Son Dakika
|
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
EKONOMİ
Bakan Bolat, Bursa’da iş adamlarıyla bir araya geldi
28 Nisan 2026 Salı - 23:02:10
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısında iş adamlarıyla bir araya geldi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan ayı meclis toplantısı BTSO Ana Hizmet Binası’nda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meclis üyeleri, sanayici ve iş adamlarının katılımıyla gerçekleşti. Bursa’nın ekonomisine yön veren sanayicilere ve iş adamlarına seslenen Bolat, "Bursa, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biridir. Tarım, turizm, ticaret, teknoloji ve sanayiyi bir arada barındıran nadir şehirlerimizden biridir. Bu yönüyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır" dedi. Türkiye’nin stratejik konumuna dikkat çeken Bolat, "Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada güvenilir bir liman, üretim ve lojistik merkezi olarak öne çıkmaktadır. Özellikle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar Türkiye’nin önemini daha da artırmıştır. Küresel zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte daha güçlü bir büyüme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat edildi. Enflasyon oranını yüzde 80’lerin üzerinden yüzde 30 bandına indirmeyi başardık. Ancak finansmana erişim ve maliyetler konusunda çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu. İhracatçılara yönelik desteklerin sürdüğünü ifade eden Bolat, "Amacımız üretimi, istihdamı ve ihracatı daha da güçlendirmektir. Bursa’nın ihracatı geçen yıl yaklaşık yüzde 10 artarak 20 milyar dolara ulaştı. Bu yıl da artış eğiliminin devam ettiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise, "Türkiye’nin sahadaki caydırıcı askeri varlığı ve siyasi iradesiyle, bu zorlu coğrafyada oyun kurucu bir güç olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükselen bu kararlı duruş, Türkiye’yi bölgesel bir aktör olmaktan çıkarıp küresel sistemin merkezine yerleştirmiştir. Bu stratejik çerçevede, Ticaret Bakanlığımızın liderliğinizde yürüttüğü çalışmalar; sahadaki siyasi ve askeri kazanımlarımızı kalıcı bir ekonomik yapıya kavuşturmak adına çok önemli bir temel teşkil etmektedir. Özellikle Irak ile hayata geçirilen Kalkınma Yolu Projesi, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde Türk müteahhitlik sektörüne açılan kapılar ve komşularımızla artan ticaret hacmi, bu vizyonun sahadaki en somut yansımalarıdır. Zorlu küresel tabloya rağmen sergilediğimiz direnç ve performans hepimiz için büyük bir övünç kaynağıdır. Geçtiğimiz yıl ekonomimiz yüzde 3,6 oranında büyüme yakalarken; mal ve hizmet ihracatında ise 396 milyar dolarlık rekor performans yakaladık. Bursa iş dünyası olarak bizler de bu tarihi yükselişin en güçlü parçalarından biriyiz" dedi. Burkay, "20 milyar doların üzerindeki ihracatımız ve 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmimizle, ülkemizin küresel rekabet gücünün sürükleyici gücü konumundayız. Ürettiğimiz mal ve hizmeti dünyanın 200’den fazla ülkesine ve gümrük bölgesine taşırken, 120’den fazla ülkeyi ardımızda bırakan bir ihracat performansına sahibiz. Üstelik bunu; yüksek enflasyon, finansmana erişim zorlukları ve küresel ticarette artan korumacılığa rağmen başardık. Rekor ihracat rakamlarımızın arkasında firmalarımızın azmi kadar, Ticaret Bakanlığı’nın da sağladığı desteklerin de büyük payı var. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ’kendine inan, ülkene güven’ anlayışıyla üretim ve ihracat ekosistemimizi dünya pazarlarına açıyoruz" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 20:51
Zafer Kalkınma Ajansının yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta yapıldı
Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim kurulu toplantısı Uşak’ta gerçekleştirildi. Zafer Kalkınma Ajansı’nın yönetim Kurulu Toplantısı Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın başkanlığında Uşak’ta gerçekleştirildi. Toplantıya, Kütahya Valisi ve Zafer Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın, Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, Uşak Valisi Serdar Kartal, Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Uşak Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Kütahya İl Genel Meclisi Başkanı Muammer Özcura, Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Aynur Yurtsever, Afyonkarahisar İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Siper, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hüsnü Serteser, Uşak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selim Kandemir ve Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kutlu Eser katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Yönetim Kurulu Başkanı Musa Işın; "Cam ve Plastik Geri Dönüşüm Araştırma Sonuçları, bölgemizin yeşil dönüşüm vizyonu için kritik bir çalışmadır. Atıkları bir çöp değil sanayimiz için değerli bir ham madde ve enerji kaynağı olarak görmeliyiz. Bu araştırma, döngüsel ekonomi modeline geçişte tesislerimizin kapasite artışından yerel yönetimlerimizin stratejilerine kadar farklı alanlarda çeşitli öneriler sunacaktır." dedi. KOBİ’lere faizsiz kredi desteğiyle yeşil dönüşümü hızlandırmayı hedeflediklerini dile getiren Işın; "En stratejik adımlarımızdan biri olarak, 25 Mart’ta ilan ettiğimiz 315 Milyon TL bütçeli SoGreen Projesi ile imalat ve turizm sektöründeki KOBİ’lerimize can suyu olacak büyük bir finansman desteği başlattık. 7,5 Milyon TL üst limitli ve faizsiz bu kredi desteği, bölgemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracaktır. Sosyal kapsayıcılığı merkeze alan bu programla mayıs ayındaki başvuru süreci sonrasında yatırımların hızla hayata geçmesini bekliyoruz." dedi. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.
28 Nisan 2026 Salı - 19:52
Aydın Sanayi Odası Başkanı Maraş rengini açıkladı: Mavi liste ile seçime giriyoruz
Aydın Sanayi Odası’nın müşterek komite toplantısı oda salonunda yapılan programla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş, göreve devam edeceklerini ve önümüzdeki aylarda yapılacak seçime mavi renkle gireceklerini açıkladı. Geçtiğimiz hafta Çin’e yapılan ve katılımcı firmaların tamamının masrafının Ticaret Bakanlığı tarafından karşılanan Uluslararası Rekabeti Geliştirme (URGE) projesine katılan sanayicilerin de katıldığı toplantıda, katılımcılar Çin’deki kazanımlarından söz ederek projenin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ettiler. Toplantı sonunda gündem dışı konuşarak yeni dönem için adaylığını açıklayan Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş göreve devam edeceklerini belirterek "Yııl sonuna doğru yapılması planlanan AYSO olağan seçimlerinde mavi liste ile seçime gireceğiz. Rengimiz mavi olacak" diyerek adaylığını açıklamış oldu.
28 Nisan 2026 Salı - 19:44
Başkan Gülsoy: "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor"
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar ülkemizi ve her bir sanayicimizi etkiliyor" dedi. KTO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri ve oda üyeleri katıldı. Küresel ekonominin çağın en büyük sınavlarından birini verdiğini söyleyen Başkan Gülsoy, "İçinde bulunduğumuz dönemde küresel ekonomi, belki de modern çağın en çetin sınavlarından birini veriyor. Artık öyle bir noktadayız ki; bir iş insanı olarak sabah uyandığınızda sadece döviz kurlarına, enflasyon verilerine veya merkez bankalarının faiz kararlarına bakmanız ne yazık ki yetmiyor. Bugün artık haritayı önümüze açıp, jeopolitik dengeleri de titizlikle analiz etmek ve dünyadaki güç savaşlarını yakından izlemek zorundayız. Özellikle Orta Doğu’da aylardır süren ve hepimizi kaygılandıran gerginlik, bizlere bir gerçeği çok sert ve çıplak bir şekilde hatırlattı: Huzurun olmadığı yerde, hesap da tutmuyor. Küresel ölçekte yaşanan bu tür gelişmeler, ekonomideki belirsizliği maalesef daha da derinleştiriyor. Şunu net bir şekilde ifade etmeliyim ki; bugün dünya ekonomisinin önündeki en büyük engel ’belirsizliktir.’ Küresel ölçekte karar alıcılar dahi ertesi gün neyle karşılaşacaklarını öngörmekte zorlanıyor. Bu öngörülemezlik durumu sadece siyaseti değil, sermaye hareketlerinden tedarik zincirlerine kadar tüm piyasaları doğrudan ve derinden etkiliyor. Ortadoğu’da yaşanan sıcak gelişmeler ve devam eden ateşkes süreçleri, piyasalar tarafından son derece temkinli bir şekilde takip ediliyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar; enflasyon rakamları ve üretim maliyetlerimiz üzerinde en belirleyici unsur olmaya devam ediyor. Petrolün 100 dolar seviyesinin üzerine çıkması, tüm maliyet zincirimizi kırarak enflasyonu tetiklerken; bu seviyenin altında kalması küresel ekonomiye bir nebze olsun nefes aldıracaktır. Ancak mesele sadece matematiksel bir veri meselesi değildir. Rakamların bu denli savrulmasının ardında yatan asıl neden; küresel sistemin koruyucusu olduğunu iddia eden ABD gibi güçlerin, uluslararası kural ve kaideleri hiçe sayan keyfi tavırlarıdır. Bu tavırlar, maalesef uluslararası ticaretin güven zeminini yerle bir etmiştir. Artık karşımızda hukukun üstünlüğüyle işleyen bir piyasa değil; ’güçlü olanın kuralı o an yazdığı’, jeopolitik çıkarlar uğruna küresel refahın feda edildiği kaotik bir düzen vardır. Öte yandan, çoğumuz enerji krizini sadece ’akaryakıt zammı’ ya da ’ısınma maliyeti’ olarak görüyoruz. Oysa bu kriz, kullandığımız yapay zekayı ve içinde bulunduğumuz dijital dünyayı da doğrudan vuruyor. Bugün devasa veri merkezleri o kadar yüksek enerji tüketiyor ki, enerji fiyatlarındaki her artış dijital işlem maliyetlerimizi de sessizce yukarı çekiyor. Yani kriz sadece fabrikamızdaki çarkları değil, cebimizdeki telefonun işlem gücünü dahi derinden etkiliyor. Bölgesel gerginlikler; mutfağımızdaki enerji maliyetinden, finansal varlıklarımıza kadar hayatın her alanına sirayet etmiş durumdadır" dedi. Başkan Gülsoy, savaşların bitmediğini sadece duraksadığını söyleyerek, "Peki, bu devasa küresel dalgalanma Türkiye’ye nasıl yansıyor? Bugün yaşananlar bize şunu açıkça gösteriyor: Savaşlar bitmiş değil, sadece duraksamış durumda. Enflasyon ise henüz tamamen kontrol altına alınmış değil; şu an yaşadığımız sadece geçici bir dengelenme sürecidir. Bu nedenle hem küresel hem de ulusal ölçekte gelişmeleri büyük bir dikkatle takip etmeli, her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olmalıyız. Enerji ithalatçısı bir ülke olarak, küresel petrol ve gaz fiyatlarındaki her kuruşluk artış; dış ticaret dengemizi ve enflasyonla mücadelemizi doğrudan zorlaştırıyor. Ancak Türkiye, bu süreci sadece kenardan izleyen değil, aktif şekilde ’yöneten’ bir aktör olmak zorundadır. Sahip olduğumuz esneklik ve stratejik avantajlara odaklanmalıyız. Türkiye ekonomisi tam 22 çeyrektir aralıksız büyüyor; kuşkusuz bu önemli bir başarıdır. Ancak 2026 yılında bu ivmeyi sürdürmek çok daha büyük bir çaba gerektiriyor. Bölgedeki savaş ve gerginlikler, büyüme yolumuzu ciddi anlamda ’engebeli’ hale getirmiştir. Bu yılki büyümenin kalıcılığı; tamamen krizlerin süresine ve bizim dış şoklara vereceğimiz tepkiye bağlıdır. Bu fırtınayı hasarsız atlatmanın tek yolu; gerçekçi bir ekonomi yönetimidir. Küresel türbülansın etkilerini asgariye indirmek için; sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürülmesi ve mali disiplinden asla taviz verilmemesi, dış dünyaya karşı güvenilirliğimizin en büyük teminatıdır. Riskler büyük olsa da elimizde çok güçlü enstrümanlar var. Dünya enerji yolları krizlerle boğuşurken Türkiye; boru hatları ve lojistik altyapısıyla ’güvenli liman’ ve ’enerji merkezi’ olma vizyonunu her zamankinden daha güçlü bir şekilde ortaya koymalıdır. Aynı şekilde savunma sanayiimiz de artık sadece bir güvenlik meselesi değil; yüksek teknoloji üreten ve ihraç eden devasa bir ekonomik güce dönüşmüştür. Bu sektör, Türkiye’ye küresel masada çok stratejik bir ’diplomatik kaldıraç’ ve ciddi bir döviz girdisi sağlamaktadır. Bununla birlikte, Uzak Doğu’dan gelen lojistik hatlarının riskli hale gelmesi, Avrupalı dev markalar için ülkemizi vazgeçilmez bir merkez kılmaktadır. Lojistikte yaşanan aksamalar, birçok sektörde Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük ve en hızlı üretim alternatifi haline getirebilir. Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Enerji fiyatlarındaki artışın sadece ulaşım ve ısınma maliyetlerimizi etkilediğini düşünmek büyük bir yanılgı olur. Bu kriz aslında dijital dünyayı ve geleceği de derinden sarsıyor. Bugün devasa veri merkezlerinin yıllık enerji tüketimi, bazı orta ölçekli ülkelerin toplam tüketimini aşmış durumdadır. Bu yüzden enerji güvenliği, aynı zamanda dijital güvenliğimiz ve teknolojik geleceğimiz demektir" ifadelerini kullandı. Ekonomideki dalgalanmaların hem Türkiye’yi hem de her iş insanını doğrudan etkilediğini söyleyen Ömer Gülsoy, "Dünya ekonomisindeki bu devasa dalgalanmalar, kuşkusuz ülkemizi ve her bir sanayicimizi doğrudan etkiliyor. Ancak bu noktada bir gerçeğin altını özellikle çizmek istiyorum: Bizim sanayicimiz, bu zorlu süreçte gerçekten büyük bir direnç ve feraset gösteriyor. Küresel ticaretin zayıfladığı, belirsizliklerin her geçen gün derinleştiği böylesine bir fırtınalı ortamda; çarkları döndüren her tesis, yapılan her üretim ve gerçekleştirilen her kuruşluk ihracat, ülkemiz ekonomisinin en büyük, en sağlam kalesidir. İş dünyamızın temsilcileri olan sizler, sadece ticaret yapmıyor; aynı zamanda bu ülkenin ekonomik bağımsızlığı için birer nefer gibi sahada mücadele ediyorsunuz. Bu zorlu süreçte reel sektörü, yani üreten elleri destekleyecek her adım, hayata geçirilecek her kolaylaştırıcı düzenleme hayati derecede kıymetlidir. Bizler de Odamız olarak, bu mücadelenizde her zaman yanınızda olmaya, sesinizi gür bir şekilde duyurmaya ve üretimin önündeki engelleri kaldırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tam da bu noktada; geçtiğimiz Cuma günü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve beraberinde gelen yeni vergi düzenlemeleri, iş dünyamızda çok güçlü bir yankı uyandırmış, adeta yeni bir şahlanış döneminin müjdecisi olmuştur. Bildiğiniz üzere biz iş dünyası temsilcilerinin en büyük arzusu; öngörülebilir bir ekonomi, üretim üzerindeki yüklerin hafifletilmesi ve küresel rekabette elimizi güçlendirecek teşviklerdir. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı bu program; imalatçımızdan ihracatçımıza, teknoloji odaklı girişimlerimizden dev sanayi tesislerimize kadar hepimizi kapsayan, üretim odaklı bir vizyonu ortaya koymaktadır. Bu tarihi adımı esasen üç temel boyutta değerlendirmek gerekiyor. Birincisi, doğrudan yatırım çekmek için atılan radikal adımlardır. İstanbul Finans Merkezi’ni odak noktasına alan bu düzenlemeyle; küresel şirketler bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye getirip İstanbul Finans Merkezi’nde açarlarsa, yurt dışı kazançlarında 20 yıl boyunca tam vergi muafiyeti sağlayabilecekler. Ayrıca "Tek Durak" sistemiyle bürokrasinin tek merkezde toplanması, yabancı yatırımcı için en büyük engel olan zaman kaybını ortadan kaldıracaktır. İkincisi, üretim ve ihracatçımıza kazandırılacak güçlü ivmedir. Yeni düzenlemeyle imalatçı-ihracatçılarımız için kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a, sadece imalatçılarımız için ise yüzde 14’e indirilmesi öngörülmektedir. Bu durum, kendi üretimini ihraç eden firmalarımız için muazzam bir destek anlamına gelmektedir. Hizmet ihracatında ise mimarlık, mühendislik ve yazılım gibi alanlarda vergi indirimi yüzde 100’e çıkarılmaktadır. Üçüncüsü ise terse göçü ve fon girişini teşvik eden vizyondur. Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın birikimlerini ve tecrübelerini ülkemize getirmesi için sağlanan 20 yıllık vergi muafiyeti, sermaye girişine büyük bir dinamizm katacaktır" dedi. Açıklanan reform paketinin ekonomik dayanıklılığını arttıracağını söyleyen Gülsoy, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tabii bir noktayı da gerçekçi bir şekilde meclisimizde dile getirmeliyiz. Bugün küresel konjonktür nedeniyle kârlılığı düşük olan, maliyetine yakın fiyatlarla dünyaya mal satan ihracatçılarımız var. Bu firmalarımız için vergi indirimlerinin beklenen yüksek faydayı sağlayabilmesi adına; bu desteklerin mutlaka sanayi reformu ve işletme sermayesinin korunması gibi yapısal adımlarla perçinlenmesi gerektiğine inanıyoruz. İş dünyası temsilcileri olarak bizlerin en çok ihtiyaç duyduğu bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi yönündeki bu güçlü irade, Kayseri gibi üretim iştahı yüksek şehirler için yeni bir yatırım iklimi demektir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde açıklanan bu reform paketi; sanayicimizin önünü açacak, sürdürülebilir büyüme hedefimizi güçlendirecek ve ekonomimizin dayanıklılığını artıracaktır. Ülkemizi yatırımın merkezi yapma hedefiyle açıklanan bu paketin, Kayseri’mizin bereketli topraklarında yeni yatırımlara ve yeni istihdam kapılarına vesile olmasını temenni ediyorum. İş dünyası olarak el ele vererek, bu destekleri üretime ve ihracata dönüştürme vaktidir. Bu vesileyle; her zaman sanayicimizin, tüccarımızın ve üretenin yanında durarak bizlere bu vizyonu sunan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, Odamız ve tüm üyelerimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Yeni ekonomi paketinin şehrimize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Açıklanan bu değerli paketi bir başlangıç kabul ediyor, ancak içinden geçtiğimiz bu fırtınalı dönemde daha ileri adımlara ihtiyaç duyduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Özellikle bölgemizdeki savaşların ve jeopolitik gerilimlerin küresel dengeleri altüst ettiği bu yeni dönemde, ekonomik programımızın "reel sektör odaklı" bir revizyonla daha da güçlendirilmesini bekliyoruz. Bölgesel çatışmaların ticaret rotalarını ve enerji maliyetlerini doğrudan etkilediği bu süreçte, sanayicimizi bu şoklara karşı koruyacak "esnek ve dinamik" bir destek kalkanı oluşturulmalıdır. Vergi indirimleri kadar, artan maliyetler altında eriyen işletme sermayelerini takviye edecek; uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman kanalları yeniden yapılandırılmalıdır. Bu noktada reel sektörümüzün beklediği en acil ve somut adımlardan biri de Merkez Bankası’nın "Döviz Dönüşüm Desteği" uygulamasıdır. Bildiğiniz üzere bu destek 30 Nisan’da sona ermektedir. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde; bu desteğin en az bir yıl daha uzatılmasına, mevcut yüzde 3’lük oranın piyasa gerçeklerine göre artırılmasına ve uygulama şartlarının sanayicimiz için daha sade ve erişilebilir hale getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Ekonomik programımız, sadece bugünün değil, yarının değişen dünya şartlarına göre güncellenmeli; teşvik sistemi sektörel ve bölgesel ihtiyaçlara göre daha spesifik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bilinmelidir ki; sanayicinin derdi sadece kâr etmek değil, bu ülkenin üretim çarklarını her şartta ayakta tutmaktır. Bu nedenle, ekonomik programda yapılacak her "reel sektör dokunuşu", Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını daha da perçinleyecektir. Bizim beklentimiz; büyümenin lokomotifi olan imalat sanayimizin, bu yeni dönemde ekonomik programın tam merkezine yerleştirilerek desteklerin bu eksende güncellenmesidir." Başkan Gülsoy, iklim değişikliğinin sadece bir çevre sorunu olarak görülmesinin artık bırakılması gerektiğini söyleyerek, "Değinmemiz gereken bir diğer hayati başlık ise; artık kapımıza dayanan, hatta içeri giren İklim Değişikliği konusudur. Bugün küresel ısınmayı ve iklim krizini durdurmak için çaba göstermek, bizler için bir tercihten öte, kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Şunu hepimiz kabul etmeliyiz ki; iklim değişikliği artık geleceğin bir öngörüsü değil, bugünün yakıcı bir sorunudur. Bu süreç, sadece çevresel bir değişim değil; aynı zamanda ekonomik, sınai ve ticari yapılarımızı kökten değiştirecek bir dönüşümdür. Bizler Kayseri iş dünyası olarak bu değişime en üst düzeyde hazırlıklı olmak zorundayız. Üretim süreçlerimizden lojistik ağlarımıza, enerji kullanımımızdan atık yönetimimize kadar her alanda sürdürülebilir yöntemlere hızla geçmeliyiz. Aksi takdirde; küresel ölçekte rekabet gücümüzü kaybetme ve özellikle Avrupa gibi en büyük pazarlarımıza erişimde ciddi engellerle, ek vergilerle karşılaşma riskimiz bulunmaktadır. İklim değişikliğini sadece bir çevre sorunu olarak görmeyi artık bırakmalıyız. Bu konu, geleceğimizin temel ekonomik şartıdır. Buradan tüm işletmelerimizi; şimdiden önlem almaya, verimliliğinizi yükseltecek olan yeşil dönüşüme ve yapay zekaya yatırım yapmaya ve sürdürülebilir büyüme yolunda bizlerle birlikte ilerlemeye davet ediyorum. Unutmayalım ki; tarihin her döneminde değişime direnenler değil, değişimi doğru analiz edip yönetenler kazanmıştır" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:13
Erzurum’da mesleki eğitimde yeni dönem: ETSO ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü protokol kararı aldı
3
28 Nisan 2026 Salı- 16:16
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
03 Aralık 2025 Çarşamba - 16:30
Tavşanlı’da noter yoğunluğu için hafta sonu mesaisi talebi Adalet Bakanlığı’na iletildi
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde noterlerde yaşanan yoğunluk nedeniyle vatandaşların Cumartesi günü de hizmet talebi, Adalet Bakanlığı’na iletildi. Kütahya milletvekilleri Mehmet Demir ve Adil Biçer, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü Hakan Öztatar ile görüşerek konuyu gündeme taşıdı. Görüşmede, Tavşanlı’daki noterlerde hafta içi oluşan yoğunluk ve vatandaşların mesai saatleri nedeniyle işlem yapmakta zorlanması ele alındı. Milletvekilleri Demir ve Biçer, özellikle çalışan vatandaşların yaşadığı mağduriyetin giderilmesi amacıyla Tavşanlı Noterlerinin Cumartesi günleri de hizmet vermesi talebini Genel Müdür Öztatar’a sundu. Milletvekilleri, görüşmeye ilişkin yaptıkları açıklamada, Genel Müdür Hakan Öztatar’ın konuya gösterdiği duyarlı ve olumlu yaklaşımın kendilerini memnun ettiğini belirtti. Demir ve Biçer, ilgisi ve hassasiyeti için Öztatar’a teşekkür ederek, Tavşanlılı vatandaşlar adına sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti. Talebin kabul edilmesi halinde, noter işlemlerini hafta içi gerçekleştirmekte zorlanan vatandaşların Cumartesi günü işlem yapabilmesiyle yoğunluğun azalması ve hizmetlere erişimin kolaylaşması hedefleniyor.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 16:28
Samsun, Karadeniz’in lojistik üssü oldu
Türkiye Yüzyılı’nın üretim üssü Samsun, artık yalnızca fabrika bacalarıyla değil, Karadeniz’in en büyük lojistik gücüyle de Türkiye’nin ticaret rotasını yeniden şekillendiriyor. Samsun Valiliği, Türkiye’nin ilk intermodal lojistik yapısı olan Samsun Lojistik Merkezi’nin (SLC) bölge ekonomisine sağladığı katkıları paylaştı. Toplam 680 bin metrekarelik alana kurulu olan merkezde 225 bin metrekarelik bölüm kapalı depolama alanlarına ayrılıyor. İnşası tamamlanan farklı ölçeklerdeki depoların toplam büyüklüğü 93 bin 750 metrekareye ulaşıyor. Paletli yüke uygun 15 depo 80 bin metrekare, kuru dökme ürünlere uygun 11 depo ise 13 bin 750 metrekare alanı kapsıyor. 2026’nın ikinci yarısında tren vagonlarına entegre konveyör bant sistemli yeni kuru yük depolarının tamamlanması hedefleniyor. Depo kiralamanın yanı sıra elleçleme, mobil gümrük, konteyner depolama, açık saha kiralama, proje kargo, tır parkı ve ofis kiralama hizmetleri sunulan merkez; Yeni OSB’ye 2 km, Toros ve Yeşilyurt Limanlarına 2,5 km, Samsun Limanı’na 18 km, havalimanına ise 8 km uzaklıkta bulunuyor. Merkezde 26 ile 350 metrekare arasında değişen ofis alanlarının yanı sıra 15 depo, 12 firma ve kuruma kiralanmış durumda. Stratejik konumu ile Karadeniz çanağının dağıtım, toplama ve konsolidasyon merkezi haline gelen SLC; hava, kara, deniz ve demiryolunun kesişim noktasında yer almasıyla uluslararası ticarette dikkat çekiyor. Yeni İpek Yolu üzerinde, "Çin-Merkez ve Batı Asya" koridorunda bulunması ve Viking Demiryolu Hattı’na entegre yapısı merkeze küresel rekabette önemli bir avantaj sağlıyor. Bu kapsamda hem ulusal hem uluslararası işletmelerin pazarlara erişimini kolaylaştırmak, bölgede lojistik maliyetleri artıran engelleri azaltmak ve kamu-özel sektör koordinasyonunu geliştirmek merkezin öncelikli stratejileri arasında yer alıyor. Mobil gümrük hizmetiyle ihracata hız kazandıran merkezde, Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle 18 Ocak 2021’den bu yana ihracat işlemleri gerçekleştiriliyor. Açılıştan Aralık 2025’e kadar 5 bin 312’nin üzerinde ihracat gümrüklemesi yapıldığı bildirildi. SLC, faaliyetlerini lojistik pazarının iki ana segmenti olan şirketler ve endüstri alanlarında yoğunlaştırıyor. Sanayiciler, imalatçılar, dağıtımcılar, ihracatçılar, lojistik hizmet sağlayıcıları ve nakliyeciler merkezin başlıca paydaşlarını oluşturuyor. Tarım, gıda, ahşap ve mobilya, hızlı tüketim malları, otomotiv, inşaat, sağlık, kimya, askeri malzemeler, elektronik, enerji ve perakende sektörleri ise merkezin hizmet verdiği ana endüstriler arasında yer alıyor. Kamu mülkiyetinde olması nedeniyle bürokratik süreçlerin hızlanması, geniş depolama alanları, proje lojistiğine uygun esnek hizmetler, intermodal taşımacılık imkânı ve Samsun Gümrük Müdürlüğü’nün merkez içindeki özel ofisi, firmalara önemli avantajlar sağlıyor. Ayrıca kamyon park alanlarından sosyal tesislere, bakım ünitelerinden bankacılık ve posta hizmetlerine kadar geniş bir destek altyapısı sunuluyor. Merkezin envanterinde 45 ton konteyner istifleyici, portal vinçler, loderler, forkliftler, yol süpürme araçları, çöp kamyonu, itfaiye aracı, ambulans ve binek araçların yer aldığı güçlü bir destek filosu bulunuyor.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 16:17
Halk Ekmek 31 noktada verdiği hizmeti arttırıyor
Merkezefendi Belediyesi, vatandaşların hem uygun hem de kaliteli sıcak ekmek tüketimine destek olmak amacıyla Merkezefendi Halk Ekmek’in 31. Büfesi Hallaçlar Mahallesi’nde hizmete başladı. Merkezefendi Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı ile çalışmalarını sürdürüyor. İlçe genelinde vatandaşların ekonomik şartlarda ekmek temin edebilmesini amaçlayan "Merkezefendi Halk Ekmek" uygulaması, yeni büfelerin hizmete alınmasıyla büyümeye devam ediyor. Hallaçlar Mahallesi’ne kurulan yeni büfenin hizmete başlamasıyla birlikte halk ekmek noktalarının sayısı 31’e ulaştı. Yeni büfe Hallaçlar Mahalle Muhtarlığı’nın yanında hizmet verecek. Merkezefendi Halk Ekmek büfeleri, artan yaşam maliyetleri karşısında hane bütçelerine önemli bir destek sunuyor. Büfeler taze, kaliteli ve uygun fiyatlı ekmeğe erişimin kolaylaştırılmasıyla vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. "Halkımızın yanında oluyoruz" Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "İlçe halkımızın günlük ekmek ihtiyacını daha ekonomik ve daha kaliteli şekilde karşılayabilmesi için halk ekmek büfelerimizin sayısını artırmaya devam ediyoruz. Hallaçlar Mahallemizde faaliyete geçen yeni büfemizle birlikte hizmet veren büfe sayımız 31 oldu. İhtiyaç gördüğümüz noktalara yeni hizmet alanları kazandırarak halkımızın yanında olmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 15:56
Sinop İl Özel İdaresi’nin 2026 yılı bütçesi: 1 milyar TL
Sinop İl Genel Meclisi’nin Kasım ayı bütçe toplantısında, 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. İl Genel Meclisi Başkanı Ersin Yaman başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Sinop İl Özel İdaresi’nin 2026 mali yılı bütçesi kalem kalem okunarak açık oylamaya sunuldu. Yapılan oylama sonucunda Sinop İl Özel İdaresi’nin 2026 yılı bütçesi, bir önceki yıla göre yüzde 51 artışla 1 milyar 57 milyon TL olarak belirlendi. Sinop İl Özel İdaresi’nin; yol, su, kanalizasyon, altyapı ve üstyapı hizmetlerinden kırsal kalkınma projelerine, eğitim kurumlarının fiziki şartlarının iyileştirilmesinden çevre düzenlemelerine kadar geniş bir hizmet alanında çalışmalar yürüttüğü vurgulandı. Köylerin daha yaşanabilir bir yapıya kavuşması ve vatandaşların kamu hizmetlerine daha hızlı ve etkin bir şekilde erişebilmesi için yoğun mesai harcadığı belirtilen İl Özel İdaresi’nin, 2026 yılında da kırsal kalkınma, eğitim, altyapı ve çevre yatırımlarını güçlendirerek çalışmalara devam edeceği ifade edildi. Toplantıda ayrıca, bütçenin hazırlanmasına katkı sunan İl Genel Meclisi üyelerine ve İl Özel İdaresi personeline teşekkür edilirken, kabul edilen bütçenin Sinop’a hayırlı olması temennisinde bulunuldu.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 15:54
GTB’ye coğrafi işaret başarıları için teşekkür plaketi
Gaziantep Ticaret Borsası (GTB), Gaziantep adına yürüttüğü coğrafi işaret tescil çalışmalarıyla kentin kültürel ve gastronomik mirasına sunduğu katkılar nedeniyle teşekkür plaketiyle ödüllendirildi. Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Türk Patent ve Marka Kurumu iş birliğiyle düzenlenen "Sınai Mülkiyet Hakları ve Coğrafi İşaretler Farkındalığı Programı"nda, coğrafi işaret çalışmalarına katkı sunan kurum ve STK’lara teşekkür plaketleri takdim edildi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonunda gerçekleştirilen programa; Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durak, ilçe belediye başkanları, oda başkanları ve coğrafi işaret sahibi kurum temsilcileri katıldı. "24 ürünü tescilleyerek Gaziantep’in değerlerine sahip çıktık" Programda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, borsanın bugüne kadar Gaziantep adına 24 ürüne coğrafi işaret tescili kazandırdığını vurgulayarak, "Bu toprakların bereketi, kültürü ve üretim geleneği hepimize emanet. Biz de bu emaneti en doğru şekilde geleceğe taşımak için çalışıyoruz" dedi. Akıncı, şehrin Avrupa Birliği nezdinde tescil edilen beş ürününden Antep Lahmacunu ve Antep Fıstık Ezmesi’nin GTB tarafından tescillendiğini hatırlattı. "Coğrafi işaret, ürünün kimliği ve geleceğe bırakılan mirastır" Coğrafi işaretin sadece bir işaret değil, ürünün karakterinin ve bölgeyle bağının korunmasını sağlayan bir miras sistemi olduğunu belirten Akıncı, "Coğrafi işaret; üreticiyi koruyan, tüketiciye güven veren, kentin kimliğini yaşatan güçlü bir unsurdur. Biz bu çalışmayı bir görev olarak değil, geçmişten kalan değerlerimizi geleceğe taşıma sorumluluğu olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. Coğrafi işaretli ürünler için kitap hazırlığı GTB Başkanı Akıncı, coğrafi işaretli ürünlerin üretim süreçlerini, geleneksel tekniklerini ve özgün niteliklerini anlatan kapsamlı bir kitap hazırlamayı planladıklarını da belirterek, "Bu eser, Gaziantep’in kültürel zenginliğini gelecek nesillere aktaracak kalıcı bir rehber olacak" diye konuştu. Konuşmaların ardından, teşekkür plaketi GTB adına Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ve Genel Sekreter Özgür Bayram tarafından, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. M. Zeki Durakın’ın elinden alındı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 15:10
Kâmil Koç, Dünya Şoförler Günü’nü Ankara’da kaptanlarıyla kutladı
Kâmil Koç, 30 Kasım Dünya Şoförler Günü’nü kaptanlarıyla birlikte Ankara’da özel bir etkinlikle kutladı. Otobüs şoförlerinin emek ve özverilerini onurlandırmak amacıyla gerçekleştirilen buluşmada, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen yaklaşık 50 kaptana, güne özel hediyeler ve teşekkür sertifikaları verildi. Türkiye’nin önde gelen seyahat firmalarından Kâmil Koç, 30 Kasım Dünya Şoförler Günü’nde emektar kaptanlarını unutmadı. Firma, bu özel günü Ankara’da düzenlediği özel etkinlikle kutladı. ‘Dünya Şoförler Günü’nde emektar kaptanlarını unutmadı Kâmil Koç çatısı altında görev yapan kaptanlar arasından Türkiye’nin farklı bölgelerinden temsili olarak seçilen yaklaşık 50 otobüs şoförünün katıldığı buluşmada, firma üst yönetimi de hazır bulundu. Etkinliğe aralarında Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, Kâmil Koç Otobüsleri İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, İnsan Kaynakları & İdari İşler Grup Müdürü Canalp Büyükuysal, Filo Yönetimi ve Raporlama Grup Müdürü Tayfun Akgün başta olmak üzere yönetim kadrosundan birçok isim katıldı. Yönetim ekibi, kaptanlarla sohbet ederek onların sahadaki tecrübelerini ve görüşlerini dinledi. Buluşmada, ayrıca otobüs şoförlerine günün anlamına özel hediyeler ve teşekkür sertifikaları verildi. "Kaptanlarımız, saha operasyonlarımızın bel kemiğidir" Kâmil Koç Filo Yönetimi ve Raporlama Grup Müdürü Tayfun Akgün, Dünya Şoförler Günü vesilesiyle tüm kaptanlara teşekkür ederek, şunları söyledi: "Şirket olarak, yönetimden sahaya, kaptanlarımızdan host ve hosteslerimize kadar çok büyük bir aileyiz. Bugün de bu ailenin en önemli üyelerinden biri olan kaptanlarımızla Dünya Şoförler Günü vesilesiyle bir araya gelmekten mutluluk duyuyoruz. Şirketimizin saha operasyonlarının bel kemiğini oluşturan kaptanlarımız, sunduğumuz yüksek hizmet kalitesinin ardındaki en önemli kahramanlardır. Onların gayreti ve özverisi sayesinde bugün ülkemizin dört bir yanında ve sınırlarımızın ötesinde binlerce yol arkadaşımıza güvenli ve konforlu seyahat imkanı sunuyoruz. 100’üncü yılımız için geri sayıma başladığımız bu önemli süreçte, tüm çalışanlarımızın desteğiyle hem Türkiye’de hem yurt dışında büyümeye devam edeceğiz. Global iş ortağımız Flix’ten aldığımız vizyon ile yeni yılda da hedeflerimize daha güçlü adımlarla ilerleyeceğiz. Uygun otobüs bilet fiyatlarıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanında yolcularımıza en iyi hizmeti sunmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu özel gün vesilesiyle başta yolu şirketimiz ile kesişmiş tüm kaptanlarımız olmak üzere sektöre katkı sunan tüm şoförlerin 30 Kasım Dünya Şoförler Günü’nü kutluyor, iyi yolculuklar diliyorum."
03 Aralık 2025 Çarşamba - 15:01
Bayramiç’te kanlıca mantarı köylünün gelir kapısı oldu
Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde, Kaz Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki köylerde toplanan ve bölgede ’çam melkisi’ adıyla bilinen kanlıca mantarı köylünün geçim kapısı oldu. Mantarın kilosu ilçe pazarında 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Bayramiç ilçesinde, Kaz Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki köylerde toplanan mantarlar geçim kaynağı oldu. Önemli bir gelir kaynağı olan kanlıca mantarını toplamak için dağ köylerinde yaşayan vatandaşlar, Kaz Dağları’na akın ediyor. Halk arasında bölgede ’çam melkisi’ adıyla bilinen kanlıca mantarı ilçe pazarında kilosu 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Bu yıl bol olması sebebiyle mantar köylünün gelir kapısı olurken, pazarda satın alınan mantarlar evlerde lezzetli bir yemek çeşidi olarak sofralarda yerini alıyor. Kanlıca mantarının kendilerinin geçim kaynağı olduğunu ifade eden Akçakıl Köyü Muhtarı Erhan Saldıran, "Kaz Dağları’na gidip topluyoruz. Allah bin bereket versin, mantar geçim kaynağımız oldu. Bu yıl çok mantar var" dedi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:53
Avrupa Birliği’nden 13,7 milyon TL’lik dev hibe
Bilecik’in Osmaneli ilçesinde kurulan Yerel Eylem Grubu Derneği, Avrupa Birliği’nden 13 milyon 740 bin TL hibe desteği almayı hak kazandı. Osmaneli Belediyesi, Osmaneli Kaymakamlığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odası, ilçedeki sivil toplum kuruluşları, 25 yaş altı gençler ve kadınların katılımıyla Osmaneli Yerel Eylem Grubu Derneği geçtiğimiz günlerde kurulmuştu. Bu dernek tarafından hazırlanan ’Osmaneli Yerel Kalkınma Stratejisi, IPARD LEADER Programı’ kapsamında Avrupa Birliği’nden 13,7 milyon TL’lik dev hibe kazandı. Bu stratejiyle birlikte önümüzdeki 6 yıl boyunca her yıl desteklenecek projeler hayata geçirilecek. Proje kapsamında, kırsalda ekonomik çeşitliliği artıracak çalışmalar, sivil toplum kuruluşlarına makine ve ekipman destekleri, köy yerleşim alanları için küçük ölçekli projeler, çeşitli atölye çalışmaları, etkinlikler ve geziler düzenlenecek. "Gençlerimize ve kadınlarımıza yeni kapılar açacak ve köylerimizin yaşam standardını yükseltecektir" Osmaneli Belediye Başkanı Bekir Torun, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Avrupa Birliği’nden sağlanan 13 milyon 740 bin TL hibe desteği, ilçemizin ekonomik çeşitliliğini artıracak, gençlerimize ve kadınlarımıza yeni kapılar açacak ve köylerimizin yaşam standardını yükseltecektir. Bu önemli adımın Osmaneli’mize ve tüm hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:52
Bayramiç’te kanlıca mantarı köylünün gelir kapısı oldu
Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde, Kaz Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki köylerde toplanan ve bölgede ’çam melkisi’ adıyla bilinen kanlıca mantarı köylünün geçim kapısı oldu. Mantar kilosu ilçe pazarında 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Bayramiç ilçesinde, Kaz Dağları’nın kuzey yamaçlarındaki köylerde toplanan mantarlar geçim kaynağı oldu. Önemli bir gelir kaynağı olan kanlıca mantarını toplamak için dağ köylerinde yaşayan vatandaşlar, Kaz Dağları’na akın ediyor. Halk arasında bölgede ’çam melkisi’ adıyla bilinen kanlıca mantarını ilçe pazarında kilosu 70 ile 100 lira arasında satılıyor. Bu yıl bol olması sebebiyle mantar köylünün gelir kapısı olurken, pazarda satın alınan mantarlar evlerde lezzetli bir yemek çeşidi olarak sofralarda yerini alıyor. Kanlıca mantarının kendilerinin geçim kaynağı olduğunu ifade eden Akçakıl köyü muhtarı Erhan Saldıran, "Kaz Dağları’na gidip topluyoruz. Allah bin bereket versin, mantar geçim kaynağımız oldu. Bu yıl çok mantar var" dedi. (MS
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:11
Renault, kasım ayında Türkiye’nin en çok satan markası oldu
Kasım ayında toplam pazarda 15 bin 813 adet satışla yüzde 11,9 pazar payı elde eden Renault, ocak ayından sonra en yüksek pazar payına ulaştı. Renault, ocak ayından sonra en yüksek pazar payına ulaştı. Kasım ayında 15 bin 813 adet satışla yüzde 11,9 pazar payı elde ederek, Türkiye’nin en çok satan markası oldu. Yılın ilk on bir ayında ise toplam satış rakamı 120 bin bandına ulaşan marka, yıl boyunca en çok tercih edilen marka olmayı sürdürdü. Yapılan açıklamaya göre, otomobil pazarında da öne çıkan marka, kasım ayında elde ettiği 14 yüzde 411 adetlik otomobil satış rakamıyla yüzde 13,8 pazar payına ulaştı ve ilk sırada yer aldı. Ocak-Kasım döneminde marka, 120 bin 313 adetlik satış ve yüzde 10,2 pazar payı ile tüm pazarda lider konumunu korudu. Yıl boyunca toplam 109 bin 828 adetlik otomobil satış rakamı ve yüzde 11,7 pazar payıyla, otomobil pazarında da en çok satan marka oldu. Yılın ilk on bir ayında en çok satan modeller sıralaması değişmedi. Markanın sevilen modeli Clio en çok satan birinci model, Megane Sedan ise ikinci model olmayı sürdürdü. Kasım ayında ise en çok satan ilk beş model arasında üç adet markanın modeli yer aldı. Renault Megane Sedan, kasım ayında ulaştığı 4 bin 657 satış rakamı ile en çok satan model oldu. Megane Sedan’ı hemen ardından takip eden Renault Clio ise 4 bin 468 adetlik satış rakamıyla ikinci sırada yer aldı. Kasım ayında yeni versiyonlarıyla satışa sunulan ‘Türkiye’nin Duster’ı Yeni Renault Duster, kullanıcıların en çok tercih ettiği modeller arasında yer alarak, 3 bin 275 adetlik satış rakamıyla beşinci sırada yer aldı. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Yeni Renault Duster’ın yeni 1.3 TCe otomotik vitesli versiyonu, kullanıcılar arasında beğeni topladı ve söz konusu modelin en çok satan modeller arasında yer almasında önemli rol oynadı. Renault, kasım ayında ulaştığı 5 bin 227 satış adedi ile en çok SUV satan üçüncü marka konumunda yer aldı.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 14:07
Makine sektörü MEEXX Fuarı’nda buluştu
Makine İmalatçıları Birliği (MİB) ve BTSO iştiraki KFA Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle düzenlenen Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX) Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Makine sektörünün yenilikçi platformu olarak öne çıkan fuarda bu yıl toplam 30 bin metrekarelik alanda 120’ye yakın firma son teknoloji ürünlerini yerli ve yabancı alıcılarla buluşturuyor. Türkiye’nin önde gelen makine üretim ve ihracat merkezi Bursa, sektörde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Makine İmalatçıları Birliği ve KFA Fuarcılık iş birliğiyle bu yıl yeni bir vizyona kavuşan Makine ve Teknolojileri Fuarı (MEEXX) makine üreticileri, teknoloji sağlayıcıları, yatırımcılar ve tedarik zincirinin tüm paydaşlarını aynı platformda bir araya getiriyor. 6 Aralık’a kadar devam edecek fuara Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya’dan nitelikli alım heyetleri de katılıyor. Makine sektörü teknolojik bağımsızlığın temeli Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık ve MİB iş birliğiyle düzenlenen Bursa Fuar Merkezi’ndeki yılın son fuarında sektör temsilcileriyle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirtti. Burkay, makine sektörünün yalnızca sanayi dalı olmanın ötesinde, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığını temsil eden en stratejik alanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Yapay zekâdan sensör teknolojilerine ve karanlık fabrikalara uzanan yeni üretim döneminde geri kalmanın mümkün olmadığını söyleyen Burkay, Bursa’nın makine üretiminde köklü tecrübesi ve dünya çapında söz sahibi firmalarıyla önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. "Üretmek tek başına yeterli değil" Burkay, "Türkiye makine sektörü 57 bin girişimcisi ve 28 milyar dolarlık ihracatı ile Türkiye’nin lokomotifi durumunda. Ancak bunun yanında sektörde 45 milyar dolar ithalat yapıyoruz. İthal edilen makinelerin yüzde 70’i ise ülkemizde üretimi yapılan makineler. Bu nedenle fuarların, teknolojimizi tanıtmak ve yerli üretimi küresel pazarlara taşımak adına kritik bir görevi var" diyerek üretmenin tek başına yeterli olmadığını, ürünlerin mutlaka dünya ile buluşturulması gerektiğini kaydetti. Burkay, MEEXX’in hem yurt içi hem de yurt dışı alıcıların Bursa makine sektörünü yakından tanıması için önemli bir platform sunduğunu belirterek fuarın hayırlı olması temennisinde bulundu. Türkiye Avrupa’nın dördüncü büyük makine ihracatçısı Makine İmalatçıları Birliği (MİB) Yönetim Kurulu Başkanı Fatih İğrek, fuarı yeni adıyla yeni bir milat olarak gördüklerini belirterek destekleri için BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a ve KFA Fuarcılık’a teşekkür etti. Konuşmasında makine sektörünün Türkiye ekonomisi için önemine dikkat çeken İğrek, "Yıllık makine üretimimiz 60 milyar doların üzerinde. 2024 ihracatımız 28 milyar dolar. 2002 yılına göre 14 kat artış sağladık" dedi. Türkiye’nin makine ihracatında dünyada 13’üncü, Avrupa’da ise 4’üncü sırada olduğunu belirten İğrek, sektörün yüzde 70 yerlilik oranına, kilogram başına 6,2 dolar ihracat birim fiyatına ve 550 bin kişilik istihdam etkisine sahip olduğunu dile getirdi. "Fabrika üreten fabrikalarız" Küresel şartlara değinen İğrek, "Dünya çok zor bir dönemden geçiyor. Küresel talep daralıyor, Avrupa’da ekonomik yavaşlama ve belirsizlik mevcut. Çin ve Güney Asya’nın agresif fiyat rekabeti tüm pazarları zorluyor. Finansman maliyeti yüksek, kurların yatay seyri ihracat baskısını artırıyor" dedi. Buna rağmen Türk makine sektörünün dayanıklılığını vurgulayan İğrek, "Türk makine sektörü en dayanıklı, en hızlı uyum sağlayan sanayi yapılarından biri. Krizlerden güçlenerek çıkmakla ilgili anahtarları olan bir sektörüz" ifadelerini kullandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın sözlerine atıfta bulunan İğrek, "Sayın Bakanımızın ifade ettiği üzere biz fabrika üreten fabrikalarız. Makine, Türkiye’nin en stratejik alanlarından biri. Son dönemde HAMLE, HiT-30, YTAK gibi tarihin en geniş kapsamlı yatırım teşvik programları devreye alınıyor. Kamu alımlarında yerli makine avantajı sağlanıyor, AB eko-tasarım ve yeşil dönüşüm destekleri mevcut. Tüm bu politikaları makine üretiminde bir üst lige çıkmamızı sağlayacak önemli adımlar olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. "MEEXX yeni ve kritik bir eşik olacak" Bu sıçramanın mühendislik kabiliyetiyle oluşturulacak farkla yapılabileceğini belirten İğrek, "Artık sadece fiyatla rekabet dönemi bitmiştir. Hedefimiz daha ucuza üretmek değil, verimli ve akılcı üretmek olmalıdır. Küresel rekabette geride kalma lüksümüz yok. Bu dönüşümün içinde olmak zorundayız. Özellikle Ar-Ge’de paradigma değişimine ihtiyacımız var. Gücümüzü bilimle, mühendislikle, eğitimle artıracağız" ifadelerini kullandı. Fuarın yeniden Bursa’ya kazandırılmasına katkı sunanlara teşekkür eden İğrek, "Dünya zor bir dönemden geçiyor, rekabet sert, pazarlar daralıyor. Ama Türk sanayisi güçlü ve köklüdür. Sektör vizyon sahibidir, mühendislerimiz yetenekli, girişimcilerimiz cesurdur. Bu nedenle iddiamız nettir: Türkiye makine ve teknoloji üretiminde bölgesel değil, küresel güç olacaktır. MEEXX bu yolda yeni ve kritik bir eşik olacaktır" diye konuştu. "Birlik beraberlik ruhunu sanayimize yansıtmak zorundayız" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise Bursa’nın birçok alanda olduğu gibi sanayide de Türkiye’nin öncü şehirlerinden biri olduğunu ifade etti. Altun, "Riskler var, fırsatlar da var. Her millet kendi öz gücünden fırsat üretmek zorundadır. Biz fedakârlığı, birlik ve beraberliğiyle öne çıkan bir milletiz. Bu ruhu sanayimize de yansıtmak zorundayız" diye konuştu. Sektörün dayanışma, devlet desteği ve gerçeklerle uyumlu çok yönlü bir bakış açısıyla her krizi aşacağına inandığını dile getiren Altun, "Bu fuarlarda küçük bir temas, iyi bir diyalog büyük bir güvenin kapısını açabilir. Bu güveni Türk misafirperverliği ile birleştirerek başka milletlerde olmayan bu değerle rekabeti artırabiliriz. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyor, bereketli bir fuar diliyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ziyaret etti. Fuar; torna, freze ve CNC tezgâhlarının yer aldığı talaşlı imalat teknolojilerinden gaz altı, TIG, MIG ve punta sistemlerini kapsayan kaynak teknolojilerine kadar birçok alanda en yeni çözümleri bir araya getiriyor. Bilgisayar destekli tasarım ve üretimi geliştiren CAD/CAM uygulamaları, mekanik bakım ve arıza giderme teknolojileri, otomasyon ve robotik sistemler ile hidrolik ve pnömatik çözümler de fuarın öne çıkan teknoloji başlıkları arasında yer alıyor. Fuarda ayrıca canlı demo alanları, uygulamalı gösterimler ve seminerler ziyaretçilere dinamik bir deneyim sunuyor.
03 Aralık 2025 Çarşamba - 13:56
Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nin Ekim ayı dış ticaret rakamları açıklandı
Türkiye İstatistik Kurumu Edirne Bölge Müdürlüğü, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli illerinin 2025 yılı Ekim ayına ait dış ticaret istatistiklerini açıkladı. TÜİK verilerine göre Edirne’de Ekim ayında ihracat 14 milyon 616 bin dolar, Tekirdağ’da 278 milyon 603 bin dolar, Kırklareli’nde ise 23 milyon 801 bin dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ithalat Edirne’de 10 milyon 642 bin dolar, Tekirdağ’da 231 milyon 219 bin dolar, Kırklareli’nde ise 15 milyon 239 bin dolar oldu. Türkiye genelinde ise Ekim ayı ihracatı yüzde 2 oranında artarak 23 milyar 941 milyon dolara ulaştı. Edirne’de en fazla ihracat Kosova’ya, en fazla ithalat Moldova’dan yapılırken; Kırklareli’nde ihracatta Sierra Leone, ithalatta Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Tekirdağ’da ise en çok ihracat Almanya’ya, en çok ithalat Çin’e gerçekleştirildi. TÜİK, il düzeyindeki dış ticaret verilerinin işletmelerin merkez adreslerine göre oluşturulduğunu açıkladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder