Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İsrail Meclisi, Filistinliler için idam yasasını onayladı
Sular altında kalan bağ evinde mahsur kalan iki köpeği belediye ekipleri kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Baba Ahmet Torun: "Kızımın gözü hariç tüm iç organlarını bağışlamaya karar verdik"
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
EKONOMİ
Uzmanı değerlendirmelerde bulundu: "Yastık altında bulunan tonlarca altın üretime kazandırılmalı"
30 Mart 2026 Pazartesi - 22:01:31
Türkiye’de yastık altında tutulan altın miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu ifade eden Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, bu büyük birikimin ekonomiye kazandırılamamasının üretim, istihdam ve yatırım açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirdiğini ifade etti. Türkiye’de vatandaşların geleneksel tasarruf aracı olarak gördüğü altın, son dönemde artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerle birlikte yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Ülkede yastık altındaki altının miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu belirtilirken, bu birikimin ekonominin dışında kalması dikkat çekiyor. Küçük miktarlarda dahi kolayca alınabilmesi ve güvenli liman olarak görülmesi nedeniyle vatandaşlar, ellerine geçen birikimleri çoğunlukla altına yönlendiriyor. Finansal okuryazarlığın sınırlı olması ve yüksek enflasyon ortamı da bu eğilimi güçlendiriyor. Son dönemde artan küresel gerilimler ve bölgesel çatışmaların da etkisiyle altına olan talebin daha da yükseldiği gözlenirken, krediye erişimin zorlaşması ve konut fiyatlarının artması da vatandaşların küçük birikimlerini altına yönlendirmesine neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, söz konusu altın birikiminin ekonomiye kazandırılması halinde büyük ölçekli yatırımların yapılabileceği, milyonlarca kişiye istihdam sağlanabileceği ve özellikle enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılabileceğini söyleyerek, "Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli. Bununla ilgili doğru, güvene dayalı ve istikrar sağlayıcı politikalar uygulanmalıdır. Reel sektöre kazandırılan bu kaynaklar doğru yatırımlarda kullanılarak insanların daha da fazla kazanmasına sebep olmalıdır. Yani insanları buna inandırmak gerekir. Bu şekilde bu kaynaklardan faydalanabiliriz" dedi. Yalman, yastık altında tutulan altın miktarının değeri ile alakalı bilgiler de vererek, "Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Bunu örneklendirecek olursak bazı makalelerde, bu konuda çalışmalarda yaklaşık 8 bin 500 fabrika, 4 milyon insanın üzerinde istihdam veya enerji sektörüne bu parayla yatırım yapıldığı zaman Türkiye’nin cari açığının kapanması demek. Yani paranın büyüklüğünü ifade etmek için bu örnekleri veriyorum" diye konuştu. "Reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp" Türkiye’deki yastık altı altın miktarının Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkarabilecek enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam olduğunu söyleyen İlkay Noyan Yalman, "Türkiye’de son dönemlerde özellikle savaşın da çıkmasıyla beraber altın çok konuşulan bir konu oldu ve buna paralel olarak yastık altındaki altınımız çok konuşuluyor. Bu da gayet doğal çünkü gerçekten çok büyük bir hacim, yaklaşık 4 bin ton ya da 5 bin ton altından bahsediliyor. Bunun ekonominin dışında olması, reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp. Çünkü Türk halkı altını seven bir halk. Özellikle düğünlerde, özel günlerde altınla hediyeleşme gelir seviyesi en düşükten en yükseğe kadar altın edinmek de aslında kolaydır. Bölünebilir olduğu için 1 gramdan tutun da külçe altına kadar herkes altın edinebiliyor. Eline birkaç kuruş para geçse onu altına hemen yatırıyor, yöneltiyor. Çünkü enflasyon yüksek, diğer finans araçları konusunda belki tam haberdar değil, finansal okuryazarlık oranı da Türkiye’de çok yüksek değil. Onu da saklaması kolay. Gerçi çok fazla tehdit de var tabii çalınması ile ilgili ama yine de biz buna yastık altı diyoruz. Bazı kaynaklarda bu 8 bin tona kadar çıkıyor. Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Enerji sektörüne yöneltildiği zaman bu altın, Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkaracak enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam. Şimdi böyle ciddi bir rakamın hala yastık altında duruyor olması, tabii ki bunun en önemli sebebi ekonomide güven ve istikrar eksikliği" dedi. "Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke" Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesini çokta kolay olmadığını söyleyen Yalman, "Güven ve istikrar kronik bir hale geldi. Çünkü Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke. Son yıllarda, son 20 yılda tek rakamlı haneye düştüğü dönemler oldu enflasyonun ama o da tekrar yukarı çıktı. Enflasyonun olduğu dönemlerde Türk parasından, daha doğrusu ulusal paradan kaçış olur ve güvenli limanlara yönelim başlar. Burada da en önemli güvenli liman Türkiye için, Türkiye gibi benzer ülkeler için altındır. Mesela bu konuda Hindistan’ı da örnek verebiliriz. Türkiye’de 5 bin ton gibi bir yastık altı altın hacminden bahsederken Hindistan’da bu miktar 25 bin ton civarında olarak ifade ediliyor. Yani orada da ekonomiye duyulan istikrarın ve güvenin eksikliğinden kaynaklı bir durum söz konusu. Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesi de çok kolay değil açıkçası" diye konuştu. "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde" Amerika, İsrail ve İran savaşının Türkiye ekonomisine yansımalarından bahseden Yalman, "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde, bunu hepimiz biliyoruz dünyaca. Yakın zamanda başlayan Amerika, İsrail ve İran savaşı Türkiye için hem güvenlik açısından hem ekonomik açıdan çok ciddi bir tehdit. Bu sadece güvenliği değil, tabii ki ekonomiyi de olumsuz yönde etkiliyor. Biz bunun etkisini hemen altınla ölçüyoruz, yani altının fiyatı ne olacak diye herkes altını takip ediyor. Çünkü herkesin az da olsa çok da olsa altını var. Son dönemlerde yastık altı altının arttığını görüyoruz. Bu aslında konut fiyatlarının da artmasına sebep oldu. Çünkü konut alımında krediye ulaşmak zorlaştığı için insanlar büyük yatırım yapamıyorlar, yani bir ev alamıyorlar. Çünkü evin fiyatları yüksek. Ev alamayınca da insanlar küçük ölçekli tasarruflarını yine altın alarak yastık altına aktarıyorlar. Böylece bir yandan yastık altı altınlar artarken ev fiyatları da yükseliyor. Yani emlak piyasasını da olumsuz etkileyen bir sonuç ortaya çıkıyor. Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli" şeklinde konuştu.
30 Mart 2026 Pazartesi - 19:49
İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi. Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:04
Fırat Kalkınma Ajansı’ndan KOBİ’lere 235 Milyon TL’lik yeşil dönüşüm finansmanı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda faaliyetlerini sürdüren Fırat Kalkınma Ajansı, 2026 Yılı Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Geri Ödemeli Finansman Destek Programı’nı ilan etti. Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli illerini kapsayan TRB1 Bölgesi’nde faaliyet gösteren KOBİ’lere yönelik hazırlanan programla, işletmelerin yeşil dönüşüm odaklı yatırım ve uygulamalarının desteklenmesi hedefleniyor. Program kapsamında, Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi öncelikleri doğrultusunda faizsiz geri ödemeli finansman sağlanacak. Programın, işletmelerin çevresel sürdürülebilirlik kapasitesini güçlendirmesi, rekabetçiliğini artırması ve bölgede kapsayıcı kalkınmaya katkı sunması bekleniyor. Programın temel çerçevesini; çevre dostu üretim süreçlerinin yaygınlaştırılması, kaynak verimliliğinin artırılması, döngüsel ekonomi uygulamalarının desteklenmesi ve çevresel etkilerin azaltılması oluşturuyor. Bu kapsamda özellikle imalat sanayi ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve dönüşüm odaklı yatırımlarının desteklenmesi amaçlanıyor. Bunun yanında kadınlar, gençler ve diğer kırılgan gruplar için istihdam oluşturma potansiyeli taşıyan projeler de programın öncelikleri arasında yer alıyor. Başvurularda, iklim değişikliğinin azaltılması ve iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonu gibi çevresel hedeflere katkı sunan proje teklifleri öncelikli olarak değerlendirilecek. Kadınlar ve gençler tarafından yönetilen işletmeler, kadınlar ve gençler başta olmak üzere kırılgan gruplar için istihdam oluşturan projeler, sosyo-ekonomik olarak daha az gelişmiş ilçelerde uygulanacak yatırımlar ve sürdürülebilirlik alanında kapasite geliştirmeyi içeren yaklaşımlar değerlendirme sürecinde avantaj sağlayacak. Toplam 235 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında, proje başına asgari 2 milyon 600 bin TL, azami 7 milyon 500 bin TL destek sağlanacak. Proje uygulama süresi azami 6 ay olarak belirlenirken, geri ödeme süresi 6 ay geri ödemesiz dönem sonrasında 24 ay eşit taksit olmak üzere toplam 30 ay olacak. Programa başvurular, Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden 25 Mart 2026 tarihinde başladı. Son başvuru tarihi 8 Mayıs 2026 saat 23.59 olarak belirlenirken, taahhütnamelerin Ajansa teslimi için son tarih 15 Mayıs 2026 saat 18.00’dir.Programın tanıtımı ve başvuru sürecine ilişkin bilgilendirme toplantısı 7 Nisan 2026 Salı günü saat 14.00’te çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Ayrıca potansiyel başvuru sahiplerine yönelik proje hazırlama eğitimleri de düzenlenecek. Bu eğitimlerle, başvuru sahiplerinin proje fikirlerini program öncelikleriyle uyumlu hale getirmeleri ve teknik-mali açıdan daha nitelikli proje teklifleri hazırlamaları amaçlanıyor. Programdan yararlanmak isteyen KOBİ’lerin, Ajansın protokol imzaladığı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.’nun TRB1 Bölgesi’ndeki bir şubesinden kredi uygunluk belgesi almaları gerekiyor. Başvuru şartları, uygun maliyetler, değerlendirme ölçütleri ve diğer detaylara Fırat Kalkınma Ajansı’nın web sitesinde (www.fka.gov.tr) yayımlanan başvuru rehberinden ulaşılabiliyor. Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, programa ilişkin değerlendirmesinde yeşil dönüşümün yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Budancamanak, "Bu destek programı ile bölgemizde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı ve sürdürülebilir üretim modellerine geçişlerini hızlandırmayı hedefliyoruz. Kadınlar ve gençler için istihdam oluşturan, yenilikçi ve yüksek katma değerli projeleri öncelikli olarak destekleyeceğiz. TRB1 Bölgesi’nin yeşil kalkınma sürecinde öncü ve güçlü bir yapıya kavuşmasını amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:51
Yıldız Holding’de üst düzey atama
Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanlığı’na, 2005 yılından bu yana Holding’in gıda ve uluslararası operasyonlarında farklı sorumluluklar üstlenen, pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika operasyonlarında görev yaptığı dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına liderlik eden ve 2022 yılından bu yana Besler CEO’su olarak görev yapan Mert Altınkılınç atandı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, yaptığı açıklamada, "Sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, Yıldız Holding’in gıda ve uluslararası operasyonlarında uzun yıllardır önemli sorumluluklar üstlenen ve başarılara imza atan Mert Altınkılınç’ın liderlik kadromuzda bu önemli görevi üstlenmesinden memnuniyet duyuyorum. Mert Altınkılınç’ın sahip olduğu deneyim ve birikimle, gıda alanındaki faaliyetlerimizin daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetilmesine ve stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda ve odaklanma stratejisi kapsamında gıda alanındaki faaliyetlerini daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetmek amacıyla Gıda Grubu Başkanlığı’nı oluşturdu. Bu kapsamda, 2005 yılından bu yana Grup bünyesinde farklı görev ve sorumluluklar üstlenen Besler CEO’su Mert Altınkılınç, Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı olarak atandı. Mert Altınkılınç liderliğindeki Gıda Grubu Başkanlığı ile Yıldız Holding’in gıda kategorilerindeki operasyonlarını daha bütüncül bir yapı altında yönetmesi ve stratejik önceliklerini daha etkin şekilde hayata geçirmesi hedefleniyor. Bu yapı ile üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ihracata uzanan süreçlerde entegrasyonun artırılması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yıldız Holding’deki kariyerine 2005 yılında başlayan Mert Altınkılınç, Holding’in yurt içi ve yurt dışındaki şirketlerinde farklı yöneticilik görevleri üstlendi. Teközel, Eksper Gıda ve İstanbul Gıda’daki görevlerinin ardından pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika Managing Director olarak görev yaptı. Bu dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına önemli katkılar sağladı. 2022 yılından bu yana Besler CEO’su olarak görev yapan Altınkılınç, güçlü marka portföyü ve çok kategorili yapısıyla şirketin stratejik dönüşümüne liderlik etti; özellikle dondurulmuş gıda ve yağ kategorilerinde ürün çeşitliliği ile üretim kapasitesinin artmasına ekipleri ile önemli katkı sundu. Aynı zamanda Donuk Fırıncılık Ürünleri operasyonunun Besler bünyesine dahil edilmesi ve Kerevitaş’tan Besler’e dönüşüm sürecinde yürütülen kurumsal çalışmalara öncülük etti. Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Altınkılınç, aynı alanda yüksek lisans yaptıktan sonra ABD’de MBA eğitimini tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Mart 2026 Pazar- 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
2
27 Mart 2026 Cuma- 23:02
Yenişehir Yağlı Tohumlar Kooperatifi Başkanı Çetin: "Çiftçi umudunu kaybetmedi"
3
30 Mart 2026 Pazartesi- 09:28
Uzmanından vatandaşa ’ucuz sucuk’ uyarısı
4
28 Mart 2026 Cumartesi- 11:59
Tavşanlı’da 114 çiftçiye yüzde 75 hibeli Aspir tohum desteği
5
30 Mart 2026 Pazartesi- 13:37
Uzmanından kritik uyarı: "Kredi çekip altın almayın"
01 Ocak 2026 Perşembe - 14:14
Elazığ Ticaret Borsası 2025’i değerlendirdi, 2026 hedeflerini açıkladı
Elazığ Ticaret Borsası’nın aralık ayı meclis toplantısında 2025 yılı değerlendirilirken, 2026 hedefleri ve projeler ele alındı. Elazığ Ticaret Borsası’nın aralık ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya, Milletvekili Ejder Açıkkapı, Elazığ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Elazığ Tarım ve Orman İl Müdürü Saadettin Taşkesen, Meclis Başkanı Aydın Torgut, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve Genel Sekreter Murat Çiçek katıldı. Toplantıda konuşan Milletvekili Açıkkapı, Elazığ Ticaret Borsası’nın kent için önemli bir kurum olduğunu vurgulayarak, Borsa Başkanı ve yönetiminin Elazığ’a yönelik çalışmaları yakından takip ettiğini ifade etti. Açıkkapı, 2025 yılının verimli geçtiğini belirterek, hedeflerin yaklaşık yüzde 95’ine ulaşılmasının büyük bir başarı olduğunu söyledi. 2026 yılında da yeni projelerle Elazığ’a hizmet etmeye devam edeceklerini dile getiren Açıkkapı, Başkan Mehmet Ali Dumandağ ve ekibine teşekkür etti. Elazığ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dumandağ ise, borsada hayata geçirilen projelerde Ankara’nın ve özellikle bakanlıkların önemli destekleri olduğunu belirtti. Dumandağ, bundan sonraki süreçte de desteklerin devam edeceğine inandıklarını kaydetti. Toplantı sonunda Elazığ Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı’ya plaket takdim etti.
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:51
Aralık ayında İstanbul’un yıllık enflasyonu yüzde 37,68 oldu
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı verilere göre, İstanbul’da Aralık ayında perakendefiyatlar aylık yüzde 1,23 artarken, yıllık bazda ise yüzde 37,68 arttı. İstanbul’un Aralık ayı enflasyonu belli oldu. Aralık ayında İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi aylık artışı yüzde 1,23 olarak gerçekleşti. 2024 Aralık ayına göre 2025 Aralık ayında İstanbul’da yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İTO 2023=100 bazlı İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde yüzde 37,68 olarak gerçekleşti. 2025 Aralık ayında İstanbul Tüketici Fiyat İndeksinde; bir önceki aya göre lokanta ve oteller harcama grubunda yüzde 3,24, sağlık harcamaları grubunda yüzde 2,93, çeşitli mal ve hizmetler harcama grubunda yüzde 2,25, ev eşyası harcamaları grubunda yüzde 2,00, konut harcamaları grubunda yüzde 1,90, gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda yüzde 1,65, eğlence ve kültür harcamaları grubunda yüzde 1,38, haberleşme harcamaları grubunda yüzde 0,58, alkollü içecekler ve tütün harcama grubunda yüzde 0,13, eğitim harcamaları grubunda 0,09 artış, giyim ve ayakkabı harcamaları grubunda yüzde -0,77, ulaştırma harcamaları grubunda yüzde - 0,69 azalış izlendi. İstanbul’da 2025 Aralık ayı fiyat indeksinin belirlenmesinde; lokanta ve otel harcamaları grubunda piyasa koşullarına bağlı izlenen fiyat değişimleri, sağlık harcamaları grubunda yer alan bazı ürünlerde kamu kaynaklı yapılan fiyat düzenlemeleri, konut, ev eşyası ve çeşitli mal ve hizmetler harcama gruplarında yer alan bazı ürün ve hizmetlerdeki fiyat değişimleri, gıda harcamaları grubunda yer alan bazı ürünlerde kış mevsimsel etkisinin devam etmesi ile giyim ve ayakkabı harcamaları ile ulaştırma harcamaları gruplarında piyasa koşullarına bağlı olarak izlenen aşağı yönlü fiyat değişimleri etkili oldu. 2025 Aralık ayında en yüksek grup artışı Lokanta ve Oteller harcama grubunda (yüzde 3,24), en yüksek grup azalışı ise Giyim ve Ayakkabı Harcamaları grubunda (-0,77) izlendi. Toptan Eşya Fiyatları İndeksi Toptan fiyat hareketlerini yansıtan ve 2025 Kasım ayında yüzde 2,14 oranında artan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi 2025 Aralık ayında yüzde 0,93 oranında arttı. 2025 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı yüzde 23,25, yıllık ortalama değişim oranı ise yüzde 26,95 oldu. Aralık 2025’te toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; madenler grubunda yüzde 11,81, gıda maddeleri grubunda yüzde 0,81, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 0,74, artış; kimyevi maddeler grubunda yüzde -0,05, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde -0,57 ve işlenmemiş maddeler grubunda yüzde -0,84 azalış gözlenirken; mensucat grubunda herhangi bir değişim gözlenmedi. Yıllık ortalama bazda 2025 Yılı Aralık ayı gruplar itibariyle artışlar sırasıyla; inşaat malzemelerinde yüzde 45,01, mensucatta yüzde 34,18, gıda maddelerinde yüzde 28,84, işlenmemiş maddelerde yüzde 22,56, yakacak ve enerjide yüzde 20,55, madenlerde yüzde 19,13, kimyevi maddelerde yüzde 17,09 artış gerçekleşti.
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:34
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "Ekmek fiyatında henüz herhangi bir değişiklik yok"
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "2026 yılında sevindirici bir haber veriyoruz, ekmek fiyatında henüz herhangi bir değişiklik yok. Daha sonra ilgili bakanlıkla görüşme yaparak ne olacağı konusunda karar vereceğiz en makul şekilde" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, yeni yılın ilk gününde ekmek, simit fiyatları ve fırıncıların sorunlarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın toplantı salonunda düzenlenen basın açıklamasında konuşan Balcı, ekmek fiyatlarının belirlenmesinde etkisi olan un ve maya fiyatlarına, marketler tarafından yapılan ekmek iadelerine ilişkin konuştu. Balcı, 2026 yılında vatandaşın temel gıdası olan ekmekte henüz zam yapmayı düşünmediklerini söyledi. Balcı, "29 Aralık’ta federasyon binamızda yapılan basın toplantısında maalesef ülke genelinde yanlış anlaşılan konuya değinmek ve açıklık getirmek istiyorum. Ekmek fiyatında artış olmayacak diye bir basın toplantısı yapılması gerekmiyor. Fakat yeni kanun ile ilgili ulusal basın bizi sürekli aradığı için bu açıklamayı yaparken ekmek fiyatları konusunda halkımızın merakını gidermek ve askeri ücrette fiyat artışı olduğu için en son 2025 yılının sekizinde ayında bir fiyat değişikliği olduğundan dolayı bir değişiklik olacak mı? olmayacak mı? diye halkımızı bilgilendirmek istedik. Kanundan bahsederek yeni düzenleme illerde itiraz komisyonu, uzlaşma komisyonu olarak değişti. Dolayısıyla üç kişiden oluşan komisyon yanılmıyorsam 6 kişiden oluşuyor. Bunlarda 4’ü idare 2’si de esnaf temsilcisi. Konuna göre simit ve ekmek fiyatı konusunda da görüşünün olumlu olması gerekiyor. Bununla ilgili basını bilgilendirdik ve devamında biz bugüne kadar ki çalışmalarımızda Ticaret Bakanlığı ile müşterek bir arada karar veriyorduk, bunu kanuna koymuş oldular, fırıncı esnafının bundan bir endişe duyması gerekmiyor. Zaten fırıncı esnafı bu güne kadar halkımızı temel gıda maddesi olan ekmek konusunda yapılması gerekeni yapıyor. Halkımıza en ucuz şekilde kaliteli, hijyenli şekilde üretilen ekmeği vermek için ne yapılması gerekiyorsa yapıyor" dedi. "Ekmek fiyatında henüz herhangi bir değişiklik yok" 29 Aralık tarihinde basın mensuplarına yaptığı açıklamalardan söz eden Balcı, "2025 yılının sekizinci ayında fiyat değişikliği olduğunda ekmeğin kilogram fiyatı 75 lira olduğunu asgari ücretin artmasıyla birlikte o gün 900 lira olan un fiyatının 950, bin, bin 150 liraya çıkmasına rağmen maya fiyatının 600 liradan 970 liraya çıkmasına rağmen 2026 yılında sevindirici bir haber veriyoruz ekmek fiyatında henüz herhangi bir değişiklik yok. Daha sonra ilgili bakanlıkla görüşme yaparak ne olacağı konusunda karar vereceğiz en makul şekilde. Bunun dışında fırıncı esnafı üzerine düşen görevi yapıyor, her türlü fedakarlığı yapıyor. 2023 yılında tarım bakanlığında destekleme yaptı yüzde 13 yüzde 17,5 ekmek fiyatı değişti. 2024 yılında ülke genelinde yüzde 25 değişti, 2024 yılının son 6 ayındaki fiyat artışı 2025’e kaldığı için 2025 yılında yüzde 50 olarak değişiklik oldu, dolayısıyla son 2 yıla baktığınızda ekmek fiyatının ortalaması olarak yüzde 37,5 değiştiğini görüyoruz. Son 3 yılı baz alırsanız bu da yüzde 30’a denk geliyor. Ekmek fiyatları Türkiye enflasyonuna göre çok uygun seyretmiş oluyor. Kimse bizim esnafımızın üzerine taşıyamayacağı yük yüklemeye kalkamasın dedik. Zincir marketlerin ekmek iadesi hususunda kendilerine çeki düzen vermesi gerekiyor. Zincir marketlere benim esnafım 150 ekmek götürüp ertesi gün 40-50 ekmek geri aldığında bunu yasayla yönetmek mümkün değil. Eğer çeki düzen vermezlerse bu konuda yaptırım neyse yapmak zorunda kalırız" diye konuştu.
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:28
Besilik hayvan ithalatına ilişkin önemli açıklama
Afyonkarahisar Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, 2026 yılı besilik hayvan ithalatına ilişkin başvuruların 12 Ocak da başlayacağı belirtildi. Konuyla ilgili kurumdan yapılan yazılı açıklamada, "2026 yılı besilik hayvan ithalatına ilişkin başvurular, kapasite büyüklüğüne bakılmaksızın, 12-23 Ocak 2026 tarihleri arasında il ve ilçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla alınacaktır. Başvuru yapacak yetiştirici ve işletmelerin, güncel kapasite talimatına uygun olarak işletme kapasitelerini il ve ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine müracaat ederek güncellemeleri gerekmektedir. İşletme kapasitesini güncellemeyen ve TÜRKVET sistemine kayıtlı olmayan kişiler başvuru yapamayacaktır. İlgili tüm yetiştiricilere ve işletmelere önemle duyurulur" ifadelerine yer verildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 13:01
128 yetiştirici süt sağım makinesi ile buluştu
Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, hayvancılık sektörünün gelişimi için yaptığı desteklere devam ediyor. Şenkaya ilçesinde 128 yetiştirici süt sağım makinesi ile buluşturuldu. Konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "İlimizde hayvancılık faaliyetlerinin geliştirilmesi ve yetiştiricilerimizin desteklenmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, hayvancılığın temel çıktılarından biri olan sütün daha verimli, sağlıklı ve hijyenik koşullarda üretime kazandırılması hedefi doğrultusunda, sütün kalitesinin artırılması ve ekonomik değerinin yükseltilmesi amacıyla Şenkaya ilçesinde faaliyet gösteren 128 yetiştiricimiz süt sağım makinesi ile buluşturulmuştur" denildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 12:39
"Tapuda 20,6 milyon işlem ve 168 milyar TL harç geliri ile rekor kırıldı"
Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Tüm gayrimenkul türlerinde 2024 yılında ülkemizde 3 milyon 43 bin gayrimenkul satış işlemi gerçekleşmişti. Bu yıl ise yaklaşık yüzde 10 artış ile 3 milyon 333 bin seviyelerine ulaştı. Toplam işlem sayısı da yine benzer bir artış oranı ile 20 milyon 523 bini aşarak tüm zamanların en çok işlem yapılan sayısına ulaştı. Yıllık harç gelirlerinde de rekor bir artış yaşandı. Tapu harç geliri geçen yıl 96 milyar 133 milyon seviyesinde iken, 2025 yılında yaklaşık yüzde 75 artış ile 168 milyar 146 milyon seviyesine yükseldi" dedi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 12:26
Sinop’ta fahiş fiyat ve yanıltıcı etiket denetimi
Sinop’ta tüketicinin korunması amacıyla fahiş fiyat ve yanıltıcı etiket denetimleri sıklaştırıldı. İl Ticaret Müdürlüğü ekiplerince 15-31 Aralık 2025 tarihleri arasında il merkezi ve ilçelerde gerçekleştirilen kontrollerde 105 firmada toplam bin 433 ürün denetlendi. Yapılan denetimler sonucunda mevzuata aykırı uygulamalar tespit edilen 2 firmaya toplam 6 bin 332 lira idari para cezası uygulandı. Yetkililer, haksız fiyat artışları ile fiyat etiketlerinde yer alan göstermelik indirimlerin tüketici mağduriyetine yol açtığını vurgulayarak, bu tür uygulamalarla mücadelenin aralıksız sürdürüleceğini bildirdi. Vatandaşların fahiş fiyat ya da yanıltıcı etiket uygulamalarıyla karşılaşmaları halinde Alo 175 Tüketici Destek Hattı, Haksız Fiyat Artışı Mobil Uygulaması, CİMER üzerinden ya da yazılı olarak Ticaret İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunabilecekleri hatırlatıldı.
01 Ocak 2026 Perşembe - 11:57
Muğla Büyükşehir’in Kooperatifçilik modeline ödül
Muğla Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetimlerde örnek gösterilen başarılı uygulamaları görünür kılmak amacıyla düzenlenen ‘Meclis Dergisi Yerel Yönetim Ödülleri-En İyi Uygulamalar (Best Practices)’ kapsamında önemli bir başarıya imza attı. Muğla Büyükşehir Belediyesi, ‘Yerel Kalkınma’ Büyükşehir-İl kategorisinde, ‘Kadın Üreticilere Yönelik, Tarım Güçbirliği İşletme Kooperatifi’ proje uygulamasıyla ödüle layık görüldü. Söz konusu ödülü, Muğla Büyükşehir Belediyesini temsilen Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Buket Kallem teslim aldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi tarımı yalnızca bir üretim faaliyeti olarak değil; kırsal kalkınma, sosyal adalet, çevresel sürdürülebilirlik ve yerel ekonomi başlıklarıyla birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşımla çalışmalarına devam ediyor. Bu yaklaşımın merkezinde ise kooperatifler yer alırken, Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticinin emeğini koruyan, gelirini artıran ve Muğla’nın yerel değerlerini geleceğe taşıyan güçlü kooperatif yapıları oluşturuluyor. Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan Kalkınma Modeli: Güçbirliği Kooperatifi projesi Bu anlayış doğrultusunda hayata geçirilen Muğla Tarım Güçbirliği Kooperatifi Projesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; il sınırları içerisinde Ticaret Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı çatısı altında faaliyet gösteren kooperatifleri tek bir çatı altında buluşturan, Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan bir kalkınma modeli. Muğla Büyükşehir Belediyesi ayrıca kadın üreticilere öncelik veren bir yaklaşımı temel ilke olarak benimserken; kadın emeğinin üretimde, kooperatiflerde ve yerel ekonomide daha güçlü yer almasını hedefliyor. Alınan ödül ile birlikte, belediyenin kooperatifçilik çalışmalarının yerel yönetimler nezdinde örnek gösterilen bir uygulama olduğu bir kez daha tescillenmiş oldu. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, alınan ödüle ilişkin yaptığı değerlendirmede tarımın, üretimin ve kooperatifçiliğin Muğla Büyükşehir Belediyesinin temel öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Başkan Aras, "Muğla’da tarımı yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, aynı zamanda kırsal kalkınmanın, toplumsal dayanışmanın ve yerel ekonominin güçlenmesinin ana unsuru olarak görüyoruz. Üreticimizin emeğinin karşılığını almasını, ürünün değerinde satılmasını ve kooperatifler aracılığıyla sürdürülebilir bir üretim modelinin kurulmasını çok önemsiyoruz" dedi. Kooperatifçiliğin yerel kalkınmadaki rolüne dikkat çeken Başkan Aras, "Muğla Tarım Güçbirliği Kooperatifi Projesi ile farklı bakanlıklara bağlı kooperatifleri tek bir çatı altında buluşturarak Türkiye’de örnek bir model ortaya koyduk. Bu model, üreticinin gücünü birleştiren, pazarlama kapasitesini artıran ve yerel değerleri koruyan bir yapıyı ifade ediyor" dedi. Kadın üreticilere verilen öneme de değinen Başkan Aras, "Kadın emeğinin tarımda ve kooperatiflerde daha görünür ve güçlü olması, yerel kalkınmanın vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu alanda attığımız adımların böylesine önemli bir ödülle taçlandırılması, doğru yolda ilerlediğimizin göstergesidir" şeklinde konuştu.
01 Ocak 2026 Perşembe - 11:56
Manisa Coğrafi İşarette 16’ncı sırada
Ürünlere katma değer kazandıran coğrafi işaretlerle 1996 yılında Kula El Halısı ile tanışan Manisa, bugün 32 coğrafi işaretli ürünü ile Türkiye’nin en çok coğrafi işarete sahip illeri arasında Kayseri ile birlikte 16’ncılığı paylaşıyor. Ürünlere katma değer sağlayan coğrafi işaretlerde Manisa, sahip olduğu 32 tescilli ürünle Türkiye’nin önde gelen illeri arasında yer alıyor. En fazla coğrafi işarete sahip iller sıralamasında 32 ürünlü Kayseri ile birlikte 16’ncılığı paylaşan Manisa, ilk coğrafi işaretini 1996 yılında Kula El Halısı ile alırken, en son tescil ise 2025 yılında Gökeyüp Çömleği için gerçekleştirildi. 32 coğrafi işaretli üründen 22’si mahreç adı olarak tescil edilirken, 10’u ise menşe adı olarak tescillenmiş durumda Manisa’daki coğrafi işaretli ürünler ve tescil yılları şöyle: "Kula El Halısı 1996, Yuntdağı El Halısı 1997, Gördes El Halısı 1997, Salihli Odun Köfte 2008, Salihli Kirazı 2008, Kırkağaç Kavunu 2009, Akhisar Uslu Zeytini 2012, Akhisar Domat Zeytini 2012, Manisa Taban Simidi 2018, Manisa Mesir Macunu 2018, Akhisar Köfte 2018, Manisa Sultani Çekirdeksiz Üzümü 2019, Kula Leblebisi 2019, Demirci Hünnabı 2020, Saruhanlı Çekirdeksiz Beyaz Üzüm 2021, Köprübaşı Çileği 2021, Alaşehir Asma Yaprağı 2021, Alaşehir Kapaması/Alaşehir Kapatması 2022, Alaşehir Ekmeği 2022, Akhisar Uslu Zeytinyağı 2022, Akhisar Domat Zeytinyağı 2022, Soma Zeytinyağı 2023, Soma Helvası 2023, Manisa Asma Yaprağı 2023, Kırkağaç Topalak Yemeği 2023, Emcelli Biberi 2023, Alaşehir Tahinli Pidesi 2023, Kırkağaç Pideli Paça/Kırkağaç Çakal Pideli Paça 2024, Demirci Kirazı 2024, Demirci Figani Efendi Eriği 2024, Büyükbelen Tekir Zeytini 2024 ve Gökeyüp Çömleği 2025." Manisa’nın ilçelere göre coğrafi işaretli ürün dağılımında ise Akhisar ve Manisa merkez 5’er ürünle ilk sırada yer alırken, 4 ürünle Alaşehir, 3’er ürünle Kırkağaç, Salihli, Demirci, 2’şer ürünle Kula, Soma, Saruhanlı, birer ürünle Gördes, Sarıgöl ve Köprübaşı ilçeleri yer alıyor. 17 ilçeye sahip Manisa’da 13 ilçenin coğrafi işaretli ürünü bulunurken, Turgutlu, Ahmetli, Gölmarmara ve Selendi ilçelerinin coğrafi işaretli ürünü bulunmuyor. Turgutlu Dumanlı Papaz Eriği ve Yediveren inciri ile ünlüyken, Gölmarmara kavun ve karpuzlarıyla, Selendi ise tütün üretimiyle ön plana çıkıyor. Ahmetli ise diğer ilçelerde olduğu gibi yaygın bir şekilde üzüm bağlarıyla biliniyor. Manisa’nın tescilli ürünleri arasında Kırkağaç Kavunu ile Manisa Mesir Macunu, Avrupa Birliği coğrafi işareti alan iki ürün olarak dikkat çekiyor. Manisa’nın AB tescili alacak üçüncü ürünü ise askı süreci devam eden Manisa Çekirdeksiz Sultani Üzümü olacak. Yaklaşık 3 ay sürecek askı döneminin ardından Manisa Çekirdeksiz Sultani Üzümünün de Avrupa’da tescillenmesi bekleniyor.
01 Ocak 2026 Perşembe - 11:50
2026’da Muğla’nın yollarına 4 Milyar TL’lik yatırım planlanıyor
Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL yol yatırımı gerçekleştirirken, 2026’da 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metreyi aşkın yol çalışmasını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, il genelinde ulaşımı daha güvenli ve konforlu hale getirmek amacıyla yol yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın güvenli ve konforlu ulaşım vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen ve planlanan projelerle birlikte Muğla, ulaşım altyapısında kapsamlı bir dönüşüm sürecine girdi. 180 bin metre yeni yol, 440 bin metre bakım ve onarım Büyükşehir Belediyesi, 1 milyar 481 milyon 781 bin TL maliyetle il genelinde 180 bin metre yeni yol ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladı. Ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlar kapsamında Menteşe, Fethiye, Ula, Marmaris ve Datça ilçelerinde 1 milyar 396 milyon 496 bin 615 TL maliyetle başlatılan 100 bin metre uzunluğundaki yol yapım çalışmaları ise etaplar halinde devam ediyor. Toplam yatırım 2 milyar TL’yi aştı Yerel yönetimlerle iş birliğini güçlendiren Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerine 154 milyon 252 bin 640 TL tutarında malzeme desteği sağladı. Yeni yol imalatları, yol bakım ve onarımları, devam eden yol projeleri, sanat yapıları ve ilçe belediyelerine verilen malzeme yardımlarıyla birlikte 2025 yılında toplam 2 milyar 86 milyon TL’lik yatırım hayata geçirildi. 2026’da 4 milyar 150 milyon TL’lik yeni yol yatırımı Büyükşehir Belediyesi, ulaşım yatırımlarını önümüzdeki yıllarda da artırarak sürdürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda 2026 yılında, il genelinde 4 milyar 150 milyon TL maliyetle 521 bin 520 metre yol çalışmasının gerçekleştirilmesi planlanıyor. Yapılan ve planlanan yatırımlarla birlikte Muğla’da, kent içi ve kırsal bölgelerde ulaşımın daha güvenli, konforlu ve sürdürülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yol yatırımlarının yalnızca ulaşımı değil, Muğla’nın turizm gücünü ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguladı. Muğla’yı merkez-kırsal ayrımı yapmadan, herkes için eşit yaşam şartlarına sahip bir kent olarak gördüklerini açıklayan Başkan Aras, Muğla’nın dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından birisi olduğunu, yol yatırımlarını sadece bugünün ihtiyaçları için değil, turizmin sürdürülebilir geleceği için de hayata geçirdiklerini açıkladı.
01 Ocak 2026 Perşembe - 11:17
Aydın’da bir ayda 111 milyon dolar ihracat yapıldı
Önemli ihracat ürünleriyle Türkiye ekonomisine katkı sağlayan Aydın’da Kasım ayında 111 milyon 702 bin dolar ihracat, 27 milyon 164 bin dolar ithalat gerçekleştirildi. Aydın’ın 2025 yılı Ekim ayı ithalat ve ihracat rakamları belli oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri verilerine göre Aydın’da 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre ihracat rakamları yüzde 12’lik düşüşle 111 milyon 702 bin dolar olurken, ithalat rakamları ise yüzde 3’lük azalışla 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2025 yılı Ocak-Kasım aylarında da toplam 353 milyon 317 bin dolar ithalat, 1 milyar 120 milyon 855 bin dolar ihracat gerçekleştirildi. En fazla ithalat Temmuz ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ithalat 45 milyon 647 bin dolar ile Temmuz ayında gerçekleştirilirken, en düşük ithalatın yapıldığı ay ise 26 milyon 146 bin dolar ile Ocak ayı oldu. En düşük ihracat Haziran ayında yapıldı Aydın’da 2025 Ocak-Kasım dönemlerinde en çok ihracat 127 milyon 441 bin dolar ile Ekim ayında gerçekleştirilirken, en düşük ihracatın yapıldığı ay ise 85 milyon 721 bin dolar ile Haziran ayı oldu. Öte yandan son 10 yıldaki değişime bakıldığında ise 2015 yılı Kasım ayında 57 milyon 459 bin dolar olan ihracat rakamı 2025 Kasım ayında yüzde 94’lük artışla 111 milyon 702 bin dolar oldu. 2015 yılı Ocak-Kasım aylarında 569 milyon 828 bin dolar olan ihracat rakamı da 2025’in aynı dönemlerinde yüzde 96 artarak 1 milyar doları aştı. Son 10 yıldaki ithalat rakamlarına da bakıldığında 2015 Kasım ayında 13 milyon 563 bin dolar olan ithalat, 2025 Kasım ayında 27 milyon 164 bin dolar oldu. 2015 Ocak-Kasım aylarında 237 milyon 564 bin dolar olan ithalat ise 2025’in aynı dönemlerinde 353 milyon 317 bin dolar olarak gerçekleşti.
01 Ocak 2026 Perşembe - 02:53
Bakan Bayraktar, Filyos’tan Gabar’a bağlandı: "2026’da daha fazla üreteceğiz"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yeni yıl akşamında Zonguldak’taki Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisleri’nden Şırnak’ın Gabar Dağı’nda bulunan Seyit Onbaşı Sondaj Kulesi Lokasyonu’na telekonferansla bağlanarak sahadaki TPAO ve TPİC personelinin yeni yılını kutladı. Yeni yıl gecesini sahada geçirdiklerini vurgulayan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji güvenliği ve enerji bağımsızlığı hedefleri doğrultusunda ülkenin dört bir yanında yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. Bayraktar, "Yeni yıl akşamında sahadayız. Sizler farklı yerlerde Türkiye’nin her yerinde. Ülkemizin enerji güvenliği için, enerji bağımsızlığı için yürüttüğümüz projeler kapsamında farklı lokasyonlardasınız. Bizde Filyos’tayız. Akşamdan beri burada çok önemli toplantılar yaptık. Burada ki işçi kardeşlerimizle, mühendis kardeşlerimiz ile birlikte olduk. Hep söylüyoruz, Gabar çok önemli bir örneği, küçük bir örneği. Terörsüz Türkiye ile, terörsüz bölge ile inşallah Gabar gibi nice önemli projeleri, milli projeleri hayata geçireceğiz" dedi. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar ile telefon görüşmesi yaptığını belirten Bayraktar, "Onun şahsında tüm Şırnaklı kardeşlerimizin yeni yılını tebrik ediyorum. Sahada fedakarca çalışan tüm arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. Kazasız, belasız bir mesai diliyorum. 2026 yılında da birlikte çok daha güzel işler yapacağız" ifadelerini kullandı. Telekonferansta konuşan Şırnak Valisi Birol Ekici ise Gabar’daki üretimin Türkiye için stratejik önem taşıdığını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve sizlerin de gayreti ile bugün itibari ile günlük 80 bin varil petrol üretiyoruz. Burada yoğun bir şekilde kar yağıyor. Ama 3 bin 500 çalışanımızla 149 kuyuda 7 gün 24 saat devam ediyoruz. Arkamda milli ve yerli kulemiz daima petrol aramaya ediyor, işçilerimiz çalışıyor. Arkamızda da Seyit Onbaşı kulemiz var ve 2 bin 700 metre kazmış durumdayız. Kazmaya da devam ediyoruz. Gelecek yıla daha ümit ile bakıyoruz. Bugün itibari ile 80 bin varil çok önemli bir katkıdır ülkemize ve enerji politikamıza. Ama önümüzde ki yılla birlikte, 2026 yılından çok daha umutluyuz. Çok daha fazla kuyu kazacağız ve çok daha petrol üretmek için var gücümüzle gayret göstermeye devam edeceğiz" dedi. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da 2026 yılına ilişkin beklentileri dile getirerek, "tesislerinin temel atma töreni inşallah olacak olan bir yıl olur. İnşallah 2026 yılında 100 bin varile ulaşırız. O zaman Şırnak halkı olarak kapınızı çalarız. Şırnak’ta bir petrol rafinerisinin kurulması talebimizi orada hep beraber size arz edeceğiz. Bunu da yapacağınızdan zerreyi miskal şüphemiz yok. Size de başarılar diliyorum" diye konuştu. Filyos’tan Gabar’a kurulan telekonferansa; Şırnak Valisi Birol Ekici, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, TPİC Genel Müdürü Yunus Selçuk Arık, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin, Şırnak Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Birlik, Şırnak İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Zafer Tombul, Şırnak İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak ile çok sayıda TPAO ve TPİC çalışanı katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder