EKONOMİ
Corendon Airlines ücret sınıfı yapısını yeniden yapılandırdı 13 Nisan 2026 Pazartesi - 13:23:11 Corendon Airlines, değişen yolcu segmentasyonu ve seyahat tercihleri doğrultusunda ücret sınıfı yapısını yeniden yapılandırıyor. Yalın bir ürün kurgusu ve hat bazlı farklılaşan hizmet içerikleriyle dikkat çeken bu yeni model ile tüm hatlarda geçerli olacak şekilde Eco, Comfort ve Premium ücret sınıfları korunurken; yalnızca turistik hatlarda geçerli olan Lite ürünü portföye ekleniyor. Böylece şirket, farklı seyahat motivasyonlarına sahip yolcu gruplarına yönelik daha net ayrışan bir ürün yapısı oluşturmayı hedefliyor. Yeni ücret sınıfı modeli, ürünlerin kapsam ve içeriklerinin daha net tanımlandığı bir yapı sunuyor. Bu kapsamda, daha önce Flex adıyla sunulan ürün, Comfort adıyla yeniden konumlandırılıyor. Comfort sınıfında yapılan en dikkat çekici değişiklik ise kabin bagajı hakkının kaldırılması oldu. Bu düzenlemeyle birlikte, bagajını check-in aşamasında teslim eden yolcular için kabin içi operasyonel yoğunluğun azaltılması ve daha konforlu bir uçuş deneyimi sağlanması amaçlanıyor. Hat bazlı bagaj stratejisi Corendon Airlines, yeni modelde bagaj haklarını hat tipine göre farklılaştırarak gelir yönetimi ve operasyonel verimlilik odaklı bir yapı benimsiyor. Turistik hatlarda standart bagaj hakkı ve esnek ürün seçenekleri ön plana çıkarken; Anadolu hatlarında daha yüksek bagaj hakları sunularak yolcu ihtiyaçlarına göre farklılaşan bir hizmet modeli geliştiriliyor. Bu yaklaşım, hat bazlı talep dinamiklerine uyum sağlanmasını hedefliyor. Operasyonel süreçlerde mevcut yapı korunuyor Hava yolu şirketinin hayata geçirdiği bu yenilikle ücret sınıfı yapısındaki güncellemeye rağmen satış, rezervasyon ve operasyonel süreçlerde herhangi bir değişiklik bulunmuyor. Mevcut iptal ve değişiklik şartları ile iş ortaklarının süreçleri aynı şekilde devam edecek. Yeni ücret sınıfı yapısıyla ürün gamını sadeleştirirken, segment bazlı hizmet farklılaşmasıyla rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 13:15 Bakan Bolat: "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur" Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileriyle toplantı gerçekleştiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur. Bu yıl Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıldönümünü kutlarken, ekonomilerimiz arasındaki derin entegrasyona en başından beri ne kadar önemli bir katkı sağladığının farkındayız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileriyle toplantı gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda, AB ülkeleriyle olan ekonomik ve ticari iş birlikleri ele alındı. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, küresel ekonominin değişen tedarik zincirlerine, teknolojik dönüşümüne ve artan jeopolitik belirsizliklerle yeniden şekillendiği bir dönemde bir araya geldiklerini vurgulayarak, "Böyle bir dönemde güvenilir ortaklar, dirençli ekonomiler ve entegre değer zincirleri artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Tam da bu bağlamda, Avrupa ekonomisiyle 30 yılı aşkın derin entegrasyonuyla güvenilirliğini kanıtlamış olan Türkiye, güçlü ve büyüyen performansıyla daha da pekişen konumuyla öne çıkmaktadır" diye konuştu. "Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur" Bolat, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerine dair bilgiler aktararak, "2025 yılında yüzde 3,6’lık bir GSYH büyüme oranı elde ederek Orta Vadeli Program hedefimizi aştık ve art arda 22 çeyrek kesintisiz ekonomik büyüme kaydettik. 1,6 trilyon dolarlık milli gelirimizle dünyanın en büyük 16. ekonomisi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline geldik. Buna bağlı olarak kişi başına düşen milli gelirimiz 18 bin 40 dolara ulaştı. Bu büyüme yolculuğunda Avrupa Birliği her zaman temel ortağımız olmuştur. Bu yıl Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıldönümünü kutlarken, ekonomilerimiz arasındaki derin entegrasyona en başından beri ne kadar önemli bir katkı sağladığının farkındayız. Ekonomik entegrasyonumuz, Avrupa Birliği ile derin ve stratejik olmaya devam etmektedir. 2025 yılında ihracatımızın yüzde 43’ü AB’ye yönelirken, ithalatımızın yüzde 32’si AB kaynaklı olmuştur. Avrupa Birliği Türkiye’nin birincil ticaret ortağı olmaya devam ederken, Türkiye de AB’nin 5’inci büyük ortağı konumunu sürdürmektedir" ifadelerine yer verdi. "Türkiye Avrupa için güvenilir bir üretim, tedarik ve yatırım ortağıdır" Avrupa Birliği ile olan ikili ticaretin neredeyse 9 kat genişleyerek 1995’teki 26,6 milyar dolardan 2025’te 233 milyar dolara ulaştığı bilgisini de paylaşan Bolat, "Türkiye bugün sadece büyüyen bir ekonomi değil, aynı zamanda Avrupa için güvenilir bir üretim, tedarik ve yatırım ortağıdır. Türkiye ile AB arasındaki yatırım bağları da aynı derecede güçlüdür ve derinleşmeye devam etmektedir. Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70’i Avrupalı şirketler kaynaklıdır. Otomotiv sektöründe Türkiye, Avrupa’da 4’üncü, küresel olarak ise 12’inci en büyük üretim merkezidir. Savunma ve havacılık ihracatımız son yirmi yılda kırk kat artarak 10 milyar doları aşmıştır" açıklamasında bulundu. Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bolat, bu toplantıların danışma ve istişareler yapmak amacıyla gerçekleştirdiklerini aktardı. Bolat, son zamanlardaki gelişmelerden sonra Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak belirledikleri pozisyonlarına ve görüşlerine ilişkin Avrupa Birliği üyesi ülkelerin büyükelçiliklerini bilgilendirdiklerini ifade etti. "Avrupa Birliği açısından Türkiye, 3’üncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda" Türkiye-Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerinin geldiği boyut itibariyle memnuniyetlerini de ifade ettiklerini kaydeden Bolat, sözlerine şu şekilde devam etti: "AB ile 233 milyar dolarlık bir ihracat, ithalat toplam hacmine sahibiz ve ihracat-ithalatta AB Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda. Avrupa Birliği açısından da Türkiye dünyadaki 5’inci büyük ticaret ortağı ve 3’üncü büyük tercihli ticaret ortağı konumunda bunları vurguladık. Türkiye’de bugün 286 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırımlar içinde Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ve birlik dışındaki Avrupa ülkelerinin 3’te 2’ye yakın bir payı var. Çok önemli 1 milyon 200 bin toplamda istihdam sağlanıyor ve Türkiye’nin ihracatına da yaklaşık 70 milyar dolar bir katkı yapıyorlar. Türkiye ile AB arasında özellikle imalat sanayi sektörlerinde ve otomotiv sektöründeki tedarik zincirinin ne kadar önemli ve sıkı olduğunu kendilerine hatırlattık. Bu noktada Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz haftalarda kabul ettiği AB komisyonu tarafından kabul edilmiş olan sanayi hızlandırma yasasını, Türkiye’nin de Gümrük Birliği üyesi olarak ’Made-İn EU’ projesinde yer almasından duyduğumuz memnuniyeti ifade ettik." "Yeşil ekonomi konusunda ticaretin olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içindeyiz" Avrupa Birliği’nin Türkiye ekonomisi için entegrasyon bakımından önemine vurgu yapan Bolat, Türkiye’nin de aynı şekilde Avrupa Birliği ekonomisi için önemli olduğunu ifade etti. Bolat, "Avrupa Birliği’nin gerek dijital ekonomi gerekse yeşil ekonomi konusundaki yeni mevzuatlarına Türkiye olarak uyum sağlama konusunda yaptığımız çalışmalardan bahsettik. Kamu alımları ile alakalı olarak Avrupa Birliği ile ikili bazda müzakere hazırlıklarımızdan bahsettik ve yeşil ekonomi konusunda sanayilerimizin en az ticaretin aksaması şeklinde olumsuz etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içindeyiz. Ve bu noktada Avrupa Birliği komisyonundan da gerekli koordinasyonu görüyoruz. Ekiplerimiz iki tarafta da çalışıyorlar. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda ki ülke olarak beklentimizi ve talebimizi bir kez daha ifade ettik. Bunun yanında ulaştırma sektöründeki kotaların kaldırılması ve vize zorunluluğunun kaldırılması ve daha da şimdilik kaydıyla hafifletilmesi konusundaki beklentilerimizi söyledik" değerlendirmesinde bulundu. "Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" Yeşil ekonomiye uyum ve ’Sınırda Karbon’ düzenlemelerinin yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bolat, "Emisyon ticaret sistemi Türkiye’de yakında kurulmuş olacak. Bu çabalarımızla Türkiyemizin ekonomik büyümesinde lokomotif görevi gören ihracatlarımızın, sanayilerimizin, tarım ve hizmetler sektörümüzün pazarlarını genişletecek, önünü açacak. İmkanları meydana getirmek için tüm hükümet olarak Cumhurbaşkanımızın kaptanlığında, önderliğinde yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 13:04 Zararlılara karşı tuzaklar kuruldu Balıkesir’in Edremit ilçesinde zeytin üretiminde verim ve kaliteyi artırmak amacıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri sahaya indi. Zeytin güvesine karşı asılan feromon tuzakları ile zararlı popülasyonu anlık takip edilerek ilaçlama zamanı belirlenecek. Türkiye’nin en önemli zeytin üretim merkezlerinden biri olan Edremit’te, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli zeytinliklerde hummalı bir çalışma başlattı. Zeytin ağaçlarının en büyük düşmanlarından biri olan zeytin güvesine karşı biyoteknik mücadele kapsamında feromon tuzaklarının asım işlemleri gerçekleştirildi. Edremit İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri tarafından zeytin bahçelerine yerleştirilen bu özel tuzaklar, zararlı böceğin yoğunluğunu tespit etmede kritik bir rol oynuyor. Uygulama sayesinde zararlının biyolojik evreleri takip edilerek, üreticilere en doğru ve etkili mücadele zamanı bildiriliyor. Bu yöntemle gereksiz ilaçlamanın önüne geçilirken, sürdürülebilir tarım ilkeleri doğrultusunda doğal dengenin korunması hedefleniyor. Müdürlükten yapılan açıklamada, çalışmaların verim ve kalite kaybını önlemek adına aralıksız sürdürüleceği vurgulandı. Teknik personeller, sahada yaptıkları incelemelerle üreticilerin emeğini korumak için feromon tuzaklarını stratejik noktalara yerleştirdi. Yetkililer, sürdürülebilir tarımı desteklemek ve bölgenin en önemli gelir kaynağı olan zeytinde kalite standardını korumak için teknik desteğin sezon boyunca devam edeceğini belirtti. Üreticilerin de kendi bahçelerinde yaptıkları gözlemleri ilçe müdürlüğü ile paylaşmalarının mücadeledeki başarıyı artıracağı ifade edildi.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 12:43 AFSİAD Federasyonu’nda Başkan Sayın güven tazeledi Afyonkarahisar merkezli iş dünyası yapılanması AFSİAD Federasyonu (AFSİADFED), birinci olağan genel kurulunu geniş katılımla gerçekleştirdi. Genel kurulda kurucu başkan ve AFSİAD Başkanı Kadir Sayın, oy birliğiyle yeniden başkan seçilerek güven tazeledi. Afyonkarahisar’da düzenlenen genel kurula Bursa, İstanbul, Ankara ve Antalya AFSİAD başkanları, derneklerin yönetim kurulu üyeleri ile Federasyon delegeleri katıldı. AFSİAD Federasyonu Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 102. Yıl dönümü olan 29 Ekim 2025 tarihinde kurulmasının ardından, ilk Olağan Genel Kurulunu Federasyonun kurulmasına öncülük eden AFSİAD ev sahipliğinde, kurucu derneklerin yönetim kurulu üyeleri ve delegelerin katılımı ile Afyonkarahisar’da gerçekleştirdi. Genel Kurul açılış ve yoklamanın ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Divan heyetini Bursa AFSİAD’dan Recep Yıldırım, İstanbul AFSİAD’dan İlyas Seçen ve AFSİAD’dan Ç.Pınar Kılıç’ın oluşturduğu toplantıda federasyonun yeni yönetim ve denetim kurulları belirlendi. Tek liste ile gidilen seçimde Kadir Sayın yeniden başkanlığa seçildi. Olağan Genel Kurul sonrası AFSİAD Federasyonu yönetim kurulu Kadir Sayın, Murat Tabak, Hüseyin Çelik, İlker Duran, Rıza Bülbül, Ertuğrul Demirok, Aynur Kocaman Ahmet Akkent ve Mehmet Karakol isimlerinden oluştu. "Hedefimiz bu yapıyı ulusal ölçekte etkili bir ekonomik organizasyona dönüştürmek" Seçimin tamamlanmasının ardından, toplantıda 2026 yılı tahmini bütçesi kabul edilirken, federasyonun faaliyetlerini etkin şekilde sürdürebilmesi amacıyla değerlendirmelerde bulunuldu. Başkan Sayın, federasyonun yalnızca bir çatı organizasyonu değil, ortak vizyon ve kurumsal aklın somut bir yansıması olduğunu vurguladı. Afyonkarahisar’ın zamansal önemine dikkat çeken Sayın, bu güçlü mirası ekonomik değere dönüştürme hedefiyle hareket ettiklerini belirtti. Federasyonun, farklı şehirlerde faaliyet gösteren iş insanlarını tek bir vizyon etrafında buluşturan stratejik bir yapı olduğunu ifade etti. Başkan Sayın, AFSİAD Federasyonu’nun kuruluş amacının Afyonkarahisar’ın ve Afyonkarahisarlı iş insanlarının temsil gücünü artırmak, bölgesel iş birliklerini güçlendirmek ve bu yapıyı ulusal ölçekte etkili bir ekonomik organizasyona dönüştürmek olduğunu dile getirdi. Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme de değinen Sayın, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu süreçte Türkiye’nin önemli bir konumda bulunduğunu belirterek, federasyonun bu değişimde aktif rol üstleneceğini ifade etti. "Yatırımcıların Anadolu şehirlerine yönelme ihtiyacı arttı" Genel kurulda söz alan kurucu derneklerin başkanları, federasyonun farklı şehirlerdeki iş insanlarını aynı çatı altında buluşturmasının önemli bir güç oluşturduğunu belirtti. Genel kurulda söz alan Bursa AFSİAD Başkanı İlker Duran, büyük şehirlerde sanayi alanı bulmanın zorlaştığını belirterek, yatırımcıların Anadolu şehirlerine yönelme ihtiyacının arttığını söyledi. Afyonkarahisar ve ilçelerinin bu noktada önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Duran, Emirdağ Organize Sanayi Bölgesi’nde Bursalı firmaların yatırım yaptığını ve bu yatırımların artarak devam etmesi için çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Ayrıca Bursa ile Afyonkarahisar ticaret odaları arasında kurulması planlanan iş birliklerinin süreci hızlandıracağını belirtti. "Afyonkarahisar’a karşı bir vefa borcu hissediyoruz" Ankara AFSİAD Başkanı Ali Rıza Bülbül ise federasyon fikrinin uzun süredir gündemde olduğunu ve ilk duydukları andan itibaren büyük heyecan duyduklarını söyledi. Afyonkarahisar’a karşı bir vefa borcu hissettiklerini ifade eden Bülbül, federasyon sayesinde farklı şehirlerdeki derneklerin tek çatı altında toplanmasının önemli bir güç oluşturacağını kaydetti. Afyonkarahisar’da son yıllarda yapılan çalışmaların daha geniş kitlelere tanıtılması gerektiğini belirten Bülbül, Ankara olarak federasyonun her zaman yanında olacaklarını vurguladı. "Federasyon dağınık haldeki iş insanlarını bir araya getiren önemli bir organizasyon" Antalya AFSİAD Başkanı Ertuğrul Demirok da federasyonun en genç yapılarından biri olduklarını belirterek, kısa sürede önemli bir birlikteliğin parçası haline geldiklerini söyledi. Federasyonun geleceğine dair heyecan duyduklarını dile getiren Demirok, diğer illerdeki tecrübelerden faydalanarak Antalya teşkilatını daha da geliştireceklerini ifade etti. İstanbul AFİSAD Başkanı Hüseyin Çelik ise federasyonun dağınık haldeki iş insanlarını bir araya getiren önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Bu yapının uzun süredir ihtiyaç duyulan bir birlikteliği sağladığını ifade eden Çelik, Afyonkarahisar’ın sahip olduğu üretim, termal ve sanayi potansiyelinin diğer illerle birlikte daha güçlü bir şekilde temsil edileceğini söyledi. Çelik, federasyon çatısı altında verilen görevleri en iyi şekilde yerine getirmek için çalışacaklarını dile getirdi. Genel kurul, dilek ve temennilerin ardından AFSİAD Federasyonu Olağan Genel Kurulu için ilimize gelen Federasyon kurucu dernek başkanlarına, AFSAİDFED Kurucu Başkanı Kadir Sayın tarafından özel olarak hazırlanan plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Kırşehir’de soğuk hava tarihi çarşıları sessizliğe bürüdü
16 Aralık 2025 Salı - 14:10 Kırşehir’de soğuk hava tarihi çarşıları sessizliğe bürüdü Kırşehir’de havaların soğuması, vatandaşların dışarı çıkmaması ve alışveriş alışkanlıklarının değişmesi nedeniyle kentin tarihi çarşıları boş kaldı. Tarihi dokusuyla bilinen Ahi Çarşısı ile Ünal Çarşısı’nda yaşanan durgunluk, esnafı olumsuz etkiliyor. Soğuk hava şartlarının alışverişi doğrudan etkilediğini belirten Ahi Çarşısı esnafı Özer Uzbilek, havanın soğuk olmasının vatandaşların alışveriş yapmasının önünde önemli bir engel oluşturduğunu söyledi. Uzbilek, "Havalar çok soğuk. İnsanlar dışarı çıkmak istemiyor. Bu da çarşıdaki hareketliliği ciddi şekilde azaltıyor" dedi. Aynı çarşıda esnaflık yapan Hayal Öz ise, soğuk havalar nedeniyle vatandaşların zorunlu ihtiyaçlar dışında evlerinden çıkmadığını ifade etti. Hayal Öz, "Esnaf olarak trend ürünleri takip ediyor, vitrinlerimizi yeniliyoruz. Ekonomik anlamda toparlanma peşindeyiz ancak soğuklar işi zorlaştırıyor" diye konuştu. Şehir merkezinde yer alan ve kuruluşu yaklaşık 50 yıl öncesine dayanan Ünal Çarşısı esnafı Rıza Gürdal da açıklamasında, soğuk havaların alışveriş üzerinde etkili olduğunu belirtti. Gürdal, "Soğuk havaların yanı sıra sosyal medya ve internet alışveriş siteleri de vatandaşların alışveriş alışkanlıklarını değiştirdi. İnsanlar evlerinden alışveriş yapmayı tercih ediyor. Bu durum ekonomi kadar etkili" ifadelerini kullandı. Hava sıcaklıklarının eksi derecelerde seyretmesiyle birlikte Kırşehir’de merkezi güzergahlardaki cadde ve sokakların da büyük ölçüde boş kaldığı gözlendi.
İzmir’de konut satışları yüzde 0,5 azaldı
16 Aralık 2025 Salı - 14:06 İzmir’de konut satışları yüzde 0,5 azaldı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, İzmir’de 2025 yılı Kasım ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 azalarak 8 bin 540 oldu. 2024 yılı Kasım ayında bu rakam 8 bin 583 olarak kaydedilmişti. Türkiye genelinde konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 azalarak 141 bin 100 olarak gerçekleşti. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 24 bin 234 ile İstanbul, 12 bin 706 ile Ankara ve 8 bin 540 ile İzmir oldu. En az konut satışı ise 78 ile Ardahan, 131 ile Bayburt ve 152 ile Artvin’de gerçekleşti. İzmir’de 2 bin 486 konut ilk defa satıldı İzmir’de ilk defa satılan konut sayısı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,4 artarak 2 bin 486 oldu. İlk satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 29,1 olarak kaydedildi. İkinci el konut satışları 6 bin 54 oldu İzmir’de ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak 6 bin 54 olarak gerçekleşti. İkinci el satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 70,9 oldu. İpotekli satışlar bin 469 olarak gerçekleşti Kasım ayında İzmir’de ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 azalarak bin 469 oldu. Satışı yapılan konutların yüzde 17,2’si ipotekli satış olarak kayıtlara geçti. Yabancılara 37 konut satıldı İzmir’de Kasım ayında yabancılara yapılan konut satışı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,6 artarak 37 oldu. Türkiye genelinde yabancılara yapılan konut satışları ise yüzde 9,7 azalarak bin 943 olarak gerçekleşti. Kasım ayında yabancılara yapılan konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı yüzde 1,4 oldu. Yabancılara en fazla konut satışı 728 ile İstanbul, 662 ile Antalya ve 157 ile Mersin’de gerçekleşti. Konut satışlarında Menemen ilk sırada İzmir’de 2025 yılı Kasım ayında en fazla konut satışı Menemen ilçesinde gerçekleşti. Menemen’de bin 124 konut satılırken, Buca’da 980, Torbalı’da 722, Karşıyaka’da 625, Konak’ta 567, Çiğli’de 562, Karabağlar’da 531, Bornova’da 397, Gaziemir’de 366 ve Bayraklı’da 298 konut satışı yapıldı.
DİKA Yönetim Kurulu Şırnak’ta toplandı
16 Aralık 2025 Salı - 13:23 DİKA Yönetim Kurulu Şırnak’ta toplandı Dicle Kalkınma Ajansının (DİKA) 2025 yılı altıncı Yönetim Kurulu Toplantısı, Şırnak’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Siirt Valisi ve Siirt Belediye Başkan Vekili Kemal Kızılkaya, ajansın bölgesel kalkınmadaki rolüne dikkat çekerek, yürütülen projelerin üretim, istihdam ve sosyal refaha doğrudan katkı sunduğunu vurguladı. Vali Kızılkaya, DİKA’nın 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği analiz, planlama ve destek programlarının TRC3 Bölgesinin kalkınma hedefleriyle uyumlu şekilde ilerlediğini belirterek, özellikle gençler ve kadınlara yönelik istihdam odaklı projelerin önemine işaret etti. Vali Kızılkaya, "Bölgemizde kurulan üretim tesisleriyle binlerce vatandaşımız iş sahibi olurken, gençlerimizin ve kadınlarımızın üretime katılımı her geçen gün artmaktadır. Bu tablo, doğru planlama ve güçlü iş birliğinin bir sonucudur" dedi. Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında belirlenen yatırım konularının bölgenin potansiyelini harekete geçireceğini ifade eden Vali Kızılkaya, kamu kurumları, üniversiteler, ticaret ve sanayi odalarıyla sağlanan koordinasyonun kalkınma sürecine ivme kazandırdığını söyledi. Ulusal ve uluslararası kaynaklarla desteklenen projelerin, bölgenin rekabet gücünü artıracağını dile getiren Vali Kızılkaya, ajansın önümüzdeki dönemde de sahada etkisi hissedilen çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti. Toplantının, Şırnak’ta gerçekleştirilmesinin önemine de değinen Vali Kızılkaya, ev sahipliği dolayısıyla Şırnak Valiliğine teşekkür ederek, DİKA’nın bölge illeri arasındaki dayanışmayı güçlendiren bir yapı olduğunu sözlerine ekledi. Şırnak Öğretmen Evinde düzenlenen toplantıya, Şırnak Valisi Birol Ekici, Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, Mardin Valisi Tuncay Akkoyun Batman Valisi Ekrem Canalp, Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, Şırnak İl Genel Meclis Başkanı Galip Külter Şırnak TSO Başkanı Osman Geliş, Mardin TSO Başkanı Hatip Çelik, ajans temsilcileri katıldı.
Yeni nesil bandroller piyasada
16 Aralık 2025 Salı - 13:12 Yeni nesil bandroller piyasada Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, tütün mamulleri ve alkollü içeceklerde kullanılan bandrolleri yeni nesil güvenlik teknolojileriyle yeniledi. Banknot mürekkep teknolojisiyle üretilen yeni bandroller, sahteciliğe karşı üst düzey koruma sağlıyor. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, alkollü içecek, tütün mamulü, makaron ve yaprak sigara kağıdında kullanılması zorunlu olan bandrolleri yeni nesil bandrollerle güncelledi. Teknolojik gelişmeler doğrultusunda tasarlanan yeni bandroller, kademeli geçiş planı kapsamında kullanılmaya başlandı. Yapılan açıklamaya göre, dünyada ilk kez banknot mürekkep teknolojisi kullanılarak üretilen yeni nesil bandroller, üst düzey güvenlik özellikleriyle öne çıkıyor. Gelişmiş mürekkep yapısı ve tasarım detayları sayesinde bandroller kopyalanamıyor. Bu özellik, tüketicileri sahte ürünlerden korurken devletin vergi gelirlerinin güvence altına alınmasına katkı sağlıyor. Güvenlik unsurları artırılan ve rengi farklılaştırılan yeni nesil bandroller, eksi bandrollerle aynı ölçülere sahip. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, geçiş süreci tamamlanana kadar piyasada eski tip ve yeni nesil bandrollü ürünlerin birlikte bulunabileceğini belirtirken, yeni uygulamanın kayıt dışılıkla mücadelede ve tüketici güvenliğinin artırılmasında önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekiyor.
Ticaret Bakanlığı ekipleri kafe ve restoranları denetledi
16 Aralık 2025 Salı - 13:04 Ticaret Bakanlığı ekipleri kafe ve restoranları denetledi Ticaret Bakanlığı ekipleri, restoran ve kafelerde, tarife ve fiyat listelerinin görünür şekilde işletmenin önüne ve masaların üzerine konulması uygulamasına ilişkin denetim yaptı. Ticaret Bakanlığı Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, restoran, lokanta, kafe, pastane gibi yiyecek ve içecek hizmeti sunulan iş yerlerinde denetim gerçekleştirdi. Denetimlerde, fiyat tarifelerinin, söz konusu iş yerlerinin giriş kapısının önüne ve hizmet sunulan masaların üstüne, tüketiciler tarafından kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde konulup konulmadığı incelendi. Bu kapsamda Ankara Ticaret İl Müdür Vekili Elif Tan ve beraberindeki ekip, Çankaya ilçesinde yiyecek ve içecek hizmeti sunan iş yerlerini denetledi. Denetim esnasında bir açıklama gerçekleştiren Ankara İl Ticaret Müdürü Elif Tan, "Ankara Ticareti İl Müdürlüğü olarak yiyecek içecek hizmeti sunulan kafeteryalar, restoranlar, lokantalar ve pastanelerde iş yerinin giriş kapısı önünde ve hizmet sunulan masaların üzerinde bulunması gereken tarife ve fiyat listesi denetimleri yapıyoruz. Masaların üzerinde fiyat listesi karekod olarak da sunuluyor. Karekodların okunup okunmadığı kontrolünü gerçekleştirdik. Ama şöyle bir ayrım var. Tüketici fiziksel menü isterse tüketiciye fiziksel menü sunulmak zorunda. Lokantanın yiyecek içecek hizmeti olarak tüketiciye sunduğu herhangi bir ürünün fiyat listesinde belirtilmemesi karşılığında 3 bin 166 TL idari yaptırım uyguluyoruz" dedi.
Karadeniz’de hamsi bolluğu sürüyor, mezgit ise birkaç gündür görünmüyor
16 Aralık 2025 Salı - 12:35 Karadeniz’de hamsi bolluğu sürüyor, mezgit ise birkaç gündür görünmüyor Bu yıl Karadeniz’de balık sezonu oldukça verimli geçiyor. Yaklaşık 3,5 aydır hamsi avının sürdüğü Karadeniz’de bolluk hâlâ devam ediyor. Tezgâhlarda kilosu 100 TL’den satılan hamsi, sezon boyunca vatandaşın en çok tercih ettiği balık olurken, yine tezgahlarda bol miktarda görülen mezgit ise son birkaç gündür ise görülmüyor. Bu sezon hamsi gibi istavrit de yaklaşık 3,5 aydır tezgâhlardaki yerini korurken, istavritin kilogram fiyatı 100 ile 125 TL arasında değişiyor. Hamsi ve istavrit fiyatlarının 100 TL seviyelerinde seyretmesi, diğer balık çeşitlerine olan talebi ise düşürüyor. "Böyle bolluk görmedim" Balıkçı esnaflarından Turgay Memiş, yaklaşık 35 yıldır hamside böyle bolluk görmediğini kaydederek "Bu sene Karadeniz halkı çok verimli bir balık sezonu geçirdi. Yaklaşık 3,5 aydır hamsi geliyor ve hâlâ gelmeye devam ediyor. Şu anda kilosu 100 TL. Yaklaşık 35 yıldır bu mesleği yapıyorum; bu seneki gibi bir hamsi bolluğu daha önce görmedim. Vatandaşın hamsiye doyduğunu söyleyebilirim. Hamsinin kilosu 15 gün önce 50 TL iken şu anda 100 TL. Buna rağmen bu sezon gerçekten büyük bir bolluk yaşandı. İstavrit de yaklaşık 3,5 aydır tezgâhları süslüyor; onun kilosu ise 100-125 TL arasında değişiyor. Hamsi ve istavritin fiyatı 100 TL seviyelerinde olunca, diğer balık çeşitlerine olan talep ister istemez azaldı. Tahminimize göre hamsi avı yaklaşık 1 ay daha devam eder" dedi. "Mezgit 3-4 gündür görülmedi" Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış ise hamsinin bol ancak mezgitin 3-4 gündür tezgâhlarda görülmediğini belirterek "Hamsi sezonu 1 Eylül’de başladı ve aralıksız olarak şu ana kadar devam etti. Havaların soğumasıyla birlikte bir ara hamsinin kaybolacağı söylendi ancak bu gerçekleşmedi; hamsi hâlâ çıkmaya devam ediyor. Bu sezon hem hamsi hem de istavrit bol ve kesintisiz şekilde avlandı. Yaklaşık 10-15 gün önce hamsinin kilosu 50 TL idi. Havaların soğuması ve miktarın bir miktar azalmasıyla birlikte fiyatı 100 TL’ye yükseldi. İstavritin kilosu ise 100-125 TL arasında. Bu aralar mezgit azaldı; son 3-4 gündür neredeyse hiç çıkmıyor. Sezon bitene kadar hamsinin devam edeceği görülüyor" diye konuştu.
Üniversite sanayi işbirliğinde yeni halka
16 Aralık 2025 Salı - 12:19 Üniversite sanayi işbirliğinde yeni halka Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), sanayi ve akademik dünyayı bir araya getirme hedefi doğrultusunda çok sayıda firmayla olduğu gibi otomotiv sektörüne kalıplanmış lastik imalatı yapan şirketle de kapsamlı bir işbirliği protokolü imzaladı. Araştırma üniversitelerin dinamik bir ligde yarıştığını ve bu yarışta aktif olmanın sadece yayınlarla değil, proje, ulusal ve uluslararası işbirlikleri gibi birçok parametreyle mümkün olduğunu vurgulayan Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, "BUÜ’nün uluslararası işbirliği ve özellikle üniversite-sanayi işbirliği alanlarında diğer üniversiteler arasında öne çıkan bir pozisyondadır. Amacımız, Ankara ve İstanbul’daki üniversitelerle çalışan Bursa’daki firmaların dikkatini bölgedeki üniversitelere çekmektir. Etkileşimi artırmak adına genel ziyaretler yerine, daha hedef odaklı ve spesifik, çift taraflı fayda sağlayacak ikili etkileşimleri desteklediklerini ve bu yöntemin daha verimli sonuçlar ortaya koyuyor" dedi. Otomotiv sektörüne kalıplanmış lastik imalatı yapan firma yönetim kurulu üyeleri, Ferah Özkan ve Kamil Özkan, "Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Rıza Yıldız ile yollarının kesişmesi ve kendisinin üniversiteye katkı konusundaki kararlılığından etkilenerek BUÜ ile işbirliğine başlama girişiminde bulunduk. Artık işlerini yapay zeka ve gelişen yazılımlarla desteklemek zorundayız. Bunun da tek başına kazanılabilecek bir savaş olmadığını, BUÜ’de kendilerine çok güçlü bir ortak olacağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Akpınar da protokolün AR-GE işbirliğinin yanı sıra, ihtiyaç duyulması halinde staj desteği sunarak öğrencilerin sanayi ile buluşmasını sağlayacağını belirtti. Yönetim ve hoca gruplarıyla yakın zamanda firmayı ziyaret etmeyi planladıklarını ve bu ziyaretlerin ikili işbirliğini özellikle proje odaklı artıracağını söyledi. Prof. Dr. Akpınar, işbirliği sayesinde firmayla daha çok ortaklık içinde olmayı ümit ettiğini dile getirerek, protokol için emeği geçenlere teşekkür etti.
Mersin’de çilekte kış hasadı: Bahçede kilogramı 130 TL
16 Aralık 2025 Salı - 12:17 Mersin’de çilekte kış hasadı: Bahçede kilogramı 130 TL Mersin’in Anamur ilçesinde önemli çilek üreticileri kış mevsiminde de hasat yaparken fiyatının bahçede 130 TL olduğu belirtildi. Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Mersin’in Anamur ilçesinde kış mevsiminde de ılıman geçen iklim şartları nedeniyle çilek üretimi sürüyor. Muz üretiminin ilk sırada yer aldığı ilçenin birçok noktasında üreticiler çilek de yetiştiriyor. İlçeye bağlı Güleç Mahallesi’nde çilek üretimi de yöre sakinlerinin önemli bir geçim kaynağı haline geldi. Kış mevsiminde bahçelerde özel olarak hazırlanan örtülü alanlarda çıkan fidelerin daha sonra üzerleri açılıyor. Kış mevsiminde olunmasına rağmen bölgede açıkta çilek hasadı yapılmaya devam ediyor. "Bir dönüm maliyeti 150 bin TL" 10 dönümlük bahçesinde üretim yapan Rasim Uktar, ancak karşılığını zor aldıklarına dikkat çekti. Anamur çileğinin doğal ve aromasıyla çok güzel olduğuna değinen Uktar, üreticisi için de geleceğinin iyi olmasını istedi. Çileğin maliyetine de dikkat çeken Uktar,"Çileğin bir fidesi 15 TL. Bir dönüm çileğin ekimi, dikimi ve damlama sistemiyle birlikte maliyeti yaklaşık 150 bin lira. Şu anda çileklerimiz de 130 liraya alıcı buluyor" dedi. Türkiye’deki 650 bin ton çileğin yaklaşık 260 bin tonu Mersin genelinde üretiliyor. Şu anda bahçede 100 ile 130 lira arasında alıcı bulan çileğin pazar ve marketlerde ise 250 ile 300 TL arasında satılması dikkat çekiyor.
MUSKİ’nin ‘Denizden Su Arıtma’ projesine onay çıktı
16 Aralık 2025 Salı - 12:16 MUSKİ’nin ‘Denizden Su Arıtma’ projesine onay çıktı MUSKİ Genel Müdürlüğü’nün Bodrum’a ilave su sağlamak için başlattığı Ekinanbarı deslianasyon (tuzlu su arıtma) tesisi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onay çıktı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Bodrum’da yaşanan su sıkıntısının giderilmesi yönündeki vurgusu doğrultusunda, Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve tuzlu sudan tamamen içilebilir, sağlıklı su elde edilmesini sağlayacak ‘Ekinanbarı Kaynağından İçme ve Kullanma Suyu Temini’ projesinde önemli bir aşama daha geride bırakıldı. Bodrum’da yıllardır devam eden içme suyu sıkıntılarını gidermek için büyük bir adım olan Ekinanbarı desalinasyon (tuzlu su arıtma) tesisi için proje onayı alındı. Tesis, 20 Milyon metreküp su sağlayarak Bodrum’un su ihtiyacını çözecek MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilecek olan yeni içme suyu arıtma tesisi, Bodrum’un son zamanlarda yaşamış olduğu su sorununu için önemli bir alternatif oluşturacak. Tesisin tamamlanmasıyla birlikte yılda yaklaşık 20 milyon metreküp içme ve kullanma suyu elde edilecek. Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan 157 bin 312 metrekarelik tarım alanının, bu stratejik projede kullanılabilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan talep edilen Kamu Yararı Kararına verilen ‘Olur’ ile Bodrum’un su sorununu ortadan kaldırmaya yönelik büyük bir adım atılmış oldu. Gelişmiş arıtma teknolojileriyle donatılacak tesiste, yüzey suyundan sağlanacak ham su; fiziksel ve kimyasal işlemlerin ardından ileri arıtma ve dezenfeksiyon süreçlerinden geçirilecek. Böylece yüksek kalite standartlarında, sağlıklı ve güvenli içme suyu üretimi sağlanacak. Projede; su alma yapısından ters ozmoz (süzme) ve remineralizasyon (minerallerin geri kazandırılması) ünitelerine, temiz su depolarından iletim hatlarına kadar uzanan kapsamlı bir teknik altyapı bulunacak. MUSKİ tarafından hayata geçirilecek bu yatırım sayesinde, Bodrum’un artan nüfusu ve yoğun turizm hareketliliğine bağlı su ihtiyacı sürdürülebilir şekilde karşılanabilecek. Arıtılan suyun Bodrum’un şebekelerine dahil edilmesi neticesinde Bodrum’a önemli bir kaynak sağlanacağını vurgulayan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Bodrum ilçemizin tüm mahallelerinin içme ve kullanma suyu sıkıntısına çözüm sağlamak amacıyla; MUSKİ tarafından 3 Milyar TL bütçe ayırıldı. Bodrum’un içme suyu ve kanalizasyon altyapısını çağın gerekliliklerine uygun hale getirmek için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Mevcut şebekelerin yenilenmesi, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve sürdürülebilir su yönetimi projelerimizin temelini oluşturuyor. Bodrum’un altyapı ve su sorunlarını yakından takip ediyor, tüm imkânların seferber edilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Gerek arıtma tesislerine yönelik yatırımlarda gerekse yeni su kaynaklarının oluşturulmasında ciddi projeler yürütüyoruz. Amacımız Bodrum’un derdini kalıcı olarak çözmek. Bu doğrultuda hem kısa vadeli hem de uzun vadeli projeler hayata geçiriyoruz. İçme suyu hatlarının yenilenmesi, yeni terfi merkezleri ve depoların yapımı ile modern arıtma tesisleri çalışmalarımızın başında geliyor. Aynı zamanda atık su arıtma tesislerinin kapasitesini artırıyor, çevreyi koruyan ve suyun yeniden kullanımına imkân tanıyan sistemler üzerinde çalışıyoruz. Yeni su kaynaklarını devreye almak için de teknik ve bilimsel çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’un su geleceğini güvence altına almak için çalışmalarımıza ara vermeden devam edecek, Bodrum’u susuzluğa teslim etmeden tüm gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Bu projelerden en önemlilerinden biri de "Ekinanbarı Kaynağından İçme ve Kullanma Suyu Temini" (tuzlu su arıtma) projesinin gerçekleşebilmesi için, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan "Olur" çıkması konusunda Sayın Bakanımız Murat Kurum’a yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması
16 Aralık 2025 Salı - 12:06 Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması Kars Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Didem Turhan, 13.12.2025 Tarihli ve 586 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Didem Turhan, SMMMO’da düzenlediği basın toplantısında 13.12.2025 Tarihli ve 586 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin uyarılarda bulundu. Turhan, "Vergi sistemimizin temel amaçlarından birisi, adil, şeffaf, izlenebilir, sürdürülebilir mali yapının tesis edilmesidir. Bu yapının güçlenmesi için basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçirilmesinin gerekli olduğu meslek camiamız tarafından öteden beri ifade edilmiş ve bu yolda yapılan çalışmalar Birliğimizce desteklenmiştir. Gerçek usule geçiş, belge düzeni, defter tutma ve beyan sisteminin güçlenmesini sağlamakta; mali verilerin sağlıklı ve doğru üretilmesi, kamu gelirlerinin sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir. Bu gereklilik ve önem nedeniyle 8/9/2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve nüfusu otuz bini geçen ilçelerde anılan kararnamede belirtilen faaliyetleri yürüten mükelleflerin 01/01/2026 tarihinden itibaren basit usulden çıkarak gerçek usulde vergilendirilmeleri kararlaştırılmıştır" dedi. Başkan Didem Turhan, "Ne yazık ki, 13 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anılan kararname kapsamında 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecek olan mükelleflerin, işletme hesabı esasına göre vergilendirildikleri süre zarfında defterlerinin bağlı oldukları meslek odaları/birlikler tarafından tutulmasına ve beyannamelerinin bu Odalar tarafından da gönderilebilmesine izin verilerek atılan olumlu adımların daha da gerisine gidilmesine sebebiyet verilmiştir. Her ne kadar ilimizdeki esnafları ve meslek mensuplarını bu aşamada doğrudan etkilemese de ileride yapılabilecek daha olumsuz düzenlemelerin önünü açabilecek niteliktedir. Hiçbir hukuki ve teknik gerekçe ile açıklanmayacak ve kendi içerisinde onlarca belirsizlik içeren hukuka aykırı bu yetkilendirmenin nasıl bir amaca hizmet ettiğini anlamak maalesef mümkün değildir. Bu nedenle, doğrudan ülkemiz vergi sistemine ve mesleğimize yönelen bu düzenlemeye diğer meslektaşlarımız gibi biz de sessiz kalmayacağız. Ülkemizde, mevcut krizden çıkış için "kayıtdışılıkla mücadele" ve "bütçe disiplini" ihtiyacı ortadayken ve bu kapsamda birçok mükellef ağır vergisel ödevlere katlanmak zorunda kalırken, kayıtdışılığı körükleyecek ve vergi sistemimizde gedikler açacak bu nevi uygulamaların kamuoyunda yeterince tartışılmadan ve istişare edilmeden yürürlüğe sokulması, bu mücadeleleri ve çabaları anlamsızlaştırmaktadır. Muhasebe, finansal raporlama ve beyanname birbirinden ayrılamayacak bütünlüktedir. Muhasebe yapmak, mali tabloları hazırlamak, gerçek ve doğru mali verileri sağlamak, denetlemek, raporlamak ve beyanname vermek, dünyanın her yerinde olduğu gibi Ülkemizde de mali müşavirlerin işidir. Mali müşavirlik bütün bu konularda güvence veren, sorumluluk alan ve hesap veren meslektir. Hiçbir teknik bilgisi olmayan ve oy kaygısıyla hareket edebilecek olan esnaf odalarına veya birliklerine muhasebe ve vergi konusunda yetki verilmesi, aslında kapsama yeni alınan bu mükelleflerin Mali İdare karşısında başıboş ve denetimsiz bırakılması dışında hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bu meslek odalarında mali müşavir çalıştırma şartı getirilmesi olayın hukuksuzluğunu ve ciddiyetsizliğini örtmeye yetmemektedir" diye konuştu. Bu mükellef grubuna ayrıcalık tanınması vergide eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğuna dikkat çeken Turhan, "Bu durum, kayıtdışılığın artmasına, vergiye gönüllü uyumun azalmasına, vergi gelirlerinin azalmasına ve ayrı bir disiplin olan muhasebe ve denetim mesleğinin tahrif edilmesine neden olmaktadır. Bu ise; eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerinin yürütülmesi, emekliye zam yapılması, işçinin asgari ücretine Devlet desteği verilmesi gibi konularda bütçede yeterli kaynak bulunamamasının nedenleri arasına girecektir. 2026 Bütçesinin Mecliste tartışıldığı günlerde bu tebliğ tam bir garabet olmuştur. Bu sebeple, anılan düzenlemede hiçbir şekilde kamu yararı yoktur ve ülkesini seven her yurttaşın buna karşı durması gerekmektedir. Üyelerine şirin gözükmek için Türk Vergi Sisteminin yerle bir edilmesini talep edenlerin ve karar vericileri yeteri kadar bilgilendirmeyip bu çarpıklığa izin verenlerin şu sorulara cevap vermesi gerekmektedir. Esnaf odalarının yöneticileri, yanlış tutulan muhasebe kayıtlarından ve gerçeğe aykırı beyannamelerden tıpkı meslek mensuplarımız gibi tüm mal varlıkları ile sorumlu olacak mıdır? Mükelleflerin sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerinde bu odaların yöneticilerine iştirak ve vergi suçu raporu yazılacak mıdır? Hiç değilse bu yöneticilerin bir disiplin sorumluluğu olacak mıdır? Gerçek usulde vergilendirilecek bu kadar mükellefin muhasebesi hangi teknik altyapı ve bilgi ile odalar tarafından tutulacaktır? Bu esnafların mevzuatta yer alan yükümlülüklere uyup uymadıkları kim tarafından kontrol edilecektir? Örneğin bir mükellefe vergi idaresinden izaha davet yazısı geldiğinde bu mükellefin müşavirliği Oda tarafından yapılacak mıdır? Doğru yönlendirmeler yapılmadığında esnafın uğrayacağı zararın sorumlusu kim olacaktır? Esnaftan muhasebe ücretini odalar toplayacağına ve bu durumda Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca iktisadi işletme oluştuğuna göre, kuruluş amaçlarına aykırı olarak devasa muhasebe ofislerine döndüreceğiniz bu meslek odalarından kurumlar vergisi beyannamesi istenecek midir? İşi ehline bırakmayı şiar edinmek gerekir iken, liyakati olmayan kişi ve kurumlara iş yaptırmaya kalkmak hangi bilim, felsefe ve inanış ile bağdaşmaktadır? Ve belki de en acı soruyu şöyle sormak gerekmektedir. "Kamu İdaremiz, ne zaman her türlü mali politikayı sahada uygulayan muhasebe camiasının hayrına ve lehine bir işe imza atacaktır?" şeklinde konuştu. Turhan, daha sonra özetle şunları söyledi. "Unutulmamalıdır ki muhasebe meslek mensupları tüm mükelleflerin yanı başındadır ve siyasi bir etki değerlendirmesi yapılacak ise bu camia en başta göz önünde bulundurulmalıdır. TÜRMOB, Odalar ve 135 bin kişilik meslek camiası olarak vergi sisteminde onarılmaz hasarlar açacak bu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz. Bu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmaması halinde her türlü hukuki mücadeleyi sürdüreceğimizi, akıl ve mantığın almadığı bu çarpık uygulamanın destekçisi olmaya tevessül edecek meslek mensupları hakkında da her türlü tedbiri alarak mesleki düzeni sağlayacağımızı buradan kamuoyuna ilan ediyoruz."