Son Dakika
|
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Arnavutköy’de aile kavgası kanlı bitti: Kuzenini başından vurdu
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Fransa'da kruvaziyer gemisinde 'norovirüs' şüphesi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Ordu’da yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan 21 işçi hastanelik oldu
Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye
Tarım işçilerini taşıyan minibüs tıra çarptı: 12 yaralı
Rusya’nın Kiev’e yönelik saldırısında ölü sayısı 8’e yükseldi
Bursa’da balkondan düşen kadın ağır yaralandı
CENTCOM: "İran’a yönelik ablukada 70 geminin rotası değiştirildi"
EKONOMİ
MANULAŞ ve SPİLAŞ çalışanlarına 60 bin TL’lik promosyon müjdesi
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:34:35
Manisa Büyükşehir Belediyesi iştirakleri MANULAŞ ve SPİLAŞ bünyesinde görev yapan çalışanları kapsayan banka promosyon anlaşması sonuçlandı. Halkbank ile yapılan protokol kapsamında 409 personele toplam 60 bin TL promosyon ödemesi yapılacağı açıklandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Halkbank arasında gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda MANULAŞ ve SPİLAŞ çalışanlarına 55 bin TL nakit maaş promosyonu ile 5 bin TL bonus olmak üzere toplam 60 bin TL ödeme yapılacak. 31 ayı kapsayan promosyon protokolünün çalışanlara önemli bir ekonomik katkı sağlaması bekleniyor. Manisa Büyükşehir Belediyesinde düzenlenen imza törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Başkan Danışmanı Ferhat Fırat, Belediye-İş Sendikası Manisa Şubesi temsilcileri ve banka yetkilileri katıldı. İmza töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışanların emeğinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, "Şehrimiz için canla başla çalışan mesai arkadaşlarımızın emeklerinin karşılığını en iyi şekilde almalarını sağlamak önceliğimizdir. Belediye-İş Sendikası ve Halkbank ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler neticesinde MANULAŞ ve SPİLAŞ şirketlerimizde görevli 409 personelimizi kapsayan 31 aylık promosyon protokolünü imzaladık. Toplamda 60 bin TL olarak belirlenen bu kazanımın tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Dutlulu, süreçte katkı sunan belediye yöneticilerine, sendika temsilcilerine ve banka yetkililerine teşekkür ederek, çalışanların yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:26
Bursa’da su faturalarına indirim 1 Haziran’dan itibaren geçerli olacak
BUSKİ Genel Kurulu’nda hem su tarifesinde vatandaşın faturasında indirim sağlayacak kademe değişikliği, hem bakım bedellerinin kaldırılması hem de evsel katı atık toplama ve bertaraf bedellerinin de su faturalarından çıkarılmasına oy birliği ile karar verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen BUSKİ Genel Kurulu’na, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri ve BUSKİ yöneticileri katıldı. Gündem maddelerinin görüşüldüğü genel kurulda, su tarifesi kademe değişikliği ile evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleriyle ilgili önerge de görüşüldü. Doğrudan görüşülen önergeler, verilen arada Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşüldü. Aranın ardından önergeler oy birliğiyle kabul edildi. Alınan karara göre, eskiden 0-12 metreküp olan birinci kademe 0-15 metreküpe, 13-20 metreküp olan ikinci kademe 16-20 metreküpe çıkartılırken, 21 metreküp ve üzeri olan üçüncü kademe aynı kaldı. Ayrıca fatura kalemleri içerisinde yer alan bakım bedeli de kaldırılmış oldu. Öte yandan 1 Ocak 2026 tarihinde su faturalarına dâhil edilen ve BUSKİ tarafından tahsil edilerek ilçe belediyelerine aktarılan evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleri de faturalardan çıkarıldı. Alınan kararlar, 1 Haziran 2026 itibarıyla yapılacak endeks okumalarında geçerli olacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 15 metreküpe kadar su kullanan kişi sayısının nüfusun 87’sine denk geldiğini açıkladı. Bunun da neredeyse Bursa’nın tamamına yakını olduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, "15 metreküp kullanan bir kişiye, yapılan düzenleme ile yüzde 28 indirim sağlandı. Evinde daha az kişi olan, daha az tüketim yapanlara da yüzde 35 indirim sağlandı. Çok abartılı şekilde su kullananlar, 25 metreküp üzerinde tüketim yapanlara da yüzde 13 indirim yapıldı. Her 1 lira indirimin, 1,5 milyon abonesi olan kuruma 1,5 milyon lira maliyeti vardır. Tüm Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Bu, meclisin başarısıdır" dedi. Başkan Vekili Şahin Biba, su faturalarıyla ilgili her gün yüzlerce telefon aldığını söyledi. Vatandaşların bu konuda serzenişlerini de haklı bulduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, "Bir çalışma yaparak bununla ilgili bir düzenleme yaptık. Bundan sonra vatandaşlarımızın da tasarruf konusunda elini taşın altına koyması gerekir. Su, yalnızca günlük yaşamımızın bir parçası değildir. Aynı zamanda geleceğimizin en stratejik ve en hayati kaynağıdır. Dünyada ve ülkemizde yaşanan iklim değişiklikleri, kuraklık ve artan nüfus suyun ne kadar kıymetli olduğunu bizlere güçlü şekilde göstermektedir. Artık suyu sınırsız bir kaynak gibi görme dönemi sona ermiştir" diye konuştu. Musluktan akan her damlanın arkasında büyük bir emeğin, maliyetin ve doğal kaynağın bulunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, su tasarrufunun sadece bireysel tercih olmadığını, toplumsal bir sorumluluk da olduğunu dile getirdi. Belediyelerin de altyapı kayıplarını azaltma, kaçak ve israfın önüne geçme, park ve bahçelerde verimli sulama sistemlerini yaygınlaştırma, vatandaşlarda su bilinci oluşturma görevleri bulunduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, "Özellikle çocuklarımıza küçük yaşta suyun değeri anlatılmalı, eğitim ve farkındalık çalışmaları artırılmalıdır. Bugün alınacak tedbirler, yarın yaşanabilecek büyük su krizlerinin önüne geçecektir. Su meselesi yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesidir. Unutmayalım ki suyu korumak hayatı korumaktır" dedi. Tasarruf edilen her damla suyun, geleceğe bırakılmış en değerli miras olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, bundan sonra Bursa’da suyla ilgili ayrı bir politika izlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Yapılan her çalışmanın ana merkezinde su olması gerektiğini söyleyen Başkan Vekili Biba, "Bugün barajlarımız yüzde 100 seviyesinde dolmuş vaziyettir. Cenab-ı Allah’a hamdolsun. Ancak bu sınırsız bir kaynak değildir. Hiçbir zaman da olmayacaktır. Büyükşehir Belediyesi’nin gayretiyle oluşturulan düzenleme haricinde vatandaşlarımızın da tasarruf konusunu dikkate alması gerekir. Yaptığımız düzenleme vatandaşımızın cebine yansıyacak. Bir nebze rahatlatacak. Düzenleme, BUSKİ’nin sürdürülebilirliğini de dikkate alan bir düzenlemedir" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 19:58
MADO son 1 ayda 8 yeni şube açtı
Türkiye’nin köklü lezzet markalarından MADO, son 1 ay içerisinde yurt içinde 5, yurt dışında ise 3 yeni şube açarak büyümesini sürdürdü. Firmadan yapılan açıklamaya göre, yurt içinde Ordu, Bandırma ve İstanbul’daki 3 yeni şube hizmete girerken, yurt dışında ise Chengdu Kiosk, Miami Kiosk ve Kazakistan’ın Çimkent kentindeki yeni şubeler faaliyete başladı. Böylece marka kısa süre içerisinde toplam 8 yeni noktada daha tüketicilerle buluştu. Yeni şubelerde, geleneksel Kahramanmaraş dondurmasının yanı sıra sütlü tatlılar, şerbetli tatlılar, kahvaltı ve çeşitli yemek seçeneklerinin yer aldığı belirtildi. Şubelerin, geleneksel lezzet kültürünü modern konseptlerle bir araya getiren yapısıyla hizmet verdiği ifade edildi. Modern tasarım anlayışıyla hazırlanan yeni şubelerin, bulundukları bölgelerde yoğun ilgi gördüğü kaydedilirken, özellikle yurt dışındaki yatırımların Türk dondurma ve kafe kültürünün uluslararası alandaki temsil gücünü artırdığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca yeni yatırımların istihdama katkı sunduğu, ticari hareketliliği desteklediği ve markanın sürdürülebilir büyüme stratejisinin bir parçası olduğu belirtildi. MADO’nun önümüzdeki dönemde de yurt içi ve yurt dışındaki yeni şube yatırımlarını sürdürmesinin planlandığı ifade edildi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:35
Bursa’da su fiyatlarında ciddi indirim
Bursa Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulu’nda su fiyatlarında yüzde 28 ile yüzde 35 oranında indirim sağlandı. Başkan Bozbey’in tutuklanıp görevden el çektirilmesi ve Büyükşehir Belediyesi yönetiminin Cumhur İttifakına geçmesinin ardından önemli bir karar alındı. Bugünkü Buski genel kurulunda su fiyatları yüzde 13 ile yüzde 35 arasında indirim oy birliği ile kabul edildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba konuyla ilgili şunları söyledi; "Bundan sonra Bursa’da suyla ilgili ayrı bir politika izlememiz gerekiyor. Yaptığımız her çalışmanın ana merkezinde su olmalıdır. Evet, bugün barajlarımız yüzde 100 seviyesinde dolmuş vaziyette. Cenabı Allah’a hamdolsun diyoruz. Ancak bu sınırsız bir kaynak değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Bizim yaptığımız düzenleme hem vatandaşın cebine yansıyacak, bir derece rahatlatacak hem de BUSKİ’nin, idarenin sürdürülebilirliğini dikkate alan bir düzenlemedir. Bursalıların yüzde 87’si 15 metreküp kadar su kullanıyor. 15 metreküp kadar su kullanan kişilerin sayısı, yani yüzde 87 oranında bir kullanım var. Bu da ne demektir? Neredeyse Bursa’nın tamamına tekabül ediyor. Yaptığımız düzenlemeyle ilgili kişiye gelecek olan indirim faturasına yansıyacak rakam yüzde 28’dir. Yüzde 50’si ise emeklilerimiz veya evinde daha az kişi sayısında olan insanlar. Bakın onların indirim oranı ise yüzde 35’tir. Çok abartı bir şekilde su kullananlar bile, 25 metreküpten bahsediyorum. Onların bile yüzde 13 indirim var arkadaşlar. Her bir liranın bir buçuk milyon abonesinde bir buçuk milyon maliyeti vardır. Benim söylediklerimin varını hesabını siz yapın." Ayrıca katı atık su ve bakım bedelleri de oybirliğiyle kaldırıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 15:33
Burhaniye’de Ören esnafı ilgi bekliyor
2
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 17:37
2. Karadeniz Ordu Tarım, Hayvancılık ve Fındık Fuarı açıldı
3
13 Mayıs 2026 Çarşamba- 18:00
Sinop’ta 2 bin adet mersin balığı denize bırakıldı
4
12 Mayıs 2026 Salı- 12:25
Kırşehir’de SGK’dan kayıt dışı istihdam uyarısı
5
14 Mayıs 2026 Perşembe- 10:28
Haksız hacze rekor tazminat
22 Ekim 2025 Çarşamba - 22:26
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "HAK-İŞ’in misyonu milyonları hak ediyor"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "950 bin üye bize yetmiyor. 950 bin önemli bir rakam, önemli bir güç ama HAK-İŞ’in misyonu, HAK-İŞ’in tarihi yürüyüşü, HAK-İŞ’İn kimliği, HAK-İŞ’in ilkeleri, milyonları hak ediyor" dedi. HAK-İŞ Kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında, ‘HAK-İŞ Emek Kahramanları Ödül Töreni’ düzenlendi. İstiklal Marşı ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, HAK-İŞ’in 50’nci kuruluş yıldönümü amacıyla Avrupa Sendika Konfederasyonu’ndan (ETUC) ve Uluslararası Sendika Konfederasyonu’ndan (İTUC) gönderilen tebrik videolarının gösterimi gerçekleştirildi. Törende bir açılış konuşması gerçekleştiren Arslan, yaklaşık 25 ülkeden 50 civarında sendikacının HAK-İŞ’in 50’inci yıl programına katılmak amacıyla Türkiye’ye geldiğini ifade etti. Arslan, HAK-İŞ’in 50’nci yılı vesilesiyle yıl boyunca bir dizi etkinlik düzenleyeceklerini dile getirerek, "Bugün 50’nci yıla girdiğimiz ilk gün 22 Ekim. Bugün de bundan sonrası için yaklaşık bir yıl önümüzdeki 2026 21 Ekim’ine kadar bir yıllık süre içerisinde 50’nci yıl etkinliklerini sürdürmeye devam edecek. Yarın bir kısım alanlarda, bir kısım salonlarda, uluslararası bir kısım toplantılarda HAK-İŞ’in 50’nci etkinliklerini sürdürmeye devam edeceğiz. HAK-İŞ ve mensupları olarak gururluyuz, onurluyuz. 50yıllık bir mücadelenin bugün önemli bir aşamasını birlikte yaşıyoruz" açıklamasında bulundu. HAK-İŞ’in, dünyanın her yerinde mazlumların yanında olduğunu vurgulayan Arslan, "Dünyanın hangi bölgesi olursa olsun, hangi coğrafyada olursa olsun insan olmak onların yanında olmak için yeterlidir. Biz insanlık faydasında, insanlık ailesinin insanlığa karşı yürütülmüş bütün saldırılara karşı mazlum insanlarla beraber olmaya devam edeceğiz. Onun için hak işin başkalarından farkı bu. Sadece bu ülkenin sınırlarında değil, sadece bölgemizde değil, yeryüzünün Her köşesinde mazlumlarla dayanışma içinde olacağız. Çünkü bizim liderimiz, gerçek liderimiz, bizim en önemli şahsiyetimizin ifadesiyle mazlum Onun dini sorulmaz. Dolayısıyla biz mazlum kimse onun yanında olacağız" diye konuştu. "HAK-İŞ’in misyonu milyonları hak ediyor" Arslan, HAK-İŞ’in üye sayısının potansiyeline göre düşük olduğunu söyleyerek, "950 bin üye bize yetmiyor. 950 bin önemli bir rakam, önemli bir güç ama HAK-İŞ’in misyonu, HAK-İŞ’in tarihi yürüyüşü, HAK-İŞ’İn kimliği, HAK-İŞ’in ilkeleri, milyonları hak ediyor. O zaman milyon olmak üzere HAK-İŞ’çileri buradan göreve çağırıyorum" dedi. HAK-İŞ’i büyütmenin en önemli görevleri olduğunu dile getiren Arslan, "Türkiye’nin en güçlü, en etkin konfederasyonuyuz, yeni 50 yılda üyesi en fazla olan konfederasyon olmak zorundayız" ifadelerine yer verdi. Arslan, ülkedeki gelir dağılımının hakkaniyetli olması için mücadele etmeleri gerektiğinin altını çizerek, bu mücadeleyi sadece HAK-İŞ üyeleri için değil, tüm mağdurlar için yapacaklarını söyledi. Arslan, "Emekli olacak kardeşlerimiz, bir sonraki yıl emekli olursa maaşı daha da düşüyor. Dünyada böyle bir örnek olabilir mi? Bir sene fazla çalışıyorsun, maaşın düşüyor. Sayın bakanlara, SGK’ye ’Lütfen bizi duyun, bu adaletsiz bir uygulama, bundan vazgeçin’ diyoruz. Duyuramıyoruz. Konuşmaya devam edeceğiz. Taşeron şirketlerden kardeşlerimizi kurtardık. 100 bin arkadaşımız hala kadro alamadı. ’Bizi duyun, bunları da kadroya alalım’ diyoruz. ’Kamuda, yerel yönetimlerde eksiklerimiz var, bunları çözelim’ diyoruz. Kimse duymuyor. Bunlar için mücadele etmemiz gerekiyor. Asgari ücret, kayıt dışı istihdam sorunları ve sendikal hakların önündeki engellerin kaldırılması ile ilgili mücadele etmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Konfederasyonun kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenledikleri etkinlikleri anlatan Arslan, 7 Ekim’de düzenledikleri ‘Bütün Renkler Gazze’ye Bağış Sergisi’nde satılan resimlerden elde edilen yaklaşık 3 milyon liranın Filistin halkına gönderildiğini kaydetti. Konuşmaların ardından, Konfederasyona üye olan işçilere çalışma hayatlarındaki emeklerinden ötürü ‘Emek Ödül’ü verildi. Programa, Afrika Sendikalar Birliği Örgütü (OATUU) Genel Sekreteri Rezki Mezhuud, Ürdün İşçi Sendikaları Federasyonu (GFJTU) Genel Başkanı Khaled Al-Fanatsah, Arnavutluk Bağımsız İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Gezim Kalaja, HAK-İŞ kurucu üyesi Mehmet Asena ve Konfederasyona bağlı sendikaların temsilcileri ve üyeleri katılım sağladı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 21:18
Manisa’nın ekonomik vizyonu masaya yatırıldı
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen Manisa İl ve İlçe Odalar Müşterek İstişare Toplantısı, geniş katılımla gerçekleştirildi. Toplantıya, Manisa il merkezi ve ilçelerindeki ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarının yönetim kurulu başkanları, meclis başkanları ve genel sekreterleri katılım sağladı. Toplantının şeref konuğu, ünlü müzisyen, program yapımcısı ve gezgin Ayhan Sicimoğlu oldu. Sicimoğlu, yaptığı konuşmada sanayi, ticaret ve tarım sektörlerinin Türkiye ekonomisindeki önemine değinerek, Manisa’nın bu üç alandaki güçlü konumuna dikkat çekti. Sanayinin üretim gücü ile tarımın bereketinin birleştiği Manisa’nın, ülke ekonomisine değer katan şehirlerin başında geldiğini belirten Sicimoğlu, üretimin sürdürülebilirlik ve yenilikçilikle desteklenmesinin önemini vurguladı. Toplantıda, Manisa ve ilçelerinde ekonomik gelişimin hızlandırılması, yatırım ortamının güçlendirilmesi, üyelerin rekabet gücünün artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Katılımcılar, sanayi ve tarımın birlikte geliştirilmesinin Manisa’nın gelecekteki ekonomik vizyonu açısından büyük önem taşıdığı konusunda fikir birliğine vardılar. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Manisa, hem sanayi hem tarım alanında ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Bu gücü ortak akıl ve iş birliğiyle daha da ileri taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Oda ve borsalarımız arasındaki dayanışma, sadece fikir alışverişi değil; aynı zamanda geleceğe yön veren bir sinerjidir" Toplantının sonunda, Ayhan Sicimoğlu’nun keyifli sohbetiyle katılımcılar arasında samimi bir atmosfer oluştu. Sicimoğlu’nun üretim, kültür ve yaşam üzerine paylaştığı hatıralar, toplantıya ayrı bir renk kattı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 18:49
Karadeniz’de hamsi bolluğu
Kastamonu’da balıkçılar tarafından avlanan 440 ton hamsi, kasalarla karaya çıkartılarak kamyonlarla sevk edildi. Kastamonu açıklarında avlanan balıkçılar kasalar dolusu hamsiyle karaya döndü. 22 farklı balıkçı gemisi tarafından avlanan 150 tonu dökme toplam 440 ton hamsi karaya çıkarılarak kamyonlarla nakledildi. İnebolu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından karaya çıkartılan balıkların boyları kontrol ederek yönetmeliğe uygunluğu denetlendi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 17:22
Bu yılın zeytin ve zeytinyağı rekolte tahmini açıklandı
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Dr. Mustafa Tan, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2025-2026 zeytin ve zeytinyağı rekolte tahmin çalışmalarının tamamlandığını belirterek, bu yıl zeytinde "yok yılı" etkisiyle üretimde yüzde 35 civarında düşüş beklendiğini açıkladı. Tan, 2 milyon 450 bin tonluk üretimin yüzde 30’unun yani 740 bin tonunun sofralık zeytin, 1 milyon 710 bin tonunun ise yağlık zeytin olarak tahmin edildiğini ifade ederek, "Bu miktardan yaklaşık 310 bin ton zeytinyağı üretileceği öngörülüyor" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde oluşturulan komisyonda UZZK, odalar, borsalar, üretici birlikleri ve Ege İhracatçı Birlikleri temsilcilerinin yer aldığı 41 ili kapsayan geniş kapsamlı rekolte tahmin çalışmaları gerçekleştirildi. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, bu yılın zeytinin genetiğinde bulunan "yok yılı" dönemi olduğunu belirterek, "Geçtiğimiz yıl rekor bir yıldı, dünya ikinciliğine kadar yükselmiştik. Bu yıl ise geçen yılki rakamdan yüzde 35 azalma bekliyoruz. Toplam 2 milyon 450 bin ton zeytin üretimi öngörülüyor" dedi. Tan, 2 milyon 450 bin tonluk üretimin 740 bin tonunun sofralık zeytin, 1 milyon 710 bin tonunun ise yağlık zeytin olarak tahmin edildiğini ifade ederek, "Bu miktardan yaklaşık 5 buçuk kiloda 1 kilo yağ verimliliği ile 310 bin ton zeytinyağı üretileceği öngörülüyor. Sofralık zeytin üretimi geçen seneye yakın bir seviyede. Bu yıl nispeten daneli zeytinler oluştu ancak bazı bölgelerde hastalık ve zararlıların olumsuz etkileri ilerleyen dönemde görülebilir" diye konuştu. Zeytincilikte son yıllarda dikim alanlarının artmasının üretim dalgalanmalarını azalttığını vurgulayan Tan, "15 yıl önce 90 milyon olan geleneksel zeytin ağacı sayımızın üstüne yaklaşık 110 milyon yeni fidan dikildi ve bunlar verimliliği arttırdı. Bu da var-yok yılları arasındaki farkı azaltan bir unsur. Rekolte sonuçlarının ikinci tahmin olduğu ve kesin olmadığı diğer ülkelerde olduğu gibi, hasat ilerledikçe sonuçların değişebileceğini ve bunun sektörle paylaşılacağını belirtirken, rekolte sonuçlarının tüm sektör için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 17:14
Mardin’de çiftçilere 96 ton hibe destekli nohut ve mercimek tohumu dağıtıldı
Mardin’de, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında çiftçilere 96 ton sertifikalı tohum desteği sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesinde, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile işbirliğiyle gerçekleştirilen "Sertifikalı Kırmızı Mercimek ve Nohut Tohumu Temini Programı" çerçevesinde 371 üreticiye yaklaşık 96 ton tohum, düzenlenen törenle dağıtıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen programda konuşan Müdür Ender Muhammed Gümüş, projenin bölge çiftçisine önemli katkılar sağlayacağını belirterek üreticilere hayırlı olmasını diledi. Gümüş, "Tarımın, üretimin ve bereketin dünyaya yayıldığı bu topraklar, bugün de aynı misyonu sürdürmektedir. 5 milyon 732 bin 172 lira bütçeyle 371 üreticiye yüzde 75 hibeli mercimek ve nohut tohumu desteğinde bulunuyoruz" dedi. Gümüş, dağıtılan mercimek tohumunun 5 bin 169, nohudun ise 2 bin 68 dekarda ekileceğini aktararak, "Bugünkü piyasa değeriyle kilogram başına 41 lira üzerinden, bu üretimin ilimize katkısı 12 milyon 718 bin lira olacaktır. Böylece ülkemizin, bölgemizin ve şehrimizin ekonomisine toplamda 51 milyon 485 bin liralık bir tarımsal katma değer kazandırılması hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı. Projenin Mardin’in tarımsal gücünü daha ileriye taşıyacak bir kalkınma adımı olduğuna dikkat çeken Gümüş, "Devletimiz her zaman üreticimizin yanında olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarımsal üretimin artırılması, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve üreticimizin emeğinin hak ettiği değeri bulması yönünde çok önemli destekler hayata geçirilmektedir. Bizler de yerelde, bu vizyon doğrultusunda, tarımın her alanında üreticimizin elini güçlendirecek projeleri kararlılıkla sürdürmekteyiz. Amacımız; üreten, kazanan ve toprağıyla geleceğe umutla bakan bir Mardin inşa etmektir" diye komnuştu. Tören sonunda protokol üyeleri, üreticilere sertifikalı tohumlarını teslim ederek bereketli bir üretim dileğinde bulundu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 17:09
Kırklareli’nde zirai dondan etkilenen üreticilere destek ödemesi
Kırklareli’nde zirai dondan etkilenen 220 üreticiye 20 milyon 142 bin lira destek ödemesi yapılıyor. Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, zirai dondan etkilenen üreticilere yönelik destek ödemelerinin hesaplara aktarıldığını açıkladı. Karaca, "Zirai dondan zarar gören üreticilerimizin mağduriyetini bir nebze olsun gidermek amacıyla hazırlanan destek ödemelerini hesaplara yatırıyoruz. Tüm üreticilerimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Toplam 20 milyon 141 bin 129 lira destekten "Don Zararı Ödemesi" kapsamında, tarım sigortası bulunmayan ve Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticiler yararlanacak.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:51
Manisa’da engelli bireylere yeni iş kapısı
Manisa Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) İl Müdürlüğü ile Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında, Engelsiz İşgücü Uyum Programı (İUP) hayata geçirildi. Programla birlikte engelli bireyler ve engelli çocuğu bulunan ebeveynler, Manisa merkezinde ve ilçelerde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı birimlerde görevlerine başladı. Program, engelli bireylerin istihdama erişimini kolaylaştırmayı ve kamu kurumlarında iş ile sosyal uyumlarını desteklemeyi amaçlıyor. Uygulama, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın "Engelsiz İŞKUR" vizyonu doğrultusunda yürütülüyor. Saha ziyaretiyle katılımcılarla bir araya geldiler Manisa İŞKUR İl Müdürü Günseli Kervan Tufan, Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Kılıç ve Manisa Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Buket İnce, program kapsamında görev yapan katılımcıları yerinde ziyaret etti. Ziyaretlerde, katılımcıların işbaşı süreçleri, görev tanımları ve uyum deneyimleri değerlendirildi. Kurum müdürleri, istihdama katılımın artırılması ve programın sürdürülebilirliği konusunda iş birliğini güçlendirme mesajı verdi. "Erişilebilir ve kalıcı bir istihdam modeli oluşturuyoruz" İŞKUR İl Müdürü Günseli Kervan Tufan, programın istihdam politikaları açısından önemine vurgu yaparak, "Engelsiz İşgücü Uyum Programı ile engelli vatandaşlarımızın iş yaşamına uyumunu kolaylaştırıyor, kalıcı istihdam imkanları oluşturuyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler teşkilatımızla kurduğumuz bu model, erişilebilir ve sürdürülebilir istihdamın güçlü bir örneği oldu." dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Kılıç ise programın sosyal etkisine dikkat çekerek, "Bu iş birliği hem hizmet kalitesini artırıyor hem de engelli bireyler ve aileleri için yeni bir güçlenme alanı oluşturuyor. Çalışanlarımızın sahadaki katkısı hepimiz için gurur verici." ifadelerini kullandı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:50
Başkan Çondur: "Türkiye, dünya zeytinyağı üretiminde ikinci sırada yer alıyor"
Zeytin ve zeytinyağında yaşanan sorunlar ve çözüm yollarının görüşüldüğü sektör toplantısı Aydın Ticaret Borsası’nda (ATB) gerçekleştirilirken, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, "Türkiye, dünya zeytinyağı üretiminde 2. sırada yer almakta olup ilimiz ise Türkiye zeytinyağı üretiminde 3. sıradadır" dedi. Zeytin ve zeytinyağı sektörüne dair sorun, çözüm önerileri ve talepleri tespit etmek üzere gerçekleştiren sektör toplantısı Aydın Ticaret Borsası ev sahipliğinde yapıldı. Aydın’ın önemli ürünlerinden olan zeytinde geçtiğimiz yılın sezon değerlendirilmesinin yapıldığı toplantıda, sektör temsilcileri sorun ve taleplerini iletti. Aydın Ticaret Odası Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, borsa olarak zeytin ve zeytinyağının tanıtılması adına çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini vurgulayarak, "Zeytin ve zeytinyağı üretimi, ülkemizin en önemli tarımsal faaliyetlerinden biri olmakla birlikte, ilimiz ekonomisine de önemli ölçüde katma değer sağlamaktadır. Türkiye, dünya zeytinyağı üretiminde 2. sırada yer almakta olup ilimiz ise Türkiye zeytinyağı üretiminde 3. sıradadır. Türkiye’de yağlığa ayrılan zeytin ağacı varlığının ve yağlık zeytin üretiminin yüzde 14’ünün ilimize ait olduğunu belirtmek isterim. Ülkemizde sofralığa ayrılan zeytin ağacı varlığının yüzde 9’u ilimizde yer almakta, sofralık zeytin üretiminin ise yüzde 13’ü ilimizden karşılanmaktadır. 2024 yılında ülkemizde 1 milyon 166 bin 318 ton sofralık zeytin üretimi gerçekleşmiş olup, bu üretimin yaklaşık 152 bin 362 tonu ilimize aittir. Ülkemiz, 2024-2025 Sezonunda; zeytinyağında 1 Kasım 2024 - 30 Eylül 2025 arasında 243 milyon 993 bin dolar sofralık zeytinde 255 milyon 309 bin dolar ihracat gerçekleştirmiştir İlimiz ise 2024 -2025 Sezonunda ülkemize; zeytinyağında yaklaşık 3 milyon 115 bin dolar, zeytinde ise yaklaşık 46 milyon 980 bin dolar katkı sağlamıştır. Aydın Ticaret Borsası’nda 2024-2025 sezonunda 29 bin 761 ton sofralık zeytin işlem görmüş olup, hms ortalama satış fiyatı 60 lira 13 kuruş olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde 17 bin 878 ton zeytinyağı işlem görmüş, hms ortalama satış fiyatı ise 159 lira 41 kuruş olarak gerçekleşmiştir. Ülkeler bazında, 2020-2024 yılları arasında ihracat ortalaması göz önünde bulundurulduğunda, en yüksek miktarda ihracatın 930 bin 197 ton ve yüzde 44’lük payla ispanya tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. İkinci sırada 330 bin 892 tonluk yıllık ortalama ihracat miktarı ve yüzde 15’lik pay ile İtalya, üçüncü sırada ise 214 bin 285 tonluk ortalama ihracat ve yüzde 10’luk pay ile Portekiz yer almaktadır. Ülkemiz, Portekiz ve Yunanistan’ın ardından 91 bin 86 tonluk ihracat miktarı ve yüzde 4’lük payla beşinci sırada bulunmaktadır" dedi. Çondur konuşmasının devamında, "Ülkeler arası bu ihracat rakamları maddi olarak ifade edildiğinde ise ilk sırada 4 milyar 390 milyon dolar ortalamayla İspanya bulunmakta olup, ihracattaki payı yüzde 40’tır. İkinci sırada bulunan İtalya ise 2 milyar 124 milyon dolarla yüzde 19,6’lık bir paya sahiptir. Üçüncü sırada bulunan Portekiz’in ise ortalama ihracat değeri 1 milyar 55 milyon dolar olup ihracattan aldığı pay yüzde 10’dur. Ülkemiz ise Tunus ve Yunanistan’ın ardından 404 milyon dolar ve yüzde 4’lük payla 6. sırada yer almaktadır. 2020-2024 yılları arasındaki ithalat ortalamaları incelendiğinde ise en yüksek miktarda ithalatın 514 bin 267 ton ve yüzde 24’lük payla İtalya tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir. İkinci sıradaki ABD 378 bin 492 ton yıllık ortalama ithalat miktarına ve yüzde 18’lik paya sahiptir. Fransa ise 128 bin 954 ton yıllık ortalama miktarı ve yüzde 6’lık payla üçüncü sırada yer almaktadır. 2020-2024 yılları ithalat ortalaması göz önünde bulundurulduğunda değer olarak 2 milyar 314 milyon dolarlık ortalamayla ilk sırada İtalya bulunmaktadır. İthalattaki payı yüzde 20,7’dir. İkinci sırada bulunan ABD’nin ithalat değeri 2 milyar 39 milyon dolar ve yüzde 18,2’lik paya sahiptir. Üçüncü sıradaki İspanya’nın ise ortalama ithalat değeri 920 milyon dolar ve payı yüzde 8,23’tür. İlimizin tarımsal değerlerinin tanıtımı ve markalaşması, haksız rekabetten korunması, ulusal ve uluslararası platformda tanınması adına özverili çalışmalarını sürdüren borsamız; Aydın Memecik Zeytinyağını 17 Eylül 2020 tarihinde, Aydın Yamalak Sarısı Zeytini’ni 21 Nisan 2021 tarihinde, Aydın Memecik Zeytinini 7 Mayıs 2021 tarihinde, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirmiştir. Ülkemizde tescilini sağlayarak koruma altına aldığımız coğrafi işaretli ürünlerimizin dünya çapında tanınması adına Avrupa Birliği Coğrafi İşaret çalışmalarına büyük önem veren borsamız, Aydın Memecik Zeytinyağını, Avrupa Birliği’nde Türkiye’nin 20.coğrafi işaretli ürünü olarak 5 Şubat 2024 tarihinde, Aydın Memecik Zeytinini, Avrupa Birliği’nde Türkiye’nin 31. coğrafi işaretli ürünü olarak 12 Mart 2025 tarihinde tescil ettirmiştir. Avrupa Birliği Tescilli Aydın Memecik Zeytinyağını tanıtmak ve ayırt edici özelliklerini nihai tüketiciye aktarmak amacıyla, tadım panelistlerimizle birlikte ülkemizin farklı illerinde ’Aydın Memecik Zeytinyağı Tadım ve Tanıtım Günleri’ düzenlemekteyiz. Bugüne kadar 34 ilde başarıyla gerçekleştirdiğimiz bu etkinliklerle, coğrafi işaretli ürünümüzün bilinirliğini ve değerini artırmayı hedeflemekteyiz" diye konuştu. Aydın Tarım ve Orman İl Müdürü Ayhan Temiz ise, "Aydınımız, bereketli toprakları uygun ekimi ve çalışkan üreticileri ile ülkemizin önemli tarım kentlerimizden biridir. Bu bereketin en güzel göstergelerinden birisi de şüphesiz ki zeytindir. İlimiz geçtiğimiz yıl ürettiği toplam 517 bin tonluk zeytinle ülke üretiminde sofralık zeytinde yüzde 13, yağlık zeytinde ise yüzde 14’lük bir katkıya sahiptir. Ülke zeytin üretimi sıralamasında 3’üncü olan ilimiz sahip olduğu Aydın Memecik ve Aydın Yamalak Sarısı zeytin çeşitleri ile de coğrafi işarete sahiptir. Aydın Memecik Zeytini ve zeytinyağımızın sahip olduğu coğrafi işaret Avrupa Birliği tarafından da tescil edilerek benzersizlikleri tescillenmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığımızın liderliğinde, Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak bizler üreticimizin emeğini korumak, kaliteyi arttırmak ve sürdürülebilir üretimi desteklemek için tüm imkanlarımızla çalışarak sektörümüzün yanında olmaya devam edeceğiz. Ortak gayesi Aydın zeytin ve zeytinyağını sadece ülkemizde değil, dünya pazarlarında marka haline getirmek olan bizleri bir araya getiren bu toplantının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Daha sonra söz alan Zeytincilik Araştırma Enstitüsü Müdürü Yardımcısı Aişe Deliboran Zeytincilik Araştırma Enstitüsü faaliyetleri ve üreticinin yaşadığı sorunlar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Davut Er zeytin ve zeytinyağı sektör ihracatı konularında konuşmalar yaparken, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Murat Aktan zeytin ve zeytinyağının ulusal ve uluslararası ticarette yeri konusunda sunum yaptı. Toplantı 2025-2026 sezonu zeytin ve zeytinyağı sektöründe yaşanan sorunlar ve taleplerin görüşülmesi ile devam etti.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:41
Gaziantep ve bölgede zeytin hasadı başladı
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Gaziantep ve çevresinde zeytin hasadının başladığını duyurdu. Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, zeytinin yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda ekonomik açıdan da Gaziantep için kritik bir ürün olduğunu vurgulayarak, fıstıktan sonra bölge ekonomisine en fazla katma değer sağlayan tarımsal ürünün zeytin olduğunu ifade etti. GTB Başkanı Akıncı, zeytinin Gaziantep ve bölge tarımındaki önemine dikkat çekerek, "Şehrimizde Antep fıstığından sonra en fazla üretimi yapılan zeytin hem çiftçimizin geçim kaynağı hem de bölge ekonomisinin can damarlarından biridir" dedi. Türkiye genelindeki zeytin üretimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akıncı, "Türkiye, sofralık ve yağlık zeytin üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri konumunda. Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) verilerine göre geçen yıl ülkemizde toplam 3 milyon 600 bin ton zeytin üretildi. Bunun 750 bin tonu sofralık, 2 milyon 850 bin tonu ise yağlık zeytin olarak gerçekleşti. Zeytinyağı üretimi yaklaşık 475 bin ton civarındaydı. Bu rakamlar, Türkiye’nin hem iç tüketimde hem de ihracatta ne kadar stratejik bir konumda olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu yıl Türkiye genelinde zeytin üretiminde bazı bölgelerde rekolte farklılıkları yaşanabileceğini belirten Akıncı, "İklim ve üretim şartlarına bağlı olarak Ege ve Akdeniz bölgelerinde kısmi rekolte düşüşleri öngörülüyor. Ancak üreticilerimiz hasada hazır ve kaliteyi koruma konusunda son derece bilinçli hareket ediyor" diye konuştu. Gaziantep özelinde de değerlendirmelerde bulunan Akıncı, "Soğuk hava, don ve iklim değişiklikleri zeytin üretimini etkileyen en önemli faktörler arasında yer alıyor. Geçtiğimiz kış döneminde yeterli yağış alınamaması ve özellikle aşırı sıcaklık ile don olayları üretimi etkiledi" dedi. Gaziantep’in zeytin üretiminde markalaşma ve ürün kalitesinin korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Akıncı, "Gaziantep zeytini, kendine has aroması ve yüksek yağ kalitesiyle öne çıkan bir üründür. Bu değerin korunması için üretimden tüketime kadar tüm zincirde titizlikle hareket edilmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Taklit ve tağşişe karşı farkındalığın artırılması gerektiğini dile getiren Akıncı, "Ürünlerimizin markalaşması sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir meseledir. Gerçek zeytinyağının değeri korunursa hem üreticimiz kazanır hem de tüketicimiz sofralarına güvenle kaliteli ürünü taşır" diye konuştu.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:35
ATO Başkanı Baran: "Mesleki eğitim, bizzat iş dünyası ile aynı masada buluşuyor"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, ATO ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan ‘Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi İş Birliği’ protokolüne ilişkin, "Bu protokolle mesleki eğitim, bizzat üretimle, ticaretle, iş dünyasıyla aynı masada bir araya geliyor" dedi. ATO Duatepe Salonu’nda düzenlenen törenle ATO ile Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında reel sektörün ihtiyaçlarına uygun nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine yönelik ‘Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi İş Birliği’ protokolü imzalandı. Protokole ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali imza attı. Protokol kapsamında Türkiye’de ilk kez uygulanacak ‘Mesleki Eğitimde Ankara Modeli’ne başlandı. "Mesleki eğitim, bizzat üretimle, ticaretle, iş dünyasıyla aynı masada bir araya geliyor" ATO Başkanı Gürsel Baran, törende yaptığı konuşmada Ankara Ticaret Odası ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokolle mesleki eğitim ve reel sektör iş birliğine örnek teşkil edecek güçlü bir modelin temellerini attıklarını belirterek, "Bu protokolle mesleki eğitim, bizzat üretimle, ticaretle, iş dünyasıyla aynı masada bir araya geliyor. Öğrencilerimiz daha okul sıralarındayken iş yaşamıyla doğrudan ve sistematik biçimde buluşacak" açıklamasında bulundu. Baran, protokolün reel sektör, mesleki eğitim ve istihdam sacayaklarının merkezine yerleşecek öncü bir adımı oluşturduğunu belirterek, "Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile Mesleki Eğitimin Geliştirilmesi İş Birliği Protokolü’nü imzalayarak, mesleki eğitim ve reel sektör iş birliğine örnek teşkil edecek güçlü bir modelin temellerini attık. Mesleki eğitim tarihinde yeni bir dönemi açacak ‘Mesleki Eğitimde Ankara Modeli’ni bugün burada resmen başlatıyoruz. Bu model ile Türkiye’de ilk kez ticaret odası olarak, il genelindeki tüm örgün mesleki ortaöğretim kurumlarını, sektörleri temsil eden 68 meslek komitemizle birebir eşleştirerek ‘Okul Hamiliği Projesi’ni uygulamaya geçiriyoruz. Bu iş birliğiyle mesleki eğitimi reel sektörün ihtiyaçlarıyla birebir uyumlu hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu sayede hangi alanda ne tür iş gücüne ihtiyaç olduğunu belirleyecek, buna göre eğitim içeriklerini güncelleyecek ve öğrencilerimize işletmelerde uygulamalı deneyim fırsatları sunacağız" diye konuştu. Baran, nitelikli iş gücü ihtiyacının hemen her sektörde önemli bir sorun haline geldiğini aktararak, "Oysa ülke olarak genç nüfusumuz var. Ama gençlerimiz, üretimin içinde yer alacak şekilde yetiştirilemiyor. Mesleki eğitim ne yazık ki uzun yıllar ötelenmiş ve gölgede kalmış. Ankara Ticaret Odası olarak bu konuyu her fırsatta dile getiriyorduk, bu konuda bir adım daha atarak Mesleki Eğitimde Ankara Modeli’ni başlattık. Reel sektörümüz, sağlıktan turizme, savunma-havacılıktan yazılım ve bilişime kadar hemen her alanda yetişmiş elemana ihtiyaç duyuyor. Öte yandan gençlerimiz iş bulamamaktan dertli. Bu çelişkiyi aşmanın yolu, mesleki eğitimi reel sektörle buluşturmaktan geçiyor. İşte tam da bu nedenlerle eğitim-istihdam-reel sektör hattını aynı koordinatta buluşturacak bu iş birliği protokolünü hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Mesleki eğitimi reel sektörün ihtiyaçlarıyla birebir uyumlu hale getirmeyi hedefliyoruz" Baran, iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilecek çalışmalar hakkında da bilgi vererek, "Bu iş birliğiyle mesleki eğitimi reel sektörün ihtiyaçlarıyla birebir uyumlu hale getirmeyi hedefliyoruz. Bu sayede hangi alanda ne tür iş gücüne ihtiyaç olduğunu belirleyecek, buna göre eğitim içeriklerini güncelleyecek ve öğrencilerimize işletmelerde uygulamalı deneyim fırsatları sunacağız. Her meslek lisesi en az bir işletmeyle eşleşecek, sektör temsilcileri derslere katkı sağlayacak. Mezunların doğrudan istihdama geçişini destekleyecek, başarılı mezunları örnek olarak öne çıkaracağız. Bu iş birliğiyle nitelikli istihdamı artırmak, üretimi güçlendirmek ve gençlerimizi iş gücü piyasasına güçlü şekilde hazırlamak istiyoruz" şeklinde konuştu. Baran, projenin mesleki eğitim-reel sektör iş birliğinde yeni bir ekosistemin inşasına öncülük edeceğine inandıklarını da sözlerine ekledi. Törende ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurul Üyesi ve ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akça, ATO Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, ATO Mesleki Eğitim ve Ahilik Özel İhtisas Komisyonu Başkanı Abidin Memili, 61 No’lu Özel Eğitim-Öğretim Hizmetleri Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Mahmut Burkankulu, Komite Üyesi Adem Yavuz, ATO Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Karabudak ile Ankara İlçe Milli Eğitim müdürleri de yer aldı.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:20
’Akademik’ patateslerin hasadı başladı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yetiştirilen patateslerin hasadına başlandı. Satışa sunulan ürünlerden elde edilen gelirler ihtiyaç sahibi öğrencilere yemek bursu olarak verilecek. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından ekimi gerçekleştirilen ve yetişen patateslerin hasadı başladı. Bilim, eğitim ve üretimi bir arada yürüten merkez, aynı zamanda yardımlaşma ve toplumsal katkı hedefleri doğrultusunda önemli bir tarımsal üretim sürecine imza attı. Merkezde üretilip tüm şehre satışa sunulan ürünlerden elde edilen gelirler ihtiyaç sahibi öğrencilere yemek bursu olarak verilecek. Tohumluk mor patates de üretildi Merkez bünyesinde gerçekleştirilen üretim ve hasat hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ahmet Demirbaş, "Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak, bünyemizde birçok tarımsal ürünün üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu ürünlerden biri de patatestir. Patatesi hem geleneksel tarım yöntemleriyle kimyevi gübre ve tarım ilaçları kullanarak hem de doğal yollarla çiftlik gübresi ve diğer organik materyallerle yetiştiriyoruz. Bugün bu doğal yöntemlerle üretimini gerçekleştirdiğimiz patatesin hasadını yapmaktayız. Üretimimizin büyük bir kısmı kızartmalık patates olmakla birlikte, küçük bir alanda mor patatesin tohumluk üretimini de sürdürmekteyiz. Bu çalışma, çeşitliliği artırmak ve tohumluk üretiminde sürdürülebilirliği sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. Yapılan diğer tarımsal üretim faaliyetlerine de değinen Prof. Dr. Ahmet Demirbaş, açıklamasının devamında; "Merkezimizde yaklaşık 600 dekar alanda tarımsal üretim yapılmaktadır. Bu üretim sürecine öğrencilerimiz de aktif şekilde katılmakta; tohumdan fideye, fideden seraya aktarma, çapalama ve hasat gibi tüm aşamalarda görev almaktadırlar. Böylece, derslerde edindikleri teorik bilgileri sahada birebir uygulama fırsatı bulmaktadırlar. Bu yaklaşım, hem eğitim hem de üretim açısından örnek teşkil eden bir model oluşturmaktadır. Bunun yanında, bu yıl merkezimizde 16 kovanla bal üretimi de gerçekleştirdik" dedi.
22 Ekim 2025 Çarşamba - 16:04
Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısı bin 781’e, AB’de tescilli ürün sayısı 38’e ulaştı
Antalya’da düzenlenen Coğrafi İşaretlerin Sürdürülebilirliği Çalıştayı’nda Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısının bin 781’e, AB’de tescilli ürün sayısının ise 38’e ulaştığı belirtildi. Antalya Ticaret Borsası Toplantı Salonu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı, TOBB, FAO, TÜRKPATENT, YÜCİTA, Antalya Ticaret Borsası işbirliğiyle "Türkiye’de Coğrafi İşaretlerin Sürdürülebilirliği Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayın açılışında konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, Fırat ve Dicle nehirlerinin yer aldığı hattın insanoğlunun medeniyet serüveninin başlangıç noktası olduğunu belirterek, "Güneşi, suyu ve iklimiyle çok farklı ve özel bir coğrafyaya sahibiz. Coğrafyamızda coğrafi işaretlerin hedef kitlesi olan butik ve özel ürünler yetiştiriliyor. Sahip olduğumuz binlerce yıllık medeniyet birikimi ve kültür tasavvuru sayesinde bu ürünlerimizi işleyerek çok özel lezzetler, yani eşsiz bir gastronomi mirası ortaya çıkardık. Coğrafi işaret potansiyelimizi harekete geçirmek için önemli çalışmalar gerçekleştiren YÜCİTA Başkanımız Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu hocamızın öncülüğünde İl Tarım Müdürlüğümüzün ekipleri, kaymakamlıklarımız, Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezimiz ile ticaret odalarımızın çalışmaları sonucunda coğrafi işaretli ürün sayımızı yaklaşık 10 katına çıkardık" dedi. "Ürünlerimizin ekonomik boyutunu da iyi planlamalıyız" Coğrafi işaretli ürünlerin yalnızca tescil aşamasının değil, ekonomik ve pazarlama boyutunun da iyi planlanması gerektiğini ifade eden Vali Şahin, "Dünya hızla büyüyor ve kaliteli gıda ihtiyacı her geçen gün artıyor. Bu ihtiyaca cevap verebilmek için coğrafi işaret ve tedarik zinciri sistemimizi sağlam bir şekilde yapılandırmamız büyük önem taşıyor. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçlar ve bundan sonra yapılacak benzeri bilimsel çalışmalar, bizim için bir yol haritası niteliğinde olacak ve bundan sonraki süreçte neler yapmamız gerektiği konusunda bize rehberlik edecek. Bu çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederim" şeklinde konuştu. "Sistemin başarısı üretici bilincine bağlı" Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, konuşmasına TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun selamlarını ileterek başladı. Coğrafi işaretlerin sadece yöresel ürünleri koruma altına alan bir tescil sistemi değil, aynı zamanda üretim zinciri boyunca işleyen bir yönetişim modeli olduğunu kaydeden Çandır, coğrafi işaretli ürünlerin korunması kadar sürdürülebilirliğinin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Türkiye’de coğrafi işaret sisteminin valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler, odalar, borsalar ve üniversiteler eliyle yürütüldüğünü belirten Çandır, sistemin başarısının üreticilerin tescile uygun üretim yapmasına ve denetim mekanizmalarının etkin işlemesine bağlı olduğunu söyledi. Çandır, "Sürdürülebilirlik için mevzuatın güçlendirilmesi, paydaş katılımına dayalı bir yönetişim modelinin yerleşmesi ve tüketici farkındalığının artırılması gerekiyor. Coğrafi işaretlerin ekonomik, kültürel ve toplumsal fayda üretebilmesi, üreticiden kamuya, meslek örgütlerinden tüketiciye kadar tüm tarafların katılımıyla mümkün olacaktır" şeklinde konuştu. "Tüm paydaşları aynı masada buluşturduk" Çalıştayda coğrafi işaretlerle ilgili güncel çalışmaların paylaşılacağını, sorunların ve çözüm önerilerinin tartışılacağını belirten Çandır, "Uluslararası örneklerden yararlanarak ortak akıl geliştireceğiz. Bu etkinliğin gerçekleşmesinde büyük emeği olan FAO’ya, başta Ayşegül Hanım ve ekibine, ayrıca YÜCİTA’ya, TOBB’a, Türk Patent ve Marka Kurumu, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Antalya Valiliği’ne teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin bin 781 coğrafi işaretli ürünü var" Türkiye’de coğrafi işaretli ürün sayısının bin 781’e, AB’de tescilli ürün sayısının ise 38’e ulaştığını ifade eden Çandır, bu alanda önemli yol alındığını söyledi. Ticarileşmeyle ilgili TOBB ve ATB olarak yoğun çaba gösterdiklerini vurgulayan Çandır, "Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünlerini buluşturduğumuz Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX 16 yıl önce yerelde başladı, bugün ulusal bir marka haline geldi. Bu yıl 19-21 Aralık tarihlerinde YÖREX’i Almanya Düsseldorf’a taşıyoruz" dedi. "Sürdürülebilirliğe odaklandık" Coğrafi işarette sürdürülebilirliğe odaklandıklarını belirten Çandır, "Üç yıl önce TOBB Başkanımız ‘nicelikten niteliğe geçiş’ vizyonunu açıklamıştı. Biz de sürdürülebilirliği bu vizyonun merkezine koyuyoruz" dedi. Coğrafi işaretlerin geleceğini güvence altına almak ve denetim gibi kurumsal sorunları çözmek için sürdürülebilirlik vizyonunun önemini vurgulayan Çandır, çalıştayın coğrafi işaretli ürünlerde sürdürülebilirliğin başlangıç adımı olduğunu söyleyerek, "Konuları olgunlaştırmak üzere kısa süre içinde Ankara’da bir takip toplantısı düzenleyeceğiz" dedi. Antalya’da coğrafi işaretli ürünlerin gerek sayısı, gerek niteliğinin artması için destek veren Antalya Valisi Hulusi Şahin ve tarım teşkilatına teşekkür eden Çandır, Türkiye’nin dört bir yanından gelen uzmanlara ve yöneticilere de teşekkür etti. Çandır, Çalıştayın başarılı geçmesini diledi. "Coğrafi işaretli ürünler sürdürülebilirliğin anahtarı" BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, dünyada hızla artan nüfusun nasıl besleneceğinin önemli bir sorun haline geldiğini belirtti. Gıda üretimi ve güvenliğinin her zamankinden daha fazla önem kazandığını vurgulayan Selışık, coğrafi işaretli ürünlerin bu dönemde önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Selışık, "Üreticilerin büyük çoğunluğu küçük üreticilerden oluşuyor. Bu üreticilerin güçlü bir şekilde üretime devam edebilmesi için desteklenmeleri gerekiyor" dedi. Dünyada 720 milyon insanın açlıkla mücadele ettiğini, beslenmedeki çeşitliliğin azaldığını ve obezitenin arttığını belirten Selışık, diğer yandan gıdanın üçte birinin israf edildiğine dikkat çekti. Coğrafi işaretli ürünlerin kırsal kalkınmada güçlü bir politika aracı olduğunu söyleyen Selışık, "Bu potansiyeli kullanmalıyız. Coğrafi işaretli ürünler, ürün fiyatını yüzde 20 ila 50 oranında artırarak küçük üreticiyi güçlendiriyor" şeklinde konuştu. "Gastronomide uluslararası bir destinasyon yapmak istiyoruz" YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Antalya’nın ilk kez kapsamlı bir coğrafi işaret envanterine sahip olduğunu belirterek, "Şu anda 150 başvuru bulunuyor. Bu konuda Valimiz Hulusi Şahin öncülük ediyor, kendisine teşekkür ediyorum" dedi. Antalya’nın sahip olduğu potansiyele rağmen bu zenginlikle örtüşen bir gastronomi kültürü oluşturamadığını kaydeden Tekelioğlu, "Amacımız, Antalya’yı uluslararası gastronomi sahnesinde güçlü bir destinasyon haline getirmek" ifadelerini kullandı. "Ticarileşme ve katma değer önceliğimiz" Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ahmet Turan Gürkan, coğrafi işaretli ürünlerin yüzde 90’ının tarım ve gıda ile ilişkili olduğunu belirtti. Bu ürünlerin ticarileşmesi ve sürdürülebilir biçimde üretiminin sağlanması için yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Gürkan, "Coğrafi işaretli ürünlerin üretimden pazarlamaya kadar her aşamasında sürdürülebilir bir modelin kurulması için çalışıyoruz" dedi. "Tescilden öte katma değer odaklıyız" Türk Patent ve Marka Kurumu Daire Başkanı Hakan Kızıltepe, kurum olarak artık tescil sayısını artırmaktan ziyade tescilli ürünlerin ekonomik değerini yükseltmeye odaklandıklarını söyledi. Kızıltepe, "Amacımız sadece tescil sayısını artırmak değil; bu ürünlerin ticarileşmesini sağlayarak ülke ekonomisine katkı oluşturmak. Tescilin sürdürülebilirlik odağında gerçekleşmesi büyük önem taşıyor" dedi. Çalıştayın açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Ticaret Borsası Ali Çandır, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, YÜCİTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu, Türk Patent ve Marka Kurumu Daire Başkanı Hakan Kızıltepe, Tarım ve Orman Müdürlüğü Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ahmet Turan Gürkan, Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, oda borsa başkanları, ATB yönetim kurulu üyeleri ve kurum temsilcileri ile çok sayıda yerli ve yabancı akademisyen katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder