EKONOMİ
Bakan Yumaklı: (Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi) "En iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verilecek" 13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:53:30 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında verilecek küçükbaşların tamamının en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verileceğini bildirdi. Yumaklı, "3 yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz. Şu an için bizim öngördüğümüz rakam 150 bin. Bu belki 58 milyonun yanında düşük bir rakam gelebilir ama biz bakanlık olarak bir model oluşturuyoruz. Şu anda konuyla ilgili birlikler, kooperatifler de kendileri açısından bu projenin farklı yönlerinde olmak üzere onlar da çalışmalara başladılar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah çok güzel sonuçlara ulaşacağız" dedi. Bakan Yumaklı, Polatlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nü (TİGEM) ziyaret etti. İşletmeyi gezen Yumaklı, kuzuların anneleriyle kavuşma anına şahitlik etti. Yumaklı, daha sonra TİGEM’e, hayvan yetiştiriciliğine ve müjdesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerle iftar programında duyurduğu ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne dair açıklamada bulundu. "Küçükbaş sürülerimiz yüzde 11’lik bir artışla 58 milyon başa yükselmiş durumda" Kuzuların kokularından annelerini bulmalarının ve buna tanık olmanın tarifsiz bir duygu olduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Hayvancılık stratejik bir sektör. 2024 yılında tarımsal üretimle alakalı planlı üretimi hayata geçirdik. 2024 yılının Şubat ayında 5 yıllık bir yol haritası açıkladık. Bu süreç içerisinde meraların geliştirilmesinden hem küçük aile işletmelerinin hem genç kardeşlerimizin hem kadın girişimcilerimizin bu sektöre girmesine kadar, özellikle kırsal kalkınma desteklerinin tarımsal üretimin içerisinde çok önemli bir vazife görmesine kadar birçok hususu da bu süre içerisinde devreye aldık. Bugün itibariyle büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim ki hem üretim planlamamızın hem de uygulamaya koymuş olduğumuz yol haritamızın olumlu sonuçlarını aldık. Bugün itibariyle küçükbaş sürülerimizde yüzde 11’lik bir artışla 58 milyon başa yükselmiş durumdayız. Anadolu’muzun hem coğrafi şartları hem de küçükbaş hayvancılıkla ilgili tecrübesi bizim için bu alanda yapılması gereken çok daha önemli işler olduğunu da ifade etmekte. Dolayısıyla biz Anadolu’yu küçükbaş hayvancılığın merkezi haline getirmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Verilecek olanların tamamı en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış sürülerden verilecek" Gerçekleştirilecek desteklere değinen Yumaklı, "Desteklerimizin 3 yıllık belirlenmiş olması, ileriye doğru açıklanmış olması, kadın ve gençlere pozitif ayrımcılıklar, özellikle Kırsal Kalkınma Destekleri ve Ziraat Bankası kredilerinin bu anlamda entegre olmuş olması hakikaten bizim hedeflerimize ulaşmamızı da kolaylaştırmış vaziyette. Hedeflerimize ulaştık mı? Hayır. Daha da devam edeceğiz. Verimli, kaliteli ve sürdürülebilir bir üretimi hayvansal üretimde yerine getireceğiz. Bugün burada olmamız hasebiyle küçükbaş hayvancılığa da bu anlamda ayrı bir önem veriyor. Küçükbaşa destekle alakalı bir uygulamayı Sayın Cumhurbaşkanımız açıklamıştı. Burada özellikle Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesinin detaylarını da biz Cumhurbaşkanımızın açıklamasından sonra oluşturmaya başladık. 1 Nisan itibariyle başvuruları aldık. 30 Nisan itibariyle bu başvurular sona ermiş olacak. 95 dişi, 5 de erkek küçükbaş hayvan vereceğiz. Ayda 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve diğer giderleri için destekte bulunmuş olacağız. Verilecek olanların tamamı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüzde, en iyi ırkın oluşturulması için çalışılmış olan sürülerden verilecek. Yüzde 100’e varan bir faiz desteğiyle, Ziraat Bankamızın 2 ila 7 yıl arasındaki bir vadelendirme söz konusu olacak" şeklinde konuştu. En temel güç üretim Bakan Yumaklı, üretimin bir ülkenin en temel gücü olduğunu vurgulayarak, bahar aylarıyla birlikte hem bitkisel hem de hayvansal üretimde hareketliliğin başladığını ifade etti. Türkiye’nin bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yumaklı, hedeflerinin üreticilerle birlikte bu kapasiteyi en üst seviyeye çıkarmak olduğunu kaydetti. Çevre ülke taleplerine yetecek bir güç Türkiye’nin tarımsal üretimde sadece kendi ihtiyacını değil, aynı zamanda çevre ülkelerin taleplerini de karşılayabilecek güce sahip olduğunu dile getiren Yumaklı, Bakanlık olarak tüm ekiplerle ve üreticilerle birlikte bu süreci güçlü bir iş birliği içinde yürüttüklerini söyledi. "3 yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz" Projede kimlerin ilave puan alacağını anlatan Bakan Yumaklı, "Gençler, kadınlar ve şehit yakınları ilave puan alacaklar. Veteriner hekimler, ziraat mühendisleri, gıda mühendisleri bu konuyla ilgili eğitimleri aldıkları için bu arkadaşlarımız ilave puan alacaklar. Aile işletmeleri, birinci derecede tarımsal herhangi bir sivil toplum kuruluşuna üye olanlar da ilave puan almış olacaklar. 3 yıl boyunca devam edecek bir projeden bahsediyoruz. Şu an için bizim öngördüğümüz rakam 150 bin. Bu belki 58 milyonun yanında düşük bir rakam gelebilir ama biz bakanlık olarak bir model oluşturuyoruz. Şu anda konuyla ilgili birlikler, kooperatifler de kendileri açısından bu projenin farklı yönlerinde olmak üzere onlar da çalışmalara başladılar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah çok güzel sonuçlara ulaşacağız. Ben şimdiden bu projeden faydalanacak, bu üretime katılacak olan kardeşlerime başarılar, bol bereketli ürünler diliyorum. İnşallah onlar bu işi sevgiyle, aşkla, muhabbetle yaparlar. Onların bizlere sunmuş olduğu bu üretim hem ülkemiz için hem de milletimiz için faydalı olsun" açıklamasında bulundu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:52 ALTSO Başkanı Erdem: "İkameti açın, desteğe hazırız’’ Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yabancı sermayeyi ülkemize çekmeye yönelik çağrıları, Alanya iş dünyasından da destek buldu. ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Bakanımızın bu yöndeki açıklamalarını sonuna kadar destekliyoruz. Biz de diyoruz ki yabancıya mülk satışının önündeki engelleri kaldırın. Alanya olarak üzerimize düşen katkıyı yapmaya hazırız. Potansiyelimiz yüksek, ciddi yabancı sermaye girişi yaparız" dedi. ALTSO Başkanı Eray Erdem, "2022 den bu yana devam eden ikamet kısıtlaması nedeniyle çok sayıda yatırımcıyı komşu destinasyonlara kaptırdık. Halen elimizde satılmayı bekleyen çok sayıda gayrimenkul bulunuyor. Bu arada sektörde çok sayıda iflas yaşandı. Kriz halen devam ederken mahalle bazlı kotanın da altında kalınmasına rağmen yabancıya satışın önündeki engeller kaldırılmadı. Ancak halen tecrübesi ve potansiyeli yüksek bir sektör var elimizde. Bakanımızın yabancı sermayeye olan davetlerini bu anlamda çok önemsiyoruz. İvedilikle gerekli düzenlemeler yapılsın, Alanya olarak göreve hazırız mesajını vermek istiyoruz" dedi. Erdem, Alanya’nın uluslararası yatırımcılar açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "İlçemizde yabancıya satışı bekleyen çok sayıda gayrimenkul bulunmaktadır. Bu mülklerin ekonomiye kazandırılması, ülkemize ciddi miktarda döviz girdisi sağlayacaktır. İnşaat ve emlak sektöründe halen devam eden krizden sektörün de önemli dersler çıkardığını vurgulayan Erdem, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmaması adına sektörün artık daha planlı ve sürdürülebilir bir yapıya yöneldiğini ifade etti. Yabancı sermaye yerel ekonomiler için de çok önemli Yabancı sermayenin yerel ekonomiler için kritik bir rol oynadığını belirten Erdem, Alanya’nın bu alanda Türkiye genelinde öne çıkan bölgelerden biri olduğunu ifade ederek, "Mevcut potansiyelin doğru değerlendirilmesi halinde Alanya, kendi ölçeğinde Türkiye ekonomisine çok önemli katkılar sunabilecek güçtedir. Yabancı yatırımcının önünü açacak adımlar, ekonomik büyümeye doğrudan katkı sağlayacaktır" diye konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:20 Küresel tedarik zincirindeki karmaşaya Kayseri’den dijital ve stratejik yanıt MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Ferhat Akmermer, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler ile beraber üretimde verimliliği ve teknoloji odaklı gelişmeleri yerinde incelemek amacıyla dünyanın en kapsamlı dijital, yeşil ve yapay zekâ dönüşüm merkezlerinden biri olan MEXT Teknoloji Merkezi’ni ziyaret etti. MÜSİAD Kayseri Şube Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, dünya genelinde artan ticaret savaşlar, sistemik kırılmalar ve pandemi sonrası çöken tedarik sistemler, küresel ticarette büyük bir karmaşa oluşturduğu belirtildi. Yaşanan bu küresel karmaşanın, geleneksel maliyet odaklı üretim anlayışını yıkarken; güvenilirlik, coğrafi yakınlık ve jeopolitik uyumu merkeze alan, risk yönetimi ve dayanıklılık eksenli yeni bir dönemin başlandığı dile getirilen açıklamada, güçlü üretim altyapısı ve girişimci ruhuyla Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan Kayseri’nin, bu küresel karmaşadan güçlenerek çıkabilmesi için sadece üretmesinin yeterli olmadığı, rekabet şartlarında ayakta kalabilmek için teknolojiyi ve verimliliği merkeze alarak dijital bir dönüşüm geçirmesi zorunlu olduğu kaydedildi. Yeni nesil üretim tesisine ziyaret Bu kapsamda, MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Ferhat Akmermer, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler ile beraber Kayseri sanayisini bu yeni küresel düzene entegre edecek, firmaların rekabet gücünü yükseltecek ve yeni nesil üretim anlayışını yaygınlaştıracak ve MEXT modeli örnek alınarak tasarlanmış olan dijital dönüşüm merkezinin ziyaret etti. MEXT Dijital Fabrika ziyaretinde, dijital altyapıların entegrasyonu ve üretim süreçlerindeki verimlilik artışları dijital ve yeşil kullanım senaryoları dijital ikiz konsepti üzerinden incelenirken, Kayseri sanayisi için yol gösterici kazanımlar elde edildiği kaydedildi. "Kayseri’nin köklü üretim yetkinliği, yeni küresel düzende tek başına yeterli bir avantaj sunmamaktadır" MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Ferhat AKMERMER küresel sistemdeki bu karmaşanın Kayseri için yeni bir vizyon gerektirdiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Kayseri’nin köklü üretim yetkinliği, yeni küresel düzende tek başına yeterli bir avantaj sunmamaktadır; zira değişen ticaret mimarisi, işletmelerin yalnızca çıktı üretme kapasitesini değil, aynı zamanda süreçlerini optimize etme, veri temelli karar alma ve ileri teknolojileri üretim ekosistemine entegre etme becerisini de belirleyici hale getirmiştir. Bu doğrultuda hayata geçirilmesi planlanan MEXT benzeri dönüşüm merkezi, sanayi işletmelerimizin belirsizlik ortamında adaptasyon kabiliyetini güçlendirecek, KAŞE Faz 1 raporumuz ile ile de sürekli bahsettiğimiz katma değer odaklı üretim modeline geçişi hızlandıracak ve Kayseri’yi yeni nesil endüstriyel dönüşümün referans şehirlerinden biri haline getirecektir." Akmermer ayrıca, Kayseri’nin bu dönüşümde öncü şehirlerden biri olacağına inandığını belirterek, sürecin tüm paydaşların ortak aklı ve iş birliği ile şekilleneceğini vurguladı ve "Kayseri’nin üretim gücünü, MEXT gibi öncü merkezlerin vizyonuyla ve dijital teknolojiyle buluşturarak küresel yatırımlar için güvenilir ve dayanıklı bir merkez haline getirme hedefi doğrultusunda, ilgili tüm paydaşlarla iş birliği çalışmalarımız devam edecektir. Ziyaret kapsamında gösterilen ilgiye teşekkür ediyor, bu stratejik vizyon etrafındaki iş birliklerinin artarak sürmesini temenni ediyoruz" diye konuştu.
Mersin’de çilekte kış hasadı: Bahçede kilogramı 130 TL
16 Aralık 2025 Salı - 12:17 Mersin’de çilekte kış hasadı: Bahçede kilogramı 130 TL Mersin’in Anamur ilçesinde önemli çilek üreticileri kış mevsiminde de hasat yaparken fiyatının bahçede 130 TL olduğu belirtildi. Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Mersin’in Anamur ilçesinde kış mevsiminde de ılıman geçen iklim şartları nedeniyle çilek üretimi sürüyor. Muz üretiminin ilk sırada yer aldığı ilçenin birçok noktasında üreticiler çilek de yetiştiriyor. İlçeye bağlı Güleç Mahallesi’nde çilek üretimi de yöre sakinlerinin önemli bir geçim kaynağı haline geldi. Kış mevsiminde bahçelerde özel olarak hazırlanan örtülü alanlarda çıkan fidelerin daha sonra üzerleri açılıyor. Kış mevsiminde olunmasına rağmen bölgede açıkta çilek hasadı yapılmaya devam ediyor. "Bir dönüm maliyeti 150 bin TL" 10 dönümlük bahçesinde üretim yapan Rasim Uktar, ancak karşılığını zor aldıklarına dikkat çekti. Anamur çileğinin doğal ve aromasıyla çok güzel olduğuna değinen Uktar, üreticisi için de geleceğinin iyi olmasını istedi. Çileğin maliyetine de dikkat çeken Uktar,"Çileğin bir fidesi 15 TL. Bir dönüm çileğin ekimi, dikimi ve damlama sistemiyle birlikte maliyeti yaklaşık 150 bin lira. Şu anda çileklerimiz de 130 liraya alıcı buluyor" dedi. Türkiye’deki 650 bin ton çileğin yaklaşık 260 bin tonu Mersin genelinde üretiliyor. Şu anda bahçede 100 ile 130 lira arasında alıcı bulan çileğin pazar ve marketlerde ise 250 ile 300 TL arasında satılması dikkat çekiyor.
MUSKİ’nin ‘Denizden Su Arıtma’ projesine onay çıktı
16 Aralık 2025 Salı - 12:16 MUSKİ’nin ‘Denizden Su Arıtma’ projesine onay çıktı MUSKİ Genel Müdürlüğü’nün Bodrum’a ilave su sağlamak için başlattığı Ekinanbarı deslianasyon (tuzlu su arıtma) tesisi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onay çıktı. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Bodrum’da yaşanan su sıkıntısının giderilmesi yönündeki vurgusu doğrultusunda, Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen ve tuzlu sudan tamamen içilebilir, sağlıklı su elde edilmesini sağlayacak ‘Ekinanbarı Kaynağından İçme ve Kullanma Suyu Temini’ projesinde önemli bir aşama daha geride bırakıldı. Bodrum’da yıllardır devam eden içme suyu sıkıntılarını gidermek için büyük bir adım olan Ekinanbarı desalinasyon (tuzlu su arıtma) tesisi için proje onayı alındı. Tesis, 20 Milyon metreküp su sağlayarak Bodrum’un su ihtiyacını çözecek MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilecek olan yeni içme suyu arıtma tesisi, Bodrum’un son zamanlarda yaşamış olduğu su sorununu için önemli bir alternatif oluşturacak. Tesisin tamamlanmasıyla birlikte yılda yaklaşık 20 milyon metreküp içme ve kullanma suyu elde edilecek. Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan 157 bin 312 metrekarelik tarım alanının, bu stratejik projede kullanılabilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan talep edilen Kamu Yararı Kararına verilen ‘Olur’ ile Bodrum’un su sorununu ortadan kaldırmaya yönelik büyük bir adım atılmış oldu. Gelişmiş arıtma teknolojileriyle donatılacak tesiste, yüzey suyundan sağlanacak ham su; fiziksel ve kimyasal işlemlerin ardından ileri arıtma ve dezenfeksiyon süreçlerinden geçirilecek. Böylece yüksek kalite standartlarında, sağlıklı ve güvenli içme suyu üretimi sağlanacak. Projede; su alma yapısından ters ozmoz (süzme) ve remineralizasyon (minerallerin geri kazandırılması) ünitelerine, temiz su depolarından iletim hatlarına kadar uzanan kapsamlı bir teknik altyapı bulunacak. MUSKİ tarafından hayata geçirilecek bu yatırım sayesinde, Bodrum’un artan nüfusu ve yoğun turizm hareketliliğine bağlı su ihtiyacı sürdürülebilir şekilde karşılanabilecek. Arıtılan suyun Bodrum’un şebekelerine dahil edilmesi neticesinde Bodrum’a önemli bir kaynak sağlanacağını vurgulayan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Bodrum ilçemizin tüm mahallelerinin içme ve kullanma suyu sıkıntısına çözüm sağlamak amacıyla; MUSKİ tarafından 3 Milyar TL bütçe ayırıldı. Bodrum’un içme suyu ve kanalizasyon altyapısını çağın gerekliliklerine uygun hale getirmek için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Mevcut şebekelerin yenilenmesi, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve sürdürülebilir su yönetimi projelerimizin temelini oluşturuyor. Bodrum’un altyapı ve su sorunlarını yakından takip ediyor, tüm imkânların seferber edilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Gerek arıtma tesislerine yönelik yatırımlarda gerekse yeni su kaynaklarının oluşturulmasında ciddi projeler yürütüyoruz. Amacımız Bodrum’un derdini kalıcı olarak çözmek. Bu doğrultuda hem kısa vadeli hem de uzun vadeli projeler hayata geçiriyoruz. İçme suyu hatlarının yenilenmesi, yeni terfi merkezleri ve depoların yapımı ile modern arıtma tesisleri çalışmalarımızın başında geliyor. Aynı zamanda atık su arıtma tesislerinin kapasitesini artırıyor, çevreyi koruyan ve suyun yeniden kullanımına imkân tanıyan sistemler üzerinde çalışıyoruz. Yeni su kaynaklarını devreye almak için de teknik ve bilimsel çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’un su geleceğini güvence altına almak için çalışmalarımıza ara vermeden devam edecek, Bodrum’u susuzluğa teslim etmeden tüm gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Bu projelerden en önemlilerinden biri de "Ekinanbarı Kaynağından İçme ve Kullanma Suyu Temini" (tuzlu su arıtma) projesinin gerçekleşebilmesi için, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan "Olur" çıkması konusunda Sayın Bakanımız Murat Kurum’a yürekten teşekkür ediyorum" dedi.
Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması
16 Aralık 2025 Salı - 12:06 Kars SMMMO Başkanı Didem Turhan’ın 586 Sayılı Vergi Usül Kanunu Genel Tebliğine İlişkin basın açıklaması Kars Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Didem Turhan, 13.12.2025 Tarihli ve 586 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Didem Turhan, SMMMO’da düzenlediği basın toplantısında 13.12.2025 Tarihli ve 586 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine ilişkin uyarılarda bulundu. Turhan, "Vergi sistemimizin temel amaçlarından birisi, adil, şeffaf, izlenebilir, sürdürülebilir mali yapının tesis edilmesidir. Bu yapının güçlenmesi için basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçirilmesinin gerekli olduğu meslek camiamız tarafından öteden beri ifade edilmiş ve bu yolda yapılan çalışmalar Birliğimizce desteklenmiştir. Gerçek usule geçiş, belge düzeni, defter tutma ve beyan sisteminin güçlenmesini sağlamakta; mali verilerin sağlıklı ve doğru üretilmesi, kamu gelirlerinin sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir. Bu gereklilik ve önem nedeniyle 8/9/2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve nüfusu otuz bini geçen ilçelerde anılan kararnamede belirtilen faaliyetleri yürüten mükelleflerin 01/01/2026 tarihinden itibaren basit usulden çıkarak gerçek usulde vergilendirilmeleri kararlaştırılmıştır" dedi. Başkan Didem Turhan, "Ne yazık ki, 13 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile anılan kararname kapsamında 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecek olan mükelleflerin, işletme hesabı esasına göre vergilendirildikleri süre zarfında defterlerinin bağlı oldukları meslek odaları/birlikler tarafından tutulmasına ve beyannamelerinin bu Odalar tarafından da gönderilebilmesine izin verilerek atılan olumlu adımların daha da gerisine gidilmesine sebebiyet verilmiştir. Her ne kadar ilimizdeki esnafları ve meslek mensuplarını bu aşamada doğrudan etkilemese de ileride yapılabilecek daha olumsuz düzenlemelerin önünü açabilecek niteliktedir. Hiçbir hukuki ve teknik gerekçe ile açıklanmayacak ve kendi içerisinde onlarca belirsizlik içeren hukuka aykırı bu yetkilendirmenin nasıl bir amaca hizmet ettiğini anlamak maalesef mümkün değildir. Bu nedenle, doğrudan ülkemiz vergi sistemine ve mesleğimize yönelen bu düzenlemeye diğer meslektaşlarımız gibi biz de sessiz kalmayacağız. Ülkemizde, mevcut krizden çıkış için "kayıtdışılıkla mücadele" ve "bütçe disiplini" ihtiyacı ortadayken ve bu kapsamda birçok mükellef ağır vergisel ödevlere katlanmak zorunda kalırken, kayıtdışılığı körükleyecek ve vergi sistemimizde gedikler açacak bu nevi uygulamaların kamuoyunda yeterince tartışılmadan ve istişare edilmeden yürürlüğe sokulması, bu mücadeleleri ve çabaları anlamsızlaştırmaktadır. Muhasebe, finansal raporlama ve beyanname birbirinden ayrılamayacak bütünlüktedir. Muhasebe yapmak, mali tabloları hazırlamak, gerçek ve doğru mali verileri sağlamak, denetlemek, raporlamak ve beyanname vermek, dünyanın her yerinde olduğu gibi Ülkemizde de mali müşavirlerin işidir. Mali müşavirlik bütün bu konularda güvence veren, sorumluluk alan ve hesap veren meslektir. Hiçbir teknik bilgisi olmayan ve oy kaygısıyla hareket edebilecek olan esnaf odalarına veya birliklerine muhasebe ve vergi konusunda yetki verilmesi, aslında kapsama yeni alınan bu mükelleflerin Mali İdare karşısında başıboş ve denetimsiz bırakılması dışında hiçbir anlam ifade etmemektedir. Bu meslek odalarında mali müşavir çalıştırma şartı getirilmesi olayın hukuksuzluğunu ve ciddiyetsizliğini örtmeye yetmemektedir" diye konuştu. Bu mükellef grubuna ayrıcalık tanınması vergide eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğuna dikkat çeken Turhan, "Bu durum, kayıtdışılığın artmasına, vergiye gönüllü uyumun azalmasına, vergi gelirlerinin azalmasına ve ayrı bir disiplin olan muhasebe ve denetim mesleğinin tahrif edilmesine neden olmaktadır. Bu ise; eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerinin yürütülmesi, emekliye zam yapılması, işçinin asgari ücretine Devlet desteği verilmesi gibi konularda bütçede yeterli kaynak bulunamamasının nedenleri arasına girecektir. 2026 Bütçesinin Mecliste tartışıldığı günlerde bu tebliğ tam bir garabet olmuştur. Bu sebeple, anılan düzenlemede hiçbir şekilde kamu yararı yoktur ve ülkesini seven her yurttaşın buna karşı durması gerekmektedir. Üyelerine şirin gözükmek için Türk Vergi Sisteminin yerle bir edilmesini talep edenlerin ve karar vericileri yeteri kadar bilgilendirmeyip bu çarpıklığa izin verenlerin şu sorulara cevap vermesi gerekmektedir. Esnaf odalarının yöneticileri, yanlış tutulan muhasebe kayıtlarından ve gerçeğe aykırı beyannamelerden tıpkı meslek mensuplarımız gibi tüm mal varlıkları ile sorumlu olacak mıdır? Mükelleflerin sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerinde bu odaların yöneticilerine iştirak ve vergi suçu raporu yazılacak mıdır? Hiç değilse bu yöneticilerin bir disiplin sorumluluğu olacak mıdır? Gerçek usulde vergilendirilecek bu kadar mükellefin muhasebesi hangi teknik altyapı ve bilgi ile odalar tarafından tutulacaktır? Bu esnafların mevzuatta yer alan yükümlülüklere uyup uymadıkları kim tarafından kontrol edilecektir? Örneğin bir mükellefe vergi idaresinden izaha davet yazısı geldiğinde bu mükellefin müşavirliği Oda tarafından yapılacak mıdır? Doğru yönlendirmeler yapılmadığında esnafın uğrayacağı zararın sorumlusu kim olacaktır? Esnaftan muhasebe ücretini odalar toplayacağına ve bu durumda Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca iktisadi işletme oluştuğuna göre, kuruluş amaçlarına aykırı olarak devasa muhasebe ofislerine döndüreceğiniz bu meslek odalarından kurumlar vergisi beyannamesi istenecek midir? İşi ehline bırakmayı şiar edinmek gerekir iken, liyakati olmayan kişi ve kurumlara iş yaptırmaya kalkmak hangi bilim, felsefe ve inanış ile bağdaşmaktadır? Ve belki de en acı soruyu şöyle sormak gerekmektedir. "Kamu İdaremiz, ne zaman her türlü mali politikayı sahada uygulayan muhasebe camiasının hayrına ve lehine bir işe imza atacaktır?" şeklinde konuştu. Turhan, daha sonra özetle şunları söyledi. "Unutulmamalıdır ki muhasebe meslek mensupları tüm mükelleflerin yanı başındadır ve siyasi bir etki değerlendirmesi yapılacak ise bu camia en başta göz önünde bulundurulmalıdır. TÜRMOB, Odalar ve 135 bin kişilik meslek camiası olarak vergi sisteminde onarılmaz hasarlar açacak bu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasını talep ediyoruz. Bu düzenlemenin yürürlükten kaldırılmaması halinde her türlü hukuki mücadeleyi sürdüreceğimizi, akıl ve mantığın almadığı bu çarpık uygulamanın destekçisi olmaya tevessül edecek meslek mensupları hakkında da her türlü tedbiri alarak mesleki düzeni sağlayacağımızı buradan kamuoyuna ilan ediyoruz."
KAYSO’dan TOBB Türkiye 100’e giren firmalara tebrik ziyareti
16 Aralık 2025 Salı - 12:00 KAYSO’dan TOBB Türkiye 100’e giren firmalara tebrik ziyareti Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) işbirliğinde, şirketlerin 2021-2023 arası iki yıllık ciro artışı dikkate alınarak yapılan Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi yarışması sonuçlandı. Türkiye’nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasında Kayseri’den üç firma yer aldı. Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci ve Yöneyim Kurulu üyelerinden oluşan heyet; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından açıklanan Türkiye 100 listesinde yüksek büyüme performanslarıyla dikkat çeken Kayserili firmaları ziyaret edilerek plaket takdiminde bulundu. Ziyaretlerde konuşan KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri sanayisinin her şartta üretmeye ve büyümeye devam ettiğini vurgulayarak şunları söyledi; "Zorlu küresel ekonomik şartlara, artan maliyetlere ve belirsizliklere rağmen Kayseri sanayisi üretim gücünü ve rekabetçiliğini korumayı başarmıştır. TOBB Türkiye 100 listesinde yer alan firmalarımız, şehrimizin girişimcilik ruhunu, çalışma azmini ve potansiyelini en güzel şekilde yansıtmaktadır. Bu başarılar, Kayseri’nin sanayide geldiği noktayı açıkça ortaya koymaktadır." Başkan Büyüksimitci, sözlerini; "Firmalarımızı yürekten tebrik ediyorum. Sağladıkları istihdam, gerçekleştirdikleri katma değerli üretim ve ülke ekonomimize sundukları katkılar son derece kıymetlidir. Bu firmalarımız, diğer sanayicilerimiz için de ilham kaynağı olmaktadır. Kayseri Sanayi Odası olarak her zaman sanayicimizin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz" şeklinde sürdürdü. TOBB Türkiye 100 çalışmasının önemine de değinen Başkan Büyüksimitci, TOBB Başkanı’na teşekkür ederek konuşmasını şu ifadelerle tamamladı; "Bu anlamlı çalışmanın hayata geçirilmesinde emeği geçen başta TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere, TEPAV ve TOBB ETÜ’ye teşekkür ediyorum. Türkiye 100 araştırması, firmalarımızın performanslarını görünür kılmak ve başarıyı teşvik etmek adına son derece değerli bir çalışmadır. Listede yer alarak Kayseri’mizi gururlandıran firmalarımızı bir kez daha tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum."
Fırat EDAŞ’tan Yeşilyurt’a 40 milyon TL’lik enerji alt yapısı yatırımı
16 Aralık 2025 Salı - 11:25 Fırat EDAŞ’tan Yeşilyurt’a 40 milyon TL’lik enerji alt yapısı yatırımı Doğu Anadolu Bölgesi’nde elektrik dağıtım hizmeti sunan Fırat Elektrik Dağıtım, Yeşilyurt’ta enerji arz güvenliğini artırmak ve yeniden yapılandırılan yerleşim bölgelerine kesintisiz elektrik sağlamak amacıyla 40 milyon TL’yi aşkın yatırımla 42 bin metrelik yeni yer altı şebekesi kuruyor. Hizmet verdiği bölgelerde kesintisiz enerji arzı sağlamak, abonelerine en iyi hizmeti sunabilmek amacıyla yatırımlarına devam eden Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde Beydağı Trafo Merkezi Yanı Dağıtım Merkezi ve Bağlantı Hatları Projesi’ni hayata geçiriyor. Yapılan açıklamaya göre, afet sonrası yeniden yapılanma sürecinde Malatya il merkezinin artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yürütülen kapsamlı yatırım çalışmaları kapsamında, Yeşilyurt Beydağı bölgesinde 42 bin metre uzunluğunda kablo kullanılarak modern bir yer altı enerji şebekesi oluşturuluyor. Yaklaşık 40 milyon TL’yi aşan yatırım bedeliyle hayata geçirilen proje; Çilesiz, Tecde, Karakavak, Bostanbaşı, Turgut Özal, Paşaköşkü, Özalper, Zaviye, Koyunoğlu ve Samanlı mahalleleri başta olmak üzere il merkezinin enerji altyapısının kalitesini artıracak. Bu kapsamda tesis edilen alternatif şehir fiderleri, enerji arz güvenliğini güçlendirerek olası kesintilerin önüne geçmeyi hedefliyor. Proje kapsamında yürütülen çalışmalarla bölgenin enerji ihtiyacını karşılayacak yeni bir ana dağıtım hattı oluşturulacak. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki enerji arz güvenliği güçlenecek ve elektrik tedarik sürekliliği performansı artırılarak arıza riski minimuma indirilecek. Malatya’da 460 binin üzerinde aboneye, 6 bin 462 trafo ve yaklaşık 23 bin kilometrelik enerji hattı ile hizmet veren şirket, Malatya’da kesintisiz enerji hizmetini destekleyen yatırımlarını önümüzdeki dönemde de sürdürecek.
Akbank, tüm güvenlik işlemlerini "Güvenlik Merkezi" menüsü altında birleştirdi
16 Aralık 2025 Salı - 11:12 Akbank, tüm güvenlik işlemlerini "Güvenlik Merkezi" menüsü altında birleştirdi Akbank, tüm güvenlik işlemlerini "Güvenlik Merkezi" menüsü altında birleştirdiğini duyurdu. Akbank, kullanıcılarının tüm güvenlik işlemlerini Güvenlik Merkezi menüsü altında birleştirdiğini açıkladı. Hesap ve cihaz ayarlarının yönetimi, "Beni Arayan Akbank mı?" doğrulaması, acil durum bildirimleri ve güvenlik ipuçları gibi 42 farklı güvenlik adımı tek bir menüden yönetilebiliyor. Akbank Mobil Güvenlik Merkezi’nin bankanın müşteri odaklı inovasyon yaklaşımının bir parçası olduğunu vurgulayan Akbank Dijital Çözümler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, "Dijital kanallarımızda her temas noktasını hem kullanıcı dostu hem de güvenlik temelli bir mimariyle tasarlıyoruz. Değişen kullanıcı alışkanlıkları ve olası riskler doğrultusunda, mevcut 31 güvenlik fonksiyonunu 11 yeni özellikle tamamlayarak daha bütüncül, daha akıllı bir güvenlik yapısı kurguladık. Tüm bu adımları ’Güvenlik Merkezi’ çatısı altında birleştirerek müşterilerimizin tüm işlemleri tek ekrandan kolayca yönetmesini sağladık. Bu yaklaşım, geleceğin dijital bankacılığı için de güçlü bir zemin hazırlıyor" dedi. Yeni nesil güvenlik Akbank Mobil Güvenlik Merkezi’ndeki "İletişim" alanı, güvenlikle ilgili önemli uyarıları tek ekranda görünür hale getiriyor. Cihaz ayarları, güvenlik uyarıları ve son başarısız giriş bildirimleri gibi kritik bilgiler anlık olarak kullanıcıya sunuluyor. "Güvenlik ipuçları" alanı; "Bildirimlerini aç", "Beni Arayan Akbank mı?" gibi konularda bilgilendirici içerikler sunarak kullanıcıların güvenlik farkındalığını artırıyor. "Girişlerim" alanında kullanıcılar, son başarılı ve başarısız giriş tarihlerini görüntüleyebiliyor. "Cihazlarım" alanında ise daha önce giriş yapılan cihazlar listeleniyor; kullanıcılar kullanılmayan cihazları kaldırabiliyor ve cihaz bilgilerini inceleyebiliyor. "Acil durum bildireceğim" butonu ile kart dondurma ve yeni kart talebi işlemleri yapılabiliyor. İzinsiz harcamalara ilişkin harcama itirazı ise Akbank Asistan üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Diğer tüm güvenlik süreçleri için Müşteri İletişim Merkezi’ne hızlı bağlanma imkânı da sunuyor. "Beni Arayan Akbank mı?" butonu ile ise aramanın Akbank tarafından yapılıp yapılmadığı kullanıcılar tarafından anlık olarak teyit edilebiliyor.
Migros, üst üste üçüncü kez Global İklim ve Su Liderleri arasında yer aldığını duyurdu
16 Aralık 2025 Salı - 11:12 Migros, üst üste üçüncü kez Global İklim ve Su Liderleri arasında yer aldığını duyurdu Migros, dünyanın önde gelen çevre raporlama platformlarından CDP’nin (Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarında "A" ile derecelendirildi. Migros hem iklim hem de su kategorilerinde üst üste üçüncü kez "Global A Liderleri" arasında yer aldığını duyurdu. Şirket toplamda 7 kez İklim Liderleri, 5 kez Su Liderleri listesine girdi. Migros, iklim değişikliği ve su güvenliği alanında önemli bir global başarıya imza attığını duyurdu. Şirket, dünyanın önde gelen çevresel raporlama platformlarından olan Karbon Saydamlık Projesi (CDP) kapsamında gerçekleştirilen İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programının her ikisinden üst üste üçüncü kez en üst seviyeyi temsil eden "A" alarak ‘Global A Liderleri’ listesine girdiğini duyurdu. Şirket, CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programında 7. kez İklim Liderleri, 5. kez Su Liderleri arasında yer aldı. Karbon ayak izini 1,5 derece senaryosu ile uyumlu şekilde, bilime dayalı hedefler kapsamında 2030 yılına kadar yüzde 42 azaltmayı taahhüt eden Migros, her yıl büyümesine rağmen son 4 senede yüzde 16,4 karbon azaltımı sağladı. 2050 yılı hedefi olan karbon net sıfır doğrultusunda, yenilenebilir enerji yatırımları ve iş birliklerine ağırlık vererek 2026 sonuna kadar toplam enerji tüketiminin üçte birini, kendi güneş enerjisi santrallerinden karşılamayı planlıyor. Şirket, İyi Gelecek Planı çerçevesinde tedarikçilerini de sürdürülebilirlik planına dahil ederek etkiyi tüm ekosistemine yayıyor. Bilgi ve deneyimini ‘Sürdürülebilir İş Ortakları Ağı’ ile tedarikçilerine açan şirket, dolaylı etki ile de olsa satıştaki ürünlerin karbon ayak izini tedarikçileriyle birlikte azaltmayı hedefliyor. Yapılan açıklamaya göre; şirket, karbon salımını yüzde 90 azaltan ve patenti Migros’a ait sulu soğutma sistemini yaygınlaştırma çalışmalarının yanı sıra düşük karbon salımı etkili soğutucu gaz denemelerini de sürdürüyor. Tüm operasyonlarında su kullanımını 2030’a kadar yüzde 10 azaltmayı hedefleyen şirket, ayrıca tarımda teknoloji desteği ile verimli sulama teknikleri kullanılmasına yönelik, çiftçilerde farkındalık çalışmaları yürütüyor.
İMD BÜRO-SEN’den, iş ve meslek danışmanlarının ’taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesi talebi
16 Aralık 2025 Salı - 11:09 İMD BÜRO-SEN’den, iş ve meslek danışmanlarının ’taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesi talebi İş ve Meslek Danışmanları ve Büro Memurları Sendikası (İMD BÜRO-SEN) Genel Başkanı Kürşat Ateş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a çağrıda bulunarak iş ve meslek danışmanlarının ’taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesini talep etti. İş ve Meslek Danışmanları ve Büro Memurları Sendikası Genel Başkanı Kürşat Ateş, eğitim ve istihdam politikalarının sahadaki en önemli uygulayıcılarından biri olarak belirttiği iş ve meslek danışmanlarının statüsü ve özlük haklarına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a çağırıda bulundu. Ateş, iş ve meslek danışmanlarının Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından seviye 6 düzeyinde belgelendirildiğini, ISCO-08 meslek sınıflamasında ise ‘profesyonel meslekler’ grubunda yer alan, bilgi, beceri ve yetkinlikleri ulusal ve uluslararası ölçekte tanınmış uzmanlar olduğunu vurguladı. İş ve meslek danışmanlarının; öğrencilere ve gençlere eğitim-istihdam geçişinde rehberlik, mesleki yönlendirme ve rehberlik yaptığını ayrıca iş arama becerileri eğitimleri ve dezavantajlı grupların istihdama kazandırılması gibi uzmanlık gerektiren görevleri yerine getirdiğini dile getiren Ateş, taşra kariyer uzmanlığı statüsünde değerlendirildiği ifade etti. Ateş bu durumun iş ve meslek danışmanlarının özlük haklarının en düşük memur seviyesine yakın bir düzeyde kalmasına neden olduğunu sözlerine ekledi. İş ve meslek danışmanları fiiliyatta okullarda ve eğitim kurumlarında öğrencilere ve gençlere kariyer danışmanlığı yaptığını ve eğitim-istihdam ilişkisinde gençlere, ailelere ve işgücü piyasasına yön veren kritik karar süreçlerinde rol aldığını belirten Ateş, şu ifadelere yer verdi: "İş ve meslek danışmanları kariyer meslek mensubu olarak tanımlanmamakta, emeklilik dahil mali ve özlük haklarında, yaptıkları işin niteliğiyle örtüşmeyen bir seviyede tutulmaktadır. Bu durum, mesleki motivasyonu zedelemekte, nitelikli insan kaynağının kamuya ve özellikle İŞKUR çatısı altındaki danışmanlık hizmetlerine yönelmesini zorlaştırmakta, uzmanlığı MYK ve ISCO-08 ile tescilli bir mesleği, uygulamada sıradan bir kadro gibi göstermektedir." İş ve meslek danışmanlarının; istihdam ve işgücü politikalarının, aktif işgücü programlarının, gençlik, kadın, engelli ve dezavantajlı gruplara yönelik projelerin sahada ilk temas noktası olduğunun da altını çizen Ateş, "Bir tarafta ortaokuldan üniversiteye kadar öğrenciler ve gençler ile bir araya gelerek, onların meslek seçimi, alan tercihi ve kariyer planlaması süreçlerinde kariyer danışmanlığı yapan, diğer tarafta ise işsiz kalan, meslek değiştirmek zorunda kalan veya yeni bir başlangıç yapmak isteyen yetişkinlere istihdam odaklı danışmanlık sunan, işverenlere, işgücü piyasasına ve programlara ilişkin rehberlik sağlayan profesyonel bir kadro bulunmaktadır" diye konuştu. "İş ve meslek danışmanlarının, ‘taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesi tercih değil, zorunlu bir ihtiyaçtır" Ateş, iş ve meslek danışmanlarının görev statüsüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, "MYK ve ISCO-08’e göre profesyonel meslek olarak tanımlanan, sahada uzman düzeyinde danışmanlık ve uygulama yapan, hem gençlerimizin kariyer yolculuğunda hem de yetişkinlerin istihdama erişiminde devreye giren kilit kadro olan iş ve meslek danışmanlarının, ‘taşra kariyer uzmanlığı’ statüsünde değerlendirilmesi artık bir tercih değil, zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu kapsamda iş ve meslek danışmanlığının, taşra kariyer uzmanlığı çerçevesine alınarak kariyer meslek statüsüne kavuşturulması, emeklilik dahil tüm özlük haklarının, yürütülen görevin niteliğiyle uyumlu hale getirilmesi, ücret, tazminat ve ek ödemelerde, sahadaki sorumluluk ve iş yükünü yansıtan adil ve sürdürülebilir bir düzenleme yapılması ve genç mezunlar için cazip, uzun vadeli ve prestijli bir kariyer yol haritasının tanımlanması büyük önem taşımaktadır" dedi. Ateş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın istihdamı önceleyen, üretimi ve sosyal devleti güçlendiren vizyonu doğrultusunda; iş ve meslek danışmanlarının taşra kariyer uzmanlığı statüsüne kavuşturulmasının, hem istihdam politikalarının başarısını artıracağına hem de kamu personel rejiminde adalet duygusunu güçlendireceğine inandığını kaydetti. Ateş, iş ve meslek danışmanlığı yeterlilik belgesine sahip kurum personelinin de kurum içi atama yoluyla bu kadroda değerlendirilmesi sahadaki danışmanlık kapasitesi güçlendirerek, hizmetin niteliği ve sürdürülebilirliğini artıracağını da dile getirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının öncülüğünde, ilgili tüm kurumların katkısıyla, iş ve meslek danışmanlığının statüsünü fiiliyattaki rolüyle uyumlu hale getirecek mevzuat düzenlemelerinin hayata geçirilmesini talep eden ateş, sözlerine şu şekilde devam etti: "İş ve meslek danışmanlığı, taşra kariyer uzmanlığı statüsüne alınarak gerçek anlamda kariyer meslek olarak tanımlanmalı, kariyer danışmanı unvanı taşıyan bir personelin, kariyer meslek dışı bırakılması şeklindeki mevzuat ve uygulama çelişkisine son verilmelidir, emeklilik başta olmak üzere tüm özlük haklarında, mesleğin bilimsel ve profesyonel niteliğine uygun kapsamlı ve kalıcı bir iyileştirme yapılmalıdır. Bu adımlar gençlerimizin doğru yönlendirilmesi, işgücü piyasasında verimlilik ve uyumun artırılması, hükümetimizin istihdam hedeflerine daha güçlü katkı sunulması ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması açısından da ülkemizin geleceğine yapılacak stratejik bir yatırım olacaktır."
Uzmanı asgari ücret zam beklentisini açıkladı: "25 bin 640 TL ile 27 bin TL arasında bir zam bekleniyor"
16 Aralık 2025 Salı - 11:07 Uzmanı asgari ücret zam beklentisini açıkladı: "25 bin 640 TL ile 27 bin TL arasında bir zam bekleniyor" Milyonlarca çalışanın merakla beklediği asgari ücret zammı konusunda öngörüde bulanan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, "Asgari ücretin 25 bin 640 TL’nin altında olmayacağı ve 27 bin TL’yi geçmeyeceğini söyleyebilirim" dedi. Milyonlarca çalışanı ilgilendiren 2026 yılı asgari ücret zammı, gündemin en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Birçok farklı zam senaryosunun oluştuğu asgari ücretin ne kadar olacağı merakla bekleniyor. Yeni yılda artış görecek olan asgari ücret zammına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abulkadir Yüksel, "Orta Vadeli Program’da (OVP) belirtilen yüzde 28,5’lik 2025 yılı yılsonu enflasyon tahminine göre, net ücretin 28 bin 404 lira olması beklenilmekte. 2026 enflasyon tahminine göre ise net ücretin 25 bin 640 lira olması öngörülmekte" dedi. 16 milyon ücretli çalışan bulunuyor Milyonlarca asgari ücretlinin zam oranını beklediğini ifade eden Doç. Dr. Yüksel, "Kelime anlamı olarak asgari; en az anlamına gelir. Asgari ücret de normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücreti ifade eder. Ülkemizde 2025 yılında yaklaşık 16 milyon kişinin ücret karşılığında çalıştığı Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde yer almaktadır. Normalde ülkede asgari ücret karşılığında çalışan küçük bir grubun olması beklenir fakat ülkemizde neredeyse ücretli çalışanların yüzde 60’ı asgari ücret karşılığında çalışmaktadır. Bu bakımdan asgari ücret işverenin standart ücreti haline gelmiş görünüyor. Tabii asgari ücret sadece asgari ücret ile çalışanları ilgilendirmiyor özellikle özel sektörde asgari ücret üstü çalışanlarda asgari ücrete yapılacak zamma göre beklenti içerisinde oluyorlar" diye konuştu. "Asgari ücrete yüzde 20 üzerinde zam yapılmayacağını öngörüyorum" Muhtemel asgari ücret zam senaryolarını açıklayan Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, "OVP’de belirtilen yüzde 28,5’lik 2025 yılı yılsonu enflasyon tahminine göre, net ücretin 28 bin 404 lira olması beklenilmekte. Yüzde 20 yapılırsa 26 bin 584 TL, yüzde 23 yapılırsa 27 bin 188 TL, yüzde 25 yapılırsa 27 bin 630 TL, yüzde 30 yapılırsa 28 bin 735 TL, yüzde 35 yapılırsa 29 bin 841 TL, yüzde 40 yapılırsa 30 bin 946 TL olacaktır. OVP’de belirtilen 2026 yılı enflasyon tahmini yüzde 16’dır. 2026 enflasyon tahminine göre ise net ücretin 25 bin 640 lira olması beklenilmekte. Bu konuda geçmiş tecrübelere dayanarak popülist olmayan, asgari ücretli çalışan vatandaşlarımıza kısa süreli umut verip sonrasında hayal kırıklığına sebep olmayacak gerçekçi bir yaklaşımda bulunmak istiyorum. Enflasyonla mücadelenin yoğun bir şekilde yapıldığı bu dönemde asgari ücrete yüzde 20 üzerinde zam yapılmayacağını öngörüyorum. Bu bakımından asgari ücretin 25 bin 640 TL’nin altında olmayacağı ve 27 bin TL’yi geçmeyeceğini söyleyebilirim" ifadelerine yer verdi.