Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Thani ile bir araya geldi
Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Schmidt’in görevinden ayrılacağı duyuruldu
Trump, Oval Ofis’teki etkinlik sırasında uyukladı
TFF’den A Milli Takım aday kadrosu haberlerine yalanlama
Aziz Yıldırım’dan birleşme manifestosu
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Belçikalı mevkidaşı ile görüştü
Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir"
EKONOMİ
Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur"
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:06:30
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42
Ülker, 2026 yılı ilk çeyrek finansallarını açıkladı
Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden Ülker Bisküvi, 2026 yılının ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile bitirdi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42
Besler, yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosunu KAP’a bildirdi
Türkiye’de, gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, 2025 yılındaki başarılı performansını 2026’ya taşıyarak, yılın ilk çeyrekteki konsolide cirosunu 9,4 milyar TL’ye yükseltti. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler’in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5’e yükseldi. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6’luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı 2026’nın ilk üç aylık döneminde, şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler’in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor Besler’in Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin liderlerinden olan markası SuperFresh, 2025’in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh’in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti. Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh’in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül "Döngüsel Bereket" modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu. "İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz" 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43
Muş’ta aromasıyla öne çıkan karpuzun ekimine başlandı
Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
10 Mayıs 2026 Pazar- 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:29
Adana’da erkenci kayısı hasadı başladı: Bahçede kilogramı 60-80 TL
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:56
Didim Belediyesi’nin doğal ürünleri vatandaşla buluşuyor
30 Ekim 2025 Perşembe - 14:23
Bodrum’da kruvaziyer turizmi devam ediyor
Muğla’nın Bodrum ilçesine gelen Silver Whisper isimli kruvaziyer, 340 yolcu getirdi. Bahamalar bayraklı 186 metre boyunda, 25 metre genişliğindeki Silver Whisper adlı yolcu gemisi, Rodos Limanı’ndan Bodrum’a geldi. Bodrum Gemi Yanaşma İskelesi’ne bağlanan gemide ağırlıklı olarak Amerikalı olmak üzere toplam 340 yolcu ile 290 personel bulunuyor. Gemi, akşam saatlerinde Yunanistan’ın Pire Limanı’na hareket edecek.
30 Ekim 2025 Perşembe - 14:20
Samsun’da işletmelere ’dara’ uyarısı: "Düşmeyenlere ağır ceza geliyor"
Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu "Tüm esnafımızın sonradan ambalajlayarak doğrudan satışa sundukları gıda ürünlerinde dara düşümlerinin yapılması hassasiyet göstermeleri gerekiyor. Haksız fiyatlandırmalarda bulunan işletmelere ağır idari yaptırımlar uygulanacak" dedi. Açıkta satılan ürünlerde daranın düşülmemesi nedeniyle işletmeleri uyaran Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, "Samsun Ticaret İl Müdürlüğü olarak tüketicilerimizin ekonomik çıkarlarını korumak ve piyasalarda fiyat şeffaflığını artırmak amacıyla ilimiz genelinde birçok sektörde yürüttüğümüz yaygın-yoğun denetimlerimizi düzenli olarak sürdürmekteyiz. Bakanlığımız tarafından Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler, 11 Ekim 2025 tarih ve 33044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda yapılan düzenleme ile açıkta satılan ürünlerde dara miktarını düşme zorunluluğu getirilmiştir. Yönetmeliğin; Tanımlar Başlıklı 4.Maddesinin ’o’ bendinde ’(Ek: RG-11/10/2025-33044) Dara: Açık halde satılan malın birlikte tartıldığı plastik poşet, streç film ve kese kâğıdı gibi malın birim fiyatını etkilemeyecek nitelikteki ambalajlar hariç olmak üzere malın birlikte tartıldığı kabın ağırlığını’ ifade eder hükmüne, etiket, tarife ve fiyat listelerinin biçim ve kapsamı başlıklı 9.maddesinin 2. fıkrasında ’(Ek: RG-11/10/2025-33044) Açık halde satılan ürünlerin net miktarı belirlenirken daranın düşürülmesi zorunludur’ düzenlemesine yer verilmiştir. Yine; Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nin; ’Tanımlar’ başlıklı 4/r maddesinde de ’Net Miktar: Ambalajlı gıdanın, ambalaj malzemesi ve gıda ile birlikte ambalajlanan diğer malzemeler hariç miktarını’ şeklinde olacağı belirtilmiştir. İşletmelerimiz tarafından açıkta ve tüketici huzurunda tartılarak satılan ürünlerde; malın içinde bulunduğu kap veya ambalajın ağırlığı (darası) artık zorunlu olarak düşülerek, ürünler net miktarı üzerinden satışa sunulacaktır. Bu sayede tüketicilerimiz yalnızca satın aldıkları ürünün ağırlığı kadar ödeme yapacak; haksız fiyatlandırmanın da önüne geçilerek adil ticaret ilkesi güçlendirilmiş olacaktır" diye konuştu. Esnafa uyarı Turpçu, esnafın sonradan ambalajlayarak doğrudan satışa sundukları gıda ürünlerinde dara düşümlerinin yapılması hassasiyet göstermelerini, aksi taktirde yapılan kontrol ve denetimlerde dara düşümlerini yapmayarak haksız fiyatlandırmalarda bulunan işletmelere Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin; "Aldatıcı Eylemler" başlıklı 29/2-c maddesi "Bir mal veya hizmetin fiyatı, fiyatının hesaplanma yöntemi, ödeme şartları ya da belirli bir fiyat avantajı," hükmü ve Fiyat Etiket Yönetmeliği kapsamında ağır idari yaptırımlar uygulanacağını ifade etti.
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:51
ATB Başkanı Ali Çandır: "Nar üretimi beklentinin yüzde 25 altında, ancak kalite ve ihracat açısından başarılıdır"
Antalya Ticaret Borsası Ekim Ayı Meclis Toplantısında tarım, ülke ve kent ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, "Nar üretimi beklentinin yüzde 25 altında, ancak kalite ve ihracat açısından başarılıdır" dedi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ekim Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Meclis Salonu’nda yapıldı. Başkan Çandır konuşmasına 29 Ekim Cumhuriyet’in kuruluşunun 102. yıldönümünü kutlayarak başladı. Çandır, "Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde kurulan Cumhuriyet, emeğin, üretimin ve alın terinin en yüce değer kabul edildiği bir yaşam biçimidir. Bu topraklarda üreten çiftçimiz, ürününe değer katan tüccarımız ve ihracatla ülkemizin refahına katkı sunan girişimcimiz, Cumhuriyet ekonomisinin temel gücüdür. Antalya Ticaret Borsası olarak üretimden ticarete uzanan zincirin her halkasında sürdürülebilirliği güçlendirmeyi, emeği yüceltmeyi ve adil bir ekonomik düzeni desteklemeyi görev biliyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da aynı inanç ve kararlılıkla çalışarak, üretimle, ticaretle ve alın teriyle büyüyen bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm silah arkadaşlarını, şehit ve gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyor, Cumhuriyetimizin 102. yılını kutluyorum" diye konuştu. "Ticarette zorlu dönem" Dünya ticaretinin zorlu bir dönemden geçtiğini kaydeden Ali Çandır, "Son 25 yılda günlük popülist siyasetin ticarete bu kadar hakim olduğu dönem az sayıda olmuştur. Dünyanın gelişmiş ülke politikacılarının kurup kurallarını belirlediği Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumların işleyişi, tamamen keyfi şekilde, tersine çevrilmektedir. Bunu yapanlar da kuralları koyan ülkeler olunca arada bizim gibi ülkeler ticarette ciddi boyutta zorlanmaktadır" dedi. "Döviz kuru rekabeti geriletti" Son beş yıldır yurtiçi maliyetlerin döviz fiyatlarından en az iki kat hızlı arttığına dikkat çeken Çandır, bunun ihracatta fiyat rekabetinde gerilemeye ve pazarda tutunma zorluklarına neden olduğunu kaydetti. Eylül ayı verilerinin bu tabloyu açık biçimde gösterdiğini söyleyen Çandır, "Türkiye ihracatı aylık yüzde 2,8, yıllık yüzde 4,7 artarken, Antalya ihracatı aylık yüzde 8,6, yıllık yüzde 3,5 azalmıştır. Tarım ihracatı ülke genelinde aylık yüzde 0,9, yıllık yüzde 0,1 azalırken, Antalya’da aylık yüzde 15,7, yıllık yüzde 0,5 düşmüştür. Yaş meyve-sebze ihracatı ise ülkemizde aylık yüzde 10,2, yıllık yüzde 7,2, Antalya’da ise aylık yüzde 27,8, yıllık yüzde 2,5 oranında azalmıştır. Bu veriler, ihracatı standarda dayalı ürünlerle yapılan kentimizin, ülke ortalamasının dahi gerisine düştüğünü göstermektedir. İhracattaki bu düşüşün iki temel nedeni vardır; yurtiçi maliyet artışları ile döviz kuru arasındaki dengesizlik ve küresel piyasalarda artan keyfi korumacılık uygulamaları. İthalatımız ise bunun tam tersi konumundadır ve kontrolsüz bir şekilde artmaktadır" ifadelerini kullandı. "Dünya ticareti daralıyor" 2022 yılındaki 32 trilyon dolarlık dünya ticaret hacmi rekor olarak tarihe geçerken 2025 yılında bu rakamın 25 trilyon dolar civarında beklendiğini kaydeden Çandır, "Keyfi tarifelerin ve aşırı korumacılığın dünya ticaretinde oluşturduğu tahribatın en hafif boyutu olan bu durumun sürdürülebilirliği bulunmamaktadır. 2000’li yılların ilk 20 yılında hakim olan küreselleşme ve nispi ticaret serbestlikleri en çok gelişmekte olan ülkelere yaramıştı. Öyle ki, dünya ekonomisinde Kuzey Atlantik Paktı ağırlıklı yapı yerini Pasifik Paktı bir yapıya bırakmaya başlamıştı. Bu dönemden en çok yararlanan ekonomiler başta Çin olmak üzere Hindistan, Singapur, Vietnam, Endonezya ve Malezya gibi ülkeler olurken biz benzer bir hamleyi gösteremedik. Şimdilerde görünen odur ki, belirli bir dönem dünya; daha az ve daha zorlu ticaret ile ülke içi ağırlıklı büyüme stratejilerine dönmüş durumdadır. Ülkemiz ve kentimiz ekonomisini bu dönüşün oluşturacağı kolaycı ithalat dalgasından korumak için akılcı politikalar üretmek zorundayız" diye konuştu. "Ekonomide düşük performans" Antalya’nın 2025 yılı Eylül itibarıyla ekonomide ülke ortalamasının altında bir performans gösterdiğini belirten Çandır, "Kurulan şirket sayısı Türkiye’de yüzde 4,7, kentimizde yüzde 16,6 azalmıştır. Protestolu senet tutarı ülkemizde yüzde 54, Antalya’da yüzde 104 artmıştır. Karşılıksız çek tutarı ülkemizde yüzde 28, kentimizde yüzde 16 artmıştır. Çekle işlem hacmi ülkemizde yüzde 10 artarken, Antalya’da yüzde 7 azalmıştır. Kredi kullanımı ülkemizde yüzde 42, kentimizde yüzde 50 artmıştır. Ticari kredilerde artış ülkemizde yüzde 35, kentimizde yüzde 61, tarımsal kredilerde ise ülkemizde yüzde 51, kentimizde yüzde 54 olmuştur" dedi. "Ekim yoğun geçti" Antalya Ticaret Borsası olarak Ekim ayında yoğun bir tempoyla çalıştıklarını söyleyen Çandır, "Coğrafi işaretlerden enerji verimliliğine, Berry Forum’dan kesme çiçek analiz toplantısına kadar birçok etkinlikte mevcut durumumuzu ve geleceğimizi değerlendirdik. Coğrafi işaretli ürünler, ülkemiz için önemli bir fırsattır. Üreticilerin tescile uygun üretim yapması, etkin denetim mekanizmaları ve üretici bilincinin güçlenmesiyle bu alanda kısa sürede güçlü bir pazar oluşturabiliriz. Berry sektörü hızla büyümektedir. Çilek, maviyemiş, ahududu ve böğürtlen gibi ürünlerde Avrupa, Orta Doğu ve Körfez ülkeleri önemli pazarlar sunmaktadır. Enerji verimliliği artık yalnızca enerji üretimi değil, enerjiyi ölçmek, izlemek, azaltmak ve geri kazanmak anlamına gelen bir yönetim anlayışıdır. Kesme çiçek sektöründe ise artan maliyetler, ihracat pazarlarında yaşanan sıkıntılar, finansmana ve araziye erişimdeki zorluklar gündeme gelmiştir" ifadelerini kullandı. "Tarım liseleri nitelikli insan kaynağı oluşturacak" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan "Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü" ile tarım sektöründeki nitelikli insan kaynağı açığının kapatılmasının hedeflendiğini anlatan Çandır, "Bu kapsamda, tarım alanında eğitim veren 30 meslek lisesi, bulundukları illerdeki ticaret borsalarıyla eşleştirilecektir. Böylece öğrenciler teorik bilginin yanında uygulamalı üretim deneyimi kazanacaktır. Bu önemli çalışmaya öncülük eden TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Milli Eğitim Bakanımız Yusuf Tekin’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Antalya olarak biz de bu çalışmaya katkı vereceğiz. Gençlerimizin üretime katıldığı, bilgiyi pratiğe dönüştürdüğü bir eğitim modelini yerleştirmeyi amaçlıyoruz" şeklinde konuştu. "Narda yüzde 25 rekolte kaybı" Antalya’da nar, elma, armut, zeytin, yaş sebze ve kesme çiçekte üretimin devam ettiğini belirten Çandır, "Nar üretimi beklentinin yüzde 25 altında, ancak kalite ve ihracat açısından başarılıdır. Armut ve elmada don nedeniyle rekolte yüzde 60 düşmüştür. Zeytinde rekolte beklentinin üçte biri oranında düşük olup 55 bin ton zeytin, 8 bin ton zeytinyağı tahmini yapılmaktadır. Tüm üreticilerimize ve üyelerimize bereketli bir üretim sezonu diliyorum" dedi. Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:43
Hepsiburada, ’Efsane Kasım’da hanelere 10 milyar TL tasarruf sağlamayı hedefliyor
Hepsiburada, bu yıl Efsane Kasım’ın 10’un yılını kutluyor. E-ticaret platformunun gerçekleştirdiği Efsane Kasım Araştırması, tüketicilerin yüzde 90’ının bu dönemde alışveriş yapmayı planladığını ortaya koyuyor. Platform, bu yıl 600 milyon ziyaret ve 50 milyonun üzerinde ürün siparişi ve indirimlerle 10 milyar TL’lik hane tasarrufu hedefliyor. E-ticaret platformu Hepsiburada, e-ticaretin en yoğun ayı olan Kasım ayı öncesi, müşterilerin indirimlere olan yaklaşımlarını ve Kasım ayındaki alışveriş planlarını içeren araştırmanın sonuçlarını paylaştı. 18-55 yaş aralığında, 2 bin 228 kişi ile online olarak yapılan araştırma, tüketicilerin Kasım indirim dönemlerine yönelik yaklaşımlarını ve alışveriş planlarını ortaya koyuyor. Efsane Kasım’ın 10 yılına özel kampanyalarını, araştırma sonuçlarının ve 10 yıllık deneyimi ışığında kurgulayan e-ticaret platformu, ‘Peşin Fiyatına 10 Taksit’ imkanıyla müşterilerin alım gücünü desteklerken "Daha Ucuzunu Bulursan Farkı İade" ile en uygun fiyat garantisi verdiğini duyurdu. "Türk kültürüne uygun planlı alışveriş dönemi" 25 yıl önce Türkiye’yi e-ticaretle tanıştıran marka olarak bugün Efsane Kasım’ın 10’uncu yılını kutladıklarını söyleyen Hepsiburada CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin, "Hepsiburada hikayesi ile birlikte Türkiye’nin dijital ekonomisinin de en güçlü hikayelerinden birini yazdık. Efsane Kasım bu hikayenin en heyecan verici sayfalarından biri. Bu zamana kadar milyonlarca siparişin, markanın ve hikayenin bir parçası olduk. 2016’da Türkiye’ye kazandırdığımız bu dönemi ‘kara cuma’ anlayışından çıkarıp kültürümüze uygun, planlı, sabırlı ve tasarruf odaklı bir döneme dönüştürdük. Artık Efsane Kasım, sadece bir indirim dönemi değil; ihtiyaçların giderildiği, planlı bir finansal stratejinin uygulandığı bir alışveriş dönemi haline geldi" dedi. "Efsane Kasım herkesin kazandığı bir model" Gökçetekin, Efsane Kasım’ın yıllar içinde Türkiye’nin alışveriş kültürünü dönüştürdüğünü belirterek şöyle devam etti: "Platform olarak Efsane Kasım’ı herkesin kazandığı bir dönem haline getirdik. Tüketici kazansın, üretici kazansın, Türkiye kazansın istedik. Bu yıl da 4 milyon kupon ve sepet indirimleriyle, 50 milyondan fazla ürünün sipariş edilmesini, 600 milyondan fazla ziyaretin gerçekleşmesini, hane bütçelerine de 10 milyar TL’lik tasarrufun yansımasını bekliyoruz. Aynı zamanda 3,5 milyon Premium müşterimize Efsane Kasım’da daha fazla fayda sağlayacağız. 5 bin 500 kuryemiz, 6 bin 500 araçlık filomuz, 100 bini aşkın iş ortağımız, 280 milyon ürün çeşidimiz ve 30’dan fazla kategorimizle Türkiye’nin dört bir yanındaki iş ortaklarımızı müşterilerimizle buluşturmak için hazırız." Gökçetekin, Efsane Kasım’ın Türkiye’de yalnızca tüketiciler için değil, aynı zamanda KOBİ’ler ve girişimciler için de büyük bir fırsat dönemi olduğuna dikkat çekerken, "Hepsiburada ekosisteminin kalbinde KOBİ’ler, kadın girişimciler, kooperatifler ve yerel üreticiler var. Her biri Türkiye’nin dört bir yanında büyüyen dijital ekonominin kahramanları. Efsane Kasım’ın 10. yılında onların başarısını daha da büyütmek için yanlarındayız" dedi. "Artık Efsane Kasım, alışveriş değil tasarruf dönemi" Araştırmanın bulguları hakkında değerlendirmede bulunan Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Ender Özgün ise, "10 yıl önce Efsane Kasım’ı Türkiye’ye getirdiğimizde sadece indirim dönemi bitti demiştik. Çünkü biz Kasım’ı, planlı alışverişin ve finansal farkındalığın ayına dönüştürmeyi hedefledik. Bugün geldiğimiz noktada Efsane Kasım, geçici bir kampanya değil; kalıcı bir alışveriş refleksi, hatta tasarruf dönemi haline geldi. Türk kültüründeki tasarruf ve planlama anlayışını dijital dünyaya taşıdık. Artık müşteriler duygusal değil, analitik alışveriş yapıyor. Ekim’de sepete ekliyor, Kasım’da fırsatı bekliyor. Biz bu davranışı ‘Kasım sabrı’ olarak tanımlıyoruz" diye konuştu. "Tüketicilerin yüzde 90’ı Kasım ayında alışveriş yapmayı planlıyor" E-ticaret platformunun gerçekleştirdiği Efsane Kasım 2025 Araştırması sonuçlarına göre tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında önemli bir değişim yaşandığını ifade eden Ender Özgün, şöyle devam etti: "Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 90’ı Kasım ayında alışveriş yapmayı planlıyor, yüzde 75’i indirim görünce beklemeden alışveriş yaptığını, yüzde 55’i sık kullandığı ürünleri stokladığını, yüzde 45’i ise Kasım dönemini yüksek fiyatlı ürünleri almak için değerlendirdiğini ifade ediyor. "Tüketiciye finansal rahatlık ve güven sunuyoruz" Tüketicilerin alışveriş tercihinde ödeme kolaylıkları ve vade seçenekleri de öne çıkıyor. Ender Özgün, "Efsane Kasım’ın 10’uncu yılına özel sunduğumuz "Peşin Fiyatına 10 Taksit" imkanı müşterilerimizin alım güçlerini destekliyor. Ayrıca bu yıl da Efsane Kasım’da ‘Gerçek İndirim’ platformumuzda demeye devam ediyoruz. "Daha Ucuzunu Bulursan Farkı İade" garantisiyle de müşterilerimiz, Hepsiburada satıcılı ve kampanya işaretli bir ürünün farklı bir pazaryerinde daha uygun fiyata satıldığını belgelemeleri durumunda aradaki fiyat farkını sipariş tarihinden itibaren 30 gün içinde Hepsipara veya nakit olarak iade alabiliyor" dedi. "Elektronikten temel tüketime kadar her şey e-ticaret’ten alınıyor" Özgün, "Tüketiciler artık 5-6 farklı kategoriden ürün alıyor; elektronikten modaya, temel tüketimde kozmetiğe kadar her alışveriş planlı bir yatırım gibi yapılıyor. Her yıl yeni bir rekora imza attığımız Efsane Kasım döneminde bu yıl; 120 bin cep telefonu, 80 bin laptop, 80 bin robot süpürge, 500 bin cilt bakımı ürünü, 1 milyon çocuk kitabı, 450 bin sweatshirt, 200 bin ayakkabı, 100 bin tencere ve 80 otomobil satışı bekliyoruz" dedi. Efsane Kasım "Efsane Premium Günleri" ile başladı Yapılan açıklamaya göre, Efsane Kasım’ın 10’uncu yılında ilk kampanya 31 Ekim - 4 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan Efsane Premium Günleri oldu. Premium üyeleri bu dönemde özel fiyatlar, ücretsiz kargo, Hepsipara kazanımı ve "Peşin Fiyatına 10 Taksit" gibi ayrıcalıklardan yararlanabilecek. E-ticaret platformu ayrıca "Daha Ucuzunu Bulursan Farkı İade" imkanıyla Kasım ayı boyunca kullanıcılarını milyonlarca üründe gerçek indirimlerle buluşturuyor.
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:39
Düzce’den 928 tona yakın kedi köpek maması ihraç edildi
DÜZCE (İHA) – Düzce’den yedi ayda 927.495 ton kedi ve köpek maması ihracatı yapıldığı açıklandı. Düzce’de ihracat kalemleri arasına fındık, orman ürünleri ve gıda maddelerinin yanı sıra bu yıl ilk kez kedi ve köpek maması da eklendi. Düzce Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün açıkladığı verilere göre, dünyanın dört bir yanına mart ayında 77 ton, nisan ayında 87 ton, mayıs ayında 229,2 ton, haziran ayında 27,1 ton, temmuz ayında 189,3 ton, ağustos ayında da 171,250 ton, Eylül ayında 153.645 kilo olmak üzere toplam 927,495 ton kedi ve köpek maması ihraç edildi. Düzce’de ihracat kalemleri her geçen yıl artıyor.
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:19
Düzce’den 11 bin 596,5 ton orman ürünü ihraç edildi
DÜZCE(İHA) – Düzce’nin orman ürünleri üretiminin arttırılması için çalışmaları sürürken dokuz ayda 11 bin 596,5 ton orman ürünü ihracatı gerçekleşti. Orman ürünleri alanında önemli bir yere sahip olan Düzce’den ocak ayında bin 133 ton, şubat ayında 4 bin 68 ton, mart ayında 980 ton, nisan ayında 991 ton, mayıs ayında 927,5 ton, haziran ayında 750 ton, temmuz ayında 113 ton, ağustos ayında bin 5 ton ve eylül ayında bin 629 ton olmak üzere yılın sekiz ayında toplam 9 bin 967,5 ton orman ürünün ihracatı yapıldı. Yüzde 55’nin orman alanı olduğu Düzce’de kurulması planlanan Mobilya Kent ile birlikte orman ürünleri alanında daha fazla ihracat ile gücünü de arttırmış olacak. Düzce’de geçen yılda toplam 13 bin 578 ton orman ürünü ihraç edilmişti.
30 Ekim 2025 Perşembe - 13:01
Yaz sıcakları palamudu vurdu, yerini hamsi aldı
Yaz mevsiminde yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle deniz suyunun ısınması palamut popülasyonunu olumsuz etkiledi. Balıkçı tezgahlarında palamudun yerini bu sezon hamsi aldı. Geçen yıl bol olan ancak bu sezon sıcaklar nedeniyle havyar yapmadığı için tezgahlarda bulunamayan palamudun aksine, hamsi bolluğu yaşanıyor. Bollukla birlikte hamsinin kilogram fiyatı tezgahlarda 100 TL’den alıcı buluyor. "Hamsi bolluğu var" Düzce’de 28 yıldır balıkçılık yapan Ali Tanrıverdi, sezonda hamsi bolluğu yaşandığını belirterek, "Hareket var. Vatandaşlar bol bol hamsi yiyebilir. Fiyatlar da şu anda çok güzel. Hamsi 100 TL, mezgit 250 TL’den alıcı buluyor. Fiyatlar güzel ama palamut yok" dedi. Palamudun olmamasının sebebini sıcaklara bağlayan Tanrıverdi, "Palamut yok. Palamut bu sene az geldi. Sıcaklardan dolayı havyar yapmadı, onun için bu sene yok" diye konuştu. "Balık fiyatları bundan daha aşağıya düşmez" Hamsi fiyatlarının mevcut seviyelerde devam etmesini beklediklerini dile getiren Tanrıverdi, şunları söyledi: "Zaten çok olacağından umudumuz var. Havaların pek etkisi olmaz. Yağışlı havalarda hamsi daha çok gider. Hamsi dışında barbun, lüfer, mezgit ve istavritte bol miktarda var. Fiyatları ise lüfer tanesi 500 TL, barbun boyuna göre 250 TL’den 400 TL’ye kadar satılıyor. Balık fiyatları bundan daha aşağıya düşmez." Balık tezgahlarında hamsinin yanı sıra istavrit, levrek ve barbun gibi çeşitler de balıkseverlere alternatif olarak sunuluyor.
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:58
Kocasinan Belediyesi Agrega Üretim Tesisi’nde 1 milyon ton üretim yaptı
Kayseri’de Kocasinan Belediyesi Agrega Üretim Tesisi’nde 1 milyonuncu ton agreganın üretimini gerçekleştirdi. Başkan Ahmet Çolakbayrakdar, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, tesisi sayesinde Kayseri’de tek, Türkiye’de sayılı belediye olduklarının altını çizerek, iki yılda tesiste üretilen 1 milyon ton agregayla 80 milyon TL tasarruf sağladıklarını, böylelikle tesisin hem amorti edildiğini hem de yüzde yüz kâr elde ettiklerini söyledi. Kocasinan Belediyesi’nin Gürpınar Mahallesi’ndeki Agrega Üretim Tesisi’nde düzenlenen programa; Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın yanı sıra Kayseri Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ, AK Parti Kocasinan İlçe Başkanı Selçuk Melekoğlu ve ilçe teşkilatı, basın mensupları ile meclis üyeleri katıldı. Kocasinan’ın ikinci fabrikası olarak adlandırdığı üretim tesisinin ilçenin geleceğine yönelik büyük bir yatırım ve kazanç olduğunu vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, "Agrega Üretim Tesisi’nde 1 milyon ton üretimin gururunu yaşıyoruz. Agrega Üretim Tesisi’nde 1 milyon ton agreganın üretiminin gururunu paylaşmak için buradayız. Bu gururu tüm Kayserili hemşehrilerimizle paylaşıyoruz. Kısa bir zaman diliminde 1 milyon ton agrega üretmek kolay bir iş değildir. Dağdan çıkan malzemeyi işleyerek yaklaşık 40 bin araç dolusu agregayı Kocasinan’ın dört bir yanına ulaştırdık. Burada, çevreci ve dünya standartlarındaki tesisimizde kırılan mıcır; asfaltla birleştiğinde adeta altın değerinde bir malzeme hâline geliyor. Kaliteli "kalker" cinsindeki taş, kırılıp ayrıştırıldıktan sonra asfalt plentinde bitümle birleştirildiğinde, yolları yapanlar için son derece kıymetli bir malzeme ortaya çıkıyor. Yolların uzun ömürlü olabilmesi için bu malzeme çok değerlidir. Kocasinan Belediyesi olarak profesyonel bir ekiple bu işi yürütüyoruz. Böyle bir tesis, kamu kurumları arasında yalnızca Kocasinan Belediyesi’nde bulunmaktadır. Tesisin tamamı, yüzde yüz belediyemizin öz sermayesiyle kurulmuştur. İki yılı aşkın süredir hizmet veren tesisimiz, tamamen kendi kaynaklarımızla hayata geçirilmiştir. Bu sayede 80 milyon TL tasarruf sağladık. Ürettiğimiz 1 milyon ton agrega sayesinde hem bu tesisin maliyetini amorti ettik hem de yüzde yüz kâr elde ettik. Elbette bu başarı, ciddi bir emek, maddi ve manevi gayret gerektiren bir iştir. Hemşehrilerimizin hakkını ve hukukunu korumak adına da elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Kocasinan, kaynak üreten ve yatırıma dönüştüren belediye modeli Belediyenin "Altın Tozu" olarak nitelediği Agrega Üretim Tesisi sayesinde Türkiye’de sayılı belediye olduklarına dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, "Göreve başladığımız dönemde vatandaşlarımızın bizden en çok talep ettiği hizmetler; yol yapımı, çevre düzenlemeleri ve asfalt çalışmalarıydı. Allah’a şükürler olsun, bugün tüm mahallelerimizde asfaltı, yolları ve çevre düzenlemelerini yeniledik. Sadece mevcut yolları yenilemeyle kalmadık, yeni yollar ve bulvarlar yaptık. Yolları altyapısıyla birlikte tamamen yeni yollar inşa ettik. Bu süreçte altyapı kuruluşlarımıza da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kaliteli malzemeyle uzun yıllar dayanacak yollar yaptık. Yoğun trafik alanlarında zaman zaman bakım gerekebilir; ancak yeni bulvarlar, caddeler ve sokaklar açarak şehrimizin ulaşımını kolaylaştırdık. Kayseri’de yaşayan vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak her çalışmaya omuz verdik ve vermeye devam ediyoruz. Kocasinan Belediyesi olarak hem agregayı hem de asfaltı kendi tesisimizde üreterek, ulaşım akslarını genişletecek ve trafik akışını kolaylaştıracak projelere imza atıyoruz. Özellikle şehrin giriş ve çıkış noktalarında trafik yükünü azaltacak yeni yollar yaptık. Bizim için önemli olan; geleceğe miras bırakabileceğimiz, kalıcı ve güçlü bulvarlar kazandırmaktır. Bu süreçte emeği geçen tüm belediye başkanlarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Kocasinan büyüyor, gelişiyor ve şehrin geleceği Kocasinan’da şekilleniyor. Bu doğrultuda imar, kentsel dönüşüm, altyapı ve diğer teknik projeleri üretmeye devam edeceğiz. Her türlü teknik imkâna sahibiz. Rabbim, güzel günlerde kazasız belasız işler yapmayı nasip etsin. Tüm emeği geçen ekip arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu. Başkan Çolakbayrakdar, "Güçlü ve Büyük Kocasinan" için her alanda yatırım yapmaya ve hizmet üretmeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi. Başkan Çolakbayrakdar, konuşmasının ardından basın mensuplarını 214 bin metrekare alan üzerine kurulu, Kayseri’de kamuya ait en yüksek kapasiteye sahip asfalt plentiyle gezdirmesiyle program sona erdi. Öte yandan Kocasinan Belediyesi tarafından dünya standartlarına uygun, çevreye duyarlı ve yüzde yüz yerli üretim olan 200 bin metrekare alana sahip, Kayseri’de tek, Türkiye’ye model olan Agrega Üretim Tesisi üretimiyle dikkat çekiyor. Kocasinan’ın rezerv olarak en az 20 yıllık yol yatırım ihtiyacını karşılayacak olan tesis, saatte 250 tonluk kapasiteyle daha hızlı, daha ekonomik ve daha kaliteli üretim imkânı sunuyor. Dünya standartlarında kaliteli asfalt üretimi için her gün numune alıp kendi laboratuvarda analiz yapan Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından kurulan konkasör ile teknik yönden kaliteli asfalt üretimi için gerekli kaliteli kalker sınıfı agrega ile yol yapımı için gerekli alttemel, temel ve çeşitli ebatlarda asfalt mıcırı üretimi gerçekleştiriliyor. Tesis sayesinde iki yılda üretilen 1 milyon ton mıcır malzemesiyle 80 milyon TL eşdeğer maliyet ekonomiye kazandıran Kocasinan Belediyesi, hem tesisin maliyetini çıkardı hem de büyük bir tasarruf sağladı.
30 Ekim 2025 Perşembe - 12:18
Petrol Ofisi’nden Samandıra’ya iki stratejik istasyon yatırımı
Petrol Ofisi Grubu, Anadolu Otoyolu güzergâhındaki stratejik önemiyle öne çıkan ve İstanbul’un hızla gelişen bölgelerinden biri olan Samandıra’da açtığı iki akaryakıt istasyonuyla, istasyon yatırımı faaliyetlerini sürdürüyor. Modern mimarisi, altyapısı ve hizmet kalitesiyle öne çıkan Petrol Ofisi Samandıra Güney ve Kuzey istasyonlarına yılda yaklaşık 2,5 milyon araç girişi bekleniyor. Türkiye akaryakıt pazarının önde gelen firmalarından Petrol Ofisi Grubu, İstanbul’un en yoğun bölgelerinden Samandıra’da, Anadolu Otoyolu üzerine inşa ettiği iki istasyonuyla hizmet ağını genişletti. Stratejik konumları ve yüksek hizmet kapasiteleriyle sürücülerin tüm ihtiyaçlarını karşılamayı hedefleyen bu istasyonların açılışı Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, Petrol Ofisi Grubu Perakende Direktörü Ömür Gebeş ve Mirkelam Dinlenme Tesisleri Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Mirkelam’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Petrol Ofisi Grubu Perakende Direktörü Ömür Gebeş, "Petrol Ofisi Grubu olarak yaklaşık 2 bin 700 istasyonla Türkiye’nin en geniş akaryakıt dağıtımcısı konumundayız. Yatırımlarımızı da bu bilinçle planlıyor, artık birer perakende noktası haline gelen istasyonlarımızdaki hizmet zincirini müşterilerimizin yolculuk deneyiminin bir parçası olarak tasarlıyoruz. Hedefimiz, her temas noktasında hız, kalite ve güveni bir arada sunan bir hizmet ekosistemi oluşturmak. Anadolu Otoyolu gibi ülke karayolu trafiğinin en stratejik güzergâhlarından birinde açtığımız yeni istasyonlarımız da bu yaklaşımımızın bir yansıması. Yılda 180 milyonu aşkın taşıtın kullandığı İstanbul-Ankara güzergâhında konumlanan yeni istasyonlarımızla sektörde perakende alanındaki liderliğimizi perçinlemenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Yoğun araç trafiği ve artan müşteri talepleri göz önünde bulundurularak inşa edilen iki istasyon, akaryakıt ve madeni yağ satışlarının yanı sıra perakende hizmetleriyle de dikkat çekiyor. İstasyonlar, bir yakıt ikmal noktası olmasının yanı sıra sürücüler için mola ve yenilenme alanı olarak tasarlandı. Tesislerde yer alan Market Plus’lar; ürün çeşitliliği, iç mekân düzeni ve ikram seçenekleriyle sürücülere konforlu bir alışveriş ve dinlenme deneyimi sunuyor. Anadolu Otoyolu üzerinde seyahat eden sürücüler için tasarlanan Petrol Ofisi Samandıra Güney ve Kuzey istasyonlarına yılda yaklaşık 2,5 milyon araç girişi hedefleniyor.
30 Ekim 2025 Perşembe - 11:41
Bakan Bayraktar: "Akkuyu Nükleer Güç Santrali, enerji çeşitliliği yolculuğumuzda dönüm noktası olacak"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Rusya ile birlikte yürütülen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesi 2026’da devreye alınacak. Akkuyu’nun ilk ünitesinde 2026’da elektrik üretimi yapılması hedefleniyor. Bu proje, enerji çeşitliliği yolculuğumuzda tarihi bir dönüm noktası olacak" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İstanbul’da düzenlenen 18’inci Verona Avrasya Ekonomi Forumu’na katıldı. Bakan Bayraktar forumda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin enerji vizyonunu anlattı. Küresel ekonominin büyük bir belirsizlik ve dönüşüm sürecinden geçtiği bir dönemde forumun önemine dikkat çeken Bayraktar, Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde "esnek, ileriye dönük ve çeşitlendirilmiş bir stratejiyle" hareket ettiğini belirtti. Türkiye’nin son 20 yılda ekonomisini dört kat büyüttüğünü ifade eden Bayraktar, "Bugün Türkiye, güçlü büyüme ivmesi, dinamik özel sektörü ve küresel değer zincirlerine entegrasyonu ile dünyanın 17’inci büyük ekonomisidir" diye konuştu. Enerji alanındaki gelişmelere değinen Bakan Bayraktar, Türkiye’nin toplam kurulu gücünün 121 GW’ı aştığını ve bunun yüzde 60’tan fazlasının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını söyledi. Bayraktar, "Bu oran Türkiye’yi bölgesinde lider konuma taşımaktadır" ifadelerini kullandı. "Akkuyu’da elektrik üretimi 2026’da" Nükleer enerji alanında da önemli adımlar atıldığını vurgulayan Bayraktar, Rusya ile birlikte yürütülen Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesinin 2026’da devreye alınmasının hedeflendiğini belirtti. Bayraktar, "Akkuyu’nun ilk ünitesi 2026 yılında elektrik üretimine başlamayı hedefliyor" dedi. "Akkuyu Nükleer Güç Santrali, enerji çeşitliliği yolculuğumuzda dönüm noktası olacak" Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesinin öneminden de bahseden Bayraktar, " Bu proje enerji çeşitliliği yolculuğumuzda tarihi bir dönüm noktası olacak" dedi. Doğal gazda ise Türkiye’nin bölgesel enerji merkezi olma yolunda ilerlediğini dile getiren Bayraktar, TürkAkım ve TANAP projeleri sayesinde hem ülkenin arz güvenliğinin sağlandığını hem de Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sunulduğunu kaydetti. Bakan Bayraktar ayrıca, Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası ve Gabar Petrol Sahası’ndaki üretim artışının Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendirdiğini ifade etti. Enerji Verimliliği Eylem Planı’na da değinen Bayraktar, 2030 yılına kadar enerji tüketiminin yüzde 16 azaltılmasının ve 100 milyon ton karbon salımının önlenmesinin hedeflendiğini söyledi. Konuşmasını küresel iş birliği çağrısıyla tamamlayan Bayraktar, "Küresel ekonominin şekillenmesinde, ortak refah ve sürdürülebilir büyüme için güvenilir bir ortak olarak yapıcı rolümüzü sürdüreceğiz" dedi.
30 Ekim 2025 Perşembe - 11:40
Emet’te tarımsal yatırım ve projeler masaya yatırıldı
Emet İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Kütahya Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörlüğünce ilçeye bağlı Günlüce ve Göncek köylerine yapılan ziyarette, tarımsal yatırım ve projeler hakkında değerlendirilmelerde bulunuldu. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli ile Kütahya TKDK İl Koordinatörü Birsen Karaaslan tarafından ilçeye bağlı Günlüce ve Göncek köylerine gerçekleştirilen ziyarette, köylerde hayata geçirilmesi planlanan soğuk hava deposu, kurutma tesisi, pelet üretim tesisi gibi yatırım ve proje fikirleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ayrıca TKDK hibe destekleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Yetkililer, bölgede tarımsal üretimin güçlendirilmesi, katma değerli ürün işleme kapasitesinin artırılması ve kırsal kalkınmaya katkı sunulması amacıyla çalışmaların devam ettiğini ifade etti.
30 Ekim 2025 Perşembe - 11:37
Vodafone Business ve Google’dan iş birliği
Vodafone Business, Google Workspace iş birliğiyle hem KOBİ’lerin dijitalleşme sürecini hızlandırıyor hem de iş maliyetlerini düşürerek daha avantajlı bir çalışma ortamı sunuyor. Ofis ortamındaki tüm belgeleri tek bir ekosistemde birleştiren Google Workspace; bulut tabanlı, güvenli ve üretkenliği artıran bir çalışma ortamı sunuyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Google ile gerçekleştirdikleri bu iş birliğiyle KOBİ’lere maliyet avantajlı, hızlı ve güvenli bir çalışma fırsatı sağladıklarını söyledi. Vodafone Business, Google ile yaptığı iş birliği kapsamında Google Workspace (GWS) paketini portföyüne ekleyerek satışa sundu. Böylece küçük ve orta ölçekli işletmeler, masaüstü uygulaması indirmeye gerek kalmadan tarayıcı üzerinden erişilebilen, bulut tabanlı ve iş birliğini kolaylaştıran bir çalışma deneyimine kavuşuyor. Günümüzde çalışanların yüzde 64’ü yetersiz iş birliği araçları nedeniyle haftada en az üç saat kaybettiklerini belirtiyor, yüzde 75’i ‘üretkenlik mi yaratıcılık mı’ ikileminde kaldıklarını ve yüzde 47’si de üretici potansiyellerini zaman eksikliği nedeniyle kullanamadıklarını belirtiyor. Bu da küresel ölçekte 1.9 trilyon dolarlık verimlilik kaybına yol açıyor. Google Workspace, tüm bu kayıpları azaltarak işletmelere zaman, verimlilik ve güvenlik avantajı sağlıyor. GWS’te; belgeler, toplantılar, e-postalar ve sohbetler tek bir ekosistemde birleştiği için zamandan tasarruf ediliyor. Herhangi ek bir maliyet getirmeyen Gemini AI entegrasyonu sayesinde tekrarlayan işler otomatikleştiriyor ve çalışanlar üretici, stratejik görevlere daha fazla odaklanabiliyor. Kullanıcı verileri, reklam ve diğer başka araçlar için kullanılmadığı için sistem, yüzde 99.9 güvenlik garantisi sağlıyor. Dolayısıyla Vodafone Business üzerinden güvenlik, üretkenlik ve maliyet avantajı birlikte sunuluyor. "KOBİ’lere güvenli ve düşük maliyetli bir iş ortamı sunuyoruz" Küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dönüşümünde en önemli ihtiyaçlardan birinin güvenli, kolay erişilebilir ve üretkenliği artıran çözümler olduğunu belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, iş birliğiyle ilgili "Google Workspace’i Vodafone Business portföyüne ekleyerek işletmelere tek bir noktadan güvenilir bir dijital çalışma ortamı ve maliyet avantajını bir arada sunuyoruz. Amacımız, müşterimiz olan KOBİ’lerin zaman kaybını azaltmak, işlerini kolaylaştırmak ve dijitalleşme yolculuklarında onlara en yakın iş ortağı olmak. Google Workspace, kullanıcı dostu arayüzü, mobil ve masaüstü cihazlardan kolay erişim imkânı ve reklam amaçlı veri kullanılmayan güvenli altyapısıyla yeni nesil çalışma alışkanlıklarına uygun bir çözüm sunuyor. Vodafone Business müşterileri, bu yeni platformu kullanarak hem verimliliklerini artırabilecek hem de çalışan memnuniyetini güçlendirebilecek" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder