Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Aziz Yıldırım’dan birleşme manifestosu
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Belçikalı mevkidaşı ile görüştü
Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir"
Bakan Güler: "TSK’nın disiplin anlayışı doğrudan milletimize aktarılacak"
Seyir halindeki araç alev aldı
Akıntıya kapılarak kaybolan 9 yaşındaki Mendul’dan kötü haber
Maltepe’de "kargoyla" uyuşturucu teslimatına baskın!
EKONOMİ
Ülker, 2026 yılı ilk çeyrek finansallarını açıkladı
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42:49
Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden Ülker Bisküvi, 2026 yılının ilk çeyreğini 33,9 milyar TL ciro ile bitirdi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:42
Besler, yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosunu KAP’a bildirdi
Türkiye’de, gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, 2025 yılındaki başarılı performansını 2026’ya taşıyarak, yılın ilk çeyrekteki konsolide cirosu 9,4 milyar TL’ye yükseltti. Brüt kârı 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada ve margarin pazarlarındaki güçlü sektör liderliğini korudu. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk, sürülebilir peynir kategorisinde Ülker Sürmix markalarını bünyesinde barındıran Besler, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Şirket, geçen yılın aynı dönemine kıyasla konsolide ciro ve kârlılığını artırarak istikrarlı büyümesini sürdürdü. Güçlü operasyonel yapısı ve verimlilik odaklı yaklaşımıyla Besler’in yılın ilk çeyreğindeki konsolide cirosu, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,7 artarak 9,4 milyar TL oldu. Brüt kârı yüzde 2,9 artışla 2,5 milyar TL’ye ulaşan Besler’in, Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı (FAVÖK), ise yüzde 5,1 artışla 1,3 milyar TL oldu. FAVÖK marjı da yüzde 13,5’e yükseldi. Besler, 2026’nın ilk üç ayında 708 milyon TL ihracat geliri elde etti. Besler, bu yıla ilişkin finansal öngörülerini kamuoyuyla paylaşarak sürdürülebilir büyüme hedeflerine olan güvenini ortaya koydu. Şirket, sene sonu hasılat büyüme beklentisini 1 puan sapma payıyla yüzde 3, FAVÖK marjı beklentisini ise 1 puan sapma payıyla yüzde 13,5 olarak açıkladı. Yıldız Holding bünyesinde oluşturulan Gıda Grubu yapılanmasıyla organizasyonunu daha da güçlendiren Besler; zengin marka portföyü, üretim gücü ve sektör deneyimiyle sektördeki öncü konumunu daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yaklaşık 63 milyon tabakta 20 milyon haneye ulaşan Besler, dondurulmuş gıdada SuperFresh yüzde 34, margarinde ise Bizim Yağ ve Terem markalarıyla toplam yüzde 68,6’luk pazar payı ve üretim gücüyle sektör liderliğini korudu. Tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt satış performansına olumlu yansıdı 2026’nın ilk üç aylık döneminde, şirketin tüketici ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren ürün stratejisi ve kategori odaklı yaklaşımı, satış performansına da olumlu yansıdı. Besler’in lider markaları ile Ramazan dönemini de kapsayan ilk çeyrekte hayata geçirdiği iletişim faaliyetleri ve inovatif ürünleri tüketiciyle kurulan güçlü bağı destekledi. Yağ kategorisinden elde edilen hasılat 6,1 milyar TL olurken, dondurulmuş gıda ve konserve kategorilerinden elde edilen hasılat ise 3,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Yeni kategorilerin ve inovatif ürünlerin ciroya katkısı büyüyor Besler’in Türkiye’yi dondurulmuş gıda ile tanıştıran ve kategorinin liderlerinden olan markası SuperFresh, 2025’in son çeyreğinde giriş yaptığı hazır yemek kategorisinde inovatif ürünleriyle kısa sürede önemli bir ivme yakaladı. Tüketicilere evde restoran deneyimi sunan yeni Pizza Artizan, Gurme Mantı ve Lazanya ürünleriyle, YouGov Yılın İnovatif Ürünleri araştırmasında hazır yemek kategorisinde aldığı ödüller, SuperFresh’in inovasyondaki öncü konumunu tescilledi. Sürülebilir peynir kategorisinde ise Ülker Sürmix, 2026 yılının ilk çeyreğinde 400 bin haneye ulaşırken, geçen yılın aynı dönemine kıyasla pazarın en hızlı büyüyen alt segmenti olan çeşnili sürülebilir peynir kategorisinde tonaj bazında yüzde 31 pazar payı elde etti. Besler, ticari performansını güçlendirmenin yanı sıra, sürdürülebilirlik alanındaki bütüncül yaklaşımını da geliştirmeyi sürdürdü. Bu kapsamda SuperFresh’in tarladan sofraya uzanan, toprağı korurken üretimde verimliliği ve israfı azaltmayı merkeze alan bütüncül "Döngüsel Bereket" modeli, şirketin tarımsal değer zincirinde uzun vadeli değer üretme vizyonunun önemli örneklerinden biri oldu. "İnovasyon ve sürdürülebilirlik odağında gıda sektörünün geleceğine öncülük ediyoruz" 2026 yılına güçlü bir finansal performans ve stratejik hedeflerimizle uyumlu bir büyümeyle başlangıç yaptıklarını vurgulayan Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı ve Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Besler olarak öncü markalarımız, verimli üretim anlayışımız ve inovatif ürün portföyümüzle istikrarlı büyüme hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. Hem ülkemizde hem de global pazarlarda varlığımızı güçlendirirken, geleceğin gıda ekosistemini şekillendirmek için çalışıyoruz. 2026 yılına Yıldız Holding Gıda Grubu çatısı altında organizasyonumuzu yeniden yapılandırarak güçlü bir başlangıç yaptık. Grup bünyesinde lider şirketlerimiz ve markalarımız ile gıda sektörünün sürdürülebilir dönüşümü için üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ürün geliştirmeye uzanan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovasyonu işimizin merkezinde tuttuğumuz ürün portföyümüzü sürekli geliştirirken; güçlü finansal yapımız, yüksek üretim kapasitemiz, Ar-Ge yatırımlarımız ve sürdürülebilirlik yaklaşımımızla gıda ekosisteminin geleceğine yön vermeye kararlıyız" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:43
Muş’ta aromasıyla öne çıkan karpuzun ekimine başlandı
Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde kendine has tat ve aromaya sahip olan karpuzun ekimine başlanırken, 2026 sezonunda 240 bin tonun üzerinde üretim hedefleniyor. Muş’ta yaz aylarında gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı sayesinde lezzeti ve aromasıyla dikkat çeken karpuzun ekimine başlandı. Merkeze bağlı Arpayazı köyünde bulunan 200 dönümlük arazide yaklaşık 80 bin karpuz fidesi, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kadın işçilerin emeğiyle toprakla buluşturuldu. Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden biri haline gelen Muş Ovası’nda üreticiler, yeni sezon için yoğun mesaiye başladı. Verimli toprak yapısı ve iklim şartları sayesinde kaliteli ürün elde edilen bölgede, karpuz üretimi her geçen yıl artış gösteriyor. Özellikle yaz döneminde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı, Muş karpuzuna farklı bir tat ve aroma kazandırıyor. Kadın işçilerin büyük emek verdiği fide dikim çalışmalarında binlerce fide özenle toprakla buluşturulurken, üreticiler de sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü verilerine göre, 2025 yılında kent genelinde 30 bin 710 dekarlık alanda yapılan karpuz ekiminden 224 bin 616 ton ürün elde edilirken, 2026 üretim sezonunda yaklaşık 33 bin dekarlık alanda 240 bin tonun üzerinde karpuz üretimi hedefleniyor. Muş’ta üretimin artmasıyla birlikte karpuzun kent ekonomisine önemli katkı sunması beklenirken, 2026 sezonunda yapılacak üretimden yaklaşık 1,4 milyar TL ekonomik gelir elde edilmesi bekleniyor. Tarla sahibi Onur Çetin, babasıyla birlikte yaklaşık 15 yıldır çiftçilik yaptıklarını belirterek, şu anda 200 dönümlük karpuz tarlasında üretim yaptıklarını söyledi. Çetin, "Gördüğünüz üzere yeni teknolojik aletlerle bu işi sürdürmeye çalışıyoruz. İnşallah daha da büyüteceğiz. Yaklaşık 20 kişilik bir ekibimiz var. Bu ekiple birlikte gece gündüz demeden çalışıyoruz. İnşallah işlerimizi daha da büyüteceğiz" dedi. Çetin, sabah saat 06.00’da başlayan mesainin akşam 18.00’e kadar sürdüğünü belirterek, "Tabii ki yoruluyoruz ama herkes işini aşkla ve zevkle yapıyor. Şu an gördüğünüz 200 dönümlük tarlada yaklaşık 80 bin fideyi ekim aşamasındayız. İnşallah en kısa zamanda bu fidelerin meyvesini almayı umut ediyoruz. Gördüğünüz gibi işimize dört elle sarılıyoruz ve çalışmalarımıza devam ediyoruz. Umut ediyoruz ki çok güzel ürünler elde edeceğiz" ifadelerini kullandı. Muş’ta gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının karpuza doğal bir tat ve aroma kattığını belirten Çetin, "Ayrıca mevsim şartlarından dolayı Türkiye’de en geç hasat edilen karpuzlardan biri oluyor. Bu nedenle de ürünümüze yoğun rağbet var. Bu durum bizim için de oldukça sevindirici oluyor. Mayıs ayının sonunda ekim yapıyoruz. Temmuz sonu ile Ağustos başı gibi de hasat başlıyor. Bu yaklaşık iki buçuk aylık süreç bizim için oldukça zorlu geçiyor. Ancak zorluğunun yanında severek yaptığımız bir iş olduğu için aynı zamanda keyifli de oluyor" şeklinde konuştu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:41
Taşköprü’de süt toplama merkezi törenle hizmete açıldı
Taşköprü Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan süt toplama merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Taşköprü Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ağcıkişi Mahallesi Sulama Kooperatifi Süt Toplama Merkezi düzenlenen açılış töreniyle hizmete başladı. Açılış törenine Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, Kaymakam Refiki İhsan Akbel ile siyasi parti, kurum temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Süt toplama merkezinin açılış programında konuşan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Üreticilerimize destek sağlayacak yapılan yatırımlar her zaman ilçemize değer katıyor. Bu kapsamda tarım ve hayvancılığın gelişmesi adına üreticimizin yanında olmaya devam ediyoruz. İlçemize kazandırdığımız Süt Toplama Merkezi’nin mahallemize ve üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Başkan Arslan, Taşköprü Belediyesi tarafından ilçede yürütülen proje ve çalışmalar hakkında da bilgilendirmede bulundu. Konuşmaların ardından Kaymakam Demirdağ ile Başkan Arslan, süt toplama merkezinde incelemelerde bulundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
10 Mayıs 2026 Pazar- 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:56
Didim Belediyesi’nin doğal ürünleri vatandaşla buluşuyor
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:29
Adana’da erkenci kayısı hasadı başladı: Bahçede kilogramı 60-80 TL
31 Ekim 2025 Cuma - 10:00
Mersin’de üreticiye fide ve güneş paneli desteği
Mersin Büyükşehir Belediyesi, Aydıncık’ta 42 üreticiye 45 bin 360 hıyar fidesi ve güneş paneli desteği vererek hem girdi maliyetlerini düşürdü hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak ve üreticileri desteklemek için yürüttüğü ‘Destek Büyükşehirden, Üretim Çiftçiden’ projesi kapsamında, ‘hıyar fidesi desteği’ ile Aydıncık’ta örtü altı sebze üretimi yapan üreticilere yüzde 70 hibeli sırık hıyar fideleri teslim edildi. 9 Mahalledeki 42 üreticiye kişi başı bin 80 adet olmak üzere, toplam 45 bin 360 adet fide dağıtımı yapıldı. Sofralık tüketime ve modern tarım tekniklerine uygun ‘PS-64 sırık hıyar’ fideleri ile üreticilerin kaliteli fideye erişimi kolaylaştırılırken, yerel pazara arz edilen ürünlerde kalite yükseltildi. Fideler, üreticilere yüzde 70 hibeyle 5 lira 25 kuruştan verilirken, düzenlenen dağıtım töreninde 4 üreticiye de yüzde 50 hibeli güneş paneli desteği sağlandı; sulama altyapısı ve ekipman destekleri ise sürüyor. "Projelerimiz sağlam altyapı üzerine kuruluyor" Programda konuşan, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, "Bu dağıtım, Mersin Büyükşehir Belediyesinin tarım politikasının ne kadar doğru işlediğini gösteriyor. Her projemiz, bölgenin iklimi, toprağı ve ekim desenine uygun şekilde planlanıyor. Günün piyasa şartlarında bir fide 17 lira 50 kuruş civarındayken, biz üreticimize yüzde 70 hibeyle 5 lira 25 kuruşa ulaştırıyoruz" dedi. Şahutoğlu, projenin sadece fide dağıtımıyla sınırlı kalmadığını belirterek, fidelerin sulanması ve ürünlerin kaliteli yetişmesi için sulama borusu destekleri de sağladıklarını söyledi. Şahutoğlu, "Bugüne kadar Aydıncık’ta üzüm sıkma makinesi ve badem soyma makinesi desteklerinde bulunduk. Muhtarlarımız aracılığıyla üreticilerimize hamur yoğurma makinesi dağıttık. Ayrıca avokado, zeytin, pasiflora ve lavanta olmak üzere toplam 37 bin 138 adet fidan desteğinde bulunduk" diye konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:50
Zirai dondan etkilenen kiraz üreticisinden devlete destek teşekkürü
Kiraz üretimi ile ünlü Mihalıççık’taki çiftçi Sadettin Kızılkaya, zirai dondan olumsuz etkilenen 606 çiftçiye sağlanan 55 milyon 137 bin lira destek ödemesi için devlete teşekkür etti. Eskişehir’de 10-13 Nisan 2025 tarihlerinde etkili olan aşırı soğuk ve zirai don felaketi, dikili tüm meyve ağaçları ile ayva, armut, badem, ceviz, elma, erik, kayısı, kiraz, şeftali ve üzüm ağaçlarında yaklaşık yüzde 50-100 oranları arasında zarara yol açmıştı. 14 Eylül 2025 tarihli Resmî Gazete’ de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında, meyve ağaçlarındaki zararların İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince tespitleri yapıldı. Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı, tarım sigortası olmayan ve dilekçe ile başvuran çiftçiler, don zarar desteklemesinden yararlandı. Ürünleri yüzde 20 ve üzeri zarar gören çiftçilerin, 1 Eylül 2024 - 13 Nisan 2025 tarihleri arasındaki üretim masrafları, hasar oranlarına göre karşılandı. Eskişehir’deki 606 çiftçiye 55 milyon 137 bin TL destek ödemesi yapıldı Bu kapsamda, Eskişehir’in 14 ilçesinde 606 çiftçinin 10 bin 671 dekar kapama meyve bahçesi ortalama yüzde 85 oranında zarar gördüğü belirtildi. Don zarar desteği olarak toplam 55 milyon 137 bin lira çiftçi hesaplarına yatırıldı. Kirazı ile ünlü olan Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi kırsal Ömer Mahallesi’nde 10 yıldır çiftçilik yapan Sadettin Kızılkaya, devletten destekleme aldı. Kiraz üretici olan Kızılkaya, bu yıl zirai don nedeniyle ürün alamadığını ifade etti. Yetkililere teşekkür eden Kızılkaya, "Bilindiği üzere 2025 yılının Nisan ayında ülke genelinde büyük bir zirai don olayı gerçekleşmiştir. Bu zirai don ilçemizde de etkili olmuştur. Bu sebepten ötürü ilçemizde kiraz hasadı yapılamamıştır. Bu zor günlerimizde yanımızda olan sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya, Eskişehir İl Müdürümüz Yüksel Çil’e ve Tarım İlçe Müdürlüğü’müzde görevli ziraat mühendislerine teşekkür ederiz" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:46
Eti Bakır ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı
Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından Cengiz Holding’in grup şirketlerinden Eti Bakır, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansını uluslararası raporlama standartlarına göre değerlendirerek ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. Rapor; enerji verimliliği, karbon azaltımı, su tasarrufu ve döngüsel ekonomi alanlarında elde edilen somut sonuçları ortaya koyuyor. Türkiye’nin bakır ihtiyacının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayan Eti Bakır, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarındaki performansını bütüncül bir bakışla değerlendirdiği ilk sürdürülebilirlik raporunu yayımladı. İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) çerçevesinin gerekliliklerini de dikkate alarak Global Reporting Initiative (GRI) Standartları doğrultusunda hazırlanan rapor, şirketin 2024 raporlama dönemine ait faaliyetlerini, sürdürülebilirlik stratejisini, iklim riski yönetimini ve toplumsal katkı projelerini kapsıyor. Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, sürdürülebilirlik yaklaşımının yalnızca bir uyum süreci değil, uzun vadeli bir değer üretim stratejisi olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: "Karbon ayak izimizi azaltmak, enerji performansımızı güçlendirmek, su verimliliğimizi artırmak ve iklim risklerini etkin şekilde yönetmek için yatırımlarımızı hızlandırıyoruz. Bu yolculukta temel hedefimiz, çevresel etkilerimizi azaltırken topluma ve ekonomiye kalıcı katkı sağlamak. 2030 hedeflerimizi içeren stratejik yol haritamız doğrultusunda; yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsel ekonomi uygulamaları ve sürdürülebilir ürün geliştirme alanlarında somut adımlar atıyoruz. Şirket olarak sürdürülebilir madenciliği, gelecek nesiller için uzun soluklu bir değer zinciri haline getirmeyi amaçlıyoruz." Enerjide verimlilik, karbonda düşüş Yapılan açıklamaya göre, 2024 yılında şirket tesislerinde yürütülen enerji verimliliği projeleri sayesinde 12 bin 672 ton karbon emisyonu önlendi. Şirket, aynı dönemde kendi faaliyetlerinden kaynaklanan Kapsam 1 emisyonlarını yüzde 11 oranında azaltırken iş ortaklarından kaynaklanan Kapsam 3 emisyonlarını da ilk kez kamuoyuyla paylaşarak, bütüncül bir iklim mücadelesinin önemine dikkat çekti. Küre tesisinde uygulanan atık ısıdan enerji geri kazanım sistemi sayesinde üretim sürecinde ortaya çıkan ısı yeniden enerjiye dönüştürülerek karbon salımı azaltıldı. Murgul tesisinde ise 20 MW kurulu güce sahip hidroelektrik santral (HES) ile 2024 yılında 66 milyon 368 bin 377 kWh elektrik üretildi; böylece tesisin enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Mazıdağı tesisinde ise pirit içindeki kükürtün sülfürik aside dönüştürülmesinde ortaya çıkan buhar enerji üretim tesisinde değerlendirilerek enerji ihtiyacının yüzde 70’i sağlandı. Şirket, bu sistemlerle hem üretim süreçlerinde enerji verimliliğini artırdı hem de karbon ayak izini azaltmaya yönelik yatırımlarını çeşitlendirdi. Tüm tesislerinde enerji verimliliği ölçüm altyapısını güçlendiren şirket, enerji tüketimini artık gerçek zamanlı olarak takip ediyor ve performans iyileştirme projelerini veri temelli biçimde planlıyor. Tasarruf ve çevresel etki önceliklendiriliyor Rapor, 2024 yılında gerçekleştirilen sistem iyileştirmeleriyle 3,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandığını ortaya koyuyor. Küre, Murgul ve Mazıdağı tesislerinde devreye alınan yağmur suyu toplama sistemleri ve geri devir hatları, üretim süreçlerinde kullanılan suyun önemli bir bölümünün yeniden kazanılmasına olanak tanıdı. Gerçekleştirilen projeler sonucunda Mazıdağı tesisinde proses suyunun yüzde 28’i yeniden kullanılabilir hale getirildi ve "yeşil su ayak izi" hesaplanarak kamuoyuyla paylaşıldı. Şirket, su yönetiminde yalnızca tasarruf değil, yeniden kullanım oranını da artırmayı da önceliklendirerek doğal kaynak üzerindeki baskıyı azaltmayı hedefliyor. Bu bütüncül yaklaşımıyla Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı tarafından ‘Sürdürülebilir Madencilik Ödülü’ne layık görüldü. Şirket, çevresel yönetim, enerji verimliliği, iş sağlığı ve güvenliği ile toplumsal sorumluluk alanlarında yürüttüğü çalışmalarla sektörde örnek bir model oluşturmaya devam ediyor. 6 bin 767 çalışan, binlerce kişiye sosyal katkı Açıklamaya göre Eti Bakır, Türkiye genelindeki 8 işletmesi ve 6 bin 767 çalışanıyla ülke ekonomisine ve istihdama önemli katkı sağlıyor. 2024’te kadın çalışan oranını yüzde 25 artıran şirket, kapsayıcı insan kaynakları politikalarıyla madencilikte cinsiyet dengesi adına önemli bir adım attı. Tüm tesislerde Etik ve Uyum Politikaları kapsamında 1.800 saati aşan eğitimler düzenlenirken, Etik Destek Hattı devreye alındı. Şirket, aynı zamanda 5 bin 285 çalışanına toplam 99 bin 427 saat iş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimi vererek operasyonel güvenlik kültürünü güçlendirdi. Sosyal sorumluluk alanında ise ‘Çevre Müfettişleri Projesi’ kapsamında 4 bin 448 öğrenciye çevre farkındalığı eğitimi verildi. Şirket, toplumsal kalkınmanın sürdürülebilir üretimle birlikte ilerlemesi gerektiği inancıyla yerel istihdam, eğitim ve farkındalık projelerine öncelik vermeye devam ediyor. 2,3 milyon ağaç dikildi Eti Bakır, Türkiye genelindeki sekiz işletmesinde yürüttüğü ağaçlandırma çalışmalarıyla bugüne kadar 2,3 milyon ağacın dikimini gerçekleştirdi. Sadece Siirt ve Küre işletmelerinde 1,4 milyonun üzerinde ağaç toprakla buluşturularak doğaya kalıcı katkı sağlandı.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:43
Palamut sezonu başlamadan bitti, umutlar seneye kaldı
Denizlerde av sezonunun 1 Eylül’de başlamasının ardından denize açılan tekneler palamut avında umduğunu bulamazken, umutlarını seneye bıraktı. Balıkçılar, normal şartlarda Eylül-Ekim aylarında tezgâhlarda yerini alan palamutun şu ana kadar pek olmayışı sezonun başlamadan bittiği anlamına geldiğini, bundan sonra gelecek olan palamutların da kıymetsiz olacağını kaydederek artık bol miktarda çıkmasını beklemediklerini söylediler. Palamudun bu sezon yüzlerini güldürmediğini belirten balıkçılar, tezgâhlarda bol miktarda hamsi ve istavritin yer aldığını, geçen yıl bol miktarda çıkan palamutun bu sezon hem az çıktığını hem de boyut olarak küçük kaldığını söylediler. Balıkçılardan Çetin Kavzoğlu, palamut sezonunun başlamadan bittiğini belirterek "Palamut zaten başlamadan bitti. Bu sezon palamut yok. Zaten bu aylarda çıksaydı bile sezonun son dönemleri olurdu. Şu anda hamsi avı devam ediyor. Palamut her zaman belli olmuyor; bazı sezonlar bol olurken bazı sezonlar hiç olmuyor. Belki seneye bol olur. Bundan sonra palamut parça parça gelir ama kıymetsiz olur, yeterli miktarda olmaz yani bolluk beklenmez. Şu anda ise hamsi gayet güzel; Karadeniz’in her tarafında avcılığı yapılıyor. Buradakiler yerli hamsi" dedi. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, geçen sene bol avlanan palamutun bu sezon çok verimsiz geçtiğini ifade ederek, "Palamudun mevsimi bitti, gelen palamutlarda çok küçük. Bu sezon palamut çıkmadı, dolayısıyla mevsimi de olmadı diyebiliriz. Geçen yıl palamut oldukça boldu; neredeyse bütün balıklar boldu ve sürekli balık geliyordu. Bu yıl ise geçen senenin dörtte biri kadar bile yok. Buna karşılık bol miktarda hamsi ve istavrit geliyor. Hatırladığım kadarıyla 5-6 yıl önce de palamutta benzer bir verimsizlik yaşanmıştı. Dolayısıyla bu sezon palamutta umduğumuzu bulamadık; gelenler de küçük olduğu için vatandaş pek tercih etmiyor. Palamudun mevsimi bitti diyebiliriz. Buna rağmen bu sezon hamsi bol oldu ve satışı da iyi gidiyor. Şu sıralar hamsi tuzlaması yapılabilir, ancak palamut tuzlaması bu sene pek mümkün değil" diye konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:41
Bankaların emekli maaş promosyonlarındaki şartlara TÜKONFED’ten tepki
Emeklilere maaş promosyonunda, 100 bin lira kredi, mevduata 50 bin lira yatırma, yakınını davet etme, kredi kartıyla harcama yapma gibi birbirinden zorlu şartları öne süren bankaların yasal olmayan bu uygulamalarına Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu tepki gösterdi. Mevcut ekonomik şartlar, hayat pahalılığı ve alım gücünün düşmesi gibi nedenlerle maaş promosyonları çalışanlar kadar emekliler için de büyük önem taşıyor. Halk Bankası ve Ziraat Bankası gibi kamu bankaları emekli maaş promosyonlarında 2025 yılına ilişkin bir artış yapmayarak 12 bin lirada bırakırken, özel bankalar da 32 bin liraya varan ödemeleri için inanılmaz şartlar öne sürüyor. En az 100 bin lira kredi çekme zorunluluğu getiren banka kadar, sigorta poliçesi isteyen, kredi kartıyla harcama yapılmasını zorunlu kılan, vadeli hesaba para yatırılması şartını getirenler ve yakınlarını davet etme şartı koşan da oluyor. Bankaların internet sitelerindeki emekli maaş promosyon şartlarında birçok emeklinin içinden çıkamayacağı maddeler, hem tepki çekiyor hem de "pes" dedirtiyor. Özellikle 70 yaş üzerinde ve kadın olanların bu şartları çözmesi, yerine getirmesi ve takip etmesi çok kolay görünmüyor. TÜKONFED: "Şikayetler geliyor" Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu, bir yandan hayat pahalılığıyla baş edebilmek için market, market ucuz fiyat arayışında olan milyonlarca emeklinin, diğer yandan da son yıllarda kızışan bankalararası emekli maaş promosyon yarışlarını da dikkatle izlediğini söyledi. Aslında, ilan ve reklamlarda tüketicinin yanıltılması yasak olmasına rağmen, bazı bankaların 32 bin liraya varan emekli aylık promosyonlarıyla ilgili yayınladıkları ilan ve duyurularda emeklileri yanılttığı vurgulayan Ağaoğlu, şöyle konuştu: "Örneğin; ilanda bildirilen tutarda promosyonu alabilmesi için, başka bir emeklinin aylığının da kendi bankalarına getirmesini, otomatik fatura ödenmesi talimatı, kendi belirlediği faiz oranıyla asgari 100 bin lira kredi kullanılması, sigorta yaptırılması, kredi kartı çıkartılarak her ay belli meblağda harcama, vadeli hesap açılması zorunluluğu gibi şartlar ileri sürüldüğüne dair şikayetler geliyor." "Rekabet Kurulu harekete geçmeli" Bazı bankaların bu uygulamalarının yasal mevzuata açıkça aykırı olduğuna dikkati çeken Ağaoğlu, şöyle devam etti: "Çünkü 6502 sayılı Tüketici Kanununun 61. maddesinde, ’Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz’ denilerek, eksik ve yanıltıcı ilan ve reklam yapılması yasaklanmıştır. Ayrıca aynı kanunun 6. maddesiyle de ’...haklı bir sebep yoksa; bir mal veya hizmetin satışını o mal veya hizmetin, kendisi tarafından belirlenen miktar, sayı, ebat gibi şartlara ya da başka bir mal veya hizmetin satın alınması şartına bağlayamaz’ düzenlemesi ile de tüketicinin bir ürün ya da hizmet alımı esnasında başka bir ürün hizmeti almaya zorlanması engellenmiştir." Ağaoğlu, yasal düzenlemeleri görmezden gelen bazı finans kuruluşları hakkında Rekabet Kurulunun harekete geçmesi gerektiğini belirterek, "Yapılacak inceleme sonucunda ihlal tespit edilirse idari yaptırım uygulamalı, Merkez Bankası da bu duruma müdahale ederek sonlandırılmasını sağlamalıdır. Bu tür aldatıcı tanıtımlar ve şartlarla karşılaşan emekliler de durumu belgelemek suretiyle Reklam Kurulu nezdinde şikayette bulunabilirler" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:40
Şap vurdu: 35 litre süt veren sığırdan bir çay bardağı süt almaya başladı
Bursa’nın Yenişehir ilçesinde şap hastalığı yüzünden mağdur olan besicilerden İbrahim Avşar, bir sığırının günlük 35 litre olan süt veriminin bir çay bardağına düştüğünü söyledi. İlçenin Marmaracık Mahallesi’nde besicilik yapan Avşar, 43 yaşında olduğunu ve babadan kalma yetiştiricilik yaptığını anlattı.Hayatında ilk kez böyle bir hastalık gördüğünü dile getiren Avşar, "Devlet bile bakanlık bile baş edemedi biz nasıl mücadele edelim." dedi. Avşar, 17 büyükbaş ve 150 küçükbaşıyla hayvancılık yaptığını belirterek, "Sığırlarımdan ikisinden günlük 35’er kilogram süt sağıyordum. Birisi günlük 1,5 kilograma, diğeri bir çay bardağına düştü. Bir buzağım hastalık nedeniyle öldü. Koyunlarımdan 40’ı yürüyemez oldu. Neresinden tutsanız hepsi zarar" diye konuştu. Kuzu atma olursa batacak Krediyle tarım ve hayvancılık yaptığını, yakın zamanda traktör aldığını ifade eden Avşar, koyunlarının kuzu atması durumunda borçlarını ödeyemeyeceğini ve batacağını söyledi. Yenişehir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Suat Öztürk, şap hastalığının köylerde yaygın olduğunu vurgulayarak. ilk doz aşıların yapıldığını ancak ikinci dozlarda yaşanan gecikme nedeniyle etkisinin az olduğunu kaydetti. Hayvanları öldürmüyor ama ölmekten beter ediyor Buzağı ölümleri yaşandığını anlatan Öztürk, şöyle devam etti: "Karaköy mahallesinde bir üreticinin 10 buzağısının öldüğünü duyduk. Yavru atmaları oluyor, üzülerek duyuyoruz. Memelerde ve ağızlarda yaralar, ayaklarda yaralar hayvanlarda ciddi sorunlara yol açıyor. Hayvanları öldürmüyor ama ölmekten beter ediyor. Bir hafta 10 gün hayvana epey sıkıntı yaşatıyor. Üreticiler hayvanlarını hastalık gelecek korkusuyla sattılar. Sütten kesilenleri sattılar. Pandemi hayvancılığa ciddi oranda hasar verdi."
31 Ekim 2025 Cuma - 09:28
Bozüyük’te 2025 Genel Tarım Sayım kayıtları
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) arasında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülecek 2025 Genel Tarım Sayım kayıtları Bilecik’in Bozüyük ilçesinde de devam ediyor. Bitkisel ve hayvansal üretim faaliyetlerine ilişkin arazi, hayvan, alet ve makine varlığı, sulama, işgücü gibi temel yapısal verilerin derlendiği saha araştırması için başlatılan genel tarım sayımda, tarımsal üretimden nihai tüketiciye kadar uzanan gıda arz zincirinin tüm tarafların refahını artıracak biçimde doğru, güncel ve detaylı veriler üzerine inşa edilerek kapsamlı politikalarla yönetilmesi amacıyla, tarım sektörüne ilişkin verilerin temin edilerek sürdürülebilir bir kayıt sistemi kurulması amaçlanıyor. Bu kapsamda yetkililer tarafından yapılan bilgilendirmeler sonucunda Bozüyük’te çiftçiler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde kurulan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Genel Tarım Sayımı kayıt bürosuna gelip kayıt yaptırıyor. Öte yandan kayıt bürosunu ziyaret eden Bozüyük Kaymakamı Adem Öztürk, 2025 Genel Tarım Sayım kayıtları hakkında İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Aksu ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İlçe Sorumlusu Uzman Cemalettin Yıldız’dan bilgi alırken, yetkililer sayımın son gününün yaklaştığını, henüz sayım yaptırmayan vatandaşların idari bir yaptırımla karşılaşmaması için en kısa sürede en yakın İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne başvurarak sayımlarını tamamlamaları gerektiğini hatırlattılar.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:22
Yudum, zeytinyağı üretimindeki 50’nci yılını kutladı
Yudum, zeytinyağı üretimindeki 50. yılını kutladı. Yarım asırlık bilgi birikimini, 50. yıla özel olarak hazırladığı Ayvalık Zeytinyağı ile taçlandıran marka, bu özel ürünü tüketicileriyle paylaştı. Kategorisinin önde gelen markalarından olan Yudum, 50 yıl önce Ayvalık’ta başlayan lezzet ve kalite yolculuğunu bugün de aynı tutkuyla sürdürdüğünü duyurdu. Yarım asırlık bilgi birikimini ve ustalığını, 50. yıla özel olarak hazırladığı Ayvalık Zeytinyağı ile taçlandıran marka, bu özel ürünü tüketicileriyle paylaştı. Marka ayrıca, iki yıldır Ayvalık’ta oluşturduğu Yudum Egemden Zeytin Ormanı’nı Ayvalık Kadın Kooperatifi’ne devrederek sürdürülebilirliğe ve toplumsal faydaya kalıcı bir katkı sundu. Marka, 50. hasadın gururunu Ayvalık’ta Michelin yıldızlı ünlü şef Tom Aikens’ı ağırlayarak kutladı. Böylece marka, Türk zeytinyağının lezzetini sınırların ötesine taşıyacak. Yudum, Ayvalık’ta yer alan fabrikasında 1975 yılından bu yana, yarım asırdır Ege’nin bereketli topraklarında yetişen ve özenle seçilen zeytinlerden zeytinyağı üretiyor. Marka, bu yıl zeytinyağı üretimi tecrübesindeki 50. yılı tüketicileri ile birlikte kutluyor. Bu önemli dönüm noktasını onurlandırmak amacıyla özel olarak tasarladığı ambalaj ve coğrafi işaretli Ayvalık Natürel Sızma Zeytinyağını buluşturduğu, Yudum Egemden 50. Yıl Natürel Sızma Zeytinyağı’nı piyasaya sundu. İki litrelik özel teneke ambalajdaki Yudum Egemden 50. Yıl Natürel Sızma Zeytinyağı ürünü, raflarda yan yana yerleştirildiğinde görseller birbirini tamamlıyor ve ortaya 50 yıl önce Ayvalık’taki zeytin hasadından bir sahne çıkıyor. Zeytinyağına adanmış yarım asır Marka, Ayvalık’taki 24 bin metrekare büyüklüğündeki fabrikasında yıllık 20 bin ton zeytinyağı üretim kapasitesine sahip. Marka, 2017’de Egemden markasının lansmanı ile zeytinyağı pazarındaki uzmanlığını daha da pekiştirdi. Bugün Yudum, Yudum Egemden ve Sırma markalarıyla Türkiye’nin en çok tercih edilen sıvı yağ markalarından biri olarak öne çıkıyor. Zeytinyağı üretiminde yarım asrı bitirmenin gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını belirten Savola Gıda Türkiye Genel Müdürü Houmer Balazadeh şunları söyledi: "Türkiye’ye ve potansiyeline inanan, toplumsal duyarlılığı yüksek bir şirketiz. Türkiye’deki yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Fabrikamızın bulunduğu Ayvalık, bizim yuvamız. Yıllık 20 bin ton zeytinyağı üretim kapasitesine sahip fabrikamızla, Ayvalık ekonomisinde önemli bir yere sahibiz. Ayvalık’taki yatırımımız, turizm ve zeytinyağından sonra ilçenin ekonomisinde üçüncü sırada yer alıyor." Houmer Balazadeh, 50 yıl önce Ayvalık’ta üretime başlayan Yudum fabrikası ile ilgili şu bilgileri verdi: "Tam 50 yıldır tüketicilerimize kaliteli, lezzetli ve güvenle tüketecekleri zeytinyağı sunuyoruz. Bu tesisin en güçlü özelliği sıkı ve onaylanmış kalite politikasıdır. Üretim tesisimize giren her bir ürün için hammadde kabulünden başlayarak üretimin her safhasında denetim ve analiz süreçlerini titiz bir şekilde yürütüyoruz. Tüm ürünlerimiz, ulusal ve uluslararası otoritelerin belirlediği parametreler doğrultusunda ve mevzuatlarla uyumlu şekilde üretiliyor." Balazadeh, Türkiye’de üretilen zeytinyağının dünyada hak ettiği değeri görmesi için de çalıştıklarını söyleyerek, şöyle devam etti: "Ürettiğimiz zeytinyağlarını hem Türkiye’de hem de İsviçre, Kanada, ABD ve Japonya dahil 25’ten fazla ülkede tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Aynı zamanda uluslararası yarışma platformlarında Türkiye’de üretilen zeytinyağının eşsiz lezzeti ve kalitesinin tanıtılması için çalışmalar yürütüyoruz. Bu çalışmaların sonucunda bu yıl Yudum Egemden Erken Hasat Natürel Sızma Zeytinyağımız, dünyanın önde gelen zeytinyağı yarışmalarında 17 büyük ödül kazandı. Bu topraklarda ürettiğimiz zeytinyağını dünya çapında tanıtmanın gururunu yaşıyoruz. Ayvalık’taki 50. Hasadımızın onuruna bu sene ünlü şef Tom Aikens’ı Ayvalık’ta zeytin hasadımız boyunca ağırlıyoruz. Kalitesi ve lezzetiyle dünya çapında yarışmalara damgasını vuran zeytinyağımızı sınırlarımız ötesindeki tüketicilere de tanıtarak üzerimize düşen görevi yerine getiriyoruz. Ayrıca bugün burada, Ayvalık’taki komşularımızın ve dostlarımızın şahitliğinde, fabrikamızın üretime başladığı ilk günden bu yana ekibimizin bir parçası olan değerli Yudum dostumuza 50. yıl plaketimizi takdim ettik. Bu anlamlı törenle, Yudum’un yarım asırlık başarısını mümkün kılan emek, bağlılık ve birlikte büyümenin gururunu tüm dostlarımızla paylaştık." Geleceğe Bir Miras: Ayvalık Yudum Egemden Zeytin Ormanı Savola Gıda Türkiye, ekonomik faaliyetlerinin yanı sıra topluma katkı sağlamak ve tüketicileriyle kurduğu bağı güçlendirmek için sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor. Savola Gıda Türkiye Pazarlama Direktörü Ezgi Nur Tamdoğan, yürüttükleri projelerin temelinde zeytine, doğaya ve insana duydukları saygının yer aldığını belirterek şöyle devam etti: "Yudum’un 50. yılı onuruna Ayvalık’ta bir zeytin ormanı kurduk. Bu sayede 50 yıllık geçmişimizi, geleceğimiz için de bir gurur kaynağına dönüştürüyoruz. Binlerce zeytin ağacı diktiğimiz ormanın tüm haklarını Ayvalık Kadın Kooperatifi aracılığı ile Ayvalıklı kadınlara aktarıyoruz. Böylece memleketimizin ekonomisinde anlamlı ve kalıcı bir iz bırakmayı ve her zaman olduğu gibi kadınları desteklemeyi hedefliyoruz. Yudum olarak sadece bugünün değil, zeytinin ve doğanın geleceğine yatırım yapıyoruz" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:12
Başkan Takva: "Van’da İran Konsolosluğu resmen açıldı"
VAN (İHA) – Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, 2015 yılından bu yana gündemlerinde olan ve sınır kenti olunması hasebiyle Van’da bulunması gerektiğine inandıkları İran İslam Cumhuriyeti Van Konsolosluğu’nun resmen açıldığını söyledi. Uzun süredir girişimleri devam eden İran İslam Cumhuriyeti Van Konsolosluğu için müjdeli haber, sürecin en önemli kurumu olan ve 2015 yılından bu yana her platformda dile getiren Van TSO’dan geldi. İran İslam Cumhuriyeti ile yaklaşık 300 kilometre kara sınırı bulunan Van; Asya’nın Avrupa’ya ve Avrupa’nın Asya’ya açılan en önemli giriş kapılarından bir tanesi. 2014 yılına kadar sadece ihracat/ithalat ile bilinen Van-İran ilişkileri 2014 yılından sonra yeni bir boyut kazandı. Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın (Van TSO) "yüzümüzü doğuya dönüyoruz" şiarıyla başlattığı süreç; yüz binlerce turistin geldiği, yüzlerce İranlı iş insanının Van’da yatırım yaptığı ve ticaretin her geçen gün geliştiği evreye ulaştı. Gelişen ilişkilerle birlikte Van’ın 50 yıllık hayali olan Kapıköy Gümrük Kapısı modernize edildi ve Kapıköy transit geçişe açıldı. Son olarak Van’ın ve Van TSO’nun en büyük talebi olan İran İslam Cumhuriyeti Van Konsolosluğu’nun müjdesi de geldi. 2015 yılından bu yana konsolosluk için girişimlerde bulunan, her platformda dile getiren ve gündem düşürmeyen Van TSO’nun müjdeli haberini Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva duyurdu. Kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla haberi duyuran Başkan Takva ardından bir görüntülü mesaj yayınladı. "Resmen açıldı" Başkan Takva, yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı: "Bugün yeni bir müjdenin paylaşımını yapmak üzere huzurlarınızdayım. Oldukça heyecanlı ve tarihi bir günün içerisinde bulunuyoruz. 2015 yılından bu yana gündemimizde olan ve sınır kenti olmamız hasebiyle Van’da bulunması gerektiğine inandığımız, bunu her platformda ısrarla ve inatla dile getirdiğimiz İran İslam Cumhuriyeti Van Konsolosluğu’nun resmen açıldığını ve bugün itibariyle konsolosluk için bir mekân arayışı içerisinde olduğumuzu Van Valisi Ozan Balcı’dan öğrenme imkânım oldu." "Çok büyük katkı sağlayacaktır" Heyecan verici bir süreç olduğunu söyleyen Takva, "Dışişleri Bakanlığımızın Van Bölge Temsilciliğinin açılıyor olması eş zamanlı İran İslam Cumhuriyeti Konsolosluğu’nun da artık Van’da faaliyet göstereceğini, bunun özellikle Van’ın sınır kenti olması ve sınır kenti avantajlarından yararlanmasına çok büyük katkı sağlayacağı bilinciyle hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Sürekli ifade ettik" Takva, Erzurum ve Trabzon’da İran İslam Cumhuriyeti’nin konsoloslukları bulunduğunu da hatırlatarak, "Aslında hak ve hakkaniyetin Van’da da bir konsolosluğun olması yönündeydi. Biz bu talebimizi karar vericiler başta olmak üzere hükümet yetkililerine, Cumhurbaşkanımız dahil olmak üzere sürekli ifade ediyorduk. Başta Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Van’da bu işi arzulayan, emek veren tüm paydaşlara çok teşekkür ediyorum. Aynı şekilde valimizin bu konudaki istek ve arzusu çok önemliydi. En son yapılan Sınır İlleri Ekonomik İşbirliği Toplantısı’nda mutabakat metninde böyle bir maddenin yer alması, Van TSO ve Van iş dünyası adına mutluluk verici bir süreç olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu. Konsolosluk için yer arayışının devam ettiğini ifade eden Başkan Takva, artık Van’ın uluslararası düzeyde temsil edilmesine yönelik sürecin başladığını ifade etti.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:09
"Kamu mühendisleri üreterek, planlayarak ve geliştirerek Türkiye’nin geleceğini inşa ediyor"
Türkiye’de son yıllarda hayata geçirilen köprüler, tüneller, havalimanları, enerji tesisleri ve raylı sistemler, ülkenin altyapı ve üstyapı kapasitesini dönüştürüyor. Kamu mühendisleri ve teknik personelin bilgi, koordinasyon ve çözüm üretme becerileriyle mega projelerin planlanmasından uygulanmasına kadar her aşamada kritik görevler üstlendiğini söyleyen Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası Başkanı Mümin Güler, "Bu projeler ayrıca Türkiye’nin kalkınma hedeflerinin gerçekleşmesinde belirleyici bir rol oynuyor" dedi. Türkiye, son 20 yılda hayata geçirilen büyük altyapı ve üstyapı projeleriyle dikkat çeken bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Köprüler, tüneller, limanlar, havalimanları, şehir hastaneleri, enerji santralleri ve raylı sistemler kamu mühendislerinin bilgi birikimi, çözüm üretme yeteneği ve sorumluluk bilinciyle inşa edilen gelecek vizyonunun sembolü haline geliyor. Bu mega projelerin arkasındaki emeği ve disiplinli çalışmayı görünür kılmayı, kamu mühendisleri ile teknik personelin hak ettikleri maaş ve statüye ulaşmalarını hedefleyen Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası, üyeleriyle birlikte Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini hayata geçiren temel aktörler olarak görev alıyor. "Mühendislerin bilgi birikimi Türkiye’nin kalkınma hikâyesinin temelini oluşturuyor" Mühendislik mesleğinin ülke kalkınmasında büyük bir rolü olduğuna dikkat çeken Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası Başkanı Mümin Güler, stratejik ve mega projelerde mühendislik aklının belirleyici bir güç haline geldiğini ifade etti. Kamu mühendislerinin ve teknik personelin, ülkenin gelişimini planlayan, üreten ve sürdüren bir yapının parçası olduğuna dikkat çeken Güler, "Enerji, ulaştırma ve altyapı yatırımlarından şehir planlamasına ve çevre dostu projelere kadar uzanan geniş bir yelpazede, mühendislerin bilgi birikimi Türkiye’nin kalkınma hikâyesinin temelini oluşturuyor. Dâhil olduğumuz tüm projelerde bilimin, emeğin ve aklın izini taşıyoruz. Türkiye’yi geleceğe taşıyan işler kamu mühendislerinin ellerinde yükseliyor. Dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de ülkemizin geleceği için çalışmaya devam edeceğiz. Mühendis Tek-Sen ENERJİ Sendikası olarak, kamu mühendislerinin ve teknik personelin emeğinin görünür kılınması için çalışırken, mesleki saygınlığımızı artırmayı ve mega projelerde yer alarak Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunmaya devam edeceğiz" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 08:47
Çarşamba’da 615 konutluk proje yükseliyor
Samsun’un Çarşamba ilçesinde 615 dairelik toplu konut projesinde çalışmalar hız kesmeden sürüyor. Kaba inşaatta yüzde 50 seviyesine ulaşılan projede, 2027 yılının Şubat ayında teslim sürecine girilmesi planlanıyor. Çarşamba’nın gelişen bölgelerinden biri olan Kirazlıkçay Mahallesi’nde, eski Şeker Fabrikası lojmanlarının bulunduğu alanda yükselen dev proje, modern mimarisi ve depreme dayanıklı yapısıyla dikkat çekiyor. Tamamlandığında yüzlerce aileye güvenli ve konforlu yaşam alanı sunacak proje, bölgenin çehresini değiştirecek. Şantiye Şefi Yahya Şilen, projenin detayları hakkında bilgi vererek, "Haziran ayında 615 konutlu projemiz başladı. 2027 yılının Şubat ayında teslim sürecine gireceğiz. Projemiz 435 adet 2+1, 180 adet 3+1 daireden oluşuyor. Toplamda 31 blok olacak. Projenin toplam yatırım ve maliyet bedeli 1 milyar 174 milyon lira. Şu an kaba inşaatta yüzde 50 seviyesindeyiz. Kuralar çekildi, alıcılar belli" dedi. Projede kullanılan yapı sistemine de değinen Şilen, "Projemiz tünel kalıp sistemi ile yapılıyor. Tamamı radye döşeme üzerine. 60 santimetrelik radye döşememiz var. Üzerinde çelik kalıplarla tünel kalıp sistemi uygulanıyor. Bu da güçlü perde sistemlerinden oluşan bir yapı sağlıyor. Deprem performansı açısından tünel kalıp sistemi oldukça başarılı. Hiçbir TOKİ projesinde yıkım yaşanmadı. Burada da aynı sistemi uyguluyoruz" ifadelerini kullandı. Modern tasarımı, dayanıklı yapısı ve geniş yaşam alanlarıyla öne çıkan proje, tamamlandığında Çarşamba’nın en büyük konut yatırımlarından biri olacak.
31 Ekim 2025 Cuma - 06:42
Papara’nın faaliyet izni iptal edildi
Papara’nın faaliyet izninin iptal edilmesine dair karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Merkez Bankası tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile Papara Elektronik Para A.Ş.’ye 21.04.2016 tarih ve 6862 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Kararı ile 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 15’inci maddesinin birinci fıkrası, 18’inci maddesinin ikinci fıkrası ve 19’uncu maddesi çerçevesinde elektronik para ihraç etmek üzere verilen elektronik para kuruluşu olarak faaliyette bulunma izni iptal edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder