EKONOMİ
Diyarbakır’da tekstil sektörünün geleceği ele alındı 15 Mayıs 2026 Cuma - 20:33:21 Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş İnsanları Derneği ile Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen "Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlanma Arayışı: Diyarbakır Çalıştayı", sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Armen Tekstil ev sahipliğinde, Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; DTSO Başkanı Mehmet Kaya, MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe, Ekonomi Gazetesi Başdanışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, İTÜ Tekstil ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Çalıştayda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, teşvik politikalarını eleştirerek, çözüm üretme süreçlerinde yerelin görüşlerinin dikkate alınmadığını savundu. Kaya, "Ankara’dan İstanbul’a giderken kendinizi Bolu’da bulursanız, ne kadar hızlı giderseniz gidin hedeften uzaklaşırsınız. Öncelikle yönü doğru kurmanız lazım. Türkiye’de kriz anlarında getirilen çözümlerde de maalesef yön doğru belirlenemiyor" dedi. 2002 yılından bu yana uygulanan teşvik sisteminin hedeflerine ulaşamadığını ifade eden Kaya, "Teşviklerin temel amacı bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmaktı. Ancak 1. ve 2. bölgeler teşviklerden yüzde 61 pay alırken, 5. ve 6. bölgelerdeki 29 ilin aldığı pay yalnızca yüzde 10’da kaldı. Bu da farkın kapanmadığını, tam tersine büyüdüğünü gösteriyor" diye konuştu. Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB’nin yaklaşık 10 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Kaya, bölgede faaliyet gösteren çok sayıda fabrikanın bugün kriz yaşadığını söyledi. İstanbul merkezli yatırımcıların bölgeye gelerek üretim yaptığını belirten Kaya, "Bugün 100’e yakın fabrikanın önemli bir kısmı kapanma noktasına geldi. Sanayi yatırımı bir dükkan açıp kapatmak gibi değildir. İnsanlar büyük sermayeler koyuyor, yıllarca geri dönüş bekliyor. Ancak kısa sürede değişen ekonomik koşullar nedeniyle üretici çıkmazın içine sürükleniyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki tekstil sektöründe ciddi istihdam kayıpları yaşandığını vurgulayan Kaya, "Hedefimiz 20 bin kişilik istihdam oluşturmaktı. Bir dönem 7 bin çalışan seviyesine ulaştık ancak kriz nedeniyle bugün yaklaşık 4 binlere kadar azaldı" dedi. Tekstil sektörünün Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Kaya, sektörün korunması gerektiğini söyledi. Kaya, "Cumhuriyetin kuruluşunda tekstil sektörünün önemli bir rolü vardı. Bu sektör bu toprakların genetiğine işlemiş durumda. Ne yapılırsa yapılsın, tekstil bu ülkede kalmalı" diye konuştu. Türkiye’nin sanayi üretimini destekleyecek güçlü kurumlara sahip olduğunu ifade eden Kaya, kamu kaynaklarının üretim ve sanayi yatırımlarına daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çalıştayın sektör adına önemli sonuçlar doğuracağına inandığını belirten Kaya, merkezi yönetimin sektör temsilcilerinin önerilerine kulak vermesi gerektiğini kaydetti. Toplantıda konuşan Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk, tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Federasyonun 35 dernek, 12 bin 500 üye ve bölgesel-sektörel sivil toplum kuruluşlarından oluştuğunu belirten Öztürk, 2024 yılında gerçekleştirilen genel kurulda sektörün geleceğine yönelik önemli kararlar aldıklarını hatırlattı. Çalıştayların amacının sektörün sadece kendi içinde değil, dünya ölçeğinde düşünmesini sağlamak olduğunu dile getiren Öztürk, sektörün mevcut sorunlarını sürekli konuşmak yerine geleceğin iş modellerine odaklanması gerektiğini söyledi. İşçi maliyetleri, enerji ve finansmana erişim gibi konuların ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Öztürk, "Biz geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmalıyız. Öğretilmiş yanlışlarla hareket etmeyi bırakıp kendi gerçeklerimizle yüzleşmeliyiz" diye konuştu. Konuşmasının sonunda Diyarbakır’ın önemine de değinen Öztürk, "Diyarbakır sadece kendisi için değil, bölgesi için de büyük anlam taşıyan bir şehir. Bizim için her zaman ayrı bir heyecan ve sevda olmuştur. Bu çalıştayın Diyarbakır için de önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum" dedi. GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe de, tekstil sektöründe öngörülebilirlik vurgusu yaptı. Tekstil sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve bölgesel kalkınma açısından da stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Gökçe, bölgedeki firmaların artık dünya markalarına üretim yapan güçlü yapılara dönüştüğünü ifade etti. Tekstil sektörünün bugün karşı karşıya olduğu temel sorunun yalnızca maliyetler olmadığını ifade eden Gökçe, üreticinin önünü görmek istediğini söyledi. Gökçe, "Sanayici önünü görebildiği sürece yatırım yapar, istihdam sağlar ve büyür. Bizler destek talep eden değil; rekabet edebileceği sürdürülebilir bir ortam isteyen üreticileriz. Tekstil; istihdamdır, sosyal dengedir, bölgesel kalkınmadır. Fabrikaların ışığı yanıyorsa, bu şehir üretmeye devam ediyor demektir. Güçlü bir tekstil sektörü, güçlü bir bölge demektir" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:05 DESOB Başkanı Ebedinoğlu’dan zincir market yasası talebi Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, 29 oda başkanıyla birlikte esnafın finansa erişimi için çağrıda bulunarak, zincir market yasasının çıkartılmasını talep etti. TESK Genel Başkan vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentteki 29 oda başkanlarıyla birlikte DESOB binası önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları ve POS komisyonları gibi giderlerin esnafın belini büktüğünü söyledi. Zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi karşısında mahalle esnafının her geçen gün daha fazla güç kaybettiğini, küçük işletmeler korunmadan yerel ekonominin de korunamayacağına dikkat çeken Ebedinoğlu, Diyarbakır genelinde esnafın ancak yüzde 35’inin primlerini düzenli ödeyebildiğini dile getirdi. Geriye kalan yüzde 65’lik kesimin her geçen gün faiz yükü altında ezildiğini aktaran Ebedinoğlu, esnafın aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakıldığını, buna karşın emekli maaşlarının 20 bin TL ile 21 bin TL arasında kaldığını söyledi. Sosyal güvenlik sistemindeki bu durumun büyük bir adaletsizlik olduğunu savunan Ebedinoğlu, yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi konusunda henüz somut bir adım atılmadığını ve bu beklentinin artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi. Esnafın krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdüremediğini, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini aktaran Ebedinoğlu, yüksek banka faizleri ve piyasadaki durgunluk nedeniyle tahsilat yapılamadığını, bu durumun domino etkisi oluşturacak binlerce işletmeyi kapanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Ebedinoğlu, esnafın ödeme gücüne göre Bağ-Kur primlerinin yeniden düzenlenmesini, gecikme faizlerinin silinmesini veya makul seviyelere çekilerek kapsamlı bir yapılandırma sisteminin hayata geçirilmesini istedi. Kredilerdeki vergi ve SGK borcu şartının esnetilmesi gerektiğini belirten Ebedinoğlu, küçük esnaf için düşük faizli destek paketlerinin hazırlanması, zincir market yasasının çıkarılması ve elektrik ile kira gibi kalemlerde esnafa özel destek mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu. Esnaf ve sanatkarın ülkenin omurgası olduğunu hatırlatan Ebedinoğlu, esnafın olmadığı yerde üretimin, istihdamın ve sosyal hayatın olamayacağını belirterek, esnafın haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:23 Safranbolu ve Düzce arasında kardeş oda protokolü imzalandı Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Safranbolu TSO arasında kardeş oda protokolü imzalandı. Düzenlenen imza törenine Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Topal, Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı Cengiz Ünal, her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Erdoğan Bıyık, bölge odalar ile sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bölgemizin gelişimi için, planlı ve istikrarlı büyüme hedeflerimize ortak çalışmalar ile ulaşmaya çalışıyoruz. Düzce’den başlatmış olduğumuz Turizm atağında bölgemizi de kapsayan önemli adımlar atıyoruz. Batı Karadeniz Bölge Destinasyonu çalışması ile bölgemizin turizm potansiyellerini verimli şekilde değerlendirmeyi, konaklamalı turizm pastasından bölge olarak hak ettiğimiz payı almayı amaçlıyoruz. Bugün burada Safranbolu TSO ile yapmış olduğumuz Kardeş Oda protokolü hem turizm hem de sınai konularda kapsamlı iş birliklerini kapsıyor. İmzaladığımız protokolün odalarımıza, üyelerimize ve bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Erol Altuntepe, YÖREX fuarında Safranbolu Safranı ve Konuralp Pirincini bir araya getirerek atılan adımın bugün kardeş oda protokolü imzalanması aşamasına gelmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını, protokol ile bölgenin kazanımlarının daha da artacağına inandıklarını da sözlerine ekledi. Yapılan konuşmaların ardından Kardeş Oda olmasına yönelik protokol imza altına alındı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:14 Ayvalık’ta tarihi tarımsal buluşma Kuzey Ege’nin üretim gücü, tarım vizyonu ve zeytincilik mirası Ayvalık’ta aynı çatı altında buluştu. Bölgenin ilk ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan Agro Ayvalık 2026 Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı, görkemli bir törenle kapılarını açarken, eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi de sektörün en önemli buluşma platformlarından biri oldu. 15-18 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun açılış törenine siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Açılışa katılımın yüksek olması, Agro Ayvalık’ın daha ilk yılında bölgesel sınırları aşan güçlü bir organizasyon haline geldiğini ortaya koydu. "Agro Ayvalık önemli bir ticaret merkezi olacak" Açılışta konuşan Kare Fuarcılık İcra Kurulu Başkanı Ercüment Er, Kuzey Ege’de düzenlenen ilk ihtisas fuarını hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Fuarda tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürün ve hizmetlerini sergileme imkânı bulacağını belirten Er, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale’den çok sayıda heyetin fuarı ziyaret edeceğini ifade etti. Eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi’nin de üretici, akademisyen ve ihracatçıları bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarının konuşulacağı önemli bir platform olacağını dile getiren Er, Agro Ayvalık’ın gelecek yıllarda da büyüyerek devam edeceğini kaydetti. "Altınova üretimin merkezi" Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar ise konuşmasında Altınova’nın tarım açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye "Altınova" adını verdiğini hatırlatan Uçar, bu bereketli toprakların modern tarım teknikleriyle daha ileri taşınması gerektiğini söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda milli bağımsızlık ve gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Uçar, teknoloji, markalaşma ve sürdürülebilir üretim vurgusu yaptı. Uçar ayrıca fuarların kent ekonomisine büyük katkı sunduğunu belirterek, fuar turizminin Ayvalık’ın marka değerini artıracağını ifade etti. "Tarım Ayvalık’ın kalbinin atışı" Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin de Ayvalık’ın tarih boyunca üretimle anılan özel bir kent olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kültür ve yaşam biçimi olduğunu belirten Ergin, zeytin ve zeytinyağının ilçenin kimliğini yansıttığını ifade etti. İklim krizi ve artan maliyetler nedeniyle tarımda yeni teknolojilerin önem kazandığını vurgulayan Ergin, Agro Ayvalık 2026’nın sektör temsilcileriyle üreticileri buluşturarak önemli bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. "Tarım milli güvenlik meselesidir" İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise konuşmasında tarım ve hayvancılığın siyaset üstü bir konu olduğunu belirterek, üretimin milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin tarım ve zeytincilik potansiyeline rağmen üreticinin artan maliyetlerle mücadele ettiğini dile getiren Çömez, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çömez, Agro Ayvalık’ın bölge ekonomisine ve üreticilere önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. 156 firma katıldı Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi ve katılımcı stantları ziyaret edildi. Altınova Kapalı Pazaryeri’nin 8 bin 600 metrekarelik alanında düzenlenen fuarda 156 firma ve firma temsilciliği yer aldı. Fuarda yeni nesil traktörler, tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, dijital tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları, yem teknolojileri, sera çözümleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları yoğun ilgi gördü. Ayvalık zeytinciliğin karar merkezi oluyor Agro Ayvalık 2026’yı farklı kılan en önemli unsur ise aynı çatı altında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi oldu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede; üretimden ihracata, coğrafi işaretten lisanslı depoculuğa kadar sektörün kritik başlıkları ele alınıyor. Yerel yönetimlerin tarım politikaları, üreticilerin maliyet sorunları, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve kadın üreticilerin kırsal kalkınmadaki rolü gibi konuların masaya yatırıldığı zirvenin, sektör adına önemli çözüm önerileri ve iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.
Aydın’da sezonun ilk kestanesi kilosu 550 TL’den alındı
21 Ekim 2025 Salı - 12:45 Aydın’da sezonun ilk kestanesi kilosu 550 TL’den alındı Aydın’ın AB Coğrafi İşaret Tescilli kestanesinde 2025 sezonu ilk mahsulleri, Aydın Ticaret Borsası tarafından sembolik olarak kilosu 550 TL’den satın alındı. Aydın’ın coğrafi işaretli ürünlerinden ve önemli ihracat mahsullerinden olan kestanede 2025 sezonu başladı. 2025 yılının ilk kestanesi düzenlenen törenle Aydın Ticaret Borsası tarafından satın alındı. Borsa binasında yapılan törende, Aydın Ticaret Borsası’na sezonun ilk ürününü teslim eden üreticilerin kestanesi Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur tarafından 12 üreticiden toplamda 131 kilogram kestane sembolik olarak kilogramı 550 TL’den alındı. Türkiye’deki kestane üretiminin yaklaşık yüzde 33’ü Aydın ilinde gerçekleştiğini belirten Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur, "İlimizin ve bölgemizin önemli tarım ürünleri arasında yer alan ve borsamız tarafından Avrupa Birliği coğrafi işareti alınan Aydın Kestanesi, ilimiz ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. 2024 yılında ülkemizde 74 bin 300 ton kestane üretilmiş olup, bu üretimin 24 bin 315 tonu ilimize aittir. İlimiz, TÜİK verilerine göre Türkiye kestane üretiminde ilk sırada yer almaktadır. Türkiye’de 1 Ekim 2024-30 Eylül 2025 arasında toplam 12 bin 157 ton kestane tescili yapılmış, bu tescilin 5 bin 669 tonu ilimizde gerçekleştirilmiştir 2024 - 2025 sezonu müstahsil alım ortalama kg fiyatı 121,55 TL olarak gerçekleşmiştir. 2024 yılı itibariyle Türkiye genelinde kestane ağacı varlığı 3 milyon 17 bin 855 adet olup, Aydın olarak yüzde 29’luk pay ile 871 bin 211 adet kestane ağacına sahiptir. TÜİK verilerine göre, ülkemiz 2024-2025 sezonunda 6 bin 995 ton kestane ihracatından 17 milyon 890 bin dolar gelir elde etmiştir. Aynı dönemde kestane ithalatımız ise 944 ton karşılığında 827 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. İlimizde ise 2024 yılında gerçekleşen kestane ihracatı 771 ton olmuştur. 2025 yılının ilk 9 ayında ülkemizde bin 135 ton kestane ihracatından 2 milyon 664 bin dolar gelir elde edilmiştir. Aynı dönemde kestane ithalatımız 771 ton karşılığında 698 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. İlimizde ise aynı dönemde gerçekleşen kestane ihracatı 478 ton olarak kaydedilmiştir. 2025-2026 sezonunun ilk kestanesi Aydın Ticaret Borsası tarafından sembolik olarak kilosu 550 TL’den teslim almıştır. Tüm üreticilerimize, tüccarımıza ve ihracatçılarımıza bereketli bir hasat sezonu geçirmelerini diler, sezonun hayırlı ve uğurlu olmasını temmenni ederim" dedi. Kestane üreticisi İsmail Bacak ise, "Hem üreticiyiz hem de ihracat yapıyoruz. Çok şükür sezon bereketli. Yağışlardan dolayı ürünlerimizde yüzde 40 fazlalık var, kalitesi de güzel. Hasadın şu anda yüzde 60’ı bitti. Yüzde 40’ı daha devam ediyor. Hasat sezonu bir 15 gün daha sürer. Ürünün de alım-satımı önümüzdeki yılın Mart ayına kadar devam eder. Şu anda fiyatlar 100-200 arası ama sezonu gelince biraz daha düşer, 100-150 TL arası olur diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Hepsiburada, iş ortaklarıyla Efsane Kasım öncesinde bir araya geldi
21 Ekim 2025 Salı - 12:32 Hepsiburada, iş ortaklarıyla Efsane Kasım öncesinde bir araya geldi Hepsiburada, ‘İş Ortağım’ platformu kapsamında düzenlediği buluşmada binlerce iş ortağıyla Efsane Kasım öncesi bir araya geldi. İş Ortağım platformunun ve Efsane Kasım’ın 10’uncu yılını kutlayan Hepsiburada, Türkiye’nin dört bir yanındaki üretici, KOBİ ve girişimcilerle bir araya gelerek e-ticaretin en yoğun dönemine yaklaşırken iş ortaklarının satışlarını artıracak, rekabet güçlerini ve dijital yetkinliklerini geliştirecek stratejilerini aktardı. Açılış konuşmasında Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, e-ticaret platformunun 25 yıllık yolculuğuna ve Türkiye’ye e-ticareti kazandıran öncü vizyonuna değinerek, Efsane Kasım’ı Türkiye’ye getiren şirket olarak Türkiye’de e-ticaret kültürüne büyük bir etki yaptıklarını ifade etti. Gökçetekin, şirket olarak ülke genelinde on binlerce işletmenin büyümesine, istihdam üretmesine ve dijitalleşmesine katkı sağlayan güçlü bir ekosistem oluşturduklarını belirtti. Etkinlikte farklı kategorilerde e-ticaret üzerinde satış yapan KOBİ’ler ve girişimciler; operasyonel, dijital ve ticari stratejileri doğrudan Hepsiburada kategori liderlerinden dinleme, birebir iletişim kurma ve sektördeki yeni fırsatları, trendleri ve büyüme alanlarını yakından değerlendirme imkanı buldu. ’’Efsane Kasım’ın 10’uncu yılında birlikte büyümenin sorumluluğunu taşıyoruz ’’ Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Ender Özgün, Hepsiburada pazaryerinin ve Efsane Kasım’ın 10’uncu yılına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Bu yıl hem pazaryerimizin hem de Efsane Kasım’ın 10’uncu yılını kutluyoruz. On yıl önce attığımız bu adım, bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki üreticilerin, KOBİ’lerin ve girişimcilerin büyümesine yön veren güçlü bir ivmeye dönüştü. Efsane Kasım bizim için bir kampanya dönemi olmaktan öte, birlikte büyüdüğümüz iş ortaklarımıza karşı duyduğumuz sorumluluğun bir yansıması. Bu sorumluluk bilinciyle, ortak başarımızı her yıl bir adım ileriye taşımak, iş ortaklarımızın gücünü müşterilerimize daha iyi bir alışveriş deneyimi olarak yansıtmak için tüm ekosistemimizle birlikte çalışıyoruz. Tüm yıl boyunca bu hedef doğrultusunda hazırlandık. Pazarlama gücümüzü, teknolojimizi ve lojistik altyapımızı paylaşarak birlikte büyüyoruz. Bu yıl da aynı kararlılıkla; müşteriyi odağına alan, güveni merkeze koyan ve e-ticaretin geleceğini şekillendiren bir planla yola çıktık. Efsane Kasım’da bir kez daha birlikte rekorlar kıracağımıza inanıyorum."
Tavşanlı pazarında mantar mesaisi
21 Ekim 2025 Salı - 12:25 Tavşanlı pazarında mantar mesaisi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki semt pazarında, yörenin gözde mantarları tezgahlardaki yerini aldı. Melki, Epcin veya Kanlıca olarak bilinen lezzetli mantarlar büyük ilgi görürken, fiyatların düşebileceği müjdesi de geldi. Dedebölük mantarları ise daha uygun fiyatıyla alıcı buluyor. Tavşanlı semt pazarında mantar sezonunun hareketlenmesiyle birlikte vatandaşlar tezgahlara akın etti. Özellikle Melki mantarı olarak bilinen ve damaklarda eşsiz bir tat bırakan bu tür, geçtiğimiz hafta 300 TL ile 400 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyordu. Ancak bölgede Melki mantarının bu hafta Harmancık ve Dursunbey ilçelerinde bolca bulunması, önümüzdeki günlerde fiyatlarda düşüş yaşanabileceği beklentisini oluşturdu. Mantar satıcıları, Melkinin bolluğuna göre fiyatların daha makul seviyelere inebileceğini belirtiyor. Pazarda Melkinin yanı sıra Dedebölük mantarı da tezgahlarda yerini aldı. Dedebölük mantarları, 150 TL’den alıcı bularak daha ekonomik bir alternatif sunuyor. Mantar toplayıcısı Neslihan Uzun, melki gibi değerli mantarların doğada zor bulunduğunu ve toplanırken dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Uzun, "Bu mantarlar zor bulunuyor. İnsanlar toplarken dikkat etmeli, kaybolma olayları yaşanabilir. Ayrıca bilmeyenlerin zehirli mantarlarla karıştırma riski de var. Bu yüzden sadece bildiğimiz mantarları toplamalı veya güvenilir yerlerden temin etmeliyiz" uyarısında bulundu.
Dicle Elektrik’ten izinsiz GES kurulumlarına karşı uyarı:
21 Ekim 2025 Salı - 12:22 Dicle Elektrik’ten izinsiz GES kurulumlarına karşı uyarı: Dicle Elektrik, çağrı mektubu olmadan yapılan GES kurulumlarının şebekeye zarar verdiğini ve ciddi güvenlik riski oluşturduğunu açıkladı. Şirket, enerji alışının olmadığı bölgelerde kurulum yapan tesislerin de sorumlu elektrik dağıtım şirketine bilgilendirme dilekçesi vermesi gerektiğini vurguladı. Genel Müdür Yaşar Arvas, "Çağrı mektubu alınmadan ve gerekli bilgilendirme dilekçesi sunulmadan yapılan kurulumlar, enerji arzında dengesizliklere ve ciddi can-mal kayıplarına yol açabilir. Biz bu noktada kamu yararını ve sistem güvenliğini önceleyerek gerekli yaptırımları uygulayacağız" dedi. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak illerinde hizmet veren Dicle Elektrik, şebekeyle resmi bağlantısı olmayan ya da çağrı mektubu almadan kurulumu yapılan güneş enerji santrallerine (GES) ilişkin önemli bir uyarıda bulundu. Yapılan açıklamada, dağıtım şebekesine bağlı ya da bağımsız alanlarda izinsiz olarak kurulan enerji üretim tesislerinin mevzuata aykırı olduğu ve bu tesislerin ciddi güvenlik riskleri taşıdığı ifade edildi. Şirket, bu tür kurulumların şebeke dengesini bozduğunu, enerji kalitesini düşürdüğünü ve muhtemel yangınlara neden olabileceğini belirterek üretim tesisi sahiplerini bilgilendirme dilekçesi sunmaları konusunda uyardı. "Amaç enerji güvenliği ve kamu yararı" Genel Müdür Yaşar Arvas, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Mevzuata aykırı GES kurulumları yalnızca sistemin teknik dengesini bozmakla kalmıyor, aynı zamanda insanların güvenliğini tehdit eden sonuçlar doğurabiliyor. Çağrı mektubu alınmadan ve gerekli bilgilendirme dilekçesi sunulmadan yapılan kurulumlar, enerji arzında dengesizliklere ve ciddi can-mal kayıplarına yol açabilir. Biz bu noktada kamu yararını ve sistem güvenliğini önceleyerek gerekli yaptırımları uygulayacağız" diye konuştu. Tespit edilen tesisler şebekeden bildirimsiz ayrılacak Dicle Elektrik, kabul işlemleri tamamlanmadan devreye alınan GES üretim tesislerinin, mevzuata göre şebekeden bildirimsiz bir şekilde çıkarılacağını duyurdu. Bu kapsamda, Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği çerçevesinde yapılan düzenlemelere aykırı şekilde kurulum yapan gerçek ya da tüzel kişilerin, 60 gün içinde tesis ekipmanlarını demonte ederek parsel dışına çıkarması gerektiği bildirildi. Ayrıca, izinsiz kurulum yapan bu kişilerin üç yıl boyunca yeni başvuru yapamayacağı ve yeni kurulacak tesisler için de titiz bir denetim süreci uygulanacağı açıklandı. Dicle Elektrik, ilgili yönetmelikler kapsamında tüm kişi ve kurumları yasal çerçeveye uygun hareket etmeye çağırırken, sosyal medya ve yerel yönetimler aracılığıyla da bilgilendirme çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.
Asırlık borsa, yeni yüzyılın binasının temelini dualarla attı
21 Ekim 2025 Salı - 12:10 Asırlık borsa, yeni yüzyılın binasının temelini dualarla attı Manisa Ticaret Borsası, 100. yılında kente modern bir hizmet binası kazandırmak için dualar eşliğinde yeni binanın temelini attı. Törende konuşan Manisa Ticaret Borsası Başkanı Sadık Özkasap, "Yeni binamız Manisa tarımına gelecek yüzyıllar boyunca hizmet edecek" dedi. Manisa Ticaret Borsası, kuruluşunun 100. yılında yeni hizmet binasının temelini dualarla attı. Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde, Şehzadeler Belediyesi şantiyesi yanında bulunan alanda gerçekleştirilen temel atma törenine Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Meclis Başkanı Cahit Yayman, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri katıldı. "Manisa tarımın kalbidir" Törende konuşan Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, 100. kuruluş yılına yakışır önemli bir adımı atmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Son yıllarda çok ciddi bir şekilde arazi arayışı içindeydik. Yeni modern bir binanın yapılması, Manisa Ticaret Borsasının 100. yılında 100 yıl sonra yeni bir binanın yapılmasının onurunu ve gururunu yaşıyoruz. Manisa Ticaret Borsası 1925 yılında kurulmuş. 1925’ten sonra 1940’lı yıllarda mevcut olan binasına gelmiş. O günden sonra Manisa’nın o günkü tarımı ile potansiyeli ile bugünkü arasında çok çok büyük farklar var. Gerek tarımdaki sanayisi, üreticiliği ve ihracatıyla Manisa, tarımın kalbidir. Bu böyle bir şehre böyle bir binanın yapılmasının artık bir gerektim olduğuna inandık. Tabii bu birlik ve beraberlik sadece üyelerimize değil her zaman söylediğim gibi üreticimizin de çok büyük emeği vardır bu binanın içinde. Onlarla beraber bu yolda yürüyoruz. Manisa Ticaret Borsası bugüne kadar yürümüş olduğu adımlarla bundan sonra da emin adımlarla yürümeye devam edecek. Bizden sonraki nesle yeni bir bina bırakmanın da mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni jenerasyon, yeni binalarında Manisa’nın bugüne kadar işleyen tarım ve tarım politikalarının, tarıma dayalı sanayinin devam edeceği modern bir binanın devam etmeleri bundan dolayı da mutluluk duyuyoruz. Burada aşağı yukarı 2 bin metrekare kapalı alan olacak. Binamız bin metrekarenin üzerinde bir arsanın üzerine kuruluyor. Yeni binamızın konumu çok güzel bir yerde. Bir tarafımızda, arkamızda Tarım İl Müdürlüğü, yine arkamızda Manisa Kütüphanesi ve şu an mevcut olan Şehzadeler Belediyesinin şantiyesinin olduğuna da yere de Şehzadeler Kaymakamlığı gelecektir. Bugün hakikaten bir mutluluk, bir gurur günüdür Manisa’nın. Buranın yapımında emeği geçenlere de ayrıca çok çok teşekkür etmek istiyorum. Bu yerin tahsisi konusunda Manisa milletvekilimiz Türkiye Birlik Millet Meclisi Grup Başkanvekilimiz Sayın Bahadır Yenişehirlioğlu’na, Valiliğimize bağlı YİKOP’a, Şehzadeler, Yunusemre, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve belediye çalışanlarına, mimarımız Atilla Efendioğlu’na ve inşaatın müteahhitliğini devam eden Fehmi Ustamızla beraber bu binayı inşallah ocak ayına kadar kaba binasını bitireceğiz. Ondan sonra da gerekilen işleyişe göre devam edeceğiz. Yeni binamızın Manisa’mıza, ihracatçılarımıza, üreticilerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum." dedi. "Manisa tarımına gelecek yüzyıllar boyunca hizmet edecek" Çalışmaların daha önce başlaması gerektiğini ancak bazı durumlardan dolayı yaklaşık 4 aylık bir gecikmenin ardından başladıklarını kaydeden Özkasap, "Daha önce başlayacaktı. Ama gerekilen izinler, buranın bir fay hattı olduğundan dolayı yeraltı kazık çakımları gibi durumlar inşaatımızı 3 ay, 4 ay etkiledi. Süreyi uzattı. Fehmi Usta ile yapmış olduğumuz görüşmelerde ocak ayı içinde kaba binamızı çıkarmış olacağız. Ondan sonra da artık duvarlarıyla, dış cepheleriyle, iç giydirmeleriyle, elektrikleri, suları bunlar devam edecek bir çalışma. Onun için tam ne zaman biteceğini bir tarih vermek şu an için erken. Ama kaba binamız ocak ayında Allah’ın izniyle bitecek. Burasının hakikaten mimarisiyle, her şeyiyle çok çalıştık. Masa üstünde çok çalıştık. Binanın oturulmasına çalıştık. Yeraltı otoparkından, buranın laboratuvar bölümlerini ayırdık. Konferans salonumuz en yukarıda orası yapılıyor. Dört katlı bir bina oluyor. İnşallah istediğimiz gibi bir binanın Manisa Ticaret Borsası’na bundan sonraki yüzyıllarına inşallah hizmet edeceğine cani gönülden inanıyorum" diye konuştu. Yeni binanın temel atma töreni öncesi Hatuniye Cami İmam Hatibi Hayrettin Çoban’ın yaptırdığı dua ve kesilen adaklık hayvanın ardından Başkan Sadık Özkasap ve beraberindekiler butona basarak yeni hizmet binasının temelini attı. Temel atma sırasında, geleneğe uygun olarak katılımcılar temele nazar boncuğu attı.
Yalova’da üretilen el yapımı sabunlar 20 ülkeye ihraç ediliyor
21 Ekim 2025 Salı - 12:03 Yalova’da üretilen el yapımı sabunlar 20 ülkeye ihraç ediliyor Yalova’da üretilen el yapımı doğal sabunlar Çin’den Amerika’ya toplam 20 ülkeye ihraç ediliyor. Kadıköy beldesinde üretim ve satış yeri olan firmanın yetkisi Koray Erten, babasından yadigâr geleneksel sabun üretimini 30 yıldır sürdürdüklerini söyledi. Evlerinin mutfağında başlayan üretim serüveninde bugün ihracat yapar duruma getirdiklerini belirten Erten, "1995 senesinde Kocaeli Gölcük’te üretime başladık. Asıl memleketimiz olan Manisa Akhisar’da herkes kendi sabununu kendisi üretir. Zeytin memleketi olduğu için zeytinlerini toplayıp zeytinyağlarını hasat ettikten sonra bu zeytinlerle sabunlar üretirdik. Sonra bunu biraz daha teknoloji ile, bitkisel yağlar ve bitki özleriyle zenginleştirerek daha kaliteli bir ürün haline getirdik ve bu şekilde ilerlettik. İlk üretim süreci kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak için geleneksel olan zeytinyağlı sabun üretimini yaparak evimizde kullanmakla başladı. Sonra gelen talepler üzerine bunu ticarete yansıtarak üretimimizi artırdık. Zeytinyağlı sabunken daha sonra defneli, ısırganlı, çam, terebentin özü, katran sabunlu şeklinde çeşitler ekledik. Aile yadigârı bir işi sürdürmek bizi motive eden bir şey. Bu işin maddi değerinden çok daha yüksek olan manevi değeri bizim için önemli. Babamızdan, annemizden bize yadigâr kalan bu mesleği daha ileri taşımak için canla başla çalışıyoruz" dedi. Tamamen el yapımı Ürünlerinin tamamen el yapımı olduğunu dile getiren Erten, "İşimizi çok severek yapıyoruz. O yüzden bu işi sonuna kadar ilerletme hayali içindeyiz. Bunun için üzerimize düşen ne varsa yapmaya gayret ediyoruz. Sabunlarımızı tamamen elde üretiyoruz. Burada bir üretim bandı yok, makine yok. Üretim sürecimizde tamamen el yapımı kalıplara sabunları elimizle dökerek içinde kullandığımız yağları ve bitkisel özleri karıştırıp kalıplara döküyoruz. Daha sonra bu kalıplardan çıkarıp yine elde paketleyerek, etiketlemesi de elde olacak şekilde yüzde yüz el yapımı kalitede sabunları üretiyoruz. Amacımız tamamen doğal, premium butik sabunlar üretmek" diye konuştu. Firmalarının ürün portföyünde yaklaşık 70 lokomotif ürün bulunduğunu kaydeden Erten, "Ancak toplam ürün çeşidi 200-300’ü buluyor. Desenli, lifli ve süngerli sabunlar farklı kategorilerde sunuluyor. Türkiye’nin dört bir yanında satışta olan ürünler, Çin, Amerika ve yaklaşık 20 farklı ülkeye de ihraç ediliyor. Hatta Afrika’nın güneyinde yer alan Mauritius Adası’nda bile ürünler rağbet görüyor" ifadesini kullandı.
Yalova’da üretilen el yapımı sabunlar 20 ülkeye ihraç ediliyor
21 Ekim 2025 Salı - 12:00 Yalova’da üretilen el yapımı sabunlar 20 ülkeye ihraç ediliyor Yalova’da el yapımı doğal sabun üretimi yapan firma, Çin’den Amerika’ya toplam 20 ülkeye sabun ihraç ediyor. Kadıköy beldesinde üretim ve satış yeri olan firmanın yetkisi Koray Erten, babasından yadigâr geleneksel sabun üretimini 30 yıldır sürdürdüklerini söyledi. Evlerinin mutfağında başlayan üretim serüveninde bu gün ihracat yapar duruma getirdiklerini belirten Erten, "1995 senesinde Kocaeli Gölcük’te üretime başladık. Asıl memleketimiz olan Manisa Akhisar’da herkes kendi sabununu kendisi üretir. Zeytin memleketi olduğu için zeytinlerini toplayıp zeytinyağlarını hasat ettikten sonra bu zeytinlerle sabunlar üretirdik. Sonra bunu biraz daha teknoloji ile, bitkisel yağlar ve bitki özleriyle zenginleştirerek daha kaliteli bir ürün haline getirdik ve bu şekilde ilerlettik. İlk üretim süreci kendi ihtiyaçlarımızı karşılamak için geleneksel olan zeytinyağlı sabun üretimini yaparak evimizde kullanmakla başladı. Sonra gelen talepler üzerine bunu ticarete yansıtarak üretimimizi artırdık. Zeytinyağlı sabunken daha sonra defneli, ısırganlı, çam, terebentin özü, katran sabunlu şeklinde çeşitler ekledik. Aile yadigârı bir işi sürdürmek bizi motive eden bir şey. Bu işin maddi değerinden çok daha yüksek olan manevi değeri bizim için önemli. Babamızdan, annemizden bize yadigâr kalan bu mesleği daha ileri taşımak için canla başla çalışıyoruz" dedi. Tamamen el yapımı Ürünlerinin tamamen el yapımı olduğunu dile getiren Erten, "İşimizi çok severek yapıyoruz. O yüzden bu işi sonuna kadar ilerletme hayali içindeyiz. Bunun için üzerimize düşen ne varsa yapmaya gayret ediyoruz. Sabunlarımızı tamamen elde üretiyoruz. Burada bir üretim bandı yok, makine yok. Üretim sürecimizde tamamen el yapımı kalıplara sabunları elimizle dökerek içinde kullandığımız yağları ve bitkisel özleri karıştırıp kalıplara döküyoruz. Daha sonra bu kalıplardan çıkarıp yine elde paketleyerek, etiketlemesi de elde olacak şekilde yüzde yüz el yapımı kalitede sabunları üretiyoruz. Amacımız tamamen doğal, premium butik sabunlar üretmek" diye konuştu. Firmalarının ürün portföyünde yaklaşık 70 lokomotif ürün bulunduğunu kaydeden Erten, "Ancak toplam ürün çeşidi 200-300’ü buluyor. Desenli, lifli ve süngerli sabunlar farklı kategorilerde sunuluyor. Türkiye’nin dört bir yanında satışta olan ürünler, Çin, Amerika ve yaklaşık 20 farklı ülkeye de ihraç ediliyor. Hatta Afrika’nın güneyinde yer alan Mauritius adasında bile ürünler rağbet görüyor" ifadesini kullandı.