyüme hedeflerimize ortak çalışmalar ile ulaşmaya çalışıyoruz. Düzce’den başlatmış olduğumuz Turizm atağında bölgemizi de kapsayan önemli adımlar atıyoruz. Batı Karadeniz Bölge Destinasyonu çalışması ile bölgemizin turizm potansiyellerini verimli şekilde değerlendirmeyi, konaklamalı turizm pastasından bölge olarak hak ettiğimiz payı almayı amaçlıyoruz. Bugün burada Safranbolu TSO ile yapmış olduğumuz Kardeş Oda protokolü hem turizm hem de sınai konularda kapsamlı iş birliklerini kapsıyor. İmzaladığımız protokolün odalarımıza, üyelerimize ve bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Erol Altuntepe, YÖREX fuarında Safranbolu Safranı ve Konuralp Pirincini bir araya getirerek atılan adımın bugün kardeş oda protokolü imzalanması aşamasına gelmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını, protokol ile bölgenin kazanımlarının daha da artacağına inandıklarını da sözlerine ekledi. Yapılan konuşmaların ardından Kardeş Oda olmasına yönelik protokol imza altına alındı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:14
Ayvalık’ta tarihi tarımsal buluşma
Kuzey Ege’nin üretim gücü, tarım vizyonu ve zeytincilik mirası Ayvalık’ta aynı çatı altında buluştu. Bölgenin ilk ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan Agro Ayvalık 2026 Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı, görkemli bir törenle kapılarını açarken, eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi de sektörün en önemli buluşma platformlarından biri oldu. 15-18 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun açılış törenine siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Açılışa katılımın yüksek olması, Agro Ayvalık’ın daha ilk yılında bölgesel sınırları aşan güçlü bir organizasyon haline geldiğini ortaya koydu. "Agro Ayvalık önemli bir ticaret merkezi olacak" Açılışta konuşan Kare Fuarcılık İcra Kurulu Başkanı Ercüment Er, Kuzey Ege’de düzenlenen ilk ihtisas fuarını hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Fuarda tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürün ve hizmetlerini sergileme imkânı bulacağını belirten Er, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale’den çok sayıda heyetin fuarı ziyaret edeceğini ifade etti. Eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi’nin de üretici, akademisyen ve ihracatçıları bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarının konuşulacağı önemli bir platform olacağını dile getiren Er, Agro Ayvalık’ın gelecek yıllarda da büyüyerek devam edeceğini kaydetti. "Altınova üretimin merkezi" Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar ise konuşmasında Altınova’nın tarım açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye "Altınova" adını verdiğini hatırlatan Uçar, bu bereketli toprakların modern tarım teknikleriyle daha ileri taşınması gerektiğini söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda milli bağımsızlık ve gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Uçar, teknoloji, markalaşma ve sürdürülebilir üretim vurgusu yaptı. Uçar ayrıca fuarların kent ekonomisine büyük katkı sunduğunu belirterek, fuar turizminin Ayvalık’ın marka değerini artıracağını ifade etti. "Tarım Ayvalık’ın kalbinin atışı" Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin de Ayvalık’ın tarih boyunca üretimle anılan özel bir kent olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kültür ve yaşam biçimi olduğunu belirten Ergin, zeytin ve zeytinyağının ilçenin kimliğini yansıttığını ifade etti. İklim krizi ve artan maliyetler nedeniyle tarımda yeni teknolojilerin önem kazandığını vurgulayan Ergin, Agro Ayvalık 2026’nın sektör temsilcileriyle üreticileri buluşturarak önemli bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. "Tarım milli güvenlik meselesidir" İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise konuşmasında tarım ve hayvancılığın siyaset üstü bir konu olduğunu belirterek, üretimin milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin tarım ve zeytincilik potansiyeline rağmen üreticinin artan maliyetlerle mücadele ettiğini dile getiren Çömez, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çömez, Agro Ayvalık’ın bölge ekonomisine ve üreticilere önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. 156 firma katıldı Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi ve katılımcı stantları ziyaret edildi. Altınova Kapalı Pazaryeri’nin 8 bin 600 metrekarelik alanında düzenlenen fuarda 156 firma ve firma temsilciliği yer aldı. Fuarda yeni nesil traktörler, tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, dijital tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları, yem teknolojileri, sera çözümleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları yoğun ilgi gördü. Ayvalık zeytinciliğin karar merkezi oluyor Agro Ayvalık 2026’yı farklı kılan en önemli unsur ise aynı çatı altında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi oldu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede; üretimden ihracata, coğrafi işaretten lisanslı depoculuğa kadar sektörün kritik başlıkları ele alınıyor. Yerel yönetimlerin tarım politikaları, üreticilerin maliyet sorunları, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve kadın üreticilerin kırsal kalkınmadaki rolü gibi konuların masaya yatırıldığı zirvenin, sektör adına önemli çözüm önerileri ve iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 12:53
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
2
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 17:37
2. Karadeniz Ordu Tarım, Hayvancılık ve Fındık Fuarı açıldı
3
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 15:33
Burhaniye’de Ören esnafı ilgi bekliyor
4
12 Mayıs 2026 Salı- 12:25
Kırşehir’de SGK’dan kayıt dışı istihdam uyarısı
5
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 18:00
Sinop’ta 2 bin adet mersin balığı denize bırakıldı
21 Ekim 2025 Salı - 16:31
Aydın Ziraat Odası Başkanı Kendirlioğlu: Pamuk üreticisi en az 10 TL prim bekliyor
Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, Türkiye’de pamuk fiyatlarının yaklaşık 4 yıldır yerinde saydığını belirterek, "Pamuk üreticisi desteklenmez ise pamuk, üretilemez hale gelir" dedi. 2025 yılı itibariyle pamuğun üretim maliyetinin kilogramda 35 TL şu anda 26-27 TL’ye alındığını kaydeden Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, "Üretici emeğinin karşılığını alamadığı için her geçen gün pamuk ekim alanları daralıyor" dedi. Son günlerde Aydın ve çevresinde etkili olan yağışların pamuğa olan zararı ile ilgili bir soru üzerine açıklama yapan Aydın Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, her ne kadar pamukta basit bir zarar neden olsa da genel itibariyle gerçekleşen yağışların çiftçi için sevinç kaynağı olduğunu belirtti. Yağışlardan dolayı pamuğun kalitesindeki düşünün yaklaşık 1 TL gibi fiyat düşüşüne neden olabileceğini ancak zeytin ve kestaneye çok faydası olduğunu belirten Kendirlioğlu, "Pamuk yukardan suyu yani yağmuru sevmez. Rutubet yağmurdan etkilenir. Kalite düşer, piyasa göre 1 lira gibi fiyat düşüşü olur ama herhangi bir sıkıntı olmaz. Daha önceki yıllarda Ekim ayı sonuna hatta Kasım ayı ortalarına kadar yağış olmazdı. Bu sene yağışlar Ekimde başladı. Esas bizim ana sıkıntımız fiyatlar. Şu anda pamuğun kilogram fiyatı 26-27 TL civarında. Bu 4-5 yıldır böyle . Bunun yanında pamuğun kilogramda 35 lira maliyeti var. Şu andaki fiyatlarla sürdürülebilir bir durum değil" dedi. Pamuk üretiminde yaşanan sıkıntı konusunda yetkililerin devreye girmesini beklediklerini kaydeden Başkan Kendirlioğlu, "Primle ilgili çalışmalar sürüyor. Yeni çıkan destekleme sisteminde primin verilip verilmeyeceği bile belli değil. Ancak çiftçi bu fiyatlarla para kazanmayı bırakın kredi borçlarını bile ödeyebilmesi mümkün değil. Şu anda 10 TL prim beklentisi var. Bu afaki görünebilir. Ancak eskiden prim sistemi ilk çıktığın 20 cent prim verilirdi. Bu da şu anki kur üzerinde hesaplandığında 16 TL’ye tekabül ediyor. Pamuk üreticisi ciddi sıkıntılara gebe. Bu nedenle acil çözüm bekliyoruz" dedi. "Pamuk üretim alanı 1 milyon dönümden 450 bin dönüme düştü" Pamuk fiyatlarındaki sıkıntılar yüzünden pamuk ekim alanlarının ve üretim miktarının her geçen gün daraldığını kaydeden Kendirlioğlu, "Daha önceki yıllarda 1 milyon dönüm alanda pamuk üretimi yapılırdı. Bu yıl 450 bin dönüm alan düştük. Önümüzdeki yıl da bu rakam 150-200 bin dönümlere düşer. Eskiden Karpuzlu, Çine, Bozdoğan ilçeleri pamuk üretim merkezi idi. Şu anda Söke, Germencik ve Efeler’de pamuk üretimi kaldı. Diğer ilçelerde üretim kalkıyor. 2 milyon ton işlenmiş pamuğa ihtiyacı olan ülkemizin önümüzdeki yıl bu ihtiyacı karşılama oranı yüzde yüzde 30-25’lere düşer. Çiftçimize verilmeyen prim başka ülkelerin çiftçisine gider" ifadelerine yer verdi.
21 Ekim 2025 Salı - 16:31
Samsun’da hamsi ve istavrit 75 TL
Samsun’da balık fiyatları vatandaşların yüzünü güldürdü. Balıkçı tezgahlarında hamsi ve istavritin kilosu 75 liraya kadar düştü. Samsun’da balık satıcısı Dündar Kırbaş, balık bolluğunun başladığını belirterek, "Hamsi tezgahlara bol geldi, fiyatlar da düştü. Vatandaşlar uygun fiyata balık alabiliyor" dedi. Kırbaş, "Hamsi tezgahlara bol geldi, fiyatlar düştü. Vatandaşlar uygun fiyata balık alabiliyor. Bu yıl palamut olmadığından hamsi çok bol. Bolluk biraz daha sürecek ve vatandaş bundan yararlanacak. Şu an 2 kilosu 150 liraya düştü, ilerleyen süreçte 2 kilosu 100 liraya da düşebilir. Bu sene millet hamsiye doyacak" diye konuştu. Vatandaşlar ise fiyatlardan memnuniyetlerini dile getirdi. Yaşar Vural, "Fiyatın daha da uygun olmasını isterim. Çünkü fakir fukara yer. Denizden babam çıksa yerim. Fiyatı uygun, besleyici ve kuvvet deposu. Çoluğum çocuğum açısından protein ve demir bakımından çok iyi. İmkanım oldukça her gün yemeye çalışıyorum" şeklinde konuştu. Durmuş Dirican, "Balık fiyatları normal sayılır. Alabilecek vatandaş var, alamayacak vatandaş var. Hepsine saygı duyuyorum" sözlerine yer verirken Kurt Bey Koç, "Karadeniz’in ortasında yaşıyoruz ama balığı pahalı yiyoruz" ifadelerini kullandı.
21 Ekim 2025 Salı - 16:26
Kırıkkale’de vatandaş odaklı milyonluk projelerle köylere hizmet sağlanıyor
Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, 2025 yılı içinde İl Özel İdaresi tarafından 75 kilometre yol, 170 bin metrekare parke yol, 70 bin metre bordür çalışmasının tamamlandığını ve 41 yeni hizmet aracının filoya kazandırıldığını açıkladı. Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, 2025 yılı içerisinde İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilen yatırımlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, "önce insan" anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Vali Makas, hizmetlerin odağında vatandaşın olduğunu söyledi. Vali Makas açıklamasında, "’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak için durmadan, yorulmadan çalışıyoruz. 2025 yılı içinde Kırıkkale’mizde 75 kilometre yol, 170 bin metrekare parke, 70 bin metre bordür çalışması tamamlandı. Ayrıca 41 yeni hizmet aracını da bünyemize katarak İl Özel İdaremizin hizmet gücünü artırdık. Bu çalışmalar, hem şehir merkezimizde hem de kırsal bölgelerimizde vatandaşlarımıza daha konforlu bir yaşam sunma hedefimizin bir göstergesidir" diye konuştu. Yapılan çalışmaların sadece altyapı yatırımı olmadığını, aynı zamanda vatandaş memnuniyetine dayalı bir hizmet anlayışını temsil ettiğini vurgulayan Makas, "Kırıkkale’nin her köşesine hizmet götürmeyi, vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmayı asli görevimiz olarak görüyoruz. Devletimizin tüm imkanlarını halkımız için seferber ediyoruz. Her bir hizmet, hemşehrilerimizin refahı ve geleceği içindir" ifadelerini kullandı. Vali Makas, "Kırıkkale’ye hizmet etmek bizim için bir görev değil, bir şereftir. Bu anlayışla, şehrimizin kalkınması ve halkımızın huzuru için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
21 Ekim 2025 Salı - 16:08
Trabzon’da hayvancılığa destek sürüyor
Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Tarım Kredi Kooperatifi Trabzon Bölge Müdürlüğü arasında Hayvansal Üretimi Destekleme Projesi kapsamında imzalanan Büyükbaş Gebe Düve ve Yerli Karayaka Koyunu alım protokolü ile bölgede hayvancılık desteklenecek. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürlüğü arasında Hayvansal Üretimi Destekleme Projesi kapsamında Büyükbaş Gebe Düve ve Yerli Karayaka Koyunu alım protokolü imzalandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürü Osman Tomruk ve Bölge Müdür Yardımcısı Zafer Mısır tarafından imzalanan protokol ile çiftçilerin desteklenmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda, ilk etapta Tonya ilçesine 20 adet gebe düve, Maçka ilçesinde 36 çiftçiye 5’er adet olmak üzere toplam 180 adet yerli Karayaka koyunu verilmesi planlanıyor. Diğer ilçelerde hayvancılığı desteklemeye yönelik çalışmalar da devam ediyor. İmza töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Çiftçilerimiz şehrimizin en önemli paydaşlarından biridir. Üreticimizi ve çiftçimizi her zaman destekliyoruz, desteklemeye de devam edeceğiz. Bu kapsamda Tarım Kredi Kooperatifleri Trabzon Bölge Müdürlüğümüz ile önemli bir çalışmayı hayata geçiriyoruz. Amacımız bölgemizin kalkınmasında çok önemli gördüğümüz hayvancılığı sürdürülebilir kılmak. Ayrıca, hayata geçireceğimiz proje ile köyden şehre göçü engellemek ve gençleri hem üretimin hem de çiftçilik mesleğinin içerisinde tutmak istiyoruz. Hayvancılığın bitmesine müsaade etmemeliyiz. Bu nedenle el birliği ile çalışmaya devam edeceğiz. Yaptığımız ve yapacağımız çalışmaların çiftçimize olumlu yansıyacağına inancım tamdır" dedi. Başvuruda bulunacak vatandaşlar, örnek başvuru dilekçesi ile birlikte müracaatlarını yapabilecekler. Yerli Karayaka koyunu için başvurular Büyükşehir Belediyesi veya Maçka İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne, gebe düve için ise Büyükşehir Belediyesi veya Tonya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yapılabilecek. Destek kapsamında, gebe düve alımı için başvuru sahiplerinin üzerinde 4 ila 6 adet büyükbaş sağmal süt ineği bulunması gerekiyor. Destekten yararlanacaklar; öncelikle kadın yetiştiriciler ile 40 yaş ve altı erkek üreticilerden oluşacak. Yetiştiricilere temin edilecek olan gebe düveler yüzde 90 hibe olarak verilecek. Projeye başvuran vatandaşların değerlendirmesi, Büyükşehir Belediyesi ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından yapılacak.
21 Ekim 2025 Salı - 16:00
Artvin’de üstün lezzet ödüllü Butko zeytininin hasadı başladı
Artvin’in Yusufeli ilçesinde yetiştirilen ve uluslararası alanda "Üstün Lezzet Ödülü" kazanan Butko Zeytini’nin 2025-2026 hasat sezonu başladı. İlk hasada Artvin Valisi Dr. Turan Ergün de katılırken, Demirkent köyünde düzenlenen hasat etkinliğinde katılımcılar bölgeye özgü toplama yöntemiyle merdiven yardımıyla zeytin ağacına çıkarak zeytinleri dalından tek tek topladılar. 2006 yılında Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Uluslararası Zeytinyağı Fuarı’nda "Üstün Lezzet Ödülü" kazanan Butko Zeytini, Çoruh Vadisi’nin mikroklima özelliği sayesinde Türkiye’nin farklı bölgelerinden yoğun talep görüyor. Yaklaşık 880 dekarlık alanda 25 bin zeytin ağacının bulunduğu bölgede, ağaçların boyları 8 ila 12 metre arasında değişiyor. Yüksek ağaçlardan zeytin toplamak için üreticiler merdiven kullanırken, toplanan zeytinler daha sonra sofralık ve yağlık olarak ayrılıyor. "Karadeniz’de alışılmadık bir ürün ama Artvin’in iklimi zeytine uygun" Artvin Valisi Dr. Turan Ergün, Yusufeli’nin zeytin üretiminde örnek bir bölge haline geldiğini söyledi. Vali Ergün "Yusufeli ilçemize bağlı Demirkent köyündeyiz. Bu bahçede nasıl bir emek var, görüyorsunuz. Her zeytin ağacının altı neredeyse bir ev temeli gibi taşlarla örülerek toprak çekilerek düzeltilmiş ve zeytin üretiliyor. Zeytin Karadeniz’de çok alışılmış bir ürün değil ama Artvin’in kendine özgü klimatik iklim özelliği taşıyan Çoruh Vadisi’nde bizim kendimize özgü Butko zeytini türümüz yer alıyor. Nusret Yazıcı’nın bahçesinden 2025-2026 yılı zeytin hasadını hep beraber başlatmış olduk. Türkiye’nin yaklaşık 9 milyon dekardan fazla bir alanda zeytin üretimi yapılıyor. Türkiye, zeytin üretiminde dünyada da sayılı ülkelerden biri. Geçen yıl verim artışıyla birlikte 3 milyon 750 bin ton zeytin üretildi. Artvin’de 880 dönümlük alanda zeytin üretimi yapılıyor. Yaklaşık yüz dönümü burada, Demirkent’te gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 25 bin civarında zeytin ağacımız var. 550 ton civarında zeytin üretimi ve 66 ton yağ üretimi geçen yıl gerçekleşti. Bu yıl biraz daha rekolte düşük, yine 450-500 ton arasında bir üretim bekleniyor" dedi. "Butko Zeytini, Artvin’de altın değerindedir" Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek ise zeytinin bölge ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurgulayarak "Bir yıllık üretimi yaklaşık 500 tona yaklaşan zeytinimizi burada yerinde görme, zahmetini ve emeğini yerinde inceleme, geleceğe ve ekonomiye kazandırma adına sayın Valimizle birlikte burada hasat yaptık. Artvin’de, Yusufeli’nde zeytin altın değerindedir, çok kıymetlidir. Artvin Ticaret Borsası olarak bir hafta önce Artvin zeytininin fiyatlarını belirledik. Ayrıca Butko Zeytini ile ilgili bir ay önce coğrafi tescil çalışması başlattık. Artvin’de Butko Zeytini’nin en kısa sürede coğrafi tescilini almayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
21 Ekim 2025 Salı - 16:00
Akıncı: "Su, üretimin ve geleceğin en stratejik kaynağı"
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, artan sıcaklıklar ve azalan yağışların tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılmasının ülke ekonomisi için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Akıncı, suyun sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda üretimin, istihdamın ve gıda güvenliğinin temelini oluşturduğunu söyledi. Türkiye genelinde ve özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan kuraklığın artık dönemsel bir sorun olarak değil, kalıcı bir gerçeklik olarak ele alınması gerektiğini belirten Akıncı, "İklim değişikliği artık kapımızda değil, evimizin içinde. Yağış rejimleri değişti, sıcaklıklar yükseldi, su kaynakları giderek azalıyor. Bu tablo, artık ‘doğal bir döngü’ değil, yapısal bir dönüşümün göstergesi. Bu nedenle suyun etkin yönetimi, üretim dengemizin korunması açısından hayati önem taşıyor" dedi. Gaziantep’in hem tarımsal üretim hem de sanayi açısından suya bağımlı olduğuna dikkat çeken Akıncı, "Fırat Havzası’ndaki her damla su, sadece tarımı değil; sanayiyi, ihracatı ve istihdamı da besliyor. Ancak barajlardaki düşen su seviyesi ve yeraltı sularının aşırı kullanımı tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Suyun planlı ve verimli kullanılmasının artık bir zorunluluk olduğunu kaydeden Akıncı, modern sulama sistemlerine geçişin hızlandırılması gerektiğini söyledi. Damla ve yağmurlama sulama yöntemleriyle su kayıplarının azaltılabileceğini aktaran Akıncı, "Suyun her damlası, üretim ve gelecek için hayati bir değer. Bu nedenle suyu planlı ve verimli kullanmak artık bir seçenek değil, zorunluluk. Nitekim Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 Su Yılı Raporu’na göre, Türkiye genelinde yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 26, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 29 altında gerçekleşti. Bu veriler, ülkemizin son 52 yılın en kurak dönemini yaşadığını ortaya koyuyor" dedi. Suyun stratejik bir değer olduğuna işaret eden Akıncı, devlet kurumları, yerel yönetimler, sanayi kuruluşları ve çiftçilerin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Akıncı, "Suyu sadece tüketilecek bir kaynak olarak değil, korunması gereken bir değer olarak görmek zorundayız. Çünkü her damla, üretimin, emeğin ve geleceğin teminatıdır" diye konuştu.
21 Ekim 2025 Salı - 15:37
Antalya’ya turist akını devam ediyor: İngiliz turistleri taşıyan lüks kruvaziyer Alanya’ya demirledi
Antalya’nın Alanya ilçesinde, Bahama Bandıralı ’Marella Discovery 2’ adlı lüks kruvaziyer yolcu gemisi öğle saatlerinde Alanya’ya ulaştı. Akdeniz’in önemli turizm ilçelerinden olan Alanya’ya öğle saatlerinde Bahama Bandıralı ’Marella Discovery 2’ isimli lüks kruvaziyer gemisi limana ulaştı. Limana demir atan yolcu gemisinde bin 788 yolcu ve 728 mürettebat bulunurken, yolcuların büyük kısmının İngiliz vatandaşı olduğu öğrenildi. Bodrum’dan gelen lüks kruvaziyer yolcu gemisi akşam saat 18.30 sıralarında Limasol’a gitmek üzere Alanya’dan ayrılması bekleniyor. Yolcuların bir kısmı şehir merkezini gezmek üzere gemiden inerken, bazı turistler ise tarihi ve turistik bölgeleri ziyaret etti.
21 Ekim 2025 Salı - 15:37
50 milyon euroluk destek programı GTO’da anlatıldı
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) IPARD 3 Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında yatırımcılara sağlayacağı 50 milyon euroluk destek programı, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ev sahipliğinde düzenlenen bilgilendirme toplantısında anlatıldı. TKDK Gaziantep Ofisi iş birliğiyle gerçekleştirilen ve programın tüm detaylarıyla ele alındığı toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, "tarımın bir ülkenin sadece ekonomisinin değil, bağımsızlığının, güvenliğinin ve geleceğinin de teminatıdır" diyerek IPARD 3 Programının çok önemli fırsatlar sunduğunu ve pek çok sektörde yatırım yapan girişimcilere destek sağladığını belirtti. Yıldırım, "Bu program, hem üreticimiz hem sanayicimiz için yeni bir hareket alanı açılıyor. Program kırsal bölgelerimizde yeni işletmeler kurulmasını, istihdamı, üretimin daha modern ve sürdürülebilir hale gelmesini destekleyecek" dedi. Gaziantep çevresindeki illerin üretim potansiyelini de harekete geçiriyor "Gaziantep yalnızca kendi üretimiyle değil, çevresindeki illerin üretim potansiyelini de harekete geçiren bir merkezdir" Diyen Başkan Yıldırım, tarımsal sanayinin gelişmesinin sadece Gaziantep’in bölgenin de refahını artıracağını ifade etti. Yıldırım, "Tarım; sanayinin hammaddesidir, ticaretin itici gücüdür, istihdamın kaynağıdır. Kısacası, toprağa değer vermek, ülkenin yarınlarına yatırım yapmaktır. Gaziantep, üretim kültürünü topraktan sofraya taşıyan bir şehirdir. Biz, köklü üretim kültürümüzü ve girişimcilik ruhumuzu, tarımsal sanayi, hayvansal üretim, gıda sanayisi ve gastronomiyle birleştirerek benzersiz bir değer zinciri oluşturuyoruz. Türkiye’nin en güçlü hububat, bakliyat ve unlu mamuller sanayisine sahip şehriyiz. İhracatımızın en büyük payı bu sektörden geliyor. Bulgurdan bakliyata, undan makarnaya, yemden gıdaya uzanan bu üretim zinciri, hem ülkemizi besliyor hem de dünyanın dört bir yanına Gaziantep markasını taşıyor. Bugün tanıtımını yaptığımız IPARD 3 Programı’nın 10. Başvuru Çağrı Dönemi, bu zinciri daha da güçlendirmek için çok önemli bir fırsat sunuyor" şeklinde konuştu. TKDK Bölge Koordinatörü Harun Reşit Genç ise, "Geçtiğimiz yıl da yine bu destek programı için burada bir araya gelmiştik. O zamanlarda destek verdiğimiz herhangi bir proje yoktu fakat bugüne baktığımızda Gaziantep’te 5 projeyi desteklediğimizi görüyoruz. Yaklaşık 42 milyon TL’lik destek sağladık. Bugünkü toplantının asıl amacı da işleme sektöründe faaliyet gösteren firmalarımıza sağlayacağımız destekleri anlatmak. Amacımız aklınızda herhangi bir soru işareti kalmaması. Başvuru sürecinde bilinmesi gereken her şeyi sizlerle paylaşmak ve olabildiğince işletmemize katkı sağlamak" ifadelerini kullandı. Toplantının devamında TKDK Gaziantep İrtibat Ofisi Sorumlusu Dr. Fırat Karaköy, IPARD 3 Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında sağlanacak destekler hakkında sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.
21 Ekim 2025 Salı - 15:20
"Doğru bilgiyi paylaşmak sürdürülebilir madenciliğin ilk adımı"
İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 4’üncü Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması, bu yıl madenciliğin geleceği ve çevreyle uyumlu üretim modellerine odaklandı. Altın sponsorluğunu Yeniköy Kemerköy Enerji’nin üstlendiği ‘Sorumlu ve Sürdürülebilir Madencilik’ temalı etkinlik, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü yetkililerini, akademisyenleri, öğrencileri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi 4’üncü Sektör-Akademisyen-Öğrenci Buluşması’nda sorumlu madencilik konuşuldu. İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde düzenlenen etkinliğe; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) Genel Müdürü Arslan Narin, İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ve Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık katıldı. Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen buluşma, madencilikte sürdürülebilirlik, yeşil enerji dönüşümü, sürdürülebilirlik standartları ve çevresel rehabilitasyon konularına odaklandı. Akademisyenler, öğrenciler ve sektör temsilcileri ‘sorumlu ve sürdürülebilir madencilik’ anlayışını bilimsel ve uygulamalı örneklerle tartıştı. Madenciliğin geleceği gençlerle şekilleniyor Etkinliğe ev sahipliği yapan İTÜ Maden Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kumral, "Madenler olmadan hayat olmaz. Ancak bu kaynakları çıkarırken toprağın üstünü de korumamız gerekiyor. Bugün burada öğrencilerimizle birlikte sürdürülebilir madenciliğin geleceğini tartışıyor olmak bizler için çok değerli. Bugün burada hem sektörün hem akademinin hem de öğrencilerin buluşması, madenciliğin geleceğini daha bilinçli ve sürdürülebilir bir temele taşıyacak" değerlendirmesinde bulundu. Etkinlik boyunca öğrenciler, sektör temsilcileriyle birebir görüşerek staj ve kariyer fırsatları hakkında bilgi aldı. "Doğru bilgiyi paylaşmadan sürdürülebilir madencilik mümkün olamaz" Etkinlikte konuşma yapan Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Raporu’na değindi. Rapora göre, ‘dezenformasyon’ ve ‘yanlış bilgi’nin önümüzdeki dönemin en ciddi küresel riski olduğunu söyleyen Işık, "Zeytin taşıma faaliyetleri ile ilgili kamuoyunda çok ciddi bir dezenformasyon söz konusu. Zeytin taşınabilen bir ağaçtır. Sadece Türkiye değil, zeytin üretiminde önde gelen tüm ülkelerde zeytin taşıma sıklıkla başvurulan yöntemler arasında bulunuyor. Türkiye’de son 15 yılda zeytin ağacı varlığı yaklaşık iki katına çıktı. Böyle bir tabloda zeytin yok ediliyor demek gerçeği yansıtmamaktadır" dedi. Zeytin taşıma sürecini bilimsel yöntemlerle gerçekleştirdiklerini ve sürecin tüm akademik raporlarıyla kamuya açık ve şeffaf olduğunu belirten Işık, "Ankara Üniversitesi öncülüğünde yürüttüğümüz çalışmada, maden sahasındaki 151 zeytin ağacını bilimsel yöntemlerle taşıdık ve aynı bölgeye 300 yeni fidan diktik. Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya’nın denetiminde yürütülen süreç, şu ana kadar sıfır fireyle ilerledi. Ayrıca Türkiye Tabiatını Koruma Derneği de tüm paydaşlar adına süreci şeffaf bir şekilde izleyip raporlayacak" diye konuştu. "Köyler yok olacak söylemi büyük bir dezenformasyon örneğidir" ‘Maden ruhsat alanı’ sınırı ve ‘kazı alanı’ kavramlarının farkına dikkat çeken Işık, "Milas’ta köyler ve insanlar yerlerinden edilecek şeklinde asılsız söylemler var. Bizim kazı alanımız, ruhsatlı maden sahamızın sadece yüzde 3,7 sini oluşturuyor. Köy merkezlerini etkileyecek, bölge halkını yaşadıkları yerlerden edecek bir maden kazı çalışması söz konusu değildir." "Gerçekleri anlatmak da sorumlu madenciliğin bir parçası" Sürdürülebilir madenciliğin maden açılmadan başlayıp maden kapatıldıktan sonra da devam eden bir süreç olduğunu vurgulayan Işık, maden fakültesi öğrencilerine de önemli mesajlar verdi: "Bugün burada paylaşılan her bilimsel veri, dezenformasyona verilmiş bir cevaptır. Madencilik, bilim rehber edindiğinde tüm ekosistemle barışık olabilir. Mesleki kariyerinizde bilimin ışığından, şeffaf ve hesap verebilir olmaktan şaşmayın."
21 Ekim 2025 Salı - 15:09
Bolu’da tiftik keçisine 3 milyon liralık destek
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Ankara (Tiftik) keçisini koruma ve ıslah çalışmaları kapsamında Bolu’nun Seben ilçesinde 500 baş keçi üretilecek. Seben’de 2025 yılında üretilmesi planlanan 7 bin 157 kilogram tiftik için toplam 3 milyon 130 bin 496 lira destek sağlanacak. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü "Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının Yerinde Korunması ve Sürdürülebilir Kullanımı Ülkesel Projesi" kapsamında, 2005’ten beri Kırıkkale ve Siirt’te sürdürülen tiftik keçisi koruma çalışmaları, 2023’te Bolu’nun Seben ilçesinde de başlatıldı. Seben’de 5 üreticiye ait 500 tiftik keçisi koruma altına alınırken, düzenli destek ve ıslah çalışmaları da yürütülüyor. 3 milyon 130 bin 496 lira destek 2025 yılı itibarıyla, Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında gen kaynaklarının korunmasına yönelik projeyle hayvan başına 600 lira destek verilecek. Ayrıca üreticilere, ürettikleri tiftiğe kilogram başına ödeme yapılacak. Bu kapsamda, Seben’de 2025 yılında üretilmesi planlanan 7 bin 157 kilogram tiftik için toplam 3 milyon 130 bin 496 lira destek sağlanacak. Yıl içinde doğacak oğlaklar için ise üreticilere 300 ila 600 lira arasında değişen miktarlarda ek destek verilecek. Yetkililer, tiftik keçisinin tarihi ve ekonomik açıdan önemli bir gen kaynağı olduğunu, projeyle hem hayvan varlığının korunmasının hem de üreticinin desteklenmesinin amaçlandığını belirtti.
21 Ekim 2025 Salı - 14:35
Sultansuyu’nun şampiyon tayları Veliefendi’de rekor fiyatlara satıldı
Malatya’nın Akçadağ ilçesinde bulunan Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen geleceğin şampiyon tayları, açık artırmayla satıldı. Toplam 54 milyon 200 bin TL gelir elde edildi. Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen ünlü Arap yarış tayları İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda bugün görücüye çıktı. 15 baş safkan elit Arap koşu tayı açık artırma usulüyle satıldı. Bu satışlardan toplam 54 milyon 200 bin TL gelir elde edildi. Satış listesinde Özgünhan, Yılmabaşar ve Özduran gibi damızlıkların tayları yoğun ilgi gördü. Kafkasşahi’nin oğlu Egenin Beyi 1 milyon 250 bin TL’ye satılırken Özgünhan’ın oğlu Hızlı Yasin ise 10 milyon 500 bin TL ile en yüksek bedelle alıcısına kavuştu.
21 Ekim 2025 Salı - 14:06
Selden zarar gören Ortaca’lı üreticiye büyükşehir desteği
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Ortaca’da geçtiğimiz hafta etkili olan yoğun yağışların ardından seraları zarar gören üreticilere destek oldu. Karaburun ve Dereköy mahallelerinde selden etkilenen 34 üreticiye, yaklaşık 110 dekarlık alanda kullanılmak üzere 550 litre aminoasit ve organik madde içeren gübre desteği sağlandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yağışların hemen ardından bölgede hasar tespit çalışması yaparak üreticilerin ihtiyaçlarını belirledi. Özellikle seralarında ürün kaybı yaşayan çiftçilere gübre desteği verilerek bitkilerin yeniden toparlanması ve üretimin kısa sürede devam etmesi hedeflendi. Ekşiliyurt Mahalle Muhtarı Meral Uysal, sağlanan desteğin üreticiler için moral kaynağı olduğunu vurgulayarak: "Yağışlar sırasında belediyemiz anında müdahale etti, suların tahliyesine destek verdi. Bugün verilen gübre desteği üreticimiz için adeta bir can suyu oldu. Ahmet Başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. Karagöz: "Sel felaketi sonrası yaklaşık 110 dekarlık alanın zarar gördüğünü tespit ettik" Muğla Büyükşehir Belediyesinde görevli Ziraat Mühendisi Turgut Karagöz, Ortaca’da bir sel felaketi yaşandığını Başkan Aras’ın talimatı ile ilk günden itibaren zarar tespit çalışmalarını başlattıklarını belirtti. Turgut Karagöz; "Sel felaketi sonrası üreticilerimizin yanında olmak için çalışmaları başlattık. Yaklaşık 110 dekarlık alanın selden zarar gördüğünü tespit ettik. Bitkinin stres ve hastalık faktörü var. Bunları ortadan kaldırmak için elimizde bitki besleme ürünü vardı. Bunların dağıtımını yapmak ve vatandaşlarımızı bilgilendirmek için buradayız. Buradaki amacımız bitkinin stres faktörünü ortadan kaldırmak, hastalık dayanımlarını arttırmak üçüncüsü de vatandaşın da hemen üzerindeki meyveyi almasını sağlamak" Başkan Aras: "Üreticimizi yalnız bırakmadık, dayanışmayla yaralarımızı sarıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, afet sonrası tarımsal üretimin kesintiye uğramaması için hızla harekete geçtiklerini belirterek, "Ortaca’da yaşanan sel felaketinin ardından üreticilerimizin yanında olduk. İlk andan itibaren ekiplerimizi sahaya yönlendirip zarar tespiti yaptık. Şimdi de bitkilerin yeniden güçlenmesi ve üretimin devamı için gübre desteği sağlıyoruz. Bizim için tarımsal üretim yalnızca ekonomik değil, toplumsal dayanışmanın da temeli. Muğla’nın bereketli topraklarında üreticimizin emeğini korumak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder