EKONOMİ - 31 Mart 2026 Salı 14:53

HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Biz asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz

A
A
A
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Biz asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye’de çalışan Suriyelilere ilişkin, "Biz asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz. Suriyeli kardeşlerimiz kendi kültürlerini koruyarak bu topraklarda bizim vatandaşlarımızın haklarına kavuşarak kalabilmelerini sağlayacak bir entegrasyondan bahsediyoruz" dedi.


HAK-İŞ ile Suriye Sendikalar Konfederasyonu (GFTU) Ortak Danışma Komitesi Toplantısı düzenledi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Suriye Sendikalar Konfederasyonu Genel Başkanı Fawaz Al-Ahmad’in katılımıyla gerçekleşen toplantıda Türkiye’de çalışan Suriyelilerin entegrasyonu ve sosyal hakları ele alındı.


Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Arslan, GFTU ile birlikte daha önce planladıkları daimi komite çalışmalarının ikinci aşamasını gerçekleştirdiklerini belirtti.


Arslan, 2000’li yıllarda başlattıkları HAKİŞ, GFTU ilişkilerinin Suriye’deki iç karışıklığın ardından tıkandığını belirterek, Suriye’de rejimin değişmesiyle birlikte ise yeniden temasa geçtiklerini bildirdi.


GFTU ile birlikte Türkiye’de çalışan Suriyelerin sorunlarını ele aldıklarını belirten Arslan, "Konfederasyonumuz ve Suriye’nin yeni devrim hükümetiyle birlikte Türkiye Suriye ilişkilerinin de normalleşmesinden dolayı göç konusunda ciddi yeni adımların atılabileceğini, yeni bir kısım gelişmelerin olabileceğini de heyecanla takip ederek daha sonra Temmuz ayında Başkan, bir heyetiyle birlikte Türkiye’ye geldiler. Burada bazı yeni kararlar aldık. Bu kararlardan bir tanesi her iki konfederasyon için üçer adet kendi konfederasyon bünyesinden oluşturulan bir daimi komite anlaşmasını yaptık. Üç kişi GFTU’dan, üç kişi HAK-İŞ’ten bunlar daha çok bu göç konusunu da bilen ve bu süreçte birlikte çalışacağımız arkadaşlarımızın tespit edilmesi kararını aldık" açıklamasında bulundu.


Arslan, komitenin hayata geçirilmesi hususundaki çalışmalarının devam ettiğinin altını çizerek, komitenin fiilen çalışmaya başladığını bildirdi.


"GFTU’nun demokratik ve şeffaf konfederasyonlarla ilişkilerinin geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız"


GFTU’nun dünyadaki konumunu güçlendirme konusunda HAK-İŞ’in ciddi çabalar sarf ettiğini belirten Arslan, "Bazı önümüzde zorluklara rağmen yılın sonuna doğru Azerbaycan’da gerçekleştirilen AHİK’in kongresine GFTU’nun davet edilmesi hususunda büyük bir çaba sarf ettik. Ancak bazı sorunlarla karşılaştık. Onu gerçekleştiremedik. Bundan sonra konfederasyonumuz Uluslarara Sendikalar Konfederasyonu İTUC’un bünyesindeki kuruluşlarla GFTU’nun demokratik ve şeffaf konfederasyonlarla da ilişkilerinin geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız. Çünkü Suriye tavrını ve kararlılığını ortaya koymuştur. Suriye Arap Cumhuriyeti demokratik bir cumhuriyet olarak farklılıkları bir arada tutmaya çalışan farklılıkları ülkenin parçalanması için değil ülkenin birliği için kıymetli bulan bir yeni yönetim anlayışı var" şeklinde konuştu.


Arslan, Türkiye’ye Suriye’den ilk göç dalgasının 2011 yılında gerçekleştiğini hatırlatarak, rejimin değişmesiyle birlikte Türkiye’ye gelen birçok Suriyelinin geri döndüğünü kaydetti. Türkiye ile Suriye arasında yapılabilecek anlaşmalarla birçok Suriyelinin daha geri dönebileceğine de vurgu yapan Arslan, "Biz bu dönüşlerin eğer Suriye’deki altyapıyı oluşturabilirsek Suriye’deki istihdam alanları genişlerse Türkiye Suriye arasında sosyal güvenlik anlaşmaları sağlanır, Türkiye’deki yaptıkları çalışmalardan dolayı haklarını kaybetmeden Suriye’ye dönecek olurlarsa ben inanıyorum ki yine belli sayıdaki Suriyeli kardeşlerimiz kendi topraklarına kendi vatanlarına dönecekler. Bununla ilgili gerek dünyadaki göç hareketleri incelendiğinde gerekse bölgemizdeki gelişmeler dikkate alındığında biz şunu görüyoruz. Nereden bakarsanız bakın yaklaşık bir milyon civarındaki Suriyeli kardeşimiz bu ülkede kalacaktır. Bu dünyanın bütün bölgelerinde böyledir" değerlendirmesinde bulundu.


"Asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz"


Türkiye’de kalmayı ve yaşamını Türkiye’de sürdürmeyi seçen Suriyelilerin ise Uluslararası ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte entegrasyon çalışmalarına başlanması gerektiğini vurgulayan Arslan, "Biz asimilasyon değil entegrasyon istiyoruz. Suriyeli kardeşlerimiz kendi kültürlerini, kendi yaşam biçimlerini kendi, inanç değerlerini koruyarak, bu topraklarda bizim vatandaşlarımızın haklarına kavuşarak kalabilmelerini sağlayacak bir entegrasyondan bahsediyoruz. Bu hem Türkiye’nin hayrınadır hem Suriye Devleti’nin hayrınadır hem de Suriyeli göçmen kardeşlerimizin hayrınadır. Biz bunun mücadelesini yapıyoruz" ifadelerine yer verdi.


Konuşmaların ardından Arslan, GFTU Başkanı Al-Ahmad’a hediye takdiminde bulundu. Program, basın açıklamasının ardından basına kapalı olarak devam etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Koçarlı için ’afet bölgesi’ çağrısı Aydın’ın Koçarlı ilçesinde yaşanan taşkınların ardından Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı ve Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş bir araya gelerek bölgenin afet bölgesine alınması için ortak çağrı yaptı. Aydın’da son günlerde artan şiddetli yağışlar bölgede hayat şartını olumsuz etkiledi. Koçarlı ilçesinde de Büyük Menderes Nehri yataklarında taşkınlar yaşandı. Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı ve Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş bir araya gelerek konuyu değerlendirdi. Başkan Güneş, şiddetli yağışlardan meydana gelen taşkının çiftçinin belini büktüğünü belirterek bölgenin acilen Afet Bölgesi ilan edilmesi ve çiftçinin yaralarının sarılması için dün çağrıda bulunmuştu. Başkan Arıcı da felaketin ciddi boyutlara ulaştığını ifade ederek Koçarlı için acil eylem planın oluşturması gerektiğini vurguladı. "Koçarlı’nın ’Afet Bölgesi’ ilan edilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir" Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, açıklamasında felaketin boyutunun dikkat çekerek, Koçarlı’nın Afet Bölgesi olarak ilan edilmesi gerektiğini dile getirdi. Arıcı, "İlk taşkının çiftçimiz üzerindeki olumsuz etkileri devam ederken ikinci bir taşkınla birlikte durum daha vahim bir hal almıştır. Buğday ürünleri ziyan olan çiftçi yağmurların ay sonuna kadar devam etmesi halinde pamuk ekimi konusunda da önlenemeyecek zararlar oluşacağı tahmin edilmektedir. Bu sebeple çiftçi ve üreticilerimiz için Koçarlı’nın ’Afet Bölgesi’ ilan edilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Aksi bir karar ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde üreticilerimizi içinden çıkılmaz bir darboğaza sokacağı bilinmelidir. Bakanlığımız ve yetkili kurumlarımızın Koçarlı’mız için acil eylem planın oluşturması gerekliliğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. "İkinci kez aynı durumla karşı karşıyayız" Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş ise "Önceki afette buğdaylarımızın neredeyse yarıya yakını zarar görmüştü. Çiftçimiz büyük bir kayıp yaşamıştı. Şimdi ikinci kez aynı durumla karşı karşıyayız. Bu ikinci taşkından sonra işimiz çok daha zorlaştı. Tarım ve Orman Bakanlığımız ve Cumhurbaşkanlığımız başta olmak üzere devletimizin tüm yetkililerine sesleniyoruz. Bölgemizin bir an önce afet bölgesi ilan edilmesini istiyoruz" dedi.