Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
EKONOMİ
500 bin ata tohumundan üretilen fideler toprakla buluşuyor
05 Mayıs 2026 Salı - 09:07:42
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen ‘Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projeleri’ çerçevesinde Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘Ata Sebzeleri Projesi’ ile üreticiler yerli ve milli tohumlarla buluşturulmaya devam ediyor. Muğla Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen proje çerçevesinde, Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bahçesinde fide dağıtım töreni düzenlendi. Törende konuşan İl Müdürü Seyfettin Baydar, ata tohumlarının korunması ve yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek üreticilere fidelerini teslim etti. 2026 yılı hedefleri doğrultusunda proje kapsamında il genelinde toplam 500 bin adet ata sebze fidesi ve 40 kilogram ata tohumu dağıtılacak. Ayrıca 500 üreticiye yüzde 75 hibeli destek sağlanarak yerel üretimin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Kadın üreticilerin aktif rol aldığı proje, sadece tarımsal üretimi artırmakla kalmayıp kırsalda istihdama da önemli katkı sunuyor. Yetkililer, ata tohumlarının yaygınlaştırılmasıyla birlikte hem biyolojik çeşitliliğin korunmasının hem de sürdürülebilir tarımın desteklenmesinin hedeflendiğini belirtti.
05 Mayıs 2026 Salı - 09:05
Bakız’ın yeni nesil konut projesi dikkat çekiyor
Adana’da faaliyet gösteren Bakız İnşaat’ın merkez Çukurova ilçesinde hayata geçirdiği konut projesi, güvenlikli ve teknolojik yapısı, sosyal donatılarıyla ön plana çıkıyor. Turgay Canver ve Begüm Canver’in sahibi olduğu Bakız İnşaat tarafından Kabasakal Mahallesi’nde inşa edilen proje, kontrollü giriş-çıkış noktaları ve site içi kamera altyapısıyla güvenlikli site konseptini üst seviyeye taşıyor. Projede yer alan sosyal alanların yanı sıra, çocukların güvenle vakit geçirebileceği modern ve korunaklı çocuk oyun alanları bulunuyor. Teknolojik ve konforlu yaşam Yeni nesil konut anlayışıyla tasarlanan projede güvenlik altyapıları ve enerji verimliliği sağlayan çözümler sayesinde konut sahiplerine hem konforlu hem de güvenli bir yaşam sunulması hedefleniyor. Sosyal donatılarla zengin yaşam alanı Geniş peyzaj alanları, yüzme havuzu ve dinlenme alanlarıyla dikkat çeken proje, sakinlerine şehir içinde doğayla iç içe bir yaşam vadediyor. Bakız İnşaat’ın hayata geçirdiği proje, modern mimarisi ve sunduğu imkanlarla Adana’da konut anlayışına yeni bir soluk getirmeyi amaçlıyor. Turgay Canver ve Begüm Canver, "Geliştirdiğimiz projelerde önceliğimiz her zaman güvenli, konforlu ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmak. Teknolojinin hayatı kolaylaştırdığı modern yaşam alanlarını Adana’ya kazandırmaya devam edeceğiz" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 09:00
Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı görüşe açıldı
Ticaret Bakanlığı, Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı görüşe açıldığını açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak, otomotiv sektöründe adil, rekabetçi ve istikrarlı bir piyasa yapısının tesis edilmesi ile hizmet kalitesi ve tüketici memnuniyetinin artırılmasına yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda, motorlu kara taşıtı ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, ekspertiz sektöründe haksız rekabetin önlenmesi ve tüketici haklarının korunması amacıyla hazırlanan "Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı" çalışmaları tamamlanarak kamu kurum ve kuruşları ile sektör paydaşlarının görüşüne açılmıştır" denildi. Ekspertizde kayıt dışılığa son veren düzenleme: Yetki belgesi ile hizmette kalite ve güven artacak Yeni düzenleme ile, ekspertiz hizmetleri ilk kez kapsamlı bir yasal çerçeveye kavuşturulurken, raporlama standartları ve ekspertiz işletmelerinin sorumluluklarına ilişkin süreçler açık ve detaylı bir şekilde düzenlendiği vurgulanarak şu bilgilere yer verildi: "Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile motorlu kara taşıtı ekspertiz hizmeti veren işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için yetki belgesi alması zorunlu hale gelecektir. İşletmelere yetki belgesi verilmesi için TSE Hizmet Yeterlilik Belgesine sahip olmaları, mesleki yeterlilik belgesi olan teknik sorumlu istihdam etmeleri ve mesleki sorumluluk sigortası yaptırmaları gibi şartlar getirilecek. Böylece, sektöre giriş ve faaliyet şartları netleştirilerek ekspertiz hizmetlerinde kalite ve güvenilirliğin artırılması, kayıt dışı ve denetimsiz uygulamaların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Taşıt ekspertiz bilgi sistemi ile ekspertiz raporlarında standart ve dijital takip dönemi başlayacak Bugüne kadar ekspertiz raporlarının merkezi bir sistemden bağımsız ve uygulama birliği olmayan yöntemlerle düzenlenmesi, haksız ticari uygulamalar ve tüketici mağduriyetlerine sebep olabilmekteydi. Yeni düzenleme ile sektördeki sorunları gidermek amacıyla, Ticaret Bakanlığı bünyesinde "Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi" kurulacak ve ekspertiz raporlarının tamamının dijital ortamda, şeffaf ve izlenebilir olması sağlanacak. Böylece, ekspertiz işletmeleri düzenledikleri tüm raporları Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulan Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemine kaydetmek zorunda olacak. Raporlar üzerinde sonradan değişiklik yapılmasını engelleyen bu Sistemle sahte rapor riski ortadan kaldırılacak. Ayrıca, vatandaşlarımız rapor üzerindeki karekod aracılığıyla belgenin doğruluğunu anında teyit edebilecek. Ekspertiz işletmelerinin sorumlulukları açıklığa kavuşturulacak ve olabilecek mağduriyetler için sigorta güvencesi getirilecek Yeni düzenleme ile işletmelerin hazırladıkları ekspertiz raporlarına ilişkin sorumlulukları da açıklığa kavuşturulacak. Buna göre, ekspertiz işletmeleri, rapordaki hata, eksiklik veya gizlenen kusurlar nedeniyle oluşacak değer farkı veya onarım masraflarından sorumlu olacak ve olabilecek mağduriyetler işletmelerin yaptırmak zorunda olduğu sigorta aracılığıyla tazmin edilebilecek. Ayrıca, raporlara yönelik itiraz süreci de dijitalleşerek, şeffaf bir yapıya kavuşturulacaktır. Vatandaşlarımız, 5 gün içinde sistem üzerinden itiraz edebilecek; işletmeler ise bu itirazları 3 gün içinde sonuçlandırarak gerekmesi halinde raporu bedelsiz yenilemekle yükümlü kılınacak. Ekspertizde ortak dil ve tarafsızlık Yeni düzenleme ile farklı işletmeler tarafından kullanılan farklı terimlerin sebep olduğu kavram karmaşasına son verilecek. Ticaret Bakanlığınca belirlenen "Ortak Dil" standardı ile raporlar Türkiye’nin her yerinde aynı teknik dille hazırlanacak. Ayrıca, işletmelerin tarafsızlığı esas alınırken raporlarda alıcı veya satıcıyı yönlendirecek subjektif yorumlara izin verilmeyecek. Denetim ve yaptırımlar Hazırlanan düzenleme ile ekspertiz hizmetlerinin mevzuata uygun, kaliteli ve güvenilir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, Ticaret Bakanlığı tarafından ekspertiz işletmeleri denetlenecek ve bu işletmeler hakkında idari para cezası ve yetki belgesi iptali gibi caydırıcı yaptırımlar uygulanacak. Sektörün bu değişime uyum sağlaması amacıyla mevcut işletmelere yetki belgelerini almaları için belirli bir süre tanınacak."
05 Mayıs 2026 Salı - 08:59
Denizli ESOB’da yeni başkan Hüseyin Demirci
Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Olağan Genel Kurulu tamamlandı. Yapılan seçimde Hüseyin Demirci 253 oy alarak başkanlığa seçildi. Demirci, rakibini 10 oy farkla geride bırakarak göreve geldi. Denizli Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Olağan Genel Kurulu, Vera Düğün Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. 67 odadan 512 delegesi bulunan birliğin genel kurulunda mevcut başkan Mehmet Ali Erbeyi sarı listeyle, Denizli Kahveciler Odası Başkanı Hüseyin Demirci ise beyaz listeyle yarıştı. Saat 17.00’de tamamlanan oy verme sürecinin ardından sayım yapıldı. Kullanılan 503 oydan 5’i geçersiz sayılırken, 498 oy geçerli kabul edildi. Seçim sonucunda beyaz liste 254 oy alarak başkanlığı kazanırken, sarı liste 244 oyda kaldı. Bu sonuçla Hüseyin Demirci, rakibi Mehmet Ali Erbeyi’ni 10 oy farkla geride bırakarak DESOB’un yeni başkanı oldu. Divan tarafından sonuçların açıklanmasının ardından Hüseyin Demirci, delegelerin tebriklerini kabul etti. Yeni başkan Hüseyin Demirci’nin yönetim kurulunda Süleyman Akşit, Ahmet Umul, Gürol Mutlu, Ali Alca, Halil Akbulut, Enver Kiraz, Mustafa Ünal ve Gökhan Parmaksız yer aldı. Denetim Kurulu Emin Elmalı, Abdurrahman Demirdak, Ahmet Can, Ali Çelikkol ve Bekir Karadaban’dan oluşurken, Disiplin Kurulu’na ise Hasan Çetin, Mustafa Yılmaz, Murat Gürsoy, Osman Özdağ ve Servet Gökcen seçildi. Öte yandan 2022 yılında yapılan seçimlerde Hüseyin Demirci ve Mehmet Ali Erbeyi yeniden karşı karşıya gelmiş, o seçimleri Erbeyi 19 oy farkla kazanmıştı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:30
Kursta tanışıp iş hayallerini birleştirdiler
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:00
Kurbanlıklar satışa çıktı, pazarlıklar kızıştı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:01
Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,18 artarken, yıllık yüzde 32,37 oldu
19 Kasım 2025 Çarşamba - 09:24
Yusufeli’nde pirinç hasadı başladı: Dağların arasında bereketli topraklar
Artvin ile Erzurum sınırında yer alan Yusufeli ilçesinde pirinç hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Yılda yüzlerce ton pirinç üretiminin yapıldığı bölgede, hem ilçe ekonomisine hem de ülke tarımına önemli katkı sağlanıyor.
18 Kasım 2025 Salı - 22:48
Ticaret Bakanlığı, Üsküdar’da 12 aykırı nedenle usulsüzlük yapan işletmeye para cezası kesildi
Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı Bekir Kaplan, "Çayın yanına verilen limona 10 TL ücret alındı" haberi üzerine yapılan işletmede 12 aykırılık nedeniyle işletmeye toplam 37 Bin 992 TL idari para cezası uygulandığını açıkladı.
18 Kasım 2025 Salı - 19:22
Zonguldak’ta hamsi azaldı, fiyatlar yeniden yükselişte
Zonguldaklı balıkçılar, son günlerde tezgahlardaki hamsi miktarının hızla azaldığını, bunun da fiyatlara doğrudan yansıdığını söyledi. Zonguldak’ta hamsi sezonu sona yaklaşırken tezgahlarda hem ürün miktarı hem de fiyat dengesi değişmeye başladı. Balıkçılar, son haftalarda hamsinin hızla azaldığını ve bunun etiketlere doğrudan yansıdığını ifade etti. Balık Hali esnafı Batuhan Ertürk, "Uzun zamandır 50-70 liradan alan vatandaş bu seviyeye alıştı ama bu dönem bitti. Bir haftadır hamsiyi 150 liradan satıyoruz. Ürün azalıyor, bu da bitecek yani. Yaklaşık 3 aydır hamsi satıyoruz, artık sonuna geliyoruz. Hamsiler azaldığı için kasalar da pahalılaştı" dedi. Fiyatların tekrar önceki seviyelere dönmesini beklemediğini de vurgulayan Ertürk, "Eski bolluk yok. Bu yüzden 50-70 liraları görmesi zor. Düşerse de çok düşmez; yine 100-125 lira bandında kalır" diye konuştu.
18 Kasım 2025 Salı - 19:01
Zonguldak’ta hamsi azaldı, fiyatlar yeniden yükselişte
Zonguldaklı balıkçılar, son günlerde tezgâhlardaki hamsi miktarının hızla azaldığını, bunun da fiyatlara doğrudan yansıdığını söyledi. Zonguldak’ta hamsi sezonu sona yaklaşırken tezgâhlarda hem ürün miktarı hem de fiyat dengesi değişmeye başladı. Balıkçılar, son haftalarda hamsinin hızla azaldığını ve bunun etiketlere doğrudan yansıdığını ifade etti. Balık Hali Esnafı Batuhan Ertürk, "Uzun zamandır 50-70 liradan alan vatandaş bu seviyeye alıştı ama bu dönem bitti. Bir haftadır hamsiyi 150 liradan satıyoruz. Ürün azalıyor, bu da bitecek yani. Yaklaşık 2-3 aydır hamsi satıyoruz, artık sonuna geliyoruz. Hamsiler azaldığı için kasalar da pahalılaştı" dedi. Fiyatların tekrar önceki seviyelere dönmesini beklemediğini de vurgulayan Ertürk, "Eski bolluk yok. Bu yüzden 50-70 liraları görmesi zor. Düşerse de çok düşmez; yine 100-125 lira bandında kalır" diye konuştu.
18 Kasım 2025 Salı - 18:02
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Asgari ücret mevzuatımızı yeniden masada çalışmamız gerekiyor"
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Başta asgari ücret mevzuatımız olmak üzere sendikal örgütlenmenin önündeki engeller, emeklilik sistemimiz, kayıt dışı istihdam, vergi düzenlemesi gibi bir kısım konularda yeniden masada çalışmamız gerekiyor" dedi. HAK-İŞ tarafından kuruluşunun 50’inci yılı çerçevesinde ‘HAK-İŞ 50’inci Yıl Türkiye Buluşması’ programı düzenledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleşen programda, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından HAK-İŞ kuruluş yıldönümüne ilişkin hazırlanmış video gösterimi yapıldı. Programda Konfederasyonun geçmişten bugüne gerçekleştirdiği faaliyetleri ve çalışma hayatındaki güncel çalışmaları ele alındı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, geçen hafta Gürcistan’da askeri kargo uçağının düşmesiyle şehit olan askerler başta olmak üzere tüm şehitleri rahmetle yad ederek, iş kazalarında hayatını kaybedenlere de Allah’tan rahmet diledi. HAK-İŞ’in kuruluş sürecine ilişkin de konuşan Arslan, HAK-İŞ’i "Bu milletin çocuklarının, sevdalılarının kabul edilmiş duası" olarak gördüklerini ifade etti. "Sosyal diyalog mekanizmalarını kullanarak sorunlarımızı çözeceğimize inanıyorum" Arslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışma hayatında hayata geçirilen reformları dile getirerek, "Sayın Cumhurbaşkanı’m, bütün bu yapıp ettiklerinizin Türk çalışma hayatında ne anlama geldiğini biliyoruz. Hangi zorluklar aşılarak bu noktaya gelindiğinin farkındayız. Ancak yaşanan dünyadaki gelişmeler, ülkemizin yaşadığı değişim ve dönüşüm, bu yaptığımız reformların yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor. Başta asgari ücret mevzuatımız olmak üzere sendikal örgütlenmenin önündeki engeller, emeklilik sistemimiz, kayıt dışı istihdam, vergi düzenlemesi gibi bir kısım konularda yeniden masada çalışmamız gerekiyor. Sayın Bakanımızla görüşerek, sosyal diyalog mekanizmalarını kullanarak sorunlarımızı çözeceğimize inanıyorum. Umutsuz değiliz. Kaos oluşturmak istemiyoruz. Gerginlik olsun istemiyoruz. Masada müzakereyle sorunları bugüne kadar nasıl çözmüşsek sizin liderliğinizde bu sorunların da üstesinden geleceğimize yürekten inanıyorum" açıklamasında bulundu. Arslan, 8 milyon üyeli bir HAK-İŞ Konfederasyonu oluşturma mücadelelerinin kararlılıkla devam edeceğini söyleyerek, millet iradesinin tescil ettiği, yeni, katılımcı, çoğulcu, demokratik bir anayasa yapılana kadar bu konuda da mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Filistin davasına sahip çıkmanın, HAK-İŞ’in vazgeçilmez görevlerinden biri olduğuna işaret eden Arslan, Filistin’e yaptıkları yardımları hatırlattı, Filistin ile daha fazla ilgileneceklerini kaydetti. Terörsüz Türkiye hedefinin başarıya ulaşması temennisinde bulunan Arslan, bu sürece kayıtsız ve şartsız destek verdiklerini ifade etti.
18 Kasım 2025 Salı - 17:05
Kastamonu’daki kadın kooperatiflerine 1 milyon 777 bin TL’lik hibe desteği
Kastamonu’da, KOOP-DES kapsamında projeleri kabul edilen kadın kooperatiflerine 1 milyon 777 bin 363,64 lira hibe desteği verilecek. Ticaret Bakanlığı tarafından Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı (KOOP-DES) kapsamında, desteklenmeye hak kazanan Kastamonu’daki kadın kooperatiflerinin projeleri için imza töreni düzenlendi. Valilik makamında düzenlenen toplantıya, Vali Meftun Dallı, Ticaret İl Müdürü İbrahim İriş ile kadın kooperatifleri temsilcileri katıldı. Programda, Kastamonu’daki kooperatiflerin genel durumu ile Bakanlık tarafından kadın kooperatiflerine yönelik verilen desteklerle ilgili bilgi veren Vali Dallı, Kastamonu genelinde faaliyet gösteren toplam 94 kooperatiften 17’sinin kadın girişimciler tarafından kurulan kadın kooperatifi olduğunu belirtti. Vali Dallı, 2025 yılı değerlendirme süreci sonucunda, Kastamonu Tıbbi Aromatik Bitki ve Lavanta Üreticileri Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin "lavanta bitkisi ve lavantadan elde edilen yan ürünlerin üretimi, işlenmesi, paketlenmesi ve ekonomik değer kazanacak şekilde satışa sunulması" ile ilgili projesinin 479 bin 488 TL, Girişimci Azdavay Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin "doğal orman ürünleri ile sebze ve meyve çeşitlerinin yetiştirilmesi, işlenmesi, kurutulması, paketlenerek satışa sunulması" ile ilgili projesinin 553 bin 500 TL, Küre Girişimci Kadınlar Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinin "kurulduğu bölgede faaliyet gösteren süt ve süt ürünleri üreticilerinin ürünlerinin işlenmesi, markalaştırılması ve pazarlanması" ile ilgili projesinin 744 bin 375 TL destek almaya hak kazandığını açıkladı. Projelerin hem kadın girişimcilere hem de kooperatiflere hayırlı olmasını temenni eden Vali Meftun Dallı, "Kadın hemşerilerimiz gerçekten çok gayretli. Bizler de onların bu çabalarına elimizden gelen her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Hem aile ekonomilerine hem ilimizin ve ilçelerimizin ekonomisine çok daha güzel katkılarda bulunacaklarına inanıyorum" dedi. Toplam 1 milyon 777 bin 363,64 TL hibe desteği verilen projelerin sözleşmeleri, Vali Dallı ve proje taraflarınca imzalandı. Öte yandan, KOOP-DES’ten Kastamonu’daki kadın kooperatiflerine verilen toplam destek miktarı ise son projelerle birlikte 2 milyon 969 bin 832,70 TL’ye ulaştığı belirtildi.
18 Kasım 2025 Salı - 17:02
Vodafone’dan yeni alan kodu
Vodafone, müşterilerinin kendilerini yansıtan, anlam taşıyan telefon numaralarını seçme özgürlüğünü genişletiyor. Yaklaşık 2 yıl önce başlayan "Özel Numara" yolculuğu, şimdi yeni 547 alan kodu ile daha fazla kişiye ulaşacak. Vodafone, teknolojiyi insanların hayatına değer katacak şekilde sunmaya devam ediyor. Sadece bir hat seçimi değil, müşterilerin kendilerini ifade etme biçimi haline gelen "Özel Numara" hizmetinde, doğum tarihini, tuttuğu takımın yılını ya da memleketinin plaka kodunu numarasına taşımak isteyen kullanıcılar, artık çok daha geniş bir havuzdan seçim yapabiliyor. Yeni eklenen 547 alan kodu sayesinde, daha önce bulunamayan ya da tükenen numaralar yeniden erişilebilir hale geldi. Yeni alan kodu 547 ile her numara bir hikâye anlatıyor ve o hikâyenin baş kahramanı müşterinin kendisi oluyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Bugün telekomünikasyon dahil pek çok sektörde kişiselleştirme şirketlerin ana stratejisi haline geldi. Bu durum bizim sektörümüze de bir örnek olarak ‘müşteriye tamamen kendisini yansıtan, kendisine özel bir numara seçme ve rezerve etme özgürlüğü sunmak’ olarak yansıyor. Vodafone olarak, bir yandan limitli numara seçenekleriyle müşterilerimize özel numara temin ederken, bir yandan da bu konuda ihtiyaca yönelik inovatif deneyimler geliştirme hedefiyle çalışıyoruz. ‘Özel Numara’ hizmetimizle, müşterilerine kendilerine özel ve anlamlı telefon numaralarını seçme ve ücretsiz olarak rezerve etme imkânı sunuyoruz. Yeni alan kodumuzun eklenmesiyle de müşterilere sunduğumuz seçenekleri artırıyor ve ‘Hep istediğiniz o numara, şimdi Vodafone’da!’ diyoruz. Yaptığımız her yenilikte müşterilerimize yalnızca bağlantı değil, bağ kurma deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Bizim için her numara, bir iletişim aracından çok daha fazlası; insanların anılarını, tutkularını ve kimliklerini taşıyan bir sembol. Vodafone olarak, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya, ihtiyaçlarına daha doğru karşılık vermeye devam edeceğiz." Her 10 müşteriden 6’sı özel numara tercih ediyor Vodafone, "Özel Numara" hizmetine eklediği 547 yeni alan kodu ile müşterilerine daha geniş bir numara havuzu sunuyor. Müşteriler, 18 milyon farklı numara seçeneği arasından kendilerine en uygun kombinasyonu bulabiliyor. Seçilen numaralar, 1 ay boyunca ücretsiz olarak rezerve edilebiliyor ve işlem tamamen online ortamda, yalnızca birkaç dakika içinde tamamlanıyor. Platform kurulduğundan bu yana 15 milyonu aşkın ziyaret alan sistem, kullanıcıların yoğun ilgisiyle kısa sürede Vodafone’un en çok tercih edilen dijital hizmetlerinden biri haline geldi. Kullanıcılar, ortalama 2 dakikadan kısa sürede kendi numaralarını seçip rezerve ediyor. Bugün Vodafone’da yeni hat alan her 10 müşteriden 6’sı kendisini en iyi yansıtan özel numarayı tercih ediyor. Seçimler arasında 1907, 1903 ve 1905 gibi rakamlar öne çıkarken, memleket plaka kodlarını numaralarına taşıyan kullanıcılar arasında Trabzon, Diyarbakır ve Ankara ilk sıralarda yer alıyor. En özel numara kombinasyonları ücretli olarak sunuluyor Vodafone’un "Özel Numara" hizmeti, kullanıcıların kendilerini ifade etme biçimine dönüşürken, birçok numara ücretsiz olarak alınabiliyor. Bu sayede herkes, kendi hikâyesini yansıtan bir numaraya kolayca sahip olabiliyor. Kimi müşteriler doğum tarihini, kimileri tuttuğu takımın yılını, kimileri ise memleketinin plaka kodunu numarasına taşımayı tercih ediyor. Bu kişisel anlamı güçlendiren "en özel" kombinasyonlar ise sınırlı sayıda sunuluyor. Kullanıcılar, seçim sürecinde istedikleri numaranın ücret bilgisini kolayca görüntüleyebiliyor; böylece ister ücretsiz ister özel kombinasyonlardan biriyle kendileri için anlam taşıyan bir numaraya sahip olma özgürlüğünü yaşayabiliyor.
18 Kasım 2025 Salı - 16:52
TÜRSAB Başkan adayı Hacıalioğlu: "TÜRSAB seçimlerinde oy kullanmak çileye dönüştü"
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan adayı M. Nezih Hacıalioğlu, 26. Genel Kurul öncesi yaptığı açıklamada, seçime sayılı günler kala meslektaşlarından yüzlerce mesaj aldığını dile getirerek, "Mevcut Başkanı geç kalmadan, hatta bugün, Genel Kurul ile ilgili tüm ulaşım ve konaklama organizasyonunu ‘Öncü TÜRSAB Büyük Türkiye’ ekibine devretmeye davet ediyorum" dedi. TÜRSAB Başkan adayı M. Nezih Hacıalioğlu 22-23 Kasım’da gerçekleştirilecek 26. Genel Kurul öncesi ulaşım ve konaklama giderleriyle ilgili açıklamalarda bulundu. Kendisine bu konuda yüzlerce mesaj geldiğini söyleyen ve bunların arasında TÜRSAB üyesi Şahin Öztop’un yaşadığı zorlukları anlatan sitem dolu iletisini değerlendiren M. Nezih Hacıalioğlu, "Okuduğum her satırda, Anadolu’nun dört bir yanındaki binlerce üyemizin sesini duydum. Şahin Bey’in yaşadıkları, bu yönetimin üyelere reva gördüğü çilenin somut bir kanıtıdır" diye konuştu. "Yaşananlar, 2019 kararının kasıtlı engellendiğini gösteriyor" Seçime sayılı günler kala meslektaşlarından yüzlerce mesaj aldığını dile getiren M. Nezih Hacıalioğlu, Mersin-Kızkalesi’nde faaliyet gösteren tur şirketi sahibi Şahin Öztop’un mail iletisinin Anadolu’nun dört bir yanındaki TÜRSAB üyelerinin ortak sesi olduğuna işaret etti. Hacıalioğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Şahin Öztop ağabeyimiz ne diyor? ‘Kızkalesi’nden Konya’ya otobüsle geçiyor, oradan YHT ile İstanbul’a devam ediyorum. Ücret bin 140 TL; 65 yaş üstüne yüzde 50 indirim uygulanıyor. İstanbul’a vardığınızda Söğütlüçeşme’den İstanbulkart alıp Marmaray dâhil tüm hatları kullanabiliyorsunuz. 23 Kasım’daki kongreye, kimseye muhtaç olmadan en pratik ulaşım bu.’ Şahin Bey’in Kızkalesi’nden kalkıp, otobüs ve YHT kombinasyonlarıyla kendi imkânlarıyla İstanbul’a gelme çabası, aslında bizim anlattığımız adaletsizliğin ta kendisidir. Mevcut yönetim, 2019’da alınan ’İstanbul dışı delegelerin ulaşım ve konaklamasının sağlanması’ kararını uygulamak bir yana, 2022’de bu kararı kendi çıkarına göre gizli ve adaletsiz bir şekilde uygulayarak seçimi etkilemeye çalışmıştı. Bu yıl da aynı senaryoyu tekrarladılar. Ancak Yüksek Seçim Kurulu ve Bakanlık nezdindeki girişimlerimiz sonucu, ancak 7 Kasım’da ’geç kalmış, eksik ve yetersiz’ bir açıklama yapmak zorunda kaldılar." "Online kayıt çilesi, süreci sabote etmek içindi" Son açıklanan online kayıt sisteminin bir fiyasko olduğunu da vurgulayan Hacıalioğlu, "Süreci kasıtlı olarak zorlaştırdılar. Kısa süre, karmaşık sistem ve en önemlisi kişilerin TC kimlik numaraları ve doğum tarihlerine varıncaya kadar kişisel verilerinin paylaşıyor olması, online sistemin düzgün çalışmaması, güvenlik kaygılarını artırdı. Tüm bunlar, delegeleri süreçten soğutmak ve vazgeçirmek için dizayn edilmişti. Bölge temsil kurullarından talep toplamak yerine online gibi zorlaştırıcı bir yönteme sarılmak, delegeleri sürecin dışına itmenin en kirli yoludur" şeklinde konuştu. "İki gün katılım zorunluluğu, süreci sabote etmek için uydurulmuştur" Hacıalioğlu, sürecin ardından netleşen kuralları bir kez daha hatırlatarak, üyelere şu çağrıyı yaptı: "Değerli meslektaşlarım, lütfen kulaktan dolma bilgilere itibar etmeyin. Şu an netleşen uygulamaya göre; 8 bin lira konaklama bedeli ve otobüs biletinizin faturasını ibraz ederek destekten yararlanacaksınız. ’İki gün katılım zorunluluğu’ diye bir şey kesinlikle yoktur. Bu, süreci sabote etmek için uydurulmuş bir söylemdir. İstediğiniz gün gelir, oyunuzu kullanır ve dönebilirsiniz; hakkınız saklıdır." "Bu feryadı duymazdan gelmeyin" Şahin Öztop’un mesajına atıfta bulunan Hacıalioğlu, "Şahin ağabeyimiz diyor ki, ’Bizim derdimiz çok basit; sorumluluğumuzu yerine getirmek, oyumuzu kullanmak.’ İşte mesele budur. Birliğimiz, bu kadar basit ve meşru bir talebi, üyelerine çileye dönüştüren bir yapı haline getirilmemelidir. Bu feryadı duymazdan gelen, bu çileyi umursamayan bir anlayışın TÜRSAB’ı yönetmeye devam etmesi kabul edilemez. Tüm üyelerimizin yaşadığı mağduriyet, bu değişimin en büyük teminatıdır. Gelin, oyunuzla bu çilenin son bulmasını sağlayın" ifadelerini kullandı.
18 Kasım 2025 Salı - 16:51
"Türkiye’nin rekabet gücüne güç katmak yerli üretimde kararlılıkla mümkün"
Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), gıda ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirdiği 11’inci Ortak Gelişim Kongresi, bu yıl "Her Ürün Bir Güven Eseri" temasıyla gerçekleştirildi. Gıda ekosisteminin paydaşları 11’inci Ortak Gelişim Kongresi’nde bir araya geldi. Kongrenin "Ortak Akıl, Ortak Gelecek: Liderlerin Yol Haritası" oturumunda konuşan Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, gıda arzında sürdürülebilirlik için yerel üretime destek verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Özgür Tort, "Dünyada artan nüfus karşısında gıda arzı yetersiz hale geliyor. Tüm perakendecilerle taze gıda ve temel ihtiyaç ürünlerinde sahada satın almayı ve yerele yönelmeyi geliştirmemiz gerekiyor. Kelebek etkisi ile yerli üretim hamlesi oluşturma gücüne sahibiz. İlk etapta karlı olmayabilir hatta çok daha meşakkatli olacaktır. Ancak bu irade meselesi. Arz güvenliğimiz için yerele yönelip verimliliğe odaklanarak uzun vadede fayda sağlarız. Bizim yerli mercimek projemiz bunun en güzel örneği. Ülkemiz mercimeğin ata toprağı. Yerli mercimek için Kayserili üreticiler, Kamu kurumları ve Kayseri Şeker ile iş birliği yaptık. Şeker pancarından bir yıl boşa düşen tarlaya yerli mercimek ektik. Mercimek araziye faydalı mineraller bıraktı ve tarlanın verimi de arttı. Yerelleşme çalışmalarımıza barbunya, patates ile devam ediyoruz. Bu konuda hedefimizi de koyduk, gelecek yıl tüm Migros markalı ürünler sadece yerli ürün olacak dedik. İnanıyorum ki Türkiye’nin rekabet gücüne güç katmak ancak yerel üretimde kararlılıkla mümkün olur" dedi. "Her üretici ürünü GS1’e tanımlatmalı" Ürünü güvence altına almak için izlenebilirliğin önemine dikkat çeken Tort, "Bugün geldiğimiz teknoloji noktasında her ürünü izlenebilir kılmak mümkün. GS1 ile ürün datasına ulaşabiliyoruz. Her üretici ürünü GS1’e tanımlatmalı. Müşteri bu sisteme tanıtılan ürünleri ilk adımdan itibaren takip edebilir hale geliyor. MİGET’de ürettiğimiz Uzman Kasap et ürünlerimiz de bu teknoloji ile QR kod sayesinde menşei, kesim yeri gibi tüm adımları gösteriyor" şeklinde konuştu. Gıda israfı ile ilgili de konuşan Tort, "Bu konunun tarla, market ve ev olmak üzere üç bacağı söz konusu. Market tarafında bunun önüne geçmek amacıyla biz 2018’de yola çıktık. 2030’a kadar israfı yüzde 50 azaltma hedefi koyduk. Ortaya koyduğumuz kararlılıkla 2024’te yüzde 33 gibi yüksek bir oranda azalttık. Burada makineleşme ve siparişleri doğru yönetmek işin başında geliyor. Sonrasında belli olgunluğa gelen ürünleri indirime almak ve uygun ürünlerin bağışa gitmesi. Peki tarlada kalan ürün ne olacak? Oradaki çözüm de bizim uzun yıllardır yaptığımız gibi alım garantili tarım modeliyle ilerlemek. Son olarak ev tüketimindeki imhayı azaltmak için meyve sebzede porsiyon bazlı değişiklikler yapıyoruz. Gurmepack markamızla tek öğünlük sağlıklı hazır yemekler ile atık gıda oluşumunun önüne geçiyoruz" ifadelerini kullandı.
18 Kasım 2025 Salı - 16:47
Denizli OSB’de sanayinin geleceği yapay zekayla şekilleniyor
Denizli OSB Teknopark, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) ve Pamukkale Üniversitesi iş birliğiyle Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ev sahipliğinde "Yapay Zeks ile Sanayide Dönüşüm" paneli düzenlendi. Denizli OSB Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe; Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, PAÜ Rektör Yardımcısı ve Denizli OSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ersan Öz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet İnel, GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çalışkan, Bölge Müdürü Ahmet Taş, Pamukkale Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Aksel, dekanlar, MYO müdürleri, öğretim üyeleri ve çok sayıda sanayici katıldı. Denizli OSB yönetime geldikleri günden bu yana Denizli’nin her alanda daha fazla ekonomik, çevre ve sürdürebilirlik anlamında Avrupa standartlarında üretim yapabilmesi için çalıştıklarını belirten OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, "Eğitimler ve çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bizde mevcut Organize Sanayi Bölgesi Teknoparkımızın bugünlerde ihalesi yapılacak firmanın verileceği söz konusu. Kısa sürede bu çalışmamızı bitirmek istiyoruz. Teknopark yönetim kurulu ve Organize Sanayi Yönetim kurulumuz Güney Ege Kalkınma Ajansı’yla (GEKA) yapay zeka konusundaki entegrasyonun bizim sektörde neler sağlayacağı ile ilgili düşüncelerimiz oluştu. Yapacağımız toplantılarla beraber entegrasyonumuzu sağlayacağız. Firmalarımızı ziyaret edeceğiz ve rapor edeceğiz. Organize Sanayisi için verimli bir toplantı oldu. Şuanda DOSTEK kolejimizin bin 40 öğrencisi var. Önümüzdeki günlerde okuldan mezun olan arkadaşlarımız üniversite de okurken bizim fabrikalarda her anlamda yukarıya seviyeye çıkaracaklarını inanıyoruz" dedi. Türkiye’nin yapay zeka kullanımında Avrupa ülkelerinin gerisinde olduğunu belirten GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı ise "Toplantı oldukça nitelikli geçti. Yoğun bir katılımcı vardı. İçerik olarak yapay zeka konusu sunumlar ile katılımcılara anlatıldı. Uzmanlarımız, yapay zekayı hangi alanlarda nasıl kullanılacağını katılımcılara bilgiler verildi. Program kapsamında 19 başlık altında danışmanlık desteği sağlıyoruz. Türkiye’de ilk defa uygulanacak bir projemiz. Hala yapay zekada Avrupa kullanım oranlarının altındayız. Avrupa’daki büyük işletmeler yüzde 49 oranında kullanım oranına sahip. Türkiye’de ise yüzde 24’deyiz" şeklinde konuştu.
18 Kasım 2025 Salı - 16:26
TİGEM mercimek ihalesi GTB’de gerçekleştirildi
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), bölge tarım ticaretinin güvenilir ve etkin platformu olarak, TİGEM Ceylanpınar İşletmesi’nin 2025 yılı mercimek istihsali ihalesine ev sahipliği yaptı. Toplam 1 milyon 989 bin 2 ton çepelli ve 279 bin 42 ton temiz mercimek, 14 parti halinde alıcılarla buluştu. İhale, pazarlık usulüyle gerçekleştirildi ve Gaziantep başta olmak üzere çevre illerden çok sayıda tüccar, sanayici ve sektör temsilcisinin katılımıyla yoğun bir rekabet ortamında tamamlandı. GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, ihalenin bölge tarım piyasalarına katkısına dikkat çekerek, "Bu organizasyon, ürünlerin piyasa değerinin belirlenmesine katkı sağlarken, bölge tarım ticaretine de önemli bir dinamizm kazandırdı. TİGEM ile yürüttüğümüz birçok ihale, tarımsal ticaretin sürdürülebilirliği açısından stratejik öneme sahip" dedi. Akıncı ayrıca tarımın ekonomik ve sosyal kalkınmadaki kritik rolüne vurgu yaparak, "Adil ve rekabetçi piyasa koşulları oluşturmak, üreticiden tüccara her halkada değer oluşturmak önceliğimizdir. Bu tür ihaleler sayesinde hem üretim hem ticaret kazanıyor, tarım sektörünün sürdürülebilirliği destekleniyor. GTB olarak bu anlayışla, sektöre değer katan her organizasyonun içinde olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
18 Kasım 2025 Salı - 16:07
Geleceğin üretim teknolojileri BUTEKOM’da
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde düzenlenen Sanayi ve Teknoloji İş Birliği Kurulu (SANTEK) Zirvesi BUTEKOM’da gerçekleştirildi. "Geleceğin Üretim Teknolojileri Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme" temasıyla düzenlenen programın açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez, teknoloji üretmeyen sanayinin sürdürülebilir olmadığını belirterek, "Bugüne kadar yapılanlar sanayi bölgesiydi ancak Bursa, TEKNOSAB ile bunu teknoloji kavramı ile buluşturmaya öncülük etti. Bu anlayışın yaygınlaştırılması gerekiyor" dedi. Bursa sanayisine ilişkin politika ve stratejileri belirlemek, sorunları tartışmak ve çözüm üretmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Sanayi ve Teknoloji İş Birliği Kurulu (SANTEK) tarafından düzenlenen Geleceğin Üretim Teknolojileri Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme programı Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) gerçekleştirildi. Programın açılışına Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu ile kamu, üniversite ve özel sektör temsilcileri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ekonominin itici gücü olmuş önemli bir kent olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye’de sanayinin merkezi olduğunu, 20 milyar dolara yakın ihracatının bulunduğunu ifade eden Başkan Burkay, "Bursa, BM üyesi 116 ülkeden daha iyi bir dış ticaret performansına sahip. Ancak önemli olan bunu sürdürebilmek. Mevcut rekabet ortamında zenginlik sahip olduğunuz kaynakları işleyebilme kabiliyeti ile ölçülüyor. Veriyi ne kadar işleyebildiğiniz ve üretime kazandırabildiğiniz önemli. Bu anlamda BUTEKOM gibi merkezlerin önemli bir itici gücü var" dedi. Programa ev sahipliği yapan BUTEKOM hakkında bilgiler paylaşan Başkan Burkay, "Gelişmiş ekonomilerde üniversiteler tek başına kalkınma odaklı entegrasyonu sağlayamadığında arayüz enstitüleri devreye girer. Akademik bilginin ticarileşmesini hızlandıran en etkili modellerden biri olan Güney Kore’deki KTDI’den ilham alarak 2008 yılında BUTEKOM’u kurduk. Bakanlığımızın destekleriyle BUTEKOM’u mükemmeliyet merkezleriyle büyüterek Türkiye’nin en nitelikli Ar-Ge altyapılarından birine dönüştürdük. Bugün BUTEKOM, binlerce firmamızın, yüzlerce akademisyenimizin, Ar-Ge merkezlerimizin ve doktoralı araştırmacılarımızın aynı ekosistemde birlikte çalıştığı benzersiz bir yapı haline geldi. Bu merkez, temel araştırmadan prototipe uzanan süreçleri bünyesinde barındıran bir tasarımla sektörlerimize çok güçlü bir destek sağlıyor. Bakanlığımızın desteğiyle BUTEKOM bünyesinde bugüne kadar yürüttüğümüz projeler de bu dönüşümün somut göstergeleri. Bugün düzenlediğimiz program kapsamındaki oturumlar, iş görüşmeleri ve diğer etkinliklerle kamu-üniversite-sanayi işbirliğini güçlendirecek bir ortamı sağlamış olacağız" diye konuştu. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dr. Çetin Ali Dönmez, Türkiye’nin üretim ve teknoloji vizyonuna yön veren şehirlerden biri olan Bursa’da olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Bursa’nın tarih boyunca önemli bir ticaret kenti olduğunu ifade eden Dönmez, "Bursa tarihte Venedikli, Cenevizli, İranlı, Hintli tüccarların buluştuğu, farklı kültürlerin bir araya geldiği, tekstil ticaretinde öne çıkan bir şehirdi. Tarihi geçmişi ilham veren Bursa’nın geleceği, bugünkü iş insanı profiliyle de son derece parlak" dedi. Türkiye’nin büyüme yolculuğunda yeni bir dönüm noktasında olduğunu vurgulayan Dönmez, konuşmasına şöyle devam etti: "Yeni büyüme hikayemizin temelinde teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon olması gerekiyor. Aksi takdirde orta gelir tuzağından çıkamayız. Bundan 20 yıl önce Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranı binde 5’ti, bugün yüzde 1,46’ya yükseldi. Neredeyse 3 kat artış sağladık. AB ülkelerinde ise 20 yıl önce bu oran yüzde 1,5 civarındaydı, bugün 2,20’lerde. Çok önemli bir aşama kaydettik. Ancak İsrail’in yüze 6, Güney Kore’nin yüze 5, ABD’nin ise yüze 3,5’un üzerinde olduğunu düşünürsek önümüzde gidilecek hala çok yol var" diye konuştu. Avrupa Birliği ülkelerinde Ar-Ge harcamalarının önemli kısmının özel sektör tarafından yapıldığını hatırlatan Dönmez, "Son dönemde ibre bizde de özel sektöre döndü ama ivmelenmesi lazım. Bursalı iş insanlarının vizyonerliği burada çok kritik." dedi. Son iki yılda döviz kurundaki gelişmelere de değinen Dönmez, "Bu süreçte düşük ve orta-düşük teknolojili ihracatımız yatay seyrederken, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ihracatımız büyümeye devam ediyor. Katma değerli üretimde kâr yüksekse, döviz kuru baskısı sizi o kadar etkilemiyor. Bunun temelinde Ar-Ge ve tasarım var. Teknoloji üretemeyen sanayi, sürdürülebilir değildir. Kendi teknolojimizi geliştirmeli, tedarik zincirinde dışa bağımlılığı azaltmalıyız" değerlendirmesinde bulundu. Bursa’da 165 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile 2 teknopark bulunduğunu belirten Dönmez, sözlerini şöyle tamamladı: "ABD’nin başkenti Washington, en büyük şehri New York, en iyi üniversiteleri ise Boston’da. Bursa da bu modelden esinlenmeli. Mevcut konjonktürü kullanarak birkaç kutupta, çekim alanı oluşturacak, bilim ve teknoloji insanını bu şehre kazandıracak bir yol izlenmeli. Kazandığınız parayı önce işletmeyi büyütmek yerine Ar-Ge’yi büyütmeye harcayın. Nitelikli insan çalıştırırsanız kârlılık kendiliğinden artar." diye konuştu. BTSO öncülüğünde hayata geçen TEKNOSAB projesine de değinen Bakan Yardımcısı Dönmez, "Bugüne kadarki OSB’ler sanayi bölgesiydi, Bursa, TEKNOSAB ile işin içine teknoloji koymayı akıl etti. Emeği geçenleri tebrik ediyorum" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın stratejik konumu, güçlü üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı ile Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. Kentte tekstil ve dokumacılıkla temelleri atılan sanayi geleneğinin, 1961’de kurulan ilk organize sanayi bölgesi ile güçlendiğini, milli gurur yerli otomobille taçlandığını belirten Vali Ayyıldız, "Kamu-üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla oluşturulan SANTEK tarafından hayata geçirilen Sürdürülebilirlik ve Dijitalleşme Programı, dijitalleşmenin sağladığı veri temelli karar alma süreçleriyle birleştirildiğinde işletmelerimize büyük avantaj sağlayacak, yüksek katma değerli üretim süreçlerine önemli katkı sunacaktır. Programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, "Sanayi şehri Bursa’mız; üretim, ihracat ve istihdamın lokomotifi konumundadır. Bursa’da tüm sektör bileşenlerinin çabaları somut başarılara dönüşmektedir. Bu potansiyeli daha yukarı taşımak ve sürdürülebilir kılmak adına bu zirveyi düzenliyoruz. Güçlü bir iş birliğinin eseri olan bu zirveyle Ar-Ge ve iş birliği imkânlarıyla üretimimizin geleceğine kalıcı değer katmayı hedefliyoruz. Destek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından "Sürdürülebilir Ar-Ge ve İnovasyon" paneliyle devam eden program, gün boyu süren oturumlar, b2b ve networking etkinlikleri ile tamamlandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder