EKONOMİ
Aydın’da taksici esnafı kısa mesafe fiyat tarifelerinde iyileştirme bekliyor 29 Nisan 2026 Çarşamba - 08:50:49 Turizm sezonunun yaklaşması ile taksici esnafının kısa mesafe ücret tarifesi ile ilgili oluşan sorununun çözümü için Aydın Şoförler Odası’nda Kuşadası, Didim ve Aydın Şoförler Odası yönetimi bir araya geldi. Toplantı sonunda taksici esnafın kısa mesafe ücret tarifesinin iyileştirilmesi için Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’de grubu olan siyasi partilerin il başkanlıklarına ‘talep dilekçesi’ gönderilmesine karar verildi. Aydın Şoförler Odası’nda Başkan Semih Özmeriç’in makamında gerçekleştirilen toplantıya Kuşadası Şoförler Odası Başkanı Ufuk Turan, Didim Şoförler Odası Başkanı Barış Şam ile birlikte Aydın Efeler, Kuşadası ve Didim Şoförler Odası’nın yönetim kurulu üyeleri de katıldı. Toplantı sonrası açıklama yapan Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç, "Aydın Büyükşehir Belediyesi Plan Bütçe Komisyonu tarafından hazırlanan taksici esnafına yönelik fiyat tarifelerinde kısa mesafe ücretleri günümüz koşullarında yetersiz duruma düştü. Taksici esnafımızın bu sıkıntısının giderilmesine ilişkin Kuşadası, Didim ve Aydın Efeler Şoförler Odası başkan ve yönetim kurulları ile toplantı yaptık. Bu yönde oluşan ortak görüşe ilişkin, taksici esnafımızın kısa mesafe tarife ücretlerinin yenilenip günün şartlarına uygun hale getirilmesine yönelik taleplerden oluşan bir dilekçe metni hazırlayıp Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde grubu olan siyasi partilerin il başkanlığına göndererek yardım talep ettik" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 23:02 Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.
Alanya 40 bine yakın tropikal meyve üreticisiyle iç piyasa ihtiyacını karşılıyor
03 Aralık 2025 Çarşamba - 11:20 Alanya 40 bine yakın tropikal meyve üreticisiyle iç piyasa ihtiyacını karşılıyor Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, Antalya’nın Alanya ilçesi ve çevresinde tropikal meyve üretiminin hızla arttığını belirterek, bölgenin artık iç piyasadaki ihtiyacı karşılar seviyeye geldiğini, ihracat için gerekli altyapının oluşmaya başladığını söyledi. Özellikle avokado, mango, papaya ve ejder meyvesine yurt dışından yoğun talep olduğunu ifade eden Hüddoğlu, üretimin her yıl istikrarlı şekilde yükseldiğine dikkat çekti. Akdeniz’in önemli tropikal meyve üretimi havzasında yer alan Alanya’da üretim artarak devam ediyor. 40 bine yakın üreticinin bulunduğu ve 2 bin ton civarında üretimin gerçekleştirildiği Alanya’da tropikal meyveler ihracata hazırlanıyor. Yapımı tamamlanan Payallar Mahallesi’ndeki yeni halin açılmasıyla ihracat potansiyelinin artması, ihracatçı tüccarların da bölgeye gelerek Alanya ve ülke ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Tropikal meyvelere talep çok Alanya’da yetişen tropikal meyvelerin ihracat taleplerinin arttığını belirten Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, "Alanya’mızda tropikal meyve üretimi artarak devam ediyor. Bölgemizde yetiştirdiğimiz muz ve avokadomuz, ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak duruma geldi. Artık yavaş yavaş ihracat boyutunu düşünmeye başladık. Burada avokado, mango, papaya ve ejder gibi ürünlerimize yurt dışından talep yoğunlaşmaya başladı. Burada üretim hızlı bir şekilde artıyor. Yetkililerden ricamız özellikle bizim yerli üreticimizin ürettiği ürünlerin hasat zamanında ithal ürünlere bir kısıtlama getirilmesini talep ediyoruz. Bizim burada işletme maliyetimiz yoğun olduğu için ürünümüz para ederse biz üretime devam ederiz’’ dedi. Turizm ve tarım iç içe Turizm ve tarımın aynı anda yapıldığı tek yerin Alanya olduğunu söyleyen Hüddoğlu, "Alanya ölçeğinde baktığımızda turizm ve tarımın iç içe yapıldığı tek şehir. Bizim burada işletme maliyetimiz artıyor. Çalışacak insan bulmakta zorlanıyoruz. Burada günlük yevmiye ise 3 bin ile 3 bin 500 arasında. Bu da bizim işletme maliyetimizi artırıyor. Seralarda çalışmak yoğun bir işçilik gerektiriyor. 40 bin üreticinin olduğu bir şehir. Yeni halimiz hala bitmedi. Yeni hal açıldığında ihracatçı tüccarların hale yoğun bir talebi olacak. Tropikal meyve Alanya, Gazipaşa, Anamur ve Manavgat çanağında yetiştiği için açılacak halimiz ihracat noktasında elimizi güçlendirecektir’’ ifadelerini kullandı. Kırsal alanda hırsızlıkların önüne geçilebilmesi için kontrollerin artırılması gerektiğini belirten Hüddoğlu, "Bu tür hırsızlıklar üreticimizin başına geliyor. Biz bu üretimleri daha çok kırsal alanda yaptığımız için geniş alanda her ne kadar kamera koysan da kör noktalar oluyor. Tropikal meyve üretimimiz olduğu alanlarda kontrollerin daha sık yapılmasını ve bu bölgelere kamera takılmasını talep ettik. Olumsuz durumlara karşı üreticilerimizi kayıt altına almak için de gerekli yerlere başvuruda bulunduk’’ şeklinde konuştu. Muzun üreticiden çıkış fiyatı ortalama 35 lira olurken, avokado 100 lira, papaya 60 lira, mango 110 liradan alıcı buluyor.
Yeni Yerel-Sen’den üst düzey kamu görevlilerine yapılan maaş artışına tepki
03 Aralık 2025 Çarşamba - 11:14 Yeni Yerel-Sen’den üst düzey kamu görevlilerine yapılan maaş artışına tepki Kamuoyunda son günlerde tartışma oluşturan, bazı üst düzey kamu yöneticileri ve kariyer personelin maaşlarına ortalama 30 bin lira seyyanen artış yapılmasına ilişkin düzenleme, memur sendikalarının tepkisini çekmeye devam ediyor. Yeni Yerel-Sen, yaptığı yazılı açıklamada söz konusu uygulamanın adaletsiz ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu belirterek düzenlemeye sert eleştiriler yöneltti. Sendika açıklamasında, son yıllarda memur maaşlarının resmi enflasyon rakamlarına göre artırılmasına rağmen, sahadaki gerçek hayat pahalılığı karşısında çalışanların alım gücünün ciddi şekilde düştüğü vurgulandı. Elektrik, doğalgaz, gıda ve diğer temel ihtiyaçlara gelen zamların memurların geçimini zorlaştırdığı ifade edildi. Bu şartlar altında yalnızca üst düzey kamu görevlilerine yüksek oranlı bir maaş artışı yapılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Yeni Yerel-Sen, "Üst düzey kadroların maaşları enflasyon karşısında eridi ise alt kademe memurun maaşı da erimiştir ve bu durum görmezden gelinemez" değerlendirmesinde bulundu. Sendika, tüm kamu görevlileri için adil, eşit ve oransal bir maaş iyileştirmesi yapılması gerektiğini vurgulayarak, "Memura gelince kaşıkla, üst düzey kadrolara gelince kepçeyle verilen artışlar sosyal adalet ve hakkaniyet ilkesiyle örtüşmemektedir" ifadelerini kullandı. Yeni Yerel-Sen, kamu görevlileri arasında ayrışmaya neden olacak uygulamalardan vazgeçilmesini istedi. Açıklamada, yaşam maliyetleri ve enflasyon karşısında tüm memurların maaşlarının adil şekilde iyileştirilmesinin bir zorunluluk olduğunun altı çizildi ve "Hakkaniyet, şeffaflık ve sosyal devlet anlayışı gereği çalışanların emeğinin karşılığını almasını sağlayacak adımlar bir an önce atılmalıdır" denildi.
Bodrum’da sahte rezervasyon alarmı: "35 aile mağdur oldu"
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:46 Bodrum’da sahte rezervasyon alarmı: "35 aile mağdur oldu" Bodrum’da son dönemde artan sahte rezervasyon vakaları, otel işletmelerini harekete geçirdi. Erken rezervasyon adı altında tatil hayali kuran vatandaşların dolandırılması üzerine The Oba Otel yönetimi hem uyarı afişleri hazırladı, hem de güvenlik önlemlerini artırdı. Geçtiğimiz yaz sezonunda 35 ailenin, tatil için geldikleri The Oba Otel’de rezervasyonlarının olmadığını görünce büyük şok yaşadığı, otelin de mağdur aileleri geri çevirmemek için konaklatmak zorunda kaldığı belirtildi. Olay sonrası otel yönetimi, emniyet ve savcılığa suç duyurusunda bulunurken, sezona gelen tüm misafirleri tek tek bilgilendirerek sahte rezervasyonlara karşı uyardı. "35 aile dolandırıldı, hepsi hüzünlü bir tatil yaşadı" The Oba Otel Genel Müdürü Özgür Adıgüzel, sahte rezervasyonların ulaştığı boyuta dikkat çekerek şunları söyledi: "Yaz sezonu boyunca tam 35 aile, sahte rezervasyon tuzaklarına düşerek kandırıldı. Bu durumu hem savcılığa hem de emniyete ilettik. Otelimize gelen her misafiri tek tek uyardık. Şimdi yüzde 50’ye varan erken rezervasyon kampanyamız yoğun ilgi görüyor. Ancak aynı ilgi dolandırıcıları da harekete geçirmiş durumda. Misafirlerimizden rica ediyoruz. Rezervasyon yaptıkları sitelerin tescilli ve onaylı olmasına özen göstersinler. Sosyal medya üzerinden rezervasyon alan dolandırıcılara itibar etmesinler. Şüpheli bir durumda mutlaka otelimizle veya tur şirketiyle irtibata geçip ödeme yapmadan önce teyit alsınlar. Geçtiğimiz yıl 35 aile mağdur oldu. Biz yardımcı olmaya çalıştık ama tatilleri hüzünlü geçti. Lütfen bilindik ve Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı sitelerden rezervasyon yaptırsınlar, bu çok daha güvenilir olur"
ULUSKON Malatya’dan TKDK ile stratejik görüşme
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:44 ULUSKON Malatya’dan TKDK ile stratejik görüşme ULUSKON Malatya İl Başkanlığı, aylık yönetim kurulu toplantısı kapsamında TKDK Malatya İl Koordinatörü Murat Tunç’u ağırladı. ULUSKON Malatya İl Başkanı Özcan Polat ile yönetim kurulu üyelerinin katıldığı görüşmede, Malatya’da yürütülecek yatırımlar ve finansman imkanları ele alındı. ULUSKON (Uluslararası Yatırım ve İş Dünyası Konfederasyonu) Malatya İl Başkanlığı, aylık yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda, TKDK’nın mevcut ve yakın dönemde uygulanması planlanan destek programları ile tarım, hayvancılık, gıda işleme ve yenilenebilir enerji alanlarında ortaya çıkan yeni yatırım fırsatları değerlendirildi. Ayrıca Dünya Bankası kaynaklı hibe ve uzun vadeli kredi modelleri üzerinde durulurken, bu kaynakların Malatya’daki projelere nasıl entegre edilebileceği konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. ULUSKON’un şehirde yürüttüğü üretim, ihracat ve yatırım projelerinin son durumu da masaya yatırıldı. Görüşmelerde, deprem sonrasında Malatya’nın ekonomik yapısının güçlendirilmesine yönelik kurumlar arası iş birliği adımları detaylı şekilde ele alındı. Toplantı sonrası açıklama yapan ULUSKON Malatya İl Başkanı Özcan Polat, Malatya’nın yeniden kalkınmasında uluslararası finans kaynaklarının kritik rolüne dikkat çekti. Polat, TKDK ile yürütülen iş birliğinin bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını kaydederek, "ULUSKON olarak Malatya’nın yatırım altyapısını güçlendirmek ve iş dünyasını uluslararası pazarlara açmak için çalışmalarımıza kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu.
Kırmızı ete indirim besiciye ‘zorluk’
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:38 Kırmızı ete indirim besiciye ‘zorluk’ Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, et üretimindeki maliyetlerin yüksek olduğunu ve üreticilerin spekülatör gibi gösterildiğini söyleyerek, "Et fiyatlarının kasaplara değil, üreticiye sorulması lazım" dedi. Girdi maliyetlerinin her yıl arttığını fakat et fiyatlarının neredeyse aynı kaldığını söyleyen Başkan Ercan Aras, "Tabi yine bu son günlerde biliyorsunuz gündem şu anda et konusu. Et fiyatlarının yüksekliği konusu. Tabi biliyorsunuz yani üreticilerimiz şu anda spekülatör olarak görülmektedir. Yani et fiyatlarını üreticimizin yükselttiğini genelde böyle basında bütün konuşmacılarda ve insanların söylediklerinde işte üreticilerin et fiyatlarını yükselttiğini söylemektedirler. Fakat bunun altyapısını hiç kimse sormuyor ve sorgulamıyor. Biliyorsunuz yaklaşık olarak 7-8 aydır ülkemizde büyük bir şap hastalığı yani son 30-40 yılın en büyük hastalığını bizim üreticimiz çekti ve üreticimiz yaklaşık olarak yüzde 30-40 civarında bir verim kaybına ulaştı. Hayvan bulmakta ve hayvan tedariğinde çok büyük zorluk yaşamaktadır. Bizim girdi maliyetlerimiz yaklaşık olarak yüzde 30-40 civarında yükselmektedir. Ben size örnek vereyim, saman fiyatı 2-3 bin liradan 8 bin liralara yükseldi. Yem fiyatları yüzde 30-40 civarında arttı ve bütün girdi besin materyalimizle canlı kilogramı 400 TL’ye çıktı ve bütün girdi maliyetlerimiz aşağı yukarı yüzde 30-40 civarında artarken, öbür taraftan bizim et fiyatlarımız da yaklaşık olarak 3 yıla yakındır aynı seviyede tutulmaktadır. Yani bizim girdi maliyetlerimiz her yıl yüzde 30-40-50 civarında artacak ama bizim sattığımız fiyat yaklaşık olarak aynı seviyede duracak. Böyle bir mantık dışı durumda bir de şap geçirmiş bir ülkeden bahsediyoruz. Verim kaybı oluşmuş bir hayvancılık sektöründen bahsediyoruz. Tabii buna şu anda kim karar vermeye çalışıyor. İşte bu soru gidilip PERDER yönetim kuruluna soruluyor Kasaplar Federasyonu’na soruluyor. Yani bizim maliyetimizi, bizim ürünümüzün değerini bunlar nasıl belirleyebilir? Bunlar üretimin hangi safhasında ki bunlar belirleyebilir ve bunlardan soru soruluyor" dedi. Başkan Aras, etin değerini ancak üreticinin belirleyebileceğini söyleyerek, "Bizim ürünümüzün değerini ancak üretici belirler, girdi maliyetlerimiz belirler. Eğer biz bu ürünü bu eti ucuza satmak istiyor ve sattırılmak isteniyorsa bizim girdi maliyetlerimizin kontrol altına alınması lazım ve bu girdi maliyetlerinin düşürülmesi lazım. Eğer hesaplanma isteniyorsa biz bu hesapları da veririz. Şu anda bizim üreticimize etin karkas yağlı fiyatı 600 TL maliyeti var yani 600 TL’nin altında satan bir üretici zarar etmektedir. Eğer şu anda sabitleyip zarar ettirilmek düşünülüyorsa o zaman üretim kaybı olur hiçbir tane üretici bulamayız. Yani biz şunu demek istiyoruz; bizim malımızın değerini biz belirleriz, bizim girdi maliyetlerimiz belirler. Yani dışarıdan Kasaplar Odası, Kasaplar Federasyonu PERDER üyeleri bizim ürünümüzü belirleyemez ve onlardan bilgi de alınamaz. Çünkü onlar üretimin hiçbir safhasında yoklar. Onlar satıcı tarafındalar, biz üretim tarafındayız. Gelsinler bizim besihanelerimize, çiftliklerimize ve buradaki maliyetleri değerlendirsinler. Burada hangi maliyetler var onlara gösterelim. Bakın yurt dışından şu anda ithalat gün geçtikçe artmaya başlıyor. Sebebi konusunda da üreticimizin desteklenmesi lazım ve üreticimizden bilgi alınması lazım. Şu anda gelen ithalat ülkemize yetmemektedir. Çünkü üretim kaybı yaşandı ve üretimin düşüklüğü yaşandı. Üretimi derhal bizim hızlıca arttırmamız lazım. Eğer nihai tüketicimize uygun şekilde biz bu eti yedirmek istiyorsak üretimi arttırmamız lazım, giriş maliyetlerini düşünmemiz lazım. Yoksa böyle üreticiyi spekülatör olarak gösterip piyasada yani canavar gibi göstermenin bir mantığı yok. Bunlar çözüm değildir. Çözüm üretimi arttırma, maliyetleri düşürme ve piyasaya daha uygun ve tüketiciye uygun eti yedirmektir. Biz bunun taraftarıyız" ifadelerini kullandı. Maliyetin yüksek olduğu yerde ucuza et yemenin mümkün olmadığını söyleyen Aras, "Biz istiyoruz ki biz de ucuza mal edelim ve ucuza satalım ama kusura bakmayın pahalıya mal edip de ucuza kimse de malını satmaz ve bunun değerini de kimse belirleyemez, üretici belirler. Hiç kimse de gelip bir üreticiyi muhatap alıp da işte ‘Gelin sizin maliyetleriniz nedir? Siz kaça mal ediyorsunuz?’ demiyor. Gelsinler matematiği biz onları öğretelim. Nasıl matematik yapılır, nasıl üretim yapılır bütün hesaplamaları gösterelim ve bize maliyetini de belirleyelim. İşte şunu diyorlar ‘İthal geliyor, ithal ucuza mal ediyorsunuz’ bizim kapasitemizin yüzde 5’i kadar ithal geliyor. Yani yüzde 95’i biz yerli üretim yapıyoruz. Yerli üretim pahalı. Artık bizim şunu bilmemiz lazım ülkemizde eti biz ucuz yiyemeyiz. Bizim maliyetlerimiz yüksek. Yani ucuz et yeriz diyen adamlar yanlış yönlendiriyor. Devleti de yanlış yönlendiriyor, hükümeti de yanlış yönlendiriyor ve tüketiciyi de yanlış yönlendiriyor. Bizim ülkemizde maliyetler pahalı buna göre de tüketimi planlamayı ona göre yapmamız lazım. Eğer ucuza yedirir eti devamlı baskı altında tutarsak üretim biter ve artık üretim geriye gider. Şu anda kapasitelerimizin yüzde 30’u 40’ı boş. Şu anda hiçbir besicimizin üreticimizin kapasitesi tam dolu değil. Mal bulamıyoruz, besilik dana bulamıyoruz. Çünkü yıllarca inek kesildi yıllarca süt para etmedi etmeyince insanlar bıktı bu işten artık üretimden geri çekildiler ve şu anda kapasitelerimiz düşük. Bir de üstüne şap hastalığı geldi. Hadi gelin besilik dana bulun bulamıyoruz. Bulamadığımız için de bizim girdi maliyetlerimiz pahalı, besilik dana pahalı, öbür tarafında maliyetler pahalı. Eti de pahalı yemek zorundayız. O yüzden ona göre bir planlama yapılması lazım. Hiçbir zaman üreticiyi spekülatör olarak görmemiz lazım. Üreticiden bilgi alınması lazım başkalarından bilgi alınmaması lazım ama maalesef biz ülkemizde şunu görüyoruz son insanlardan bilgi alındığı için kimse üreticinin, köylünün, çiftçinin derdi ile ilgilenmemektedir. O yüzden herkesin ilgilenmesini istiyoruz" dedi.
Kuşadası’nda beslenme çantalarını belediye dolduruyor
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:37 Kuşadası’nda beslenme çantalarını belediye dolduruyor Kuşadası Belediyesi, ara tatilin sona ermesiyle birlikte kentte yaşayan ihtiyaç sahibi ailelerin 6-14 yaş arası okula giden çocuklarına haftalık beslenme desteği sağlamaya başladı. İçerisinde çiğ kuruyemiş, mevsim meyveleri, meyve suyu, su, süt ve sandviç ekmeğinin bulunduğu beslenme çantaları, belirlenen noktalarda öncesinde başvurusu olan velilere imza karşılığında teslim ediliyor. Beslenme paketlerini teslim alan aileler, desteğinden dolayı Belediye Başkanı Ömer Günel’e teşekkür etti. Her hafta toplam 1440 çocuğa ulaştırılan beslenme çantası desteği, sosyal belediyeciliğin kentteki en önemli uygulamalarından biri olmayı sürdürüyor. Alım gücü düşen dar gelirli ailelerin çocuklarına yönelik bu destek, 2025-2026 eğitim öğretim yılında da devam ediyor. Hiçbir öğrencinin okula aç gitmesine izin veremeyeceklerini vurgulayan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, şunları söyledi: "Okula aç giden bir çocuktan derslerine odaklanmasını bekleyemeyiz. Bu nedenle eşit fırsat oluşturmayı hedefleyen Beslenme Çantası Projemizin kapsamını gelecek eğitim döneminde daha da genişletmeyi planlıyoruz" Kuşadası Belediyesi, çocukların fiziksel ve sosyal gelişiminde doğru beslenmenin kritik önem taşıdığının altını çiziyor. Yetersiz beslenmenin önüne geçmek ve çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmak amacıyla hazırlanan beslenme paketleri, her çocuk için ayrı ayrı özenle düzenleniyor. Destek programının tüm 2025-2026 eğitim öğretim yılı boyunca süreceğinin açıklanması, aileler tarafından memnuniyetle karşılandı. Aileler, beslenme paketlerini her pazartesi günü 14.00-16.00 saatleri arasında belirlenen dağıtım noktalarından teslim alabiliyor. Beslenme çantası desteğiyle ilgili tüm sorular ve talepler için Güvercin Masa hattı üzerinden Kuşadası Belediyesi’ne ulaşılacak.
El sanatları ve halılarda AB’ye tescil başvuruları başladı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:36 El sanatları ve halılarda AB’ye tescil başvuruları başladı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPE) Coğrafi İşaretler Dairesi Başkanı Hakan Kızıltepe, 1 Aralık’tan itibaren İspanya’daki Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisinin, coğrafi işaret tescili için el sanatları ve halıların başvurularını almaya başlayacağını belirterek, bunun Türkiye açısından önemli olduğunu söyledi. Kızıltepe, katıldığı bir toplantıda, Türkiye’de bin 788 ve Avrupa Birliği’nde ise 44 tescilli ürün bulunduğunu belirterek, ürünlerin korunması ve markalaşmasının büyük önem taşıdığını anlattı. Korumada en önemli konunun denetim olduğuna dikkati çeken Kızıltepe, mevzuat değişikliği çalışmalarının olduğunu, bu konuda çok emek harcadıklarını aktardı. Denetimde akredite kuruluşların görev almasını sağlayacaklarını dile getiren Kızıltepe, şöyle konuştu: "TPE tarafından yetkilendirilmiş, TÜRKAK tarafından akredite edilmiş sertifikasyon kuruluşlarının denetim içine girmesi sağlanacak. Yerelde farklı kuruluşlar oluyor. Tarım ilçe müdürlükleri, belediyeler, üniversiteler ve esnaf odaları gibi tarafsız gördüğümüz kurum kuruluşlardan oluşan komisyonla yürütmeye çalışıyoruz ama sağlıklı yürüme konusunda sorunlar oluşabiliyor. Organik tarımda ya da AB’deki coğrafi işaretler sisteminde olduğu gibi yetkilendirilmiş, akredite edilmiş kuruluşlarla bunu yönetmek istiyoruz." Şu anda mevzuatla ilgili çalışmaların iç istişare şekilde devam ettiğini belirten Kızıltepe, "Sonrasında ilgili kurumların görüşlerini alıp kanunun Meclis’e sevk edilmesiyle ilerleyeceğiz" dedi. Kızıltepe, el sanatlarının da artık AB’de koruma altına alınabileceğini vurgulayarak, şunları söyledi: "1 Aralık’tan itibaren İspanya’daki Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi, coğrafi işaret tescili için el sanatları ve halıların başvurularını almaya başlayacak. İstanbul Ticaret Odasıyla çalışmamız var. Halıların yurt içi ve dışında tescili konusunda, taklitlerinin önlenmesi konusunda iş birliğimiz var. Halıların ticarileşmesi ve yerelde kadın istihdamını artıracak, yerinde ham madde ve tezgah konusunda da finansman ve sahada destek sağlayacak çalışmalarımız var. Tarım ürünlerinde olduğu gibi el sanatları ve halılar konusunda da AB’de tescil alınmasına yönelik teknik desteklerimiz olacak."
Kasım’da en çok evcil hayvanlar ile ilgili ürünler pahalandı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:26 Kasım’da en çok evcil hayvanlar ile ilgili ürünler pahalandı Kasım ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 16,97 fiyat artışı görülen evcil hayvanlar ile ilgili ürünler en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 9,52 azalışla taze sebzeler (patates hariç) oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Bu göre, TÜFE’deki değişim 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,87 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 29,74 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,07 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 35,91 artış olarak gerçekleşti. Kasım ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Kasım ayında en fazla fiyat artışı yüzde 16,97 ile evcil hayvanlar ile ilgili ürünlerde yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 9,52 azalışla taze sebzeler (patates hariç) oldu. En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; havayolu ile yolcu taşımacılığı yüzde 14,27, paket turlar yüzde 12,79, patates yüzde 6,90, margarin yüzde 6,59 oldu. En çok ucuzlayan bazı ürünler; tavuk eti yüzde 8,64, yumurta yüzde 8,38, taze balık yüzde 7,07, otel, pansyion vb. yerlerde konaklama hizmetleri yüzde 5,20 olarak gerçekleşti.
Marmaris’te küçük oteller satışa çıktı
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:23 Marmaris’te küçük oteller satışa çıktı Muğla’nın Marmaris ilçesinde satışa çıkan oteller ile ilgili açıklama yapan Güney Ege Turistik Otelciler Birliği (GETOB) Başkanı Cengiz Aygün, "Satışa çıkan tesislerin yaklaşık yüzde 80’i resmi iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı şartlarını karşılamayan küçük çaplı işletmeler, özellikle yangın yönetmeliğinde yapılması gereken masraflardan kaçan oteller satış listesinde yer alıyor" dedi. Marmaris’te bazı küçük ölçekli oteller, yatırım gerektiren standartlar nedeniyle teker teker satışa çıkıyor. İlan sitelerinde konum, oda sayısı ve tesis özelliklerine göre otellerin fiyatlarının 1 milyon dolardan başlayıp 10 milyon dolara kadar çıktığı görülüyor. Daha önce de bu tür ilanların olduğu, satışların yeni başlamadığı ancak özellikle ruhsat ve yangın yönetmeliği şartlarını karşılayamayan tesislerin satışa çıkarıldığı belirtildi. Özellikle, yangın önleme sistemleri, yangın merdiveni zorunluluğu ve yüksek maliyetli tadilatlar gibi yükümlülükleri karşılayamayan işletmelerin çözümü tesisi elden çıkarmakta bulduğu ifade edildi. "Masa altından gizli satış yok" Güney Ege Turistik Otelciler Birliği (GETOB) Başkanı Cengiz Aygün, gündeme yansıyan satışların "gizli satış" olarak nitelendirilecek bir durum oluşturmadığını vurguladı. Aygün, satılık ilanlarının her zaman mevcut olduğunu belirterek, "Marmaris’te masa altından bir gizli satış söz konusu değil. Sadece zaman zaman aracılar, tesis sahiplerinin düşündükleri fiyatları öğrenmeye çalışıyor. Bu durum tüm tesislere yaygın değil’’ şeklinde konuştu. Aygün, satılık olarak görünen tesislerin yaklaşık yüzde 80’inin resmi iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı şartlarını karşılamayan küçük çaplı işletmeler olduğunu, özellikle yangın yönetmeliğinde yapılması gereken masraflardan kaçan otellerin satış listesinde yer aldığını ifade etti. "Marmaris’te aile işletmesi modeli satışları frenliyor" Marmaris’te tesislerin yaklaşık yüzde 95’inin arsasının işletme sahibine ait olması, satış eğilimini büyük ölçüde azaltıyor. Başkan Aygün, ilçede dışarıdan yatırımcı bulunmadığını ve tesislerin kuşaktan kuşağa ailelerin elinde kaldığını belirterek, "Az kazanayım ama işletmeye devam edeyim anlayışı hakim. Atalardan kalan işletmeyi satmak yerine faaliyetlerini sürdürmeyi tercih ediyorlar" şeklinde konuştu. "Antalya modeli Marmaris’te işlemiyor" GETOB Başkanı ve kendisi de otel işletmecisi olan Aygün, "Turizmde yatırımcı ağırlığının yoğun olduğu Antalya gibi bölgelerde işletmeler daha ticari bir bakışla yönetilirken, Marmaris’te bu yapı bulunmuyor. Verim alınamayan yönetimler değiştiriliyor, gelir hedefi tutmazsa satışa gidilebiliyor. Ancak Marmaris’te geleneksel aile işletmeciliği bu tür değişimleri yavaşlatıyor" dedi. "Sektörde bilinen sadece birkaç tesis satışta" Tur operatörleriyle çalışan büyük tesislerin satış baskısı altında olmadığını belirten Başkan Aygün, sektörde uzun zamandır bilinen sadece 2, 3 tesisin sürekli satışta olduğunu, bunun dışındaki işletmelerde gizli bir satış sürecinin bulunmadığını söyledi. GETOB Başkanı Aygün, kiralama girişimlerinin zaman zaman olsa da genellikle kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü, tesis sahiplerinin ise kiralamada dahi yüksek bedel talep edebildiğini aktardı.
Kasım ayında yıllık enflasyon yüzde 31,07 oldu
03 Aralık 2025 Çarşamba - 10:17 Kasım ayında yıllık enflasyon yüzde 31,07 oldu Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,87 arttı, yıllık yüzde 31,07 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Bu göre, TÜFE’deki değişim 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,87 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 29,74 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,07 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 35,91 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 27,44 arttı En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27,44 artış, ulaştırmada yüzde 29,23 artış ve konutta yüzde 49,92 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,83, ulaştırmada yüzde 4,55 ve konutta yüzde 7,57 oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 0,69 azaldı En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,69 azalış, ulaştırmada yüzde 1,78 artış ve konutta yüzde 1,70 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde -0,17, ulaştırmada yüzde 0,27 ve konutta yüzde 0,29 oldu. Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2025 yılı Kasım ayı itibarıyla, 28 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 108 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 32,17 arttı, aylık yüzde 1,27 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,27 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 30,64 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,17 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 35,69 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,23 arttı, aylık yüzde 0,84 arttı Yİ-ÜFE 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,84 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 26,72 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,23 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 25,37 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 27,04 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 32,60 artış, imalatta yüzde 27,04 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 24,92 artış ve su temininde yüzde 57,62 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 23,09 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 33,17 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,65 artış, enerjide yüzde 27,40 artış ve sermaye mallarında yüzde 28,44 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 1,17 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,77 artış, imalatta yüzde 1,17 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 3,10 azalış ve su temininde yüzde 2,02 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 1,27 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,08 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 0,48 artış, enerjide yüzde 0,48 azalış ve sermaye mallarında yüzde 1,54 artış olarak gerçekleşti.