EKONOMİ
12 Mayıs 2026 Salı - 21:16 Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi "Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
Zeytinin zahmetli yağ yolculuğu başladı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:45 Zeytinin zahmetli yağ yolculuğu başladı Türkiye’de zeytinyağının yüzde 20’sini karşılayan Mersin’in Mut ilçesinde üreticilerin hasadıyla birlikte fabrikalarda mesai başladı. Bu yıl 120 bin ton zeytin ile 10 bin ton civarında da yağ rekoltesinin beklendiği bildirildi. Türkiye’nin önemli zeytin üretim merkezlerinden Mersin’in Mut ilçesinde hasat başladı. Hem sofralık hem de yağlık zeytinin yetiştiği bölgede sabahın erken saatlerinde bahçelere giren işçiler, tırmıklarla hasat yapıyor. Ardından hasat edilen zeytinlerden sofralık olanlar boyuna göre ayrılıyor. Bir kısmı normal zeytin olarak tüketilmesi için ayrılırken, bir kısımda yağ üretim tesislerine gönderiliyor. Elek numarasına göre kilogramı 60 liradan başlayıp 85 liraya kadar alıcı bulan zeytinin yağ fiyatının ise 300 TL civarında olduğu belirtildi. "120 bin ton hasat bekleniyor" İlçedeki üretim ile ilgili bilgi veren Mut Ziraat Odası Başkanı Muharrem Yılmaz, "2025-2026 yılı zeytin ve zeytinyağı hasadımız başladı. İlçemizde bu yıl rekoltemiz hava şartlarından kaynaklı, yağışların olmamasından kaynaklı biraz düşük. Bu yıl takriben 120 bin ton Zeytin, 10 bin ton civarı da Zeytinyağı rekoltesi beklemekteyiz. İlçemizde kayıtlı 10 milyon zeytin ağacımız var. Bu yıl çiftçi rekolte az olsa da fiyat aralığından memnundur. Şu anda üreticinin yüzünü güldürmektedir. Zeytin fiyatı 60 ile 85 lira arasında değişmektedir" dedi. Üretici Mehmet Çaltı ise, "Bu hava şartlarından dolay zeytin verimimiz çok düşük. Kalitesi yüksek ama yıldaki ürünün onda birini alamıyoruz" ifadelerini kullandı. Zeytinyağı çekimi ile ilgili bilgi veren makina operatörü Ali İhsan Şahin de, "Dökülen zeytinlerimiz buradan üniteye gider ondan sonra makinaya yağ olmak için yol alır. Daha sonra makineden yağ olarak çıkar sofralara gönderiliyor "ifadelerini kullandı.
Araç alacaklara kritik uyarı: Piyasa yükselebilir
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:40 Araç alacaklara kritik uyarı: Piyasa yükselebilir Eskişehir’de galerici esnafı Sefa Güngören, araç piyasasında yılbaşına doğru fiyatların yükselebileceği uyarısında bulundu. Eskişehir’de yıllardır 2’nci el araç satışı gerçekleştiren Sefa Güngören, yıl sonuna az bir süre kala piyasa hakkında konuştu. Piyasada durgunluk yaşandığını ifade eden Güngören, 2026 model sıfır kilometre araçların fiyatlarını vatandaşların merak ettiğini anlattı. Özellikle araç alacakların güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını öneren Sefa Güngören, genellikle kilometresi düşük araçların çok tercih edildiğini kaydetti. "Piyasa sürekli yukarıya doğru bir artış gösteriyor" Vatandaşların orta segment aile araçlarına rağbet gösterdiğini belirten Güngören, yılbaşından sonra fiyatların artabileceği uyarısında bulunarak, "Şu anda yıl sonuna doğru 2026 model araçlar geleceği için insanlar bu araçların fiyatlarını merak ediyor. Tabii piyasada hafif bir durgunluk var. İkinci elde ise şu anda daha çok düşük kilometreli ve temiz araçlar tercih ediliyor. Bence Türkiye’de araç almak için her zaman uygun bir zaman vardır. Çünkü araç piyasası döviz bazlı olduğu için sürekli yukarıya doğru bir artış gösteriyor. Düşük kilometreli ve yeni model araçların satışı da daha kolay oluyor. Bizim müşterilerimiz için her bütçeye uygun araçlarımız mevcut. Özellikle orta segment araçlar daha hızlı satılıyor. Ben, araç alım satımı yapacak kişilere güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını tavsiye ederim. Adresi belli olan, güvenilir ekspertizlerle çalışarak araçlarını kontrol ettirebilirler" dedi.
Besiciler şapın yol açtığı zararların karşılanmasını istedi
27 Ekim 2025 Pazartesi - 09:33 Besiciler şapın yol açtığı zararların karşılanmasını istedi Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, gigortalı ve sigortasız ayrımı yapmadan besicilerin şap nedeniyle uğradığı zararlarının karşılanması gerektiğini vurguladı. Şap hastalığıyla günlerdir mücadele eden Yenişehir ilçesinin Marmaracık Mahallesi’nde üreticilerle ve üyeleriyle bir araya geldi, sorunlarını dinledi. Oran, burada yaptığı açıklamada, şap hastalığının normalde sığırlarda ağır hasar bıraktığını belirterek, mevcut SAT-1 virüsünün yol açtığı şap hastalığının koyunları da etkilediğini söyledi. Bu hastalığın koyunlarda ayaklara vurduğunu ve buna "kuru topallık" denildiğini dile getiren Oran, "En büyük zayiat kuzularda olur. Kuzular çok dayanamaz ve telef olur. Yenişehir’de de çok sayıda kuzumuz telef oldu, koyunlarda yavru atmalar yaşandı. Üreticilerimiz ciddi zarar içindeler" dedi. Marmaracık, Karacaali ve Karaköy’de birçok besicinin büyük sıkıntı çektiğini anlatan Oran, şöyle konuştu: "Koyun yetiştiricilerimizin sığırları da var. Hem sığırları hem koyunları etkilendi şaptan. Türkiye’nin bir ayıbıdır bu. Sene 2025 olmuş biz halen burada şap hastalığını konuşuyoruz. Meslek içinde olanları kastediyorum. Hepimizin utanması, üzülmesi lazım bu duruma. Niçin bu hastalık halen var diye düşünmemiz lazım. Şap Enstitümüz var 24 saat çalışması lazım ama mesaiyle ilerliyorlar. Özel sektör firmaları ortaya çıktı. Bunlar doğru şeyler değil. Bir pandemi var ve daha ciddi mücadele gerekiyor. Bizim kanaatimize göre gittikçe de bu iş kötüye doğru gidiyor." "Birlikler veteriner çalıştırmalı" Oran, birliklerde sağlık hizmeti verebilmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Bizim veteriner çalıştırmamız yasak çalıştıramıyoruz. Olmaz ki yani bizim veteriner çalıştırabilmemiz lazım hatta çalıştırdığımız veterinerlerin ücretlerinin bir kısmını bakanlık tarafından karşılanması lazım. Pandemi var bizden destek isteniyor ama veterinerimiz yok" dedi. "Kahvehanenin ruhsatı da yemek yenen lokantanın da bisküvinin kodeksi de şap hastalığı da Tarım Bakanlığında" diyen Oran, "Aklınıza ne gelirse her şeyi Tarım Bakanlığı yapıyor. Tarım Sakanlığı asli görevlerine dönmesi lazım. Bu şekilde sağlıklı bir ilerleme mümkün değil" ifadesini kullandı. "Ölen her kuzu 20 bin lira kayıp anlamına geliyor" Yıldırım Oran, besicinin kuzularının ölmesinin hafife alındığını ve bunun yaşattığı maddi, manevi tahribatı anlamanın kolay olmadığını belirterek, şunları söyledi: "Bir devlet memuru 60 bin lira alırken 10 bin lira eksik yatırılsa olur mu? Memur ve ailesi buna sessiz kalır mı? Bir kuzu öldüğü zaman üreticinin en az zararı 20 bin liradır. Ölen her kuzu 20 bin lira kayıp anlamına geliyor. Burada hatalı olan Tarım ve Orman Bakanlığıdır, pandemiyi doğru yönetememiştir. Salgın ve paraziter hastalıklarla mücadelede başarısız olmuşsun kabahat üreticinin değil ki kabahat sizin. Sizin kabahatiniz yüzünden bu üreticilerin mağduriyeti var. Bu mağduriyeti, zararı gidermek de size düşer. Sigortalı ve sigortasız ayrımı yapmadan besicilerin şap nedeniyle uğradığı zararlarının karşılanması lazım" "Bir kuzu bir koyun hasta olduğunda tüm ev hasta olur" diyen Oran, "Bunu koyunculuk yapmayan anlamaz. Koyunlar ailenin bireyi gibidir. Şap geldi geçti diye üstünü kapatamazsınız. Üreticilere destek olunmalı, hayvancılıkta sürdürülebilirlik sağlanmalı" ifadesini kullandı. Üreticilerin görüşleri Yenişehir Marmaracık’ta hayvancılık yapan genç besici Furkan Şebin, küçük yaşlardan bu yana hayvancılıkla ilgilendiğini belirterek, "Şap hastalığı bize de geldi. Bir danamız telef oldu, iki koyunumuz yavru attı. Komşularımızın hayvanları da ağır bir şekilde geçiriyor bu hastalığı. Allah herkese kolaylık versin gerçekten çok zor mücadele etmek" dedi. Aytaç Avşar ise büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarına şap virüsü bulaştığını ve çok zor günler geçirdiklerini ifade ederek, zararlarının karşılanmasını istedi.
Memur-Sen bütçe görüşmelerinde çözüm bekliyor
26 Ekim 2025 Pazar - 13:02 Memur-Sen bütçe görüşmelerinde çözüm bekliyor Memur-Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) görüşülecek olan Bütçe Kanununda memur ve emeklilerin taleplerinin yer almasını istedi. Kamuda ücret dengesinin, gelir adaletinin ve çalışma barışının sağlanmasını beklediklerini dile getiren Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinin uzlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, "İşveren, kamuda çalışma barışını bozacak iki farklı sonuca imza atarak çalışanlar arasında büyük bir haksızlığa neden oldu. Memurun talepleri görmezden gelindi, sorunları çözümsüz bırakıldı" dedi. Çözümsüzlüğün çözüme kavuşturulması için çağrıda bulunan Miran, maaş ve ücret dengesizliğinin Ocak ayı gelmeden TBMM’deki bütçe görüşmelerinde düzeltilebileceğini dile getirdi. Büyükşehirlerde asgari ücretin altında kiralık ev bulunmadığının altını çizen Miran, emekliye de yansıyacak şekilde seyyanen zammın bütçeye girmesi, kamuda çalışma barışının sağlanması ve 1. dereceye 3600 ek göstergenin yıl sonuna kadar yasalaşmasının yanısıra harcırah, yiyecek yardımı ve fazla çalışma ücretindeki adaletsizliklerin de giderilmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun değişmesi gerektiğini de hatırlatan Eyüp Bülent Miran, "Gelin bu Kanunu değiştirelim. Toplu sözleşme kapsamını genişleten, grev hakkını içeren, masayı güçlendiren, adil ve tarafsız bir hakem kurulu tesis eden, sendikal özerkliği teminat altına alan yeni bir kanun çıkaralım" ifadelerini kullandı.
Girme Barajı su tutmaya başladı
26 Ekim 2025 Pazar - 12:55 Girme Barajı su tutmaya başladı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Yatağan ilçesi sınırlarında sulama amaçlı yapılan Girme Barajı su tutmaya başladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Girme Barajının 12,7 milyon metreküp su depolama kapasitesiyle 21 bin 500 dekar verimli tarım arazisine hayat vereceğini açıkladı. Temelden 71 buçuk metre yüksekliğe sahip Yatağan Girme Barajı ve sulama inşaatında son yağışlardan sonra su tutmaya başladı. Yatağan ilçesinde yer alan Girme Deresi üzerine inşa edilen barajın gövdesi için 700 bin metreküp gövde dolgusu yapıldı. Ön yüzü beton kaplı kaya dolgu tipinde projelendirilen Girme Barajı’nda 12.7 milyon metreküp su depolanacak. Girme Barajı ile sulama projesi çalışmaları baraj ile birlikte eş zamanlı olarak yürütülürken, sulama şebekesi için gerekli olan 65 bin metre uzunluğundaki sulama borusunun montaj çalışmaları tamamlandı. Girme Ovasında bulunan 21 bin 510 dekar araziye can suyu olacak. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Girme Barajı ile ilgili yaptığı sosyal medya paylaşımında, "Muğla Girme Barajı, bölge tarımına can suyu oluyor. 12,7 milyon metreküp su depolama kapasitesiyle 21 bin 500 dekar verimli tarım arazisine hayat verecek, 87 bin metre uzunluğundaki sulama hattı sayesinde toprak bereketle buluşacak. 1,8 milyar lira bütçeyle hayata geçecek bu tesis, ülke ekonomimize yıllık 470 milyon lira katkı sağlayacak" dedi.
Manisa’nın 9 aylık tarım ihracatı 706,7 milyon dolara ulaştı
26 Ekim 2025 Pazar - 12:35 Manisa’nın 9 aylık tarım ihracatı 706,7 milyon dolara ulaştı Türkiye’nin en önemli tarım kentlerinden biri olan Manisa’da, 2025 yılının ilk 9 ayında tarım ihracatı 706 milyon 707 bin dolara ulaştı. Şehrin ihracat performansında özellikle tütün, meyve-sebze mamulleri ve hububat sektörlerinde yaşanan artış yüzleri güldürdü. Sanayi ve tarımsal üretimin güçlü olduğu, Türkiye’nin en gelişmiş organize sanayi bölgelerine sahip şehzadeler şehri Manisa, tarımda da ihracat gücünü artırmaya devam ediyor. Sultani çekirdeksiz üzüm, sofralık zeytin, zeytinyağı, tütün, kanatlı eti, yumurta, bitkisel yağ ve meyve-sebze mamulleri gibi ürünleriyle öne çıkan Manisa, eylül ayında 91 milyon 223 bin dolarlık, 2025 yılının ocak-eylül döneminde ise 706 milyon 707 bin dolarlık tarım ihracatına imza attı. Manisa’nın toplam ihracatı 9 ayda 3 milyar 816 milyon dolara ulaşırken, bunun yüzde 18,5’i tarım sektöründen elde edildi. Manisa, 2024 yılının aynı dönemine göre ihracatını 10 milyon dolar artırmayı başardı. Tütün ihracatı yükselişte Manisa’da tarım sektöründeki en fazla ihracat artışı tütün sektöründe gerçekleşti. Eylül ayında yüzde 29,1 artışla 8,8 milyon dolardan 11 milyon dolara yükselen tütün ihracatı, 9 aylık dönemde yüzde 34,7 artarak 72 milyon dolardan 97 milyon dolara çıktı. Kuru meyve geriledi, meyve-sebze mamulleri arttı Manisa’da en fazla ihracat yapılan sektör olan kuru meyve mamullerinde ise düşüş sürdü. Eylül ayında ihracat yüzde 37,9 azalışla 40 milyon dolardan 26 milyon dolara, toplamda ise yüzde 16,2 düşüşle 203 milyon dolardan 170 milyon dolara geriledi. Meyve-sebze mamulleri sektöründe ise eylül ayında yüzde 15,1’lik artışla 23 milyon dolarlık, 9 aylık dönemde ise yüzde 9,6’lık artışla 161,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Hububat ve bakliyatta artış Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı da artış sürdüren sektörlerin arasında yer aldı. Eylül ayında yüzde 8,1 artarak 15 milyon dolara, 9 aylık toplamda ise yüzde 13,1 artışla 143,5 milyon dolara yükseldi. Zeytin, zeytinyağı ve hayvansal ürünlerde gerileme Zeytin ve zeytinyağı ihracatı eylül ayında yüzde 9 düşüşle 4 milyon dolara, 9 aylık dönemde ise yüzde 5,9 azalışla 45 milyon dolara geriledi. Su ürünleri ve hayvansal mamullerde de düşüş yaşandı. Eylül ayında yüzde 38,3, 9 aylık dönemde ise yüzde 34,4 azalış görüldü. Mobilya ve orman ürünlerinde farklı seyir Mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında eylül ayında yüzde 53,3 düşüş yaşanırken, 9 aylık toplamda yüzde 16,8 artışla 32,6 milyon dolara yükseldi. Süs bitkileri ve mamullerinde eylül ayında yüzde 33, toplamda ise yüzde 15,1 düşüş kaydedildi. Tüm sektörlerde yaşanan dalgalanmalara rağmen, Manisa tarım sektörü ihracatına güçlü katkı sunmayı sürdürüyor. Özellikle tütün, meyve-sebze mamulleri ve hububat sektörlerindeki artış, Manisa’nın tarımda istikrarlı büyümesine güç veren sektörler arasında dikkat çekiyor.
Tüketicilere Edremit’te zeytinyağında tağşişle mücadele eğitimi
26 Ekim 2025 Pazar - 11:28 Tüketicilere Edremit’te zeytinyağında tağşişle mücadele eğitimi Balıkesir’in Edremit ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Zeytinyağı Tadım Festivali (FestOlive) kapsamında, tüketicilerin zeytinyağı konusundaki farkındalığını artırmak ve tağşişle mücadele amacıyla "Zeytinyağı Tadım Eğitimi" gerçekleştirildi. Güre Mahallesi sahilinde kurulan festival alanında düzenlenen etkinlikte, katılımcılara zeytinyağı hakkında teorik ve uygulamalı eğitim verildi. Eğitim sonunda katılımcılara sertifika verildi. Edremit Ticaret Odası Laboratuvarı (ETOLAB) sorumlusu ve Tadım Paneli Lideri Zülal Taçar, "Bugün FestOlive kapsamında tüketicilerimizi bilinçlendirmek ve farkındalıklarını artırmak üzerine düzenlediğimiz zeytinyağı tadım eğitimini gerçekleştiriyoruz. Toplamda 90 dakika süren bir eğitim. Hem sunum hem de uygulamalı şekilde birbirini pekiştiren bir programla hem bölgemizden hem de dışarıdan gelen tüketicilerimizin farkındalığını artırmak üzerine çalışıyoruz" dedi. Taçar, "Kursiyerlerimize iyi bir zeytinyağının kalitesini etkileyen etmenler, iyi bir zeytini nasıl üretiriz, iyi bir zeytinyağına nasıl dönüştürürüz, zeytinyağındaki pozitif ve negatif özellikler nelerdir gibi konulardan bahsediyoruz. Sahada çok fazla bilgi kirliliği var. Bu bilgi kirliliklerini çözmek adına katılımcıların zihnindeki yanlışları düzeltip doğrusunu anlatıyoruz. 6 farklı yağ tadımı yaptırarak hem iyi hem de kötü özellikleri uygulamalı şekilde öğrenmelerini sağlıyoruz" diye konuştu.