Son Dakika
|
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Arnavutköy’de aile kavgası kanlı bitti: Kuzenini başından vurdu
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "Xi, ABD’yi gerileyen bir ülke olarak görmekte haklıydı"
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Ordu’da yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan 21 işçi hastanelik oldu
Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye
Tarım işçilerini taşıyan minibüs tıra çarptı: 12 yaralı
Rusya’nın Kiev’e yönelik saldırısında ölü sayısı 8’e yükseldi
Bursa’da balkondan düşen kadın ağır yaralandı
EKONOMİ
Kurbanlık pazarında büyükbaş fiyatları küçükbaşa talebi artırdı
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:47:32
Bolu’da Kurban Bayramı’na sayılı günler kala hayvan pazarları ve besihanelerde hareketlilik devam ederken, büyükbaş kurbanlık fiyatlarının yüksek seyretmesi vatandaşı küçükbaşa yöneltti. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, kurban ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşların telaşı Bolu’daki hayvan pazarlarında ve besihanelerde yoğun hareketliliğe dönüştü. Büyükbaş hayvan fiyatlarının ve hisse bedellerinin 34 bin liradan başladığı Bolu’da, küçükbaş fiyatı ise 12 bin liradan başlıyor. "Küçükbaşa yoğun bir talep var" Satışların iyi gittiğini ifade eden Erkan Ercan, "Bu sene büyükbaş fiyatları yüksek olduğu için küçükbaşa yoğun bir talep var. Büyükbaşımız fazla yok, ağırlıklı olarak küçükbaş satıyoruz. Küçükbaşlarımız 12 bin liradan başlıyor, kademe kademe hayvanına göre 40 bin liraya kadar seçeneğimiz var. Büyükbaşlarda da 34 bin liradan hisse seçeneğimiz var. Günümüz şartlarında vatandaşın hali ortada. O yüzden küçükbaşa talep var" dedi. Vatandaşlara kurbanlık seçimi konusunda da uyarılarda bulunan Ercan, alınacak hayvanın İslami şartlara uygun, boynuz, ayak, göz ve kulak yapısının eksiksiz olması gerektiğinin altını çizdi. Kurbanlıkların güvenilir kişilerden alınması tavsiyesinde bulunan Ercan, "Vatandaşa önerim; sorun yaşadığında muhatap bulabileceği, devamlı bu işi yapan tanıdığı kişilerden kurban alması daha mantıklı olur" dedi. Ercan ayrıca, talep eden vatandaşlar için Afrika bölgesinde 5 bin lira bedelle kurban organizasyonu da yaptıklarını sözlerine ekledi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:46
İTO Başkanı Avdagiç: "Türkiye artık Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir"
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Dünya yeniden şekillenirken potansiyeli itibarıyla Türkiye’nin önüne tarihsel önemde büyük fırsat alanları çıkmıştır. Türkiye artık ekonomiden güvenliğe kadar Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir" ifadelerini kullandı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İTO’nun mayıs ayı meclis toplantısında dünya ve Türkiye ekonomisindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin 3 alanda avantajla öne çıktığını belirten Avdagiç, Çin+1 ihtiyacının en güçlü alternatiflerinden biri olan Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,3 milyar nüfusa, 32 trilyon dolar milli gelire ve 10 trilyon dolar ithalat hacmine sahip pazarlara erişim sunabilen eşsiz bir coğrafi konumda olduğunu söyledi. Avdagiç, ikinci olarak AB’nin "Made in EU" çerçevesi ve stratejik sektörlerde tedarik güvenliğini önceleyen politikalarının da Türkiye için yeni bir entegrasyon fırsatı sağladığını belirtti. Avdagiç, elektrikli araçlar, yeşil çelik, batarya, temiz enerji ekipmanları ve savunma sanayii alanlarında Avrupa üretim zincirinin potansiyel kritik halkalarından birinin Türkiye olduğunu kaydetti. "Türkiye menüde değil, masada yer alacak aktörlerden biridir" Avdagiç, "Üçüncüsü ise Türkiye’nin jeostratejik konumudur. Bugün dünya ticaretinin en önemli tartışması, yeni koridorlar üzerinedir. Orta Koridor, Kalkınma Yolu, enerji transit hatları, Karadeniz lojistiği ve Doğu Akdeniz bağlantıları Türkiye’yi yalnızca bir transit ülke değil; bölgesel ticaret merkezi haline getirebilecek küresel projelerdir" ifadelerini kullandı. Enerji, lojistik ve sanayi birlikte düşünüldüğünde Türkiye’nin ’bölgesel üretim ve ticaret üssü’ olma potansiyelinin aynı zamanda küresel yatırımcılar için de göz kamaştırıcı fırsatlar sunduğunu kaydeden Şekib Avdagiç, şunları söyledi: "Türkiye bu yeniden şekillenme sürecinde gücü, potansiyeli ve kapasitesiyle menüde değil, masada yer alacak aktörlerden biridir. Dünya yeniden şekillenirken potansiyeli itibariyle Türkiye’nin önüne tarihsel önemde büyük fırsat alanları çıkmıştır. Türkiye artık ekonomiden güvenliğe kadar Avrupa’nın geleceğini belirleyen ülkedir. Küresel ekonomide sert rüzgarların estiği bu dönemde Türkiye’nin önündeki asıl konu, bu rüzgarı avantaja çevirebilecek stratejik dönüşümü başarabilmektir. Bunun için de hepimize, hükümete, özel sektöre ve topluma vazifeler düşüyor. Bu vazifelerin başında ise ‘öngörülebilirlik, eğitim reformu, yüksek katma değerli üretim ve uzun vadeli sanayi stratejisi’ geliyor. Ben Türkiye’nin bugüne kadar başardıklarıyla, bundan sonraki zorlu aşamaları da başaracağına inanıyorum." "Türkiye’nin temel ekonomik sorunu yalnızca enflasyon değildir" Avdagiç, son verilerin yaşanan bütün zorluklara rağmen Türk sanayisinin çarklarının uzun süreli yavaşlamaya karşın durmadığını ortaya koyduğunu belirterek, reel sektörün yüksek faiz, finansmana erişim sorunları, enerji maliyetleri ve kur-enflasyon dengesizliğine rağmen fedakârlıkla üretmeye, satmaya ve pazarlarını korumaya devam ettiğini ifade etti. Avdagiç, şöyle devam etti: "Burada önemli bir saptama yapacağım: Halihazırda ilk sırada yer almakla birlikte Türkiye’nin temel ekonomik sorunu yalnızca enflasyon değildir. Bunun altını çizmek istiyorum. Can alıcı mesele üretim maliyetlerinin verimlilik artışının önüne geçmiş olması ve özellikle emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğin yitirilmesi meselesidir. Türkiye rekabetçiliğini kaybetmeden yoluna devam etmelidir. Biz özel sektör olarak bunu başaracak güçte olduğumuza inanıyoruz." İhracat sıçramasını kalıcı kılma çağrısı Son küresel gelişmelerin önümüzdeki dönemde dünyada 3 tür ekonominin öne çıkacağına işaret ettiğini söyleyen Avdagiç, bunları ’teknoloji üretenler, enerjiyi kontrol edenler ve tedarik zincirlerini yönetenler’ olarak sıraladı. Şekib Avdagiç, Türkiye’nin bu üç alanla ilgili olarak hiçbir ülkeye nasip olmayan bir avantaja sahip olduğunu, bu üç alanın kesişim noktasında bulunduğunu vurguladı. Nisan ayında ihracatta yaşanan yüksek oranlı sürpriz artışın Türkiye’nin göreli üstünlüklerine verilen tepkinin doğal sonucu olduğunu belirten Avdagiç, "Bu artış, batılı pazarların ani ve panik tedarikte ilk adreslerinin Türkiye olduğuna işaret eden çarpıcı bir örnektir. Bütün mesele, bu artışı kalıcı hale getirebilecek çıtanın aşılmasıdır" değerlendirmesinde bulundu. Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’na destek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni vergi teşvikleri ve Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nın bu yönde önemli bir adım olduğunu belirten Avdagiç, programı içerik ve zamanlama açısından isabetli bulduklarını ifade etti. Avdagiç, programın Türkiye’nin finans, lojistik ve ticaret merkezi konumunu pekiştireceği gibi küresel üretim ve ticaret üssü hedefine de katkı sunacağını, ülkenin ’bölgesel istikrar adası’ rolünü de güçlendireceğini söyledi. Avdagiç, "İTO olarak hep üstünde durduğumuz ’imalatçı ihracatçılar’ için Kurumlar Vergisi’nin düşürülmesi, transit ticaret faaliyetlerindeki Kurumlar Vergisi avantajı gibi pek çok düzenleme, özellikle yurt içinde üretimin artmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Avdagiç, yatırımcı dostu ve dijitalleşmeyi öne alan destek paketinin Türkiye’nin küresel arenadaki rekabet gücünü artıracağını kaydetti. Bu dönemde KOBİ’ler başta olmak üzere üretim, istihdam ve ihracat ekosistemini ayakta tutan şirketler için üç hususun gözetilmesini beklediklerini söyleyen Avdagiç, bunları ’uygun fiyatla finansmana erişim, döviz kurunun dengeli seyri ve rekabetçi girdi maliyet yapısının yeniden tesisi’ olarak sıraladı. "Türkiye’nin tüccarı, Türkiye’nin beyaz atlı prensleridir" Avdagiç, geçen ay üst düzey devlet protokolünün bulunduğu birçok toplantıya ve İTO üyelerinin temsil edildiği etkinliklere katılma imkanı bulduğunu belirterek, bu toplantıların ekonominin lokomotifi olarak nitelendirdiği KOBİ’lerin katıldığı toplantılar olduğunu ifade etti. Üyelerinin kendi işlerinde çalışan, üretmek ya da ticaret yapmak için çabalayan, pes etmeyen insanlar olduğunu vurgulayan Avdagiç, aynı zamanda bu kesimin dünyadaki gelişmelerden ve konjonktürel olaylardan en fazla etkilenen grupta yer aldığını söyledi. Avdagiç, şunları kaydetti: "Hiçbiri sızlanmıyor, yel değirmenleriyle savaşmıyordu. Hepsi, ‘Ben işimi nasıl yürütürüm, ne yaparım da ihracatımı artırırım, nasıl bir politika izlersem döviz artışından, faizin yükselmesinden, krediye erişememekten zarar görmem’, hep bunu düşünüyorlar. Kendi çıkış yollarını bulmaya odaklanmışlar. Onlar basiretli bir tüccarın yapması gerekeni yapmış. Beyaz atlı bir prensin gelip kendilerini kurtarmasını beklemeyip, kendilerinin beyaz atlı prensi olmuşlar. Bana göre Türkiye’nin tüccarı, Türkiye’nin beyaz atlı prensleridir. Kendileri için yaptıkları her şeyi Türkiye için yapmanın, Türkiye ekonomisini büyütmenin mutluluğunu yaşıyorlar."
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:43
DİKO, yeni açılacak kuyumcu esnafına hizmet vermeyeceğini duyurdu
Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO), yeni açılacak kuyumcu esnafına hizmet vermeyeceklerini bildirdi. Bir düğün salonunda yapılan toplantıya, Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası (DİKO) Başkanı Özer Sanal ve yönetimi, kuyumcu esnafı ile Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu katıldı. Toplantıda konuşan DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, kentin özellikle esnaf ve sanatkarıyla, ahilik kültürüyle yoğrulmuş, dürüstlüğü ilke edinmiş bir kent olduğunu söyledi. Ebedinoğlu, "Özellikle sanatkar esnafımız ve kuyumcu esnafımız yıllardır bu kentte büyük emekler vermektedir. Biliyorsunuz, bölgemiz ağır bedeller ödedi, ağır acılar yaşadı. Bu acıların ve bedellerin en büyük faturasını ödeyen kesimlerden biri de sizlersiniz. Çünkü bu coğrafyada yaşayıp da bedel vermeyen neredeyse hiç kimse yoktur. Gerçekten çok önemli bir süreçten geçiyoruz arkadaşlar. Huzurun ve güvenin olmadığı bir ortamda; ekonomiyi, esnaf ve sanatkârın sorunlarını, istihdamı, kentin sosyal, ekonomik, kültürel ve turizm alanındaki sorunlarını çözebilmemiz mümkün değildir. Bizler de her zorlu süreçte sizlerin yanında olmaya, söz olmaya, ses olmaya çalışıyoruz. Bu süreçte herkesin, özellikle de herkesin bu sürece sahip çıkması gerekiyor" dedi. DİKO Başkanı Sanal ise bu gece önemli kararlar aldıklarını, bundan sonra kuyumcu açılımına dur diyeceklerini ifade etti. Sektörün, herkesin elini sallayıp girebileceği bir yer olmadığını kaydeden Sanal, "Biz, bundan sonra oda olarak hiçbir şekilde yeni açılan kuyumculara hizmet vermeyeceğiz. Yönetim olarak böyle bir karar aldık. Çünkü Diyarbakır’da bayağı kuyumcu açılmaya başlandı. Bu nedenle hiçbir şekilde biz bundan sonra açılacak olan kuyumculara hizmet vermeyeceğiz. Diğer aldığımız kararlar fiyat istikrarı, nöbet sistemini konuştuk. Arkadaşlarımızın isteği ile bu kararları aldık. Hep beraber bir şeyleri inşallah başaracağız" diye konuştu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:39
Tescilli Pazarlar Kirazı uygulama alanı hizmete açıldı
Kütahya’nın Pazarlar ilçesinde, bölgenin önemli tarımsal değerleri arasında yer alan tescilli kirazın üretimini geliştirmek, üreticilere uygulamalı eğitim imkânı sunmak ve atıl durumdaki tarım arazilerini ekonomiye kazandırmak amacıyla oluşturulan "Tescilli Pazarlar Kirazı Uygulama Alanı" düzenlenen törenle hizmete açıldı. Pazarlar Kaymakamı Alper Açıkgöz, Belediye Başkanı Bilal Demirci, kurum amirleri, ilçe protokolü ve üreticilerin katılımıyla gerçekleştirilen açılış programında, uzun süredir kullanılmayan 13 dekarlık alanın yeniden tarımsal üretime kazandırıldığı belirtildi. Proje kapsamında oluşturulan uygulama sahasında toplam 300 adet tescilli Pazarlar kirazı fidanı toprakla buluşturuldu. Açılışta konuşan yetkililer, Pazarlar kirazının bölge ekonomisi açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, oluşturulan uygulama alanının yalnızca bir üretim sahası değil, aynı zamanda çiftçilere modern tarım tekniklerinin aktarılacağı uygulamalı bir eğitim merkezi olarak hizmet vereceğini ifade etti. Yetkililer, üreticilerin dikim, budama, sulama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele ile hasat süreçleri konusunda uygulamalı eğitimler alabileceğini kaydederek, projenin özellikle genç çiftçiler açısından önemli bir örnek teşkil edeceğini vurguladı. Atıl durumdaki tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılmasının hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çeken yetkililer, bu tür projelerle ilçedeki tarımsal potansiyelin daha verimli kullanılmasının hedeflendiğini dile getirdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 15:33
Burhaniye’de Ören esnafı ilgi bekliyor
2
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 17:37
2. Karadeniz Ordu Tarım, Hayvancılık ve Fındık Fuarı açıldı
3
12 Mayıs 2026 Salı- 12:25
Kırşehir’de SGK’dan kayıt dışı istihdam uyarısı
4
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 18:00
Sinop’ta 2 bin adet mersin balığı denize bırakıldı
5
14 Mayıs 2026 Perşembe- 10:28
Haksız hacze rekor tazminat
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:34
Aksa Doğalgaz, "Güçlü Büyüme Doğamızda Var" diyerek yeni yol haritasını belirledi
Gerçekleştirdiği stratejik yatırımlarla büyümesini sürdüren Aksa Doğalgaz, 2026-2031 dönemi stratejik hedeflerini açıkladı. Kazancı Holding ve Aksa Doğalgaz üst yönetimi liderliğinde, "Güçlü Büyüme Doğamızda Var" temasıyla gerçekleştirilen stratejik değerlendirme toplantısında Şirketin yeni dönem vizyonu ele alındı, sürdürülebilir büyüme kararlılığı vurgulandı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:09
Türkiye Yüzyılı’nda "Samsun Yüzyılı" hedefi
Samsun Valisi Orhan Tavlı, kentin sanayi, ulaşım, sağlık ve tarım alanındaki büyük yatırımlarla Karadeniz’in lokomotifi haline geldiğini belirterek, "Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte ’Samsun Yüzyılı’ yapacağız" dedi. Samsun’un sanayi ve teknoloji yatırımlarında önemli bir ivme yakaladığını ifade eden Vali Tavlı, 2023 yılında 7 olan organize sanayi bölgesi (OSB) sayısının bugün 11’e ulaştığını söyledi. Samsun-Mersin sanayi ve teknoloji koridoru Vali Orhan Tavlı, kentte yürütülen yatırım ve kalkınma projeleri hakkında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji aksında Samsun’un önemli bir rol üstlendiğini açıkladı. Tavlı, "Samsun-Mersin sanayi ve teknoloji koridoru üzerinde çalışmalar yapılıyor. Bugün Ankara’dan Çorum’a kadar hızlı trenle ilgili müthiş bir çalışma var. Önümüzde Çorum-Samsun güzergahı gözüküyor. Cumhurbaşkanımız, Samsun’dan Doğu Karadeniz’e doğru hızlı tren projesini paylaşmıştı. Biz Samsun’da yapılan bu çalışmayı tüm Karadeniz’e ve Kuzey Anadolu Bölgesi’ne hizmet olarak görüyoruz" diye konuştu. Vali Tavlı, yürütülen projelerin yalnızca Samsun’u değil, çevre illeri de kapsadığını vurgulayarak, "Burada yapılan çalışmalardan Sivas’tan Yozgat’a, Çorum’dan Amasya’ya, Tokat’a, Kastamonu’ya, Çankırı’ya, Ordu’ya, Sinop’a, Trabzon’a, Artvin’e kadar herkes faydalanıyor. Büyük projelere imza atılıyor" ifadelerini kullandı. Kasım ayında Samsun’a 100 yeni ambulans geliyor Sağlık alanındaki yatırımlara da değinen Tavlı, şöyle devam etti: "Kasım ayında 100 tane yeni sağlık ambulansı şehrimize kazandırılacak. Bu, sağlıkta ve güvenlikte yapılan çalışmaların bir parçası. Eğitimde de aynı hızla ilerliyoruz. Dört merkez ilçemizi bir bütün olarak, 17 ilçemizi bir ve beraber görüyoruz. İki yıllık çalışmalarda mesleki eğitime kayıtlar yüzde 50’nin üzerinde arttı." Tavlı, sanayi istihdamında da dikkat çekici bir artış yaşandığını belirterek, "Sadece organize sanayi bölgelerinde son iki yılda çalışan sayısı 5 bin kişi arttı. Şu anda OSB’lerde yaklaşık 17 bin 270 kişi çalışıyor. Bu rakam fabrikalar dışındaki istihdamı kapsamıyor" diye konuştu. Samsun’a 4 bin dönüm yatırım alanı tahsisi yapıldı Vali Tavlı, yatırımcılara sağlanan destekler hakkında da bilgi vererek, "Türkiye Yüzyılı’nda, 2023-2025 döneminde, 10 dönümden bin dönüme kadar değişen alanlarda yatırım yapmak isteyen 168 firmaya toplam 4 bin dönüm yer tahsis ettik. Bu rakamın içinde MKE’nin bin 300 dönümün üzerindeki yatırımı veya BAYKAR’ın Samsun’da 400 dönüm alanda kuracağı endüstri bölgesi bulunmuyor. Aynı şekilde Havza’da 600 dönümlük alanda fabrika kurmak isteyen uluslararası ortaklı firma da bu rakamlara dahil değil" şeklinde konuştu. Tavlı, Samsun’da 5 uluslararası firmanın yatırım hazırlığında olduğunu belirterek, "Bu firmalardan 4’ü Türk ortaklı. Görüşmeler sürüyor. Türkiye Yüzyılı’nı Samsun Yüzyılı yapacağız inşallah. Büyükşehir Belediye Başkanımız, milletvekillerimiz, bakanlarımız ve Sayın Cumhurbaşkanımızın desteğiyle bu vizyonu gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Yakakent Su Ürünleri OSB’de son aşamaya gelindi Tarım ve çevre yatırımlarına da değinen Tavlı, "Yakakent’teki Su Ürünleri OSB’de son aşamaya geldik. Planlamalar tamamlanıyor, bütçesi oluşturuldu, yatırımcılar hazır. Biz yatırım yaparken doğayı, suyu, çevreyi koruyarak ilerliyoruz. Tarımsal potansiyelimizi daha da ileri taşımak için çalışıyoruz" açıklamasında bulundu. Tavlı, Bafra Ovası’ndaki yatırımları örnek göstererek, "Bafra Sera OSB’de güçlü bir kurumsal firmaya 160 dönüm yer tahsis edildi. Bu firma, Bafra Ovası’nın tarımsal üretimini hem yurt içine hem yurt dışına pazarlayacak. Havza’daki data merkezi projemizi de Türkiye’nin güçlü markalarıyla hayata geçirmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Samsun’un su ürünleri ve tarımda da Türkiye’nin öncü illerinden biri olduğunu ifade eden Tavlı, "Vezirköprü, Bafra ve Çarşamba tarım havzalarımızın yanında Karadeniz havzamız da bizim gözbebeğimiz. Yakakent’teki Su Ürünleri OSB’de Türkiye’nin en güçlü markalarıyla birlikte çalışıyoruz. Her alanda birlikte çalışmanın bereketini görüyoruz" dedi. Güvenlik ve altyapıda güçlü iş birliği Emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimleriyle koordineli şekilde çalıştıklarını vurgulayan Tavlı, "Samsun’un huzuru Türkiye’nin huzurudur" anlayışıyla iki yılda 500’e yakın aracın yenilendiğini, şehirde güvenliği artırmak için aydınlatma ve kamera sistemlerinin yaygınlaştırıldığını dile getirdi. Turizm ve çevre projeleriyle geleceğe yatırım Turizm alanında da büyük adımlar atıldığını belirten Vali Tavlı, "Samsun Müzesi’nin açılması, kruvaziyer gemi seferleri, Asarkale, Akalan Kalesi, Ordu Kalesi gibi tarihi alanların restorasyonu şehrimizi kültürel turizmde öne çıkarıyor. Vezirköprü’den Bafra sahiline uzanan doğa turizmi hattı da önümüzdeki günlerde başlıyor" ifadelerini kullandı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:50
Zorlu Enerji, EPDK’dan 20 yıllık toplayıcı lisansı aldı
Zorlu Enerji, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) 20 yıl süreli Toplayıcı Lisansı almaya hak kazandı. Bu lisansla birlikte şirket, elektrik piyasasında toplayıcılık faaliyetleri yürüterek hem kendi üretim portföyünü hem de üçüncü taraflara ait kapasiteleri yönetebilecek. Üretimden dağıtıma, şarj istasyonlarından enerji yönetim sistemlerine kadar farklı alanlarda uçtan uca hizmet veren Zorlu Enerji, EPDK’dan aldığı 20 yıllık Toplayıcı Lisansıyla enerji piyasasında yeni bir döneme adım attı. Yenilenebilir enerjinin önde gelen şirketlerinden Zorlu Enerji’nin yüzde 100 iştiraki olarak kurulan Zorlu Dengeleme ve Enerji Yönetimi AŞ, alınan Toplayıcılık Lisansı kapsamında elektrik piyasasında toplayıcılık hizmeti sunacak. Zorlu Enerji’ye stratejik avantaj Elektrik sektöründe giderek önem kazanan bir alan olan toplayıcılık, farklı tüketici ve üreticilerin elektrik tüketim ve üretim kapasitelerini tek çatı altında birleştirerek piyasaya sunmayı ifade ediyor. Bu sayede bireysel üreticilerden sanayi tesislerine kadar geniş bir portföy, tek bir şirket aracılığıyla piyasalara katılabiliyor. Toplayıcılık Lisansıyla birlikte Zorlu Enerji, hem kendi üretim portföyünü hem de üçüncü taraflara ait üretim ve tüketim kapasitelerini yönetme imkanı elde etti. Şirket, bu yapı sayesinde arz-talep dengesinin korunmasına da katkıda bulunurken, enerji yönetiminde daha esnek ve verimli çözümler sunacak. "2026’da büyük bir etki oluşturacağız" Üretimden son tüketiciye kadar geniş bir alanda faaliyet yürüttüklerini hatırlatan Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, konuyla ilgili şunları söyledi: "Yenilenebilir ve verimli projelerle müşterilerimize daha iyi hizmet sunmayı hedefliyoruz. Bu hedefimize büyük katkı sunacak Toplayıcılık Lisansı ile özellikle 2026 yılında yürürlüğe girecek düzenlemelerle toplayıcılık alanında da büyük bir etki oluşturacağımıza inanıyoruz." Yeni fırsatlar Yener, 100 MW altındaki lisanslı santraller ile YEKDEM süresi biten lisanssız santrallerin üretim tarafında, serbest tüketicilerin ise tüketim tarafında müşterileri olacağını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz hem kendi santrallerimizle hem de dışarıdan katılacak santrallerle bu lisans altında büyümeyi hedefliyoruz."
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:43
Çeşme sakız üreticilerinden komşuya iş birliği daveti
Yunanistan’ın Sakız Adası’ndaki üreticilere ortak araştırma ve bilgi paylaşımı çağrısında bulunan Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal, "Sakız sadece Sakız Adası’na veya Çeşme’ye ait bir ürün değil dünya mirası niteliğinde bir değerdir. Biz de bu değeri, ortak akılla ve dayanışmayla yaşatmak istiyoruz" dedi. Çeşme Sakız Üreticileri Derneği, Sakız Adası’ndaki üreticilere ortak araştırma ve bilgi paylaşımı çağrısında bulundu. Dernek Başkanı İbrahim Topal, "Yunanlı dostlarımızla iş birliğine, ortak araştırmalara ve bilgi paylaşımına açığız. Eğer iki taraf arasında bir köprü kurulabilirse bu, geleceğe dönük güçlü bir başlangıç olur" diye konuştu. Otuz yıllık emekle kurulan dernek Derneğin kuruluş sürecinin yaklaşık 30 yıllık bir çalışmanın sonucu olduğunu belirten Topal, "1995 yılında çiftlik çalışmalarına başladık. Şu anda 92 ile 150 ağaç arasında değişen sakız ağaçlarından üretim yapıyoruz. Bu yolculuk oldukça uzun sürdü; 1995’ten bu yana bu işle uğraşıyoruz" dedi. Topal, sakız üretiminin Çeşme’de köklü bir geçmişe sahip olduğunu da hatırlatarak, "1950’li yıllarda bir heyet, sakız ağacının bu bölgede yetiştirilmesi için görevlendiriliyor. O dönemde 15–20 fidanla denemelere başlanıyor. Demek ki o yıllarda da bu topraklarda sakız üretimi konusunda bir bilinç ve çaba varmış. Ancak zamanla ekonomik ve toplumsal değişimler nedeniyle sakız ağacı bir dönem ihmal edilmiş" diye konuştu. "Sakız Anadolu’nun da ürünü" Sakızın tarihsel olarak sadece Sakız Adası’na ait olmadığını vurgulayan Topal, şunları kaydetti: "Oysa sakız, doğası gereği Anadolu topraklarında asırlardır var olan bir üründür. Osmanlı döneminde Sakız Adası’nda üretime büyük önem verilmiş, üreticilere bazı ayrıcalıklar tanınmış. Sakızın tarihsel olarak da bizim coğrafyamızla güçlü bir bağı var." Kadın emeğiyle büyüyen üretim Topal, sakız üretiminin yeniden canlandırılmasında kadın üreticilerin büyük rol oynadığını ifade ederek, "Bu çalışmaları genellikle kadın üreticilerimiz dernek ve kooperatif çatısı altında yürütüyor. Biz hiçbir zaman bu işe ticari dev bir proje olarak başlamadık; aksine dayanışmayı ve ortak üretimi ön planda tuttuk" dedi. Sakızın gıda, boya, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılan çok değerli bir ürün olduğunu vurgulayan Topal, pandemi döneminde sakızın antimikrobiyal özelliklerinin yeniden önem kazandığını da belirtti. "Önce yerli ihtiyacı karşılayacağız" Türkiye’nin her yıl 10–12 ton sakızı Yunanistan’dan ithal ettiğini belirten Topal, "Öncelikli hedefimiz ülkemizin kendi sakız ihtiyacını karşılamak, ardından üretimi artırarak dış pazarlara yönelmek" dedi. Topal, iki ülke arasındaki kültürel bağlara da dikkat çekerek, "Sakız sadece Sakız Adası’na veya Çeşme’ye ait bir ürün değil; dünya mirası niteliğinde bir değerdir. Biz de bu değeri, ortak akılla ve dayanışmayla yaşatmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Çeşme damla sakızı Malezya yolcusu Dernek üyesi ve üretici Hasan Ege Tütüncüoğlu da, üretimin artmasıyla birlikte dış pazarlardan da ilgi görmeye başladıklarını belirterek, "İki yıl önce eski anaç ağaçlarımızdan yaklaşık 100 kilo üretim gerçekleştirdik. Türkiye’nin yıllık damla sakızı tüketimi yaklaşık 20 ton. Çeşme bölgesinde ise 2,5–3 tonluk bir ihtiyaç var ve şu anda tamamı ithalatla karşılanıyor. Bizim önceliğimiz yerel ihtiyacı karşılamak ve ithalatı azaltmak" dedi. Tütüncüoğlu, 20 bin yeni ağacın 4–5 yıl içinde verime geçmesiyle yıllık üretimin 1,5 tona ulaşacağını belirtti. Tütüncüoğlu, "Üretimimizin bir kısmını Amerika’nın Miami kentine göndererek ilk ihracat denememizi yaptık. Bu hafta da Malezya’dan bir işletme ile aylık 5 kilogramlık düzenli alım içeren 50 kiloluk bir anlaşma yaptık. Bu, tanıtım yapılmadan gelen ilk uluslararası talep olması açısından bizim için çok değerli" diye konuştu. Üniversitelerle yürütülen Ar-Ge çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu ifade eden Tütüncüoğlu, "Çok kısa bir süre içinde Çeşme Damla Sakızı, sadece gastronomide değil, farmakoloji ve kozmetik sektörlerinde de dünya pazarında yerini alacak" diye konuştu. Kooperatiften sakız ağaçlandırma projesi Çeşmeköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kazım Beyaz da yerel üretimi destekleyen projeler için şunları kaydetti: "Kooperatifimiz, tarım ürünlerinin pazarlanması ve yerel üretimin desteklenmesi amacıyla kuruldu. Çeşme Belediyesi ile yaptığımız protokol kapsamında, kamuya ait alanların sakız ağaçlarıyla donatılması için çalışıyoruz. Üreticilerimizden aldığımız fideleri bu alanlara dikiyor, gelecekte bu ağaçların üreticilerimize ekonomik değer olarak geri dönmesini hedefliyoruz."
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:37
Çivril Tarım, Hayvancılık Makineleri Teknolojileri ve Yem Fuarı sona erdi
Denizli’de Çivril Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Çivril Tarım Hayvancılık Makineleri Teknolojileri ve Yem Fuarı tamamlandı. Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, fuara katılan üreticileri ziyaret ederek, katılım belgesi takdim etti. Denizli’nin Çivril ilçesinde tarım ve hayvancılığa yönelik faaliyetler tüm hızıyla sürüyor. Bu kapsamda Çivril Belediyesi ev sahipliğinde Başak Fuarcılık ile birlikte tarım ve hayvancılık fuarı düzenlendi. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen fuar, Çivril Kapalı Pazar Yeri’nde gerçekleşti. Fuara ülkenin dört bir yanından üreticiler, kurum temsilcileri ve firmalar katıldı. Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, fuara katılan üreticilere, kurumlara ve firmalara katılım belgesi takdim etti. Fuarda tarım ve hayvancılık alanında en yeni teknolojiler sergilendi. Fuara vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Bu fuarla tarım ve hayvancılık alanında en yeni teknolojiler, modern tarım makineleri ve verimliliği artıracak yenilikler vatandaşlarla buluştu. Fuara vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Fuarı ziyaret eden Çivril Belediye Başkanı Semih Dere, "İlçemiz verimli topraklara ve büyük üretim gücüne sahip bir yer. Bu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz Tarım ve Hayvancılık Makineleri Teknolojileri Yem Fuarı da bu çabanın yansımasıdır. Fuarımız dört gün sürdü. Bu fuar ile birlikte üreticilerimiz tarım ve hayvancılık alanında modern teknolojiler ile buluştu. Fuarımızı ziyaret ederek, üreticilerimize fuarımıza vermiş oldukları katkılardan dolayı katılım belgesi verdik. Tarımın her alanında üreticimizin yanında olmaya, onların emeğine ve alın terine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bir kez daha fuarımızın ilçemize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:36
Babadağ sosyal tesislerinde çalışmalar hızla devam ediyor
Babadağ Belediyesi tarafından yapımı devam eden sosyal tesislerde Başkan Kumral çalışmaları yerinde inceledi. Babadağ Belediyesi tarafından inşası süren sosyal tesislerde çalışmalar hızla devam ediyor. Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, sosyal tesis inşaat alanına giderek devam eden çalışmaları inceleyerek, son durum hakkında bilgi aldı. Her aşamanın planlandığı şekilde devam ettiğini ifade eden Babadağ Belediye Başkanı Murat Kumral, "Tesisimiz tamamlandığında hemşehrilerimizin sosyal yaşamına değer katacak; etkinliklerin, buluşmaların ve çeşitli aktivitelerin merkezi olacak modern bir alan olarak hizmet verecek. Emeği geçen tüm ekiplerimize teşekkür ediyor, hemşehrilerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyoruz" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:32
Mersin’de üreticiye güneş paneli, sıvı gübre ve nergis soğanı desteği
Mersin Büyükşehir Belediyesi, Toroslar’da düzenlenen törenle üreticilere mobil güneş paneli, sıvı gübre ve nergis soğanı desteği sağlayarak üretim maliyetlerini düşürüyor, kırsal kalkınmayı destekliyor ve sürdürülebilir tarımı güçlendiriyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen 3 önemli proje, kırsal kalkınmayı desteklemek, üretim maliyetlerini azaltmak ve sürdürülebilir tarımsal üretimi yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildi. Küçükbaş hayvancılık ve arıcılık yapan üreticilerin enerji ihtiyacını karşılamak, kırsalda yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen ‘Mobil Güneş Paneli Desteği Projesi’ kapsamında, Toroslar ilçesinden 21 üreticiye mobil güneş enerjisi sistemi desteği sağlandı. Bu yıl Toroslar’da 76 adet, Mersin genelinde ise toplam 1160 adet mobil güneş enerjisi sistemi üreticilere ulaştırılmış olacak. Doğal afetlerden etkilenen küçük ölçekli meyve üreticilerine yönelik proje kapsamında toprak sağlığını iyileştirmek ve ürün kalitesini artırmak hedefiyle yürütülen ‘Sıvı Gübre Desteği Projesi’ kapsamında, her üreticiye 40 litre sıvı azot gübre ve 20 litre organik gübre olmak üzere toplam 60 litre sıvı gübre desteği veriliyor. Gerçekleşen törenle, Toroslar ilçesinden 1300 üreticiye toplam 78 bin litre sıvı gübre dağıtıldı. Mersin genelinde ise 6 bin 500 üreticiye 390 bin litre sıvı gübre desteği sağlanıyor. ‘Nergis Soğanı Desteği Projesi’ kapsamında ise alternatif ürün yetiştiriciliğini teşvik etmek, üretici gelirini artırmak ve biyoçeşitliliği desteklemek amacıyla Toroslar ilçesindeki 27 üreticiye toplam 40 bin 500 adet kokulu katmerli nergis soğanı dağıtıldı. Destekten 12’si kadın, 15’i erkek olmak üzere 27 üretici yararlandı. Dağıtımlar Işıktepe, Yüksekoluk, Resul, Sadiye, Ayvagediği, Yeniköy ve Akbelen mahallelerinde gerçekleştirildi. Bu destek sayesinde, kışın üretimin durduğu araziler boş kalmayacak; üretici alternatif bir gelir kapısı aralamış olacak. Bu yıl Toroslar ilçesinde 266 bin 615 adet, Mersin genelinde ise 626 bin 336 adet nergis soğanı üreticilere ulaştırılmış olacak. "Büyükşehir olarak tarımın her kolunda projeler gerçekleştiriyoruz" Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, belediye olarak üretimden dağıtıma kadar tarımın her sürecinde üreticinin yanlarında olduklarını ifade ederek, "Bizler Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak tarımın her koluna ve yöreye özgü projeler gerçekleştiriyoruz. Girdi maliyetlerin yüksek olduğu, üretimin zor ama bir o kadar da kıymetli olduğu bu dönemde üreticilere destek olarak bir nebze de olsa dertlerine ortak olmaya çalışıyoruz" dedi. "Daha adil daha güvenilir gıda erişiminin yollarını açıyoruz" Şahutoğlu, sadece fide ve fidan desteği ile yetinmediklerini üreticinin üründen verim alabilmesi adına gerekli tüm destekleri sağladıklarını aktardı. Şahutoğlu, "Bizler fide fidan desteklerinde bulunuyoruz bitkisel üretimi destekliyoruz ama biliyoruz ki sadece fide fidanı vermekle tarım olmuyor. Bu kapsamda üreticilerin bölgelerini suyla buluşturuyoruz, sulama boruları dağıtıyoruz. Birim alandan aldığımız ürünün miktarını arttırabilmek adına üreticiyi sıvı gübre ile destekliyoruz. Yaptığınız hasadı katma değerli ürüne çevirmek adına, makina ekipman destekleriyle destekliyoruz. Unutulmuş atalık tohumları tekrardan gün yüzüne çıkartarak daha sağlıklı daha adil daha güvenilir gıda erişiminin yollarını açıyoruz" sözlerine yer verdi. "Projeleri sürdürülebilir hale getirip daha fazla destek sunmaya devam edeceğiz" Mersin genelinde tarımda ürün çeşitliliğini artırmak ve alternatif ürünler yetiştirmek amacıyla destek sağladıklarını belirten Şahutoğlu, "Bizler tarımsal desteklemelerimizle beraber üreticilerin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Bu anlamda da üretimin ve üreticinin devamlılığını sağlamak amacıyla; tarımın geleceğini konuşlandırmak üzere tarımın geleceğini daha fazla konuşmak üzere de projeleri sürdürülebilir hale getirip daha fazla destek sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:17
Ordu’da hamsi 25 liraya düştü, vatandaş sıraya girdi
Karadeniz’de balık sezonu tüm hızıyla devam ederken, en ucuz hamsi Ordu’nun Fatsa ilçesinde tezgahlarda 25 liradan yerini aldı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:15
"Boğaziçi Lüferi Bayramı" geliyor
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) coğrafi işaretle tescil ettirdiği Boğaziçi Lüferi’nin markalaşması için 29 Kasım’da Boğaziçi Lüferi Bayramı düzenlenecek. Boğaziçi Lüferi için şeflerle projeler hazırlanacak. İstanbul Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İstanbul’un simge lezzeti Boğaziçi Lüferi’nin İstanbul’un gastronomi markası olması için bir dizi proje başlatıldı. İTO öncülüğünde coğrafi işaretle tescil edilen Boğaziçi Lüferi’nin tanıtımı için "Boğaziçi Lüferi Bayramı" adıyla bir etkinlik organize edileceği açıklandı. İTO, İstanbul Tarım İl Müdürlüğü ve diğer paydaşların iş birliğiyle düzenlenecek etkinlik Samatya’daki Kocamustafapaşa Balıkçı Barınağı’nda gerçekleştirilecek. Boğaziçi Lüferi Bayramı’nın tanıtımı İTO ve Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) iş birliğiyle düzenlenen etkinlikle yapıldı. İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, yaptığı konuşmada Boğaziçi Lüferi Bayramı’nın 29 Kasım Cumartesi günü İstanbul Tarım İl Müdürlüğü ve diğer paydaşların iş birliğiyle Samatya semtindeki Kocamustafapaşa Balıkçı Barınağı’nda düzenleneceğini söyledi. Özer, 2018 yılında İstanbul Coğrafi İşaret Konsorsiyumu’nu kurarak Boğaziçi Lüferi’nin yanı sıra potansiyel taşıyan birçok diğer ürün için teknik ve bilimsel araştırma süreçlerini başlattıklarını söyledi. Bu çalışmaların en somut örneğinin geçtiğimiz yıl tescil edilen Boğaziçi Lüferi olduğunu belirten Özer, "Boğaziçi Lüferi, yalnızca bir balık değil, İstanbul kültürünün yaşayan bir simgesi. Osmanlı döneminde saray sofralarının vazgeçilmezi olmuş, halk arasında ‘Boğazın Sultanı’ unvanını almıştır. Evliya Çelebi’den günümüze kadar uzanan bu geleneği, coğrafi işaretle birlikte artık yasal koruma altına almış durumdayız. TÜRKPATENT’e yaptığımız başvuru Ocak 2024’te sonuçlandı. ‘Boğaziçi Lüferi’ adıyla coğrafi işaret tescili gerçekleşti" bilgisini verdi. "Sırada ‘İstanbul Lakerdası’ var" Bir diğer geleneksel ürün olan İstanbul Lakerdası için de patent başvurusu yaptıklarını belirten Ahmet Özer, "Palamut ya da torikten yapılan bu tuzlama yöntemi hem tarihsel hem ekonomik açıdan İstanbul mutfağının ayrılmaz bir parçası. Bu ürün için de coğrafi işaret tescili tamamlandığında, bu ürün de hem gastronomi hem de turizm açısından şehrimize yeni bir değer katacak" dedi. İTO olarak İstanbul’un değeri olan ürünleri yaşatmak ve tanıtmak için de kapsamlı bir gastronomi vizyonu yürüttüklerini kaydeden Özer, "İstanbul balığı" adıyla da bilinen Boğaziçi Lüferi için yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: "Boğaziçi Lüferi Bayramı etkinliklerinin yanı sıra Mutfak Sanatları Akademisi ile birlikte öğrencilere yönelik atölyeler, ‘Boğaziçi Lüferi Tarif Kitabı’ hazırlığı ve podcast projeleri yürütüyoruz. Boğaziçi Lüferi için özel olarak bogaziciluferi.com sitesini ve sosyal medya hesaplarını hayata geçirdik. Diğer yandan Boğaziçi Lüferi’nin doğru şekilde menülere dahil edilmesi için paydaş ve restoranlarla da irtibat halindeyiz." "Boğaziçi Lüferi ayrı bir tat, ayrı bir lezzet" İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar da İstanbul’un halihazırda tarımsal anlamda 5 coğrafi işareti bulunduğunu belirterek, "Bunların her biri birbirinden çok kıymetli. Bu sayıyı artırmak için de yoğun bir çaba içindeyiz" dedi. Parıldar, İstanbul’da turizmin yanında önemli bir tarımsal üretim olduğunu, denizden yapılan avcılık yoluyla elde edilen ürünler bulunduğunu ve bu ürünlerin tüketiciye en doğru zamanda ulaşması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Boğaziçi Lüferi Bayramı için çalışan tüm paydaşları kutlayan Suat Parıldar, "Eylül ayı ortasından yaklaşık Ocak ortasına kadar lüfer en yağlı, en yenilebilir dönemde ama Boğaziçi Lüferi ayrı bir tat, ayrı bir lezzet, ayrı bir zevk" ifadelerini kullandı. "Boğaziçi Lüferi yalnızca bir balık türü değil, kültürel bir miras" Mutfak Sanatları Akademisi (MSA) Yönetici Direktörü Sitare Baras ise Boğaziçi Lüferi’nin coğrafi işaret alarak tescillenmesini, İstanbul’un deniz ürünleri kültürü ve mutfak mirası adına önemli bir adım olarak değerlendirdi. Baras, şunları söyledi: "Kurulduğumuz günden bu yana tam 21 yıldır MSA çatısı altında yürüttüğümüz çalışmalarla coğrafi işaretli ürünlerin korunması ve tanıtılması için elimizden geleni yapıyoruz. Boğaziçi Lüferi yalnızca bir balık türü değil, kültürel bir miras. Bu nedenle, MSA olarak geleceğin şefleri öğrencilerimize ve 5 yaşından itibaren temel gıda ve mutfak becerileri aktardığımız mutfak severlere bu bilinçle eğitim vermeye ve sürdürülebilir avlanma konusunda farkındalık oluşturmaya devam edeceğiz. Bu sorumluluğumuzun farkında olarak, İstanbul Ticaret Odası ile iş birliği içinde lüferin tanıtımı ve korunması için çalışmayı sürdüreceğiz."
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:11
MediaMarkt Startup Challenge Yarışması için başvurular başladı
MediaMarkt’ın girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla düzenlediği ‘MediaMarkt Startup Challenge’ yarışması için başvurular başladı. Yarışmaya son başvuru tarihi 15 Kasım. MediaMarkt Türkiye’nin girişimcileri ve girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla bu yıl 8’incisini düzenlediği ‘MediaMarkt Startup Challenge’ yarışmasının başvuru süreci başladı. Bugüne kadar Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden başvuru alan yarışmaya girişimciler, 15 Kasım 2025 tarihine kadar başvuru yapabilecek. Yarışmada; "Perakende Satış Teknolojileri", "Satış Sonrası Teknolojiler" "Kurumsal Dijitalleşme ile Çalışan Deneyimini Güçlendirme" ve "Sürdürülebilirlik ve Çevresel Etki Çözümleri" alanlarında, inovatif perspektifiyle fark oluşturan ve perakende dünyasını dönüştüren uygulamalar değerlendirilecek. Uzman isimlerden oluşan jüri değerlendirmesi sonucunda finalde yarışmaya hak kazanan girişimler, 14 Ocak 2026 tarihinde düzenlenecek Startup Challenge yarışmasında projelerini sunacak ve ödüle hak kazanan ilk üç proje belirlenecek. Kazanan girişimler MediaMarkt ile iş birliği olanağı buldu Yarışmaya geçen yıl 21 farklı ülkeden 232 proje başvuru yaptı. Yarışmanın kazananı ise belirli sektörlere ve markalara özel olarak tasarlanmış yapay zekâ modellerini kullanarak saniyeler içinde yüksek etkileşimli e-ticaret/pazarlama görselleri oluşturan bir çözüm geliştiren Crait AI oldu ve MediaMarkt’la iş birliği için ilk adımlar atıldı. İkinciliği epilepsi, disleksi, görme bozuklukları ve bilişsel zorluklar yaşayan bireyler için web sitesi erişilebilirliğini geliştirmek üzere tasarlanmış bir dijital erişilebilirlik widget’ı sunan Corpowid alırken, e-atık sınıflandırmasını otomatikleştirerek, karbon ayak izlerini hesaplayarak ve atık satışları için bir pazar sunarak elektronik atıkları hem çevresel hem de finansal fırsatlara dönüştüren Mol-e üçüncü oldu. Geçmiş dönemin kazananlarından Wastespresso girişimi ile MediaMarkt, uzun vadeli bir iş birliğine imza attı ve kahve posalarıyla ileri dönüşüm projesi başlattı. Kazanan diğer girişimlerden Buybuddy ve Udentify ile mağazalarında iş birliği yapan şirket; ayrıca AssistBox, B2Metric, Optiyol ve Qumpara gibi geleceğin perakende dünyasını şekillendiren girişimlerle de pilot çalışmalara imza attı. Yarışmaya katılmak isteyen girişimciler, başvurularını 15 Kasım 2025 tarihine kadar mmstartupchallenge.com/tr adresinden yapabilecek.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:08
Seyahate çıkanlar, 116 milyar 933 milyon 487 bin TL harcadı
Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,4 artarak 116 milyar 933 milyon 487 bin TL olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı ikinci çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini paylaştı. Buna göre, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan ikinci çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 13 milyon 938 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,9 azalarak 17 milyon 76 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 99 milyon 214 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,8 gece oldu. Seyahate çıkanlar, 116 milyar 933 milyon 487 bin TL harcadı Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13,4 artarak 116 milyar 933 milyon 487 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 85,2’sini 99 milyar 655 milyon 181 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 14,8’ini ise 17 milyar 278 milyon 306 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 6 bin 848 TL oldu. Bu çeyrekte harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,1 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 25,8 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 15,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 3,1, ulaştırma harcamalarında yüzde 7,1 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 26,2’lik artış görüldü. Yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 60,3 ile ilk sırada yer aldı Seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 32,2 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 3 ile "sağlık" yer aldı. Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 68 milyon 739 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 13 milyon 886 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 9 milyon 727 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 09:50
Tami ve Ticimax’tan e-ticarette güvenli ödeme için iş birliği
Garanti BBVA iştiraki ödeme kuruluşu Tami, e-ticaret altyapı sağlayıcısı Ticimax ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle, e ticaret yapan işletmelere güvenli ve kesintisiz ödeme deneyimi sağladığını duyurdu. İşletmeler, Ticimax e-ticaret altyapısına entegre olan Tami Sanal POS sayesinde tüm kartlardan ödeme alabiliyor, banka kartlarının taksit ve kampanyalarından faydalanabiliyor. Garanti BBVA’nın ödeme altyapısı ve dijital ödeme çözümleri sunan iştiraki Tami, e-ticaret altyapı sağlayıcısı Ticimax ile iş birliği yaptı. Yapılan açıklamaya göre, Ticimax altyapısını kullanan işletmeler artık Tami Sanal POS’u dakikalar içerisinde e-ticaret sitelerine entegre edip güvenli ve kesintisiz ödeme hizmetinden yararlanarak; yerli ve yabancı tüm kartlardan kolayca ödeme alabiliyor, ödemelerini rahatlıkla takip edebiliyor, banka kartlarının taksit imkanlarından ve özel kampanyalardan faydalanabiliyor. Tami Sanal POS ile ödemeler hemen ertesi iş günü hesaba geçiyor, tek komisyon oranıyla finansal yönetimde kolaylık sağlanıyor. İşletmeler, platformun müşteri iletişim merkezinden 7/24 destek alabiliyor. İş birliği kapsamında aynı zamanda, 31 Aralık 2025 tarihine kadar Tami üye işyeri olan e-ticaret firmalarına, Ticimax e-ticaret paketlerinde indirim fırsatı sunuluyor. Kampanyayla, işletmelerin dijitalleşme süreçlerinde uygun maliyetli ve güvenli bir ödeme altyapısına kolayca geçiş yapması amaçlanıyor. Tami Genel Müdürü Melda Çetin, iş birliğini ve Ticimax iş birliğiyle e-ticaret firmalarına sundukları olanakları şöyle değerlendirdi: "İşletmeler için ödeme altyapısı kurmak, karmaşık ve zaman alan bir süreç oluyor. Tek tek bankalara POS başvurusu yapmak, belgeler ve onay süreçleriyle uğraşmak ciddi bir operasyonel yük oluşturuyor. Garanti BBVA çatısı altında benimsediğimiz Radikal Müşteri Perspektifi yaklaşımıyla tüm bunları göz önünde tutarak müşterilerimiz için tüm ödeme altyapısını müşterimizin gözünden tasarlıyoruz. Çoklu banka özelliğine sahip Tami Sanal POS sayesinde e-ticaret yapan işletmeler tek tek bankalara POS başvurusu yapmak zorunda kalmadan, tek bir POS ile birçok bankanın taksit ve kampanyalarına erişebiliyor. Aynı zamanda tüm işlemlerini ve raporlamalarını tek merkezden kolayca yönetebiliyor, tek bir kontak noktasıyla muhatap olabiliyor. Şirket iş birliğimiz sayesinde, Garanti BBVA’nın üstün teknolojik altyapısı ve ödeme sistemleri alanındaki deneyimiyle e-ticaret yapan işletmelere ödeme süreçlerinde hız, güvenlik ve kolaylık sağlayarak işlerini daha sorunsuz yürütmelerine destek oluyoruz. Tami Sanal POS müşterilerine aynı zamanda şirketin e-ticaret paketlerinde yıl sonuna kadar geçerli indirim fırsatı sunuyoruz. E-ticaret ekosisteminin ‘tam istediği gibi’ ödeme çözümleri üretmeye devam edeceğiz." Ticimax CEO’su Cenk Çiğdemli, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yeni girişimcilerden global firmalara kadar 30 binden fazla markaya hizmet sunan, Türkiye’nin en gelişmiş e-ticaret altyapı sağlayıcısı olarak, işletmelere sadece güçlü bir altyapı sunmakla kalmayıp işlerini güvenle büyütebilecekleri bütünsel çözümler geliştirmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz. Platform ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, işletmelerin dijitalleşme süreçlerine katkı sağlayarak e-ticaret ekosisteminin gelişimine önemli bir ivme kazandıracağına inanıyoruz. Şirket olarak her zaman markaların işlerini kolaylaştıran, büyümelerini hızlandıran teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder