EKONOMİ
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:57 Kütahya’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 286 bin 57’ye ulaştı Kütahya’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 286 bin 57’ye ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı motorlu kara taşıtları verilerine göre Türkiye genelinde mart ayında 159 bin 931 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, Kütahya’da araç sayısının bir önceki aya göre yaklaşık bin adet artış göstermesi dikkat çekti. Şubat ayında 285 bin seviyelerinde olan toplam araç sayısının kısa sürede bu rakamı aşması, kentte motorlu taşıt kullanımının giderek yaygınlaştığını gösterdi. Kütahya’daki araç dağılımı incelendiğinde otomobillerin açık ara ilk sırada yer aldığı görüldü. Kentte 130 bin 351 adet otomobil bulunurken, bu sayı toplam araç varlığının önemli bir bölümünü oluşturdu. İkinci sırada 71 bin 986 adet ile motosikletler yer alırken, özellikle son yıllarda ekonomik ve pratik ulaşım aracı olarak motosiklet kullanımındaki artış dikkat çekiyor. Üçüncü sırada ise 38 bin 242 adet ile traktörler bulunuyor. Bu durum, Kütahya’nın tarımsal faaliyetlerinin de araç dağılımında belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. Veriler, şehirde sadece bireysel ulaşımın değil, aynı zamanda üretim ve kırsal faaliyetlerin de araç sayısına doğrudan etki ettiğini gösteriyor. Kamyonet, kamyon, minibüs ve otobüs gibi diğer araç türleri de toplam sayı içerisinde yer alıyor. Bölgesel karşılaştırmalarda ise Kütahya’nın komşu illerle benzer bir artış eğilimi gösterdiği görüldü. Manisa’da mart ayı itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı 854 bin 821’e ulaşırken, Afyonkarahisar’da bu rakam 329 bin 449 olarak açıklandı. Uşak’ta ise toplam araç sayısı 192 bin 151 olarak kayıtlara geçti. Kütahyalılılar, kentte araç sayısının artmasının zenginlik göstergesi olduğunu ifade ettiler.
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:26 TZOB Başkanı Bayraktar: "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken, 12’sinde fiyat düşüşü görüldü" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üretici market ile girdi fiyatlarında yaşanan değişimlere ilişkin, "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken, 12’sinde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkının yüzde 393,7 ile en fazla elmada gerçekleştiğini belirten Bayraktar, elmadaki fiyat farkını yüzde 329,9 ile havuç, yüzde 245,3 ile yeşil soğan, yüzde 245,2 ile marul, yüzde 242,4 ile pırasanın takip ettiğini ifade etti. Ayrıca Bayraktar, kuru soğan ve patatesin depolarda azaldığını ve Çukurova’da yeni hasadın başladığını vurgulayarak, uzun süre yağan yağışlar nedeniyle patates ve soğanda çürümeler olduğunu sözlerine ekledi. "Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken 12’sinde fiyat düşüşü görüldü" Nisan ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 393,7 ile elmada görüldüğünü belirten Bayraktar, "Elmadaki fiyat farkını yüzde 329,9 ile havuç, yüzde 245,3 ile yeşil soğan, yüzde 245,2 ile marul, yüzde 242,4 ile pırasa takip etti. Elma 4,9 kat, havuç 4,3 kat, yeşil soğan ve marul 3,5 kat, pırasa ise 3,4 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 92 lira 58 kuruşa, 11 lira olan havuç 47 lira 29 kuruşa,17 lira 64 kuruş olan yeşil soğan 60 lira 91 kuruşa, 23 lira 20 kuruş olan marul 80 lira 8 kuruşa, 13 lira 53 kuruş olan pırasa 46 lira 33 kuruşa satıldı. Nisan ayında fiyatı en fazla artan ürün markette yeşil soğan, üreticide kuru soğan olurken, fiyatı en fazla düşen ürün hem markette hem de üreticide patlıcan oldu. Nisan ayında markette 40 ürünün 18’inde fiyat artışı, 12’sinde ise fiyat azalışı görüldü. Nisan ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 48,7 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat artışını yüzde 29,9 ile ıspanak, yüzde 29,2 ile kuru soğan, yüzde 7,6 ile nohut ve yüzde 7,5 ile zeytinyağı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 74,3 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 53,7 ile salatalık, yüzde 39,7 ile sivri biber, yüzde 24,2 ile karnabahar ve yüzde 20,4 ile kabak izledi. Nisan ayında üreticide 31 ürünün 10’unda fiyat artışı olurken 12’sinde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı" ifadelerine yer verdi. "Kuru soğan ve patateste depolarda ürün azaldı" Üretici kısmında en fazla fiyat artışının yüzde 109,1 ile kuru soğanda görüldüğünü söyleyen Bayraktar, "Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 64,7 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat düşüşünü yüzde 61,1 ile sivri biber, yüzde 47,2 ile elma, yüzde 38,9 ile havuç ve yüzde 37,7 ile salatalık izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 109,1 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 42,4 ile beyaz lahana, yüzde 31 ile patates, yüzde 25,5 ile limon ve yüzde 21 ile karnabahar izledi. Kuru soğan ve patateste depolarda ürün azaldı ve Çukurova’da yeni hasat başladı. Uzun süre yağan yağışlar nedeniyle patates ve soğanda çürümeler olduğu tespit edilmiştir. Bu da rekoltenin düşmesine ve fiyatların artmasına neden oldu. Geçtiğimiz ay yaşanan aşırı yağışlar nedeniyle beyaz lahana, karnabahar ve ıspanakta arz azalmış, bu da fiyatların artmasına yol açmıştır. Limon fiyatları ise arzdaki azalış nedeniyle yükseldi. Hava şartlarının iyi gitmesi sebebiyle birim alandan alınan verim artmış, yaşanan bu arz artışı da patlıcan, sivri biber ve salatalık fiyatlarının düşmesine yol açtı. Elma ve havuçta ise talepte yaşanan azalma fiyatları düşürdü" dedi. "Nisan ayında Mart ayına göre besi yemi ve süt yemi yüzde 3,5 arttı" Gübre, besi yemi ve süt fiyatlarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Nisan ayında, Mart ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 24,1, amonyum nitrat gübresi yüzde 17,6, ÜRE gübresi yüzde 8,6, DAP gübresi yüzde 8,1, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 5,3 oranında artış gösterdi. Geçen yılın Nisan ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 104,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 84,2, üre gübresi yüzde 76,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 58,3, DAP gübresi yüzde 56,8 oranında arttı. Nisan ayında Mart ayına göre besi yemi ve süt yemi yüzde 3,5, son bir yılda besi yemi yüzde 37,7, süt yemi yüzde 34,6 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Nisan ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 3,1 oranında azalırken, yıllık yüzde 57,6 oranında arttı."
İşsizlik oranı Ekim ayında yüzde 8,5 oldu
28 Kasım 2025 Cuma - 10:06 İşsizlik oranı Ekim ayında yüzde 8,5 oldu İşsiz sayısı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan azalarak yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayı İşgücü İstatistikleri verisini açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 27 bin kişi azalarak 3 milyon 33 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan azalarak yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,0 iken kadınlarda yüzde 11,3 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 49,2 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 185 bin kişi artarak 32 milyon 772 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 49,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,5 iken kadınlarda yüzde 32,4 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 53,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 157 bin kişi artarak 35 milyon 804 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 53,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,5 iken kadınlarda yüzde 36,5 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,6 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,6 puan artarak yüzde 15,6 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,9, kadınlarda ise yüzde 20,6 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,2 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 0,7 saat azalarak 42,2 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 29,6 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 1,1 puan artarak yüzde 29,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,5 olarak tahmin edildi.
Fırat EDAŞ’tan Akçadağ’a 21 milyon TL’lik altyapı güçlendirme yatırımı
28 Kasım 2025 Cuma - 09:57 Fırat EDAŞ’tan Akçadağ’a 21 milyon TL’lik altyapı güçlendirme yatırımı Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), Malatya’nın Akçadağ ilçesi Bahri Mahallesi’nde deprem sonrası enerji altyapısını güçlendirmek amacıyla 21 milyon TL’lik yatırımla 395 yeni direk, 6 trafo ve 15 bin metre iletken kablo kurulumu gerçekleştirilecek. Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), Malatya’nın Akçadağ ilçesi Bahri Mahallesi’nde enerji arz güvenliğini artırmak ve vatandaşlara elektrik hizmeti sunmak amacıyla önemli bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bölgedeki enerji şebekesinin modernizasyonunu hedefleyen proje kapsamında, 395 yeni enerji direği dikilecek, 6 yeni trafo kurulacak ve yaklaşık 15 bin metre alpek iletken kablo montajı yapılacak. Yapılan açıklamaya göre şirket, yaklaşık 21 milyon TL yatırımla hayata geçirilen proje kapsamında depremde zarar gören mevcut şebeke altyapısının yenileyerek, 400 abonenin enerji güvenliğini güçlendirecek. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Bahri Mahallesi’nin elektrik altyapısı, daha dayanıklı ve çağdaş standartlara uygun bir yapıya kavuşacak. Şirket, deprem bölgesinde yürütülen altyapı yenileme çalışmalarını enerji arz güvenliği, çevresel sürdürülebilirlik ve uzun ömürlü altyapı hedefleri doğrultusunda önümüzdeki dönemde sürdürecek.
Bursa Büyükşehir 9 üründe fide ve fidan desteğinde bulunacak
28 Kasım 2025 Cuma - 09:56 Bursa Büyükşehir 9 üründe fide ve fidan desteğinde bulunacak Bursa Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla başlattığı fide ve fidan desteği programına başvurular 30 Kasım’da sona erecek. Program kapsamında ayva, ceviz, yaban mersini gibi dokuz farklı üründe 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilere yüzde 50 hibe desteği sağlanacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen fide ve fidan desteği programına 3 Kasım’da başlayan başvurular 30 Kasım’da son bulacak. Başvuruların değerlendirilmesinin ardından sonuçlar, başvuru sahiplerine duyurulacak. Üreticilere can suyu olmayı hedefleyen proje ile kentin biyolojik çeşitliliğinin ve tarımsal verimliliğinin artırılması amaçlanıyor. Her üretici sadece bir ürün için başvuru yapabilecek ve aynı haneden sadece bir çiftçinin başvurusu kabul edilecek. Destek kapsamında yer alan ürünler arasında Bursa ve çevresinin tarımsal potansiyeline uygun türler belirlendi. Desteklenecek ürünler ve ilçelere göre dağılımı şöyle: Büyükorhan: Çilek, yaban mersini, kızılcık Gemlik: Kara incir, kızılcık Gürsu: Trabzon hurması Harmancık: Ceviz, ayva, kızılcık İnegöl: Çilek, yaban mersini, kızılcık İznik: Ceviz, kızılcık, Karacabey: Kara incir Keles: Çilek, yaban mersini, kızılcık Kestel: Ahududu, çilek, kızılcık Mudanya: Kara incir, Trabzon hurması, Mustafakemalpaşa: Kara incir, ceviz, çilek, yaban mersini Nilüfer: Çilek, kara incir Orhaneli: Çilek, yaban mersini, kızılcık, kuşkonmaz Orhangazi: Ceviz, Trabzon hurması Osmangazi: Çilek Yenişehir: Ceviz, kuşkonmaz Yıldırım: Ahududu,  yaban mersini Üreticiler, destek başvurularını belediyenin resmi internet adresi olan www.bursa.bel.tr/kirsaldestek sayfası üzerinden online olarak yapabilecekler. "Çiftçinin her zaman yanındayız" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tarım kenti Bursa’da çiftçilerin üretmesi, toprağını terk etmemesi için birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Bozbey, Bursa’da damlama sulama borusu ve silaj paketleme tesisi gibi ülkede ilk ve örnek olan projelerle çiftçinin maliyetini düşüren, gelirini artıran çalışmalara imza attıklarını dile getirerek, bunun yanı sıra mazot, tohum, fide, fidan, gübre desteklerinin de olduğunu aktardı. Hayvancılıkla uğraşan üreticilere aşı ve yem desteği de yaptıklarını belirten Bozbey, "Kırsalda üretim devam etsin, geliri artan çiftçi mutlu olsun istiyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana üreticinin, çiftçinin yanında olduk olmaya da devam edeceğiz. Toprağını koruyan, üretim için çabalayan, eken, hasat eden çiftçilerimiz bizim için çok önemli. Bu fide ve fidan desteğimiz de üreten kent Bursa’da tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından önem arz ediyor" diye konuştu.
TMO’nun raporuna "gübre fiyatlarının yüksekliği" de girdi
28 Kasım 2025 Cuma - 09:54 TMO’nun raporuna "gübre fiyatlarının yüksekliği" de girdi Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) "Fenolojik Değerlendirme Raporu"na ekim dönemindeki "gübre fiyatlarının yüksekliği" de girdi. TMO’nun merkez ve taşra teşkilatı teknik personelin sahadan birebir gözlem, meteorolojik veri ve teknik bilgilerle hazırladığı "Fenolojik Değerlendirme – Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi (Ekim 2025 Değerlendirmesi)" yayınlandı. Değerlendirme raporunda, ülkedeki yağış durumu, bölgelere göre yağmurların etkisi, ekiliş oranları ve yönelimler aktarıldı. Bazı bölgelerde yağış yetersizliği nedeniyle ekilişlerin geciktiğine vurgu yapılırken, taban gübresi kullanımında fiyatların yüksekliğine dikkat çekildi. Raporda, Kırıkkale’de gübresiz ekiliş yapılmadığı ancak maliyetler nedeniyle üreticilerin içeriği daha düşük muadil gübreleri kullandığı belirtilerek, sertifikalı tohum kullanımında buğday ve arpada sınırlı bir azalış görüldüğü aktarıldı. Karadeniz’de dap yerine kompoze kullanıldı Kırşehir’de sertifikalı tohum kullanım oranı düştüğü, pahalı olan DAP gübresi tüketiminin yüzde 16 gerilediği ve bunun yerine organomineral gübre, 20-20-0 ve çiftlik gübresi tercih edildiği bildirildi. Adana’da taban gübresi olarak dekara 20–30 kilogram 20-20-0 kompoze gübre ile 20–30 kilogram tohum kullanıldığı kaydedildi. Karadeniz Bölgesinde taban gübresi kullanımında üreticilerin yaklaşık yüzde 15 oranında DAP, yüzde 45 oranında 20-20-0 ve yüzde 30 oranında 8-20-0 kompoze gübresi kullandıkları ifade edilen raporda, "DAP fiyatlarının yüksekliği nedeniyle üreticilerin yaklaşık yüzde 10’unun diğer kompoze gübre türlerine yöneldiği tespit edilmiştir" ifadesi kullanıldı.
Sanayiciyi geleceğe hazırlayan ekonomi ve strateji buluşması Denizli OSB’de gerçekleşti
28 Kasım 2025 Cuma - 09:23 Sanayiciyi geleceğe hazırlayan ekonomi ve strateji buluşması Denizli OSB’de gerçekleşti Denizli Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürlüğü, sanayiciyi geleceğe hazırlayan ekonomi ve strateji buluşmasına ev sahipliği yaptı. Denizli Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ile GCM Yatırım iş birliğiyle düzenlenen "Dünya & Türkiye Ekonomisi: Yeni Dönem, Yeni Stratejiler" konulu seminer, Denizli OSB Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Etkinliğe; Denizli OSB Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Çalışkan ve İsmail Aslan, Bölge Müdürü Ahmet Taş ile sanayiciler katıldı. Seminerin açılışında konuşan Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş, değişen küresel dinamikler ışığında sanayinin geleceğini şekillendirecek stratejik bakış açısının önemine vurgu yaparak; "Sanayimiz artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil, değişime uyum sağlama kabiliyetiyle de rekabet ediyor. Küresel ekonomide yaşanan dönüşüm bize, daha esnek, daha yenilikçi ve daha güçlü finansal stratejiler geliştirmemiz gerektiğini gösteriyor. Bu tür etkinlikler, işletmelerimizi geleceğin şartlarına hazırlamak adına büyük değer taşıyor" ifadelerini kullandı. Etkinlik kapsamında, GCM Yatırım Sermaye Piyasaları Danışmanı Prof. Dr. İlhan Küçükkaplan ile GCM Yatırım Ekonomisti Evren Kırıkoğlu kapsamlı sunumlar gerçekleştirerek, küresel eğilimlerin sanayiye, finansal yapılara ve yatırım stratejilerine etkilerine yönelik analizlerini aktardı. Uzman konuşmacılar, değişen ekonomik ortamda işletmelerin rekabet gücünü artıracak stratejik yaklaşımlara dair katılımcıları bilgilendirdi. 2026 yılına yönelik küresel ve ulusal ekonomik beklentilerin kapsamlı bir şekilde ele alındığı seminerde, ekonomik dalgalanmalara uyum sağlayabilmek ve sürdürülebilir büyüme perspektifini güçlendirebilmek adına yol gösterici stratejik değerlendirmeler paylaşıldı. Katılımcılar, sermaye piyasalarındaki yaşanabilecek yönelimler ve ekonomik görünümün sanayi sektörüne yansımaları hakkında güncel bilgiler edindi.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "ASO, hayata geçirdiği projelerle çalışmalarla Ankara’nın marka değerini arttırıyor"
27 Kasım 2025 Perşembe - 23:13 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "ASO, hayata geçirdiği projelerle çalışmalarla Ankara’nın marka değerini arttırıyor" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara’nın marka değerini arttırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor" dedi. Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) 62. kuruluş yıl dönümü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ASO Başkanı Seyit Ardıç ile Ankaralı iş insanları ve sanayiciler katılımıyla gerçekleştirildi. Hisarcıklıoğlu, yaptığı konuşmada, Ankara’nın sadece Türkiye’nin başkenti değil, aynı zamanda sanayinin, bilimin, yazılımın, teknolojinin, inovasyonun ve savunma sanayisinin de başkenti olduğunu ifade etti. Ankara’nın sanayi alanındaki gelişimine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, "ASO’yla birlikte Ankara savunma sanayisinden sağlık teknolojilerine iş ve inşaat makinelerinden yüksek teknoloji üretimine kadar her alanda adından söz ettiren, dünyanın her köşesine ve 190’ndan fazla ülkeye sanayi ürünleri ihraç eden bir konuma yükseldi. Burada da Ankara Sanayi Odamızın çok büyük emekleri var" dedi. Otellerdeki ‘yıldız’ sistemi gibi dünyada odalar için de benzer bir standart olduğunu dile getiren Hisarcıklıoğlu, "Çok şükür bugün Türkiye’de neredeyse 367 odadan 290 tanesi bu çerçevede beş yıldızlı konuma geldi" bilgisini paylaştı. Hisarcıklıoğlu, uluslararası akredite kuruluşlarınca odaların denetlendiğini belirterek, "Bu denetlemenin sonucunda, Ankara Sanayi Odamız tam 5 yıldızlı hizmet verdiğinin somut göstergesini teyit etmiş oldu" ifadesini kullandı. Hisarcıklıoğlu, ASO’nun her yıl geliştirdiği, artırdığı faaliyetleriyle kurumsal kapasitesiyle iş insanlarının temsil mekanizması olma sorumluluğunu yerine getirdiğini dile getirerek, "ASO, hayata geçirdiği projelerle, çalışmalarla Ankara’nın marka değerini artırıyor ve şehrimizi geleceğe taşıyor. Hem bir sanayici hem de TOBB başkanı olarak ASO’nun köklü geçmişiyle icraatlarıyla iftihar ediyorum" değerlendirmelerinde bulundu. "İhracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" ASO Başkanı Ardıç ise Ankara’nın OSTİM, Sincan, Temelli bölgesi, İvedik, Kahramankazan, Akyurt ve Siteler başta olmak üzere, savunma ve havacılık sanayisini de kapsayan geniş üretim ekosistemiyle, ülkenin bilgi ve teknoloji üretiminin üssü olduğuna işaret etti. Sanayi ekosisteminin etkin işlerliği ve istikrarlı gelişimi için 40 meslek grubunda 10 bini aşan üye firmasıyla ASO’nun, Türkiye’nin büyüme ve kalkınma sürecine en fazla katkıyı sağlamayı vizyon edindiğini belirten Ardıç, "Onun için bu akşamı sadece bir ödül takdim töreni olarak değil, Ankara’nın ve ülkemizin rekabetçilik, yenilikçilik ve kapsayıcılık ekseninde daha müreffeh bir geleceğe ilerleyişinin güçlü beyanı olarak görüyoruz" dedi. Ardıç, Ankara’nın bugün, savunma sanayisinden yazılıma, medikalden makineye, kimyadan elektroniğe uzanan geniş üretim zinciriyle ülkenin ihracat ve istihdamında en stratejik merkezlerden biri haline geldiğine dikkati çekerek, "Şehrimiz sadece bir başkent değil, aynı zamanda üretimin, teknolojinin ve ihracatın merkezi olma iddiasını her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriyor" açıklamasında bulundu. "Yıllık 15 milyar doları aşan ihracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor" Rakamların bu gelişmeyi teyit ettiğini belirten Ardıç, "Yıllık 15 milyar doları aşan ihracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünlerinden oluşuyor. İhracatımızda yüzde 13,3 yüksek teknoloji payı ile gelişmiş sanayi şehirlerimiz arasında açık ara lider konumdayız. Yaklaşık 4,5 milyar dolar ihracat ve 14 milyar dolara yaklaşan cirosuyla savunma sanayisinde ülkemizin kalbiyiz. Müteahhitlik sektöründe dünyanın en büyük 250 firması arasında yer alan 22 firmamızla küresel oyuncuyuz" şeklinde konuştu. "İhracatımızla Ankara olarak Türkiye’nin üretim üssü konumumuzu güçlendiriyoruz" Ardıç, Ankara’nın ihracatının bu yıl 16 milyar doları aşmasını beklediklerine dikkati çekerek, "İhracatımızla Ankara olarak Türkiye’nin gerçek üretim ve teknoloji üssü konumumuzu her geçen gün güçlendiriyoruz. Gerek ihracat hacimlerini gerekse sattıkları ürünlerin kilogram fiyatını artıran ve bugün ödül almaya hak kazanan firmalarımız, bu stratejinin, vizyonun ve güçlü üretim kültürünün temsilcileridir" ifadelerine yer verdi. Program, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve ASO Başkanı Ardıç’ın konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti. ASO 62. Kuruluş Yılı Ödül Organizasyonu kapsamında, ihracat, istihdam, karlılık, AR-GE ve yenilik, ikiz dönüşüm olmak üzere 5 kategoride 28 sanayi firmasına ödül verildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ""Enflasyon tekrar düşüş eğilimine girmiş durumda"
27 Kasım 2025 Perşembe - 23:02 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: ""Enflasyon tekrar düşüş eğilimine girmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bu ayın enflasyonunun iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz. Enflasyonun tekrar arzu ettiğimiz patikaya geldiğini söyleyebilirim. Enflasyon yeniden düşüş eğilimine girmiş durumda" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara Sanayi Odası (ASO) 62’nci Kuruluş Yılı Ödül Töreni’ne katıldı. Açılış konuşması gerçekleştiren Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ASO’ya 62’nci kuruluş yılı vesilesiyle selamlarını ve başarı dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ekonomide korumacı eğilimlerin güçlendiği ve eski liberal kurallara dayalı üretim, ticaret düzeninin zayıfladığını ifade ederek, bu durumun ekonomide belirsizlikleri arttırdığını ve dünya büyümesinin de tarihsel ortalamalarının altında seyretmesine neden olduğunu kaydetti. "Dünyadan her yıl 1,9 puan daha fazla büyüdük" Dünyada var olan savaşların yanında ayrıca ekonomi savaşların da yaşandığını söyleyen Yılmaz, Bu çerçevede, ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomik aktörlerin politikalarını yakından takip edip Türkiye’yi ona göre konumlandırmaları gerektiğini işaret etti. Yılmaz, "Bu çerçeve içinde dünyanın bu hali içinde Türkiye ekonomisi son 22-23 yılda dünyadan çok daha hızlı bir şekilde büyüdü. Dünya ortalama 3,5 büyürken bizim ekonomimiz yıllık ortalama 5,4 büyüme kaydetti. Dünyadan her yıl 1,9 puan daha fazla büyüdük. Bu önemli bir başarı. Bu da bizi belli bir yere getirmiş durumda. Bu yılda ekonomimizin yüzde 3,3 büyümesini bekliyoruz. Bir istikrar programı uyguladığımız halde enflasyonu düşürmeye çalıştığımız halde büyümemizi dünya ortalamasının üstünde tutabilmemiz de önemli bir başarı diye ifade etmek istiyorum. Bu yıl ekonomimiz inşallah 1,5 trilyon dolar seviyesini açmış olacak" ifadelerine yer verdi. "Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16’ıncı büyük ekonomisi olacak" Türkiye’nin satın alma gücüne göre 12’nci büyük ekonomisi olduğunu bildiren Yılmaz, "Bu yıl IMF’nin dünyadaki ülkelerle ilgili tahminlerinin gerçekleşmesi halinde Türkiye nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olacak. Satın alma gücü paritesiyle ise 11’inci büyük ekonomi olacağız" dedi. "Türkiye ilk defa tarihinde yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek" Son dönemde Türkiye’nin ekonomik anlamda büyümesine devam ettiğini söyleyen Yılmaz, "Ülkeleri dört gruba ayırıyorlar; düşük gelirli ülkeler alt orta gelirli ülkeler üst orta gelirli ülkeler ve yüksek gelirli ülkeler şeklinde. Son çeyrek asırda Türkiye neyi başardı diye soracak olursanız alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi Türkiye ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi ise bu yıl özellikle tam bu kritik eşikteyiz. Bu çerçevede Türkiye ilk defa tarihinde yüksek gelirli ülkelerden biri haline gelecek. Dünya Bankası hesaplamalarına göre. Burada kalıcı olmak önemli olan. Bu da rakamsal dönüşümlerin ötesinde niteliksel bir değişimi gerektiriyor. Sadece rakamları büyüterek bu ligde kalamazsınız. Kurumlarınızı dönüştürmeniz lazım, reformlar yapmanız lazım" açıklamasında bulundu. "Türkiye’yi yüksek gelirli ülkeler liginde kalıcı hale getireceğiz" Ekonomik anlamda karamsar bir hava içine girmenin tehlikeli olduğuna vurgu yapan Yılmaz, sosyal medyanın etkisinin özellikle bu karamsar havayı yayıcı bir etki oluşturduğunu dile getirdi. Yılmaz, "Sosyal medyayla birlikte sağlıklı olmayan bir takım bilgiler, sağlıklı olmayan algılar üzerinden ekonomi tartışılıyor. Bunun yerine rakamlara dayalı, analizlere dayalı elbette sorunları tespit eden, sorunları görmezlikten gelmeyen ama bunlara gerçekçi analizlerle cevap veren bir ortama ihtiyacımız var. İşte yüksek gelirli ülkeler liginde böyle kalıcı hale geleceğiz. Adalet sistemimizden altyapımıza, sağlıktan eğitime, teknoloji politikalarına bütün alanlarda şehirleşmeye, afet meselelerine varıncaya kadar her alanda atacağımız adımlarla Türkiye’yi inşallah bu ligde kalıcı hale getireceğiz" diye konuştu. Yılmaz, tüm dünyanın pandemiyle birlikte farklı bir ekonomik ortama girdiğini söyleyerek, bu dönemde Türkiye’nin dünya ülkelerinin ortalama büyüme oranlarından iki kat daha fazla bir büyüme kaydettiğini söyledi. Ankara’nın büyük bir ekonomik merkez olduğuna işaret eden Cevdet Yılmaz, "390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihraç eden bir ülke konumuna yükselmiş durumdayız" dedi. Merkez Bankası’nın rezervlerinin ve son iki üç yılda önemli bir gelişim sergilediğini kaydeden Yılmaz, 21 Kasım itibariyle 180,6 milyar dolarlık bir rezervi olduğunu ifade etti. Yılmaz, altın rezervlerinin de artış eğiliminde olduğunu söyleyerek, son dönemlerde altın fiyatlarının artmasıyla hem Merkez Bankası’nın hem de vatandaşların rezervinde önemli bir artış olduğunu ifade etti. "Kredi notlarımız artıyor" Yılmaz, cari açığın düştüğünü ve dış borçlanma ihtiyacının azaldığının altını çizerek, "Cari açığı bu sene 1,4 civarında bekliyoruz. Milli geliri oranı olarak oldukça düşük seviyelere gelmiş durumda. Dolayısıyla dış borçlanma ihtiyacımız düşmüş durumda. Bir taraftan da CDS dediğimiz risk primimiz ciddi anlamda aşağıya gelmiş durumda. En son rakam bende olan 240 baz puan. İki sene önce bu 700’leri aşmıştı. Şu anda 240’lara kadar gerilemiş durumda. Kredi notlarımız artıyor" şeklinde konuştu. "Enflasyon tekrar düşüş eğilimine girmiş durumda" Ekonomide yönetiminde birinci önceliğin enflasyon olduğunu vurgulayan Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti: "Enflasyonda bütüncül bir politika takip ediyoruz. Geçen yılın mayıs ayında yüzde 75’lere ulaşmıştı ve en yüksek zirveyi görmüştü. O tarihten bugüne dezenflasyon dediğimiz süreç devam ediyor. En son yüzde 32,9 gibi bir rakama geldi. Yani yaklaşık 43 puan geriledi enflasyon. Ama hala hane halkı ve real kesimde beklentileri arzu ettiğimiz ölçüde iyileştirebilmiş değiliz. Orada da bir iyileşme var ama tam arzu ettiğimiz yerde değiliz. Şu anda 32,9. Eylül ayında gıda fiyatlarından kaynaklı biraz beklentinin üstünde gelmişti. Çünkü aynı yılda hem don hem kuraklığı yaşadık. Bu tarımdaki bu gelişme büyümemizi bir miktar aşağı çekti. Enflasyonu da bir miktar yukarıya taşımış oldu gıda enflasyonunu. Bu ayın enflasyonunun iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz. Dolayısıyla enflasyonun tekrar arzu ettiğimiz patikaya geldiğini söyleyebilirim. Yeniden düşüş eğilimine girmiş durumda enflasyon. Bu ayın enflasyonunun da iyi bir noktada geleceğini öncü göstergelerden tahmin edebiliyoruz. Dolayısıyla tekrar o arzu ettiğimiz patikaya enflasyonun geldiğini söyleyebilirim." "Genel finansal ortamı iyileştireceğiz" Yılmaz, genel finansal şartların iyileşeceğine dikkati çekerek, enflasyon düştükçe özel sektörün finansa erişiminin kolaylaşacağını ve finans maliyetlerinin de makul seviyelere doğru ineceğini dile getirdi. Diğer taraftan makro politikaları iyileştirdiklerini kaydeden Yılmaz, "Genel finansal ortamı iyileştireceğiz. Diğer taraftan selektif yaklaşımla zorluk yaşayan sektörlerimizi ve potansiyeli olan sektörlerimizi desteklemeye devam edeceğiz. Burada da en önemli unsurlardan biri yeşil ve dijital dönüşüm. 12’inci planımızın da orta OVP’mizin de omurgasını oluşturan kavram yeşil ve dijital dönüşüm. Bu dönüşümü başarmak durumundayız. Sanayinin dönüşümü aslında bununla çok yakından ilgili" dedi. Program, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın konuşmasının ardından ödül töreniyle devam etti. Törende ASO Başkanı Ardıç tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a hediye takdiminde bulundu.
Samsun Merkez OSB’de 2026 stratejisi belirlendi
27 Kasım 2025 Perşembe - 19:56 Samsun Merkez OSB’de 2026 stratejisi belirlendi Samsun Merkez Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu, 2026 yılı planlamalarının ele alındığı toplantıda sanayinin verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi büyümesine yönelik kritik kararlar aldı. Samsun’un sanayi üretiminde lokomotif rol üstlenen Samsun Merkez OSB, 2026 yılı planlamalarını belirlemek üzere Vali Orhan Tavlı başkanlığında toplandı. "Kuzeyin Üretim Merkezi" olarak konumlanan Samsun’da sanayinin verimliliğini, sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü artırmaya yönelik kritik başlıklar toplantının ana gündemini oluşturdu. Merkez OSB Yönetim Kurulu Toplantısı’nda, 2026 yılına ait elektrik tedarik telifleri ile doğalgaz alım-satım sözleşmesine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Firmaların iş yeri açma ve çalışma ruhsatı talepleri gündeme alınırken, Dünya Bankası finansman destekli Evsel ve Endüstriyel Atık Su Arıtma Tesisi Raporlaması için danışmanlık hizmeti teklifleri de görüşüldü. Toplantıda ayrıca OSB İmar Planı uygulamaları, özel anaokulu çalışmalarının son durumu, dijital dönüşüm ve yalın üretim süreçlerine ilişkin sunumlar yapıldı. 10 bin 319 kişi istihdam ediliyor Karayolu, liman ve demiryoluna 1 kilometre, havalimanına 11 kilometre mesafede konumlanan Samsun Merkez OSB’nin, 160 hektarlık alanda Karadeniz’in en güçlü üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Bölgede fabrikasyon metal ürünlerinden ana metal ve kimyasallara, elektronik ve gıda üretiminden ağaç ürünlerine kadar geniş bir yelpazede toplam 85 firmanın faaliyet gösterdiği belirtildi. OSB’de bin 935 kadın, 8 bin 384 erkek olmak üzere 10 bin 319 kişinin istihdam edildiği ifade edildi. Toplantıda ayrıca, OSB bünyesinde kurulan Akredite Atıksu Analiz Laboratuvarı ile yalın ve dijital dönüşüm alanlarında eğitim ve danışmanlık sunan Samsun Model Fabrika’nın çalışmaları da ele alındı. Bölgede hizmete başlayan 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun ardından, Samsun Merkez OSB Özel Anaokulu’nun açılışına yönelik çalışmaların hızla sürdüğü kaydedildi.