Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bingöl’de sel sularına kapılan at ölümden döndü
Fenerbahçe, 8. kez Final Four için parkede
Iğdır’da arı saldırısının bilançosu: 816 koyun telef
Kop Geçidi’nde kar ve tipi ulaşımı zorlaştırdı
Kavaklı’da dere taştı: İşçiler kepçeyle taşındı
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
EKONOMİ
Düzce Belediyesinden ilk taksit duyurusu
05 Mayıs 2026 Salı - 11:54:20
Düzce Belediyesi, emlak, çevre temizlik ve ilan reklam vergilerinin ilk taksitlerinin 31 Mayıs 2026 Pazar gününe kadar ödenmesi gerektiğini duyurdu. Düzce Belediyesi Gelirler Müdürlüğü vergi mükelleflerine yönelik 1. taksit ödemeleri konusunda bir duyuru yayımladı. Vatandaşların Emlak, İlan Reklam ve ÇTV ödemelerinde ikinci taksit döneminin geldiğini duyuran Gelirler Müdürlüğü, 1. taksitlerin ödenmesi için son tarihin 31 Mayıs 2026 Pazar günü olduğunu bildirdi. Müdürlükten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "2026 yılı Emlak, İlan Reklam ve ÇTV vergilerinin birinci taksitlerinin; son ödeme günü olan 31 Mayıs Pazar günü mesai bitimine kadar ödenmesi gerekmektedir. Vatandaşlarımızın mağdur ve cezalı duruma düşmemeleri için ödemelerini hafta içi 08.30 ile 16.30 saatleri arasında Cedidiye Mahallesi Celal Kasapoğlu Caddesi üzerinde bulunan belediye binası, Konuralp’te bulunan merkez belediye binası ve Bahçeşehir 3.bölge ek hizmet binasında bulunan veznelerinden yapabileceklerdir. Ayrıca 24 saat boyunca ebelediye.duzce.bel.tr üzerinden de ödemelerini gerçekleştirebilirler."
05 Mayıs 2026 Salı - 11:51
Sivas’ta döküm sanayisi için yatırım hamlesi hız kazandı
Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Sivas’ı döküm sanayisinde stratejik bir üretim ve tedarik merkezi haline getirmek için yatırımcılarla temaslarını sürdürüyor. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı çerçevesinde Sivas’ın sanayi vizyonunu güçlendirmeye yönelik yatırım diplomasisi çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Özdemir, Sivas’ta öncelikli yatırım alanı olarak belirlenen ‘ulaşım araçları için döküm parça üretimi’ konusunda yeni yatırımlar kazandırmak amacıyla Marmara Bölgesi’ndeki sanayi kuruluşları ve yatırımcılarla bir araya geldi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası ile Orta Anadolu Kalkınma Ajansı iş birliğinde düzenlenen tanıtım toplantısında, Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Deniz ve yönetim kurulu üyelerinin katılımıyla Sivas’ın döküm sanayisine yönelik kapsamlı bir istişare gerçekleştirildi. Toplantıda Sivas’ın sanayi altyapısı, yatırım ortamı ve döküm sektöründeki üretim kapasitesi ele alınırken, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında sunulan teşviklerin sektöre sağlayacağı katkılar değerlendirildi. Döküm ve sıcak dövmede Sivas dönemi Yeni teşvik sisteminde Sivas için belirlenen dört öncelikli alandan biri olan ‘ulaşım araçları imalatı için döküm parça üretimi’, kentin sanayi vizyonuna yeni bir yön kazandırıyor. Bu kapsamda, özellikle kritik sıcak dövme döküm parçalarının üretimi güçlü şekilde desteklenecek. Başkan Özdemir, Sivas’ın döküm sanayisinde sahip olduğu üretim potansiyelini ve iş birliği imkânlarını, kapsamlı şekilde ele alarak Demirağ Organize Sanayi Bölgesi’nin sunduğu lojistik avantajları da yatırımcılara aktardı. Sıçrama oluşturacak dönüşüm hamlesi Sivas’ın, hammadde odaklı üretim yapısından sıyrılarak yüksek katma değerli sanayi ve ulaşım alanında stratejik bir tedarik üssü olma yolunda ilerlediğini ifade eden Özdemir, bu vizyon doğrultusunda yürüttükleri temasların her geçen gün genişlediğini ifade etti. Daha önce Bursa ve çevresindeki otomotiv, raylı sistemler ve savunma sanayii kümelenmeleriyle önemli iş birliklerinin temellerini attıklarını belirten Özdemir, bu süreci şimdi de döküm sanayinin en önemli çatı kuruluşlarından biri olan Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği ile gerçekleştirilen görüşmelerle daha da güçlendirdiklerini söyledi. Bu çok yönlü temas trafiğinin, Sivas sanayisinde niteliksel bir sıçrama oluşturacak bütüncül bir dönüşüm hamlesine dönüştüğünün altını çizdi. "Saha deneyimimizi yatırıma dönüştürüyoruz" Teşvik edilecek sektörlerin belirlenmesinde sahayı en iyi bilen kurum olarak yerel dinamiklerle güçlü bir iş birliği içinde hareket ettiklerini vurgulayan Özdemir, Marmara Bölgesi’ndeki yatırımcılara da çağrıda bulundu. Sivas’ın yalnızca döküm parçalarında değil havacılık, raylı sistemler ve optik malzemeler gibi stratejik alanlarda da önemli fırsatlar sunduğunu belirten Özdemir, "Marmara Bölgesi’nin köklü sanayi tecrübesi ile Sivas’ın sunduğu yeni teşvik imkânlarını buluşturmayı hedefliyoruz. Amacımız, Sivas’ı savunma, havacılık ve ulaşım teknolojilerinde söz sahibi bir üretim ve tedarik merkezi hâline getirmektir" ifadelerini kullandı.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:29
Kepez Vakfı’nın ekmek fabrikasında teknoloji ve kalite atağı
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren ekmek fabrikasını ziyaret ederek üretim süreçlerini yerinde inceledi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez Belediyesi’nin iştiraki olan Kepez Vakfı bünyesindeki ekmek fabrikasını ziyaret etti. Üretim alanlarını gezen Başkan Kocagöz, yeni alınan makineler ve üretim süreçleri hakkında detaylı bilgi aldı. Ziyaret sırasında yapılan yatırımları değerlendiren Başkan Kocagöz, üretim altyapısının yenilendiğini ve teknolojinin tüm imkanlarının üretime entegre edilmesiyle tesisin önemli bir seviyeye ulaştığını belirtti. Başkan Kocagöz, açıklamasında Kepez Vakfı ekmek fabrikasının sadece Antalya’da değil, Türkiye genelinde bilinirliğe ulaştığını belirterek, "Burada yönetimi yenilerken makinelerimizi de yeniledik. Üretimle ilgili teknolojinin getirdiği her ne varsa uyguluyoruz. Üretimde kaliteyi artıran yatırımlara değinen Başkan Kocagöz, "Dört gün raf ömrü olan bir ürünü dört aya kadar uzatabilecek vakumlu makineler kazandırdık. Hassas terazilerle üretimde standartları yükselttik" ifadelerini kullandı. "Glütensiz üretim sosyal sorumluluk olarak görülüyor" Çölyak hastalarına yönelik glütensiz ürün üretiminin önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, bu alandaki çalışmaları bir sorumluluk olarak gördüklerini belirtti. Kocagöz, "Glütensiz ürünler çölyak hastaları için çok önemli. Bu ürünleri kaliteli şekilde üretmek bizim için bir sorumluluktur." dedi. 9 Mayıs Çölyak Farkındalık Günü kapsamında düzenlenecek etkinliğe de değinen Başkan Kocagöz, "9 Mayıs günü saat 13.00’te Kent Meydanı’nda bir etkinlik gerçekleştireceğiz. Tüm vatandaşlarımızı davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Derdimiz çare olabilmek, insanlara faydalı olabilmek" Ürünlerin piyasa fiyatlarının oldukça altında vatandaşlara sunulduğunu belirten Başkan Kocagöz, bu sayede daha fazla kişiye ulaştıklarını ifade etti. Online satışların da önemli ölçüde arttığını dile getirerek, "Derdimiz çare olabilmek, insanlara faydalı olabilmek" diye konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 11:27
Anneler günü fırsatçıları iş başında: Üreticiden 20 TL’ye çıkan gül annelere 150 -200 TL’ye ulaşıyor
Antalya’da seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan, seradan çıkış fiyatı tanesi yaklaşık 10 ile 20 TL olan güllerin çiçekçilerde 200 TL’ye satıldığını söyleyen gül yetiştiricileri para kazanamamaktan dert yanarken, asıl parayı aracılar ve son tedarikçilerin kazandığını söyledi. Kırmızı rengi başta olmak üzere çeşit çeşit renkleri ile Sevgililer Günü ve Anneler Günü gibi özel günlerde insanların en çok tercih ettiği hediyeler arasında yer alan gül üreticiden 10-20 TL’ye alınırken, çiçekçilerde ise 150-200 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Gül üreticisi Mehmet Bolat seralarda binbir emekle üretilen ve özenle toplanan ürünlerde üreticiden çok aracı ve satıcının kazandığını belirtti. Yaklaşık 20 yıldır Antalya’da gül ve çeşitli çiçek türlerinin üretimini yaptığını belirten Bolat, "Kepez Aktoprak Mahallesi’nde üretim ile uğraşıyoruz. Açık ve kapalı alanda 2005 yalından bu yana da gül, papatya celbere, gileor, ayçiçeği üretimi yapıyoruz. Hepsine rağbet oluyor" dedi. "Yerli üretime bakan olmuyor" Özellikle Sevgililer Günü gibi özel günlerde rağbetin arttığını ancak ithal ürünler nedeniyle yerli üretime talebin düştüğünü belirten Bolat, "Sevgililer günü kış ayına denk geldiği için kök başından 2-3 dal kesebiliyoruz. Bahar aylarında ise Anneler Günü’nde Mayıs ayında bir kökten 5-6 dal kesiliyor. Hasadımız çoğalıyor, ama fiyat düşüyor. Her özel günde ithal ürün muhabbeti oluyor. Sevgililer Gününde bir dal ürün 50 TL’ye giderken, Anneler Günü’nde 20-30 TL’ye satabiliyoruz. Bu aylarda ithal ürün fazla geldiği için yerli üretimde fiyatımız düşüyor. Yerli üretim gülün 50 TL’ye satışı varken, ithal ürün geldiği zaman yerliye bakan olmuyor, ithal ürüne dönülüyor" ifadelerini kullandı. "İthal ürün yerlinin fiyatını düşürüyor" Vitrinlerde yerli üretimden çok ithal ürünlerin satışının tercih edilmesi nedeniyle kazanamadıklarını söyleyen Bolat, "Açık arttırma usulü kooperatif ile çalışıyoruz. Müşterinin arz ve talebine göre fiyat belirleniyor. İthal ürün geldiği zaman toptancılar bunlara yönelince bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Gümrük fiyatı ne kadar üreticiyi korumak için yüzde 45’e çıkarılmış olsa bile her türlü bizim ürünlerimizin fiyatı düşüyor. Bu sene bin TL’ye nakit olarak aldığımız kaliteli bir gübrenin çuval fiyatı 3-4 bin TL. Birçok üretici kiracı, bu sene dönümünü 100 bin TL’ye tuttuğu araziye, ikinci sene 150 bin TL peşin para isteniyor. Yer sahibi ‘İşine gelirse, ya tut ya çık’ diyor. Ben bu ürünü diktiğim zaman 7-8 sene hasat alıyorum. Bir yıl masraf yapıp çıkarsam komple zarardayız. Bir dönüme 5 bin fidan dikiliyor" ifadelerini kullandı. "Bir dal gül 10-20 TL’ye alınıyor" Yaklaşan Anneler Günü nedeniyle güle olan talebin artığını ancak kendilerinden 10-20 TL’ye alınan bir dal gülün çiçekçilerde 150-200 TL’ye satıldığını belirten Bolat, "Şu anda bir dal gülün bizden çıkışı 10-20 TL, bir çiçekçiye gittiğin zaman bu rakam en düşük 150-200 TL’yi buluyor. Gülün kalitesine, boyuna göre fiyatlar değişiyor. Şu anda bizde en kaliteli birinci sınıf 70 santimetre boyunda, 4 santimetre kelle çapında bir gülün bizden çıkışı 20 TL, gün geliyor 20 TL’ye, gün gelir sıfıra, günü gelir 50 TL’ye gider ürün. Ama bu rakam 200 TL oluyor. O dönemdeki müşterinin talebine ve yoğunluğuna göre bunun gibi fiyat değişikliği olabiliyor. Ama genel olarak piyasa bu şekilde. Anneler günü yaklaşmasına rağmen şu anda çok fazla bir talep yok. Mayıs ayına girmeden önce fiyat bile verilmiyordu. Kolilere nakliye ödüyorduk, bize zarar veriyordu. Şu anda ise küçük de olsa bir kıpırdama var. Dalı 10 ile 20 TL bandında alınıyor" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:30
Kursta tanışıp iş hayallerini birleştirdiler
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:00
Kurbanlıklar satışa çıktı, pazarlıklar kızıştı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:01
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,18 artarken, yıllık yüzde 32,37 oldu
18 Kasım 2025 Salı - 16:26
TİGEM mercimek ihalesi GTB’de gerçekleştirildi
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), bölge tarım ticaretinin güvenilir ve etkin platformu olarak, TİGEM Ceylanpınar İşletmesi’nin 2025 yılı mercimek istihsali ihalesine ev sahipliği yaptı. Toplam 1 milyon 989 bin 2 ton çepelli ve 279 bin 42 ton temiz mercimek, 14 parti halinde alıcılarla buluştu. İhale, pazarlık usulüyle gerçekleştirildi ve Gaziantep başta olmak üzere çevre illerden çok sayıda tüccar, sanayici ve sektör temsilcisinin katılımıyla yoğun bir rekabet ortamında tamamlandı. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, ihalenin bölge tarım piyasalarına katkısına dikkat çekerek, "Bu organizasyon, ürünlerin piyasa değerinin belirlenmesine katkı sağlarken, bölge tarım ticaretine de önemli bir dinamizm kazandırdı. TİGEM ile yürüttüğümüz birçok ihale, tarımsal ticaretin sürdürülebilirliği açısından stratejik öneme sahip" dedi. Akıncı ayrıca tarımın ekonomik ve sosyal kalkınmadaki kritik rolüne vurgu yaparak, "Adil ve rekabetçi piyasa koşulları oluşturmak, üreticiden tüccara her halkada değer oluşturmak önceliğimizdir. Bu tür ihaleler sayesinde hem üretim hem ticaret kazanıyor, tarım sektörünün sürdürülebilirliği destekleniyor. GTB olarak bu anlayışla, sektöre değer katan her organizasyonun içinde olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
18 Kasım 2025 Salı - 16:07
Geleceğin üretim teknolojileri BUTEKOM’da
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde düzenlenen Sanayi ve Teknoloji İş Birliği Kurulu (SANTEK) Zirvesi BUTEKOM’da gerçekleştirildi. "Geleceğin Üretim Teknolojileri Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme" temasıyla düzenlenen programın açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez, teknoloji üretmeyen sanayinin sürdürülebilir olmadığını belirterek, "Bugüne kadar yapılanlar sanayi bölgesiydi ancak Bursa, TEKNOSAB ile bunu teknoloji kavramı ile buluşturmaya öncülük etti. Bu anlayışın yaygınlaştırılması gerekiyor" dedi. Bursa sanayisine ilişkin politika ve stratejileri belirlemek, sorunları tartışmak ve çözüm üretmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Sanayi ve Teknoloji İş Birliği Kurulu (SANTEK) tarafından düzenlenen Geleceğin Üretim Teknolojileri Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme programı Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirildi. Programın açılışına Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu ile kamu, üniversite ve özel sektör temsilcileri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ekonominin itici gücü olmuş önemli bir kent olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye’de sanayinin merkezi olduğunu, 20 milyar dolara yakın ihracatının bulunduğunu ifade eden Başkan Burkay, "Bursa, BM üyesi 116 ülkeden daha iyi bir dış ticaret performansına sahip. Ancak önemli olan bunu sürdürebilmek. Mevcut rekabet ortamında zenginlik sahip olduğunuz kaynakları işleyebilme kabiliyeti ile ölçülüyor. Veriyi ne kadar işleyebildiğiniz ve üretime kazandırabildiğiniz önemli. Bu anlamda BUTEKOM gibi merkezlerin önemli bir itici gücü var" dedi. Programa ev sahipliği yapan BUTEKOM hakkında bilgiler paylaşan Başkan Burkay, "Gelişmiş ekonomilerde üniversiteler tek başına kalkınma odaklı entegrasyonu sağlayamadığında arayüz enstitüleri devreye girer. Akademik bilginin ticarileşmesini hızlandıran en etkili modellerden biri olan Güney Kore’deki KTDI’den ilham alarak 2008 yılında BUTEKOM’u kurduk. Bakanlığımızın destekleriyle BUTEKOM’u mükemmeliyet merkezleriyle büyüterek Türkiye’nin en nitelikli Ar-Ge altyapılarından birine dönüştürdük. Bugün BUTEKOM, binlerce firmamızın, yüzlerce akademisyenimizin, Ar-Ge merkezlerimizin ve doktoralı araştırmacılarımızın aynı ekosistemde birlikte çalıştığı benzersiz bir yapı haline geldi. Bu merkez, temel araştırmadan prototipe uzanan süreçleri bünyesinde barındıran bir tasarımla sektörlerimize çok güçlü bir destek sağlıyor. Bakanlığımızın desteğiyle BUTEKOM bünyesinde bugüne kadar yürüttüğümüz projeler de bu dönüşümün somut göstergeleri. Bugün düzenlediğimiz program kapsamındaki oturumlar, iş görüşmeleri ve diğer etkinliklerle kamu-üniversite-sanayi işbirliğini güçlendirecek bir ortamı sağlamış olacağız" diye konuştu. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez, Türkiye’nin üretim ve teknoloji vizyonuna yön veren şehirlerden biri olan Bursa’da olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Bursa’nın tarih boyunca önemli bir ticaret kenti olduğunu ifade eden Dönmez, "Bursa tarihte Venedikli, Cenevizli, İranlı, Hintli tüccarların buluştuğu, farklı kültürlerin bir araya geldiği, tekstil ticaretinde öne çıkan bir şehirdi. Tarihi geçmişi ilham veren Bursa’nın geleceği, bugünkü iş insanı profiliyle de son derece parlak" dedi. Türkiye’nin büyüme yolculuğunda yeni bir dönüm noktasında olduğunu vurgulayan Dönmez, konuşmasına şöyle devam etti: "Yeni büyüme hikayemizin temelinde teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon olması gerekiyor. Aksi takdirde orta gelir tuzağından çıkamayız. Bundan 20 yıl önce Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranı binde 5’ti, bugün yüzde 1,46’ya yükseldi. Neredeyse 3 kat artış sağladık. AB ülkelerinde ise 20 yıl önce bu oran yüzde 1,5 civarındaydı, bugün 2,20’lerde. Çok önemli bir aşama kaydettik. Ancak İsrail’in yüze 6, Güney Kore’nin yüze 5, ABD’nin ise yüze 3,5’un üzerinde olduğunu düşünürsek önümüzde gidilecek hala çok yol var" diye konuştu. Avrupa Birliği ülkelerinde Ar-Ge harcamalarının önemli kısmının özel sektör tarafından yapıldığını hatırlatan Dönmez, "Son dönemde ibre bizde de özel sektöre döndü ama ivmelenmesi lazım. Bursalı iş insanlarının vizyonerliği burada çok kritik." dedi. Son iki yılda döviz kurundaki gelişmelere de değinen Dönmez, "Bu süreçte düşük ve orta-düşük teknolojili ihracatımız yatay seyrederken, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ihracatımız büyümeye devam ediyor. Katma değerli üretimde kâr yüksekse, döviz kuru baskısı sizi o kadar etkilemiyor. Bunun temelinde Ar-Ge ve tasarım var. Teknoloji üretemeyen sanayi, sürdürülebilir değildir. Kendi teknolojimizi geliştirmeli, tedarik zincirinde dışa bağımlılığı azaltmalıyız" değerlendirmesinde bulundu. Bursa’da 165 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile 2 teknopark bulunduğunu belirten Dönmez, sözlerini şöyle tamamladı: "ABD’nin başkenti Washington, en büyük şehri New York, en iyi üniversiteleri ise Boston’da. Bursa da bu modelden esinlenmeli. Mevcut konjonktürü kullanarak birkaç kutupta, çekim alanı oluşturacak, bilim ve teknoloji insanını bu şehre kazandıracak bir yol izlenmeli. Kazandığınız parayı önce işletmeyi büyütmek yerine Ar-Ge’yi büyütmeye harcayın. Nitelikli insan çalıştırırsanız kârlılık kendiliğinden artar." diye konuştu. BTSO öncülüğünde hayata geçen TEKNOSAB projesine de değinen Bakan Yardımcısı Dönmez, "Bugüne kadarki OSB’ler sanayi bölgesiydi, Bursa, TEKNOSAB ile işin içine teknoloji koymayı akıl etti. Emeği geçenleri tebrik ediyorum" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın stratejik konumu, güçlü üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı ile Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. Kentte tekstil ve dokumacılıkla temelleri atılan sanayi geleneğinin, 1961’de kurulan ilk organize sanayi bölgesi ile güçlendiğini, milli gurur yerli otomobille taçlandığını belirten Vali Ayyıldız, "Kamu-üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla oluşturulan SANTEK tarafından hayata geçirilen Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme Programı, dijitalleşmenin sağladığı veri temelli karar alma süreçleriyle birleştirildiğinde işletmelerimize büyük avantaj sağlayacak, yüksek katma değerli üretim süreçlerine önemli katkı sunacaktır. Programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, "Sanayi şehri Bursa’mız; üretim, ihracat ve istihdamın lokomotifi konumundadır. Bursa’da tüm sektör bileşenlerinin çabaları somut başarılara dönüşmektedir. Bu potansiyeli daha yukarı taşımak ve sürdürülebilir kılmak adına bu zirveyi düzenliyoruz. Güçlü bir iş birliğinin eseri olan bu zirveyle Ar-Ge ve iş birliği imkânlarıyla üretimimizin geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz. Destek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından "Sürdürülebilir Ar-Ge ve İnovasyon" paneliyle devam eden program, gün boyu süren oturumlar, b2b ve networking etkinlikleri ile tamamlandı.
18 Kasım 2025 Salı - 15:50
Bakan Işıkhan: "Türkiye üretim kapasitesini güçlendiren bir ülke haline geldiyse en büyük katkı emekçi ve işçilerindir"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Türkiye bugün her şeye rağmen, üretim kapasitesini güçlendiren bir ülke haline geldiyse, buna en büyük katkıyı sağlayan, emekçi ve işçi kardeşlerimizdir" dedi. HAK-İŞ tarafından kuruluşunun 50’inci yılı çerçevesinde ‘HAK-İŞ 50’inci Yıl Türkiye Buluşması’ programı düzenledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleşen programda, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından HAK-İŞ kuruluş yıldönümüne ilişkin hazırlanmış video gösterimi yapıldı. Programda Konfederasyonun geçmişten bugüne gerçekleştirdiği faaliyetleri ve çalışma hayatındaki güncel çalışmaları ele alındı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, HAK-İŞ’in her zaman millet iradesinin yanında duran büyük bir emek hareketi olduğunu belirterek, "50 senelik hak, adalet ve emek mücadelesinde; tüm HAK-İŞ’li kardeşlerime; ülkemize, milletimize ve çalışma hayatına vermiş olduğu hizmetlerden ötürü şükranlarımı sunuyorum. Biz biliyoruz ki; Türkiye bugünlere kolay gelmedi. Darbelerin gölgesine, vesayetin baskısına, ekonomik tuzakların üstüne, basa basa geldi. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın iradesiyle; aziz milletimizin basiretiyle, duasıyla ve HAK-İŞ gibi teşkilatlarımızın dimdik duruşuyla bu günlere geldi" diye konuştu. Işıkhan, son 23 yılda, her zaman emeğin ve alın terinin yanında olduklarını belirterek, Cumhuriyet tarihinin emek dostu olan en ileri politikalarını, son 23 yılda hayata geçirdiklerini dile getirdi. Çalışma hayatında istikrarın ve verimliliğin temel şartının güçlü bir örgütlenme olduğuna dikkati çeken Işıkhan, "Örgütlenmenin en iyi yöntemi olan sendikacılık ile sendikalar; hem emekçinin hakkını korur hem de üretim barışını teminat altına alarak üretimi de, üretime katılımı da geliştirir" dedi. "Sendikalaşma oranını yüzde 9,21 seviyelerinden, yüzde 14,02 seviyelerine yükselttik" Işıkhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde sendikal hakların genişlemesi, toplu sözleşme sisteminin ve iş yerlerinde sosyal diyaloğun güçlenmesi için sendikacılığın önündeki engelleri kaldırmak için önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktararak, şu ifadelere yer verdi: "İşçilerde sendikalaşma oranını yüzde 9,21 seviyelerinden, 2025 yılı itibarıyla yüzde 14,02 seviyelerine yükselttik. Noter şartı, prosedürel engeller, iş yeri tespiti gibi meseleleri sadeleştirdik. Toplu sözleşme süreçlerini daha öngörülebilir, daha düzenli ve daha kapsayıcı bir yapıya kavuşturduk. Çalışma hayatında karar alma süreçlerinin odağına, paydaşlarımızı da katarak, sosyal diyalog mekanizmalarını güçlendirdik. Son dönemde; Çalışma Meclisi, Üçlü Danışma Kurulu ve Kamu Personeli Danışma Kurulu gibi mekanizmaları yeniden çalışma hayatının merkezine aldık. Biz her zaman şunu söylüyoruz; İşçi olmadan işveren olmaz; işveren olmadan üretim olmaz; üretim olmadan da güçlü Türkiye olmaz. Ve devlet, bu denklemin adaletini sağlayan, ana eksendir." "Türkiye üretim kapasitesini güçlendiren bir ülke haline geldiyse en büyük katkıyı emekçi ve işçilerindir" Çalışma hayatını her alanda güçlendirmeye, emeğin hakkını korumaya, sosyal güvenliği daha adil, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir yapıya kavuşturmaya karar olduklarının altını çizen Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla; emeğin, üretimin ve sosyal adaletin yeni bir seviyeye taşınacağı güçlü bir dönemin başlangıcındayız. Şunu çok iyi biliyoruz: Türkiye, bugün, her şeye rağmen; büyümesini sürdüren, istihdamını artıran, üretim kapasitesini güçlendiren bir ülke haline geldiyse; buna en büyük katkıyı sağlayan, bu salonda bulunan emekçi ve işçi kardeşlerimizdir. Ve yine işçilerimizin kutsal emekleri ve akıttığı alın teriyle; Türkiye Yüzyılı, emeğin, üretimin, hakkın, adaletin, birlik ve beraberliğin yüzyılı olacaktır" açıklamasında bulundu.
18 Kasım 2025 Salı - 15:42
DTO, Denizli’nin başarılı sanayici kadınlarının hikayelerini anlatıyor
Denizli Ticaret Odası (DTO) ev sahipliği ve koordinatörlüğünde kent sanayisinde kadın istihdamını arttırmak amacıyla düzenlediği Sanayi’de Kadın Eli projesi ile 3 gün boyunca farklı sektörlerde girişimci kadınlar hem başarı hikayelerini anlatacak hem de kadınların ufuklarını açmayı hedefliyor. Türkiye Borsalar ve Odalar Birliği (TOBB), DTO ve Habitat işbirliğinde Sanayi’de Kadın Eli Projesi başladı. DTO’nun ev sahipliğinde ve koordinatörlüğünde 18-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek projenin ilk gününde sanayinin her sektöründe ilham kaynağı olacak olan kadın girişimcilerin başarı hikayelerini ile yeni kadın girişimcilere anlatacak. Daha sonra ise katılımcılara iş modelleri ve finansal okuryazarlık konularında eğitim verilecek. Etkinliğin ikinci gününde ise alanında uzman kadınlar e-ticaret ve dijital pazarlama konusunda eğitim verecek. Ardından sektör temsilcisi kadınlar tarafından Sanayi’de Kadın Olmak anlatılacak. Etkinlik yapay zeka okuryazarlığı eğitiminin ardından Değişim Senin Elinde isimli panel ile son bulacak. "DTO’nun ilk kadın başkanvekili olmak hem gurur veriyor hem de üzüyor" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Denizli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yarımcısı Melek Karatay, "Kadın kadının yurdudur arkadaşlar, kurdu değil. Gördüğünüz gibi kadının da kadından başka dinleyeni, desteği, çaresi, çözümü yok. Biz hep kendi kendimize konuşuyoruz. Hep dertlerimizi, tasalarımızı, çözümlerimizi kendi kendimize konuşuyoruz. Sanayide kadın elinden bahsediyoruz, bahsetmeye devam edeceğiz. Bizim son zamanlarda hep konuştuğumuz bir konu var. Hep kendi kendimize anlatıyoruz. Hep en yakınımıza anlatıyoruz. Hep konuşuyoruz ama acaba doğru yere mi konuşuyoruz? Doğru insana mı konuşuyoruz? Doğru mecralarda mı anlatıyoruz? Bizim acaba kendi kendimizle konuşmaktan çok biraz da dışarıya mı konuşmaya ihtiyacımız var. Konuşmacı olarak İstanbul’da Çok Konuşan Kadınlar Zirvesi’ne davetiydim. O günden sonra bütün hayat mottomu onun üzerine kurmaya başladım. Evet, çok konuşuyorum. Çok konuşan kadınlardanım. Denizli Ticaret Odası’nın 100 yıllık tarihinde ilk kadın Yönetim Kurulu başkanvekiliyim. Bu bir taraftan bana inanılmaz gurur veriyor. 100 yıllık tarihte ilk kadın başkan olmak, yönetim kurulu katındaki tek kadın olmak ama öteki taraftan da inanılmaz derecede hayıflanıyorum. Hakikaten hem kadınız hem anneyiz. Hem çalışanız hem işvereniz hem dert ortağıyız hem eşiz. Her şeyiz, ne kadar güçlüyüz farkındasınız değil mi? Sanayide kadın elini konuşacağız TOBB’un bünyesindeki bütün kurumlar bu konuda ne kadar büyük kelimeler kullanıyorlar? Hepsinin farkındayız ama lütfen icraata bakalım" dedi. "Kadınlar en zor zamanlarda çözüm bulan, üretmeyi sürdüren, direnciyle umut olan insanlar" Projenin yalnızca bir etkinlik olmadığını, kadın emeği ve aklının kararlığının bir araya geldiği dönüşüm hikayesi olduğunu vurgulayan TOBB Denizli Kadın Girişimciler Kurulu İcra Kurulu Başkanı Ayla Taşçıoğlu, "KADIN-SAN, adı gibi güçlü bir anlam taşıyor. Uzun yıllardır bizlere toplumsal roller biçildi. Kadınsan evinde olmalısın, kadınsan ağır iş yapamazsın, kadınsan teknolojiyle ne işin olur? Ama biz biliyoruz ki kadınsak yaparız, üretiriz, yenilik getiririz, değiştiririz. Sanayinin her kolunda makine başında, tasarım masasında, yönetim katında, laboratuvarda artık kadının eli var. O el yalnızca üretmiyor, aynı zamanda dönüştürüyor, değiştiriyor. Bir makineyi çalıştırırken, bir sistemi kurarken bir markayı büyütürken aslında geleceği yeniden şekillendiriyoruz. Kadınlar en zor zamanlarda çözüm bulan, üretmeyi sürdüren, direnciyle umut olan insanlar. Kadınlar sanayide yalnızca bir istihdam kalemi değil, aynı zamanda bir vizyonun taşıyıcısıdırlar. Bugün burada sanayide kadının gücünü konuşacağız ama daha önemlisi o gücün önündeki görünmez duvarları yıkacağız. Eğitimle, cesaretle ve dayanışmayla" ifadelerini kullandı.
18 Kasım 2025 Salı - 15:37
Murzioğlu: "170 ülkeye ihracat yapan, 11 organize sanayi bölgesi bulunan güçlü bir üretim şehriyiz"
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) yönetimi, Polonya ile karşılıklı iş birliği ve ticareti artırmak, yeni iş imkanları sağlamak amacıyla Varşova’da iş forumu düzenledi ve bazı temaslarda bulundu. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun’un lojistik ve üretim kapasitesine dikkat çekerek, "170 ülkeye ihracat yapan, 11 organize sanayi bölgesi bulunan güçlü bir üretim şehriyiz" dedi. Samsun TSO Avrupa İşletmeler Ağı Projesi kapsamında, proje ortağı KOSGEB iş birliğinde Polonya’nın başkenti Varşova’ya üç gün süren çalışma gezisi düzenledi. Samsun TSO heyeti ilk olarak Samsun-Varşova İş Forumu’nda Polonyalı iş insanlarıyla bir araya geldi. Polonya Ticaret Odası’nda Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş, Polonya Türkiye İş Konseyi Başkanı Büyükelçi Jerzy Drod, Polonya-Türkiye Ticaret Odası Başkanı Marek Nowakowski’nin de katıldığı forumda iki ülke arasındaki ticari potansiyelin geleceğine dair önemli mesajlar verildi. "Samsun heyetinin ziyareti yeni bir dönemin başlangıcı" Forumun ev sahibi olan Polonya Ticaret Odası Başkanı Marek Kloczko, Samsun iş dünyasının ilk kez bu ölçekte Polonya’yı ziyaret ettiğini belirterek, memnuniyetini dile getirdi. Kloczko konuşmasında, "Polonya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler son derece dinamik bir gelişim gösteriyor. Ancak iki ülkenin potansiyeli mevcut ticaret hacminin çok daha üzerinde. Bugünkü temasların yeni iş ortaklıklarının başlangıcı olacağına inanıyorum" dedi ve Polonya-Türkiye iş birliğinin gelecek yıllarda daha da güçleneceğine işaret etti. "Samsun, Türkiye’nin kuzeye açılan kapısıdır" Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu da yaptığı konuşmada şehrin lojistik ve üretim kapasitesine dikkat çekti. Konuşmasında, Samsun’un kara, hava, deniz ve demiryollarının kesiştiği stratejik bir merkez olduğuna vurgu yapan Başkan Murzioğlu, "170 ülkeye ihracat yapan, 11 organize sanayi bölgesi bulunan güçlü bir üretim şehriyiz. Polonya ile tarım makineleri, enerji sistemleri, savunma, lojistik ve sağlık teknolojilerinde büyük bir sinerji oluşturabiliriz" ifadelerine yer vererek, iki ülke firmaları arasında uzun vadeli ortaklık kurmaya hazır olduklarını ifade etti. "12 milyar avroluk ticaret tesadüf değil" Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş ise yaptığı konuşmada hem tarihi bağlara hem de ekonomik verilere vurgu yaparak, "Polonya ile ticaret hacmimiz 2019’da 5 milyar dolar seviyesindeydi, bugün 12 milyar avroyu aştı. Bu artış iki ülkenin birbirini tamamlayan ekonomilerinin doğal sonucudur. Ekonomik ortaklığımız, karşılıklı güven ve birbirini tamamlayan güçlü yanların sağlam zemininde gelişiyor" diye konuştu. Denktaş ayrıca, dijitalleşme, savunma sanayi, enerji dönüşümü ve yenilenebilir enerji gibi yüksek katma değerli alanlarda Türkiye ile Polonya’nın güçlü ortaklıklar geliştirebileceğini de sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının ardından Samsun heyetinde yer alan firmalar kendilerini Polonyalı iş insanlarına tanıttı. İnşaattan tıbbi cihazlara, un sanayinden mobilyaya, soğutma sistemlerinden liman işletmeciliğine kadar farklı sektörlerden temsilciler, Polonyalı firmalarla bire bir 60’a yakın iş görüşmesi gerçekleştirdi. Toplantı sonunda ise, Polonya Ticaret Odası Marek Kloczko, Samsun TSO’ya iki ülke arasındaki 600 yılı aşkın tarihi dostluğun simgesi olan anlamlı bir hediye takdim edildi. Kyoczko, Osmanlı Sultanı II. Bayezid’in Leh tüccarlarının Osmanlı topraklarında serbest ticaret yapabilmelerine izin veren fermanının özel bir replikasını Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’na takdim ederek, Türkiye-Polonya ticari ilişkilerinin tarihi derinliğini ve günümüzdeki stratejik önemini vurguladı. Murzioğlu, Samsun’u anlattı Samsun heyeti ardından ise, TÜRKPOL Derneği Başkanı Mehmet Göktürk İplikçioğlu ve Polonya-Türkiye İşadamları Derneği Başkanı Habeş Fakıbaba’yı ayrı ayrı ziyaret ederek istişarede bulundu. Heyet çalışma gezisinin son gününde ise, Türkiye Cumhuriyeti Varşova Büyükelçisi Rauf Alp Denktaş’ı ziyaret etti. Denktaş, Samsun TSO heyetine Türk firmalar için başta Varşova olmak üzere Polonya pazarındaki fırsatlar hakkında bilgilendirmede bulundu. Murzioğlu ise oldukça yoğun geçen ziyaretlerde, Samsun’un ekonomik gücü, sanayi ve ihracat potansiyelinin yanısıra öne çıkan sektörleri hakkında bilgiler verdi. "Samsun-Polonya ticaret köprüsünü güçlendiriyoruz" Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Varşova’da gerçekleştirilen üç günlük çalışma gezisinin ardından yaptığı değerlendirmede, ziyaretin hem Samsun iş dünyası, hem de Türkiye-Polonya ticari ilişkileri açısından son derece verimli geçtiğini söyledi. Murzioğlu, "Bu çalışma gezisi, Samsun’un üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve yatırım potansiyelini Polonya gibi stratejik bir pazara tanıtmamız açısından önemli bir fırsat sundu. Polonya Ticaret Odası’nda düzenlediğimiz iş forumu, iki ülke firmalarının birbirlerini daha yakından tanımasına, ortak proje ve yatırımların zemininin oluşmasına imkân sağladı. Özellikle tarım makineleri, enerji, savunma, lojistik ve sağlık teknolojileri gibi alanlarda güçlü bir iş birliği potansiyeli olduğunu bir kez daha gördük. Yaptığımız ziyaretlerde de ifade ettiğimiz gibi; Samsun, Türkiye’nin kuzeye açılan kapısı. Samsun olarak 170 ülkeye ihracat yapan, geniş OSB altyapısına sahip, lojistik avantajları yüksek bir şehiriz. Bu avantajlarımızı uluslararası platformlarda daha görünür kılmak için bu tür temasları artıracağız. Amacımız, Samsun firmalarının yurtdışı pazarlarında daha fazla yer edinmesini sağlamak, şehrimizin ticaret hacmini büyütmek ve yeni ortaklıklar oluşturmak" ifadelerine yer verdi. Murzioğlu’nun başkanlığında düzenlenen çalışma gezisine Meclis Başkanı Haluk Akyüz ve çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri katıldı.
18 Kasım 2025 Salı - 15:36
26. İş Dünyası Zirvesi Antalya’da
BAKSİFED ev sahipliğinde düzenlenecek 26. İş Dünyası Zirvesi bu yıl Antalya’nın Kemer ilçesinde gerçekleştirilecek. BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz, "İlk 25 zirveden daha iyi bir organizasyon hazırladık. İş dünyasının dertleşmeye ihtiyacı varmış, taleplerden görüyoruz" dedi. Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) ev sahipliğinde, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) organizasyonuyla gerçekleştirilecek 26. İş Dünyası Zirvesi, 28-30 Kasım tarihlerinde Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenecek. Zirvenin tanıtım toplantısına BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz’in yanı sıra ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş da katıldı. Zirvenin içeriğini anlatan BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz, Antalya’nın ev sahipliğini güçlendirmek için programı üç güne çıkardıklarını söyledi. Cengiz, "Açılışı Phaselis’te yapacağız. Antalya’nın tarihi ve kültürel dokusunu, ticaret merkezinin ülke ekonomisine katkısını kıymetli hocamız anlatacak. Ardından 2026 ekonomik görünümüne dair sunumlar olacak" dedi. "İş dünyası dertleşecek bir platform arıyor" Zirveye olan yoğun ilgiyi değerlendiren Cengiz, "250 oda ile başladık, talep 310 odaya ulaştı. İş dünyası gerçekten dertleşme platformu arıyor. Bu zirve onlar için en uygun ortam" ifadelerini kullandı. Cengiz, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, gençlik ve kadın istihdamı gibi başlıklarda alt komisyon toplantıları yapılacağını da belirtti. Bu yılki motto olan "Küresel Kırılma Döneminde Türkiye" temasına dikkat çekerek, ticaret savaşları ve ekonomik kırılmaların tüm ülkeleri etkilediğini, şirketlerin kısa ve orta vadeli konumlanmasının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
18 Kasım 2025 Salı - 15:35
Başkan Dumandağ, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldi
Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldi. Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu makamında ziyaret ederek, Elazığ’ın ekonomik vizyonu ve bölgesel kalkınmaya yönelik projeler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Elazığ’ın tarım, hayvancılık ve ticaret alanındaki mevcut durumu masaya yatırılırken, ilerleyen dönemde hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar da ele alındı. Başkan Dumandağ, özellikle besicilerden üreticilere, ihracatçılardan yatırımcılara kadar geniş bir kesimi yakından ilgilendiren yapısal konular hakkında detaylı bilgi paylaşımında bulundu. Elazığ’ın önemli sorunlarını ve çözüm önerilerini aktarma fırsatı bulduklarını kaydeden Dumandağ "Biz sadece Elazığ’a değil Muş, Tunceli ve Bingöl illerine de hizmet veren bir bölge borsası konumundayız. Bu kadar geniş bir yelpazede üretim yapan besicilerimiz de üyelerimiz de bizim için değerli. Onların sorunlarının tespiti ve çözümü noktasında azami gayret sarf ediyoruz. Kıymetli başkanımızla yaptığımız görüşmede temmuz ayından bugüne ülkemizi, özellikle de Doğu Anadolu bölgemizi etkisi altına alan şap hastalığı, hayvan ithalatına bağımlılığın azaltılması, kuru dut üretimi ve ihracatı, Elazığ’daki yem fabrikalarına, TMO Elazığ Şube Müdürlüğü stoklarında yer alan arpanın tahsisinin sağlanması, Elazığ Şeker Fabrikası tarafından veya bölgedeki diğer şeker fabrikalarından melas ihtiyacının karşılanması için Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin katkıları gibi konular üzerine görüşlerimizi aktardık" dedi. Başkan Dumandağ ayrıca, borsa olarak göreve geldikleri günden itibaren üreticinin yanında duran, tarımsal verimliliği artırmayı hedefleyen ve bölgenin ekonomik büyümesine katkı sunan çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini ifade etti. Şehrin stratejik konumunu, potansiyelini ve yatırım fırsatlarını TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na aktararak, bu alanlarda daha güçlü desteklerin önemine dikkat çekti. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise Başkan Dumandağ’ın değerlendirmelerini dikkatle dinleyerek, Elazığ’ın her zaman özel bir konuma sahip olduğunu ve iş dünyasının güçlenmesine katkı sunacak projelere TOBB olarak destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Hisarcıklıoğlu, Elazığ Ticaret Borsası’nın son dönemde hayata geçirdiği çalışmaları takdirle karşıladığını belirtti. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Başkan Dumandağ’ın Elazığ Ticaret Borsası’na kazandırdığı dinamizme ve sahadaki güçlü duruşuna dikkat çekerek, "Mehmet Ali Dumandağ, hem Elazığ’ın hem de bölgenin ekonomi dünyasında güven veren, çalışkan ve vizyoner bir başkan. Üreticinin, besicinin, yatırımcının derdini en iyi şekilde ifade eden, çözüm odaklı yaklaşımıyla her zaman örnek gösterdiğimiz bir borsa başkanımızdır. Elazığ’a değer katan her projede onun imzasını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu. Ziyaret, karşılıklı iş birliği mesajları, geleceğe yönelik ortak hedefler ve Elazığ’ın ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak yeni projeler konusunda mutabakat sağlanmasıyla sona erdi. Ziyarete; Meclis Başkanı Aydın Torgut, Genel Sekreter Murat Çiçek, Karakoçan Ziraat Odası Başkanı Necmettin Turgut, Elazığ Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Sezer, Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, Elazığ Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ümit Fırat Turan, Muş Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cemal Aral, Süt Üreticileri Birliği Başkanı Halef Ortaç, Başkan Yardımcıları Mehmet Şekerdağ, Mehmet Emin Ayaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Demir, Recep Polatcan, Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri Hayrettin Karakaya, Mehmet Güler, Ferhat Tunç ile Basın ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Serdar Yüksel katıldı.
18 Kasım 2025 Salı - 15:27
Fındıkta çok dal, çok fındık anlamına gelmiyor
Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, fındık ocaklarında çok dal bulunmasının çok fındık vereceği anlamına gelmediğini belirterek, doğru budamanın fındık verim ve kalitesini artıracağını söyledi. Terme’de Halk Eğitim Merkezi aracılığı ile açılan ‘Fındık Budama Kursu’na 31 kişi kayıt yaptırdı. Kursa devamlılık sağlayan ve başarılı olan 16 kursiyer, eğitim sonunda sertifika almaya hak kazandı. Toplam 30 saat süren eğitimlerin, 6 saati teorik ve 24 saati uygulamalı gerçekleşti. Eğitimlerde ayrıca fındıkta tozlanma ve döllenme biyolojisi, gübreleme, bahçe tesisi, aşılama, budama gibi çeşitli konularda da üreticilere bilgiler verildi. Uygulama dersleri kapsamında Yerli ve Altunlu Mahallelerinde farklı bahçelerde 40 dekar alanda budama yapıldı. Kursu başarı ile bitiren 16 kursiyer, bugün Terme-Geçmiş Mahallesi’ndeki fındık bahçesinde düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. Ayrıca kursun tamamına katılarak devamsızlık yapmayan 10 kursiyere içerisinde koruyucu giyim, biyosidal ve bitki koruma ürünü olan kahverengi kokarca ile mücadele çantası hediye edildi. Kurs sonunda yapılan yazılı sınavda 1. olan kursiyere de 50 kiloluk kompoze gübre hediye edildi. "Fındıkta çok dal çok fındık anlamına gelmiyor" Ocaklarda bulunan dalların sıklığı verimi ve kaliteyi düşürdüğünü ifade eden Müdür Kemal Yılmaz, "Fındıkta verim ve kalitenin artırılması için bakım ve budama işlemlerinin, zirai mücadele çalışmalarının eksiksiz yapılması gerekiyor. Bahçelerde budama ihmal edildiği zaman verimde ciddi düşüşler yaşanıyor. Üretici ziyaretlerimizde bahçelerin çok sık olduğunu, fındık ocaklarında çok sayıda dal olduğunu gözlemliyoruz. Bir fındık ocağında çok sayıda dalın bulunması o ağaçtan çok sayıda fındık alınacağı anlamına gelmiyor. Ocaktaki dal sayısını olması gerekene indirmemiz gerekiyor. Bu dal sayısı da bahçenin dikim sıklığına ve çeşitlere göre değişkenlik gösteriyor" dedi. Budamanın da sulama ve zirai mücadele kadar önemli olduğunun altını çizen Yılmaz, "Budama da fındıkta verimin artması için çok önemli. Bu konuda il ve ilçe müdürlüklerimizde eğitim faaliyetleri düzenleniyor. Terme’de eğitim faaliyetleri kapsamında kurs açıldı. Bu kurslarda hem teorik hem de uygulamalı olarak bilgiler verildi. Bizzat uygulamalı olarak da sahada gösterildi. Üreticilerimizin artık ‘budama elemanı benim’ diyebilecek seviyelere gelmesi için bu eğitimlerde tüm bilgi aktarımı yapıldı. Üreticilerimize budamanın nasıl yapılması gerektiğini uygulamalı olarak da gösteriyoruz. Bundan sonraki süreçte de budama ve verim artıracak tüm uygulamalarda eğitim faaliyetlerimiz devam edecek. Üreticilerimizin budama konusundaki eksikliklerini gidermek istiyoruz. Samsun 125 bin hektar alan fındık arazisi olan bir il. Bu potansiyeli, verimi artırmak suretiyle üreticilerimizin çok daha fazla kazanmasını temin etmeye çalışacağız" diye konuştu. Törene ayrıca Terme Kaymakamı Metin Maytalman ve mahalleler de katılırken, kursiyerler bir fındık bahçesindeki ocakları budayarak ağaçları daha verimli ve kaliteli meyve verecek hale getirdiler.
18 Kasım 2025 Salı - 15:25
Üreticiye nefes aldıran çalışma
Yunusemre Belediyesi ekipleri, ova yolu bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler, Türkmen Mahallesi’nde tarlalarına ulaşmakta zorluklar çeken vatandaşların yoğun olarak kullandığı ova yolunda ulaşım konforunu artırmak amacıyla malzeme serim çalışması gerçekleştirdi. Üreticinin sorunlarına çözüm üreten Yunusemre Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Türkmen Mahallesi’nde yaşayan vatandaşların tarlalarına ulaşımını kolaylaştırdı. Ekipler tarafından 6 kilometre uzunluğunda ova yolunda bakım ve onarım çalışması gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar sayesinde bölgede yaşayan üreticiler mal ve ürünlerini pazarlara rahat bir şekilde ulaştırırken, tarla ve bağlarına ulaşımda toz ve çamurdan kurtuldu. Amaçlarının üreticinin sorunlarını en aza indirmek olduğunu dile getiren Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Türkmen Mahallemizde alın teriyle üreten çiftçilerimizin ulaşım sorunu vardı. Bozulmuş ova yollarında tarlalarına ulaşım mücadelesi veriyorlardı. Fen işleri müdürlüğü ekiplerimizi yönlendirerek düzeltme ve malzeme serim çalışması gerçekleştirdik. Ova yolu bakım çalışmalarımız belirli bir program dâhilinde devam edecek" dedi. "Zorlu ulaşım anları geride kaldı" Yapılan çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Türkmen Mahallesi sakini Metin Solmaz ise Yunusemre Belediyesi’ne teşekkür ederek şunları söyledi: "Yolumuz çok bozuktu, bataklıktı. İnsanların burada bağları zeytinleri var. Gençlerimiz şehirde çalışıyor ancak hafta sonları da araçları ile gelip tarlarına ulaşmaya çalışıyorlardı. Artık zorlu ulaşım anları geride kaldı. Semih Balaban Başkanımız olmak üzere belediyemize ve burada çalışan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz."
18 Kasım 2025 Salı - 14:50
KOBİ’lere yeni TOBB nefes kredisi fırsatı
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, KOBİ’lere uygun şartlarda finansman desteği sağlamak amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde toplam kredi hacminin 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildiğini belirterek, bu adımın işletmelerin nakit akışını güçlendirmek ve ekonomik canlılığını sürdürmek açısından son derece önemli olduğunu ifade etti Akıncı, yaptığı açıklamada, TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların iş birliğiyle oluşturulan Nefes Kredisi’nin, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişim noktasında kritik bir destek sağladığını söyledi. 2 Ekim 2025 itibarıyla başlayan ilk dönemin ardından, TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde toplam kredi hacminin 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildiğini belirten Akıncı, bu adımın işletmelerin nakit akışını güçlendirmek ve ekonomik canlılığını sürdürmek açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Kredi başvurularının 19 Kasım 2025 Çarşamba günü itibarıyla alınmaya başlanacağını kaydeden Akıncı, açıklamasında, "Krediler, işletmelerimizin üretim ve istihdamı sürdürmelerine, çarkların dönmesine ve KOBİ’lerimizin geleceğe güvenle bakabilmesine önemli katkı sağlıyor. Gaziantep gibi üretim ve ihracat odaklı şehirlerde bu tür finansman desteği, sadece yerel değil, ülke ekonomisinin de büyümesi açısından kritik bir rol oynuyor. Her sağlanan kredi, yeni bir üretim, yeni bir istihdam ve yeni bir ihracat anlamına geliyor" dedi. Başvuruların Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Denizbank, Garanti Bankası, Akbank ve Ziraat Katılım şubeleri aracılığıyla yapılabileceğini hatırlatan Akıncı, "TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere KGF yönetimine ve destek veren tüm banka yöneticilerine teşekkür ediyor, bu kredinin KOBİ’lerimiz için hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
18 Kasım 2025 Salı - 14:47
Trendyol’dan e-ihracatta bir günde 600 bin paket
Trendyol, Kasım ayının ilk kampanyası olan Süper Alışveriş Günleri’ni hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda başarıyla tamamladığını duyurdu. 15 ülkede eş zamanlı yürütülen kampanya döneminde Trendyol, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da en çok indirilen alışveriş uygulaması oldu. Trendyol, bu yıl Türkiye ile birlikte 15 ülkede eş zamanlı olarak 6-11 Kasım tarihlerinde gerçekleştirdiği Süper Alışveriş Günleri kampanyasının sonuçlarını açıkladı. E-ihracat hacmi Süper Alışveriş Günleri’nin en yoğun günü olan 11 Kasım’da zirveye ulaşan platform, Türk üreticilerinin ve satıcılarının toplam 600 bin paketini bir günde sınır ötesine gönderdi. Trendyol, bölgedeki güçlü lojistik ağıyla Orta ve Doğu Avrupa bölgesine her gün 15 TIR’lık ürün gönderimi gerçekleştirdi. Ayrıca Körfez bölgesinde 6 ülkeye günde 15 uçuş gerçekleştirerek uluslararası müşterilerine siparişlerini ulaştırdı. Kampanya döneminde platformun operasyon hacmi de tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. 1 günde 5 milyondan fazla paket teslimatı ile Trendyol, tarihinin en yüksek günlük kargo sevki hacmine imza attı. Trendyol uygulaması uluslararası pazarlarda zirveye yerleşti Trendyol ayrıca, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Moldova’da en çok indirilen alışveriş uygulaması oldu. İstanbul, İzmir ve Ankara dışında Kasım ayında e-ihracatta öne çıkan şehirler Bursa, Denizli ve Gaziantep olurken; iç pazarda satıcı performansı en yüksek şehirler Kocaeli, Bursa ve Kayseri olarak öne çıktı. Kampanya boyunca Trendyol platformunda ortalama günlük aktif kullanıcı sayısı 30 milyonun üzerine çıkarken, bu rakamın 10 milyonunu uluslararası kullanıcılar oluşturdu. Platforma bu dönemde toplam ziyaret sayısı 1 milyara yaklaşırken, 280 milyonu uluslararası müşterilerden geldi. Aynı dönemde, Trendyol satıcıları üzerinden 65 milyon ürünü müşterilerine gönderdi. Trendyol, 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek ikinci kampanya dönemi Efsane Kasım ile birlikte, ay boyunca 20 milyonu yurt dışı olmak üzere toplam 130 milyon ürünü müşterilerle buluşturmayı hedefliyor.
18 Kasım 2025 Salı - 14:40
Karabük’te trafiğe kayıtlı araç sayısı 84 bin 711 oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Karabük’te Ekim ayı itibariyle motorlu kara taşıt sayısı 84 bin 711 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ekim ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Eylül ayında Türkiye genelinde 178 bin 481 taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, toplam kayıtlı taşıt sayısı 33 milyon 193 bin 636’ya ulaştı. Batı Karadeniz illerinden Karabük’te bu dönem sonu itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 84 bin 711 olarak kayıtlara geçti. TÜİK verilerine göre, Karabük’teki taşıtların 47 bin 664’ü otomobil, 10 bin 548’i kamyonet, 3 bin 412’si kamyon, 13 bin 701’i motosiklet, bin 620’si minibüs, 595’i otobüs, 6 bin 808’ini traktör ve 3630’nü ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Komşu illerden Zonguldak’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 205 bin 657, Bartın’da ise 68 bin 515 oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder