EKONOMİ
Workup Gaming’in 4’üncü dönemi için başvurular başladı 30 Nisan 2026 Perşembe - 12:26:58 Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup çatısı altında düzenlenecek programa 15 Mayıs’a kadar başvuru yapılabilecek. Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı çatısı altında, Invexen partnerliğinde yürütülecek Workup Gaming’in 4’üncü dönemi için başvurular başladı. Oyun girişimlerini ve oyunlaştırılmış (gamified) uygulamaları desteklemek üzere yola çıkan program, bu alandaki startup’ların ve oyun stüdyolarının ticarileşme süreçlerini hızlandırmayı ve yerel başarı hikayelerini globale taşımayı hedefliyor. Program, yeni dönem kurgusunda Workup Gaming ekosisteminin büyümesine ve yeni unicorn adaylarının keşfedilmesine odaklanıyor. Yapılan açıklamaya göre girişimciler, program boyunca alanında uzman isimler ile görüşme, çeşitli eğitimler ve teknik çalıştaylar ile projelerini ölçeklendirme fırsatı bulacak. Oluşturulan topluluk gücü sayesinde girişimler yeni yeteneklere erişim ve görünürlük avantajı elde edecek. 6 aylık programda çok yönlü destek mekanizması Oyun dikeyinde faaliyet gösteren stüdyoların ve oyunlaştırılmış uygulama geliştiren ekiplerin ölçeklenmesine katkı sağlayacak program 6 ay sürecek. Program kapsamında katılımcılara, alanında uzman isimlerin mentorluğu, teknik altyapı ve uygulama destekleri ile İş Bankası grubu ve iştirakleri üzerinden geniş bir ağ sunuluyor. Program, yalnızca bir hızlandırma süreci olmayı değil, aynı zamanda oyun dünyasının en yetenekli ekiplerini bir araya getirerek yerel ve global ölçekte rekabet gücü yüksek bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Başvurular 15 Mayıs’a kadar devam ediyor Oyun dünyasında yerini almak veya oyunlaştırma tabanlı projesini global ölçeğe taşımak isteyen tüm girişimciler programa 15 Mayıs’a kadar başvurabiliyor. Programın sunduğu imkanlar, mentorluk ağı ve başvuru süreci hakkında detaylı bilgiye workup.ist/workup-gaming üzerinden ulaşılabiliyor.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:16 Espressolab yaz menüsünü ve Avrupa’daki yeni mağazasını duyurdu Türkiye’nin önde gelen kahve zincirlerinden Espressolab, 2026 yaz sezonuna iki önemli duyuruyla adım attı. Şirket 18 Nisan itibarıyla yaz menüsüne geçerken Hollanda’da yeni bir mağaza açacağını da duyurdu. Bu gelişmeyle birlikte Espressolab’in faaliyet gösterdiği ülke sayısı 22’ye yükselecek. Espressolab, 2026 yaz sezonuna iki duyuruyla adım attı. Şirket, Espressolab Roastery’de düzenlenen tadım lansmanıyla 18 Nisan’da uygulamaya aldığı yaz menüsünü duyurdu. Bu sezon menüde hem içecek hem yiyecek kategorisinde yeni tatlar öne çıkıyor. Kremamsı dokulu soğuk içecekler ve alışılmadık lezzet kombinasyonlarının yanı sıra mevsimlik malzemelerle hazırlanan tatlı seçenekleri de menüye eklendi. Menü yeniliğinin yanı sıra uluslararası büyümesini de sürdüren şirket, Hollanda’da yeni bir mağaza açacağını da duyurdu. 2014’te Türkiye’de kurulan ve bugün 3 kıtada 400’ü aşkın mağazaya ulaşan şirket, bu açılışla faaliyet gösterdiği ülke sayısını 22’ye taşıyor. Espressolab, yaz sezonuna hem menü yenilikleri hem de yeni bir ülke açılışıyla girerek mağaza sayısını ve sunduğu deneyimi eş zamanlı olarak geliştirme hedefinde. Yeni duyurulara ilişkin değerlendirmede bulunan Espressolab CMO’su Ersin Kefeli, "Yaza hem yenilenmiş bir menü hem de yeni bir ülke duyurusu ile giriyoruz. Bu sezonki menümüzü mevsime özgü malzemeler ve beklenmedik lezzet kombinasyonlarıyla oluşturduk. Misafirlerimizi yeni tatlarla buluşturarak gastronomi deneyimini geliştirmeye devam ediyoruz. Globalde 1000 mağaza hedefimize de kararlılıkla ilerliyoruz. Hollanda bu yolculuğun Avrupa’daki yeni durağı olacak" dedi. Espressolab’in yeni durağı Hollanda Globaldeki varlığını güçlendirmeye devam eden Espressolab, Hollanda’da da yeni bir mağaza açacağını duyurdu. Şirket, bu yılın başında Endonezya, Irak, Libya ve Kazakistan’daki açılışlarıyla üç kıtada büyümesini sürdürmüştü. Hollanda, bu genişleme hattının Kuzey Avrupa’daki yeni halkası oldu. Yeni mağazanın Rotterdam’da konumlanacağı ve açılışa yönelik hazırlıkların sürdüğü kaydedildi. Espressolab bu açılışla faaliyet gösterdiği ülke sayısını 22’ye taşımış olacak. 2014’te Türkiye’de kurulan şirket, bugün üç kıtada 400’ü aşkın mağazayla faaliyetlerini sürdürüyor. Hollanda açılışı ile birlikte şirketin, Avrupa’daki varlığını dengeli bir şekilde genişletmesi ve Kuzey Avrupa pazarındaki operasyonlarını güçlendirmesi hedefleniyor. Yaz menüsünde yeni tatlar Espressolab, 21 Nisan’da Espressolab Roastery’de düzenlenen tadım lansmanıyla yaz menüsünü de tanıttı. Bu sezon içecek kategorisinde kremamsı dokulu soğuk içecekler ve alışılmadık lezzet kombinasyonları öne çıkıyor. Misafirler, tahinin karamel ve espressoyla buluştuğu Creme Brulee Tahini Latte, tropikal notalarıyla dikkat çeken Passion Fizz ve Brazilian Lemonade gibi yeni tatlarla buluşacak. Tatlı menüsünde de bu sezon çeşitli yenilikler yer alıyor. Mevsimlik malzemeler ve özgün kombinasyonlarla hazırlanan Key Lime Cheesecake, Frambuaz & Fıstıklı Cheesecake ve Çilek & Fıstıklı Crumble, menüye eklenen yeni seçenekler arasında. Ferah ve dengeli lezzet profilleriyle öne çıkan bu tatlar, yaz döneminde menüye hafif ve taze alternatifler kazandırıyor. Tüm yeni ürünler 18 Nisan itibarıyla Espressolab mağazalarında misafirlerin beğenisine sunuldu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:14 Bakan Ersoy: "Turizm geliri 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4,2 artışla 9,8 milyar dolar oldu" Türkiye’nin krizlere rağmen turizmde büyümesini sürdürdüğünü belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Türkiye istikrar adası olmaya devam ediyor. 2026’nın ilk çeyreğinde turizm geliri yüzde 4,2 artışla 9,8 milyar dolara ulaştı. Küresel dalgalanmalara rağmen Türkiye sektörde güçlü duruşunu korudu" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, turizmde 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin verileri ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. Küresel gelişmelerin sektöre etkilerine değinen Bakan Ersoy, Türkiye’nin zorlu uluslararası koşullara rağmen turizmde güçlü bir başlangıç yaptığını belirtti. Yılın ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’nin krizlere rağmen turizmde artı yönlü bir seyir izlediğini vurgularken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "istikrar adası" tanımını yineleyerek ülkemizin bulunduğu coğrafyada güven ve istikrarın merkezi konumunu koruduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin krizlere rağmen turizmde büyümesini sürdürdüğünü belirten Ersoy, "Türkiye istikrar adası olmaya devam ediyor. 2026’nın ilk çeyreğinde turizm geliri yüzde 4,2 artışla 9,8 milyar dolara ulaştı. Küresel dalgalanmalara rağmen Türkiye sektörde güçlü duruşunu korudu" dedi. "Küresel dalgalanmalara rağmen turizm yıla artışla başladı" Küresel gelişmelerin turizm üzerindeki etkilerine dikkat çeken Ersoy, "İçinde bulunulan dönem yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Dünyanın önde gelen turizm destinasyonları da benzer dalgalanmalarla karşı karşıya kalıyor. Bölgesel gerilimler, jeopolitik gelişmeler ve uluslararası seyahat hareketliliğinde yaşanan dalgalanmalar sektörü doğrudan etkiledi. Türkiye bu sürecin dışında değil. Elde edilen verilere göre tüm küresel zorluklara rağmen turizm yıla artı yönlü başladı. Bu tablo tesadüf değil. Süreç planlı, koordineli ve sahada aktif şekilde yürütüldü. Ziyaretçi sayıları yılın ilk üç ayında dalgalı bir seyir izledi. Ocak 2025’te ziyaretçi sayısı 2 milyon 950 bin iken Ocak 2026’da 3 milyon 131 bine yükseldi ve yüzde 6,1 artış kaydedildi. Şubat ayında Ramazan ayının etkisiyle 2 milyon 899 binden 2 milyon 848 bine gerileyerek yüzde 1,7 düşüş yaşandı. Mart ayında ise savaş etkisine rağmen 2 milyon 995 binden 3 milyon 240 bine çıkarak yüzde 8,2 artış gerçekleşti. Böylece ilk üç ay toplamında ziyaretçi sayısı 8 milyon 844 binden 9 milyon 219 bine yükselirken yüzde 4,2’lik artış kaydedildi. Ayrıca, aynı dönemde ziyaretçi sayılarındaki değişimde Ramazan ayının 10 gün öne gelmesi Şubat ayına olumsuz, Mart ayına olumlu etkide bulundu. İran-İsrail-ABD savaşı kaynaklı gelişmeler ise özellikle Mart ayında bölge pazarlarını etkiledi" şeklinde konuştu. "Turizm gelirleri ilk çeyrekte arttı" Turizm gelirlerinin ilk çeyrekte artış gösterdiğini ifade eden Bakan Ersoy, "2025 yılının ilk çeyreğinde 9 milyar 494 milyon dolar olan gelir, 2026’nın aynı döneminde 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Böylece yüzde 4,2’lik artış kaydedildi. Kişi başı gecelik harcama verilerindeki artış da dikkat çekici. Yabancı ziyaretçilerin 2026 yılı ilk çeyreğindeki gecelik harcaması 116 dolardan 119 dolara yükselirken yüzde 2,2 artış gerçekleşti. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada krizler her zaman olabilir. Bu tür dönemlerde belirleyici unsurun sürecin nasıl yönetildiğidir. Geçtiğimiz yıl da benzer küresel gelişmelerle geçti. Türkiye, 2025 yılını 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapattı. Bu verilerin Türkiye’nin turizmde yalnızca güçlü bir destinasyon olmadığını, aynı zamanda kriz yönetimi konusunda yüksek bir kapasiteye sahip olduğunu ortaya koydu. Yani biz süreci uzaktan izleyen değil sahada, sektörle birlikte yöneten bir anlayışla hareket ediyoruz" dedi. "Formula 1 Türkiye Grand Prix’si küresel gündemin zirvesine oturdu" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği "İstikrar Adası" vurgusuna konuşmasında dikkat çeken Ersoy, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, son yılların en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek ateş çemberi içindeki bölgesinin istikrar adası olduğunu bir kere daha tespit ve tescil etmiştir. Türkiye, uluslararası etkinliklerle küresel görünürlüğünü arttırdı. Antalya Diplomasi Forumu, NATO Zirvesi, Uluslararası Uzay Kongresi ve COP31 gibi organizasyonların yanı sıra Formula 1, UEFA Avrupa Ligi Finali ve Andrea Bocelli, Kanye West, Scorpions, Pet Shop Boys gibi dünya yıldızlarının konserleri ülkenin tanıtımına katkı sundu. Formula 1 duyurusunun ardından ilk dört gün içerisinde 50’den fazla ülkede 2 bini aşkın haberle yaklaşık 650 milyon erişim sağlandı. Sosyal medyada ise ilk dört günde 200 milyona yakın etkileşim elde edildi. 177’den fazla ülkeden paylaşımlar yapıldı ve 44’ten fazla dilde içerik üretildi. Formula 1 Türkiye Grand Prix’si yalnızca spor dünyasında değil, ana akım uluslararası iletişim kanallarında da birinci sınıf bir gündem başlığı haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. "İkinci çeyrekte küresel gelişmeler ve savaşın oluşturduğu olumsuzluklar yoğun hissedilebilir" Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakan Ersoy, "İkinci çeyrekte küresel gelişmeler ve savaşın oluşturduğu olumsuzluklar yoğun hissedilebilir. O nedenle önümüzdeki dönem daha zorlu geçebilir. Çatışma sürecindeki belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel ekonomiye yansımalar turizm hareketliliğini etkileyebilir. Kalıcı ateşkes sağlanana kadar rezervasyonların yoğunlaşacağı bir dönem bekleniyor. Ateşkes sağlanması durumunda hızlı bir toparlanma öngörüyoruz. Küresel gelişmeleri anlık olarak takip ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Samsun Gıda OSB’den 100’ün üzerinde ülkeye ihracat
29 Kasım 2025 Cumartesi - 13:04 Samsun Gıda OSB’den 100’ün üzerinde ülkeye ihracat SAMSUN (İHA) – Samsun Valiliği, Gıda Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren işletmelerin 100’den fazla ülkeye ihracat yaparak hem Samsun’un hem de Türkiye’nin ekonomik büyümesine önemli katkı sağladığını açıkladı. Valilik tarafından yapılan bilgilendirmeye göre Samsun Gıda OSB, Çarşamba Havalimanı ve Yeşilyurt Limanı’na 5 kilometre mesafede, D010 Karayolu üzerinde avantajlı bir konumda bulunuyor. Toplam 674 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olan bölgenin 428 bin metrekarelik kısmını sanayi parselleri oluşturuyor. OSB’de bulunan 34 sanayi parselinin 32’sinin tahsis edildiği, tahsisli parsellerden 22’sinin işyeri açma ve çalışma ruhsatını aldığı belirtildi. Açıklamada 8 parselde inşaat çalışmalarının sürdüğü, 2 parselin ise proje aşamasında olduğu ifade edildi. Bölgedeki doluluk oranının yüzde 92’ye ulaştığı bildirildi. Gıda OSB’de faaliyet gösteren işletmelerde toplam bin 400 kişinin istihdam edildiği kaydedildi. Ayrıca bölgede üretim yapan firmaların her yıl İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu ile İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listelerinde yer alarak hem Samsun’a hem de ülke ekonomisine katkı sunduğu aktarıldı. Valilik açıklamasında, OSB’de faaliyet gösteren firmaların 100’ün üzerinde ülkeye ihracat yaptığı belirtilerek, Gıda OSB’nin bölgesel kalkınmaya önemli bir ivme kazandırdığı vurgulandı.
Düzce’de balık fiyatları düşerken, vatandaşlar balığa yöneliyor
29 Kasım 2025 Cumartesi - 13:02 Düzce’de balık fiyatları düşerken, vatandaşlar balığa yöneliyor DÜZCE(İHA) – Düzce’de bu yıl balık bolluğu yaşanıyor ancak Karadeniz’den palamut çıkmıyor. Yerli hamsi ise tezgahlarda 100 ile 150 TL arasında satılıyor. Balıkçılar, hamsinin bu fiyata düşmesinin ardından halkın yeniden balığa yöneldiğini belirtiyor. Balıkçı Vedat Kalmaz, hamsinin fiyatının 100 ile 150 TL civarına inmesinin halk tarafından olumlu karşılandığını ve böylece hamsinin rağbet gördüğünü ifade etti. "Hamsi fiyatı 100 TL’ye düşünce vatandaşlar tarafından daha fazla tercih ediliyor. Şu an işlerimiz gayet iyi gidiyor, bu yıl bol hamsi çıkışı yaşandı, ancak fiyatlar yine sabit, 100 ile 150 TL arasında değişiyor" dedi. Öte yandan, palamut bu yıl Karadeniz’de çıkmadığı için, vatandaşların en çok tercih ettiği balıklardan biri olan palamut, tezgahlarda yer bulamıyor. Palamudun olduğu dönemde, fiyatların 250-300 TL’ye kadar çıkabildiği belirtiliyor. Kasaplar ise, balık fiyatlarının uygun olmasından dolayı, vatandaşların et yerine balık tercih etmesinden şikayetçi. "Balıklar bu sene ucuz, bu nedenle kasaplar zor durumda" diyen Kalmaz, mevsimsel olarak balıkların daha fazla tercih edildiğini ve kasapların bu durumdan rahatsız olduklarını aktardı. Düzce’deki balıkçı tezgahlarında yaşanan bu bolluk, halkın ekonomik açıdan rahat bir şekilde balık tüketmesini sağlıyor.
Büyükşehir’den Yatağan Hacıbayramlar’a 29 Milyon TL’lik Yatırım
29 Kasım 2025 Cumartesi - 13:00 Büyükşehir’den Yatağan Hacıbayramlar’a 29 Milyon TL’lik Yatırım Muğla Büyükşehir Belediyesi, Yatağan’ın Hacıbayramlar Mahallesi’nde özellikle yağışlı dönemlerde zemin çökmesi yaşanan Delice Çayı üzerinde 29 milyon 352 bin liralık yatırımla taş istinat duvarı yapımına başladı. Muğla Büyükşehir Belediyesi çalışmalar kapsamında; Hacıbayramlar Mahallesi’nde bulunan Delice Çayı üzerinde toplam 400 metre uzunluğundaki taş istinat duvarı yapımının 300 metrelik bölümünü tamamladı. Yatağan Hacıbayramlar Mahalle Muhtarı İlhan Genek, "Özellikle yağışların ardından duvarların çökmesinden dolayı istinat duvarı yapılmasına başlanmıştır. Ekipleri çalışmalarına hızla devam etmektedir. Bölgemiz daha güvenli hale gelmiştir. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a taleplerimizi karşıladığından dolayı teşekkür ediyoruz" dedi. MBB Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nda görevli İnşaat Mühendisi Burak Önsel, "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak vatandaşlarımızdan gelen talepler doğrultusunda, Yatağan İlçemizin Hacıbayramlar Mahallesi’nde toplam 29 milyon 352 bin TL’lik yatırımla, özellikle yağışlı dönemlerde yaşanan toprak kaymalarını önlemek için dere ıslah çalışmalarımıza başladık. Çalışmalar kapsamında Hacıbayramlar Mahallesi’nde bulunan Delice Çayı üzerinde toplam 400 metre uzunluğundaki ta -istinat duvar yapımının 300 metrelik bölümünü tamamladık" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Yatağan Hacıbayramlar Mahallesinde yaşanan zemin çökmeleri hem bölgede yaşayan yurttaşları endişelendirdiğini hem de günlük yaşamı olumsuz etkilediğini belirterek, Delice Çayı üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla hem altyapının güçlendirildiğini, hem de bölgenin geleceğini güvence altına aldıklarını açıkladı.
Kula-Alaşehir yolunun ihale tarihi belli oldu
29 Kasım 2025 Cumartesi - 12:15 Kula-Alaşehir yolunun ihale tarihi belli oldu Manisa’nın uzun süredir beklediği Kula–Alaşehir Karayolu yenileme projesinde ihale tarihi 26 Aralık 2025 olarak açıklandı. Günlük ortalama 1781 aracın kullandığı ve yüzde 7’sini ağır vasıtaların kullandığı yolda inceleme yapan Kula ve Alaşehir AK Parti ve MHP ilçe başkanları yıllardır beklenen çalışmanın başlayacak olmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Manisa’nın önemli ulaşım projelerinden biri olan Kula–Alaşehir Karayolu yenileme çalışmaları için hazırlanan proje, 26 Aralık 2025’te ihaleye çıkacak. Günlük 1.781 araç ve yüze 7 ağır tonajlı taşıt trafiğinin bulunduğu güzergahta standartların yükseltilmesi hedefleniyor. İhale duyurusunun ardından AK Parti ve MHP ilçe teşkilatları, bölgede saha incelemesi yaptı. AK Parti Kula İlçe Başkanı Nejat Gülmez, AK Parti Alaşehir İlçe Başkanı Fedai Kozan, MHP Kula İlçe Başkanı Nazım Baytok ve teşkilat yöneticileri, yolu gezerek basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. AK Parti Kula İlçe Başkanı Nejat Gülmez, "Uzun yıllardır faaliyet gösteren dar ve geçit vermeyen Kula-Alaşehir yolu projeli geniş bir yol haline dönüşüyor. Burada Kula’dan Alaşehir’e çalışmaya giden bir çok kardeşimiz bu yoldan istifa edecek. Türkiye çapında karayollarına bağlı olan bu yolumuz inşallah standartları yüksek, projeli, saatte 90 km hız sınırında kullanılabilecek bir yol haline gelecek. Bu konuda uzun süredir çalışmalarımıza devam ediyoruz biz de siyasi olarak bu konuyu yakından takip ettik ve bir sonuca ulaşıldı. 26 Aralık’ta inşallah bu yolun ihalesi yapılacak. Hayırlısıyla bir an önce ihale yapılıp yüklenici firma işe başlar. Yol demek sadaka-i cariyedir, medeniyettir, insanlarımıza hizmettir. Özellikle bu konuyu yakından takip eden Kulalı hemşehrimiz önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanımız İzmir Milletvekilimiz Sayın Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na da buradan saygılarımızı sunuyoruz, teşekkürlerimizi iletiyoruz. Sayın vekillerimiz Murat Baybatur, Mücahit Arınç, Bahadır Yenişehirlioğlu ve diğer vekillerimize de buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu konuda her biri bizden desteklerini esirgemediler İl Başkanımız Süleyman Turgut da dahil herkese, bütün emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. İnşallah hayırlara vesile olur, kazasız belasız güzel günlerde yolumuzun açılışını görmek dileğiyle teşekkür ederiz." dedi. MHP Kula İlçe Başkanı Nazım Baytok, "Alaşehir-Kula yolumuz bizlerin kanayan bir yarasıydı. Yolumuz Kula’dan Alaşehir’e işletmeye veya çalışmaya gelip giden vatandaşlarımız için ve daha bir çok konuda çok faydalı olacaktır. Emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımızdan Sayın Bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu’ndan çok teşekkür ediyoruz. Yolumuzun inşallah ihalesi yapılır yüklenici firmaya teslim edilir en kısa zamanda. Yolumuz hayırlı uğurlu olsun." diye konuştu. AK Parti Alaşehir İlçe Başkanı Fedai Kozan ise şunları söyledi: "Çok yakından takip ettiğimiz bu proje için heyecanlıyız. Yıllardır beklenen bir projeydi Kula-Alaşehir yolu. Mart ayında Nejat Başkanımız ile birlikte İl Başkanımız ile birlikte 4 vekilimiz ile birlikte Ankara’da bir toplantı yapmıştık. Kula ve Alaşehir ilçe başkanları olarak ana gündemimiz buydu. Milletvekillerimiz Murat Baybatur, Mücahit Arınç, Bahadır Yenişehirlioğlu, Tamer Akkal beylerin ve İl Başkanımızın bulunduğu toplantıda bu konu masaya yatırılmıştı. Daha sonra bu konu Sayın Bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na da bahsedildi. O günlerde temeli atılan bu işin çok şükür ihalesi 26 Aralık’ta yapılmak üzere kararlaştırıldı. Şahsen böyle bir projenin hayata geçirilmesinde ufacık bir katkımız bulunduğu için bile bizler heyecanlıyız. Bu yol Alaşehir ve Kula’ya yakışır bir yol haline gelecek. Köy yolu gibi olan bu yol inşallah karayolu haline gelecek. Bu proje her iki ilçenin de ekonomik olarak sosyal olarak daha da birbirine yakınlaşmasını sağlayacak. Her iki ilçe için de tarihi bir proje olacak. Her iki ilçemize de hayırlı olsun. Sayın vekillerimiz Murat Baybatur, Mücahit Arınç, Bahadır Yenişehirlioğlu ve diğer vekillerimize de buradan teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu konuda her biri bizden desteklerini esirgemediler İl Başkanımız Süleyman Turgut da dahil herkese, bütün emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkür ediyoruz."
Amasya’da üniversiteliler sülün yetiştiriyor
29 Kasım 2025 Cumartesi - 11:46 Amasya’da üniversiteliler sülün yetiştiriyor Şehzadeler şehri Amasya’da üniversite öğrencileri ve akademisyenler sülün yetiştirmeye başladı. Suluova Meslek Yüksekokulu’nda oluşturulan kümesler ile tesiste 60 bireyle başlayan üretim bir yıl geçmeden 700’e ulaştı. Düzenli beslenmenin etkisiyle kuşların yumurta verimi 5 kata yakın arttı. Eti, padişah sofralarının vazgeçilmeziydi Osmanlı Devleti zamanında lezzetli eti padişah sofralarının vazgeçilmezi olan sülünün eğitime ve ekonomiye katkı sağlaması amaçlanıyor. Amasya Üniversitesi’nin bu alanda yaptığı yatırımla Suluova Meslek Yüksekokulu’nun (MYO) bahçesinde kümesler oluşturulup okul binası içinde de kuluçka tesisi konuşlandırıldı. Suluova Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Murat Karavin, "Osmanlı mutfağına nam salan etiyle padişah sofralarını süsleyen sülünü okulumuzda yetiştiriyoruz. Sülünlerimizin 60 kuşla başlayan sayıları 700’e ulaştı" dedi. Sülün eti çok sağlıklı Henüz satış aşamasında olmadıkları yetişkin bir sülünün 2 bin TL’den, yumurtasının tanesinin ise 100 TL’den alıcı bulabileceğini belirten Karavin, "Sülün eti çok sağlıklı besin ögeleri arasında önemli bir yer tutmakta. Vatandaşlarımızın güvenilir ve sağlıklı bir besin ögesiyle buluşturmayı hedeflemekteyiz" diye konuştu. Yumurta verimi 5 kata yakın arttı Öğrenciler ile akademik ve teknik personelin takibinde yetiştirilen sülünlerin veriminin 5 kata yakın sayıda artırılmasını sağlamaya çalıştıklarına değinen Dr. Öğr. Üyesi Melih Sercan Ustaoğlu, "Hayvanların altındaki yumurtaları hemen toplayarak üretim sürecini artırıyoruz. Doğada her daim beslenemeyecek bu kuşları çiftliğimizde düzenli yemleme yaparak verimlerini artırıyoruz. Normal şartlarda 15 ile 20 arasında yumurta veren anaç bireylerden 60 ile 100 arasında yumurta almayı sağlayabiliyoruz" şeklinde konuştu. "Sülün çiftliği kurmak gibi bir hayalim var" Okula renk katan sülünlerin yumurtadan kuluçka süreci ve gelişimine kadar takibini yapan Laborant ve Veteriner Sağlık Programı öğrencilerinden Özlem Sarıkaya, "Besleyip yetiştirdiğimiz sülünlerimize gözümüz gibi bakıyoruz. Okulum bitince sülün çiftliği kurmak gibi bir hayalim de var" ifadelerini kullandı. Sülün yetiştiren ikinci üniversite Sülün üretim tesisinde incelemede bulunarak bilgiler alan Amasya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Resul Çekin ise, Türkiye’de sülün yetiştiren ikinci üniversite olarak alternatif kanatlı hayvan üretiminde bölgeye model oluşturduklarını söyledi.
Bakan Bayraktar: "İhtiyaç duyduğumuz doğal gazın yarısını LNG olarak alabilir hale geldik"
29 Kasım 2025 Cumartesi - 11:38 Bakan Bayraktar: "İhtiyaç duyduğumuz doğal gazın yarısını LNG olarak alabilir hale geldik" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye, ihtiyaç duyduğu doğal gazın neredeyse yarısını LNG olarak gemilerle alabilir hale geldi" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin doğal gaz kaynaklarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, doğal gazda yerli üretiminin yanı sıra kaynak ülke ve tedarik rotalarını çeşitlendirerek enerji arz güvenliğini katkı sağladıklarını söyledi. "161 milyon metreküp gazlaştırma" Türkiye’nin ikisi kara LNG terminali, üçü de Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) olmak üzere 5 tesisle LNG alabildiğini aktaran Bakan Bayraktar, "Milli Enerji ve Maden Politikası’nı hayata geçirdiğimiz 2016 yılında günlük 34 milyon metreküp olan LNG gazlaştırma kapasitemiz, bugün yaklaşık 5 kat artışla 161 milyon metreküpe erişti" ifadelerine yer verdi. "İhtiyaç duyduğu doğal gazın neredeyse yarısını LNG olarak gemilerle alabilir hale geldi" Bakan Bayraktar, "Bugün itibariyle Türkiye, ihtiyaç duyduğu doğal gazın neredeyse yarısını LNG olarak gemilerle alabilir hale geldi" açıklamasını yaptı. "LNG kapasitemiz, en soğuk kış günlerinde dahi ihtiyaç duyduğu doğal gaz miktarının tamamını karşılayabilecek ölçüde" Tüketimin en üst seviyeye çıktığı günlerde Türkiye’nin ortalama günlük 330 milyon metreküp doğal gaza ihtiyacı olduğunu kaydeden Bayraktar, "LNG kapasitemiz, tüketimin zirve yaptığı en soğuk kış günlerinde dahi vatandaşlarımızın evlerinde ihtiyaç duyduğu doğal gaz miktarının tamamını karşılayabilecek ölçüde" diye konuştu. Gazlaştırma kapasitesini artırmanın yanı sıra ulusal doğal gaz şebekesindeki giriş noktası sayısını 14’e çıkardıklarını belirten Bayraktar, "Toplamda günlük gaz alma kapasitemizi 495 milyon metreküpe yükseltmiş olduk" bilgisini de paylaştı.
Elazığ TSO meclis toplantısında bir araya geldi
29 Kasım 2025 Cumartesi - 11:11 Elazığ TSO meclis toplantısında bir araya geldi Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (Elazığ TSO) kasım ayı meclis toplantısında bir araya geldi. Elazığ TSO, kasım ayı meclis toplantısını Meclis Başkanı Sedat Karataş’ın başkanlığında, geniş katılımla gerçekleştirdi. Toplantıda hem Elazığ’ın ekonomik gündemi hem de yurt içi ve yurt dışı temaslarla ilgili önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Sedat Karataş, ekonomik kalkınmanın en güçlü itici gücünün üretim ve ihracat olduğunu vurgulayarak "Yatırımcıların en çok ihtiyaç duyduğu şey güvenli bir ortamdır. Elazığ’ın 6. Bölge teşviklerinden faydalanmasıyla birlikte şehrimize ciddi oranda yatırımcı gelmiştir. Karma OSB’nin kısa sürede hayata geçirilmesinde Yönetim Kurulu Başkanımız İdris Alan’ın yoğun emeklerinin olduğunu biliyor ve kendisine teşekkür ediyorum" dedi. Türkiye’nin huzur ortamına kavuşmasının yatırım iştahını artırdığını dile getiren Karataş, terörsüz bir Türkiye’nin hem üretime hem de kamu kaynaklarının yatırıma aktarılmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan, Kasım ayında yürütülen çalışmaları meclis üyeleriyle paylaşarak oldukça yoğun bir gündemi değerlendi. Kasım ayı meclis toplantısı, yapılan değerlendirmelerin ardından alınan kararların Elazığ iş dünyasına ve şehrin ekonomik gelişimine katkı sağlaması temennisiyle sona erdi.
Kadının emeği Aydın’ın geleceğine yön veriyor
29 Kasım 2025 Cumartesi - 11:10 Kadının emeği Aydın’ın geleceğine yön veriyor AYTO’nun "Kadının Emeği, Aydın’ın Geleceği" programı kapsamında kadın girişimcilere sertifikaları verildi, önemli iş birlikleri hayata geçirildi. Aydın Ticaret Odası (AYTO) Kadın Girişimciler Kurulu tarafından yürütülen "Kadının Emeği, Aydın’ın Geleceği" programı kapsamında düzenlenen sertifika töreni ve protokol imza etkinliği, AYTO Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan kadın girişimciler, tarım, sanayi ve turizm alanlarında sertifikalarını alarak proje sürecini tamamladı. Program çerçevesinde özellikle sanayi alanında yürütülen "Kadın Eli" projesi, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) desteğiyle hayata geçirildi. Fırın ve unlu mamuller üzerine hazırlanan proje, kadın emeğinin üretime katılması ve iş hayatında görünürlüğünün artmasını hedefliyor. Etkinlikte ayrıca Tralleis Antik Kenti Kazıları Protokolü imzalanarak kültürel iş birliği açısından önemli bir adım atıldı. Törene AYTO’yu temsilen TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve AYTO Başkanı Hakan Ülken ile Kadın İcra Kurulu üyeleri katıldı. Efeler Belediye Başkan Yardımcısı Yalçın Ulusal, kurum müdürleri ve çeşitli kurum temsilcileri de etkinlikte yer aldı. Programda yapılan konuşmalarda kadın girişimciliğinin bölgesel kalkınmadaki önemi vurgulandı. AYTO Yönetim Kurulu Üyesi Belgin Çekmen Altay, projenin kadınlara yeni iş alanları sunduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Aydın İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Güler Kurudere Akbaş ise kadın girişimcilerin ekonomiye katkısının güçlenerek devam ettiğini ifade etti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve AYTO Başkanı Hakan Ülken de kadınların iş hayatındaki başarısının desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Etkinlik, program yapımcısı Mehmet Çam’ın "İş Yaşamında Milyonluk Sorular: Son Kararınız mı?" başlıklı semineriyle devam etti. Çam, iş dünyasında doğru karar alma süreçleri, motivasyon ve başarıya ulaşmanın yolları üzerine etkileyici bir sunum yaparak katılımcılara ilham verdi.
MÜSİAD Antalya Başkanı Akgül, 2026 Ticaret Destek Paketi’ni değerlendirdi
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:35 MÜSİAD Antalya Başkanı Akgül, 2026 Ticaret Destek Paketi’ni değerlendirdi Ticaret Bakanı’nın Antalya programında açıkladığı yeni destek paketini değerlendiren MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, kredi limitlerinden faiz düzenlemelerine, kooperatif desteklerinden vergi indirimlerine kadar birçok adımın 2026 öncesi işletmelere önemli avantajlar sağlayacağını belirtti. Türkiye ekonomisinin 2026’ya yaklaşırken şekillenen ticaret dinamikleri, iş dünyasının uzun süredir beklediği birçok düzenlemenin hayata geçirilmesiyle yeni bir döneme işaret ediyor. Ticaret Bakanı’nın Antalya programında açıkladığı destekler, sahadan gelen taleplerin politika düzeyine yansıdığı yönünde değerlendirildi. MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül, yapılan düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Sahadan yükselen talepler artık karar mekanizmasına yön veriyor" Akgül, Ticaret Bakanı’nın Antalya’da yaptığı açıklamaların iş dünyası için moral niteliği taşıdığını belirterek, "Bu destekler, sahadaki gerçek taleplerin Ankara tarafından duyulduğunu gösteriyor. MÜSİAD olarak yıllardır sektör bazlı raporladığımız ihtiyaçların politika karşılığı bulması, reel sektörle devlet arasındaki temasın güçlendiğini ortaya koyuyor" dedi. "Kredi üst limitinin 2,5 milyon TL’ye çıkması işletmeleri yeniden harekete geçirecek" Akgül, esnaf ve KOBİ’ler için kredi üst limitinin 2,5 milyon TL’ye yükseltilmesinin son yıllarda maliyet baskısı altında kalan işletmeler için önemli olduğuna değinerek, "Birçok işletme maliyet baskısı nedeniyle büyüme planlarını ertelemek zorunda kaldı. Bu limit artışıyla birlikte yatırım iştahı yeniden canlanacak" ifadelerini kullandı. "Makine ve ekipman kredilerinin artırılması üretimde dönüşüm başlatacak" Ticari kredilerde makine yatırımlarının da aynı limit içerisinde değerlendirilmesini "stratejik bir hamle" olarak nitelendiren Akgül, kararın teknolojik yenilenme ve verimlilik açısından önem taşıdığını ifade etti. "Faiz maliyetlerinin düşürülmesi reel sektöre nefes aldıracak" Akgül, kredi faizlerine ilişkin hazırlanan yeni düzenlemelerin 2026’ya yönelik umutları artırdığını belirterek, bunun üretim ve ihracat yapan işletmeleri rahatlatacağını söyledi. Esnaf kredilerindeki yüzde 30 fatura zorunluluğunun bir yıl ertelenmesine değinen Akgül, bu düzenlemenin kredi süreçlerini hızlandıracağını ve küçük işletmeler için önemli bir kolaylık olduğunu aktardı. "Kooperatif desteklerinin artırılması kırsal kalkınmayı hızlandıracak" Kooperatiflere yönelik makine desteğinin 1 milyon TL’ye, fuar desteğinin 150 bin TL’ye yükseltilmesini değerlendiren Akgül, bu adımların kırsal kalkınmayı ve yerel üretimi destekleyeceğini söyledi. "Vergi ve SGK borçlarındaki faiz indirimi işletmelere kritik bir nefes oldu" Akgül, gecikme zamlarının düşürülmesinin işletmelerin mali yüklerini hafifleteceğini belirterek, kararın finansal sürdürülebilirliği olumlu etkileyeceğini ifade etti. "2026, Türkiye’nin dezenflasyon yılı olacak" Akgül, 2026’da enflasyonun yüzde 16–23 aralığına gerilemesinin beklendiğini belirterek, sıkı para politikasının etkilerinin yılın ikinci çeyreğinde daha net görüleceğini söyledi. "2026 bir bekleme yılı değil, fırsat yılı olacak" Akgül, açıklanan desteklerin işletmeler için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek işletmelerin doğru stratejilerle yeni dönemi değerlendirebileceğini ifade etti. Akgül, açıklamalarını desteklerin ülke ekonomisine, esnafa, üreticilere ve ticaret erbabına hayırlı olması temennisiyle tamamladı.
Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor
29 Kasım 2025 Cumartesi - 10:16 Çarpana Dokuma Sanatı modern ürünlerle buluşuyor Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün yürütücüsü olduğu "Çarpana Tasarımları ile Kültürel Hafıza Yeni Ürünlerle Buluşuyor Projesi" tamamlandı. Özel bir tezgâh gerektirmeyen dokuma sanatı, "çarpana" adı verilen; deri, karton ya da ince ahşap gibi malzemelerden dörtgen şeklinde kesilmiş ve köşeleri delinmiş araçlarla yapılan bir dokuma tekniği olarak biliniyor. Enleri dar, boyları oldukça uzun olan, şerit formundaki bu çözgü yüzlü dokumalar, tarihi olarak kuşak, kemer ve benzeri ürünlerin yapımında kullanılıyor. Geleneksel dokuma yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olan çarpana, taşıdığı kültürel hafızayla da dikkat çekiyor. Proje kapsamında Enstitü’de görevli 15 eğitmen ve usta öğretici personele tarihleri arasında, çarpana dokuma tekniklerinin modernizasyonu ve tasarım geliştirme eğitimleri verildi. Eğitimler yoluyla Anadolu’da işlevselliği yüksek ve estetik bir kadim Türk el sanatı olan çarpana dokuma tekniklerinin yaşatılması, hem de bu tekniklerin çağdaş tasarım anlayışıyla buluşturularak yenilikçi ürünlerin ortaya çıkarılması hedeflendi. Uygulamalı olarak Enstitü’nün Kaleiçi yerleşkesinde gerçekleştirilen ve 5 gün süren eğitim esnasında, katılımcıların geleneksel motifleri modern çizgilerle birleştirme becerisi kazanmaları sağlandı. Proje ile Enstitü’nün kurumsal kapasitesinin artırılması, özgün çarpana tasarımlarının geliştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılmasına katkı sunuldu. Çarpana dokuma kursunun eğitmeni Duygu İlâ, eğitime dair şunları söyledi: "Çarpana Dokuma, Geleneksel el sanatlarımızdan bir tanesi. Günümüze kadar değişmeden ve bozulmadan gelen tek dokuma sanatımız diyebiliriz. Kartlarla dokunuyor olması diğer geleneksel el dokumalarından ayıran en önemli noktası. Çarpana Dokuma kursu ile unutulmaya yüz tutmuş bir sanatı toplum hafızasından tamamen kaybolmadan devam etmesini sağlamak istiyoruz. Modern hayata entegre ederek, bu sanatın devamlılığını sağlamak en büyük amacımız. Tabi genç kuşaklara aktarılması için en mühim nokta, eğitim kurumlarında bir disiplin olarak ele alınması gerekmektedir. İlk defa bu sanat dalı ile karşılaşan katılımcılarımız, günümüzde benzerliği olan bir sanat dalı olmaması nedeniyle, karmaşık geldiğini düşünerek başlıyor eğitimlerine. Ancak yaptıkça, ortaya desen ve ürün çıktıkça, zorluğu yerini, bu sanat dalından aldıkları zevke bırakıyor." Kursiyerlerden Ayşegül Eyyupoğlu da " Geleneksel Sanatlar; hem duygusal mirası koruma hem de toplumsal kimlik oluşturma açısından önemlidir. İnsanın kendini keşfetmesi de sanatın bir parçasıdır. Eğitim süresince; geleneksel becerilerin gelecek nesillere aktarımının yanı sıra yeni fikir ve deneyimlerde kazandık. Sanatın, duygusal ifade, zihinsel rahatlama, özgüven, zihinsel odaklanma, toplumsal bağlantı ve empati gibi olumlu etkileri de vardır" diye konuştu. Eğitim sonunda BAKA Antalya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Jale Akhundova Demir, Muratpaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Coşkunsu, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal ve BAKA uzmanı İffet Gözde Bozdoğan ve enstitü yetkililerinin katılımı ile başarılı kursiyerlere sertifikaları takdim edildi. "Gelenekten geleceğe uzanan bir köprü" Projenin en önemli çıktılarından biri olarak, proje sonunda çarpana dokuma için coğrafi işaret başvurusunun yapılmasına yönelik süreçler başlatılacak. Böylece bölgenin kültürel belleğinde önemli bir yere sahip olan bu zanaatın, tescillenerek korunması ve sürdürülebilir hale gelmesi sağlanacak. BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen imza töreninde çalışmanın vizyonundan bahsetmiş; projenin sadece bir eğitim faaliyeti olmanın ötesinde, bölgenin kültürel mirasını korumaya ve ekonomik faydaya dönüştürmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu belirterek; "Çarpana dokuma, tarihi ve kültürel anlamda büyük değere sahip geleneksel bir tekniktir. Biz bu tekniklerin kaybolmasını önlemekle kalmıyor, onları yenilikle buluşturuyoruz. Tabii bu çalışmalarda ilham kaynağımız Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürütülen Anadoludakiler Projesi. Anadoludakiler Projesi tarihimize ait ne varsa, o eserlerin izini sürüyor, eserlerin ülkemizin kültür envanterine kazandırılmasını sağlıyor. BAKA olarak biz de yürüttüğümüz bu proje sayesinde hem mesleki kapasiteyi artıracak hem de yeni ürünlerin pazara sunulmasının önünü açacağız. Ayrıca coğrafi işaret süreciyle bu mirasın resmî olarak da korunmasını amaçlıyoruz." ifadelerini aktardı. "Antalya’ya ve bölgeye katma değer sağlayacak" Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün tasarladığı ürünlerin hem yerel hem de ulusal alanda daha fazla yer bulması bekleniyor. Geleneksel dokumanın, çağdaş tasarımlarla yeniden yorumlanması sayesinde, hem kültürel değerler korunacak hem de bölgeye özgü ürünlerin görünürlüğü artacak.