EKONOMİ
Denizli OSB ulusal demiryolu ağına bağlanıyor 08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:13:57 Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı heyeti, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen "Demiryolu Son Kilometre Bağlantısı (LMC)" projesi kapsamında Denizli OSB’de saha incelemelerine başladı. Türkiye’de sadece 6 OSB’nin dahil edildiği proje ile Denizli’nin üretim gücü, raylı sistemle limanlara ve uluslararası pazarlara taşınacak. Türkiye’nin üretim ve ihracat üssü konumundaki Denizli Organize Sanayi Bölgesi, demiryolu entegrasyonu hedefi doğrultusunda önemli bir aşamaya daha ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yetkili heyet, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen Demiryolu Son Kilometre Bağlantısı (LMC) Projesi kapsamında Denizli OSB’de saha incelemelerinde bulundu. Gerçekleştirilen ziyaretle birlikte, Denizli OSB’nin ulusal demiryolu ağına bağlanmasına yönelik süreç resmen başladı. Türkiye’de yalnızca 6 organize sanayi bölgesinin dahil edildiği proje kapsamında yer alan Denizli OSB, güçlü üretim altyapısı, yüksek ihracat kapasitesi ve stratejik konumuyla öne çıkıyor. Bölgenin demiryolu ağına entegre edilmesiyle birlikte, Denizli OSB’nin lojistik kabiliyetinin önemli ölçüde artması, sanayicilerin taşıma maliyetlerinin azalması ve ürünlerin iç ve dış pazarlara daha hızlı ulaşması hedefleniyor. Projede öne çıkan OSB: Denizli OSB Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında; Kütahya-1 OSB, Kütahya-2 OSB, Sakarya-2 OSB, Akhisar OSB, Bilecik Bozüyük OSB ve Denizli OSB için fizibilite ve mühendislik çalışmaları başlatıldı. Ancak Denizli OSB, sahip olduğu sanayi yoğunluğu, ihracat gücü ve büyüme potansiyeliyle projenin en dikkat çekici merkezlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık bir yıl sürmesi planlanan çalışmalar kapsamında; Proje Müdürü Oytun İnci, Proje Müdür Yardımcıları Kemal Çoban ve Uğur Altın, Raylı Sistem Yapısal Tasarım Uzmanı Uğur Yüksel, Demiryolu Tasarım Uzmanı Can Seyhun ve Fizibilite Uzmanı Yasemin Yürük’ün yer aldığı Bakanlık heyeti, Denizli OSB’nin mevcut altyapısını, bağlantı güzergâhlarını, sanayi yoğunluğunu ve lojistik ihtiyaçlarını yerinde inceledi. Ziyaret boyunca heyete, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı ile Bölge Müdürü Ahmet Taş eşlik etti. Yapılan değerlendirmelerde, Denizli OSB’nin demiryolu bağlantısı için yüksek potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Demiryolu bağlantısının hayata geçmesiyle birlikte Denizli OSB; limanlara, lojistik merkezlere ve uluslararası pazarlara bağlanacak. Böylece sanayiciler için daha düşük maliyetli, daha hızlı ve çevreci bir taşımacılık altyapısı oluşturulacak. Proje aynı zamanda, Denizli OSB’nin sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm hedeflerine de önemli katkı sağlayacak. "Sürdürülebilir üretim ve güçlü lojistik için tarihi bir adım" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, projenin Bölge açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Denizli OSB olarak üretim gücümüzü ve ihracat kapasitemizi destekleyecek her projeyi büyük bir kararlılıkla takip ediyoruz. Demiryolu bağlantısı, Bölgemizin rekabet gücünü artıracak en önemli yatırımlardan biridir. Bu proje sayesinde Denizli OSB, ulusal ve uluslararası pazarlara daha hızlı, daha ekonomik ve daha çevreci bir şekilde ulaşacaktır. Lojistik maliyetlerin azalması, ihracatın güçlenmesi ve sürdürülebilir üretim hedeflerimizin desteklenmesi açısından bu yatırım tarihi bir adımdır. Denizli OSB, sanayisiyle, altyapısıyla ve vizyonuyla Türkiye’nin örnek üretim merkezlerinden biri olmaya devam edecektir."
08 Nisan 2026 Çarşamba - 13:12 Terme’de ’Sürdürülebilir Tarım ve İklim Projesi’ tamamlandı Samsun Terme Belediyesi ev sahipliğinde yürütülen Erasmus+ destekli Sürdürülebilir Tarım ve İklim Projesi, farklı ülkelerden gelen 35 gencin katılımıyla tamamlandı. Terme Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Erasmus+ Gençlik Değişim Programı (KA152-YOU) kapsamında gerçekleştirilen proje, gençlere iklim değişikliği, sürdürülebilir tarım, toprak koruma ve çevresel farkındalık konularında eğitim, atölye ve saha çalışmaları sunmayı hedefledi. Program boyunca iklim değişikliği seminerleri, drama etkinlikleri ve sürdürülebilir tarım atölyeleri düzenlendi. Katılımcılar, Terme Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü serasında ata tohumu ekimi yaparak uygulamalı deneyim kazandı. İlçe genelinde yapılan saha çalışmaları ile toprak restorasyonu ve ekosistem dengesi üzerine gözlemler kayda alındı. Gençler, çiftlik ziyaretleri ve doğa gözlem etkinlikleriyle elde ettikleri bilgileri "Nature Notebook" aracılığıyla belgeledi. "Tarımı gençlerle geleceğe taşıyoruz" Gençlerin sürdürülebilir bir gelecek için aktif rol almalarının önemine dikkat çeken Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Geleceğimizi korumak, doğayı ve toprağı sahiplenmek gençlerin elinde şekilleniyor. Bu proje ile gençlerimiz, dünyanın dört bir yanından Termemize gelerek hem bilgi sahibi oldu hem de uygulamalı çalışmalarla deneyim kazandı. Sürdürülebilir bir gelecek için attıkları bu adımlar, sosyal ve akademik gelişimlerine de büyük katkı sağladı. Bu tür projeler, ilçemizin uluslararası alanda tanınmasına ve gençlerimizin sosyal, kişisel ve akademik gelişimlerine büyük katkı sağlıyor. Tarımı gençlerle geleceğe taşıyoruz. Terme Belediyesi olarak gençlerimizi her zaman desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 12:38 Salihli’de ceviz üreticilerine antraknoz uyarısı Manisa’nın Salihli ilçesindeki Tarım ve Orman Müdürlüğü, ceviz üretiminde ciddi verim kayıplarına yol açan antraknoz hastalığına karşı üreticilere önemli uyarılarda bulundu. Yapılan açıklamada, hastalıkla mücadelede doğru zamanlama ve ruhsatlı ürün kullanımının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Müdürlükten yapılan bilgilendirmeye göre, cevizde antraknoz hastalığına karşı ilk ilaçlamanın tomurcukların patlamaya başladığı ve yaprakçıkların "fare kulağı" dönemine ulaştığı evrede yapılması gerekiyor. İkinci ilaçlamanın yaprakçıkların yarı büyüklüğe geldiği dönemde, üçüncü ilaçlamanın ise meyvelerin fındık büyüklüğüne ulaştığı süreçte uygulanması öneriliyor. Yağışlı bölgelerde ise kullanılan fungusitin etki süresi dikkate alınarak ilaçlamanın tekrarlanabileceği belirtildi. Yetkililer, ilaçlama sırasında yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış bitki koruma ürünlerinin kullanılması gerektiğini hatırlattı. Ruhsatsız ürün kullanımında ise 5996 sayılı Kanun kapsamında cezai işlem uygulanacağı ifade edildi. Ayrıca ilaçlama yapacak kişilerin ’Bitki Koruma Ürünleri Uygulama Belgesi’ne sahip olması gerektiği belirtilirken, üreticilere reçetesiz ilaç kullanmamaları çağrısı yapıldı. Reçetelerin, yetkili tarım danışmanları ve teknik personel tarafından düzenlenmesi gerektiği kaydedildi. Açıklamada arıcılığın önemine de dikkat çekilerek, bal arılarının zarar görmemesi için ilaçlamaların arıların uçuş yapmadığı akşam saatlerinde yapılmasının daha uygun olacağı vurgulandı.
Sivas’ın en büyük taş ocağında üretime başlandı
25 Aralık 2025 Perşembe - 16:06 Sivas’ın en büyük taş ocağında üretime başlandı Sivas Belediyesi tarafından yapılan kentin en büyük taş kırma ve eleme tesisi hizmete açıldı. Yaklaşık 100 milyon TL’lik maliyetle inşa edilen tesisin, 10 ayda kurulum maliyetini karşılaması hedefleniyor. Üretken Belediyecilik vizyonu çerçevesinde çalışmalarını sürdüren Sivas Belediyesi, yeni bir tesis daha hizmete açtı. Belediye’nin ihtiyacı olan hammaddeyi temin etmek amacıyla kurulan Tecer Taş Ocağı’nın açılışı gerçekleştirildi. Kentin en büyük Taş Kırma ve Eleme Tesisi olan Tecer Taş Ocağı’nın açılışına Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ve protokol üyeleri katıldı. "Sivas Belediyesi’ne 250-300 milyon TL civarında kâr sağlayan bir tesis kuruyoruz" Saygı duruşu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, "Burası 610 dönümden oluşan bir taş ocağı alanıdır. Tesis 240 dönümü oluşturuyor, geri kalanını da bizim tahsis aldığımız taş ocağı alanı oluşturmakta. Baktığımız zaman bu tesisi açmak için 1 yıldır mücadele veriyoruz. Alanı düzenledik, yollarını açtık, tesisin ihalesini yaptık. Saatte 375 ton taş üreteceğiz. Bu şu demek; Sivas’a senelik 1,5 milyon tonun üzerinde taş üretim ve kırma tesisini kazandırıyoruz. Taş işi yapanlar bilirler 140’lık bir çeneye sahip olan bir taş tesisini kuruyoruz. Bunun dışında 0 milimetreden istediğimiz taş örtüsünde taşı kırabileceğimiz bir tesis. Bunların yanında baktığımız zaman tesisin en önemli özelliklerinden birisi de çevreci olması. Toz ünitelerinden tutun da su sistemlerine kadar Sivas’ın en modern, çevreci tesisini kazandırmış oluyoruz. Bununla birlikte yapmış olduğumuz yatırım yaklaşık 100 milyon TL. Altını özellikle çizmek istiyorum, Sivas Belediyesi olarak şimdiye kadar yollar, altyapı, park ve bahçe alanları oluşturuyoruz ama bu tesisin bir özelliği var. Bu tesis Sivas Belediyesine kar sağlayacaktır. İşhan’daki ocakta bu sene 95 milyon kar elde etmişiz, bu tesisten gelecek seneki hedefimiz 150 milyon sağlamak. Bakın iki taş ocağından 250-300 milyon civarında Sivas Belediyesine kâr sağlayan bir tesis kuruyoruz" dedi. Destici: 100 milyonluk yatırım, 10 ayda kendini amorti edecek Sivas Belediyesi’nin son yapılan kamuoyu araştırmalarında da Türkiye’nin en başarılı ilk 3 belediyesi arasında olduğuna dikkat çeken BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ne demiş atalarımız? ’At binenin kılıç kuşananın. Şu anda bizim Belediye Başkanımız atada iyi biliyor, kılıcı da iyi kuşanıyor. Dolayısıyla da böyle bir yiğide, Yiğido’ya destek olmak bizim de, sizin de, hepimizin de boynunun borcudur diyorum. Bakın iş adamları daha iyi bilir. Bir tesis yapıyorsanız, bir yatırım yapıyorsanız, hatta müteahhitler bilebilir. Bir daire yapıyorsanız bunun geliri kaç senede kendisini çıkarıyor ya da amorti ediyor. 10 senede kendini amorti ediyorsa çok iyi derler. Bakın bu tesis ne kadar sürede kendini amorti edecek biliyor musunuz? 100 milyonluk yatırım 10 ayda amorti edecek. 1 yıl bile değil. Çünkü her yıl 250-300 milyonluk dışarıdan bu malzemeyi belediye alıyordu. Bundan sonra bu para belediyenin kasında kalacak ve Sivaslıya yatırım ve sosyal destek olarak verilecek. Onun için bu yatırım çok önemli. Yani üç yüz milyona yakın para bundan sonra belediyenin kasasında kalacak. Sivas şu anda zaten Türkiye’nin yıldızı. Ama biz o yıldızı parlatmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Sivas’ın, Sivaslının memnuniyeti bizim için en üst düzeydedir sözlerimin içinde de söyledim. Bizim Sivas’a her daim bir vefa borcumuz var. Biz hizmet etme aşkıyla inşallah yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Konuşmaların ardından Kur’an’ı Kerim tilavet edilerek dualar eşliğinde kurdele kesildi. Tecer Taş Ocağı, faaliyete açıldı.
Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin üretim gücünü bölgesel bir kalkınma modeline dönüştüreceğiz"
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:50 Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin üretim gücünü bölgesel bir kalkınma modeline dönüştüreceğiz" Kayseri Ticaret Odası (KTO) tarafından düzenlenen ‘Türkiye Ekonomisi’nin Nabzı 2025 Analizi ve 2026’ya Bakış’ panelinde konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, "Kayseri’nin üretim gücünü bölgesel bir kalkınma modeline dönüştüreceğiz" dedi. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen panele KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, yönetim kurulu üyeleri, sektör temsilcileri ve iş insanları katıldı. Konuşmasında devlete olan güvenlerinin tam olduğunu söyleyen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Gülsoy, "Dünya ekonomisinde öngörülebilirliğin azaldığı, jeopolitik risklerin ticareti zorlaştırdığı ve ’korumacı politikaların’ yükseldiği fırtınalı bir 2025 yılını geride bırakıyoruz. Bizler, reel sektörün temsilcileri olarak bu süreçte büyük sınavlar verdik. Ancak biz her zaman şunu söylüyoruz; Bizim devletimize olan güvenimiz tamdır. Enseyi karartmadan; çalışmaya, üretmeye, istihdam sağlamaya ve ihracat yapmaya devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki, iş dünyasının en büyük düşmanı belirsizliktir ve bu belirsizliği aşmanın yolu, doğru bilgiyle strateji geliştirmekten geçer. Peki, 2026’da bizi ne bekliyor? 2026 yılına dair beklentilerimiz net. Biz artık sadece ‘üretmek’ yetmiyor diyoruz. Dünya artık sadece üretmekle kalmıyor, ’akıllı’ üretiyor ve ’dijital’ satıyor." Artık geleneksel yöntemlerle rekabet etme şansımız kalmadı. Yapay zekayı, robotik süreçleri ve e-ticareti artık bir lüks değil, rekabetçiliğimizin can damarı olarak görmeliyiz. Kayseri Ticaret Odası olarak 2026 vizyonumuzu bu yüzden; teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge eksenine oturttuk. Bu vizyonla Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü Projemizin temellerini atıyoruz. Kayseri TEKMER ile bu dönüşümün öncüsü olmaya kararlıyız" dedi. Gülsoy, Kayseri’ye değer katan her projeye destek vermeye hazır olduklarını söyleyerek; "Şehrimizin ihracatını artırmak adına da çalışmalarımızı tüm hızıyla sürdürüyoruz. Bu kapsamda da odamızın koordinatörlüğünde yürütülen Üretim ve İhracatta Dönüşüm programımız 2026 yılında çalışmalarımızın merkezinde yer alacak. Bu kapsamda 500’ün üzerinde firmamızı sahada ziyaret ederek; üretim altyapılarından ihracat kabiliyetlerine, kurumsallaşma düzeylerinden insan kaynağı yapılarına, dijital ve yeşil dönüşüm adaptasyonlarından finansmana erişim imkânlarına kadar çok boyutlu analizler gerçekleştireceğiz. Bu saha çalışmalarının çıktısı olarak Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planı’nı hazırlayacak; İl İhracatı Geliştirme Üst ve Alt Kurullarımızla birlikte bu planın sahada karşılık bulmasını sağlayacağız. Kayseri’de ve ülkemizde katma değer oluşturacak her projeye, Kayseri’nin en büyük sivil toplum örgütü olarak maddi ve manevi destek vermeyi sürdüreceğiz. Bu kapsamda şehrimizi, hinterlandıyla birlikte ’Orta Anadolu Üretim Havzası’nın merkezi haline getirecek adımları atacak; Kayseri’nin üretim gücünü bölgesel bir kalkınma modeline dönüştüreceğiz. Hükümetimizin enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşunu destekliyoruz ancak iş dünyası olarak beklentimiz de nettir. 2026 yılının, dezenflasyon sürecinin meyvelerini verdiği, öngörülebilirliğin arttığı ve yatırımın önünü açacak finansal kolaylıkların sağlandığı bir yıl olmasını arzuluyoruz" ifadelerini kullandı. Kayseri’nin tarihi hakkında bilgiler veren Gülsoy; "Kayseri; 6 bin yıllık tarihi, 4 bin 500 yıllık ticari geçmişi ve 100 yılı aşkın sanayi tecrübesiyle Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan, tüm kavimlerin dikkatini çekmiş cazibe merkezi olan üstelik Anadolu’nun omurgasını oluşturan İç Anadolu Bölgesi’nin tam ortasındadır. Kayseri, hayırsever ve girişimcilerin bol olduğu kadim bir şehirdir. Bugün de 5 üniversitesi, 4 Organize Sanayi Bölgesi, 1 Serbest Bölgesi, 1 Tarıma Dayalı Sera İhtisas Organize Tarım Bölgesi olan hem üreten hem de ürettikleri ile Türkiye ekonomisine yaklaşık 4 milyar dolar ihracatı, Yaklaşık 1,6 milyar dolar ithalatı ile ciddi katkılar sağlayan modern bir ildir. Bu anlamda Anasının ak sütü gibi cari fazla veren bir şehiriz. Kayseri aynı zamanda ilklerin olduğu bir şehirdir. 819 yıl önce Dünyadaki ilk tıp okulu olan Gevher Nesibe Tıp Medresesi ve Darüşşifası, Anadolu Selçuklu Döneminde şehrimizde kurulmuştur. Anadolu’da tıbbın doğuşu olarak kabul edilmiştir. İlk ticari yazışmaların, senetlerin, aile anayasasının kurumsallaşma ve ortaklık yapısının, ilk kadın girişimcinin olduğu Kültepe-Kaniş Karum’da yapılan kazılarda ortaya çıkan tabletlerle anlaşılmaktadır. Bunu ben değil ilim ve bilim söylüyor. Ayrıca İlk uluslararası fuar Yabanlu Pazarı adı altında bugünkü Pazarören yakınlarında gerçekleştirilmiştir. Cumhuriyet tarihimizde de 1926 yılında da ilk tayyare fabrikası şehrimizde kurulmuştur. Yine 1926’lar da Bünyan ilçemiz de ilk elektrik üretim santrali, 1936’lar da Sümer Bez Fabrikası ve sonrasında da ülkenin önemli ölçüde giyim ihtiyacını karşılayan Dikimevi, Uluslararası uçak bakım ve onarım fabrikası kuran şehre zanattkar kazandıran Hava İkmal Bakım Merkezi ve sonra da yine uluslararası düzeyde tank bakım ve onarım fabrikası Anatamir, 1954’lerde şeker ihtiyacımızı karşılamak için Şeker Fabrikası, 1980’lerde şerefli ordumuzun ihtiyacı olan askeri pil ihtiyacını karşılamak üzere askeri pil sanayi, yani ASPİLSAN’ı kuran bir şehrin tüccarlarıyız. Kısacası, milattan önce 1950-1650 yıllarında Anadolu topraklarına ticaret yapmak için gelen Asurlu tüccarların yerleştiği ve tarihte bilinen çivi tabletlere yazılmış senetlerin kullanıldığı Kaniş Karum Merkezini yurt edinen tüccarlarız. Girişimcilik ve ticaret ruhumuz bizim geçmişten gelen genlerimizde var. Bugün de Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu içerisinde şehrimizden 13 firma, İkinci 500 sanayi kuruluşunda ise 10 firmamız yer alıyor. Türkiye’de ilk 1000 İhracatçı firmalarının içerisinde ise 18 firmamız yer almaktadır. 2 bin 318 ihracatçımızla, dünyanın 183 ülkesine ihracat gerçekleştirmekteyiz. Ayrıca Şehrimiz, turizm açısından da zengin bir hazineye sahiptir. Kayseri’de sadece deniz ve kum yok. Onun dışında tarih, kültür, gastronomi ve kış turizmiyle turizmin her rengine sahibiz" dedi. Gülsoy, Erciyes’in şehrin vitrini olduğunu söyleyerek; "Şehrimizin bu devasa sanayi gücünü, turizmin parlayan yıldızıyla birleştirmek zorundayız. Sanayimiz Kayseri’nin ’kas gücü’ ise, Erciyes de bu şehrin ’vitrini ve ruhudur’. Burada özellikle Erciyes Dağımıza özel bir vurgu yapmak istiyorum. Son günlerde şehrimizin ve ülkemizin ortak bir değeri olan Erciyesimiz hakkında bir takım tartışmalar yaşanıyor. Söz konusu olan, Kayseri’nin sembolü, Türkiye’nin gururu, dünyanın en karizmatik dağı olan Erciyes’tir. Bu kürsüden şunu açıkça ifade ediyorum; Biz, dünyanın en yakışıklı dağına sahibiz. Bir şehirde yaşamak, o şehrin ekmeğini yemek yetmez; özellikle makam ve mevki sahibi olanlar, o şehrin değerlerine her şartta sahip çıkmak zorundadır. Bizler kendi değerimize sahip çıkmaz, ona destek vermezsek; maalesef bazı vizyonsuz açıklamalar gelir, bizim bin bir emekle kurduğumuz ekonomimizi, ticaretimizi ve turizmimizi haksız yere eleştiri konusu yapar. Erciyes’in polemik malzemesi yapılması, sadece bir dağı eleştirmek değildir; Kayseri’nin emeğine, üyelerimizin yatırımına ve ülkemizin turizm kazanımlarına yapılmış büyük bir haksızlıktır. Erciyes sadece bir ‘tatil’ yeri değildir. 2024 yılında 2 milyon 750 bin yerli ve yabancı turisti ağırlayan bu yılda 3 milyon turist ağırlamayı hedefleye bu dağ, ekonomimize can suyu veren devasa bir bacasız fabrikadır. Kayseri ekonomisine de yıllık katkısı bu sene yaklaşık 250 milyon Euro civarında beklenmektedir. Turizmle doğrudan ilgisi olsun ya da olmasın; Erciyes, pastırma-sucuk satan işletmelerimizden otobüsçü esnafımıza, otelde çalışan kardeşimizden dağda satış yapan köylü teyzemize kadar, özellikle dar gelirli vatandaşlarımız için bir ekmek kapısıdır. Bugün Erciyes; teknolojik altyapısı ve güvenli tesisleriyle dünyadaki dev kayak merkezleriyle yarışıyor. Bu yıl, dünyanın en iyi kış turizmi merkezleri arasında ilk 25 içinde yer alan Türkiye’deki tek merkez olması, Erciyes’in hangi seviyeye ulaştığının en net kanıtıdır. Bu başarının arkasında büyük bir emek ve vizyon var. Bu vesileyle, Erciyes’e değer katan Sayın Özhaseki Bakanımızdan Sayın Valimize, Milletvekillerimize, Büyükşehir ve ilçe Belediye Başkanlarımıza ve tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Kayseri olarak bu kadar zenginliğimizin içerisinde; 6 bin yıllık ticari hafızamızın simgesi Kültepe Kaniş-Karum’u nasıl savunuyorsak, Erciyesimizi de öyle savunacağız. Bu güzellikleri herkesin görmesini isteyeceğiz. Buradan; oksijeni bol, heybeti yerinde olan Türkiye’nin bu en önemli kış turizm merkezini yerinde görmeye; başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, tüm siyasi partilerimizin liderlerini özellikle davet etmek istiyorum. Gelsinler, bir şehrin yazısının bir dağla nasıl değiştiğini, bu vizyonun Kayseri’yi nereye taşıdığını bizzat müşahede etsinler. Özellikle altını çizmek isterim ki; Erciyes bir polemik sahası değil, bir iftihar vesilesidir. Bizler bu eşsiz dağımızı övmeye, kazanımlarımızı korumaya ve bu eşsiz emaneti tüm dünyaya tanıtmaya azimle devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Gülsoy, terörsüz Türkiye’nin üretimde ve ticarette de istikrarın teminatı olacağını söyleyerek, “Şunu unutmamalıyız ki; ekonomik kalkınmanın, ticaretin ve turizmin en güçlü dayanağı, sarsılmaz bir güven ortamı ve toplumsal huzurdur. Bu noktada; Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ‘Terörsüz Türkiye’ söylemiyle ülkemizde tam bir huzur ikliminin oluşması en büyük dileğimizdir. Sayın Bahçeli’nin bu kararlı duruşu ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde terörün gölgesinden tamamen arınmış bir Türkiye; sadece güvenliğin değil, aynı zamanda üretimde şahlanışın, ticarette bereketin ve her alanda istikrarın teminatı olacaktır. Şehirlerimizin enerjisini polemiklere değil, üretime ve ihracata yönlendirdiği bu huzur iklimi, inanıyorum ki ülkemizi çok daha aydınlık yarınlara taşıyacaktır” dedi. Başkan Gülsoy’un açılış konuşmasının ardından Türkiye Ekonomisi’nin Nabzı 2025 Analizi ve 2026’ya Bakış paneline geçildi.
Bellona, sürdürülebilirlik raporunu yayınladı
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:34 Bellona, sürdürülebilirlik raporunu yayınladı Türkiye’nin lider mobilya markalarından Bellona; 2024 yılına ilişkin Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor; çevresel etkilerin azaltılmasından kaynak verimliliğine, insan odağından kurumsal yönetişime kadar geniş bir çerçevede Bellona’nın sürdürülebilirlik yaklaşımını, öncelik alanlarını ve yıl boyunca hayata geçirilen çalışmalarını şeffaflıkla paylaşıyor. Bellona’nın 2024 Sürdürülebilirlik Raporu’nda; enerji ve kaynak verimliliği, atık yönetimi ve çevresel etki azaltımı gibi çevresel başlıkların yanı sıra iş sağlığı ve güvenliği, çalışan gelişimi, etik yaklaşım ve kurumsal yönetim uygulamaları gibi sosyal ve yönetişim alanlarına ilişkin çalışmalar da yer alıyor. Rapor ayrıca, markanın sürdürülebilirlik yolculuğunda takip ettiği stratejik öncelikleri ve gelecek dönem odak alanlarını da kapsıyor. Anadolu Güçbirliği Holding Yönetim Kurulu Üyesi & CEO’su Serdar Karavil, "Bellona olarak sürdürülebilirliği yalnızca bir hedef değil; üretimden tedarik zincirine, operasyonlardan mağazacılığa kadar tüm süreçlerimizi dönüştüren stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz. 2024 Sürdürülebilirlik Raporumuz; çevresel sorumluluğumuzu, insan odağımızı ve şeffaf yönetişim anlayışımızı somut çalışmalarımızla ortaya koyuyor. Geleceğin beklentilerine uyum sağlayan, verimliliği artıran ve paydaşlarımız için uzun vadeli değer üreten bir dönüşümü kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Karavil, sürdürülebilir dönüşümün tüm paydaşlarla birlikte ilerleyen bir süreç olduğuna dikkat çekerek şu mesajı verdi; "Çalışanlarımızdan iş ortaklarımıza, tedarikçilerimizden müşterilerimize kadar tüm paydaşlarımızla birlikte; daha güçlü, daha verimli ve daha sorumlu bir üretim ve hizmet ekosistemi inşa etmeyi önemsiyoruz. Bellona’nın dönüşüm yolculuğunda sürdürülebilirlik, temel pusulamız olmaya devam edecek." Bellona 2024 Sürdürülebilirlik Raporu, Bellona’nın resmi web sitesi üzerinden erişime açıldı.
MÜSİAD Antalya Başkanı Akgül: "Üretim ve ihracatla güçlenen bir 2026 yılı bekliyoruz"
25 Aralık 2025 Perşembe - 15:00 MÜSİAD Antalya Başkanı Akgül: "Üretim ve ihracatla güçlenen bir 2026 yılı bekliyoruz" MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül, Antalya ekonomisinin 2026 yılına üretim ve ihracat odaklı daha güçlü bir yapıyla girmesini beklediklerini söyledi. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik belirsizliklerin yerel ekonomiler üzerindeki etkilerinin hissedildiğini belirten Akgül, Antalya iş dünyasının bu süreci doğru politikalarla avantaja çevirebilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı. 2025 yılının Antalya açısından bir geçiş dönemi olduğuna dikkat çeken Yusuf Akgül, "Bu süreçte kısa vadeli tüketim odaklı yaklaşımların sınırları daha net görüldü. Verimlilik, katma değerli üretim ve sürdürülebilir büyüme artık kent ekonomimiz için temel hedefler haline geldi" dedi. Antalya’nın turizm, tarım, gıda ve hizmet sektörleriyle güçlü bir ekonomik çeşitliliğe sahip olduğunu ifade eden MÜSİAD Antalya Başkanı Yusuf Akgül, 2025 yılı boyunca turizmde yakalanan ivmenin, tarım ve gıda üretimi ile ihracatçı firmaların çalışmalarıyla desteklendiğini söyledi. Akgül, buna rağmen artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve rekabet baskısının Antalya iş dünyasının en önemli sorunları arasında yer aldığını kaydetti. Antalya ekonomisinin yalnızca turizm sezonlarına bağlı kalmaması gerektiğini belirten Yusuf Akgül, "Hedefimiz; tarım-gıda sanayi, lojistik, ihracat ve katma değerli üretim alanlarında daha dirençli ve kalıcı bir ekonomik yapı oluşturmak. Şehrimizin üretim gücü ve girişimcilik kültürü bu dönüşüm için önemli bir avantaj" diye konuştu. 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Akgül, dijitalleşme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşümün Antalya’daki işletmeler için yeni fırsatlar sunduğunu ifade ederek, ihracatta mevcut pazarların yanı sıra farklı coğrafyalara açılmanın önemine dikkat çekti. MÜSİAD Antalya olarak kentin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini artırmaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini belirten Yusuf Akgül, 2026 yılında üretim, yatırım ve ihracat ekseninde daha güçlü ve dirençli bir Antalya ekonomisinin inşa edileceğine inandıklarını söyledi.
Ordu’da yumurta üretimi, verilen destekler ile zarardan kara dönüştü: İlin ekonomisine yıllık 500 milyon lira gelir
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:52 Ordu’da yumurta üretimi, verilen destekler ile zarardan kara dönüştü: İlin ekonomisine yıllık 500 milyon lira gelir Ordu Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan destekler ile ilde yumurta üretiminin arttığını belirterek, "2014’ten 2019’a kadar 75 yumurta işletmesinden 65’i batmıştı. Başkan Güler gelince ayakta kaldık ve bugün 85 işletme bulunuyor. Aylık 35 milyon, yıllık 500 milyon lira gelir sağlanıyor. Yılda 50 milyona yakın yumurta üretiyoruz. Hedefimiz 100 milyon adet yumurta üretmek" dedi. Geçen yıllarda yıllık 5 milyon civarında yumurta üretiminin yapıldığı Ordu’da, Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere verdiği desteklerle bu sayı 50 milyona yaklaştı. Sektörde yaşanan gelişmeler hakkında açıklamalarda bulunan Ordu Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı Celal Sezgi, sektörün ayağa kalkmasındaki en önemli etkenin Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler olduğunu söyledi. "Destekler sektörü ayağa kaldırdı" Sezgi, yapılan destekler ile sektörün zarardan kurtulduğunu belirterek, "Yumurta tavukçuluğu işine 2014 yılında başladık. O dönem pazar konusunda ciddi sıkıntılar yaşadık, organik yumurta sertifikamız yoktu ve üreticiler olarak büyük zararlar ettik. Bu süreçte kurulan işletmelerin çoğu kapandı. 2019 yılına gelindiğinde Ordu’da yumurta sektörü neredeyse tamamen bitmişti. Başkanımızın göreve gelmesiyle birlikte bize çok önemli destekler verildi. Yaklaşık 30 bin yarka dağıtımı yapıldı, yüzde 80 hibeli yem desteği sağlandı. Bu destekler sayesinde üretici yavaş yavaş toparlandı, geçmişte yaptığı zararları telafi etmeye başladı. Aynı zamanda yeni işletmeler kuruldu ve sektör yeniden büyümeye geçti" diye konuştu. "Ordu yumurtası ihracata açıldı" Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in pazarlama konusunda da önemli adımlar attığını ifade eden Sezgi, Ordu yumurtalarının zincir market raflarında yer alarak Türkiye’nin dört bir yanına ulaştığını söyledi. Sezgi, "Destekler ile Birleşik Arap Emirlikleri’ne ciddi sayıda ürün gönderdik. Şu anda iç piyasadaki ihtiyaca yetişmeye çalışıyoruz, talebi ancak karşılayabildiğimiz için ihracata ürün gönderemez olduk. Bundan sonra da projelerle daha da büyüyerek ihracatımızı da yapmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu. "Hedef 100 milyon adet yumurta üretmek" Büyükşehir Belediyesi’nin hali hazırda yapımına devam ettiği yatırımların sektöre daha çok katkısı olacağını aktaran ve hedeflerinin yıllık 100 milyon yumurta üretimi olduğuna dikkat çeken Sezgi, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Gelecekte de Büyükşehir Belediyemizin bu sektöre 50 milyonluk yatırımı olacak. Fatsa ilçemizde 45 binlik yarka üretim tesisi, günlük 25 bin yumurta üretim ve 70 günde bir 15 ton et kapasiteli bir kombine tesisi inşa ediliyor. Sektör bölgede hedefine ulaşmak için koşarcasına ilerliyor. Yıllık 45 milyon olan üretimimizi en kısa sürede 100 milyona çıkarmayı hedefliyoruz."
Aksa Siirt Batman Doğalgaz, ikinci etap kaçak tarama faaliyetlerini tamamladı
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:02 Aksa Siirt Batman Doğalgaz, ikinci etap kaçak tarama faaliyetlerini tamamladı Aksa Siirt Batman Doğalgaz, güvenli ve kesintisiz doğal gaz arzı için yılda iki kez gerçekleştirdiği kaçak tarama çalışmaları kapsamında bin 500 kilometrelik doğal gaz şebekesini tarayarak şebeke güvenliğinin kontrolünü sağladı. Bin 500 kilometreyi aşkın şebeke uzunluğu ile 200 binden fazla aboneye doğal gaz hizmeti veren Aksa Siirt Batman Doğalgaz, şebeke unsurlarına verilmiş olabilecek muhtemel hasarların tespit edilebilmesi amacıyla yılda en az iki kez gerçekleştirdiği tarama çalışmalarının ikinci etabını da başarıyla tamamladığını açıkladı. Aksa Siirt Batman Doğalgaz Şirket Müdürü Adnan Doğan, "Üçüncü taraf kazı çalışmalarından kaynaklanabilecek olası şebeke hasarlarını tespit etmek amacıyla yılda iki kez kaçak tarama çalışması gerçekleştiriyor, dağıtım şebekemizi oluşturan tüm yer altı ve yer üstü unsurları kontrol ediyoruz. Siirt ve Batman illerindeki ikinci etap çalışmamızı, yasal prosedürler çerçevesinde 20 günlük sürede tamamladık" diye konuştu. Uluslararası standartlar Dağıtım şebekesinin malzeme, ekipman ve kalite açısından üst standartlara sahip olduğunu belirten Doğan, çalışmaların tüm teknik usul ve esasların uluslararası normlara uygun şekilde yürütüldüğünün altını çizdi. Doğan, "Boru hatları, vanalar, vana odaları, servis kutuları, şehir giriş ve ölçüm istasyonlarını detaylı şekilde kontrol ediyoruz. İncelemelerimizi motorlu araçlara entegre edilen özel optik teknolojisine sahip cihazların yanı sıra lazer sensör teknolojisiyle çalışan hassas el tipi kaçak arama cihazlarıyla da detaylı biçimde yapıyor, gerekli noktalara anında müdahale ediyoruz" dedi. 160 hat hasarından 9 bin 832 abone etkilendi Şirket, il merkezleri ile Baykan, Beşiri, Kozluk, Kurtalan, Sason, Tillo ilçelerinin yanı sıra Gökçebağ, Kayabağlar ve Veyselkarani beldelerindeki vatandaşları doğal gazla buluşturuyor. İzinsiz gerçekleştirilen kazı çalışmaları doğal gaz altyapısı bulunan lokasyonlarda hat hasarına neden olabildiği gibi can ve mal güvenliği açısından da risk oluşturuyor. Doğan, "İzinsiz kazı çalışmaları nedeniyle 2025 Ocak-Kasım aylarında 160 hat hasarı yaşandı. Bu hasarlar nedeniyle 9 bin 832 abonemiz ortalama 240 dakika boyunca doğal gazdan faydalanamadı" dedi. Şüpheli durumlar için 187 Doğal Gaz Acil Hattımızı arayın Güvenli ve kesintisiz gaz arzını prosedürler çerçevesinde büyük bir titizlikle gerçekleştirdiklerinin altını çizen Doğan, şunları söyledi: "Can ve mal güvenliğinin sağlanması, emniyet risklerinin önlenmesi için su, elektrik ve internet altyapı çalışmaları, bahçe düzenlemeleri, ağaç dikimi ve çocuk parkı yapımı gibi kazı çalışmaları Altyapı Koordinasyon Merkezi’nin (AYKOME) yönetmeliği ve bağlı kalınan diğer mevzuatlar kapsamında doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde yapılmalı, bunun için 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezimiz ile iletişime geçilmelidir. Herhangi bir şüpheli kazı çalışmasıyla karşılaşan vatandaşlarımız 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil hattımızı arayabilir."
Genç Memur-Sen tarafından Türk Dünyası Akademisi Ödül Töreni gerçekleştirildi
25 Aralık 2025 Perşembe - 14:01 Genç Memur-Sen tarafından Türk Dünyası Akademisi Ödül Töreni gerçekleştirildi Türk Dünya’sının geçmişinin ve gelecek projeksiyonunun gençlerle paylaşılması amacıyla düzenlenen Türk Dünyası Akademisi kapsamında ödül töreni gerçekleştirildi. Genç Memur-Sen tarafından düzenlenen ve TİKA ve YTB iş birliğiyle hayata geçirilen Türk Dünyası Akademisi programı gerçekleştirildi. Yapılan Program ile Türk Dünya’sının geçmişinin ve gelecek projeksiyonunun gençlerle paylaşılması amaçlandı. "Genç Memur-Sen’in cazibesi de ortada" Program çerçevesinde bir açılış konuşması gerçekleştiren İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan, "Genç Memur-Sen’le tanışmam Türkiye Gençlik STK’ları Platformu’nda (TGSP) beraber çalıştığımız döneme dayanıyor. Gerçekten 10 yıla yaklaşan bir gençlik STK’larını bir araya getiren platformda benim de herhalde 4-5 sene kadar yönetimde bulunduğum dönemde gençlik üzerine çalışan bütün sivil toplum kuruluşlarının beraber çalışmasını sağladık. Çok da mesafe aldık. Genç memur sende önemli paydaşlarımızdan bir tanesi olarak önceki Başkan Mustafa kardeşim döneminde çok yoğun çalıştılar, faal çalıştılar. Gerçekten sadece Memur-Sen’in genç üyelerine değil daha geniş anlamda okullarda öğrencilere kampüslerde hitap eden, kitap okuma grupları ondan sonra medeniyete dair çalışmalar ve bu akademi çalışmalarıyla da güzel bir çizgiyi ortaya koydular. Çok daha güçlü olacağına da inanıyorum. Çünkü Memur-Sen’in potansiyeli çok yüksek Genç Memur-Sen’in cazibesi de ortada" açıklamasında bulundu. Erdoğan, yaklaşık 15 yıldır Türkiye’de sivil toplum alanında, eğitim alanında gençlikle ilgili çalışmalar yaptığını Belirterek, asıl meselenin Türkiye’de insanların kendi kimliğini, kültürünü ihya edilerek yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması olduğunu sözlerine ekledi. Programda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Genç Memur-Sen’in büyük bir heybet ve kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. Yalçın, "35 yaş altı kamudaki görevliler olduğu gibi üniversitedeki gençler ve dışarıdaki gençlerin tamamını kuşatan geniş bir yelpazeye sahibiz. Bu çalışmalar içerisinde Genç Memur-Sen’imiz az önce burada ifade edilen uluslararası öğrencilerimize yönelik misafirlerimize yönelik liderlik akademisinden tutun, Kudüs Akademisi, Balkan Akademisi, Aile Akademisi, şimdi Türk Dünyası Akademisi gibi çalışmaların yanında 2 milyonu bulan kitabı 500 bini aşan 600 bine varan öğrenciyle buluşturduğumuz kitabı okuyup üzerinde kritikler yapıp makaleleri yazıp daha sonra ödüllendirme süreçlerini yaptığımız 60 binden fazla öğretmenin içerisinde görev aldığı bir bilen ve bilge nesil çalışmasıyla Türkiye genelinde yoğun bir çalışma trafiği yürütüyor. Genç Memur-Sen’imiz yine 7 güzel adam kütüphaneleri diyerek 7 bölgede 7 güzel adam kütüphanesi diye başladığı çalışmasını 81 ilin tamamına yaymayı başarmış ve bu konuda hakikaten ilme, kültüre dokunuş noktasında çok kıymetli kayıtlar düşmüş bir teşkilatımız" ifadelerini kullandı. "Memur Sen’imizin çalışmalarıyla gençlerle birlikte öğreniyoruz. Onlardan çok biliyoruz iddiamız yok" Genç Memur-Sen’in afetler için yaptığı hazırlıklardan bahseden Yalçın, "Deprem için, afet için, felaket için ülkemizin sıkıntılı günleri için hazırlık yapmış ve 270 kişilik arama kurtarma ekibiyle devasa bir müdahale ekibi acil müdahale ekibi oluşturduğu gibi 6 Şubat depreminde bir fiil sahaya ilk intikal eden ekip olmanın yanında onlarca canı kurtarabilmiş ve yüreklerimizi rahatlatabilmiş vatani görevini mesuliyet duygusuyla yapan bir teşkilatımız. Onun için Genç Memur-Sen’in çalışması, çalışma yelpazesi geniş. Emek mücadelemiz içerisinde hakikaten lider kadro yetiştirmeye yönelik. Yüreğe dokunan değerle ilişkin sorumluluk alabilecek düzeyde kendini hazırlayan bir gençlik yetiştirme konusunda iddiası olan bir teşkilatımız. Onun için biz burada gençlerle öğreniyoruz aslında. Genç Memur Sen’imizin çalışmalarıyla gençlerle birlikte öğreniyoruz. Onlardan çok biliyoruz iddiamız yok. Beraber çalışma yapalım, birlikte öğrenelim diye bir ortak gayretimiz var. Bu çalışmaların genelini takip eden ve hakikaten takdirlerimizi ifade etmekte de asla cimri davranmayan bir yönetimimiz var. Genel başkanlarımız var, genel yönetimlerimiz var. Bu açıdan bu gayret devam edecek. Bu bereket devam edecek. Çünkü burası Cahit Zarifoğlu’nun ifadesiyle 7 güzel adam diye son devrin münevverlerinden aksiyoner kimlik ve kişiliğiyle nüfuz etmiş emek mücadelemizin yolbaşçısı, şair, yazar, iyi bir öğretmen, sözlerinden bütün hatiplerin ilham aldığı iyi bir hatip olan Akif İnan gibi bir münevverin başlattığı bir teşkilat burası. Onun için emek mücadelemiz sadece salt ücret mücadelesi değil ücret mücadelesini de içerisinde barındıran bir hizmet sendikacılığı mefkûresiyle yolculuğuna devam eden bir mesuliyetle bu bugüne kadar geldi. Bundan sonra da aynen istikamette yürüyor" dedi. "Bu bereket, bu heybet devam edecek" Anadolu’nun bir mesuliyet yurdu olduğunu ifade eden Yalçın, "Bunun farkındayız. Bu geniş yelpazede yaptığımız çalışmalar aslında bu mesuliyet yurdunda mesuliyeti taşıyabilecek liyakatte kabiliyette donanımda ve altyapıda gençlerle bu yolculuğu sürdürme iddiamızın ortaya çıkışı halidir. Yaptığımız tüm çalışmalar. Onun için gayretimiz sürecek. Bu bereket, bu heybet devam edecek. Ben bu vesileyle bizim bu çalışmalarımızla YTB’ye, TİKA’ya Türk Dünyası Teşkilatımıza ve bütün çalışmalarımızda destek aldığımız sendikalarımıza, üniversitelerle birlikte hareket ettiğimiz çalışmalardaki rektörlerimize, sivil kuruluşlarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.