EKONOMİ
MANULAŞ ve SPİLAŞ çalışanlarına 60 bin TL’lik promosyon müjdesi 14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:34:35 Manisa Büyükşehir Belediyesi iştirakleri MANULAŞ ve SPİLAŞ bünyesinde görev yapan çalışanları kapsayan banka promosyon anlaşması sonuçlandı. Halkbank ile yapılan protokol kapsamında 409 personele toplam 60 bin TL promosyon ödemesi yapılacağı açıklandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Halkbank arasında gerçekleştirilen anlaşma doğrultusunda MANULAŞ ve SPİLAŞ çalışanlarına 55 bin TL nakit maaş promosyonu ile 5 bin TL bonus olmak üzere toplam 60 bin TL ödeme yapılacak. 31 ayı kapsayan promosyon protokolünün çalışanlara önemli bir ekonomik katkı sağlaması bekleniyor. Manisa Büyükşehir Belediyesinde düzenlenen imza törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Başkan Danışmanı Ferhat Fırat, Belediye-İş Sendikası Manisa Şubesi temsilcileri ve banka yetkilileri katıldı. İmza töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, çalışanların emeğinin kendileri için büyük önem taşıdığını belirterek, "Şehrimiz için canla başla çalışan mesai arkadaşlarımızın emeklerinin karşılığını en iyi şekilde almalarını sağlamak önceliğimizdir. Belediye-İş Sendikası ve Halkbank ile gerçekleştirdiğimiz görüşmeler neticesinde MANULAŞ ve SPİLAŞ şirketlerimizde görevli 409 personelimizi kapsayan 31 aylık promosyon protokolünü imzaladık. Toplamda 60 bin TL olarak belirlenen bu kazanımın tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Dutlulu, süreçte katkı sunan belediye yöneticilerine, sendika temsilcilerine ve banka yetkililerine teşekkür ederek, çalışanların yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:26 Bursa’da su faturalarına indirim 1 Haziran’dan itibaren geçerli olacak BUSKİ Genel Kurulu’nda hem su tarifesinde vatandaşın faturasında indirim sağlayacak kademe değişikliği, hem bakım bedellerinin kaldırılması hem de evsel katı atık toplama ve bertaraf bedellerinin de su faturalarından çıkarılmasına oy birliği ile karar verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen BUSKİ Genel Kurulu’na, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, meclis üyeleri ve BUSKİ yöneticileri katıldı. Gündem maddelerinin görüşüldüğü genel kurulda, su tarifesi kademe değişikliği ile evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleriyle ilgili önerge de görüşüldü. Doğrudan görüşülen önergeler, verilen arada Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşüldü. Aranın ardından önergeler oy birliğiyle kabul edildi. Alınan karara göre, eskiden 0-12 metreküp olan birinci kademe 0-15 metreküpe, 13-20 metreküp olan ikinci kademe 16-20 metreküpe çıkartılırken, 21 metreküp ve üzeri olan üçüncü kademe aynı kaldı. Ayrıca fatura kalemleri içerisinde yer alan bakım bedeli de kaldırılmış oldu. Öte yandan 1 Ocak 2026 tarihinde su faturalarına dâhil edilen ve BUSKİ tarafından tahsil edilerek ilçe belediyelerine aktarılan evsel katı atık toplama ve bertaraf bedelleri de faturalardan çıkarıldı. Alınan kararlar, 1 Haziran 2026 itibarıyla yapılacak endeks okumalarında geçerli olacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 15 metreküpe kadar su kullanan kişi sayısının nüfusun 87’sine denk geldiğini açıkladı. Bunun da neredeyse Bursa’nın tamamına yakını olduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, "15 metreküp kullanan bir kişiye, yapılan düzenleme ile yüzde 28 indirim sağlandı. Evinde daha az kişi olan, daha az tüketim yapanlara da yüzde 35 indirim sağlandı. Çok abartılı şekilde su kullananlar, 25 metreküp üzerinde tüketim yapanlara da yüzde 13 indirim yapıldı. Her 1 lira indirimin, 1,5 milyon abonesi olan kuruma 1,5 milyon lira maliyeti vardır. Tüm Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Bu, meclisin başarısıdır" dedi. Başkan Vekili Şahin Biba, su faturalarıyla ilgili her gün yüzlerce telefon aldığını söyledi. Vatandaşların bu konuda serzenişlerini de haklı bulduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, "Bir çalışma yaparak bununla ilgili bir düzenleme yaptık. Bundan sonra vatandaşlarımızın da tasarruf konusunda elini taşın altına koyması gerekir. Su, yalnızca günlük yaşamımızın bir parçası değildir. Aynı zamanda geleceğimizin en stratejik ve en hayati kaynağıdır. Dünyada ve ülkemizde yaşanan iklim değişiklikleri, kuraklık ve artan nüfus suyun ne kadar kıymetli olduğunu bizlere güçlü şekilde göstermektedir. Artık suyu sınırsız bir kaynak gibi görme dönemi sona ermiştir" diye konuştu. Musluktan akan her damlanın arkasında büyük bir emeğin, maliyetin ve doğal kaynağın bulunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, su tasarrufunun sadece bireysel tercih olmadığını, toplumsal bir sorumluluk da olduğunu dile getirdi. Belediyelerin de altyapı kayıplarını azaltma, kaçak ve israfın önüne geçme, park ve bahçelerde verimli sulama sistemlerini yaygınlaştırma, vatandaşlarda su bilinci oluşturma görevleri bulunduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, "Özellikle çocuklarımıza küçük yaşta suyun değeri anlatılmalı, eğitim ve farkındalık çalışmaları artırılmalıdır. Bugün alınacak tedbirler, yarın yaşanabilecek büyük su krizlerinin önüne geçecektir. Su meselesi yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesidir. Unutmayalım ki suyu korumak hayatı korumaktır" dedi. Tasarruf edilen her damla suyun, geleceğe bırakılmış en değerli miras olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, bundan sonra Bursa’da suyla ilgili ayrı bir politika izlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Yapılan her çalışmanın ana merkezinde su olması gerektiğini söyleyen Başkan Vekili Biba, "Bugün barajlarımız yüzde 100 seviyesinde dolmuş vaziyettir. Cenab-ı Allah’a hamdolsun. Ancak bu sınırsız bir kaynak değildir. Hiçbir zaman da olmayacaktır. Büyükşehir Belediyesi’nin gayretiyle oluşturulan düzenleme haricinde vatandaşlarımızın da tasarruf konusunu dikkate alması gerekir. Yaptığımız düzenleme vatandaşımızın cebine yansıyacak. Bir nebze rahatlatacak. Düzenleme, BUSKİ’nin sürdürülebilirliğini de dikkate alan bir düzenlemedir" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 18:35 Bursa’da su fiyatlarında ciddi indirim Bursa Büyükşehir Belediyesi Su Kanalizasyon İdaresi Genel Kurulu’nda su fiyatlarında yüzde 28 ile yüzde 35 oranında indirim sağlandı. Başkan Bozbey’in tutuklanıp görevden el çektirilmesi ve Büyükşehir Belediyesi yönetiminin Cumhur İttifakına geçmesinin ardından önemli bir karar alındı. Bugünkü Buski genel kurulunda su fiyatları yüzde 13 ile yüzde 35 arasında indirim oy birliği ile kabul edildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba konuyla ilgili şunları söyledi; "Bundan sonra Bursa’da suyla ilgili ayrı bir politika izlememiz gerekiyor. Yaptığımız her çalışmanın ana merkezinde su olmalıdır. Evet, bugün barajlarımız yüzde 100 seviyesinde dolmuş vaziyette. Cenabı Allah’a hamdolsun diyoruz. Ancak bu sınırsız bir kaynak değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Bizim yaptığımız düzenleme hem vatandaşın cebine yansıyacak, bir derece rahatlatacak hem de BUSKİ’nin, idarenin sürdürülebilirliğini dikkate alan bir düzenlemedir. Bursalıların yüzde 87’si 15 metreküp kadar su kullanıyor. 15 metreküp kadar su kullanan kişilerin sayısı, yani yüzde 87 oranında bir kullanım var. Bu da ne demektir? Neredeyse Bursa’nın tamamına tekabül ediyor. Yaptığımız düzenlemeyle ilgili kişiye gelecek olan indirim faturasına yansıyacak rakam yüzde 28’dir. Yüzde 50’si ise emeklilerimiz veya evinde daha az kişi sayısında olan insanlar. Bakın onların indirim oranı ise yüzde 35’tir. Çok abartı bir şekilde su kullananlar bile, 25 metreküpten bahsediyorum. Onların bile yüzde 13 indirim var arkadaşlar. Her bir liranın bir buçuk milyon abonesinde bir buçuk milyon maliyeti vardır. Benim söylediklerimin varını hesabını siz yapın." Ayrıca katı atık su ve bakım bedelleri de oybirliğiyle kaldırıldı.
Türkiye’nin sürdürülebilir gıda geleceği Uludağ’da şekillendi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 15:42 Türkiye’nin sürdürülebilir gıda geleceği Uludağ’da şekillendi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Uludağ Gıda Zirvesi’, sektörün liderlerini bir araya getirdi. "Sürdürülebilir Gıda, Güvenilir Gelecek" temasıyla düzenlenen zirve, tarımdan sanayiye, tedarikten ihracata kadar gıda ekosisteminin tüm halkalarını aynı çatı altında buluşturdu. BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi’nin çalışmaları doğrultusunda iş dünyasının yaşam boyu eğitim merkezi Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlenen zirvede, iklim değişikliğinin tedarik zincirine etkileri, yerli üretimin güçlendirilmesi, gıda israfının önlenmesi ve sürdürülebilir arz modelleri gibi konular alanında uzman isimler tarafından ele alındı. Kamu yöneticileri, akademisyenler, sektör temsilcileri ve yerel yöneticileri bir araya getiren zirvenin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel dönüşüm çağında akıllı, yeşil ve sürdürülebilir üretimin geleceği şekillendirdiğini belirterek, teknoloji ve verimlilik temelli bir tarım-sanayi entegrasyonunun Türkiye’nin gıda güvenliği ve rekabet gücü için hayati öneme sahip olduğunu söyledi. "Köklü bir zihniyet dönüşümünden geçiyoruz" Başkan Burkay, günümüzde şirketlerin değerini toprakları ya da fabrikaları değil; veriyi yönetme gücü, yenilik üretme kabiliyeti ve dönüşümü öngörme becerisinin belirlediğini ifade etti. Bursa Business School’un, iş dünyasının geleceğe hazırlanmasında stratejik bir rol üstlendiğini vurgulayan İbrahim Burkay, "Uludağ’ın kalbinde oluşturduğumuz bu vizyon okulu, bilgiyle güçlenen, yenilik üreten ve geleceğe yön veren bir düşünce platformudur. Enerjiden çevreye, dirençli şehirlerden girişimciliğe kadar uzanan zirvelerle burada köklü bir zihniyet dönüşümünü hep birlikte inşa ediyoruz" mesajı verdi. "Güvenlik ve refah meselesi haline geldi" İklim krizinin etkilerinin derinleştiği ve jeopolitik risklerin küresel ticareti yeniden şekillendirdiği bir dönemde gıda ve tarımın güvenlik ve refah meselesi haline geldiğine işaret ederek, Bursa’nın tarımsal üretim potansiyeline değinen İbrahim Burkay, su kaynaklarının tarımdaki kullanım oranının yüzde 70 seviyesinde olduğunu, bu nedenle verimlilik ve teknoloji odaklı planlamanın kaçınılmaz hale geldiğini vurguladı. Başkan Burkay, en az enerji kadar stratejik hale gelen suyun da verimli kullanılması gerektiğini belirterek, Bursa’nın toplam 10 bin 800 kilometrekarelik yüzölçümünün içinde tarıma ayrılan payın yüzde 30,9 olduğunu, sektörün kent ekonomisindeki payının ise yüzde 5,9 seviyesinde gerçekleştiğine dikkat çekti. "Yüksek verimi planlama ve teknolojiyle sağlayabiliriz" Avrupa’da sınırlı su kaynaklarına rağmen tarım ve hayvancılık sektörlerinde teknolojik yatırımlar ve verimlilik esaslarıyla birbirinden başarılı örneklerin bulunduğunu dile getiren İbrahim Burkay, "Yüksek verim, sadece toprak ve suyla değil; bilgiyle, planlamayla ve teknolojiyle sağlanabilir. Altını özellikle çizmek isterim ki bizler sanayiyle tarımı birbiriyle rekabet eden değil, birbirini tamamlayan zenginlik alanı olarak görüyoruz. Sanayide küresel üretim ve inovasyonun merkezleri olan ABD, Almanya ve Çin, aynı zamanda tarım sektöründe de küresel verimlilik ve üretim liderleri arasında yer alıyor. Üretim zincirinin her halkası bir diğerini güçlendirdiğinde, hem sektörün tüm paydaşları kazanır hem de ülkemizin refahı artar" dedi. "Ne kadar verim aldın sorusuna yanıt vermek zorundayız" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilir gıda sistemlerinin teknoloji, veri ve ortak akılla güçlenmesi gerektiğini belirterek, "Artık ‘ne kadar destek verdin’ değil, ‘ne kadar verim aldın’ sorusuna yanıt vermek zorundayız" ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, "Teknoloji ve verimlilik, üretimin standardı olmalı. Dijital toprak haritaları, akıllı sulama ve geri kazanım sistemleriyle üreticimizi teknolojiyle buluşturabilirsek, hem verim artar hem gıda fiyatları dengelenir hem de doğal kaynaklarımız korunur" dedi. İbrahim Burkay, konuşmasının son bölümünde Bursa Food Point Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı ile Turfood Horeca Fuarı’nın Uludağ Gıda Zirvesi’nin devamı niteliğinde olacağını ifade ederek, "Bu ekosistemi büyütmek, bilgi paylaşımını kalıcı hale getirmek ve Bursa’nın gıda sektöründeki küresel gücünü daha da artırmak istiyoruz" şeklinde konuştu. "Bursa, Türkiye’nin gıda üretiminde kilit bir merkez" BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan, zirvede yaptığı konuşmada Türkiye’nin bereketli toprakları, iklim çeşitliliği ve üretim potansiyeliyle dünyanın önde gelen tarım ülkeleri arasında yer aldığını vurguladı. Bursa’nın güçlü sanayisi, verimli arazileri ve gelişmiş lojistik altyapısıyla ülkenin gıda üretiminde kilit bir merkez konumunda olduğunu belirten Sayılgan, gıda sektöründeki başarıların kalıcı hale gelmesi için tüm paydaşların sürece dahil olması gerektiğine dikkat çekerek, "Üreticiden akademisyene, sanayiciden yerel yönetimlere kadar herkesin sürece katılımını sağlamalıyız. Politikaların üreticinin sesiyle, çiftçimizin tecrübesiyle şekillenmesi gerekiyor. Çünkü tarladaki emeği anlamadan sofradaki bereketin değerini bilemeyiz" ifadelerini kullandı. "Dünyada üretilen gıdanın 3’te biri israf ediliyor" Sürdürülebilir gıda ekosistemi inşasında güçlü bir iş birliğinin önemine işaret eden Sayılgan, ekonomide istikrar arayışlarının sürdüğü bir dönemde tarım sektörüne yönelik teşviklerin artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Teknolojik yatırımlar ve dijital tarım uygulamalarının sektörü geleceğe taşıyacak en güçlü adımlar olduğunu belirten Sayılgan, gıda israfının da önlenmesi gereken en kritik konulardan biri olduğunu söyledi. Dünyada üretilen gıdanın üçte biri, Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 25 milyon ton gıdanın israf edildiğini ifade eden Sayılgan, Uludağ Gıda Zirvesi’nin bu anlamda önemli bir misyon üstlendiğini dile getirdi. "Akıl terine ağırlık vermeliyiz" Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan ise Uludağ Gıda Zirvesi’nin sektörün geleceğine ışık tutan bir temayla düzenlenmesinin büyük anlam taşıdığını belirterek, "Bizim gelecekteki en önemli sıkıntımız su sorunudur. Dünyada su kıtlığı artıyor. Ülkemizde ve Bursa’da da artıyor. Suyun en verimli kullanıldığı yöntemleri geliştirmemiz ve bunun teknolojilerine gitmemiz şart. Bursa’mızda daha büyük ölçekte tarımsal faaliyetlerle yapılan üretimler yapan sektörümüz var. Bunlar gerçekten çok güzel çalışmalarla eksiği kapatmaya çalışıyor. Pandemide de gördüğümüz gibi insan hayatının olmazsa olmazı gıda. Gıda arzı ve bunun güvenilirliği çok önemli. Gıda arzında alın terimiz var ama akıl terimizi de kullanmamız gerekiyor. Mükemmel bir zirveye imza atıldı. BTSO Başkanı Sayın İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum. Bir işi doğru zamanda güzel bir merkezde yaptılar. Bursa her zaman her yönüyle örnek bir şehir" dedi. "İbrahim Burkay’ın erişilemez vizyonuyla tarihi bina büyük bir esere dönüşmüş" Uludağ Gıda Zirvesi, açılış konuşmalarının ardından "Güvenilir ve Sürdürülebilir Gıda İçin Kurumsal Yol Haritası" oturumuyla gerçekleştirildi. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, zirvenin Bursa Business School’da düzenlenmesinin kendisi için farklı bir anlam taşıdığını belirterek, "Burada olmak benim için çok önemli. Bu yapının 50 sene öncesini hatırlıyorum. Öğrenciyken burada kalmışlığım var. Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın erişilemez vizyonuyla bu binayı böyle görmek, orijinalliğiyle çağın gerekli imkanlarıyla Bursa’mıza ve ülkemize yeniden kazandırılmış olması benim için gerçekten çok büyük mutluluk. Kendisini tebrik ediyorum. Uludağ’ın tazeleyen havasında güzel bir zirve geçirilmesini diliyorum" dedi. "Ortalama çiftçi yaşı 59’a yükseldi" Muharrem Yılmaz, sürdürülebilir gıda üretimi ve güvenilir tedarik zinciri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Dünyada 700 milyon insanın açlık çektiğini, her yıl 1.25 milyar ton gıda israf edildiğini, dünya nüfusunun yüzde 28’inin yeterli gıdaya ulaşamadığını belirten Yılmaz, buna mukabil yetişkinlerin yüzde 16’sının ise obezite ile mücadele ettiğine dikkat çekti. Muharrem Yılmaz, "Dünya nüfusunun 2050 yılında 9,8 milyara ulaşması bekleniyor. Ayrıca kırsal bölgeler boşalıyor ve dünyada gençlerin yüzde 40’ı tarımı bırakma eğiliminde. Çiftçiler yaşlanıyor. Ortalama çiftçi yaşı 59’a yükseldi. Türkiye’de genç çiftçilerin oranı yüzde 5 düzeyinde. Gelecek için kadroları da yetiştiremiyoruz" diye konuştu. "İş yapış biçimlerimizi dönüştürmek zorundayız" Küresel sıcaklık artışının devam ettiğini, dünyada tarım arazilerinin yüzde 33’ünde toprakların yıprandığını dile getiren Muharrem Yılmaz, "Her yıl ciddi sıcaklık dalgaları var. İklimde çok ciddi şoklar yaşıyoruz. Milyarlarca dolarlık tarımsal ürün kaybı yaşanıyor. Tüm bu sorunlar ve karşımıza çıkan tehditler dikkate alındığında sektörü sürdürülebilir kılmak, doğal kaynakları korumak, verimliliği artırmak, herkes için adil ve kaplayıcı bir gıda sistemi oluşturmak durumundayız. Bu nedenle iş yapış biçimlerimizi dönüştürmek ve gıda sistemlerimizi gözden geçirmeliyiz. Hepimiz aynı gemideyiz ve aynı zincirin halkasıyız. Güvenilir gıdayı herkes için erişilebilir hale getirmeliyiz" dedi. Sektörün gelecek stratejisi Uludağ’da ele alındı Zirve programı kapsamında ayrıca; "Gıda güvencesi için yerli hamle: Verimli tarım, yeni nesil kooperatifçilik ve ihracat odaklı üretim", "Tarladan sofraya sorumluluk: Bilinçli tüketim ve sürdürülebilir gıda için kooperatif vizyonu", "Gıdanın geleceği için sürdürülebilir gıda sanayinde dönüşüm" ve "Gıda arzında kırılganlık: İklim krizi, maliyetler, tedarik zinciri" başlıkları da alanında uzman isimler tarafından ele alındı. Yerelden küresele sürdürülebilir büyüme Uludağ Gıda Zirvesi, Türkiye’nin gıda sektöründe sürdürülebilir üretim, dijitalleşme, yeni nesil tarım teknolojileri ve çevre dostu üretim modelleriyle küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Zirve, sektörün öncü kurumları arasında iş birliği ağlarının güçlendirilmesine, bilgi paylaşımının artırılmasına ve Türkiye’nin gıda stratejisinin yeniden şekillendirilmesine katkı sunuyor.
Yılmaz: "Çarşamba’nın ekonomik potansiyelini artırmak için iş birliğine hazırız"
22 Ekim 2025 Çarşamba - 15:22 Yılmaz: "Çarşamba’nın ekonomik potansiyelini artırmak için iş birliğine hazırız" Çarşamba Ticaret Borsası (ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, ilçenin ekonomik potansiyelini artırmak ve üretici ile tüccarların sorunlarına çözüm üretmek için tüm paydaşlarla iş birliği yapmaya hazır olduklarını söyledi. Göreve yeni gelen CHP Çarşamba İlçe Başkanı Bilgihan Bakır ve beraberindeki heyet, Çarşamba Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. Ziyarette, ÇTB Başkanı Kazım Yılmaz, borsa meclis üyeleri ile birlikte heyeti ağırladı. Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, ilçe ekonomisi, tarım ve ticaretin mevcut durumu ile bölgesel kalkınmaya yönelik iş birliği imkanları üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Başkan Kazım Yılmaz, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İlçemizin ekonomik potansiyelini artırmak, üreticilerimizin ve tüccarlarımızın sorunlarına çözüm üretmek adına tüm paydaşlarımızla iş birliği içinde çalışmaya hazırız" ifadelerini kullandı. İlçe Başkanı Bilgihan Bakır ise nazik misafirperverliklerinden dolayı Başkan Yılmaz’a ve borsa yönetimine teşekkür ederek, "Çarşamba’nın ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunacak her türlü iş birliği için birlikte hareket etmeye hazırız" dedi. Ziyarete ÇTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Şevket Zeren ve Selim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Erol Akça ve Sezai Atsan, Meclis Başkan Yardımcısı Murat Yaralı, Meclis Üyeleri Mehmet Çalışkan, Mehmet Arslan, Onur Bahattin Yılmaz, Hüseyin Işık ve İlhan Peker, Genel Sekreter Sercan Yaşar ve Kurucu Meclis Başkanı Nurettin Öztekin iştirak etti. Ziyaret, çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "TL’ye olan güven artmış durumda"
22 Ekim 2025 Çarşamba - 15:10 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "TL’ye olan güven artmış durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kur korumalı mevduatı artık sonlandırdık diyebiliriz, çok az bir şey kaldı. TL’ye olan güven artmış ve mevduatlarımızda TL’nin payı yükselmiş durumda" dedi. Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Düzce’ye gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Düzce Üniversitesi’nin 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Töreni’nin ardından iş insanlarıyla bir araya geldi. "Temel amacımız enflasyonu aşağıya çekmek" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, programda yaptığı açıklamada, iş dünyasının sorunlarını tespit edip, dinamik politika üretim yolunu geliştirdiklerini ifade ederek, "Bir taraftan para politikaları, bir taraftan maliye politikaları, diğer taraftan mali dönüşümler var. Orta vadeli programımızın ana çerçevesi bütüncül bir çerçeve. Bu 3 ayağı da içeren bütüncül bir stratejimiz var. Temel amacımız ise enflasyonu aşağıya çekmek. Giderek tek haneli rakamlara doğru taşımak. Bunu yaparken büyümemizi, istihdamımızı devam ettirmek" dedi. "Dünyanın zor bir dönemden geçtiğiniz söylemeliyiz" Bütün bu çalışmaların insanların sosyal refahını kalıcı şekilde artırmak için yapıldığına dikkati çeken Yılmaz, "Dünyanın gerçekten zor bir dönemden geçtiğiniz söylemeliyiz. Belirsizlik endeksi diye bir şey var şu anda hakikaten çok yüksek seviyelerde. Bir taraftan tarife savaşları, bir taraftan jeopolitik gerginlikler böyle bir dünyadayız. Bir geçiş sürecinde eski dünya artık geride kalıyor. Kurallara dayalı daha serbest bir dünya düzeni diyelim ciddi anlamda darbe yemiş durumda yeni bir dünya şekilleniyor. Bu da belirsizlikleri artırıyor" diye konuştu. "Dünya ekonomisine göre, her yıl 1,9 puan daha yüksek bir büyüme kaydetmişiz" Son 22 yılda dünya ekonomisinin yıllık ortama 3,5 seviyesinde büyüdüğünü ifade eden Cevdet Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye ekonomisi ise 5,4 büyüme kaydetmiş. Yani dünya ekonomisine göre, her yıl 1,9 puan daha yüksek bir büyüme kaydetmişiz. ’Bu bir yıl için çok önemli değil’ diyebilirsiniz ama 22 yıl boyunca her yıl, bunu gerçekleştirmek öyle kolay bir iş değil ve çok önemli. İşte bu ülkeler arasındaki farklılık, gelişmişlik farkı da öyle kapanıyor. Siz ileri giderken, diğerleri yerinde durmuyor. Herkes hareket ediyor, onlardan daha hızlı gitmelisiniz ki bu fark kapansın. Nitekim bugün, geçen yılki rakamlarla dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz, satın alma gücüne göre ise 12. ekonomisiyiz. Bunu 2024 rakamlarına göre söylüyorum. Geçtiğimiz gün IMF, dünya ekonomik görünüm raporunu yayınladı. Oradaki tahminlerin gerçekleşmesi halinde 2025 yılına ilişkin tahminlerin gerçekleşmesi halinde dünyanın, dolar bazında 16. büyük ekonomisi olacağız. Satın alma gücü paritesine göre de 11. büyük ekonomisi konumuna yükseleceğiz. Avrupa’nın da dördüncü büyük ekonomisi olacağız. Dediğim gibi bunların gerçekleşeceği varsayımları var. Tabii ki bunları söylüyorum ama artık yılın bitiminde de çok uzun bir süre kalmadı Türkiye bu anlamda iyi bir yolda" "İhracatımızın 273,8 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu yılki hedeflere de değinerek, "Bu yıl toplam ekonomik büyüklüğümüzün 1,5 trilyon doları aşmasını bekliyoruz. Kişi başına gelirimizin de 17 bin doları aşmasını bekliyoruz. İhracatımızın 273,8 milyar dolara ulaşmasını, turizm gelirlerimizin 64 milyar dolara yükselmesini bekliyoruz. Bu yıl için tahminlerimiz bu yönde" şeklinde konuştu. "Cari açık geçen yıl 10 milyar dolara kadar düşürüldü" Cari açık meselesinin klasik sorun olduğunu aktaran Yılmaz, bu konuda ciddi bir iyileştirme sağlandığını kaydetti. Geçen yıl cari açığın 10 milyar dolara kadar düşürüldüğü bilgisini paylaşan Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu: "Milli gelirin 0,8’ine geldi, biri bile değil. Bu sene 1,4 civarında bitireceğiz. Tahminlerimize göre 2028’lerde 1,3 civarında olacak. Yani çok yönetilebilir bir seviyede kalmaya devam edecek. Bu önemli çünkü cari açık büyüyünce bu başka şeylere yol açıyor. Döviz ihtiyacımız artıyor, dış borçlarına ihtiyacınız artıyor, bu da finansal istikrarınızı bozmuş oluyor. Cari açık düştükçe dış borç ihtiyacınız düşüyor, riskleriniz azaldıkça da dış borçlanma maliyetleriniz düşmüş oluyor. Hem kamu için hem özel sektör için o açıdan çok kıymetli istihdamımız ile iyi gidiyor" "Birçok proje üreteceğiz" Konuşmasında istihdama da yer veren Yılmaz, "İstihdam konusunu 2005 yılında ölçmeye başlamışız. O yıllarda istihdam 19,4 milyonken, bu tarihlerde tüm Türkiye’nin istihdamı 32,6 milyon kişiye yükselmiş durumda ve uzun bir süredir tek haneli rakamlarda işsizliğimiz devam ediyor. Tabii ki önümüzdeki dönemde bunu korumak istiyoruz. Özellikle genç istihdamı, kadın istihdamı gibi alanlarda yeni atılımlarla bu piyasalarda yeni çalışma modellerini geliştirerek, bir kısmı uzaktan çalışmaya benzer birçok proje üreteceğiz. Atıl iş gücünü daha fazla piyasaya kazandırmak istiyoruz. İş insanlarımızdan şunu duyuyorum. ’Yeterince çalışan bulamıyoruz, aradığımız halde bulamıyoruz’ diyen çok sayıda işverenimiz var. Bizim mutlaka atıl iş gücünü iş gücü piyasasına yönlendirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "TL’ye olan güven artmış durumda" Cevdet Yılmaz, finansal açıdan bankacılık sisteminin güçlü olduğunu ve sermaye yeterlilik oranlarının da oldukça yüksek seviyelerde bulunduğunu ifade etti. Merkez Bankası rezervlerinin son dönemde ciddi bir birikimle 189,7 milyar dolarla tarihi rekor seviyeye ulaştığını belirten Yılmaz, bu durumun ekonomiyi şoklara ve ani hareketlere karşı daha dayanıklı hale getirdiğini söyledi. Yılmaz, "Kur korumalı mevduatı artık sonlandırdık diyebiliriz, çok az bir şey kaldı. TL’ye olan güven artmış durumda. Mevduatlarımızda TL’nin payı yükselmiş durumda, yüzde 60’lara yakın ve döviz mevduatının payı gerilemiş durumda. Bunlarda sağlıklı gelişmeler, en önemli meselemiz olan enflasyon konusunda da bir gelişme süreci içindeyiz. Geçen yıldan bu yıla enflasyonda 40 puan civarında bir düşüş var. Bu yıl sonu inşallah Merkez Bankamızın hedef aralığı içinde bir enflasyon olmasını ümit ediyoruz" sözlerine ekledi.
Muş’ta kültür ve turizm odaklı projeler hayata geçiyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 15:03 Muş’ta kültür ve turizm odaklı projeler hayata geçiyor Muş’ta İçişleri Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen üç yeni proje, kentin turizm potansiyelini ortaya çıkararak doğal ve kültürel değerlerin tanıtımına katkı sağlayacak. Muş’un doğal güzellikleri ve kültürel değerleri, sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde hazırlanan projelerle gün yüzüne çıkarılıyor. İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen projeler kapsamında üç dernek, kentin turizm potansiyelini geliştirmeye ve Muş’un zengin mirasını tanıtmaya yönelik çalışmalar yürütecek. Kentte faaliyet gösteren Genç Adımlar Derneği, Genç Fikirler Derneği ve Anzar Beldesi Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından yürütülecek projeler için İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nce sağlanan hibe desteğinin protokol imza töreni gerçekleştirildi. Valilik makamında düzenlenen törende konuşan Muş Valisi Avni Çakır, sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesinin önemine dikkat çekerek, 2025 yılı içerisinde bakanlık desteği kazanan dernek sayısının altıya ulaştığını söyledi. Vali Çakır, "Bugün imzaladığımız protokollerle birlikte, 2025 yılı içerisinde toplam 6 derneğimiz bakanlığımız tarafından destek almaya hak kazandı. Üç derneğimize toplamda 1 milyon 700 bin lira destek sağlandı. Mütevazi bir il olmamıza rağmen sivil toplum kuruluşlarımızın bu kadar güçlü destekler alması bizim için çok kıymetli" dedi. Sivil Toplumla İlişkiler İl Müdürlüğü ile sürekli istişare halinde olduklarını belirten Çakır, "Derneklerimizi nasıl güçlendirebiliriz, kadınlarımızı bu alanda nasıl destekleyebiliriz, ne tür projeler geliştirebiliriz diye sürekli fikir alışverişi yapıyoruz ve bunun meyvelerini hep birlikte almaya başladık" ifadelerini kullandı. Vali Çakır, imza altına alınan projelerin büyük kısmının turizm temalı olduğunu belirterek, "Muş’un turizm açısından büyük bir potansiyeli var. Ancak bu alan bugüne kadar yeterince değerlendirilemedi. İlimiz, yaylaları, vadileri, akarsuları, gölleri ve yaban hayatıyla bakir bir coğrafyaya sahip. Yapılaşmanın az olması aslında bizim için bir avantaj. Bu güzellikleri ortak akılla ilmek ilmek işleyeceğiz" şeklinde konuştu. Genç Adımlar Derneği tarafından yürütülecek "Adımlarla Keşfet" projesine 500 bin lira destek sağlandığını açıklayan Vali Çakır, proje kapsamında doğa yürüyüşlerinin canlandırılacağını söyledi. Anzar Beldesi Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından yürütülecek projenin gençlere yönelik kültür gezilerini içerdiğini belirten Çakır, "Bu proje kapsamında hem bölgemizde hem de Karadeniz’de çeşitli geziler düzenlenerek gençlerimizin sosyalleşmesi ve ülkemizin farklı güzelliklerini tanıması sağlanacak" diye konuştu. Genç Fikirler Derneği tarafından yürütülecek "1071 İzinde Muş Foto Maratonu" projesinin 504 bin liralık destek aldığını belirten Çakır, projenin yaklaşık 9 ay süreceğini söyledi. Çakır, "Bu projeyle ilimizin doğal, kültürel ve tarihi zenginlikleri profesyonel fotoğrafçılar tarafından dört mevsim boyunca kayıt altına alınacak. Ortaya çıkacak fotoğraflar, hem tanıtım hem de arşiv açısından önemli bir kaynak olacak" şeklinde konuştu. Vali Çakır, üç projenin de Muş’un kültürel ve turizm potansiyeline katkı sunacağını belirterek, "Bu projelerde görev alacak tüm ekipleri tebrik ediyorum. Onların başarısı, ilimizden yapılacak yeni proje başvurularına da örnek teşkil edecek. İnşallah önümüzdeki yıllarda bu destekler artarak devam edecek" ifadelerini kullandı.
DAİMFED’de ‘Yeşil Dönüşüm ve Enerji Verimliliği’ konuşuldu
22 Ekim 2025 Çarşamba - 15:00 DAİMFED’de ‘Yeşil Dönüşüm ve Enerji Verimliliği’ konuşuldu Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, "Yeşil dönüşüm artık bir gelecek vizyonu değil, bugünün zorunluluğudur. İnşaat sektörü, hem enerji tüketimi hem de kaynak kullanımı açısından sürdürülebilir kalkınmanın en belirleyici halkalarından biridir" dedi. Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) tarafından düzenlenen bilgilendirme seminerinde, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, binalarda enerji yönetimi, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Türkiye’nin 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi üzerine sunum gerçekleştirdi. Genel Merkez Binası’nda gerçekleştirilen seminerde konuşan Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Sürdürülebilir Kampüs Koordinatörü Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, inşaat sektöründe enerji yönetimi ve yeşil dönüşümün kritik önemine değindi. Dijital izlenebilirlik konularına odaklanmak gerek Doç. Dr. Demirdelen, binalarda enerji yönetim sistemlerinin (ISO 50001) uygulama adımlarını, enerji performans göstergelerinin izlenmesini ve bina bazlı karbon azaltım stratejilerini örneklerle anlattı. Ayrıca Demirdelen, Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde geliştirilen yeni düzenlemelerin inşaat sektörünü doğrudan etkileyeceğini, firmaların bu dönüşüme uyum sağlayabilmesi için enerji verimliliği, kaynak döngüselliği ve dijital izlenebilirlik konularına odaklanmaları gerektiğini vurguladı. Yeşil Bina Tasarımı ve Yaşam Döngüsü Seminerin bir diğer başlığı olan "2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı" kapsamında, inşaat sektörünün öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirten Demirdelen, "Malzeme geri kazanımı, atık azaltımı, yeşil bina tasarımı ve yaşam döngüsü odaklı yaklaşım sektörün sürdürülebilir büyümesinde belirleyici unsurlar olacak" ifadelerini kullandı. "Yeşil dönüşüm bugünün zorunluluğudur" Binalarda enerji verimliliğini artıracak teknik çözümler, karbon ayak izinin düşürülmesi için alınabilecek önlemler ve yenilenebilir enerji entegrasyonunun finansal avantajları detaylı biçimde ele alındı. Doç. Dr. Tuğçe Demirdelen, "Yeşil dönüşüm artık bir gelecek vizyonu değil, bugünün zorunluluğudur. İnşaat sektörü, hem enerji tüketimi hem de kaynak kullanımı açısından sürdürülebilir kalkınmanın en belirleyici halkalarından biridir" dedi. Etkinlik daha sonra soru-cevap ile devam etti.
Atakumlu çiftçilere karakılçık buğdayı desteği
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:50 Atakumlu çiftçilere karakılçık buğdayı desteği Samsun’un Atakum Belediyesi, ata tohumlarının korunması ve yerel üretimin güçlendirilmesi amacıyla karakılçık buğdayı üretimini yaygınlaştırmak için çalışmalara hız verdi. Belediye ekipleri, Karaoyumca Mahallesi’nde üretilen karakılçık buğdayı tohumlarını, geçimini tarımla sağlayan ailelere teslim etti. Kırsal Hizmetler Müdürlüğü’nün öncülüğünde yürütülen çalışmada, Karaoyumca Mahallesi’nde bulunan 9 dekarlık alanın 5 dekarlık bölümünde yetiştirilen karakılçık buğdayının tohumları, üreticilere protokol karşılığı dağıtıldı. Her çiftçiye 5 dekar alanda ekim yapabilecek miktarda tohum verildi. Üreticiler, hasat sonrasında aynı miktarda tohumu geri teslim ederek döngüsel üretimin sürmesini sağlayacak. Atakum Belediyesi, karakılçık buğdayının ekim, yetiştirme ve hasat süreçlerinde çiftçilere teknik destek de sunacak. "Tarımsal üretimi yaygınlaştıracağız" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, yerel üretimin artırılması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, "Atakum’da tarımsal üretim alanlarını genişletmek, ata yadigarı tohumlarımızın üretimini artırmak ve tarımla geçinen ailelerimize destek olmak için canla başla çalışıyoruz. Yenimahalle Mahallesi’ndeki Ata Tohum Merkezimiz’de doğal tohumlar üretirken, Karaoyumca’da karakılçık buğdayı yetiştiriyoruz. Bu buğday hem besin değeri yüksek hem de halkımızdan büyük ilgi görüyor. Ürettiğimiz tohumları talep eden üreticilerimize dağıttık. Gelecek yıl daha fazla çiftçimize ulaşmayı hedefliyoruz" dedi. Türkel, Atakum Belediyesi’nin tarımsal faaliyetleri desteklemeye devam edeceğini vurgulayarak, kentte ve ülkede tarımsal üretim bilincini artırmak için çalışmayı sürdüreceklerini sözlerine ekledi. Tohum desteğinden yararlanan üreticiler, tarıma verdiği katkıdan dolayı Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel’e teşekkür etti.
KUZKA, Kastamonu turizmi için üç projeyi destekleyecek
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:50 KUZKA, Kastamonu turizmi için üç projeyi destekleyecek Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının TR82 Bölgesi Turizm Master Planı kapsamında ‘Destinasyon Geliştirme Programı’ çerçevesinde Kastamonu’da üç proje destekleyecek. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) 2025 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı’nın 3. ve 4. dönemlerinde Taşköprü Belediyesinin Pompeiopolis Antik Kenti, Mevcut Tanıtım Merkezinin Modern Tanıtım Merkezine Dönüştürülmesi Projesi, Kastamonu Turizm Altyapı ve Hizmet Birliğinin (KASTAB) Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı Ziyaretçi Merkezi ve Müze Konsepti Tasarım Danışmanlığı Projesi, Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii Jeoradar Hizmetleri Danışmanlığı Projesi başarılı bulunarak sözleşmeleri imzalandı. Taşköprü Belediyesi’nin Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki proje ile tarihi geçmişi M.Ö. 66 yılına uzanan ve Anadolu’nun önemli antik yerleşimlerinden biri olan kentin, tanıtım potansiyelini güçlendirmek amacıyla antik kent sınırlarında yer alan mevcut tanıtım yapısının modern bir ziyaretçi ve tanıtım merkezi olarak yeniden işlevlendirilmesi hedefleniyor. Kastamonu Güney Karadeniz Jeoparkı Ziyaretçi Merkezi ve Müze Konsepti Tasarım Danışmanlığı Projesi ile jeoparkın kurumsal kimliği, yönergesi, çalışma ve danışma kurulları, tanıtım materyalleri, web ve sosyal medya altyapısı, gelir modeli, bisiklet rotaları, faaliyet planı taslağı ve ön jeolojik etüt raporu oluşturularak jeoparkın, başvuru kriterleri arasında yer alan "Ana Ziyaretçi Merkezi ve Müzesi" unsurunun hayata geçirilmesi planlanıyor. Ayrıca Mimar Vedat Tek Kültür Merkezi içerisinde birliğe tahsis edilen alan, jeoparkın tanıtım, eğitim ve sergileme işlevlerini bir arada sunacak modern bir ziyaretçi merkezi ve müze olarak dönüştürülecek. Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii Jeoradar Hizmetleri Danışmanlığı Projesi ile Candaroğulları Beyliği’nin en önemli eserlerinden biri olan ve 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan caminin çevresinde yer alan Beylikler Dönemi’ne ait külliye bileşeni olabilecek yeni yapı kalıntıları veya türbeler ortaya çıkarılacak. Desteklenecek projeler planın sahada somut adımlara dönüşmeye başlamasının da güçlü bir göstergesi oldu.
Rize’de Ticaret ve Ekonomi Kongresi ve Zirvesi başladı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:31 Rize’de Ticaret ve Ekonomi Kongresi ve Zirvesi başladı Rize’de 22 ülkeden araştırmacı ve akademisyenlerin katıldığı Ticaret ve Ekonomi Kongresi ve Zirvesi başladı. Rize’de düzenlenen Uluslararası Rize Ticaret ve Ekonomi Kongresi ve Zirvesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda başladı. 22 ülkeden araştırmacı ve akademisyenin katılımıyla gerçekleşen programın ilk gününde çeşitli konferanslara yer verildi. Düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bir video mesaj gönderdi. Mesajında Uluslararası Rize Ticaret ve Ekonomi Kongresi Zirvesi’nin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Bu önemli programın düzenlenmesinde emeği geçen Valiliğimize, belediyemize, Rize Dernekler ve Vakıflar Birliğimize ve ismimizi taşıyan güzide üniversitemize gönülden teşekkür ediyorum. Karadeniz’in parlayan yıldızı Rize’mizde uluslararası niteliğe sahip böyle bir programın düzenlenmesini son derece anlamlı buluyorum. Zirvemiz de İyidere Lojistik Limanı ve yakın zamanda hayata geçirmeyi öngördüğümüz Organize Sanayi Bölgesi ikinci etabı başta olmak üzere pek çok alanda yeni işbirliklerinin kurulmasına vesile olacaktır. Bu düşüncelerle organizasyona katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Programın ülkelerimiz arasındaki ilişkileri güçlendirmesini diliyorum. Hepinizi bir kez daha saygı ve sevgiyle selamlıyorum" ifadelerini kullandı. Rize Dernekler ve Vakıflar Birliği Vakfı (RİDEVA) Başkanı Recep Albayrak ise yaptığı konuşmada, programın Rize’nin ticareti ve ekonomisine katma değer katmayı amaçladığını ifade ederek, "Rize’ye yapılan devasa yatırımlar var. Lojistik Liman Türkiye’nin en büyük 4. limanı ve 1,5 yıl içerisinde bitirilecek. Havalimanı bitti, şehir hastanemiz önümüzdeki yıl bitiriliyor. Orta koridor demiryolu hattımızın projeleri devam ediyor. Sarp-Samsun demiryolu hattımızla beraber Rize’nin çay ekonomisi ve turizme dayalı ticaretini, ekonomisini ve yatırımlarını arttırmak için Rize Ticaret ve Ekonomi Zirvesi’ni gerçekleştirdik. Bu yılki ana temamız özellikle İyidere Endüstriyel Gelişim Bölgesi kapsamında Organize Sanayi ikinci etap yatırım fırsatlarının tanıtılması ve teşviklerinin anlatılması. Tabii ki bunun yanında oturumlarda dijital ekonomi, ekonominin geliştirilmesi, yerel ticaret ve uluslararası ticaret şeklinde Rize’mizde katma değer üretilecek çok önemli oturumlar da olacak. Hamdolsun biz ilk defa olmasına rağmen bu yıl planladığınız bütün organizasyonların yüzde 95’ini gerçekleştirdik. İnşallah seneye daha büyük bir organizasyonu, daha başka ağırlıklı konularda Rize’mize katma değer katacak, ekonomi ve ticarete yönelik çalışmalar yapacağız" dedi.
OKA, kadın girişimciliğini destekleyen çalışmalarıyla ödül aldı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:25 OKA, kadın girişimciliğini destekleyen çalışmalarıyla ödül aldı Kadın istihdamı ve girişimciliğinde örnek çalışmalarıyla fark oluşturan Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Türkiye’nin en başarılı ajansları arasında yer alarak ödüllendirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılı teması olarak belirlenen "Kadın Girişimciliği ve Kadın İstihdamı" kapsamında yapılan değerlendirmede, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) örnek çalışmalarıyla öne çıktı. Kadınların iş gücüne katılımını güçlendiren yenilikçi projeleriyle dikkat çeken OKA, en başarılı üç ajans arasında yer alarak teşekkür belgesiyle ödüllendirildi. Teşekkür belgesini, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek’ten alan OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, "Çalışmalarımızın takdir görmesi bizim için gurur verici. Bu başarı hikâyesinin yazılmasında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımı yürekten kutluyorum" dedi. Kadın gücüyle dönüşen kalkınma vizyonu TR83 Bölgesi (Amasya, Çorum, Samsun, Tokat), kadın istihdamında Türkiye ortalamasının üzerinde yer alıyor. Kadınların iş gücüne katılımı son yıllarda istikrarlı biçimde artarken, bu gelişmede OKA’nın kadın emeğini görünür kılan, üretim kültürünü dönüştüren sürdürülebilir proje ve faaliyetlerinin önemli bir rolü bulunuyor. Kuruluşundan bu yana "kadın" temasını hep gündeminde tutan OKA, bugüne kadar 83 proje, 107 teşvik belgesi, 8 milyar TL yatırım ve 7 bin kadın istihdamı ile bölgesel kalkınmaya öncülük etti. Sanayiden tarıma, teknolojiden turizme güçlü adımlar Kadınların sanayiden tarıma, teknolojiden turizme kadar tüm sektörlerde yer aldığı bütüncül bir kalkınma modeli ortaya koyan OKA, 2024–2025 döneminde 6 ana başlıkta projeler, faaliyetler ve ortaklıklar yoluyla 32 milyon TL bütçeyle 2 bin 700 kadına ulaştı. Kamu, özel sektör, sivil toplum ve üniversiteleri bir araya getiren 50’nin üzerinde paydaş ve 16 protokol ile güçlü bir sinerji oluşturuldu. Kadın girişimciliğini teşvik eden söyleşiler, podcast ve videocast serileri, mentörlük programları, evde üretim modeli ve teknik destek projelerine uzanan çalışmalarla binden fazla kadına ulaşıldı. OKA’nın sanayi alanında yürüttüğü çalışmalar bölgenin sanayi gelişim koridoru üzerinde şekilleniyor. Sungurlu’dan Çorum’a, Merzifon’dan Samsun’a uzanan orta–yüksek teknoloji hattında; CNC, Robot, ve Plastik Enjeksiyon Operatörlüğü, kaynakçılık eğitimleri ve Kadın Mühendis Okulu ile kadınlar teknoloji tabanlı üretimde aktif rol aldı. Kadın kaynakçılar, CNC operatörleri ve Mühendis Okulu mezunları, bölgenin üretim kültürüne yeni bir soluk getirdi. Sanayi ekseninde yürütülen bu çalışmalar yalnızca istihdam sağlamakla kalmadı, yeni bir sanayi kültürünün oluşmasına da öncülük etti. Kadınların üretime katılımıyla birlikte fabrikalarda insana yakışır iş ortamı anlayışı güçlendi; iş güvenliği ekipmanlarının kullanımı yaygınlaştı, iletişim dili olumlu yönde değişti ve çalışma alanlarında kadınların ihtiyaçlarına duyarlı düzenlemeler yapıldı. Dijital ve mesleki becerilerin geliştirilmesi amacıyla yürütülen "Kuzeyin Dijital Yıldızları" programıyla veri analitiği, dijital dönüşüm ve yapay zekâ eğitimleri verilerek kadınlar dijital iş gücüne kazandırıldı. Bununla birlikte, oyun geliştirme, siber güvenlik, yapay zekâ, İHA pilotluğu, dijital muhasebe ve e-ticaret alanlarında uygulanan eğitim programlarıyla 250’den fazla kadının girişimcilik ve istihdam yolculuğu hızlandırıldı. Tarım ve turizm sektörlerinde Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) projeleri aracılığıyla kadın eliyle üretim ve tanıtım desteklendi; kenevir ve dive dokuma, mutfak atölyeleri, hediyelik eşya ve çini üretimi gibi alanlarda kadın emeği bölgenin kültürel mirasıyla buluşturuldu. Kadın kooperatiflerinde markalaşma ve yeni pazarlar Ajans, kooperatifçilik alanında yürüttüğü ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle kadın kooperatiflerinin altyapı, markalaşma, e-ticaret ve e-ihracat süreçlerine destek oldu, bölgesel markalar oluşturuldu. Kadın üreticiler artık ürünlerini restoran zincirlerinden modacılara, e-ticaret platformlarından kurumsal markalara kadar geniş bir pazara ulaştırabiliyor. OKA, önümüzdeki dönemde de sanayi, tarım, turizm ve dijital dönüşüm alanlarında yeni projelerle kadın emeğini ekonominin merkezine taşımayı sürdürecek.
Garanti BBVA Emeklilik, Meme Kanseri Farkındalık Ayında Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası’nın önemini vurguladı
22 Ekim 2025 Çarşamba - 14:20 Garanti BBVA Emeklilik, Meme Kanseri Farkındalık Ayında Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası’nın önemini vurguladı Garanti BBVA Emeklilik, Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası ile jinekolojik kanser türleri, meme kanseri, tiroit kanseri, kaza ve hastalık sonucu maluliyet ile yaşam kaybına karşı finansal güvence sunuyor. Garanti BBVA Emeklilik, kadınlara yönelik geliştirdiği Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası ile uzun ve masraflı tedavi süreçlerine karşı finansal güvence sağladığını duyurdu. Ürün, jinekolojik kanser türleri, meme kanseri, tiroit kanseri, kaza ve hastalık sonucu oluşabilecek maluliyet ve yaşam kaybı risklerine karşı kadınları ve sevdiklerini teminat altına alıyor. Garanti BBVA Mobil uygulaması üzerinden poliçe başlatılabiliyor. Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Gökhan Koca, "Müşterilerimizin hayatlarının her aşamasında yanında olmayı önemsiyoruz. Daha çok kadının, tedavisi uzun ve masraflı hastalıklara karşı finansal güvenceye sahip olması için çözümler geliştiriyoruz. Sigorta ürünlerimizi, Kritik Kadın Hastalıkları Sigortası’nda olduğu gibi, müşterilerimizin özel ihtiyaçlarına göre kişiselleştiriyoruz. Böylelikle sunduğumuz faydalar, ihtiyaçlarla birebir örtüşüyor. Örneğin bu ürünümüzde müşterilerimize yılda bir kez meme ultrasonu veya mamografi ve mamografi sonucu doktor kontrolü hakkı tanıyoruz. Hastalık durumunda ise tüm süreçlerde yanlarında olmaya devam ediyoruz. Meme kanseri konusunda toplumsal farkındalığın artmasını ve erken tanının öneminin vurgulanmasını çok değerli buluyoruz. Bu nedenle meme kanseri gibi hastalıklara dikkat çeken ve erken tanı için düzenli tetkiki teşvik eden uygulamalarımıza devam edeceğiz" dedi. Sigorta, kadınların farkındalık ve erken teşhis için gerekli bazı ihtiyaçlarını destekleyen ek avantajlar da sunuyor. Yılda bir kez olmak üzere ücretsiz meme ultrasonu veya mamografi ile mamografi sonucu doktor değerlendirmesi ve diş bakım paketi sigorta kapsamında yer alıyor. Sigortadan faydalananlar ortalama yüzde 27 oranında vergi avantajından da yararlanabiliyor.