EKONOMİ
Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ 08 Mayıs 2026 Cuma - 22:56:57 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
08 Mayıs 2026 Cuma - 20:47 Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.
Gördes Huzurevi’nde ’Engelsiz işgücü’ buluşması
06 Kasım 2025 Perşembe - 11:45 Gördes Huzurevi’nde ’Engelsiz işgücü’ buluşması Çalışabilir durumdaki engelli bireylerin istihdama katılımını destekleyen Engelsiz İşgücü Uyum Programı kapsamında Gördes Huzurevi’nde paydaş kurumların katılımıyla ’Engelsiz işgücü’ buluşması gerçekleştirildi. Programda hem yaşlı bireylerin yaşam kalitesine yönelik çalışmalar incelendi hem de engelli çalışanlarla bir araya gelindi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, engelli bireylerin işgücü piyasasına kazandırılması ve sosyal rehabilitasyonlarının güçlendirilmesi amacıyla yürüttüğü "Engelsiz İşgücü Uyum Programı" kapsamında, Gördes Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde düzenlenen programa, İŞKUR İl Müdürü Günseli Kervan Tufan, Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Kılıç, SGK İl Müdürü Buket İnce, MCBÜ Gördes MYO Müdürü Prof. Dr. Selim Duramaz ve Gördes Huzurevi Derneği Yönetimi katıldı. Çalışmalar yerinde incelendi Heyet, huzurevinde görev yapan Engelsiz İşgücü Uyum Programı katılımcılarıyla bir araya gelerek yürütülen faaliyetler hakkında bilgi aldı. Ayrıca, yaşlı bireylere sunulan bakım hizmetleri yerinde incelendi. "Duaları en güçlü motivasyonumuz" Ziyarette huzurevi sakinleriyle sıcak sohbetler edilirken, talepleri ve ihtiyaçları dinlendi. İŞKUR İl Müdürü Günseli Kervan Tufan, devletin her koşulda vatandaşın yanında olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kıymetli büyüklerimizin duası, bizim için en güçlü motivasyon kaynağıdır. Engelsiz İşgücü Uyum Programı sayesinde hem özel politika gerektiren vatandaşlarımız istihdama kazandırılıyor hem de huzurevlerimizde sevgi, emek ve dayanışma temelli bir ortam oluşuyor." Yeni yaşam alanları planlanıyor Ziyarette, huzurevi bahçesinde hayata geçirilmesi planlanan düzenlemeler ve sosyal yaşam alanlarına yönelik çalışmalar, Huzurevi Müdürü Hakkı Altunkeyik tarafından heyete aktarıldı. "Engelleri hep birlikte aşıyoruz" Programda; yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik hizmetlerin yanı sıra sosyal politikaların yereldeki uygulamaları da ele alındı. İŞKUR Manisa İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Engelsiz İşgücü Uyum Programı, engelli bireylerin istihdama katılımını desteklerken toplumsal dayanışmayı da güçlendirmeye devam ediyor.
Adana’da toplu taşıma zammı tepki çekiyor
06 Kasım 2025 Perşembe - 11:00 Adana’da toplu taşıma zammı tepki çekiyor Adana’da toplu taşıma ücretlerine yapılan zam 1 Kasım itibarıyla uygulanmaya başladı. Yeni tarifeye göre, öğrenci 20 lira 50 kuruş , sivil 34 TL, öğretmen 30 TL, araç kartı ile ücretli biniş ise 45 TL olurken, vatandaşlar tepki gösterdi. Adana Büyükşehir Belediyesi UKOME kararıyla belirlenen yeni tarifeye göre dolmuş, özel halk otobüsü, belediye otobüsü ve metro ücretleri yeniden düzenlendi. Adana’da toplu taşıma ücretlerine yapılan zam 1 Kasım itibarıyla uygulanmaya başladı. Yeni tarifeye göre, kartları olan öğrencilere 20,50 TL, sivil 34 TL, öğretmen 30 TL, kartları olmayanların araç ücretli binişi ise 45 TL oldu. Zamla birlikte sivil biniş ücretine 5 TL, öğrenci ücretine ise 4 TL artış yapıldı. Adana Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME), fiyat düzenlemesinin gerekçesini artan maliyetler olarak açıklamıştı. "Emekliyim 2 kişi hastaneye gittik 150 TL" Emekli ve öğrenciler yapılan zamlara tepki gösterdi. Emekli olduğunu belirten Ramazan Darı, "Zam yapılmasaydı iyi olurdu. Biraz fazla artış oldu. Emekliyim, 19 bin lira maaş alıyorum. İki kişi hastaneye geldik, 150 lira gitti" dedi. Emeklilerden Ahmet Canbolat ise, "Dolmuş fiyatları 45 lira oldu ve hiç iyi değil. Bence bu fiyatlar pahalı. Ben emekliyim, çarşıya gidip gelmek 90 lira" diye konuştu. Üniversite öğrencisi Emin Han Gördebil de "Dolmuşlara zam gelmesi kötü oldu. Öğrenci binişi 20 lira 50 kuruş. Vize yaptırmam gerekiyor. Şu an otobüsler benden 34 lira ücret alıyor, dolmuşlarda ise 35 lira ödüyorum" ifadesini kullandı. Belediyeye 200 bin lira idari para cezası verilmişti Geçtiğimiz günlerde de Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Adana Büyükşehir Belediyesi’nin toplu taşımada öğrenci indiriminden yararlanmak için "28 yaşından gün almama" şartı getirmesini "yaş temelinde ayrımcılık" olarak değerlendirerek, belediyeye 200 bin lira idari para cezası vermişti.
Cengiz Enerji’nin yeni CEO’su Ahmet Türkoğlu oldu
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:52 Cengiz Enerji’nin yeni CEO’su Ahmet Türkoğlu oldu Türkiye’nin enerji sektöründeki önde gelen kuruluşlarından Cengiz Enerji’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Enerji sektöründe 27 yılı aşkın deneyime sahip Ahmet Türkoğlu, 3 Kasım 2025 itibarıyla şirketin CEO’su olarak göreve başladı. Cengiz Enerji’nin yeni CEO’su enerji sektöründe 27 yılı aşkın deneyime sahip olan Ahmet Türkoğlu oldu. Türkoğlu, kariyeri boyunca petrol ve doğal gaz arama-üretim faaliyetlerinden elektrik ve gaz piyasalarının yapılandırılmasına, yenilenebilir enerji sertifika sistemlerinin geliştirilmesinden karbon ticareti altyapısına kadar enerji sektörünün farklı alanlarında yönetici pozisyonlarında görev yaptı. Son olarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nda (TPAO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür olarak çalışan Türkoğlu, Türkiye’deki kara ve deniz sahalarındaki operasyonların yanı sıra Irak, Azerbaycan, Somali, Rusya, Kolombiya ve Pakistan gibi ülkelerde yürütülen uluslararası projelerin yönetiminden sorumluydu. Bu dönemde yıllık 8 milyar dolarlık yatırım ve işletme bütçesi yönetimi gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre, 2018-2024 yılları arasında EPİAŞ - Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.’de CEO olarak görev alan Türkoğlu, Türkiye’nin spot gaz piyasasının, vadeli elektrik ve gaz piyasalarının, yenilenebilir enerji sertifika sistemi YEK-G’nin ve ulusal karbon ticareti altyapısının kurulmasında aktif rol üstlendi. Ayrıca Avrupa Enerji Borsaları Birliği (EUROPEX) Yönetim Kurulu üyeliğine seçilerek Türkiye’yi uluslararası platformda temsil etti. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler mezunu olan Türkoğlu, Executive MBA eğitimini de aynı üniversitede tamamladı. Yeni görevinde şirketin üretim, yatırım ve sürdürülebilir büyüme stratejilerine liderlik edecek. Türkiye’nin önde gelen özel sektör enerji yatırımcılarından şirket, toplam 5.220,69 MW kurulu gücü ile ulusal enerji arz güvenliğine katkı sağlamaktadır. Portföyünün 3.229,76 MW’ı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanmakta olup, hidroelektrik, güneş, rüzgâr ve doğal gaz kombine çevrim santralleriyle faaliyet göstermektedir. Şirket aynı zamanda yurt dışında da enerji üretimi ve yatırım projeleri yürütmektedir.
Fındık ihracatında Eylül ayında yüzde 56 düşüş
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:46 Fındık ihracatında Eylül ayında yüzde 56 düşüş Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Fındık ve Fındık Mamulleri Sektör Komitesi Başkan Yardımcısı Sebahattin Arslantürk, geçtiğimiz Eylül ayında gerçekleştirilen ihracatta; önceki yılın aynı ayı ile kıyaslandığında miktar bazında yüzde 56 değer bazında ise yüzde 36 oranında düşüş yaşandığını belirtti. 2025 yılının Ocak-Ekim döneminde ülkemizden 206 bin ton fındık ihracatı gerçekleştirilerek 1 milyar 813 milyon 830 bin dolar tutarında döviz girdisi elde edildi. Söz konusu ihracat gerçekleşmeleri bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında miktarda yüzde 19, değerde ise yüzde 12 oranında düşüş gerçekleşti. DKİB Fındık ve Fındık Mamulleri Sektör Komitesi Başkan Yardımcısı Sebahattin Arslantürk, konuya ilişkin değerlendirmesinde; yılın ilk 10 ayında ülkemizden 120 farklı ülkeye ihracat yapıldığını belirterek en çok ihracat yapılan ilk 5 ülkenin sırasıyla Almanya, İtalya, Fransa, Polonya ve Hollanda olduğunu ifade etti. Eylül ayında başlayan fındık ihraç sezonunun ikinci ayında 17 bin 304 ton fındık ihracatı karşılığında 205 milyon 97 bin dolar tutarında döviz girdisi sağlandığını belirten Arslantürk, gerçekleştirilen ihracatta; önceki yılın aynı ayı ile kıyaslandığında miktar bazında yüzde 56 değer bazında ise yüzde 36 oranında düşüş yaşandığını belirtti. Trabzon ilinden yapılan fındık ihracatı hakkında da bilgi veren Arslantürk, 2025’in ilk 10 ayında Trabzon’dan yapılan 55 bin 756 ton fındık ihracatı karşılığında 500 milyon 377 bin dolarlık döviz girdisi sağlandığını, bir önceki yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında ihracat miktarında yüzde 22, değerde ise yüzde 19 oranında düşüş yaşandığını belirtti. Fındık ihracatında Trabzon ilinin 2. sırada yer aldığını belirten Arslantürk, 2025 yılı Ocak-Ekim döneminde ülkemizden gerçekleştirilen fındık ihracatının yüzde 28’lik kısmının Trabzon ilinden gerçekleştirildiğini belirtti. Fındık ihraç sezonunun ikinci ayında ise Trabzon’dan 2 bin 449 ton karşılığı 28 milyon 537 bin dolarlık ihracat yapıldığını belirten Arslantürk, önceki sezonun aynı dönemine göre miktarda yüzde 75, değerde ise yüzde 19 oranında düşüş yaşandığını sözlerine ekledi.