Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
EKONOMİ
Vezirköprü OSB’de yatırım süreci: Firmaların talepleri ve projeler değerlendirildi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:15:38
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yapımı ve gelişim süreci devam eden Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) yürütülen çalışmalar, düzenlenen müteşebbis heyeti toplantısında ele alındı. Toplantıya başkanlık eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, bölgenin yatırım ve istihdam açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda OSB’de gelinen son durum hakkında bilgilendirme yapıldı. Firmalardan gelen talepler değerlendirilirken, bölgenin karayolu bağlantı güzergahı ile yol genişletme çalışmalarına ilişkin süreç de masaya yatırıldı. Arsa satış ve tahsislerinde yatırımcıya kolaylık sağlanması amacıyla taksit süresinin 12 aydan 24 aya çıkarılması önerisi de görüşülen başlıklar arasında yer aldı. Toplantıda ayrıca OSB’nin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasına yönelik Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen su isale hattı çalışmaları kapsamında planlanan depo projesi ele alındı. Küçük imalat ve tamirat alanlarının oluşturulmasına yönelik planlamalar da değerlendirildi. Toplantının ardından Vali Orhan Tavlı, beraberindeki heyetle birlikte Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Heyet, ilçenin tarım ve hayvancılık potansiyelini geliştirmesi hedeflenen Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB öneri alanını da yerinde inceledi. Program kapsamında ayrıca yapımı devam eden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasında incelemelerde bulunularak çalışmalar hakkında bilgi alındı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:49
UİB, Nisan ayında 4 milyar 18 milyon 719 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi
Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Nisan ayı ihracatı, 4 milyar 18 milyon 719 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olanUİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı. Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38
Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor
Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:16
Tekirdağ’da ayçiçeği ekimi
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 11:30
Kursta tanışıp iş hayallerini birleştirdiler
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
5
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:39
Denizli sanayisinin rekabet artırmak için DSO yönetimi Ankara’da önemli görüşmeler yaptı
Denizli Sanayi Odası (DSO), sanayinin rekabet gücünü artıracak kritik başlıkları doğrudan ilgili kurumların gündemine taşımak için Ankara’da yoğun temaslarla ziyaret programı gerçekleştirdi. Denizli Sanayi Odası (DSO) yönetimi Denizli sanayinin rekabet gücünü artıracak kritik başlıkları doğrudan ilgili kurumların gündemine taşımak amacıyla Ankara’da yoğun temaslarla geçen iki günlük bir ziyaret programı gerçekleştirdi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu liderliğindeki heyette, Başkan Yardımcısı Mehmet Serter ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş yer aldı. Heyet, başkentte yaptığı görüşmelerde yeni OSB yatırımlarından yeşil dönüşüme, KOBİ’lerin dijitalleşmesinden bölgesel kalkınmaya kadar birçok konuyu masaya yatırdı. AB fonları ile sanayide dönüşüme stratejik adım Ziyaretlerin ilk durağında, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nda Mali İş Birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan ile gerçekleşen toplantıda Denizli sanayisinin yeşil dönüşüm, enerji verimliliği ve dijitalleşme alanlarında duyduğu ihtiyaçlar ele alındı. Heyet, AB’nin yeni dönem öncelikleriyle DSO’nun sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı proje çalışmalarının örtüştüğünü vurgularken, sanayicilerin fonlara erişimini kolaylaştıracak ortak proje geliştirme süreçleri detaylı biçimde değerlendirildi. Görüşmede, AB fonlarının bu dönüşüm süreçlerinde daha etkin kullanılabilmesi için yeni iş birliği modelleri üzerinde durulurken, fonlara erişimi kolaylaştıracak mekanizmaların geliştirilmesi konusunda ortak bir irade ortaya kondu. Dijitalleşme ve Ar-Ge için KOSGEB-DSO ortak vizyonu Ankara temasları, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ile yapılan görüşmeyle devam etti. Bu buluşmada, KOBİ’lerin dijitalleşme, Ar-Ge kapasitesi ve yenilikçilik alanlarında güçlendirilmesi için yeni destek modelleri gündeme geldi. DSO ve KOSGEB arasında hâlihazırda devam eden iş birliklerinin genişletilmesi konusunda önemli adımlar için mutabakat sağlandı. DSO bünyesinde açılması planlanan KOSGEB Temsilcilik Ofisi oluşturma sürecinin de görüşüldüğü toplantıda, Denizli Model Fabrika’nın öğren- dönüş programlarına katılmayı planlayan işletmeler adına tasarlanan yeni destek modeli hakkında istişarelerde bulunuldu. Tekstil, hazır giyim, mobilya ve deri sektöründe faaliyet yürüten işletmelerin 2025 yılı içerisinde yararlandığı İstihdamı Koruma Destek Programının kapsamının ve destek tutarlarının genişletilmesi konusunda yapılan çalışmalar KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu tarafından paylaşıldı. DSO-VEM: Güney Ege’nin Yeni Verimlilik ve Dönüşüm Üssü Temasların ikinci gününde odak noktası bölgesel kalkınma ve sürdürülebilirlik oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek ile bir araya gelen heyet, DSO Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Merkezi Projesi’ndeki (DSO-VEM) ilerlemeleri detaylıca değerlendirdi. Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğiyle kurulan Merkez ile, bölge sanayisi için işletmelerde verimlilik analizleri ve dönüşüm planları oluşturulmasının ve temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılmasının beklendiği ifade edildi. Başkan Kasapoğlu, Merkez aracılığıyla Ege Bölgesi’ne hizmet eden bir dönüşüm ekosistemine katkı sağlanacağını belirtti. Şimşek ile değerlendirilen bir diğer konu ise Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı oldu. Orta- yüksek ve yüksek teknoloji yatırımlarında Denizli sanayisinin sektörel anlamda beklediği ilave destekleri aktaran Kasapoğlu, 2026 yılında güncellenmesi beklenen yatırım konularında makine, mermer ve doğal taş, tekstil, demir- çelik, kablo ve gıda sektörleri için önerilerini Genel Müdür Ahmet Şimşek ile paylaştı; ilgili hususlarda GEKA ile koordine çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Denizli sanayisinin geleceği için yeni OSB’ler ve güçlü altyapı şart" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndaki temaslar kapsamında Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ziyaret edildi. Görüşmede, Denizli Makine İhtisas OSB ve Çivril OSB başta olmak üzere kurulum süreçleri devam eden OSB’lerin durumu, sanayide verimlilik artışı ve katma değerli üretim konuları ön plana çıktı. Sanayicinin altyapı, ulaşım, çevre sorunlarına yönelik ihtiyaçların karşılanabilmesi için yeni Organize Sanayi Bölgesi yatırımlarının hızla hayata geçirilmesinin Denizli için stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Özellikle yüksek katma değerli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların genişleme ihtiyaçları doğrultusunda, mevcut OSB’lerin kapasitesinin sınırlarına dayandığı ve modern, çevreci, altyapısı güçlü yeni bir OSB modelinin yaygınlaştırılmasına olan ihtiyacın giderek arttığı ifade edildi. Görüşmede ayrıca Denizli Model Fabrika’nın güncel faaliyetleri aktarılırken, yalın üretim, dijitalleşme ve süreç optimizasyonu alanlarında işletmelere sağladığı dönüşüm etkisinin somut sonuçlar doğurduğu belirtildi. Bu nedenle Model Fabrika çalışmalarını destekleyecek teşvik mekanizmalarının öneminin altı çizildi. Hisarcıklıoğlu ile buluşma, "Denizli sanayisi için birlik ve koordinasyon DSO heyeti, Türkiye iş dünyasının en üst çatı örgütü olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da TOBB ETÜ’deki ofisinde ziyaret etti. Ziyarette Başkan Hisarcıklıoğlu’na DSO’nun son dönemde yürüttüğü çalışmalar ve yatırım planları aktarılırken, TOBB’un ulusal ölçekteki koordinasyon gücünün Denizli sanayisine sunduğu katkıdan duyulan memnuniyet dile getirildi. Toplantıda ayrıca KOBİ’lere uygun finansman desteği sağlamak amacıyla 19 Kasım itibarıyla başlatılan TOBB Nefes Kredisi’nin yeni paketi değerlendirildi. İçişleri Bakanlığı’nda kamu ve özel sektör iş birliği Başkan Selim Kasapoğlu Ankara programının son durağında İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ı makamında ziyaret etti. Başkan Yardımcısı Mehmet Serter’in de yer aldığı ziyarette, Denizli sanayisinin üretim ve istihdamda mevcut durumu değerlendirilerek sanayicilerin kamu-özel sektör iş birliklerine ilişkin beklentileri aktarıldı. Kasapoğlu: "Denizli sanayisini yeni ufuklara taşımak için çalışıyoruz" Ankara temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, bu görüşmelerin Denizli sanayisinin gelecek vizyonunu güçlendiren bir içerik taşıdığını belirterek şu mesajı verdi:. "Denizli Sanayi Odası olarak geçtiğimiz üç yılda aldığımız yolda bize paydaşlık desteği sunan Kurumlarımıza iade-i ziyaret gerçekleştirdik. Birlikte yaptığımız projeler, iş birlikleri ve organizasyonlar ışığında Odamız faaliyetlerinin önemli ölçüde ses getirdiğini bir kez daha gözlemlerken, gelecekte yapmayı planladığımız işler için Birliğimizden ve Bakanlığımızdan ilave görüşler aldık. Sanayimizin geleceğini; ekonomik koşulların iyileştirilmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve istihdamın niteliğinin artırılmasıyla birlikte yeni ufuklara taşıma kararlılığımızı istişare ettik. Başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere TOBB’a; Sanayi ve Teknoloji, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarımıza nazik misafirperverlikleri için teşekkür ediyoruz."
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:13
Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi yıllık yüzde 28,75 arttı
Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 28,75 arttı, aylık yüzde 0,90 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 0,90 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 28,69 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,75 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,13 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 28,68 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 32,78 artış, imalatta yüzde 28,68 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 25,85 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 35,80 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 36,17 artış, enerjide yüzde 14,35 artış, sermaye mallarında yüzde 27,64 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 0,83 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,74 artış, imalatta yüzde 0,83 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,12 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,82 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,95 artış, enerjide yüzde 3,50 azalış, sermaye mallarında yüzde 0,07 artış olarak gerçekleşti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:07
Trakya’da taşıt sayıları açıklandı
Trakya’da motorlu kara taşıtlarına ilişkin Ekim ayı verileri bölgedeki artışı bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke genelinde Ekim ayında toplam 178 bin 481 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken Trakya’da da dikkat çeken bir hareketlilik yaşandı. Edirne’de trafiğe kayıtlı araç sayısı Ekim ayı sonu itibarıyla 206 bin 482’ye ulaştı. Tekirdağ’da trafiğe kayıtlı araç sayısı artış trendini sürdürerek 379 bin 257 oldu. Kırklareli’nde ise 176 bin 736 araç trafiğe kayıtlı durumda bulunuyor. Bölgede özellikle Tekirdağ’ın sanayi, liman ve ticaret hacmine paralel olarak taşıt sayısında her yıl düzenli bir artış gözleniyor. Edirne’nin sınır kapıları nedeniyle yoğun araç giriş çıkışına sahip olması, Kırklareli’nin ise şehir içi ve kırsal bağlantılarındaki hareketlilikle öne çıkması dikkat çekiyor.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:06
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,60 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,60 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE’de Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 26,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,19 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,29 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,35 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 36,01 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 26,60 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,97 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 6,76 artış ile tohum ve dikim materyali oldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:03
Kasım ayında tüketici güven endeksi 85,0 oldu
Tüketici güven endeksi, Ekim ayında 83,6 iken Kasım ayında yüzde 1,6 oranında artarak 85,0 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Ekim ayında 83,6 iken Kasım ayında yüzde 1,6 oranında artarak 85,0 oldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:50
Salep toprakla buluşturuldu
Kahramanmaraş dondurmasının olmazsa olmazı endemik salep bitkisi bahçelere ekildi. Her yıl düzenli olarak toprakla buluşturulan salep bitkisiyle üretim kapasitesinin artırılması hedeflenirken, MADO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kanbur, 10 yıl alım garantisi verdi. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde MADO’ya ait çiftlikte hem küçükbaş hayvan yetiştiriciliği hem de dondurma üretiminde kullanılan hammaddelerin tedariki yoğun şekilde devam ediyor. Çiftlikte bulunan küçükbaş hayvanlardan elde edilen sütler, Maraş dondurmasının üretim sürecinde değerlendirilirken, endemik bir tür olan salep bitkisinin ekim çalışmaları da her yıl düzenli olarak sürdürülüyor. Endemik yapısı nedeniyle kontrol altında üretilen salebin korunması ve üretim kapasitesinin artırılması amacıyla yürütülen çalışmalarda, Türkoğlu bölgesindeki arazilerde üretiliyor. Proje kapsamında salep bitkisi her yıl toprakla buluşturularak hammadde temini güçlendirilirken, yerel üreticilere tarımsal destekte sağlanıyor. Çiftlikte yetiştirilen küçükbaş hayvanlardan elde edilen sütlerin dondurmanın ana hammadde kaynaklarından biri olduğu belirtilirken, üretimin yıl boyunca sürdürülebilir şekilde devam ettirildiği ifade edildi. Bölgedeki hayvancılığın desteklenmesi ve geleneksel dondurma üretiminin doğal yapısının korunması hedefleniyor. "Şimdi salebi de dünya markası yapmak istiyoruz, 10 yıl alım garantisi veriyorum" Kanbur, "Salep olmaz ise bu dondurma olmaz. Bizim sevdamız bu dondurmayı dünya markası yapmaktı ve başardık. Şimdi salebi de dünya markası yapmak istiyoruz. İyi bir dondurma yapabilmeniz için sizin iyi bir salebiniz, iyi bir sütünüz ve iyi bir de ustanız olması lazım. Zaten dondurmanın hammaddesi salep ve bu olmasaydı olmazdık. Onun için bizim buna sahip çıkmamız lazım ve üretim yapıp bitkileri toprakla buluşturduk. Aynı zamanda 10 yıl alım garantisi veriyorum. Keçi sütüne her türlü desteği vermeye de hazırız. Bu dondurmayı yapabilmemiz için de salebi yapmamız lazım. Eğer salebi yapmıyorsanız bu dondurmayı da yapmıyorsunuz demektir. Her dondurma dondurma değildir diyoruz" diye konuştu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:45
Sigortada pozitif ayrımcılık: SEDDK’dan engellilere yüzde 20’ye varan indirim
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırmayı ve finansal yüklerini azaltmayı amaçlayan önemli bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Zorunlu Trafik Sigortası primlerinde mevcut indirimlere ek olarak yüzde 20’ye kadar ilave indirim sağlayacak uygulama, 1 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. SEDDK tarafından yayımlanan ’Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile sigorta şirketlerine, Ulusal Engelli Veri Sistemine (UEVS) kayıtlı kişiler adına düzenlenecek poliçelerde ek indirim yetkisi verildi. Sektör temsilcileri, söz konusu düzenlemenin sosyal devlet anlayışının güçlü bir yansıması olduğuna dikkat çekti. Özhedef Sigorta Kurucu Ortağı Abdulcelil Alkış, kararın sigortacılık sektöründe ’pozitif ayrımcılık’ dönemini başlattığını belirtti. Alkış, Türkiye’de en az bir engeli bulunan vatandaş sayısının 9 milyonu aştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Engelli bireyler için araç sahibi olmak, sosyal hayata katılım ve mobilite açısından çoğu zaman zorunluluk. Her yıl 100 binin üzerinde sıfır ÖTV muafiyetli araç satışı yapılan bu büyük kitle için SEDDK’nın yüzde 20’lik tavan indirim kararı, hem engelli bireylere hem de ailelerine doğrudan ekonomik katkı sağlayacaktır." "İndirimi müşterilerimize azami oranda yansıtmayı vicdani bir yükümlülük olarak görüyoruz" Düzenlemenin ’Yüzde 20’ye kadar’ şeklinde esneklik tanıdığına dikkat çeken Alkış, sigorta şirketlerine tavan indirim oranını uygulama çağrısı yaparak, "SEDDK, sektörün sosyal fayda üretme sorumluluğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Biz Özhedef Sigorta olarak bu indirimi müşterilerimize azami oranda yansıtmayı vicdani bir yükümlülük olarak görüyoruz" dedi. Alkış, indirimin Zorunlu Trafik Sigortası ile başlamasını önemli bir adım olarak değerlendirirken, ilerleyen süreçte uygulamanın kasko gibi diğer branşlara genişletilebileceğini ve bunun engelli bireylerin risk yönetiminde daha kapsayıcı bir yapı sağlayacağını kaydetti. Yeni uygulamadan yararlanmak için sigorta poliçesinin, Engelli Kimlik Kartı sahibi ve Ulusal Engelli Veri Sistemine (UEVS) kayıtlı kişiler adına düzenlenmesi gerekiyor. Sigorta şirketleri poliçe hazırlarken sistem üzerinden sorgulama yaparak indirim hakkını doğrulayacak.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:42
Türkiye’de tek ve 40 yıldır gözü gibi bakıyor
Türkiye’de tek olduğu belirtilen 1966 model 21 camlı Volkswagen Samba’yı 40 yıl önce alan iş adamı Tuncay Sönmez, aracına gözü gibi bakıyor. İngiltere’de uzun yıllar eşiyle tekstil işiyle uğraşan Sönmez, çevresinde klasik otomobil merakıyla biliniyor. Rolls Royce’dan 6 model, Mercedes’ten birkaç model aracı bulunan Sönmez’in en çok sevdiği araçlarından biri de dünyada çok nadir bulunan 21 camlı Volkswagen Samba. "Yenge satmıyor" 1966 model bu aracı 40 yıl önce alırken çok zorlandığını dile getiren Sönmez, şunları söyledi: "40 yıl önce Hürriyet Mahallesi’nde gördük, çok bakımsızdı. Sahibini bulduk satmadı. Sürekli almayı istedik, görüştük ama bizi hep "yenge satmıyor" diye geri çevirdi. Bir gün karar verdik farklı yaklaşmak üzere plan yaptık. Yoksul gibi giyindik. Dağ köylerinden yumurta toplayıp şehirde satacağız, iş yapacağız ekmek parası için satın dedik. Bu sefer yenge ’tamam, çocuk iş yapacak madem satalım’ dedi. Bugünün parasıyla 55 bin liraya aldık ama çok bakımsızdı." Benzinli motoruyla dikkat çekiyor Benzinli motora sahip Samba’yı bugüne kadar 3 kez toplattıklarını anlatan Sönmez, "21 camlı ve üste açılıyor. Dünyada çok az üretilmiş zamanında ve şu anda nadir bulunuyor. Türkiye’de ise tek, sadece bende var" dedi. Yurtdışında 120 bin Euro’ya satılıyor Yurt dışında iyi halde olanlarının 100 ila 10 bin avro arasında değiştiğini vurgulayan Sönmez, "Türk parasıyla 5 milyon lirayı geçiyor. Belçika’da 120 bin avro civarında. Bunu Türkiye’de Volkswagen etkinliklerinde bile göremezsiniz. Orijinal 21 camlı yok piyasada. İsviçre’de Almanya’da doğ gezisi yaparken bununla görememişler araç içinden yukarıyı. 21 camlı o yüzden yapmışlar. Alpler’i rahat görsünler diye yapılmış ve üzeri açılmış. Bir yıl üretilmiş zamanında, en az üretilen modellerden biri." diye konuştu. Sönmez, Bursa’da şehir içinde kullanmanın son derece zor olduğunu belirterek, "Görenler hayranlıkla bakıyor, izliyor. Trafikte giderken sürücüler önüne değil bizim araca bakıyor. Seviyorum bu aracımı. Kullanması, motor sesi, klasik yapısıyla farklı benim için" ifadesini kullandı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:33
Erzurum’da araç sayısı 150 bini geçti
Ülkemizde Ekim ayında 178 bin 481 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, Erzurum’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 150 bin 754 oldu. Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ekim ayı sonu itibarıyla 33 milyon 193 bin 636 oldu. Ülkemizde Ekim ayında 178 bin 481 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 49,1’ini otomobil, yüzde 34,5’ini motosiklet, yüzde 11,4’ünü kamyonet, yüzde 2,1’ini traktör, yüzde 1,8’ini kamyon, yüzde 0,7’sini minibüs, yüzde 0,3’ünü otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 9,1 azaldı. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonette yüzde 18,3, otomobilde yüzde 9,0, kamyonda yüzde 7,1, traktörde yüzde 3,9 artarken minibüste yüzde 44,2, motosiklette yüzde 30,8, otobüste yüzde 19,0 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12,0 azaldı. Traktör ve motosiklet sayısında artış var Erzurum, 178 bin 481 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Ekim ayında 4 bin 613 araç devrinin yapıldığı Erzurum, ülke sıralamasında 40’ıncı oldu. Erzurum’da trafiğe kayıtlı araçlarda otomobil 77 bin 101 ile ilk sırada yer alırken, minibüs sayısı 2 bin 358, otobüs sayısı bin 368, kamyonet sayısı 31 bin 398, kamyon sayısı 6 bin 688, motosiklet sayısı 8 bin 570, özel amaçlı araç sayısı 785 ve traktör sayısı 22 bin 486 oldu. Ekim 2025 döneminde Erzurum’da 4 bin 613 aracın devri yapıldı. Bunlardan 2 bin 493’ü otomobil, minibüs 60, otobüs 19, kamyonet 996, kamyon 109, motosiklet 116, özel amaçlı araç 11 ve traktör 359 adet olarak gerçekleşti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:13
Çöpler Altın Madeni’nin kapalı kalması İliç’te hayatı durma noktasına getirdi
Erzincan’ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni’nin 21 aydır kapalı olması, ilçe ve bölge ekonomisini olumsuz etkiledi. İşsizlik artarken, göç alan ilçe göç verir hale geldi. Esnaf ve firmalar iş yapamamaktan, gençler iş bulamamaktan şikayetçi. Şirket ise yeni sistemle 6 aydır üretime hazır olduğunu açıkladı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 08:48
Samsun, savunma sanayisinin yeni üretim üssü oluyor
Türk savunma sanayisinin öncü kuruluşlarından Makine ve Kimya Endüstrisi(MKE) A.Ş.’nin Çarşamba’da 2 milyar TL yatırım bedeliyle kurma çalışmalarını sürdürdüğü Samsun Üretim Kampüsü, bölgenin savunma sanayisinde kritik bir üretim merkezine dönüşmesini sağlayacak. Tesiste Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu stratejik savunma ürünleri tamamen yerli imkanlarla üretilecek. MKE’nin yeni kampüsünün; mühimmat, hassas makine parçaları, savunma amaçlı özel bileşenler ve ileri malzeme teknolojilerine yönelik kapasitesiyle Karadeniz Bölgesi’nin savunma sanayi ekosistemine önemli bir ivme kazandırması bekleniyor. Yatırımın, nitelikli istihdama katkı sunması, yan sanayi ağını genişletmesi ve bölgesel sanayiyi savunma teknolojilerine entegre etmesi hedefleniyor. Savunma sanayisine destek verecek üniversite–sanayi işbirliği altyapısı genişliyor Savunma teknolojilerinin geliştirilmesi için Çarşamba OSB bünyesinde kurulan Samsun Üniversitesi Teknoloji Transfer Destek Ofisi, bölgedeki sanayi tesislerinin AR-GE süreçlerine akademik destek sağlayacak. Ofisin özellikle MKE yatırımıyla entegre çalışması, üretim süreçlerinde yenilikçi malzemeler, yazılım destekli üretim yöntemleri ve prototipleme çalışmalarını hızlandıracak. Bu yapı sayesinde savunma sanayisi için ihtiyaç duyulan teknik dönüşüm, bölgedeki firmalara doğrudan aktarılacak; üreticilerin hem yerli savunma projelerine hem de ihracata dönük ürün geliştirmelerine zemin hazırlanacak. Vali Tavlı üretim tesislerini gezdi, yatırımlar hakkında bilgi aldı Samsun Valisi Orhan Tavlı, Çarşamba TSO Başkanı Ayhan Sonkaya ve Çarşamba OSB Müdürü Mehmet Dalgıç ile birlikte bölgede savunma sanayisiyle ilişkili üretim altyapısını yerinde inceledi. Vali Tavlı ve beraberindekiler; MKE Samsun Üretim Kampüsü’nün inşaat alanında yürütülen çalışmaları değerlendirirken, kampüsün üretim hatları, teknolojik altyapısı ve planlanan kapasite artırımları konusunda yetkililerden brifing aldı. Ardından Çarşamba OSB’de faaliyet gösteren üretim tesisleri ziyaret edildi. Savunma sanayisine doğrudan veya dolaylı katkı sunan işletmelerde yapılan incelemelerde; savunma araçlarında kullanılan kauçuk aksamlar, teknik yedek parçalar ve yüksek dayanımlı zemin/paspas ürünleri üreten tesiste, malzeme dayanımı ve tedarik zinciri kapasitesi değerlendirildi. Savunma ve otomotiv sektörüne yönelik plastik bileşen üretimi yapan, 6 bin metrekarelik kapalı alan üzerinde faaliyet gösteren tesiste, seri üretim hatları ve enjeksiyon teknolojileri incelendi. Askeri amaçlarla da kullanılan dayanıklı sentetik ürünler ve çuval üretimi gerçekleştiren 20 bin metrekarelik tesisin üretim bantları gezildi. Lojistik ve askeri taşımacılıkta kullanılan treyler, tanker ve ağır yük ekipmanları üreten fabrikada, platform dayanıklılığı ve taşıma sistemlerinin teknik süreçleri hakkında bilgi alındı. Baraj ve HES projelerine yönelik türbin, cebri borular ve ağır metal aksam imalatı yapan tesisin, bu altyapıyı savunma sanayisine yönelik ağır çelik üretimlerinde kullanma potansiyeli değerlendirildi. Vali Orhan Tavlı, savunma sanayisine entegre olabilecek tüm üretim kapasitesinin Samsun’un kalkınmasında kritik rol oynadığını belirterek, bölgenin milli savunma projelerine daha güçlü katkı sunacağını ifade etti.
19 Kasım 2025 Çarşamba - 20:07
Bakan Göktaş: "Girişimci kadınlara yüz yüze e-ticaret eğitimlerini Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştıracağız"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın girişimcilere yönelik yeni bir projeye imza attıklarını belirterek, "Hepsiburada ile girişimci kadınlara yüz yüze e-ticaret eğitimlerini Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştıracağız" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), TOBB Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) iş birliğinde gerçekleştirilen, Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması Ödül Töreni TOBB Konferans Salonu’nda düzenlendi. Burada açılış konuşmasını yapan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, kadın girişimci olmanın kendi yolunu açmak olduğunu vurgulayarak, "Kimsenin fark etmediği bir kıvılcımı içinde taşımak, herkesin ‘Olur mu?’ diye baktığı yerde, içinden yükselen bir güvenle ‘Olacak.’ demektir. Kadın girişimcilerin attığı her adım, ülkenin geleceğine güçlü bir iz bırakır. Bu yol, çoğu zaman sessiz başlar. Mutfak tezgahının kenarında, çocuklar uyuduktan sonra kurulan küçük bir masada. Belki bir defter, bir fikir, bir ihtimal. O fikri büyütmek, hayali ayağa kaldırmak, sadece ekonomik bir girişim değil, bir toplumun dönüşüm hikayesidir. Kadın girişimcilerin kurduğu her işletme, sadece bir ticari başarı değil. Ailelerin güçlenmesine, şehirlerin canlanmasına, yerel değerlerin korunmasına ve yeni fırsatların doğmasına hizmet eder" şeklinde konuştu. "Eylem Planı, kadınların tüm alanlarda daha güçlü adımlar atması için yol haritası sunuyor" Kadın potansiyelini güçlendirmek adına çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Göktaş, "Kadınların sosyal, ekonomik ve toplumsal hayattaki konumunu güçlendirmek için ortaya koyduğu irade, çalışmalarımıza yön veren temel güçtür. Her fırsatta kadın girişimciliğini Türkiye’nin kalkınmasının temel unsuru olarak görmekte ve kadınların ülkemize kattığı değeri vurgulamaktır. ‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ tam da bu vizyonun bir yansımasıdır. Eylem Planı, kadınların eğitimden istihdama, girişimcilikten karar alma süreçlerine uzanan tüm alanlarda daha güçlü adımlar atması için bize kapsamlı bir yol haritası sunuyor" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle kurulan Koordinasyon Kurullarıyla, tüm çalışmalarını yerelde daha etkili bir şekilde yürüttüklerini hatırlattı. Göktaş, "Aynı zamanda kadının güçlenmesi politikalarımızı sahada somut sonuçlara dönüştürüyoruz. Bu vesileyle, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu temsilcilerinin, Koordinasyon Kurullarımızda ve alt komitemizde aktif görev aldığını belirtmek istiyorum. Sizlerden beklentimiz oldukça fazla" diye konuştu. "Hepsiburada ile girişimci kadınlara yüz yüze e-ticaret eğitimlerini Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştıracağız" Bakan Göktaş, çalışmalarına bir yenisinin daha eklendiğini söyleyerek, şunları kaydetti: "Bugün, 19 Kasım Dünya Kadın Girişimciler Günü vesilesiyle güzel bir haberi de paylaşmak isterim. Yeni dönemde, Hepsiburada ile girişimci kadınlara yüz yüze e-ticaret eğitimleri Türkiye’nin dört bir yanında yaygınlaştıracağız. Bu eğitimlerle kadınların dijital ekonomideki varlığını artırmayı ve e-ticarette liderleşmelerini hedefliyoruz. Buluşmalarımızda e-ticaretin sunduğu fırsatlar, program avantajları ve iş geliştirme adımları doğrudan aktarılacak. Kadın girişimcilerimize ve kooperatiflerimize ihtiyaçlarına uygun yönlendirme desteği sunulacak. Böylece kadınlara işlerini büyütmelerine, yeni pazarlara ulaşmalarına ve sürdürülebilir kalkınmanın güçlü aktörleri haline gelmelerine destek olacağız."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder