EKONOMİ
Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:06:30 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42 Besler, yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosunu KAP’a bildirdi Türkiye’de, gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, 2025 yılındaki başarılı performansını 2026’ya taşıyarak, yılın ilk çeyrekteki konsolide cirosunu 9,4 milyar TL’ye yükseltti. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler’in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5’e yükseldi. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6’luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı 2026’nın ilk üç aylık döneminde, şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler’in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor Besler’in Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin liderlerinden olan markası SuperFresh, 2025’in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh’in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti. Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh’in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül "Döngüsel Bereket" modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu. "İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz" 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43 Muş’ta aromasıyla öne çıkan karpuzun ekimine başlandı Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu.
Niğde SGK’dan kayıt dışı istihdamla mücadele çağrısı
30 Ekim 2025 Perşembe - 17:26 Niğde SGK’dan kayıt dışı istihdamla mücadele çağrısı Niğde Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Eray Buz, kayıt dışı istihdamla mücadelenin hem çalışanların hem de işverenlerin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, vatandaşları sosyal güvenlik haklarını koruma konusunda bilinçli davranmaya davet etti. Buz, çalışanların sigortalı olarak bildirilip bildirilmediklerini ya da hangi kazanç seviyesinden bildirildiklerini kolaylıkla öğrenebileceklerini ifade ederek, "Çalışanlar, e-devlet şifresiyle www.turkiye.gov.tr adresinden sorgulama yapabilirler. Ayrıca 7 gün 24 saat hizmet veren ‘ALO 170’ Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezini arayabilir ya da il ve ilçe Sosyal Güvenlik Merkezlerimize başvurarak gerekli bilgileri edinebilirler" dedi. Kayıt dışı çalışmanın hem işçiye hem de ülke ekonomisine zarar verdiğini vurgulayan Buz, sigortasız çalıştırılan veya eksik ücret bildirimi yapıldığını düşünen çalışanların ihbar ve şikâyetlerini ALO 170 hattına, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’ne ya da CİMER üzerinden iletebileceklerini hatırlattı. Yabancı işçi çalıştırmada dikkat edilmesi gerekenler Buz, yabancı uyruklu işçilerin çalıştırılmasında da yasal prosedürlere uyulması gerektiğini belirterek, "İşverenler çalıştıracakları yabancı uyruklu kişiler için önceden çalışma izni almak zorundadır. Ayrıca bilanço esasına tabi işyerlerinde, her bir yabancı için en az beş Türk vatandaşı istihdam edilmelidir. Çalışma izni bulunmadan yabancı işçi çalıştıran işverenlere 2025 yılı için her bir yabancı uyruklu çalışan başına 81 bin 683 TL idari para cezası uygulanacaktır" ifadelerini kullandı. Niğde SGK İl Müdürü Eray Buz, kayıt dışı istihdamın önlenmesiyle hem çalışanların sosyal güvenlik haklarının korunacağını hem de haksız rekabetin önüne geçileceğini sözlerine ekledi.
Tarım sektöründe endişe oluşturan karar iptal edildi
30 Ekim 2025 Perşembe - 16:36 Tarım sektöründe endişe oluşturan karar iptal edildi Zirai kredi faiz artışına ilişkin kararın iptal edilmesini değerlendiren Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, "İklim değişikliği, su azlığı ve yüksek girdi maliyetleriyle mücadele eden çiftçimize zarar verecek bu karardan dönülmesi son derece yerinde olmuştur" dedi. Cumhurbaşkanlığı kararıyla 24 Ekim tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme kapsamında, Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifi ve Ziraat Katılım tarafından kullandırılan hazine destekli sübvansiyonlu zirai kredilerde kredi limitleri aynı kalmış, faiz oranları ise artırılmıştı. Bu durum, çiftçilerin 2026 yılında kullanacağı kredilerde daha yüksek faiz ödemesine yol açacaktı. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, kararın kısa sürede iptal edilmesinin tarım sektörü açısından olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, "Yetkililere tabanın sesini gerekçeleriyle anında ilettik. İlgili birçok kurum ve kuruluş tepkisini dile getirdi ve bu karar kısa sürede iptal edildi. Böylece eski oran ve miktarlarla sübvansiyonlu kredilerin devam etmesi sağlandı" ifadelerini kullandı. Kararın iptalinin tarımsal üretim için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Çakır, "Zaten iklimle, su azlığıyla ve girdi maliyetleriyle mücadele eden çiftçimize zarar verecek olan bu karardan dönülmesi çok yerinde olmuştur. Faiz destekli zirai kredilerdeki indirim oranlarının düşürülmesi ve kredi limitlerinin sabit kalması sadece çiftçileri değil, tarım ve hayvancılık sektöründe domino etkisiyle tüm paydaşları olumsuz etkileyecekti" dedi. Faiz yükünün artmasının enflasyonu tetikleyeceğini kaydeden Çakır, "Bir yandan enflasyonla mücadele edilirken, enflasyon canavarını tetikleyecek böyle bir adım doğru olmazdı. Zirai kredi desteği, tarım sektörümüz için stratejik ve ulusal güvenlik açısından hayati bir destektir. Çiftçi başka finansman arayışına girmek zorunda kalmamalı, devletini arkasında görmelidir" diye konuştu. Çakır, Cumhurbaşkanlığı tarafından 24 Ekim’de yayımlanan kararın iptal edilmesiyle üreticilerin krediye erişiminin kolaylaştığını belirterek, "Bu kararın oluşturacağı olumsuz durumu erken fark edip iptal eden tüm yetkililere teşekkür ediyoruz. Bu bir geri adım değil, yanlışın düzeltilmesi adına çok yerinde bir adımdır" ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan: "SGK 2028 yılında cari fazla verecek"
30 Ekim 2025 Perşembe - 16:26 Bakan Işıkhan: "SGK 2028 yılında cari fazla verecek" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Sosyal Güvenlik Kurumumuz (SGK) 2028 yılında cari fazla verecek. Böylece hem çalışanlarımız hem emeklilerimiz hem de yakınları, kısacası SGK kapsamındaki her vatandaşımız, güçlü mali yapıyla sosyal güvenlik sisteminden en ileri düzeyde faydalanacaktır" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, mesleki eğitim ve istihdam politikaları kurumlarından biri olan Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun (MYK) 20. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Bakan Işıkhan, burada yaptığı konuşmada Avrupa kurallarıyla tam uyumlu hale gelen ulusal yeterlilik belgelerinin sayısının 3,1 milyonu aştığını belirterek, son 1 yılda 327 bin kişinin belgelendirildiğini ifade etti. Bakan Işıkhan, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) mali yapısını güçlendirmek için çok önemli adımlar attıklarını da belirterek, SGK açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya oranının tarihin en düşük seviyesine gerilediğinin altını çizdi. Bakan Işıkhan, 2008 yılında yüzde 2,57 olan bu oranın 2024 yılında sadece yüzde 0,02’ye düştüğünü ve 2028 yılında SGK’nın cari fazlaya geçeceğini vurguladı. "MYK, bu politikaların uygulanması konusunda önemli görevler üstleniyor" Yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesini ve yüksek standartlı hizmetlerin sunulmasını sağlayacak sermayenin büyümesinin ancak mesleki yeterliliklerin artırılması ile mümkün olduğunu vurgulayan Işıkhan, "Mesleki Yeterlilik Kurumumuz, bu politikaların geliştirilmesi ve uygulanması hususunda önemli görevler üstleniyor. Bugün itibarıyla 27 sektörde, 926 ulusal meslek standardı ve 694 ulusal yeterlilik yürürlüğe alınmıştır. İş gücü piyasasının değişen ihtiyaçlarına uyum sağlamak amacıyla 455 meslek standardı ve 441 yeterlilik güncellenmiştir. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm alanlarında hazırlanan 78 meslek standardı ve 76 yeterlilik, ülkemizin dönüşüm sürecine doğrudan katkı sağlamıştır" diye konuştu. "Vatandaşlarımızın Avrupa genelinde belgelerle istihdam imkanlarını büyümüştür" Avrupa Yeterlilik Çerçevesi ile Türk vatandaşlarının faaliyetlerinin güçlendiğini vurgulayan Bakan Işıkhan, "Bu projeler sayesinde Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi yaygınlaştırılmış, Ulusal Europass Merkezi faaliyetleri güçlenmiş ve ulusal sistemimiz Avrupa normlarıyla tam uyumlu hale gelmiştir. Kurumumuz, Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi’nin Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi ile denkliğini sağlayarak, ulusal yeterlilik belgelerimizin uluslararası geçerliliğini de temin etmiştir. Böylece vatandaşlarımızın Avrupa genelinde tanınırlığı artan belgelerle istihdam imkanları büyümüş, iş gücü hareketliliği desteklenmiştir. Bu kapsamda bugüne kadar 3,1 milyondan fazla vatandaşımız Mesleki Yeterlilik Belgesi almış, sadece son bir yılda 327 bin kişi belgelendirilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği çalışma hayatında bizim üzerinde en fazla durduğumuz alanlardan biridir. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan 204 meslekte zorunlu hale getirilen belgeler sayesinde 2 buçuk milyondan fazla çalışanımız MYK Belgesi sahibi olmuştur. Yeni dönemde yayımlanacak olan 8’inci Tebliğ ile yeşil dönüşüm meslekleri odağında belge zorunluluğu kapsamı daha da genişletilmiş olacaktır. Yeşil ekonomiyle doğayı koruyan, dijital yetkinliklerle çağın dilini konuşan bir iş gücü inşa ediyoruz" dedi. "SGK 2028 yılında cari fazla verecek" Sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesinin birinci amaçları olduğunu söyleyen Bakan Işıkhan, "EYT düzenlemesinden sonra SGK’nın mali yapısını güçlendirmek için çok ciddi adımlar attık, atmaya da devam ediyoruz. Somut rakamlarla ifade etmek gerekirse 2008 reformunun ardından 2024 yılı itibarıyla SGK açığının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oranı tarihinin en düşük seviyesine gerilemiştir. 2008 yılında yüzde 2,57 olan bu oran, 2023’te yüzde 0,15’e, 2024 yılında ise sadece yüzde 0,02’ye düşmüştür. Aynı dönemde SGK gelirlerinin giderleri karşılama oranı da büyük bir iyileşme göstermiştir. 2008’de yüzde 72,2 olan oran, 2024 yılında yüzde 99,74’e yükselmiştir. Yani bir başka ifadeyle SGK tarihinde hiç olmadığı kadar dengeli, güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşmıştır. Mevcut seyir bu şekilde devam ederse inşallah 2028 yılında Sosyal Güvenlik Kurumumuz fazlaya geçecektir. Böylece hem çalışanlarımız hem emeklilerimiz hem de yakınları, kısacası SGK kapsamındaki her vatandaşımız, güçlü mali yapıyla sosyal güvenlik sisteminden en ileri düzeyde faydalanacaktır" açıklamasında bulundu. "Bu sürdürülebilir yapı, geleceği güvence altına alacak" Sosyal güvenlik sisteminde başarıyı yakalamak için kayıt dışı istihdamla mücadele edildiğini, denetimlerin yapıldığını, prim tahsilatlarının artırıldığını ve birikmiş borçları tahsil ettiklerini vurgulayan Bakan Işıkhan, şöyle devam etti: "Bu sürdürülebilir yapı, sadece bugünün emeklilerini değil, yarının emeklileri olacak gençlerimizi ve çocuklarımızı da güvence altına almaktadır. Bugün açık yüreklilikle söyleyebilirim ki Sosyal Güvenlik Kurumumuz öngörülebilir, sürdürülebilir ve geleceğe güven veren bir yapıya kavuşmuştur. Üstelik, dezenflasyon politikalarına rağmen iş gücüne katılım oranlarında, istihdamda ve işsizlikte yakaladığımız başarı grafiği, bu tabloyu daha da güçlendirmektedir. Bu güçlü gidişatla hem sosyal güvenlik sistemimiz hem de ülkemizin üretim gücü, Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonuna yakışır biçimde daha da yükselecektir. Orta Vadeli Program (2026-2028) çerçevesinde yeşil ve dijital dönüşüm, mikro yeterlilikler ve beceri uyumu konularında geliştirilen politikalar, MYK’nın hedefleriyle tam uyum içindedir. Yeşil dönüşüm kapsamında 22 ulusal yeterlilikte 5 bin 331 kişi belgelendirilmiştir. Ayrıca dijital dönüşüm kapsamında 16 yeterlilikte belgelendirme faaliyetleri sürmektedir. Özellikle kadınların ve gençlerin nitelikli iş gücüne katılımını artırmaya yönelik mekanizmaları da güçlendiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki geleceğin Türkiye’si kapsayıcı bir beceri seferberliğiyle inşa edilecektir." Düzenlenen programa MYK Başkanı Aşkın Tören, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, milletvekilleri ve MYK üyeleri katıldı. Program hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
GTB Başkanı Akıncı: "Tarımda finansman istikrarı önemli"
30 Ekim 2025 Perşembe - 15:23 GTB Başkanı Akıncı: "Tarımda finansman istikrarı önemli" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Hazine destekli sübvansiyonlu tarım kredilerinde faiz indirim oranlarının yeniden eski seviyelerinde uygulanmaya devam etmesinin, üreticiler açısından son derece olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, "Bu karar, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda arz güvenliği adına son derece değerli bir adım" dedi. Resmi Gazete’nin 30 Ekim 2024 tarihli sayısında yayımlanan yeni karara göre, Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Katılım aracılığıyla kullandırılan sübvansiyonlu kredilerde faiz desteği oranlarının yeniden önceki seviyelerine çekilmesi, tarım sektöründe memnuniyet oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, kararın üreticinin finansmana erişimini kolaylaştıracağını ve tarımsal üretimde sürekliliği destekleyeceğini ifade etti. Son dönemlerde üretim girdi maliyetlerinde artış olduğunu belirten Akıncı, "Bu nedenle faiz desteğinin korunması, üreticimizin elini güçlendirecek, üretim motivasyonunu artıracaktır. Bu yaklaşım, ülkemizin tarımsal üretim kapasitesine ve gıda arz güvenliğine doğrudan katkı sağlayacaktır" diye konuştu. Tarımın stratejik bir alan olduğuna işaret eden Akıncı, devletin bu alandaki destekleyici adımlarının Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. "Üreticimizi koruyan, emeğe değer veren ve üretim zincirini güçlü tutan her düzenleme hem kırsal kalkınma hem de ulusal gıda güvenliği için önemli bir yatırımdır" diyen Akıncı, kararın sektörde memnuniyetle karşılandığını söyledi. Akıncı, açıklamasının sonunda, "Tarımda finansman istikrarı, üretimde istikrarı beraberinde getirir. Faiz desteğinin eski seviyelerinde sürdürülmesi, çiftçimizin emeğine ve alın terine verilen değerin en somut göstergesidir. Bu yaklaşım, sadece üretimin sürekliliğini güvence altına almakla kalmaz; aynı zamanda tarım sektörünün planlı ve sürdürülebilir büyümesine, kırsal kalkınmanın desteklenmesine ve ülke ekonomisinin güçlenmesine önemli katkılar sağlar. Üreticimizin güvenle üretime devam etmesi, toplumumuzun gıda güvenliğinin korunması açısından da büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.
Dezavantajlı tarım arazileri modern bağcılık projesiyle hayat buluyor
30 Ekim 2025 Perşembe - 15:02 Dezavantajlı tarım arazileri modern bağcılık projesiyle hayat buluyor Mardin’in Ömerli ilçesinde atıl durumdaki tarım arazileri, modern bağcılık projesiyle hayat buluyor. Mardin Büyükşehir Belediyesi, GAP Bölge Kalkınma İdaresi, Ömerli Kaymakamlığı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Ömerli Belediyesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, dezavantajlı tarım arazilerinin modern bağcılığa dönüştürülmesine yönelik çalışma başlatıldı. Proje sayesinde 30 çiftçiye toplamda 120 hektarlık alanda destek veriliyor. Mardin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Kutbettin Yavuz, başlatılan çalışmada hem ekonomiye katkı hem de tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasının hedeflendiğini belirterek, "Projemiz GAP, Mardin Büyükşehir Belediyesi, Ömerli Kaymakamlığı, İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ömerli Belediyesi ile ortak yürütülen dezavantajlı tarım arazilerinin modern bağcılığa dönüştürülmesi projesidir. Proje kapsamında 30 çiftçimize toplamda 120 hektarlık alanda arazilerin tarıma kazandırılması uygulanacaktır. Projemiz Ömerli ilçesinde 30 mahallede dezavantajlı tarım arazilerinin modern bağcılığa dönüştürülmesi projesidir. Proje Mardin Büyükşehir Belediyesi, Ömerli Kaymakamlığı ve Ömerli Belediyesi ile ortak yürütülmektedir. Projede tarım arazilerinin modern bağcılığa dönüştürülmesiyle kullanılmayan arazilerin tarıma kazandırılması ve bölgenin ekonomik kalkınması hedeflenmektedir. Projemiz 100 dönümün üzerinde bitmiş durumda. Kalan 20 dönümün bir ay içerisinde bitirilmesi hedeflenmektedir. Proje bittikten sonra çiftçilerimiz yüksek verimli üzüm alacaktır. Mardin bağcılıkta Türkiye’de ilk üçte yer almasına rağmen verimde çok gerilerde kalmaktadır. Bu projenin amaçlarından bir tanesi de hem bölgemizde hem ülkemizde verim konusunda ilk sıralarda yer almaktır. Proje sonunda Mardin’de elde edilecek ürünler sayesinde katma değer açısından ülkenin önde gelen illeri arasında yer almayı hedeflemekteyiz" dedi. Ömerli İlçe Tarım ve Orman Müdürü Kadri Tutak ise projenin bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade ederek, "Atıl durumdaki arazileri tarıma ekonomiye kazandırılıp hem göçün engellenmesi hem de tersine göçün sağlanması amacındayız" diye konuştu. Çiftçi Mehmet Sait Kurt da projeden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Atıl durumdaki araziler tarıma kazandırıldığı için teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra da kaliteli ve çok güzel meyveler alacağız" şeklinde konuştu.