Son Dakika
|
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Özkan Yalım yeni bir ek ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesine götürüldü
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
İzmir’de taksiciye bıçaklı gasp girişimi araç kamerasında
Adalet Bakanı Gürlek: "15 bin sözleşmeli personel alımı yapacağız"
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul merkezli 16 ilde DEAŞ operasyonu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Başkentte dolu yağışı
Bolu Belediyesi’ne 5’inci dalga operasyonu
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
Uşak’ta tarım arazisinde erkek cesedi bulundu
Hull City, play-off finaline yükseldi
Bakan Fidan, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Thani ile bir araya geldi
EKONOMİ
ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız"
12 Mayıs 2026 Salı - 17:25:17
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
12 Mayıs 2026 Salı - 17:14
Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Diependaele, İTO Başkanı Avdagiç ile bir araya geldi
Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele başkanlığındaki ekonomik misyon heyeti, İstanbul Ticaret Odası’nda Türk iş dünyasıyla bir araya geldi. Program kapsamında Türk ve Belçikalı firmalar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Odası (İTO), 90’a yakın şirket ve kuruluşun yer aldığı Belçika Krallığı Türkiye Ekonomik Misyon Heyeti’ni Eminönü’ndeki merkez binasında ağırladı. Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele başkanlığındaki üst düzey heyet, İTO Başkanı Şekib Avdagiç ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Belçikalı ve Türk firmalar arasında serbest tanışma ve ikili iş görüşmeleri (B2B) programı yapıldı. 160 iş insanının yer aldığı program İTO, Flaman İşletmeler Ağı (VOKA)- Limburg Ticaret Odası, Flanders Yatırım ve Ticaret Ajansı (Fitagency) ve Serbest Çalışan Girişimciler Birliği (UNIZO) iş birliğinde düzenlendi. ‘‘Belçika Krallığı Türkiye Ekonomik Misyon Heyetinin Ziyareti ve Firmalar Arası Networking Etkinliği’’ başlıklı programın açılışında konuşan Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, "İstanbul’da insanların sıcaklığını hissettik. İstanbul, Doğu ile Batı’nın kavşak noktası bir şehir. Bugün kıtanın her yerinden daha hızlı büyüyen, inşa eden ve bağ kuran bir şehir. Bugün Türkiye, Çin ve ABD’den sonra Avrupa dışındaki en büyük ihracat pazarımız konumda yer alıyor’’ dedi. ‘‘Jeopolitik zorlukları ekonomik fırsatlara dönüştürmeye hazırız’’ Başbakan Diependaele, ‘‘Türkiye; 85 milyonluk nüfusuyla genç, dinamik ve Avrupa endüstrisiyle entegre olmuş ekonomisiyle bizim için çok önemli konumda. Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve ötesinin birleşme noktasında yer alıyor. Çeşitliliğe gitmek, tek bir pazara olan bağımlılıklarını azaltmak için yeni büyüme alanları bulmak isteyen Flaman şirketleri için Türkiye uzak bir seçenek değil. Yakın ve doğal bir seçenek. Flaman bölgesi her zaman açık bir ticaret ekonomisi olmuştur, bu bizim DNA’mızın bir parçasıdır. Jeopolitik olarak çok belirsiz zamanlarda, uluslararası ticaret çok güçlü, dirençli ve güvenilir ortaklıklar gerektirir. Ve bizim için bu tür bir ortak Türkiye’dir. Network kurmaya hazırız, jeopolitik zorlukları ekonomik fırsatlara dönüştürmeye hazırız" şeklinde konuştu. "Ticari diplomaside dönüm noktası kabul ediyoruz" İTO Başkanı Şekib Avdagiç ise konuşmasında, ‘‘Avrupa’nın lojistik merkezi Belçika ile Asya ve Avrupa’nın köprü ülkesi, bölgesel üretim gücü Türkiye’nin ’güçlerini birleştirmesini’ önemsiyoruz. Bu nedenle de bu ziyaretinizi ticari diplomasi açısından son derece stratejik ve dönüm noktası kabul ediyoruz. Bu bağlamda Avrupa entegrasyonu çerçevesinde NATO, Avrupa Konseyi ve ülkemizin Avrupa Birliği adaylığı başlıkları altında ikili ilişkilerimizin daha da ileriye götürülmesi bizim için çok önemli bir hedef’’ ifadelerini kullandı. Avdagiç, ziyareti Belçika Kraliçesi Mathilde’nin himayesinde 14 yıl aradan sonra ülkeye Kraliyet seviyesinde düzenlenen ilk ziyaret olması bakımından önemli ve anlamlı bulduğunu belirtti. İki ülke arasındaki köklü ilişkilere dikkati çeken Avdagiç, ‘‘Belçika ile Türkiye’nin 200 yıla yaklaşan güçlü yakınlığı bulunuyor. 1830’da bağımsızlığına kavuşan Belçika’yı tanıyan ilk ülkelerden biri biziz. Belçika ve Türkiye, yoğun tarihsel birikimle diplomasi ve siyasette dost, askeri alanda müttefik, ekonomik alanda ise kuvvetli ortaklar olmayı başardılar’’ dedi. ‘‘İki ülkenin ticaret hacmimiz 10 milyar dolara yaklaştı’’ Avdagiç, Türkiye’nin 719 Belçikalı firmaya ev sahipliği yaptığını ve bu firmaların toplam sermaye stokunun 9,3 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, Türkiye’nin Belçika’daki yatırımlarına ilişkin ise 17 firma ile toplamda 750 milyon dolar seviyesinde bir yatırım bulunduğunu söyledi. Belçika’daki toplam yatırım ve kurulu şirket sayısının daha yüksek seviyelere ulaşmasının en önemli temennilerinden olduğunu ifade eden Avdagiç, ‘‘Karşılıklı ticaretimize baktığımızda ise ikili ticaret hacmimizin 10 milyar dolar seviyesine yaklaştığını görmekteyiz’’ dedi. Avdagiç, Belçika’nın sanayi üretiminde ve ihracatında lojistik, kimya, ilaç, otomotiv, gıda teknolojileri ve makine sektörlerinin öncü rol oynadığını kaydetti. Avdagiç, ‘‘Özellikle Avrupa’nın kalbinde yer alan konumuyla Belçika, dünya ticaretinin en önemli kavşak noktalarından birisi. Gerek doğrudan yatırımlarda yeni bir ivme yakalamak gerekse dış ticaret seviyesini daha da yukarı taşımak için liman yönetimi, sürdürülebilir enerji ve ileri kimya teknolojileri alanlarında karşılıklı büyük fırsatlarımız var’’ şeklinde konuştu. ‘‘Belçika ile Türkiye’nin güçlerini birleştirmesini önemsiyoruz’’ Avdagiç, etkinliğin odak noktasının bu tespitleri kapsayacak şekilde düzenlendiğini belirterek, 15’ten fazla sektörde faaliyet gösteren Belçikalı firmaların deneyiminin İstanbul ve Türk sanayicisinin ve ihracatçısının rekabet gücünü Avrupa pazarında daha da artıracağına emin olduklarını söyledi. Networking etkinliğini önemli bir başlangıç olarak gördüğünü ifade eden Avdagiç, etkinliğin Türk ve Belçikalı firmalar arasındaki yeni projelerin ve uzun vadeli stratejik ortaklıkların temellerini de atacağına emin olduğunu kaydetti. Avdagiç, Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ilişkilerin sadece ticaretle sınırlı olmadığını, birlikte üretmenin ve teknolojik ile sosyal alanlarda iş birliklerinin geliştirilmesinin stratejik öncelikler arasında yer aldığını dile getirdi. ‘‘VOKA-Limburg ile imzaladığımız iş birliği protokolü çabaların somut örneği’’ Belçika Kraliçesi Mathilde’nin katılımıyla VOKA-Limburg Ticaret Odası ile imzaladıkları iş birliği protokolünün bu çabaların en son somut örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Avdagiç, ‘‘Bu anlaşma sonrasında VOKA-Limburg Ticaret Odası ile kurumsal iş birliğimizi daha da güçlendirecek, firmalarımızı bir araya getirecek etkinlikler yapmayı öngörüyoruz. Bu yolda, Belçika’nın ülkemizde faaliyet gösteren Ticaret Temsilcilikleriyle sürdürdüğümüz yakın iş birliği ve tesis ettiğimiz güçlü diyalog, ortak hedeflerimize ulaşmamızda bizler için son derece kıymetli olacaktır’’ ifadelerini kullandı. Heyette 15’ten fazla sektör temsilcisi bulunuyor Konuşmaların ardından Belçikalı ve Türk firmalar arasında serbest tanışma ve ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirildi. Programda VOKA-Limburg Ticaret Odası CEO’su Johann Leten ve UNIZO COO’su Gilles Vandorpe de birer konuşma yaptı. Belçika Krallığı Türkiye Ekonomik Misyon Heyeti’nde inşaat, altyapı ve mühendislik, makina ve ekipman, ulaştırma ve lojistik, enerji, çevre ve temiz teknolojiler, bilgi ve iletişim teknolojileri ile görsel-işitsel medya, finansal hizmetler, kimya, ilaç ve yaşam bilimleri, havacılık ve uzay sanayi, tarım, gıda ve içecek, turizm ve eğlence, savunma ve güvenlik ile lüks tüketim, moda, tekstil ve eğitim sektörlerinde faaliyet gösteren resmi ve iş dünyası temsilcileri yer aldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:21
Körfez turizminde dev atak
Almanya’dan Koca Seyit Havalimanı’na uçuşların artmasıyla birlikte, bölge turizmini canlandırmak için dev bir operasyon başlatıldı. Alman ve Rus acente temsilcilerini Edremit Körfezi’nde ağırlayan Edremit Ticaret Odası ve TURSAB Balıkesir Çanakkale Bölge Temsilciliği, bölgeyi Antalya ve Alanya’ya alternatif "yeni destinasyon" olarak dünyaya tanıtmayı hedefliyor. Balıkesir’in Edremit Körfezi, Avrupa pazarında hak ettiği payı almak için kapılarını yabancı seyahat acentelerine açtı. TURSAB Balıkesir-Çanakkale Bölge Başkanlığı, Edremit Ticaret Odası ve COOP TRR (Turizm Acenteleri Birliği) iş birliğiyle düzenlenen organizasyon kapsamında; Almanya, Rusya ve Avrupa’nın çeşitli noktalarından gelen acente temsilcileri bölgenin tarihi, doğası ve tesislerini incelemek üzere 1 haftalık tura başladı. "Uçuşlar sadece yolcu değil, turist taşımalı" TURSAB Balıkesir Çanakkale Bölge Başkanı ve Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Ergün, Almanya uçuşlarındaki artışın turizm hareketliliğine dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Ergün, "Acentelerimizi 1 hafta boyunca bölgemizde ağırlayacağız. Tesislerimizi, tarihimizi ve kültürümüzü yerinde göstereceğiz. İlerleyen aşamada kendilerine hazır tur paketleri sunacağız. Amacımız, bu uçuşların sadece bir ulaşım aracı olarak kalmaması, bölgedeki turist sayısını ve beklentisini artırmaktır" dedi. "Edremit kabuğundan çıkıyor" COOP TRR Genel Başkan Yardımcısı Halil Yalçın ise Edremit Körfezi’nin Türkiye’nin ilk destinasyon alanlarından biri olduğunu hatırlatarak, "Maalesef yıllar içinde bölge kabuğuna çekilmiş ve dışarıyla teması kesmiş. Biz Türkiye’nin ilk turizm alanı olan bu körfezi yeniden canlandırmak istiyoruz. Alman, Rus ve Türk acentelerle birlikte buradayız. Tanıtım için taşın altına elini koyan arkadaşlara teşekkür ediyorum. Bu güzellikleri yeniden dünyaya tanıtacağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye sadece Antalya ve Alanya’dan ibaret değil" COOP TRR Almanya Müdürü Tatjana Kabadayı, özellikle Almanca ve Rusça konuşan acenteleri bölgeye getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Kabadayı, "Türkiye’nin farklı bir yüzünü; termal otellerini, Kaz Dağları’nı ve denizini göstermek istiyoruz. Sağlık turizmi ve kültür turları için buradayız. Avrupalı turiste Türkiye’nin sadece Antalya ve Alanya’dan ibaret olmadığını, buraların zengin kültürünü kanıtlamak amacındayız" diye konuştu. Heyet, 1 hafta sürecek program kapsamında Kaz Dağları’ndan termal tesislere, antik kentlerden kıyı bölgelerine kadar geniş bir rotada incelemelerde bulunacak.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:17
Harley kültürüne karşılık Türk tasarımcıdan BÖRÜ motosiklet geldi
Yeni chopper modeli BÖRÜ, özel organizasyonla gün yüzüne çıktı. Etkinlikte BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı ilk şase Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. TT Custom tarafından geliştirilen yeni chopper modeli BÖRÜ, düzenlenen özel organizasyonla tanıtıldı. BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı şase de Kurtlar Vadisi’nin Çakır’ı Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. Buluşmada kullanıcılar Tarhan Telli ile bir araya gelerek kendi şase numaralarını belirledi. Yoğun ilgi nedeniyle 2027 yılının ikinci 6 ayına kadar olan tüm BÖRÜ modellerinin sahiplenildiği açıklandı. Üretim ve teslimat süreçleri, seçilen şase numarası sıralamasına göre ilerleyecek. Normal satış bedeli 1 milyon 599 bin TL olan özel üretim model, lansmana özel olarak ilk 21 adet için 888 bin TL fiyat ayrıcalığıyla satışa sunuldu ve 10 dakika içinde motosikletler sahiplerini buldu. Etkinlikte konuşan Tarhan Telli, "BÖRÜ sadece bir motosiklet değil, yılların emeği ve custom kültürünün gerçeğe dönüşmüş halidir. 2027 yılının ilk altı ayına kadar planlanan tüm TT Custom BÖRÜ üretimleri sahiplenildi ve üretim haklarının tamamen satıldı. Bu bizim için büyük bir gurur. Türkiye’nin markası olmak ve bu kadar güçlü şekilde sahiplenilmek bizleri çok mutlu etti. Türk insanı tarih boyunca sadece savaş meydanlarında değil; üretimde, sanatta, ticarette ve hayallerinin peşinden giderken de gücünü tüm dünyaya göstermiştir. BÖRÜ de tam olarak bu ruhun yansımasıdır. Bir motosikletten fazlası Bir duruş, bir karakter, bir kimliktir’’ dedi. Berk Oktay ise 023 numaralı TT Custom BÖRÜ şasesini tercih ettiğini, bu sayının uğurlu rakam olduğunu ve basketbol oynadığı dönemlerde Michael Jordan’ın formasından etkilenerek bu numaraya özel bir bağ kurduğunu ifade etti. Eti Bisküvileri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emir Turan, Tarhan Telli ile olan uzun yıllara dayanan çocukluk arkadaşlığının ardından, 013 numaralı özel TT Custom BÖRÜ siparişini kendisine ayırttığını açıkladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Mayıs 2026 Pazar- 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:29
Adana’da erkenci kayısı hasadı başladı: Bahçede kilogramı 60-80 TL
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
4
12 Mayıs 2026 Salı- 15:04
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
5
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
29 Ekim 2025 Çarşamba - 11:18
Tekirdağ’da hamsinin kilosu 50 liraya kadar düştü
Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde hamsinin kilosu akşam pazarında 50 liraya kadar düştü. Balıkçılar, "Sigaradan ucuz hamsi" diye bağırarak vatandaşları tezgâhlara davet etti.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 10:27
Sivas Nuri Demirağ Havalimanı’nı 9 ayda 395 bine yakın kişi kullandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, 2025 yılının Ocak-Eylül döneminde havalimanlarından yararlanan yolcu sayıları ile ilgili elde ettiği verileri paylaştı. 2024’ün Ocak-Eylül döneminde 316 bin 761’i iç hatlara, 4 bin 624’ü ise dış hatlara olmak üzere 321 bin 385 kişinin faydalandığı Nuri Demirağ Havalimanı´ndan 2025’in aynı döneminde 388 bin 91’i iç hatlara, 5 bin 962’si ise dış hatlara olmak üzere toplam 394 bin 53 kişi faydalandı. Yolcu sayısındaki artış yaklaşık yüzde 23 olarak kayıtlara geçti.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26
Ziraat Odası Başkanı Doğan: "Fuarlar modern tarıma geçiş konusunda önemli kazanımlar sağlıyor"
Düzenlenecek Adana Tarım ve Sera ile Bahçe Fuarı’nın önemine değinen Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan," Böyle fuarlar, çiftçiler, tarım uzmanları, teknoloji geliştiricileri ve tarımsal işletmeler için önemli bir buluşma noktasıdır. Burada bilgi akışı sağlanıyor, yeni tarım teknolojileri tanıtılıyor ve sektörle ilgili iş birlikleri güçleniyor" dedi. Oda Başkanı Doğan, yaptığı açıklamada Çukurova’nın tarımsal gücünü ve bölge çiftçisinin üretim vizyonunu 4-8 Kasım 2025 tarihleri arasında Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 18. Adana Tarım ve Sera ile Bahçe Fuarı’nda tanıtacağını söyledi. Doğan, fuar kapsamında bölgenin tarımsal potansiyelinin, modern üretim tekniklerinin ve yenilikçi tarım uygulamalarının ziyaretçilere sunulacağını kaydetti. Tarımın Çukurova için stratejik bir sektör olduğuna vurgu yapan Doğan, "Çukurova, Türkiye’nin en verimli üretim merkezlerinden biridir. Tarım, bölgemizde sadece ekonomik bir faaliyet değil, binlerce aile için yaşam kaynağıdır. Bu fuar, hem tarım sektörünün geleceğine ışık tutuyor hem de çiftçilerimize modern tarıma geçiş konusunda önemli kazanımlar sağlıyor" diye konuştu. Çukurova ürünleri dünya pazarına açılıyor Yüreğir Ziraat Odası olarak, fuarda narenciye, avokado, muz, ejder meyvesi, karpuz, şeker kamışı, yerfıstığı, pamuk, pikan cevizi, hurma, nar, papaya, pepino ve kiwano gibi Çukurova’nın verimli topraklarında yetiştirilen geniş ürün yelpazesinin de tanıtımını yapacaklarına değinen Doğan, şöyle devam etti: "Ürün çeşitliliği ve yenilikçi üretim teknikleri bölgenin tarımsal rekabet gücünü de artırıyor. Çiftçilerimizle birlikte hem tarımsal inovasyonları hem de sürdürülebilir üretim modellerini fuarda paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu platform, üreticimizin hem ulusal hem uluslararası pazarda daha güçlü olmasına katkı sağlıyor." Adana Tarım ve Sera ile Bahçe Fuarı’nın sadece bir ürün sergi alanı değil, tarım sektörünü bir araya getiren güçlü bir iş birliği platformu olduğunu da aktaran Doğan, "Böyle fuarlar, çiftçiler, tarım uzmanları, teknoloji geliştiricileri ve tarımsal işletmeler için önemli bir buluşma noktasıdır. Burada bilgi akışı sağlanıyor, yeni tarım teknolojileri tanıtılıyor ve sektörle ilgili iş birlikleri güçleniyor. Yüreğir Ziraat Odası olarak fuarda çiftçilere tarımsal danışmanlık, sürdürülebilir üretim teknikleri ve modern tarım uygulamaları konusunda rehberlik edeceğiz" ifadelerini kullandı. Doğan, tüm tarım üreticilerini ve sektör paydaşlarını fuara davet etti.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 10:11
Restoran sahibi, yeni sistemle hem fiyatları düşürmeyi hem de gıda israfının önüne geçmeyi hedefliyor
Trabzon’da daha önce sıra dışı uygulamayla dikkatleri üzerine çeken bir kebapçı, bu defa farklı bir uygulamaya imza atmaya hazırlanıyor. Trabzon’un Yomra ilçesinde faaliyet gösteren bir restoran, yeni sistemle hem fiyatları düşürmeyi hem de gıda israfının önüne geçmeyi hedefliyor. İşletme sahibi Halil İbrahim Demirtaş, yeni sistemle müşterilerin yalnızca sipariş ettikleri mezelerin ücretini ödeyeceğini belirterek, "Kimse yemediği bir ürünün ücretini ana yemek üzerinden ödemek zorunda kalmayacak. Ana yemek fiyatlarımızı ve kâr marjımızı minimize ederek fiyatları düşüreceğiz" dedi. Müşterilerin diledikleri mezeleri sipariş edebileceğini, sadece yediklerinin ücretini ödeyeceğine dikkat çeken Demirtaş; "Misafirlerimiz menüden ana yemeklerini seçecek, diledikleri mezeleri sipariş edecek; sadece yediklerinin ücretini ödeyecek" diye konuştu. Her akşam çöpe giden mezeleri gördükçe üzüldüğünü ifade eden Demirtaş yeni sistemle israfı en aza indirip fiyatları erişilebilir hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur "Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur. Bir restorana girdiğinizde önünüze gelen her ürün ücretlidir" diyen Demirtaş, "Trabzon’da tek şubesi bulunan bir işletmeyiz ve ilklere imza atmayı seviyoruz. Günümüzün şartlarında hem bizim hem vatandaşın muzdarip olduğu israf sorununa dikkat çekmek istedik. Restoran sahipleri olarak zaman zaman "Sen daha çok meze verdin, ben daha çok meze verdim" gibi bir rekabetin içine giriyoruz. Biz bu anlayışın önüne geçmek istiyoruz. Özellikle şunu vurgulamak isterim: Restoranlarda "ikram" diye bir şey yoktur. Bir restorana girdiğinizde önünüze gelen her ürün ücretlidir. Bu ürünlerde kâr gözetilmez, birim maliyet hesaplanır ve ana yemeğin üzerine eklenir. Dolayısıyla ana yemek fiyatı otomatik olarak yükselir. Biz hem bu fiyatları düşürmek hem de israfın önüne geçmek amacıyla, Allah nasip ederse Kasım ayında yeni bir uygulamaya geçiyoruz. Başarılı olursak, bu sistemi yıl boyunca sürdürmeyi planlıyoruz. Bu sayede, kimse yemediği bir ürünün ücretini ana yemek üzerinden ödemek zorunda kalmayacak. Ana yemek fiyatlarımızı ve kâr marjımızı minimize ederek fiyatları düşüreceğiz. Aynı şekilde meze fiyatlarımızı da uygun seviyelere çekeceğiz. Herkes sadece istediğini yiyecek, yemediğinin parasını ödemeyecek. Örneğin, vatandaşın 300-400 TL’si varsa neden 400 TL’lik bir yemeğe 650 TL ödesin? Bizim amacımız bunun önüne geçmek. Bunun için uygun bir fiyat politikası hazırlıyoruz. Herkes ailesiyle restoranımıza gönül rahatlığıyla gelebilecek. Mesela şu anda Adana kebabımızın fiyatı 550 TL. Yanında çeşitli yancılar da veriyoruz. Yeni sistemimizle Adana menümüzün fiyatını 350 TL’ye düşüreceğiz. Meze fiyatlarımızı ise 30, 40 ve 50 TL olarak belirleyeceğiz. Mezelerimiz Güneydoğu ve Hatay mutfağına özel lezzetlerden oluşuyor" dedi. Sadece yediklerinin ücretini ödeyecekler Müşterilerin sadece yediklerinin ücretlendirileceğini kaydeden Demirtaş, "Misafirlerimiz menüden ana yemeklerini seçecek, diledikleri mezeleri sipariş edecek; sadece yediklerinin ücretini ödeyecek. Biz ilklere imza atmayı seven bir işletmeyiz, inşallah bu uygulamayı da başarıyla hayata geçireceğiz. Amacımız, çöpe giden ürünlerin önüne geçmek. Her akşam çöpe giden mezeleri gördükçe gerçekten üzülüyorum. Bu nedenle ana yemek fiyatlarımızı aşağıya çekiyor, mezeleri ise tüketim esasına göre ücretlendiriyoruz. Yiyen ödeyecek, yemeyen ödemeyecek" diye konuştu.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 09:18
Oral’dan Erzurum ekonomisine mercek
Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, Palandöken’de düzenlenen "Şehrin Ekonomisi Erzurum" paneline panelist olarak katıldı. Erzurum’un ekonomik potansiyeli, üretim gücü ve geleceğe yönelik yatırım fırsatlarının ele alındığı panelde, kent ekonomisinin farklı dinamikleri tüm yönleriyle değerlendirildi. Panelde; tarım, hayvancılık, tarımsal üretim, ihracat, turizm ve iş dünyası gibi birçok başlık öne çıkarken, Başkan Hakan Oral Erzurum’un kalkınmasında stratejik öneme sahip sektörlere ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Oral, şehir ekonomisinin sürdürülebilir büyüme göstermesi için üretim ve ihracat odaklı bir yapının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. "Gastronomi kültürü ve turizm değerleri ekonomiye kazandırılmalı" Erzurum’un sahip olduğu doğal kaynaklar, coğrafi konumu ve kültürel zenginlikleriyle bölgesel bir üretim ve ticaret merkezi olma potansiyeline dikkat çeken Başkan Oral, özellikle tarım ve hayvancılık sektörlerinde verimliliğin artırılması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, kırsal kalkınmayı destekleyen politikaların geliştirilmesi ve genç nüfusun üretime yönlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Ayrıca, Erzurum’un sahip olduğu gastronomi kültürünün ve turizm değerlerinin hem ekonomik hem de kültürel açıdan büyük bir fırsat sunduğunu belirten Başkan Oral, "Erzurum, tarihinden aldığı güçle bir turizm ve gastronomi kentidir. Bu potansiyelin daha etkin kullanılması için devlet destekleri ve özel sektör yatırımları artırılmalıdır." dedi. "Marka değerler ulusal anlamda tanıtılmalı" Başkan Oral konuşmasında, üretimden ihracata uzanan süreçte yerel girişimcilerin desteklenmesi, katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin teşvik edilmesi, markalaşma çalışmalarına ağırlık verilmesi ve Erzurum’un marka değerinin ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması gerektiğinin altını çizdi. Son olarak, şehir ekonomisinin büyümesi ve sürdürülebilir hale gelmesi için kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında güçlü bir iş birliği yapılmasının önemine dikkat çeken Başkan Oral, "Erzurum’un geleceğini birlikte inşa etmek için üretmek, paylaşmak ve iş birliği yapmak zorundayız." ifadelerini kullandı.
29 Ekim 2025 Çarşamba - 08:52
Aydın’da yağışların ardından zeytin hasadı başladı
Türkiye’nin en önemli zeytin ve zeytinyağı üretim merkezleriniden bir olan Aydın’da 20025-2026 yılı hasat dönemi başladı. Bu yıl uzun süren kuraklığın ardından gerçekleşen yağışların üreticiye umut olduğunu kaydeden Karya Farma Kurucusu Hakan Başlık, "Kurum olarak zeytin ve zeytinyağını bir gıda değil şifa kaynağı ürün olarak görüyoruz. Yağışların ardından hasada başladık. Verim de rekolte de çok iyi" diye konuştu. Genellikle sofralık ve özel tüketim yeşil zeytinyağı üretimi yapmak isteyenlerin yağışların ardından hasada başladığı Aydın’da toplanan zeytinler alım merkezlerinde elenerek boyutuna göre ayrıldıktan sonra satışa sunuluyor. Özel yeşil zeytinyağı yapmak isteyenler ise hasattan hemen sonra zeytinleri sıktırıp cizemlik yağ elde ediyor. Aydın’da kurak geçen yazın ardından geçtiğimiz haftalarda başlayan yağışlarla zeytinlerin hasat etme seviyesine ulaştığını kaydeden Hakan Başlık, "verilere göre ilimiz Aydın’da 154 bin hektarlık alanda zeytin üretimi yapılıyor. Aydın’da yağlık ve sofralık olarak yaklaşık 1 milyon 750 bin ton üretim gerçekleşiyor. Mevcut olan 25 milyon ağaç varlığı da her geçen gün artıyor. Sektördeki en büyük sıkıntı maalesef zeytin ve zeytinyağı sıradan bir tarımsal ürün olarak görülmesi. Oysa bu ürün şifa niyetine tüketilmesi gereken bir gıda olduğu anlaşılınca zeytin ve zeytinyağı hak ettiği değeri bulacaktır" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 16:07
Denizli Ticaret Odası, Yüksek İstişare Kurulunu topladı
Denizli Ticaret Odası (DTO) Yüksek İstişare Kurulu (YİK), DTO Başkanı Uğur Erdoğan’ın yönetiminde toplandı. Denizli’nin ve sektörlerinin geleceğine dair öneri, fikir ve projelerin masaya yatırılan toplantı için Başkan Erdoğan, "Sektörlerimiz, Denizli’miz ve üyelerimiz için hazırladığımız yeni projelerimizin sunumunu yaptık ve görüşlerini aldık. Süregelen projelerimizin son durumu hakkında da bilgilendirdik. El birliğiyle hem odamızı hem de şehrimizi ve sektörlerimizi büyüteceğiz, hep beraber gelişip daha da güçleneceğiz" dedi. Denizli Ticaret Odası (DTO) Yüksek İstişare Kurulu (YİK), DTO Başkanı Uğur Erdoğan’ın yönetiminde toplandı. Yoğun ilgi gören toplantıda şehrin sektörlerinin ve iş dünyasının geleceğinin planlandığı DTO’nun Avrupa Birliği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bakanlıkları ile kamu kurum ve kuruluşlarından desteklenmeye uygun görülen projeleri ile DTO’nun uzman teknik ekibinin yerel kalkınma hamlesi teşvik programına dair hazırladığı yerel yatırım konuları görüşüldü. Başkan Erdoğan, toplantının başında, YİK’e yeni katılan Önceki Dönem Denizli Milletvekillerinden ve DTO Başkanlarından Mehmet Yüksel, tanınmış iş insanları Süleyman Öztürk ve Mehmet Ercüment Erdem ile Ziraat Bankası Denizli Bölge Başkanı Hüseyin Kahraman’a, kısa bir konuşmayla katılımlarından dolayı teşekkür ederek "Hoş geldiniz. Sizlerle daha da güçlendik. Bugünden itibaren sunacağınız değerli katkılarınız için teşekkür ederiz" dedi. Başkan Erdoğan, YİK üyelerine Denizli ekonomisinin durumunu özetledi Başkan Erdoğan, DTO YİK üyelerine, Denizli’nin içinde bulunduğu ekonomik durumu da kısaca özetledi. Sektörlerin ve ihracatçının hangi durumda olduğuna dair bir tablo çizdi. Başkan Erdoğan, "Denizli olarak, ihracatçı iller arasında 8’inci sıradayız. Ocak-eylül arasındaki 9 aylık dönemdeki ihracatımız 3 milyar 493 bin 561 dolar; geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,1’lik bir artışımız var. Ancak lokomotif sektörlerimiz hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 2,84, tekstil ve ham maddelerinde de yüzde 1,14’lük bir azalış söz konusu. Yine öne çıkan sektörlerimizden elektrik ve elektronik yüzde 19,61, demir ve demir dışı metaller yüzde 13,63, madencilik ürünleri yüzde 9,78, çelikte de yüzde 4,69’luk bir artış yakaladık. Geçen ay 173 ülkeye ihracat yaptık. Son 12 aylık ihracatımız ise 4 milyar 612 bin 919 dolara ulaştı. Öte yandan Ocak-Ağustos arasındaki 8 aylık dönemdeki ithalatımız 1 milyar 383 bin 26 dolar oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,19’luk bir artış var. İthalatımız, öne çıkan sektörlerimizden materyallerin geri kazanımı ile tekstil elyafın hazırlanması ve bükülmesinde ise azaldı. Son 12 aylık ithalatımız, 2 milyar 99 bin 838 dolar olarak kayıtlara geçti. Oda olarak yılın ilk 9 ayında bin 206 yeni üye kaydettik. Yeni üye kaydımız, geçen yılla hemen hemen aynı. 23 bin 300 üyeye çok yaklaştık. Yıllık bazda üye artış oranımız yüzde 4,39. Bu arada istihdama da bakacak olursak SGK’nın resmi verilerine göre geçen yıl Ocak-Temmuz arasındaki 7 aylık dönemde 4a kapsamındaki çalışan 226 bin 334 idi. Bu yıl aynı dönemde yüzde 0,47’lik bir artış ile 227 bin 400 oldu. Yabancı sermaye ortaklı firmalarımız bu yıl 9 ayda 18 arttı ve toplamda 422’ye ulaştı. Yabancı sermaye oranı yüzde 49,89, yabancı sermaye tutarı ise 489 milyon 853 bin 980 TL oldu. Göreve geldiğimizde fuar organizasyonu 4-5 ile sınırlı idi; zamanla 3 katına kadar çıkardık. Tekstil, teknik tekstil, tekstil makineleri, otomotiv, gıda ve içecek, ambalaj, inşaat, mermer, dekorasyon ve medikal sağlık sektörlerinde dünyanın dört bir tarafındaki en önemli yurt dışı fuarlara, yıllık 600-700 arasında üyemizi yolluyoruz. Bugüne kadar Almanya, Dubai, Yunanistan, Rusya Federasyonu, İtalya, İngiltere, Fransa, İspanya, Belçika, Polonya ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi çok sayıda ülkeye gidildi. Beraberinde iş ve inceleme gezileri ile resmi temasların gerçekleştirildiği toplantılar da düzenlendi. Artık üyelerimiz bu tür organizasyonlarımıza yoğun ilgi gösteriyorlar, teşekkür ederiz" diye konuştu. DTO’nun projeleri, artarak son sürat devam ediyor Başkan Erdoğan, konuklarını, projelerindeki son durum hakkında da bilgilendirdi. Erdoğan, "Denizli Ticaret Odası olarak yürüttüğümüz tüm bu projeler, şehrimizin üretim altyapısını güçlendirmiş, eğitim ve istihdam alanında binlerce kişiye dokunmamızı sağlamıştır. Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen çalışmalarımız, Denizli’mizi yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da örnek gösterilen bir üretim ve dönüşüm merkezi haline getirmiştir. Daha güçlü bir Denizli için, hep beraber bilgiyle, iş birliğiyle ve yenilikçi bir zihniyetle çalışmaya devam edeceğiz. Bu sürecin, Denizli’nin 2026 yılı ve sonrasındaki kalkınma ajandasına yön verecek ortak bir akıl çalışması olacağına inanıyorum. Katkı koyan herkese teşekkür ediyorum. Bu sene, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından desteklenecek konuların ilk dördü, doğrudan son 5 yıldır üzerinde yoğun çalıştığımız teknik tekstil üretimi ile ilgili. Bu kapsamda, 6 üyemizin destek başvurusuna yardımcı olduk; her biri yaklaşık 100 milyon TL destek talebinde bulundu ve sonuçlanmasını bekliyorlar. Toplantımıza ve çalışmalarımıza katkılarınız ve değerlendirmeleriniz için hepinize teşekkür ederiz" dedi. DTO, YİK üyelerine, projelerin ayrıntılarını aktardılar Başkan Erdoğan’ın konuşmasının ardından, DTO Genel Sekreter Yardımcısı Tekstil Mühendisi Dr. Akay Gündoğan projelerinin içeriği hakkında teknik ekipleri tarafından hazırlanan bir sunumla, YİK üyelerini ayrıntılı bilgilendirdi. Ondan sonra da Mimar İbrahim Şenel DTO’nun yeni bina yapma çalışmalarındaki son durum ve projenin içeriği hakkında detaylı bilgi verdi. Yoğun fikir alışverişinin ve bilgilendirmenin olduğu toplantı, katılımcıların tamamıyla günün anısına çektirilen fotoğraf karesi ile de sona erdi.
28 Ekim 2025 Salı - 15:42
Mersin’de incir sezonu sona erdi, üreticisinin yüzü güldü
Mersin’in Mut ilçesinde hasadı tamamlanan incirin, sezona kilosu 250 lirayla başlayıp 150 lirayla kapatması üreticisinin yüzünü güldürdü. Mut ilçesinde üreticinin önemli gelir kaynaklarından olan beyaz Mut incirinin hasadı tamamlandı. Rengi, aroması, iriliği, tadı ve sevkiyata dayanıklılığı ile tercih edilen incir, bu yıl üreticisinin yüzünü güldürdü. Hasat başladığında kilogramı 250 lira olan incir, hasat süresince 150 liranın altına inmedi. Son ürünlerde kilogramı 150 TL’den satılan incir, üreticisini sevindirdi. İncir üreticisi Mehmet Yıldız, "Bu yıl incir üreticinin yüzünü güldürdü. Sadece iklimsel olarak rekoltede düşüklüğü var. O da bu yıla has bir şey oldu. Ama şu anda 250 lira ile başlayan fiyatlarımız 150 lirayla sezonu kapattı. Kuru incirimiz ise 700 ile 800 lira arası satılıyor" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 15:28
TSK, Altay Tankı’na kavuşuyor
Seri üretime geçen Altay Tankları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) teslim edilmeye başlanıyor.
28 Ekim 2025 Salı - 14:48
"Bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebiliriz"
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi, Alman-Türk İş Konseyi (DTWR) ve NRW Global Business Yatırım ve Kalkınma Ajansı iş birliğiyle Düsseldorf’ta düzenlenen Üst Düzey İş Adamları Yuvarlak Masa Toplantısı’na katıldı. Türkiye’nin üretim, yatırım ve güven vizyonunu dünyaya taşıdıklarını vurgulayan Yalçıntaş, "Almanya’daki varlığımız, OYAK’ın küresel büyüme stratejisinin en somut örneği" dedi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) Almanya’da düzenlediği üst düzey iş adamları yuvarlak masa toplantısına katılan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, temasları sırasında Almanya’daki OYAK iştiraklerinin faaliyetlerini değerlendirdi, şirketin gelecek perspektifiyle ilgili mesajlar verdi. Türk özel sektörünün dış dünyaya açılan penceresi DEİK’in programında, Türkiye’den ve Almanya’dan şirketlerin üst düzey yönetici ve temsilcileri Düsseldorf’ta buluştu. Almanya’nın 10’uncu Cumhurbaşkanı ve Alman-Türk İş Konseyi Onursal Başkanı Christian Wulff ile Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst’ün de katıldığı toplantıda iki ülke ekonomik ilişkileri ve potansiyeller ele alındı. Enerji, sürdürülebilirlik, dayanıklılık, tedarik zincirleri, teknoloji ve üretim başlıklarındaki fırsatlar değerlendirildi. Toplantılara katılan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş temaslarında, Almanya’da iki güçlü markayla faaliyet gösteren şirketin ülkede yatırımcı ve işletmeci olduğunu vurguladı. "Şirket olarak uzun vadeli ortaklıkların gücüne inanıyoruz" diyen Yalçıntaş, "Birlikte çalıştığımızda, bilgi, deneyim ve güveni birleştirdiğimizde bugünün zorluklarını yarının fırsatlarına dönüştürebileceğimize inanıyoruz" mesajı verdi. Geleceğe yönelik stratejiler değerlendirildi Almanya’daki temasları hakkında bilgi veren Yalçıntaş, "İştiraklerimizden ANKER Bank GmbH ve Almatis’e gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde yaptığımız kapsamlı görüşmeler, operasyonel süreçlerimizi yerinde değerlendirme ve geleceğe yönelik stratejik planlarımızı şekillendirme açısından önemli bir fırsat sundu" dedi. Şirket küresel rekabet gücünü artırma hedefleri doğrultusunda Almanya’daki yatırımlarının stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade eden Murat Yalçıntaş, "Almanya’daki varlığımız, OYAK’ın uluslararası büyüme vizyonunun en somut örneklerinden birini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde Almanya ve Avrupa pazarındaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. İştiraklerimizle gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, bu hedeflerimize istikrarlı ve kararlı biçimde ilerlememiz açısından kritik bir rol oynuyor" diye konuştu. Yapılan açıklamaya göre, 60 yılı aşan bankacılık tecrübesini modern dijital yetkinliklerle birleştiren Frankfurt merkezli OYAK ANKER Bank GmbH, 1,4 milyar euroluk aktif büyüklüğüyle Türkiye ve Almanya arasındaki ticaretin gelişmesine katkı sağlıyor. OYAK şirketlerinin Avrupa’daki büyümesine ivme kazandıran banka, BaFin ve Bundesbank denetiminde, tam lisanslı bir Alman bankası olarak hem bireysel hem de kurumsal müşterilerine güvenilir finansal çözümler sunuyor. Açıklamaya göre, 100 yılı aşkın birikimiyle; altı ülkede yedi üretim tesisi, altı dağıtım merkezi ve beş Ar-Ge laboratuvarıyla faaliyet gösteren Almatis, Ludwigshafen’deki üretim tesisiyle yüksek kaliteli alümina üretiminde dünya liderlerinden. Şirketin Ludwigshafen tesisi, Almanya’nın ileri seramik, kimya ve refrakter sanayilerinde stratejik bir role sahip.
28 Ekim 2025 Salı - 13:49
ATO Başkanı Baran: "Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor"
Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) Milli Katılım Organizasyonu’nu üstlendiği, körfez bölgesinin en önemli sağlık fuarlarından biri olan ’Küresel Sağlık Fuarı 2025’ standının açılış programı yapıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran, "Bugün yüksek kalitede sağlık hizmetini, teknoloji ve maliyet avantajıyla birleştirerek kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm bölgeye ve dünyaya sunuyoruz. Türkiye, dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı desteğiyle Milli Katılım Organizasyonu’nu üstlendiği, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirilen Küresel Sağlık Fuarı 2025’te (Global Health Exhibition 2025) yer alan standının açılış programı ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ile Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ve Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler’in katılımıyla yapıldı. Ankara Ticaret Odası, 27-30 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek fuarda, 21 firma katılımcı firma ile Türk sağlık sektörünün üretim gücünü, teknolojik yetkinliğini ve hizmet kalitesini sergileyerek dünyaya tanıtacak. "Türkiye artık küresel alanda önemli bir oyuncu durumunda" Türkiye’nin sağlık alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu ifade eden ATO Başkanı Baran, "Kamu-özel sektör iş birliğiyle kurulan modern şehir hastaneleri, dijital dönüşümle entegre akıllı sağlık sistemleri, hızla büyüyen tıbbi cihaz ve ilaç endüstrisi, deneyimli insan kaynağı, yüksek hizmet kalitesi ve sağlık turizmindeki başarılarıyla Türkiye, artık küresel alanda önemli bir oyuncu durumunda. Bugün yüksek kalitede sağlık hizmetini, teknoloji ve maliyet avantajıyla birleştirerek kendi vatandaşlarımızın yanı sıra, tüm bölgeye ve dünyaya sunuyoruz. Türkiye dünyada ilk 10 sağlık turizmi destinasyonu arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. "10 milyar dolarlık bir hedefimiz var" Suudi Arabistan’ın ’Vizyon 2030’ hedefleri doğrultusunda yürüttüğü reformlarla, bölgeyi geleceğin sağlık ekosistemlerinden biri haline getirmeyi hedeflediğini vurgulayan Baran, "Türk firmalarının Suudi Arabistan’ın bu hedefi doğrultusunda sağlık sektörünün modernizasyonu ve güçlendirilmesinde kilit rol oynayabileceğine inanıyoruz. Bu fuarın Suudi Arabistan’la ticari ilişkilerimizi geliştirme açısından da kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Suudi Arabistan ile yaklaşık 7 milyar dolarlık bir ticaretimiz söz konusu. 2025 yılı itibarıyla 10 milyar dolarlık bir hedefimiz var. Bunu gerçekleştirerek, çok daha yukarılara taşımayı hedefliyoruz" açıklamalarında bulundu. "Küresel Sağlık Fuarı 2025 yeni başarı hikayelerinin doğmasına vesile olacaktır" Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan da yaptığı konuşmada, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki dostluğun, sadece tarihi bağlarla değil ortak hedeflerle, karşılıklı güvenle ve geleceğe dönük güçlü iradeyle pekiştiğini belirterek, "Küresel Sağlık Fuarı 2025, hem firmalarımız hem de ülkelerimiz için kalıcı ortaklıkların ve yeni başarı hikayelerinin doğmasına vesile olacaktır" ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan’ın, gelişmiş altyapısı, stratejik konumu ve ev sahipliği yaptığı nitelikli etkinliklerle, iş dünyasının, yatırımcıların ve karar vericilerin bir araya geldiği güçlü bir çekim alanı oluşturduğunu ifade eden Gürcan, organizasyonun zengin içeriğiyle, yenilikçi sağlık teknolojilerinden yapay zeka destekli medikal çözümlere, soğuk zincir taşımacılığından dijital sağlık platformlarına kadar birçok yeniliği bir arada sunduğuna işaret etti. Gürcan, katılımcı profilinin fuarın yalnızca bir ticaret alanı değil, aynı zamanda bilgi paylaşımı ve ortak vizyon geliştirme platformu olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekledi. "Artık dünya küçük bir köy haline geldi" Küresel Sağlık Fuarı 2025’e 40’tan fazla Türk firmanın katıldığını aktaran Türkiye’nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler, "Eski Ankara Milletvekili olarak, Ankaralı olarak ATO’nun burada olmasından mutlu olduğumu, gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Katılan firmalarımıza başarılar diliyorum. Sağlık alanında, burayla çok güzel iş birlikleri yapılabilir, güzel fırsatlar var. Bunu inşallah firmalarımız, fuar döneminde yapacakları görüşmelerde elbette ki masaya yatıracaklar, değerlendirecekler. Artık dünya küçük bir köy haline geldi. ’Benim orada ne işim var’ değil, artık iş her yerde var. Herkes, her yerde yatırım yapıyor" dedi. Suudi Arabistan’ın, 2030 vizyonuyla, ülkeye yatırımcı çekmek için çok büyük gayret içinde olduğunu dile getiren İşler, bu doğrultuda ülkeye gelen yatırımlar olduğunu anlattı. Suudi Arabistan’dan başka yerlere giden yatırımlar olduğunu da ifade eden İşler, bu nedenle bu tür organizasyonların her bakımdan herkes için faydalı olduğunun altını çizdi. 21 firmaya plaket verildi Açılış programının ardından, fuara ATO standıyla katılım sağlayarak, Türk sağlık sektörünün üretim gücünü, teknolojik yetkinliğini ve hizmet kalitesini temsil eden 21 firmanın standı ziyaret edilerek, plaketleri takdim edildi. Programa, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz ve Ali İhsan Güçlü de katıldı. ATO, Küresel Sağlık Fuarı standı açılış programının ardından fuarda yer verdiği firmalarla, Suudi Arabistan’ın sağlık sektörü temsilcilerini bir gala programında bir araya getirdi. ATO Başkanı Baran’ın ev sahipliğinde ve Türk sermayeli bir restoranda gerçekleşen geceye, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ile Türk ve Suudi iş adamları katıldı. "Türkiye 1 trilyon 358 milyar dolarlık milli geliri ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi" Baran, burada yaptığı konuşmada ATO’nun milli katılım desteği ile Türkiye’den 21 firmayı getirdiği Küresel Sağlık Fuarı’nın ilk gününün başarıyla tamamlandığını belirterek, Türkiye’nin hızla büyüyen ekonomisiyle, üç kıtanın tam merkezindeki coğrafi konumuyla önemli bir ülke olduğuna aktaran Baran, "1 trilyon 358 milyar dolarlık milli geliri ile dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi, Satın Alma Gücü Paritesine göre de 12’nci sırada. 2024 yılı sonu itibarıyla 262 milyar dolar ihracat 344 milyar dolar ithalat olmak üzere 606 milyar dolarlık dış ticaret hacmi söz konusu" diye konuştu. "Türkiye, artık sağlıkta sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da güvenilir çözüm ortağı" Sağlık yatırımları, özel hastaneler, medikal AR-GE ve dijital sağlık hizmetleri gibi alanlarda, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında önemli sinerjiler oluşabileceğine inandıklarını söyleyen Baran, "ATO olarak, üyelerimizin bu pazarda kalıcı iş birlikleri kurmalarını desteklemeye devam edeceğiz. Amacımız, bu organizasyonu sadece bir fuar katılımı olmaktan çıkarıp, kalıcı uluslararası ticaret ve iş birliği platformuna dönüştürmek. Her yıl daha güçlü bir pavilyonla, daha fazla firma ve daha büyük başarılarla bu platformu büyütmek istiyoruz. Bugün burada, sizlerin dinamizmi, cesareti ve üretkenliği sayesinde bir kez daha görüyoruz ki, Türkiye, artık sağlıkta sadece kendi bölgesinin değil, dünyanın da güvenilir çözüm ortağı" diye konuştu. "Türkiye olarak biz de bu uluslararası iş birliği platformunda aktif bir rol üstleniyoruz" Ticaret Bakan Yardımcısı Gürcan ise, Küresel Sağlık Fuarı’nın, yalnızca bir fuar olmanın ötesinde sağlık, bilişim, lojistik ve inovasyon gibi birbirini tamamlayan sektörlerin kesişiminde yer alan, çok yönlü bir iş birliği platformu olduğunu belirterek, "Türkiye olarak biz de bu uluslararası iş birliği platformunda aktif bir rol üstleniyoruz. Güçlü organizasyon kapasitemiz, yenilikçi girişimcilerimiz ve gelişmiş hizmet altyapımızla küresel fuarcılıkta güvenilir ve aranan bir ortak konumundayız" açıklamalarında bulundu. Suudi Arabistan’da düzenlenen bu çok sektörlü etkinliğe, Türk firmalarının güçlü katılımının, ülkenin uluslararası pazarlardaki dinamizmini ve üretim kabiliyetini açık biçimde ortaya koyduğunun altını çizen Gürcan, etkinliğin Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki dostluk ve iş birliğini, daha da güçlendireceğine inandığını dile getirdi. "Bu vizyonumuz, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile büyük bir uyum içindedir" Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Furkan Karayaka ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve hükümetin vizyoner programı çerçevesinde Türkiye’nin, son 20 yılda sağlık sisteminin dönüşümünde, büyük bir başarı hikayesi yazdığını belirtti. Hastane altyapısına, dijital sağlık sistemlerine ve Ar-Ge kapasitesine yapılan stratejik yatırımlar sayesinde, bölgenin en kapsayıcı ve güçlü sağlık modellerinden birinin inşa edildiğini belirten Karayaka, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bugün Türkiye, dünya standartlarında hastaneleri, güçlü ilaç sanayii ve hızla büyüyen sağlık teknolojileri ekosistemiyle küresel sahnede öne çıkmaktadır. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan bir köprü olarak, yatırımcılara yenilikçi, ölçeklenebilir, güçlü bir zemin sunmaktayız. Bu vizyonumuz, Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonu ile büyük bir uyum içindedir. Her iki ülke de dijitalleşmeye, biyoteknolojiye ve insan kaynağına güçlü yatırımlar yapmakta, sağlıkta yeniliğin ancak iş birliğiyle büyüyebileceğini çok iyi bilmektedir."
28 Ekim 2025 Salı - 13:04
Eskişehir’de 6 kooperatif Birinci Derece Tarımsal Örgüt Belgesi almaya hak kazandı
Eskişehir’de faaliyet gösteren 6 kooperatif, gösterdikleri başarılarla Birinci Derece Tarımsal Örgüt Belgesi almaya hak kazandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "Tarımsal Amaçlı Örgütlerin Derecelendirilmesi" çalışması kapsamında 2025 yılı sonuçları açıklandı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, Eskişehir’de Birinci Derece Tarımsal Örgüt Belgesi almaya hak kazanan tarımsal örgütler; Beylikova İlçesi Gökçeayva Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Beylikova İlçesi Yeniyurt, Emircik, Yalınlı ve Aşağıiğdeağacı Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Beylikova İlçesi Beylikova İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Alpu İlçesi Alpu İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Alpu İlçesi Bozan Beldesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Tepebaşı İlçesi Kavacık Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak açıklandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder