EKONOMİ
Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor 24 Nisan 2026 Cuma - 22:58:27 Antalya’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Serik’te güncel verilere göre yaklaşık 4 bin 410 dekar alanda yıllık 15 bin ton civarında çilek üretimi gerçekleştiriliyor. İlçe, Antalya genelindeki çilek üretiminin yaklaşık yüzde 27 ila yüzde 44’ünü tek başına karşılayarak bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Serik’te çilek üretimi, eylül-ekim aylarında yapılan dikimle başlıyor. Hasat ise aralık ortasında turfanda olarak başlayıp haziran ayı başlarına kadar devam ediyor. Kadriye Mahallesi’nde üretim yapan ve Diyarbakır’dan gelerek bölgeye yerleşen bir çiftçi Tayfun Yüksel, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bölgedeki üretim kapasitesine de değinen Yüksel, Kadriye, Kocayatak ve Abdurrahmanlar ve yakın mahallelerde yaklaşık 5 bin dekara yakın alanda çilek üretimi yapıldığını, bir dönümden ise ortalama 5-6 ton ürün alındığını söyledi. Altyapı eksikliğinin fiyatlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Yüksel, "Halimiz olmadığı ve serbest piyasa olduğu için ürünümüzü değerinde satamıyoruz. 35-50 TL bandında çilek satıyoruz. Marketlere gidip baktığımızda 120-150 TL bandında çilek satılıyor. Bu konuda çok üzülüyoruz" dedi. "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor" Üreticiler, çözüm olarak Kadriye bölgesine bir çilek hali kurulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili konuşan Yüksel, "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor. Bizim de en büyük isteğimiz Kadriye’ye bir hal kurulması. Böylece ürünümüz belli bir fiyat üzerinden satılır. Hal olursa kooperatif kurulur, kantar kurulur, vergi alınır. Tüccar da buraya gelir, başka yerlere gitmez. Bu da hem üreticiye hem bölge ekonomisine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 19:04 GAİB’in yeni Koordinatör Başkanı Mete Akcan oldu Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanlığına Mete Akcan seçildi. Yeni başkanAkcan, görevi devralmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, bölge ihracatını daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya taşırken birlik ve beraberlik anlayışını tüm çalışmaların merkezine koyacaklarını ifade etti. Koordinatör Başkan Yardımcısı ise Murat Bakır oldu. Bölgenin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akcan, mevcut tabloyu tüm yönleriyle ele aldıklarını belirterek, "İhracatçılarımızın karşı karşıya kaldığı zorlukların farkındayız. Önümüzdeki süreçte atacağımız adımlarla ihracatçılarımızın yanında olacak, süreci daha verimli hale getirerek, ortak akıl ve güçlü iş birliğiyle ihracat rakamlarımızın artması için kararlılıkla çalışacağız" dedi. "En büyük gücümüz birlik ve beraberliğimiz" Görevi devraldığı önceki dönem Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci’ye de teşekkür eden Akcan, "Ahmet Fikret Kileci’ye bugüne kadar birliklerimize ve bölge ihracatına sunduğu değerli katkılar için teşekkür ediyorum. Kendisinin ortaya koyduğu birikim ve tecrübeyi, birlik ve dayanışma içinde daha ileriye taşıyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Küresel ticarette yaşanan dönüşüme de dikkat çeken Akcan, ihracatçıların değişen pazar şartlarına hızlı uyum sağlamasının önemine işaret etti. Bu doğrultuda, ihracatçıların ihtiyaçlarına yönelik çözüm odaklı çalışmaların, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonla yürütüleceğini; yeni pazar fırsatlarının değerlendirilmesi ve mevcut pazarlardaki etkinliğin artırılması için ortak hareket edileceğini dile getirdi. Yeni dönemde katılımcı, şeffaf ve iş birliğine dayalı bir yönetim anlayışı benimseyeceklerini vurgulayan Akcan, sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları başta olmak üzere tüm paydaşlarla güçlü ve sürekli bir iletişim ağı kuracaklarını ifade etti. Sektör temsilcileriyle düzenli istişare toplantıları gerçekleştirileceğini belirten Akcan, ortak akılla geliştirilecek projelerin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Akcan, "İhracatçılarımızın karşılaştığı sorunları yakından takip eden, hızlı çözüm üreten ve sahayla güçlü bağ kuran bir anlayışla hareket edeceğiz. En büyük gücümüzün birlik ve beraberliğimiz olduğunun bilinciyle, sivil toplum kuruluşlarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içerisinde çalışacağız. Birlik başkanlarımızla tam bir uyum içinde hareket ederek her bir birliğimizin güçlü yönlerini ön plana çıkaracak, karşılıklı koordinasyonu daha da artıracağız. Ortak hedefler doğrultusunda kenetlendiğimiz bu güçlü yapıyı daha ileri taşıyarak, bölgemizin ihracatını hep birlikte artıracağız" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 17:52 İnşaat ve yapı denetim sektörünün sorunları görüşüldü Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) 4. Meslek Komitesi tarafından düzenlenen sektör toplantısında, yapı denetim ve inşaat başta olmak üzere sektörel sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Toplantıya ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Yönetim Kurulu Üyeleri, 4. Meslek Komitesi ve Grup üyelerinin yanı sıra Trepaş’tan Ebru Köse ve Feyzullah Çamlar, Kapaklı Belediyesi’nden Oktay Mazioğlu, Çerkezköy Belediyesi’nden Yusuf Bozoğlu, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Tekirdağ Şube Başkanı Yener Atbaşı ve Trakya Müteahhitler Birliği Başkanı Selçuk Yıldız katılım sağladı. "Ortak akılla hareket edeceğiz" Program kapsamında sektör temsilcileri, mevcut sorunları ve çözüm önerilerini detaylı şekilde ele alarak fikir alışverişinde bulundu. Ayrıca Trepaş, Kapaklı Belediyesi ve Çerkezköy Belediyesi temsilcilerine sektörel sorunlar doğrudan aktarıldı. Toplantının sonunda, gündeme alınan sorunların takibinin yapılacağı ve kısa süre içerisinde daha üst düzey kurum yetkililerinin katılımıyla yeni bir toplantının gerçekleştirileceği belirtildi. Çerkezköy TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin toplantıda yaptığı değerlendirmede iş birliği sürecine vurgu yaparak, "Çerkezköy ve bölgemiz için inşaat ve yapı denetim sektörünün sorunlarını ele aldık. Bizler, sektör temsilcilerinin dile getirdiği sorunları çözüm odaklı bir anlayışla ilgili kurumlara aktarmaya devam edeceğiz. Ortak akıl ve iş birliğiyle hareket ederek hem sektörümüzün sorunlarına çözüm olacak adımlar atılacaktır" dedi.
Denize kıyısı olmayan Kahramanmaraş’ta balığa yoğun ilgi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:52 Denize kıyısı olmayan Kahramanmaraş’ta balığa yoğun ilgi Denize kıyısı olmayan Kahramanmaraş’ta balığa olan ilgi her geçen gün artıyor. Kent genelinde balık satışları yükselirken, tezgahlardaki ürün çeşitliliği de dikkat çekiyor. Onikişubat ilçesi Gayberli Mahallesi’nde kurulan balık pazarında; hamsiden kılıç balığına, ahtapottan yengece kadar birçok deniz ürünü vatandaşların beğenisine sunuluyor. Özellikle Karadeniz’in vazgeçilmezi hamsi, en çok tercih edilen balıklar arasında yer alıyor. Balıkçı esnafı kent genelinde günlük hamsi satışının yaklaşık 3 ton civarında gerçekleştiğini belirtiyor. Uygun fiyatlar ve taze ürünlerin tezgahlara düzenli olarak gelmesi, balığa olan talebi artırıyor. Balıkçı esnafı İbrahim Sarı, "Kentimizde özellikle hamsi ilgi görüyor. 200-250 TL civarında kış mevsiminde olmazsa olmazlardan hamsi günde il geneli yaklaşık 3 ton civarında hamsi tüketiliyor" diye konuştu. Esnaf Kemal Kötal da hamsinin çok sattığını ifade ederek, "Hamsi çok satılıyor artık. Soğuk hava depolarından temin ediyoruz. Fiyatları çok uygun. Tatlı su çeşitlerimiz de var. Palamut, uskumru var. Sipariş üzerine ahtapot var. Müşterimiz ne isterlerse en geç 2 gün içinde getirip teslim ediyoruz" ifadesini kullandı. Yasin Çelik ise, "Havaların soğuması ile balıklar az çıkınca fiyat hamside 50 lira oynama yaptı ama balık her şeye rağmen yine de çok ucuz ilgi görüyor" dedi.
Yorgun ve renkliler
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:25 Yorgun ve renkliler Zirai don ve kuraklık nedeniyle çok zor bir sezon geride kalırken yorgun düşen meyve ağaçları sonbahar ve kış renklerine büründü. TÜİK’in "Bitkisel Üretim 2. Tahmini"ne göre, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde üretim miktarının 2025 yılında 2024’e göre 30,4 azalarak yaklaşık 19,8 milyon tona düşmesi bekleniyor. Bir önceki yıla göre elma üretiminin yüzde 48,3, şeftalinin yüzde 46,1, nektarinin yüzde 44,1, kiraz ve vişnenin 70,6, üzümün yüzde 24,5, kayısının yüzde 73, armudun yüzde 32 azalacağı tahmin ediliyor. Armut ve şeftalide önemli üretim merkezlerinden olan Bursa’nın Gürsu ilçesinde de zirai don ve kuraklık nedeniyle şeftali rekoltesinin 15 bin ton, santa maria cinsi armudun ise 45 bin tona düştüğü öngörülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığına göre son 30 yılın en düşük sıcaklığının oluştuğu zirai don ve ardından gelen kuraklık nedeniyle çok zor bir sezonu geride bırakan meyve ağaçları, yorgunluğunu atmaya dinlenmeye çalışıyor. Yazarlar ve şairlerin hasat mevsimi olan sonbaharda, hasattan yorgun çıkan ve yapraklarını döken meyve ağaçları, ilkbaharda tekrar çiçek açana kadar yaşadıkları soğuk stresi ve oluşan yaraları iyileştirecek. Gürsu’da da bahçeler sonbahar renklerine büründü ve birçok ağaçta yaprak bile kalmadı. Armut ve şeftali ağaçlarından dökülen rengarenk yapraklarla bahçelerin zeminleri, bir ressamın doğayı resmettiği tuvali andırdı. Bahçeler drone ile havadan görüntülendi.
Ata tohumundan ilaç kullanılmadan üretiliyor, Kent Lokantası’ndaki yemeklerde kullanılıyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:23 Ata tohumundan ilaç kullanılmadan üretiliyor, Kent Lokantası’ndaki yemeklerde kullanılıyor Osmangazi Belediyesi iştiraki Gazi Tarım A.Ş. tarafından ata tohumundan kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebzelerden yapılan yemekler Kent Lokantası’nda uygun fiyatla vatandaşlara sunuluyor. Osmangazi Belediyesinin tarımsal kalkınmanın desteklenmesi ve kentin üretim potansiyelinin arttırılması hedefiyle kurduğu Gazi Tarım A.Ş, mayısta yapılan protokol çerçevesinde Osmanlı döneminden bu yana tarım sektörüne önemli katkılar sunan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde 10 dönümlük bir alanda deneme üretimlerine başladı. Burada yerel tohum çeşitlerinin üretilip vatandaşlara sunulması, geliştirilmesi ve korunması amacıyla çalışmalar yürüten Gazi Tarım, ürettiği doğal sebzelerin de Kent Lokantası mutfağına gönderiyor. Kent lokantasına yaz aylarında domates ve patlıcan gönderen Gazi Tarım, kış mevsiminde pırasa ve ıspanak tedarik ediyor. Gazi Tarım A.Ş. Genel Müdürü Arca Atay, liseyle işbirliği içinde iyi tarım uygulamalarıyla sebze ürettiklerini belirterek, öğrencilerin de pratik eğitimine destek olduklarını anlattı. Yanmış hayvan gübresi kullandılar tarım ilacın damlasını sokmadılar Atay, 10 dönümlük bir arazide üretim yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi: "10 dönümde domates, biber, karpuz, kavun, mısır, patlıcan, kabak, bezelye, ıspanak gibi 110 çeşit bitkinin deneme üretimlerini yapıyoruz. Toprak çok güzel ve verimli. Buradaki üretimimizin en önemli kısmı, herhangi bir kimsayal kullanılmıyor olması. Kimyevi gübre ve tarım ilacı kullanmadık. Yanmış hayvan gübresi kullanıyoruz. Böcekler için ilaç hiç kullanmadık, herhangi bir mücadele yapmadık. Çünkü bir ekosistem var ve bu ekosistem içinde bilindiği üzere böcekler varsa onları tüketen diğer böcekler de var. Tarım ilacı kullanırsanız hepsini öldürüyorsunuz. Bırakırsanız onlar birbiriyle mücadele ediyor, doğa dengesini buluyor." Üretimi yerel tohumlarla yaptıklarına dikkati çeken Atay, "Bunların standart üretimi vardır ama lezzetli ürün verir. Hibrit kadar verimli değildir ancak 30 yıl önceki domates gibi kokar, 30 yıl önceki salatalık ya da biber gibi lezzetli olur. Bizim Kent Lokantası’na gönderdiğimiz ürünlerle yapılan yemeğin lezzeti o yüzden farklı oluyor. Doğal üretiliyor evet ama yemeğinde o yıllar öncesinin tadını bulabiliyor insanlar" dedi. Kış sebzelerine ıspanak ile başladıklarını ve şimdi pırasa göndereceklerini anlatan Atay, "Salı günü pırasa yemeği çıkacak. Sonra yine ıspanak devam edecek. Eski lezzette ev yemeğini özleyenleri bekleriz. Bakla ve bezelyelerimiz yetişiyor, baharda ata tohumundan ürettiğimiz bu ürünlerimiz Kent Lokantası’nda olacak" ifadesini kullandı. Günlük bine yakın kişi yemek yiyor Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise menüsünde zeytinyağlılar, et yemekleri, çorbalar ve tatlılar gibi farklı seçenekler bulunan Kent Lokantası’nda günlük bine yakın kişinin yemek yediğini belirterek, yöresel malzemelerle hazırlanan yemeklerin lezzetli ve uygun fiyatlı olduğunu aktardı. Aydın, Bursa’nın kalbinde, tam ortasında kalan Osmanlı mirası verimli topraklarda yetiştirilen sebzelerin ata tohumundan üretildiğini kaydederek, "Sağlıklı üretim yapıyoruz. Kimsayal kullanılmayan doğal sebzeler. İnsanlar da lezzetini özlediği tatları uygun fiyata tüketsin istiyoruz. Ev yemeği tadında, ata tohumunun sunduğu eskiye özlemi gideriyoruz. " diye konuştu.
Şapın etkisi kırmızı ete yansıdı fiyatlar artıyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:19 Şapın etkisi kırmızı ete yansıdı fiyatlar artıyor Şap hastalığı salgını nedeniyle dana ve sığırların yaz aylarında kesime gitmesi yüzünden hayvan varlığı azalınca kırmızı et fiyatlarında ciddi bir yükseliş başladı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneğine (TÜSEDAD) göre, ülkenin dört bir tarafında görülen şap hastalığı hayvancılık sektöründe büyük hasar bıraktı. Önümüzdeki birkaç yılı bile etkileyecek ölçüde kayıplara yol açan şap hastalığı yüzünden beside yüzde 30, süt sığırlarında ise yüzde 20 kayıp tahmin ediliyor. Bu kesimler yüzünden ülkede ciddi boyutta dana sıkıntısı başlarken, kırmızı et fiyatlarında geçen ay başlayan yükseliş durmuyor. Dana karkas kesim ücretleri eylül ayına göre 125 liraya varan miktarlarda artış göstererek 600 liraya dayanırken, kasaplarda da kıyma ve kuşbaşı cep yakmaya başladı. Dana kesimi ücreti 575 liraya yükseldi Bursa İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği 13 Aralık kesim ücretlerini yayınladı. Yaklaşık bir ay öncesi, 14 Kasım fiyatlarına göre 400 kilogram ve üzerindeki holstein cinsi danaların karkas kesim ücretleri 80 lira artarak 460 liradan 540 liraya yükseldi. Bütün holstein cinsi danalarda kesim ücretleri 80 lira artarak, 250 ve altı kilogramda olanlar için 440 liraya, 251-350 kilogram arasındakilerde 500 liraya ve 351-400 kilo arasındakilerde ise 520 liraya çıktı. Diğer dana ırklarında ise 85 liralık bir artış yaşandı ve kesim fiyatları 250 ve altındakilerden 400 kilogram ve üzerindekilere kadar 475 ila 575 liraya çıktı. "Kesilecek hayvan yok" Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Tunca, şap hastalığı nedeniyle kesime giden büyükbaş hayvanların çokluğuna işaret ederek, "Hayvan çokluğundan fiyatlar yükseliyor. Hayvanlar şaptan kesime gidince piyasaya arz fazla oldu ve kırmızı et fiyatları bir süre stabil kaldı. Şimdi hayvan dışardan geliyor. Yeterli hayvan gelmeyince ve yerli hayvan talebi karşılayacak ölçüde olmayınca kırmızı et fiyatları yükselişe geçti." dedi.
(Özel Haber) Turizm sezonu iklim değişikliğine göre yeniden şekilleniyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:11 (Özel Haber) Turizm sezonu iklim değişikliğine göre yeniden şekilleniyor Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, küresel iklim krizinin turizm sezonlarını doğrudan etkilediğini belirterek Ayvalık’ta dört mevsim turizmin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların hızlandığını söyledi. Son yıllarda artan sıcaklıklar ve mevsim kaymaları, yaz sezonunda yağışlı günlerin görülmesine neden oldu. Uçar, geçen yıl Haziran ayının 15’ine kadar ciddi yağış aldıklarını hatırlatarak turizm planlamalarının da bu duruma göre güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Kuzey Ege Bölgesi’nin iklim değişikliğinden daha az etkilenen bir bölge olduğunu belirten Uçar, bunun Ayvalık için önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Uçar, Ayvalık Ticaret Odası olarak deniz, kum, güneş odaklı turizmin ötesine geçmek için uzun süredir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Gastronomi turizmi, kırmızı mercan dalış turizmi, tarihi kent dokusu, kültür ve doğa turizmi gibi alternatif turizm başlıklarını öne çıkardıklarını belirten Uçar, "Sportif faaliyetleri de artırarak turizm sezonunu genişletmek istiyoruz. Bu yıl Eylül, Ekim ve Kasım’ın 15’ine kadar hava sıcaklıkları çok iyiydi. Deniz suyu sıcaklığı ise uzun süre 20-21 derecelerde seyretti. Turist profili değişiyor, biz de buna göre sezon planlaması yapmalıyız" dedi. Uçar, Kültür ve Turizm Bakanı’nın erken rezervasyon, düşük sezon-yüksek sezon tanımlarının yeniden düzenlenmesi yönündeki çağrısının önemli olduğunu söyledi. Ayrıca Balıkesir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında Ayvalık, Edremit ve Burhaniye Ticaret Odaları ile birlikte yürütülen Kuzey Ege Destinasyonu projesinin devam ettiğini aktardı. Proje kapsamında Truva, Assos, Antandros, Cunda ve Bergama Akropolü’nü kapsayan turizm rotası üzerinde sezonun uzatılmasına yönelik çalışmalar yapılıyor. Termal turizmin güçlendirilmesi için de çalışmalar sürdüğü ifade edildi. Yaklaşan yılbaşı tatiline de değinen Uçar, tatilin 4-5 güne çıkmasının Ayvalık için avantaj olacağını söyledi. Hafta sonları yoğun talep alan Ayvalık’ta açık otellerin ve işletmelerin yılbaşına hazır olduğunu dile getiren Uçar, "İstanbul, İzmir, Bursa ve Çanakkale gibi metropollere çok yakınız. Ulaşım kolaylığı büyük avantaj. Gastronomi deneyimi yaşamak isteyen tüm misafirlerimizi yılbaşında Ayvalık’a bekliyoruz" diye konuştu. Ayvalık’ın; Boşnak, Girit, Cunda ve Midilli mutfaklarının harmanlandığı köklü bir gastronomi kültürüne sahip olduğuna vurgu yapan Uçar, tüm ziyaretçilerin bu lezzetleri deneyimleyebileceğini ifade etti.
Amasyalı Feruziye nine serada kışın üzüm yetiştirip satıyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 08:49 Amasyalı Feruziye nine serada kışın üzüm yetiştirip satıyor Amasya’da yaşayan Feruziye nine, serasında yetiştirdiği rengarenk üzümleri aralık ayında bile hasat ediyor. Kancı ailesi, haziran ve aralık ayları arasında dalından koparılan üzümleri pazarda kilosu 100 TL’ye varan fiyatlarda satıp kazancını artırdı. Amasya merkeze bağlı Yeşil Yenice Mahallesi’nden 20 yıl önce Boğazköy’e yerleşerek 10 dekarlık arazi satın alan Kancı ailesinin dikip yetiştirdiği meyve ağaçları ilkbahar dönemindeki aşırı soğuklar nedeniyle istenilen sonuçları veremedi. Sebze yetiştirmeyi de deneyip verim alamayan ailenin çınarı Feruziye Kancı, evinin önünde soğuklardan etkilenmeyip verimli ürün veren üzüm fidesini çoğaltmayı düşündü. Durumu eşine ve oğluna anlatarak 1,5 dekarlık alana sera kurup içine çeşitli üzüm fidanlarından diktirdi. Seradaki üzümler hazirandan aralık ayına kadar ürün verdi. Semt pazarında tezgahı bulunan aile üyeleri üzümlerini aracısız satıp gelirini artırdı. Seradaki üretimin etkisiyle geçen yıl yaşanan zirai don olayından etkilenmeyen aile üzümlerin kilosunu 70 TL ile 100 TL arasında fiyatlarla satıp kazancına kazanç kattı. "En güzel üzümü ben yetiştiriyorum" Eğitimini 1960’lı yıllarda kız meslek lisesinin ortaokul kısmına kadar sürdürebildiğini belirtip 75 yaşına rağmen üretmeye devam eden evli ve 3 çocuk, 7 torun sahibi Feruziye Kancı, "İddialıyım. En güzel üzümü ben yetiştiriyorum. Haziranda üzüm hasadına başlayıp aralık ayının ortalarına kadar sürdürüyoruz. Gelen eşe, dosta da yediyoruz. Tadına bakan puanını veriyor" dedi. Açık bahçelerde üzüm hasadının 1,5 ay önce bitmesine rağmen serada sürdürdükleri üretimin yanı sıra topladıkları asma yapraklarından da faydalandıklarını ayrıca çeşitli sebzeler de ekip yetiştirdiklerine değinen çalışkan nine, devlet desteği sağlanması halinde 10 dekarlık bahçenin tamamını seraya dönüştürmek istediğini söyledi. "Eşim olmasaydı bu işler yürümezdi" 55 yıldır aynı yastığa baş koyduğu eşinin tavsiyelerinin etkili olduğunu anlatan Ruhi Kancı, "Eşim iyi ki var. O olmasaydı bu işler yürümezdi. Soğuktan etkilenmeyen meyveleri araştırıp yönlendirmesiyle bu duruma geldik" diye konuştu. Aile boyu üretim yaptıklarına değinen Ömer Kancı ise "Annem, babam, eşim ve çocuklarımla hep beraber çalışıyoruz. Üzümlerimizi yetiştirip pazarda satıyoruz. Bu yıl 70 TL ile 100 TL arasında fiyatlarda satış yaptık. Amasya’da yetişen üzümler yetmediği için dışarıdan ürün geliyor. Onun için satış sorunu yaşamıyoruz. Seramızı ziyaret eden Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri de ısıtmalı sera kurulumu desteğine ilişkin bilgi verdiler" şeklinde konuştu.