EKONOMİ
Hazine ve Maliye Bakanlığından altın varlıklarındaki azalış iddialarıyla ilgili açıklama 12 Nisan 2026 Pazar - 20:12:16 Hazine ve Maliye Bakanlığı, Hazine’deki altın varlıklarıyla ilgili iddiaların teknik bilgi eksikliğinden kaynaklı yanlış yorumlandığını belirterek, "Kamuoyuna yansıyan iddiaların aksine, Hazine’nin altın bakiyesindeki değişim bilinçli bir tercihin sonucu olup 2026 yılı borçlanma stratejisi çerçevesinde, altın cinsi borçlanmalara ilişkin çevirme oranları kontrollü bir şekilde düşürülmüştür" açıklamasını yaptı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bugün Sözcü Gazetesi’nde Erdoğan Süzer imzasıyla yayımlanan haberde, Hazine’nin altın varlıklarındaki azalışın sebebinin teknik bilgi eksikliğinden kaynaklı yanlış yorumlandığı görülmüş; aşağıdaki doğru bilgilendirmenin yapılması zaruri hale gelmiştir. Bakanlığımız borçlanma politikası, borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profilinin bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi suretiyle, orta ve uzun vadeli stratejik ölçütler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu kapsamda alınan borçlanma kararları, piyasa koşulları ve yatırımcı talebi gözetilerek, borç stokunun sürdürülebilirliği ile maliyet-risk dengesini muhafaza eden bir yaklaşımla şekillendirilmektedir. Bu kapsamda, kamuoyuna yansıyan iddiaların aksine, Hazinenin altın bakiyesindeki değişim bilinçli bir tercihin sonucu olup 2026 yılı borçlanma stratejisi çerçevesinde, altın cinsi borçlanmalara ilişkin çevirme oranları kontrollü bir şekilde düşürülmüştür. Bu tercih; altın cinsi borç stokunun toplam borç stoku içerisindeki payını azaltarak, borç kompozisyonunun daha dengeli hale getirilmesi ve piyasa risklerine maruziyetin sınırlandırılması amacı taşımaktadır. Bu çerçevede; 2026 yılının ilk 3 aylık (Ocak-Mart) döneminde altın cinsi iç borçlanma stratejimizde revizyona gidilmiştir. Vadesi gelen altın cinsi borçların tamamının yenilenmesi yerine, borç çevirme (roll-over) oranı bilinçli olarak yüzde 76 seviyesinde tutulmuştur. Ayrıca, çevrilen altın cinsi yükümlülüklerde vade yapısının çeşitlendirilmesine gidilmekte; bu suretle belirli dönemlerde yoğunlaşabilecek itfa riskinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu yaklaşım, borç servis profilinin daha dengeli ve öngörülebilir hale getirilmesine katkı sağlamaktadır. Altın cinsi borçlanmalara ilişkin söz konusu stratejik yaklaşım önümüzdeki dönemde de uygulanmaya devam edilecektir" denildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 16:48 Türkiye’nin en büyük 50 şirketinden birisiydi, işçiler ayağa kaldırılmasını istedi Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 şirketinden birisi olan Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devri kararı sonrası, haklarını alamayan işçiler ayağa kaldırılmasını istedi. İşçiler, alamadıkları haklarının yanında yeniden ülke ekonomisine kazandırılması için dev işletmenin ayağa kaldırılmasını istedi. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720.000 ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyin işletme biriken işçi ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in TMSF’ye devredilmesi kararı aldı. Mahkeme kararının ardından fabrikanın yeniden aktif edilmemesi üzerine fabrika çalışanları bir basın açıklaması düzenledi. Sivas Kent Meydanı’nda toplanan fabrika işçileri, yıllardır alamadıkları haklarının yanında, ülke ekonomisi adına fabrikanın yeniden ayağa kaldırılması için çağrıda bulundular. "İşçinin geleceği belirsizliğe itildi" İşçiler adına konuşan işçilerinden Hakan Evren, silinen SGK primleri ile işçinin geleceğinin belirsizliğe itildiğini ifade ederek, "Bugün burada sadece bir fabrikanın değil, bir şehrin emeğinin, alın terinin ve hakkının konuşulması için toplandık. Söz konusu olan yer; yıllarca üretmiş, istihdamı sağlamış, Sivas’ın ekonomisine can vermiş olan Sivas Demir Çelik Fabrikasıdır. Ancak ne yazık ki bu fabrika, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu yani TMSF tarafından devralındıktan sonra beklenen şekilde işletilmemiş, üretim sürekliliği sağlanamamış ve en önemlisi çalışanların hakları ciddi şekilde zedelenmiştir. Burada altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. İşçilerimizin Sosyal Güvenlik Kurumu yan! SGK primleri silinmiştir. Bu sadece bir ‘kayıt silme’ meselesi değildir. Bu; emeklilik hakkının gaspıdır, sağlık güvencesinin yok sayılmasıdır, geleceğin belirsizliğe itilmesidir. Ve en önemlisi, anayasal bir hakkın elinden alınmasıdır. Çünkü SGK primi demek sadece maaştan kesilen bir rakam değildir. O, işçinin geleceğidir. O, çocuğunun hastaneye gittiğinde güvende olmasıdır. O, yıllarca çalıştıktan sonra insan gibi yaşama hakkıdır" dedi. "SİDEMİR yeniden ayağa kalkmalıdır" Evren, SİDEMİR’in ülke ekonomisi için yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, "Bugün geldiğimiz noktada çok net bir gerçek vardır: Sivas Demir Çelik Fabrikası şu an çalışır durumdadır. Makinalar ayaktadır. Altyapı hazırdır. İş gücü vardır. Yani bu fabrika hiçbir ciddi engel olmadan yeniden üretime geçirilebilir. Bu sadece ekonomik bir mesele değildir. Bu, Sivas’in yeniden ayağa kalkması meselesidir. Bu, gençlerin iş bulması meselesidir. Bu, göçün durması meselesidir. Buradan açık çağrımızdır: sayın Sivas milletvekilleri, sayın valimiz, sayın belediye başkanımız ve tüm yetkili devlet büyüklerimiz. Bu meseleye sessiz kalmayın. Bu fabrika yeniden çalıştırılmalıdır. İşçilerin tüm hakları iade edilmelidir. SGK primleri yeniden tanınmalı, mağduriyetler giderilmelidir. Bu bir lütuf değil, bir zorunluluktur Bu bir yardım değil, bir hakkın teslimidir. Unutmayalım: bir şehir, fabrikasıyla büyür. Bir ülke, işçisinin hakkını koruyarak güçlenir. Bizler hakkımızı istiyoruz. Adalet istiyoruz. Üretim istiyoruz ve diyoruz ki: Sivas Demir Çelik yeniden ayağa kalkmalıdır" şeklinde konuştu. İşçiler basın açıklamasının ardından slogan atıp dağıldı.
12 Nisan 2026 Pazar - 15:02 Samsun’da enerji altyapısına 11,2 milyar TL’lik yatırım planı Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) 10. Bölge Müdürlüğü tarafından Samsun’da yürütülen çalışmalar kapsamında enerji iletim altyapısının güçlendirilmesine yönelik 2023-2025 yılları arasında önemli projeler hayata geçirilirken, yatırım programında toplam 11 milyar 222 milyon liralık planlama bulunduğu bildirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı destekleri ve Samsun Valiliği koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren TEİAŞ 10. Bölge Müdürlüğü, üretim tesislerinde üretilen elektriğin güvenli ve kesintisiz şekilde dağıtım şirketlerine ve büyük tüketicilere ulaştırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Arz-talep dengesini anlık takip ederek sistem frekansını dengeleyen kurum, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla iletim altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bölge Müdürlüğü bünyesinde 14 bin 462 elektrik direği, 123 iletim hattı ve 37 transformatör merkezi ile 9 bin 444 MVA kurulu güçle hizmet verilirken, 2023-2025 yılları arasında 7 yeni transformatör merkezinin tamamlandığı belirtildi. Son dönemde yaklaşık 1 milyar TL yatırım bedeliyle 154 kilovolt Yakakent ve Atakum transformatör merkezleri ile 400 kilovolt Samsun-2 oto transformatör merkezlerinin devreye alındığı kaydedildi. Artan sanayi yatırımlarıyla birlikte yükselen enerji talebine cevap verebilmek amacıyla 2 milyar TL yatırım bedelli 170 kilovolt Havza OSB ve 170 kilovolt Çarşamba OSB transformatör merkezlerinde çalışmaların sürdüğü, 400 kilovolt Tekkeköy OSB transformatör merkezi için ise ihale sürecinin devam ettiği ifade edildi. Ayrıca Bafra ilçesi ve OSB bölgesinde planlanan 170 kilovolt Gazi transformatör merkezi için ihale hazırlıklarının sürdüğü bildirildi. İletim hatları yatırımları kapsamında ise 2023 yılında 4 kilometre, 2024 yılında 16 kilometre ve 2025 yılında 9,5 kilometre yeni hat inşa edildiği, ayrıca 583 milyon TL bedelli 170 kilovolt Samsun1-Merzifon enerji iletim hattının yenileme çalışmalarına başlandığı aktarıldı. Yatırım programı kapsamında Samsun’da 5 transformatör merkezi, 11 enerji iletim hattı ve 1 bölge müdürlüğü idari binası olmak üzere toplam 17 projede çalışmaların planlandığı belirtildi. Çevre ve sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında 2023 yılında 30 merkeze sıfır atık belgesi alındığı, 2025 yılında ise 5 merkezin belgesinin yenilendiği ve 3 merkeze yeni belge verildiği kaydedildi. TEİAŞ ekiplerinin 7 gün 24 saat esasına göre arıza ve bakım faaliyetlerini sürdürdüğü belirtilirken, ekonomik ömrünü tamamlayan yüksek gerilim ekipmanlarının yenilenerek, olması muhtemel kesintilerin önüne geçildiği ifade edildi. Ayrıca yüksek gerilim teçhizatlarının test ve kontrol işlemlerinin kurum tarafından geliştirilen Operasyonel Yönetim Sistemi ile düzenli olarak gerçekleştirildiği aktarıldı. Canlı bakım ekipleri tarafından 2023-2025 yılları arasında yüzlerce izolatör değişimi, iletken tamiri, jumper onarımı ve elektrik alan taraması yapılırken, trafo bakım ekiplerince de yüzlerce bara ayırıcı bakım ve değişim işleminin gerçekleştirildiği bildirildi. Samsun’da artan yatırımlar doğrultusunda enerji altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların ilerleyen süreçte de artarak devam edeceğine dikkat çekildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 14:56 İŞKUR’un Samsun’daki çalışmalarıyla yaklaşık 75 bin kişi istihdama kazandırıldı Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR), 2023-2025 yılları arasında yürüttüğü çalışmalarla 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırılmasına katkı sağladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı destekleri ve Samsun Valiliği koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren İŞKUR İl Müdürlüğü, kentte istihdamın korunması, işsizliğin azaltılması ve dezavantajlı grupların işgücü piyasasına kazandırılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, işveren talepleri doğrultusunda arz ve talep eşleştirmesi yapılırken, 2023-2025 yılları arasında toplam 72 bin 530 iş yeri ziyareti gerçekleştirildiği, vatandaş odaklı hizmet anlayışı çerçevesinde ise 184 bin 490 bireysel görüşme yapıldığı kaydedildi. Yaklaşık 75 bin kişi istihdama kazandırıldı Açıklamaya göre 3 yıllık süreçte toplam 74 bin 931 kişinin istihdama kazandırıldığı belirtilirken, kayıtlı iş gücü sayısı 120 bin 406’dan 172 bin 367’ye yükseldi. Aynı dönemde kadın kayıtlı iş gücü 58 bin 249’dan 89 bin 377’ye, genç kayıtlı iş gücü ise 23 bin 201’den 40 bin 688’e çıktı. Engelli bireylerin istihdamına yönelik çalışmalar kapsamında bin 700 kişinin işe yerleştirilmesine aracılık edilirken, 2025 yılında bin 375 eğitim kurumu ziyareti gerçekleştirilerek meslek danışmanlığı alanında Türkiye birinciliği elde edildi. İş Kulübü faaliyetleri kapsamında ise aynı yıl Türkiye dördüncülüğü kazanıldı. İşsizlik oranı azaldı Aktif işgücü programları kapsamında 3 yılda toplam 2 bin 369 program uygulanırken, 24 bin 602 kişi bu programlardan faydalandı. İşgücü yetiştirme kursları, işbaşı eğitim programları, toplum yararına programlar ve işgücü uyum programları için yaklaşık 1 milyar 682 milyon TL kaynak kullanıldı. Yürütülen çalışmalar neticesinde Samsun’da 2023 yılında yüzde 9,4 olan işsizlik oranının 2025 yılında yüzde 7,6’ya gerilediği bildirildi. Öte yandan, çocuk işçiliği ile mücadele kapsamında ilgili mevzuat çerçevesinde denetim ve rehberlik faaliyetlerinin sürdürüldüğü, kurumlar arası iş birliğiyle farkındalık artırıcı çalışmaların devam ettiği kaydedildi.
Konya, Anadolu’yu besleyen ticari bir üs
17 Aralık 2025 Çarşamba - 12:00 Konya, Anadolu’yu besleyen ticari bir üs 33. Metal Cevherleri ve Demir, Çelik, Yassı Metal Ürünlerin Toptan Ticareti Meslek Komitesi İstişare Toplantısı’nda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, "Konya; İç Anadolu başta olmak üzere geniş bir coğrafyanın metal tedarikinde önemli bir merkez konumundadır" dedi. Konya Ticaret Odası (KTO)’nda sektörlerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı Meslek Komiteleri istişare toplantıları sürüyor. Bu kapsamda 33. Metal Cevherleri ve Demir, Çelik, Yassı Metal Ürünlerin Toptan Ticareti Meslek Komitesi İstişare Toplantısı KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk başkanlığında KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. KTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fahrettin Doğru ve KTO Yönetim Kurulu Üyesi Serhat Yaya’nın da hazır bulunduğu toplantıda 33. Metal Cevherleri ve Demir, Çelik, Yassı Metal Ürünlerin Toptan Ticareti Meslek Komitesi üyelerinin görüş ve önerileri dinlendi. Kalıcı çözümler için çalışıyoruz Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, Konya iş aleminin sorunlarını masaya yatırmak, KTO’nun yürüttüğü faaliyetleri istişare etmek amacıyla KTO üyeleriyle sık sık bir araya geldiklerini söyledi. Bu anlayışla Meslek Komiteleri İstişare Toplantısı’nın 28.’sini gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Öztürk, "Konya Ticaret Odası olarak, yürüttüğümüz tüm çalışmalarda istişareyi, yani ortak aklı merkeze alan bir anlayışı esas alıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; sektörlerin gerçek sorunları masada değil, sahada şekilleniyor. Bu sorunlara kalıcı ve doğru çözümler üretmenin yolu da, siz değerli üyelerimizin tecrübelerini, taleplerini ve beklentilerini doğrudan dinlemekten geçiyor" dedi. KTO’yu hep birlikte daha ileri taşıyacağız Konya Ticaret Odası’nın Selçuklu Başşehri Konya’nın köklü ticaret kültürü ve ahilik geleneği üzerine inşa edilmiş, 35 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin en büyük ve en etkin odalarından biri haline geldiğine vurgu yapan Başkan Öztürk, şöyle devam etti; "Odamız, yalnızca yasal hizmetleri yerine getiren bir yapı olmanın ötesinde; Konya’nın ekonomik vizyonuna yön veren, üretimi, ticareti ve ihracatı destekleyen büyük bir ekosistemi yönetmektedir. Bu kapsamda; KTO Karatay Üniversitemiz, KTO Eğitim ve Sağlık Vakfımız, Teknoloji ve Eğitim Kampüsümüz, Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezimiz, Tahkim ve Arabuluculuk Merkezimiz, Akıllı Teknolojiler Merkezimiz, Uçuş Akademimiz ve Konya Uluslararası Fuar Merkezimiz ile şehrimizin geleceğine yatırım yapıyoruz. Bu büyük yapının merkezinde ise her zaman siz değerli üyelerimiz yer alıyor. Sizlerden aldığımız güç ve geri bildirimlerle, bu ekosistemi daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz." Sektörümüz zorlu süreçleri büyük bir dirayetle yönetiyor Metal cevherleri ile demir, çelik ve yassı metal ürünlerinin ticareti sektörünün; sanayinin temelini oluşturan stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Başkan Öztürk, "İnşaattan makine imalatına, otomotivden savunma sanayine kadar geniş bir yelpazede üretimin bel kemiğini oluşturan bu sektör, aynı zamanda dış ticaretimiz açısından da büyük bir öneme sahiptir. Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve finansmana erişim şartları; metal ve çelik piyasalarında fiyat istikrarını ve tedarik süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Buna rağmen sektörümüz; esnek yapısı, güçlü ticaret ağı ve tecrübesi sayesinde bu zorlu süreçleri büyük bir dirayetle yönetmektedir" ifadelerini kullandı. Konya; merkez şehir Sektörde Konya’nın gücüne de değinen Başkan Öztürk şöyle devam etti; "Konya; sahip olduğu güçlü sanayi altyapısı, organize sanayi bölgeleri, yaygın üretim kültürü ve coğrafi konumunun sağladığı lojistik avantajlarla, yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan bir şehir değil; İç Anadolu başta olmak üzere geniş bir coğrafyanın metal tedarikinde önemli bir merkez konumundadır. Şehrimizdeki metal ticareti, büyük ölçüde reel üretime dayalıdır ve makine imalatından tarım makinelerine, otomotiv yan sanayinden inşaat sektörüne kadar birçok alanda üretimin kesintisiz devam etmesini sağlamaktadır." 33. Metal Cevherleri ve Demir, Çelik, Yassı Metal Ürünlerin Toptan Ticareti Meslek Komitesi adına konuşan Komite ve KTO Meclis Üyesi Veli Şen de, gerçekleştirilen istişare toplantısının sektörleri açısından büyük önem taşıdığına değindi. Komite olarak sektörün ve KTO üyelerinin sorunlarına dönük çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Şen, bu süreçteki destekleri ve katkıları için KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk ve KTO Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından KTO üyelerine söz verilerek sorun, talep ve beklentileriyle ilgili istişarelerde bulunuldu.
Başkan Uysal’dan yerli üretim vurgusu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:58 Başkan Uysal’dan yerli üretim vurgusu Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM) düzenlenen etkinlikte, yerli üretimin ekonomik bağımsızlık açısından vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Muratpaşa Belediyesi, 12-18 Aralık Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında, ASSİM yerleşkesinde faaliyet gösteren 34 yöre ve hemşeri derneğinin katılımıyla özel bir etkinlik düzenledi. Yöresel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Türkiye Araştırma Ağı (YüciTA) iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Anadolu’nun dört bir yanından yöresel lezzetler katılımcılarla buluşturuldu. Ziyaretçiler, ev yapımı ürünlerle Türk mutfağının kültürel zenginliğini yakından tanıma fırsatı buldu. Etkinliğe, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın yanı sıra YüciTA Başkanı Prof. Dr. Yavuz Tekelioğlu ile Akdeniz Üniversitesi Coğrafi İşaretler Uygulama ve Araştırma Merkezi (AciMER) Müdürü Doç. Dr. Mehmet Zanbak konuşmacı olarak katıldı. Açılış konuşmasında yerli üretimin önemine dikkat çeken Başkan Uysal, Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’nın 1929 yılından bu yana Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının simgelerinden biri olduğunu belirtti. Uysal, "Bugün dünyada yaşanan ticari dengesizlikler, ulus devletlerin ve ulusal ekonomilerin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koyuyor" dedi. Kapitülasyonların kaldırılmasının tarihi önemine de değinen Başkan Uysal, "Etibank ve Sümerbank gibi kurumlarla güçlenen planlı kalkınma anlayışı, ülkemizin en zor dönemleri ayakta atlatmasını sağlamıştır. Bugün gurur duyduğumuz birçok sektör, bu devlet aklının ürünüdür" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin son yıllarda yüksek dış ticaret açığı verdiğini hatırlatan Uysal, "Yerli malı tercih etmek, paramızın bu ülkede kalması demektir. Bu kaynaklar istihdama, yatırıma ve kamu hizmetlerine dönüşür. Yerli üretim yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir tercihtir" diye konuştu. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde de yerli üretimi korumaya yönelik benzer politikaların uygulandığını vurgulayan Başkan Uysal, "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’nı bir nostalji olarak değil, geleceğimize yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz" dedi.
Kara meyve altın sıvıya dönüşüyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:46 Kara meyve altın sıvıya dönüşüyor Denizli’de Ekim ayının ilk günlerinde üretici tarafından başlayan zeytin toplama çalışmaları Ocak ayının ortalarına dek devam ederken, Buldan’da faaliyet gösteren zeytinyağı işletmelerine getirilen zeytinler yaklaşık 1 saat içerisinde altın sıvı olarak adlandırılan zeytinyağı haline getiriliyor. Denizli’de Ekim ayının ilk günlerinde üretici tarafından başlayan zeytin toplama çalışmaları Ocak ayının ortalarına dek devam ederken, Buldan’daki zeytinyağı işletmesine getirilen zeytinler yaklaşık bir saat içerisinde altın sıvı olarak adlandırılan zeytinyağı haline getiriliyor. Çuvallar veya kasalara doldurulan geneli gemlik türü zeytinler tartılarla ölçülerek zeytinyağı işletmesine teslim ediliyor. Zeytin hasadının yoğun bir şekilde devam ettiği bugünlerde zeytinyağı fabrikalarında hummalı çalışmalar gerçekleşiyor. "Üretim anlamında verimden memnunuz" Buldan Bozalan mahallesinde zeytin üreticiliği yapan Mehmet Ali Taşlı, bu yıl zeytin veriminin geçtiğimiz yılla oranla yaklaşık aynı durumda seyrettiğini dile getirerek, "Üretim anlamında verimden memnunuz. Zeytinlerimizi işleme tesisimize teslim ettik. Zeytin yüzyıllar boyu tarihte büyük önem arz etmektedir. Barışın ve bereketin simgesidir. Ege ve Akdeniz bitkisidir. Verimin artması için düzenli olarak halk arasında bordo bulamacı denilen bakır sülfat verilmesi halinde istenilen neticeyi alabiliyoruz. Bu işlemler düzenli periyotlarla uygulanırsa erken don olaylarına ve kurtla mücadelede etkili oluyor. Yapılan mücadele ile üreticimizin yüzünü güler. Kuraklıktan dolayı pek çok bitki ve hayvanın olumsuz etkilendiğini görüyoruz. Devletimiz ve yardım kuruluşları tüm Türkiye’de etkili çalışmalar yürütüyor. Ülkemizde su havzalarının korunması gerektiğine inanıyorum" dedi. "Bu yıl zeytin veriminin çok iyi olmasından dolayı 5 ila 6 kilogram zeytinden 1 kilogram zeytinyağı elde ediliyor" 1 Ekim itibariyle üreticilerin topladıkları zeytini Delice Zeytinyağı işletmesine getirdiklerini dile getiren işletme çalışanı Duran İncekız; " Günlük 80 ton işleme kapasitesine sahibiz. Gelen zeytinleri temiz suyla yıkayarak kazana gönderiyoruz. Kazanda hamur kıvamına gelen zeytinler daha sonra yağı ve çekirdeği ayrılarak filtreleme işlemine geçiyor. Yapılan işlemlerin ardından kara meyve berrak bir şekilde altın sıvıya dönüşüyor. Müşterilerimiz gözleriyle görerek zeytinyağlarını teslim alıyor. Bu yıl zeytin veriminin çok iyi olmasından dolayı 5 ila 6 kilogram zeytinden 1 kilogram zeytinyağı elde ediliyor. Müşterilerimizi memnun etmek için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Üreticilerimize bereketli ürünler temenni ediyorum" diye konuştu.
MATSO’dan yangın güvenliği mevzuatıyla ilgili turizm tesisleri ve işletmeler için ek süre talebi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:23 MATSO’dan yangın güvenliği mevzuatıyla ilgili turizm tesisleri ve işletmeler için ek süre talebi Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İkiz Kuleler’de düzenlenen "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik İstişare Toplantısı"na katılım sağladı. Gerçekleştirilen istişare toplantısında, söz konusu yönetmelik kapsamında kamu tarafından yürütülen mevcut çalışmalar, sektörden gelen talep ve öneriler ile uygulamaya ilişkin hususlar ele alındı. Özellikle turizm tesisleri ve işletmeler başta olmak üzere sahada karşılaşılan uygulama sorunları, sektörel beklentiler ve çözüm önerileri değerlendirildi. MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, toplantıda üyelerden gelen görüş ve talepleri dile getirerek, yönetmeliğin sahada uygulanabilirliğinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Başkan Güngör, üyelerden gelen geri bildirimlerin sahadaki uygulama sorunlarını açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, özellikle turizm tesisleri ve işletmelerin karşılaştığı güçlüklerin çözüm odaklı bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekti. Önceki istişare süreçlerinde dile getirilen taleplerin bu toplantıda da gündeme alındığını ifade eden Güngör, yönetmeliğin uygulanabilirliğini artıracak, sektörel gerçeklerle uyumlu ve işletmeleri mağdur etmeyecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Güngör, kamu kurumları ile özel sektör arasında sürdürülen istişarelerin devam etmesinin, hem yapı güvenliği hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. "Turizm tesisleri ve işletmelere 2027 Nisan’a kadar süre tanınmalı" Yangın güvenliği mevzuatına uyum sürecinde turizm tesisleri ve işletmelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Başkan Güngör, sektöre 2027 yılı Nisan ayına kadar ek süre tanınması gerektiğini belirtti. Konuyu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sözlü aktardıklarını ve bu konuda kapsamlı dosya sunduklarını ifade etti. Yeni yangın yönetmeliğiyle getirilen zorunlu uygulamaların sahada ciddi zorluklar oluşturduğunu vurgulayan Güngör, özellikle yangına dayanıklı kapı temininde yaşanan tedarik sıkıntıları ve fiyat artışları nedeniyle mevcut sürenin yetersiz kaldığını dile getirdi. Güngör, bu nedenle, daha önce 31 Aralık 2025 olarak belirlenen sürenin 2027 yılı Nisan ayına ertelenmesinin sektör açısından zorunlu hale geldiğini kaydetti. Toplantıya; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Banu Arslan, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Müdür Saygın Baban, bakanlık bürokratları ile oda ve borsa başkanları ve turizm sektörü temsilcileri katıldı.
GTB’de yılın son meclis toplantısı gerçekleştirildi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 11:15 GTB’de yılın son meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ile meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yılın son meclis toplantısında küresel tarım ve emtia piyasalarındaki gelişmeler, tahıl üretimine ilişkin beklentiler, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri, pamuk piyasasındaki daralma ve bölgesel tarım ticaretini etkileyen yeni düzenlemeler ele alındı. Toplantıda ayrıca GTB’nin yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar ve gelecek döneme ilişkin hedefler değerlendirildi. "Su meselesi artık tarımın en kritik başlığıdır" Toplantının açılış konuşmasını yapan GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Aralık ayı meclis toplantısının yılın son toplantısı olma özelliği taşıdığına dikkat çekerek, 2026 yılının tüm insanlık adına barışın, huzurun ve sağlığın hâkim olduğu bir yıl olması temennisinde bulundu. Küresel tahıl piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tiryakioğlu, bu sezon dünya genelinde tahıl üretiminde önemli bir artış beklendiğini ifade etti. Küresel tahıl üretiminin 2,5 milyar tona yaklaşmasının, devreden stoklarla birlikte toplam arzın tarihte ilk kez 3 milyar tonu aşmasının beklendiğini aktaran Tiryakioğlu, bu tablonun gıda fiyatları üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletebileceğini dile getirdi. Tiryakioğlu, "Tahılda artan küresel üretim, mısırdan buğdaya kadar birçok üründe tedarik zincirini daha öngörülebilir hâle getiriyor. Bu durum hem üretici hem de tüketici açısından daha dengeli bir piyasa yapısına işaret ediyor" dedi. Konuşmasında su kaynaklarının önemine de dikkat çeken Tiryakioğlu, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha net hissedildiğine dikkat çekti. Suyun korunması ve verimli kullanımının tarımsal sürdürülebilirlik açısından hayati önem taşıdığına vurgu yapan Tiryakioğlu, "Su meselesi artık tarımın en kritik başlığıdır. Küresel iklim değişikliği ekosistemin dengesini bozmuş, toprak, su ve hava rejimi değişmiştir. Bu değişim tarımsal üretimi doğrudan etkilemektedir" ifadelerini kullandı. Pamuk piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tiryakioğlu, ABD Tarım Bakanlığı’nın Türkiye Pamuk ve Ürünleri Güncellemesi raporuna dikkat çekti. Rapora göre pamuk ekim alanlarının yaklaşık yüzde 15 azalarak 395 bin hektara düşmesinin beklendiğini aktaran Tiryakioğlu, üretimde ise geçen yıla kıyasla yüzde 19’luk bir gerileme öngörüldüğünü söyledi. Bölgesel tarım ticaretini etkileyen önemli bir gelişmeye de değinen Tiryakioğlu, Suriye Arap Cumhuriyeti İthalat ve İhracat Ulusal Komitesi tarafından alınan kararla, çok sayıda tarım ürününün ithalatının Aralık 2025 itibarıyla yasaklandığını hatırlattı. Patates, limon, turunçgiller, nar, elma, kuru incir, sebze grupları, yer fıstığı, zeytin, zeytinyağı, yumurta ve kanatlı ürünleri başta olmak üzere birçok ürünü kapsayan bu kararın, bölgesel tarım ticareti açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. "2026’da daha güçlü adımlar atacağız" GTB Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsanın yıl boyunca yürüttüğü faaliyetler, hayata geçirilen projeler ve üyelere yönelik yapılan çalışmalar hakkında meclis üyelerine bilgiler verdi. 2025 yılı boyunca tarım ve ticaretin gelişimine katkı sağlayacak birçok çalışmayı hayata geçirdiklerini hatırlatan Akıncı, bu yılda da üreticiden tüccara, sanayiciden ihracatçıya kadar tüm paydaşların yanında olmaya devam ettiklerini ifade etti. Akıncı, "Gaziantep Ticaret Borsası olarak, sadece bugünün değil yarının ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla çalışıyoruz. Piyasaların sağlıklı işlemesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve üyelerimizin rekabet gücünün artırılması için 2026 yılında da kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" dedi. Konuşmasının sonunda yeni yıl mesajı da veren Akıncı, 2026 yılının tüm meclis üyeleri, üreticiler ve iş dünyası için bereketli, huzurlu ve başarılı bir yıl olmasını temenni etti.
Trendyol, Yerli Malı Haftası’nda coğrafi işaretli ürünlerle yerel kalkınmayı destekliyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:50 Trendyol, Yerli Malı Haftası’nda coğrafi işaretli ürünlerle yerel kalkınmayı destekliyor Trendyol, Yerli Malı Haftası kapsamında bu yıl Yöresel Ürünler ile Anadolu’nun dört bir yanındaki üreticileri desteklemeye devam ediyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş coğrafi işaretli ürünler başta olmak üzere zeytinyağından tarhanaya, kuruyemişten geleneksel el işlerine uzanan geniş bir yerel ürün yelpazesi, e-ticaret platformu aracılığıyla milyonlarca tüketiciyle buluşuyor. E-ticaret platformu Trendyol, 12-18 Aralık tarihleri arasında kutlanan Yerli Malı Haftası kapsamında yerel üretimin ve bilinçli tüketimin desteklenmesine katkı sunuyor. Yöresel Ürünler ile Anadolu’daki üreticilerin emeğini ve kültürel değerlerini dijital kanallarla görünür kılan Trendyol, yerel üretimi Türkiye genelindeki milyonlarca tüketiciyle buluşturuyor. Yerel üretime dijital güç Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenmiş coğrafi işaretli ürünler başta olmak üzere, geleneksel yöntemlerle üretilen yöresel gıdalar ve el emeği ürünler e-ticaret platformu üzerinden tüketicilerle buluşuyor. Türkiye’nin 81 ilinden üreticileri geniş müşteri ağıyla bir araya getiren e-ticaret platformu, yerel üretim ekosisteminin güçlenmesine katkı sağlıyor. Yerli Malı Haftası kapsamında artan ilgiyle birlikte Anadolu ekonomisine ve sürdürülebilir kalkınmaya olan destek daha da pekişiyor. Anadolu’nun değerleri sınırları aşıyor E-ticaret platformu, yerel üreticilerin yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da görünürlük kazanmasını hedefliyor. Dijital fırsat eşitliği yaklaşımıyla coğrafi işaretli ve yöresel ürünlerin e-ihracat yoluyla dünyaya açılması desteklenirken, Anadolu’daki üreticilere gelirlerini artırma ve işlerini büyütme imkanı sunuluyor. Yöresel Ürünler’e Trendyol mobil uygulaması ve internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.
Zonguldak’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 206 bini aştı, 4 bin 719 taşıt el değiştirdi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:48 Zonguldak’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 206 bini aştı, 4 bin 719 taşıt el değiştirdi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Kasım 2025 itibarıyla Zonguldak’ta trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı 206 bin 758 oldu. Aynı dönemde kentte 4 bin 719 taşıt noterler aracılığıyla el değiştirdi. Türkiye genelinde Kasım ayında 183 bin 172 adet taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı ay sonu itibarıyla 33 milyon 371 bin 446’ya ulaştı. Zonguldak’ta toplam taşıt sayısı içerisinde otomobiller ilk sırada yer aldı. Kasım ayı motorlu kara taşıtları sayısı toplam 206 bin 758 oldu. 114 bin 815’ini otomobil, 4 bin 321’ini minibüs, bin 853’ünü otobüs, 28 bin 547’sini kamyonet, 6 bin 963’ünü kamyon, 38 bin 442’sini motosiklet, 794’ünü özel amaçlı taşıtlar ve 11 bin 113’ünü traktörler oluşturdu. Kasım ayı verilerine göre Zonguldak’ta devri yapılan 4 bin 719 motorlu kara taşıtının 3 bin 266’sını otomobiller oluşturdu. Otomobilleri 614 kamyonet ve 508 motosiklet izledi. Aynı dönemde 96 minibüs, 39 otobüs, 86 kamyon, 15 özel amaçlı taşıt ve 95 traktör de el değiştirdi. TÜİK verilerine göre, Zonguldak’ta hem trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısında hem de ikinci el araç hareketliliğinde artış eğiliminin sürdüğü görüldü. Özellikle otomobil, kamyonet ve motosiklet devirlerinin, kentteki araç piyasasında belirleyici olduğu kaydedildi.