Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bağdat Caddesi’nde tansiyon yükseldi, polis önledi
Galatasaraylı futbolculardan, basın toplantısında sulu kutlama
Okan Buruk: "Şampiyonluğu yakaladığımız için çok mutluyum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor
İGA: "DHMİ’ye borcumuz bulunmamaktadır"
EKONOMİ
Sanayideki nitelikli çalışan sıkıntısına Asya çözümü
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:02:18
Türkiye genelinde sanayi sektöründe yaşanan nitelikli personel sıkıntısı büyürken, iş gücü göçü de çözüm olarak konuşulmaya başlandı. Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, "Nitelikli göç ülkemiz için getirilmeli, çalışma şartları kolaylaştırılmalı ancak bu göç; dilimize, dinimize ve geleneklerimize yakın olan Asya’dan olmalı" dedi. Mesleki eğitimin sektördeki karşılığına da değinen Öztürk, "Meslek lisesinden mezun olup kendi işini yapan hiçbir genç asgari ücretle çalışmaz" diyerek meslek liselerinin öneminin altını çizdi. Fabrika çarkları hızla dönmeye, işletmeler kapasitelerini artırmaya devam ederken, sanayicinin önündeki en büyük bariyer olan ’nitelikli personel eksikliği’ her geçen gün daha derinden hissediliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Körfez Ticaret Odası Başkanı Recep Öztürk, küresel ölçekte yaşanan kalifiye çalışan bulma sıkıntısının yerel firmaları da etkilediğine vurguladı. Öztürk, "Şuanda piyasa şartlarına göre, büyüme içerisine giren firmalarımızın yetişmiş çalışma arkadaşı bulma imkanı gittikçe zayıflıyor. Tabii ki tüm dünyada aynı konu geçerli ama firmalarımızın da büyümesi için insan kaynağının yetiştirilmesi lazım" dedi. Bu noktada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) nezdinde hayata geçirilen protokol okulu ile öğrencilerin eğitim kalitesini en üst seviyeye çıkararak sahada iş bulmalarını hedeflediklerini kaydeden Öztürk, "Bunun için en üst seviyede hem maddi olarak hem de tüm bilgi birikimlerimizle, okul yönetimiyle birlikte buradaki öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmesini ve sahada iş bulmasını sağlamaya çalışıyoruz ama esas olan şu; okulumuza gelecek öğrenci kalitesinin en üst seviyeye çıkarılması. İşletmeler büyüdü. Meslek liselerinin sayısının artırılması gerekiyor" diye konuştu. "Nitelikli göç Asya’dan olmalı" Büyüyen işletmelerin ihtiyaçlarına ve meslek liselerinin sayısının artırılması gerektiğine dikkat çeken Öztürk, iş gücü göçü hakkında da şu değerlendirmelerde bulundu: "Nitelikli göç bence ülkemiz için getirilmeli, çalışma şartları kolaylaştırılmalı ama bu nitelikli göç dilimizin ve dinimizin, gelenek göreneklerimizin yakın olduğu Asya’dan olmalı. Böyle girişim şu şekilde var; Türk devletlerle yapılan anlaşma neticesinde, Türkiye’ye geleceklerin çalışma imkanları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyla eş değer bir hale getirilmeye çalışılıyor. Böyle bir yasa çıktığını biliyorum." "Meslek liselerimiz önem kazanmaya başladı" Mesleki eğitimin öneminin sanayi için giderek arttığının altını çizen Başkan Öztürk, Körfez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden her yıl mezun olan 90 öğrencinin 70’inin doğrudan staj yaptığı yerlerde veya kendi iş kolunda istihdam edildiğini söyledi. Öztürk, "Bu öğrencilerimizden 15’i yüksek öğrenim kurumlarına gidiyor, 5’i de kariyer planlamasını mezun olduğu meslekte değil, diğer meslek kolunda yapıyor. Aslında çok ciddi manada kendi mesleğini yapan insan sayısı artmaya başladı. Meslek liselerimiz önem kazanmaya başladı. Bizde bunun yaygınlaşması için elimizden geleni yapıyoruz. Ayrıca yine Oda olarak çalışma arkadaşlarımızla birlikte 60 öğrencimize niteliğini artırmak için burs veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Meslek lisesinden mezun olmuş, mesleğini yapan hiçbir öğrenci asgari ücretle çalışmaz" Öztürk, meslek lisesi mezunlarının avantajlarına da değinerek, "Piyasayı gezin. Meslek lisesinden mezun olmuş, mesleğini yapan hiçbir öğrenci asgari ücretle çalışmaz. Bu çok önemli bir etkendir. Dünyanın neresine giderse gitsin, meslek sahibi insan ailenin geçimini en iyi şekilde sağlar. Ayrıca, şu çerçeveden de bakılması gerekiyor; meslek lisesinden mezun olan bir öğrencinin ekonomik sermayeye ihtiyacı yoktur. Serbest meslek yapabilmesi için birkaç arkadaşın bir araya gelmesiyle, hiçbir sermayeye tabii olmadan sadece bir vergi levhasıyla çıkıp serbest mesleği yapabilirler ama bir üniversite mezunu bunu yapamaz. Bu çerçeveden baktığımız zaman son yıllarda meslek liselerine öğrencilerimizin katılım oranı artmaya başladı. İnsanlarımız da bunun farkına varmaya başladı" dedi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:45
Demirci’de klasik otomobil rüzgarı
Manisa’nın Demirci ilçesinde her hafta pazar günü kurulan 2. el oto pazarı, bu hafta nostaljik araçların geçidine sahne oldu. 1976 model orijinal Land Rover Jeep ve 1973 model Murat 124’ler, modern araçları geride bırakarak pazarın ilgi odağı haline geldi. Demirci Belediyesi tarafından hizmete sunulan ve kısa sürede bölgenin ticaret merkezi haline gelen 2. el oto pazarı, çevre il ve ilçelerden gelen binlerce vatandaşı ağırlamaya devam ediyor. Gördes, Köprübaşı, Selendi, Kula, Salihli ile Kütahya’nın Simav ve Balıkesir’in Sındırgı ilçelerinden gelen alıcı ve satıcılar, pazarda yoğunluk oluşturuyor. Orijinal arabalar pazarın yıldızı oldu Bu hafta kurulan pazarda, modelli araçların yanı sıra satışa sunulan nostaljik otomobiller vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Yarım asrı geride bırakan ve orijinalliklerini koruyan araçlar pazarın gözdesi oldu. Özellikle 1976 model, sadece 11 bin kilometrede olan ve orijinalliğiyle göz dolduran Land Rover Jeep, arazi aracı tutkunlarını başına topladı. Türk sinemasına ve yollarına damga vuran 1973 model Murat 124’ler ise pazarın en çok konuşulan araçları arasında yer aldı. Nostalji tutkunları, orijinal parçaları ve bakımlı halleriyle dikkat çeken bu araçları yakından inceleyerek araç sahipleriyle sıkı pazarlıklara girişti. Bölge ekonomisine "Demirci" dopingi İlçedeki ticari hayatı canlandıran pazar, çevre ilçelerden gelen yoğun katılım sayesinde bölge ekonomisine ciddi bir sirkülasyon sağlıyor. Hem araç ticareti hem de dışarıdan gelen misafirlerin ilçe esnafından yaptığı alışverişler, Demirci’nin ekonomik canlılığını artırıyor. "Ticaretin kalbi Demirci’de atıyor" Pazardaki yoğunluğu ve nostaljik araçlara olan ilgiyi değerlendiren Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, pazarın bölgesel bir güç haline geldiğini belirtti. Başkan Kara yaptığı açıklamada; "Demirci’mizde kurduğumuz bu pazar, artık sadece bir araç alışveriş noktası değil, çevre illerin ve ilçelerin buluşma noktası oldu. Bugün burada 1976 model bir Jeep’in veya bir Murat 124’ün gördüğü ilgi, pazarımızın ne kadar renkli ve tercih edilen bir yer olduğunu gösteriyor. Amacımız ilçemize hem sosyal hem de ticari bir hareketlilik kazandırmaktı; bugün görüyoruz ki çevre ilçelerden gelen binlerce vatandaşımızla bunu başardık. Esnafımız memnun, vatandaşımız memnun. Demirci’yi bölgenin çekim merkezi yapmaya devam edeceğiz" dedi. Pazarda araçlarını sergileyen satıcılar, her hafta artan ilgiden memnun olduklarını dile getirirken; alıcılar ise hem modelli hem de klasik araçları bir arada bulabildikleri için Demirci 2. El Oto Pazarı’nı tercih ettiklerini ifade etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:22
Küresel ticarette "savaş bahanesi" ödemeleri geciktiriyor
Dünyanın gündeminde olan ve 71 gündür devam eden İran-İsrail savaşının etkilerinden olan, stratejik konumuyla ticarette önemli rol oynayan Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından Türkiye’de ihracat yapan firmalar zor günler yaşamaya başladı. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde süt ve süt ürünleri entegre tesis makineleri ihraç eden STK Makina Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tecelli, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ile son dönemde uluslararası ticarette ödeme disiplininin bozulduğunu, savaş ortamının bazı firmalar tarafından bahane olarak kullanıldığını dile getirdi. Küresel pazarda ciddi bir ödeme trafiğini yönettiğini ifade eden Tecelli, "Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim elbette dünya ticaretini etkiliyor. Ancak savaşla doğrudan ilgisi olmayan ülkelerdeki bazı firmalar da ödemeleri geciktirmek için bu süreci gerekçe gösteriyor. Kanada’daki bir şirket bile ödeme ertelemesini savaş riskine bağlayabiliyor" dedi. "Tahsilat süreçleri uzuyor" Uluslararası ticarette güven unsurunun zedelenmeye başladığını kaydeden Tecelli, özellikle üretici ve ihracatçı firmaların nakit akışında ciddi baskı oluştuğunu söyledi. Küresel lojistikte maliyetlerin arttığını vurgulayan Tecelli, "Sadece navlun değil, finansal süreçlerde de ek yükler oluşuyor. Bankacılık işlemleri, transfer süreleri ve tahsilat süreçleri uzuyor" diye konuştu. "Ödeme disiplininin korunması gerekiyor" Türk makine sektörünün kriz dönemlerinde dahi üretim ve ihracata devam ettiğini belirten Tecelli, "Süt ve süt ürünleri entegre tesisleri alanında dünyanın birçok ülkesine teknoloji ihraç ediyoruz. Buna rağmen küresel ticarette yaşanan bu belirsizlikler, özellikle ödeme tarafında yeni riskler oluşturuyor. Türk sanayicisi üretmeye devam ediyor ancak finansal sürdürülebilirlik için ödeme disiplininin korunması gerekiyor" şeklinde konuştu. Sektör temsilcileri, jeopolitik krizlerin dünya ticaretinde yeni bir risk bahanesi dönemini başlattığını, özellikle ihracatçı firmaların tahsilat süreçlerinde daha dikkatli hareket etmek zorunda kaldığını ifade etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:20
Çankırı’da dev bütçeli Teşvik Programı tanıtıldı
Çankırı’da dev bütçesiyle yatırımcıların ilgisini çeken "2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı" başta iş dünyası olmak üzere ildeki paydaşlara tanıtıldı. Çankırı Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) iş birliğinde diğer destek sağlayan kurumların katılımıyla düzenlenen "Tüm Yönleriyle Çankırı’da Devlet Destekleri" toplantısında yeni dönemde uygulanacak teşvikler, yatırım destekleri ve öncelikli sektörler iş dünyası ve kamuoyuna tanıtıldı. Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş başkanlığında yatırımların ve istihdamın artırılması, yerel potansiyelin verimli şekilde değerlendirilmesi ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi amacıyla düzenlenen toplantıya, yatırımcılardan kamu kurumlarına, yerel yönetimlerden sivil toplum kuruluşlarına kadar ildeki birçok paydaş katıldı. Toplantıda Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından, 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yatırım yapmak isteyen iş insanlarına yönelik Çankırı’da turizm, ambalajlı su/içecek üretimi, maden işleme ve otomotiv endüstrisi alanlarında sağlanacak desteklere ilişkin tanıtım ve bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi. KUZKA Çankırı Yatırım Destek Ofisi Uzmanı Alperen Karakaş tarafından yapılan sunumda, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Çankırı için belirlenen öncelikli yatırım alanları, faydalanılabilecek destek unsurları ve başvuru süreçleri hakkında bilgiler verildi. Program kapsamında Çankırı özelinde dört yıldız ve üzeri konaklama tesisi, ambalajlı doğal kaynak su/içecek üretimi, leonardit, diyatomit, bazalt, perlit, refrakter kil, tuz, silis kumu, kireç taşı, dolomit, bentonitten ürünlerinde katma değerli ürünler üretimi, otomotiv endüstrisi için aksam ve yedek parça üretimi konularında yatırım yapmak isteyen yatırımcılara sunulacak desteklere ilişkin detaylı bilgiler paylaşıldı. Sunumda ayrıca Ajansın uyguladığı 2026 Yılı Yerel Ürün Ticarileştirme ve KOBİ Destek Merkezi Teknik Destek Programı ile 2026 Yılı Tarımda Verimlilik ve Katma Değerin Artırılması Teknik Destek Programı hakkında katılımcılar bilgilendirildi. Toplantının açılışında katılımcılara seslenen Vali Hüseyin Çakırtaş, iş insanlarının Çankırı’da yeni dönemde sunulan yatırım fırsatlarını değerlendirmeleri çağrısında bulundu. Devletin bu döneme özgü olağanüstü sayılabilecek avantajlı yatırım destekleri sağladığına dikkat çeken Vali Çakırtaş, "Devletin bu alanda yetkili kurumları olarak, Çankırı’ya yatırım yapan yatırımcılarımıza her türlü desteği sağlayacağız" dedi. KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan ise 2026 yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı ile birlikte illerin rekabetçi sektörlerine özel destek modeli uygulandığını söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan yeni sistem kapsamında, her ilin ekonomik potansiyeline göre özel teşvikler sunulduğunu dile getiren Eraslan, Çankırı’nın dört yıldız ve üzeri konaklama tesisi, ambalajlı doğal kaynak su/içecek, madencilik ürünlerinde katma değerli ürünler, otomotiv endüstrisi için aksam ve yedek parça üretimi konularında öne çıktığını ifade etti. Eraslan, bu kapsamda Çankırı’da söz konusu yatırım konularına yönelik projelerin genişletilmiş teşvik unsurlarıyla destekleneceğini açıkladı. Programa yönelik ön başvurular 15 Mayıs’ta sona ereceği, programa kabul edilen yatırımcıların KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti, yüzde 50 yatırıma katkı oranı, OSB’lerde 12 yıl, diğer yatırım bölgelerinde 8 yıl süreyle sigorta primi işveren hissesi desteği ve yatırım yeri tahsisinden yararlanacağı ifade edildi. Söz konusu destek unsurlarına ek olarak girişimcilere yatırım tutarının yüzde 15’i ve 301 milyon TL’ye kadar makine teçhizat nakdi hibe desteği ya da yatırım tutarının yüzde 20’si ve 301 milyon TL’ye kadar faiz /kar payı desteği sağlanacak. Toplantı katılımcıların program kapsamında sorularının cevaplandırılması ile sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:56
Didim Belediyesi’nin doğal ürünleri vatandaşla buluşuyor
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 17:16
Diyarbakır OSB’de seçim heyecanı
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 20:06
Bakan Işıkhan duyurdu: Doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldı
04 Kasım 2025 Salı - 11:13
DSO Başkanı Kasapoğlu; "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek"
Denizli Sanayi Odası’nın Kasım ayı Meclis Toplantısı, ekonomik şartların sanayi üzerindeki etkileri ve nitelikli işgücünün geleceğinin masaya yatırıldığı kapsamlı bir gündemle gerçekleştirildi. Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu’nun açılışıyla başlayan toplantıda; güncel ekonomik gelişmeler, sektörel değerlendirmeler, Oda faaliyetleri ve Kasım ayı programı da ele alındı. Toplantıya Meclis davetlisi olarak katılan Denizli İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan ve DSO Mesleki İşbirliği Projesinde (MEİP) görev üstlenen DSO üyesi sanayiciler de katkılar sundu. "Sanayici yorgun, Ocak ayı yeni zorlukları beraberinde getirecek" Açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, düşük kur-yüksek faiz politikasının sanayici üzerindeki baskısına dikkat çekti. Kasapoğlu, son dönemde sanayicinin motivasyon kaybı yaşadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Düşük kur - yüksek faiz ikilemi sanayiciyi her gün yeni bir çıkmaza sürüklüyor. Geçtiğimiz hafta bir basın açıklaması yaptık. Bugün hala yüzde 50’ye yaklaşan faiz oranlarıyla karşı karşıyayız. Bu süreçte sanayicimiz çok yoruldu. Hepimizin umudu kırılıyor; sahada bunu gözlemliyoruz. Ocak ayı yaklaşırken sanayici için yeni bir maliyet denklemi, yeni zorluklar söz konusu olabilir. Bu sorunları ifade ederken dış pazarların da iyi olmadığının farkındayız. Yeni bir motivasyona ihtiyacımızın olduğunun farkındayız. Biz sanayiciyiz; üretmekten ve bu ülkeye olan inancımızdan vazgeçmeyeceğiz." "Sanayi- eğitim iş birliğini daha sistematik hale getiriyoruz" Kasapoğlu konuşmasında ayrıca nitelikli iş gücü ihtiyacının giderek belirginleştiğini belirterek, meslek lisesi mezunlarının alanlarında istihdamının desteklenmesi ve avantajlarla güçlendirilmesi gerektiğini şu sözlerle vurguladı: "Nitelikli işgücü yetiştirme ve bulma konusunda da sıkıntılar yaşıyoruz. Bugün aramızda bulunan İl Müdürümüz göreve geldiği günden beri bu meselenin çözümü adına desteğini her zaman hissettiriyor. İşleyişi elimizden geldiği ölçüde düzeltmek için elbirliğiyle çalışıyoruz. Bugün meslek lisesi mezunlarının kendi iş kollarında çalışmaya devam oranı %14’ler düzeyinde. Türkiye’nin her şehrinde Odalar, dernekler ve iş dünyası örgütleri bu konunun çözümü adına çalışmalarını hızlandırmalı. Geçtiğimiz toplantıda söylediğim gibi, ‘sanayi-eğitim iş birliği’ modelini sadece proje bazında görmüyoruz; bunu sistematik bir yönetim yapısına dönüştürme kararlılığındayız. Bu nedenle Meclis toplantısını bu gündeme ayırdık." Kentin dinamikleriyle ortak adımlar Bu bölümde Kasapoğlu, Denizli Sanayi Odası’nın kentin sosyal hayatına da dokunan sorumlulukları olduğunun altını çizdi. Şehrin yaşam kalitesini ve gençlerin geleceğini güçlendirecek adımların paydaşlarla birlikte atıldığını vurgulayan Kasapoğlu, "Denizli Sanayi Odası, yaşadığı ülkeye ve şehre karşı olan sorumluluğunun farkında. Başta Denizli Valiliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesi olmak üzere kentin tüm dinamikleriyle bu sorumluluğu sağlam adımlarla yerine getirmeye kararlıyız. Çok yakında bu konuda bir müjdeyi Denizli kamuoyuyla paylaşacağız." dedi. Meclis Başkanı Konyalıoğlu da lokomotif sektörlerin çalışan kayıplarına rağmen işsizlik oranında herhangi bir değişiklik olmamasının hizmet sektörüne kayan işgücüyle ilişkili olduğunu belirterek, değişen zeminde yeni bir kültürün oluşturulması gerekliliğine dikkat çekti ve sözü toplantının konuğu olan İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan’a bıraktı. MEİP’te senkronize çalışmanın sonuçları alınıyor Çalışkan konuşmasında, birlikte yürütülen mesleki eğitim iş birliği projesinin mevcut durumunu ve yol haritasını Meclis Üyeleriyle paylaşarak soruları yanıtladı. 9 mesleki ve teknik lisede toplamda 25 sanayicinin yer aldığı MEİP projesine ilişkin güncel gelişmeleri paylaşan Çalışkan, "Denizli eğitim camiası iki yüz üç binden fazla öğrenciyi, on altı binden fazla öğretmeni ve bine yakın okulu kapsayan büyük bir camia. Bu salon elini taşın altına koyan insanlarla dolu bir salon. MEİP uygulamasının başarı göstergeleri oluşmaya başladı, oluşacaktır da. Ne kadar senkronize ilerlersek o kadar iyi sonuçlar alacağız. Yakın dönem gündemimizde nitelikli işgücü yetiştirilmesinde ilave rol oynayacak tematik okulların oluşturulması var." şeklinde sözlerini tamamladı. Sanayicinin gündemi: mezun takibi, yeni programlar, yetenek haritaları DSO Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter ise projeye ilişkin değerlendirmelerinde iş dünyasının beklentilerine değindi. Toplantıda söz alan DSO MEİP Protokol Yürütme Kurulu üyesi sanayicilerin İl Milli Eğitim Müdürlüğüne aktardıkları diğer konular arasında okullarda mezun takip sisteminin geliştirilmesi, sanayinin hangi program mezunlarının kendilerine katkı sağlayacağını görmesi adına program rehberlerinin oluşturulması, yıllık "imalat sanayi yetenek ihtiyacı" raporlarının hazırlanması, usta öğretici belgesi alma süreçlerinde yaşanan güçlükler, SGK işveren teşviklerinin meslek lisesi mezunlarının istihdamı lehine genişletilmesi, doğal taş ve plastik alanlarında yeni programların açılması yer aldı. Sanayicilerin taleplerinde eğitim politikalarının sektörün ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmesi için ortak mekanizmaların güçlendirilmesi öne çıktı. Meclis toplantısı, üyelerin dilek ve temennilerini paylaşmasının ardından sona erdi.
04 Kasım 2025 Salı - 11:06
Denize kıyısı olmayan şehirde hamsinin kilosu 50 TL’ye düştü, vatandaş poşet poşet aldı
Amasya’da bir balıkçı Karadeniz’den gelen taze hamsinin kilosunu 50 TL’ye düşürdü. Balığın fiyatını duyan vatandaşlar poşet poşet aldı.
04 Kasım 2025 Salı - 10:59
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: ’’Cezaları artırma yönünde düzenlemeleri yapma çabamız olacak. Güçlü mücadele edemezsek bu alana olan güven zayıflar. Bu bizim olmazsa olmazımızdır. Bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. D
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: ’’Cezaları artırma yönünde düzenlemeleri yapma çabamız olacak. Güçlü mücadele edemezsek bu alana olan güven zayıflar. Bu bizim olmazsa olmazımızdır. Bazı fonlar üzerinden bu manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. Düzenlemeleri yapacağız. Şeffaflığın artırılmasına yönelik düzenlemeler, manipülasyon ile mücadelede cezaların ağırlaştırılması gündemimizde.’’
04 Kasım 2025 Salı - 10:57
EPDK’dan TP Petrol Dağıtım A.Ş bayilerine yönelik kritik hamle
ANKARA (İHA) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Olağanüstü toplanarak, TP Petrol Dağıtım A.Ş. bayilerinin akaryakıt ve LPG temininde yaşadığı sorunlara karşı jet kararlar aldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, "TP Petrol Dağıtım A.Ş’ye yönelik adli süreci yakından takip ediyoruz. Ödemesi yapılmış ürünlerin teslim edilmemesi gibi şikayetler piyasamızda istikrarsızlığa neden olabilirdi. Biz bu riski görerek hemen harekete geçtik. Aldığımız kararlar neticesinde söz konusu bayiler hem faaliyetlerini güven içinde sürdürebilecek hem de vatandaşlarımıza gerektiği gibi hızlı ve kesintisiz hizmet vermeye devam edecek" ifadelerini kullandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TP Petrol Dağıtım A.Ş hakkında devam eden soruşturma nedeniyle, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu dün olağanüstü toplanarak söz konusu bayilerin akaryakıt ve LPG temininde yaşadığı sorunlara çözüm üreten kritik kararlar aldı. Kurul toplantısının ardından konuyu değerlendiren EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, TP Petrol Dağıtım A,Ş’ye yönelik adli süreci yakından takip ettiklerini belirterek, "Akaryakıt ve LPG temininde gecikmeler, ödemesi yapılmış ürünlerin teslim edilmemesi gibi şikayetler piyasamızda istikrarsızlığa neden olabilirdi. Biz bu riski görerek hemen harekete geçtik. Çünkü sektörümüzün sağlıklı işleyişine ve piyasa yapımızın korunmasına büyük önem veriyoruz. Bu süreçte TP bayilerinin akaryakıt temininde sorun yaşaması tüketicilerimizin de ürüne erişim konusunda mağduriyet yaşaması sonucunu getirebilirdi. Elbette bu bayilerde görev yapan binlerce çalışanın olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Aldığımız kararlar neticesinde söz konusu bayiler hem faaliyetlerini güven içinde sürdürebilecek hem de bu bayilerde görev yapan binlerce çalışan, gönül rahatlığı ile vatandaşlarımıza gerektiği gibi hızlı ve kesintisiz hizmet vermeye devam edecek" dedi. Şirketin mevcut faaliyetleri aynı şekilde devam edecek TP Petrol Dağıtım A.Ş. bayilerinin başka bir dağıtım şirketiyle anlaşma yapmaları ve lisanslarında gerekli tadil işlemlerini gerçekleştirmeleri şartıyla akaryakıt temin edebilmesine imkan tanındı. Bu çerçevede, bayilerin yapacağı dağıtıcı tadil başvurularında rutin tadil işlemlerinden farklı olarak Fesih İhbarnamesi veya Karşılıklı Fesih Protokolü aranmayacak; ayrıca tadil bedeli talep edilmeyecek. Düzenleme, bayilerin işlemlerini daha hızlı ve külfetsiz biçimde gerçekleştirebilmelerini hedefliyor. Karara göre yapılan tadiller 31 Mart 2026 tarihine kadar geçerli olacak; bu tarihten sonra bayilerin lisansları re’sen TP Petrol Dağıtım A.Ş. olarak yeniden tadil edilecek. Karar, TP Petrol Dağıtım A.Ş.’nin dağıtıcı lisansı kapsamındaki faaliyetlerini etkilemeyecek, şirketin mevcut faaliyetleri aynı şekilde devam edecek. Bayiler mevzuattan kaynaklanan kurumsal kimlik yükümlülüklerinden muaf tutulacak Benzer şekilde, LPG otogaz bayileri için de geçici düzenlemeye gidildi. TP Petrol Dağıtım A.Ş.’nin LPG dağıtıcı lisansı kapsamında yaşanan tedarik aksamaları nedeniyle, bu bayiler de belirli süreyle diğer dağıtıcı lisans sahipleriyle sözleşme yapabilecek. Bayiler bu süre ile sınırlı olmak üzere geçici süreli dağıtıcı tadili için başvuruda bulunabilecek; dağıtıcı tadili başvurularını, "fesih ihbarnamesi veya karşılıklı fesih protokolü" aranmaksızın ve "tadili bedeli" ödenmeksizin bayilik sözleşmesi beyanıyla yapabilecek. İlgili bayiler ayrıca yeni dağıtıcının ürünlerini pazarladığı anlaşılacak şekilde gerekli önlemlerin alınması kaydıyla ilgili mevzuattan kaynaklanan kurumsal kimlik yükümlülüklerinden muaf tutulacak. Süre sonunda ilgili bayilerin lisansları re’sen TP Petrol Dağıtım A.Ş. olarak yeniden tadil edilecek.
04 Kasım 2025 Salı - 10:56
Üretimden kopamayan Başkan Pütün; "10 yıl sonra tarım üretimi yapacak kimse kalmayacak"
Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ve süt üretiminde yaşanan sıkıntıların çiftçiyi olumsuz etkilediğini belirten Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Sütü ucuza satıyoruz, yemi pahalıya alıyoruz. Zarar etmemek için kaba yemi kendimiz üretiyoruz" dedi. Hayvan yetiştiriciliğinde sütün ucuza satılması ve yem fiyatlarının yüksek olması üreticiyi zor duruma sokuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sütün litre fiyatı belirlenmesine rağmen üreticiden, sütleri toplayan firmalar daha düşük rakamlara süt alımı yapıyor. Düşük fiyata süt alımı yapan firmalara vatandaşlar tepki gösterdiklerinde süt alımının yapılmamasıyla tehdit ediliyor. Aylık tonlarca süt üretimi yapan çiftçi sütü kendisi işleyemediği için ucuza satmayı mecbur kabul ediyor. Hayvan besiciliğinin yanında tarımsal üretimde yapan üreticiler kaba yemi kendileri üreterek maliyetleri düşürmeye çalışıyor. "Sütü kendimiz işleyemediğimiz için mecbur olarak firmalara ucuza veriyoruz" Üreticiden sütü toplayan firmaların, Tarım ve Orman bakanlığı tarafından belirlenen fiyata uymadıklarını ve tepki gösterildiğinde üretilen sütü almayacaklarını söylediklerini dile getiren Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Süt ucuza satılıyor. Devletimizin belirlediği süt fiyatına firmalar uymadı. Firmalar sütün litresini daha düşükten alıyor. Bizler sesimizi çıkarttığımızda biz o fiyattan süt alamayacağız diyerek firmalar bizleri geri çektiriyor. Alamayacağız dediğinde iş bitiyor. Mecbur veriyoruz. Ben günlük 300 litre süt üretiyorum ve bu sütü günlük olarak firmalara veriyorum. Ay bazında 2 ton süt satıyorum. Sütü kendimiz işleyemediğimiz için 2 ton sütü hiçbir şekilde değerlendirme şansımız olmuyor. Süt ucuza da alında bizler sütümüzü firmalara vermek zorundayız. Yem fiyatları yükseldi. 19 proteinli yemin 50 kiloluk bir çuvalı 700 TL, 21 proteinli yemin bir çuvalı 750 TL’ye satılıyor. Çiftçi olduğumuz için en azından kaba yemi kendimiz üretiyoruz. Böylelikle maliyetleri düşürmeye çalışıyoruz. Tüm yemleri dışardan aldığımızda besicilik hiçbir şekilde para kazandırmaz. Hele yılda bir kere yavru buzağı alamadığımızda komple zarar demek" şeklinde konuştu. "Besicilik ve çiftçilik bizim neslimizle kaybolacak" Ekonomik olarak zora düşen üreticinin besiciliği bıraktığını ve süt veren ineklerin yasak olmasına rağmen kesim yapıldığını ifade eden Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Son zamanlarda süt veren hayvan sayısı da azaldı. Süt veren hayvanlar kesime gidiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından süt veren hayvanın kesilmesine yasaklayan kanun ve cezalar konuldu ama yetiştirici hileyle veterinerden aldığı belgeyle hayvanı kesime götürüyor. Süt üretimi azaldığı içinde sütü işleyen firmalar, yurt dışından süt tozu ithalatı yapıyor. Bizim ülkemizde üretilen süt tozunu ihracatla yurt dışına satıp sonra süt kalmayınca geri ithalat yapıyoruz. Hayvan besicisi zamanla besiciliği bırakarak başka alanlara geçiyor. Türkiye geneline bakıldığında 45 yaşından küçük insanlar besicilik yapmıyor. Besicilik ve çiftçilik bizim neslimizle kaybolacak. 10 sene sonra üretim yapacak çiftçi kalmayacak. Dünya genelinde çiftçi üretim yapmadığında insanlık aç kalır. Üretimin artması için devletin çiftçiye destek olması gerekiyor. Genç nesillerin tarımsal üretim yapması ve desteklenmesi için Devletten yardım bekliyoruz" dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 10:31
Türkiye İş Bankası Grubu’nda atama
Türkiye İş Bankası I. Genel Müdür Yardımcısı N. Burak Seyrek, Grup bünyesinde Bankanın iştiraki olan İş Portföy’e Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Türkiye İş Bankası I. Genel Müdür Yardımcısı N. Burak Seyrek, Grup bünyesinde Bankanın iştiraki olan İş Portföy’e Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi. Yapılan açıklamaya göre, kuruluşundan itibaren ülke ekonomisine bankacılık faaliyetlerinin yanı sıra yatırımcı kimliğiyle katkı sağlayan İş Bankası’nın önemli faaliyet alanları arasında sermaye piyasaları da yer alıyor. Banka tarafından 2000’de kurulan; yatırım fonları, emeklilik fonları, gayrimenkul ve girişim sermayesi fonlarıyla bireysel portföy yönetimi ve yatırım danışmanlığı hizmetleri sunan İş Portföy Yönetimi A.Ş.; 25 yılda 600 milyon dolarlık portföy büyüklüğünden 25 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktı. Türkiye’nin çevre hassasiyetiyle yatırım yapan ilk çevre fonunu, çocukların geleceği için birikim yapmayı teşvik eden kumbara fonunu, cinsiyet eşitliğine dayalı ilk kadın fonunu hayata geçiren İş Portföy, komisyon gelirlerini TEMA, Türk Eğitim Vakfı ve Türkiye Tenis Federasyonu ile paylaşan, etki yatırımı ile sürdürülebilirliğin kesiştiği sosyal sorumluluk niteliğindeki fonları da sektöre kazandıran bir şirket. 1,2 trilyon TL’lik portföyü yönetiyor Açıklamaya göre, elektrikli araçlar, siber güvenlik, dijital oyun ve teknoloji gibi alanlarda tematik fonlar sunan İş Portföy, girişim sermayesi ve gayrimenkul fonlarıyla da reel ekonomiye kaynak sağlıyor. Halihazırda 224’ün üzerinde fonu yöneten İş Portföy, Eylül 2025 itibarıyla 1,2 trilyon TL portföy büyüklüğüne ve yüzde 11,20 pazar payına sahip. İleri teknoloji ve üretken yapay zekânın ekonominin hemen hemen tüm dinamiklerini derinden etkilediği, rekabet ortamını yeniden şekillendirdiği günümüzde İş Portföy de finansal teknolojilerden sürdürülebilir fon stratejilerine ve yapay zekâ destekli yatırım danışmanlığına kadar pek çok alanda gerek yerli gerekse uluslararası yatırımcılara yönelik ürün çeşitliliğini artırarak Türkiye’nin yatırım potansiyelini dünyaya taşımayı hedefliyor. İş Bankası’nda uzun yıllar üst düzey yöneticilik pozisyonlarında sorumluluklar üstlenen ve Ekim 2025 itibarıyla İş Bankası I. Genel Müdür Yardımcılığı görevinden ayrılan N. Burak Seyrek, Grup bazında stratejilerin İş Portföy ile koordine edilmesinde, Grubun sermaye piyasalarına ilişkin gelecek dönem hedeflerinin gerçekleştirilmesinde deneyimlerinden faydalanılmak üzere İş Portföy’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev aldı.
04 Kasım 2025 Salı - 10:26
Bakan Şimşek: ’’Progam sonuç veriyor, enflasyonda düşüş var 1-2 aylık yavaşlama normal. Önemli olan trendin nereye gittiğidir. Gıda kaynaklı geçici bir şok var. Kuraklık ve don olayı yaşadık. Dezenflasyon hızı başlangıçta güçlü olur, zamanla yavaşlar bunu
Bakan Şimşek: ’’Progam sonuç veriyor, enflasyonda düşüş var 1-2 aylık yavaşlama normal. Önemli olan trendin nereye gittiğidir. Gıda kaynaklı geçici bir şok var. Kuraklık ve don olayı yaşadık. Dezenflasyon hızı başlangıçta güçlü olur, zamanla yavaşlar bunu öngörüyoruz. Enflasyon, bu sene neden yüzde 30’da kalacak diye sorarsanız, kuraklık ve don sebepli gıda şoku diyebiliriz.’’
04 Kasım 2025 Salı - 10:13
Otomobil satışlarında 2025 yılında ilk 10 ayda tarihi rekor geldi
Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,20 oranında artarak 1 milyon 43 bin 796 adet olarak gerçekleşti. Elektrikli otomobil satışları 148 bin 304 adetle yüzde 17,8 pay aldı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10,20 oranında artarak 1 milyon 43 bin 796 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde geçen yıla göre yüzde 10,98 oranında artarak 833 bin 382 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7,23 artarak 210 bin 414 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2025 Ekim ayında yüzde 19,40, otomobil pazarı yüzde 19,87, hafif ticari araç pazarı yüzde 17,78 oranında arttı. 2025 yılı Ekim ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı 2024 yılı Ekim ayına göre yüzde 19,40 artarak 116 bin 149 adet oldu. 2025 Ekim ayında otomobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,87 artarak 90 bin 695 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 17,78 artarak 25 bin 454 adet oldu. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık Ekim ayı ortalama satışlara göre yüzde 60,2 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Ekim ayı ortalama satışlara göre yüzde 61,5 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Ekim ayı ortalama satışlara göre yüzde 55,7 arttı. Otomobil pazarı segmentlere göre; pazarın yüzde 82,8’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 465.750 adetle yüzde 55,9 pay, B segmenti otomobiller 220 bin 795 adetle yüzde 26,5 pay aldı. Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 62,2 pay, 518 bin 550 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 22,6 pay ve 188 bin 167 adet satış ile sedan, yüzde 14,2 pay ve 118 bin 711 adet satış ile H/B otomobiller takip etti. Otomobil pazarı motor tipine göre; benzinli otomobil satışları 393 bin 399 adetle yüzde 47,2 pay, hibrit otomobil satışları 219 bin 729 adetle yüzde 26,4 pay, elektrikli otomobil satışları 148 bin 304 adetle yüzde 17,8 pay ve dizel otomobil satışları 64 bin 801 adetle yüzde 7,8 pay, otogazlı otomobil satışları 7 bin 149 adetle yüzde 0,9 pay aldı. Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 96,8 artarak yüzde 13,6 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 186,1 artarak yüzde 4,2 pay aldı. Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1400cc altındaki otomobil satışları yüzde 15,8 azalarak yüzde 34,2 pay, 1400-1600cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 17,1 azalarak yüzde 20,8 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 1,1 artarak yüzde 0,6 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 23,1 artarak yüzde 0,2 pay aldı. Otomatik şanzımanlı otomobiller; 785 bin 559 adetle yüzde 94,3 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 47 bin 823 adetle yüzde 5,7 pay aldı. Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; van gövde tipi yüzde 74,7 pay ve 157 bin 243 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken, kamyonet gövde tipi yüzde 9,5 pay ve 20 bin 45 adetle 2’nci sırada yer aldı. Ekim ayında en çok satan ilk 10 marka şöyle: Volkswagen 13 bin 509 adet Renault: 12 bin 405 adet Fiat: 11 bin 173 adet Ford: 9 bin 347 adet Toyota: 8 bin 613 adet Opel: 6 bin 905 adet Citroen: 6 bin 581 adet Peugeot: 6 bin 564 adet Hyundai: 6 bin 302 adet TOGG: 4 bin 155 adet
04 Kasım 2025 Salı - 10:10
Adana sanayisi, uluslararası yatırımların merkezi olma yolunda ilerliyor
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Büyüknacar, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin güçlü altyapısı, stratejik konumu ve üretim çeşitliliğiyle artık ulusal sınırları aşan bir üretim üssü haline geldiğini söyledi. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi ve sanayicilerin küresel pazarlara açılımına katkı sağlamak amacıyla önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. AOSB ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, AOSB Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Büyüknacar, konuklara bölge hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulundu. Blacdot iş birliğiyle, Amsterdam merkezli bir firmanın kurucu ortakları Ferruh Tarık Tilgi ve Robert Citgez’in katılımıyla düzenlenen toplantıya, AOSB sanayicileri de yoğun ilgi gösterdi. Buluşmada, Adana sanayisinin üretim kapasitesi, uluslararası yatırım potansiyeli ve küresel pazarlarda rekabet gücünü artıracak stratejik iş birlikleri ele alındı. Özellikle Avrupa pazarında Türk sanayicilerinin konumunu güçlendirecek yeni fırsatlar değerlendirildi. Toplantının ev sahibi Nedim Büyüknacar, AOSB’nin sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de yatırımcıların gözdesi haline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, güçlü altyapısı, stratejik konumu ve üretim çeşitliliğiyle artık ulusal sınırları aşan bir üretim üssü haline geldi. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz toplantı, sanayicilerimizin küresel ölçekte rekabet edebilmesi için atılmış önemli bir adımdır. AOSB olarak, uluslararası yatırımcılarla iş birliği zeminini sürekli güçlendirmeye ve bölgemizi dünya sanayisine entegre etmeye devam edeceğiz." AOSB, bu tür buluşmalarla sanayicilerin global pazarlarda yerini sağlamlaştırmasına öncülük ederken, Adana’yı uluslararası yatırım ve üretim merkezi haline getirme vizyonunu kararlılıkla sürdürüyor.
04 Kasım 2025 Salı - 10:07
700 üreticiye can suyu
Samsun Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği artırmak ve üreticilere destek olmak amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. "Sulama Tesisleri Projesi" kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayan tesisler yenilenerek 700 üreticinin hizmetine sunuldu. Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar çerçevesinde Havza ilçesi Kocapınar Mahallesi, Çarşamba ilçesi Aşağımusalla ve Konukluk Mahalleleri, Atakum ilçesi Kurugökçe Mahallesi ile Alaçam ilçesi Yenice Mahallesi’ndeki sulama tesislerinde kapsamlı restorasyon ve onarım çalışmaları gerçekleştirildi. Toplamda 8 bin metre uzunluğunda sulama kanalı yenilenirken, proje sayesinde 4 ilçede 700 üreticiye ulaşılması ve 4 bin dekar tarım arazisinin yeniden verimli şekilde sulanması sağlandı. Samsun Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle sadece ürün çeşitliliğini artırmayı değil, aynı zamanda tarımsal üretimde verimliliği yükseltmeyi, çiftçilerin gelir düzeyini desteklemeyi ve doğal kaynakların korunmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Yürütülen çalışmalarla kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve yerel ekonominin canlandırılması da hedefleniyor.
04 Kasım 2025 Salı - 10:03
MAKSİAD Başkanı Sarı; "Model Fabrika, sanayimize önemli katkılar sunuyor"
Denizli Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen ve işletmelere verimlilik, sürdürülebilirlik ile dijital dönüşüm alanlarında önemli katkılar sağlayan Denizli Model Fabrika, Makina Sanayici İş İnsanları Derneği (MAKSİAD) iş birliğiyle gerçekleştirilen bir ziyaret programına ev sahipliği yaptı. Ziyarete, MAKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sarı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve MAKSİAD üyeleri katıldı. Program kapsamında, Model Fabrika’nın yürüttüğü faaliyetler yerinde incelendi ve işletmeler için örnek teşkil eden iyi uygulama örnekleri hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu. Ziyaretin, bölgede faaliyet gösteren işletmelere verimlilik artırımı, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir üretim konularında farkındalık kazandırmayı hedeflediği belirtildi. "Model Fabrika, sanayimize önemli katkılar sunuyor" MAKSİAD Başkanı Mehmet Sarı, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, "Denizli Model Fabrika, sanayicilerimize çağın gerektirdiği üretim teknikleri ve dijital dönüşüm konusunda yol gösterici bir rol üstleniyor. Üyelerimizle birlikte bu örnek tesisi yerinde inceleyerek, hem bilgi hem de deneyim paylaşımı fırsatı bulduk. İş birliği kültürünü güçlendiren bu tür çalışmaların, bölgemiz sanayisine büyük katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Denizli Sanayi Odası Başkanımız Selim Kasapoğlu ile DSO 15. ve 17. Meslek Komitelerinin model fabrikanın Denizlili sanayicilerimize kazandırılması noktasında çok değerli katkıları oldu. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ziyaret, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve değerlendirmelerin paylaşılmasıyla sona erdi.
04 Kasım 2025 Salı - 10:02
‘Az hasarlı’ evler emsallerine oranla yüzde 30 daha az fiyata satılıyor
Adana’da 6 Şubat depremleri sonrası binlerce binanın ‘Az hasarlı’ olması fiyatlarını yüzde 30 düşürdü. DAİMFED Emlak ve Gayrimenkul İşleri Komisyon Başkanı Atilla Özelköse, "Hasar ibaresi insanları çok etkiliyor ancak vatandaşlar hiçbir şekilde korkmamalı. Hasarsız bina ile ‘Az hasarlı’ bina aslında aynı. Az hasarlı damgası yemiş olması sadece rakamı düşüren bir ayrıntı" dedi. Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ili etkilerken Adana’da ise 11 bina deprem sırasında yıkıldı. Kent genelinde 3 bin 279 bina ise ağır hasar alırken 4 bin 949 bina ise orta hasarlı oldu. Kent geneli 40 bine yakın binaya ise ‘Az hasarlı’ denildi. Hal böyle olunca ‘Hasarlı’ ibaresi alan veya ‘Hasarsız’ ibaresi verilen binalar arasında yüzde 30 fiyat farkı oluştu. "Az hasarlı binalar tercih edilmiyor" Konuyla ilgili Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Emlak ve Gayrimenkul İşleri Komisyon Başkanı Atilla Özelköse, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Özelköse, ‘Az hasarlı’ binaların rayiç bedellerinden daha düşük fiyatlara satıldığını belirterek, "6 Şubat depremlerinden sonra halk arasında ‘Hasar’ ibaresi tedirginlik oluşturuyor. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, hasarlı binaları zaten yıkıyor. Şuanda ‘az hasarlı’ ibaresi bulunan binalarda oturmanın herhangi bir sakıncası yok. ‘Az hasarlı’ binalar şuanda çok fazla tercih edilmiyor. Normal rayiç bedellerine oranla daha düşük bir fiyata satılıyor" ifadelerini kullandı. "Yıkım kararı olmayan bütün binalarda oturulabilir" ‘Az hasarlı’ binalarda oturmanın hiçbir olumsuzluğu olmadığına vurgu yapan Özelköse, "Deprem sonrası ‘Az hasarlı’ binalarda hiçbir kolon, kiriş hasarı yok. Bu daha çok sıva, boya çatlağıyla oluşuyor. ‘Az hasarlı’ binalarda vatandaşlar gönül rahatlığıyla oturabilirler. Yıkım kararı olmayan bütün binalarda vatandaşlar gönül rahatlığıyla oturabilir" diye konuştu. "Hasar ibaresi insanları çok etkiliyor" Hasar ibaresinin fiyatları yüzde 30 oranında etkilediğini belirten DAİMFED Emlak ve Gayrimenkul İşleri Komisyon Başkanı Atilla Özelköse, daha sonra şunları söyledi: "Binalarda hasar durumu fiyatları 3’te 1 etkiledi. 3 yaşında yeni bina ‘Az hasarlı’ dahi olsa emsallerine oranla yüzde 30 daha az fiyata satılıyor. Hasar ibaresi insanları çok etkiliyor ancak vatandaşlar hiçbir şekilde korkmamalı. Hasarsız bina ile ‘Az hasarlı’ bina aslında aynı. Hasarlı damgası yemiş olması sadece rakamı düşüren bir ayrıntı. Eğer bina gerçekten oturulmayacak durumda olsa ‘Hasarlı’ denilerek yıkım işlemi yapılırdı."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder