EKONOMİ
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:17 Büyükşehir’den Halk Ege Et’de Anneler Günü indirimi Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne ait Halk Ege Et şubelerinde Anneler Günü dolayısıyla sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, sabahın erken saatlerinden itibaren şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından Aydın’a kazandırılan, güvenilir, hijyenik ve uygun fiyatlı ürünleri vatandaşlarla buluşturan Halk Ege Et şubelerinde, Anneler Günü nedeniyle uygulanan indirim vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Efeler Çarşamba, Efeler Balık Hali, Efeler Kurtuluş, İncirliova, Germencik, Nazilli, Söke, Kuşadası Merkez, Kuşadası Karaova, Didim Merkez ve Didim Çamlık Halk Ege Et şubelerinde sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim, sabahın erken saatlerinden itibaren vatandaşlardan yoğun ilgi gördü, şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Halk Ege Et’ten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, kendilerini uygun fiyatlı, kaliteli ve güvenilir ürünler ile buluşturan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Başkan Çerçioğlu, çalışmalarıyla vatandaşların yanlarında olmaya devam edeceklerini belirterek "Halk Ege Et şubelerimizde uyguladığımız indirim vatandaşlarımız tarafından ilgiyle karşılandı. Hizmetlerimizi Aydınımız ile buluşturmaya, projelerimizle vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Şimdiden tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
TRAKON LITE’a, Mavi Vatan’ı koruma görevi
05 Kasım 2025 Çarşamba - 09:34 TRAKON LITE’a, Mavi Vatan’ı koruma görevi UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON LITE (Naval) Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, CANiK M2 QCB ağır makineli tüfek ile SALVO Silahlı İnsansız Deniz Aracı üzerinde Türk Deniz Kuvvetleri envanterine girdi. Samsun Yurt Savunma (SYS Grup) şirketlerinden UNIROBOTICS ve CANiK, DEARSAN Tersanesi tarafından inşa edilen SALVO Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA) projesinde önemli bir başarıya imza attı. TRAKON LITE Uzaktan Komutalı Silah Sistemi (UKSS) ve CANiK M2 QCB ile donatılan SALVO SİDA, TCB 1401 borda numarasıyla Türk Deniz Kuvvetleri envanterine resmen girdi. Bu entegrasyon, UNIROBOTICS ve CANiK’in yerli ve milli teknolojilerle geliştirdiği çözümlerin, modern muharebe sahasındaki insansız deniz platformlarının ihtiyaçlarını karşılamadaki etkinliğini bir kez daha kanıtladı. DEARSAN Tersanesi’nin tasarlayıp ürettiği SALVO SİDA, 14,79 metre uzunluğa, 3,83 metre genişliğe ve 0,75 metre drafta sahip bulunuyor. SALVO SİDA, dizel motor opsiyonlarına göre 35+ knot (+64.8 km/sa) hıza ulaşabiliyor. UNIROBOTICS’in TRAKON LITE UKSS’si ile entegre edilen araç, 12,7 mm CANiK M2 QCB 12.7x99 mm ağır makineli tüfeğin yanı sıra isteğe bağlı olarak 5,56 mm, 7,62 mm makineli tüfek veya 40 mm bomba atar ile donatılabiliyor. Marmara Denizi’ndeki testlerde sistem, 11 km mesafedeki sahil kontrol istasyonu üzerinden hedefi başarılı şekilde vurdu - operasyonel kabiliyet doğrulandı. UNIROBOTICS, kuruluşundan bu yana deniz platformlarına yönelik özel çözümler geliştirerek sektörde fark oluşturuyor. Daha önce Türk Deniz Kuvvetleri’nin HİSAR sınıfı Açık Deniz Karakol Gemileri’ne entegre edilen TRAKON TARGAN UKSS’nin başarısının ardından, insansız deniz araçları (İDA/SİDA) için de öncü bir çözüm oluşturuyor. Günümüz muharebe sahasında insansız deniz araçlarının yoğun kullanımı göz önüne alındığında, TRAKON LITE’ın yapay zeka tabanlı üstün yazılım mimarisi, haberleşme kesintilerinde dahi görevin emniyetli şekilde sürdürülmesini sağlayarak operasyonel süreklilik sunuyor. Hafif ve kompakt tasarımıyla farklı platformlara uyumlu olan sistem, stabilizasyon, hedef angajman doğruluğu ve açık arayüzler sayesinde entegrasyon kolaylığı sağlıyor. CANiK M2 QCB 12.7x99 mm ağır makineli tüfek ise sahada kanıtlanmış performansı, düşük dağılım ve yüksek güvenilirliği ile TRAKON LITE’ın caydırıcılığını üst seviyeye çıkarıyor. Denizdeki zorluklara özel çözüm UNIROBOTICS Genel Müdürü Ömür Baç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Deniz sistemleri, kuruluşumuzdan bu yana yoğun mesai harcadığımız stratejik bir alan. Deniz tipi UKSS’ler doğaları gereği zorlu çevre şartlarına dayanacak şekilde tasarlanır; insansız deniz sistemleri ise kara platformlarından farklı olarak uzun menzillerde kesintisiz görev icra eder. Bu nedenle yalnızca donanımda özel çözümler sunmak yetmez; aynı zamanda yapay zeka destekli gelişmiş yazılımlar da şarttır. UNIROBOTICS bu noktada fark oluşturuyor. SİDA’ların değişken taşıma kapasitelerine rağmen hafif ve kompakt UKSS ihtiyacı kritik; TRAKON LITE (Naval) tam da bu ihtiyaca cevap vermek üzere geliştirildi. Bilindiği üzere daha önce Türk Deniz Kuvvetleri’nin HİSAR sınıfı Açık Deniz Karakol Gemileri’nde TRAKON TARGAN ile yerimizi almıştık. Şimdi ise SALVO SİDA ile envantere insansız bir platform üzerinden dahil olmak bizim için büyük bir onur. Önümüzdeki dönemde insansız deniz sistemlerinin ihracatta güçlü bir ivme oluşturacağına yürekten inanıyoruz" dedi.
Erdemir’in yürüttüğü altın arama çalışmalarında Sivas’ta 424 bin ons mümkün kaynak tespit edildi
05 Kasım 2025 Çarşamba - 09:27 Erdemir’in yürüttüğü altın arama çalışmalarında Sivas’ta 424 bin ons mümkün kaynak tespit edildi Türkiye’nin önde gelen entegre çelik üreticilerinden Erdemir, madencilik alanındaki büyüme hamlesinde önemli bir keşfe imza attı. Şirketin bağlı ortaklığı Ermaden uhdesinde bulunan Sivas-Alacahan Köyü mevkiinde yürütülen arama faaliyetleri sonucunda, 424 bin ons altın tespit edildi. Şirket, Türkiye’nin yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması için yeni kaynak arama ve sondaj çalışmalarına devam edecek. Erdemir’in Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yaptığı açıklamada, Erdemir’in bağlı ortaklığı Erdemir Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Ermaden) tarafından, Sivas ili Kangal ilçesi Alacahan Köyü mevkiinde yürütülen arama faaliyetleri kapsamında, Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu (UMREK) ve Australasian Joint Ore Reserves Committee (JORC) standartlarına uyumlu olarak hazırlanan "Mümkün Kaynak" düzeyinde, yaklaşık 14,9 milyon ton cevherde ortalama 0,89 g/t altın tenörüyle 424 bin ons altın içeriği tespit edildiğini açıkladı. "Yerli üretim gücümüzle Türkiye’nin geleceğine yatırım yapıyoruz" OYAK Genel Müdürü ve Erdemir Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Çelik sektöründeki gücümüzü madencilik alanında da stratejik bir büyüme hamlesine dönüştürmüş durumdayız. Ülkemizin yer altı zenginliklerini sürdürülebilir bir yaklaşımla ekonomiye kazandırmak bu stratejimizin en önemli parçasını oluşturuyor. Ermaden, Sivas-Alacahan sahasında yürüttüğü titiz ve aralıksız sondaj çalışmaları neticesinde, 424 bin ons gibi çok kıymetli mümkün kaynağını ortaya çıkardı. Bu keşfi, doğru strateji ve kararlı çalışmalarımızın ilk ve önemli bir meyvesi olarak görüyoruz. Aynı bölgede yeni kaynak arama faaliyetlerimize devam ederken, bu yerli kaynağı katma değere dönüştürerek hem sanayimizin geleceğini güçlendirmeyi hem de ülke ekonomisine uzun vadeli katkı sağlamayı hedefliyoruz. Mevcut 5 bin 804 hektarın şimdilik 45 hektarlık alanında yaptığımız çalışma sonucunda, JORC ve UMREK standartlarına uygun 424 bin ons mümkün kaynak tespit ederek hedefimize doğru ilk adımımızı atmış olduk. Önümüzdeki yıl 2. çeyrek sonuna kadar söz konusu bölgede dolgu sondajlarımızı hızlıca bitirip, mümkün kaynağımızı ölçümlenmiş rezerv haline getirmeyi hedefliyoruz. Rezerv raporumuz ile ekonomik işletilebilir değerimizi ortaya çıkarmamız çok önemli. Eş zamanlı olarak sahamızın toplam potansiyelini artırmak için 45 hektar dışında kalan alanda da arama ve kaynak tespiti sondajlarımıza devam edeceğiz." Sondaj ve arama çalışmalarına devam ediyor Ermaden tarafından Alacahan sahasında yapılan çalışmalar, 5 bin 804 hektarlık ruhsat sahasında bugüne kadar 45 hektarlık alanda yürütülen sondaj faaliyetleriyle gerçekleştirildi. Toplam 360 adet karotlu sondajda 96 bin 649 metre delme işlemi tamamlandı ve 96 bin 533 adet ateş analizi sonucu elde edildi. Analizler, uluslararası geçerliliğe sahip Bureau Veritas Ankara Laboratuvarı tarafından yürütüldü. Ermaden, mevcut modelleme alanında dolgu sondajlarına devam ederken, sahanın henüz sondaj yapılmamış potansiyel bölgelerinde de yeni arama çalışmaları planladı. Dolgu sondajları ve devam eden kaynak artırımı çalışmaları sonrasında, yeni veriler doğrultusunda kaynak sınıflandırmasının güncellenmesi ve rezerv hesaplamalarına yönelik fizibilite çalışmalarına geçilmesi planlanıyor.
Tropikleşen Çukurova’nın ürünleri sergilendi
05 Kasım 2025 Çarşamba - 09:26 Tropikleşen Çukurova’nın ürünleri sergilendi Adana’da buğday, pamuk ve narenciye gibi geleneksel ürünler yerine yetiştirilen ejder meyvesi, mango, avokado ve muz gibi tropikal ürünler sergilendi. Tropikal meyveleri tadan ziyaretçiler, ürünlerin Adana’da yetiştiğini öğrenince şaşırdıklarını ifade etti. Türkiye’nin en önemli buğday, pamuk ve narenciye üretim merkezlerinden Adana’da iklim değişikliğiyle birlikte ürün çeşitleri de çoğaldı. Bir zamanlar pamuk ayağıyla ünlü şehirde artık binlerce dönüm narenciye bahçeleri, binlerce dönüm buğday tarlalarının yanı sıra tropik ürünler de yer alıyor. İklim değişikliğinin en büyük etkilerini yaşayan kentte, seralarda üretilen avokado, muz, ejder meyvesi, mango, yaban mersini gibi ürünler tarım fuarında Yüreğir Ziraat Odası standında görücüye çıkartıldı. Stantta bulunan tropikal ürünler ve narenciye ürünleri, ziyaretçilere ikram edildi. Tropikal ürünlerin Adana’da yetiştiğini duyan vatandaşlar şaşırdı. "Pamuk ağaları eskiden gündeme gelirdi, o devir kapandı" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukurova’nın tropikleştiğini anlatarak, "Adana’nın ürün çeşitliliği çok fazla. Türkiye narenciye üretiminin yüzde 40’ı Adana’da üretiliyor. Tropikal ürünlerin son yıllarda üretimi arttı. Adana’da her geçen gün sera ekimi artmakta. Pamuk ağaları eskiden Adana’da gündeme gelirdi ancak o devir kapandı. Adana yavaş yavaş tropikal ürünlere dönüyor, bu ürünlerin Adana’da yetiştiğini görenler şaşırıyor" ifadelerini kullandı. Vatandaşlardan Melek Didem Demirci ise tropik ürünlerin Adana’da yetiştiği bilmediğini belirterek, "Adana’da normalde narenciye ünlüyken böyle tropik ürünleri görmek beni şaşırttı. Tatlarına da baktım ve çok beğendim. Adana’da yetiştiğini bilmiyordum, şimdi öğrendim" diye konuştu.
Başkan Kıvanç: "Adana sanayisi zorluklara rağmen ihracatta direncini koruyor"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 09:18 Başkan Kıvanç: "Adana sanayisi zorluklara rağmen ihracatta direncini koruyor" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Adana’nın Ekim ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 azalışla 264 milyon 659 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Başkan Kıvanç, 2025 yılının Ocak-Ekim döneminde ise Adana’nın toplam ihracatının yüzde 0,3 artışla 2 milyar 468 milyon dolara ulaştığını belirtti. Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan Ekim 2025 ihracat verilerini değerlendirdi. Başkan Kıvanç, küresel ticarette yaşanan daralma, artan maliyetler ve jeopolitik risklerin ihracatçıları zorladığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Sanayicilerimiz bütün zorluklara rağmen üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracatla katma değer oluşturmaya devam ediyor. Ekim ayında yaşanan sınırlı düşüşü geçici görüyoruz. İlk 10 aylık dönemde ihracatımızı artırmayı başarmamız, Adana sanayimizin dayanıklılığı ve rekabet gücünün en güçlü göstergesidir. Hedefimiz yılın son iki ayında daha güçlü bir performans ortaya koymak." "Irak ilk sırada yer aldı" Ekim ayında Adana’dan en fazla ihracat yapılan ülke 20,7 milyon dolarla Irak olduğunu belirten Başkan Kıvanç, "Irak’ı 19,7 milyon dolarla İspanya, 15,1 milyon dolarla İtalya izledi. Ocak-Ekim dönemine bakıldığında da 183,3 milyon dolarlık ihracat ile Irak ilk sıradaki yerini korurken, 164,6 milyon dolarla İspanya ve 152,9 milyon dolarla Almanya öne çıktı" diye konuştu. "Kimya sektörü liderliğini sürdürüyor" Ekim ayında Adana’dan en fazla ihracat yapan sektörün 46,8 milyon dolarla Kimyevi Maddeler ve Mamulleri olduğunu söyleyen Başkan Kıvanç, "Bu sektörü 46,3 milyon dolarla Tekstil ve Hammaddeleri, 33,7 milyon dolarla Otomotiv Endüstrisi takip etti. Yılın ilk 10 ayında ise Kimyevi Maddeler ve Mamulleri 508,2 milyon dolar ile birinci, Tekstil ve Hammaddeleri 417,3 milyon dolar ile ikinci, Otomotiv Endüstrisi 291,9 milyon dolar ile en çok ihracat gerçekleştiren sektörler oldu" ifadelerini kullandı. "Adana’nın ihracat potansiyeli çok daha yükseğe çıkacak" Sözlerini sürdüren Başkan Kıvanç, Adana’nın stratejik bir merkez olduğuna vurgu yaparak, "Adana, lojistik açıdan stratejik bir merkez, nitelikli iş gücüne sahip ve sektörel çeşitliliği güçlü bir şehir. Sanayicilerimizin azmi ve üretim kabiliyeti sayesinde ihracatımızı daha da yukarı taşıyacağımıza inanıyoruz. Kentimizin ihracat başarısında emeği bulunan tüm firmalarımıza, iş insanlarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum"diyerek sözlerini tamamladı.
Van OSB’den çevreye duyarlı büyüme hamlesi
05 Kasım 2025 Çarşamba - 09:15 Van OSB’den çevreye duyarlı büyüme hamlesi Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, çevreyle uyumlu sanayi anlayışını güçlendirmek amacıyla endüstriyel arıtma tesisi kurulumu için gerekli başvuruların yapıldığını ve uygulama projelerinin tamamlanmak üzere olduğunu söyledi. Van’ın istihdam ve üretim üssü olarak bilinen Van OSB’de çalışmalar hummalı bir şekilde devam ediyor. Sanayi bölgesinin hem altyapı hem de istihdam kapasitesinde büyük bir dönüşüm yaşanıyor. OSB’nin fiziki altyapısında kapsamlı yenileme çalışmaları yürütüldüğünü dile getiren Başkan Memet Aslan, Van OSB’nin yalnızca üretimi değil, çevreyi de merkeze alan bir sanayi modeli inşa ettiğini vurguladı. Aslan, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın destekleriyle endüstriyel arıtma tesisi için resmi sürecimizi başlattık. Şu anda uygulama projeleri tamamlanmak üzere. Bu tesis, bölgemizin çevresel sürdürülebilirliği açısından büyük bir dönüm noktası olacak" dedi. Van OSB Başkanı Aslan, kurulacak tesisin yalnızca çevreyi korumakla kalmayacağını, aynı zamanda OSB’nin üretim kapasitesini de çeşitlendireceğini belirtti. Aslan, "Endüstriyel arıtma tesisimiz sayesinde kimyasal atık ve tekstil boyahanesi gibi ağır sanayi üretim hatlarını güvenli şekilde bölgemize kazandırabileceğiz. Bu, hem istihdam hem de ihracat açısından Van için önemli bir sıçrama anlamına geliyor" diye konuştu. Başkan Aslan, Van OSB’nin hayata geçirmeyi planladığı arıtma tesisinin sadece sanayi alanı için değil, Van Gölü Havzası’nın korunması açısından da kritik bir rol oynayacağını vurguladı. Aslan, "Van Gölü bizim ortak mirasımız. Sanayileşmeyi çevreye zarar vermeden gerçekleştirmek zorundayız. Bu bilinçle, temiz üretim anlayışını tüm işletmelerimize yaymayı hedefliyoruz. Bundan dolayı Van Organize Sanayi Bölgesi olarak son dönemde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları ve çevre projeleriyle Doğu Anadolu Bölgesi’nin en çevreci OSB’lerinden biri olma yolunda ilerliyoruz. Yeni endüstriyel arıtma tesisi tamamlandığında ise bölgedeki sanayi faaliyetleri doğaya zarar vermeden sürdürülebilir bir şekilde büyümeye devam edecek" şeklinde konuştu.
Pidenin bu kez elmalısını yaptılar
05 Kasım 2025 Çarşamba - 09:12 Pidenin bu kez elmalısını yaptılar Karadeniz’le özdeşleşmiş Trabzon pidesi elma ile buluşunca ortaya çok farklı bir lezzet çıktı. Pide ustası Abdulkadir Bektaş, daha önce bölgenin simge lezzetlerinden hamsiyi, kuymağı pideyle buluşturduklarını hatırlatarak şimdi de sıra dışı bir projeye imza atarak Trabzon’un coğrafi işaretli Yomra elması ile pide yaptıklarını söyledi. Yaklaşık 40 yıldır baba mesleğini sürdüren Bektaş, Yomra Belediyesi’nin sosyal sorumluluk projesine destek vererek yöresel bir lezzeti yeniden yorumladı. Sürekli yenilik içerisinde olduklarını kaydeden Bektaş, "1984 yılından beri baba mesleğini sürdürüyoruz. Biz pideciyiz ancak sürekli araştırma ve yenilik içindeyiz. Daha önce hamsiyi pideyle buluşturmuştuk. Yomra Belediye Başkanımız Mustafa Bıyık, çok güzel bir sosyal proje başlattı. Normalde Yomra’nın kendine özgü bir elması vardır; tarihsel bir öneme sahip olmasına rağmen bugüne kadar çok ön plana çıkmamıştı. Şimdi bu elma coğrafi işaret aldı. İnsanları teşvik etmek için belediyemiz hem Yomra elmasının fidesini yetiştirip vatandaşlara dağıtıyor hem de üretilen elmayı para karşılığında geri alıyor. Biz de bu sosyal sorumluluk projesine katkıda bulunmak istedik. Önce elmalardan komposto yaptık, müşterilerimize ikram ettik. Sonrasında ise elmayı pideyle buluşturduk. Bizim eskiden ’fış fış’ dediğimiz, yokluk zamanlarının bir tatlısı vardır. Elma ve armutları toplar, kuzine sobalarda ya da ev fırınlarında pişirirdik; o lezzet bambaşka olurdu. Biz de bu geleneği yaşatmak istedik ve elmayı üç farklı şekilde müşterilerimize sunduk. Çok güzel geri dönüşler aldık, şu anda da elma kompostomuzu ikram etmeye devam ediyoruz" dedi. İlk kez biz yaptık ortaya çok farklı lezzet çıktı Elmayı ilk kez pideyle buluşturduklarını belirten Bektaş, "Elmadan yapılan pideyi ilk kez biz yaptık ve ortaya gerçekten çok farklı, çok lezzetli bir ürün çıktı. Bana göre böyle bir lezzet yok; insanlar bunu tatmadan tahmin edemez. Pidede elmanın tadı harika bir şekilde ortaya çıkıyor. Artık bu ürünü menümüze ekleyeceğiz; müşterilerimiz isterse onlara da sunacağız. Bu çalışmayla bir farkındalık oluşturmak istedik. Örneğin, masada beş kişi oturduğunda bir kişi merak edip ’Ben bir tane elmalı pide denemek istiyorum’ dediğinde, onu da sunabileceğiz inşallah. Bu lezzetin geleceği olduğuna inanıyorum; araştırılması, tanıtılması gerekiyor. Çünkü bu bizim kültürümüz ve biz bu kültürü yaşatmak zorundayız" diye konuştu. Daha önce bölgenin yöresel tatlarından kuymak, hamsiyi pideyle buluşturduklarını hatırlatan Bektaş, "Bizim için pazar günleri pide kültürdür, amacımız da bu kültürü yaşatmak. Günümüzde çocuklar fast food alışkanlığıyla büyüyor; hazır gıdalara yöneldiler, evlerde artık tencere kaynamıyor. Biz bu değerleri yeniden hatırlatmak istiyoruz. Ben araştırmacı bir pideciyim. 15 yıl önce kuymağı pideye koydum, ardından hamsiyi pideyle buluşturdum. Şimdi de elmayı pideye ekledim. Bundan sonra da yeni projeler üzerinde çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Manisa’da su hasadı dönemi başladı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 08:41 Manisa’da su hasadı dönemi başladı Manisa Büyükşehir Belediyesi, Gördes’in Malaz Mahallesi’nde 35 bin metreküp kapasiteli göletle hem üreticiye sulama imkanı hem de orman yangınlarına karşı su güvencesi sağladı. Göletin, kış aylarında yağan yağmur ve kar sularını da hasat ederek su kıtlığının yaşandığı dönemlerde üreticilere can suyu olacağı açıklandı. Manisa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma yatırımları kapsamında Gördes ilçesine bağlı Malaz Mahallesi’nde 35 bin metreküp su tutma kapasiteli tarımsal sulama göletini tamamlayarak hizmete sundu. Proje, sadece tarımsal üretimi desteklemekle kalmayıp, kış aylarında yağan yağmur ve kar sularını hasat ederek su kıtlığının yaşandığı dönemlerde üreticilere can suyu olacak. Ayrıca, besi ve yaban hayvanlarının su ihtiyacını karşılayacak ve orman yangınlarında müdahale kapasitesini artıracak. Malaz Mahalle Muhtarı Kadir Doğruyol, göletin mahalle ekonomisi için büyük bir kazanç olduğunu vurgulayarak, "Biz salatalık ve kiraz üretimi yapıyoruz. Bu ürünlerin sulamasız yetişmesi mümkün değil. Bu gölet sayesinde sulu tarıma geçeceğiz. Ekonomimize çok büyük katkı sağlayacak. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımıza olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan proje, tamamen Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla hayata geçirildi. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Jeoloji Yüksek Mühendisi Bozkurt İbrim, göletin herhangi bir dış kaynağa ihtiyaç duymadan kış yağışlarıyla dolacağını belirterek, "Gölet, tarımsal sulama için inşa edildi ancak aynı zamanda besi ve yaban hayvanlarının da su ihtiyacını karşılayacak. Gördes ve Salihli’de geçtiğimiz yıllarda yaşanan yangınlar, bu tür göletlerin önemini bir kez daha gösterdi. Göletlerimiz, yangın helikopterlerinin de su alabileceği önemli kaynaklar oluşturuyor" dedi. Mahalle sakini Mehmet Aracı da göletin uzun yıllardır beklenen bir yatırım olduğunu ifade ederek, "Suyumuz olmasa biz açız. Bu gölet bizim 20-30 senemizi kurtardı. Artık 7/24 su elimizin altında olacak. Büyükşehir Belediyesi’ne hakkını ödeyemeyiz, Allah razı olsun" şeklinde konuşurken, muhtar azalarından Hasan Yıldırım ise projeye katkı sunanlara teşekkür ederek, "Sulama yapamıyorduk, mahsul kaldıramıyorduk. Şimdi hem üretim yapacağız hem de geleceğe güvenle bakacağız. Besim Başkanımıza bize verdiği destek için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakan Yardımcısı Ağar: "Ankara, inşaat sektöründe ülke genelinde ikinci sırada"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 00:09 Ticaret Bakan Yardımcısı Ağar: "Ankara, inşaat sektöründe ülke genelinde ikinci sırada" Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi 2025 listesinde yer alan Türk firma temsilcileri, Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından düzenlenen etkinlikte ATO Congresium’da bir araya geldi. Engineering News Record (ENR) dergisi tarafından açıklanan listede yer alan firmalar, Ankara’da düzenlenen programda buluştu. Etkinliğe Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, Ankara Valisi Vasip Şahin, ATO Başkanı Gürsel Baran ve Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren katıldı. Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, konuşmasında Ankara’nın inşaat ve gayrimenkul sektörlerinde ikinci sırada yer aldığını belirterek, "Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik hizmetlerinde şehrimiz yüksek bir potansiyele sahip. Ankara, inşaat sektörü hasılasında yüzde 10,3, gayrimenkul faaliyetlerinde ise yüzde 7,8 payla ülke genelinde ikinci sırada bulunuyor" ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin 1972’de başlayan yurt dışı müteahhitlik yolculuğunun bugün 137 ülkede 12 bin 674 proje ile 546,8 milyar dolar değere ulaştığını kaydeden Ağar, sektörün büyümeye devam ettiğini açıkladı. Ankara Valisi Vasip Şahin ise, "Ülkemiz sizlerin sayesinde hedeflediğimiz seviyelere ulaşacaktır. Ankara, eğitim kenti olmasının sağladığı insan kaynağıyla sizler için önemli bir potansiyele sahip" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran da bu yıl listede 45 Türk firmasının yer aldığını belirterek, "Çin’den sonra ikinciyiz. Bu tablo sadece müteahhitlik başarısı değil, Türk mühendisliğinin ve yönetim kabiliyetinin de bir göstergesi. 45 firmadan 22’sinin merkezi Ankara’da. Bu da başkentimizin üretim ve mühendislikteki gücünü ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren ise, yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin inşaat sektörü ihracatına doğrudan etki ettiğini belirterek, "Ne kadar fazla iş üstlenirsek, o oranda ihracatımız da artıyor" dedi.
Penta Teknoloji önceki yıla göre cirosunu yüzde 33 arttırdı
04 Kasım 2025 Salı - 21:00 Penta Teknoloji önceki yıla göre cirosunu yüzde 33 arttırdı Bilişim teknolojilerinin öncü şirketlerinden Penta Teknoloji, bu yılın ilk dokuz ayında konsolide cirosunu önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artırarak, 22,3 milyar TL’ye ulaştırdı. Penta Teknoloji, 2025’in üçüncü çeyreğinin sonunda brüt cirosunu açıkladı. 35’inci yaşını kutladığı dönemde şirket, yılın ilk 9 aylık dönemine ilişkin sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın üçüncü çeyreğinin sonunda şirketin konsolide cirosu yüzde 33’lük artışla 22,3 milyar TL, brüt kârı ise yüzde 29’luk artışla 1,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirketin FAVÖK’ü (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) yüzde 17 artarak 798,6 milyon TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 3,6 olan şirkette vergi öncesi kâr ise 169,9 milyon TL olarak gerçekleşti. "35 yıldır kazandığımız deneyim ve güven ile değer üreten bir marka haline geldik" Şirketin kuruluşunun 35’inci yılındaki başarılı finansal sonuçlarının sürdürülebilir büyüme hedefiyle uyumlu olduğunu belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Güven, bilgi ve yenilik üzerine inşa ettiğimiz güçlü ekosistemimizle dünyanın önde gelen teknoloji markalarının yenilikçi ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunuyoruz. Geniş ürün yelpazemiz, güçlü lojistik ağımız ve katma değerli hizmetlerimizle paydaşlarımıza uçtan uca değer sağlarken, Türkiye’nin dijital ekosistemini güçlendirmede önemli bir rol üstleniyoruz. Bu dönemde yeni nesil teknolojilerle operasyonel verimliliğimizi artırırken, kurum içi dijital kültürün yerleşmesi için önemli adımlar attık. İş ortaklarımıza uzun vadeli değer oluşturmanın fırsatı olarak gördüğümüz dijitalleşmede ise hız kesmedik, sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda sorumluluk bilinciyle hareket etmeye devam ettik. Ayrıca Türkiye’deki iş ortaklarımıza ileri seviye, verimli ve güvenli çözümler sunmamızı sağlayan yeni marka iş birliklerini ekosistemimize dâhil ederek vizyonumuzu güçlendirdik. 35’inci yılımızda ulaştığımız bu başarılar, köklü geçmişimizden beslenen gelecek vizyonumuzun en güçlü göstergesidir. İnsanı odağına alan ve teknolojiyle şekillenen çalışmalarımızla iş ortaklarımızla birlikte değer üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.