Son Dakika
|
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
İsrail'in kapattığı Mescid-i Aksa, 41 gün sonra yeniden ibadete açıldı
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki gözaltına alındı
İngiltere: "Lübnan’da ateşkese dahil edilmeli''
Kooperatif soruşturması genişledi! CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol gözaltına alındı
İzmir’de 3 polisin şehit olduğu saldırının davası bugün başlıyor
Ünlülere uyuşturucu operasyonu! 14 isim hakkında gözaltı kararı verildi
İsrail'den Lübnan'a çatışmaların başlamasından bu yana en büyük hava saldırısı
Levent'teki çatışmaya ilişkin gözaltı sayısı 12'ye yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
Beşiktaş ile Antalyaspor 60. randevuda
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde sokakta fareler cirit atıyor
İspanya Başbakanı Sanchez: "Lübnan, ateşkese dahil edilmeli"
ABD Başkanı Trump, NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüştü
İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenli geçiş rotalarını gösteren bir harita yayınladı
NATO’dan Rutte-Trump görüşmesi ile ilgili açıklama
EKONOMİ
Sadıkoğlu: Savaş hali hammadde ve enerji maliyetini arttırdı
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:27:39
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Malatya’nın 2026 yılının ilk çeyreğindeki (Ocak-Mart) ihracat rakamlarını değerlendirdi. Malatya’nın hem mart ayında hem de ilk çeyrekte ihracatının önceki yıla göre düştüğünü kaydeden Başkan Sadıkoğlu, 2026 yılının ilk çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 düşüşle 75 milyon 10 bin dolar ihracat yapıldığını açıkladı. Kayısı düştü, iklimlendirme sanayi yükseldi İlk çeyrekte kayısı ihracatının önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 33 düşüşle 34 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Başkan Sadıkoğlu, ihracatını artıran sektörleri şu şekilde sıraladı; yüzde125 artışla iklimlendirme sanayi, yüzde 68 artışla meyve sebze mamulleri, yüzde 12 artışla çelik, yüzde 3 artışla makine aksamları. "Güneyimizdeki savaş hali ihracatımızı olumsuz etkiliyor" İran-İsrail-ABD hattında süren gerilimin ekonomik cepheye taşındığı riskleri ve bu risklerin ihracat rakamlarına yansımasını değerlendiren Başkan Sadıkoğlu, "12 Nisan 2025 tarihinde yaşadığımız zirai don kayısı ihracatımız başta olmak üzere ilimizin diğer ihracat kalemlerini olumsuz etkiledi. İhracatçı firmalarımızın ham madde giderleri büyük bir yük haline gelmiş durumda. Ayrıca enerji ve işçi maliyetleri en büyük gider kalemi haline geldi. Öte yandan ülkemizin güneyinde devam eden savaş hali de uluslararası ticaretteki olumsuz etkilerini arttırmış durumda. Ülkeler arası gerilim nedeniyle hammadde sıkıntısı, enerji, navlun gibi artan maliyetlerle karşı karşıya kalacağız gibi görünüyor. Savaşın ekonomik cepheye taşındığı bu ortamda sanayimizin sürdürülebilirliği için iç ve dış piyasa şartları göz önünde bulundurularak, üreten ve ticaret yapan sektörlere yönelik tüm destek mekanizmaları ve kolaylaştırıcı adımlar devreye alınmalıdır" diye konuştu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:23
İş Bankası’ndan dijital turizm platformu
Türkiye İş Bankası ve iştiraki Softtech iş birliğiyle geliştirilen FINinTEK Dijital Turizm Platformu; acenteleri, otelleri, tedarikçileri ve finansal kuruluşları tek bir dijital çatı altında buluşturuyor. Turizm; doğası, tarihi ve kültürel mirası, sağlık, gastronomi, kongre, yayla ve kış turizmi gibi alanlarda sahip olduğu güçlü potansiyeli ile Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Sektörün taşıdığı potansiyelin sürdürülebilir büyümeye daha fazla katkı sağlayabilmesi için süreçlerin, verimliliği artıracak ve değişen ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde bütüncül yöntemlerle teknolojiyle, dijital uygulamalarla entegre olması önemli. Turizmi stratejik öncelikleri arasında gören Türkiye İş Bankası da iştiraki Softtech ile birlikte FINinTEK Dijital Turizm Platformu’nu geliştirdi. Acentelerin ana firma olarak konumlandırıldığı platform, ilk olarak Setur ile hayata geçirildi. Acentelerle otelleri, tedarikçileri ve finansal kuruluşları tek bir çatı altında buluşturan platform, tarafların işlemlerini uçtan uca dijital olarak tek bir yerden yürütmelerini sağlıyor. FINinTEK’in tanıtımı, Türkiye’de bir ilk olan İş Bankası’nın Antalya’da açtığı Turizm İhtisas Şubesi’nde gerçekleştirildi. Maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek Yapılan açıklamaya göre, kapalı bir ekosistem yapısıyla faaliyet gösterecek olan Platforma otellerin başvuruları, acente onayı ve kontrolünün ardından Bankaya iletilecek. Böylelikle hem acenteler çekle ön ödeme yapma maliyetinden kurtularak süreçlerini daha verimli hale getirecek hem de tüm akışın dijital ortamdan takip edilmesi sağlanmış olacak. Platforma özel hazırlanacak kampanyalar ile oteller, acente garantörlüğü ya da alacak temlikiyle finansmana ulaşırken, acentelerin otellere yapacağı sezon öncesi avanslar ve yurt dışından sağlanacak finansal kaynaklar da Platform üzerinden sunulabilecek. Taraflar arasındaki iş akışlarını hızlandıran Platform ile operasyonel maliyetler azalırken süreçler dijital ortamda şeffaf bir şekilde izlenebilecek. "Turizmde dijital ürün ve hizmetler için hazır bir altyapı" Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, turizm ekosistemindeki paydaşların süreçlerini uçtan uca dijitalleştiren FINinTEK’in, bundan sonra açık bankacılık ve servis bankacılığı uygulamalarıyla geliştirecekleri dijital ürün ve hizmetler için de güçlü bir altyapı sunduğunu söyledi. Turizmin ülkemiz ekonomisi için sadece gelir kalemi değil stratejik kaldıraç alanlarından biri olduğunun altını çizen Yılmaz, "Sektör; istihdamın geniş tabana yayılmasından döviz girdisiyle cari açığın daraltılmasına, bölgesel kalkınmaya kadar ekonomik aktivitenin kritik direnç noktalarından biri haline geldi. Biz de bir taraftan turizme yönelik finansal destek mekanizmalarımızı genişletirken bir taraftan da sektörün güven ve hıza dayalı dijital dönüşümünde daha fazla rol üstlenmek istiyoruz. FINinTEK’in finans ve teknolojiyi bir araya getiren dijital altyapısıyla turizm sektörüne daha fazla katkı sağlayacağımıza inanıyoruz" dedi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:20
Migros, gıda israfı azaltma hedefinin 5 yıl önüne geçti
Migros, sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında gıda israfını azaltmaya yönelik yürüttüğü çalışmalarla, 2030 yılı taahhüdüne 2025 yılında ulaşmayı başardığını duyurdu. Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın, gıda israfı azaltma hedeflerinin 5 yıl önüne geçtiklerini söyledi. Migros, gıdadaki kayıpların ve israfın azaltılması için ortaya koyduğu kalıcı ve sürdürülebilir çözümlerle ekonomiye katkı sunmaya devam ediyor. Gıda imha tonajlarının gıda tedarik tonajına oranını 2030 yılına kadar 2018 baz yılına göre yüzde 50 oranında azaltmayı hedefleyen şirket, 5 senede yüzde 55,36’lık bir azaltım elde etti ve böylece hedefine 5 yıl öncesinden ulaşmış oldu. 180 milyon öğünlük gıdanın kurtarılması sağlandı Şirket, yürüttüğü gıda israfıyla mücadele çalışmalarıyla bugüne kadar yaklaşık 180 milyon öğünlük gıdanın kurtarılmasını sağladı. Şirket, gıda israfıyla mücadele için operasyonel süreç ve araçların optimizasyonu, son tüketim tarihi yaklaşan ürünlerin indirimli satışı, gıda bağışı gibi birçok yöntem kullanıyor. Sadece 2025 yılında indirimli satış ile israf olmaktan kurtarılan gıdalarla 32 Migros Jet mağazasının yıllık cirosuna denk gelen bir tasarruf sağlayarak hem çevresel hem de ekonomik değer oluşturdu. "Atığı önlemek için operasyonlarımızın tamamını gözden geçirdik" Migros Genel Müdürü Mustafa Bartın, "Gıda israfıyla mücadele çalışmalarımıza sipariş, stok ve lojistik süreçlerimiz başta olmak üzere operasyonlarımızın tümünü gözden geçirerek başladık. Tamamen kendi yazılımlarımız akıllı algoritmalar ile geçmiş satışlar, mevcut stoklar ve talep tahminlerini analiz edip sipariş miktarlarının doğru belirlenmesini sağladık. Böylece ilk etapta stoktan kaynaklanan kayıpların önüne geçtik. İndirim uygulamaları, gıda bankalarıyla iş birlikleri ve biyogaz çalışmaları sayesinde bugüne kadar 180 milyondan fazla öğünlük gıdanın kurtarılmasına katkı sağladık. Gıda atıklarının azaltılması için sadece kendi operasyonlarımızda değil, değer zincirinin tamamında çalışmalar yaptık" dedi. Önceliği her zaman israfı kaynağında azaltmaya verdiklerini belirten Bartın "Ürünün tarladan müşteriye ulaşma sürecinde perakendeciler tam ortada. Ürün arzının sürekliliğini sağlayabilme, sözleşmeli alımla üreticinin desteklenmesi ve ürünün perakendecilerle sanayii arasında tek elden dağılımı ile israfı azaltarak gıda fiyat artışlarıyla mücadelede önemli katkılar sağlayabiliriz. Tüketim sürecinde de küçülen aile yapılarına özel raftaki ürün segmentasyonun değişimi ile porsiyon bazlı dönüşüm, gıda israfının önlenmesinde hızlı adımlar atmamızı sağlayacak etmenler" dedi. Gıda hiyerarşisi ile israfla mücadele Yapılan açıklamaya göre şirket, gıda hiyerarşisini baz alarak gıdaların atık olmaması için son tüketim tarihi yaklaşan ürünler ile olgun meyve ve sebzeleri, mağazalarında yüzde 25, yüzde 50 ve yüzde 75 oranında indirimlerle müşterilerine sunuyor. ‘Gıdaya Saygı’ projesi kapsamında, dijital platformlar üzerinden gıda bankalarına ve sosyal marketlere yönlendiriyor. Sadece bağış çalışmaları ile bugüne kadar 30 bin tona yakın gıda ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Ayrıca, 2014 yılından bu yana yürütülen "Kalan Tazeler Küçük Dostlarımıza" projesi ile son kullanım tarihi aynı gün dolan gıdalar, dernekler vasıtasıyla barınaklara ulaştırılıyor ve hayvanların beslenmesine destek sağlanıyor.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:20
"Türkiye finans teknolojilerinde Avrupa’yı geride bıraktı"
Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey millî yazılımın önemini belirterek, "Bankacılık teknolojilerinde güçlü bir yetkinliğe sahibiz. Türkiye’de geliştirdiğimiz çözümleri Avrupa başta olmak üzere farklı pazarlara taşıyoruz" dedi. OYAK’ın Girişim Sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance, başta finans sektörü olmak üzere farklı endüstrilere sunduğu uçtan uca teknoloji çözümleriyle dikkat çekiyor. Innovance’in Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, Türkiye’de geliştirdikleri yerli çözümleri Avrupa başta birçok pazara ihraç ettiklerini belirterek, her türlü bankayı sıfırdan hızlı bir şekilde kurabildiklerini söyledi. Yusuf Ürey, Türk mühendislerinin teknoloji alanındaki yetkinliğini ve global ölçekte elde edilen başarılarını değerlendirdi. Forbes Türkiye’nin "Girişim 2026 Listesi"nde zirvede yer alan Innovance’in vizyonu anlatan Yusuf Ürey, Türkiye’nin özellikle finans teknolojilerinde önemli bir yetkinlik kazandığını ve yerli teknoloji geliştirmenin stratejik bir zorunluluk haline geldiğini bildirdi. Yusuf Ürey, yüz tanıma sistemlerinden dijital cüzdana kadar tüm süreçlerde dünyanın teknoloji devleriyle yarışan Türk mühendislerinin bankacılık teknolojisi millîleştirerek önemli bir küresel başarıya imza attıklarını dile getirdi. "Dört farklı banka türünü sıfırdan süratli bir şekilde kurabiliyoruz" Türk mühendislerinin finans teknolojilerindeki yüksek yetkinliğine dikkat çeken Yusuf Ürey, "Klasik banka, dijital banka, yatırım bankası ve katılım bankasını sıfırdan çok hızlı bir şekilde kurabiliyoruz. Bunu sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde hayata geçirebiliyoruz. Bu bizim önemli rekabet avantajlarımızdan biri" dedi. Yusuf Ürey, Innovance olarak "Mobil Bankacılık", "ATM", "Çağrı Merkezi", "Yüz Tanıma Sistemleri", "e-Cüzdan" ve "KYC" çözümleri gibi sektörün tüm ihtiyaçlarını kapsayan ve kendi veri tabanı sistemlerini geliştiren bir yapıya sahip olduklarını aktardı. "Tek Sözleşme modeli ile zamandan ve maliyetten tasarruf sağlıyoruz" Büyük ölçekli projelerde yaşanan entegrasyon zorluklarına Türk mühendisleri olarak geliştirdikleri inovatif yaklaşımla çözüm getirdiklerini belirten Yusuf Ürey, sektöre kazandırdıkları "Tek Sözleşme" modelini şu sözlerle anlattı: "Geleneksel sistemde büyük projelerde birçok firmanın ürününü entegre etmek gerekiyor. Sözleşme yönetimi uzun ve meşakkatli oluyor. Bir hata çıktığında firmalar arasında sorumluluk paylaşımı zorlaşabiliyor. Biz bu süreci ’Tek Sözleşme’ modeliyle sadeleştiriyoruz. Veri tabanı sistemlerinden temel bankacılığa, dijital kanallardan regülasyon süreçlerine kadar tüm sorumluluğu üstleniyoruz. Müşteri tek bir şirketle muhatap oluyor. Bu modelin en büyük avantajı süre kazandırmasıdır. Süre eşittir maliyet. Müşterimizin harcayacağı parayı azaltıyor, kazanacağı parayı artırıyoruz." "Türkiye teknoloji üretiminde güçlü bir konumda" Türkiye’nin yazılım, veri ve güvenlik alanlarında önemli bir gelişim kaydettiğinin altını çizen Yusuf Ürey, Avrupa ile yapılan kıyaslamalarda Türkiye’nin net bir ara farkla önde olduğunu vurguladı. Ürey, "Hizmet ve servis kalitemiz, teknolojimiz ve bilgi birikimimizle güçlü bir konumdayız. Avrupa’da bazı köklü sistemlerin dönüşümü zaman alırken, Türkiye daha çevik yapısıyla yeni teknolojilere daha hızlı adapte olabiliyor. Bu da uluslararası projelerde önemli bir avantaj sağlıyor" dedi. Türk girişimcilerin yurt dışındaki sürdürülebilir başarısının sırrını "adaptasyon" olarak tanımlayan Ürey, "Türk insanına her zaman güvenin. Bizim insanımızın inanılmaz yüksek bir adaptasyon kabiliyeti var. Doğa kanunları gereği gittiğiniz yere alışmazsanız başarısız olursunuz; biz bu esnekliğe ve güce sahibiz" diye konuştu. "Teknolojide dışa bağımlılık, bir millî güvenlik sorunu" Millî yazılımın öneminin günümüz dünyasında daha net anlaşıldığını belirten Yusuf Ürey, stratejik bağımsızlık konusunda şöyle konuştu: "Devletin kritik birimlerine yaptığımız projelerde yabancı ürünlere olan ihtiyacı azaltıyoruz. Datanızın ve tüm güvenliğinizin size ait olması, yerli ve millî olması büyük önem taşıyor. Küresel gelişmeler, teknolojide dışa bağımlılığın risklerini de daha görünür hale getirdi. Bu nedenle kritik sistemlerde kendi teknolojimizi geliştirmek stratejik bir gereklilik." "Türkiye’nin teknolojisi Avrupa içlerine yayılıyor" Almanya’da OYAK Anker Bank’ın teknoloji dönüşümünü başarıyla tamamladıklarını vurgulayan Yusuf Ürey, burada kazandıkları güçlü Avrupa bankacılık deneyimi sayesinde bugün İtalya, Hollanda ve Almanya’nın farklı bölgelerinde yeni müşteriler kazanarak Türkiye’nin teknoloji ihracatına katkı sağlamayı sürdürdüklerini sözlerine ekledi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Nisan 2026 Salı- 14:42
Meteorolojiden Ordu’da zirai don uyarısı
2
08 Nisan 2026 Çarşamba- 14:36
Sinop’ta iki büyük fuar aynı anda açılacak
3
07 Nisan 2026 Salı- 13:04
Yılın ilk çeyreğinde 2 bin 784 ton fındık ihraç edildi
4
08 Nisan 2026 Çarşamba- 09:59
Brent petrol 100 doların altına geriledi
5
08 Nisan 2026 Çarşamba- 12:22
Vestel Mobilite ve Chint Power’dan stratejik iş birliği
24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:44
ATSO Başkanı Hacısüleyman: "Zor iki yılın ardından 2026’ya umutla bakıyoruz"
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, son iki yılın iş dünyası açısından zor geçtiğini belirterek, 2026 yılında ekonomik dengelenme, ortak akıl ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. ATSO’nun 2025 yılının son meclis toplantısında, 2026 yılı bütçesi 787 milyon TL olarak kabul edildi. Toplantıda konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, oda çalışmaları hakkında bilgi verirken, kadın hakları ve Cumhuriyet kazanımlarından Antalya’nın 2050 vizyonuna, ekonomik gelişmelerden bütçe hedeflerine kadar önemli değerlendirmelerde bulundu. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, 2024 ve 2025 yıllarının iş dünyası açısından son derece zor geçtiğini belirterek, yüksek faiz, enflasyon ve finansmana erişimde yaşanan sorunların işletmeleri ciddi biçimde zorladığını söyledi. Hacısüleyman, "Zor iki yılı geride bıraktık. Çıkış için ortak akla ve dayanışmaya ihtiyacımız var" dedi. "Antalya olarak umutlu olmamız gerektiğine inanıyorum" Son iki yılın ekonomik tablosunu değerlendiren ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 2026 yılına girerken bütçelerin henüz netleşmediğini ve çok parlak bir görünüm olmadığını söyledi. Hacısüleyman, "2024 ve 2025 yılları hem şehrimiz hem de ülkemiz açısından işletmelerimizi ayakta tutmaya çalıştığımız, finansmana erişimde zorlandığımız yıllar oldu. 2026’ya baktığımızda ise ne yazık ki çok parlak bütçelerden söz edemiyoruz. Ancak Antalya olarak umutlu olmamız gerektiğine inanıyorum" dedi. Enflasyon ve faiz politikalarına da değinen Hacısüleyman, "Enflasyonun yılsonunda yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Politika faizinde düşüşler yaşansa da bankaların uyguladığı kredi faizleri hâlâ yüksek. Mevduat faizlerinin yüksek olması kredi faizlerini de yukarı çekiyor ve bu döngü işletmelerimizi zorluyor" diye konuştu. Ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını vurgulayan Hacısüleyman, "Artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve üretim kalitesini artırma konusundaki engeller, bizi en çok zorlayan başlıklar oldu" ifadelerini kullandı. "Mikro işletmelerle uzun vadede ayakta kalmak zor" Antalya’daki işletme yapısına dikkat çeken Hacısüleyman, kentte yaklaşık 190 bin işletme bulunduğunu ve bunların büyük bölümünün mikro ölçekli olduğunu belirtti. TÜİK verilerini paylaşan Hacısüleyman, restoran, kafe ve bakkal sayısındaki yoğunlaşmaya işaret ederek, bu işletmelerin düşük ciro ve yüksek maliyetler nedeniyle zorlandığını söyledi. Çözümün ortaklık ve ölçek büyütmede olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, "Mikro işletmeler olarak bu şartlarda uzun vadede ayakta kalmak zor. Orta ölçekli işletmelere geçmeliyiz. Bu sayede krizlere ve ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı oluruz" dedi. 2050 Antalya vizyonu Antalya’nın uzun vadeli yol haritası için bir arama konferansı düzenlediklerini belirten Hacısüleyman, turizm, tarım, kentleşme ve ticaret-sanayi başlıklarında 25 yıllık bir projeksiyon hazırlandığını söyledi. Hacısüleyman, 310 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmanın sonuçlarının, rehber niteliğinde bir kitap olarak kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti. Antalya turizmde dünyada ilk 10’da Uluslararası verilerin Antalya’nın turizmdeki başarısını ortaya koyduğunu belirten Hacısüleyman, Euromonitor verilerine göre Antalya’nın dünyada sekizinci, Avrupa’da ise üçüncü sırada yer aldığını söyledi. Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü’nün "En İyi Turizm Köyleri 2025" listesinde Kale Üçağız’ın yer almasının da önemli bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. 2026 bütçesi 787 milyon TL Hacısüleyman, 2025 yılı için 645 milyon TL gelir ve 550 milyon TL gider bütçesi planladıklarını, yılın yaklaşık 390 milyon TL giderle kapanmasının beklendiğini, 2026 yılı bütçesinin ise 787 milyon TL olarak belirlendiğini açıkladı. Başkan Yusuf Hacısüleyman, yönetim kuruluna verilen destek ve güven için meclis üyelerine teşekkür ederek, "Fikir ayrılıklarını doğal karşılıyor, yapıcı eleştiriler olduğu sürece bunun birbirimizi güçlendireceğine inanıyoruz. 2026’nın bir seçim yılı olması nedeniyle eleştirilerimizi bu çerçevede sürdürmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Yeni yılda sizlere ve ailelerinize sağlık, işletmelerimize ise başarılar diliyor, hepinize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:41
Avrupa’nın elektrikli otomobilde en hızlı büyüyen pazarı Türkiye oldu
Avrupa elektrikli otomobil pazarına ilişkin güncel veriler, Türkiye’nin 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde tam elektrikli otomobil satışlarında en hızlı büyüyen pazar olduğunu ortaya koydu. Türkiye, 11 ayda 164 bin 665 adet satış rakamı ile Avrupa’da 32 ülke içerisinde 4. sıradaki yerini sağlamlaştırdı.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:30
Turkcell’in ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Projesi’ mezunlarını verdi
Turkcell’in "Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ" programı tamamlandı. "Geleceği Yazanlar" projesi çatısı altında; kadınların yapay zekâ alanında yetkinlik kazanmalarını ve teknoloji üretiminde aktif rol almalarını hedefleyen programın kapanış töreni İstanbul’da yapıldı. Turkcell’in 12 yıldır sürdürdüğü ‘Geleceği Yazanlar’ projesi kapsamında düzenlediği ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ programı tamamlandı. Türkiye’nin yapay zekâ alanında ihtiyaç duyduğu iş gücüne katkı sunmayı amaçlayan programın kapanış töreni, İstanbul’da gerçekleştirildi. "Ülkemizin dijital geleceğini hep birlikte yazacağız" Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç kadınların yapay zekâ alanında değer ve çözüm üreten bireyler olmasına katkı sağlayan ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ Programı ile ilgili şunları söyledi: "12 yıldır bilgiye erişimde fırsat eşitliği sağlayan ‘Geleceği Yazanlar’ projemiz, Türkiye’nin en büyük yazılım topluluğu haline geldi. Bugüne kadar; yazılımdan siber güvenliğe, sürdürülebilirlikten yapay zekâya geniş bir yelpazede, yaklaşık 12 milyon kişiye dokunduk. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz ‘Geleceği Yazan Kadınlar’ ise bizim için hep ayrı bir yere sahip oldu. 2017 yılında başlattığımız bu projemizle kadınların teknoloji alanında üretim gücünü artırmayı hedefledik. Çağın gerekliliğine uygun yetkinlikler sunacağımız eğitim programları tasarladık. ‘Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ’ programımızı da bu anlayışla hayata geçirdik, ülkemizin yapay zekâ ekosistemine nitelikli insan kaynağı kazandırmayı amaçladık. Kadınların teknoloji alanında girişimcilik potansiyellerini ve istihdam olanaklarını artırmayı hedeflediğimiz ve bu yıl ilk kez gerçekleştirdiğimiz programda; ülkemizin dört bir yanından 17 bin kişiye temas ettik. Tüm arkadaşlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Türkiye’nin Turkcell’i olarak; ülkemizin dijital geleceğini hep birlikte yazacağız." "Proje, kadınların teknoloji ekosistemindeki rolüne güç katıyor" Projenin, çok paydaşlı yapısı sayesinde kamu, özel sektör ve teknoloji ekosistemi arasında kalıcı ve ölçülebilir bir etkileşim zemini oluşturduğuna işaret eden Turkcell İnsan ve İş Destek Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, "Yapay zekâ artık yalnızca teknik bir uzmanlık alanı değil; iş yapış biçimlerini, karar alma süreçlerini ve liderlik anlayışlarını dönüştüren yeni bir çağın adı. Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ Programı da Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemine nitelikli insan kaynağı kazandırırken, kadınların bu dönüşümün merkezinde yer alması adına stratejik bir katkı sunuyor. Aynı zamanda teknoloji ekosistemindeki rollerine güç katıyor. Bu yolculukta bizlerle aynı vizyonu paylaşan iş ortaklarımıza ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programını Turkcell’in yapay zekâ ekiplerinin liderliğinde hayata geçirdiklerini de ifade eden Erkan Durdu şöyle konuştu: "Teknik mentorluktan kişisel gelişime 250 saat süren eğitimlerle desteklediğimiz 255 kadın Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programımızdan mezun oldu. Bu başarıya giden yolda 40 kişisel gelişim mentoru ve 21 teknik mentor arkadaşımız katılımcılarımıza destek verdi. Teknik eğitimlerimizin yanı sıra üretken yapay zekâ ve toplumsal cinsiyet eşitliği, Türkçe’nin doğru kullanılması, CV hazırlama, mülakat teknikleri ve simülasyonu, pazar analizi, müşteri segmenti, pazar payı gibi konularda eğitimler sunduk. Kapsamlı eğitim programımızın neticesinde hayata geçirilen en iyi 3 proje ise ödül sahibi oldu. Ödül kazanan arkadaşlarımızı ve mezunlarımızı tebrik ediyorum." Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli şunları söyledi: "Bizim bir hedefimiz var. Kadınların; sosyal hayatta, iş hayatında daha fazla ve aktif rol almasını istiyoruz. Bu sayede ülkemizin daha güçlü ve kalkınmış olacağına inanıyoruz. İş dünyası, bilim, eğitim, kültür, sanat ve spor yaşamında büyük başarılara imza atan kadınlarımızla gurur duyuyoruz. TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, 81 ilde çalışmalarını sürdüren TOBB Kadın Girişimciler Kurulu il başkanlarımız ve kurul üyelerimiz ile girişimcilere rehber olmaya, hem kadın hem genç girişimci sayısının artırılmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, proje paydaşlarımız olan Turkcell ve Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi başta olmak üzere projeye emek veren gönül veren herkese teşekkür ediyor, programa başvuran, süreci başarı ile tamamlayan, kendini bu alanda ispat eden cesur ve başarılı kadınları en içten dileklerimle kutluyorum." Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) Kurucusu Halil Aksu ise "İnsanlık tarihinin en büyük teknolojik devrimi içindeyiz. Yapay zekâ her yere dokunacak, her şeyi dönüştürecek. Bu işlere kadın eli değerse, çok daha güzel olacak; çok daha insancıl olacak, çok daha estetik olacak, çok daha şefkatli olacak. Bu yüzden Turkcell’i tebrik ediyorum, Geleceği Yazan Kadınlara ihtiyacımız var, yolunuz ve bahtınız açık olsun" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye Yapay Zekâ İnisiyatifi (TRAI) ortaklığında, 2024’ün kasım ayında başlatılan projenin mezuniyet töreninde, İleri Seviye Makine Öğrenme, Görüntü İşleme ve Doğal Dil İşleme olmak üzere üç ayrı kategoride birinciliği kazanan katılımcılara ödülleri verildi. Birinci olan projelere 200’er bin TL para ödülü Turkcell Geleceği Yazan Kadınlar Yapay Zekâ programından 255 kadın mezun oldu. Bir yıl boyunca alanında uzman mentorlardan teknik ve kişisel gelişim odaklı eğitimler alan katılımcılar, süreç boyunca edindikleri bilgi ve yetkinlikleri kendi yapay zekâ projelerine dönüştürdü. Geliştirilen projeler; çok aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçirilerek kazananlar belirlendi. Doğal Dil İşleme, Görüntü İşleme ve İleri Seviye Makine Öğrenmesi olmak üzere 3 kategoride ödüller verildi. Pentagent, Censorly, Aller Mind projeleri 200 bin TL’lik para ödüllerinin sahibi oldu.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:29
Zes, Alkaş ile AVM’lerde şarj istasyonu ağını büyütüyor
Zes, alışveriş merkezlerindeki gücünü artıracak önemli bir iş birliğine imza attı. AVM konsept yönetimi ve kiralama alanında sektörün önde gelenlerinden Alkaş ile iş birliği anlaşması yapan Zes, alışveriş merkezlerindeki elektrikli araç şarj istasyonu ağını stratejik olarak genişletiyor. Türkiye’de elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasına öncülük edenlerden ve 1.800’den fazla lokasyonda 5 bini aşkın elektrikli araç şarj istasyonuyla hizmet veren Zes, alışveriş merkezlerindeki varlığını güçlendirecek önemli bir iş birliğine imza attı. Markanın AVM’lerde daha erişilebilir, kaliteli ve kullanıcı dostu bir şarj deneyimini Türkiye genelinde yaygınlaştırmasını destekleyecek iş birliği anlaşması, Electrip Global CEO’su İnanç Salman ve Alkaş Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Yapılan açıklamaya göre marka, Türkiye’de AVM konsept yönetimi, kiralama ve yönetim kültürünü sektöre kazandıran Alkaş ile 5 yıllık bir iş birliği anlaşması imzaladı. Bu iş birliği, Zes’in AVM ağı stratejisine önemli bir ivme kazandırırken, kullanıcı odaklı ve erişilebilir şarj deneyiminin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak. Alkaş’ın liderliğinde yürütülecek çalışma kapsamında, markanın AVM lokasyonlarının doğru şekilde konumlandırılması ve yeni lokasyon fırsatlarının tespiti süreçlerinde, şirket adına danışmanlık ve temsil görevi üstlenecek. Electrip Global CEO’su İnanç Salman, Alkaş ile yapılan iş birliğinin Zes’in AVM’lerdeki elektrikli araç şarj istasyonu ağını stratejik olarak büyüteceğini vurgulayarak şunları söyledi: "Şirket olarak uçtan uca hizmet verme kapasitemizi güçlendirmek ve e-mobilite dönüşümü hızlandıracak akıllı sistemlerle Türkiye’nin net sıfır hedeflerine katkı sağlamak için önemli iş birliklerine imza atıyoruz. Alkaş ile kurduğumuz uzun soluklu ortaklığın hem şirketimize hem de ülkemizin geleceğine değer katacağına inanıyoruz. Bugüne kadar Türkiye’nin farklı bölgelerinde 1600’dan fazla lokasyona şarj istasyonu kurduk. Hedefimiz, bu sayıyı önümüzdeki dönemde daha da artırmak. Bu iş birliği sayesinde, ülkemizin dört bir yanındaki AVM’lerde şarj istasyonu ağımızı genişleterek güçlü bir büyüme ivmesi yakalamaya devam edeceğiz." Alkaş Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş, iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Elektrikli araçlar ve sürdürülebilir ulaşım artık geleceğin değil, bugünün gerçeği. Alışveriş merkezleri ise bu dönüşümün en önemli temas noktalarından biri. Zes ile gerçekleştirdiğimiz bu 5 yıllık stratejik iş birliğiyle, AVM’lerde elektrikli araç şarj altyapısının doğru lokasyonlarda, doğru kapasiteyle ve kullanıcı deneyimini merkeze alan bir yaklaşımla yaygınlaşmasını hedefliyoruz. Şirket olarak, mekânları sadece ticaret alanı değil; yaşamın, dönüşümün ve sürdürülebilirliğin bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Bu iş birliğinin hem sektöre hem de Türkiye’nin enerji dönüşümüne uzun vadeli değer katacağına inanıyorum."
24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:18
BOSAB’ın yeni vizyonu ’yeşil çevre’
Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), 2025 yılı genel değerlendirme ve 2026 yılı bilgilendirme toplantısını BOSAB Konferans Salonu’nda, bölge sanayicilerinin katılımıyla gerçekleştirdi. Toplantıda, geride kalan yılın çalışmaları ele alınırken, önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ve öncelikler de paylaşıldı. Toplantının açılışında konuşan Barakfakih OSB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, göreve geldikleri günden bu yana bölgenin altyapıdan çevreye, hizmet kalitesinden dijitalleşmeye kadar pek çok alanda önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade etti. Akyıldız, "Sanayicimizin üretim gücünü kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde desteklemek temel önceliğimiz. Bu anlayışla, su arzının sürekliliği, altyapı arıza müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi, yol ve yüzey kaplama çalışmaları ile çevre ve temizlik hizmetlerinde ciddi mesafeler aldık" dedi. Konuşmasında Yeşil OSB sürecine de özel bir parantez açan Akyıldız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından zorunlu tutulan Yeşil OSB başvurusunda sona gelindiğini belirterek, "Enerji verimliliği, çevre yönetimi, sıfır atık ve sürdürülebilir üretim anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluk. Barakfakih OSB olarak bu dönüşüme hazırız ve sanayicimizi de bu sürecin güçlü bir paydaşı haline getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Akyıldız, proses suyu geri kazanımı ve alternatif su kaynakları konusunda yürütülen çalışmalara da dikkat çekerek, yeni projenin DSİ onaylarının tamamlanmasının ardından ihale aşamasına geçildiğini ve bu sürecin bölge sanayisi için stratejik bir kazanım olacağını vurguladı. Ayrıca Yeşil Çevre Kooperatifi ile iş birliği içinde hayata geçirilen uygulamalarla, doğal kaynakların daha verimli kullanılması ve çevresel etkilerin azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti. Akyıldız konuşmasının sonunda, 2026 yılı hedeflerine de değinerek, bölgenin yangın güvenliği için hayati önem taşıyan İtfaiye Binası’nın yer tahsisi ve hafriyat işlemlerinin tamamlandığını, inşaatın hızla başlayacağını belirtti. Toplantıda sunum gerçekleştiren Barakfakih OSB Bölge Müdürü Semih İdil ise 2025 yılı boyunca yürütülen teknik çalışmalar, altyapı yatırımları ve idari faaliyetler hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler verdi. İdil; kayıp-kaçak oranlarının önemli ölçüde düşürülmesi, altyapı bakım ve onarım süreçlerinin güçlendirilmesi, yüzey kaplama uygulamaları, temizlik ve sıfır atık faaliyetleri ile kalite ve çevre yönetim sistemleri kapsamında yapılan çalışmaları detaylarıyla aktardı. Programın son bölümünde sanayicilerin görüş ve değerlendirmeleri alınarak karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Toplantı, 2026 yılına ilişkin planlamalar ve bütçe bilgileri paylaşımıyla sona erdi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:18
Uludağ Enerji’ye Global Banking & Markets ödülü
Uludağ Enerji, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Güney Marmara’da 5 milyondan fazla kişiye enerji dağıtım ve perakende hizmeti sunan Uludağ Enerji, sektöründeki kararlı büyüme ve dönüşüm stratejisini, uluslararası finans piyasalarında aldığı prestijli bir ödülle taçlandırdı. Şirket, Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025 kapsamında, 17,1 milyar TL tutarındaki sendikasyon kredisi işlemiyle "Yılın Yerel Para Birimi Kredi Anlaşması" ödülüne layık görüldü. Bu finansman başta sürdürülebilir akıllı şebeke yatırımları olmak üzere, enerji arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik kritik projelerin kesintisiz ilerlemesini sağlayarak, hizmet bölgesindeki elektrik dağıtım altyapısının geleceğe hazırlanmasında stratejik bir rol üstleniyor. Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenen ve Uludağ Enerji CEO’su Sinan Öktem’in de katılım sağladığı organizasyonda ödül, Uludağ Enerji CFO’su Duygu Tokgöz’e takdim edildi. Finansal başarılar ödüllendiriliyor Uluslararası finans dünyasının önde gelen organizasyonlarından biri olan Global Banking & Markets: Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya & Türkiye Ödülleri 2025, bölgedeki en başarılı finansal işlemleri ve yenilikçi uygulamaları ödüllendiriyor. Platform, her yıl düzenli olarak gerçekleştiriliyor ve işlem büyüklüğü, yatırımcı ilgisi, finansal yenilik ve yapılandırma başarısı gibi kriterlerle Orta ve Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye’deki lider kurumları öne çıkarıyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:17
Muradiye OSB’den Manisa’nın ekonomisine ivme kazandıracak proje
Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Uzunburun Genişleme Alanı’nda küçük ve orta ölçekli sanayicilere yönelik inşa edilecek 430 işyerinin tanıtımı, Manisa protokolünün geniş katılımıyla düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Zorlu arazi şartlarına rağmen hayata geçirilen proje, uygun maliyetli parsel yapısı ve stratejik konumuyla Manisa sanayisinin geleceğine yön verecek önemli bir yatırım olarak öne çıktı. Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Uzunburun Genişleme Alanı’nda, Manisa Sanayiciler ve Meslek Odaları Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’ne tahsis edilecek 200 dönümlük alanda 430 dükkândan oluşacak sanayi sitesi projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı’nda düzenlenen lansmanda, küçük ve orta ölçekli sanayicilere yönelik hayata geçirilecek projenin teknik detayları ile maliyet ve ödeme planlarına ilişkin bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Marangozlar Odası Başkanı ve aynı zamanda Kooperatif Başkanı Zeki Apak’ın konuşmaları ile açılan toplantıda Muradiye OSB’nin Uzunburun’da yaptığı çalışmaların ve bölgenin tarihi dokusunun ele alındığı kısa film, büyük beğeni topladı. Yaklaşık 40 yıl sonra bir sanayi sitesi projesinin Muradiye OSB’de hayata geçeceğinden duyduğu memnuniyeti ve heyecanı dile getiren Kooperatif Başkanı Zeki Apak, Manisa’nın küçük sanayicisinin Muradiye OSB sayesinde böyle bir alana kavuşmasından dolayı Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık’a kooperatif üyeleri adına teşekkürlerini dile getirdi. "Dağı taşı delerek, böylesine zor bir alanı ekonomiye kazandırıyoruz" Konuşmalarını yapmak üzere sahneye çıkan Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, "Uzunburun’da bir genişleme alanı yapıyoruz. Geçmiş dönemdeki yerel yönetimlerin söz verdiği ama cesaret edip giremediği 280 metre kot farklarının olduğu, patlatma yapmadan kazı yapmanın imkansız olduğu dağlık taşlık bir alanı OSB yapıyoruz. Adeta dağı taşı delerek, böylesine zor bir alanı ekonomiye kazandırıyoruz. 1. Etap olan 650 dönümlük alanda inşallah önümüzdeki yıl sonunda fabrika inşaatları başlıyor. Tamamlandığında Türkiye’de örnek gösterilecek sanayi alanları arasında 1. sırada yer alacaktır." dedi. "Ucuza yer satıyoruz diye bizi hedef tahtasına bile koydular" Sanayicinin taleplerini dinlediklerini ve bu taleplere dönük projeler hazırladıklarını belirten Başkan Kıvırcık, "Biz Muradiye OSB olarak Uzunburun Genişleme Alanı’nda, büyük küçük demeden büyüme trendinde olan her sanayicimizin talebine olumlu yönde cevap verdik. 3 bin metrekareden 200 bin metrekareye kadar talepler için parsel ürettik. Dümdüz arazide düşük maliyete rağmen, metrekare fiyatı 12 bin TL’den parsel satan diğer bölgelere karşı; dağlık taşlık arazide maliyetimiz düz arazinin 3 katı olmasına rağmen metrekaresini 4 bin TL’ye yer tahsis ettik. Ucuza yer satıyoruz diye bizi hedef tahtasına bile koydular. Ama biz sanayicimize hizmet etmekten şaşmadık. Onların her derdine çare olduk, olmaya da devam edeceğiz" dedi. "430 adet dükkândan oluşan bir alanı size tahsis ediyoruz" 200 dönüm arazide 430 dükkandan oluşan bir alanı sanayicilere tahsis edeceklerini açıklayan Başkan Kıvırcık, "Sizlere Uzunburun’da bölgenin en güzel yeri olan Yoğurtçu Kalesi’nin hemen önünde Uzunburun Köyü’nün yanındaki 200 dönüm ve 430 adet dükkandan oluşan bir alanı size tahsis ediyoruz. Öncelikle hayırlı uğurlu olsun. Burası lokasyon olarak mükemmel bir konuma sahip, BYD’nin yatırım yapacağı parsele ve MOSB’a 1 km, Menemen yoluna 1,5 km mesafede bir yer" diye konuştu. Konuşmasını Manisa Milletvekilleri, Manisa Valisi, Büyükşehir ve Yunusemre Belediye Başkanlarına ve Kooperatif üyelerine teşekkürle sonlandıran Kıvırcık, Manisa’daki sanayicilerin sorunlarına çözüm bulan bir OSB olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu yaptığı konuşmasında; 5-6 yıl önce Muradiye OSB’ye geldiğini, o dönemde henüz OSB tüzel kişiliği kazanmamış olan bu bölgenin nasıl düzeleceğini düşündüğünü, ancak gelinen aşamada OSB’nin çağı yakaladığını ve hatta geleceğe yönelik benzersiz bir vizyon çizdiğini dile getirdi. Uzunburun’da yapılan zorlu çalışmalardan etkilendiğini belirten Dutlulu, zamanında çağın gerisinde kalan Muradiye Sanayi Bölgesi’nin artık Uzunburun projesi ile birlikte çağın ötesine geçen bir OSB olduğunu söyledi. Başkan Dutlulu, "Bu yerin Muradiye OSB’nin içerisinde olması çok önemli. Altyapısı olacak, arıtma tesisi olacak, düzenli ve nizamlı bir çalışma alanı olacak. Şu anda Muradiye’de bizim yaptığımız yaklaşık 350 milyon liranın üzerinde bir maliyeti olan Muradiye arıtması var. İhalesini yaptık. İnşaat başlıyor önümüzdeki aylarda. 1,5 sene içinde tamamlanacak. Tam onun bitişindeki arsada da Muradiye OSB’nin atık su arıtma yeri var. Yer muhteşem, hiçbir sıkıntı yok. Gediz’in kenarında pis suyu getirecek, arıtacak, temiz su olarak salacağız. Yer olarak çok doğru bir seçim ama artık hızlanmamız lazım. Çünkü çok şahidim de sanayi tesisimiz var ve inanılmaz bir şekilde çevreyi kirletiyoruz. İkincisi az önce dediğim gibi biz de destek olalım. Yeni alanlarda gerekirse biz de işin ortağı olalım. Biz küçük esnafa daha çok sahip çıkalım. Küçük sanayiciye daha çok sahip çıkalım. Küçük sanayileri, kooperatifleri biz OSB’lerin içine entegre edelim. Bu da doğru bir proje. Üçüncüsü çok doğru bir şey söylediğiniz, bence OSB’lerin milyon dolarlı kasada olmaması lazım. Zaten siz de benden daha iyi biliyorsunuz. Devlet bir yerden sonra bu parayı el koyacak. O yüzden OSB’lerin biraz risk alıp ve yaşadıkları şehre de destek olması açısından şehirlere daha çok yatırım yapmaları lazım" dedi. Muradiye OSB’nin küçük sanayiciler için seçtiği bölgenin önemine değinen Manisa Valisi Vahdettin Özkan, "Özellikle şehrin sıkışmışlığı, trafik yönünde, değerler yönünde Bütün birinci, en birinci sorunu bütün şehrin yöneticileri biz de ilk göreve başladığımız zamanda her gelen arkadaşlar haklı olarak şehirde bir sıkışma var ve özellikle bu küçük esnafımızın, eşrafımızın bunların yer temini yönünde bir talepleri vardı. Bugün de bu talebin yerine getirilmesi ile ilgili bir nebze bir mesafenin katledilmesinden şehir olarak mutluyuz. Sizler mutlusunuz. Sizler mutlu oldukça biz şehir yöneticileri olarak bizler de mutlu oluyoruz. Hem merkezi idarenin hem mahalli idarelerin, belediyelerin el birliği yaparak sizin bu hissiyatınıza tercüman olması çok kıymetli bir şey. Biliyorsunuz dünyada da, Türkiye’de de, bütün şehirlerde de esas olan artık ulusal sanayi stratejimiz, dünyadaki sanayi stratejileri daha çevre dostu, daha dijital, daha şehri rahatlatacak bir kümelemeye sahip olmaktır" ifadelerini kullandı. Toplantıya Manisa Valisi Vahdettin Özkan, İl Jandarma Komutanı İlhan Şen, Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Emre Şener ve Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık ile sanayiciler katıldı.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 11:08
Başkan Değirmenci’den MESS’e tepki
Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, Metal Sanayicileri İşverenleri Sendikası (MESS) ile yürütülen Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine başlayan arabulucu sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Değirmenci, MESS’in sunduğu ücret zammı teklifinin metal emekçilerinin geçim şartlarını karşılamadığını belirterek, sahada eylemlerin başlatıldığını duyurdu. Değirmenci, büyük umutlarla başlanan sözleşme görüşmelerinin MESS’in "komik" olarak nitelendirdiği ücret zammı teklifi nedeniyle tıkanma noktasına geldiğini ifade etti. Sunulan teklifin yoksulluk ve sefalet anlamına geldiğini savunan Değirmenci, bu yaklaşımın metal işçilerinin sabrını zorladığını aktararak sendika olarak haklı taleplerini sadece masada değil, sahada da dile getirme kararı aldıklarını ve MESS kapsamındaki işyerlerinde eylemlere başladıklarını belirtti. 13 Ekim 2025 tarihinde MESS ile masaya oturduklarını, bu süreçte beş ayrı toplantı yapıldığını ve birçok idari maddede uzlaşma sağlandığını kaydeden Değirmenci, son toplantıda MESS’in ilk 6 ay için saat ücretlerine yüzde 5 artı 11 lira 50 kuruş zam, sosyal yardımlara ise yıllık yüzde 25 artış teklif ettiğini hatırlattı. Değirmenci, bu teklifin kabul edilemez olduğunu dile getirerek bunun üzerine 8 Aralık 2025 itibarıyla uyuşmazlık tutulduğunu ve arabulucu sürecinin başladığını aktardı. Değirmenci, MESS’in kararlı duruşu anlaması için Bursa, Adana, Tekirdağ ve Kocaeli başta olmak üzere MESS kapsamındaki işyerlerinde vardiya çıkışlarında basın açıklamaları ve eylemlerin başlatıldığını altını çizdi. MESS’in teklifinde ısrar etmesi halinde eylemlerin dozunun artacağını dile getiren Değirmenci, hayat pahalılığına dikkat çekerek işverenlere çağrıda bulunarak metal emekçisinin alın terinin karşılığının verilmesi gerektiğini ve ücret zammının günümüz geçim şartlarına uygun bir seviyeye çekilmesini istedi. Sunulan teklifin iş barışını bozacağını savunan Değirmenci, metal emekçilerinin verimli üretim yapabilmesi için hak ettikleri ücretin verilmesi gerektiğine dikkat çekerek MESS’i en kısa sürede yeni ve adil bir teklif sunmaya davet etti.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:59
10. Uluslararası Altın Kalite Ödülleri sahiplerini buldu
Uluslararası Altın Kalite Ödülleri’nin 10’uncusu, iş, sanat ve medya dünyasından isimlerin katıldığı törenle sahiplerini buldu.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:53
Kendisi ayrı, çekirdeği ayrı şifa kaynağı
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kurulan semt pazarında satışa sunulan bal kabağı, hem kendisi hem de çekirdeğiyle şifa kaynağı olarak ilgi görüyor. Evrenli Mahallesi’nde tarlasında doğal yöntemlerle yetiştirdiği bal kabaklarını pazara getiren 67 yaşındaki üretici Mustafa Uslu, bal kabağının faydalarının saymakla bitmediğini söyledi. Bal kabağının geçmişten günümüze şifa kaynağı olarak bilindiğini belirten Uslu, "Eskiden atalarımızdan dinlerdik, şimdi teknoloji gelişti, internetten de öğreniyoruz. Kabağın kendisi ayrı, çekirdeği ayrı şifa kaynağı. Ekonomik olarak ucuz ama faydası çok. Mutlaka tüketilmesi gereken bir ürün" dedi. Bal kabağının mutfakta farklı şekillerde değerlendirilebildiğini ifade eden Uslu, "Tatlısı yapılır, kaynatılarak tüketilir, gözlemesi yapılır. Ülkemizin her yerinde üretilebildiği için her yörenin kendine özgü tüketim şekli var. Çerez olarak tüketilen çekirdeğinin de faydaları saymakla bitmiyor" diye konuştu. Uzmanlar, bal kabağının A ve C vitamini, beta-karoten ve lif açısından zengin olduğunu, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, göz sağlığını koruduğunu ve sindirimi kolaylaştırdığını belirtiyor. Kabak çekirdeğinin ise protein, sağlıklı yağlar, magnezyum ve çinko bakımından zengin olmasıyla kalp sağlığını desteklediği, bağışıklığı güçlendirdiği ve özellikle erkeklerde prostat sağlığına katkı sağladığı ifade ediliyor. Öte yandan bal kabağının pazarda kilosu ortalama 25 TL’den satılırken, büyüklüklerine göre tanesinin 100 TL’den başlayan fiyatlarla alıcı bulduğu öğrenildi.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:44
Akiş GYO, sürdürülebilirlik alanında güçlü performansını korudu
Sustainable Fitch, Akiş GYO’nun kurumsal sürdürülebilirlik notunu en yüksek 2’nci seviyede teyit ederken, kurumsal puanını ise 70’ten 73’e çıkardı. Uluslararası sürdürülebilirlik derecelendirme kuruluşu Sustainable Fitch, Akkök Holding’in gayrimenkul sektöründeki iştiraki Akiş GYO’nun kurumsal sürdürülebilirlik notunu en yüksek 2’nci seviyede teyit etti. Kuruluş, aynı zamanda şirketin sürdürülebilirlik performansını yansıtan kurumsal puanını da 70’ten 73’e çıkardığını açıkladı. İstikrarlı çevre performansını BREEAM sertifikalarıyla güçlendiriyor Yapılan açıklamaya göre, şirketin sürdürülebilirlik uygulamalarının sürekliliğini destekleyen en önemli unsurlar arasında, amiral gemisi projeleri olan Akasya ve Akbatı’nın prestijli BREEAM In-Use "Excellent" sertifikalarını başarılı bir şekilde koruması yer alıyor. Şirket, çevresel performans alanında sergilediği yüksek şeffaflık yaklaşımı ile Kapsam 1 ve 2 emisyonlarının yanı sıra Kapsam 3 emisyon kategorilerini ve enerji, su ile atık verilerini düzenli olarak kamuoyuyla paylaşıyor. Ayrıca, uzun vadeli karbon nötrlüğü hedefi doğrultusunda, Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarına yönelik yıllık ve ölçülebilir azaltım hedefleri belirleyen şirketin toplam emisyonlarında kaydettiği iyileşme, çevresel sürdürülebilirlik taahhüdündeki kararlı ilerlemesini gösterdi. Kapsayıcılık ve eşitlik uygulamaları öne çıktı Açıklamaya göre, sosyal sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında ise, Akiş GYO uluslararası insan hakları ve çalışma standartlarıyla uyumlu bir çerçevede faaliyetlerini sürdürürken, kapsayıcılık ve eşitlik konularında yükselen bir grafik çiziyor. Öte yandan; Akasya bünyesinde faaliyet gösteren ve çocukların eğlenirken öğrenmesini destekleyen KidZania İstanbul ise, toplumsal kapsayıcılığa yönelik sağladığı katkılarla olumlu sosyal etki oluşturan uygulamalar arasında öne çıkıyor. Yönetişim alanında da şirketin, iş etiği kurallarıyla uyumlu, güçlü ve şeffaf kurumsal yönetişim yapısı önemli bir unsur olarak dikkat çekiyor.
24 Aralık 2025 Çarşamba - 10:40
Gümüş rekor kırmaya devam ediyor
Gümüşün ons fiyatı 72 dolar seviyesini görerek rekor tazeledi. İç piyasada gram gümüş 100 TL’yi gördü.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder