Son Dakika
|
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
Ankara İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek düzenlenen törenle görevine başladı
Pes dedirten görüntü: Otoyolda tırdan sarkan tavuklar kameraya yansıdı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Dışişleri Bakanı Sabah’ı kabul etti
Pendik’te darp anları: 4 saldırgan 1 kişiyi hedef aldı
Gaziantep’teki ’süper hücre’ balkon duvarlarını yıktı, camları patlattı
Fatih’te marketin deposunda yangın: Mahsur kalanlar kurtarıldı!
EKONOMİ
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31:43
Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:49
UİB, Nisan ayında 4 milyar 18 milyon 719 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi
Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Nisan ayı ihracatı, 4 milyar 18 milyon 719 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olanUİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı. Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:38
Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor
Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:59
Kastamonu’da yatırım destekleri bilgilendirme toplantısı yapılacak
Kastamonu Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında yatırımcılara sunulan destekler, fırsatlar ve yatırım konularıyla ilgili bilgilendirme toplantısı gerçekleştirilecek. 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Kastamonu Valiliği ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) iş birliğinde yatırımcılara sunulan destekler, fırsatlar ve yatırım konularına ilişkin bilgilendirme toplantısı düzenlenecek. Kastamonu Valisi Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirilecek bilgilendirme toplantısı, 06 Mayıs 2026 Çarşamba günü saat 14.30’da KUZKA Toplantı Salonu’nda yapılacak. Toplantıda Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın temel hedefleri, sunulan destek unsurları ile başvuru sürecine ilişkin detaylar yatırımcılarla paylaşılacak. Program çerçevesinde, öne çıkan öncelikli yatırım alanları ve Kastamonu’ya özel fırsat başlıklarının yer alacağı toplantıda, yatırımcılara süreç boyunca sağlanacak rehberlik ve destek mekanizmaları da aktarılacak. Başvurular 15 Mayıs’a kadar devam edecek Başvuruların 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edeceği program kapsamında, iş dünyasının tüm paydaşlarının toplantıya katılımı bekleniyor. Kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen toplantı, bölgedeki yatırım ikliminin geliştirilmesi ve yerel potansiyelin harekete geçirilmesi açısından kritik önem taşıyor. Yatırım fırsatlarını değerlendirmek isteyen tüm firmaların davet edildiği toplantıya, Valilik ve KUZKA tarafından yatırımcılara her aşamada destek sağlanacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Kahramanmaraş’ta kurbanlık fiyatlarında esnaftan indirim kararı
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:16
Tekirdağ’da ayçiçeği ekimi
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:45
Bosch’un ‘köpek annesi’ reklamı, tepkiler üzerine yayından kaldırıldı
4
28 Nisan 2026 Salı- 09:55
Turfanda patateste hasat başladı
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:00
Kurbanlıklar satışa çıktı, pazarlıklar kızıştı
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:45
Nurus, İzmir’deki varlığını yeni mağazasıyla güçlendiriyor
Nurus, Ege’nin merkezi İzmir’de yeni mağazasını hizmete açarak bölgedeki varlığını daha da güçlendirdi. 1000 metrekare büyüklüğündeki yeni mağaza, ofis veya evdeki çalışma alanlarına yönelik teknoloji, mühendislik ve yaşam deneyimini bir araya getiren ürünlerini kullanıcıları ile buluşturuyor. Teknoloji, mühendislik ve tasarım gücüyle üretimin geleceğini şekillendiren Nurus, yüzyıla yakın tecrübesiyle çalışma alanlarında kalıcı değer yaratıyor. Uzun yıllardır Ege Bölgesi’nde hizmet veren marka, ürün çeşitliliğini büyük işletmeler, KOBİ’ler ve bireysel kullanıcılarıyla yeni mağazasında buluşturuyor. Temelleri 1927 yılında atılan ve bugün 99 yaşında olan Nurus, sahip olduğu mühendislik ve üretim gücünü İzmir’de daha görünür kılmayı hedefliyor. Nurus, yeni mağazasını başta mimarlar, proje yöneticileri, girişimciler ve profesyoneller olmak üzere tüm kullanıcılarının bir araya gelebileceği bir etkileşim alanı olarak konumluyor. Kullanıcılar, mağaza içindeki yenilikçi çalışma alanları ve özel tasarımı ile sessizlik ve akustik konforu sunan Calma ürünü sayesinde podcast çekimi yapabiliyor, dijital medya için içerik üretebiliyor ve ayrıca küçük ekipli toplantılarını ve networking buluşmalarını gerçekleştirebiliyor. "Türkiye’nin üretim gücünü dünyaya taşıyoruz’’ Nurus’un yaklaşık bir asır önce Ankara’da küçük bir atölyede başlayan yolculuğunun bugün uluslararası standartlarda mühendislik çözümleri üreten global bir başarıya ulaştığını vurgulayan Nurus Yönetim Kurulu Başkanı Güran Gökyay, "Ege Bölgesi’ndeki yeni yatırımımız, büyüme ve bölgesel etki stratejimizin önemli bir aşamasını oluşturuyor. İzmir’de de Nurus’u mühendislik gücünü tasarımla buluşturan, uzun vadeli değer yaratan akıllı yatırım ürünleri markası olarak konumlandırıyoruz. Fabrikamızda bulunan 16 üretim hattımız ile yüzde 95’i aşan bir dikey üretim gücüne sahibiz. Bir ürünün tüm bileşenlerini kendi tesislerimizde üretebiliyoruz. Ayrıca hem insan sağlığına duyarlı hem de dayanıklılığı yüksek çözümler geliştiriyoruz. Calma ürünümüz bunun en güzel örneği. Ürün tasarımlarımızın merkezine insanı, konforu ve modern çalışma dinamiklerini koyan yaklaşımımız var. İzmir’deki yeni merkezimizle, bu deneyimi Ege Bölgesi’ne daha geniş kapsamlı taşıyacağız" dedi. "Başarı güçlü iş ortaklıklarıyla mümkün" Nurus’un ihracat başarısında güçlü bir iş ortaklığı ekosisteminin kritik rol oynadığını vurgulayan Gökyay sözlerini şöyle tamamladı: "Ürün çeşitliliğimizi ve teknolojik gücümüzü, güçlü bir bayi ağı aracılığıyla dünyaya taşıyoruz. Bugün 45’ten fazla ülkede ürünlerimiz kullanılıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre ‘İhracatını en hızlı geliştiren marka’ ödülüne layık görüldük. Türkiye’de özellikle pandemi ile ofis koltuklarının insan sağlığı üzerindeki önemi iyice arttı. Türkiye’de uluslararası standartlarda hizmet veriyoruz. Bu başarımızı Türk sanayicisinin küresel arenadaki gücü olarak kabul edebiliriz. Bayilik kavramını da yalnızca belirli bir bölgeyi temsil eden geleneksel bir model olarak değil; yurt içi ve uluslararası başarılara ortaklık, birlikte büyüme platformu olarak görüyor ve devam ediyoruz. Bizi başarılarımızda ve açılışımızda yalnız bırakmayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz" Değişen çalışma kültürüne uyum ve Ege’deki yatırım Pandemi sonrası dönüşen çalışma teknolojileri, artan internet hızları ve sağlık beklentileri doğrultusunda şirketin kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Gökyay, Ege Bölgesi’nin son 10 yıldaki hızlı gelişiminin yeni yatırım kararlarını hızlandırdığını ifade ediyor. İzmir’de kurulan yaklaşık 1000 metrekarelik deneyim merkezi ise yalnızca bir satış alanı değil, profesyonellerin buluşup etkileşim kurabileceği bir platform olarak tasarlandı. Nurus’un yeni merkezi hakkında konuşan Gökyay, "Bu alanı yalnızca bir ürün satış noktası olarak değil; insanların, mimarlık firmalarının, insan kaynakları profesyonellerinin, danışmanların ve bilgi teknolojileri uzmanlarının bir araya gelip fikir alışverişi yapabilecekleri, konuşabilecekleri ve etkileşim oluşturabilecekleri bir ortam olarak tasarladık" şeklinde konuştu. Sessiz alan ihtiyacına yenilikçi bir çözüm: ’Calma’ Gökyay, Amerika, İngiltere, Almanya ve Körfez ülkelerine ihraç edilen ’Calma’ ürününün A sınıfı ses izolasyonu ve temiz hava kalitesi sunduğunu belirtti.. Yaklaşık 9 - 10 yıllık Ar-Ge çalışmasıyla geliştirilen bu ürün, artan mobil görüşmeler, video konferanslar ve değişen mekan ihtiyaçları doğrultusunda yeni nesil çalışma düzenine çözüm sunarak şirketi dünya çapında önde gelen markalardan biri haline getiriyor. Ürün hakkında konuşan Güran Gökyay, "Eskiden insanların masalarında bir iki telefon bulunurken bugün herkesin cep telefonu var ve aynı anda kullanılabiliyor. Video konferanslar çok hızlı şekilde başlıyor ve devam ediyor. Mobil görüşmeler artmış durumda. Şirketlerin de hızlı mekân değişimlerine ve adaptasyonlara ihtiyaçları var. Bu ürün, bu ihtiyaçlara çözüm sunmak için geliştirildi. Ürünle ilgili yaklaşık 9-10 yıldır çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada en iyi 3-4 markadan biri olduğumuzu söyleyebiliriz" sözlerine yer verdi. Yüksek teknoloji ofis koltuklarında yerli üretim gücü Yerli ve milli bir üretim gücü olduklarını belirten Güran Gökyay, "Bugün Türkiye’de ve bölgede, özellikle sanayi ürünü hâline gelmiş yüksek teknoloji ofis koltuklarını tamamen Türkiye’de üretiyor olmak ve bunu yapan neredeyse tek firma konumunda bulunmak da bizim için ayrı bir övünç kaynağı. "Dünyayla entegrasyonumuzda da özellikle çalışma teknolojilerinin ve disiplinlerinin, pandemiden sonra tüm dünyada değişmiş olması; Türkiye’de ise 5G ve ileri internet hızlarının iş yapış biçimlerine etkisi; bununla birlikte insanların sağlık konusundaki beklentileri gibi alanlarda şirketimizin çok ciddi çalışmaları bulunuyor" açıklamasında bulundu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:39
Sivas’ta 12 yıldır yapımı süren tünelin bu yıl da hizmete açılamayacağı öğrenildi
Karadeniz’i Sivas üzerinden Akdeniz’e bağlayacak olan, yapımı, Bayburt Group’un üstlendiği Geminbeli tünelinin bu yıl da tamamlanamayacağı öğrenildi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:21
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Turkcell ile Google Cloud arasındaki işbirliği toplamda 3 milyar dolar"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Turkcell proje kapsamında 1 milyar dolar yatırım yapmayı planlarken, Google Cloud tarafından 2 milyar dolar yatırım yapılacak olması da ülkemiz açısından memnuniyet vericidir. Böylece toplamda 3 milyar doları bulacak bir yatırımdan bahsediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul’da düzenlenen Google Cloud Day Türkiye etkinliğinde konuştu. Cevdet Yılmaz, Google ile Turkcell arasında hayata geçirilecek hiper ölçekli bulut bölgesinin Türkiye’nin veri, bulut altyapısı ve yapay zekâ alanlarındaki konumunu güçlendireceğini söyledi. Turkcell ile Google Cloud arasındaki işbirliğinin hacminden de bahseden Yılmaz, "Turkcell proje kapsamında 1 milyar dolar yatırım yapmayı planlarken, Google Cloud tarafından 2 milyar dolar yatırım yapılacak olması da ülkemiz açısından memnuniyet vericidir. Böylece toplamda 3 milyar doları bulacak bir yatırımdan bahsediyoruz" dedi. Yılmaz, "Bu yatırımın, Türkiye ekonomisine önemli katkı sağlaması beklenmektedir. Gelişmiş veri altyapısının ve yeni nesil bulut teknolojilerinin dijital ekosistemimize entegre edilmesi, kamu ve özel sektörlerde verimliliğin artmasına katkı sağlayacak, inovasyonun gelişmesini teşvik edecektir" ifadelerini kullandı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:08
Growtech Antalya’ya Çin ve Hindistan damga vurdu
Dünyanın hem en yüksek nüfusuna hem de en büyük tarım üretimine sahip Çin ve Hindistan’dan gelen firmalar bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya’ya damgasını vurdu. 4 gün sürecek ve 36 ülkeden 725 firmanın yer aldığı fuara 140 firmayla ulusal pavilyon olarak katılan Çin başı çekerken; Hindistan da 30 firmayla fuardaki yerini aldı. Her geçen yıl artan bir taleple karşılaştıklarını dile getiren Fuar Direktörü Engin Er, katılımcıların yüzde 45’inin yurt dışından geldiğini; Çin ve Hindistan’dan sonra İspanya, Hollanda, Almanya, Kore, ve Japonya gibi ülkelerin de stantlarıyla yoğun ilgi gördüğünü söyledi. "Dünyanın en büyük iki tarım ülkesi" Çin ve Hindistan’ın toplam 170 firmayla fuarda önemli bir ağırlık oluşturduğunu kaydeden Er, "Bu iki ülke dünya ekonomisinde artan bir ivmeye sahip. Tarıma yaptıkları yatırımlar ve milyarı aşan nüfuslarıyla birlikte en önemli iki tarım ülkesi. Fuara her geçen yıl da daha fazla firmayla katılıyorlar. İki ülke de şu anda son 24 yılın en yüksek rakamına ulaştı. Fuardaki katılımcı firmaların yüzde 20’nin üzerindeki bir bölümünü sadece bu iki ülke oluşturuyor. Dünya tarım sektörünün içinde önemli üretim yapıyorlar. Özellikle gübre, zirai ilaç ve tohum tarafında da bütün dünyaya ürünlerini satıyorlar. Mekanizasyon, tarım makineleri ve sulama gibi alanlarda da dünya piyasasını domine eden ülkelerin başında geliyorlar" diye konuştu. "Growtech Antalya global bir çekim merkezi oldu" Growtech Antalya’nın global bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Fuar Direktörü Engin Er, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yıl yeni eklenen 7’nci salon ile metrekare olarak da büyüdük. Birçok firma yeni ürünlerinin lansmanını yapmak ve 2026 yılı için yeni siparişler ve bağlantılar sağlamak için bu fuarı bekliyor. Growtech Antalya sadece ürün tanıtımı için değil, yeni işbirliklerinin geliştirilmesi, ülkelerin kendini tanıtması ve global ölçekte tarımsal bilgi ve yeniliklerin paylaşılması için de büyük imkanlar sunuyor. Çin ve Hindistan başta olmak üzere tüm katılımcı ülkeler yalnızca Türk firmalarıyla değil farklı ülkelerle de iş geliştirme ve anlaşmalar sağlamak için Growtech’i tercih etmeye başladı. Çünkü fuara 135 ülkeden ziyaretçi geliyor. Bu onlar için de bulunmaz fırsatlar oluşturuyor. Çünkü bütün dünyanın tarım sektörü Antalya’da buluşuyor. Başka hiçbir fuarda bu kadar kalabalık ülkeyi bir arada bulamıyoruz. Burası sadece bir fuar değil, aynı zamanda ticari faaliyetlerin de yürütüldüğü önemli bir platform haline geldi. Her gelen buradan memnun ayrılıyor. Gelecek yıl daha fazla katılım göstereceklerini söylüyor. Bu talepler de bizi mutlu ediyor"
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:57
Trendyol depo ve ofislerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji
Trendyol, 300’ü aşkın ofis, dağıtım ve aktarma merkezinde I-REC sertifikalı tamamen yenilenebilir elektrik kullanımına geçiyor. Böylece, kendi operasyonlarında 2040 yılı için belirlediği karbon nötr hedefinin yaklaşık yüzde 70’ine daha erken ulaşmış olacak. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, sürdürülebilirlik yolculuğunda hızlandırdığı dönüşümün etkilerini ve geleceğe yönelik stratejik önceliklerini ortaya koyan 2024 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu açıkladı. Rapor kapsamında şirket, 2040 nötr karbon yolundaki hedefleriyle uyumlu ilerlediğini ortaya koydu. Sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım atan Trendyol tüm ofisleri, dağıtım ve aktarma merkezlerini kapsayan 300’ü aşkın lokasyonda tamamen yenilenebilir kaynaklardan üretilen "I-REC sertifikalı" elektrik kullanımına geçtiğini açıkladı. Şirket, hidroelektrik dahil çeşitli kaynakların sertifikalandırılabildiği bu sistemde özellikle güneş ve rüzgar enerjisini tercih ederek operasyonel çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımla şirket, kendi operasyonlarında 2040 için koyduğu karbon nötr hedefinin yaklaşık yüzde 70’ine daha erken ulaşmış olacak. Sürdürülebilirliğin Trendyol’un temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, şunları söyledi: "Şirket olarak, 2040 karbon nötr hedeflerimizi içeren sürdürülebilirlik yolculuğumuzda ilk günden bu yana kararlılıkla ilerliyor, teknoloji ve inovasyon gücümüzü, toplum ve dünyada kalıcı değer oluşturmak amacıyla kullanıyoruz. Bu yıl itibarıyla sürdürülebilirlik stratejimizin üç yıllık dönüm noktasına ulaştık ve başlangıçta koyduğumuz hedefleri yeniden değerlendirdik. 2024 boyunca veri analitiği, tedarik zinciri verimliliği ve enerji yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ destekli çözümleri gündemimize aldık ve sürdürülebilir dönüşüm yolculuğumuzda pozitif adımlar attık. Ulaştığımız seviyeyi bir varış noktası değil, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, sürdürülebilirlik yolculuğunun dinamik bir süreç olduğu ve zaman içinde değişen ihtiyaç ve risklere göre kendimizi sürekli gözden geçirip yeniden hizalama gerekliliği yatıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde değişen koşullar, paydaş beklentileri ve küresel gereklilikler doğrultusunda stratejimizi düzenli olarak güncellemeyi sürdüreceğiz." Trendyol’un üçüncü sürdürülebilirlik raporu, şirketin artan operasyon hacmine rağmen son bir yılda karbon verimliliğini koruduğunu ortaya koyuyor. Atıklarının yüzde 99’unu geri dönüştüren şirket, kargo poşetlerinde en az yüzde 50 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanıyor. İkinci el platformu Dolap sayesinde 307 bin ton karbondioksite eşdeğer emisyonun oluşmasını engelleyen şirket, ek olarak 336 milyon metreküp su tasarrufu sağladı. Sürdürülebilir üretim odaklı ürün gamını da hızla büyüten şirket, 2024’te Trendyol Care etiketli ürünlerini yüzde 225 genişleterek, 520 bin sürdürülebilir ürünü Türkiye’den Körfez ülkeleri ve Doğu Avrupa’da müşterileriyle buluşturdu. Ayrıca, ikinci el platformu Dolap üzerinden 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırarak döngüsel ekonomiye katkı sağladı. Trendyol ayrıca, çift yönlü önceliklendirme yaklaşımıyla tüm paydaşlarının görüşlerini toplayarak çevresel ve sosyal alanda öne çıkan 20 kritik konuyu belirledi ve sürdürülebilirlik stratejisini buna göre güncelledi. Şirket, uzun vadeli çevresel yol haritasında da somut taahhütler ortaya koyuyor. Şirket, kendi operasyonlarında 2040’a, tüm iş ortakları ve tedarikçilerini kapsayan değer zincirinde ise 2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. Ambalaj ve atık yönetiminde tüm lojistik merkezlerinde sıfır atık sertifikasyonu almayı ve perakende ambalaj malzemelerinin tamamını sertifikalı kaynaklardan sağlamayı planlıyor. Sürdürülebilir üretimde ise 2030’a kadar ürünlerin yüzde 20’sinin sertifikalı ve patentli malzemelerden üretilmesi hedefleniyor. GRI 2021 sürdürülebilirlik raporlama standartlarına uygun hazırlanan rapor, karbon azaltımı, sürdürülebilir üretim, atık ve ambalaj yönetimi gibi çevresel başlıkların yanı sıra sosyal etki projeleri ve şirketin sürdürülebilir geleceğe yönelik planlarını kapsamlı şekilde sunuyor. I-REC (yenilenebilir enerji sertifikası) nedir? RECs International tarafından geliştirilen I-REC (yenilenebilir enerji sertifikası), tüketilen elektriğin yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini doğrulayan uluslararası bir sertifikasyon sistemidir. Şirketlere enerji kullanımındaki çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlama imkanı sunan bu kapsamlı sistemde yenilenebilir kaynaklardan üretilen her 1 MWh elektrik için bir sertifika oluşturularak, tüketilen enerjinin çevresel etkileri izlenebilir ve raporlanabilir hale getirilir. Bu sayede kurumlar, yenilenebilir enerji tüketimini uluslararası standartlara uygun biçimde belgeleyerek karbon ayak izlerini azaltma hedeflerine katkı sağlar. Trendyol’da pozitif etki odaklı yaklaşım Yapılan açıklamaya göre şirket, sürdürülebilirlik stratejisinin merkezine doğa, toplum ve tüm paydaşları için pozitif etki oluşturma hedefini yerleştiriyor. Bu anlayış, şirketin yalnızca ticaret ekosistemine değil, sosyal hayatın farklı alanlarına da değer katmasını sağlıyor. Kırsalda dijital uçurumu azaltmayı hedefleyen Yarının Köyleri, sivil toplum kuruluşlarını destekleyen Sepette İyilik, sanatı herkes için ulaşılabilir kılan Trendyol Sanat, müze mağazacılığının dijitalleşmesine katkı sunan Türkiye’nin Müzeleri ve yerel üreticiyi destekleyen Yöresinden Ürünler gibi girişimler, şirketin toplumsal faydayı geniş bir perspektiften ele aldığının somut örneklerini oluşturuyor. Tüm bu programların tasarımında paydaş geri bildirimleri, yerel ihtiyaçlar ve beklentiler belirleyici rol oynarken; Trendyol sosyal etki çalışmalarını bu doğrultuda sürekli geliştiriyor. Bu yıl hayata geçirilen Dijital Usta programı ise KOBİ’lerin dijital dönüşümünü hızlandırma yolunda atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Şirket, pozitif etki yaklaşımını uluslararası pazarlara da taşıyarak kalıcı etkiyi çoğaltmayı hedefliyor. Böylece sürdürülebilirliği operasyonel bir başlığın ötesine geçirip faaliyet gösterdiği her coğrafyada uzun vadeli, fayda odaklı bir miras oluşturmayı amaçlıyor.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:56
MATSO Başkanı Güngör: "Nefes Kredisi’nde kredi hacmi 50 milyar TL’ye yükseltildi"
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından 25 milyar TL olan TOBB Nefes Kredisi hacminin 50 milyar TL’ye çıkarıldığını söyledi. KOBİ’lere uygun şartlarda finans desteği sağlamak amacıyla başlatılan TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildi. MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından TOBB Nefes Kredisi hacminin iki katına çıkarıldığını söyledi. Nefes Kredisi için yeni başvuruların 19 Kasım Çarşamba günü başladığını belirten Güngör, "TOBB, KGF ve bankalar iş birliğinde sağlanacak kredi kapsamında 24 aya kadar vadelerde yüzde 33, 24 ay üzerindeki vadelerde ise yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. Kredi, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere en fazla 36 ay vade ile kullandırılacak. İşletmeler azami 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek" dedi. Nefes Kredisi’nin detayları KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin işletmelerin nakit akışına önemli katkı sağlayacağını belirten Güngör, başvuruların anlaşmalı olan bankaların şubelerine yapılabileceğini söyledi. Güngör, artırılan kredi hacmine rağmen mevcut şartların aynen geçerli olacağını ifade ederek, "TOBB Nefes Kredisi kapsamında firmalar en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere toplamda 36 aya kadar vadelendirilecek. Faiz oranları ise 24 aya kadar yüzde 33, 24 ayın üzerinde ise yüzde 32 olarak uygulanacak. Ayrıntılı bilgi için odamızla irtibata geçebilirsiniz" diye konuştu. "Üyelerimizin finansmana erişimi kolaylaşacak" KOBİ’lerin finansmana ulaşımını kolaylaştırmak, işletmelerin sermaye gücünü artırmak ve enflasyonla mücadeleye destek olmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin önemine değinen Güngör, "Üyelerimizden gelen talepleri dikkate alarak sürecin yeniden başlatılması konusunda gerekli girişimleri yaptık. TOBB Nefes Kredisi’nin, işletmelerimizin nakit akışını güçlendirerek önemli bir rahatlama sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Üyelerin yaşadığı en önemli sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu ifade eden Güngör, "Üyelerimizden gelen kredi talepleri doğrultusunda yaptığımız girişimler sonucunda TOBB Nefes Kredisi’nin limiti iki katına çıkarıldı. Bu kredi, KOBİ’lerimizin iş süreçlerinde rahatlama sağlamak ve sürdürülebilir büyümeye katkı sunmak amacıyla uygulanmaktadır. Amacımız, zor dönemlerde üyelerimizin yanında durarak ticaretin sağlıklı bir şekilde devam etmesine destek olmaktır. Temmuz ve ekim aylarında hayata geçirilen Nefes Kredisi’nden birçok üyemiz yararlandı. Gelen yoğun talep üzerine yeniden girişimde bulunduk. TOBB Nefes Kredisi’nin limiti 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarıldı. Böylece sadece 2025 yılı içinde TOBB Nefes Kredisi kapsamında KOBİ’lere sunulan toplam destek 80 milyar Türk lirasına ulaşmış olacak. Başta TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanımız Erdoğan Özegen olmak üzere sürece katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, kararın üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Üyelerimizin yanında olmaya ve destek sunmaya devam edeceğiz" MATSO olarak üyelerinin talep ve ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerinin altını çizen Güngör, her şartta üyelerin yanında olduklarını belirterek, "Üyelerimize yönelik desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:53
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,60 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,60 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE’de Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 26,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,19 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,29 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,35 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 36,01 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 26,60 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,97 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 6,76 artış ile tohum ve dikim materyali oldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:52
Tarım-GFE yıllık yüzde 34,60 arttı
Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 34,60 arttı, aylık yüzde 2,16 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE’de Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,16 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 26,48 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,60 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,19 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 2,29 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,35 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 36,01 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 26,60 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,97 artış ile veteriner harcamaları, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 6,76 artış ile tohum ve dikim materyali oldu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:49
Ekonomiye güven kasımda artış gösterdi
Tüketici güven endeksi, kasımda bir önceki aya göre yüzde 1,6 artarak 85 seviyesine yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı. TÜİK ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarına göre, ekimde 83,6 olan tüketici güven endeksi, kasım ayında yüzde 1,6 artışla 85 olarak kaydedildi. Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi yüzde 2,7 artarak 67,7’den 69,6’ya yükseldi. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi ise ekimde 84,2 iken kasımda yüzde 1,9 artışla 85,7’ye çıktı. Genel ekonomik durum beklentisi endeksi de geçen ay 78,6 seviyesindeyken bu ay yüzde 1,3 artışla 79,6’ya ulaştı. Dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesini gösteren endeks ise ekimde 104 seviyesinden yüzde 0,9’luk yükselişle 105’e çıktı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:47
Tüketici güven endeksi 85’e çıktı
Tüketici güven endeksi, kasımda bir önceki aya göre yüzde 1,6 artarak 85 seviyesine yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı. TÜİK ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarına göre, ekimde 83,6 olan tüketici güven endeksi, kasım ayında yüzde 1,6 artışla 85 olarak kaydedildi. Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi yüzde 2,7 artarak 67,7’den 69,6’ya yükseldi. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi ise ekimde 84,2 iken kasımda yüzde 1,9 artışla 85,7’ye çıktı. Genel ekonomik durum beklentisi endeksi de geçen ay 78,6 seviyesindeyken bu ay yüzde 1,3 artışla 79,6’ya ulaştı. Dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesini gösteren endeks ise ekimde 104 seviyesinden yüzde 0,9’luk yükselişle 105’e çıktı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:45
DTO, Kazakistan’ın İzmir Başkonsolosunu ağırladı
Denizli Ticaret Odası’nı (DTO) ziyaret eden Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, DTO’ya üye iş insanlarıyla bir araya geldi; ülkesindeki yatırım imkânlarını tanıttı. DTO Başkan Yardımcısı Hasan Aracı da konuğuna Denizli, sektörleri ve iş birliği imkanlarını anlattı. DTO’da Denizlili iş insanları ile buluşan Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev’e Kazakistan Cumhuriyeti’nin Denizli Fahri Konsolosu Okan Oğuz ve başkonsolosluk görevlileri eşlik etti. Akatayev ile beraberindeki resmi heyeti, DTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Aracı kendisine eşlik eden DTO yönetim kurulu ve meclis üyeleri ile ağırladı. DTO’nun medikal, kablo, makine, inşaat, eğitim, sağlık, lojistik ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerinin de katılımıyla, Türkiye ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasındaki İş Birliği ve Ticareti Geliştirme Toplantısı yapıldı. Başkan Yardımcısı Aracı, Denizli’yi ve yatırım imkanlarını tanıttı DTO Başkan Yardımcısı Hasan Aracı, başta yatırım imkanları olmak üzere Denizli’yi, sektörlerini ve odalarını tanıttı. Konukları da toplantıya katılanların sorularını yanıtladı. Konuşmasının başında konuklarına kendilerini Denizli’de görmekten duydukları memnuniyeti ileten Aracı, Türkiye’de, Kazak ortaklı 776 firma bulunduğunu ve bunların 2’sinin Denizli Ticaret Odası’nın üyesi olduğunu açıkladı. Yeni yatırımlar ve ticari iş birlikleriyle, bunu daha da artırmak istediklerini de vurguladı. Konuşmasında ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacmini de gözler önüne serdi. Aracı, "Ülkemizin Kazakistan Cumhuriyeti’ne ihracatı, 2023’te 2 milyar 960 milyon 336 bin 812 dolardı. Geçen yıl, yüzde 12 artarak 3 milyar 315 milyon 526 bin 768 dolar oldu. Bu yıl ocak-ekim arasındaki 10 aylık dönemdeki ihracatımız ise 1 milyar 447 milyon 907 bin 20 dolar. Geçen yıl aynı dönemde 1 milyar 448 milyon 652 bin 100 dolardı; bu yıl binde 1 oranında küçük bir azalma yaşandı. İthalatımız ise 2023’te 3 milyar 501 milyon 132 bin 450 dolar iken geçen yıl yüzde 3,3 azalarak 3 milyar 385 milyon 643 bin 534 dolara indi. Geçen yıl Ocak-eylül arasındaki 9 aylık dönemdeki ithalatımız ise geçen yıl 2 milyar 573 milyon 333 bin 867 dolardı. Bu yıl aynı dönemde 3 milyar 253 milyon 303 bin 188 dolar oldu; yüzde 26,4 arttı. Kazakistan Cumhuriyeti’ne yönelik ihracat kalemlerimizde makine, mekanik cihazlar ve aletler, elektrikli makine ve cihazlar, giyim eşyası ile motorlu kara taşıtları, ilk sıralarda geliyor. Kazakistan Cumhuriyeti’nden en çok ithalat yaptığımız sektörler ise sırası ile bakır ve bakırdan eşya, mineral yakıtlar ve yağlar, alüminyum ve alüminyumdan eşya, demir-çelik ile sebzeler ve bazı kök yumrular. Denizli’den Kazakistan Cumhuriyeti’ne ihracatımız, 2023’te yaklaşık 13 milyon 927 bin 272 dolar idi. Geçen yıl, yüzde 17,1’lik bir artışla 16 milyon 309 bin 202 dolara ulaştı. Bu yılın ocak-ekim dönemindeki 10 ayda ise 5 milyon 946 bin 470 dolar oldu. Geçen yıl aynı dönemde 8 milyon 233 bin 120 dolardı; yüzde 27,8 azaldı. Kazakistan Cumhuriyeti’nden ithalatımız da 2023’te 194 milyon 835 bin 62 dolardı. Geçen yıl 200 milyon 135 bin 704 dolara çıktı. Bu yılın ilk 9 ayında ise 161 milyon 245 bin 774 dolara ulaştı. Geçen yıl aynı dönemde 152 milyon 32 bin 977 dolardı; yüzde 6,06 arttı. Bugün işte bu ticareti artırmanın yollarını aramak ve birbirimizi daha iyi tanımak için toplandık. Toplantımızın, iş birliğimizin ve kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını diliyorum" dedi. Akatayev, "Denizli, sıcak kalpli insanlarla şanslı bir yer" Aracı’dan sonra Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, kendilerini samimi ve sıcak karşılayan Denizli Ticaret Odası’na teşekkür etti. Akatayev, "Burası sıcak kalpli, yardımsever ve misafirperver insanlarla dolu, şanslı bir bölge. Denizli’de görev yapan Fahri Konsolosumuz Okan Oğuz sayesinde iş birliğimiz daha hızlı ve kolay ilerlemektedir. Hangi konu olursa olsun İzmir’deki Kazakistan Başkonsolosluğu’nda da sizleri ağırlamak için hazırız" dedi. Oğuz, "Kazakistan’da ham madde, Denizli’de ise sanayi kültürü var" Kazakistan Cumhuriyeti’nin Denizli Fahri Konsolosu Okan Oğuz da Kazakistan’ın iş potansiyelinden Türk iş adamlarının özellikle de Denizlili iş insanlarının faydalanması gerektiğini ifade etti. Oğuz, "Kazakistan’da ham madde kaynağı var; Denizli’de de sanayicilik kültürü. Orta Asya’nın yüzde 70’ine tekabül eden Kazakistan ekonomisini incelemenizi ve ticari imkanlarından faydalanmanızı öneririm" diye konuştu. Konuşmaların sonrasında katılımcılar, konuklara Kazakistan’daki yatırım fırsatlarına dair merak ettikleri konulardaki sorularını yöneltti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:39
Denizli sanayisinin rekabet artırmak için DSO yönetimi Ankara’da önemli görüşmeler yaptı
Denizli Sanayi Odası (DSO), sanayinin rekabet gücünü artıracak kritik başlıkları doğrudan ilgili kurumların gündemine taşımak için Ankara’da yoğun temaslarla ziyaret programı gerçekleştirdi. Denizli Sanayi Odası (DSO) yönetimi Denizli sanayinin rekabet gücünü artıracak kritik başlıkları doğrudan ilgili kurumların gündemine taşımak amacıyla Ankara’da yoğun temaslarla geçen iki günlük bir ziyaret programı gerçekleştirdi. DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu liderliğindeki heyette, Başkan Yardımcısı Mehmet Serter ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş yer aldı. Heyet, başkentte yaptığı görüşmelerde yeni OSB yatırımlarından yeşil dönüşüme, KOBİ’lerin dijitalleşmesinden bölgesel kalkınmaya kadar birçok konuyu masaya yatırdı. AB fonları ile sanayide dönüşüme stratejik adım Ziyaretlerin ilk durağında, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı’nda Mali İş Birliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan ile gerçekleşen toplantıda Denizli sanayisinin yeşil dönüşüm, enerji verimliliği ve dijitalleşme alanlarında duyduğu ihtiyaçlar ele alındı. Heyet, AB’nin yeni dönem öncelikleriyle DSO’nun sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı proje çalışmalarının örtüştüğünü vurgularken, sanayicilerin fonlara erişimini kolaylaştıracak ortak proje geliştirme süreçleri detaylı biçimde değerlendirildi. Görüşmede, AB fonlarının bu dönüşüm süreçlerinde daha etkin kullanılabilmesi için yeni iş birliği modelleri üzerinde durulurken, fonlara erişimi kolaylaştıracak mekanizmaların geliştirilmesi konusunda ortak bir irade ortaya kondu. Dijitalleşme ve Ar-Ge için KOSGEB-DSO ortak vizyonu Ankara temasları, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ile yapılan görüşmeyle devam etti. Bu buluşmada, KOBİ’lerin dijitalleşme, Ar-Ge kapasitesi ve yenilikçilik alanlarında güçlendirilmesi için yeni destek modelleri gündeme geldi. DSO ve KOSGEB arasında hâlihazırda devam eden iş birliklerinin genişletilmesi konusunda önemli adımlar için mutabakat sağlandı. DSO bünyesinde açılması planlanan KOSGEB Temsilcilik Ofisi oluşturma sürecinin de görüşüldüğü toplantıda, Denizli Model Fabrika’nın öğren- dönüş programlarına katılmayı planlayan işletmeler adına tasarlanan yeni destek modeli hakkında istişarelerde bulunuldu. Tekstil, hazır giyim, mobilya ve deri sektöründe faaliyet yürüten işletmelerin 2025 yılı içerisinde yararlandığı İstihdamı Koruma Destek Programının kapsamının ve destek tutarlarının genişletilmesi konusunda yapılan çalışmalar KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu tarafından paylaşıldı. DSO-VEM: Güney Ege’nin Yeni Verimlilik ve Dönüşüm Üssü Temasların ikinci gününde odak noktası bölgesel kalkınma ve sürdürülebilirlik oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek ile bir araya gelen heyet, DSO Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Merkezi Projesi’ndeki (DSO-VEM) ilerlemeleri detaylıca değerlendirdi. Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğiyle kurulan Merkez ile, bölge sanayisi için işletmelerde verimlilik analizleri ve dönüşüm planları oluşturulmasının ve temiz üretim uygulamalarının yaygınlaştırılmasının beklendiği ifade edildi. Başkan Kasapoğlu, Merkez aracılığıyla Ege Bölgesi’ne hizmet eden bir dönüşüm ekosistemine katkı sağlanacağını belirtti. Şimşek ile değerlendirilen bir diğer konu ise Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı oldu. Orta- yüksek ve yüksek teknoloji yatırımlarında Denizli sanayisinin sektörel anlamda beklediği ilave destekleri aktaran Kasapoğlu, 2026 yılında güncellenmesi beklenen yatırım konularında makine, mermer ve doğal taş, tekstil, demir- çelik, kablo ve gıda sektörleri için önerilerini Genel Müdür Ahmet Şimşek ile paylaştı; ilgili hususlarda GEKA ile koordine çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Denizli sanayisinin geleceği için yeni OSB’ler ve güçlü altyapı şart" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndaki temaslar kapsamında Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan ziyaret edildi. Görüşmede, Denizli Makine İhtisas OSB ve Çivril OSB başta olmak üzere kurulum süreçleri devam eden OSB’lerin durumu, sanayide verimlilik artışı ve katma değerli üretim konuları ön plana çıktı. Sanayicinin altyapı, ulaşım, çevre sorunlarına yönelik ihtiyaçların karşılanabilmesi için yeni Organize Sanayi Bölgesi yatırımlarının hızla hayata geçirilmesinin Denizli için stratejik bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Özellikle yüksek katma değerli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların genişleme ihtiyaçları doğrultusunda, mevcut OSB’lerin kapasitesinin sınırlarına dayandığı ve modern, çevreci, altyapısı güçlü yeni bir OSB modelinin yaygınlaştırılmasına olan ihtiyacın giderek arttığı ifade edildi. Görüşmede ayrıca Denizli Model Fabrika’nın güncel faaliyetleri aktarılırken, yalın üretim, dijitalleşme ve süreç optimizasyonu alanlarında işletmelere sağladığı dönüşüm etkisinin somut sonuçlar doğurduğu belirtildi. Bu nedenle Model Fabrika çalışmalarını destekleyecek teşvik mekanizmalarının öneminin altı çizildi. Hisarcıklıoğlu ile buluşma, "Denizli sanayisi için birlik ve koordinasyon DSO heyeti, Türkiye iş dünyasının en üst çatı örgütü olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da TOBB ETÜ’deki ofisinde ziyaret etti. Ziyarette Başkan Hisarcıklıoğlu’na DSO’nun son dönemde yürüttüğü çalışmalar ve yatırım planları aktarılırken, TOBB’un ulusal ölçekteki koordinasyon gücünün Denizli sanayisine sunduğu katkıdan duyulan memnuniyet dile getirildi. Toplantıda ayrıca KOBİ’lere uygun finansman desteği sağlamak amacıyla 19 Kasım itibarıyla başlatılan TOBB Nefes Kredisi’nin yeni paketi değerlendirildi. İçişleri Bakanlığı’nda kamu ve özel sektör iş birliği Başkan Selim Kasapoğlu Ankara programının son durağında İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan’ı makamında ziyaret etti. Başkan Yardımcısı Mehmet Serter’in de yer aldığı ziyarette, Denizli sanayisinin üretim ve istihdamda mevcut durumu değerlendirilerek sanayicilerin kamu-özel sektör iş birliklerine ilişkin beklentileri aktarıldı. Kasapoğlu: "Denizli sanayisini yeni ufuklara taşımak için çalışıyoruz" Ankara temaslarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, bu görüşmelerin Denizli sanayisinin gelecek vizyonunu güçlendiren bir içerik taşıdığını belirterek şu mesajı verdi:. "Denizli Sanayi Odası olarak geçtiğimiz üç yılda aldığımız yolda bize paydaşlık desteği sunan Kurumlarımıza iade-i ziyaret gerçekleştirdik. Birlikte yaptığımız projeler, iş birlikleri ve organizasyonlar ışığında Odamız faaliyetlerinin önemli ölçüde ses getirdiğini bir kez daha gözlemlerken, gelecekte yapmayı planladığımız işler için Birliğimizden ve Bakanlığımızdan ilave görüşler aldık. Sanayimizin geleceğini; ekonomik koşulların iyileştirilmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve istihdamın niteliğinin artırılmasıyla birlikte yeni ufuklara taşıma kararlılığımızı istişare ettik. Başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere TOBB’a; Sanayi ve Teknoloji, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarımıza nazik misafirperverlikleri için teşekkür ediyoruz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder