EKONOMİ
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç: "Cumhurbaşkanımızın vizyonu, 5G yolculuğumuza güç veriyor" 31 Mart 2026 Salı - 15:37:44 Türkiye’de ilk 5G sinyalinin verilmesi dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mobil operatörlerin genel müdürlerini ağırladı. Etkinlik sonrası bir açıklama yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 5G’nin ülke ekonomisi ve geleceği için önemine işaret ederek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi Turkcell gücünde 5G ile buluşturacak olmanın gururunu yaşıyoruz. Vizyonuyla bizlere yol gösteren, desteğiyle sektörümüze güç veren Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. 5G ülkemize hayırlı olsun" dedi. Türkiye 5G teknolojisi ile yeni bir çağa adım atarken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, mobil operatörlerin genel müdürlerini Cumhurbaşkanlığı Külliye’sinde ağırladı. Cumhurbaşkanının ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, sektör temsilcilerinin yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile diğer devlet yetkilileri de hazır bulundu. "Cumhurbaşkanımız vizyonuyla sektöre güç verdi" Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 5G’nin Türkiye ekonomisi ve dijitalleşme yolculuğunda tarihi bir eşiği simgelediğini belirterek şunları söyledi: "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemize verdiğimiz sözü tutmanın ve Türkiye’yi Turkcell gücünde 5G ile buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. 5G, ulaşımdan sanayiye, eğitimden sağlığa kadar her alanda çok köklü bir dönüşümü tetikleyecek. En güçlü 5G frekans bandına ve en yüksek kapasiteye sahip mobil operatör olarak, ülkemizin 5G dönüşümüne rehberlik edeceğiz. İlk 5G sinyali arifesinde böylesine kıymetli bir buluşmada yer almaktan ötürü büyük memnuniyet duyuyorum. Bu vesileyle, vizyonuyla bizlere yol gösteren, desteğiyle sektörümüze güç veren Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. 5G ülkemize hayırlı olsun."
31 Mart 2026 Salı - 14:58 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi 1,6 trilyon dolara ulaştı" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin son 23 yılda güçlü bir performans sergilediğini belirterek, "239 milyar dolarlık bir ekonomiden 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaştık. Bu önemli bir gelişme ancak daha gidecek yolumuz var" dedi. Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) 45’inci Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüdüğünü ifade ederek, dünya ekonomisinin aynı dönemde yüzde 3,5 büyüdüğüne dikkat çekti. Türkiye’nin nominal olarak dünyanın 16’ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomisi konumunda olduğunu belirten Yılmaz, daha yüksek hedeflere ulaşacaklarını vurguladı. Bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelere de değinen Yılmaz, İsrail, ABD ve İran arasında yaşanan savaşın hem bölgesel istikrara hem de küresel ekonomiye zarar verdiğini ifade etti. Türkiye’nin savaşın önlenmesi ve sona ermesi için çaba gösterdiğini belirten Yılmaz, bu gelişmelerin Türkiye ekonomisini de olumsuz etkilediğini, ancak uygulanan ekonomik programın kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. Akaryakıttaki fiyat etkisini azaltmak amacıyla eşel mobil sisteminin devreye alındığını hatırlatan Yılmaz, kısa vadeli olumsuz etkileri sınırlayıcı, orta vadeli fırsatları destekleyici politikalarla yol haritasının sürdürüleceğini dile getirdi. "Şu anda Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar olarak 16’ıncı büyük ekonomisi" Türkiye’nin son 23 yılda oldukça yüksek bir performans gösterdiğini ve bugün dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri hale geldiğini söyleyen Yılmaz, "Son 23 ve 24 yılda dünya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydetmiş. 239 milyar dolarlık bir ekonomiden 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşmıştır. Bu önemli bir gelişme ama yeterli değil daha üst hedeflere birlikte yürümemiz gerekiyor. Şu anda Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar olarak 16’ncı büyük ekonomisi, satın alma gücü kalitesi ile 11’incı büyük ekonomisi konumunda ve daha iddialı noktalara birlikte yürüyeceğiz. Bölgemizde maalesef İsrail, ABD ve İran arasında bir savaş yaşanıyor. Bu savaş hem bölgedeki istikrara hem de küresel ekonomiye önemli zararlar veriyor. Türkiye Cumhuriyeti olarak öncelikle bu savaşın çıkmaması için her türlü gayreti sarf ettik. Şu anda bu savaş bir an önce bitsin diye gayret ediyoruz. Tüm dünyayı olumsuz etkilediği gibi bu jeopolitik gelişmeler ülkemizi de olumsuz etkilemektedir. Savaş bitse dahi bu yaşanan tahribatın giderilmesi maalesef zaman alacaktır. Dolayısıyla biz de uygulamakta olduğumuz programı kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ülkemiz son 23 yılda gösterdiği makro ekonomik gelişmeyi, performansı uluslararası yatırımlar anlamında da ortaya koymuştur" Akaryakıttaki etkiyi düşürebilmek için Eşel mobil sistemine geçtiklerini vurgulayan Yılmaz, "Bu önemli bir adımdı. Buna benzer başka tedbirlerle de kısa vadeli olumsuz etkileri sınırlandırıcı, orta vadeli imkanları ise destekleyici politikalarla yolumuza devam edeceğiz. Ülkemiz son 23 yılda gösterdiği makro ekonomik gelişmeyi, performansı uluslararası yatırımlar anlamında da ortaya koymuştur. 90’lı yıllarda küresel uluslararası doğrudan yatırımların sadece yüzde 0,2’sini cezbedebiliyorken bugün bu pay yüzde 1’ler seviyesine yükselmiş. 2003 yılından bu yana 289 milyar doların üzerinde uluslararası doğrudan yatırımı ülkemize cezbedebilmiş durumdayız. Bugün 88 bin uluslararası firma ülkemizde yatırım yapıyor. Geçen yıl dünya genelinde bir artış oldu küresel yatırımlarda. Ama gelişmekte olan ülkelere dönük yatırımlarda pek bir artış olmadı. Hatta geriye bir miktar gidiş olmuştu. Buna rağmen ülkemiz geçen yıl yüzde 12’lik bir artışla 13.1 milyar dolar tutarında uluslararası yatırımı cezbedebildi. Bu önemli bir başarı ve Türkiye’ye küresel yatırımcıların gösterdiği güveni ifade ediyor. 2025 yılında toptan ve perakende ticaret sektörü e-ticaret yatırımlarıyla yüzde 32’lik payla en fazla yatırım çeken sektör oldu. İmalat sektörü yüzde 31, bilgi ve iletişim sektörü yüzde 14’lük payla 2. ve 3. sırada yer aldı" ifadelerini kullandı. "Türkiye, 1 milyardan fazla kişiye Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmalarıyla erişim sağlıyor" Yılmaz, "Ukrayna-Rusya savaşı, Uzakdoğu’dan gelen rekabet baskısı karşısındaki ekonominin konumu, bütün bunlar Avrupa’da yeni bir tartışma süreci başlatmış durumda. Türkiye’nin gerek güvenlik gerek rekabetçilik anlamında Avrupa ile ilişkilerdeki önemi daha iyi görülmeye başlandı diyebiliriz. Bu anlamda Türkiye’nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğine sahip olmasının, yine 30 farklı ülke ile STA’mızın olması, korumacılığın arttığı, bölgeselleşmenin yükseldiği bu yeni ortamda bizler için iş dünyamız için önemli bir korunaklı alan oluşuyor. 1 milyardan fazla insana bugün Türkiye ekonomisi ve yüksek gelirli diyebileceğimiz bir nüfusa gümrük birliği ile veya serbest ticaret anlaşmalarıyla ulaşabilir durumdayız. Dolayısıyla biz bu konularda Avrupa Birliği ile hem Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize meseleleri, enerjiden lojistiğe birçok alanda çok olumlu bir gündem oluşturabilecek noktadayız. Bu noktalarda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. "E-mobilite ve savunma sanayisinde derin entegrasyon, finans merkezi rolünde güçlenme hedefimiz" Son olarak otomotiv, makine, kimya ve elektronik gibi orta yüksek teknoloji sektörlerde de daha fazla yatırım beklediklerini vurgulayan Yılmaz, "Özellikle e-mobilite, batarya teknolojileri ve savunma sanayi gibi stratejik alanlarda daha derin bir entegrasyon hedefliyoruz. Savunma sanayicileri burada kritik hale gelmiş durumda. Tüm dünyada savunma harcamaları yükseliyor. Öyle bir tablo var. Ama gerçekçi bir şekilde de bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu konuda erken yola çıkan ülkelerden biri oldu" diyerek sözlerini tamamladı.
31 Mart 2026 Salı - 14:53 HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Biz asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye’de çalışan Suriyelilere ilişkin, "Biz asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz. Suriyeli kardeşlerimiz kendi kültürlerini koruyarak bu topraklarda bizim vatandaşlarımızın haklarına kavuşarak kalabilmelerini sağlayacak bir entegrasyondan bahsediyoruz" dedi. HAK-İŞ ile Suriye Sendikalar Konfederasyonu (GFTU) Ortak Danışma Komitesi Toplantısı düzenledi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Suriye Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkanı Fawaz Al-Ahmad’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda Türkiye’de çalışan Suriyelilerin entegrasyonu ve sosyal hakları ele alındı. Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Arslan, GFTU ile birlikte daha önce planladıkları daimi komite çalışmalarının ikinci aşamasını gerçekleştirdiklerini belirtti. Arslan, 2000’li yıllarda başlattıkları HAKİŞ, GFTU ilişkilerinin Suriye’deki iç karışıklığın ardından tıkandığını belirterek, Suriye’de rejimin değişmesiyle birlikte ise yeniden temasa geçtiklerini bildirdi. GFTU ile birlikte Türkiye’de çalışan Suriyelerin sorunlarını ele aldıklarını belirten Arslan, "Konfederasyonumuz ve Suriye’nin yeni devrim hükümetiyle birlikte Türkiye Suriye ilişkilerinin de normalleşmesinden dolayı göç konusunda ciddi yeni adımların atılabileceğini, yeni bir kısım gelişmelerin olabileceğini de heyecanla takip ederek daha sonra Temmuz ayında Başkan, bir heyetiyle birlikte Türkiye’ye geldiler. Burada bazı yeni kararlar aldık. Bu kararlardan bir tanesi her iki konfederasyon için üçer adet kendi konfederasyon bünyesinden oluşturulan bir daimi komite anlaşmasını yaptık. Üç kişi GFTU’dan, üç kişi HAK-İŞ’ten bunlar daha çok bu göç konusunu da bilen ve bu süreçte birlikte çalışacağımız arkadaşlarımızın tespit edilmesi kararını aldık" açıklamasında bulundu. Arslan, komitenin hayata geçirilmesi hususundaki çalışmalarının devam ettiğinin altını çizerek, komitenin fiilen çalışmaya başladığını bildirdi. "GFTU’nun demokratik ve şeffaf konfederasyonlarla ilişkilerinin geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız" GFTU’nun dünyadaki konumunu güçlendirme konusunda HAK-İŞ’in ciddi çabalar sarf ettiğini belirten Arslan, "Bazı önümüzde zorluklara rağmen yılın sonuna doğru Azerbaycan’da gerçekleştirilen AHİK’in kongresine GFTU’nun davet edilmesi hususunda büyük bir çaba sarf ettik. Ancak bazı sorunlarla karşılaştık. Onu gerçekleştiremedik. Bundan sonra konfederasyonumuz Uluslarara Sendikalar Konfederasyonu İTUC’un bünyesindeki kuruluşlarla GFTU’nun demokratik ve şeffaf konfederasyonlarla da ilişkilerinin geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız. Çünkü Suriye tavrını ve kararlılığını ortaya koymuştur. Suriye Arap Cumhuriyeti demokratik bir cumhuriyet olarak farklılıkları bir arada tutmaya çalışan farklılıkları ülkenin parçalanması için değil ülkenin birliği için kıymetli bulan bir yeni yönetim anlayışı var" şeklinde konuştu. Arslan, Türkiye’ye Suriye’den ilk göç dalgasının 2011 yılında gerçekleştiğini hatırlatarak, rejimin değişmesiyle birlikte Türkiye’ye gelen birçok Suriyelinin geri döndüğünü kaydetti. Türkiye ile Suriye arasında yapılabilecek anlaşmalarla birçok Suriyelinin daha geri dönebileceğine de vurgu yapan Arslan, "Biz bu dönüşlerin eğer Suriye’deki altyapıyı oluşturabilirsek Suriye’deki istihdam alanları genişlerse Türkiye Suriye arasında sosyal güvenlik anlaşmaları sağlanır, Türkiye’deki yaptıkları çalışmalardan dolayı haklarını kaybetmeden Suriye’ye dönecek olurlarsa ben inanıyorum ki yine belli sayıdaki Suriyeli kardeşlerimiz kendi topraklarına kendi vatanlarına dönecekler. Bununla ilgili gerek dünyadaki göç hareketleri incelendiğinde gerekse bölgemizdeki gelişmeler dikkate alındığında biz şunu görüyoruz. Nereden bakarsanız bakın yaklaşık bir milyon civarındaki Suriyeli kardeşimiz bu ülkede kalacaktır. Bu dünyanın bütün bölgelerinde böyledir" değerlendirmesinde bulundu. "Asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz" Türkiye’de kalmayı ve yaşamını Türkiye’de sürdürmeyi seçen Suriyelilerin ise Uluslararası ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte entegrasyon çalışmalarına başlanması gerektiğini vurgulayan Arslan, "Biz asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz. Suriyeli kardeşlerimiz kendi kültürlerini, kendi yaşam biçimlerini kendi, inanç değerlerini koruyarak, bu topraklarda bizim vatandaşlarımızın haklarına kavuşarak kalabilmelerini sağlayacak bir entegrasyondan bahsediyoruz. Bu hem Türkiye’nin hayrınadır hem Suriye Devleti’nin hayrınadır hem de Suriyeli göçmen kardeşlerimizin hayrınadır. Biz bunun mücadelesini yapıyoruz" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Arslan, GFTU Başkanı Al-Ahmad’a hediye takdiminde bulundu. Program, basın açıklamasının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Osmangazi’den pazarlarda hizmeti güçlendirecek protokol
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:31 Osmangazi’den pazarlarda hizmeti güçlendirecek protokol Osmangazi Belediyesi, ilçede kurulan pazar yerlerinde vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunabilmek amacıyla Bursa Seyyar Pazarcılar Odası ile ortak bir protokole imza attı. Osmangazi’de yaşayan vatandaşlara 7/24 daha nitelikli hizmet sunmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, pazar yerlerindeki hizmet kalitesini artırmak amacıyla Bursa Seyyar Pazarcılar Odası ile iş birliği yaptı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ile Bursa Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Refik Aksu arasında başkanlık makamında imzalanan protokol kapsamında, ilçede kurulan pazar yerlerinin daha çağdaş, düzenli ve sağlıklı bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Pazar Yerleri Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 8. bendine istinaden, pazar yerlerinin işletilmesine ilişkin bazı hizmetlerin belirli süreli protokollerle meslek kuruluşları eliyle yürütülebilmesine imkan tanınıyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi ile Bursa Seyyar Pazarcılar Odası arasında hazırlanan ortak protokol sayesinde, Osmangazi ilçesindeki pazar yerlerinde hizmet kalitesi daha da artırılacak. Ayrıca ilçe genelinde yapılan araştırmalar, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları görüşleri ile vatandaşların talepleri doğrultusunda pazar yerlerinde düzeninin temin edilmesi için meyve ve sebze pazarlarının bazı hizmetlerinin Bursa Seyyar Pazarcılar Odasına yaptırılması sağlanacak. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Osmangazi İlçesi’nde hizmet kalitesini arttıracak protokolün hayırlı olması temennisinde bulundu.
Demirci Halı Dokuma ve Deneyimleme Atölyesi projesi protokolü
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:30 Demirci Halı Dokuma ve Deneyimleme Atölyesi projesi protokolü Manisa’nın Demirci ilçesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenmeye hak kazanan "Demirci Halı Dokuma ve Deneyimleme Atölyesi" projesinin protokolü imzalandı. Zafer Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kutlu Eser ile Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara arasında imzalanan protokolle, ilçenin kültürel mirası açısından büyük önem taşıyan 120 yıllık tarihi okul binasının halı müzesi ve halı dokuma deneyimleme atölyesine dönüştürülmesi süreci resmen başlatıldı. Demirci Belediyesi tarafından hazırlanan, Demirci Kaymakamlığı ile Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ortak olduğu proje, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanırken, uygulama süreci Zafer Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütülecek. Proje kapsamında, Osmanlı Devleti döneminde 1905 yılında okul olarak inşa edilen ve uzun yıllar Abdurrahman Şerefbey İlkokulu olarak hizmet veren tarihi bina, bakım ve onarım çalışmalarının ardından "Demirci Halı Merkezi" olarak ilçeye kazandırılacak. Toplam 4 milyon 607 bin lira bütçeye sahip projede Demirci Belediyesi de eş finansman sağlayacak. Proje doğrultusunda merkez bünyesinde geleneksel el halısı tezgâhları kurulacak. 348 metrekare kapalı alana sahip tarihi binada; karşılama ve el sanatları satış merkezi odası, kültürel sergi odası, showroom odası ve halı dokuma deneyimleme atölyesi yer alacak. Merkez, dokuma, deneyimleme ve sergileme alanlarıyla hem üretim hem de tanıtım işlevi görecek. Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, proje protokolünün imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, Demirci’nin halıcılık geleneğinin yüzyıllardır bu topraklarda yaşatıldığını belirterek, "Bu proje ile hem kültürel mirasımızı koruyacağız hem de tarihi bir yapıyı yeniden işlevlendirerek ilçemize kazandıracağız. Özellikle kadınlarımızın üretime katılacağı, meslek edineceği ve ekonomik gelir elde edeceği bir merkez oluşturuyoruz. Demirci Halısı’nı sadece yaşatmakla kalmayacak, aynı zamanda tanıtımını güçlendirerek marka değerini artıracağız" ifadelerini kullandı. Başkan Kara, projeye destek veren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, Zafer Kalkınma Ajansına ve paydaş kurumlara teşekkür ederek, Demirci Halı Dokuma ve Deneyimleme Atölyesinin ilçeye hayırlı olmasını diledi. Proje kapsamında ayrıca Demirci halısının tarihçesini ve kültürel değerini anlatan tanıtım filmi hazırlanacak. Merkez bünyesinde kurulacak Yöresel El Sanatları Satış Merkezi ile kadınların el emeği ürünlerini sergileyip satabilecekleri satış alanları oluşturulacak.
Bakan Bolat: Kasımda ihracatımız yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti
31 Aralık 2025 Çarşamba - 16:09 Bakan Bolat: Kasımda ihracatımız yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Kasımda ihracatımız olumsuz takvim etkisine rağmen yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 22,5 milyar dolar olarak gerçekleşti" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TÜİK’in kasım ayına ilişkin dış ticaret istatistiklerini değerlendirdi. Kasımda ihracatın olumsuz takvim etkisine rağmen yıllık bazda yüzde 1,3 artışla 22,5 milyar dolar, ocak-kasım döneminde de geçen yıla kıyasla yüzde 3,6 yükselişle 247 milyar dolar olduğunu belirten Bolat, yıllıklandırılmış mal ihracatının 270,4 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Bakan Bolat, yılın 11 ayının 9’unda mal ihracatının arttığına, bu dönemin 4’ünde aylık mal ihracatı rekoru kırıldığına dikkati çekerek, "Öncü göstergelerimiz, aralık ayında çok daha güçlü ihracata işaret etmektedir. Mal ihracatında gösterdiğimiz başarıyı hizmetler ihracatında da gösteriyoruz. Bu başarı, küresel ekonomide ağırlaşan rekabet şartları, artan korumacılık, zayıf dış talep ve yakın coğrafyamızda devam eden karışıklıklara rağmen yakalanmıştır" değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca son 31 ayın 23’ünde aylık mal ihracatının arttığına, aynı dönemin 17’sinde aylık bazda ihracat rekoru kırıldığına işaret eden Bolat, kasımda ithalatın ise yıllık bazda yüzde 2,6 artışla 30,5 milyar dolar olduğunu belirtti. Ticaret Bakanı Bolat, ithalatın 11 ayda 329,7 milyar dolar, kasımda yıllıklandırılmış ithalatın da 361,9 milyar dolar olduğunu ifade etti. Kasımda dış ticaret açığının 8 milyar dolar, ocak-kasım döneminde de 82,7 milyar dolar olduğunu belirten Bakan Bolat, "AB-27’nin yıllıklandırılmış ithalatının hala yatay seyrini koruması, zayıf dış talep, yakın coğrafyamızda süregelen savaşlar, iç karışıklıklar ve gerilimler, tarife artışlarının getirdiği belirsizliğin devam etmesiyle beraber gelen zorlu rekabet şartlarına rağmen hem mal hem de hizmet ihracatımızda artış devam etmektedir" ifadesini kullandı.
Mersin’de Halk Kart ve öğrenim yardımı ödemeleri yapıldı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:50 Mersin’de Halk Kart ve öğrenim yardımı ödemeleri yapıldı Mersin Büyükşehir Belediyesi, dar gelirli vatandaşlar ve üniversite öğrencilerine yönelik desteklerini yeni yıl öncesinde sürdürdü. Büyükşehir Belediyesi, ’Halk Kart’ın aralık ayı ödemeleri ile öğrenim yardımının 2. taksitini hak sahiplerinin hesaplarına yatırdı. Temel ihtiyaç ve gıda alışverişlerinde kullanılabilen Halk Kart uygulamasıyla hem dar gelirli vatandaşların aile bütçelerine katkı sağlandı hem de anlaşmalı yerel market ve bakkallar desteklendi. Aralık ayında ’Halk Kart’tan toplam 7 bin 336 kişi yararlandı. Bu kapsamda 3 bin 698 kişinin hesabına 750 lira, 3 bin 638 kişinin hesabına ise 1.250 lira olmak üzere, toplamda 7 milyon 321 bin lira ödeme yapıldı. Büyükşehir Belediyesi, üniversite öğrencilerini de unutmadı. 2025-2026 öğrenim yılı kapsamında, geri ödemesiz öğrenim yardımının 2. taksiti, 8 bin 661 üniversite öğrencisinin hesabına yatırıldı. Toplamda 30 milyon 591 bin 300 lira ödeme gerçekleştirildi. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen öğrenim yardımı kapsamında, 2 yıllık bölümlerde okuyan 3 bin 12, 4 yıllık bölümlerde okuyan 5 bin 31, 5 yıllık bölümlerde okuyan 205 ve 6 yıllık bölümlerde okuyan 413 öğrenci destekten yararlandı. Yeni yıl öncesinde yapılan bu ödemelerle, hem dar gelirli vatandaşların hem de üniversite öğrencilerinin bütçelerine katkı sağlanmış oldu.
112’ye asılsız ihbar idari para cezası 18 bin 823’ TL’ye yükseldi
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:46 112’ye asılsız ihbar idari para cezası 18 bin 823’ TL’ye yükseldi Muğla Valiliği, İçişleri Bakanlığı’nın 112 Tek Numara Projesi kapsamında 112 Acil Çağrı Merkezi’ni gereksiz yere arayanlar hakkında uygulanan idari yaptırımlara ilişkin açıklamada bulundu. Valilik tarafından yapılan paylaşımda, vatandaşların birden fazla acil numarayı aramak yerine yalnızca 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramalarının, olayın niteliğine göre ilgili ekiplerin hızlı ve etkin şekilde sevk edilmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Asılsız ve danışma amaçlı çağrıların ayıklanarak, gerçekten acil yardıma ihtiyacı olan vatandaşlara öncelik verildiği ifade edildi. Açıklamada, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 42/A maddesi uyarınca;112 Acil Çağrı Merkezi’ni meşgul etmek amacıyla arayan kişilere 1.500 TL, yapılan ihbarın asılsız olduğunun ekiplerce tutanakla tespit edilmesi halinde ise 15.000 TL idari para cezası uygulandığı, bu fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde cezaların iki katına çıktığı hatırlatıldı. Bu kapsamda Muğla’da, 112 hattına asılsız ihbarda bulunduğu tespit edilen 1 kişiye 15 bin TL, hattı gereksiz yere meşgul eden 17 kişiye kişi başı 1.500 TL olmak üzere toplam 40 bin 500 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi. Ayrıca 11 kişi hakkında idari para cezası işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Muğla Valiliği, vatandaşların cezai yaptırımlarla karşılaşmamaları adına 112 Acil Çağrı Merkezi’ni gereksiz yere meşgul etmemeleri ve acil yardımın başka bir vatandaş için hayati önem taşıyabileceğini unutmamaları çağrısında bulundu. Ayrıca; 2026 yılında "Yeniden Değerleme Oranı’nın yüzde 25,49 olarak belirlenmesi nedeniyle yapılan hesaplama sonucunda; asılsız çağrı idari para cezasının 1.882 TL, asılsız ihbar idari para cezasının 18.823 TL. olarak uygulanacağı belirlendi.
Elazığ’ın köklü firmasından çeyrek asırlık başarı, yapı kapasitesini üçe katladı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 14:00 Elazığ’ın köklü firmasından çeyrek asırlık başarı, yapı kapasitesini üçe katladı Yalıtım, kimyasal ve boya sektörlerinde faaliyet gösteren ED Yapı, 25. kuruluş yılını geride bırakırken, Elazığ’daki üretim kapasitesini 2025 yılı itibarıyla üç katına çıkardı. Şirket yetkilileri, yeni yatırımlarla birlikte ihracatı artırmayı ve küresel pazarda güçlü bir Türk markası olmayı hedeflediklerini belirtti. Yalıtım, kimyasal ve boya sektörlerinde faaliyet gösteren ED Yapı, kuruluşunun 25. yılını çalışanlarıyla birlikte düzenlenen yıl sonu yemeğiyle kutladı. Çeyrek asrı geride bırakan firma, Elazığ başta olmak üzere Türkiye genelinde gerçekleştirdiği yatırımlarla üretim kapasitesini artırırken, yurt dışı pazarlardaki varlığını da güçlendirmeyi hedefliyor. Etkinlikte konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Emre Düşmez, Türkiye’de 25 yıl boyunca ayakta kalıp büyümenin önemli bir başarı olduğunu vurgulayarak, bu sürecin ekip çalışmasıyla mümkün olduğunu ifade etti. 25 yıllık yolculuğu ve yatırımlarına değinen Emre Düşmez, " 25. yılımız. Türkiye’de 25 yılı ayakta kalarak geçirmek ve bunu sürekli büyütmek herkese nasip olmuyor. Çok şükür, takım arkadaşlarımızla birlikte olduğumuz için bu sevincimizi yılın son yemeğinde ekip arkadaşlarımızla bir araya gelerek paylaştık ve kendilerine teşekkür ettik. Çünkü Türkiye şartlarında ve hatta dünya genelinde şirketleri ayakta tutmak, büyütmek, yatırımlar yapmak ve devlete vergisini ödemek önemli bir değer katmak anlamına geliyor, bu nedenle çok mutluyuz. Genellikle yalıtım, kimyasal ve boya alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Ciromuzun yaklaşık yüzde 10-15’lik kısmını yurt dışına ihraç ediyoruz. Yurt dışı pazarı, Türkiye pazarına göre daha zor olsa da bir Türk markasını farklı ülkelerde görmek ve satmak bizlere ayrı bir gurur ve haz veriyor. Bu, tek başına yapılacak bir iş değil; ekibimizle ve ortaklarımızla birlikte başardığımız için ayrıca mutluyuz. Şu anda Gebze’de de bir yatırımımız bulunuyor. Elazığ’daki yatırımımızı ise önemli ölçüde büyüttük ve 2025 yılının ocak ayı itibarıyla mevcut kapasitemizin yaklaşık üç katına çıktık. İstanbul’daki yatırımımızla birlikte küresel pazara doğru ilerleyen bir yolda emin adımlarla yürüdüğümüze inanıyoruz" dedi. Hem eğitim alanında hem de sanayi sektöründe aktif rol üstlenen Oya Düşmez ise "İşim gereği hem eğitimciyim hem de sanayiciyim. Elazığ’ın ilk özel okulu olan Bilgem Okullarının ikinci jenerasyon yöneticisiyim, aynı zamanda Redcolour EPS Isı Yalıtım Sistemleri ve boya alanında faaliyet gösteren firmanın da ortaklarındanım. Bu noktada, özel sektörde başarı için eşin ve ailenin desteğinin çok önemli olduğunu özellikle vurgulamak isterim; çünkü özel sektör fedakarlık, yoğun stres ve zaman zaman aile hayatını da etkileyen bir yapı gerektiriyor. Ancak bu işi eşimle birlikte yapıyor olmak, özel sektörde omuz omuza ilerlemek beni son derece mutlu ediyor. Bir yandan üretim yapan bir marka ortaya koymak, diğer yandan özel okulumuzda milli ve manevi değerlere bağlı nesiller yetiştirmek benim için büyük bir gurur kaynağı. Üretim yapmak beni her zaman heyecanlandırdı; bunun yanında ihracatımızı artırmak ve ilerleyen süreçte yurt dışında da fabrikalar kurarak global bir marka haline gelmek beni ayrıca motive ediyor. Özellikle sektörümüzde pazarın büyük ölçüde yabancı markaların elinde olduğunu gördüğümüzde, neden güçlü bir Türk markası çıkarmayalım sorusu beni daha da heyecanlandırıyor. Türk milletinin birçok zorluğun üstesinden geldiğine inanıyorum; markalaşma konusunda geçmişte biraz geride kalmış olsak da bugün pek çok şirket bu alanda önemli adımlar atıyor ve ben de bu sürecin bir parçası olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum" şeklinde konuştu.
Murzioğlu: "Yeni yıla ortak akılla hazırlanıyoruz"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:05 Murzioğlu: "Yeni yıla ortak akılla hazırlanıyoruz" Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, 2025 yılının son meclis toplantısında yaptığı konuşmada, 2022-2025 Dönemi Stratejik Planı’nın tamamlandığını, 2026-2029 Dönemi Stratejik Planı hazırlıklarında ise sona gelindiğini açıkladı. Murzioğlu, "Yeni yıla ortak akılla belirlenmiş güçlü bir yol haritasıyla girmeyi hedefliyoruz. Hep birlikte, odamızın kurumsal hafızasında iz bırakacak çalışmalara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" dedi. Samsun TSO Meclisi, 2025 yılının son toplantısını Meclis Başkanı Haluk Akyüz başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, iki meclis toplantısı arasında yürütülen faaliyetler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Meclis toplantısı öncesinde KOBİ’lere yönelik önemli bir program gerçekleştirdiklerini ifade eden Murzioğlu, "KOSGEB Başkanımız Sayın Ahmet Serdar İbrahimcioğlu’nun katılımı ve bizzat anlatımıyla, KOBİ’ler için Destek ve Dönüşüm Bilgilendirme Programı’nı odamızda gerçekleştirdik. Aralık ayı boyunca da benzer nitelikte çok sayıda bilgilendirme ve istişare toplantısına ev sahipliği yaptık" diye konuştu. Aralık ayında yoğun bir çalışma yürütüldü İhracatın finansmanı, dijitalleşme ve sanayide dönüşüm konularında yoğun bir program yürüttüklerini vurgulayan Murzioğlu, "İhracatın finansmanı ve 2025-2026 makroekonomik görünümünün ele alındığı toplantılar gerçekleştirdik. Dijital mali sistemde yeni dönemin tüm yönleriyle değerlendirildiği KURGAN Semineri’ni ve sanayimizin geleceğine ışık tutan Sanayide Dönüşüm Buluşmalarını üyelerimizin yoğun katılımıyla düzenledik" şeklinde konuştu. "Bizim için büyük bir onurdu" Cumhuriyeti Kuran Şehirler Buluşması’nın son ayağına da değinen Murzioğlu, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106. yıl dönümünde, Ankara Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen programa katıldık. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumsal temellerinin atıldığı TBMM 2. Binası’nda gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın bir parçası olmak bizler için büyük bir onurdu. Samsun’dan başlayarak Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden Ankara’ya uzanan bu yolculuk, şehrimizin tarihsel sorumluluğunu bir kez daha hatırlattı" ifadelerini kullandı. Üyelerden gelen talepler Bakan Işıkhan’a iletildi Konuşmasında TOBB Yönetim Kurulu olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile gerçekleştirdikleri toplantıya da değinen Murzioğlu, şöyle devam etti: "Üyelerimizden gelen talepleri bizzat Sayın Bakanımıza iletme imkânı bulduk. İş gücü maliyetleri, sosyal güvenlik primleri, tekstil sektöründe istihdam kaybı, özel eğitim destekleri, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ve İŞKUR uygulamaları gibi birçok başlığı gündeme taşıdık." "Güçlü bir yol haritasını yeni yılda hayata geçireceğiz" Konuşmasının sonunda yeni yıl mesajı veren Murzioğlu, şunları söyledi: "Geride bıraktığımız yıl itibarıyla 2022–2025 Dönemi Stratejik Planımızı tamamlamış bulunuyoruz. Yeni dönem stratejik planımız için de sona yaklaştık. 2026–2029 Dönemi Stratejik Planımızı, ortak akılla oluşturulmuş güçlü bir yol haritası olarak yeni yılda hayata geçireceğiz. Başta odamız, şehrimiz ve ülkemiz olmak üzere tüm dünya için refahın, huzurun ve barışın egemen olduğu bir yıl diliyorum. Hep birlikte, odamızın kurumsal hafızasında iz bırakacak çalışmalara imza atacağımıza yürekten inanıyorum." Meclis toplantısı, gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından sona erdi.
KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "2026 ekonomide umut yılı olacak"
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:03 KTO Başkanı Selçuk Öztürk: "2026 ekonomide umut yılı olacak" İş alemi açısından zorlu bir yılı geride bırakırken 2026 yılının ikinci yarısına işaret eden KTO Başkanı Selçuk Öztürk, enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüşün devam etmesi, kurdaki dengelenmenin güçlenmesiyle 2026 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide rahatlama öngördüklerini söyledi. Konya Ticaret Odası (KTO) Aralık Ayı Meclis Toplantısı KTO Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. 2025 yılının son toplantısında; 2026 Yılı Oda Bütçesi ve Faaliyet Programı Meclisin onayına sunularak kabul edildi. Meclis üyelerine teşekkür eden KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, ekonomide 2025 yılını değerlendirdi, 2026 yılı ile ilgili öngörüleri paylaştı. "Konya’nın potansiyeline, iş dünyamızın sağduyusuna ve ülkemizin geleceğine inanıyoruz" Öztürk, sözlerinin başında meclis üyelerinin mübarek üç aylarını tebrik ederken, Yalova’da DEAŞ terör örgütü üyelerine yönelik operasyonda şehit olan polislere Allah’tan rahmet diledi. KTO’nun 2026 yılı bütçesinin görüşüldüğü Meclis toplantısında ekonomideki gelişmeleri, KTO ve iştiraklerinin başarılı geçen 2025 yılı çalışmalarını paylaştıklarını belirten Başkan Öztürk, "Geride bıraktığımız dönemde; küresel belirsizliklerin, ekonomik dalgalanmaların ve finansmana erişimde yaşanan zorlukların yoğun şekilde hissedildiği bir süreçten geçtik. Üretim altyapısı güçlü, ihracat kültürü yerleşmiş ve girişimci profili yüksek bir şehir olan Konya, bu zorlu süreçte sanayide üretime devam eden, istihdamda istikrarı önceleyen ve ihracatta pazar çeşitliliğini artıran bir performans sergilemiştir. Anadolu’nun alternatif ve güvenilir üretim merkezi olma özelliğimiz, 2025 yılında daha da görünür hale gelmiş; şehrimiz sanayi ve ticarette sergilediği dirençli duruşla dikkat çekmiştir. Bu vesileyle Konya iş alemimize, özel sektörümüzün kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Konya Ticaret Odası olarak, ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığı bilinciyle hareket ediyoruz. Üyelerimizin sahadaki gerçek ihtiyaçlarını yakından takip eden, değişen şartlara hızlı uyum sağlayabilen ve çözüm üreten bir kurumsal yapı inşa etmeyi temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Her zaman ifade ettiğimiz gibi; bir yandan üyelerimizin ticaret hayatında karşılaştıkları sorunları çözmeye gayret ederken, diğer yandan şehrimizin ekonomisini büyütecek projeleri hayata geçiriyoruz. Konya’nın potansiyeline, iş dünyamızın sağduyusuna ve ülkemizin geleceğine olan inancımızla; ortak akıl, istişare ve güçlü iş birlikleriyle 2026 yılında da Konya için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. "Dünyada yeniden korumacı ekonomi hakim oluyor" Son birkaç yıldır küresel ekonomik dengelerde değişimlerin yaşanmaya başladığını vurgulayan Başkan Öztürk, "Dünyada yeniden korumacı bir ekonomi hakim olmaya başladı. ABD, Avrupa başta olmak üzere artık dünyada ülkeler üretimlerini kendi ülkelerinde yapmak istiyor. Bildiğiniz gibi ABD tarife savaşlarıyla bunu başlattı. Türkiye olarak aslında biz de bunu yapmak istiyoruz. Bildiğiniz gibi cari açığımızın büyük bir kısmını Çin oluşturuyor. Bu konuda acil önlem almak gerekiyor diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Üretimin her zamankinden daha önemli hale geldiğine dikkat çeken Öztürk, bu kapsamda 2026 yılının ikinci yarısına işaret etti. Enflasyon ve faiz oranlarındaki düşüşün devam etmesi, kurdaki dengelenmenin güçlenmesiyle 2026 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomide rahatlama öngördüklerini söyleyen Başkan Öztürk, 2026 yılından umutlu olduklarını ifade etti. Geçtiğimiz Cumartesi günü, asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinde Hatay’da ağır hasar alan ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek yeniden ihya edilen Habib-i Neccar Camii’nin açılışına katıldığını hatırlatan Başkan Öztürk, "Deprem Bölgesinde 455 bininci konut hak sahiplerine teslim edildi. Kısa sürede deprem bölgesinin yeniden ayağa kaldırılmasını görmekten dolayı ülkemiz adına büyük bir gurur duyduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalarla deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırılmasında büyük bir gayret gösteren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a şükranlarımı sunuyorum. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a, bu büyük seferberlikte emeği geçen tüm kurumlarımıza, Oda camiamıza ve katkı sağlayan tüm hemşerilerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Değerlendirmelerle birlikte "KTO 2026 Yılı Oda Bütçesi ve Faaliyet Programı" Meclisin onayına sunularak oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Öztürk, katkı ve desteklerinden dolayı Meclis üyelerine teşekkür etti.