EKONOMİ
Port Yarımca’nın yıllık elleçleme kapasitesi 780 bin araç oldu 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:18:59 Otomotiv lojistiğinin dünyaya açılan kapılarından biri olan Kocaeli’deki Port Yarımca, 2025 yılında Türkiye’de elleçlenen toplam Ro-Ro hacminin yüzde 20’sini tek başına gerçekleştirdi. Tesis, yıllık 780 bin araçlık elleçleme kapasitesiyle sektöründe ilk sıralarda yer alıyor. OYAK ile Japon Nippon Yusen Kaisha (NYK Line) grubunun ortaklığıyla 2018 yılında Kocaeli Körfezi’nde kurulan Port Yarımca, uluslararası otomobil markalarının dış ticaret kapısı olarak faaliyetlerini her yıl artırıyor. Liman, Ro-Ro (Roll-on/Roll-off) konseptinde hizmet veriyor. Liman, yüzde 100 otomotiv odaklı yapısı, modern teknolojik altyapısı ve güçlü operasyonel kabiliyetiyle otomotiv lojistiğinin dünyaya açılan kapılarından biri olma konumunda. Toplam Ro-Ro hacminin yüzde 20’si Port Yarımca’dan Yapılan açıklamaya göre liman, 2025 yılında kuruluşundan bu yana en yüksek yıllık gemi uğrağı ve elleçleme hacmine ulaşarak rekor kırdı. Türkiye’nin tek ihtisas Ro-Ro limanı olan liman, yıllık 780 bin araçlık kapasitesiyle sektör liderliğini sürdürürken geçen yıl Türkiye toplam Ro-Ro hacminin yüzde 20’sini tek başına gerçekleştirdi ve 428 bin 119 adetlik elleçleme miktarına ulaştı. Port Yarımca değer üreten stratejik lojistik merkezi Port Yarımca Genel Müdürü Gökalp Sözen konuya ilişkin şunları söyledi: "Port Yarımca olarak, uluslararası standartlarda hizmet sunan bir Ro-Ro limanı olmanın sorumluluğuyla otomotiv lojistiğinde müşterilerimize yüksek verimlilik ve operasyonel güvenlik sağlayan çözümler geliştiriyoruz. Entegre hizmet modelimiz ve güçlü altyapımız sayesinde süreçleri tek noktadan yöneterek müşterilerimizin operasyonlarını hızlandırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de küresel otomotiv sektöründeki dönüşümü yakından takip ederek dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmeliyet odağında yatırımlarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Port Yarımca’yı sadece bir liman değil, müşterilerine değer üreten stratejik bir lojistik merkez olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz." 20 bin araçlık stoklama alanı Açıklamaya göre, Türkiye limanları arasında en yüksek kapasiteli katlı otoparkı da içeren toplam 20 bin araçlık stoklama alanı, Port Yarımca’ya büyük ölçekli operasyonları eş zamanlı, emniyetli ve esnek biçimde yönetme olanağı tanıyarak sektörde belirgin bir fark oluşturdu. Liman, 235 bin metrekarelik alanda sunduğu entegre hizmet yapısıyla klasik liman anlayışının da ötesine geçti. 2025’te 553,3 milyon metrik ton yük elleçlendi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında elleçlenen toplam tonaj 553,3 milyon metrik ton olarak gerçekleşerek bir önceki yıla göre yüzde 4 arttı. Konteyner pazarında da aynı yıl elleçlenen hacim 2024’e kıyasla yüzde 3,3 artarak 13,99 milyon TEU’ya ulaştı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:51 Honaz Ata Tohumu Şenliğinde binlerce tohum ve fide vatandaşlara dağıtıldı Honaz Belediyesi tarafından düzenlenen Ata Tohumu Takas Şenliği, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Etkinlikte 3 bin paket ata tohumu ve 30 bin fide ücretsiz dağıtılırken, çok sayıda belediye ve sivil toplum kuruluşu organizasyona destek verdi. Honaz Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenen Ata Tohumu Takas Şenliği, geniş katılımla ve renkli görüntüler eşliğinde gerçekleştirildi. Şenlikte, toprağın mirası olarak görülen ata tohumlarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla önemli bir organizasyona imza atıldı. Etkinliğe 10 belediye ve 20 dernek katkı sunarken, vatandaşlara toplamda 3 bin paket ata tohumu ve 30 bin fide ücretsiz olarak dağıtıldı. Şenliğe çok sayıda siyasi ve yerel yönetici de katılım sağladı. Programa CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ali Marım, İzmir Karaburun Belediye Başkanımız İlkay Girgin Erdoğan, Uşak Kızılcasöğüt Belediye Başkanımız Refik Tuncay, Bozkurt Belediye Başkanımız Birsen Çelik, Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Güney Belediye Başkanı Mehmet Ali Eraydın, CHP Çardak İlçe Başkanı Cemil Kara, CHP Bozkurt İlçe Başkanı Halil İbrahim Balık, CHP Honaz İlçe Başkanı Ramazan Güngördü başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi katıldı. Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, ata tohumlarının korunmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Toprağın hafızasını geleceğe taşımak adına düzenlediğimiz Ata Tohumu Takas Şenliğimizi büyük bir coşku ve yoğun katılımla gerçekleştirdik. Katılım gösteren tüm protokol üyelerimize, destek veren belediyelerimize ve derneklerimize, ayrıca organizasyonda emeği geçen ekip arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Birlikte üretmeye, toprağımıza sahip çıkmaya ve geleceğe umut olmaya devam edeceğiz." Şenlik, hem üreticiler hem de vatandaşlar tarafından büyük ilgi görürken, yerel tarımın desteklenmesi ve sürdürülebilir üretimin teşvik edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:46 Bakan Bolat: ‘‘Türkiye ile Litvanya ticaret hacmini 2 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz’’ İSTANBUL (İHA) – Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘‘2025 yılında 1,1 milyar dolar olarak kaydedilen ikili ticaret hacmimizi önümüzdeki yıllarda 2 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için yoğun şekilde çalışacağız’’ dedi. Türkiye ile Litvanya arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen Türkiye–Litvanya 2’nci Dönem JETCO Toplantısı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Litvanya Ekonomi ve İnovasyon Bakanı Edvinas Grikšas’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. JETCO Toplantısı kapsamında iki ülke arasında işbirliğini geliştirmeye yönelik JETCO Protokolü imzalandı. JETCO Toplantısı sonrası DEİK ve Litvanya Sanayi ve Zanaat Odaları Birliği tarafından düzenlenen Yuvarlak Masa Toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan Bakan Bolat, Türkiye-Litvanya arasındaki ticari ilişkileri geliştirmeye yönelik atılacak adımlardan bahsetti. Bakan Bolat, Türkiye ile Litvanya arasındaki ticaret hacmini 2 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. JETCO toplantısında gündeme gelen konulara ilişkin bilgi veren Bolat, ‘‘İkili görüşmemizde, özellikle müteahhitlik hizmetleri, yeşil teknolojiler, bilgi ve iletişim, savunma, yüksek teknolojili üretim, yenilenebilir enerji ve turizm sektörlerinde mevcut ekonomik ortaklığımızı daha da güçlendirme yollarına ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve dijital ekonomi başta olmak üzere Avrupa Birliği çerçevesindeki mevcut iş birliğimizi geliştirme yollarını da ele aldık. Gelecek yıl, Litvanya’nın Avrupa Birliği (AB) Konseyi dönem başkanlığı sırasında, AB ile iş birliğimizin daha da ilerleyeceğine inanıyoruz’’ ifadelerini kullandı. JETCO Protokolü imzalandı Bakan Bolat, ‘‘Türkiye-Litvanya 2’nci Dönem JETCO Toplantısı’nın çıktılarının kaydı olarak, az önce Bakan Grikšas (Gırikşas) ile birlikte, JETCO çerçevemizde ele alınan çeşitli konuları kapsayan ‘Türkiye-Litvanya JETCO Protokolü’nü imzaladık. Bugün İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz resmi temasların ve iş görüşmelerinin ekonomik ortaklığımızı daha da güçlendireceğine ve ileriye taşıyacağına inanıyorum’’ diye konuştu. İşbirliği yapılması amaçlanan sektörler hakkında da açıklama yapan Bolat, ’’JETCO Protokolümüzde; ikili ticaret ve karşılıklı yatırımlar, iş dünyası ilişkileri (B2B), müteahhitlik hizmetleri, enerji, savunma sanayii, sanayi iş birliği, ulaştırma, tarım, turizm ve Avrupa Birliği ile ilgili konular gibi belirli gündem maddelerini ele alma konusunda mutabık kaldık. Bu JETCO Protokolü, mevcut iş birliğimizi güçlendirmek, ticaret ve yatırım ilişkilerimizi gözden geçirmek ve yeni iş birliği alanlarını keşfetmek için bir yol haritası niteliği taşımaktadır’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye-Litvanya ticaret hacmini 2 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz’’ Türkiye ve Litvanya arasındaki ikili ticari ve ekonomik ilişkilerin son yıllarda gelişme gösterdiğini ifade eden Bolat, ‘‘2025 yılında 1,1 milyar dolar olarak kaydedilen ikili ticaret hacmimizi önümüzdeki yıllarda 2 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için yoğun şekilde çalışacağız. Özellikle stratejik ve potansiyel gördüğümüz savunma sanayii, bilişim ve iletişim teknolojileri, ileri teknolojiler, yenilenebilir enerji sistemleri, müteahhitlik ve perakende sektörlerinde yatırımcılarımızı yönlendirmeye ve teşvik etmeye devam edeceğiz. Amacımız, her iki ülke için kalıcı değer oluşturmak ve sürdürülebilir, uzun vadeli bir iş birliğinin temellerini atmaktır’’ dedi. İki ülke arasındaki havayolu seferlerinin ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını da söyleyen Bolat, ‘‘Türk Hava Yolları’nın haftalık 14 sefer düzenlemesi, ticaret, yatırım ve turizmin gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır. 2025 yılında Türkiye yaklaşık 307 bin Litvanyalı ziyaretçiyi ağırlamıştır. Bu doğrultuda, beşerî ve kültürel bağları daha da güçlendirmeye kararlıyız’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Vizyonumuz; savunma sanayii iş birliğini güçlendirmek, yenilikçiliği teşvik etmek ve bu kritik sektörde kalıcı bir güven ortamı tesis etmektir’’ Savunma sanayi alanının da Türkiye açısından önemini vurgulayan Bakan Bolat, ‘‘Bizim için bir diğer önemli iş birliği alanı ise savunma sanayiidir. Litvanya savunma sektöründe, özellikle yüksek teknolojilerin entegrasyonu ile ilerleme kaydederken, Türkiye güçlü bir savunma sanayii altyapısı, saygın firmaları ve artan ihracat kapasitesi ile öne çıkmaktadır. Bu çerçevede, yetkinliklerimizin birbirini tamamlayıcı niteliği, karşılıklı fayda sağlayan güçlü bir iş birliği zemini sunmaktadır. Mevkidaşım Grikšas’ın ve 13 şirketten oluşan Litvan iş heyetinin yarın gerçekleştirilecek SAHA-2026 Fuarı’na (Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı) katılımı, bu alandaki ortak kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Bakan ile vizyonumuz; savunma sanayii iş birliğini güçlendirmek, yenilikçiliği teşvik etmek ve bu kritik sektörde kalıcı bir güven ortamı tesis etmektir’’ açıklamasında bulundu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 13:14 Çeyiz alışverişinde hava temizleyiciler öne çıktı Düğün sezonu öncesi yeni evlenecek çiftler çeyiz alışverişine hız verirken, Trendyol’un çeyiz kampanyası bu dönemde öne çıkan alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. 14-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen kampanyada, en çok hava nemlendirici buhar makinesi, ayaklı boy aynası ve nano jel yastık gibi konfor ve yaşam kalitesi odaklı ürünler dikkat çekti. Kampanya döneminde hava temizleyici ve süpürge kategorilerine yönelik ilgi öne çıkarken, toplam sipariş adedi geçen yıla göre yüzde 22 arttı. İlkbaharın gelişi ve düğün sezonunun yaklaşmasıyla evlilik hazırlığı yapan gençler çeyiz alışverişine yöneldi, Trendyol da bu döneme özel bir kampanya gerçekleştirdi. 14-20 Nisan tarihleri arasında gerçekleşen kampanya dönemindeki alışverişler, çeyizin artık sadece ihtiyaç değil fonksiyonel, estetik ve teknolojik bir yaşam yatırımı olduğunu gösterdi. Platformun verilerine göre, çeyiz kampanyasında en çok tercih edilen ilk beş ürün hava nemlendirici buhar makinesi, ayaklı boy aynası, saklama kabı seti, kıyafet askıları ve nano jel yastık gibi ‘iyi yaşam’ odaklı ürünler oldu. Listenin devamında büyük boy hurç, buz lazer epilasyon cihazı, dekoratif mumluk, döküm granit sahan takımı ve dolap içi çekmece düzenleyiciler yer aldı. Akıllı ev ürünlerine yoğun ilgi Çeyiz kampanyasındaki alışverişlerin, akıllı ev ürünleri ve küçük ev aletleri kategorilerinin tümüne yüksek oranda yansıdığı görüldü. Bulaşık makinesi, televizyon, fırın, kurutma makinesi, klima, derin dondurucu, ocak, gibi temel ürünlerin yanı sıra dik süpürge, hava temizleyici, buharlı ütü, buharlı temizleyici, robot süpürge ve buhar kazanlı ütü dikkat çekti. Ayrıca blender seti, filtre kahve makinesi, çay makinesi ve Türk kahvesi makinesi evlenecek çiftlerin favori ürünleri arasına girdi. Konya’ya robot süpürge, Diyarbakır’a buzdolabı Bölgesel veriler, Türkiye genelinde farklı alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. Kampanya döneminde Konya’da robot süpürgelere olan ilgi dikkat çekerken, satışlar bir önceki haftaya göre yüzde 59 arttı. Buzdolabında ise en yüksek artış yüzde 81 ile Diyarbakır’da kaydedildi. Erkekler çeyiz alışverişine katıldı Kampanya boyunca erkek müşterilerin çeyiz siparişlerinde normal haftalara göre yüzde 9, kadın müşterilerin çeyiz siparişinde yüzde 12 artış kaydedildi. Bir önceki yıla göre çeyiz kategorisindeki sipariş adedi ise yüzde 22 yükseldi. Çeyiz kampanyasına en çok katılım gösteren iller İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Adana, Mersin ve Konya oldu.
Uşak’ta araç sayısı 187 bini aştı
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:12 Uşak’ta araç sayısı 187 bini aştı Uşak’ta açıklanan motorlu kara taşıtları 2025 yılı Ekim ayı verilerine göre il genelinde toplam araç sayısı 187 bin 483 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ekim ayı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Ekim ayında Türkiye genelinde, trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 49,1’ini otomobil, yüzde 34,5’ini motosiklet, yüzde 11,4’ünü kamyonet, yüzde 2,1’ini traktör, yüzde 1,8’ini kamyon, yüzde 0,7’sini minibüs, yüzde 0,3’ünü otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonette yüzde 18,3, otomobilde yüzde 9, kamyonda yüzde 7,1, traktörde yüzde 3,9 artarken minibüste yüzde 44,2, motosiklette yüzde 30,8, otobüste yüzde 19 ve özel amaçlı taşıtta yüzde 12 azaldı. İllere göre dağılımda ise Uşak’ta yaşayan kişi sayısı 375 bin 310 kişi olurken, Uşak’ta bulunan toplam araç sayısı da 187 bin 483 olarak açıklandı. Uşak’ta şu anda toplam araç sayısı 187 bin 483 olurken, bu araçların cinsine göre dağılımı da şöyle gerçekleşti: Otomobil 84 bin 122, minibüs 2 bin 325, otobüs bin 348, kamyonet 22 bin 602, kamyon 4 bin 661, motosiklet 49 bin 140, özel amaçlı 523 ve traktör sayısı da 22 bin 762 adet olarak belirlendi. Bu rakamlara göre, Uşak’ta araç başına düşen kişi sayısı 2,01 kişi, otomobil başına ise 4,46 kişi olarak belirlendi.
Denizli OSB, OSB’nin Yıldızlarında ödüllendirildi
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:12 Denizli OSB, OSB’nin Yıldızlarında ödüllendirildi OSBÜK tarafından düzenlenen OSB’nin Yıldızları Ödül Töreni’nde Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Deniz Tekstil OSB’lerde en çok kadın istihdamı sağlayan firmalar kategorisinde 4., en çok istihdam sağlayan firmalar arasında ise 10. sırada yer alarak iki ödül aldı. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen ve yoğun ilgi gören OSB’nin Yıldızları Ödül Töreni, 18 Kasım 2025 Salı günü gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, OSB başkanları ve çok sayıda sanayicinin katılımıyla gerçekleşen törende; 12 farklı kategoride toplam 120 plaket sahiplerini buldu. Firmalar ödüllerini Bakan Kacır ve OSBÜK Başkanı Kütükcü’den aldı. Organize Sanayi Bölgelerinin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve başarı hikâyelerini ön plana çıkaran bu prestijli törende, bölgemizin köklü firmalarından Deniz Tekstil San. Tic. A.Ş., iki önemli kategoride ödül kazanarak başarıya imza attı. Deniz Tekstil; "OSB’lerde En Çok Kadın İstihdamı Sağlayan Firma" kategorisinde Türkiye 4.’sü, "OSB’lerde En Çok İstihdam Sağlayan Firma" kategorisinde ise Türkiye 10.’su oldu. Bu iki derece, firmanın hem kadın istihdamına verdiği güçlü desteği hem de toplam istihdamdaki yüksek kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgemizin katma değer oluşturan öncü kuruluşlarından biri olan Deniz Tekstil; yenilikçi üretim yaklaşımı, sürdürülebilirlik odaklı iş modeli ve başarılı ihracat performansıyla bu yılın öne çıkan firmaları arasında yer aldı. Firmanın bölge ekonomisine sağladığı katkıyı ve ulusal-uluslararası pazarlardaki istikrarlı büyümesini simgeleyen ödüller, Deniz Tekstil CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Baltalı tarafından teslim alındı.
KKTC ile ortak çalışma komisyonu
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:50 KKTC ile ortak çalışma komisyonu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nu misafir etti. Sözlerine 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle KKTC’nin 42’nci kuruluş yıldönümünü kutlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, KKTC’nin 6’ncı Cumhurbaşkanı olarak kısa süre önce görevine başlayan Sayın Tufan Erhürman’ı ilk yurt dışı ziyareti kapsamında Ankara’da ağırlamıştı. Bugün de değerli kardeşim Sayın Bakanın, göreve başladıktan sonraki ilk yurt dışı ziyaretini Ülkemize yapıyor olmasından duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek isterim. Bu vesileyle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak kısa süre önce atandığı yeni görevinde kendisine başarılar diliyorum Birlikte verimli ve sonuç odaklı bir çalışma dönemi geçireceğimize inancım tamdır" dedi. "Öncelikli hedef KKTC’nin güçlendirilmesi" Kıbrıs Türk halkının varlığının, hürriyetinin ve geleceğinin teminat altına alınmasını, refah seviyelerinin yükseltilmesini, KKTC’nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla güçlendirilmesini öncelikli hedef olarak gördüklerini belirten Bakan Işıkhan, "Bu kapsamda KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olarak katılmasını son derece önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Kıbrıs meselesini siyasi alanda çözmeye gayret gösterirken, bununla eş zamanlı olarak KKTC’nin kalkınması için gerekli hamleleri birlikte gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. "Ortak çalışma komisyonu kurulacak" Geçmiş dönemde yürürlükte olan İşbirliği Anlaşması sayesinde Türkiye ve KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları birimleri arasında önemli işbirlikleri ve tecrübe paylaşımları gerçekleştirildiğini anımsatan Bakan Işıkhan, "Anlaşmanın süresinin sona ermesiyle birlikte işbirliğimizi yeni bir yasal çerçeveye kavuşturma ihtiyacı doğmuştu. Teknik ekiplerimizin titiz çalışmalarıyla hazırlanan bu yeni Anlaşmayı imzalayacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Her iki Bakanlıktan da bu teknik çalışmaları yürüten arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün imzalayacağımız yeni anlaşma da Bakanlıklarımız arasında Ortak Çalışma Komisyonu kurulmasını öngörmektedir" ifadelerine yer verdi. "Yeni anlaşma sosyal güvenliğe büyük katkılar sağlayacak" Mevcut işbirliğini somut bir takvime bağlayarak ilerleyebilmek adına, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından Ortak Çalışma Komisyonunun toplanarak yeni bir eylem planı hazırlanmasının uygun olacağı değerlendirmelerinde bulunan Bakan Işıkhan, "Eylem planları; uzman değişimi, bilgi ve tecrübe paylaşımı, istihdam ve mesleki eğitim gibi alanlarda yürütülecek ortak projelerin önünü açarak, işbirliğimizi daha da güçlendirmektedir. İlişkilerimizin, önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesi için bizler de süreçleri takip edeceğiz. Bakanlıklarımız arasındaki işbirliğinin, her iki ülke vatandaşlarının çalışma ve sosyal güvenlik alanlarındaki haklarının korunması ve geliştirilmesine büyük katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum" açıklamasında bulundu.
Nurus, İzmir’deki varlığını yeni mağazasıyla güçlendiriyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:45 Nurus, İzmir’deki varlığını yeni mağazasıyla güçlendiriyor Nurus, Ege’nin merkezi İzmir’de yeni mağazasını hizmete açarak bölgedeki varlığını daha da güçlendirdi. 1000 metrekare büyüklüğündeki yeni mağaza, ofis veya evdeki çalışma alanlarına yönelik teknoloji, mühendislik ve yaşam deneyimini bir araya getiren ürünlerini kullanıcıları ile buluşturuyor. Teknoloji, mühendislik ve tasarım gücüyle üretimin geleceğini şekillendiren Nurus, yüzyıla yakın tecrübesiyle çalışma alanlarında kalıcı değer yaratıyor. Uzun yıllardır Ege Bölgesi’nde hizmet veren marka, ürün çeşitliliğini büyük işletmeler, KOBİ’ler ve bireysel kullanıcılarıyla yeni mağazasında buluşturuyor. Temelleri 1927 yılında atılan ve bugün 99 yaşında olan Nurus, sahip olduğu mühendislik ve üretim gücünü İzmir’de daha görünür kılmayı hedefliyor. Nurus, yeni mağazasını başta mimarlar, proje yöneticileri, girişimciler ve profesyoneller olmak üzere tüm kullanıcılarının bir araya gelebileceği bir etkileşim alanı olarak konumluyor. Kullanıcılar, mağaza içindeki yenilikçi çalışma alanları ve özel tasarımı ile sessizlik ve akustik konforu sunan Calma ürünü sayesinde podcast çekimi yapabiliyor, dijital medya için içerik üretebiliyor ve ayrıca küçük ekipli toplantılarını ve networking buluşmalarını gerçekleştirebiliyor. "Türkiye’nin üretim gücünü dünyaya taşıyoruz’’ Nurus’un yaklaşık bir asır önce Ankara’da küçük bir atölyede başlayan yolculuğunun bugün uluslararası standartlarda mühendislik çözümleri üreten global bir başarıya ulaştığını vurgulayan Nurus Yönetim Kurulu Başkanı Güran Gökyay, "Ege Bölgesi’ndeki yeni yatırımımız, büyüme ve bölgesel etki stratejimizin önemli bir aşamasını oluşturuyor. İzmir’de de Nurus’u mühendislik gücünü tasarımla buluşturan, uzun vadeli değer yaratan akıllı yatırım ürünleri markası olarak konumlandırıyoruz. Fabrikamızda bulunan 16 üretim hattımız ile yüzde 95’i aşan bir dikey üretim gücüne sahibiz. Bir ürünün tüm bileşenlerini kendi tesislerimizde üretebiliyoruz. Ayrıca hem insan sağlığına duyarlı hem de dayanıklılığı yüksek çözümler geliştiriyoruz. Calma ürünümüz bunun en güzel örneği. Ürün tasarımlarımızın merkezine insanı, konforu ve modern çalışma dinamiklerini koyan yaklaşımımız var. İzmir’deki yeni merkezimizle, bu deneyimi Ege Bölgesi’ne daha geniş kapsamlı taşıyacağız" dedi. "Başarı güçlü iş ortaklıklarıyla mümkün" Nurus’un ihracat başarısında güçlü bir iş ortaklığı ekosisteminin kritik rol oynadığını vurgulayan Gökyay sözlerini şöyle tamamladı: "Ürün çeşitliliğimizi ve teknolojik gücümüzü, güçlü bir bayi ağı aracılığıyla dünyaya taşıyoruz. Bugün 45’ten fazla ülkede ürünlerimiz kullanılıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre ‘İhracatını en hızlı geliştiren marka’ ödülüne layık görüldük. Türkiye’de özellikle pandemi ile ofis koltuklarının insan sağlığı üzerindeki önemi iyice arttı. Türkiye’de uluslararası standartlarda hizmet veriyoruz. Bu başarımızı Türk sanayicisinin küresel arenadaki gücü olarak kabul edebiliriz. Bayilik kavramını da yalnızca belirli bir bölgeyi temsil eden geleneksel bir model olarak değil; yurt içi ve uluslararası başarılara ortaklık, birlikte büyüme platformu olarak görüyor ve devam ediyoruz. Bizi başarılarımızda ve açılışımızda yalnız bırakmayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz" Değişen çalışma kültürüne uyum ve Ege’deki yatırım Pandemi sonrası dönüşen çalışma teknolojileri, artan internet hızları ve sağlık beklentileri doğrultusunda şirketin kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Gökyay, Ege Bölgesi’nin son 10 yıldaki hızlı gelişiminin yeni yatırım kararlarını hızlandırdığını ifade ediyor. İzmir’de kurulan yaklaşık 1000 metrekarelik deneyim merkezi ise yalnızca bir satış alanı değil, profesyonellerin buluşup etkileşim kurabileceği bir platform olarak tasarlandı. Nurus’un yeni merkezi hakkında konuşan Gökyay, "Bu alanı yalnızca bir ürün satış noktası olarak değil; insanların, mimarlık firmalarının, insan kaynakları profesyonellerinin, danışmanların ve bilgi teknolojileri uzmanlarının bir araya gelip fikir alışverişi yapabilecekleri, konuşabilecekleri ve etkileşim oluşturabilecekleri bir ortam olarak tasarladık" şeklinde konuştu. Sessiz alan ihtiyacına yenilikçi bir çözüm: ’Calma’ Gökyay, Amerika, İngiltere, Almanya ve Körfez ülkelerine ihraç edilen ’Calma’ ürününün A sınıfı ses izolasyonu ve temiz hava kalitesi sunduğunu belirtti.. Yaklaşık 9 - 10 yıllık Ar-Ge çalışmasıyla geliştirilen bu ürün, artan mobil görüşmeler, video konferanslar ve değişen mekan ihtiyaçları doğrultusunda yeni nesil çalışma düzenine çözüm sunarak şirketi dünya çapında önde gelen markalardan biri haline getiriyor. Ürün hakkında konuşan Güran Gökyay, "Eskiden insanların masalarında bir iki telefon bulunurken bugün herkesin cep telefonu var ve aynı anda kullanılabiliyor. Video konferanslar çok hızlı şekilde başlıyor ve devam ediyor. Mobil görüşmeler artmış durumda. Şirketlerin de hızlı mekân değişimlerine ve adaptasyonlara ihtiyaçları var. Bu ürün, bu ihtiyaçlara çözüm sunmak için geliştirildi. Ürünle ilgili yaklaşık 9-10 yıldır çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada en iyi 3-4 markadan biri olduğumuzu söyleyebiliriz" sözlerine yer verdi. Yüksek teknoloji ofis koltuklarında yerli üretim gücü Yerli ve milli bir üretim gücü olduklarını belirten Güran Gökyay, "Bugün Türkiye’de ve bölgede, özellikle sanayi ürünü hâline gelmiş yüksek teknoloji ofis koltuklarını tamamen Türkiye’de üretiyor olmak ve bunu yapan neredeyse tek firma konumunda bulunmak da bizim için ayrı bir övünç kaynağı. "Dünyayla entegrasyonumuzda da özellikle çalışma teknolojilerinin ve disiplinlerinin, pandemiden sonra tüm dünyada değişmiş olması; Türkiye’de ise 5G ve ileri internet hızlarının iş yapış biçimlerine etkisi; bununla birlikte insanların sağlık konusundaki beklentileri gibi alanlarda şirketimizin çok ciddi çalışmaları bulunuyor" açıklamasında bulundu.
Growtech Antalya’ya Çin ve Hindistan damga vurdu
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:08 Growtech Antalya’ya Çin ve Hindistan damga vurdu Dünyanın hem en yüksek nüfusuna hem de en büyük tarım üretimine sahip Çin ve Hindistan’dan gelen firmalar bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya’ya damgasını vurdu. 4 gün sürecek ve 36 ülkeden 725 firmanın yer aldığı fuara 140 firmayla ulusal pavilyon olarak katılan Çin başı çekerken; Hindistan da 30 firmayla fuardaki yerini aldı. Her geçen yıl artan bir taleple karşılaştıklarını dile getiren Fuar Direktörü Engin Er, katılımcıların yüzde 45’inin yurt dışından geldiğini; Çin ve Hindistan’dan sonra İspanya, Hollanda, Almanya, Kore, ve Japonya gibi ülkelerin de stantlarıyla yoğun ilgi gördüğünü söyledi. "Dünyanın en büyük iki tarım ülkesi" Çin ve Hindistan’ın toplam 170 firmayla fuarda önemli bir ağırlık oluşturduğunu kaydeden Er, "Bu iki ülke dünya ekonomisinde artan bir ivmeye sahip. Tarıma yaptıkları yatırımlar ve milyarı aşan nüfuslarıyla birlikte en önemli iki tarım ülkesi. Fuara her geçen yıl da daha fazla firmayla katılıyorlar. İki ülke de şu anda son 24 yılın en yüksek rakamına ulaştı. Fuardaki katılımcı firmaların yüzde 20’nin üzerindeki bir bölümünü sadece bu iki ülke oluşturuyor. Dünya tarım sektörünün içinde önemli üretim yapıyorlar. Özellikle gübre, zirai ilaç ve tohum tarafında da bütün dünyaya ürünlerini satıyorlar. Mekanizasyon, tarım makineleri ve sulama gibi alanlarda da dünya piyasasını domine eden ülkelerin başında geliyorlar" diye konuştu. "Growtech Antalya global bir çekim merkezi oldu" Growtech Antalya’nın global bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Fuar Direktörü Engin Er, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yıl yeni eklenen 7’nci salon ile metrekare olarak da büyüdük. Birçok firma yeni ürünlerinin lansmanını yapmak ve 2026 yılı için yeni siparişler ve bağlantılar sağlamak için bu fuarı bekliyor. Growtech Antalya sadece ürün tanıtımı için değil, yeni işbirliklerinin geliştirilmesi, ülkelerin kendini tanıtması ve global ölçekte tarımsal bilgi ve yeniliklerin paylaşılması için de büyük imkanlar sunuyor. Çin ve Hindistan başta olmak üzere tüm katılımcı ülkeler yalnızca Türk firmalarıyla değil farklı ülkelerle de iş geliştirme ve anlaşmalar sağlamak için Growtech’i tercih etmeye başladı. Çünkü fuara 135 ülkeden ziyaretçi geliyor. Bu onlar için de bulunmaz fırsatlar oluşturuyor. Çünkü bütün dünyanın tarım sektörü Antalya’da buluşuyor. Başka hiçbir fuarda bu kadar kalabalık ülkeyi bir arada bulamıyoruz. Burası sadece bir fuar değil, aynı zamanda ticari faaliyetlerin de yürütüldüğü önemli bir platform haline geldi. Her gelen buradan memnun ayrılıyor. Gelecek yıl daha fazla katılım göstereceklerini söylüyor. Bu talepler de bizi mutlu ediyor"
Trendyol depo ve ofislerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:57 Trendyol depo ve ofislerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji Trendyol, 300’ü aşkın ofis, dağıtım ve aktarma merkezinde I-REC sertifikalı tamamen yenilenebilir elektrik kullanımına geçiyor. Böylece, kendi operasyonlarında 2040 yılı için belirlediği karbon nötr hedefinin yaklaşık yüzde 70’ine daha erken ulaşmış olacak. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, sürdürülebilirlik yolculuğunda hızlandırdığı dönüşümün etkilerini ve geleceğe yönelik stratejik önceliklerini ortaya koyan 2024 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu açıkladı. Rapor kapsamında şirket, 2040 nötr karbon yolundaki hedefleriyle uyumlu ilerlediğini ortaya koydu. Sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım atan Trendyol tüm ofisleri, dağıtım ve aktarma merkezlerini kapsayan 300’ü aşkın lokasyonda tamamen yenilenebilir kaynaklardan üretilen "I-REC sertifikalı" elektrik kullanımına geçtiğini açıkladı. Şirket, hidroelektrik dahil çeşitli kaynakların sertifikalandırılabildiği bu sistemde özellikle güneş ve rüzgar enerjisini tercih ederek operasyonel çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımla şirket, kendi operasyonlarında 2040 için koyduğu karbon nötr hedefinin yaklaşık yüzde 70’ine daha erken ulaşmış olacak. Sürdürülebilirliğin Trendyol’un temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, şunları söyledi: "Şirket olarak, 2040 karbon nötr hedeflerimizi içeren sürdürülebilirlik yolculuğumuzda ilk günden bu yana kararlılıkla ilerliyor, teknoloji ve inovasyon gücümüzü, toplum ve dünyada kalıcı değer oluşturmak amacıyla kullanıyoruz. Bu yıl itibarıyla sürdürülebilirlik stratejimizin üç yıllık dönüm noktasına ulaştık ve başlangıçta koyduğumuz hedefleri yeniden değerlendirdik. 2024 boyunca veri analitiği, tedarik zinciri verimliliği ve enerji yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ destekli çözümleri gündemimize aldık ve sürdürülebilir dönüşüm yolculuğumuzda pozitif adımlar attık. Ulaştığımız seviyeyi bir varış noktası değil, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, sürdürülebilirlik yolculuğunun dinamik bir süreç olduğu ve zaman içinde değişen ihtiyaç ve risklere göre kendimizi sürekli gözden geçirip yeniden hizalama gerekliliği yatıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde değişen koşullar, paydaş beklentileri ve küresel gereklilikler doğrultusunda stratejimizi düzenli olarak güncellemeyi sürdüreceğiz." Trendyol’un üçüncü sürdürülebilirlik raporu, şirketin artan operasyon hacmine rağmen son bir yılda karbon verimliliğini koruduğunu ortaya koyuyor. Atıklarının yüzde 99’unu geri dönüştüren şirket, kargo poşetlerinde en az yüzde 50 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanıyor. İkinci el platformu Dolap sayesinde 307 bin ton karbondioksite eşdeğer emisyonun oluşmasını engelleyen şirket, ek olarak 336 milyon metreküp su tasarrufu sağladı. Sürdürülebilir üretim odaklı ürün gamını da hızla büyüten şirket, 2024’te Trendyol Care etiketli ürünlerini yüzde 225 genişleterek, 520 bin sürdürülebilir ürünü Türkiye’den Körfez ülkeleri ve Doğu Avrupa’da müşterileriyle buluşturdu. Ayrıca, ikinci el platformu Dolap üzerinden 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırarak döngüsel ekonomiye katkı sağladı. Trendyol ayrıca, çift yönlü önceliklendirme yaklaşımıyla tüm paydaşlarının görüşlerini toplayarak çevresel ve sosyal alanda öne çıkan 20 kritik konuyu belirledi ve sürdürülebilirlik stratejisini buna göre güncelledi. Şirket, uzun vadeli çevresel yol haritasında da somut taahhütler ortaya koyuyor. Şirket, kendi operasyonlarında 2040’a, tüm iş ortakları ve tedarikçilerini kapsayan değer zincirinde ise 2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. Ambalaj ve atık yönetiminde tüm lojistik merkezlerinde sıfır atık sertifikasyonu almayı ve perakende ambalaj malzemelerinin tamamını sertifikalı kaynaklardan sağlamayı planlıyor. Sürdürülebilir üretimde ise 2030’a kadar ürünlerin yüzde 20’sinin sertifikalı ve patentli malzemelerden üretilmesi hedefleniyor. GRI 2021 sürdürülebilirlik raporlama standartlarına uygun hazırlanan rapor, karbon azaltımı, sürdürülebilir üretim, atık ve ambalaj yönetimi gibi çevresel başlıkların yanı sıra sosyal etki projeleri ve şirketin sürdürülebilir geleceğe yönelik planlarını kapsamlı şekilde sunuyor. I-REC (yenilenebilir enerji sertifikası) nedir? RECs International tarafından geliştirilen I-REC (yenilenebilir enerji sertifikası), tüketilen elektriğin yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini doğrulayan uluslararası bir sertifikasyon sistemidir. Şirketlere enerji kullanımındaki çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlama imkanı sunan bu kapsamlı sistemde yenilenebilir kaynaklardan üretilen her 1 MWh elektrik için bir sertifika oluşturularak, tüketilen enerjinin çevresel etkileri izlenebilir ve raporlanabilir hale getirilir. Bu sayede kurumlar, yenilenebilir enerji tüketimini uluslararası standartlara uygun biçimde belgeleyerek karbon ayak izlerini azaltma hedeflerine katkı sağlar. Trendyol’da pozitif etki odaklı yaklaşım Yapılan açıklamaya göre şirket, sürdürülebilirlik stratejisinin merkezine doğa, toplum ve tüm paydaşları için pozitif etki oluşturma hedefini yerleştiriyor. Bu anlayış, şirketin yalnızca ticaret ekosistemine değil, sosyal hayatın farklı alanlarına da değer katmasını sağlıyor. Kırsalda dijital uçurumu azaltmayı hedefleyen Yarının Köyleri, sivil toplum kuruluşlarını destekleyen Sepette İyilik, sanatı herkes için ulaşılabilir kılan Trendyol Sanat, müze mağazacılığının dijitalleşmesine katkı sunan Türkiye’nin Müzeleri ve yerel üreticiyi destekleyen Yöresinden Ürünler gibi girişimler, şirketin toplumsal faydayı geniş bir perspektiften ele aldığının somut örneklerini oluşturuyor. Tüm bu programların tasarımında paydaş geri bildirimleri, yerel ihtiyaçlar ve beklentiler belirleyici rol oynarken; Trendyol sosyal etki çalışmalarını bu doğrultuda sürekli geliştiriyor. Bu yıl hayata geçirilen Dijital Usta programı ise KOBİ’lerin dijital dönüşümünü hızlandırma yolunda atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Şirket, pozitif etki yaklaşımını uluslararası pazarlara da taşıyarak kalıcı etkiyi çoğaltmayı hedefliyor. Böylece sürdürülebilirliği operasyonel bir başlığın ötesine geçirip faaliyet gösterdiği her coğrafyada uzun vadeli, fayda odaklı bir miras oluşturmayı amaçlıyor.
MATSO Başkanı Güngör: "Nefes Kredisi’nde kredi hacmi 50 milyar TL’ye yükseltildi"
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:56 MATSO Başkanı Güngör: "Nefes Kredisi’nde kredi hacmi 50 milyar TL’ye yükseltildi" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından 25 milyar TL olan TOBB Nefes Kredisi hacminin 50 milyar TL’ye çıkarıldığını söyledi. KOBİ’lere uygun şartlarda finans desteği sağlamak amacıyla başlatılan TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildi. MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından TOBB Nefes Kredisi hacminin iki katına çıkarıldığını söyledi. Nefes Kredisi için yeni başvuruların 19 Kasım Çarşamba günü başladığını belirten Güngör, "TOBB, KGF ve bankalar iş birliğinde sağlanacak kredi kapsamında 24 aya kadar vadelerde yüzde 33, 24 ay üzerindeki vadelerde ise yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. Kredi, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere en fazla 36 ay vade ile kullandırılacak. İşletmeler azami 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek" dedi. Nefes Kredisi’nin detayları KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin işletmelerin nakit akışına önemli katkı sağlayacağını belirten Güngör, başvuruların anlaşmalı olan bankaların şubelerine yapılabileceğini söyledi. Güngör, artırılan kredi hacmine rağmen mevcut şartların aynen geçerli olacağını ifade ederek, "TOBB Nefes Kredisi kapsamında firmalar en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere toplamda 36 aya kadar vadelendirilecek. Faiz oranları ise 24 aya kadar yüzde 33, 24 ayın üzerinde ise yüzde 32 olarak uygulanacak. Ayrıntılı bilgi için odamızla irtibata geçebilirsiniz" diye konuştu. "Üyelerimizin finansmana erişimi kolaylaşacak" KOBİ’lerin finansmana ulaşımını kolaylaştırmak, işletmelerin sermaye gücünü artırmak ve enflasyonla mücadeleye destek olmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin önemine değinen Güngör, "Üyelerimizden gelen talepleri dikkate alarak sürecin yeniden başlatılması konusunda gerekli girişimleri yaptık. TOBB Nefes Kredisi’nin, işletmelerimizin nakit akışını güçlendirerek önemli bir rahatlama sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Üyelerin yaşadığı en önemli sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu ifade eden Güngör, "Üyelerimizden gelen kredi talepleri doğrultusunda yaptığımız girişimler sonucunda TOBB Nefes Kredisi’nin limiti iki katına çıkarıldı. Bu kredi, KOBİ’lerimizin iş süreçlerinde rahatlama sağlamak ve sürdürülebilir büyümeye katkı sunmak amacıyla uygulanmaktadır. Amacımız, zor dönemlerde üyelerimizin yanında durarak ticaretin sağlıklı bir şekilde devam etmesine destek olmaktır. Temmuz ve ekim aylarında hayata geçirilen Nefes Kredisi’nden birçok üyemiz yararlandı. Gelen yoğun talep üzerine yeniden girişimde bulunduk. TOBB Nefes Kredisi’nin limiti 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarıldı. Böylece sadece 2025 yılı içinde TOBB Nefes Kredisi kapsamında KOBİ’lere sunulan toplam destek 80 milyar Türk lirasına ulaşmış olacak. Başta TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanımız Erdoğan Özegen olmak üzere sürece katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, kararın üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Üyelerimizin yanında olmaya ve destek sunmaya devam edeceğiz" MATSO olarak üyelerinin talep ve ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerinin altını çizen Güngör, her şartta üyelerin yanında olduklarını belirterek, "Üyelerimize yönelik desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.