Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor
İGA: "DHMİ’ye borcumuz bulunmamaktadır"
Macaristan’ın yeni Başbakanı Peter Magyar, yemin ederek göreve başladı
Yüksekova’da patlama: 1 çoban yaralı, 3 koyun telef oldu
Putin: "Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak"
EKONOMİ
Domates fiyatlarının yüksek olmasının sebebi soğuk hava
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 23:03:57
Afyonkarahisar’da semt pazarlarında domatesin fiyatı 150 TL’lere kadar çıkarken, esnaf fiyatlarda hava şartlarının soğuk gitmesinin etkisinin büyük olduğunu belirtti. Şuhut ilçesinde her cumartesi günü kurulan semt pazarında satılan ürünler arasında en dikkat çeken ürün fiyatıyla domates oldu. Geçtiğimiz haftalara göre büyük artış gösteren domates fiyatları, pazarda vatandaşların en çok konuştuğu konu haline geldi. Pazarda domatesin kilogram fiyatı kalite ve çeşidine göre 80 ile 150 TL arasında satışa sunulurken, vatandaşlar fiyatı yüksek buldu. Özellikle mutfakların vazgeçilmez ürünlerinden biri olan domatesteki yükseliş hem pazarcı esnafını hem de alışveriş yapan vatandaşları zor durumda bıraktı. Pazarcı esnafı ise fiyat artışının en önemli nedenlerinden soğuk hava ve olumsuz iklim şartları olduğunu belirtti. Soğuklardan dolayı yaşanan aksaklıkların piyasadaki ürün dengesini olumsuz etkilediğini ifade eden esnaflar, arzın azalmasıyla birlikte fiyatların kısa sürede yükseldiğini söyledi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:31
Balgöze köyünde basınçlı sulama tesisi açıldı
Amasya’nın Merzifon ilçesine bağlı Balgöze köyünde basınçlı sulama tesisinin açılışı yapıldı. 160 hektarlık alanın sulanmasını sağlayacak tesis Amasya İl Özel İdaresi tarafından hayata geçirildi. Açılışa Amasya Valisi Önder Bakan, AK Parti Amasya Milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez ile köy sakinleri de katıldı. Vali Bakan, tesisin hayırlı olması dileğinde bulundu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:58
Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan güven tazeledi
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanlığına Mustafa Fidan seçilerek güven tazeledi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanının belirlenmesi için olağan genel kurullu seçim tamamlandı. Saat 17.00’de tamamlanan oy verme işleminin ardından sandıklar açılarak sayıma başlandı. Sayımda kesin olmayan sonuçlara göre, mavi liste adayı mevcut başkan Mustafa Fidan seçimi kazandı. Toplam 344 oyun kullanıldığı seçimde 1 oy geçersiz sayıldı. Mavi liste adayı Fidan 187 oy alarak seçimi kazanırken, Yeşil liste adayı Özdoğan ise 156 oy aldı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 20:17
Büyükşehir’den Halk Ege Et’de Anneler Günü indirimi
Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne ait Halk Ege Et şubelerinde Anneler Günü dolayısıyla sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, sabahın erken saatlerinden itibaren şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından Aydın’a kazandırılan, güvenilir, hijyenik ve uygun fiyatlı ürünleri vatandaşlarla buluşturan Halk Ege Et şubelerinde, Anneler Günü nedeniyle uygulanan indirim vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Efeler Çarşamba, Efeler Balık Hali, Efeler Kurtuluş, İncirliova, Germencik, Nazilli, Söke, Kuşadası Merkez, Kuşadası Karaova, Didim Merkez ve Didim Çamlık Halk Ege Et şubelerinde sucuk ve kıymada uygulanan yüzde 20 indirim, sabahın erken saatlerinden itibaren vatandaşlardan yoğun ilgi gördü, şubelerde uzun kuyruklar oluştu. Halk Ege Et’ten duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, kendilerini uygun fiyatlı, kaliteli ve güvenilir ürünler ile buluşturan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Başkan Çerçioğlu, çalışmalarıyla vatandaşların yanlarında olmaya devam edeceklerini belirterek "Halk Ege Et şubelerimizde uyguladığımız indirim vatandaşlarımız tarafından ilgiyle karşılandı. Hizmetlerimizi Aydınımız ile buluşturmaya, projelerimizle vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Şimdiden tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 09:58
Ağrı Dağı eteklerinde kurulan strafor fabrikasına sağlanan 20 milyonluk devlet desteğiyle üretim arttı
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:37
Diyarbakır’da tandırda çömlek böreği
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:38
Araç muayenede Danıştay sürecinde sona yaklaşıldı
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:17
31 yıldır süpürge üreterek hayatını sürdürüyor
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 20:06
Bakan Işıkhan duyurdu: Doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldı
04 Kasım 2025 Salı - 21:00
Penta Teknoloji önceki yıla göre cirosunu yüzde 33 arttırdı
Bilişim teknolojilerinin öncü şirketlerinden Penta Teknoloji, bu yılın ilk dokuz ayında konsolide cirosunu önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33 artırarak, 22,3 milyar TL’ye ulaştırdı. Penta Teknoloji, 2025’in üçüncü çeyreğinin sonunda brüt cirosunu açıkladı. 35’inci yaşını kutladığı dönemde şirket, yılın ilk 9 aylık dönemine ilişkin sonuçlarını Kamu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi. Yılın üçüncü çeyreğinin sonunda şirketin konsolide cirosu yüzde 33’lük artışla 22,3 milyar TL, brüt kârı ise yüzde 29’luk artışla 1,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirketin FAVÖK’ü (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kâr) yüzde 17 artarak 798,6 milyon TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı yüzde 3,6 olan şirkette vergi öncesi kâr ise 169,9 milyon TL olarak gerçekleşti. "35 yıldır kazandığımız deneyim ve güven ile değer üreten bir marka haline geldik" Şirketin kuruluşunun 35’inci yılındaki başarılı finansal sonuçlarının sürdürülebilir büyüme hedefiyle uyumlu olduğunu belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal, "Güven, bilgi ve yenilik üzerine inşa ettiğimiz güçlü ekosistemimizle dünyanın önde gelen teknoloji markalarının yenilikçi ürün ve çözümlerini Türkiye pazarına sunuyoruz. Geniş ürün yelpazemiz, güçlü lojistik ağımız ve katma değerli hizmetlerimizle paydaşlarımıza uçtan uca değer sağlarken, Türkiye’nin dijital ekosistemini güçlendirmede önemli bir rol üstleniyoruz. Bu dönemde yeni nesil teknolojilerle operasyonel verimliliğimizi artırırken, kurum içi dijital kültürün yerleşmesi için önemli adımlar attık. İş ortaklarımıza uzun vadeli değer oluşturmanın fırsatı olarak gördüğümüz dijitalleşmede ise hız kesmedik, sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda sorumluluk bilinciyle hareket etmeye devam ettik. Ayrıca Türkiye’deki iş ortaklarımıza ileri seviye, verimli ve güvenli çözümler sunmamızı sağlayan yeni marka iş birliklerini ekosistemimize dâhil ederek vizyonumuzu güçlendirdik. 35’inci yılımızda ulaştığımız bu başarılar, köklü geçmişimizden beslenen gelecek vizyonumuzun en güçlü göstergesidir. İnsanı odağına alan ve teknolojiyle şekillenen çalışmalarımızla iş ortaklarımızla birlikte değer üretmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 19:37
ASO Başkanı Ardıç: "Yüksek faiz politikası enflasyonu kontrol altına almakta başarılı olamadığı gibi reel sektörü de nefessiz bırakıyor"
ANTALYA (İHA) – Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Acilen üretim ekonomisine geri dönmeliyiz. Ülkemiz ekonomisinin itici gücü üretimdir, sanayidir, ihracattır. Bu gücü korumanın yolu da ekonomik ve finansal istikrarı üretimle uyumlu hale getiren dengeli politikalardır" dedi. ASO Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, Antalya’da gerçekleştirildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın katılımıyla gerçekleşen toplantıda güncel ekonomik gelişmeler, ekim ayı enflasyon verileri ve sanayicilerin beklentileri ele alındı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Ardıç, ihracatçı firmalara verilen yüzde 3 oranındaki Döviz Dönüşüm Desteği süresinin Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile 6 ay daha uzatıldığını ve bunun ihracatçılar için olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. "Ekonomide belirsizlik ve öngörülemezlik artık yeni normalimiz" Ardıç, ABD’nin artan gümrük tarifelerinin sadece ticaret dinamiklerini değil aynı zamanda küresel siyaseti de etkileyerek dünyayı yeni bir dönüşüm sürecine sürüklediğini söyleyerek, ABD ve Avrupa Birliği’nin yeni tarifeler uygulamasının uluslararası bir tepkiyi tetikleyerek piyasalardaki belirsizlik ve oynaklığı arttırdığını söyledi. Ardıç, "Belirsizlik ve öngörülemezlik artık yeni normalimiz. IMF’nin verilerine göre, küresel belirsizlik tarihin en yüksek seviyesine ulaşmış durumda. Ekonomik aktiviteye yönelik beklentiler hala pozitif seyretse de, güven endekslerinde sert bir bozulma dikkat çekiyor. Bu tablo, modern ekonomilerin derin çelişkisini gözler önüne seriyor, Büyüme devam ediyor, ancak güven eriyor" dedi. Dijitalleşme ve yapay zekanın üretim süreçlerinden lojistiğe kadar her alanı dönüştürdüğüne vurgu yapan Ardıç, aynı zamanda iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik odaklı politikaların da ekonomilerin geleceğini şekillendirdiğine dikkati çekti. Ardıç, sanayi sektöründe teknolojinin önemine de değinerek, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, yapay zeka ve dijitalleşmenin dönüştürücü etkilerinin, bölgesel çatışmalar ve büyük güç rekabetinin ülkeleri ortak çözümleri aramaya zorladığını söyledi. "5 yıl sonra kullanılan her iki üründen biri Çin malı olacak" Çin’in üretim ritmine de vurgu yapan Ardıç, dünyanın temposunu aşmaya başladığını belirterek, otomasyon ve akıllı teknolojilerin kullanımıyla artık Çin’in tüm dünyada zirveye oynadığını dile getirdi. Ardıç, Çin’in bu tempoyla devam etmesi halinde 2030 yılında milli gelir büyüklüğünde Amerika’yı geçeceğini ve 5 yıl sonra kullanılan her iki üründen birinin Çin malı olacağına işaret etti. Ardıç, gelecek dönemde rekabetin sadece tarifelerle değil yeni teknolojiler, dijitalleşme, sürdürülebilirlik standartları ve tedarik zinciri teşvikleri üzerinden süreceğini söyleyerek, "Çin küresel ekonomide hâkimiyetini her geçen gün arttırırken; Amerika Birleşik Devletleri de korumacı önlemlerle oyunun kurallarını yeniden yazmaya çalışıyor. Yüksek korumacı tarifelerden standartlara ve tedarik mimarisine doğru evrilen ticaret savaşları kızışıyor. Bu savaşın kazananları, bu yeni dönemi erken okuyup, inovasyon, üretim, pazar üçgenini aynı anda optimize edenler olacaktır" dedi. "Yüksek faiz politikası enflasyonu kontrol altına almakta artık başarılı değil" Ekim ayı enflasyonunun aylık yüzde 2,55 olarak açıklanmasıyla yılsonu enflasyonunun Merkez Bankası ve OVP tahminlerinin üzerinde kalma olasılığı belirgin şekilde arttığını aktaran Ardıç, "Merkez Bankası, son Para Politikası Kurulu Toplantısı’nda politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 39,5’e indirdi. Karar metninde ise, ‘dezenflasyon hızında belirgin bir yavaşlama’ olduğuna dikkat çekti. Fiyat istikrarını sağlamak için yaklaşık 2,5 yıldır uygulanan yüksek faiz politikası, uzun vadede maliyetleri artırarak enflasyonu yeniden besleyen bir döngüye dönüştü. Yani, enflasyonu durdurmak için kullanılan araç, ne yazık ki enflasyonun kaynağı haline geliyor. Bu süreçte üretim maliyetleri artıyor, yatırımlar erteleniyor, krediye erişim neredeyse imkansız hale geliyor. Kısacası, tek başına yüksek faiz politikası enflasyonu kontrol altına almakta başarılı olamadığı gibi reel sektörü de nefessiz bırakıyor" açıklamasında bulundu. "Mevcut dezenflasyon politikası yapısal reformlarla desteklenmediği sürece üretim yerine ithalatı daha cazip hale getiriyor" İmalat PMI endeksinin son 19 aydır 50 eşik değerinin altında kalmasının üretimde daralmayı işaret ettiğini kaydeden Ardıç, gıda hariç alt sektörlerin tamamında olumsuz seyrin kalıcı hale geldiğini söyledi. Sanayi üretim endeksinin ağustosta sınırlı yükseliş gösterse de alt sektörlerde genele yayılan bir artışın olmadığını da ifade eden Ardıç, aynı şekilde kapasite kullanım oranlarının da yüzde 73,8 seviyesiyle son 5 yılın en düşük düzeylerinde olduğunu dile getirdi. Ardıç, son açıklanan reel sektör güven endeksi içindeki yatırım harcamalarının bu yıl serinin en düşük seviyelerine gerilediğini de kaydederek, "Mevcut dezenflasyon politikası yapısal reformlarla desteklenmediği sürece, üretim yerine ithalatı daha cazip hale getiriyor. Bugün birçok sektör, üretimin değil, ithalat yapmanın daha karlı olduğu bir noktaya doğru ilerliyor. Bu tablo maalesef sürdürülebilir değildir. Sanayisizleşmeye giden bu süreci sonlandırıp, acilen üretim ekonomisine dönmeliyiz. Unutmayalım; ülkemiz ekonomisinin itici gücü üretimdir, sanayidir, ihracattır. Bu gücü korumanın yolu da, ekonomik ve finansal istikrarı üretimle uyumlu hale getiren dengeli politikalardır. Enflasyonun temel ve yapısal sebeplerine yönelik tedbirler almadan, yalnızca yüksek faiz uygulayarak halkın satın alma gücünü aşındırıp, reel sektörün üretim kapasitesini zayıflatarak sorunu çözmek mümkün değildir. Özetle sürdürülebilir fiyat istikrarı ancak talep ve arzı eş zamanlı güçlendirecek bütüncül politikalarla mümkündür" ifadelerini kullandı. "Nitelikli eğitim sistemi, sürdürülebilir kalkınmanın da temel formülüdür" Ekonomide bilgi, kültür ve kurumların önemine dikkati çeken Ardıç, "Bugün inovasyona açık bir kültür, güçlü kurumlar, bilim ve teknolojiye yatırım yapan bir eğitim sistemi ve Ar-Ge’ye dayalı üretim modeli kurmadan, dünya ekonomisinde üst sıralara çıkmamız mümkün değildir. Kurumsal bağımsızlığı koruyan, girişimcinin önünü açan ve bilimi rehber edinen yaklaşım artık bir zorunluluktur. Bugün geldiğimiz noktada sanayicinin rekabet gücünü sadece döviz kuru ya da işçilik maliyeti değil; teknoloji, Ar-Ge, fikri mülkiyet ve marka belirliyor. Sonuç olarak; güçlü kurumlar, rekabetçi piyasalar, nitelikli eğitim sistemi, yetkin insan kaynağı ve verimli Ar-Ge politikaları; sadece bir ekonomik reçete değil, sürdürülebilir kalkınmanın da temel formülüdür" şeklinde konuştu. "Teknolojiyi sanayimize entegre edemezsek, birçok firmamız ciddi ölçüde rekabet gücünü kaybedecek" Ekonomide teknolojinin önemine vurgu yapan Ardıç, "Teknolojiyi sanayimize entegre edemezsek, yakın gelecekte birçok firmamız ciddi ölçüde rekabet gücünü kaybedecek, hatta kapanma riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Ülkemiz sanayisinin güçlü bir üretim kapasitesi var ancak katma değeri yüksek üretim oranımız hâlâ arzu edilen seviyede değil. Verimliliği artırmak, enerji yoğunluğunu azaltmak ve küresel değer zincirlerinde daha üst basamaklara çıkmak için dijitalleşme, Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarına hız vermek zorundayız" değerlendirmesinde bulundu. Dünya Bankası’nın ‘sanayi sektörü işçi başına katma değer rakamlarına’ göre Türkiye AB ülkelerine göre yüzde 46, OECD ülkelerine göre ise yüzde 48 daha düşük katma değer üretiği bilgisini veren Ardıç, bu farkı kapatmanın yolunun orta ve uzun vadede Ar-Ge, inovasyon, nitelikli insan kaynağı; yani toplam faktör verimliliğinden geçtiğini kaydetti. "Ar-Ge ile ticari başarı arasındaki köprü oluşturulmalı" Ardıç, 2002 yılında 1,2 milyar dolar olan Ar-Ge harcamalarının 2024’te 20 milyar dolara çıktığını ve yaklaşık 17 kat arttığını söyledi. Son 10 yılda 10 imalat sanayiine 38,5 milyar dolar Ar-Ge harcaması yapıldığını söyleyen Ardıç, buna rağmen toplam ihracat içindeki yüksek teknoloji payının hala yüzde 3,5 seviyesinde olduğunu dile getirdi. Ardıç, sözlerine şu şekilde devam etti: "Demek ki sorun, ‘ne kadar harcadığımızda’ değil, ‘nasıl harcadığımızda’. Veriler şunu gösteriyor; Ar-Ge harcaması yapmak, teşvikler vermek, Ar-Ge merkezleri kurmak yetmiyor. Asıl gerekli olan; Ar-Ge ile ticari başarı arasındaki köprüyü kurabilmek. Ar-Ge’yi ürünleştirmek. Yani patent ve marka odaklı Ar-Ge yapabilmek. Sonuç olarak dünya ile kıyasladığımızda zaten daha düşük Ar-Ge harcaması yapıyoruz onun da karşılığını alamıyoruz." Program, Ardıç’ın konuşmasının ardından ‘Yılın Komiteleri Ödül Töreni’ ile devam etti.
04 Kasım 2025 Salı - 19:25
AJet Genel Müdürü Sarp: "Filomuzun önümüzdeki sene yüzde 76'sı yeni nesil uçaklardan oluşacak
Türkiye’nin en genç hava yolu şirketi AJet, filosunu yeni nesil uçaklarla büyütmeye devam ediyor. Şirketin fabrika çıkışlı TC-OHH tescilli Boeing 737-8 MAX tipi uçağı, ABD’nin Seattle kentinden İstanbul’a geldi. Yeni uçak, AJet’in son 3 ayda filosuna kattığı 7’nci uçak oldu.
04 Kasım 2025 Salı - 19:21
Doğunun en çok bal üretilen ikinci ili olan Bingöl’de arıcılara 435 organik kovan dağıtıldı
Bingöl’de "Bingöl Organik Bal Yesin Projesi" kapsamında 15 üreticiye 435 organik arı kovanı dağıtıldı. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından 2022 yılında başlatılan Bingöl Organik Bal Yesin Projesi sürüyor. Bugün proje çerçevesinde düzenlenen ’Organik Kovan ve Organik Tarım Müteşebbis Sertifikası’ dağıtım töreninde 15 üreticiye yüzde 75 destekli 435 organik arı kovanı verildi. 2022 yılından bu yana proje kapsamında arıcılara 1 milyon 398 bin 877 lira destek verildiği aktarıldı. Öte yandan 2025 üretim sezonunda Bingöl’de organik üretim yapan 15 arıcı tarafından toplam 4 bin 878 kilo organik bal üretildiği bildirildi. Törende konuşan Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, "Bizim 2000 yılında 45 bin adet kovanımız varken, 2024-25 yılında 180 bin adet kovana ulaştık. Bu sayılarla Türkiye genelinde 14., doğuda 2. iliz. Yine bal üretimimize baktığımızda 2000 yılında 800 tonlardayken, 2025 yılında yaklaşık 2 bin tonlarda üretim yapacağız. Özellikle Avrupa Birliği coğrafi işaretli anlaşma yapan üreticilerin yanında yine ‘Bingöl Organik Bal Yesin’ kampanyası çerçevesinde 15 tane üreticimizle de organik bal üretiyoruz" dedi. Törenin sonunda üreticilere sertifikaları ve organik arı kovanları teslim edildi.
04 Kasım 2025 Salı - 18:54
Tunceli Valisi Aygöl: "İnsanların bu memlekete ilgi ve alakası var"
Tunceli’de düzenlenen bilgilendirme toplantısında girişimcilere ve işletme sahiplerine yatırım teşvikleri, girişimcilik destekleri ve üretim odaklı projelere yönelik devlet destekleri hakkında bilgi verildi. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, son dönemde Tunceli’ye yoğun bir ilgi olduğunu belirterek, Tunceli ile Elazığ arası ulaşımı kolaylaştıran feribotların doluluk oranından memnuniyet duyduğunu söyledi. Tunceli Hüseyin Güntaş İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı", girişimciler, işletme sahipleri ve kamu kurumları temsilcilerini bir araya getirdi. Programda farklı kurumlar tarafından sunulan yatırım teşvikleri, girişimcilik destekleri ve üretim odaklı projelere sağlanan hibeler detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılara güncel destek türleri, başvuru koşulları, süreç yönetimi ve uygulama örnekleri üzerine kapsamlı bilgiler aktarıldı. Toplantı, Tunceli’de üretim, istihdam ve girişimciliği teşvik eden politikaların daha geniş kesimlere ulaşması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Tunceli ile Elazığ arası ulaşımı kolaylaştıran feribotların doluluk oranından memnuniyet duyduğunu dile getiren Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, söz konusu doluluğun Tunceli’ye olan ilgiyi gösterdiğini belirtti. Pertek Köprüsü’nün gerekli olduğundan bahseden Vali Aygöl, "Şu anda Tunceli’de en büyük şikayet konusu ‘Pertek Köprüsü yok, büyük kuyruklar oluşuyor. 4 tane feribot yetmiyor, bunları artırmanız lazım’ şeklinde. Ben de arada ‘Alternatif yolumuz var, kullanabilirsiniz’ diyorum. Neden sıkıntı oluyor? Daha önce saatte bir feribotu kaldırmamıza rağmen dolmuyordu. Büyük bir umut var çünkü, insanlar geliyor. Bu sevinmemiz gereken bir husus. 10 kilometrelik kuyrukların bizi üzmemesi gerekiyor, mutlu etmesi gerekiyor. Çünkü insanların bu memlekete ilgi ve alakası var. Evet köprünün en iyisi lazım. Bunu hepimiz destekliyoruz, inşallah köprüyü bu memlekete kazandıracağız. Ama bu arada bu köprünün yokluğu, araç kuyruklarının varlığı bu şehre olan ilgi ve alakanın bir göstergesi" dedi. "Bundan sonra yapacağımız iş, buradan giden gençliği buraya çekmek" İlerleyen teknolojinin kentte mevcut tarımı ve hayvancığı kötü etkilediğini, köylerde nüfusların zamanla azaldığını ve buna bir çözüm bulunması gerektiğini belirten Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Coşkun, "Biz bu toplantının bir dönüm noktası olmasını bekliyoruz. Gerçekten dönüm noktası olmalı ve fabrika ayarlarına geri dönmeliyiz. 1980, 1990’larda teknolojinin çok az geliştiği zamanlarda her ilçemizde 60 tane köy, yaklaşık 300-400 köyümüzün her birinde 60-70 tane hane vardı. İnsanlar tarımla ve hayvancılıkla uğraşıyorlardı. Bugün geldiğimiz noktada teknoloji gelişti, iletişim alanları gelişti, yollar açıldı ama insanlar üretim yapmaktan kaçıyorlar. Dolayısıyla bizim bundan sonra yapacağımız iş, buradan giden gençliği buraya çekmek, o gençliği üretime kazandırmak" şeklinde konuştu. Tunceli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hıdır Belice ise, "Gelişen ve değişen dünyayla birlikte ilimizin de bölgemizde geri kalmışlığını ve kendi sorunlarıyla baş başa kalmışlığını artık bir kader olmaktan çıkarıp iyi bir kalkınma hamlesiyle, istihdamla, katma değeri sağlayacak bir kente dönüştürmek için hepimizin görevi, hepimizin omuzlarında birer yük olarak durmaktadır. Biz küçük esnaf ve sanatkarlarımızın ufkunda ve hafızasında ne kadar farkındalık oluşturabßlirsem, bu farkındalığı üretime, katma değere, istihdama kazandırıp devletin teşvik ve desteklerinden faydalandırmasını bilirsek emin olun bu ekonomimiz, gelişmişliğimiz artacak ve işin içerisinde yer alan esnaf ve sanatkarlarımız hak ettikleri yere geleceklerdir. İlimizde kadın girişimcilerimizin çok ciddi bir yeri ve rolü vardır. Odamızın üye sayısına baktığımız zaman diğer illere göre en çok kadın girişimcilerin yer aldığı bir potansiyele ve kitleye sahibiz. Yüzde 35-40 civarında kadın girişimci ve esnafın olduğu bir meslek kuruluşunun temsilcisiyiz. Dolayısıyla kadın esnaflarımızın, genç kızlarımızın desteklenmesi olmazsa olmazlarımızdan biri olmalıdır" diye konuştu.
04 Kasım 2025 Salı - 18:42
Tunceli’de devlet destekleri kapsamlı bir şekilde anlatıldı
Yatırım teşvikleri, girişimcilik destekleri ve üretim odaklı projelere yönelik devlet destekleri, Tunceli’de düzenlenen bilgilendirme toplantısında kapsamlı bir şekilde anlatıldı. Tunceli Hüseyin Güntaş İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Devlet Destekleri Bilgilendirme Toplantısı", girişimciler, işletme sahipleri ve kamu kurumlarının temsilcilerini bir araya getirdi. Programda, farklı kurumlar tarafından sunulan yatırım teşvikleri, girişimcilik destekleri ve üretim odaklı projelere sağlanan hibeler detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılara; güncel destek türleri, başvuru koşulları, süreç yönetimi ve uygulama örnekleri üzerine kapsamlı bilgiler aktarıldı. Toplantı, Tunceli’de üretim, istihdam ve girişimciliği teşvik eden politikaların daha geniş kesimlere ulaşması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Tunceli ile Elazığ arası ulaşımı kolaylaştıran feribotların doluluk oranından memnuniyet duyduğunu dile getiren Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, söz konusu doluluğun Tunceli’ye olan ilgiyi gösterdiğini belirtti. Pertek Köprüsü’nün gerekli olduğundan bahseden Vali Aygöl, "Şu anda Tunceli’de en büyük şikayet konusu ‘Pertek Köprüsü yok, büyük kuyruklar oluşuyor, 4 tane feribot yetmiyor, bunları artırmanız lazım’ şeklinde. Ben de arada ‘alternatif yolumuz var, kullanabilirsiniz’ diyorum. Neden sıkıntı oluyor? Daha önce saatte bir feribotu kaldırmamıza rağmen dolmuyordu. Büyük bir umut var çünkü, insanlar geliyor. Bu sevinmemiz gereken bir husus. 10 kilometrelik kuyrukların bizi üzmemesi gerekiyor, mutlu etmesi gerekiyor. Çünkü insanların bu memlekete ilgi ve alakası var. Evet köprünün en iyisi lazım. Bunu hepimiz destekliyoruz, inşallah köprüyü bu memlekete kazandıracağız. Ama bu arada bu köprünün yokluğu, araç kuyruklarının varlığı bu şehre olan ilgi ve alakanın bir göstergesi" dedi. "Bundan sonra yapacağımız iş, buradan giden gençliği buraya çekmek" İlerleyen teknolojinin kentte mevcut tarımı ve hayvancığı kötü etkilediğini, köylerde nüfusların zamanla azaldığını ve buna bir çözüm bulunması gerektiğini belirten Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Coşkun, "Biz bu toplantının bir dönüm noktası olmasını bekliyoruz. Gerçekten dönüm noktası olmalı ve fabrika ayarlarına geri dönmeliyiz. 1980, 1990’larda, teknolojinin çok az geliştiği zamanlarda her ilçemizde 60 tane köy, yaklaşık 300-400 köyümüzün her birinde 60-70 tane hane vardı. İnsanlar tarımla ve hayvancılıkla uğraşıyorlardı. Bugün geldiğimiz noktada teknoloji gelişti, iletişim alanları gelişti, yollar açıldı ama insanlar üretim yapmaktan kaçıyorlar. Dolayısıyla bizim bundan sonra yapacağımız iş, buradan giden gençliği buraya çekmek, o gençliği üretime kazandırmak" şeklinde konuştu. Tunceli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Hıdır Belice ise "Gelişen ve değişen dünyayla birlikte ilimizin de bölgemizde geri kalmışlığını ve kendi sorunlarıyla baş başa kalmışlığını artık bir kader olmaktan çıkarıp iyi bir kalkınma hamlesiyle, istihdamla, katma değeri sağlayacak bir kente dönüştürmek için hepimizin görevi, hepimizin omuzlarında birer yük olarak durmaktadır. Biz küçük esnaf ve sanatkarlarımızın ufkunda ve hafızasında ne kadar farkındalık yaratabilirsek bu farkındalığı üretime, katma değere, istihdama kazandırıp devletin teşvik ve desteklerinden faydalandırmasını bilirsek emin olun bu ekonomimiz, gelişmişliğimiz artacak ve işin içerisinde yer alan esnaf ve sanatkarlarımız hak ettikleri yere geleceklerdir. İlimizde kadın girişimcilerimizin çok ciddi bir yeri ve rolü vardır. Odamızın üye sayısına baktığımız zaman diğer illere göre en çok kadın girişimcilerin yer aldığı bir potansiyele ve kitleye sahibiz. Yüzde 35-40 civarında kadın girişimci ve esnafın olduğu bir meslek kuruluşunun temsilcisiyiz. Dolayısıyla kadın esnaflarımızın, genç kızlarımızın desteklenmesi olmazsa olmazlarımızdan biri olmalıdır" diye konuştu. (FD-CK-
04 Kasım 2025 Salı - 18:14
Trakya’da ekim ayında 204 milyon dolar ihracat yapıldı
Trakya Bölgesi’ndeki Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli illerinde ekim ayında 204 milyon 450 bin 380 dolarlık ihracat gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Tekirdağ’da ekim ayında 181 milyon 852 bin 660 dolarlık ihracat, Edirne’de 12 milyon 572 bin 670 dolar ve Kırklareli’nde ise 25 bin 50 dolarlık ihracat gerçekleşti. Tekirdağ’dan en çok demir ve demir dışı metaller sektöründe, Kırklareli ve Edirne’den hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe ihracat yapıldı.
04 Kasım 2025 Salı - 17:10
Söke Belediyesi’nde maaş promosyon ihalesi sonuçlandı
Söke Belediyesi memur ve kadrolu işçi personellerini kapsayan banka maaş promosyon ihalesi sonuçlandı. 23 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen açık artırma usulü ihale sonucunda ilk tekliflerin beklentilerin altında kalması nedeniyle komisyon tarafından oy birliği ile iptal edilerek yeniden teklif alınmasına karar verildi. Yapılan ikinci değerlendirmede, en yüksek teklifi Halk Bankası verdi. Banka, 3 yıllık dönem için kişi başı 87 bin TL nakit ve 3 bin TL parafpuan olmak üzere toplam 90 Bin TL promosyon teklifinde bulundu. Söke Belediyesi Promosyon Komisyonu, Halk Bankası’nın teklifini oy birliğiyle kabul etti. Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, "Alınan bu kararın tüm çalışanlarımıza hayırlı olmasını diliyorum, emeği geçen komisyon üyelerimize de ayrıca teşekkür ediyorum" dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 16:56
Gençlerin 10 projesine destek
DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi öğrenci toplulukları, 3’ü ulusal, 7’si yerel olmak üzere toplam 10 proje destek kazandı. Düzce Üniversitesi bünyesinde yer alan öğrenci toplulukları, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen, öğrencilerin kişisel, sosyal, sportif ve kültürel gelişimlerine katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında sundukları 10 projeyle destek almaya hak kazandı. Türkiye genelinde devlet ve vakıf üniversitelerinden 3 bin 764 proje başvurusu yapılırken, Düzce Üniversitesi öğrenci toplulukları, 3’ü ulusal, 7’si yerel olmak üzere toplam 10 proje ile destek kazandı. Öğrenci topluluklarının elde ettiği önemli başarı hakkında konuşan Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Düzce Üniversitesi’nde eğitim anlayışının yalnızca akademik bilgiyle sınırlı kalmadığını, öğrencilerin sosyal, kültürel, sanatsal ve toplumsal yönlerini geliştiren bir üniversite yaşamı geçirmelerine büyük önem verildiğini ifade etti. Öğrencilerin fikirleri, enerjisi ve üretkenliği ile şekillenen projelerin çalışmalara değer kattığını dile getiren Sözbir, "Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ÜNİDES’in 5. dönem sonuçlarına göre üniversitemiz öğrenci toplulukları, 3’ü ulusal 7’si yerel olmak üzere toplam 10 projeyle desteklenmeye hak kazanmıştır. Bu sonuç, öğrencilerimizin sürdürülebilir bir başarı çizgisine sahip olduğunu ve topluluklarımızın proje kültürünü istikrarlı biçimde devam ettirdiğini göstermektedir. 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı’nda da destek sayısının katlanarak artacağına inanıyorum. Destek almaya hak kazanan değerli öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi gönülden kutluyor, çalışmalarının üniversitemize ve ülkemize yeni ilhamlar kazandırmasını diliyorum" şeklinde konuştu. ÜNİDES 5. Dönem kapsamında desteklenmeye hak kazanan öğrenci topluluklarının arasında; Yönetim Bilişim Sistemleri Topluluğu’nun Ulusal Yapay Zeka ve Dijitalleşme Zirvesi, Yazılım ve Bilişim Topluluğu’nun Arduino ile Temel Elektronik ve Kodlama Atölyesi, Endüstri Mühendisliği Topluluğu’nun Verimlilik’26, Üniversite Artı Kariyer Topluluğu’nun Kampüslerden Filistin’e Dayanışma: Farkındalık Oluşturulması ve Duvar (Mural) Projesi, İngilizce Topluluğu’nun İngilizce Öğretmenliği Alanında Mesleki Farkındalık ve Gelişim Etkinliği, Psikoloji Topluluğu’nun Psikolojinin Perde Arkası, Teknofest Topluluğu’nun Teknofest Teknoloji Konferansı, Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik Topluluğu’nun Sektörle Yüz Yüze 3, Robotik ve Yapay Zeka Topluluğu’nun Yapay Zeka Tabanlı Afet Erken Uyarı Sistemleri Kullanımı ve Afet Yönetimi Farkındalık Üzerine Etkilerinin Araştırılması Çalıştayı ve Gastronomi ve Mutfak Sanatları Topluluğu’nun Mutfakta Bilimsel Dönüşüm başlıklı projeleri yer almakta.
04 Kasım 2025 Salı - 16:38
Ordu’dan İngiltere’ye 9 ton bal ihracatı
Ordu’dan İngiltere’ye 8 ton 827 kilogram bal ihracatı gerçekleştirildi. Ordu’da 3 bin 500 kayıtlı arıcı, 650 bin kovan varlığı ile yaklaşık 10 bin aile arıcılık sektöründen geçimini sağlıyor. Ordulu gezgin arıcılar tarafından 50’den fazla ilde üretimi yapılan ballar, Avrupa ülkeleri, Hollanda, Almanya, Belçika, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Amerika gibi ülkelerine ihraç ediliyor. Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü tarafından hazırlanan, Avrupa Birliği’nin 10 milyon avro hibe desteği sağladığı ‘Arım, Balım, Peteğim’ projesi kapsamında yapılan ve proje kapsamında kurulan Balmer Şirketi tarafından işletilen bal paketleme tesisinde paketlenen ballar tıra yüklenerek, İngiltere’ye ihraç edilmek üzere yola çıktı. Ordu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Akın Çiftçi, programda yaptığı konuşmada, emeklerinin meyvesini uluslararası alana taşımanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Çiftçi, "İngiltere’ye toplam 8 ton 827 kilogram doğal Ordu balı ihracatı gerçekleştireceğiz. Bu ihracat, sadece bir ticari faaliyet değil, aynı zamanda Türk arıcılığının ve Ordu balının dünya çapında kazandığı güvenin bir göstergesidir. Amacımız, ülkemizin tarımsal ihracatını güçlendirmek, üreticimizin emeğini hak ettiği değere ulaştırmak ve Ordu balını dünya markası haline getirmektir. Bu süreçte emeği geçen tüm arıcılarımıza, birlik üyelerimize ve ihracat sürecinde destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyor, bu ihracatın bölgemize, ülkemize ve tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Öte yandan Ordu’dan son 5 yılda yaklaşık 300 ton bal ihracatı yapılırken, en çok bal ihracatı İngiltere, Almanya, Hollanda, Fransa, Amerika’ya gerçekleştirildi. Bal ihracatı programına, Ordu Vali Muammer Erol, İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, Ordu Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Şeref Cınbırtoğlu da katıldı.
04 Kasım 2025 Salı - 16:30
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Atalay: "Yeni bir düzenleme olmazsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız"
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Ergün Atalay, "Yeni düzenleme olmazsa, biz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız, 24-12’de aldığımız karar çerçevesinde aynı noktadan yürüyeceğiz" dedi. TÜRK-İŞ Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen Olağan Başkanlar Kurulu Toplantısında asgari ücret başta olmak üzere çalışma hayatında yaşanan sorunlar ve 4 aylık enflasyon verileri masaya yatırıldı. Toplantının ardından açıklama yapan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, enflasyonla mücadele gerekçesiyle düşük asgari ücret politikasının kabul edilmeyeceğini bildirdi. "Asgari ücretli, emekli çok zor durumda" Atalay, asgari ücretli çalışanın ve emeklinin zor durumda olduğunu ifade ederek, "Bizim asgari ücretliyi yalnız bırakmak, onun meselesini ülke gündemine taşımamak gibi bir düşüncemiz yok. Asgari ücretli bizim örgütlü işçimiz gibi hepsi bizim üyemiz ve kardeşimiz. Biz öyle bakıyoruz meseleye ama Bakan beye geçen hafta ifade ettik. Bu yönetmenlik değişmezse biz aynı noktadayız, buraya katılmıyoruz. Asgari ücretin problemini, sorunlarını her gün, her yerde söylemeye devam ederiz. Bir an evvel bir yönetmenlik değişirse yine bu kurulu toplarız. Başkanlar kurulundan alacağımız karara göre hareket ederiz. İmkan olsa bizim dışımızdan sendikalarda bu işin içinde olsun hiçbir mahsuru yok. Biz asgari ücretliyle oturduk buraya. Enflasyonun yüzde 45 olduğu bir ortamda Yüksek Hakem Kurulu yüzde 8 veriyor, bunun neresi demokratik? Önümüze bir an evvel adil, demokratik bir yapı getirsinler. Şu anda asgari ücretli, emekli çok zor durumda. TÜRK-İŞ ne yapması gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz" açıklamalarında bulundu. "Aldığımız kararlar asgari ücretlinin, emeklinin lehine" Promosyon ücretleri hakkında düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Atalay, "Geçen sene 22 bin lirayı kimse beklemiyordu. Bizim içimizdeki kimsenin de haberi yoktu. Biz tepkimizi her ortamda, ülkeyi yönetenler nasıl anlıyorsa öyle yapmaya gayret ediyoruz ve yapıyoruz. TÜRK-İŞ olarak aldığımız kararlar asgari ücretlinin, emeklinin lehine. Bizim yapmamız gerekenler neyse yapmaya çalışıyoruz. Bir yıldır Türkiye’nin her yerine mitingler yaptık, eylemler yaptık. Buralarda asgari ücretliyi, kadını, emekliyi konuşuyoruz. Bütün sendikalar bu meseleleri Türkiye gündeminde çalışıyor. Promosyon denen bir şey var, maaş bizim maaşımız. Kamu veriyor bunu, özel sektör diyor ki promosyon vermem. O benim param neden vermiyorsun? Bir an evvel bununla ilgili bir düzenlemeye ihtiyaç var" ifadelerinde bulundu. Ergün Atalay konuşmasının sonunda yeni bir düzenleme olmazsa Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacaklarını dile getirerek, "Yeni bir düzenleme olursa yarın bir daha çağırın. Yeni düzenleme olmazsa, biz Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacağız, 24-12’de aldığımız karar çerçevesinde aynı noktadan yürüyeceğiz" dedi.
04 Kasım 2025 Salı - 15:56
Yakacak olarak kullanılan zeytin odunlarını mutfak gereçlerine dönüştürüyor
Burhaniye Pazarında zeytin ağaçlarından yapılan mutfak gereçleri ilgi gördü. Eskiden yakacak olarak kullanılan zeytin odunlarından mutfak gereçleri yapan Musa Bozkurt, zeytin ağacının bakteri barındırmadığını söyledi. İzmir’in Bergama İlçesine bağlı Oruçlar Mahallesinde oturan Musa Bozkurt’un zeytin ağaçlarından hazırladığı mutfak gereçleri ilgi gördü. Edremit Körfezindeki pazarlara gittiğini kaydeden Musa Bozkurt, zeytin ağacının bakteri barındırmadığını söyledi. Evinin bir odasını atölye haline getirdiğini kaydeden 34 yaşındaki Musa Bozkurt, " Yöremizde çok miktarda zeytin ağacı bulunmaktadır. Zeytinde budama sırasında kesilen dallar odun olarak kullanılıyordu. Son zamanlarda biz bunlardan mutfak gereçleri yapmaya başladık. Zeytin odunlarından kaşık, kepçe ıspatula, havan ve kesme tahtası gibi mutfak araçları yapıyoruz. Bunlar bakteri barındırmadığı için de çok tutuluyor. Eskiden bunları odun yapıyorduk. Şimdilerde zeytin odunu da bu mutfak gereçleri nedeniyle değerlendi. Ben Edremit Körfezindeki pazarlarda bunları satıyorum. Mutfak gereçlerini 50 lira ile 200 lira arasında fiyatlarla satıyoruz. İşimi severek yapıyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder