Son Dakika
|
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İstanbul’da organize suç örgütü operasyonu: 18 gözaltı
Hizbullah'tan İsrail'e roket saldırısı
İsrail ordusu, Lübnan’da Hizbullah’a ait roketatar sistemlerini hedef aldı
Rusya’dan 1 günlük ateşkes kararı
Silivri’de metan gazı patlaması: Bina tedbir amaçlı tahliye edildi
Netanyahu: "Lübnan'da ateşkes yok"
Rutte: "Trump’ın hayal kırıklığını hissettim"
EKONOMİ
Kırsal kalkınma hibeleri tanıtıldı
10 Nisan 2026 Cuma - 09:03:54
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında yayımlanan destekleme tebliği hakkında üretici ve yatırımcılara yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Programla birlikte kırsalda yatırım yapmak isteyenlere yüzde 70’e varan hibe desteği sağlanacağı bildirildi. Alaşehir’de düzenlenen bilgilendirme kapsamında AN-OK Özel İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Müdürü Ahmet Kocakabak, 03 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Tebliğ hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Kocakabak, tebliğin temel amacının mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemek, kırsal alanda alternatif gelir kaynakları oluşturmak ve tarımsal üretimde modern teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti. Genç ve kadın girişimcilere öncelik Program kapsamında özellikle kadın ve genç girişimcilere öncelik verileceğini belirten Kocakabak, gerçek ve tüzel kişilerin tarıma dayalı yatırımlarının hibe desteğiyle güçlendirileceğini söyledi. Tarımda dijitalleşme, yapay zekâ destekli sistemler, sensör teknolojileri, akıllı tarım uygulamaları ve robotik sistemlerin de destek kapsamında yer aldığını vurguladı. Geniş yatırım alanları destekleniyor Destek programı çerçevesinde bitkisel ve hayvansal üretim tesisleri, tarımsal ürün işleme, paketleme ve depolama yatırımları, soğuk hava depoları, çelik silolar, kapalı ortam üretim tesisleri, su ürünleri yetiştiriciliği, arıcılık, gübre işleme tesisleri ile ortak makine parkı projelerinin destekleneceği açıklandı. Programın Türkiye genelindeki 81 ilde uygulanacağı belirtildi. 30 milyon TL’ye kadar proje desteği Kocakabak, hibeye esas proje tutarının 30 milyon TL’yi geçemeyeceğini, aile işletmelerinde ise bu sınırın 8 milyon TL olduğunu ifade etti. Uygun bulunan projelerde KDV dâhil yatırım tutarının yüzde 50 ile yüzde 70’i arasında hibe desteği sağlanacağını kaydetti. Başvuruların Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi internet sitesi üzerinden yapılacağını belirten Kocakabak, detaylı bilgi almak isteyen üretici ve yatırımcıların şirketlerine başvurabileceğini sözlerine ekledi.
10 Nisan 2026 Cuma - 08:58
Ardahan’da Kadın Girişimciliği Zirvesine yoğun İlgi
Türkiye genelinde kadın girişimciliğini güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kadın Girişimciler Kurulu, bu kez Ardahan’da düzenlenen kapsamlı bir programla dikkat çekti. Kadın girişimciler ile girişimci olmayı hedefleyen çok sayıda kadının katıldığı etkinlik, bölgedeki ekonomik kalkınmaya kadınların daha aktif katılımını teşvik etmeyi amaçladı. Ardahan’da gerçekleştirilen buluşma yoğun ilgi gördü. Program kapsamında girişimcilik ekosistemine dair sunumlar, deneyim paylaşımları ve eğitim oturumları düzenlendi. Katılımcılar, kendi işini kurma sürecinde karşılaşabilecekleri zorluklar ve çözüm yolları hakkında detaylı bilgiler edinirken, ilham verici başarı hikâyeleriyle de motivasyon kazandı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ATSO Başkanı Çetin Demirci, kadınların iş dünyasındaki rolünün her geçen gün daha da güçlendiğine dikkat çekerek, kadın emeğinin ve liderliğinin yerelden başlayarak küresel ölçekte etki oluşturduğunu ifade etti. Demirci, "Kadınların iş dünyasında, akademide ve girişimcilikte üstlendikleri rol sürdürülebilir kalkınmanın en güçlü yapı taşlarından biridir. Güçlü kadın, güçlü ekonomi; güçlü ekonomi ise güçlü bir toplum demektir" dedi. Zirvede söz alan Seyhan Koçak ise kadınların üretimde, istihdamda ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer almasının toplumsal kalkınma açısından kritik bir rol oynadığını belirtti. Kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarının sadece bireysel değil, toplumsal refah açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. TOBB Ardahan Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Gizem Çınar da konuşmasında yerelde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek, Ardahan’da kadın girişimciliğini geliştirmeye yönelik projelerin artarak devam ettiğini söyledi. Çınar, kadınların iş hayatında daha görünür hale gelmesi için eğitim, mentorluk ve iş birliği çalışmalarının önemine dikkat çekti. Toplantıda söz alan Fatma Aydoğdu, Serap Kocaoğlu, Mülkiye Alagöz ve Elif Ülger Yalçın da kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi, yerel üretimin desteklenmesi ve sürdürülebilir iş modellerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Konuşmalarda özellikle kadınların ekonomik hayatta karşılaştığı engellerin aşılması için kurumlar arası iş birliğinin artırılmasının gerekliliği öne çıktı. Programda ayrıca girişimciler Nesrin Arslangörür ve Kader Çimen, kendi başarı hikâyelerini paylaşarak katılımcılara ilham verdi. Girişimcilik yolculuklarında karşılaştıkları zorlukları ve elde ettikleri başarıları samimi bir dille aktaran konuşmacılar, azim ve kararlılığın önemine dikkat çekti. Akademisyen Yeliz Demir ise girişimcilik ekosistemini akademik perspektiften değerlendirerek, teorik bilgi ile sahadaki uygulamaların birlikte yürütülmesinin gerekliliğini ifade etti. Kadın girişimcilerin bir araya gelerek deneyim paylaşımında bulunduğu program, aynı zamanda güçlü bir iletişim ağı kurulmasına da zemin hazırladı. Katılımcılar, yeni iş birlikleri geliştirme ve projeler üretme konusunda fikir alışverişinde bulunarak etkinliği verimli bir şekilde tamamladı.
10 Nisan 2026 Cuma - 01:21
Manisa’da zirai don nöbeti
MANİSA (İHA) – Manisa’nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar düşmesiyle birlikte badem üreticileri, ürünlerini korumak için bahçelerinde "zirai don nöbeti" tutmaya başladı. Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını don tehlikesine karşı korumaya çalışıyor. Demirci ilçesinde özellikle 900 rakımın üzerindeki ve 1000 metreye yakın bölgelerde bulunan badem bahçelerinde, ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde zarar görmemesi için üreticiler yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji verilerine göre 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı çiftçiler, akşam saatlerinden itibaren bahçelerinde dumanlama çalışmalarına başlıyor. Gece boyunca süren bu çalışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt da zirai donla mücadele eden üreticileri yalnız bırakmayarak gece saatlerinde bahçeleri ziyaret etti. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Şenyurt, üreticilere teknik destek sağlayıp alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Dumanlı koruma" ile ürünlerini kurtarmaya çalışıyorlar Oyukarkası mevkisinde bulunan ve 250 dönümlük alanda 5 bin badem ağacıyla üretim yapılan Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği’nde de yoğun bir mücadele yürütülüyor. Gece saatlerinde sıcaklığın eksi 3 dereceye kadar düştüğü bölgede üreticiler, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki sıcaklığı sıfır derece civarında tutarak filizlerin donmasını önlemeye çalışıyor. Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, geçen yıl zirai don nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, "5000 badem ağacımız var. Bu yıl tedbirlerimizi artırdık. En kolay yöntem dumanlama. Kendi ürünümüz olan badem kabuklarını yakıyoruz, çünkü daha uzun süre duman sağlıyor. Sigortamızı yaptırdık ama mücadeleyi bırakmıyoruz" dedi. "Erken uyarıları dikkate aldık" Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, bu yıl da benzer risklerin bulunduğunu ifade etti. Şenyurt, "Bakanlığımız geçtiğimiz yıl çiftçilerimize destek vermişti. Bu yıl da meteorolojik verilere göre zirai don riski var. Biz de üreticilerimizi önceden uyardık ve sahada çalışmaları takip ediyoruz. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanı bulunuyor. Meyve veren yaklaşık 200 bin, gelişim aşamasında ise 400 bin badem ağacı var. Bu sezon 500 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka da erken uyarı sistemlerini dikkate alarak önlem aldıklarını belirterek, "Önümüzdeki iki gece sıcaklığın eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Dumanlama yöntemiyle bahçemizde yaklaşık 2 derecelik bir sıcaklık artışı sağlayarak bademlerimizi korumaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Zirai don riskinin devam ettiği Demirci’de çiftçiler, ürünlerini korumak için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.
09 Nisan 2026 Perşembe - 22:09
TİM delegesi Akgül: "BAİB seçimlerinde ortaya çıkan tablo iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansımasıdır"
Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Olağan Genel Kurulu, yüksek katılım ve rekabet ortamında tamamlandı. Turkuaz listede Mehmet Ali Can, kırmızı listede Ramazan Keskin’in yer aldığı seçimde BAİB yönetim kurulu turkuaz liste tarafından oluşturulurken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) delegeliği MÜSİAD Antalya Şube Başkanı Yusuf Akgül’ün birinci sırada bulunduğu kırmızı liste tarafından kazanıldı. Akgül, ortaya çıkan tablonun iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olduğunu söyledi. MÜSİAD Antalya Şube Başkanı ve TİM delegesi Yusuf Akgül, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, ortaya çıkan tablonun iş dünyasının ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olduğunu belirtti. Akgül, seçim sürecinde kırmızı listenin MÜSİAD Antalya başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteğini aldığını ifade ederek, bu birlikteliğin sahaya da güçlü şekilde yansıdığını kaydetti. İhracatçıların beklenti ve taleplerinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurgulayan Akgül, genel kurul sonuçlarının bu yönüyle dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu ile temsil yapısının farklı listelerde şekillenmesine de değinen Akgül, "Genel kurulda oluşan tablo, klasik seçim dengelerinin ötesinde bir sonuç ortaya koymuştur. Yönetim turkuaz listede oluşurken, TİM delegeliğinde farklı bir tercih ortaya çıkmıştır. Bu durum, sahadaki temsil gücünün ve ihracatçının beklentilerinin farklı bir zeminde karşılık bulduğunu göstermektedir" ifadelerini kullandı. TİM delegeliğinde birinci sırada yer almasının kendileri açısından önemli bir sorumluluk olduğunu belirten Akgül, "Bu sonuç, ihracat camiamızın bize duyduğu güvenin açık bir göstergesidir. Bu güvene layık olmak adına tüm ihracatçılarımızın ortak menfaatlerini gözeterek çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Yeni dönemde iş birliği ve istişareye dayalı bir yaklaşımın önemine dikkat çeken Akgül, BAİB’in hem yönetim hem de temsil boyutunda uyum içinde hareket etmesinin bölge ihracatı açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Nisan 2026 Çarşamba- 14:36
Sinop’ta iki büyük fuar aynı anda açılacak
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 18:25
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:59
Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:00
Adana’nın tescilli lezzeti şalgam, karnavalın gözdesi oldu
5
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:15
Edremit’in Avrupa uçuşları masaya yatırıldı
23 Aralık 2025 Salı - 11:29
Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi projesi tanıtıldı
İstanbul Ticaret Odası öncülüğünde, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilecek Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi Projesi’nin tanıtımı, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımıyla gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Odası öncülüğünde, İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteğiyle hayata geçirilecek Veri İstanbul: Yapay Zeka Destekli Açık Veri Kütüphanesi Projesi’nin tanıtımı, İstanbul Valisi Davut Gül, İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in katılımıyla gerçekleştirildi. İTO merkez binasında tanıtımı gerçekleştirilen projenin detayları katılımcılara aktarıldı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Hem dün, hem de bugün Veri İstanbul’u yaparken, tek hedefimiz açık bilgiyi kullanılabilir bilgi yapmak, ihtiyacı olan herkes için faydalı bilgiye dönüştürmek. Gözümüzün önündeki sayısal gerçekliği, işimizi ve üretimimizin gerçeği yapmak" dedi. "Verilere yeni bir anlam katmayı çok önemsiyoruz" İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Dijital çağın hayat ve iş yapış tarzımızı dönüştürdüğü günümüzde biz de verilere yeni bir anlam katmayı çok önemsiyoruz. Bu amaçla ilk adımı attık ve istatistik birimimizi, Stratejik Araştırmalar Merkezi’ne (İTOSAM) dönüştürdük. Burada farklı kurumlar tarafından toplanan verileri bir araya getirerek geniş veri havuzu oluşturan; ekonomik hayatın hacmini ve canlılığını ölçen veri setleri hazırlayan; özetle İstanbul ve Türkiye ekonomisine yönelik araştırmalar yapan güçlü bir yapı oluşturduk. Şimdi de bu çalışmalarımızı İstanbul Valiliğimizin büyük katkısı ve İSTKA desteğiyle yeni bir içeriğe ve evreye taşıyoruz" şeklinde konuştu. "Bugünün dili yapay zekadır" Günümüz dilinin yapay zeka olduğunu belirten Avdagiç, "Projemizin basit bir hedefi var: İstanbul’da açık veri kaynaklarına erişimi kolaylaştırmak; farkındalığı temin ederek bu verilerin araştırmacılar, teknoloji geliştiriciler ve iş dünyasınca etkin şekilde kullanılmasını sağlamak. Biliyorsunuz, bugünün dili yapay zekadır. Bu nedenle biz de projemizde yapay zekadan azami ölçüde yararlanacak ve yapay zeka destekli etkin bir açık veri kütüphanesi platformu oluşturacağız. Böylece İstanbul’un ekonomik ve ticari hayatını analiz edecek, inovasyon ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunacağız. Bunu başardığımız takdirde sizlerle birlikte mutlaka başaracağımıza inanıyorum, İstanbul birçok alanda sahip olduğu küresel merkez olma vasfına, veri bilimi ve teknoloji inovasyonu merkezi olmayı da ekleyecektir" ifadelerini kullandı. "Bilginin daha çok ihracat ve daha çok refah olduğunu" hep birlikte göreceğiz" Bilginin ihracat ve refah olduğunun altını çizen Avdagiç, "Bilginin daha çok ihracat ve daha çok refah olduğunu" hep birlikte göreceğiz. Çünkü bu projeyle büyük veriye dayalı girişimlerin oluşmasını sağlayıp destekleyeceğiz. Kuşkusuz, Veri İstanbul yabancı yatırımcılardan daha çok istifade edilerek, İstanbul’un ticari ve ekonomik gelişiminin artmasını da sağlayacak. Yine projenin en önemli taraflarından biri de bilgi artık cebimizde olacak. Çünkü Veri İstanbul mobil uygulamasını da devreye almayı planlıyoruz" şeklinde konuştu.
23 Aralık 2025 Salı - 11:20
Bulgaristan levası tabelalardan kalktı
Yeni yıla kısa bir süre kala yaşanan gelişmeler Edirne’de de etkisini göstermeye başladı. Bulgaristan ile yoğun sınır ticaretinin yaşandığı kentte, döviz bürolarındaki fiyat bilgilendirme tabelalarından Bulgar levası kuru kaldırıldı. Her ne kadar tabelalarda yer almasa da, döviz bürolarının leva bozdurma işlemlerini sürdürdüğü öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, leva bozdurmak isteyen vatandaşlar için alım fiyatlarının 20 ile 24 TL arasında değiştiği ifade ediliyor. Bulgaristan euroya geçiyor Bulgaristan, 1 Ocak 2026 itibarıyla euroya geçerek Euro Bölgesi’nin 21’inci üyesi olacak. Bu adımla birlikte, 1881 yılından bu yana kullanılan ulusal para birimi leva, yaklaşık 145 yıl sonra tedavülden kalkacak. Böylece Bulgaristan tarihinde ikinci kez resmi para birimi değişmiş olacak. 1997 yılından bu yana para kurulu sistemi uygulayan Bulgaristan’da leva, önce Alman markına, ardından euroya sabitlenmişti. Euroya geçişle birlikte uygulanacak sabit kur 1 euro = 1,95583 Bulgar levası olarak belirlendi. Bu oran, Alman markının euroya dönüşmesiyle birlikte 1999 yılından bu yana fiilen uygulanıyordu. TCMB’den resmi düzenleme Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2 Ocak 2026’dan itibaren alım satıma konu olan dövizler listesinden Bulgar levasını çıkardı. Söz konusu karar, 20 Aralık tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2008-32/34 sayılı tebliğine ilişkin TCMB genelgesinde yapılan değişiklikleri kapsıyor. Alınan kararla birlikte, TCMB nezdinde Bulgar levası üzerinden gerçekleştirilen alım-satım işlemleri 2026 yılının başından itibaren sona erecek. Bulgaristan’ın euroya geçmesiyle birlikte söz konusu işlemler bundan sonra euro üzerinden yapılacak.
23 Aralık 2025 Salı - 10:54
Türkiye-Pakistan kardeşliği savunma ve havacılıkta güçleniyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Türkiye ile Pakistan arasındaki köklü kardeşlik bağlarını uzay, havacılık ve savunma sanayii alanında daha da ileri taşımak amacıyla Pakistan’a ‘Sektörel Ticaret Heyeti’ programı düzenledi. Ticaret Bakanlığı’nın destekleriyle Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen programda, iki ülke arasında savunma sanayii, havacılık teknolojileri ve stratejik yatırımlar alanında yeni iş birliği fırsatları ele alındı. Program kapsamında BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi (BASDEC) Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu ve BASDEC üyesi firmalardan oluşan heyet, Pakistan’da üst düzey temaslarda bulundu. Heyet Pakistan İletişim ve Türkiye-Azerbaycan Yatırım Bakanı Abdul Aleem Khan, Pakistan Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan, Pakistan Sanayi ve Üretim Bakanı Haroon Akhtar Khan ile Pakistan Turizm ve Altyapı Bakanı Sardar Yasir İlyas Khan ile bir araya gelerek savunma ve havacılık sanayiinde ortak projeleri değerlendirdi. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Türkiye-Pakistan ekonomik iş birliğinin çatı kuruluşlarıyla da temaslarını sürdüren BTSO heyeti, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkanı Umar Qureshi ve Başkan Yardımcısı Qurrat-ul-Ain ile görüşmeler gerçekleştirdi. Program çerçevesinde Pakistan’ın önde gelen teknik üniversiteleri arasında yer alan National University of Science and Technology (NUST) ile Turkish Aerospace Pakistan (TAİ-Pakistan) ofisi ziyaret edildi. TAİ Pakistan Direktörü Muhammad Sohail Sajid, Türkiye’nin milli havacılık projeleri KAAN ve HÜRJET kapsamında yürütülen tasarım ve prototip çalışmaları hakkında heyete kapsamlı bilgiler sundu. İşbirliği imkanları da konuşuldu BTSO ve BASDEC heyeti ayrıca Pakistan ordusunun zırhlı araç ve tank üretim merkezi Heavy Industries Taxila (HIT), silah ve mühimmat üretiminde kritik rol üstlenen Pakistan Ordnance Factories (POF) ile Pakistan Hava Kuvvetleri’nin uçak ihtiyaçlarını karşılayan Pakistan Aeronautical Complex (PAC) Kamra tesislerinde incelemelerde bulundu. Heyet, temasları kapsamında Pakistan Mühendislik Konseyi ve Pakistan Havacılık Konseyi üyeleriyle de ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek somut iş birliği adımlarını görüştü. Pakistan’da B2B görüşmeleri BTSO Savunma Sanayii ve Havacılık Konseyi Başkanı Aptullah Saner, Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, dost ve kardeş ülke Pakistan’ın heyeti tüm temaslarda en üst düzey protokol ve yakın ilgiyle karşıladığını belirtti. Saner, dört günlük ziyaret kapsamında önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade ederek şunları söyledi: "Pakistan’da Sanayi ve Üretim, İletişim, Turizm ve Ticaret Bakanları ile bir araya geldik. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği, Havacılık Konseyi ve Mühendislik Konseyi ile toplantılar ve B2B görüşmeler gerçekleştirdik. Üniversiteler ve AR-GE merkezlerinin ardından uçak, zırhlı araç ve silah üretim tesislerini ziyaret ettik ve tüm ziyaretlerimizde en üst düzeyde ağırlandık. Etkinliklerin tamamına Savunma Sanayii Başkanlığımız ile Büyükelçilik yetkililerimiz eşlik etti." "Pakistan büyük fırsatlar sunuyor" Gördükleri ilgi ve misafirperverliğin iki ülke arasındaki güven ilişkisini açıkça ortaya koyduğunu vurgulayan Saner, bunun ekonomik ve kültürel alanlarda önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi. Saner, "Bizleri son derece memnun eden bu yaklaşım, Türkiye ile Pakistan arasındaki karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesidir. Güven, her türlü iş birliğinin temelidir. 251 milyon nüfusa sahip bu kardeş ülke savunma ve havacılık sektörümüzün yanı sıra inşaat, gıda, turizm, metal ve makine gibi birçok sektörde önemli iş fırsatları barındırmaktadır." diye konuştu. Ziyaret sonrası sürecin de yakından takip edileceğini belirten Saner, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu seyahatin ardından ortaya çıkan iş fırsatlarının ve ülkeler arası gelişmelerin takipçisi ve destekçisi olacağız. Başarılı organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, katılımcılarımıza ve Pakistan’daki dostlarımıza BTSO Savunma Havacılık Konseyi ve BASDEC Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum." "Pakistan Türkiye’yi gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" BASDEC Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu, BASDEC heyetinin Pakistan ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Pakistan’da son derece üst düzeyde karşılandıklarını belirterek, "Pakistan yöneticileri ve halkı, Türkleri gerçek anlamda kardeş olarak görüyor" dedi. Pakistan’ın savunma ve havacılık başta olmak üzere gelişmiş bir askeri sanayiye sahip olduğunu vurgulayan Hatipoğlu, normal şartlarda girilmesi mümkün olmayan askeri tesisleri ziyaret etme imkânı bulduklarını ifade etti. Pakistan’da Ar-Ge çalışmalarının oldukça ileri seviyede olduğunu belirten Hatipoğlu, NUST’un bunun önemli bir örneği olduğunu dile getirerek, Pakistanlı mühendislerin cazip şartlarla Türkiye’de istihdam edilebileceğini, ayrıca nitelikli uluslararası mühendis yetiştirilmesi konusunda Pakistan Engineering Council (PEC) ile iş birliği yapılabileceğini kaydetti. "Pakistanlı firmalar ile görüşmeler sürecek" BASDEC üyesi firmalar için Pakistan’da önemli fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Hatipoğlu, uçak sanayi, mühimmat ve silah sanayi, dron üretimi, makine, kalıp ve fikstür, havalimanı yer ekipmanları ile komponent ve yarı mamul üretimi alanlarında Pakistanlı kuruluşlarla karşılıklı iş birliklerinin mümkün olduğunu vurguladı. Ziyaret edilen Pakistanlı kuruluşları Bursa’ya davet ederek, firmalar bazında somut iş birliği imkanlarını görüşmeyi planlandıklarını ifade eden Hatipoğlu, hâlihazırda COMIT firmasının elektronik mayın dedektörü satışı projesi ile UÇAKSAN firmasının kamikaze dron üretimi projelerinin görüşme aşamasında olduğunu söyledi. Dr. Hatipoğlu, Ticaret Bakanlığı’na, Savunma Sanayii Müşaviri Abdullah Orhan’a, Pakistan Yatırım Konsolosu Ahmet Khan’a ve Pakistan’daki firmalara desteklerinden dolayı teşekkür etti. "Elektronik mayın dedektörü ihracatı için somut adımlar attık" COMIT Mühendislik Genel Müdürü Fatih Mestan, Pakistan’da gerçekleştirdikleri görüşmelerin son derece olumlu geçtiğini söyledi. Elektronik mayın dedektörü ihracatı kapsamında devam eden tekliflendirme ve ihale süreçleri hakkında dört ayrı bakanlığa bilgi verme imkânı bulduklarını belirten Mestan, şu ifadeleri kullandı: "Savunma Bakanlığı ile devam eden görüşmelerimiz ve taleplerimiz hakkında kapsamlı bilgilendirmede bulunduk. Ayrıca ziyaret ettiğimiz Heavy Industries Taxila firmasında üretilen tanklar için de dedektör tedarik edebileceğimizi ifade ettik ve bu konuda olumlu geri dönüşler aldık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." "Milli savunma vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyoruz" ERFA Makine Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Onan, ziyaretin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Onan, "BASDEC iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Pakistan ziyaretimiz, beklentilerimizin de üzerinde oldukça verimli ve umut verici gelişmelerle tamamlandı. Türkiye ve Pakistan arasında, ülkemiz adına stratejik öneme sahip ve büyük kazanımlar getirecek bir iş birliğinin temellerinin atıldığına inanıyoruz." dedi. Bursa sanayisinin uluslararası alandaki gücüne dikkat çeken Onan, "Bursa’mızın sanayi gücünü küresel ölçekte daha ileriye taşımak ve milli savunma vizyonumuza katkı sağlamak adına böylesine önemli bir sürecin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu önemli organizasyonun başarıyla sonuçlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyoruz." şeklinde konuştu. "Pakistan temaslarımız oldukça olumlu geçti" UÇAKSAN Yönetim Kurulu Başkanı Emre Balcı, ULUTEK Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren Ar-Ge merkezleriyle savunma ve havacılık alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini belirterek, BASDEC’in firmalar için büyük bir güç oluşturduğunu söyledi. Balcı, "Yurt içi ve yurt dışında iş görüşmelerini küme olarak yapmak bizim için çok büyük bir avantaj. Pakistan, Türkiye’ye yakınlığı nedeniyle öncelikli ülkelerimizden biri oldu. Bu kapsamda Pakistanlı partnerlerle iş birliği yapmak için bir ziyaret gerçekleştirdik ve temaslarımız oldukça olumlu geçti." dedi. Ziyaret kapsamında dört bakan, hava kuvvetleri ve genelkurmay yetkilileri ile görüşmeler yaptıklarını aktaran Balcı, süreçlerin zaman aldığını ancak güçlü iş birlikleri hedeflediklerini vurguladı. Balcı, "Pakistanlı ortaklarla çalışarak kendi ürünlerimizi farklı bir modelle aktarmayı planlıyoruz. Karşı taraf da bu iş birliklerine olumlu yaklaşıyor. Kısa süre içinde somut çalışmaların başlayacağını söyleyebilirim. Onlar da Türkiye’yi ziyaret etmeyi planlıyor. Bu ziyaret tek başına yapılabilecek bir organizasyon değildi, tamamen kümelenme içinden çıkan ortak aklın bir sonucu oldu. Savunma ve havacılık alanında çalışacak firmalara BASDEC üyesi olmalarını tavsiye ediyorum. Bu faaliyetlerin hayata geçmesine büyük katkı sağlayan BTSO’ya teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
23 Aralık 2025 Salı - 10:54
Elazığ’da hazırlanan proje bakanlıktan destek aldı
Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) tarafından hazırlanan proje, IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi’nde Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan destek almaya hak kazandı. IPARD III Programı 6. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamındaki LEADER Yaklaşımı Tedbiri’ne başvuruda bulunan 60 ildeki 156 Yerel Eylem Grubunun (YEG) tamamı desteklenmeye hak kazandı. Yaklaşık 2.2 milyar TL tutarındaki yerel kalkınma stratejisi bütçeli 156 YEG Derneğin yüzde 100 hibeyle destekleneceği aktarıldı. Destek alan 156 dernek arasına Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği’de yer aldı. Bu kapsamda Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği, il genelinde aktif olarak faaliyet gösteren tek Yerel Eylem Grubu olma özelliğini taşıdı. Derneğin 2025-2030 dönemini kapsayan 5 Yıllık Yerel Kalkınma Stratejisi ve Eylem Planı, proje uzmanı Bihter Yaldız Tut tarafından hazırlanarak kapsamlı analizler, katılımcı toplantılar ve yerel ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirildi. Hazırlanan strateji ve eylem planları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanarak desteklenmeye hak kazandı. Dernek, yıllık 60 bin Euro olmak üzere yüzde 100 hibe desteğiyle, 5 yıllık dönemde yaklaşık 15 milyon TL tutarında kırsal kalkınma kaynağını bölgeye kazandırma hakkı elde etti. Bu süreçte, Baskil Yerel Eylem Grubu Derneği ile Elazığ Toplum ve Proje Derneği (ETOPDER) arasında imzalanacak iş birliği protokolü çerçevesinde, 5 yıllık kalkınma programının etkin ve şeffaf bir şekilde uygulanması planlanıyor. Dernek Başkanı ve proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma politikaları çerçevesinde uygulanan LEADER Tedbiri, yerelden kalkınma yaklaşımını esas alan, katılımcı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir modeldir. Bu yaklaşım doğrultusunda kurulan Yerel Eylem Grupları (YEG); kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ve yerel halkın bir araya gelerek bölgesel ihtiyaçlara uygun kalkınma stratejileri geliştirmesini amaçlar. Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda, IPARD Programı kapsamında uygulanan LEADER Tedbiri ile Yerel Eylem Grupları desteklenmektedir. YEG’ler; ilçelerde kaymakamlık oluru ve valilik onayı ile kurulan, tüzel kişiliğe sahip dernek statüsünde yapılardır. İlçe belediyeleri, kaymakamlıklar ve ilgili kamu kurumları bu yapıların doğal paydaşları ve tüzel üyeleri arasında yer alırken; kadınlar, gençler, çiftçiler, üreticiler, esnaf ve sivil toplum temsilcileri yönetim süreçlerine aktif olarak dahil edilmektedir. Bu yönüyle YEG’ler, ilçede yaşayan her kesimin temsiline dayalı kapsayıcı bir yönetişim modeli sunar" dedi. Proje uzmanı Bihter Yaldız Tut, "ETOPDER’in proje geliştirme, uygulama, izleme ve raporlama alanlarındaki kurumsal kapasitesi, stratejinin sahaya güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Dernek olarak Baskil Yerel Eylem Grubu’nun kalkınma stratejilerinin hazırlanmasında hem de uygulanacak projelerin koordinasyonunda aktif rol üstlenerek, yerel kalkınmaya sürdürülebilir ve katılımcı bir vizyon kazandırmayı hedeflemekteyiz. IPARD III Programı döneminde uygulanacak bu strateji ile; tarım ve kırsal üretimin desteklenmesi, kadınlar ve gençler başta olmak üzere dezavantajlı grupların güçlendirilmesi, yerel girişimciliğin ve sosyal kalkınmanın teşvik edilmesi, sivil toplumun kapasitesinin artırılması, katılımcı ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.
23 Aralık 2025 Salı - 10:46
"Sürdürülebilir Geleceği Tasarla" (SGT) Yarışması’nın 10’uncusu sonuçlandı
Rönesans Holding’in, 10’uncusunu düzenlediği "Sürdürülebilir Geleceği Tasarla" Yarışması bu yıl Esmiyor ve Impact Hub İstanbul iş birliği ile gerçekleşti. İklim değişikliği ile mücadele olarak belirlenen tema çerçevesinde ‘Azaltım’ veya ‘Uyum ve Dayanıklılık’ odağında projelerin kabul edildiği Sürdürülebilir Geleceği Tasarla Yarışması’nda yapı, ürün ve hizmet tasarımı kategorilerinde toplam dokuz proje ödül aldı.
23 Aralık 2025 Salı - 10:27
Almanya’ya turizm ve ticaret ziyareti
Balıkesir’in Edremit ilçesinde turizmi canlandırmak, Avrupa’dan bölgeye olan uçuşları artırmak ve ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla Almanya’nın Düsseldorf şehrine Edremit Ticaret Odası tarafından geniş katılımlı bir iş gezisi düzenlendi. Edremit Ticaret Odası (ETO) tarafından 24-26 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen Fest’Olive Edremit Zeytinyağı Tadım Festivali’nde ağırlanan Alman seyahat acenteleri ile başlayan ziyaretlerin devamı niteliğindeki ziyaret, 18-21 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. COOP TRR ve TÜRSAB Çanakkale-Balıkesir Bölge Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen gezide; turizm sezonunun uzatılması, turist sayısının artırılması ve iki bölge arasında güçlü ticari ağların kurulması hedeflendi. Düsseldorf programına; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Kocaseyit Havalimanı Müdürü Taner Ödemiş, Güney Marmara Kalkınma Ajansı Turizm Destinasyon Yönetim Birimi Başkanı Esra Karakoç, Edremit Ticaret Odası Meclis Başkanı Bayram Kayahan ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin katılım sağladı. Ayrıca heyette; Meclis Başkan Yardımcıları Ercan Tanuç ve Barış Sözeri, Yönetim Kurulu Üyeleri Fahri Şık, Gökhan Yeler, Savaş Can, Sezgin Sönmez, Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜRSAB Çanakkale Balıkesir Bölge Başkanı Fatih Ergün, Meclis Üyesi Atamer Ulusoy, Tarım ve Hayvancılık Meslek Komitesi Başkanı Halil Aktay, ETO Genel Sekreter Yardımcısı Adil Oklu ile Dış Ticaret/Üye İlişkileri Sorumlusu Tuna Salon da yer aldı.
23 Aralık 2025 Salı - 10:15
Dolap, 2024’te ikinci el satışlarla 307 bin tonu aşkın karbon salımının önüne geçti
Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. 2024 yılı boyunca Dolap uygulaması üzerinden gerçekleştirilen ikinci el ürün satışları sayesinde 307 bin 340 ton karbon eşdeğeri (COe) karbon ayak izi engellendi. İkinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap, Döngüsel Etki Raporu’nun ikincisini yayınladı. Platform üzerinden geçtiğimiz yıl 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırılırken, her bir satış yeni üretim ihtiyacını azaltarak doğal kaynak kullanımı, enerji tüketimi ve karbon salımı üzerinde pozitif etki oluşturdu. Platformda gerçekleşen her alışveriş, ürünlerin yaşam döngüsünü uzatarak kullan-at anlayışına alternatif tüketim kültürünü güçlendiriyor. Rapor, ikinci el alışverişin daha adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir tüketim modeline geçişte kritik bir rol oynadığını ortaya koyarken, kullanıcılarıyla birlikte oluşturulan bu döngünün gezegen yararına kalıcı bir dönüşüm oluşturma potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor. İkinci el alışverişle ölçülebilir çevresel etki Raporda yer alan veriler, ikinci el alışverişin bireysel bir tercih olmanın ötesinde, iklim kriziyle mücadelede anlamlı bir araç olduğunu ortaya koyuyor. Tek bir giysinin ikinci el dolaşımına sokulması ortalama 25-30 kilogram karbondioksit salımını engellerken, yeniden kullanım geri dönüşüme kıyasla yüzde 90’a varan enerji tasarrufu sağlıyor ve binlerce litre su kullanımının önüne geçiyor. 2024 yılı boyunca platform üzerinden gerçekleşen satışlar sayesinde önlenen 307 bin 340 ton karbon salımı, 80 bin 456 benzinli aracın bir yıl boyunca trafikten çekilmesine, 71 bin 882 evin yıllık elektrik tüketimine veya 177 milyon litre dizel kullanımına eşdeğer bir kazanca karşılık geliyor. Bu sonuçlar, ikinci el alışverişin ölçülebilir etkilerini net olarak ortaya koyuyor. Karbon ayak izi azaltımında en yüksek katkı; Kadın ve Erkek, Elektronik, Ev ve Yaşam ile Bebek ve Çocuk kategorilerinde gerçekleşti. Satış verileri baz alınarak 2024 yılında karbon salımının en fazla önlendiği ürünler arasında pantolon, kahve makinesi, bebek arabası ve puset gibi ürün grupları öne çıktı. 2024’te satılan 8 milyon giyim ürünüyle 307 bin ton karbon eşdeğeri ve 35,7 ton tekstil atığı önlendi 2024 yılında platform üzerinden satılan 8 milyona yakın giyim ürünü sayesinde 446 milyon litre su kullanımının, 35,7 ton tekstil atığının ve 307 bin 340 ton COe karbon ayak izinin oluşması önlendi. Genel giyim sektörü ortalamaları esas alınarak yapılan hesaplamalar, platformda yeniden satışa sunulan tekstil ürünleri sayesinde 3 bin 245 kişinin bir yılda oluşturacağı toplam tekstil atığının sistem dışına çıkmasının önlendiğini ortaya koyuyor. İkinci el satış, birinci el fayda Platformun oluşturduğu etki yalnızca çevresel boyutla sınırlı kalmıyor. Kullanmadıkları ürünleri ikinci el olarak satarak gelir elde eden binlerce kadın, hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem döngüsel ekonomiyi destekliyor. Bu döngü, ekonomik tasarrufla birlikte toplumsal dayanışmayı da destekleyen bir etki alanı oluşturuyor. Platform, döngüsel ekonomi yaklaşımını sosyal etki projeleriyle desteklemeyi sürdürüyor. Depremden etkilenen kadınlara yönelik hayata geçirilen "Hayallerime Giden Yol" programı kapsamında satış ve dijital mağazacılık eğitimleri verilerek, katılımcıların sürdürülebilir gelir elde etmeleri destekleniyor. Platform ayrıca, "Giy, Sat, Bağışla" yaklaşımıyla kullanıcıların satış gelirlerinden sivil toplum kuruluşlarına bağış yapabilmesine imkan tanıyor. İkinci el Z kuşağında yeni tüketim normuna dönüşüyor Raporda yer alan küresel veriler, ikinci el alışverişin özellikle genç nesilde hızla yaygınlaştığını gösteriyor. Z kuşağının önemli bir bölümü ikinci el giyimi yeni bir tüketim normu olarak görürken, küresel ikinci el pazarının önümüzdeki yıllarda hızla büyümesi bekleniyor. Platform, dijitalleşme ile döngüsel ekonomiyi buluşturan yapısıyla, bu dönüşümün Türkiye’deki en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. İl bazında yapılan hesaplamalar, platform üzerinden gerçekleşen ikinci el satışların Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde yalnızca bireysel değil, bölgesel ölçekte de karbon salımını azalttığını ortaya koyuyor. Satışların çevresel etkisi, il düzeyinde ortalama ürün başına düşen karbon ayak izi verileriyle hesaplanarak, döngüsel ekonominin yaygınlaştıkça çevresel faydayı ülke geneline yayılan somut bir etkiye dönüştürebildiğini gösteriyor. Raporun öne çıkanları konular şöyle: 2024 yılında ikinci el alışverişle 307 bin 340 ton COe karbon salımı önlendi. Bu miktar, 80 bin 456 aracın bir yıl trafikten çekilmesine eşdeğer. 16 milyondan fazla ürün yeniden dolaşıma kazandırıldı. Yaklaşık 8 milyon adet giyim ürünü ikinci elde satıldı. 446 milyon litre su tasarrufu sağlandı. 35,7 ton tekstil atığının oluşması engellendi.
23 Aralık 2025 Salı - 10:00
Bosch Fabrikası’nda ışıklı isyan
Bursa’daki Bosch Fabrikası’nda çalışan işçiler, 2025-2027 dönemi Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine fabrika önünde eylem gerçekleştirdi. Sabah erken saatlerinde karanlıkta fabrika önünde toplanan işçiler ellerindeki cep telefonlarının ışıklarını yakıp sloganlarla protesto gerçekleştirdi.
23 Aralık 2025 Salı - 09:50
Kütahya’da yapımı devam eden öğretmenevine inceleme
Kütahya Valisi Musa Işın, il protokolü ile birlikte yapımı devam eden öğretmenevi binasında incelemelerde bulundu. Ziyaret kapsamında öğretmenevinin konaklama odaları, sosyal alanları, hizmet birimleri ve teknik bölümlerini gezen Vali Işın, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Projenin fiziki gerçekleşme oranı, kullanılan malzemeler ile planlanan teslim süreci yerinde değerlendirildi. Vali Musa Işın, öğretmenlerin ve misafirlerin konforunu önceleyen, çağdaş ve nitelikli bir hizmet anlayışıyla öğretmenevinin tamamlanmasının önemine dikkat çekerek, çalışmaların belirlenen takvim doğrultusunda ve kalite standartlarından ödün verilmeden sürdürülmesini istedi. İnceleme programı, yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
23 Aralık 2025 Salı - 09:46
Ortaya çıkan arşiv Türk Çayı’nın tarihine ışık tutuyor
Rize’de çayın tarihinin yıllar sonra ortaya çıkan arşivle daha da eski tarihlere dayandığı ortaya çıktı. Rize’de bilinen tarihi 1938 olan çay üretiminin tarihi, 1934 yılında bugünün Ziraat Bahçesi dönemin ise Fidanlık Merkezi’nde işe Fen Memuru olarak işe başlayan Rauf Başar’ın ortaya çıkan arşivi ile netlik kazandı. İlk yapılan çalışmalardan Rize’nin toprak analizlerine kadar her şeyin yer aldığı arşivde sadece çayın değil birçok ürünün de Fidanlık Merkezi’nde üretildiği yine bu arşiv sayesinde ortaya çıktı. Mandalina, portakal ve limon fidanlarının üretildiği Fidanlık Merkezi’nde bu fidanlar o dönemlerde halka tamamen ücretsiz dağıtılmış. Ayrıca 1 sürgünde çay müstahsillerinden 500 bin tona yakın üretimi olan çayın da ilk yılında 35 kilogram olduğu, dönemin fen memuru Rauf Başar’ın tuttuğu belgelerin ortaya çıkmasıyla kayıtlara geçti. Arşivde en dikkat çekici konu ise o dönemlerde yapılan toprak analizleri sonucunda amonyum sülfat gübrenin bölgeyi sel bölgesi yapacağına dikkat çeken Başar, gübrenin yasaklanması gerektiğini yazmış. Ancak Başar’ın bu tavsiyesi 2019 yılında hayat bulmuş. "Çaya çok emek verdi ama ismi hiç geçmiyor" Çay tarımının ilk yılında sadece 35 kilogram yaş çay elde edildiğini ortaya çıkan arşivler sayesinde öğrendiklerini ifade eden Araştırmacı-Yazar Recep Koyuncu "Çayla ilgili yazılan kitapların büyük bir kısmında 1939 yılında, çok az bir kısmında ise 1938 yılında üretildiği yazar. Bizim elimizde olan bu belgelerin ışığında çayın tarihini 1931 yılına indirmiş oluyoruz. 1931 yılından itibaren Ziraat Çay Bahçesi dediğimiz alanda çay dikim işlemleri yapılmış. Bunlardan bir günlük sayesinde haberimiz oldu. Günlük toplanan yaş yaprak miktarları yazılmış. O dönemlerde çay elle yapılıyordu. O tarihlerde elde çay yapıldığını öğrenmiş bulunuyoruz. Rauf Başar’ın arşivindeki deftere göre ilk alınan yaş çay 35 kilogram. Fidanlıktan alındığını da bu arşiv sayesinde tespit ediyoruz. Onun da fotoğrafı var. Elle yapılan bu üretimin fotoğrafı çekilmiş. O da Rauf Başar’ın arşivinde yer almış" ifadelerini kullandı. Arşivi ortaya çıkan Fen Memuru Rauf Başar’ın arşivi ortaya çıkmadan önce kendisinin çay tarımına birçok hizmet vermesine rağmen çayın literatüründe adının yer almadığını ifade eden Koyuncu "Rauf Başar aslında bir Rizeli hemşehrimiz. 1934 yılında Ziraat’ta fen memuru olarak işe başlamış. 1942 yılında verem hastalığına yakalanmış ve 1945 yılında vefat etmiş. Kısacık ömrü hayatı boyunca çay tarımına çok önemli hizmetler yaptığını görmekteyiz. Fakat bugüne kadar çayla ilgili olan literatürde maalesef adı hiç geçmemekte" dedi. Araştırmacı Yazar Koyuncu, belgeler ortaya çıkmadan önce 1937 yılında İçişleri Bakanlığı’na sunulmak üzere hazırlanan belgelerin dönemin valisi tarafından hazırlandığının zannedildiğini ifade etti. Koyuncu "1937 yılından itibaren İçişleri Bakanlığı’na sunulan Rize’nin tarımsal yapısı, orman durumu ve üretim miktarlarıyla ilgili raporları biz vali beyin yazdığını düşünüyorduk fakat bu arşiv elimize geçtikten sonra bunları Rauf Başar’ın kendisinin hazırlamış olduğunu gördük. Birer kopyalarını kendi arşivinde saklamış, birer kopyalarını da vali beye sunmuş. Çay yetiştiricilerine pratik rehber adında bir kitapçık hazırlamış. 1942 yılında yazmaya başladığı fakat hastalığı döneminde tamamlayamadığı da yine bir kitabı vardı. Bunu yayınlamak da geçen yıl arşivin eline geçmesiyle bizlere nasip oldu" şeklinde konuştu. "Sözleri dikkate alınsaydı Rize sel bölgesi olarak anılmayacaktı" Ortaya çıkan belgelerin içerisinde Rauf Başar’ın 1942 yılında Rize’nin sel bölgesi olmaması için amonyum sülfat gübrenin yasaklanması gerektiğini yazdığını ancak gübrenin 2019 yılında yasaklandığına dikkat çeken Koyuncu "Rauf Başar’ın 1942 yılında yapmış olduğu toprak analizleri de bizim bu arşivimizde var. O tarihteki analizleri sonucunda Rize topraklarında amonyum sülfat kesinlikle kullanılmaması gerektiğini, eğer kullanılırsa Rize topraklarını yumuşatacağını, Rize bölgesinde sellerin önüne geçilemeyeceğini o tarihte yazmış. Gübrenin 2019 yılında çay tarımında kullanılması kesinlikle yasaklanmış. Maalesef yaklaşık 70 yıl sonra bu dikkate alınmış. Bu sözleri dikkate alınmış, o gübrenin kullanımı yasaklanmış olsaydı bugün Rize sel bölgesi olarak anılmayacaktı" diye konuştu. "Yok etmek çok basit, biz zora talip olduk" Arşiv saklamanın, belgelerin korunmasının tarih için çok önemli olduğunu ifade eden Koyuncu sözlerini şöyle tamamladı: "Elimize ulaşan bu arşivi Rahmetli Rauf Başar’ın ağabeyinin oğlu Tanıl Başar ağabeyimiz bizlere ulaştırdı. Bizde bunları insanların hizmetine sunduk. 1934 ile 1939 yıları arasında yapılan çalışmaların fotoğrafları da bizim elimizde veri yoktu, duyumlar vardı ama belge yoktu. Bizim en çok üzerinde yaptığımız çalışma rahmetli Zihni Derin adıydı. Ama şimdi bu belgelerin içerisinde Zihni Derin’in yaptığı çalışmalar ve talimatnameler de var. Bunların hepsini biz Rauf Başar’ın arşivi sayesinde tedarik ettik."
23 Aralık 2025 Salı - 09:46
Kars’ta Kasım ayında 51bin 735 kişi uçtu
Kars Harakani Havalimanı’nın 2025 yılı Kasım ayına ait hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıklandı. Kars Harakani Havalimanı’nda Kasım ayında, iç hat yolcu trafiği 51 bin 735 oldu. Kasım ayında Kars Harakani Havalimanı’na iniş-kalkış yapan uçak trafiği 323 olurken, 407 ton yük taşındı. 2025’in ilk 11 ayında ise Kars Harakani Havalimanı’nda hizmet verilen yolcu558 bin 977, uçak trafiği 3 bin 463 ve 4 bin 986 ton yük taşındı.
23 Aralık 2025 Salı - 09:39
Kadooğlu Yağ’a Gaziantep’in Yıldızları ödülü
Kadooğlu Yağ, ihracat performansı ve uluslararası pazarlardaki istikrarlı büyümesiyle Gaziantep Sanayi Odası tarafından Gaziantep’in Yıldızları Ödül Töreni’nde ödüllendirildi. Yıl boyunca üretim gücü, kalite standartları ve sürdürülebilir ihracat yaklaşımıyla dikkat çeken Kadooğlu Yağ, bu anlamlı ödülle 2025 yılını bir başarıyla daha tamamlamanın gururunu yaşadı. Gaziantep Sanayi Odası’nın en prestijli organizasyonlarından biri olan Gaziantep’in Yıldızları, yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından bir çok ödüle layık görülen Kadooğlu Yağ için ayrı bir anlam taşıyor. "Bu ödül, emeğimizin ve vizyonumuzun bir yansımasıdır" Kadooğlu Yağ Yönetim Kurulu Üyesi Azime Kadooğlu Akbulut, ödüle ilişkin değerlendirmesinde, "Gaziantep gibi üretim ve ihracat kültürü çok güçlü bir şehirde, Gaziantep Sanayi Odası tarafından böyle kıymetli bir ödüle layık görülmek bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu ödül, sadece ihracat rakamlarımızın değil ekip ruhumuzun, kalite anlayışımızın ve uzun vadeli vizyonumuzun da bir göstergesidir. Yılın son ödülünü almak, bu başarıyı daha da anlamlı kılıyor. Başta çalışanlarımız olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. İhracatta istikrarlı büyüme vurgusu Kadooğlu Yağ, farklı coğrafyalara uzanan ihracat ağı, yüksek üretim kapasitesi ve güçlü tedarik zinciriyle Gaziantep’in ihracat başarısına katkı sunmaya devam ediyor. Firma, önümüzdeki dönemde de katma değerli üretim ve sürdürülebilir büyüme odağıyla uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder