Son Dakika
|
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Samandıra’da Fenerbahçeli taraftarlar takım otobüsünü taşladı
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Servis minibüsü kaldırıma çarparak durağı yere serdi!
ABD basını: "Trump, İran’ın son teklifini beğenmedi"
Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da film galasına katıldı
Irak’ta yeni Başbakan adayı Ali el-Zeydi oldu
Rubio: 'İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor, bu baskı daha da artırılabilir'
Macron, İranlı yetkililerle Hürmüz Boğazı’nı görüşecek
Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi"
EKONOMİ
Yeni nesil ambalaj için üniversite-sanayi iş birliği
28 Nisan 2026 Salı - 09:17:05
Üniversite ile sanayiyi aynı platformda buluşturan ThinkPack-Ambalajın Geleceği Paneli’nde, ambalajın artık yalnızca bir koruma unsuru değil; sürdürülebilirlik, marka değeri ve ihracat gücünü belirleyen stratejik bir alan olduğu vurgulandı. Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin sektör temsilcileriyle birlikte geliştirdiği yenilikçi tasarımlar, ambalajda dönüşümün yönünü ortaya koyarken; uzmanlar, döngüsel ekonomiye uyum sağlayamayan işletmelerin rekabet yarışında geride kalacağına dikkat çekti. Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü, Ege İhracatçı Birlikleri ve 4.12 Design Hub iş birliğinde gerçekleşen "ThinkPack - Ambalajın Geleceği Paneli"nde sürdürülebilirlik, tasarım ve döngüsel ekonominin ambalaj sektörünün geleceğini şekillendiren temel unsurlar olduğu belirtildi. Sektörle temas vurgusu Panelin açış töreninde yaptığı konuşmada geçen ay Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) çatısı altında gerçekleştirilen ThinkPack Ambalaj Tasarım Çalıştayı kapsamında 16 endüstriyel tasarım öğrencisi, 4 mentör ve 4 ambalaj firmasının iki gün boyunca birlikte çalıştığını dile getiren EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, "Bu çalışma sonunda 8 uygulanabilir ambalaj tasarımı ortaya çıktı. Bu tablo gençlerimize fırsat verildiğinde, doğru rehberlik sağlandığında ve sektörle temas kurduklarında ortaya çıkan sonuçların son derece etkileyici olacağını gösteriyor. Panelimizde bu süreci bir adım ileri taşıyor ve çalıştayda ortaya çıkan tasarım fikirlerini kamuoyuyla paylaşıyoruz. Günümüzde ihracat yapmak isteyen her firma, ürün kadar ambalajını da yeniden düşünmek zorunda. Özellikle mobilya, gıda, tekstil, kozmetik, kimya ve e-ticaret gibi birçok sektör için ambalaj, doğrudan marka değerine etki eden bir unsur." diye konuştu. Ambalaj gümrükte en güçlü diplomatik pasaport Açış töreninde ambalajın sadece bir dış kabuk olmadığını vurgulayan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "Küresel ticaret savaşlarının yaşandığı günümüzde, ambalaj, ürünün gümrük kapılarından geçişini sağlayan en güçlü diplomatik pasaportudur. Ancak, dünya sadece üreteni değil akıl katanı da ödüllendiriyor. Bugün burada sergilenen tasarımlar sanayiciye şunu söylüyor: Eskiyi daha hızlı üretmeyin, yeniyi daha akıllı kurgulayın. Döngüsel ekonomi başlığı artık akademik makalelerin süslü bir cümlesi olmaktan çıktı. Ambalajda sürdürülebilirliği sağlamayan her işletme, ihracat pazarlarında oyun dışı kalacaktır." dedi. Yaşayarak öğrenme Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller de ambalajın, döngüsel ekonomi açısından da odaklanılması gereken bir konu olduğuna dikkat çekerek, "Türk sanayicisinin ihracatta var olabilmesi için hem daha iyi nitelikte ürünler hem de onun ara yüzü olan ambalajı daha iyi yapması gerekiyor. Biz dörtlü sarmal yapı dediğimiz; üniversite-özel sektör, kamu ve STK ‘yı buluşturan yapıyı çok önemsiyoruz. Üniversite olarak bir farklılığımız da öğrencilerimize birinci sınıfta bölüm ayırt etmeksizin üç zorunlu ders veriyoruz; analitik muhakeme ve kritik düşünce, tasarım düşüncesi ve girişimcilik ve iş planlaması dersi. Böylece öğrencilerimizi yeni nesil üniversite yaşamına hazırlamış oluyoruz" diye konuştu. Çalıştaya katılan öğrencilere sertifika 28 Şubat - 1 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen "ThinkPack Çalıştayı" kapsamında, sektör profesyonelleri ile bir araya gelerek yenilikçi projeler geliştiren öğrencilere katılım belgesi verildi. Katılım belgesi alan ve eserleri sergilenen; Arda Başa, Hayrullah Umut Arslan, Tuana Nehir Baran, Nazlıcan Ulukaya, Beste Kahya, Duru Azarsız, Sudenaz Gürel, Ceren Tekin, Dilara Topçu, Buse Ergeçmiş, Mustafa Yiğit Aksu, Onur Sözen, Begüm Muhterem, Buse Deniz, Beyza Nur Dovalıoğlu, Sıla Şirin belgelerini Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Lale Dilbaş’tan aldı.
28 Nisan 2026 Salı - 09:05
Yayla muzu uçkun tezgaha çıktı
Van’ın sarp dağlarından bin bir emekle toplanan ve şifa deposu olarak bilinen uçkun (yayla muzu), sınırlı hasat dönemi ve toplama zorluğu nedeniyle tezgahlarda ithal muzdan daha yüksek bir fiyata alıcı buluyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek rakımlı dağlarında doğal olarak yetişen yayla muzu, havaların ısınmasıyla birlikte piyasaya çıktı. Van’da seyyar tezgahlarda ve manavlarda satışa sunulan uçkunun fiyatı dikkat çekti. Piyasada ithal muzun kilogramı ortalama 150 liradan alıcı bulurken, yayla muzunun kilogram fiyatı ise 400 liraya kadar çıktı. Satıcılar, uçkunun fiyatının yüksek olmasını toplama sürecinin zorluğuna ve satış süresinin kısalığına bağlıyor. Sadece bahar aylarında, karların erimesiyle birlikte yetişen bu bitkinin dağların zirvelerinden elde edildiğini ifade eden esnaf, ürünün zahmetli bir yolculuğun ardından şehre ulaştığını belirtti. Vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören uçkunun, bölge halkı arasında şeker ve tansiyon gibi hastalıklara iyi geldiği, "şifa deposu" olduğu yönündeki bilgiler de bu talebi artırıyor. İHA muhabirine konuşan satıcı Emrullah Savur, ürünün tamamen doğal ve organik olması nedeniyle büyük ilgi gördüğünü belirtti. Savur, "Bu kadar ilgi görmesi doğaldır çünkü muzdan çok daha üstündür. Muz üretimi ilaçla yapılıyor ama bu ilaçsızdır. Çilekten de iyidir, aslında bütün meyvelerin hepsinden daha iyidir. Neden derseniz; artık meyvelerin hemen hemen hepsi hormonla yetişiyor ama bu öyle değil. Bu doğrudan dağdan geliyor, tamamen organiktir ve faydası çoktur" dedi. "Kilometrelerce yaya gidilerek toplanıyor" Yayla muzunun toplanmasının zahmetli ve zor olduğunu dile getiren Savur, "Düşünün, 100 kilometre yaya gidiliyor. Tabii ki büyük bir zahmeti var. Akşama kadar topluyor, sonra sırtında torbalarla aşağı indiriyor. Bir görseniz, zahmeti olmaz mı hiç? Muz her sene, her gün yenebiliyor ama bunu her gün yiyemiyorsunuz. Senede bir sefer çıkıyor. Kilosu bin lira bile olsa, senede topu topu iki kez yiyeceğiniz bir şeydir bu" diye konuştu. "Kilosu 700 liradan 400’e düştü" İlk etapta 700 liradan satışa sunulan yayla muzunun kilosunun 400 liraya düştüğünü ifade eden Savur, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlerleyen zamanlarda 200-250 liraya kadar düşme ihtimali de var. Uşkunun iyisi; yumuşak ve sulu olmasından anlaşılır. Kuru oldu mu yenmez, mutlaka yaşken tüketilmelidir. Kuruduğu zaman tadı kalmaz. Hastalıklara gelince; şekere, tansiyona, kansere, vereme, yani bildiğiniz her şeye şifa oluyor. Faydası çok güzel, özellikle şeker hastaları bunu çok tercih ediyor."
28 Nisan 2026 Salı - 08:46
Yüksekova’da ‘yayla muzu’ mesaisi başladı
Hakkari ve ilçelerinde baharın müjdeleyicisi olarak bilinen, yüksek rakımlı dağlarda doğal olarak yetişen ve halk arasında "yayla muzu" olarak adlandırılan uçkun (revas), pazar tezgahlarındaki yerini alırken, sezonun ilk ürünleri ise destesi 150 liradan satılıyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin sarp dağlarında ve zorlu coğrafyasında kendiliğinden yetişen, bölge halkı için hem önemli bir geçim kaynağı hem de eşsiz bir lezzet olan uçkun bitkisi, havaların ısınmasıyla birlikte piyasaya çıktı. Özellikle Yüksekova ilçesinde vatandaşlar, şifa kaynağı olarak gördükleri uçkuna yoğun ilgi gösteriyor. Bölgede uzun yıllardır kendiliğinde yetişen bitkileri satarak geçimini sağlayan esnaf Osman Orhan, bu yıl ki uçkun piyasası ve ürün tedariki hakkında açıklamalarda bulundu. Uçkunun bu yıl tezgahlara 150 liradan giriş yaptığını belirten Orhan, fiyatların sezon başı olması nedeniyle yüksek olduğunu ifade etti. "Havalar ısındıkça fiyatlar geriler" Uçkunun henüz yeni çıkmaya başladığını ve miktar arttıkça fiyatların normale döneceğini vurgulayan Orhan, şunları kaydetti: "Geçen yıl kilosunu 100 liradan satıyorduk. Bu yıl sezonu 150 liradan açtık. Şu an için ürün az olduğu için fiyat böyle, ancak önümüzdeki günlerde uçkun çoğaldıkça ve havalar iyice ısındıkça fiyatların gerilemesini bekliyoruz. Yıllardır bu işi yapıyorum, her sezon başında benzer bir grafik yaşanıyor." "İlk ürünler Derecik’ten geldi" Hakkari genelinde kar örtüsünün henüz tamamen kalkmadığına dikkat çeken Orhan, mevcut ürünlerin iklimi daha ılıman olan bölgelerden getirildiğini belirterek, "Şu an sattığımız uçkunlar Derecik ilçesinden getiriliyor. Orada havalar daha erken ısındığı için ürün erken olgunlaştı. Yüksekova’nın yüksek kesimlerinde karlar henüz tam erimedi. Karlar eridikçe buralarda da uçkun çıkmaya başlayacak ve bolluk yaşanacak" diye konuştu. "Şifa kaynağı olarak tüketiliyor" Ekşimsi tadıyla bilinen ve bölge halkı tarafından büyük bir iştahla tüketilen uçkun, sadece bir besin maddesi değil, aynı zamanda bir şifa deposu olarak görülüyor. Uzmanlar ve vatandaşlar, antioksidan özelliği yüksek olan bu bitkinin; kanser, şeker ve diyabet gibi hastalıklara karşı koruyucu etkileri olduğuna inanıyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 23:08
Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu
Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 09:12
Tozlu arşivlerde unutulan bir gerçek: Hollandalı girişimciye Erzurum, Palandöken ve Toroslar’da petrol izni
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 08:34
Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi
3
25 Nisan 2026 Cumartesi- 14:25
Ayakkabı şikayetleri zirvede: Sinop’ta tüketici başvurularında dikkat çeken artış
4
24 Nisan 2026 Cuma- 11:39
Kütahya iş dünyası ’sürdürülebilirlik’ için bir araya geldi
5
24 Nisan 2026 Cuma- 10:51
İzmir’de kuyumculukta suistimalleri önlemek için ’Mavi Kart’ zorunluluğu getirildi
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:17
Türkiye’nin 6’ıncı sondaj gemisi Taşucu Limanı’na yanaştı
Türkiye’nin deniz filosuna kattığı 6’ıncı sondaj gemisi ’West Dorado’, Mersin’in Taşucu Limanı’na yanaştı. Geminin limana yanaşma anı dron ile görüntülendi. Türkiye’nin satın aldığı 6’ıncı sondaj gemisi bu sabah Mersin’e ulaştı. Sabahın erken saatlerinde Silifke ilçesine bağlı Taşucu Limanı açıklarına demirleyen gemi, işlemlerinin tamamlanmasının ardından limana yanaştı. Geminin limana yanaşma anı, Silifkeli fotoğraf sanatçısı Nadir Köksoy tarafından dron ile görüntülendi. Yedinci nesil 6’ıncı sondaj gemisinin Taşucu Limanı’nda yaklaşık 2 ay süren bir çalışma sonrası hazır hale getirilerek Karadeniz’e gönderileceği öğrenildi. Öte yandan deniz filosuna katılan ’West Dorado’nun ikizi ’West Draco’nın 228 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki Taşucu Limanı’nda kırmızı beyaz renklere boyanarak, üzerine Türk bayrağı işlenen 5’inci sondaj geminin hazırlıklarında ise sona yaklaşıldığı öğrenildi. "2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar gemilerle ilgili 3 gün önce yaptığı açıklamada, "Sondaj gemilerimiz 4 tane Karadeniz’de şu anda çalışan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamit Han gemilerimiz. Onlara bir tane Mersin Taşucu’nda beşinci gemimiz zaten gelmişti. Şimdi Karadeniz’de görev yapacak yedinci nesil 6’ıncı sondaj gemimiz de Mersin’de olacak. Yaklaşık 1-2 aylık bir operasyona ihtiyaç var. Ondan sonra da Karadeniz’de görevine başlayacak mevcut üretimimizi arttırmanın yanında Karadeniz’de 2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" demişti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 12:01
Gülsan’a "En İyi Sanayi Dönüşümü Ödülü"
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen "Gülsan Sanayi Dönüşüm Projesi", İstanbul’da düzenlenen Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Zirvesi’nde "En İyi Sanayi Dönüşümü" ödülüne layık görüldü. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Gülsan Sanayi Sitesi’nin dönüşümü sadece bir proje değil, şehrin geleceğini değiştiren önemli bir adım. Aldığımız bu ödül de dönüşüm projelerindeki vizyonumuzun somut bir göstergesi oldu" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en büyük sanayi dönüşümlerinden birini Samsun’da hayata geçirirken projeleri ve yürüttüğü dönüşüm süreci ile de örnek oluyor. Gülsan Sanayi Sitesi’nin çağdaş kent planlama prensiplerine uygun şekilde yeniden ele alınması çevresel, ekonomik ve sosyal faydalarıyla ulusal ölçekte takdir topladı. Proje İstanbul’da düzenlenen Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Zirvesi’nde "En İyi Sanayi Dönüşümü" ödülüne layık görüldü. Ödülü, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Eken aldı. Gülsan Sanayi’nin dönüşümü, esnafın modern koşullara sahip Toybelen Sanayi Sitesi’ne taşınmasından kentin merkezinde oluşan yapısal sorunlara çözüm sunmasına, planlı sanayi alanı ve üretim altyapısı oluşturmasına kadar birçok başlıkta öne çıktı. "Vizyonumuzun ulusal ölçekteki teyidi" Gülsan Dönüşüm Projesini ve alınan ödülü değerlendiren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Toybelen Sanayi Sitesi’nde hak sahiplerine teslim sürecini tamamladık, yapı kullanım iznini verdik, taşınmalar sürüyor. Gülsan’da önemli bir dönüşüm planladık. Modern iş yerleri, sosyal alanlar ve çevreci tasarımlarla bölgenin en güçlü ticari noktalarından biri olacak bir alanı şehrimize kazandıracağız. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak kentsel dönüşümde kararlı bir yol izliyoruz. Gülsan Sanayi Sitesi’nin dönüşümünü de sadece bir proje değil; şehrin geleceğini değiştirecek bir adım olarak görüyoruz. Aldığımız bu ödül de dönüşüm projelerindeki vizyonumuzun somut bir göstergesi oldu. Sadece Gülsan’da değil tüm kentsel dönüşüm çalışmalarında katılımcı, şeffaf ve planlı bir süreç yürütüyoruz. Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz de bu süreçte iletişim köprüsü görevini üstleniyor. İşte aldığımız bu ödül de, belediyemizin kent estetiğini, ekonomik canlılığı ve sosyal yaşam kalitesini artırma yönündeki kararlı çalışmalarının, kentsel dönüşüm projelerindeki vizyonunun ulusal ölçekteki bir teyidi niteliğindedir" diye konuştu.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:37
Denizli OSB’de iç tetkik süreçlerine yönelik kapsamlı eğitim gerçekleştirildi
Denizli OSB Müdürlüğü, Elzem Akademi iş birliğiyle personele yönelik ’İç Tetkikçi’ eğitimini başarıyla gerçekleştirdi. Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen ISO 19011 İç Tetkikçi eğitim programında, Elzem Akademi Kurucusu ve Toplam Kalite Yönetimi Uzmanı Eğitmen Teyfik Bıyıklı tarafından iç tetkik süreçlerine ilişkin kapsamlı bir eğitim verildi. Eğitim kapsamında katılımcılar; tetkikte davranış, üslup ve kurumsal temsil, tetkik öncesi hazırlık ve iletişim yönetimi, tetkik programı ile soru listesi oluşturma, tetkik raporlarının düzenlenmesi, uygunsuzlukların tespiti ve düzeltici faaliyetlerin planlanması, tetkik kapanışı ve takip süreçleri gibi başlıklarda detaylı şekilde bilgilendirildi. İnteraktif bir yaklaşımla gerçekleştirilen eğitimde personel merak ettikleri konularla ilgili soru yöneltme fırsatı buldu. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından başarıyla tamamlandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:23
Orta Sakarya Vadisi’ndeki mikroklima etkisine sahip Osmaneli’nde zeytinler hasat sona erdi
Bilecik’te zeytin üreticiliği yapan Ramazan Uysal, bu yıl verimin geçen yıla göre daha düşük olduğunu belirterek, tarladan 160 liraya alınan zeytinin marketlerde 500 liraya satılmasını eleştirdi Orta Sakarya Vadisi’nde Sakarya Nehri ve çevresindeki dağlar dolayısıyla mikroklima etkisine sahip Bilecik’in Osmaneli ilçesinde yarım asırdır üretim yapılan zeytinliklerde bu yılki hasat sona erdi. Geçen yıla göre zeytin oranı düşük olurken, bu sene yağlık zeytin yok denilecek kadar az. Bilecik’te 18 bin dekar alanda üretim yapılıyor Bilecik’te, 11 bin 500 dekarı Osmaneli’nde olmak üzere 18 bin dekar alanda geçen yıla göre düşüş yaşanırken, bu toplanan 2 bin ton zeytin rekoltesi çiftçileri üzdü. Boylama makinesinde yağlık, birinci sınıf, ikinci sınıf, üçüncü sınıf ve dördüncü sınıf ile elek üstü olarak ayrılan zeytinler, Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine satışının ardından tüketicilerin sofrasına ulaştırılıyor. Dip zeytini ise fabrikalarda yemeklik zeytinyağı olarak işleniyor. Osmanelili üreticiler, genellikle sırıkla ve tarakla hasat ettikleri zeytinin zedelenmesini ve toprakla temasını ağaç altlarına ’Yaygı" sererek önlemeye çalışıyor. "Geçen yıla göre zeytin oranı düşük, yani yağlık zeytin yok bu sene" Bu sezon alım fiyatlarının üreticiyi memnun etmediğini anlatan Ramazan Uysal, "35 yıldır zeytincilik işiyle uğraşıyorum. Bu sene zeytin fiyatları Marmara Birliğin açıkladığı fiyatlar çok düşük. Geçen yıla göre zeytin oranı düşük, yani yağlık zeytin yok bu sene" dedi. "Burada 160 lira marketlerde 500 lira" Ramazan Uysal, topladıkları zeytinleri gece ayırarak, makinelerden geçirerek numaralanma yaptıklarını anlatarak, "Elek üstü dediğimiz fiyat 160 lira, ama marketlerde 500 lira, 600 lira piyasası. 1 numara 150 lira, 100 lira; 2 numara, 3 numara bu şekilde ayırıyoruz. Verimlilik çok düşük bu sene, yani geçen yıla göre çok düşük. Geçen sene ilaç fiyatımız 50 liraysa bu sene 90 lira. Gübre pahalı, mazot ona keza. Mazot yüksek; çiftçi duman oldu yani bu sene" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:18
ING, mobilden yapılan EFT/Havale/FAST işlemlerini ücretsiz sunmaya başladığını duyurdu
ING Türkiye, mobil üzerinden yapılan EFT/Havale/FAST işlemlerini hiçbir koşul ya da süre sınırlaması olmadan ücretsiz sunmaya başladığını duyurdu. ING Türkiye, masrafsız bankacılık stratejisi kapsamında ING Mobil üzerinden yapılan EFT/Havale/FAST işlemlerini hiçbir koşul ya da süre sınırlaması olmadan ücretsiz sunmaya başladı. ING müşterileri artık bütün EFT/Havale/FAST işlemlerini dijitalden sonsuza kadar ücretsiz gerçekleştirebilecek. ING Türkiye, EFT/Havale/FAST işlemlerindeki ücretleri tamamen kaldırarak gündelik bankacılıkta sık karşılaşılan küçük maliyetlerin zaman içinde oluşturduğu yükü ortadan kaldırdığını duyurdu. Bu uygulama, işlem kolaylığının yanı sıra kullanıcıların finansal rutinine doğrudan yansıyan somut bir değer oluşturmayı hedefliyor. "EFT/Havale/FAST işlemlerinde müşterilerimizi masraf derdinden kurtarıyoruz" Dijitalleşmeyi stratejilerinin merkezine aldıklarını aktaran ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Global ve köklü bir banka olmanın gücünü teknoloji ile birleştirerek müşterilerimize zahmetsiz ve pürüzsüz bir deneyim sunuyoruz. Hem teknolojinin hızını hem bankacılığın güvenini bir arada sunuyor, yenilikçi hizmetlerle sektörde öncü adımlar atıyoruz. Müşterilerimize değer oluşturmayı hedeflediğimiz masrafsız bankacılık stratejimiz de bu vizyonu yansıtıyor. Türkiye’de bireysel müşteriler yılda yaklaşık 6.3 milyar adet dijitalden TL para cinsinden para transferi yapıyor, yani Türkiye’de her gün 17 milyondan fazla bireysel transfer gerçekleşiyor. Bu kadar yoğun bir hareketliliğin olduğu bir pazarda, işlem ücretleri kullanıcılar üzerinde katlanarak etki oluşturuyor. Bu görünmez maliyet, Türkiye’de dijital ödemelerin sıklığı ve yaygınlığı dikkate alındığında çok daha önemli hale geliyor. Dolayısıyla EFT/Havale/FAST ücretlerini ortadan kaldırmak, sadece bir bankacılık kolaylığı sunmuyor; aynı zamanda müşterilerin refahına doğrudan katkı sağlıyor. Amacımız, kullanıcılarımızın günlük finansal hayatlarında gereksiz hiçbir yük taşımadan, özgürce işlem yapabilmelerini sağlamak. Bu vizyonla, müşterilerimize ING Mobil’den EFT/Havale/FAST işlemlerini ömür boyu ücretsiz gerçekleştirme imkânı sunuyoruz; bu yeniliğimizle müşterilerimizi masraf derdinden kurtarıyoruz. Müşterilerimize değer oluşturmak için önümüzdeki dönemlerde de yenilikçi adımlar atmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
04 Aralık 2025 Perşembe - 11:17
Bursa Kebap Evi’ne ‘Hizmet İhracatı Şampiyonu’ ödülü
Bursa Kebap Evi (BKE), Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) tarafından düzenlenen 7. Hizmet İhracatçıları Birliği Ödül Töreni’nde ‘Gastronomi’ kategorisinde üçüncülük ödülü aldı. 13 ülkede 150’nin üzerinde şubesiyle Türk mutfağını dünyaya taşıyan restoran zinciri Bursa Kebap Evi, küresel yaygınlığı ve yurt dışı operasyonlarıyla HİB tarafından Gastronomi kategorisinde üçüncülük ödülü aldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla düzenlenen törende ödülü BKE Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı aldı. Ödül töreninin ardından değerlendirmede bulunan Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı, gastronomi kategorisinde üçüncülük elde etmekten dolayı gurur duyduklarını belirterek, yaklaşık 2 milyon dolarlık hizmet ihracatı hacmiyle ulaşılan başarının arkasında güçlü bir organizasyon yapısı olduğunu vurguladı. Bu ödülün çok sayıda markanın yarıştığı önemli bir platformda kendilerine değerli bir konum kazandırdığını dile getiren Helvacı, şu açıklamalarda bulundu: "Tüm ekiplerimiz için hem motivasyon kaynağı hem de gurur verici bir sonuç oldu. Merkez organizasyonumuzun özverili çalışmaları, yurt dışında istihdam ettiğimiz 100’ün üzerindeki çalışanımız, global büyüme performansımız ve gelir artırıcı satış stratejilerimiz bu başarının temelini oluşturuyor. Kalite, sürdürülebilirlik, lojistik ve tedarik süreçlerini yüksek verimlilikle yöneten yapımız da başarımızın en önemli unsurları arasında yer alıyor." 2026 için hedef: Daha güçlü küresel büyüme Caner Helvacı, markanın Almanya, İngiltere, Kanada, Suudi Arabistan, Irak, İran, Katar, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini söyledi. Yurt dışı operasyonları her geçen yıl daha da güçlendireceklerini dile getiren Helvacı, sözlerini şöyle tamamladı: "Mevcut pazarlardaki büyümemizi sürdürürken yeni pazarlara açılmaya da devam ediyoruz. Bu yatırımlar, markamıza önemli bir birikim sağlarken ülkemizin hizmet ihracatına da değerli katkılar sunuyor. 2026’da hedefimiz, yakaladığımız güçlü ivmeyi daha da artırarak ihracat hacmimizi yükseltmek, global performansımızı ileri taşımak ve sürdürülebilir büyümemizi kararlılıkla devam ettirmektir."
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:53
Bakan Bolat: "Kasım ayı itibarıyla 22,7 milyar dolarla yıllıklandırılmış mal ihracatı rekoru kırıldı"
Bakan Bolat: "Kasım ayı itibarıyla 22,7 milyar dolarla yıllıklandırılmış mal ihracatı rekoru kırıldı"
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:42
Marmarabirlik’ten 622 milyon TL’lik ödeme
Ürün alımlarına Ekim ayında başlayan Marmarabirlik, ortaklara üçüncü dilim olarak 5 Aralık Cuma günü 622 milyon TL ödeme yapacak. İlk iki dilimde yapılan 871 milyon TL’lik ödeme ile birlikte ortaklara toplam 1 milyar 493 milyon TL ödenmiş olacak. 2025/2026 iş yılı ürün alım kampanyasının başladığı günden bugüne kadar 3 milyar 100 milyon TL tutarında ürün alımı gerçekleştiren Marmarabirlik’te ödemeler devam ediyor. Bugüne kadar yaklaşık 32 bin ton alım gerçekleştirilen kampanya döneminin ilk iki diliminde 1 milyar 493 milyon TL ödeme yapıldı. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, ürün bedellerinin yarısını 15 günlük periyotlarla ödeyen Marmarabirlik’in, 15 Kasım-28 Kasım 2025 tarihleri arası teslim edilen ürün bedeli alacaklarının yüzde 50’sinin karşılığı olarak 622 milyon TL ödeme yapılacağını söyledi. Başkan Yıldız, "Gerçekleştirilecek üçüncü dilim ödeme ile birlikte üreticilere toplam 1 milyar 493 milyon TL ödeme yapılmış olacak. Dördüncü dilim ödemesi ise 19 Aralık’ta gerçekleşecek" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:21
Çanakkale’nin meşhur domatesi tezgahlarda 40 liradan 10 liraya kadar düştü
Çanakkale’nin Bayramiç, Ezine ve merkeze bağlı batak ovasında yetişen ünlü Çanakkale domatesi son hasadı yapılırken fiyatı 10 TL’ye kadar düştü. Çanakkale’nin kendine has aroması ve rengiyle markalaşan domatesi, lezzetini Kaz Dağları ile Çanakkale Boğazı’ndan esen rüzgarların yanı sıra potasyum oranı yüksek topraklarından alıyor. Lezzetinin sırrı, rüzgar ve toprak olan, Bayramiç, Ezine ve merkeze bağlı batak ovasında yetişen meşhur Çanakkale domatesinin bazı tarlalarda son hasadı yapılıyor. Yağmurların bölgede yoğun yağması nedeniyle tarlada nadir de olsa kalan Çanakkale domateslerinin bozulmaması için üreticiler tarlada kalan son domatesleri satıyor. Sezon ortasında 40 TL gibi fiyatlara satılan Çanakkale domatesi son hasadında Bayramiç ilçe pazarı tezgahlarında 10 TL’ye kadar düştü. Bayramiçli üretici ve pazarcı Mehmet Demiroğlu (46) "Yağmurdan sonra domatesler bozulunca pazarda 10 liraya kadar düştü. Yağmur yağınca üzerinde cildinde leke, üzerinde toprak, çamur oluyor. Biz de 10 liraya satıp bitirmeye çalışıyoruz. Meşhur Çanakkale domatesi zaten bu senen alıcı olmadığı için çoğu domates tarlada kaldı. Yağmurlar da gelince bozuldu zaten" dedi.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:09
Türkiye’nin 6’ıncı sondaj gemisi Mersin’e ulaştı
Türkiye’nin deniz filosuna kattığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı Karadeniz’de görev yapacak 6’ıncı sondaj gemisi ’West Dorado’ Mersin’e geldi. Türkiye’nin satın aldığı 6’ıncı sondaj gemisi Mersin’e ulaştı. Gemi, Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu Limanı açığına demirledi. Yedinci nesil 6’ıncı sondaj gemisi Taşucu Limanı’nında yaklaşık 2 ay süren bir çalışma sonrası hazır hale getirilerek Karadeniz’e gönderileceği öğrenildi. Öte yandan deniz filosuna katılan West Dorado’nın ikizi ’West Draco’nın 228 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki Taşucu Limanı’nda kırmızı beyaz renklere boyanarak, üzerine Türk bayrağı işlenen 5’inci sondaj geminin hazırlıklarında ise sona yaklaşıldığı öğrenildi. "2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar gemilerle ilgili 3 gün önce yaptığı açıklamadai "Sondaj gemilerimiz 4 tane Karadeniz’de şu anda çalışan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamit Han gemilerimiz. Onlara bir tane Mersin Taşucu’nda beşinci gemimiz zaten gelmişti. Şimdi Karadeniz’de görev yapacak yedinci nesil 6’ıncı sondaj gemimiz de Mersin’de olacak. Yaklaşık 1-2 aylık bir operasyona ihtiyaç var. Ondan sonra da Karadeniz’de görevine başlayacak mevcut üretimimizi arttırmanın yanında Karadeniz’de 2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" demişti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:07
Toplam sağlık harcaması 2024 yılında 2 trilyon 359 milyar 151 milyon TL oldu
Toplam sağlık harcaması 2024 yılında yüzde 89,6 artarak 2 trilyon 359 milyar 151 milyon TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Sağlık Harcamaları İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, toplam sağlık harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 89,6 artarak 2 trilyon 359 milyar 151 milyon TL’ye yükseldi. Genel devlet sağlık harcaması yüzde 86,1 artarak 1 trilyon 794 milyar 227 milyon TL’ye ulaştı. Özel sektör sağlık harcaması ise yüzde 101,8’lik bir artış oranı ile 564 milyar 924 milyon TL olarak tahmin edildi. Toplam sağlık harcamasının yüzde 76,1’i genel devlet bütçesinden karşılandı Genel devlet sağlık harcamasının toplam sağlık harcamasına oranı 2024 yılında yüzde 76,1, özel sektör sağlık harcamasının oranı ise yüzde 23,9 olarak gerçekleşti. Genel devlet ve özel sektörün alt bileşenlerine bakıldığında, 2024 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu yüzde 39,5, merkezi devlet yüzde 36,0, hanehalkları yüzde 18,8, sigorta şirketleri yüzde 2,8, hanehalklarına hizmet eden kar amacı gütmeyen kuruluşlar ile diğer işletmeler yüzde 2,4, mahalli idareler yüzde 0,6’lık bir paya sahip oldu. Toplam sağlık harcaması gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5,3’ünü oluşturdu Toplam sağlık harcamasının GSYH’ye oranı 2023 yılında yüzde 4,6 iken, 2024 yılında yüzde 5,3 oldu. Cari sağlık harcamasının GSYH’ye oranı 2023 yılında yüzde 4,2, 2024 yılında yüzde 4,9 olarak hesaplandı. Toplam sağlık harcamasının yüzde 54,6’sı hastanelerde yapıldı Toplam sağlık harcamasının sağlık hizmeti sunucularına göre dağılımı incelendiğinde, ilk üç sıra 2024 yılında da değişmedi. Sağlık hizmetleri ve ürünleri satın almak için başvurulan sağlık kurumları içerisinde en büyük payı 2024 yılında yüzde 54,6 ile hastaneler oluşturdu. Hastaneleri sırasıyla yüzde 19,6 ile perakende satış ve diğer tıbbi malzeme sunanlar ve yüzde 11,0 ile ayakta bakım sunanlar izledi. Cari sağlık harcaması yüzde 92,7 artarak 2 trilyon 186 milyar 802 milyon TL oldu Cari sağlık harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 92,7 artarak 2 trilyon 186 milyar 802 milyon TL’ye yükseldi. Sağlık harcamaları kapsamındaki yatırımlar yüzde 57,6 artarak 172 milyar 349 milyon TL’ye ulaştı. Kişi başına sağlık harcaması yüzde 89,2 artarak 27 bin 587 TL oldu Kişi başına sağlık harcaması 2023 yılında 14 bin 582 TL iken, 2024 yılında yüzde 89,2 artarak 27 bin 587 TL’ye yükseldi. Kişi başına sağlık harcaması 2023 yılında 621 dolar iken, 2024 yılında yüzde 35,3 artarak 840 dolara yükseldi. Hanehalkı cepten sağlık harcamasının toplam içindeki payı yüzde 18,8 oldu Hanehalkları tarafından tedavi, ilaç vb. amaçlı yapılan cepten sağlık harcaması 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 100,2 artarak 442 milyar 356 milyon TL’ye ulaştı. Hanehalkı cepten sağlık harcamasının toplam sağlık harcamasına oranı 2024 yılında yüzde 18,8 olarak gerçekleşti.
04 Aralık 2025 Perşembe - 10:07
Türkiye’nin 6. sondaj gemisi Mersin’e ulaştı
Türkiye’nin deniz filosuna kattığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı Karadeniz’de görev yapacak 6. sondaj gemisi West Dorado Mersin’e geldi. Türkiye’nin satın aldığı 6’ıncı sondaj gemisi Mersin’e ulaştı. Gemi, Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Taşucu Limanı açığına demirledi. Taşucu Limanı’nında hazır hale getirilmesi için yaklaşık 2 ay süren bir çalışma yapılacak yedinci nesil 6. sondaj geminin hazır olmasının ardından Karadeniz’e gönderileceği öğrenildi. Öteyandan deniz filosuna katılan West Dorado’nın ikizi ’West Draco’nın 228 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğindeki Taşucu Limanı’nda kırmızı beyaz renklere boyanarak, üzerine Türk bayrağı işlenen 5. sondaj geminin hazırlıklarında ise sona yaklaşıldığı öğrenildi. "2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar gemilerle ilgili 3 gün önce yaptığı açıklamada:" Sondaj gemilerimiz 4 tane Karadeniz’de şu anda çalışan Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamit Han gemilerimiz. Onlara bir tane Mersin Taşucu’nda beşinci gemimiz zaten gelmişti. Şimdi Karadeniz’de görev yapacak yedinci nesil 6. sondaj gemimiz de Mersin’de olacak. Yaklaşık 1-2 aylık bir operasyona ihtiyaç var. Ondan sonra da Karadeniz’de görevine başlayacak mevcut üretimimizi arttırmanın yanında Karadeniz’de 2026 yılında keşif amaçlı 6 tane yeni sondaj planlıyoruz" demişti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder