EKONOMİ
Orhaneli’de 13 bin 500 dekarlık alana modern sulama yatırımı 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:34:02 Bursa’nın Orhaneli ilçesinde hayata geçirilen kapalı sistem sulama projeleri kapsamında yürütülen çalışmalar yerinde incelendi. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte Orhaneli ve çevresindeki toplam 13 bin 500 dekar tarım arazisinin modern kapalı sistem sulama hattına kavuşacağı belirtildi. Sahadaki inceleme programına AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Orhaneli Kaymakamı Muhammet Furkan Tuna, DSİ 1. Bölge Müdürü İnan Gündüz, Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, AK Parti Bursa İl Başkan Vekilleri, AK Parti Orhaneli İlçe Başkanı Serdar Başak, yüklenici firma yetkilileri ve mahalle muhtarları katıldı. Orhaneli Ovası başta olmak üzere Kusumlar, Serçeler, Sadağı, Çöreler, Deliballılar ve Akçabük mahallelerini kapsayan projelerle bölgedeki tarımsal üretimin daha verimli hale gelmesinin hedefleniyor. Projeler kapsamında toplam 52 bin 500 metre uzunluğunda, farklı çaplarda PE100 boru hattı döşeneceği belirtilirken, modern sulama sistemleri sayesinde hem su tasarrufu sağlanacağı hem de üreticilerin ve çiftçilerin sulama konusunda önemli kolaylık elde edeceği vurgulandı. Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır yaptığı açıklamada, projeye destek veren başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Bursa milletvekilleri, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ve DSİ yetkililerine teşekkür ederek yatırımların Orhaneli’ne ve bölge çiftçisine hayırlı olması temennisinde bulundu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:18 DTO Başkanı Erdoğan: "Ticaretin yeni dili dijitalleşmedir" Ticaret Bakanlığı bünyesinde yürütülen Kültürel Miras Projesi kapsamında düzenlenen E-Ticaret Eğitimlerinin Denizli etabı, Denizli Ticaret Odası’nda (DTO) yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Programa kamu temsilcileri, sektör yöneticileri, girişimciler ve iş insanları büyük ilgi gösterdi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, "Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası e-ticaret olmuştur" dedi. DTO’nun ev sahipliğinde hizmet binasındaki meclis salonunda gerçekleştirilen programa Güvenilir Ürün Platformu Başkanı ve TGRT Haber Ekonomi Haberleri Müdürü Gazeteci ve TV Programcısı Celal Toprak, DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan ile alanında uzman isimler, girişimciler ve çok sayıda iş insanı katıldı. Programın açış konuşmasını yapan DTO Başkanı Uğur Erdoğan, dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde ticaretin sınırlarının ortadan kalktığını vurguladı. E-ticaretin işletmeler açısından artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti. Başkan Erdoğan, Türkiye’de sektörün son yıllarda büyük bir ivme yakaladığını da ifade etti. Erdoğan, resmi verilere göre Türkiye’de e-ticaret hacminin 2024 yılında yüzde 60’ın üzerinde artarak 3 trilyon liranın üzerine çıktığını, işlem sayısının ise yaklaşık 6 milyara ulaştığını kaydederek, 2025 yılı itibarıyla sektör büyüklüğünün 4,5 trilyon liraya yaklaştığını söyledi. Başkan Erdoğan, "Artık ticaretin yeni dili dijitalleşmedir ve rekabetin yeni sahası da e-ticaret olmuştur" ifadelerini kullandı. Üyelerini E-Ticaret eğitimlerine ve E-Ticaret yapmaya davet etti E-ticaretin özellikle KOBİ’ler için sadece bir satış kanalı değil, aynı zamanda küresel pazarlara açılan önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Erdoğan, üretim gücü yüksek Denizli için dijital dönüşümün kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Bu arada eğitim programlarının kapsamına da değinen Başkan Erdoğan, üyelerin e-ticaret süreçlerini daha bilinçli ve etkin yönetmelerini amaçladıklarını belirterek, pazaryerleri, dijital pazarlama, marka yönetimi ve lojistik gibi alanlarda verilen eğitimlerin firmalara önemli katkılar sağlayacağının altını çizdi. Başkan Erdoğan: "DTO, 100 yaşında büyük bir çınar" Konuşmasında Denizli Ticaret Odası’nın kuruluşundan bu yana 100 yılı geride bıraktığını da hatırlatan Erdoğan, köklü birikimi dijital çağın dinamikleriyle buluşturduklarını ifade etti. Projenin yalnızca ticari bir dönüşüm değil, aynı zamanda kültürel mirasın dijital ortamda değer kazanması açısından da önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Erdoğan, "Denizli Ticaret Odası ve Başkanı olarak, üyelerimizin dijital dönüşüm yolculuğunda yanında olmaya devam edeceğiz. 10 milyon euroluk bir yatırımla hayata geçirdiğimiz, makine parkı ile Avrupa’da tek olan Denizli Teknik Tekstil Merkezimiz de bu anlamda inovatif oldukça büyük bir girişimimizdir. Hem üyelerimizden hem de tüm Türkiye’den büyük ilgi görmektedir. Sektörlerimize danışmanlık hizmeti ve Ar-Ge çalışmaları ile yön vererek Denizli’mizi geleceğin üretimi olan uluslararası teknik tekstil pazarına hazırlamaktadır. Tüm üyelerimizi ve iş dünyamızı, bu merkezimizden ve eğitimlerimizden azami ölçüde faydalanmaya davet ediyorum. Bugünkü yoğun katılımınız için de teşekkür ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından program, Pazarama Satış Direktörü Enes Kuşçu ile Pazarama Satış Takım Lideri Hüseyin Soylu’nun sunumları ile devam etti. Şirketleşme sürecini katılımcılara ayrıntılı olarak aktaran kadın girişimci Avcı, Başkan Erdoğan’a ürününden bir numune hediye etti. İlgi ve desteğinden dolayı da Başkan Erdoğan’a teşekkür eden Avcı, "Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dahil oldum. Bu konuda araştırmalar yapıyordum. Organik tarıma hazırlanıyorum. Toprak analizleri detaylı alınıyor. 4. yılın sonunda da organik sertifikasını alabiliyoruz. Ailemle birlikte çiftçilik yapıyoruz. Üniversiteden döndükten sonra sürdürülebilir bir tarım yapmak istedim. Teknolojiye uyumlu, yeni nesil bir tarım yapmak istedim. Birçok kuruma gitmeye başladım. Hepsi bana ÇKS belgemin olup olmadığını sordu. O zaman ÇKS belgesinin önemini anladım. Daha sonra da kaydoldum. Birçok yarışmaya katıldım. İstanbul Ticaret Odası’nın yükselen markalar yarışmasında finale kaldım. Sonra et ticarete başlayıp dijital dükkan açtım. İyi gidiyor işler. İhracat hedeflerim de var. Fakat daha başlamadım. Ama tüm sertifikasyon süreci tamamladım" dedi. TOBB Genç Girişimciler Kurulu Denizli İl İcra Kurulu Başkanı Bekir Çakır, Kadın Girişimciler Kurulu Ayla Taşçıoğlu, Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, Denizli’de dördüncü kuşak olarak faaliyetine devam eden Etala Entegre Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Sabanoğlu ile kadın girişimcilerden Denizli’nin Sarayköy İlçesinin Duacılı Mahallesinde 4 nesildir çiftçilik yapan ailenin temsilcisi olan H’Olive markasının sahibi kadın çiftçi Hatice Avcı’nın da katılımcılarla sektörel tecrübelerini paylaştığı etkinlik, eğitimi tamamlayanlara sertifikalarının dağıtılmasıyla sona erdi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:11 Nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 32,37 oldu Nisan ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 32,37 olurken, aylık yüzde 4,18 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’deki değişim 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,18 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,64 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,37 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,43 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 34,55 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 34,55 artış, ulaştırmada yüzde 35,06 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 46,60 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,72, ulaştırmada 5,66 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,30 yüzde puan oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 34,55 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 34,55 artış, ulaştırmada yüzde 35,06 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 46,60 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,72, ulaştırmada 5,66 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,30 yüzde puan oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 3,70 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,70 artış, ulaştırmada yüzde 4,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 7,99 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,95, ulaştırmada 0,73 ve konutta 0,90 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla, 19 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 8 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 147 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 30,51 arttı, aylık yüzde 3,42 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,42 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 11,72 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,51 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,01 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 28,59 arttı, aylık yüzde 3,17 arttı Yİ-ÜFE 2026 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,17 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,99 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,59 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 26,48 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 30,36 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 40,42 artış, imalatta yüzde 30,36 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,19 artış ve su temininde yüzde 38,26 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 26,49 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,75 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,57 artış, enerjide yüzde 33,15 artış ve sermaye mallarında yüzde 24,70 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,59 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 9,84 artış, imalatta yüzde 3,59 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 4,96 azalış ve su temininde yüzde 2,02 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 3,62 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 2,17 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 2,48 artış, enerjide yüzde 4,84 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,67 artış olarak gerçekleşti.
Denizli OSB, OSB’nin Yıldızlarında ödüllendirildi
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:12 Denizli OSB, OSB’nin Yıldızlarında ödüllendirildi OSBÜK tarafından düzenlenen OSB’nin Yıldızları Ödül Töreni’nde Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Deniz Tekstil OSB’lerde en çok kadın istihdamı sağlayan firmalar kategorisinde 4., en çok istihdam sağlayan firmalar arasında ise 10. sırada yer alarak iki ödül aldı. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen ve yoğun ilgi gören OSB’nin Yıldızları Ödül Töreni, 18 Kasım 2025 Salı günü gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, OSB başkanları ve çok sayıda sanayicinin katılımıyla gerçekleşen törende; 12 farklı kategoride toplam 120 plaket sahiplerini buldu. Firmalar ödüllerini Bakan Kacır ve OSBÜK Başkanı Kütükcü’den aldı. Organize Sanayi Bölgelerinin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve başarı hikâyelerini ön plana çıkaran bu prestijli törende, bölgemizin köklü firmalarından Deniz Tekstil San. Tic. A.Ş., iki önemli kategoride ödül kazanarak başarıya imza attı. Deniz Tekstil; "OSB’lerde En Çok Kadın İstihdamı Sağlayan Firma" kategorisinde Türkiye 4.’sü, "OSB’lerde En Çok İstihdam Sağlayan Firma" kategorisinde ise Türkiye 10.’su oldu. Bu iki derece, firmanın hem kadın istihdamına verdiği güçlü desteği hem de toplam istihdamdaki yüksek kapasitesini bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgemizin katma değer oluşturan öncü kuruluşlarından biri olan Deniz Tekstil; yenilikçi üretim yaklaşımı, sürdürülebilirlik odaklı iş modeli ve başarılı ihracat performansıyla bu yılın öne çıkan firmaları arasında yer aldı. Firmanın bölge ekonomisine sağladığı katkıyı ve ulusal-uluslararası pazarlardaki istikrarlı büyümesini simgeleyen ödüller, Deniz Tekstil CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Baltalı tarafından teslim alındı.
KKTC ile ortak çalışma komisyonu
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:50 KKTC ile ortak çalışma komisyonu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’nu misafir etti. Sözlerine 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle KKTC’nin 42’nci kuruluş yıldönümünü kutlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, KKTC’nin 6’ncı Cumhurbaşkanı olarak kısa süre önce görevine başlayan Sayın Tufan Erhürman’ı ilk yurt dışı ziyareti kapsamında Ankara’da ağırlamıştı. Bugün de değerli kardeşim Sayın Bakanın, göreve başladıktan sonraki ilk yurt dışı ziyaretini Ülkemize yapıyor olmasından duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek isterim. Bu vesileyle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak kısa süre önce atandığı yeni görevinde kendisine başarılar diliyorum Birlikte verimli ve sonuç odaklı bir çalışma dönemi geçireceğimize inancım tamdır" dedi. "Öncelikli hedef KKTC’nin güçlendirilmesi" Kıbrıs Türk halkının varlığının, hürriyetinin ve geleceğinin teminat altına alınmasını, refah seviyelerinin yükseltilmesini, KKTC’nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla güçlendirilmesini öncelikli hedef olarak gördüklerini belirten Bakan Işıkhan, "Bu kapsamda KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye olarak katılmasını son derece önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Kıbrıs meselesini siyasi alanda çözmeye gayret gösterirken, bununla eş zamanlı olarak KKTC’nin kalkınması için gerekli hamleleri birlikte gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. "Ortak çalışma komisyonu kurulacak" Geçmiş dönemde yürürlükte olan İşbirliği Anlaşması sayesinde Türkiye ve KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları birimleri arasında önemli işbirlikleri ve tecrübe paylaşımları gerçekleştirildiğini anımsatan Bakan Işıkhan, "Anlaşmanın süresinin sona ermesiyle birlikte işbirliğimizi yeni bir yasal çerçeveye kavuşturma ihtiyacı doğmuştu. Teknik ekiplerimizin titiz çalışmalarıyla hazırlanan bu yeni Anlaşmayı imzalayacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Her iki Bakanlıktan da bu teknik çalışmaları yürüten arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bugün imzalayacağımız yeni anlaşma da Bakanlıklarımız arasında Ortak Çalışma Komisyonu kurulmasını öngörmektedir" ifadelerine yer verdi. "Yeni anlaşma sosyal güvenliğe büyük katkılar sağlayacak" Mevcut işbirliğini somut bir takvime bağlayarak ilerleyebilmek adına, anlaşmanın yürürlüğe girmesinin ardından Ortak Çalışma Komisyonunun toplanarak yeni bir eylem planı hazırlanmasının uygun olacağı değerlendirmelerinde bulunan Bakan Işıkhan, "Eylem planları; uzman değişimi, bilgi ve tecrübe paylaşımı, istihdam ve mesleki eğitim gibi alanlarda yürütülecek ortak projelerin önünü açarak, işbirliğimizi daha da güçlendirmektedir. İlişkilerimizin, önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesi için bizler de süreçleri takip edeceğiz. Bakanlıklarımız arasındaki işbirliğinin, her iki ülke vatandaşlarının çalışma ve sosyal güvenlik alanlarındaki haklarının korunması ve geliştirilmesine büyük katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum" açıklamasında bulundu.
Nurus, İzmir’deki varlığını yeni mağazasıyla güçlendiriyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:45 Nurus, İzmir’deki varlığını yeni mağazasıyla güçlendiriyor Nurus, Ege’nin merkezi İzmir’de yeni mağazasını hizmete açarak bölgedeki varlığını daha da güçlendirdi. 1000 metrekare büyüklüğündeki yeni mağaza, ofis veya evdeki çalışma alanlarına yönelik teknoloji, mühendislik ve yaşam deneyimini bir araya getiren ürünlerini kullanıcıları ile buluşturuyor. Teknoloji, mühendislik ve tasarım gücüyle üretimin geleceğini şekillendiren Nurus, yüzyıla yakın tecrübesiyle çalışma alanlarında kalıcı değer yaratıyor. Uzun yıllardır Ege Bölgesi’nde hizmet veren marka, ürün çeşitliliğini büyük işletmeler, KOBİ’ler ve bireysel kullanıcılarıyla yeni mağazasında buluşturuyor. Temelleri 1927 yılında atılan ve bugün 99 yaşında olan Nurus, sahip olduğu mühendislik ve üretim gücünü İzmir’de daha görünür kılmayı hedefliyor. Nurus, yeni mağazasını başta mimarlar, proje yöneticileri, girişimciler ve profesyoneller olmak üzere tüm kullanıcılarının bir araya gelebileceği bir etkileşim alanı olarak konumluyor. Kullanıcılar, mağaza içindeki yenilikçi çalışma alanları ve özel tasarımı ile sessizlik ve akustik konforu sunan Calma ürünü sayesinde podcast çekimi yapabiliyor, dijital medya için içerik üretebiliyor ve ayrıca küçük ekipli toplantılarını ve networking buluşmalarını gerçekleştirebiliyor. "Türkiye’nin üretim gücünü dünyaya taşıyoruz’’ Nurus’un yaklaşık bir asır önce Ankara’da küçük bir atölyede başlayan yolculuğunun bugün uluslararası standartlarda mühendislik çözümleri üreten global bir başarıya ulaştığını vurgulayan Nurus Yönetim Kurulu Başkanı Güran Gökyay, "Ege Bölgesi’ndeki yeni yatırımımız, büyüme ve bölgesel etki stratejimizin önemli bir aşamasını oluşturuyor. İzmir’de de Nurus’u mühendislik gücünü tasarımla buluşturan, uzun vadeli değer yaratan akıllı yatırım ürünleri markası olarak konumlandırıyoruz. Fabrikamızda bulunan 16 üretim hattımız ile yüzde 95’i aşan bir dikey üretim gücüne sahibiz. Bir ürünün tüm bileşenlerini kendi tesislerimizde üretebiliyoruz. Ayrıca hem insan sağlığına duyarlı hem de dayanıklılığı yüksek çözümler geliştiriyoruz. Calma ürünümüz bunun en güzel örneği. Ürün tasarımlarımızın merkezine insanı, konforu ve modern çalışma dinamiklerini koyan yaklaşımımız var. İzmir’deki yeni merkezimizle, bu deneyimi Ege Bölgesi’ne daha geniş kapsamlı taşıyacağız" dedi. "Başarı güçlü iş ortaklıklarıyla mümkün" Nurus’un ihracat başarısında güçlü bir iş ortaklığı ekosisteminin kritik rol oynadığını vurgulayan Gökyay sözlerini şöyle tamamladı: "Ürün çeşitliliğimizi ve teknolojik gücümüzü, güçlü bir bayi ağı aracılığıyla dünyaya taşıyoruz. Bugün 45’ten fazla ülkede ürünlerimiz kullanılıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre ‘İhracatını en hızlı geliştiren marka’ ödülüne layık görüldük. Türkiye’de özellikle pandemi ile ofis koltuklarının insan sağlığı üzerindeki önemi iyice arttı. Türkiye’de uluslararası standartlarda hizmet veriyoruz. Bu başarımızı Türk sanayicisinin küresel arenadaki gücü olarak kabul edebiliriz. Bayilik kavramını da yalnızca belirli bir bölgeyi temsil eden geleneksel bir model olarak değil; yurt içi ve uluslararası başarılara ortaklık, birlikte büyüme platformu olarak görüyor ve devam ediyoruz. Bizi başarılarımızda ve açılışımızda yalnız bırakmayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz" Değişen çalışma kültürüne uyum ve Ege’deki yatırım Pandemi sonrası dönüşen çalışma teknolojileri, artan internet hızları ve sağlık beklentileri doğrultusunda şirketin kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Gökyay, Ege Bölgesi’nin son 10 yıldaki hızlı gelişiminin yeni yatırım kararlarını hızlandırdığını ifade ediyor. İzmir’de kurulan yaklaşık 1000 metrekarelik deneyim merkezi ise yalnızca bir satış alanı değil, profesyonellerin buluşup etkileşim kurabileceği bir platform olarak tasarlandı. Nurus’un yeni merkezi hakkında konuşan Gökyay, "Bu alanı yalnızca bir ürün satış noktası olarak değil; insanların, mimarlık firmalarının, insan kaynakları profesyonellerinin, danışmanların ve bilgi teknolojileri uzmanlarının bir araya gelip fikir alışverişi yapabilecekleri, konuşabilecekleri ve etkileşim oluşturabilecekleri bir ortam olarak tasarladık" şeklinde konuştu. Sessiz alan ihtiyacına yenilikçi bir çözüm: ’Calma’ Gökyay, Amerika, İngiltere, Almanya ve Körfez ülkelerine ihraç edilen ’Calma’ ürününün A sınıfı ses izolasyonu ve temiz hava kalitesi sunduğunu belirtti.. Yaklaşık 9 - 10 yıllık Ar-Ge çalışmasıyla geliştirilen bu ürün, artan mobil görüşmeler, video konferanslar ve değişen mekan ihtiyaçları doğrultusunda yeni nesil çalışma düzenine çözüm sunarak şirketi dünya çapında önde gelen markalardan biri haline getiriyor. Ürün hakkında konuşan Güran Gökyay, "Eskiden insanların masalarında bir iki telefon bulunurken bugün herkesin cep telefonu var ve aynı anda kullanılabiliyor. Video konferanslar çok hızlı şekilde başlıyor ve devam ediyor. Mobil görüşmeler artmış durumda. Şirketlerin de hızlı mekân değişimlerine ve adaptasyonlara ihtiyaçları var. Bu ürün, bu ihtiyaçlara çözüm sunmak için geliştirildi. Ürünle ilgili yaklaşık 9-10 yıldır çalışmalar yürütüyoruz. Bu konuda sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada en iyi 3-4 markadan biri olduğumuzu söyleyebiliriz" sözlerine yer verdi. Yüksek teknoloji ofis koltuklarında yerli üretim gücü Yerli ve milli bir üretim gücü olduklarını belirten Güran Gökyay, "Bugün Türkiye’de ve bölgede, özellikle sanayi ürünü hâline gelmiş yüksek teknoloji ofis koltuklarını tamamen Türkiye’de üretiyor olmak ve bunu yapan neredeyse tek firma konumunda bulunmak da bizim için ayrı bir övünç kaynağı. "Dünyayla entegrasyonumuzda da özellikle çalışma teknolojilerinin ve disiplinlerinin, pandemiden sonra tüm dünyada değişmiş olması; Türkiye’de ise 5G ve ileri internet hızlarının iş yapış biçimlerine etkisi; bununla birlikte insanların sağlık konusundaki beklentileri gibi alanlarda şirketimizin çok ciddi çalışmaları bulunuyor" açıklamasında bulundu.
Growtech Antalya’ya Çin ve Hindistan damga vurdu
20 Kasım 2025 Perşembe - 11:08 Growtech Antalya’ya Çin ve Hindistan damga vurdu Dünyanın hem en yüksek nüfusuna hem de en büyük tarım üretimine sahip Çin ve Hindistan’dan gelen firmalar bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Growtech Antalya’ya damgasını vurdu. 4 gün sürecek ve 36 ülkeden 725 firmanın yer aldığı fuara 140 firmayla ulusal pavilyon olarak katılan Çin başı çekerken; Hindistan da 30 firmayla fuardaki yerini aldı. Her geçen yıl artan bir taleple karşılaştıklarını dile getiren Fuar Direktörü Engin Er, katılımcıların yüzde 45’inin yurt dışından geldiğini; Çin ve Hindistan’dan sonra İspanya, Hollanda, Almanya, Kore, ve Japonya gibi ülkelerin de stantlarıyla yoğun ilgi gördüğünü söyledi. "Dünyanın en büyük iki tarım ülkesi" Çin ve Hindistan’ın toplam 170 firmayla fuarda önemli bir ağırlık oluşturduğunu kaydeden Er, "Bu iki ülke dünya ekonomisinde artan bir ivmeye sahip. Tarıma yaptıkları yatırımlar ve milyarı aşan nüfuslarıyla birlikte en önemli iki tarım ülkesi. Fuara her geçen yıl da daha fazla firmayla katılıyorlar. İki ülke de şu anda son 24 yılın en yüksek rakamına ulaştı. Fuardaki katılımcı firmaların yüzde 20’nin üzerindeki bir bölümünü sadece bu iki ülke oluşturuyor. Dünya tarım sektörünün içinde önemli üretim yapıyorlar. Özellikle gübre, zirai ilaç ve tohum tarafında da bütün dünyaya ürünlerini satıyorlar. Mekanizasyon, tarım makineleri ve sulama gibi alanlarda da dünya piyasasını domine eden ülkelerin başında geliyorlar" diye konuştu. "Growtech Antalya global bir çekim merkezi oldu" Growtech Antalya’nın global bir çekim merkezi haline geldiğini belirten Fuar Direktörü Engin Er, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yıl yeni eklenen 7’nci salon ile metrekare olarak da büyüdük. Birçok firma yeni ürünlerinin lansmanını yapmak ve 2026 yılı için yeni siparişler ve bağlantılar sağlamak için bu fuarı bekliyor. Growtech Antalya sadece ürün tanıtımı için değil, yeni işbirliklerinin geliştirilmesi, ülkelerin kendini tanıtması ve global ölçekte tarımsal bilgi ve yeniliklerin paylaşılması için de büyük imkanlar sunuyor. Çin ve Hindistan başta olmak üzere tüm katılımcı ülkeler yalnızca Türk firmalarıyla değil farklı ülkelerle de iş geliştirme ve anlaşmalar sağlamak için Growtech’i tercih etmeye başladı. Çünkü fuara 135 ülkeden ziyaretçi geliyor. Bu onlar için de bulunmaz fırsatlar oluşturuyor. Çünkü bütün dünyanın tarım sektörü Antalya’da buluşuyor. Başka hiçbir fuarda bu kadar kalabalık ülkeyi bir arada bulamıyoruz. Burası sadece bir fuar değil, aynı zamanda ticari faaliyetlerin de yürütüldüğü önemli bir platform haline geldi. Her gelen buradan memnun ayrılıyor. Gelecek yıl daha fazla katılım göstereceklerini söylüyor. Bu talepler de bizi mutlu ediyor"
Trendyol depo ve ofislerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:57 Trendyol depo ve ofislerinde yüzde 100 yenilenebilir enerji Trendyol, 300’ü aşkın ofis, dağıtım ve aktarma merkezinde I-REC sertifikalı tamamen yenilenebilir elektrik kullanımına geçiyor. Böylece, kendi operasyonlarında 2040 yılı için belirlediği karbon nötr hedefinin yaklaşık yüzde 70’ine daha erken ulaşmış olacak. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, sürdürülebilirlik yolculuğunda hızlandırdığı dönüşümün etkilerini ve geleceğe yönelik stratejik önceliklerini ortaya koyan 2024 yılı Sürdürülebilirlik Raporu’nu açıkladı. Rapor kapsamında şirket, 2040 nötr karbon yolundaki hedefleriyle uyumlu ilerlediğini ortaya koydu. Sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adım atan Trendyol tüm ofisleri, dağıtım ve aktarma merkezlerini kapsayan 300’ü aşkın lokasyonda tamamen yenilenebilir kaynaklardan üretilen "I-REC sertifikalı" elektrik kullanımına geçtiğini açıkladı. Şirket, hidroelektrik dahil çeşitli kaynakların sertifikalandırılabildiği bu sistemde özellikle güneş ve rüzgar enerjisini tercih ederek operasyonel çevresel etkisini en aza indirmeyi hedefliyor. Bu yaklaşımla şirket, kendi operasyonlarında 2040 için koyduğu karbon nötr hedefinin yaklaşık yüzde 70’ine daha erken ulaşmış olacak. Sürdürülebilirliğin Trendyol’un temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, şunları söyledi: "Şirket olarak, 2040 karbon nötr hedeflerimizi içeren sürdürülebilirlik yolculuğumuzda ilk günden bu yana kararlılıkla ilerliyor, teknoloji ve inovasyon gücümüzü, toplum ve dünyada kalıcı değer oluşturmak amacıyla kullanıyoruz. Bu yıl itibarıyla sürdürülebilirlik stratejimizin üç yıllık dönüm noktasına ulaştık ve başlangıçta koyduğumuz hedefleri yeniden değerlendirdik. 2024 boyunca veri analitiği, tedarik zinciri verimliliği ve enerji yönetimi gibi alanlarda yapay zekâ destekli çözümleri gündemimize aldık ve sürdürülebilir dönüşüm yolculuğumuzda pozitif adımlar attık. Ulaştığımız seviyeyi bir varış noktası değil, yeni bir başlangıç olarak görüyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, sürdürülebilirlik yolculuğunun dinamik bir süreç olduğu ve zaman içinde değişen ihtiyaç ve risklere göre kendimizi sürekli gözden geçirip yeniden hizalama gerekliliği yatıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde değişen koşullar, paydaş beklentileri ve küresel gereklilikler doğrultusunda stratejimizi düzenli olarak güncellemeyi sürdüreceğiz." Trendyol’un üçüncü sürdürülebilirlik raporu, şirketin artan operasyon hacmine rağmen son bir yılda karbon verimliliğini koruduğunu ortaya koyuyor. Atıklarının yüzde 99’unu geri dönüştüren şirket, kargo poşetlerinde en az yüzde 50 oranında geri dönüştürülmüş plastik kullanıyor. İkinci el platformu Dolap sayesinde 307 bin ton karbondioksite eşdeğer emisyonun oluşmasını engelleyen şirket, ek olarak 336 milyon metreküp su tasarrufu sağladı. Sürdürülebilir üretim odaklı ürün gamını da hızla büyüten şirket, 2024’te Trendyol Care etiketli ürünlerini yüzde 225 genişleterek, 520 bin sürdürülebilir ürünü Türkiye’den Körfez ülkeleri ve Doğu Avrupa’da müşterileriyle buluşturdu. Ayrıca, ikinci el platformu Dolap üzerinden 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırarak döngüsel ekonomiye katkı sağladı. Trendyol ayrıca, çift yönlü önceliklendirme yaklaşımıyla tüm paydaşlarının görüşlerini toplayarak çevresel ve sosyal alanda öne çıkan 20 kritik konuyu belirledi ve sürdürülebilirlik stratejisini buna göre güncelledi. Şirket, uzun vadeli çevresel yol haritasında da somut taahhütler ortaya koyuyor. Şirket, kendi operasyonlarında 2040’a, tüm iş ortakları ve tedarikçilerini kapsayan değer zincirinde ise 2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedefliyor. Ambalaj ve atık yönetiminde tüm lojistik merkezlerinde sıfır atık sertifikasyonu almayı ve perakende ambalaj malzemelerinin tamamını sertifikalı kaynaklardan sağlamayı planlıyor. Sürdürülebilir üretimde ise 2030’a kadar ürünlerin yüzde 20’sinin sertifikalı ve patentli malzemelerden üretilmesi hedefleniyor. GRI 2021 sürdürülebilirlik raporlama standartlarına uygun hazırlanan rapor, karbon azaltımı, sürdürülebilir üretim, atık ve ambalaj yönetimi gibi çevresel başlıkların yanı sıra sosyal etki projeleri ve şirketin sürdürülebilir geleceğe yönelik planlarını kapsamlı şekilde sunuyor. I-REC (yenilenebilir enerji sertifikası) nedir? RECs International tarafından geliştirilen I-REC (yenilenebilir enerji sertifikası), tüketilen elektriğin yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini doğrulayan uluslararası bir sertifikasyon sistemidir. Şirketlere enerji kullanımındaki çevresel etkilerini şeffaf biçimde raporlama imkanı sunan bu kapsamlı sistemde yenilenebilir kaynaklardan üretilen her 1 MWh elektrik için bir sertifika oluşturularak, tüketilen enerjinin çevresel etkileri izlenebilir ve raporlanabilir hale getirilir. Bu sayede kurumlar, yenilenebilir enerji tüketimini uluslararası standartlara uygun biçimde belgeleyerek karbon ayak izlerini azaltma hedeflerine katkı sağlar. Trendyol’da pozitif etki odaklı yaklaşım Yapılan açıklamaya göre şirket, sürdürülebilirlik stratejisinin merkezine doğa, toplum ve tüm paydaşları için pozitif etki oluşturma hedefini yerleştiriyor. Bu anlayış, şirketin yalnızca ticaret ekosistemine değil, sosyal hayatın farklı alanlarına da değer katmasını sağlıyor. Kırsalda dijital uçurumu azaltmayı hedefleyen Yarının Köyleri, sivil toplum kuruluşlarını destekleyen Sepette İyilik, sanatı herkes için ulaşılabilir kılan Trendyol Sanat, müze mağazacılığının dijitalleşmesine katkı sunan Türkiye’nin Müzeleri ve yerel üreticiyi destekleyen Yöresinden Ürünler gibi girişimler, şirketin toplumsal faydayı geniş bir perspektiften ele aldığının somut örneklerini oluşturuyor. Tüm bu programların tasarımında paydaş geri bildirimleri, yerel ihtiyaçlar ve beklentiler belirleyici rol oynarken; Trendyol sosyal etki çalışmalarını bu doğrultuda sürekli geliştiriyor. Bu yıl hayata geçirilen Dijital Usta programı ise KOBİ’lerin dijital dönüşümünü hızlandırma yolunda atılmış önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Şirket, pozitif etki yaklaşımını uluslararası pazarlara da taşıyarak kalıcı etkiyi çoğaltmayı hedefliyor. Böylece sürdürülebilirliği operasyonel bir başlığın ötesine geçirip faaliyet gösterdiği her coğrafyada uzun vadeli, fayda odaklı bir miras oluşturmayı amaçlıyor.
MATSO Başkanı Güngör: "Nefes Kredisi’nde kredi hacmi 50 milyar TL’ye yükseltildi"
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:56 MATSO Başkanı Güngör: "Nefes Kredisi’nde kredi hacmi 50 milyar TL’ye yükseltildi" Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından 25 milyar TL olan TOBB Nefes Kredisi hacminin 50 milyar TL’ye çıkarıldığını söyledi. KOBİ’lere uygun şartlarda finans desteği sağlamak amacıyla başlatılan TOBB Nefes Kredisi’nin ikinci paketinde, kredi hacmi 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye yükseltildi. MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, üyelerden gelen talepler doğrultusunda yaptıkları girişimlerin ardından TOBB Nefes Kredisi hacminin iki katına çıkarıldığını söyledi. Nefes Kredisi için yeni başvuruların 19 Kasım Çarşamba günü başladığını belirten Güngör, "TOBB, KGF ve bankalar iş birliğinde sağlanacak kredi kapsamında 24 aya kadar vadelerde yüzde 33, 24 ay üzerindeki vadelerde ise yüzde 32 faiz oranı uygulanacak. Kredi, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere en fazla 36 ay vade ile kullandırılacak. İşletmeler azami 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek" dedi. Nefes Kredisi’nin detayları KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin işletmelerin nakit akışına önemli katkı sağlayacağını belirten Güngör, başvuruların anlaşmalı olan bankaların şubelerine yapılabileceğini söyledi. Güngör, artırılan kredi hacmine rağmen mevcut şartların aynen geçerli olacağını ifade ederek, "TOBB Nefes Kredisi kapsamında firmalar en fazla 1,5 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz olmak üzere toplamda 36 aya kadar vadelendirilecek. Faiz oranları ise 24 aya kadar yüzde 33, 24 ayın üzerinde ise yüzde 32 olarak uygulanacak. Ayrıntılı bilgi için odamızla irtibata geçebilirsiniz" diye konuştu. "Üyelerimizin finansmana erişimi kolaylaşacak" KOBİ’lerin finansmana ulaşımını kolaylaştırmak, işletmelerin sermaye gücünü artırmak ve enflasyonla mücadeleye destek olmak amacıyla hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin önemine değinen Güngör, "Üyelerimizden gelen talepleri dikkate alarak sürecin yeniden başlatılması konusunda gerekli girişimleri yaptık. TOBB Nefes Kredisi’nin, işletmelerimizin nakit akışını güçlendirerek önemli bir rahatlama sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Üyelerin yaşadığı en önemli sorunlardan birinin finansmana erişim olduğunu ifade eden Güngör, "Üyelerimizden gelen kredi talepleri doğrultusunda yaptığımız girişimler sonucunda TOBB Nefes Kredisi’nin limiti iki katına çıkarıldı. Bu kredi, KOBİ’lerimizin iş süreçlerinde rahatlama sağlamak ve sürdürülebilir büyümeye katkı sunmak amacıyla uygulanmaktadır. Amacımız, zor dönemlerde üyelerimizin yanında durarak ticaretin sağlıklı bir şekilde devam etmesine destek olmaktır. Temmuz ve ekim aylarında hayata geçirilen Nefes Kredisi’nden birçok üyemiz yararlandı. Gelen yoğun talep üzerine yeniden girişimde bulunduk. TOBB Nefes Kredisi’nin limiti 25 milyar TL’den 50 milyar TL’ye çıkarıldı. Böylece sadece 2025 yılı içinde TOBB Nefes Kredisi kapsamında KOBİ’lere sunulan toplam destek 80 milyar Türk lirasına ulaşmış olacak. Başta TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanımız Erdoğan Özegen olmak üzere sürece katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, kararın üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Üyelerimizin yanında olmaya ve destek sunmaya devam edeceğiz" MATSO olarak üyelerinin talep ve ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerinin altını çizen Güngör, her şartta üyelerin yanında olduklarını belirterek, "Üyelerimize yönelik desteğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.