EKONOMİ
DESOB Başkanı Ebedinoğlu’dan zincir market yasası talebi 15 Mayıs 2026 Cuma - 19:05:20 Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, 29 oda başkanıyla birlikte esnafın finansa erişimi için çağrıda bulunarak, zincir market yasasının çıkartılmasını talep etti. TESK Genel Başkan vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentteki 29 oda başkanlarıyla birlikte DESOB binası önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları ve POS komisyonları gibi giderlerin esnafın belini büktüğünü söyledi. Zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi karşısında mahalle esnafının her geçen gün daha fazla güç kaybettiğini, küçük işletmeler korunmadan yerel ekonominin de korunamayacağına dikkat çeken Ebedinoğlu, Diyarbakır genelinde esnafın ancak yüzde 35’inin primlerini düzenli ödeyebildiğini dile getirdi. Geriye kalan yüzde 65’lik kesimin her geçen gün faiz yükü altında ezildiğini aktaran Ebedinoğlu, esnafın aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakıldığını, buna karşın emekli maaşlarının 20 bin TL ile 21 bin TL arasında kaldığını söyledi. Sosyal güvenlik sistemindeki bu durumun büyük bir adaletsizlik olduğunu savunan Ebedinoğlu, yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi konusunda henüz somut bir adım atılmadığını ve bu beklentinin artık ertelenmemesi gerektiğini dile getirdi. Esnafın krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdüremediğini, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma geldiğini aktaran Ebedinoğlu, yüksek banka faizleri ve piyasadaki durgunluk nedeniyle tahsilat yapılamadığını, bu durumun domino etkisi oluşturacak binlerce işletmeyi kapanma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Hükümete ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Ebedinoğlu, esnafın ödeme gücüne göre Bağ-Kur primlerinin yeniden düzenlenmesini, gecikme faizlerinin silinmesini veya makul seviyelere çekilerek kapsamlı bir yapılandırma sisteminin hayata geçirilmesini istedi. Kredilerdeki vergi ve SGK borcu şartının esnetilmesi gerektiğini belirten Ebedinoğlu, küçük esnaf için düşük faizli destek paketlerinin hazırlanması, zincir market yasasının çıkarılması ve elektrik ile kira gibi kalemlerde esnafa özel destek mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu. Esnaf ve sanatkarın ülkenin omurgası olduğunu hatırlatan Ebedinoğlu, esnafın olmadığı yerde üretimin, istihdamın ve sosyal hayatın olamayacağını belirterek, esnafın haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:23 Safranbolu ve Düzce arasında kardeş oda protokolü imzalandı Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Safranbolu TSO arasında kardeş oda protokolü imzalandı. Düzenlenen imza törenine Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Meclis Başkan Yardımcısı Metin Topal, Safranbolu TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Altuntepe, Meclis Başkanı Cengiz Ünal, her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Erdoğan Bıyık, bölge odalar ile sürekli istişare halinde olduklarını belirterek, "Bölgemizin gelişimi için, planlı ve istikrarlı büyüme hedeflerimize ortak çalışmalar ile ulaşmaya çalışıyoruz. Düzce’den başlatmış olduğumuz Turizm atağında bölgemizi de kapsayan önemli adımlar atıyoruz. Batı Karadeniz Bölge Destinasyonu çalışması ile bölgemizin turizm potansiyellerini verimli şekilde değerlendirmeyi, konaklamalı turizm pastasından bölge olarak hak ettiğimiz payı almayı amaçlıyoruz. Bugün burada Safranbolu TSO ile yapmış olduğumuz Kardeş Oda protokolü hem turizm hem de sınai konularda kapsamlı iş birliklerini kapsıyor. İmzaladığımız protokolün odalarımıza, üyelerimize ve bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı. Erol Altuntepe, YÖREX fuarında Safranbolu Safranı ve Konuralp Pirincini bir araya getirerek atılan adımın bugün kardeş oda protokolü imzalanması aşamasına gelmesinden dolayı büyük mutluluk yaşadıklarını, protokol ile bölgenin kazanımlarının daha da artacağına inandıklarını da sözlerine ekledi. Yapılan konuşmaların ardından Kardeş Oda olmasına yönelik protokol imza altına alındı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:14 Ayvalık’ta tarihi tarımsal buluşma Kuzey Ege’nin üretim gücü, tarım vizyonu ve zeytincilik mirası Ayvalık’ta aynı çatı altında buluştu. Bölgenin ilk ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan Agro Ayvalık 2026 Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı, görkemli bir törenle kapılarını açarken, eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi de sektörün en önemli buluşma platformlarından biri oldu. 15-18 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun açılış törenine siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Açılışa katılımın yüksek olması, Agro Ayvalık’ın daha ilk yılında bölgesel sınırları aşan güçlü bir organizasyon haline geldiğini ortaya koydu. "Agro Ayvalık önemli bir ticaret merkezi olacak" Açılışta konuşan Kare Fuarcılık İcra Kurulu Başkanı Ercüment Er, Kuzey Ege’de düzenlenen ilk ihtisas fuarını hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Fuarda tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürün ve hizmetlerini sergileme imkânı bulacağını belirten Er, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale’den çok sayıda heyetin fuarı ziyaret edeceğini ifade etti. Eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi’nin de üretici, akademisyen ve ihracatçıları bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarının konuşulacağı önemli bir platform olacağını dile getiren Er, Agro Ayvalık’ın gelecek yıllarda da büyüyerek devam edeceğini kaydetti. "Altınova üretimin merkezi" Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar ise konuşmasında Altınova’nın tarım açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye "Altınova" adını verdiğini hatırlatan Uçar, bu bereketli toprakların modern tarım teknikleriyle daha ileri taşınması gerektiğini söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda milli bağımsızlık ve gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Uçar, teknoloji, markalaşma ve sürdürülebilir üretim vurgusu yaptı. Uçar ayrıca fuarların kent ekonomisine büyük katkı sunduğunu belirterek, fuar turizminin Ayvalık’ın marka değerini artıracağını ifade etti. "Tarım Ayvalık’ın kalbinin atışı" Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin de Ayvalık’ın tarih boyunca üretimle anılan özel bir kent olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kültür ve yaşam biçimi olduğunu belirten Ergin, zeytin ve zeytinyağının ilçenin kimliğini yansıttığını ifade etti. İklim krizi ve artan maliyetler nedeniyle tarımda yeni teknolojilerin önem kazandığını vurgulayan Ergin, Agro Ayvalık 2026’nın sektör temsilcileriyle üreticileri buluşturarak önemli bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. "Tarım milli güvenlik meselesidir" İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise konuşmasında tarım ve hayvancılığın siyaset üstü bir konu olduğunu belirterek, üretimin milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin tarım ve zeytincilik potansiyeline rağmen üreticinin artan maliyetlerle mücadele ettiğini dile getiren Çömez, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çömez, Agro Ayvalık’ın bölge ekonomisine ve üreticilere önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. 156 firma katıldı Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi ve katılımcı stantları ziyaret edildi. Altınova Kapalı Pazaryeri’nin 8 bin 600 metrekarelik alanında düzenlenen fuarda 156 firma ve firma temsilciliği yer aldı. Fuarda yeni nesil traktörler, tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, dijital tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları, yem teknolojileri, sera çözümleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları yoğun ilgi gördü. Ayvalık zeytinciliğin karar merkezi oluyor Agro Ayvalık 2026’yı farklı kılan en önemli unsur ise aynı çatı altında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi oldu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede; üretimden ihracata, coğrafi işaretten lisanslı depoculuğa kadar sektörün kritik başlıkları ele alınıyor. Yerel yönetimlerin tarım politikaları, üreticilerin maliyet sorunları, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve kadın üreticilerin kırsal kalkınmadaki rolü gibi konuların masaya yatırıldığı zirvenin, sektör adına önemli çözüm önerileri ve iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:13 DTO’nun ‘Avrupa Pazarı ve E-İhracat’ toplantısı büyük ilgi gördü Denizli Ticaret Odası (DTO), Türk iş insanlarını bu kez Almanya’da buluşturdu; odanın Avrupa pazarına açılmak isteyen Türk firmalara yönelik düzenlediği bilgilendirme toplantısı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Grexon Logistics GmbH firmasının kurucularından Hüseyin Ergin’in konuşmacı olarak katıldığı program, DTO üyelerinden büyük ilgi gördü. Toplantıda, Avrupa pazarına giriş sürecinde firmalara yol gösterecek önemli başlıklar ele alınırken, e-ihracat ve lojistik süreçlerine ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Toplantının başında konuşan iş insanı Hüseyin Ergin, katılımcılara "fulfillment" yani sipariş karşılama ve lojistik yönetimi modeli hakkında detaylı bir sunumda bulundu. Ürünlerin depolanmasından sipariş hazırlama süreçlerine, sevkiyattan iade yönetimine kadar tüm operasyonel süreçleri anlattı. Küresel ölçekte hızla büyüyen e-ticaret sektöründe fulfillment hizmetlerinin firmalar açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. DTO, Türk iş insanlarını Almanya’da buluşturdu Avrupa pazarına girişte yaşanan zorluklara da değinen Ergin, doğru iş ortaklarıyla bu sürecin daha kolay yönetilebileceğinin altını çizdi; temsil ettiği şirketin sunduğu hizmetler hakkında da bilgi verdi Almanya’da bulunan 24 bin metrekarelik modern lojistik merkezleri aracılığıyla Avrupa genelinde üretici ve tedarikçilere e-dağıtım ve fulfillment çözümleri sunduklarını belirtti. Sunumunda ayrıca gümrükleme süreçleri, Avrupa Birliği (AB) mevzuatına uyum, depolama ve dağıtım operasyonları, pazar yerlerinde ürün listeleme, içerik ve reklam yönetimi ile müşteri ilişkileri ve iade süreçlerinin tek merkezden entegre bir şekilde yürütüldüğünü de aktardı. Bu hizmet modelinin firmalara maliyet avantajı sağladığını ve operasyonel verimliliğini artırdığını vurguladı. Toplantının sonundaki soruların cevaplandığı bölümde ise katılımcılar, e-ihracat ve lojistik süreçlerine ilişkin merak ettiklerini doğrudan uzmanlara yöneltme fırsatı buldular. Karşılıklı görüş alışverişinin de yapıldığı bu bölümde, Avrupa pazarında büyümek isteyen Türk firmaları için doğru strateji ve iş birliklerinin önemli olduğu öne çıktı. Denizli horozu plaketi vererek teşekkür etti Program sonunda Denizli Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hasan Aracı, programlarına katkıları ile ayrıntılı paylaşımları için Hüseyin Ergin’e teşekkür ederek bir plaket takdim etti. Toplantı, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla da sona erdi.
Mersin’de üreticiye güneş paneli, sıvı gübre ve nergis soğanı desteği
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:32 Mersin’de üreticiye güneş paneli, sıvı gübre ve nergis soğanı desteği Mersin Büyükşehir Belediyesi, Toroslar’da düzenlenen törenle üreticilere mobil güneş paneli, sıvı gübre ve nergis soğanı desteği sağlayarak üretim maliyetlerini düşürüyor, kırsal kalkınmayı destekliyor ve sürdürülebilir tarımı güçlendiriyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen 3 önemli proje, kırsal kalkınmayı desteklemek, üretim maliyetlerini azaltmak ve sürdürülebilir tarımsal üretimi yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildi. Küçükbaş hayvancılık ve arıcılık yapan üreticilerin enerji ihtiyacını karşılamak, kırsalda yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen ‘Mobil Güneş Paneli Desteği Projesi’ kapsamında, Toroslar ilçesinden 21 üreticiye mobil güneş enerjisi sistemi desteği sağlandı. Bu yıl Toroslar’da 76 adet, Mersin genelinde ise toplam 1160 adet mobil güneş enerjisi sistemi üreticilere ulaştırılmış olacak. Doğal afetlerden etkilenen küçük ölçekli meyve üreticilerine yönelik proje kapsamında toprak sağlığını iyileştirmek ve ürün kalitesini artırmak hedefiyle yürütülen ‘Sıvı Gübre Desteği Projesi’ kapsamında, her üreticiye 40 litre sıvı azot gübre ve 20 litre organik gübre olmak üzere toplam 60 litre sıvı gübre desteği veriliyor. Gerçekleşen törenle, Toroslar ilçesinden 1300 üreticiye toplam 78 bin litre sıvı gübre dağıtıldı. Mersin genelinde ise 6 bin 500 üreticiye 390 bin litre sıvı gübre desteği sağlanıyor. ‘Nergis Soğanı Desteği Projesi’ kapsamında ise alternatif ürün yetiştiriciliğini teşvik etmek, üretici gelirini artırmak ve biyoçeşitliliği desteklemek amacıyla Toroslar ilçesindeki 27 üreticiye toplam 40 bin 500 adet kokulu katmerli nergis soğanı dağıtıldı. Destekten 12’si kadın, 15’i erkek olmak üzere 27 üretici yararlandı. Dağıtımlar Işıktepe, Yüksekoluk, Resul, Sadiye, Ayvagediği, Yeniköy ve Akbelen mahallelerinde gerçekleştirildi. Bu destek sayesinde, kışın üretimin durduğu araziler boş kalmayacak; üretici alternatif bir gelir kapısı aralamış olacak. Bu yıl Toroslar ilçesinde 266 bin 615 adet, Mersin genelinde ise 626 bin 336 adet nergis soğanı üreticilere ulaştırılmış olacak. "Büyükşehir olarak tarımın her kolunda projeler gerçekleştiriyoruz" Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, belediye olarak üretimden dağıtıma kadar tarımın her sürecinde üreticinin yanlarında olduklarını ifade ederek, "Bizler Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak tarımın her koluna ve yöreye özgü projeler gerçekleştiriyoruz. Girdi maliyetlerin yüksek olduğu, üretimin zor ama bir o kadar da kıymetli olduğu bu dönemde üreticilere destek olarak bir nebze de olsa dertlerine ortak olmaya çalışıyoruz" dedi. "Daha adil daha güvenilir gıda erişiminin yollarını açıyoruz" Şahutoğlu, sadece fide ve fidan desteği ile yetinmediklerini üreticinin üründen verim alabilmesi adına gerekli tüm destekleri sağladıklarını aktardı. Şahutoğlu, "Bizler fide fidan desteklerinde bulunuyoruz bitkisel üretimi destekliyoruz ama biliyoruz ki sadece fide fidanı vermekle tarım olmuyor. Bu kapsamda üreticilerin bölgelerini suyla buluşturuyoruz, sulama boruları dağıtıyoruz. Birim alandan aldığımız ürünün miktarını arttırabilmek adına üreticiyi sıvı gübre ile destekliyoruz. Yaptığınız hasadı katma değerli ürüne çevirmek adına, makina ekipman destekleriyle destekliyoruz. Unutulmuş atalık tohumları tekrardan gün yüzüne çıkartarak daha sağlıklı daha adil daha güvenilir gıda erişiminin yollarını açıyoruz" sözlerine yer verdi. "Projeleri sürdürülebilir hale getirip daha fazla destek sunmaya devam edeceğiz" Mersin genelinde tarımda ürün çeşitliliğini artırmak ve alternatif ürünler yetiştirmek amacıyla destek sağladıklarını belirten Şahutoğlu, "Bizler tarımsal desteklemelerimizle beraber üreticilerin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Bu anlamda da üretimin ve üreticinin devamlılığını sağlamak amacıyla; tarımın geleceğini konuşlandırmak üzere tarımın geleceğini daha fazla konuşmak üzere de projeleri sürdürülebilir hale getirip daha fazla destek sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
"Boğaziçi Lüferi Bayramı" geliyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:15 "Boğaziçi Lüferi Bayramı" geliyor İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) coğrafi işaretle tescil ettirdiği Boğaziçi Lüferi’nin markalaşması için 29 Kasım’da Boğaziçi Lüferi Bayramı düzenlenecek. Boğaziçi Lüferi için şeflerle projeler hazırlanacak. İstanbul Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İstanbul’un simge lezzeti Boğaziçi Lüferi’nin İstanbul’un gastronomi markası olması için bir dizi proje başlatıldı. İTO öncülüğünde coğrafi işaretle tescil edilen Boğaziçi Lüferi’nin tanıtımı için "Boğaziçi Lüferi Bayramı" adıyla bir etkinlik organize edileceği açıklandı. İTO, İstanbul Tarım İl Müdürlüğü ve diğer paydaşların iş birliğiyle düzenlenecek etkinlik Samatya’daki Kocamustafapaşa Balıkçı Barınağı’nda gerçekleştirilecek. Boğaziçi Lüferi Bayramı’nın tanıtımı İTO ve Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) iş birliğiyle düzenlenen etkinlikle yapıldı. İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, yaptığı konuşmada Boğaziçi Lüferi Bayramı’nın 29 Kasım Cumartesi günü İstanbul Tarım İl Müdürlüğü ve diğer paydaşların iş birliğiyle Samatya semtindeki Kocamustafapaşa Balıkçı Barınağı’nda düzenleneceğini söyledi. Özer, 2018 yılında İstanbul Coğrafi İşaret Konsorsiyumu’nu kurarak Boğaziçi Lüferi’nin yanı sıra potansiyel taşıyan birçok diğer ürün için teknik ve bilimsel araştırma süreçlerini başlattıklarını söyledi. Bu çalışmaların en somut örneğinin geçtiğimiz yıl tescil edilen Boğaziçi Lüferi olduğunu belirten Özer, "Boğaziçi Lüferi, yalnızca bir balık değil, İstanbul kültürünün yaşayan bir simgesi. Osmanlı döneminde saray sofralarının vazgeçilmezi olmuş, halk arasında ‘Boğazın Sultanı’ unvanını almıştır. Evliya Çelebi’den günümüze kadar uzanan bu geleneği, coğrafi işaretle birlikte artık yasal koruma altına almış durumdayız. TÜRKPATENT’e yaptığımız başvuru Ocak 2024’te sonuçlandı. ‘Boğaziçi Lüferi’ adıyla coğrafi işaret tescili gerçekleşti" bilgisini verdi. "Sırada ‘İstanbul Lakerdası’ var" Bir diğer geleneksel ürün olan İstanbul Lakerdası için de patent başvurusu yaptıklarını belirten Ahmet Özer, "Palamut ya da torikten yapılan bu tuzlama yöntemi hem tarihsel hem ekonomik açıdan İstanbul mutfağının ayrılmaz bir parçası. Bu ürün için de coğrafi işaret tescili tamamlandığında, bu ürün de hem gastronomi hem de turizm açısından şehrimize yeni bir değer katacak" dedi. İTO olarak İstanbul’un değeri olan ürünleri yaşatmak ve tanıtmak için de kapsamlı bir gastronomi vizyonu yürüttüklerini kaydeden Özer, "İstanbul balığı" adıyla da bilinen Boğaziçi Lüferi için yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: "Boğaziçi Lüferi Bayramı etkinliklerinin yanı sıra Mutfak Sanatları Akademisi ile birlikte öğrencilere yönelik atölyeler, ‘Boğaziçi Lüferi Tarif Kitabı’ hazırlığı ve podcast projeleri yürütüyoruz. Boğaziçi Lüferi için özel olarak bogaziciluferi.com sitesini ve sosyal medya hesaplarını hayata geçirdik. Diğer yandan Boğaziçi Lüferi’nin doğru şekilde menülere dahil edilmesi için paydaş ve restoranlarla da irtibat halindeyiz." "Boğaziçi Lüferi ayrı bir tat, ayrı bir lezzet" İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar da İstanbul’un halihazırda tarımsal anlamda 5 coğrafi işareti bulunduğunu belirterek, "Bunların her biri birbirinden çok kıymetli. Bu sayıyı artırmak için de yoğun bir çaba içindeyiz" dedi. Parıldar, İstanbul’da turizmin yanında önemli bir tarımsal üretim olduğunu, denizden yapılan avcılık yoluyla elde edilen ürünler bulunduğunu ve bu ürünlerin tüketiciye en doğru zamanda ulaşması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Boğaziçi Lüferi Bayramı için çalışan tüm paydaşları kutlayan Suat Parıldar, "Eylül ayı ortasından yaklaşık Ocak ortasına kadar lüfer en yağlı, en yenilebilir dönemde ama Boğaziçi Lüferi ayrı bir tat, ayrı bir lezzet, ayrı bir zevk" ifadelerini kullandı. "Boğaziçi Lüferi yalnızca bir balık türü değil, kültürel bir miras" Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) Yönetici Direktörü Sitare Baras ise Boğaziçi Lüferi’nin coğrafi işaret alarak tescillenmesini, İstanbul’un deniz ürünleri kültürü ve mutfak mirası adına önemli bir adım olarak değerlendirdi. Baras, şunları söyledi: "Kurulduğumuz günden bu yana tam 21 yıldır MSA çatısı altında yürüttüğümüz çalışmalarla coğrafi işaretli ürünlerin korunması ve tanıtılması için elimizden geleni yapıyoruz. Boğaziçi Lüferi yalnızca bir balık türü değil, kültürel bir miras. Bu nedenle, MSA olarak geleceğin şefleri öğrencilerimize ve 5 yaşından itibaren temel gıda ve mutfak becerileri aktardığımız mutfak severlere bu bilinçle eğitim vermeye ve sürdürülebilir avlanma konusunda farkındalık oluşturmaya devam edeceğiz. Bu sorumluluğumuzun farkında olarak, İstanbul Ticaret Odası ile iş birliği içinde lüferin tanıtımı ve korunması için çalışmayı sürdüreceğiz."
MediaMarkt Startup Challenge Yarışması için başvurular başladı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:11 MediaMarkt Startup Challenge Yarışması için başvurular başladı MediaMarkt’ın girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla düzenlediği ‘MediaMarkt Startup Challenge’ yarışması için başvurular başladı. Yarışmaya son başvuru tarihi 15 Kasım. MediaMarkt Türkiye’nin girişimcileri ve girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla bu yıl 8’incisini düzenlediği ‘MediaMarkt Startup Challenge’ yarışmasının başvuru süreci başladı. Bugüne kadar Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden başvuru alan yarışmaya girişimciler, 15 Kasım 2025 tarihine kadar başvuru yapabilecek. Yarışmada; "Perakende Satış Teknolojileri", "Satış Sonrası Teknolojiler" "Kurumsal Dijitalleşme ile Çalışan Deneyimini Güçlendirme" ve "Sürdürülebilirlik ve Çevresel Etki Çözümleri" alanlarında, inovatif perspektifiyle fark oluşturan ve perakende dünyasını dönüştüren uygulamalar değerlendirilecek. Uzman isimlerden oluşan jüri değerlendirmesi sonucunda finalde yarışmaya hak kazanan girişimler, 14 Ocak 2026 tarihinde düzenlenecek Startup Challenge yarışmasında projelerini sunacak ve ödüle hak kazanan ilk üç proje belirlenecek. Kazanan girişimler MediaMarkt ile iş birliği olanağı buldu Yarışmaya geçen yıl 21 farklı ülkeden 232 proje başvuru yaptı. Yarışmanın kazananı ise belirli sektörlere ve markalara özel olarak tasarlanmış yapay zekâ modellerini kullanarak saniyeler içinde yüksek etkileşimli e-ticaret/pazarlama görselleri oluşturan bir çözüm geliştiren Crait AI oldu ve MediaMarkt’la iş birliği için ilk adımlar atıldı. İkinciliği epilepsi, disleksi, görme bozuklukları ve bilişsel zorluklar yaşayan bireyler için web sitesi erişilebilirliğini geliştirmek üzere tasarlanmış bir dijital erişilebilirlik widget’ı sunan Corpowid alırken, e-atık sınıflandırmasını otomatikleştirerek, karbon ayak izlerini hesaplayarak ve atık satışları için bir pazar sunarak elektronik atıkları hem çevresel hem de finansal fırsatlara dönüştüren Mol-e üçüncü oldu. Geçmiş dönemin kazananlarından Wastespresso girişimi ile MediaMarkt, uzun vadeli bir iş birliğine imza attı ve kahve posalarıyla ileri dönüşüm projesi başlattı. Kazanan diğer girişimlerden Buybuddy ve Udentify ile mağazalarında iş birliği yapan şirket; ayrıca AssistBox, B2Metric, Optiyol ve Qumpara gibi geleceğin perakende dünyasını şekillendiren girişimlerle de pilot çalışmalara imza attı. Yarışmaya katılmak isteyen girişimciler, başvurularını 15 Kasım 2025 tarihine kadar mmstartupchallenge.com/tr adresinden yapabilecek.
Seyahate çıkanlar, 116 milyar 933 milyon 487 bin TL harcadı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:08 Seyahate çıkanlar, 116 milyar 933 milyon 487 bin TL harcadı Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,4 artarak 116 milyar 933 milyon 487 bin TL olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı ikinci çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini paylaştı. Buna göre, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan ikinci çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 13 milyon 938 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,9 azalarak 17 milyon 76 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 99 milyon 214 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,8 gece oldu. Seyahate çıkanlar, 116 milyar 933 milyon 487 bin TL harcadı Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,4 artarak 116 milyar 933 milyon 487 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 85,2’sini 99 milyar 655 milyon 181 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 14,8’ini ise 17 milyar 278 milyon 306 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 6 bin 848 TL oldu. Bu çeyrekte harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,1 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 25,8 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 15,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 3,1, ulaştırma harcamalarında yüzde 7,1 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 26,2’lik artış görüldü. Yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 60,3 ile ilk sırada yer aldı Seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 32,2 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 3 ile "sağlık" yer aldı. Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 68 milyon 739 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 13 milyon 886 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 9 milyon 727 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Tami ve Ticimax’tan e-ticarette güvenli ödeme için iş birliği
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:50 Tami ve Ticimax’tan e-ticarette güvenli ödeme için iş birliği Garanti BBVA iştiraki ödeme kuruluşu Tami, e-ticaret altyapı sağlayıcısı Ticimax ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle, e ticaret yapan işletmelere güvenli ve kesintisiz ödeme deneyimi sağladığını duyurdu. İşletmeler, Ticimax e-ticaret altyapısına entegre olan Tami Sanal POS sayesinde tüm kartlardan ödeme alabiliyor, banka kartlarının taksit ve kampanyalarından faydalanabiliyor. Garanti BBVA’nın ödeme altyapısı ve dijital ödeme çözümleri sunan iştiraki Tami, e-ticaret altyapı sağlayıcısı Ticimax ile iş birliği yaptı. Yapılan açıklamaya göre, Ticimax altyapısını kullanan işletmeler artık Tami Sanal POS’u dakikalar içerisinde e-ticaret sitelerine entegre edip güvenli ve kesintisiz ödeme hizmetinden yararlanarak; yerli ve yabancı tüm kartlardan kolayca ödeme alabiliyor, ödemelerini rahatlıkla takip edebiliyor, banka kartlarının taksit imkanlarından ve özel kampanyalardan faydalanabiliyor. Tami Sanal POS ile ödemeler hemen ertesi iş günü hesaba geçiyor, tek komisyon oranıyla finansal yönetimde kolaylık sağlanıyor. İşletmeler, platformun müşteri iletişim merkezinden 7/24 destek alabiliyor. İş birliği kapsamında aynı zamanda, 31 Aralık 2025 tarihine kadar Tami üye işyeri olan e-ticaret firmalarına, Ticimax e-ticaret paketlerinde indirim fırsatı sunuluyor. Kampanyayla, işletmelerin dijitalleşme süreçlerinde uygun maliyetli ve güvenli bir ödeme altyapısına kolayca geçiş yapması amaçlanıyor. Tami Genel Müdürü Melda Çetin, iş birliğini ve Ticimax iş birliğiyle e-ticaret firmalarına sundukları olanakları şöyle değerlendirdi: "İşletmeler için ödeme altyapısı kurmak, karmaşık ve zaman alan bir süreç oluyor. Tek tek bankalara POS başvurusu yapmak, belgeler ve onay süreçleriyle uğraşmak ciddi bir operasyonel yük oluşturuyor. Garanti BBVA çatısı altında benimsediğimiz Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımıyla tüm bunları göz önünde tutarak müşterilerimiz için tüm ödeme altyapısını müşterimizin gözünden tasarlıyoruz. Çoklu banka özelliğine sahip Tami Sanal POS sayesinde e-ticaret yapan işletmeler tek tek bankalara POS başvurusu yapmak zorunda kalmadan, tek bir POS ile birçok bankanın taksit ve kampanyalarına erişebiliyor. Aynı zamanda tüm işlemlerini ve raporlamalarını tek merkezden kolayca yönetebiliyor, tek bir kontak noktasıyla muhatap olabiliyor. Şirket iş birliğimiz sayesinde, Garanti BBVA’nın üstün teknolojik altyapısı ve ödeme sistemleri alanındaki deneyimiyle e-ticaret yapan işletmelere ödeme süreçlerinde hız, güvenlik ve kolaylık sağlayarak işlerini daha sorunsuz yürütmelerine destek oluyoruz. Tami Sanal POS müşterilerine aynı zamanda şirketin e-ticaret paketlerinde yıl sonuna kadar geçerli indirim fırsatı sunuyoruz. E-ticaret ekosisteminin ‘tam istediği gibi’ ödeme çözümleri üretmeye devam edeceğiz." Ticimax CEO’su Cenk Çiğdemli, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yeni girişimcilerden global firmalara kadar 30 binden fazla markaya hizmet sunan, Türkiye’nin en gelişmiş e-ticaret altyapı sağlayıcısı olarak, işletmelere sadece güçlü bir altyapı sunmakla kalmayıp işlerini güvenle büyütebilecekleri bütünsel çözümler geliştirmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz. Platform ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, işletmelerin dijitalleşme süreçlerine katkı sağlayarak e-ticaret ekosisteminin gelişimine önemli bir ivme kazandıracağına inanıyoruz. Şirket olarak her zaman markaların işlerini kolaylaştıran, büyümelerini hızlandıran teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz."
BTM’nin global arenada ‘Yıldız’ı parlıyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:47 BTM’nin global arenada ‘Yıldız’ı parlıyor Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Yıldız Teknopark’ın, Dubai ve Londra ofislerinin Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) ile ortak kullanımına ilişkin iş birliği protokolü imzalandı. Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) global arenada da söz sahibi olmak için harekete geçti. UBI Global tarafından 2023 yılı başında ‘Dünyanın En İyi 3. Startup Merkezi’ seçilen BTM, küresel oyuncu olma hedefi için Dubai ve Londra’dan yola çıkmaya hazırlanıyor. İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından girişimciliğin desteklenmesi amacıyla kurulan BTM bu amaçla, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Yıldız Teknopark ile Dubai ve Londra ofislerini ortak kullanmak için iş birliği protokolü imzaladı. Protokole İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve BTM Başkan Yardımcısı İbrahim Doğan Salman ile YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip imza attı. Protokolle birlikte, Türk girişimcilere küresel pazarlarda kalıcı bir varlık kazandıracak yeni bir dönem başladı. Çünkü YTÜ Yıldız Teknopark’ın Londra ve Dubai’de konumlandırdığı bu iki uluslararası merkez, Türk bilişim ve teknoloji şirketlerinin Avrupa ve MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) pazarlarında büyümesini desteklemek üzere tasarlandı. Londra’daki ofis, kentin sembolik yapılarından biri olan Battersea Power Station’da yer alıyor. İngiltere’nin 1,2 trilyon dolarlık teknoloji ekosisteminin kalbinde konumlanan merkez, 20 binden fazla yüksek büyüme şirketi ve 181 unicorn’un faaliyet gösterdiği bir inovasyon ortamında Türk girişimcilere prestijli bir adres sağlıyor. Ofis, altyapı imkanı, finansal ve hukuki danışmanlık, pazarlama ve yatırımcı ilişkileri desteği gibi kapsamlı hizmetleriyle dikkat çekiyor. Girişimcilere yüzde 75 finansman desteği Yapılan açıklamaya göre, Dubai’deki Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) ise dünyanın en önemli iş merkezlerinden biri olan Dubai World Trade Centre’da faaliyet gösteriyor. 43 milyar dolar büyüklüğe ulaşan Dubai teknoloji ekosistemi, 10 unicorn üretmiş ve yalnızca 2025’in ilk yarısında 1,5 milyar doların üzerinde yatırım çekmiş durumda. Bu ekosistemde yer alan Türk firmaları, hazır ofis ve sanal çalışma alanlarının yanı sıra şirket kuruluşu, banka hesabı açılışı, vize, vergi ve hukuk danışmanlığı gibi konularda destek alabiliyor. Ticaret Bakanlığı destekli Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) modeliyle hayata geçirilen bu her iki yapı, girişimcilere yüzde 75’e varan finansman desteğiyle düşük maliyetli uluslararası erişim olanağı sunuyor. Londra ve Dubai ofislerinin birlikte kullanılmasıyla Türk teknoloji firmaları için ‘çift merkezli globalleşme modeli’nin hayata geçirileceği vurgulanıyor. Buna göre Londra, yatırımcı ilişkileri ve marka prestijinin güçlendirileceği stratejik bir merkez olarak konumlandırılırken; Dubai ofisi bölgesel satış, operasyon ve iş geliştirme üssü olarak değerlendirilecek. Bu yapı sayesinde Türk girişimciler hem Avrupa’daki risk sermayesi fonlarına hem de Körfez bölgesindeki devlet ve aile fonlarına doğrudan ulaşabilecek. Girişimcilik uluslararası ivme kazanıyor Açıklamaya göre, protokol kapsamında ilk aşamada yazılım, yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik, blokzincir, bulut bilişim, akıllı şehir ve yeşil dönüşüm alanlarında faaliyet gösteren girişimler hedefleniyor. Katılım süreci, HİB üyeliği, Ticaret Bakanlığı sistemine kayıt, Dubai şirket kuruluşu ve UTPO başvurusunu içeren yaklaşık bir aylık bir prosedürle tamamlanabiliyor. Londra’nın finansal ağı ile Dubai’nin yatırımcı potansiyelini birleştiren bu yapı, Türkiye’nin teknoloji ihracatında yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor. Londra-Dubai kombinasyonu, Türk teknoloji firmalarına küresel erişim, düşük risk ve yüksek prestij üçlüsünü sunarak sürdürülebilir büyüme için güçlü bir stratejik zemin de oluşturuyor.
Pamukkale Turizm, 25 adet yeni otobüs ile filosunu güçlendirdi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:42 Pamukkale Turizm, 25 adet yeni otobüs ile filosunu güçlendirdi Mercedes-Benz Türk, Pamukkale Turizm ile uzun yıllara dayanan iş ortaklığını güçlendirerek sürdürüyor. Bu kapsamda, Mercedes-Benz Türk bayisi Mengerler ev sahipliğinde düzenlenen törenle Pamukkale Turizm’e 25 adet Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 teslimatı gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Türk; sunduğu kalite, konfor, güvenlik ve satış sonrası hizmetlerle şehirler arası yolcu taşımacılığında sektörün tercihi olmayı sürdürüyor. Bu kapsamda, şehirler arası yolcu taşımacılığının köklü markalarından Pamukkale Turizm de Mercedes-Benz otobüsleri tercih etti. Teslimatı gerçekleştirilen 25 adet Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 ile birlikte Pamukkale Turizm hizmet kalitesini daha da güçlendirdi. Mercedes-Benz Türk bayi Mengerler’de gerçekleştirilen teslimat törenine; Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy, Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, Pamukkale Turizm’den de Yönetim Kurulu Üyeleri Turan Bababalım, Mazlum Bababalım, Ahmet Bababalım ve Sadık Bababalım’ın yanı sıra Pamukkale Turizm Bölge Koordinatörleri de teslimat törenine katıldı. Sadık Bababalım: "Türkiye’deki otobüsçülüğün kalite standartlarını belirleyerek her geçen gün daha da yükseltiyoruz" Pamukkale Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Sadık Bababalım teslimatta yaptığı konuşmada, "Bugün burada Mengerler ailesinin ev sahipliğini yaptığı bu güzel organizasyonda Pamukkale Turizm’in ‘Yenilenme ve büyüme vizyonunu’nu gösteren çok kıymetli bir teslimatı kutlamak için bir aradayız. 1962’den bu yana Türkiye’nin dört bir yanına güven, konfor ve kalite taşıyoruz. Bu uzun yolculuğun ilk gününden itibaren yolcu memnuniyetini hep ilk planda tuttuk; her zaman, ‘Geleceğe yatırım’ anlayışını benimsedik. Bugün burada teslim aldığımız yeni otobüslerimiz de bu anlayışın göstergesi niteliğindedir. Türkiye’de otobüsçülük tarihinin önemli 3 aktörü olan Mercedes-Benz Türk, Mengerler ve Pamukkale Turizm’in uzun yıllara dayanan iş birliği kapsamında 2023 yılında 20 adet, 2024 yılında 25 adet ve 2025 yılında bugün teslimat törenini gerçekleştirdiğimiz 25 adetlik otobüs yatırımı ile son 3 yıl içerisinde toplam 70 adet Mercedes-Benz marka otobüsü filomuza kattık. 2026 yılında da; gerçekleşecek olan 15 araçlık yeni araç yatırımımız ile özmal filomuzdaki Mercedes-Benz marka araç oranı yüzde 75’in üzerine ulaşmış olacak. Bu yatırımlar ile sadece filomuzu büyütmekle kalmıyor; teknoloji ve inovasyonu konfor ile birleştirerek, yolcularımıza sunduğumuz güvenli ve keyifli yolculuk deneyimini güçlendiriyor; Türkiye’deki otobüsçülüğün kalite standartlarını belirleyerek her geçen gün daha da yükseltiyoruz. Yeni Mercedes-Benz otobüslerimizin hepimiz için hayırlı olmasını diliyor; bu iş birliğinin uzun yıllar aynı güven, kalite ve memnuniyetle sürmesini temenni ediyorum" dedi. Güven Onan: "Pamukkale Turizm, Türkiye taşımacılık sektörünün en güçlü temsilcilerinden biri" Mengerler İstanbul Genel Müdürü Güven Onan yaptığı açıklamada "Pamukkale Turizm’in filosuna katılan 25 adet Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 otobüsün teslimat töreninde bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Mengerler olarak, yıllardır Mercedes-Benz markasının güven ve kalite anlayışını müşterilerimizle buluşturuyor; sektörün öncü firmalarıyla kurduğumuz uzun vadeli iş ortaklıklarıyla gurur duyuyoruz. Bu teslimat, hem Mercedes-Benz Türk’ün üretim gücünün hem de Pamukkale Turizm’in vizyoner yaklaşımının güzel bir örneğini oluşturuyor. Pamukkale Turizm, Türkiye taşımacılık sektöründe konfor, güvenlik ve sürdürülebilir hizmet anlayışının en güçlü temsilcilerinden biri. Bugün teslim ettiğimiz Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 otobüsler, bu başarı hikayesini daha da ileriye taşıyacak, hem yolcular hem de firma açısından değer oluşturmaya devam edecektir. Bu süreçte emeği geçen Mercedes-Benz Türk ekibine, Pamukkale Turizm ailesine ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor; yeni araçların hayırlı ve bol kazançlı yolculuklara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Burak Batumlu: "Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 otobüslerimiz şehirlerarası yolcu taşımacılığında fark oluşturan bir model" Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu ise "Pamukkale Turizm ile köklü iş ortaklığımız, 1978 yılında gerçekleştirilen ilk teslimatla başlamış ve bugüne kadar karşılıklı güven, kalite ve sürdürülebilir başarı üzerine inşa edilmiştir. Bugün bu iş ortaklığımızı 25 adet otobüsümüz ile perçinliyoruz. Pamukkale Turizm’in filosu son yıllarda yaptıkları Mercedes-Benz otobüs yatırımları ile daha da güçlendi ve güçlenmeye devam ediyor. Böylesine köklü ve öncü bir markanın tercihini Mercedes-Benz otobüslerinden yana kullanması bizler için gurur kaynağı. Bu tercihin elbette ki en büyük sebeplerinden biri de otobüslerimizin ve marka olarak satıştan, satış sonrasına kadar oluşturduğumuz değer zincirinin müşterilerimize sunduğu katma değer. Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD 2+1 otobüslerimiz, yüksek güvenlik standartları, üstün konfor seviyesi ve yakıt verimliliğiyle şehirlerarası yolcu taşımacılığında fark oluşturan bir model. Teslim edilen yeni otobüslerin Pamukkale Turizm’in filosuna değer katacağına ve yolcuların seyahat deneyimini daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Yeni otobüslerinin Pamukkale Turizm’e hayırlı olmasını diliyoruz. Yeni araç alım tercihlerinde bizlere güvendikleri ve otobüslerimizi tercih ettikleri için Pamukkale Turizm’e ve satış işlemlerinde emeği geçen Mengerler bayimize çok teşekkür ediyoruz" diye ekledi.
Balıkesir Büyükşehir’in çiftçiye desteği sürüyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:34 Balıkesir Büyükşehir’in çiftçiye desteği sürüyor Üretim ve üreticinin en büyük destekçisi olan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, çiftçilere desteklerini aralıksız sürdürüyor. İvrindi’de Süt Otu ve 5’li Karışım Yem Bitkisi Tohumu Dağıtım Töreni’nde konuşan Akın, "Yaklaşık 2 bin üreticimiz, bu destekten faydalanarak toplamda 140 ton yem bitkisi tohumu ekecek. Bu sayede üreticilerimiz, kendi kaba yemlerini üretecek. Böylece hem maliyetler azalacak hem de işletme gelirleri artacak" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, verimli toprakların çiftçilerini bereketli projelerle buluşturmaya devam ediyor. Dün 25 mahalleye ’süt soğutma tankı’ desteğinin ardından bugün de İvrindi’de çiftçilere süt otu ve 5’li karışım yem bitkisi tohumu dağıttı. "Çiftçimize hizmet etmek onur ve gururdur" Her yerde tarımın ve hayvancılığın önemini anlattığını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, tarımsal üretimde bir plansızlığın yaşandığını ve çiftçinin topraklarını terk ettiğini söyledi. Üreticilerin ektiğinin karşılığını alamamasından dolayı gelecek kuşakların tarımdan uzaklaştığını belirten Akın, "Balıkesir’de benim bir tek amacım var. Zengin toprakların fakir çiftçileri olmayacak. Bunun için çalışıyoruz. ‘Tarımda Balıkesir Modeli’ ile vatandaşımızın her karış toprağını ekip biçmesini istiyoruz. Çünkü üretemeyen toplumlar borçlanmaya mahkûmdur. Çiftçisine sahip çıkan toplumlar ayakta kalır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, çiftçiyi her zaman en tepeye koymuştur. Üretsin ki memleket kazansın diye. Biz de Ulu Önder’imiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden ve onun hedeflerini kendisine şiar edinmiş neferleri olarak bu yolda ilerliyoruz. Bu yolda köylünün milletin efendisi olduğunu bilerek hareket ediyoruz. Çiftçilerimize hizmet etmek bizim için onur ve gururdur" diye konuştu. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere ve üretime en çok destek veren belediye olduğunu söyleyen Akın, "Türkiye’ye örnek olacak bir çalışmayı, ‘Tarımda Balıkesir Modeli’ni uyguluyoruz. Bu modelle, üreticimize birçok alanda destekler sunuyor ve kırsal potansiyelimizi hep bir adım öteye taşıyoruz. Sebze ve meyve üretiminde lideriz, bunu bildiğimiz için 220 bin adet sebze fidesini 20 ilçemizdeki çiftçilerimize ulaştırdık. Bunu çok iyi bildiğimiz için geçen yıl 23 adet dağıttığımız salça makinesi sayısını bu yıl 250’ye çıkarttık. Türkiye’deki süt üretiminin yüzde 6’sını tek başımıza karşılıyoruz. İşte bunu bildiğimiz için dün, üreticimize süt soğutma tankı desteği verdik" şeklinde konuştu. 2 bin üretici destekten yararlanacak Süt soğutma tankı desteğinin ardından süt otu (Ryegrass) ve 5’li karışım yem bitkisi tohumu desteği verdiklerini söyleyen Akın, "Yaklaşık 2 bin üreticimiz, bu destekten faydalanarak toplamda 140 ton yem bitkisi tohumu ekecek. Bu sayede üreticilerimiz, kendi kaba yemlerini üretecek. Böylece hem maliyetler azalacak hem de işletme gelirleri artacak. Kısacası bu destek; doğrudan üreticimizin cebine, dolaylı olarak da Balıkesir’imizin ekonomisine katkı sağlayacak. Hayırlı uğurlu olsun, bereketi bol olsun hemşehrim" dedi. "Balıkesir’in her karış toprağı ekilip biçilecek" 20 ilçe belediye başkanıyla tam bir uyum içinde çalıştıklarını vurgulayan Akın, "Bizim derdimiz ayrıştırma değil. Birlik ve beraberlik içinde çalışmalar yürütüyoruz. Aklımız fikrimiz Balıkesir’imize hizmet etmektir" dedi. "Bize emanet edilen Balıkesir’e sahip çıkıyoruz" diyen Akın, "Emaneti kutsal sayan bir kardeşiniz var. Bizim görevimiz hizmettir. Bizim görevimiz hiç kimseyi ayırmadan herkesi kucaklamaktır. Bin 133 mahalle ve 20 ilçesiyle Türkiye’nin en büyük coğrafyasına sahip olan Balıkesir’in her karış toprağının ekilip biçilmesi için mücadele veriyoruz. Binlerce çalışanıyla bu büyük coğrafyaya hizmet eden bir Büyükşehir Belediyesi var" ifadelerini kullandı. Akın’a desteklerinden dolayı teşekkür eden İvrindi Belediye Başkanı Önder Lapanta, "Ahmet Başkan’ımız hep meydanlarda ‘Ahmet Akın herkese yakın’ diyor. Biz, İvrindi olarak iliklerimize kadar bunu hissettik. Bize sağladığı destekler için çok teşekkür ederim. Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın destekleriyle iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüyoruz. Kültürel etkinliklerimizde Büyükşehir Belediyemizi hep yanımızda hissettik. Desteklerinden dolayı kendilerine çok teşekkür ederim" dedi. İvrindi Atatürk Meydanı’nda düzenlenen törene Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı, Saadet Partisi Balıkesir İl Başkanı Hasan Hüseyin Koyuncu, İvrindi Belediye Başkanı Önder Lapanta, Balya Belediye Başkanı Orhan Gaga, muhtarlar, üreticiler ve basın mensupları katıldı.