EKONOMİ
Bursa’da bayram öncesi sıkı denetim: 39,5 milyon lira ceza 14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:38:49 Bursa’da yaklaşan Kurban Bayramı öncesi marketten hale, otobüs terminalinden fırınlara kadar birçok noktada denetimler artırıldı. Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince yıl başından bu yana yaklaşık 2 bin 500 işletmede 663 bin ürün denetlenirken, kurallara aykırı faaliyet gösteren işletmelere toplam 39 milyon 500 bin lira idari para cezası uygulandı. Bursa Ticaret İl Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen denetimlerde özellikle sebze ve meyve halleri, terminaller, marketler, restoranlar, kafeler, fırınlar ve pastaneler mercek altına alındı. Denetimlere maliye personeli, Büyükşehir Belediyesi Hal Zabıtası ve emniyet ekipleri de katıldı. Yaş Sebze ve Meyve Hali’nde yapılan kontrollerde işletmelerin mevcut ürün stokları ile Bakanlığın Hal Kayıt Sistemi’ndeki veriler karşılaştırıldı. Ürünlerin künyeleri incelenerek hale girişleri ile alış ve satış fiyatları kontrol edildi. Stoklarda uyumsuzluk tespit edilen işletmelere cezalı hal rüsumu uygulanırken, ürünlerde anormal fiyat farkı görülen işletmeler hakkında ise "fahiş fiyat" gerekçesiyle işlem yapıldı Bayram yoğunluğu nedeniyle şehirlerarası terminallerde de denetimlerin sıklaştırıldığı bildirildi. Otobüs firmalarının belirlenen tarifenin üzerinde bilet satışı yapıp yapmadığı incelenirken, aykırı durumlarda idari para cezası uygulanabileceği belirtildi. Marketlerde yapılan rutin denetimlerde ise raf etiketi ile kasa fiyatı arasındaki uyum, ürünlerde fiyat etiketi bulunup bulunmadığı ve açık ürünlerde dara düşülüp düşülmediği kontrol edildi. Tespit edilen her bir aykırılık için 3 bin 973 lira idari para cezası uygulandığı açıklandı. Öte yandan, temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde haksız fiyat artışı yapıldığı belirlenen işletmeler hakkında da işlem başlatıldı. Ticaret Bakanlığına gönderilen dosyalar kapsamında, fahiş fiyat uyguladığı belirlenen işletmelere 180 bin 617 liradan 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar ceza uygulanabileceği bildirildi. 2026 başından 13 Mayıs’a kadar Bursa genelinde yaklaşık 2 bin 500 işletmede 663 bin civarında ürünün denetlendiği, market, restoran, kafe, fırın, pastane ve hal işletmelerine toplam yaklaşık 39 milyon 500 bin lira idari para cezası kesildiği açıklandı. Ayrıca 353 işletmenin fahiş fiyat artışı yaptığı gerekçesiyle haklarında işlem yapılmak üzere Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğüne sevk edildiği öğrenildi. Yetkililer, tüketicinin hak ve menfaatlerini korumak, fırsatçılığın önüne geçmek ve piyasa dengesini sağlamak amacıyla denetimlerin bayram sonrasında da aralıksız süreceğini belirtti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:36 DTO Başkanı Erdoğan: "Sanayicimizin rekabet gücüne katkı sağlıyoruz" Denizli Ticaret Odası (DTO), iştiraki olan Denizli Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi (ABİGEM) aracılığıyla gerçekleştirdiği enerji ve su verimliliği eğitimleriyle yeşil dönüşüme katkı sağlamaya devam ediyor. DTO tarafından hazırlanan ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen Enerji Ölçümleriyle Verimlilik Projesi’nin üçüncü gününde su verimliliği ve uygulamaları, dördüncü gününde ise santrifüj pompalarda enerji verimliliği ve uygulamaları eğitimi verildi. DTO’da gerçekleştirilen dört günlük birebir eğitimde, Makine Mühendisi Behiç Akkan, enerji ve bakım sistemlerindeki 40 yılı aşkın tecrübesini Denizli’deki işletmelerden gelen katılımcılara aktardı. Projenin üçüncü etabında yer alan Su Verimliliği ve Uygulamaları Eğitimi’nde; sanayide su kullanımı, su tüketim analizi ve ölçümleme, verimli su kullanım teknikleri ile atık su geri kazanımı ile kapalı devre sistemler ele alındı. Teorik bilgilendirme, dördüncü eğitim ile sona erdi 2 haftalık programın son ayağında ise Santrifüj Pompalarda Enerji Verimliliği ve Uygulamaları Eğitimi verildi. Katılımcılara pompa çalışma prensipleri, pompa bileşenleri, kullanım alanları, seçim kriterleri, karakteristik eğriler, NPSH ve kavitasyon, montaj süreçleri ile bakım ve enerji verimliliği uygulamaları hakkında önemli bilgiler aktarıldı. Katılımcılardan Halmer Tekstil Baskı Boya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nde makina enerji sorumlusu olarak görev yapan Makine Mühendisi İsmail Arslan, eğitimlerden dolayı Denizli Ticaret Odası ile GEKA’ya teşekkür ederek; "İşletme körlüğü oluştuğu zamanlarda, bu tarz eğitimler bizde büyük bir farkındalık oluşturuyor. Çok faydalı bir eğitim oldu" dedi. İşletmeler, DTO’dan birebir ücretsiz danışmanlık hizmeti de alacaklar Projenin eğitim aşamasında olduklarını söyleyen Makine Mühendisi Eğitmen Behiç Akkan ise "Denizli Ticaret Odamız ve GEKA iş birliğiyle yaptığımız projemizin eğitim aşamasındayız. Geçen hafta iki eğitim yapmıştık. Bu hafta da su ve pompaların enerji verimliği üzerine olan eğitimimizi tamamladık. Etkinlik, çok güzel geçti; katılımcılar oldukça ilgiliydi. Tecrübelerimizi aktardık; bize bu fırsatı tanımalarından dolayı Denizli Ticaret Odası’na ve GEKA’ya çok teşekkür ederim" diye konuştu. "Sanayicimizin rekabet gücüne katkı sağlıyoruz" Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, projenin sanayinin geleceği için önemli olduğuna dikkat çekerek; "Günümüzde, küresel pazarda sürdürülebilirlik ve verimlilik artık bir tercih değil zorunluluktur. Biz de bu nedenle üyelerimizin enerji ve su maliyetlerini en aza indirip, üretim kapasitelerini artırmaları için bir proje geliştirdik. GEKA ile iş birliği içinde yürüttüğümüz projemiz, Denizli sanayisinin yeşil dönüşüm sürecine ciddi katkı sağlayacaktır. Sadece eğitimle kalmayıp Denizli ABİGEM’deki uzman kadromuzla da işletmelerimizde verimlilik analizleri de gerçekleştireceğiz ve birebir danışmanlık hizmeti vereceğiz. Denizli Ticaret Odası olarak, dijitalleşen ve yeşil ekonomiye evrilen sanayide üyelerimizin her daim yanındayız" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:35 Türk Telekom’dan ‘İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi’ gerçekleşti Türk Telekom’un yerli ve yenilikçi bilgi teknolojileri çözümleri sunan şirketi İnnova, ‘Yapay Zeka ile Güçlenen Liderlik’ temasıyla İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi’ni Ankara’da düzenledi. Türk Telekom’un yerli ve yenilikçi bilgi teknolojileri çözümleri sunan grup şirketi İnnova tarafından ‘Yapay Zeka ile Güçlenen Liderlik’ temasıyla ‘Proje Yönetişimi Zirvesi’ gerçekleştirildi. Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Türk Telekom CEO’u Ebubekir Şahin ve İnnova CEO’su Huzefe Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleşen programda kamu ve özel sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirilerek, yönetişim alanında bilgi paylaşımı ve deneyim aktarımına katkı sağlaması hedeflendi. Ayrıca yönetişim kültürünü benimseyen ve bu alanda kendini geliştirmek isteyen profesyonelleri bir araya getirerek kurumların daha etkin ve sürdürülebilir yönetim anlayışlarına katkı sunması amaçlandı. "Yapay zekayı bir destek mekanizması olarak gördüğümüzde daha sağlıklı bir dönüşümü mümkün kılabiliriz" Programda bir konuşma gerçekleştiren Şahin, Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ederken bireylerden kurumlara, kamudan sanayiye kadar geniş bir ekosistemi yönettiklerini belirterek bunu Türk Telekom Grubu ve iştirakleriyle birlikte gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yapay zekanın gelişimine değinen Şahin, 2030’a kadar yapay zeka işlem gücünün 500 kat artmasının beklendiğini ifade etti. Şahin, "Bu iş dünyasının ve çalışma biçimlerinin köklü şekilde yeniden tanımlaması anlamına gelmekte. Yapay zekanın hayatımızı dönüştüreceği muhakkak. Ancak burada asıl farkı oluşturacak olan yapay zekanın sahip olmak değil. Onu hangi vizyonla, hangi değerlerle ve nasıl lideri ona nasıl lideri edeceğimize bağlı. Örneğin bugün yapay zeka konusunda en büyük kaygılardan biri İslam meselesi. Yapay zekanın insanın yerini alacağı ve bazı meslekleri ortadan kaldıracağı yöndeki endişeleri giderek artmakta. Ancak bu dönüşümün nasıl şekilleneceğini belirleyecek olan da bu lider sizlerle yaklaşım ve liderlik yaklaşımıyla bence farklı kılınabilir. Çünkü yapay zekayı insanın yerine geçen bir araç olarak değil, insanı güçlendiren bir destek mekanizması olarak gördüğümüzde çok daha sağlıklı bir dönüşümü mümkün kılabiliriz diye düşünmekteyim" açıklamasında bulundu. "Rekabet avantajını belirleyecek olan yapay zekayı insanla uyum içinde yönetilebilen liderlik yaklaşımı olacaktır" Şahin, yapay zekanın yalnızca bir teknoloji değil, aynı zamanda bir liderlik meselesi olduğunun altını çizerek, "Gelecekte rekabet avantajını belirleyecek olan da yapay zekayı insanla uyum içinde güven veren etik ilkeleri gözeten ve değer üreten bir anlayışla yönetilebilen liderlik yaklaşımı olacaktır. Türk Telekom olarak biz de ’A’ yönetiminden müşteri deneyimine, operasyon süreçlerinden siber güvenliğine kadar birçok alanda yapay zeka sistemlerinden yararlanmaktayız. Ancak tüm bu dönüşünde insanı merkeze alan güvenliği, mahremiyeti ve etik sorumluluğu önceleyen yaklaşımı dijital dönüşümün temel şartı olarak da görmekteyiz. Bu noktada İnova’nın ortaya koyduğu vizyonu çok değerli bulmaktayım" ifadelerine yer verdi. İnova’nın Türk Telekom grubunun en teknolojik işaretlerinden biri olduğuna dikkati çeken Şahin, yazılım geliştirmeden sistem etegrasyonuna, siber güvenlikten yapay zeka çözümlerine kadar geniş bir alanda Türkiye’nin dijitalleşmesine önemli katkılar sunduğunu ve teknolojiyle insanı bir araya getiren yaklaşımıyla kurumların dönüşüm süreçlerine rehberlik ettiğinin altını çizdi. "Türk Telekom olarak Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz" Şahin, liderliğin yalnızca karar almak değil değişimi doğru yönetebilmek olduğunu söyleyerek, "Yapay zeka destekli şu dünyamızda başarılı olacak kurumlar da teknolojiyle insanı dengeli bir biçimde buluşturan kurumlar olacaktır. Buna inancımız tamdır. Türk Telekom olarak güçlü teknoloji ekosistemimiz ve iştiraklerimizle birlikte Türkiye’nin dijital geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. "Innova olarak dijital dönüşüm, yapay zeka, bulut bilişim, siber güvenlik alanlarında projeler üretmek için çalışıyoruz" İnnova CEO’su Huzeyfe Yılmaz ise yapay zekanın yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil, aynı zamanda karar alma süreçlerinden proje yönetimine insan kaynağından kurum kültürüne verimlilikten inovasyona kadar birçok alanda güçlü bir dönüşüm dalgası oluşturduğuna inandıklarını belirtti. Yılmaz, "Türk Telekom’un teknoloji iştiraki INNOVA olarak bin 300’den fazla çalışanımızla dijital dönüşüm, yapay zeka, bulut bilişim, siber güvenlik ve akıllı teknolojiler alanında ülkemize değer katacak projeler üretmek için çalışıyoruz. Bu zirvenin farklı sektörlerden değerli isimlerin deneyimlerini paylaşacağı, yeni bakış açıları kazandıracak ve güçlü iş birliklerine zemin hazırlayacak verimli bir platform olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Kamu kurumları, özel sektör, sanayi kuruluşları, üniversiteler, savunma, iletişim, bilişim, enerji, sağlık ve finans sektörlerinden temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen İnnova Proje Yönetişimi Zirvesi, panellerin ardından toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 12:23 Akbank, yeni nesil iş ortağı platformu DijiOrtak’ı mobil uygulamasına taşıdı Akbank, değer zinciri odaklı yeni nesil iş ortağı platformu DijiOrtak’ı Akbank Mobil’e taşıdı. Platform; üretici, bayi, alıcı ve tedarikçilerden oluşan ticari ekosistemlerin finansal ve operasyonel süreçlerini tek bir çatı altında yönetmelerini sağlıyor. Akbank, hayata geçirdiği Değer Zinciri Yönetimi yapılanmasının somut çıktılarından biri olan DijiOrtak’ı Akbank Mobil’e taşıdı. Üretici, bayi, alıcı, tedarikçi ve iş ortaklarından oluşan ticari ekosistemlerin finansal ve operasyonel süreçlerini tek bir dijital çatı altında buluşturan DijiOrtak, mobil erişimle birlikte şirketlerin günlük ticari akışına daha yakından eşlik ediyor. Nisan ayında Akbank Web üzerinden kullanıma açılan ve artık Akbank Mobil üzerinden de hizmet veren DijiOrtak, şirketlerin ilişki ağı yönetimi, limit görüntüleme ve limit aktarım talepleri, fatura entegrasyonu, ödeme-tahsilat güvencesi ve ticaretin finansmanı çözümlerine her an, her yerden erişim imkânı sunuyor. Platform; DBS, Tedarikçi Finansmanı, E-iskonto ve Çek gibi ticaretin finansmanına yönelik ürünleri de entegre bir yapıda sunuyor. Şirketler, kendi iş modellerine ve ticari ilişki ağlarına uygun ödeme, tahsilat ve finansman çözümlerine platform üzerinden ulaşabiliyor. Fatura entegrasyonu sayesinde borç-alacak dengesi daha etkin takip edilebilirken, mevcut limitler tek noktadan görüntülenebiliyor ve ürünler arası limit aktarım talepleri hızlıca yönetilebiliyor. İlişki bazlı ve kişiselleştirilmiş teklifler ise şirketlerin değer zinciri içindeki ticari fırsatları daha stratejik biçimde değerlendirmesini sağlıyor. Böylece şirketler, yalnızca bankacılık işlemlerini değil, değer zinciri içindeki ticari ilişkilerinden doğan fırsat ve riskleri de daha görünür ve güvenli bir yapıda yönetebiliyor. DijiOrtak’ın merkezinde ise Akbank’ın yenilikçi ödeme çözümü Ödemen Güvende yer alıyor. Yenilenen yapısıyla Ödemen Güvende, ödeme ve tahsilat süreçlerini Akbank güvencesiyle yürütürken, alacakların farklı kişilere devredilmesine veya iskonto edilmesine de imkân tanıyor. Bu sayede şirketler, ticari işlemlerini daha güvenli şekilde gerçekleştirirken alacaklarını nakde dönüştürme ve ticari akışlarını daha esnek yönetme fırsatı elde ediyor. "DijiOrtak’ı mobil kanala taşıyarak, ticaretin ekosistemler temelinde büyümesine sunduğumuz katkıyı artırıyoruz" DijiOrtak’ın Akbank’ın vizyonunda önemli bir aşamayı temsil ettiğini belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, şunları söyledi: "Akbank’ta Değer Zinciri Yönetimi Bölümümüzü kurarken hedefimiz, müşterilerimizin içinde yer aldıkları tüm ticari ekosistemin işleyişine bütüncül bir yaklaşımla değer katmaktı. DijiOrtak, bu vizyonun dijital platformdaki yansıması oldu. Canlıya alınmasının üzerinden kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen platformumuzun gördüğü yüksek ilgi, şirketlerin güvenli, hızlı ve entegre ticaret çözümlerine duyduğu ihtiyacı açık biçimde gösteriyor. DijiOrtak’ı Akbank Mobil’e taşıyarak bu yenilikçi hizmeti, müşterilerimizin iş akışlarında ihtiyaç duydukları anda yanlarında olan bir yapıya dönüştürüyoruz. Üretici, bayi ve alıcı ilişkilerinde görünürlüğü artıran, ödeme ve tahsilat süreçlerini güvence altına alan, finansmana erişimi kolaylaştıran bu platformla şirketlerimizin büyüme yolculuğuna ve ekonomik canlılığa sunduğumuz katkıyı derinleştireceğiz." Akbank, Değer Zinciri Yönetimi yaklaşımıyla geleneksel segment bazlı bankacılığı geliştirerek, müşterilerinin ticari ekosistemlerini bütünsel biçimde ele almayı hedefliyor. DijiOrtak ile banka, şirketlere dijital, entegre ve sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmalarında destek oluyor. Detaylı bilgi için; akbank.com/kurumsal/hizmetler/dijiortak adresi ziyaret edilebiliyor.
Selendi’de çiftçilere tohum desteği
23 Ekim 2025 Perşembe - 20:22 Selendi’de çiftçilere tohum desteği MANİSA (İHA) – Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Selendi ilçesini ziyaret ederek üreticilere yüzde 75 hibeli yem bitkisi ve hububat tohumu desteğinde bulundu. Selendi ziyaretinde çiftçilerle bir araya gelen Başkan Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin "Destek Bizden, Hasat Sizden" sloganıyla yürüttüğü tarımsal destek projesi kapsamında 350 üreticiye toplam 104 bin 350 kilogram hububat ve yem bitkisi tohumu dağıttı. Tohum dağıtım töreninde konuşan Başkan Dutlulu, üreticilerin her zaman yanlarında olduklarını belirterek, "Çiftçimizin yüzünü güldürmek en büyük önceliğimiz. ‘Destek Bizden, Hasat Sizden’ sloganıyla Selendili üreticilerimize bereketli bir sezon için can suyu olduk. Tüm üreticilerimize bol, bereketli ve hayırlı bir hasat dönemi diliyorum. Manisa’nın 17 ilçesinde çiftçilerimizi desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Başkan Dutlulu, program kapsamında CHP Selendi İlçe Başkanlığı’nı ziyaret ederek İlçe Başkanı Cemil Kurt ve partililerle bir araya geldi. "Baba ocağımızı ziyaret etmekten gurur duyuyoruz, sizlerin desteğiyle büyümeye devam ediyoruz" ifadelerini kullanan Dutlulu, ardından pazar yerini gezerek esnaflarla sohbet etti, hayırlı kazançlar diledi. Selendi’de muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle de bir araya gelen Başkan Dutlulu, ilçedeki sorun ve talepleri dinledi. Ziyaret sırasında Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Ustacı, Başkan Dutlulu’ya kendi isminin işlendiği halı dokuma maketi hediye etti. Daha sonra Selendi Belediye Başkanı Murat Daban’ı makamında ziyaret eden Dutlulu, ilçeye yapılacak projeler hakkında fikir alışverişinde bulundu. Selendi’de dolu bir gün geçirdiklerini belirten Başkan Dutlulu, "Halkımızla kucaklaştık, esnafımıza bereketli kazançlar diledik, istekleri dinledik. Daima halkımızın içinde, halkımız için çalışmaya devam edeceğiz. Bizleri güler yüzle karşılayan tüm Selendili hemşehrilerime teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Dutlulu, akşam saatlerinde ilçeden ayrıldı.
Akbank, yıl ilk 9 ayında ekonomiye 2 trilyon 224 milyar TL kredi sağladı
23 Ekim 2025 Perşembe - 18:46 Akbank, yıl ilk 9 ayında ekonomiye 2 trilyon 224 milyar TL kredi sağladı Akbank, Türk ekonomisine 2025’in ilk 9 ayında 2 trilyon 224 milyar TL kredi desteği sağladığını duyurdu. Akbank, üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Banka, Türk ekonomisine 2025’in ilk 9 ayında 2 trilyon 224 milyar TL kredi desteği sağladı. Bankanın 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal performansı üzerine değerlendirmede bulunan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Üçüncü çeyrek, küresel belirsizliklerin devam ettiği ancak yurt içinde finansal istikrarın güç kazandığı bir dönem olarak öne çıktı. Enflasyondaki düşüş eğilimi ve azalan dalgalanmalarla birlikte başlayan faiz indirimleri, ekonomide yeniden normalleşme sürecinin önünü açtı. Akbank bu dönemde de Türk ekonomisine desteğini kararlılıkla sürdürdü" dedi. "2025’in ilk 9 ayında ekonomimize 2 trilyon 224 milyar TL kredi desteği sağladık" Gür, açıklamalarına şöyle devam etti: "2025’in ilk 9 ayında ekonomimize sağladığımız kredi desteğini 1 trilyon 747 milyar TL’si nakdi olmak üzere toplam 2 trilyon 224 milyar TL seviyesine çıkardık. Toplam mevduatımız 2 trilyon 27 milyar TL’ye, aktiflerimiz ise 3 trilyon 231 milyar TL’ye ulaştı. Yüzde 19,3 düzeyindeki güçlü konsolide sermaye yeterlilik oranımızla, reel sektörün büyümesine ve gelişmesine destek olmayı sürdürdük. Bankamız 2025 yılının ilk dokuz ayında 9 milyar 658 milyon TL vergi gideri sonrası 38 milyar 908 milyon TL konsolide net kâr elde etti. Başarılı performansları için çalışma arkadaşlarıma ve bizlere duydukları güven için başta müşterilerimiz olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim."
Batı Akdeniz’e yapılacak 13,7 Milyar TL’yi aşan yatırım için başvuru bilgilendirme toplantısı
23 Ekim 2025 Perşembe - 17:01 Batı Akdeniz’e yapılacak 13,7 Milyar TL’yi aşan yatırım için başvuru bilgilendirme toplantısı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı Çağrısı başvuru süreci tamamlandı. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsayan TR61 Bölgesi’nden 31 yatırımcı; toplam 13,7 milyar TL’den fazla yatırım hacmi ve bin 611 kişilik istihdam hedefiyle başvurusunu gerçekleştirdi. Hedeflenen istihdamın 787 kişisinin Antalya ilinde, 499 kişisinin Isparta ilinde, 325 kişinin Burdur ilinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Bakan Kacır: "Yerel kalkınma için devrim niteliğinde bir adım" Yerel Kalkınma Hamlesi Programı Uygulama Usul ve Esasları Tebliği, bölgesel kalkınmanın hızlandırılması, iller arası gelişmişlik farklarının azaltılması ve yerel kaynakların ekonomiye kazandırılması vizyonuyla 9 Temmuz 2025 tarihli ve 32566 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, programı duyururken, 81 ilin potansiyelini harekete geçirmek amacıyla atılan bu adımı "Yerel kalkınma için devrim niteliğinde bir adım" olarak nitelendirmişti. Bakan Kacır, 81 il için toplamda 324 öncelikli yatırım konusunun belirlendiğini ve bu sayede tüm yurtta topyekûn bir kalkınma hamlesinin hızlandırılacağını vurgulamıştı. Batı Akdeniz Bölgesi’nde Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) eliyle yürütülen program kapsamında Ajans yatırımcılara yönelik geniş kapsamlı tanıtım ve rehberlik faaliyetleri yürüttü. BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler nezaretinde düzenlenen toplantılarda programın sunduğu yatırım fırsatları, destek mekanizmaları ve iller için belirlenen öncelikli yatırım konuları ayrıntılı şekilde tanıtıldı. Program kapsamında illerin mevcut potansiyelleri ve stratejik ihtiyaçları dikkate alınarak her il için özel dört yatırım konusu ilan edilmişti. Bu kapsamda Antalya’da yüksek katma değerli ürün üretimine odaklanıldı. Sporcu Sağlığı ve Performans Merkezi, Katma Değeri Yüksek Tıbbi ve Aromatik Bitkisel Ürünlerin Üretimi, Mikroalg Tabanlı Omega-3 ve Biyogübre Üretimi ve Organik Sera Atıklarından Selüloz ve/veya Mikrobiyal Gübre Üretim Tesisi yatırım konuları yer alıyor. Isparta için ise geleneksel tarımsal ürünlerin ve sağlık turizmi potansiyelinin değerlendirilmesi hedefliyor. Belirlenen yatırım konuları; Geriatri Turizmi Merkezi, Gül ve Diğer Tıbbi ve Aromatik Bitki Özlerinden Katma Değerli Kozmetik Ürünler Üretim Tesisi, Mantar Kompostu Üretim Tesisi ve Meyve ve Atıklarından Katma Değerli Ürünler Üretimi (Meyve tozu/granül, pektin, selüloz, hemiselüloz vb.) olarak belirlendi. Burdur’da entegre sanayi ve hayvancılık vurgusu temelinde stratejik konular belirlendi. Desteklenen yatırım konuları içinde; Asgari 1000 baş yüksek genetik kapasiteli entegre damızlık büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, mermer atıkları mikronize öğütme tesisi, modüler mobilya ve otel/ofis mobilyaları üretimi ve çapraz lamine ahşap üretim tesisi yatırımları bulunuyor. Değerlendirme kriterleri ve zorunlu belgeler açıklandı BAKA tarafından çevrimiçi olarak düzenlenen Kesin Başvuru Bilgilendirme Toplantısı’nda, projelerin desteklenmeye hak kazanması için sunulması gereken kritik belgeler ve projelerin tabi tutulacağı kapsamlı değerlendirme kriterleri yatırımcılarla paylaşıldı. Projeler, teknik incelemenin ardından yaklaşık 18 kritere göre değerlendirilecek. Bu süreçte yalnızca finansal yeterlilik değil, aynı zamanda ulusal ve yerel stratejik hedeflerle uyum da önem taşıyor. Değerlendirmede projelerin yerel kalkınmaya katkısı, yeni fırsatlar ve sektörel çeşitlilik oluşturma potansiyeli, dış ticaret açığını azaltma ve ithalat bağımlılığını düşürme etkisi dikkate alınıyor. Ayrıca, yüksek katma değerli ve yenilikçi üretim yapan, Ar-Ge’yi teşvik eden ve yeni nesil teknolojiler kullanan yatırımlar öncelikli olarak değerlendiriliyor. Yereldeki mevcut fiziki ve sosyal kaynakları etkin biçimde kullanan, ihracat, istihdam ve üretim kapasitesi yüksek projeler ise performans açısından daha avantajlı konumda bulunuyor. Destek almaya hak kazanan projeler için yatırım teşvik belgesi düzenlenecek ve bu yatırımlar vergi indirimi, sigorta primi desteği ve benzeri devlet yardımlarından yararlandırılacak. Program, yerelden küresele sürdürülebilir büyüme hedefine katkı sunmayı amaçlıyor.
OKA ve Samsun iş dünyasından Ankara’da yatırım ve iş birliği temasları
23 Ekim 2025 Perşembe - 16:49 OKA ve Samsun iş dünyasından Ankara’da yatırım ve iş birliği temasları Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Samsun Yatırım Destek Ofisi (YDO) ile Samsun Sanayici ve İş İnsanları Derneği (SAMSİAD) iş birliğinde, Ankara’da kamu kurumları, iş dünyası temsilcileri ve yatırımcılarla bir dizi verimli görüşme gerçekleştirildi. Ziyaretlerin ilk durağı Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği (KAİSDER) oldu. Görüşmede, SAMSİAD ve KAİSDER arasında yürütülebilecek ortak çalışmalar, kadın girişimciliğini güçlendirmeye yönelik iş birliği fırsatları ve kalkınma ajanslarının bu süreçlerdeki destekleyici rolleri ele alındı. Program kapsamında ayrıca, merkezi Ankara’da bulunan ve kökeni Samsun’a dayanan bir şirket de ziyaret edildi. Tarım, sanayi, turizm, inşaat ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren firmanın Samsun’daki yeni yatırım planları ve bölgesel kalkınmaya sağlayacağı katkılar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ziyareti Şirket temasının ardından heyet, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Zeynel Kılınç’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede Samsun’daki yabancı yatırım süreçleri, SAMSİAD’ın olası katkıları, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı sonuçları ve Yatırım ve Finans Ofisi’nin Samsun’a yapacağı olası ziyaret gündeme geldi. TBMM’de Samsun milletvekilleriyle buluşma Programın son durağında heyet, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Samsun milletvekillerini ziyaret etti. Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve Samsun Milletvekili Dr. Mehmet Muş başta olmak üzere milletvekilleriyle yapılan görüşmelerde; Samsun iş dünyasının beklentileri, kentin ekonomik gelişmeleri, yeni sanayi alanları ve ulaşım altyapı projeleri değerlendirildi. Ankara’da gerçekleştirilen bu temasların, kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirmeye ve Samsun’un yatırım potansiyelini artırmaya yönelik olarak önümüzdeki dönemde de sürdürülmesi planlanıyor.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "MEB ile imzalanacak anlaşmayla tarım alanındaki 30 meslek lisesini Ticaret Borsalarımızla eşleştireceğiz"
23 Ekim 2025 Perşembe - 16:47 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "MEB ile imzalanacak anlaşmayla tarım alanındaki 30 meslek lisesini Ticaret Borsalarımızla eşleştireceğiz" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıkıoğlu, "Milli Eğitim Bakanlığımız ile TOBB arasında bugün imzalanacak olan bu iş birliğiyle çeşitli illerde tarım alanındaki 30 meslek lisesini Ticaret Borsalarımız ve Ticaret ve Sanayi Odalarımızla eşleştireceğiz" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokol kapsamında tarım alanında eğitim gören öğrencilerin uygulamalı eğitim imkanlarının artırılması, mesleki ve teknik eğitim kurumları ile tarım sektörünün entegrasyonunun güçlendirilmesinin amaçlandığı, ayrıca tarım teknolojileri, hayvancılık, bitkisel üretim ve gıda işleme alanlarında nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. "Tarım sektörümüzde tekniker ve teknisyenlere büyük ihtiyaç vardır" İmza töreninde konuşan TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıkıoğlu, tarımın bir ülkenin sadece gıda güvenliğini sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda istihdam sağladığını, bölgesel kalkınmayı beslediğini, dış ticaret dengesine katkı yaptığını ve döngüsel ekonominin temelini oluşturduğunu vurguladı. Gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretimin ülke güvenliğinin temel unsurlarından olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "Tarımın önemini, kendine yetebilen ülke olmanın önemini, pandemide, etrafımızdaki çatışma ortamlarında bir kez daha hep beraber anladık. Gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim artık sadece çiftçinin değil, ülke güvenliğinin de temel unsurları arasında yer almaktadır. Ancak tarımın potansiyelini tam olarak hayata geçirmek için en kritik eksiklerinden birisi nitelikli insan kaynağıdır. Ülkemizde maalesef köylerde, çiftliklerde çocuk sesi kalmadı" dedi. Tarım sektöründe tekniker ve teknisyenlere büyük ihtiyaç olduğuna dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "Tarım sektöründe modern tarım tekniklerini bilen, gıda teknolojileri ve laboratuvar uygulamalarına hakim, hayvancılıkta bakım ve sağlığı profesyonelce yürütebilen tekniker, teknisyenlere büyük ihtiyaç vardır. Bir tarafta üretimin teknolojik dönüşümü hızlanırken, diğer taraftan da sahada uygulayacak, bakımını yapacak ve yenilikleri uygulamaya koyacak ara eleman açığı devam etmektedir. Bu boşluk, verimlilik, kalite, rekabet gücümüzü doğrudan etkilemekte; gençlerimiz için sürdürülebilir istihdam fırsatlarının önünde bir bariyer oluşturmaktadır. İşte tam da bu nedenlerle bu protokolün önemi büyüktür" diye konuştu. "MEB ile imzalanacak anlaşmayla tarım alanındaki 30 meslek lisesini Ticaret Borsalarımızla eşleştireceğiz" Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanımızın liderliğinde Milli Eğitim Bakanlığımız ile TOBB arasında bugün imzalanacak olan bu iş birliğiyle çeşitli illerde tarım alanında 30 meslek lisesini Ticaret Borsalarımız ve Ticaret ve Sanayi Odalarımızla eşleştireceğiz. Tarım meslek liselerimiz, öğrencilere hem teorik bilgiyi hem de gerçek üretim ortamlarında uygulama deneyimi verecek. Dolayısıyla mezun olduklarında doğrudan üretim süreçlerine katılabilecek, işletmelerin aradığı nitelikte eleman haline geleceklerdir. TOBB olarak bizler, 367 oda-borsa ve 2 milyon üyemizle ülkemizin iş dünyasını temsil etmekteyiz. Bu gücü, mesleki eğitimin güçlendirilmesi için seferber ediyoruz. Mesleki eğitimi güçlendirmek, sadece eğitim politikası değil, aynı zamanda kritik bir ekonomik ve kalkınma stratejisidir. Milli Eğitim Bakanlığı, TOBB ve TOBB ETÜ ile birlikte başlattığımız bu model sayesinde mesleki eğitim ile reel sektörü birbirine entegre etmiştik, şimdi de yeni dinamik bir eğitim modeline geçtik. Tarım artık teknoloji ile buluşmuş, katma değer oluşturan, inovasyon ve girişimcilik fırsatları barındıran bir sektördür." Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katıldığı törende konuşmaların ardından işbirliği protokolü imzalandı. Programın ardından Bakan Tekin ve eğitim sektörünün temsilcilerinin katılımıyla TOBB Türkiye Eğitim Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda eğitim sektöründeki sorunlar ve mevcut sorunların çözümü için öneriler masaya yatırıldı.
Coğrafi işaret tescilli ‘Akkuş Şeker Fasulyesi’nde hasat başladı
23 Ekim 2025 Perşembe - 16:06 Coğrafi işaret tescilli ‘Akkuş Şeker Fasulyesi’nde hasat başladı Ordu’nun Akkuş ilçesinde coğrafi işaret tescilli Akkuş Şeker Fasulyesi’nin 5. hasadı gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Akkuş Ziraat Odası Başkanlığı iş birliğinde, ilçenin Gökçebayır Mahallesi’nde ‘Akkuş Şeker Fasulyesi 5’inci Hasat Töreni’ düzenlendi. Törende üreticiler, bereketli bir sezonun mutluluğunu yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, törende yaptığı konuşmada, Akkuş Fasulyesi’nin Ordu için önemli bir marka değeri taşıdığını belirterek, "Akkuş Fasulyesi Allah’ın bizlere bağışladığı büyük bir lütuf. Kaliteden taviz vermeden üretim yapmak önemli. Diğer fasulyelerden farklı olduğunu kurduğumuz tesisle bilimsel olarak ortaya çıkaracağız. Sulama konusunda sıkıntı yok, siz yeter ki üretin. Satamadığınız durumda belediye olarak biz satın alacağız" dedi. İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, 200 dekarla başlayan üretim alanının desteklerle 12 bin dekara ulaştığını ifade ederek, Akkuş fasulyesinin aroması ve kolay pişmesiyle yüksek katma değerli bir ürün haline geldiğini söyledi. Akkuş Ziraat Odası Başkanı Ahmet Kaya ise ilçede geleneksel hale gelen hasat törenlerinin bu yıl 5’ncisini düzenlediklerini belirterek, "Organik tarım çalışmalarımız 2015 yılında başladı. DOKAP ve Valiliğimiz desteğiyle üreticilerimize 400 ton organik gübre dağıttık. Hasatta en büyük sorun olan kapsülden ayırma işlemi için fasulye patozu alımı yaptık. Artık ürünler kısa sürede pazara hazır hale geliyor" dedi. Kaya ayrıca, DOKAP destekli 28 milyon TL bütçeli sulama projesinin hayata geçmesiyle üretim alanlarının 18 bin 500 dekara, toplam üretimin ise 2 bin tona ulaşacağını söyledi. Program kapsamında, ‘Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi’ çerçevesinde desteklenen üretim alanlarında temsili hasat yapıldı. DOKAP iş birliğiyle alınan Fasulye Ayıklama Makinesi’nde fasulyenin kapsülden ayrılması da gerçekleştirildi. Hasat törenine, Akkuş Kaymakam Vekili Çaybaşı Kaymakamı Volkan Oral, Akkuş Belediye Başkanı İsa Demirci, DOKAP Başkan Yardımcısı Tolgahan Köken ve üreticiler de katıldı.
İTO Başkanı Avdagiç’ten ‘faiz indirimi’ açıklaması
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:47 İTO Başkanı Avdagiç’ten ‘faiz indirimi’ açıklaması Merkez Bankası’nın faiz indirimi değerlendiren İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "TCMB’nin politika faizinde indirim döngüsünün devam etmesi, iş dünyasının finansal açıdan önünü görmesi adına olumlu bir adım. Bilhassa KOBİ’lerin finansman maliyetlerindeki artışlara set çekilmesi ve faizlerdeki düşüş kadar krediye erişimin artırılmasının piyasayı rahatlatacağına inanıyoruz" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 100 baz puan düşürerek yüzde 39,5’e çekmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Şekib Avdagiç, iş dünyasının bu indirimin ticari hayata yansıması için kredi düzenlemelerinin gözden geçirilmesinin ve KOBİ kredilerinde trendin yukarı yönlü çevrilmesinin beklentisi içinde olduklarını kaydetti. "Yatırımlara kredi desteğinin artırılması gerektiğine inanıyoruz" TCMB’nin bugün politika faizini 100 baz puan indirmesinin, alınacak diğer tedbirlerle birlikte KOBİ kredilerinde trendi yukarı yönlü çevirmesine ihtiyaç olduğunu kaydeden Avdagiç, "Yatırımlara kredi desteğinin artırılması gerektiğine inanıyoruz" ifadesini kullandı. Faiz indirim döngüsünün devam etmesinin, iş dünyasının finansal açıdan önünü görmesi adına olumlu bir adım olduğunu belirten Avdagiç, şunları söyledi: "Bilhassa KOBİ’lerin finansman maliyetlerindeki artışlara set çekilmesi ve faizlerdeki düşüş kadar krediye erişimin artırılmasının piyasayı rahatlatacağına inanıyoruz. Burada oluşturulacak denge önem taşıyor. Zira enflasyonda yukarı yönlü harekete neden olabilecek gelişmelere fırsat vermememiz gerekiyor. Yıllık enflasyondaki düşüş eğiliminin kesintisiz sürmesini vazgeçilmez önemde görüyoruz. Biliyoruz ki krediler arttıkça, dolayısıyla yatırımlar yükseldikçe ülke olarak daha çok ürettikçe hem faiz hem enflasyon arzu edilen seviyelere gerileyecektir."
Her 5 kişiden 1’i neobankaya geçmeye hazır
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:31 Her 5 kişiden 1’i neobankaya geçmeye hazır MARS’ın Ipsos Türkiye işbirliğiyle gerçekleştirdiği neobankacılık araştırması, dijital dönüşümün hem finans dünyasındaki, hem de insan hayatındaki etkilerini gözler önüne serdi. Türkiye temsili 12 bölgeden, 750 kişinin katılımıyla yapılan araştırma; mobil bankacılık kullanımından güven algısına, ürün tercihinden neobankacılık bilinirliğine kadar çok sayıda önemli veri ve içgörü sundu. Araştırma yaş kırılımında farklılıkları ortaya çıkardı. Finansal alışkanlıkların hızla değiştiği günümüzde, dijitalleşmenin bankacılık üzerindeki etkisini ortaya koyan önemli bir araştırmaya imza atıldı. MARS ve Ipsos Türkiye işbirliğiyle gerçekleştirilen araştırma, Türkiye temsili 12 bölgeden, 18-54 yaş aralığında ve ABC1C2 sosyo-ekonomik gruplarından 750 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırma, bireylerin finansal işlemlerini nasıl gerçekleştirdiğini, dijital kanallara yönelimin ne düzeyde olduğunu ve özellikle son dönemde öne çıkan "Neobankacılık" kavramına yönelik farkındalık ve yaklaşımı kapsamlı şekilde analiz etti. Araştırmada öne çıkan başlıklar şu şekilde: "Türkiye’nin yüzde 89’u dijital bankacılık kullanıyor Araştırmaya göre, Türkiye’de yukarıdaki hedef kitle tanımına giren her 10 kişiden 9’u finansal işlemlerini en çok mobil veya internet bankacılığı üzerinden gerçekleştiriyor. Mobil uygulamalar ve dijital platformlar, kullanıcıların yalnızca zamanla yarıştığı değil; aynı zamanda güven, hız ve maliyet avantajı aradığı temel finansal çözüm noktalarına dönüşmüş ve şube-çağrı merkezlerini geride bırakmış durumda. Aktif bankacılık kullananların yüzde 89’u dijital bankacılığı tercih ederken, geleneksel şubeler (yüzde 8) ve çağrı merkezleri (yüzde 3) ise daha az tercih edilen seçenekler arasında yer alıyor. Dijital bankacılığı en çok tercih eden yaş grubu, yüzde 93 kullanım oranı ile 35-44 yaş. Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise kullanıcıların bankacılık ürünleri konusundaki çeşitliliği. Katılımcılar ortalama 4,2 farklı finansal ürün veya hizmet kullanıyor. Bu sayı; İstanbul, Ankara ve İzmir toplamına bakıldığında ortalama 4,6’ya kadar yükseliyor. Kredi kartı ve banka kartları, kullanılan ürünler arasında yüzde 62 ile en yaygın olanlar. Yaş ve sosyo-ekonomik statü yükseldikçe, kullanılan ürün sayısının da arttığı gözlemleniyor. Finans kurumu tercihinde güven her şeyden önce geliyor Araştırma, finans sektöründe güvenin hala vazgeçilmez bir kriter olduğunu da ortaya koyuyor. Katılımcıların finans kurumu seçiminde ilk tercih ettikleri unsurların başında yüzde 18 oran ile "güvenilirlik" geliyor. Güven algısını, maaş hesabının aynı kurumda bulunması (yüzde 11) ve bankanın indirim, kampanya ve ayrıcalıklar sunması (yüzde 9) takip ediyor. Özellikle 45-54 yaş aralığındaki kullanıcılar için, maaşın yattığı banka sadece bir ödeme noktası değil, aynı zamanda güvenin ve sürekliliğin sembolü. Bu yaş grubundaki kullanıcılar, riskten uzak durma eğilimleriyle, yıllardır çalıştıkları ve gelir akışlarını yönettikleri kurumları değiştirmekte daha temkinli davranıyor. Finansal istikrarı ve alışkanlıklarını ön planda tutan bu kesim için "maaş hesabı" sadece pratik bir tercih değil, aynı zamanda bir güvence anlamına geliyor. Bu yaş grubundaki kullanıcılar, finansal kararlarında alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı kalıyor. Gençler için banka fiziksel değil Genç kullanıcılar ise bambaşka bir profil çiziliyor. Gençlerin, finansal beklentileri daha değişken, dinamik ve beklentisi yüksek. Bu grup için bankacılık hizmetlerinde hız, kullanıcı dostu uygulamalar ve veri güvenliği en önemli ihtiyaçlar arasında. Öyle ki, bu yaş grubunun büyük bölümü için bir bankanın fiziksel varlığı artık belirleyici değil. Dijital deneyimin kesintisiz, hızlı ve düşük maliyetli olması yeterli. Araştırmaya göre, geleneksel bankacılık hizmetlerinde kullanıcıların en çok şikayetçi olduğu konuların başında yüzde 15 ile kredi ve mevduat faiz oranlarının yüksekliği geliyor. Bunu yüzde 14 oranıyla çeşitli işlem ücretleri ve masraflar takip ediyor. Özellikle 45 yaş ve üzeri kullanıcılar, bu tür finansal maliyetleri daha fazla önemserken; 18-24 yaş aralığındaki genç kullanıcılar için en büyük memnuniyetsizlik kaynaklarından biri, bankacılık ürün başvurularında karşılaştıkları yüksek red oranları. İstanbul, Ankara ve İzmir’de yaşayan kullanıcılar ise işlem yavaşlığı ve uzun bekleme sürelerinden, diğer illerde yaşayanlara kıyasla daha fazla şikayetçi. Yaş, bölge ve sosyo-ekonomik statü farklılıkları, bankacılık deneyiminde öne çıkan sorunların da kişiselleştiğini gösteriyor. Kullanıcıların finansal hizmetlerde ihtiyaç duydukları unsurlar da yaş gruplarına göre farklılık gösteriyor. İşlemlerin hızlı gerçekleşmesi ve kişisel verilerin güvenli şekilde korunması, 18-34 yaş aralığındaki kullanıcılar için ön plandayken; 45 yaş üzeri grupta "yıllık kart aidatlarının kaldırılması" talepleri öne çıkıyor. Bu yaş grubu için her yıl düzenli olarak alınan kart ücretleri hala önemli bir memnuniyetsizlik nedeni. Her 5 kişiden 1’i neobankaya geçmeye hazır Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de son yıllarda dünya genelinde yükselen bir trend olan "neobankacılık" kavramına dair toplumsal farkındalık düzeyi oldu. Katılımcıların yüzde 63’ü neobankacılığı daha önce hiç duymadığını belirtirken, yalnızca yüzde 12’si bu konuda bilgi sahibi olduğunu ifade etti. Yani her 10 kişiden 6’sı için kavram hala yabancı. Katılımcılara neobankacılık tanımı yapıldıktan sonra, yüzde 76’sı bu modelin kendisine uygun olabileceğini söylüyor. Özellikle erkek kullanıcılar, AB sosyo-ekonomik statü grubu ve büyükşehirlerde yaşayanlar neobankacılığa daha sıcak bakıyor. Kullanıcıların bu yeni nesil bankacılık modeline ilgi göstermesinin temel sebepleri ise pratiklik (yüzde 48), işlemlerin hızlı yapılabilmesi (yüzde 45) ve düşük işlem masrafları (yüzde 44). 45 yaş üzerindeki kullanıcılar içinse bu masrafların düşüklüğü daha kritik bir tercih sebebi. Yine de, geleneksel bankacılıktan vazgeçemeyen, dijital çözümlere mesafeli yaklaşan önemli bir kitle de var. Özellikle 45-54 yaş grubu, alıştığı bankayı değiştirmek istemediğini belirtiyor. Bu yaş grubunun yüzde 38’i, dijitalleşmeye direnç göstermesinin başlıca nedeni olarak "geleneksel bankamla devam etmek istiyorum" ifadesini kullanıyor. Ayrıca bu kullanıcıların dijital araçlara olan aşinalığının düşük olması da, geçiş sürecini yavaşlatıyor. Tüm bunlar sonucunda araştırma, her 5 kişiden 1’inin mevcut bankasındaki ana hesabını tamamen bir neobankaya taşımaya hazır olduğunu, her 10 kişiden 6’sının ise bu fikre olumlu yaklaştığını ortaya koyuyor. Kadınlar, daha düşük sosyo-ekonomik statü grupları ve 45 yaş üzeri kullanıcılar bu konuda daha temkinli dururken; erkekler ve AB statüsündeki katılımcılar, dijital bankacılığa geçişte öncü konumda." "Geleneksel bankalar, kullanıcıları neobankalara hazırladı" Araştırma ile ilgili görüşlerini aktaran MARS Kurucu Ortağı Emrah Kaya, "Ipsos ile bu araştırmayı yapmaktaki temel amacımız, Türkiye’de hızla dijitalleşen finansal davranışları, kullanıcıların değişen beklentilerini ve neobankacılık gibi yeni nesil modellerin toplumdaki karşılığını objektif verilerle ortaya koymaktı. Elde ettiğimiz sonuçlar, dijital bankacılığın artık sadece gençlerin değil, geniş bir yaş aralığının günlük finansal rutininde merkezde yer aldığını açıkça gösteriyor. Ancak aynı zamanda, güven faktörünün hala her yaş grubunda belirleyici olduğunu ve özellikle orta yaş ve üstü kişilerde geleneksel alışkanlıkların kolay kolay terk edilmediğini de görüyoruz. Neobankacılık kavramı Batı toplumlarında hızla benimseniyor; bizim toplumumuzda tam anlamıyla yerleşmiş değil, fakat araştırma potansiyelin yüksek olduğunu bize gösterdi. Bu potansiyelin oluşmasında, geleneksel bankaların son yıllarda dijital kanallara yaptığı yatırımların önemli bir etkisi oldu. Mobil bankacılık uygulamaları ve internet şubeleri aracılığıyla kullanıcılar dijital finansal işlemlere alıştı; bu da onları, tamamen dijital işleyen neobankacılık modellerine daha açık ve hazır hale getirdi. Başka bir deyişle, geleneksel bankaların dijitalleşme hamleleri kullanıcıları neobankalara hazırladı. Bugün her dört kişiden üçü bu modele olumlu bakıyor. Geleneksel bankacılığa nazaran masraf ve komisyonlar açısından daha avantajlı olması, tüm bankacılık ihtiyaçlarını tek bir yerde toplaması, işlem süreçlerinin hızlı ve pratik ilerlemesi gibi avantajlar neobankacılığı cazip kılıyor. Özellikle dijital okuryazarlığı yüksek kullanıcılar için bu model, klasik bankacılığın sunduğu deneyimin ötesine geçiyor. Ayrıca neobankacılık, geleneksel bankalarda sunulmayan düşük komisyonlu işlemler, anında sanal kart, bütçe yönetimi ve premium hizmetler gibi ayrıcalıklı dijital ürün ve hizmetlere erişim imkanı sunuyor" dedi. Ipsos Türkiye Stratejik Araştırmalar Bölüm Lideri ve İcra Kurulu Üyesi Beste Yıldız ise "MARS için gerçekleştirdiğimiz araştırma, neobankacılık kavramının Türkiye’de henüz geniş kitlelere ulaşmamış olduğunu gösterdi. Neobankacılık, finansal/bankacılık işlemi yapan her 10 kişinin 6’sı tarafından hiç duyulmamış bir kavram. Diğer yandan, kavramın ne olduğu açıklandıktan sonra her 4 kişiden 3’ünün neobankacılığa pozitif yaklaştığını belirtmesi, büyük bir potansiyele işaret ediyor. Özellikle erkekler, 35-44 yaş grubu ve üst sosyo-ekonomik statü grubunun neobankacılık için daha yüksek potansiyele sahip gruplar olduğunu görüyoruz. Bu potansiyeli doğru değerlendirmek için bilinirliği artırmak ve güven inşa etmek öncelikli alanlar olarak ortaya çıkıyor. Güvenin yanı sıra hız, kolaylık ve düşük maliyet, temel değer önerileri olarak ön plana çıkartılmalı" dedi.
Eskişehir’den Avrupa’ya Açılan Kapı: KOBİ’ler için Sürdürülebilir Büyüme ve AB Fırsatları etkinliği
23 Ekim 2025 Perşembe - 15:25 Eskişehir’den Avrupa’ya Açılan Kapı: KOBİ’ler için Sürdürülebilir Büyüme ve AB Fırsatları etkinliği "Eskişehir’den Avrupa’ya Açılan Kapı: KOBİ’ler için Sürdürülebilir Büyüme ve AB Fırsatları" etkinliği, Belçika Ticaret Heyeti’nin katılımıyla Eskişehir Sanayi Odası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Çağrı Özeçoğlu, Belçika’nın Ankara Büyükelçiliği Misyon Şefi Christophe Lechat, Brüksel Bölgesi Ekonomi ve Ticaret Ataşesi Stefano Missir di Lusignano, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’ndan Ela Yazıcı İnan, sanayiciler, akademisyenler ve basın mensupları katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın artık yalnızca Avrupa’nın değil, tüm dünyanın sanayi politikalarını yeniden şekillendiren bir yol haritası olduğunu vurguladı. Kesikbaş, "Yeşil dönüşüm, sadece çevreyi korumak değil; rekabet gücümüzü artırmak, yeni pazarlara daha güçlü açılmak anlamına geliyor. Eskişehir sanayisi bu dönüşümü fırsata çevirecek güç, vizyon ve kararlılığa sahiptir." dedi. Kesikbaş, Eskişehir Sanayi Odası’nın Model Fabrika ve Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi aracılığıyla sanayicilere verimlilik, dijitalleşme, enerji verimliliği ve karbon ayak izi hesaplama konularında rehberlik ettiğini belirtti. Bu çalışmaların, firmaların Avrupa pazarında daha rekabetçi hale gelmesini sağladığını ifade etti. Kesikbaş konuşmasını, "Birlikte çalışarak, birlikte öğrenerek, birlikte dönüşeceğiz." sözleriyle sonlandırdı. Programda ayrıca Avrupa Birliği’nin sanayi politikaları, Yeşil Mutabakat sürecinde Türk şirketlerini bekleyen fırsatlar, dijital ürün pasaportu uygulamaları ve firma başarı hikâyeleri de paylaşıldı. Etkinlik, firmalar arası iş görüşmeleriyle tamamlandı.