Son Dakika
|
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Osmaniye’de sağanak: Evleri ve tarlaları su bastı
Marketten alınan çiğköfte öğrencileri zehirledi
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan TDT zirvesi için Türkistan’da
Trump: "Xi, ABD’yi gerileyen bir ülke olarak görmekte haklıydı"
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Ordu’da yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan 21 işçi hastanelik oldu
EKONOMİ
Diyarbakır’da tekstil sektörünün geleceği ele alındı
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:33:21
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Moda ve Hazır Giyim Federasyonu, Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş İnsanları Derneği ile Ekonomi Gazetesi iş birliğiyle düzenlenen "Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe Yeni Konumlanma Arayışı: Diyarbakır Çalıştayı", sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Armen Tekstil ev sahipliğinde, Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirilen çalıştaya; DTSO Başkanı Mehmet Kaya, MHGF Başkanı Hüseyin Öztürk, GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe, Ekonomi Gazetesi Başdanışmanı Dr. Rüştü Bozkurt, İTÜ Tekstil ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevin Çiğdem Gürsoy ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı. Çalıştayda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, teşvik politikalarını eleştirerek, çözüm üretme süreçlerinde yerelin görüşlerinin dikkate alınmadığını savundu. Kaya, "Ankara’dan İstanbul’a giderken kendinizi Bolu’da bulursanız, ne kadar hızlı giderseniz gidin hedeften uzaklaşırsınız. Öncelikle yönü doğru kurmanız lazım. Türkiye’de kriz anlarında getirilen çözümlerde de maalesef yön doğru belirlenemiyor" dedi. 2002 yılından bu yana uygulanan teşvik sisteminin hedeflerine ulaşamadığını ifade eden Kaya, "Teşviklerin temel amacı bölgeler arası kalkınmışlık farkını azaltmaktı. Ancak 1. ve 2. bölgeler teşviklerden yüzde 61 pay alırken, 5. ve 6. bölgelerdeki 29 ilin aldığı pay yalnızca yüzde 10’da kaldı. Bu da farkın kapanmadığını, tam tersine büyüdüğünü gösteriyor" diye konuştu. Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB’nin yaklaşık 10 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Kaya, bölgede faaliyet gösteren çok sayıda fabrikanın bugün kriz yaşadığını söyledi. İstanbul merkezli yatırımcıların bölgeye gelerek üretim yaptığını belirten Kaya, "Bugün 100’e yakın fabrikanın önemli bir kısmı kapanma noktasına geldi. Sanayi yatırımı bir dükkan açıp kapatmak gibi değildir. İnsanlar büyük sermayeler koyuyor, yıllarca geri dönüş bekliyor. Ancak kısa sürede değişen ekonomik koşullar nedeniyle üretici çıkmazın içine sürükleniyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki tekstil sektöründe ciddi istihdam kayıpları yaşandığını vurgulayan Kaya, "Hedefimiz 20 bin kişilik istihdam oluşturmaktı. Bir dönem 7 bin çalışan seviyesine ulaştık ancak kriz nedeniyle bugün yaklaşık 4 binlere kadar azaldı" dedi. Tekstil sektörünün Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Kaya, sektörün korunması gerektiğini söyledi. Kaya, "Cumhuriyetin kuruluşunda tekstil sektörünün önemli bir rolü vardı. Bu sektör bu toprakların genetiğine işlemiş durumda. Ne yapılırsa yapılsın, tekstil bu ülkede kalmalı" diye konuştu. Türkiye’nin sanayi üretimini destekleyecek güçlü kurumlara sahip olduğunu ifade eden Kaya, kamu kaynaklarının üretim ve sanayi yatırımlarına daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çalıştayın sektör adına önemli sonuçlar doğuracağına inandığını belirten Kaya, merkezi yönetimin sektör temsilcilerinin önerilerine kulak vermesi gerektiğini kaydetti. Toplantıda konuşan Moda ve Hazır Giyim Federasyonu Başkanı Hüseyin Öztürk, tekstil ve hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Federasyonun 35 dernek, 12 bin 500 üye ve bölgesel-sektörel sivil toplum kuruluşlarından oluştuğunu belirten Öztürk, 2024 yılında gerçekleştirilen genel kurulda sektörün geleceğine yönelik önemli kararlar aldıklarını hatırlattı. Çalıştayların amacının sektörün sadece kendi içinde değil, dünya ölçeğinde düşünmesini sağlamak olduğunu dile getiren Öztürk, sektörün mevcut sorunlarını sürekli konuşmak yerine geleceğin iş modellerine odaklanması gerektiğini söyledi. İşçi maliyetleri, enerji ve finansmana erişim gibi konuların ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Öztürk, "Biz geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizi konuşmalıyız. Öğretilmiş yanlışlarla hareket etmeyi bırakıp kendi gerçeklerimizle yüzleşmeliyiz" diye konuştu. Konuşmasının sonunda Diyarbakır’ın önemine de değinen Öztürk, "Diyarbakır sadece kendisi için değil, bölgesi için de büyük anlam taşıyan bir şehir. Bizim için her zaman ayrı bir heyecan ve sevda olmuştur. Bu çalıştayın Diyarbakır için de önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum" dedi. GÜNTİAD Başkanı Şeref Gökçe de, tekstil sektöründe öngörülebilirlik vurgusu yaptı. Tekstil sektörünün yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve bölgesel kalkınma açısından da stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Gökçe, bölgedeki firmaların artık dünya markalarına üretim yapan güçlü yapılara dönüştüğünü ifade etti. Tekstil sektörünün bugün karşı karşıya olduğu temel sorunun yalnızca maliyetler olmadığını ifade eden Gökçe, üreticinin önünü görmek istediğini söyledi. Gökçe, "Sanayici önünü görebildiği sürece yatırım yapar, istihdam sağlar ve büyür. Bizler destek talep eden değil; rekabet edebileceği sürdürülebilir bir ortam isteyen üreticileriz. Tekstil; istihdamdır, sosyal dengedir, bölgesel kalkınmadır. Fabrikaların ışığı yanıyorsa, bu şehir üretmeye devam ediyor demektir. Güçlü bir tekstil sektörü, güçlü bir bölge demektir" şeklinde konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 19:05
DESOB Başkanı Ebedinoğlu’dan zincir market yasası talebi
Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, 29 oda başkanıyla birlikte esnafın finansa erişimi için çağrıda bulunarak, zincir market yasasının çıkartılmasını talep etti. TESK Genel Başkan vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentteki 29 oda başkanlarıyla birlikte DESOB binası önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları ve POS komisyonları gibi giderlerin esnafın belini büktüğünü söyledi. Zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi karşısında mahalle esnafının her geçen gün daha fazla güç kaybettiğini, küçük işletmeler korunmadan yerel ekonominin de korunamayacağına dikkat çeken Ebedinoğlu, Diyarbakır genelinde esnafın ancak yüzde 35’inin primlerini düzenli ödeyebildiğini dile getirdi. Geriye kalan yüzde 65’lik kesimin her geçen gün faiz yükü altında ezildiğini aktaran Ebedinoğlu, esnafın aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakıldığını, buna karşın emekli maaşlarının 20 bin TL ile 21 bin TL arasında kaldığını söyledi. Sosyal güvenlik sistemindeki bu durumun büyük bir adaletsizlik olduğunu savunan Ebedinoğlu, yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi konusunda henüz somut bir adım atılmadığını ve bu beklentinin artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi. Esnafın krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdüremediğini, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini aktaran Ebedinoğlu, yüksek banka faizleri ve piyasadaki durgunluk nedeniyle tahsilat yapılamadığını, bu durumun domino etkisi oluşturacak binlerce işletmeyi kapanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Ebedinoğlu, esnafın ödeme gücüne göre Bağ-Kur primlerinin yeniden düzenlenmesini, gecikme faizlerinin silinmesini veya makul seviyelere çekilerek kapsamlı bir yapılandırma sisteminin hayata geçirilmesini istedi. Kredilerdeki vergi ve SGK borcu şartının esnetilmesi gerektiğini belirten Ebedinoğlu, küçük esnaf için düşük faizli destek paketlerinin hazırlanması, zincir market yasasının çıkarılması ve elektrik ile kira gibi kalemlerde esnafa özel destek mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu. Esnaf ve sanatkarın ülkenin omurgası olduğunu hatırlatan Ebedinoğlu, esnafın olmadığı yerde üretimin, istihdamın ve sosyal hayatın olamayacağını belirterek, esnafın haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:23
Safranbolu ve Düzce arasında kardeş oda protokolü imzalandı
Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Safranbolu TSO arasında kardeş oda protokolü imzalandı. Düzenlenen imza törenine Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Topal, Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı Cengiz Ünal, her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Erdoğan Bıyık, bölge odalar ile sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bölgemizin gelişimi için, planlı ve istikrarlı büyüme hedeflerimize ortak çalışmalar ile ulaşmaya çalışıyoruz. Düzce’den başlatmış olduğumuz Turizm atağında bölgemizi de kapsayan önemli adımlar atıyoruz. Batı Karadeniz Bölge Destinasyonu çalışması ile bölgemizin turizm potansiyellerini verimli şekilde değerlendirmeyi, konaklamalı turizm pastasından bölge olarak hak ettiğimiz payı almayı amaçlıyoruz. Bugün burada Safranbolu TSO ile yapmış olduğumuz Kardeş Oda protokolü hem turizm hem de sınai konularda kapsamlı iş birliklerini kapsıyor. İmzaladığımız protokolün odalarımıza, üyelerimize ve bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Erol Altuntepe, YÖREX fuarında Safranbolu Safranı ve Konuralp Pirincini bir araya getirerek atılan adımın bugün kardeş oda protokolü imzalanması aşamasına gelmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını, protokol ile bölgenin kazanımlarının daha da artacağına inandıklarını da sözlerine ekledi. Yapılan konuşmaların ardından Kardeş Oda olmasına yönelik protokol imza altına alındı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:14
Ayvalık’ta tarihi tarımsal buluşma
Kuzey Ege’nin üretim gücü, tarım vizyonu ve zeytincilik mirası Ayvalık’ta aynı çatı altında buluştu. Bölgenin ilk ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan Agro Ayvalık 2026 Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı, görkemli bir törenle kapılarını açarken, eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi de sektörün en önemli buluşma platformlarından biri oldu. 15-18 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun açılış törenine siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Açılışa katılımın yüksek olması, Agro Ayvalık’ın daha ilk yılında bölgesel sınırları aşan güçlü bir organizasyon haline geldiğini ortaya koydu. "Agro Ayvalık önemli bir ticaret merkezi olacak" Açılışta konuşan Kare Fuarcılık İcra Kurulu Başkanı Ercüment Er, Kuzey Ege’de düzenlenen ilk ihtisas fuarını hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Fuarda tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürün ve hizmetlerini sergileme imkânı bulacağını belirten Er, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale’den çok sayıda heyetin fuarı ziyaret edeceğini ifade etti. Eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi’nin de üretici, akademisyen ve ihracatçıları bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarının konuşulacağı önemli bir platform olacağını dile getiren Er, Agro Ayvalık’ın gelecek yıllarda da büyüyerek devam edeceğini kaydetti. "Altınova üretimin merkezi" Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar ise konuşmasında Altınova’nın tarım açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye "Altınova" adını verdiğini hatırlatan Uçar, bu bereketli toprakların modern tarım teknikleriyle daha ileri taşınması gerektiğini söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda milli bağımsızlık ve gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Uçar, teknoloji, markalaşma ve sürdürülebilir üretim vurgusu yaptı. Uçar ayrıca fuarların kent ekonomisine büyük katkı sunduğunu belirterek, fuar turizminin Ayvalık’ın marka değerini artıracağını ifade etti. "Tarım Ayvalık’ın kalbinin atışı" Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin de Ayvalık’ın tarih boyunca üretimle anılan özel bir kent olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kültür ve yaşam biçimi olduğunu belirten Ergin, zeytin ve zeytinyağının ilçenin kimliğini yansıttığını ifade etti. İklim krizi ve artan maliyetler nedeniyle tarımda yeni teknolojilerin önem kazandığını vurgulayan Ergin, Agro Ayvalık 2026’nın sektör temsilcileriyle üreticileri buluşturarak önemli bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. "Tarım milli güvenlik meselesidir" İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise konuşmasında tarım ve hayvancılığın siyaset üstü bir konu olduğunu belirterek, üretimin milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin tarım ve zeytincilik potansiyeline rağmen üreticinin artan maliyetlerle mücadele ettiğini dile getiren Çömez, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çömez, Agro Ayvalık’ın bölge ekonomisine ve üreticilere önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. 156 firma katıldı Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi ve katılımcı stantları ziyaret edildi. Altınova Kapalı Pazaryeri’nin 8 bin 600 metrekarelik alanında düzenlenen fuarda 156 firma ve firma temsilciliği yer aldı. Fuarda yeni nesil traktörler, tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, dijital tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları, yem teknolojileri, sera çözümleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları yoğun ilgi gördü. Ayvalık zeytinciliğin karar merkezi oluyor Agro Ayvalık 2026’yı farklı kılan en önemli unsur ise aynı çatı altında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi oldu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede; üretimden ihracata, coğrafi işaretten lisanslı depoculuğa kadar sektörün kritik başlıkları ele alınıyor. Yerel yönetimlerin tarım politikaları, üreticilerin maliyet sorunları, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve kadın üreticilerin kırsal kalkınmadaki rolü gibi konuların masaya yatırıldığı zirvenin, sektör adına önemli çözüm önerileri ve iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 17:37
2. Karadeniz Ordu Tarım, Hayvancılık ve Fındık Fuarı açıldı
2
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 15:33
Burhaniye’de Ören esnafı ilgi bekliyor
3
12 Mayıs 2026 Salı- 12:25
Kırşehir’de SGK’dan kayıt dışı istihdam uyarısı
4
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 18:00
Sinop’ta 2 bin adet mersin balığı denize bırakıldı
5
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 11:29
ŞMS Kopuz ve Bunge, yeni nesil özel yağ portföyünü tanıttı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:21
Adana’nın şalgamı Serfressh ile artık uçaklarda
Adana’nın tescilli lezzeti şalgam suyu, Serfressh Şalgam ile artık uçak yolcularıyla buluşuyor. Doğal fermantasyonla üretilen ve probiyotik özellikleriyle öne çıkan şalgam suyunun ünü her geçen gün artıyor. Adana’da yaptıkları yenilikler ve inovasyonlar ile tanınan Büyük Usta & Serfressh Şalgam, özel bir havayolu ile anlaşarak Adana şalgamını ilk kez uçaklara taşıdı. Havayolunun artık iç hat ve dış hat uçuşlarında Adana Şalgamı yerli ve yabancı binlerce yolcuya sunuluyor. İhlas Haber Ajansı’na konuşan Büyük Usta & Serfressh Şalgam yetkilileri, Adana’nın kültürel ve gastronomi değerlerini geniş kitlelere tanıtmayı amaçladıklarını belirterek, "Şalgamımızı sadece Adana’da değil, artık dünyanın dört bir yanındaki yolcularla buluşturuyoruz. Bu, hem Adana mutfağını hem de şalgam kültürünü tanıtmak açısından önemli bir adım. Uçaklarda ilk kez sunulan Adana Şalgamı’na Serfressh’in öncülük etmesi Adana’mız ve bizim için büyük gurur kaynağı" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:20
Doğu Karadeniz’de bu yıl palamut avının pek olmayışı en çok onları etkiledi
Doğu Karadeniz’de geçen yıl bolca avlanan palamut bu sezon tezgâhlarda yerini pek alamadı. Kıyı balıkçıları kıraça, istavrit, barbun ve az miktarda mezgit avlayarak sezonu geçirmeye çalışırken, umutla bekledikleri palamuttan istedikleri verimi henüz alamadılar. Doğu Karadeniz’de balıkçılar, bu sezon palamut avcılığının neredeyse durma noktasına geldiğini belirtiyor. Palamut avında geçen yıl bereketli bir sezon geçiren balıkçılar, bu yıl kıraça, istavrit ve barbunla yetinmek zorunda kaldı. Mezgit avı ise az miktarda devam ediyor. Trabzon Merkez Su Ürünleri Faroz Balıkçı Barınağı Kooperatif Başkanı Mehmet Candeğer, eskiden Faroz limanında 80’in üzerinde tekne varken, bugünlerde bu sayının 30’lara düştüğü belirterek yeni neslin bu mesleğe pek ilgi göstermediğini söyledi. Balıkçılıkla artık geçimin çok zor olduğunu ifade eden Candeğer, "Geçen sene palamut olmasına rağmen bu sene Doğu Karadeniz’de palamut çıkmadı. Kıyı balıkçılarımız şu anda kıraça, istavrit ve barbun avlıyor. Her zamanki gibi az da olsa mezgit de tutuyorlar" dedi. Balık avının düşmesini de değerlendiren Candeğer "40 yıl önceki avcılıkla bugünkü avcılığı kesinlikle kıyaslamak mümkün değil. Balık çeşitliliğinde büyük bir azalma olmasa da stoklarda azalma var. Bu yüzden sıkıntı yaşıyoruz. Karadeniz’de 60-70 yıl önceki balıkları artık göremeyebiliriz ancak 40 yıl öncesine bakarsak yine de aynı türleri avlayabiliyoruz. Balıkçılarımız günde iki kilogram balık tutarak evlerini geçindiremiyor. Bu nedenle kıyı balıkçılarının sayısı giderek azalıyor. Limanımızda bir zamanlar 80’in üzerinde balıkçı varken, şu anda bu sayı 30’lara kadar düştü ve görünüşe göre daha da düşecek. Yeni nesil artık bu mesleğe pek sıcak bakmıyor çünkü bu işten geçim sağlanamayacağını düşünüyor" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:20
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 41,9790 liradan, euro ise 48,7880 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 41,9770 liradan alınan dolar 41,9790 liradan, 48,7860 liradan alınan euro ise 48,7880 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 41,94 liradan, euro ise 48,75 liradan satılmıştı.
21 Ekim 2025 Salı - 22:59
"İhracatın Yıldızları" ödülleri sahiplerini buldu
İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen programla "İhracatın Yıldızları" ödülleri sahiplerini buldu. Programa TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Kaymakam Eren Arslan, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Ticarek ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı Yavuz Uğurdağ, İTSO üyeleri katıldı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Bugünkü programda Valimize teşekkür etmek istiyorum. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin yaptığı okulları açma şerefine nail olduk kendisine teşekkür ediyorum. 3 tane ödül törenine katıldık. Bugün mobilyanın başkenti, ihracat üstümüz yaklaşık 2 milyar dolar üstünde bir ihracat var. Önümüzdeki dönem bizim en zorlu rakibimiz Çin çekirgesi. Uluslararası pazarda bunlarla nasıl rekabet edeceğiz? Bu kapsamda gerek Cumhurbaşkanı Yardımcımızla gerek bakanlarımızla yapmış olduğumuz toplantıda Çin ile dünyada rekabet edebilecek sektörlere nasıl destek olacağız? Bunlarla ilgili Çin’e karşı strateji oluşması için çaba sarf ediyoruz. Özellikle ihracatların miktarlarının çoğaltılması. Amerika pazarı çok önemli. Çin orada sizinle rekabet yapamayacak ve dünyanında en büyük ithalatçısı. Bu kapsamda sizlerden ricam Amerika pazarına girin. Burada müthiş fırsat var. Bunu değerlendirelim. İnegöl Ticaret Sanayi Odası 135 yıllık köklü bir geleneğe sahip aynı zamanda akrette bir oda. Yani 5 yıldızlı bir oda. Kim diyor bunu? Uluslararası belgeyi veren kurumlar diyor. Avrupa standartlarında bir vatanımız var, bununla gurur duyuyorum. Mesleki eğitimde de Meslek Yüksek Okullarında okuyan gençlerimizi, sanayimizde, iş yerlerimizde istihdam edilmesinde çaba sarf ediyorlar. Bundan dolayı da kendilerine teşekkür ederim" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da, "TOBB ailesi olarak 2 gündür örneklerini yaşıyoruz. Bize bu 2 günde göstermiş olduğunuz sabır için şahsım ve ekibim adına teşekkür ediyorum. Bursa’mız bir nimet. İnegöl’ümüz de bir nimet. Gözünüzü kapasanız deseniz ki dünyanın merkezi neresi? Baş parmağınız Bursa’ya doğru gelir. Bursa’nın sanayi ve ticaret erbabına sunmuş olduğu avantajlar nedeniyle Bursa’da olmak 80 vilayete göre bir adım ileridesiniz demektir. Balkanlara Akdeniz havzasına, Karadeniz havzasına baktığınızda Bursa size diğer vilayetlere göre daha avantajlı imkanlar sunar. Biraz biz büyükşehirler arasında sıkışmış gibi gözüküyoruz ama biz aslında metropol bir şehiriz. Bursa’mız ve İnegöl’ümüz sanayimize, ticaret erbabımıza ne lazımsa bunu sunuyor. Çünkü bu işin temel dinamiği sizlersiniz, bizler sizlere ne kadar bu imkanı arttırabilirsek üzerimize düşen görevi yapmış sayacağız" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından ihracat yaparak rekor kıran firmaların sahiplerine ödülleri verildi.
21 Ekim 2025 Salı - 21:52
Iğdır’da ulaşıma zam geldi
Iğdır’da toplu taşıma ücretlerine uygulanan zam kararı bugünden itibaren uygulamaya girdi. Iğdır Belediyesi, şehir içi ulaşım ücretlerine yeni bir zam kararı aldı. Dün alınan karar, bugün şehir içi toplu taşıma araçlarını kullanan şoförlere tebliğ edildi. Karara göre, daha önce 12 TL olan öğrenci ücreti 15 TL’ye, 20 TL olan sivil ücret ise 25 TL’ye yükseltildi. Yeni tarifenin yürürlüğe girmesiyle birlikte şehir içi hatlarda görev yapan minibüs ve otobüs şoförleri, bugünden itibaren zamlı tarifeyi uygulamaya başladı.
21 Ekim 2025 Salı - 21:03
Sarıgöllü üreticiden 1 kilo 740 gramlık üzüm salkımı
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm üreticisi Güngör Cerit, beş dekarlık Crimson Seedless cinsi üzüm bağında yetiştirdiği salkımlardan birinin 1 kilo 740 gram gelmesi üzerine gözlerine inanamadı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Alemşahlı Mahallesi’nde üzüm üreticisi Güngör Cerit, beş dekarlık Crimson Seedless cinsi üzüm bağında yetiştirdiği bir salkımın tam 1 kilo 740 gram geldiğini görünce hayretler içinde kaldı. Crimson Seedless üzüm salkımlarının genellikle 500 ile 1000 gram arasında geldiğini belirten üretici Güngör Cerit, bu kadar iri bir salkımla ilk kez karşılaştığını söyledi. Cerit, "Farklı üzüm türleri yetiştiriyorum. Crimson Seedless üzümünü ise bir dönüm alanda deneme amaçlı ekmiştim. Bu yıl salkımların arasında biri oldukça büyük dikkatimi çekti. Koparıp elektronik terazide tarttım, tam 1 kilo 740 gram geldi. Böyle bir salkımı ilk kez gördüm." dedi. Cerit, Crimson Seedless üzümünün soğuğa ve yağmura dayanıklı, geç hasat edilebilen, çekirdeksiz ve koyu pembe renkli bir tür olduğunu belirterek, "Bu üzüm gevrek dokulu, dayanıklı bir yapıya sahip. Az miktarda tarım ilacıyla yetiştirilebildiği için raf ömrü de uzun oluyor. Piyasada diğer türlere göre daha değerli; kilogram fiyatı 70-75 lira arasında değişiyor." diye konuştu.
21 Ekim 2025 Salı - 20:16
Fethiye’de zeytin hasadı başladı
Muğla’nın Fethiye ve Seydikemer ilçelerinde zeytin hasadı tüm hızıyla sürüyor. Bölgede siyah zeytinin kilosu 50 ile 100 TL arasında, yeşil zeytinin kilosu ise 40 ila 50 TL arasında alıcı buluyor. Fethiye ve çevresinde çiftçiler, yıl boyunca büyük emek verdikleri zeytin ağaçlarından mahsullerini toplamaya başladı. Toplanan zeytinler, kalite ve türüne göre sınıflandırılarak tüccarlara satılıyor. Tüccarlar da bu ürünleri fabrikalara göndererek işlenmesini sağlıyor. Fethiye’den çıkan zeytinler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralarda yerini alıyor. Fethiye’de zeytin ticareti yapan Turgut Can Kuzucu, siyah zeytinin kilosunun 50 ile 100 TL arasında, yeşil zeytinin kilosunun ise 40 ila 50 TL arasında alıcı bulduğunu söyledi. "Sezonumuz bereketli geçiyor" Karaçulha Mahallesi Çalıca mevkiinde zeytin ticareti yapan Turgut Can Kuzucu, sezonun bu yıl oldukça verimli geçtiğini belirterek, "Allah’ın izniyle sezonumuz başladı. Siyah zeytin fiyatları tane ve kaliteye göre 50 ile 100 TL arasında değişiyor. Yeşil zeytin ise 40 ila 50 TL arasında alım görüyor. Bazı özel çeşitlerin fiyatı ise 50 TL’nin de üzerine çıkabiliyor. Bereketli bir sezon geçiriyoruz, işlerimiz yolunda gidiyor" dedi. Kuzucu, kaliteye büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Zeytinler her akşamüstü Manisa’ya gönderiliyor, orada tek tek işleniyor ve yeniden sofralara satışa sunuluyor. Alımlar sırasında özellikle dikkat ettiğimiz noktalar ise siyah zeytinde buruşuk olmaması, yeşil zeytinde de tırmık izinin bulunmaması. Çiftçilerimizden bu konuda biraz daha özen bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Fiyatlar düzelmeye başladı, ürünler kaliteli" Seydikemer ilçesi Gölbent Mahallesi’nden zeytin satmaya gelen Mustafa Çankaya da bu yılın verimli geçtiğini söyleyerek, "Her sene bölgemden ürün getiriyorum. Şu an fiyatlar biraz düzelmeye başladı, önceden düşüktü ama şimdi yavaş yavaş artıyor. Ürünümüz de bu sene çok güzel ve verimli. Aynı zamanda zeytin budama ustasıyım, yıllardır bu işle uğraşıyorum, piyasayı yakından takip ediyorum. Orta boy zeytinlerde 1 kiloda 180-200 tane, küçüklerinde ise 250-280 tane civarında oluyor. Hem yeşil hem siyah zeytinimiz gayet güzel. Genel olarak memnunuz, inşallah fiyatlar da biraz daha dengeye oturur" ifadelerini kullandı.
21 Ekim 2025 Salı - 17:30
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "HAK-İŞ, Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara ve soykırıma karşı net bir tavır ortaya koymuştur"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "7 Ekim’den sonra Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara, soykırıma, dünyanın gözü önünde insanlığın katledilmesine karşı HAK-İŞ, ilk andan itibaren net bir tavır ortaya koymuştur. Bu tavrımız bugün de yarın da devam edecektir" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu 50’inci kuruluş yıl dönümü çerçevesinde ‘Uluslararası Hareket Filistin’in Yanında’ temasıyla toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya 22 ülkeden 23 konfederasyonu temsilen 45 uluslararası sendikacı katılım sağlarken, Filistin’in özgür bir ülke olarak dünyada yer alması gerektiği vurgulandı. Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Arslan, HAK-İŞ’in 50 yıllık mücadele tarihinin başarılarla dolu olduğunu ve her yıl üye sayısını, etkinliğini, gücünü, imkanlarını artırarak bugüne kadar geldiğini dile getirdi. HAK-İŞ’in bir milyona yakın üyesi, 21 sendikası, 81 il başkanlığı, 300’den fazla şube başkanlığı ile Türkiye’nin her yerinde örgütlü, olduğunu dile getiren Arslan, Yurtdışında da Uluslararası Sendikal Hareketi’nin etkin, güçlü, önemli bir parçası, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu İTUK’un ve Asya Pasifik’in etkin bir üyesi olduklarını ve Afrika Sendikalar Federasyonu OATUU’da ise gözlemci olarak çalıştıklarını dile getirdi. "HAK-İŞ, Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara ve soykırıma karşı net bir tavır ortaya koymuştur" Arslan, hem Türkiye’de hem de dünyada olup bitenlere sessiz kalmamak adına Türkiye’nin, ve Bölgedeki diğer ülkelerin bütün mağdurlarıyla dayanışma içerisinde olduklarını söyleyerek, "Dünyanın her yerindeki zalimler bizim düşmanımız. Kimliği, ülkesi, statüsü ne olursa olsun zalimlere karşı dik duruşumuzu her yerde olduğu gibi Filistin’de de net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Dün Bosna’da, Kosova’da, bugün Filistin’de, Yemen’de ve aynı zamanda Libya’da, Irak’ta, İran’da, Lübnan’da, Suriye’de yapılan saldırılara karşı hak iş olarak hep mazlumlardan yana, mazlum halklardan yana yer almayı temel bir ilke kabul ettik. Bu doğrultuda özellikle 7 Ekim’den sonra Filistin ve Gazze’de yapılan katliamlara, soykırıma, dünyanın gözü önünde insanlığın katledilmesine karşı HAK-İŞ, ilk andan itibaren net bir tavır ortaya koymuştur. Bu tavrımız bugün de yarın da devam edecektir. Temel yaklaşımımız Filistin halkının özgür iradesiyle kurulacak Filistin devletinin, bağımsız ve özgür bir Filistin devletinin, başkenti Kudüs olan bir bağımsız Filistin devletinin kuruluşuna kadar HAK-İŞ mücadelesini sürdürecektir" açıklamasında bulundu. Arslan, bağımsız ve özgür Filistin Devleti’nin kurulmasına her türlü katkıyı ve desteği vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. "Sendikal hareketle her alanda yeni kanallar açmak adına da bir dizi çalışmalar yürütmekteyiz" Konfederasyonu 50’inci yılını gerçekleştirirken, ikinci 50’inci yılı için de ciddi hedefler ortaya koyduklarını söyleyen Arslan, "Üye sayımızı artırmak, etkinliğimizi güçlendirmek, sendikal hareketle her alanda yeni kanallar açmak, kültür ve sanat başta olmak üzere her alanda sendikal mücadeleyi genişletmek, yaygınlaştırmak adına da bir dizi çalışmalar yürütmekteyiz. Ülkemizin çalışanlarıyla dayanışmamızı her gün biraz daha yükselterek, biraz daha güçlendirerek devam ediyoruz. Bu mücadelemizde uluslararası sendikal hareketin desteğini de önemsiyoruz, onların katkılarını da önemsiyoruz ve bütün bizimle birlikte yol yürüyen sendikacı dostlarımıza huzurlarınıza bir kez daha teşekkür etmek istiyorum" diye konuştu. "HAK-İŞ bütün dünya emekçileriyle işbirliği yapmaya, birlikte yürümeye hazır" Sendikal hareketin güçlü ve dayanışma içerisinde olmasının sorunların çözümü için anahtar bir yaklaşım olduğunu kaydeden Arslan, "Ülkelerimizdeki sorunları, bölgedeki sorunlarımızı çözmek için sendikal hareketin dayanışma içinde olması gerekiyor. Bu dayanışmamızı her alanda sürdürmemiz gerekiyor. HAK-İŞ olarak hem üyesi olduğumuz uluslararası sendikal hareketin içinde hem de üyesi olmayan bu konfederasyonlara, federasyonlara, üye olmayan sendikalarla da ikili işbirliği içerisinde dayanışmamızı sürdürmemiz gerekiyor. HAK-İŞ bu konuda bütün dünya emekçileriyle işbirliği yapmaya, bütün dünya emekçileriyle birlikte çalışmaya, birlikte yürümeye her zaman olduğu gibi bugün de hazırdır ve buradan bunu bir kez daha ilan ediyoruz. Elbette ki dünyanın, ülkelerimizin, çalışanların pek çok sorunları var. Bu sorunlara karşı mücadelemizi daha da yükseltmemiz gerekiyor. Bütün bu sorunların varlığını kabul edeceğiz. Bu sorunların çözümü konusunda gücümüzü birleştireceğiz" ifadelerine yer verdi. "Daha güçlü bir sendikal yapıyı ülkelerimizde inşa edip aynı zamanda dünya sendikal hareketine de desteğimizi sürdürmemiz gerekiyor" Türkiye’deki sendikal yapıya ilişkin hedeflerden de bahseden Arslan, "Ülkelerimizdeki sendikal yapıyı güçlendireceğiz. İşçilerin sendikalara üye olmalarını sağlayacağız. Daha güçlü bir sendikal yapıyı ülkelerimizde inşa edip aynı zamanda dünya sendikal hareketine de katkı ve desteğimizi sürdürmemiz gerekiyor. Neoliberalizm bütünüyle dünyayı kuşatmış ve bütün bu uygulamalarıyla ne yazık ki emek hareketine, işçi hareketine önemli bir engel ve set oluşturmaktadır. Neoliberalizmle mücadele, antidemokratik uygulamalara karşı direnmek ve neoliberalizmin dünyayı küçük bir köye dönüştüren zihniyetine karşı emekçileri de dayanışma içerisinde birlikte hareket etmeye davet ediyoruz. Elbette ki işimiz zor ama imkansız değil" şeklinde konuştu. "Siyonist katil devlet İsrail barıştan anlamıyor" Filistin Genel Sendikalar Konfederasyonu Başkanı Shaher Saed’in toplantıya gelemediğini de söyleyen Arslan, "Bu toplantıya katılacağını planladığımız ve son ana kadar katılmasını beklediğimiz Filistin Sendikalar Federasyonu Başkanı, Genel Sekreteri Sayın Shaher Saed’in ne yazık ki Siyonist Devlet tarafından son anda kapıdan çıkarılmaması, konfederasyona yapılan saldırılar, konfederasyonun her şeyinin talan edilmesi bizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Bir kez daha görüyoruz ki Siyonist katil devlet İsrail barıştan anlamıyor, ateşkesi yok sayılır ve insan öldürmeyi onlar için bir görev kabul ediyorlar. Maalesef onlar için insanlık birer yaratık olarak gözüküyor, o nedenle bu katil sürülerine karşı Filistinli kardeşlerimizin yanında olmak ve onlarla dayanışma içerisinde olmak aynı zamanda bir insanlık görevimizdir" dedi. "Başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin kurulması süreci hızla desteklenmelidir" Konuşmanın ardından HAK-İŞ’in 50’inci yıl dönümü adına toplantıya katılan sendikaların da yer aldığı ortak ‘Uluslararası Sendikal Hareket Filistin’in Yanında’ deklerasyonu yayımlandı. Deklerasyonda şu ifadelere yer verildi: "Başkenti Kudüs olan, bağımsız ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması süreci hızla desteklenmelidir. Ateşkes süreciyle ilgili olarak, başta ITUC ve ETUC olmak üzere tüm Dünya Sendikal Hareketine, mevcut tüm imkânlarını seferber ederek Filistin halkıyla dayanışma içinde olmaları çağrısında bulunuyoruz. Gazze’ye yönelik abluka derhal kaldırılmalı, acil olarak kapsamlı insani yardımların yeterli ve kesintisiz bir şekilde ulaşımı garanti altına alınmalıdır. Filistin ve Gazze’de işlenen savaş suçlarının cezasız kalmaması için, sorumluların uluslararası hukuk ve insan hakları normları çerçevesinde Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı nezdinde yargılanması; alınan kararların eksiksiz uygulanması ve adaletin sağlanması amacıyla uluslararası mekanizmaların etkinleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Filistinli emekçiler için insana yakışır iş, sosyal koruma ve yeniden inşa süreçlerinde uluslararası dayanışma güçlendirilmelidir. Ateşkesin ardından altyapı, sağlık, eğitim ve konut alanlarında kapsamlı bir uluslararası iş birliği mekanizması kurulmalıdır."
21 Ekim 2025 Salı - 17:14
Prof. Dr. Karataş: "10 yıl içerisinde bu savaşlar gri bölge savaşlarına dönüşecek"
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, yapay zekanın her alanda hayatımıza girdiğinden belirterek, "Artık savaşlar sınır savaşları değil. 10 yıl içerisinde bu savaşlar gri bölge savaşlarına dönüşecek. Yapay zeka, kuantum teknolojileri ve siber güvenlik ile birlikte artık füzeye belki gerek kalmayacak. İnsanın hayatını direk etkileyen saldırılar başlayacak. Bizim amacımız füze yapmak, silah, radar veya uçak yapmak değil. O anın gerektirdiği yüksek teknoloji yarışından kopmamak" dedi. Savunma sanayine nitelikli insan kaynağı yetiştirmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğinde, Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında hayata geçirilen ‘ELMAS Programı’ ülke genelinde uygulanmaya başladı. Program kapsamında savunma sanayi ile güçlü iş birliği, sektörün değişen ihtiyaçları ile uyumlu eğitim içerikleri, yetkinlik kazanım programları, staj ve istihdam imkanları ile öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirmesi hedefleniyor. Bu kapsamda programın düzenlediği illerden olan Adana’da ‘Savunma Sanayi Buluşmaları ve Elmas Programı Tanıtım Toplantısı’ Adana Sanayi Odası’nda düzenlendi. "Bu başarı, stratejik bir dönüşüm hikayesidir" Açılışta konuşan Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, "Türkiye, savunma sanayii alanında ihracat yapan ülkeler arasında gururla 11. sırada yer almaktadır. Türk savunma ve havacılık sanayi, dışa bağımlılıktan küresel rekabete evrilen stratejik bir dönüşüm hikayesidir. Savunma sanayimiz ihracatını her yıl ortalama yüzde 40’ın üzerinde artırma başarısını gösteriyor. Birisi devletimiz çizdiği yol ve kararlılık. İkincisi ise nitelikli insan gücünden geçmektedir" ifadelerini kullandı. "Ülkemizin etrafına her hafta yeni bir savaş ekleniyor" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş ise ülkemizin etrafında ateş çemberi olduğunu hatırlatarak, "25-30 yıldır ülkemizin etrafına her hafta yeni bir savaş ekleniyor. Böyle bir coğrafyadayız. Ülkemiz bu savaşlara doğru diplomasiyle, doğru politikayla, savunma sanayini güçlendirerek teğet geçmeye çalışıyor. Bütün savaşlarda karar verici pozisyonlarda. Bu savaşlardan bir tanesi ülkemize sıçramıyorsa bu savunma sanayimizdeki gelişim ve cumhurbaşkanımızın kararlılığıyla gerçekleşiyor" diye konuştu. "Bizim amacımız yüksek teknoloji yarışından kopmamak" Savaşların artık sınır savaşları olmadığına da değinen Karataş, "Bu savaşları değiştiren 2 paradigma var. Artık savaşlar sınır savaşları değil. Sınır savaşları olsa güçlü olan ülke girer ve başarıya ulaşıp çıkar. Şuanda belli ülkeleri atlayarak uzakta savaşmalısınız. Hareket ortamları, askeri doktrinler değişiyor. Şimdi ki savaşlara kinestetik savaşlar diyorum. 10 yıl içerisinde bu savaşlar gri bölge savaşlarına dönüşecek. Yapay zeka, kuantum teknolojileri ve siber güvenlik ile birlikte artık füzeye belki gerek kalmayacak. Bizim amacımız füze yapmak, silah, radar, uçak yapmak değil. Bizim derdimiz o anın gerektirdiği yüksek teknoloji yarışından kopmamak" ifadelerini kullandı. "Bu teknoloji yarışına bizi götürecek insan kaynağını yetiştirmeliyiz" Gelecekte gri bölge savaşlarının oluşacağına, siber saldırıların ülkedeki düzeni bozacağına vurgu yapan Prof. Dr. Karataş, daha sonra şunları söyledi: "Bu yeni gri bölge savaşları dediğimiz şiddet çıkartmadan başlayacak savaşlar. Siber savaşlardan bahsediyorum. Örnek vermek gerekirse insanın hayatını direk etkileyen saldırılar başlayacak. Bir sabah kalkacağız hiçbir alışveriş sitesine, bankacılık sistemine giremeyeceğiz. Bütün dünyada bağımlı olduğumuz yerlerden bizi vurmaya kalkacaklar. Siber saldırıyla o ülkedeki bütün barajlar açılacak. Böyle bir ortamda şiddet çıkartmaya gerek yok. Böyle bir ortam insan psikolojini bozar ve insanlar kendi şiddetini çıkartmaya başlar. Bizim derdimiz ülkenin bekası için bu teknoloji yarışından kopmamak. Bu teknoloji yarışına bizi götürecek insan kaynağını yetiştirmeliyiz." "Her bir platform seri üretime girdiğinde kendi ekosistemini oluşturarak" Savunma sanayine 3 bin 500 firmanın doğrudan çalıştığını, hem sivil hem de savunma sanayine 8 bin firmanın çalıştığını anlatan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, "Her bir platform seri üretime girdiğinde kendi ekosistemini oluşturarak. Kaan uçağında 100 binden fazla parça var. Seri üretime geçilince 3 bin 500 firmaya bir 3 bin 500 firma daha eklenebilecek. Savunma sanayii çok nitelikli teknisyen, mühendis ve uzman yetiştiriyor, bu projeyle istihdama da ciddi katkılar sağlayacağız" dedi. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ise savunma sanayinin öneminden ve projenin Adana’ya sağlayacağı katkılardan bahsetti. Konuşmaların ardından projenin tanıtımı gerçekleştirildi.
21 Ekim 2025 Salı - 17:09
Başkan Köksal Aras: "Sürdürülebilir kalkınma için uluslararası işbirliklerimiz devam ediyor"
Menteşe Belediye Meclisi Ekim Ayı Meclis Toplantısının 2. birleşimi Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezinde yapıldı. Meclis toplantısının açılışında konuşan Gonca Köksal Aras, Menteşe Belediyesinin AB, TUBİTAK, ERASMUS ve GEKA üzerinden devam eden proje çalışmaları ve Brüksel’de Avrupa Birliği temsilcileri ile yapılan temaslar hakkında meclis üyelerine bilgilendirme yaptı. Birleşmiş Milletler hedeflerine uygun projeler için görüşme yapıldı Başkan Köksal Aras Ekim ayı Meclis 2. Birleşiminin açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası bir ağ olan ICLEI’nin davetiyle Brüksel’de bir programa katıldıklarını ifade ederek, "Brüksel’de ICLEI Avrupa Ofisi ve Genel Müdürüyle çeşitli görüşmeler yaptık. Atık dönüşümü, yeşil enerji, karbon ayak izinin azaltılması, Akdeniz iklim kuşağında yaşanan kuraklık, orman yangınları gibi riskler karşısında nasıl politikalar üretilmeli ve neler yapılmalı konularında ortak projeler geliştirmek üzerine fikir alışverişinde bulunduk. Birleşmiş Milletler hedeflerine uygun sürdürülebilir kalkınma modelleri, uygulanabilecek ortak projeler ve hayata geçen iyi örnekleri değerlendirdik" dedi. Avrupa Birliği temsilcileriyle temaslar Yurtdışı temaslarında Avrupa Birliği Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Faruk Kaymakçı ile görüştüklerini ve Avrupa Dayanışma Programı kapsamında Avrupa’daki projelere Menteşe Belediyesi’nin dahil olarak Muğla’nın görünürlüğünü Avrupa’da artırmakla ilgili görüşmeler yaptıklarını dile getiren Başkan Köksal Aras, "Temaslarımızda Brüksel Büyükelçimiz Barış Tantekin ile görüştük. Ayrıca Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile birlikte Amsterdam’da Avrupa Sosyalist Partisi (PES) Kongresi’ne de katılım sağladık" diye konuştu. Köksal Aras, "AB Destekli projelerimiz devam ediyor" AB destekli hibe programları ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini kaydeden Başkan Köksal Aras, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir gelecek için önemli bir adım olan Belediye Başkanları Sözleşmesi’nin imzalandığını ve TwinCities programı kapsamında Arnavutluk’un Elbasan Belediyesi ile eşleştiklerini belirterek, "Proje kapsamında 2025 yılının Mayıs ayında teknik ekibimiz Elbasan’a gitmişti. 3-6 Kasım’da da Elbasan Belediyesinden bir ekibi Muğla’mızda ağırlayacağız. Elbasan’dan gelen ekiple deneyim paylaşımı ve ortak projelerle ilgili görüşmeler yapacağız." şeklinde konuştu. Menteşe’de Naturel Enerji Ve Fonksiyonel Ekolojik Sistem Parkları Projesi Ülkemiz ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte olan ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı desteği ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen "Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı" kapsamında Menteşe Belediyesi tarafından sunulan projenin kabul edilmediğini belirten Başkan Köksal Aras, "Biliyorsunuz tüm parklarımızı arıtılmış suyla sulayan tek ilçeyiz şu anda. Parklarımızdaki aydınlatmanın tamamını güneş enerji sistemiyle gerçekleştirmek için de bir proje sunmuştuk. Eğer bu projemiz kabul edilseydi güneş enerji sistemiyle enerjimizi üretebilecek ve fark oluşturacaktık ama maalesef olmadı. Şimdi AB’nin finanse ettiği sıfır atık hibe programı ile cam atıkların toplanması, atık toplama merkezleri, cam kamyonu, cam kumbaraları talebimizi de Bakanlığa sunacağız. Mecliste bulunan diğer partilerimizin meclis üyeleri olarak sizler bizlere destek olursanız, işbirliği içerisinde gücümüzü ortaya koyarsak bunu başarabiliriz." diye konuştu. İklim Duyarlı Şehirlere Geçiş Projesi Menteşe Belediyesi liderliğinde TUBİTAK’a sunulan İklim Duyarlı Şehirlere Geçiş Projesi ile ilgili bilgi veren Başkan Köksal Aras, "Menteşe Belediyesi liderliğindeki projenin kentsel tasarım ve mobilite uzmanlığını İtalya’nın Venedik kentindeki LUAV Üniversitesi, veri modelleme ve akıllı mobilite analizi kısmını ise Çek Cumhuriyeti Çek Teknik Üniversitesi sağlıyor. Proje ile Menteşe’de e-bisiklet istasyonları kurulacak, çevresel sensörler, temiz enerji ve parklarda su geri dönüşümü sağlanacak. Ayrıca başvuruda bulunduğumuz 7 farklı ERASMUS projemizde de süreç devam ediyor" şeklinde konuştu.
21 Ekim 2025 Salı - 16:52
Şanlıurfa’nın önemli lezzetlerinden "Asma Ekşisi" tescillendi
Şanlıurfa mutfağında önemli bir yere sahip olan koruk suyu, "Asma Ekşisi" adıyla Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek marka haline geldi. Haliliye Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar neticesinde alınan tescil belgesi, sadece geleneksel bir lezzetin korunmasıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda Şanlıurfa gastronomisine katma değer sağlamayı hedefliyor. Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, yaptığı açıklamada; "Şanlıurfa mutfağı yalnızca lezzetleriyle değil, aynı zamanda sağlık dostu ürünleriyle de ön plana çıkıyor. Bizler de bu zenginliği geleceğe taşımak ve dünya sofralarına sunmak adına ürünlerimizi tescilleyerek koruma altına alıyoruz. Asma Ekşisi, bu vizyonun önemli bir adımıdır" dedi. Kentte kurulan gastronomi merkezinde menülere dahil edilen "Asma Ekşisi", üzümün ham halinin sıkılması ve doğal şekerle kaynatılmasıyla elde edilen ferahlatıcı bir içecek olarak öne çıkıyor. Soğuk olarak tüketilen bu özel içecek, hem iştah açıcı hem de sindirimi kolaylaştırıcı etkileriyle biliniyor. İçeriğindeki doğal maya sayesinde bağışıklık sistemini destekleyen "Asma Ekşisi", aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliğe sahip olup vücuttan toksinlerin atılmasına katkı sağlıyor.
21 Ekim 2025 Salı - 16:42
Gölbaşı Belediyesi Kariyer Noktası’ndan istihdama büyük destek
Gölbaşı Belediyesinin, insan odaklı projelerinin en somut örneklerinden bir olan Kariyer Noktası, iş arayan vatandaşlara güncel iş fırsatlarıyla yardımcı olmaya devam ediyor. Gölbaşı Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Kariyer Noktası, iş arayan vatandaşlara umut olmaya devam ediyor. İşverenle iş arayan arasında köprü olan Kariyer Noktası, vatandaşların eğitim, yetenek ve tecrübelerine uygun sektörlerde istihdam edilmesine aracılık ediyor. Gölbaşı Belediyesi, iş arayanla işvereni buluşturduğu bu sistemle işsizlik sorununa yerel çözümler üretmeyi amaçlıyor. İlçe sınırları içinde ve dışında faaliyet gösteren birçok firmayla iletişim halinde olan proje sayesinde bugüne kadar 275 vatandaş iş sahibi oldu. Kariyer Noktası birçok firma ile iş birliği içinde alım sürecini sürdürüyor. Vatandaşlar, Gölbaşı Belediyesi Kariyer Noktası’na başvurarak açık pozisyonlar ve firmalar hakkında detaylı bilgi alabiliyor, danışmanlık hizmetinden yararlanabiliyor. "Her bireyin emeği değerlidir" İşsizliğe karşı mücadele ettiklerini ifade eden Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, "Betonla, asfaltla, binalarla değil; vatandaşın hayatına nasıl dokunduğunuzla değerlendirilirsiniz. Gölbaşı Belediyesi olarak işsizliğe karşı mücadelemizi sadece istatistiklerle değil, birebir insan hikayeleriyle veriyoruz. Kariyer Noktası, tam da bu anlayışla hizmet veriyor. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar 275 vatandaşımızı iş sahibi yaparak sadece onların değil, ailelerinin de hayatına olumlu bir katkı sağladık. Her bireyin emeği değerlidir. Bu yüzden her bir hemşehrimizin potansiyelini ortaya çıkarmak, yeteneklerine uygun işlerle buluşturmak için çalışıyoruz. Bizim amacımız, Gölbaşı’nda kimsenin kendini yalnız hissetmemesi, kimsenin çarem yok dememesidir. İnsan odaklı hizmet anlayışımızla sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden birini ortaya koyuyoruz. Bu projeyi daha da geliştirerek, çok daha fazla vatandaşımıza ulaşacağız" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder